
13
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Bursa'da yaşayan Ahıska Türk göçmenlerde kuşaklar arası kültürel aktarım pratikleri: Zümrütevler Mahallesi örneği
Bu çalışma, Bursa'nın Yıldırım ilçesindeki Zümrütevler Mahallesi'nde yaşayan Ahıska Türkü göçmenlerin kuşaklar arası kültürel aktarım pratiklerini incelemektedir. 1944 sürgünüyle farklı ülkelere dağılan Ahıskalılar, 1990'lardan itibaren Türkiye'ye göç etmiş ve toplumsal yapıya entegre edilmeye çalışılmıştır. Bu süreçte kültürel bellek, kimlik ve aidiyet kavramları topluluk için belirleyici hale gelmiştir. Nitel yöntemle yürütülen araştırmada kartopu örnekleme ile ulaşılan katılımcılarla derinlemesine mülakatlar yapılmış, gözlem ve doküman analizi de kullanılmıştır. Veriler, Assmann'ın Kültürel Bellek Kuramı, Bourdieu'nun Habitus Kuramı, Hall ve Bhabha'nın kimlik kuramları, Berry'nin uyum stratejileri ile Coleman ve Vygotsky'nin sosyal sermaye ve sosyal öğrenme yaklaşımları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bulgular, sessizlik ve görünmezleşme, göçle şekillenen pratikler, melez kimlik, aile ve topluluk yoluyla aktarım, dini değerlerin korunması ve kültürel sürdürülebilirlik olmak üzere altı tema altında toplanmıştır. Ahıskalıların kültürel değerleri koruma çabalarının yalnızca geçmişi hatırlamakla kalmayıp kimliği yeniden üretmeye yönelik olduğu görülmüştür. Göç sonrası kadın rolleri, törensel uygulamalar ve dini yaşantı dönüşürken genç kuşaklarda melez kimlik yapıları ortaya çıkmıştır. Aile ve dini kurumlar aktarımda merkezi rol oynasa da kentleşme ve modernleşme süreci bu aktarımı zorlaştırmaktadır. Katılımcılar, kültürün unutulmasından duydukları endişe nedeniyle dernekleşme, dini eğitim ve dayanışmaya önem vermektedir. Sonuç olarak Ahıska Türkleri, geçmişi sürdürmenin ötesinde bugünü ve geleceği yeniden şekillendiren kültürel aktörler olarak göç sosyolojisi ve kimlik çalışmalarına katkı sunmaktadır.
An analysis on the supports provided by the development agencies to the firms: Gaziantep as an example
The firms, which are the main building blocks of the world economies contributes positively the reduction of economic differences between regions. As in the world, the financial support of companies in Turkey has been brought to the agenda with the European membership process. Nowadays, Development Agencies are trying to meet the demands which are being raised in local. They provide financial supports to the firms, public institutions and organizations and non-governmental organizations. With these features, Development Agencies play an important role in meeting the local demand. A total of 26 Regional Development Agencies were established in Turkey, including 2(two) Izmir and Çukurova development agencies in 2006, 8 (eight) agencies in 2008 and 16(sixteen) agencies in 2009, by law 5449. This study focused on the support of the Silk Road Development Agency established in 2008.Within the scope of this study, the effects of financial project supports regarding to 2014, 2015 and 2016 years which were provided by Ipekyolu Development Agency (IKA) on the companies those were operating in Gaziantep. In this context a survey work was applied to 26 of the 36 companies which had received support from IKA. According to the results of this study, companies hearsIKA supports from consulting firms and apply such financial supports. In addition, more than half of the companies have their initial(first) project experience, but have project management and project culture. As can be understood from the analyses, it is seen that IKA supports small or large firms equally in terms of projects, and therefore it is necessary for companies to continue to pave the way for firms. By providing more agency support at the level of companies, it will contribute positively to the development of the city economy, increase employment opportunities and increase production volume. Agency supports need to continue rapidly and to addressed regional and global needs by keeping pace with booming technology.
Dokuzuncu sınıf coğrafya derslerinde ders dışı etkinliklerin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Gelişen dünyada değişimin kaçınılmaz olduğu bir gerçektir. Daha iyi bir eğitim için sürekli iyinin arayışı içinde olan ülkemizde de eğitim sisteminde değişimler yaşamıştır. Geleneksel yaklaşım yerini öğrenci merkezli, daha aktif, ezbercilikten uzak yapılandırmacı yaklaşıma bırakmıştır. Bu yaklaşımla öğretmenler bilgiyi dikte eden konumdan moderator konuma gelmiş öğrenci ders içinde ve dışında düşünen araştıran sorgulayan ve uygulayan konuma gelmiştir. Bu bağlamda yönlendirici olan ders kitaplarında da değişimler meydana gelmiştir. Etkinlikler artmış, öğrenci konunun içine çekilmiş ve öğrenmeyi öğrenmeleri ve uygulamaları istenmiştir.Yapılandırmacı yaklaşımla ortaya çıkan yeni program 2005 yılında yürürlüğe girmiştir. Programın önemli bir parçası da etkinlikler olmuştur. Ders içinde yapılacak olan ve ders dışında yapılacak olan diye ikiye ayrılmıştır. Çalışmada ders dışı etkinlikler tanımlanarak, sınıflandırılarak hazırlanan etkinlikler öğretmenlere uygulanmış ve değerlendirilmesi yapılmıştır.Bu çalışmanın ortaya çıkmasında değişen öğretim planıyla 2005 yılında yapılandırmacı yaklaşımla hazırlanan lise coğrafya programının uygulayıcıları olan öğretmenlerin ders dışı etkinlikler hakkında görüşleri alınarak etkinliklerin önemi, geçerlilikleri, sınırlılıkları öğrenilerek gelecek programlara ışık tutması amaçlanmıştır.Bu çalışma Ankara ili merkezinde merkez ilçelerde bulunan liselerle sınırlandırılmış ve evreni içinde 56 okulda, 155 öğretmene uygulanmıştır.Verilerin toplanmasında uzman görüşü alınarak araştırmacı tarafından oluşturulan anketler ile ders dışı etkinliklerin amacını, niteliklerini, kısıtlamalarını öğrenmek amacıyla açık uçlu sorular kullanılmış ve sonuçlara ulaşılmıştır.Sonuç olarak 9. sınıf coğrafya derslerine giren coğrafya öğretmenleri uygulanmakta olan coğrafya programında önerilen etkinlikler uygun bulundukları belirlenmiştir. Coğrafya dersi ders dışı etkinlikleri sıklıkla uygulayamadıkları, ortaya çıkmıştır. Ders dışı etkinliklerin öğrenmeyi ve kalıcılığı artırdığı ortaya çıkan sonuçlardandır.Anahtar Kelimeler: Etkinlik, Ders Dışı Etkinlik, Coğrafya Eğitimi, Öğretim Programı, Öğretim Yöntem ve Teknikleri.
Orta öğretim dokuzuncu sınıf Türk edebiyatı ders kitaplarındaki görsel zekâ, sosyal zekâ ve içsel zekâ unsurları üzerine bir araştırma
Bu çalışma; çoklu zekâ kuramına (ÇZK) uygun olarak hazırlanıp, 2005 yılında Milli Eğitim Bakanlığı tarafından onaylanarak orta öğretim kurumlarının 9. sınıflarında okutulan Türk Edebiyatı ders kitabı ve 1992 yılı, Lise 1 Türk Dili ve Edebiyatı ders programına uygun olarak hazırlanmış; MEB, Şimşek, Serhat, ve İnkılâp Yayınlarına ait ders kitaplarının görsel, sosyal ve içsel zekâ açısından kuramsal temellerinden hareketle içeriklerinin analiz edilmesi, eksik yönlerinin karşılaştırılması amacıyla planlanıp, yürütülmüş nitel bir çalışmadır.Çeşitli devlet okullarında ve özel okullarda çalışan 100 öğretmene uygulanan 37 soruluk bir anket çalışmasıyla teze ilişkin öneriler desteklenmiş olup; bu sorularda öğretmenlerin yeni kitabın ÇZK'nın temeline uygunluğu, görsel, sosyal ve içsel zekâya yönelik eleştirilerine ilişkin duygu ve düşünceleri sorgulanmıştır.Sonuç olarak; davranışsal kurama uygun olarak hazırlanan 9. sınıf Türk Edebiyatı ders kitaplarında, farkında olunmadan ÇZK'ya yer verilmiş olunmasına karşın tam olarak bu kurama uygun değildir. Yeni dönem edebiyat kitaplarının ise bu kuramın temeline uygun olarak hazırlandığı; ancak incelenen zekâ alanlarına tam olarak hitap etmediği söylenebilir.Ders kitabı temel öğretim materyalidir. Öğretmenlerin ders işleme stratejilerinin de ÇZK uygulamasında büyük yeri vardır. ÇZK'nın uygulanabilmesi sadece ders kitabıyla mümkün olmadığından çeşitli öğretim araç-gereçleriyle desteklenmesi gerekmektedir. Bununla beraber ders kitapları, ÇZK'nın öğretim stratejilerine olanak sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.
Coğrafya öğretmenlerinin ölçme değerlendirme yapabilme yeterliliği
Bu çalışma, orta öğretim coğrafya öğretmenlerinin ölçme değerlendirme yapabilmeyeterliliğini saptamayı amaçlayan bir araştırmadır.Araştırma 2005-2006 eğitim öğretim yılında Ankara iline bağlı Altındağ, Çankaya,Keçiören, Mamak, Sincan, Yenimahalle, Etimesgut ilçelerindeki ortaöğretim okullarındaki87 coğrafya öğretmeniyle yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan araçlar 15 maddelik anketve 41 maddelik ?Ölçme Değerlendirme Yeterliliklerini Değerlendirme Formu?dur. Eldeedilen veriler SPSS programında çözümlenmiştir. Eğitim fakültesi ve Diğer fakültelerdenmezun öğretmenlerin yeterliliklerini karşılaştırmak için, kadın ve erkeklerin ölçme vedeğerlendirme yeterliklerinin karşılaştırılması için, ölçme değerlendirme ile ilgili herhangibir kursa katılan ve katılmayan öğretmenlerin yeterliliklerinin karşılaştırılması için,yayınları izleyen ve izlemeyen öğretmenlerin yeterliliklerinin karşılaştırılması için, sınavhazırlama, uygulama ve değerlendirmede sorun yaşayan ve yaşamayan öğretmenlerinyeterliliklerini karşılaştırmak için t testi ile; kıdeme göre öğretmenlerin yeterlilikkarşılaştırılması için varyans analizi ile test edilmiştir. Diğer verilerin analizi için yüzde vefrekans kullanılmıştır.Elde edilen bulgulara göre :.⢠Eğitim fakültesi mezunları ile diğer fakülte mezunları arasında ölçme yeterliğibakımından anlamlı bir fark yoktur. Anketin uygulandığı öğretmenlerin%87.4'ünün 11 yıl ve üzeri kıdeme sahip olması ve meslek yaşantıları içerisindeeksikliklerini gidermiş olmalarından kaynaklanmaktadır.⢠Öğretmenlerin %69'u üniversitede almış oldukları ölçme değerlendirmederslerini yetersiz bulmuş, Bunun nedeni olarak teorik derslere ağırlık verilmesiolduğunu belirtmiştir.⢠Ankete katılan öğretmenlerin %71.3'ü farklı soru tiplerinin bir arada olduğusınavları kullanmayı tercih etmektedir.⢠Ankete katılan öğretmenlerin %47.1'i sınavları öğrencilerin sınıf geçmesine vekalmasına dayanak oluşturması için, %51.7'si her bir öğrenme ünitesi sonunda,öğrenilmesi planlanmış olan davranışlardan hangilerinin tam olarak öğrenilmiş,hangilerinin öğrenilmemiş olduğunu ortaya çıkarmak yapmaktadır.⢠Ankete katılan coğrafya öğretmenlerinin kullandıkları ölçme araçlarınıngüvenirlik, geçerlik, kullanışlık yönünden yüksektir.⢠Öğretmenler tanıma ve yerleştirmeye yönelik değerlendirmelerden çok,biçimlendirme ve yetiştirmeye dönük değerlendirme ve değer biçmeye dönükdeğerlendirme yapmaktadır.⢠Öğretmenler değerlendirme işlemlerini yaparken mutlak değerlendirmeyiyaparken, çoğu bağıl değerlendirmeyi yapmamaktadır.Araştırma sonucunda merkezde kıdemli öğretmenlerin çalışması, mesleki yaşantıiçerisinde ölçme değerlendirme ile ilgili eksikliklerin giderilmesinin sonucu anketinuygulandığı coğrafya öğretmenlerinin ölçme değerlendirme yeterliği yüksek bulunmuştur.
Ortaöğretim coğrafya öğretmenlerinin öğretim yapma yeterlilikleri (Kırşehir ili örneği)
ÖZET Bu araştırmada, ortaöğretim coğrafya öğretmenlerinin öğretim yapma yeterlilikleri konusunda öğretmen ve öğrenci görüşlerinin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma giriş, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler olmak üzere dört bölüm altında toplanmıştır. Araştırma ortaöğretim coğrafya öğretmenleri ve bu öğretmenlerin öğrencilerine araştırmacı tarafından hazırlanan ve güvenilirliğinin kontrol edildiği öğretmen ve öğrenci anket formu bire bir görüşme yolu ile uygulanarak yapılmıştır. Veri toplama araçları ile elde edilen veriler amaçlara uygun olarak frekans (i), yüzde (%), aritmetik ortalama (X), standart sapma (SS) ve t-testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler Statistical Package For Social Sciences (SPSS) paket programı kullanılarak yorumlanmıştır. Araştırmada öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında cinsiyete bağlı olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Öğrencilerin okul türlerine bağlı olarak görüşleri arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Uygulamaya katılan öğretmenlerin ise mesleki kıdeme bağlı görüşlerinde anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yöntem ve teknikleri kullanabilmeye yönelik yeterlilik düzeyi boyutu bulguları öğretmen ifadelerinde "bazen" ile "her zaman" aralığında, öğrenci ifadelerinde ise "hiçbir zaman" ile "her zaman" aralığında ortalama göstermektedir.11 öğrenciyi derse motive edebilmeye yönelik yeterlilik düzeyi boyutu bulguları öğretmen ifadelerinde "sık sık" ile "her zaman" aralığında, öğrenci ifadelerinde ise "bazen" ile "her zaman" aralığında ortalama göstermektedir. Materyal kullanabilmeye yönelik yeterlilik düzeyi boyutu bulguları öğretmen ifadelerinde de öğrenci ifadelerinde de "her zaman" ile "hiçbir zaman" aralığında ortalama göstermektedir, özellikle hem öğretmen hem de öğrenciler klasik materyallerin kullanımları dışındakilere "hiçbir zaman" aralığında görüş bildirmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Coğrafya öğretimi, ortaöğretim, öğretmen yeterliliği, öğretim.
399 nolu Çermik şer'iyye sicilinin 1.-119. sayfalarının transkripsiyonu ve değerlendirmesi
Yaptığımız Bu Çalışmada H.1328 -1330 (M.1910-1912) Yıllarını Kapsayan Dönemde Çermik'in Sosyo- Ekonomik ve Kültürel Durumuna Işık Tutmaya Çalıştık.
Ortaöğretim için belirlenen 100 Temel Eser serisinin Türk dili ve edebiyatı eğitiminin genel amaçları çerçevesinde incelenmesi
Dil bilinci gelişmiş, kültür düzeyi yüksek, eleştiren ve sorgulayan, estetik duyarlılığı gelişmiş bir toplum haline gelebilmek, okuma alışkanlığı ve eleştirel okuma becerileri gelişmiş bireylerle mümkündür. Bu temeli kurmanın en etkili yolu ise bu yönde geliştirilmiş eğitim programlarının oluşturulmasıdır. Edebi değeri yüksek eserler de bu amaca ulaşmada en etkili kaynaklardır.Milli Eğitim Bakanlığı'nın amaçlarından biri de okuma alışkanlığı kazandırmaktır. Bu sebeple Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 2004/60 sayılı genelgeyle ortaöğretim öğrencilerine okuma alışkanlığı ve okuma zevki kazanmış, kültür birikimi zengin bir toplum haline gelebilmek amacıyla 100 Temel Eser listesi belirlenmiştir. Bu amaca yönelik de eserlerin Türk Dili ve Edebiyatı dersi müfredat programı ile ilişkilendirilip okutulması gerektiği belirtilmiştir. Genelgede yer alan amaçlar, Türk Dili ve Edebiyatı eğitimin genel amaçlarıyla örtüşmektedir. Bu çalışmanın amacı 100 Temel Eserin Dil ve Anlatım ve Türk Edebiyatı derslerinin genel amaçları doğrultusunda incelenmesidir.Araştırmanın evrenini 100 Temel Eser listesinde yer alan roman türündeki eserler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, 3'ü yerli, 2'si yabancı olmak üzere 5 roman oluşturmaktadır. Örneklem doğrultusunda seçilen beş eser; tarama modeliyle incelenmiştir. İncelenen eserlerin öğretmenler rehberliğinde okutulduğunda amaçlara ulaşmada etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sebeple de 100 Temel Eserin öncelikle öğretmenler tarafından okunması gerekmektedir. Bu eserlere yönelik çalışmalar için bir ders saati ayrılmalıdır. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda eserler Dil ve Anlatım, Türk Edebiyatı dersleri müfredat programlarıyla ilişkilendirilmiştir. Osmanlıca sözcüklerin yoğun olarak yer aldığı eserlerde bu sözcüklerin yoğunluğu öğrencilerin okumadan haz almalarına engel olabileceğinden, bu eserlerin gençler için yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Ayrıca öğrencilerin Türk Edebiyatı ve Türkçenin gelişimini takip edebilmesi açısından listede güncel eserlere de yer verilmelidir.
İzmir-Foça arasında kıyı gelişimi ve kıyı alanı kullanımı
Bu çalışmanın temel amacı, Türkiye'nin önemli delta alanlarından biri olan Gediz Nehri deltasının kıyı alanının arazi kullanım şeklini arazi kabiliyet sınıfları ve ekolojik şartlara göre belirlenmesidir.Ege Bölgesi'nin kıyı alanında yer alan çalışma alanı, kuzeyde Foça tepelikleri, doğuda Yamanlar Dağı, güneyde ve batıda İzmir Körfezi ile sınırlanmaktadır. Çalışma alanının büyük bir kısmında Gediz Deltası'nın Kuvaterner alüvyon depoları, Neojen tortulları ile genellikle andezitten oluşan volkaniklerden meydana gelmektedir. Çalışma alanı jeomorfolojik açıdan delta alanı ve tepelik alanlar olmak üzere iki gruba ayrılır.Sahada, kışları ılık ve yağışlı ve yazları sıcak ve yağışsız geçen Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yıllık ortalama sıcaklık Çiğli'de 17,4°C ve İzmir'de 18,0°C'dir. Yıllık ortalama yağış ise sırasıyla 618 mm ve 688 mm'dir.Çalışma alanı Akdeniz zonobiyomunda yer almaktadır. Klimaks vejetasyonu olan Kızılçam (Pinus brutia) ormanları tepelik alanlarda geniş yer kaplamaktadır. Maki ve garig vejetasyonu, kızılçam ormanlarının tamamen tahrip edildiği tepelik alanlarda yaygındır. Verimli delta alanı, tarım için uygundur.Çalışma alanının zonal toprakları, eski delta alanı üzerinde gelişen Kırmızımsı Akdeniz toprakları ile tepelik alanlardaki volkanik kayalar üzerinde gelişen kireçsiz kahverengi orman topraklarıdır. Alüvyal topraklar genç delta alanlarında yaygındır. Kolüvyal topraklar ise eğimli sahaların yamaçlarında yer alır. Rendzina killi kireçli depolarda bulunmaktadır. Tuzlu ve alkali topraklar, Ege kıyı kuşağı boyunca ve delta alanında tuzcul vejetasyonun yetiştiği alçak alanlarda yaygındır.Arazi kabiliyet sınıfına göre, tarıma uygun alanlar toplam alanın %52'sini ve mera, zeytinlik ve ormanla kaplı alanlar toplam arazinin %40'ını oluşturmaktadır. Yanlış arazi kullanımı eğimli sahalarda ve Gediz deltasının bazı kesimlerinde görülmektedir.Çalışma alanının önemi, Çamaltı Tuzlası denilen sulak alan ve çevresinin var olmasıdır. Tuz, Çamaltı Tuzlasında deniz suyunun buharlaştırılmasıyla üretilmektedir. Çok sayıda flora ve çoğu kuşlara ait faunanın yer aldığı bu alan, Ramsar sulak alan sözleşmesine dahil edilmiştir.
Almanya (Bavyera Eyaleti) ve Türkiye'de coğrafya öğretmeni yetiştirilmesinin karşılaştırılması
Bu yüksek lisans tezimde Türkiye ve Almanya'da (Bavyera Eyaleti) Liselere Coğrafya Öğretmeni yetiştirilmesi ele alınmıştır. Konu her iki ülkede yetiştirme programları incelenerek benzer ve farklı yönleri ortaya konmaya çalışılmıştır.Çalışma tarandığında ülkemizde Cumhuriyet döneminde branş öğretmeni yetiştirmenin farklı uygulamaları anlatılarak bugünkü durum ortaya konmuştur. Bazı üniversitelerin coğrafya öğretmeni yetiştirme programları incelenmiştir. Ülkemizde araştırma bulgularına göre branş öğretmeni yetiştirilmesinde çeşitli sorunların ve uygulamadaki aksamaların varlığı tespit edilmiş çözüm önerileri getirilmiştir. Türkiye den daha ileri düzeyde olan Almanya'da farklı uygulama şekilleri görülmüş, bunların Türkiye'de uygulanabilirliği üzerinde özenle durulmuştur.Almanya ile Türkiye coğrafya öğretmeni yetiştirme sistemi arasındaki farklılık Almanya'nın eyaletlerden oluşması ve eğitim işinin eyaletlere bırakılmasıdır. Almanya'da eğitim politikalarına yön veren çok sayıda kurum ve sivil meslek örgütleri bulunmaktadır. Ülkemizde ise eğitim merkezden planlanarak yönetilmekte bazı dönemlerde politik araç olarak kullanılmasını sağlamaktadır. Planlar güncellikten ve çağın gereklerinden uzak olabilmektedir.Araştırmada bulguların ışığı altında geleceğin nesillerini yetiştirecek öğretmenlerin çağın gereklerine cevap verebilecek bilgi ve becerileri kazandırılarak yetiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için üniversitelere öğretmenlik mesleğini yapabilecek kabiliyette olan öğrencilerin alınması gerekir. Üniversitelerde öğretim kadrolarının kaliteli olması gerekir. Ders programlarının uygulanabilir ve güncel olması gerekir. Staj döneminde öğretmenlik bilgi ve becerilerinin kazandırılması için okul, üniversite ve Milli Eğitim işbirliği içinde tam anlamıyla koordinasyon sağlayarak çalışması gerekir.
Almanya'da (Bavyera eyaleti) liselerde (gymnasıum) ve Türkiye'de genel liselerde okutulan coğrafya dersi öğretim programlarında depremlerin yeri
Bu çalışmada Türkiye ve Almanya'nın liselerine ait Coğrafya Dersi Öğretim Programlarında depremin yeri araştırılmıştır. Karşılaştırmaları yapılarak sonuçları itibariyle öneriler getirilmiştir.Oluşumları bakımından depremler fizîkî coğrafyanın konusudur. Alp-Himalaya Orojenik Kuşağında yer alan ülkemizde sadece Gölcük depreminde 1999 yılında 17.000'den fazla insanımız hayatını kaybetmiştir. Yani depremler, etkileri ve sonuçları itibariyle ülkemizi yakından ilgilendirir. Depremlerin, eğitim yuvası olan ve üniversiteye hazırlığı da kapsayan liselerimizin C.D.Ö.P. içinde nasıl yer aldığı önem taşımaktadır.Karşılaştırmalar sonucunda, günlük hayatta depremlerden uzak yaşayan gelişmiş bir Avrupa ülkesi olan Almanya'da (Bavyera Eyaleti) liselerin C.D.Ö.P. içinde depremler konusunun Pasifik ülkelerine ait olan saha içinde ele alındığı görülür. Depremler ve volkanizma açısından aktif olan bu sahada fizikî coğrafya dâhilinde depremin nasıl oluştuğu, levha tektoniği, depremin doğal ortam ve insan hayatına etkileri ve olası erken uyarı sistemlerinin varlığı-yokluğu, alınacak önlemlerle bir bütünlük taşır.Depremler, Türkiye'deki liselerin C.D.Ö.P. içinde doğal afetler ünitesi içinde ve birkaç yıl üst üste tekrar edilmiştir. Fizîkî coğrafya içindeki kısıtlı betimlemeler de bu üniteden çok farklı zamana rastlar. Bu yönüyle de, doğal ortam-insan ilişkisi ve neden-sonuç etkilerini göz ardı edilerek coğrafyanın tanımına ters düşülmüştür.Sonuç olarak, coğrafyanın tanımına yakışır ve ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanacak yeni bir coğrafya dersi öğretim programı için bazı öneriler getirilmeye çalışılmıştır.
9. Sınıf coğrafya dersinde bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısı ve tutumuna etkisi
Bu araştırmanın amacı 9. sınıf coğrafya dersinde yapılandırmacı anlayışa göre hazırlanmış bilgisayar destekli öğrenme ortamlarının, öğrenci başarısı ve derse yönelik tutumlarına olan etkisini incelemektir. Coğrafya dersinde geleneksel öğretim ve bilgisayar destekli öğretim ortamlarının karşılaştırılması yapılmıştır.Araştırmanın modeli deneysel, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı karma modeldir. Ölçek geliştirme aşamasında örneklem olarak bilgisayar destekli öğretim yapan özel okullardan toplam 200 öğrenci katılmıştır. 10.sınıf öğrencilerine başarı testi ve bilgisayar destekli coğrafya öğretimine yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Örneklem türü ise kartopu örneklem olarak belirlenmiştir. İzmir Bornova Anadolu Lisesi, Özel Bornova Koleji, TED Özel Aliağa Lisesinde Ölçek geliştirme aşamasında ön uygulama yapılmıştır. Çalışmanın uygulama boyutu 2007-2008 öğretim yılında Bornova Anadolu Lisesinde toplam 10 saat süre ile yürütülmüştür. Araştırmanın deneysel aşamasına 30 deney grubunda, 30 kontrol grubunda olmak üzere toplam 60 öğrenci katılmıştır.Araştırmada betimsel istatistik tekniği kullanılmıştır. Denemelik tutum ifadelerinden oluşan ölçek için madde analizi yapılmıştır. Tutum ölçeğinde yapı geçerliliğini bulmak amacı ile faktör analizi yapılmıştır. Yapı geçerliliği için Kaiser Mayer Olken testi ve Bartlet Testi uygulanmıştır. İç geçerlilik ölçümü için ise t testinden faydalanılmıştır. Ölçeğin güvenirlik çalışması için Cronbach Alpha Güvenirlik Derecesine bakılmıştır. Deneysel çalışmanın sonuçları ise Kolmogrov-Simirnov Z testi ve Mann Whitney U testi ile değerlendirilmiştir. Nitel araştırma sonuçları ise görüşme kayıtlarının çözümlenmesi ile elde edilmiştir.Araştırmanın nicel ve nitel sonuçlarına göre, bilgisayar destekli işlenen coğrafya dersinin geleneksel yöntemlerle işlenen coğrafya dersine göre, öğrencilerin başarılarını ve derse yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca cinsiyet değişkeninin yapılandırmacı kurama dayalı tasarlanmış bilgisayar destekli coğrafya öğretiminde öğrencilerin akademik başarılarında ve tutumlarında anlamlı bir farklılık yaratmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Öğretimi, Bilgisayar Destekli Öğretim, Yapılandırmacı Öğrenme, Öğrenci Başarısı ve Tutumu, Deneysel Model.
İlköğretim öğrencilerinin ders katılımı
öğrencilerin derse katılımlarının neden düşük ve istenilen ölçülerde olmadığı konusunda ilköğretim okullarında öğretmenlik yapan 300 öğretmen ve bu okulların üst sınıflarındaki 381 öğrenci üzerinde anket uygulayarak bir çalışma yapılmıştır. Ana hipotezimiz, öğrencilerin okula başladıkları ilk yıllarda derse katılmaya son derece istekli ve hazır oldukları, ancak zaman içinde gerek öğretmenlerin tutumları gerekse okul ortamı ve sisteminden kaynaklanan nedenlerle bu katılım arzusunun yavaş yavaş kaybolduğu şeklinde idi. Bu hipotezi, ilköğretim okullarının rahatça anket uygulanabilir ileri sınıfları üzerinde bir anket uygulayarak, benzer konularda da ilköğretim okullarında öğretmenlik yapan öğretmenlerin görüş ve tutumlarını alarak test etmeye çalıştık.Ill Öğrencilerde ve öğretmenlerde itemlere verilen cevaplara etki etmesi muhtemel bağımsız değişkenleri de devreye soktuk. Ancak öğrenciler için okulun durumu, kardeş sayısı ve baba mesleğinin cevapları etkileyeceği şeklindeki hipotezlerimiz kabul görmedi. Öğretmenler için de kıdem, medeni durum ve çocuk sahibi olup olmama değişkenleri cevapları etkilemedi. Buna karşılık öğrencilerin yaşı ve okudukları sınıf onların derse katılmasını büyük ölçüde etkiledi ve ana hipotezimizin doğruluğu konusundaki fikrimiz sağlamlaştı. öğretmen ve öğrenci görüşlerini karşılaştırdığımız bazı noktalarda da her iki grubun cevapları arasında önemli farklılıklar olduğu tespit edildi. İleride bu konudaki araştırmaların daha ileri sınıflarda da yapılması, sistemin ve öğretmenlerin hatalarının doğru olarak tespit edilmesi ve bunların ortadan kaldırılması için gerekli hizmet öncesi ve hizmet içi çalışmaların yapılması gerekmektedir. Tezin anahtar kelimeleri: öğrenci katılımı, derse etkin katılım, sınıftaki iletişim, sınıf tartışmalarına katılma