
16
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Kampus tasarımında sürdürülebilirlik ilkeleri ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Yerleşkesi örneği
Günümüzde modern yapılaşma ve mimari devrimin bir getirisi olarak ortaya çıkan birçok çevresel sorun sadece kendi başına değil aynı zamanda hem ekonomik hem de sosyo-kültürel alanlarda da sorunlar teşkil etmektedir. Bu sorunların çözümündeki ana fikir olan 'Sürdürülebilirlik ve Sürdürülebilir Tasarım' anlayışının temelinde yatan, doğayla savaşmadan ve onu yok etmeden gelecek nesillerin ve yeryüzünün gelişimini ve korunmasını sağlamaktır. Bu anlayışı sadece yapılarımızdaki mimari tasarımlarda işlevsel olarak gerçekleştirmek yetmez; bunu her bir bireyin kendi sosyal hayatına uyarlaması ve yaşatması gereklidir. Bu da eğitim ve öğretimle mümkündür. Bu konuda eğitim kurumları ve sivil toplum kuruluşlarına da toplumu bilinçlendirme konusunda büyük rol düşmektedir. Üniversitelerin yürüteceği 'Sürdürülebilir Kampüs' felsefesi sayesinde, bünyelerinde barındırdığı tüm personel, akademisyen ve öğrencilerinin yaşam tarzlarında enerji tasarrufu bilinci geliştirilecek ve gelecekte bu bilinçle yetişen nesillerin topluma örnek olması sağlanacaktır. Yeşil enerji sistemlerini üniversitelerle birlikte diğer kurum ve kuruluşların da kullanması, toplum bünyesinde de kullanımı noktasında örnek teşkil etmiş olur. Böylece tüm kurumların, şahıs işletmelerin ve üniversite kampüslerin, enerjilerini bağımsız olarak üretebilir hale gelmelerini sağlayacaktır. Bu da içinde yaşadığımız ekolojik çevrenin kirlenmesini ve yeryüzünün doğal kaynaklarının kullanımından kaynaklı sarfiyatını en aza indirmiş olacaktır. Bu çalışmanın ilk bölümünde üniversite ve kampüs kavramları tanımlanarak, kampüs yerleşimindeki kentsel kriterler incelenecektir. Daha sonra ikinci bölümde 'Sürdürebilir Kampüs' ve 'Üniversite Kampüslerinde Sürdürülebilirlik' kavramları incelenecektir. Üçüncü bölümde ise 'yeşil kampüs' projelerinin Türkiye'deki örnekleri aktarılacaktır. Son bölümde ise, tez konuma örnek olması için ele aldığım Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi İstiklal Yerleşkesi'ni mevcut durumuyla inceleyip, günümüzde geliştirilen 'Yeşil Kampüs' projeleriyle farklılıkları irdelenecektir.
İç mimarlık ve peyzaj mimarlığı programlarında bilişsel yetenek-yaratıcılık ilişkisi ve eğitimin yaratıcılık üzerine etkileri
Yaratıcılık ulaşılması zor ve herkesin kendi deneyimleriyle tecrübe etmesi gereken çok yönlü bir etkileşim sürecidir. Zekâ, hayat boyu alınan eğitimler, çevresel/sosyal faktörler, yaratıcı insanlarla dolu bir çevrede etkileşim içinde bulunulması ve daha pek çok olasılık yaratıcılığa doğrudan katkı sağlayabilir. Teknolojinin, nörobilimin ve yapay zekâ uygulamalarının bu kadar ilerlemesine rağmen yaratıcı ve zeki insan beynine ihtiyaç gelecek yüzyıllarda da devam edecektir. Yaratıcılık her meslekte beklenen özelliklerden biridir ve tasarım ağırlıklı bölümlerde beklentilerin başında sıra dışı, özgün ve yaratıcı ürünler/fikirler üretilmesi gelmektedir. Temel amacı, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı eğitiminde bireyin bilişsel yetenek, yaratıcılık ve yaratıcılık alt boyutları arasındaki ilişkilerin irdelenmesi olan bu çalışmada tasarım ağırlıklı alanlarda çalışan bireylerin yaratıcılıklarının ölçülmesi için yeni bir yaklaşım sunulmaktadır. Araştırma örneklemini, 2021-2022 öğretim yılında Antalya Bilim Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü, Akdeniz Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü, Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü ve Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünde öğrenime başlayan birinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan toplam öğrenci sayısı güz döneminde 216, bahar döneminde 139'dur. Tasarım ağırlıklı bölümlerde öğrenim gören öğrencilere yönelik geliştirilen Bilişsel Yetenek Testi, Yaratıcılık Ölçüm Testi-1 ve Yaratıcılık Ölçüm Testi-2 veri toplama aracı olarak tasarlanmıştır. Bulgular, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı eğitimine kabul edilen öğrencilerin eğitim öncesi yaratıcılık ve bilişsel yeteneklerini ortaya çıkarmasının yanında alınan tasarım ağırlıklı eğitim sonrası yaratıcılıklarında nasıl bir değişimin gerçekleştiğini incelemektedir. Tüm araştırma bulguları sonucunda hem eğitimcilerin yaratıcı eğitim sahaları geliştirmesine yönelik hem de bireylerin yaratıcılık ve bilişsel yeteneklerini geliştirmeleri konularında öneriler sunulmaktadır.
Mesleki ve teknik eğitimde temel tasarım dersinin yaratıcılığa katkısına ilişkin bir değerlendirme: Isparta örneği
Plastik sanatlar, teknoloji ve bilgi düzeyindeki gelişmelere paralel olarak sosyolojik, psikolojik, çevresel ve kültürel konuları içeren disiplinler arası bir uzmanlık alanıdır. Bu alan, çeşitli sanatsal tekniklerin kültürünü ve deneyimini geliştirirken, grafik, renk, hacim, mekân ve estetik form bilgilerine duyarlılığı artırma fırsatı sunar. Özellikle birinci yıl plastik sanatlar alanı eğitimi, öğrencileri soyut bilgilerin de bulunduğu bir eğitim ortamı ile tanıştırmaktadır. Bu çalışmanın örneklemi, Isparta Gül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi plastik sanatlar alanındaki temel tasarım dersini alan 30 öğrenciyi kapsamaktadır. Bu noktada, Plastik Sanatlar eğitiminin temelini oluşturan temel tasarım dersinin, öğrencilerin yeteneklerini keşfederek yaratıcı çözümler üretmelerine olanak tanıyacak doğru pedagojik yaklaşımlarla verilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada plastik sanatlar alanında temel tasarım dersinin yaratıcılığına katkısı incelenmiştir. Bu kapsamda plastik sanatlar eğitimi ve temel tasarım dersi üzerine süreç içinde geliştirilecek farklı yaklaşımlarla güncel öğrenme teorileri üzerine literatür taramaları yapılmış, elde edilen verilerin ilişkisel araştırma sonuçları elde edilmiştir. Bu süreçte; yaratıcı olup olmadıklarına, yaratıcılığın gelişip gelişemeyeceğine ve tasarım eğitiminin kendi yaratıcı süreçlerini desteklemeleri için olması gereken ya da olabilecek farklı önerilere ulaşılması düşünülmektedir. Farklı çevrelerden, eğitim sistemlerinden gelen Isparta Gül Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi plastik sanatlar alanı öğrencilerinin ilk yıl aldıkları tasarım eğitiminin sonuçlarının öğrenciler için eğitici ve yaratıcı bir sürece dönüşüp dönüşmediği; öğrencilerin kendi değerlendirme biçimleriyle sunulmuştur. Araştırma sonuçlarından yola çıkıldığında, temel tasarım derslerinin müfredatı, konuların yaratıcı düşünme, detaylandırma, somuttan soyuta dönüştürme konusunda öğrenci becerilerini daha fazla geliştirilecek şekilde güncellenebilir. Ortaya çıkan sonuçlar eğitimin daha iyi bir seviyeye ulaşması ve örnek olması anlamında önemlidir. Sonucun öğrenciler, öğreticiler ve sonraki eğitim sistemi için veri niteliği taşıyacağı, gelecek için yenilikçi bir yol olacağına inanılmaktadır.
Konsept otellerde aydınlatma ve renk harmonisinin iç mekân tasarımına etkileri (Antalya ölçeğinde bir örnek)
İç mekânlarda renk ve aydınlatmanın insanlar üzerindeki psikolojik etkilerinin ele alındığı bu çalışmada, ilk olarak mekân kavramına değinilmiştir. Farklı yorumcu ve düşünürlerin, mekânın tanımı ile ilgili düşünce ve tanımlarına yer verildikten sonra, mekânda algı ve bunların alt başlıklarına değinilmiştir. Mekânda algı, insanların renk ve aydınlatmayla, mekânı algılamasını tamamen değiştirir. Aydınlatma ve renk ile ilgili detaylı araştırma uzman görüşleri alınarak, algı, fizyolojik ve psikolojik olarak ele alınmaktadır. Bu çalışmada Antalya ili Kemer ilçesinde bulunan NG Phaselis Bay Otel örneği üzerinden renk ve aydınlatmanın iç mekândaki etkileri incelenmiş, uzman görüşleri alınmış ve tasarımcılarıyla renk, aydınlatma ve dekorasyon üzerine görüşmeler sağlanmıştır. Bu çalışmanın beş yıldızlı otellerde renk ve aydınlatma üzerine tasarımda fikir vermesi hedeflenmiştir.
İklim değişikliğine dirençli bina tasarım ölçütlerinin analitik hiyerarşi süreci (AHS) kapsamında belirlenmesi
Bu çalışma, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmak için kentlerin bu sürece yaptığı etkileri analiz ederek, yeşil bina sertifikasyon sistemleri çerçevesinde iklim değişikliğine dirençli bina tasarım ölçütlerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla, iklim değişikliğinin önlenmesinde kritik bir rol oynayan iklim değişikliğine dirençli kent göstergeleri, yeşil bina kavramları ve yeşil bina sertifikasyon sistemlerinin kapsamları ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Farklı coğrafi bölgelerde uluslararası sertifikasyon sistemlerinin her zaman yeterli olmadığı ve yerel ihtiyaçların göz önünde bulundurulması gerektiği tespit edilmiştir. Çalışmada, BREEAM, LEED, DGNB, B.E.S.T-Konut ve YeS-TR sertifikasyon sistemlerine ait ölçütler ve alt ölçütler detaylı bir şekilde analiz edilerek uzman (3 iç mimar, 3 inşaat mühendisi, 3 mimar ve 3 peyzaj mimarı) görüşleri doğrultusunda değerlendirilmiştir. Ana ölçütlerin önceliklendirilmesi Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) yöntemiyle yapılmış, alt ölçütler ise 4'lü Likert ölçeği kullanılarak puanlanmıştır. Bu katsayı puanlaması sonucunda enerji verimliliği, su verimliliği, sürdürülebilir arazi kullanımı, malzeme, inovasyon ve iç mekân kalitesi öncelikli ölçekler olarak belirlenmiş ve bu doğrultuda iklim değişikliğine dirençli bina tasarımı için "Geçer", "İyi" ve "Dirençli" sonuçlarını veren bir puanlama sistemi geliştirilmiştir.
İstanbul'da soylulaştırma sürecini gezegensel kentleşme kavramı üzerinden yeniden düşünmek
Drawing on an emerging epistemological stance that reworks Henri Lefebvre's notion of planetary urbanization, this dissertation responds to recent calls for the examination of the geography of gentrification. It does so through the case of the Airport and Airport City Project, which have been constructed on an erstwhile rural settlement, forest, and mining area along the northern coast of İstanbul. On this basis, this study aims to reveal the complex relations hidden behind the concrete abstraction in order to understand the nuanced way of gentrification in Turkey, which is thought to be dialectically enmeshed within the broader totality. The dissertation begins by offering a process-oriented epistemological framework that explodes the inherent binaries (periphery/center, rural/urban) in the analysis of gentrification, building on the planetary urbanization thesis. Through this epistemological stance, the study builds its own research methodology, drawing on Lefebvre's social levels of G, M, and P and his notion of concrete abstraction. In this way, it extends the planetary urbanization thesis through an inextricable engagement with struggle and everyday life. Furthermore, the integration of the notion of concrete abstraction as an analytical category allows this study to examine the thing/process dialectic on different scales. Mediating between theory and concrete research, the dissertation goes on to examine the operationalization of abstract conceptualization in response to the place-specific trajectory of the gentrification process in Turkey. Re-scaling its research methodology, the dissertation provides empirical evidence from the Third Airport and Airport City Project in İstanbul. In so doing, it aims at recasting gentrification as being immanent to planetary urbanization rather than a detached concept that exists in only some neighborhoods.
Burdur kent merkezi Köprübaşı kentsel koridorunun katılımcı tasarım bağlamında incelenmesi
Çalışmanın amacı, kentler ve bu mekânı kullanan bireyler için büyük öneme sahip kentsel koridorların ve son yıllarda kullanım alanları gitgide artan katılımcı tasarım yaklaşımlarının incelenmesidir. Bu doğrultuda oluşturulan on adet hipotezin doğruluğu araştırılmıştır. Çalışmanın materyalini konuyla ilgili daha önce yapılan uluslararası ve ulusal araştırmalar ve anket formu oluşturmaktadır. Anket sonucunda ortaya çıkan verilerin analizinde SPSS programından faydalanılmıştır. Görsellerin hazırlanmasında Adobe Photoshop CS6 programı kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında Burdur'un ekonomik, kültürel ve toplumsal yaşamında önemli yeri olan Köprübaşı kentsel koridorunun katılımcı tasarım yaklaşımıyla ele alınması, çalışma materyalini oluşturmaktadır. Çalışmada Burdur kent merkezi Köprübaşı kentsel koridorunun katılımcı tasarım bağlamında incelenip değerlendirilmesi için anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışma alanında toplam 225 kişiye yüz yüze anket uygulanmış, 195 anket değerlendirmeye alınmıştır. Uygulanan anketler sonucu elde edilen veriler SPSS programı vasıtasıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak kentsel koridorların sahip olduğu ögelerin değerlendirilmesinin kullanıcı niteliklerine bağlı olarak değişkenlik gösterip göstermediği ortaya konmuştur. Elde edilen verilere göre bu tür mekânların planlanması, tasarlanması ve geliştirilmesinde kullanıcıların katılımını sağlamanın gerekli olduğunu söylemek mümkündür. Bu doğrultuda düzenlenmiş mekânların daha nitelikli olabileceği düşünülmektedir.
Ayşe Naciye Balcı konağının restorasyon proje önerisi
Bu çalışmada, Antalya ili, İbradı ilçesi, Ormana Mahallesi'nde yer alan geleneksel konut mimarisi örneklerinden Ayşe Naciye Balcı Konağı materyal olarak seçilmiştir. Çalışmanın amacı, çalışma konusu konağın rölövesi hazırlayarak mevcut durumunu belgelemek, restitüsyon projesi ile konağın özgün durumunu ortaya koymak ve bu bilgiler ışığında butik otel olarak yeni işlev verilerek restorasyon projesi önerisi sunmaktır. Bu amaçla, konağın mevcut durumunu belgeleyen rölöve, rölöve malzeme kullanım analizi, rölöve bozulma analizi, özgün durumunu gösteren restitüsyon analizi ve yeni işlev önerisi için restorasyon projesi tasarımı gerçekleştirilmiştir. Yeni işleve göre butik otel olarak kullanılacak olan konak ile, geleneksel Ormana evlerinin tanıtımı sağlanacak ve bölge turizmine katkıda bulunulacaktır.
Sürdürülebilir tarım arazilerinin kırsal kalkınmaya etkisinin mekansal stratejik planlama bağlamında incelenmesi: Kabil- Dehsabz örneği
Afganistan'ın kırsal özelliğine sahip olması ve zamanla yaşanan hızlı kentleşme süreci, devamlı artarak ve değişerek kırsal ve tarımsal alanlarda hızlı değişimlere sebep olmuştur. Mekansal anlamda kentlerin hızlı yapılaşarak gelişmesi ve tarım alanlarına doğru yayılışı kırsal alanlarda meydana gelen değişim ve dönüşüm sebebi ile tarımsal yapı değişirken kırsal alanların özelliğini kaybederek hızlı kentleşme sürecinin etkisinin altında kalmıştır. Bu değişim ve dönüşümler kırsal ve tarımsal alanlarda birçok sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu çalışmanın amacı Kabil-Dehsabz ilçesinde sürdürülebilir tarım arazilerinin kırsal kalkınmaya etkisinin mekansal stratejik planlama bağlamında incelenmesidir. Çalışmanın temel materyalini konu kapsamında yapılmış, uluslararası ve ulusal kaynaklar oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kitap, tez, makale, bildiri ve görsellere ulaşılmıştır. Çalışma alanı, Afganistan Kabil ili Dehsabz ilçesidir. Çalışmanın yöntemini paydaş gruplarına (akademisyen, uzman ve çiftçi) uygulanan SWOT (GZFT) analizi ve yüz yüze görüşmeler oluşturmaktadır. Sonuç olarak Dehsabz ilçesinde tarımsal üretim ve üretilen ürünlerin pazarlanmasında sürekliliği sağlamak için paydaş gruplarının belirli dönemlerde fikirleri alınarak yönetimsel kararlar oluşturulmalıdır. Tarım arazilerinin korunması ve tarımda modern tekniklerin kullanımı sağlanmalıdır. Bu bağlamda Dehsabz ilçesinde tarımsal arazilerin sürdürülebilirliği ve tarımsal kalkınmasının sağlanması mümkün olacaktır.
Tarihi öneme sahip okulların mekan algısı yönünden incelenmesi: Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi örneği
önüyle tarihi mekanların algılanma durumlarının ortaya konulmasının gerekli olduğu söylenebilir. Bu kapsamda tarihi öneme sahip bir yapı olan Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin mekansal algı yönünden incelenmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Belirlenen bu amaç doğrultusunda sekiz adet hipotez oluşturulmuştur ve bunların doğruluğu araştırılmıştır. Çalışmanın temel materyalini konu hakkında yapılmış olan uluslararası ve ulusal kaynaklar, anket soruları oluşturmaktadır. Araştırmada verileri değerlendirmek için SPSS, AutoCAD, 3D Max ve Photoshop CS3 programlarından faydalanılmıştır. Tezin çalışma materyalini ise Antalya Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi oluşturmaktadır. Çalışma yöntemi olarak bu liseden mezun katılımcılara iki aşamalı anket uygulanmıştır. İlk aşamada yapı kompleksinin mevcut cephe algısının değerlendirmesini yapmak amacıyla 114 mezuna anket uygulanmıştır. Bu anketten elde edilen veriler ışığında üç farklı alternatif cephe modellemesi hazırlanmıştır. İkinci aşamada ise hazırlanan cephe tasarımı alternatiflerinin değerlendirilmesi amacıyla 105 mezuna alternatif modellerin sunulduğu anket uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verileri SPSS programıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak, tarihi nitelikteki yapıların mekan algısı düzeylerinin kullanıcı özelliklerine bağlı olarak farklılık gösterip göstermediği saptanmıştır. Bu bağlamda elde edilen bulgular doğrultusunda bu tür yapıların hem kullanımlarının hem de korunmasının bazı kriterler çerçevesinde değerlendirilmesinin gerekli olduğu söylemek mümkündür. Ayrıca bu yaklaşımla değerlendirilen yapıların kent imgesi potansiyeline sahip yapıların kente birçok açıdan fayda sağlayabileceği ifade edilebilir.
Restoranların iç mekan çocuk oyun alanlarında kullanıcı memnuniyeti: Antalya ili örneği
Günümüz restoranlarında hizmet kalitesini en iyi seviyeye çıkarmak için işletmelerin rekabetçiliği hızla artmaktadır. Bu da restoran işletmelerinin, yiyecek içecek sektöründe devamlılığını sağlayabilmeleri ve öne çıkabilmeleri için kullanıcı tercihlerine önem vermelerini gerektirmektedir. Bu anlamda, kullanıcıların hizmete dayalı seçimlerinde en önemli faktörlerden biri de ailedir. Çocuklu aileler için başlıca restoran tercih kriteri restoranın çocukların ilgisini çekici ve iyi vakit geçirmelerine yardımcı oyun alanlarına sahip olmasıdır. Ebeveynleri yemek yerken çocuklar kendilerine özel tasarlanmış oyun alanlarında oynamaktan oldukça memnun olmaktadır. Böylece restoran işletmecileri müşteri yelpazesine çocuklu aileleri de dahil edebilmektedir. Bu bağlamda, restoranların iç mekanlarında oyun alanı bulundurmaları kullanıcı memnuniyetini sağlamak ve tekrar tercih edilebilmek için kaçınılmaz olmuştur. Bu çalışmanın amacı; restoranlarda bulunan iç mekan oyun alanlarının tasarım ve fonksiyonel özelliklerini, bu alanlardan çocuklu ailelerin memnuniyetlerini ve ayrıca bu alanların restoran atmosferine ve kullanıcı tercihlerine etkilerini tespit etmektir. Bu amaçla, Antalya kentinden örneklenen üç restoranın iç mekan çocuk oyun alanlarında incelemeler ve tespitler yapılmış, çocuklu ailelere anket çalışması uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; bir restoranın iç mekan oyun alanına sahip olması kullanıcıların restoranı tercih etme kararına olumlu etki yaptığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, mevcut oyun alanları tasarımlarının iyileştirilmesi ve tüm yaş gruplarına hizmet etmesi amacıyla aktif ve eğitici oyun bölümlerinin eklenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sonuç olarak, oyun alanı tasarımı restoran tasarımı ile birlikte planlanmalı ve çocuk dostu restoranlar hem menüleri ile hem de çocuklar için tasarlanan mekan özellikleri ile diğer restoranlara göre farklarını ortaya koymalıdır.
Doğadan esinlenen mekansal tasarımlarda analojinin kullanımı: Biyomimikri
İnsanlığın var oluşundan beri barınma ihtiyacı hep var olduğundan, mekan oluşumu ya da tasarımının geçmişi o zamana kadar uzanmaktadır. O dönemlerde dahi mekan tasarımlarında karşılaşılan problemler, doğadaki benzer problemlerle kıyaslanmış ve imkanlar dahilinde taklit edilmeye çalışılmıştır. Çünkü doğa tasarımcılara milyarlarca yıllık tecrübesiyle sonsuz bir ilham kaynağı sunmaktadır. Bu çalışmanın temel hedeflerinden biri, mekansal tasarımlarda doğadan esinlenme bilincinin arttırılmasıdır. Günümüzde çok önemli olan sürdürülebilirlik kavramının öneminin anlaşılması ve tasarım kriterleri sıralanırken doğadan esinlenen tasarım ilkelerinin düşünülmesi hedeflenmektedir. Çevresel döngüyü destekleyen en azından çevreye zarar vermeyen mekânsal tasarımların artışı sağlanmalıdır. Bu doğrultuda materyal yöntem bölümünde acil durum barınağı hakkında literatür taraması yapılıp kriterler belirlendikten sonra, ortaya çıkan gereksinimlerden yola çıkarak konsept bir tasarım yapılmıştır. Literatür taraması ve devamında yapılan tasarım çalışmasının bu konuda bundan sonra yapılacak olan araştırmalar için yararlı olacağı düşünülmektedir.
TOKİ binalarında mutfak mekanı tasarımı: Denizli örneği
Mutfak konut sakinlerinin atölyesidir. İyi tasarlanmış bir mutfak yapılan işten ve zamandan kazandırarak kullanıcıların daha az yorulmasını sağlamaktadır. Mutfakta verimli zaman geçirmek için lavabonun, ocağın ve buzdolabının kurgusunun doğru planlanması gerekmektedir. Bu çalışmada, Denizli ili Akvadi Bölgesi Toplu Konut İdaresi (TOKİ) konutlarının mutfak mekanları incelenmiş, kullanıcıların memnuniyetleri araştırılmış ve elde edilen bulgular dikkate alınarak bu mutfaklar için alternatif mutfak tasarımları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca TOKİ mutfak mekanları incelendiğinde kullanıcıların planlı mutfak yerleşiminin yapılmadığı tespit edilmiştir. TOKİ mutfak mekanında kullanılan malzemeler hem düşük kalite hem de yanlış yerleşim planına sahip olsa da, konut sakinlerinin mevcut mutfak malzemeleri ve mekan düzeninden memnun oldukları anlaşılmıştır. Kullanıcıların çoğunluğu mutfak mobilyalarında daha çok krem rengi tercih etmişlerdir. Kullanıcılar çoğunlukla malzeme olarak mutfak tezgah yüzeyi için mermeriti ve dolap gövde ve kapakları için ise laminat kaplamayı seçmişledir. Mutfak tezgahı ile üst dolap arasında seramik malzemeyi kullanmışlardır. Yemek yeme eylemini çoğunlukla mutfakta gerçekleştirmektedirler. TOKİ 2+1 ve 3+1 konut mutfak mekanları için yapılan alternatif tasarımlar kullanıcıların ihtiyaçlarını giderme bağlamında daha planlı bir mutfak mekanı sağlamaktadır. Sonuç olarak, mutfak mekan tasarımının ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde tasarlanması gerekmektedir. Mutfak mekanındaki malzemelerin kullanılacak alana uygunluğuna dikkat edilerek seçilmesi ve kişinin ihtiyaçları çerçevesinde planlamanın gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Üniversite yapılarının mekansalplanlama açısından ölçütlerinin değerlendirilmesi;sdü İİBF ve Tıp Fakültesi ek binası örneği
ÖZET Yüksek Lisans Tezi Üniversite Yerleşkelerinin Belirlenmesinde Kent ve Mekânsal Planlama Açısından Ölçütler Said ÖZYURT Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Mekânsal Planlama ve Tasarım Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. M. Rafet KISTIR Aralık, 2019 İnsanlar doğduğu ilk andan itibaren çevrelerinden bir şeyler öğrenme ihtiyacı duyarlar. Yürüme, yemek yeme gibi şeylerle başlayan öğrenme ihtiyacı eğitim ve öğretim ile devam etmektedir. İnsanların ilk eğitim öğretim mekânları aile ev ortamı olurken daha sonra karşımıza birçok gruba ayrılan eğitim yapıları karşımıza çıkmaktadır. İlköğretim, lise, üniversite yapıları insanların yetişmesinde ve gelişmesinde önemli rol oynar. Bu kadar önemli bir alana sahip eğitim yapılarının daha verimli olmasında en önemli etkende yapının mimari özelliklerinin konforlu olmasından geçmektedir. Bu çalışmada üniversite yapıları üzerinde durulmuştur. Üniversitede sadece eğitim öğretim olmayıp, kişi burada kendini geliştirmek toplumda iyi bir yerlere gelmek konusunda etkili bir yapıdır. Bunun doğrultusunda bireylerin yetiştirilmesinde bu mekanların her açıdan başarıyı destekleyecek nitelikte olması gerekmektedir. Seçilen 2 farklı mimari plan şemasına sahip fakülte yapısındaki farklı işlevler için kullanıma sahip mekanların sayısal analizler yapılarak mekankonfigürasyonunun bu mekanları nasıl etkilediği incelenerek yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: üniversite yapıları, mekan analizi, üniversite-kent
Mekansal planlama açısından LEED belgeli yeşil binalar: Antalya'da bir otel örneği
LEED Belgeli Yeşil Bina sistemlerinin irdelendiği çalışmanın birinci bölümünde, araştırmanın amacı ve kapsamı hakkında bilgilendirme yapılmıştır. İkinci bölümde; yapılan literatür çalışmaları doğrultusunda LEED ve Yeşil Binaların tanımları, sertifikalandırma sistemleri ve kredilendirme kategorileri irdelenmiştir. Zorunlu kredi kategorileri incelenerek iç ve dış mekanda alınabilecek önlemler belirlenmiştir. Dünya'dan ve Türkiye'den önemli LEED Sertifikası almış yapılar araştırılarak örnekler irdelenmiştir. İkinci bölümde genel bilgiler doğrultusunda kullanılacak materyallerden belirtilmiştir. Araştırma kapsamında kullanılacak verilerin mevcut halleri ele alınmıştır. Üçüncü bölüm; yapılan araştırmanın materyallerinin ve kullanılan yöntemler hakkında bilgilendirmenin yapıldığı LEED ve otel hakkındaki teknik verilerin irdelendiği bölümdür. Dördüncü bölümde de genel bilgi, materyal ve yöntem aşamalarında elde edilen veriler doğrultusunda mevcut otel binasının hali hazırdaki durumu olumlu, olumsuz yönleri incelenerek sertifika alabilme durumu irdelenmiştir. Sertifika alamaması durumunda bina da alınması gereken önlemler ve öneriler belirtilerek sonuçlandırılmıştır.
Tematik otellerin durumu, gelişimi ve kullanıcı beklentilerinin mekân tasarımına etkilerinin Antalya kenti ölçeğinde incelenmesi
Endüstri Devrimi sonrası toplum hayatında meydana gelen gelişmeler, turizm amaçlı yapıların niteliklerinin değişmesine ve çeşitlenmesine neden olmuş; değişen turist profilinin farklılık ve deneyim arzusuna cevap verebilmek amacıyla imge yönüyle güçlü, temalı oteller tasarlanmaya başlanmıştır. Bulundukları bölgenin turizm potansiyelini artırarak tanıtımlarına katkı sağlayan bu oteller, bugün dünyanın birçok yerinde yer almaktadırlar. Ülkemizde ise ilk olarak Antalya İli'nde ortaya çıkmış temalı otellerin sayısı her geçen gün artmaya devam etmektedir. Temalı otellerin yüksek beklenti içerisindeki kullanıcısının memnuniyetini kazanabilmesi, temel olanakların kalitesinin yanı sıra farklı deneyimlere imkân tanımasına bağlıdır. İşletmenin; sahip olduğu temayı, mekân tasarımlarından mal ve hizmetlere kadar bütününe yansıtarak kullanıcısına aktarabilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada da turistlerin beklenti ve arzularında meydana gelen değişimin tematik otel tasarımı üzerindeki etkilerini saptamak amacıyla, Antalya İli'nde bulunan farklı tema ve tasarım yaklaşımına sahip otellerde bir alan çalışması gerçekleştirilmiştir. Temalı otel müşterilerine yönelik uygulanan anket çalışması ve otel yetkilileriyle yapılan görüşmelerden elde edilen bilgi ve bulgular değerlendirilmiştir.