Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty
Discipline

Physical Chemistry

Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

23

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

23 Theses
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel hibrit malzemeler

Bu tezin amacı fonksiyonel hibrit malzemeler hazırlamak için yeni metotlar geliştirmek ve değişik ölçeklerle multifonksiyonel malzemeler hazırlamaktır. Bu amaçla ilk olarak krizotil, silika-jel ve cam elyaf anorganik matrikslerin yüzey işlevlendirilmesi sol-jel tekniği kullanılarak yapıldı. Yüzey işlendirilmesi farklı silanlı bileşikler kullanılarak gerçekleştirildi. Melamin temelli dendrimerler sol- jel tekniği kullanılarak convergent ve divetgent yöntemleriyle modifiye materyallere kovalent bağlarla bağlandı. Bu yaklaşımlarla yeni ürünler elde edildi.Sentezin her basamağı Fourier Transform İnfrared Spektrofotometresi (FT-IR), Termal Gravimetrik Analiz(TGA) ve Diferansiyel Termal Analiz(DTA) ile kaydedildi. Sentezlenen malzemeler Kolon Kromotoğrafisi yöntemi ile saflaştırıldı ve malzemelerin saflığı TLC yöntemi ile kontrol edildi. Materyallerin yapısı 1H- and 13C-NMR ile açıklandı.Convergent yöntemi, dendrimerin silika- jel üzerine bağlanmadan önce çözelti fazında sentezlenmesine dayanmaktadır. Dendrimer yapısında kusurlar olmaksızın farklı jenerasyondaki dendrimerler kullanılarak kompozit materyaller hazırlanılabilir Divergen yöntemi ile sentezlenen kompozitlerde organik kısım yüzdesi artmaktadır. Bu yöntemde eksik dallanmalardan kaynaklanan yapısal bozukluklar meydana gelmektedir. Divergent yöntemi ile sentezlenen malzemeler convergent yöntemi ile sentezlenen homojen bir yapıya sahip olan malzemelere göre sudan atrazin uzaklaştırmada daha etkindir

Dendrimerler
Ayber Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
40
Master'sOpen AccessTR

Malatya ili killerinin fizikokimyasal özelliklerinin araştırılması ve analitik amaçlı uygulamaları.

Bu çalışmada, Malatya ilinin değişik yörelerinden MTA 6. Bölge Müdürlüğü'nce temin edilen kil örneklerinin X-ışınları difraksiyonu (XRD), Infrared spektroskopisi (IR) ve kimyasal analiz sonuçları ile mineral saptanmıştır. Mineral içeriği saptanan iki örnek (2 ve 3 nolu örnekler) H2SO4 ile kuru aktivasyona tabii tutularak aktivasyona uygun olup olmadıkları araştırılmıştır. Her iki örnekte montmorillonit ve illit karışımı kil minerallerini ihtiva etmekle beraber, 3 nolu örneğin bir miktar kalsit mineralide içerdiği tesbit edilmiştir. Aktivasyonda aktifleştirme parametresi olarak süzüntüye geçen Fe ve Mg derişimleri alınmıştır. Sonuçlar XRD, IR, katyon değiştirme kapasitesi (KDK) ve pH değerleri ile yorumlanmıştır. Bulunan sonuçlardan 2 nolu örneğin aktivasyona uygun olabileceği, 3 nolu örneğin ise kalsit minerali nedeni ile aktivasyona uygun olamdığı, ancak içerdiği kalsit çözündürüldükten sonra uygun olabileceği sonucuna varılmıştır. Yapılan analizler sonucu tüm örnekelrin ana mineral olarak montmorillonit ve illit minerallerini ihtiva ettiği bunun yanında ikincil mineral olarak kalsit, vermukulit, nontronit'i içerdiği saptanmıştır. Hekimhan ilçesinden temin edilen 3 örneğin ise (8, 9 ve 10 nolu örnekler) saf kaolinit minerali ihtişva ettiği saptanmıştır. Ayrıca kil örneklerinden biri HCL ile aktifleştirilerek (Adsit/Kil oranı 0,3 olan yaş aktivasyonla) ham ve aktif kilin kurşun Pb2+ adsorpsiyonu incelenmiştir. Bu analizlerde ham ve aktif kilin 2'şer gramlık 5 seti sırası ile 2, 4, 6, 8 ve 10 ppm'lik Pb çözeltilerinin 50 ml'si ile karıştırılmıştır. KArışımların pH ölçümleri alındıktan sonra 1 saat çalkalayıcıda tutulmuş ve Whatman No:41 filtre kağıdından süzülmüştür. Süzüntünün pH ölçümleri yanında değişebilir kaytonlardan Na, K, Ca ve Mg analizleri yapılmıştır. Buradan da değişebilir katyonlar için değişebilirlik sırası bulunmuştur. Bulunan bu değerlerin Pb derişimi ile değişimi ayrı ayrı incelenmiştir. Süzüntüde Pb analizi yapılmış ancak tesbit edilememiştir. Buradan süzüntü fazındaki tüm Pb'nin kil minerali tarafından adsorplandığı sonucuna varılmıştır.

Yunus Önal
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
1988
30
DoctorateOpen AccessTR

İmin ve amin grupları içeren aromatik bileşiklerin katalitik/oksidatif polimerizasyonla sentezi ve karakterizasyonu

Doktora tezi kapsamında yapılan çalışmalar üç aşamada gerçekleştirildi. İlk aşamada, 3,5-diaminobenzoik asit ve 4,4'-diaminobenzanilit'in sırasıyla 4-hidroksi benzaldehit, salisil aldehit, 2-hidroksi-1-naftaldehit ve vanilin ile Schiff bazları sentezlendi. Elde edilen Schiff bazlarının polimerleri, bazik sulu ortamda yükseltgeyici olarak NaOCl oksidantı varlığında oksidatif polikondenzasyon yöntemiyle sentezlendi. İkinci aşamada 3,5-diaminobenzoik asit ve 4,4'-diaminobenzanilit'in ayrı ayrı vanilin ve 4-hidroksi benzaldehit ile sentezlenen Schiff bazlarının polimerleri, katalitik oksidatif polikondenzasyon yöntemiyle sentezlendi. Son aşamada 2,5-diaminobenzen sülfonik asit, o-tolidin, 2,2'-ditiyodianilin, 4,4'-diamino-2,2'-bifenil sülfonik asit, 3,4-diaminobenzoik asit, 3,5-diaminobenzoik asit, 4,4'-diaminobenzanilit gibi aromatik halkada farklı fonksiyonel grupları içeren aminler, ilk aşamada söz edilen yöntem ile polimerleştirildi. Sentezlenen bu bileşiklerin, FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, ortalama mol kütlesi ve yüzey morfolojisi ile yapısal karakterizasyonu, UV-vis ve floresans ölçümleri ile optiksel, CV ile elekrokimyasal davranışları ve TG, DTA, DSC ölçümleri ile termal özellikleri incelendi. Bunların yanısıra sentezlenen Schiff bazı ve polimerlerin farklı organik çözücüler içerisindeki çözünme durumları incelendi.

Dilek Bahçeci
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Fosfor ve azot içeren güç tutuşur polimerlerin sentezi, karakterizasyonu, %100 pamuklu kumaşlara aplikasyonu ve yanma davranışlarının incelenmesi

Fosfor ve azot içeren vinil imidazole ve vinil fosforik asit monomerlerinin kopolimerizasyonu ile çözücü kullanmadan kütle polimerizasyon yöntemi sentezi ile gerçekleştirilmiştir. Kopolimerizasyon için gerekli olan reaksiyon koşullarını, başlatıcı ve monomer oranı ön denemeler ile belirlenmiştir. Kumaştaki tutuşma süresi göz önüne alınarak farklı miktarlarda güç tutuşur polimer içeren solüsyonlar hazırlanmıştır. Güç tutuşur polimerin kumaş üzerindeki maksimum kendini sönümleme etkinliğini saptamak için farklı sıcaklık, derişim ve fiksatör denemeleri yapılarak deney optimizasyonu belirlendi. Sentezlenen malzemenin kumaşa aplikasyonu için sıcak ve soğuk emdirme, plazma, çektirme ve merserizasyon işlemleri denenmiştir. En iyi sonuç 90 oC sıcaklıkta merserizasyon yöntemi ile elde edildi. Elde edilen polimerin yapı analizi için FT-IR ve 31P NMR analiz yöntemleri kullanıldı ve yeni bir madde sentezlendiği kanıtlandı. Sentezlenen güç tutuşur polimer ile işlem yapılmış Pamuklu kumaşların karakterizasyonları için SEM-EDX analizinden yararlanıldı. Elde edilen görüntülerde kumaş liflerinin kopmadığı görülmüştür. LOİ testinde de bu durum doğrulanmıştır. Böylelikle sentezlenen güç tutuşur polimerin tekstil materyallerindeki başarısı ortaya konulmuştur.

AzotFosforKumaşlar+5
Aslı Panduru
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

4-[4-((S)-sitronelliloksi)benzoiloksi]benzoik asid sıvı kristalinin termodinamik ve yüzey özelliklerinin ters gaz kromatografisi ile belirlenmesi

Bu çalışmada, ilk olarak ters gaz kromatografisi (TGK) metodu ile 35-220 °C sıcaklık aralığında n-butil asetat (nBAs), izobutil asetat (iBAs) ve ter-butil asetat (tBAs) izomerlerinin ve 35-190 °C sıcaklık aralığında ise n-butil alkol (nBAl), izobutil alkol (iBAl) ve ter-butil alkol (tBAl) izomerlerinin alıkonma davranışları 4-[4-((S)-sitronelliloksi) benzoiloksi]benzoik asit (SBBA) sıvı kristali üzerinde incelendi. Çalışılan sıcaklıklarda alkol ve asetat izomerleri için sıvı kristalin seçiciliği test edildi. İkinci olarak tridekan (TD), dodekan (DD), undekan (UD), dekan (D), nBAs, iBAs, klor benzen (KB) ve etil benzen (EB) için spesifik alıkonma hacim değerlerinden yararlanılarak 195-220 °C sıcaklık aralığında; Flory-Huggins teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri, hal denklemi teorisi sıvı kristal-çözücü etkileşim parametreleri, etkin değişim enerji parametreleri, çözücünün sonsuz seyreltiklikteki kısmi molar çözünme ısısı, çözücünün molar buharlaşma ısısı ve çözücünün kısmi molar sorpsiyon ısısı belirlenmiştir. Son olarak TGK tekniği ile 35-60 °C sıcaklık aralığında apolar çözüler; hekzan (Hk), heptan (Hp), oktan (O), nonan (N), dekan (D) ve polar çözücüler; dikloro metan (DKM), trikloro metan (TKM), tetrahidro furan (THF), etil asetat (EA) ve aseton (A) için adsorpsiyon termodinamik parametreleri, (serbest enerji, , entalpi, ve entropi, ), sıvı kristalin dağıtıcı yüzey enerjileri, , asit, ve baz sabitleri, , hesaplandı. Hesaplanan ve sabitlerine göre SBBA sıvı kristalinin yüzeyinin asidik yapıda olduğu bulunmuştur.

İsmail Erol
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Laktik asitin fizikokimyasal özelliklerinin belirlenmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİLAKTİK ASİDİN FİZİKOKİMYASALÖZELLİKLERİNİN BELİRLENMESİMete ASILDAĞÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİKİMYA ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Mehmet ERBİLYıl: 2006, Sayfa: 77Jüri: Prof. Dr. İlyas DEHRİDoç. Dr. A. Murat GİZİRBu çalışmada gıda sanayinde kullanılmak üzere, istenen özelliklere uygun birşekilde hazırlanması düşünülen laktik asit polimerinin çıkış maddesi laktik asitolduğu için, laktik asidin belirlediğimiz bazı fizikokimyasal özellikleri üzerinde önincelemeler yapılmıştır. Gıdaların birçoğu laktik asit içerir. Esas amaç bu türgıdaların bozulmadan çok uzun bir süre saklanabilmesi için muhafaza edildiklerimetal kapların iç yüzeylerinin ince bir film (kaplama) şeklinde oluşturulacak laktikasit polimeriyle kaplanmasıdır. Böylece besin ve metal yüzeyi arasındakietkileşmelerden doğan besinlerin bozunması engellenmiş olacaktır. Böylesine önemlibir işlevi görecek laktik asit polimerinin eldesi için bu çalışmada laktik asidin bazıfizikokimyasal özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Bu amaçla iletkenlik ve pHölçümleri yapılarak termodinamik değerler irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Laktik Asit, İletkenlik, Ka , pH, Polimer.I

Mete Asıldağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Hidroklorik asit içerisinde yumuşak çeliğin korozyonuna karşı inhibitör geliştirilmesi

Bu çalışmada, 3-Amino-5-methylisoxazole (3A5M), 5-Amino-3-methylisoxazole (5A3M)?nin 0,1 M HCl çözeltisi içindeki yumuşak çeliğin (MS), korozyonuna inhibisyon etkileri elektrokimyasal impedans spektroskopisi, akım-potansiyel eğrileri kullanılarak derişime ve farklı daldırma sürelerine bağlı olarak değişimi belirlenmiştir. Ayrıca maddelerin elektrot yüzeyindeki adsorpsiyon davranışlarının molekül yapısı ve fonksiyonel grupların konuma bağlılığı belirlenmiştir. 1,0 ×10?2 M 3A5M ve 5A3M içeren 0,1 M HCl çözeltilerinin yumuşak çelik elektrodun sıfır yük potansiyeli EIS yöntemiyle belirlenmiş. 1,0×10?2M 3A5M içeren 0,5 M HCl ve 0,1 M HCl çözeltilerindeki yumuşak çelik elektrotun 4 saatlik daldırma zamanından sonra çözelti derişiminin etkinliğe katkısını belirlemek için yüzey görüntüleri elde edilmiştir. Sonuçlar araştırılan inhibitör maddelerin yumuşak çeliğin yüzeyinde zamanla kaybolan koruyucu bir film tabakası oluşturduğunu ve orta derecede bir etkinlik sağladığını göstermiştir.

Emine Eker Akyıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Manyetik polimerik reçine ile sulu çözeltilerden remazol brilliant blue R (RBBR) adsorpsiyonu

Doğal ve sentetik boyalar gıda, ilaç, kozmetik, kağıt, deri, plastik ve tekstil ürünlerinin üretildiği pek çok endüstri alanında yaygın olarak kullanılmaktadır. Sentetik boyaların çoğu toksik, kanserojen ve mutajeniktir. Ayrıca biyolojik bozunmaya karşı direnç gösterirler ve çevrede uzun süre kalıcı olmaları nedeniyle, dünya çapında ciddi bir sorun haline gelen kirliliğe neden olurlar. Bu tezde manyetik polimerik reçine sentezlendi ve adsorpsiyon çalışmalarında adsorban olarak kullanıldı. Adsorbat olarak da Remazol Brilliant Blue R boyar maddesi kullanıldı. Manyetik reçine radikalik katılma polimerizasyonu, modifikasyon ve birlikte çöktürme yöntemleri kullanılarak hazırlandı. Reçine sentezinde maleik anhidrit (MA), glisidilmetakrilat (GMA) monomerleri, divinil benzen (DVB) çapraz bağlayıcı ve başlatıcı olarak da azobisizobütironitril (AIBN) kullanıldı. Reçine modifikasyonunda tetraetilen penta emin (TEPA), manyetikleştirme işleminde ise FeCl3.6H2O/FeCl2.4H2O kullanıldı. Sentezlenen reçine FTIR, SEM-EDX, TEM, TGA, VSM, BET teknikleri ile karakterize edildi ve ayrıca reçinenin yüzey pHpzc değeri belirlendi. Bazik karakterde olan manyetik reçinenin anyonik Remazol Brilliant Blue R (RBBR) boyasının sulu çözeltilerden gideriminde adsorban olarak kullanımı incelendi. Bu amaçla adsorpsiyona adsorban miktarı, pH, boya başlangıç derişimi, süre ve sıcaklık etkisi incelendi. RBBR boyasının geliştirilen manyetik reçineye adsorpsiyonunun Langmuir izotermine uygun olduğu belirlendi. Adsorpsiyon kinetiğik modelleri kullanılarak incelendiğinde deneysel verilerin yalancı ikinci derece kinetik modelle uyumlu olduğu görüldü. Termodinamik hesaplamalar sonucunda adsorpsiyon işleminin RBBR boyası için endotermik olarak gerçekleştiği belirlendi. Çalışmalar sonucunda geliştirilen manyetik polimerik reçinenin sulu çözeltilerden RBBR giderimi için etkin bir adsorban olduğu gözlendi.

AdsorpsiyonBoyar maddelerKinetik+4
Yusuf Vural
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dialdehit selüloz türevleri-polilaktik asit-polietilen glikol blendlerinin hazırlanması ve termal özelliklerinin incelenmesi

Biyokompozitler, günümüzün en çok tercih edilen malzeme çeşitlerinden biridir. Farklı tür biyobozunur malzemelerin bir araya getirilerek elde edilmesi ile oluşan biyokompozit malzemeler özellikle cerrahi alanda sıkça kullanılmaktadır. Biyobozunur polimerlerden elde edilen biyokompozitler, vücuda yerleştirildikten sonra zaman içerisinde vücutta herhangi bir yapay kalıntı bırakmamaktadır. Bu sebeple, cerrahi uygulamalarda biyokompozit polimerler kullanılır ve ikinci bir operasyona gerek kalmadan vücuttan kompozit malzemenin uzaklaştırılması sağlanmış olur. Bu çalışmada, doğada en fazla bulunan yenilenebilir biyopolimerlerden biri olan selülozdan yola çıkılarak elde edilen 2,3-dialdehit selülozun poli(laktik) asit ve polietilen glikol ile DMF çözücü ortamında blendleşmesi sağlanarak üstün özelliklere sahip biyouyumlu kompozit malzeme elde edilmesi amaçlanmıştır. Elde edilen biyokompozitler, kızılötesi spektrozkopi tekniği ve termal analiz teknikleri ile karakterize edilmiştir.

Ümmügülsüm Seziş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

99mTc ile işaretli bleomycin ve bleomycin-glukuronid'in radyofarmasötik potansiyelinin incelenmesi

Bleomycin (BLM) 1962 yılında Japon bilim adamı Dr. Hamao UMEZAWA tarafından Streptomyces verticullus kültür ortamından izole edilen bir glikopeptid antibiyotiğidir. Sitotoksik ve anti-kanserojen özelliklerinden dolayı, BLM DNA'da tek ya da çift sarmal yapıda kırılmalara sebep olur. Klinik olarak kullanılan BLM A2 ( ~60%), B2 ( ~30%) ve DM ( ~5%) olmak üzere üç farklı izomere sahiptir. BLM'nin 131I, 67Ga,111In ve 99mTc gibi metallerle kompleksler oluşturduğu bilinmektedir. Bunlardan bazıları radyoiz deneylerinde ve devamında klinik görüntüleme çalışmalarında görüldüğü gibi tümörde birikim özelliği gösterirler. Buna ilaveten, kullanılan izotopların hedefe yönelik tedavide, yararlı olabileceği umulmaktadır. BLM akciğer kanseri, lenfoma, karsinoma, testis, baş-boyun kanseri ve diğer tümörlerin tedavisinde bir anti-tümör ajanı olarak kullanılmaktadır.Optimal enerjili gama ışını emisyonu, uygun yarı ömrü 6 saat ve 99Mo/ 99mTc jeneratör sisteminden rahat sağlanması nedeniyle, 99mTc tanısal nükleer tıpta dış görüntülemede en çok tercih edilen radyonükliddir. Bunun yanında, Tc uygun ilaçlara bağlanarak kullanılır. 99mTc'in uygun görüntüleme özellikleri nedeniyle, BLM gibi sitotoksik ilaçlar 99mTc ile birleşirse, kanser görüntülemede iyi bir radyofarmasötik elde edilir.Bu çalışmanın amacı, BLM ve BLM'nin bir glukuronid türevi olan BLMG'i 99mTc ile işaretlemek ve yüksek basınç sıvı kromatografisi (HPLC), ince tabaka radyokromatografisi (TLRC) gibi radyokimyasal metotlar, biyodağılım ve görüntüleme çalışmalarıyla, bu radyoişaretli bileşiklerin radyofarmasötik potansiyelini incelemektir.İlk olarak, BLMG mikrozomal preparasyon ile, UDP-glukuronik asit ve sıçan karaciğerinden izole edilen UDP-glukuroniltransferaz enzimi kullanılarak enzimatik olarak sentezlenmiştir. BLMG HPLC metodu kullanılarak saflaştırıdıktan sonra BLM ve BLMG 99mTc ile işaretlenmiştir. Kalite kontrol çalışmaları TLRC tekniği kullanılarak yapılmıştır. Daha sonra, radyoişaretli bileşikler için en uygun çözelti veya çözelti sistemleri saptanmıştır. BLMG için en uygun çözelti deterjanlı çözelti, BLM için ise asit-sitrat-dekstroz çözeltisi olarak belirlenmiştir. Son olarak, 99mTc-BLM ve 99mTc-BLMG çözeltileri hazırlanmış ve radyoişaretleme verimleri her ikisi için %99'dan büyük olarak bulunmuştur.İkinci olarak, stabilite çalışmaları yapılmıştır. Komplekslerin stabiliteleri insan kan serumu kullanılarak belirlenmiştir. Stabilite çalışmaları sonunda, radyoişaretli bileşiklerin ikisinin de 3 saat süresince kan serumunda kararlı kaldığı tespit edilmiştir.Üçüncü olarak, oda sıcaklığında hidrofobik parametre olarak kullanılan n-oktanol/su oranı olan partisyon katsayısı ?LogP? ölçülmüştür. Bu ölçümler neticesinde BLM ve BLMG'in deneysel olarak bulunan LogP değerleriyle teorik değerleri arasında fizikokimyasal olarak anlamlı korelasyonlar saptanmıştır.Çalışmanın son aşamasında, sintigrafi ve biyodağılım çalışmaları sıçan ve tavşan gibi deney hayvanları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Hedef organların her birinin radyoaktivitesi Cd(Te) kuyu tipi gama sayacı kullanılarak gram doku başına düşen aktivite olarak (% ID/g) ölçülmüştür. BLM'ye ilişkin en yüksek tutulum karaciğer, dalak ve omuilikde BLMG'e ilişkin en yüksek tutulum ise akciğer, karaciğer, böbrek, kalın barsak ve omurilikde gerçekleşmiştir. Bütün bunlara ilave olarak, biyodağılım çalışmalarının tüm deneysel verileri SPSS 13 istatistiksel yazılım programı ile değerlendirilmiştir.

Feray Koçan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Kalkon esaslı fotoduyarlı polimerlerin sentezi, elektriksel ve fotokromik davranışlarının incelenmesi

Bu çalışmada önce, hidroksil grubu taşıyan kalkon bileşikleri klorasetilklorür ile modifiye edildikten sonra sodyum metakrilat ile bir seri metakrilat monomerleri hazırlandı. Sentezlenen monomerlerin serbest radikal polimerizasyon tekniği ile önce homopolimerleri sonra ticari bir monomer olan benzil metakrilat ile kopolimeri sentezlendi. Ticari olarak satın alınan Spiropiran türeviyle metakriloil klorür reaksiyonu ile yeni bir monomer elde edildi. Elde edilen bu monomer ile kalkon içerikli bir monomer kullanılarak kopolimeri hazırlandı. Sentezlenen polimerlerin yapı karakterizasyonunda ağırlıklı olarak FT-IR, 1H ve 13C-NMR teknikleri kullanıldı. Polimerlerin termal davranışları DSC ve TGA ile incelendi ve sonuçlar birbiriyle karşılaştırıldı. Sentezlenen polimerlerin taşıdığı polar fonksiyonel grupların bazı dielektrik davranışlarına olan katkısı frekansa bağlı olarak impedans analizörle incelendi. Farklı ısıtma hızlarındaki bozunma eğrilerinden yararlanılarak polimerlerin Flyn-Wall-Ozawa metoduna göre termal bozunmasına yönelik aktivasyon enerjileri hesaplandı. Kalkon içeren polimerlerin fotokimyasal davranışları 300 nm üzerindeki dalga boylarında araştırıldı ve foto-siklokatılmalarına yönelik çalışmalar UV teknikleri ile karakterize edildi. Kalkon esaslı polimerlerin fotokromik davranış gösteren spiropiran boyar maddesiyle %10 ve %20'lik kompozitleri hazırlandı ve çözelti ortamında fotokromik davranışları UV ile incelendi.

Taner Çelik
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
10
Master'sOpen AccessTR

Kopolimer/karbon nanotüp kompozitlerinin sentezi, karakterizasyonu ve dielektrik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada çok duvarlı karbon nanotübe (MWNT) polimer aşılaması, yüzeye aşılama (grafting to) yöntemiyle yapıldı. Bu çalışmayı gerçekleştirebilmek amacıyla ilk olarak 2- hidroksietil metakrilat(HEMA) ile stirenin, metil metakrilatın ve etil metakrilatın %1, %5, %10 oranlarında HEMA içeren kopolimerleri AIBN başlatıcısı kullanılarak serbest radikalik polimerizasyon reaksiyonuyla sentezlendi. Çalışmanın ikinci aşamasında HNO3/H2SO4 yükseltgen asitlerle reaksiyona sokularak çok duvarlı karbon nanotüp üzerinde –COOH grubu meydana getirildi. Daha sonra MWNT-COOH ile fonksiyonelleşen karbon nanotüp tiyonil klorür ile (SOCl2) reaksiyona sokularak açilklorür türevine dönüştürüldü. MWNT-COCl ile farklı yüzdelerde sentezlenen poli(HEMA-ko-St), poli (HEMA-ko-MMA) ve poli(HEMA-ko-EMA) ile nanokompozitleri hazırlandı. Sentezlenen yapılar FT-IR, 1H-NMR ile karakterize edildi. Nanokompozitlerin DSC ve TGA eğrileri alınarak yapıların termal davranışları incelendi. Yapıların morfolojisini incelemek amacıyla SEM görüntüleri kullanıldı. Nanokompozitlerin elektriksel özellikleri frekansa bağlı olarak incelendi. Numunelerin farklı frekanslarda dielektrik kayıp faktörü, dielektrik sabitleri, iletkenlikleri ve iletkenliklerinin logaritması gibi dielektrik parametreleri ölçüldü.

İlknur Yırtar Düşükcan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fotoduyarlı ve biyobozunabilir yan gruplu kopolimer sentezi, fotokimyasal ve dielektrik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada ilk olarak 3-Hidroksibenzaldehid, 4-(2-Hidroksietoksi)Benzaldehid maddeleri 4-Asetil piridin ile iki farklı kalkonu sentezlendi. Daha sonra hidroksil grubu içeren bu kalkonlar metakriloil klorür ile açillenerek farklı fonksiyonel guplar içeren hidroksil yan guplu metakrilat monomerleri sentezlendi. Sentezlenen monomerler 2-Hidroksi propil metakrilat ile serbest radikalik polimerizasyon tekniği ile polimerleştirildi. Sentezlenen bu iki çeşit polimer 3,6-Dimetil-1,4-dioksan-2,5-dione (Laktit) ile halka açılma polimerizasyonu ile graflaştırıldı. Sentezlenen kalkon, monomer ve kopolimerlerin yapı karakterizasyonunda FT-IR, 1H-NMR ve 13C-APT teknikleri kullanıldı. Kopolimerlerin termal davranışları DSC ve TGA ile incelendi. Sentezlenen kopolimerlerin fotokimyasal davranışları ve polimerlerin dielektrik özellikleri incelendi. 3-Hidroksibenzaldehit ve asetil piridinden sentezlenen kalkonun metakrilat monomeriyle 2-hidroksipropil metakrilat kopolimeri λmax =250 nm civarında absorpsiyon gösterdi ve UV ışıkla ışınlamayla λmax =290 nm civarına kaydı. Bu kopolimer 82 oC civarında Tg sıcaklığı gösterdi. Dielektrik sabiti oda sıcaklığında 700 Hz´e kadar hızlı, 700-1260 Hz arasında oldukça yavaş ve 120-5000 Hz arasında sabit kaldı. Ac iletkenliği sıcaklıkla arttı ve Tg sıcaklığı civarında hızlı arttı. Polilaktit bağlanan polimerin termal kararlılığı düştü parçalanması hızlandı. 4-(2-Hidroksietoksi)benzaldehit ve asetil piridinden sentezlenen kalkonun metakrilat monomeriyle 2-hidroksipropil metakrilat kopolimeri λmax =255 nm civarında absorpsiyon gösterdi ve UV ışıkla ışınlamayla λmax =354 nm civarında iki tane band gösterdi. UV ışınlamayla bu bandların absorbansı azalırken 280 nm civarında yeni bir band oluştu. Bu kopolimer 78 oC civarında Tg sıcaklığı gösterdi. Dielektrik sabiti oda sıcaklığında 700 Hz´e kadar hızlı bir düşüş gösterdi ve sonra sabit kaldı. Ac iletkenliği sıcaklıkla arttı. Polilaktit bağlanan polimerin termal kararlılığı düştü parçalanma hızlandı.

Ela Nur Aygün
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı fenolik maddelerin silikajel üzerinde oluşturulacak polimerlerle baskılanması ve polimerlerin karakterizasyonu

Bu çalışmada aktifleştirilen silikajelin -OH uçları viniltrimetoksisilan ile modifiye edilerek vinil grupları bağlandı. Elde edilen ürün 2-(dietilamino)etil akrilat monomeri, etilenglikol dimetakrilat çapraz bağlayıcısı ile 2,4-dinitrofenolün varlığında ve yokluğunda serbest radikalik polimerizasyon yöntemi ile ayrı ayrı 65 oC de polimerleştirildi. Baskılanmış kopolimer içindeki 2,4-dinitrofenol soksile ile ekstarkte edildi. Baskılanmış ve baskılanmamış kopolimerler üzerinde farklı sıcaklıklarda 2,4-dinitrofenolün adsorpsiyonu çalışıldı. Aynı işlemler -naftolftalein için de tekrar edildi. Aktifleştirilen silika jelin yüzeyi aminopropiltrietoksisilan(APTES) ile de modifiye edildi. APTES ile modifiye edilen silikajelin yüzeyindeki amin ucu bromoizobütiroilbromür ile açillendi ve açilleme ürünü atom transfer radikal polimerizasyonunuda (ATRP) başlatıcı olarak kullanıldı. Bu aşamada hazırlanan ATRP başlatıcısı, 2-(dietilamino)etil akrilat monomeri, etilenglikol dimetakrilat çapraz bağlayıcı, CuBr ve bipridin ligandı ile asetonitril içinde 2,4-dinitrofenolün varlığında ve yokluğunda 110 oC de ayrı ayrı polimerleştirildi. Elde edilen polimerin yapısında bulunan bipridin-CuBr kompleksi asitli etil alkol ile karıştırılarak uzaklaştırıldı. Sonra soksilede etil akol çözeltisi kullanılarak küçük moleküller ve kalan ATRP katalizörü uzaklaştırıldı. Baskılanmış ve baskılanmamış kopolimerler üzerinde farklı sıcaklıklarda 2,4-dinitro fenol ile adsorpsiyon çalışması yapıldı. Aynı işlemler -naftolftalein ile de tekrar edildi. Elde edilen polimerlerin tamamı FT-IR spektrumları ile karakterize edildi. Anahtar kelimeler: Silikajel, viniltrimetoksisilan, 2,4-dinitrofenol, α-naftolftalein, APTES, bromoizobütiroilbromür, 2-(dietilamino)etil akrilat, etilenglikol dimetakrilat, ATRP, adsorpsiyon.

Nilüfer Gündoğdu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Poli(Etilmetakrilat) içerikli makromonomer sentezi, stiren ile tarak kopolimer hazırlanması ve karakterizasyonu

Bu çalışmada önce etil-4-kloroasetoasetat?ın rezorsinol ile reaksiyonundan 4-klormetil-2-oxo-7-hidroksi-2H-klormen-2-one (KMHK) sentezlendi. Daha sonra atom transfer radikal polimerizasyon (ATRP) metodu ile 4-klormetil-2-Oxo-7-hidroksi-2H-klormen-2-one kumarin başlatıcısı (KMHK) kullanılarak etilmetakrilat ile kumarin uç gruplu poli(EMA) hazırlandı. Hidroksil grubu taşıyan kumarin uç gruplu etilmetakrilatın metakriloilklorür ile reaksiyonundan makromonomer (KMEMA) sentezlendi. Elde edilen KMEMA makromonomeri serbest radikal polimerizasyon (SRP) yöntemiyle stiren ile etkileştirilerek farklı bileşimli tarak polimerleri poli(KMEMA-comb-St)] sentezlendi. Elde edilen tarak polimerlerin karekterizasyonu FT-IR ve 1H-NMR teknikleri ile yapıldı. Termal davranışları TGA, camsı geçiş sıcaklıkları DSC ile ölçüldü. Ortalama molekül ağırlıkları ve heterojenlik indisleri GPC ile tayin edildi. Ubbelohde viskozimetresi kullanılarak intrisink viskoziteleri tayin edildi. Farklı ısıtma hızlarındaki bozunma eğrilerinden, Flayn-wall ozawa metoduna göre poli(KMEMA-comb-St) tarak polimerinin termal bozunmaya yönelik aktivasyon enerjileri hesaplandı. Ayrıca frekans ve sıcaklığın bir fonksiyonu olarak poli(KMEMA-comb-St) tarak polimerinin dielektrik davranışları incelendi. Anahtar kelimler: Makromonomer, tarak polimerler, ATRP, dielektriksel özellik

Süleyman Saraç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Flavonoidlerin yapıları ve onların fizikokimyasal özellikleri

Bu çalışmada birçok biyolojik özelliği ve geniş kullanım alanına sahip flavonid ve flavonid türevleri araştırılmıştır. Ayrıca bu yapıların tıbbi yönden etkilerine değinilmiş olup ne tür bitkilerden elde edildiklerine yer verilmiştir.Diğer bir yandan bilim insanlarının bu bileşiklere neden önem verdiği ve geçmişten günümüze ne kadar çeşidin tespit edildiğinden bahsedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Flavon, Flavan, Flavonon.

Flavonoidler
Hüseyin Şafak Erçebi
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

1.4,7,1 Q-Tetraoksasiklododekan ' ın OHO'lu OrtamdaK+ ve Na+ iyonlarıyla Oluşturduğu Kompleksierin Birleşme Sabitlerinin13C Oipol-Oipol Rölaksasyon Zamanı Ölçümleri ile Saptanması

Çözeltideki,iyon çiftleri tarafından oluşturulan komplekslerin ve bunlar ile dengede bulunan,termodinamik olarak varlıkları saptanan iyon kümelerinin nicel ve nitel olarak özellikleri de~işik yöntemlerle incelenmiştir. Bu çalışmamızda,l,4,7 , lO-tetraoksasiklododekan ' ın DHO ortamında Nt' ve K+ iyonlarıyla kompleksleşme sabitleri 13CdiPOl-dipol rölaksasyon sürelerinin ölçümü ile saptanmıştır . DENKLEM: Halkalı eter + Katyon •• ==~ Kompleks katyon + Q Kompleks kararlılı~ı çözeltinin T~,de~eri , serbest molektil lerin Tıo,de~erleri ve kompleksleşmiş iyonların molar oranları p,nin ifade edildi~i l/Ka 'Co+ 2-1/p+p denklemi 1 :1 kompleks stokiyometrisi için, 1/2Ka 'Co+ 3/2- l/2p +p denklemi ise 1:2 kompleks stokiyometrisi için Ka birleşme sabitlerinin denel olarak bulunmasında kullanıldı. Bu nedenle p+l/p yada l/2p+p denel verileri, I/Co katyon konsantrasyonunun tersine karşı çizgeye geçirildi ve aşa~ıdaki sonuçlar elde edildi.çlZELGE Kompleks.Tuz Ligand konst. K" K~ Sıcaklık a a KI 2 . 0 mol/L 2 . 060 400 C KI 1.0 " ı. 08ı ll . 338 400 C KI 1.0 " 0.874 8 . 606 300C Nal 2.0 " 2.398 400C Nal 1.0 " 0.790 400C Çalışmamızda elde edilen sonuçlar iyon çiftleri kuramı yönünden il~inç olup çözeltide makrohalkalı eterlerin kompleksleşmiş iyon çiftleri yapısında oıdu~ıınıı ancak kompleks stokiyometrisinin bu özelliği ortaya koyduğu açıkça görülmüştür . Diğer taraftan oldukça düşük enerji değişikliklerini gerektiren bu dengelerin çözeltilerde incelenmesine olanak verdiğinden yöntemimizin yeterli oldu~u görülmektedir.

Mehmet Kadir Yurdakoç
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
1984
00
Master'sOpen AccessTR

Aktif karbonla sulu çözeltiden bazı ağır metallerin adsorbsiyon kinetiği ile izotermlerinin incelenmesi ve diğer bazı adsorblayıcılarla yüzde adsorbsiyon sonuçlarının karşılaştırılması

ÖZET Bu çalışmada, sulu çözeltiden bazı ağır metallerin (MnS04.H20, FeS04.7H20, NİSO4.7H2O ve CuS04.5H20) çeşitli adsorplayıcılarla uzaklaştırılması incelendi. M- 2514, chitosan ve agar adsorplayıcılar olarak kullanıldı. M-2514 ile ağır metallerin denge temas süreleri sırasıyla 4 gün, 2 gün, 2 gün ve 1.5 gün ve adsorpsiyon hız sabitleri sırasıyla 0.0017 s"1, 0.0209 s"1, 0.0308 s"1 ve 0.0395 s"1 olarak bulundu. Bu ağır metallerin adsorpsiyon izotermlerinin Freundlich adsorpsiyon izotermine uydukları görüldü. Freundlich den Meminin k sabitleri sırasıyla 0.0574, 0.9052, 0.5256 ve 2.3940 ve n sabitleri sırasıyla 1.3393, 1.3934, 2.2573 ve 2.5786 olarak bulundu. Ayrıca, M-2514, chitosan ve agar ağır metallerin yüzde uzaklaştırılma verimlerine göre karşılaştırıldı. 24 saat ve 200 ppm sırasıyla her bir ağır metal iyonunun temas süresi ve başlangıç konsantrasyonu olarak seçildi. Bu karşılaştırmada aşağıdaki sıra elde edildi; mangan için agar > aktif karbon > chitosan, demir için chitosan > aktif karbon > agar, nikel için chitosan > aktif karbon > agar ve bakır için chitosan > aktif karbon > agar.

AdsorpsiyonAktif karbonAğır metaller+1
İlhan Uzun
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
DoctorateOpen AccessTR

Sudan Red B'nin surfaktant çözeltilerinde çözünürleştirilmesi ve çözünürleştirme üzerine bazı elektrolitlerin etkisi

ÖZET Surf aktantlarm sudaki çözeltilerinin karakteristlik ö- zelliklerinin başında suda çözünmeyen boyalar, alkanlar, al koller gibi organik maddeleri çözünürleştirmeleri gelir. Bu çalışmada suda çözünmeyen bir boya olan Sudan Red B 'nin çe şitli surf aktantlarm 'sulu çözeltilerinde çözünürleştirilmesi incelenmiş ve bu çözünürleştirme üzerine NaCl, NaBr, Na2SCU ve NaSCN gibi elektrolitlerin etkisi araştırılmıştır. Surfak- tantın karbon sayısı arttıkça mol başına çözünürleştirilen boya miktarının arttığı, ancak çözünürleştirilen boya mikta rının surfaktant molekülündeki hidrokarbon zincir uzunluğuy la orantılı olmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca çözeltiye ila ve edilen elektrolitlerin çözünürleştirmeyi arttırdığı göz lenmiştir. NaCıo ve NaCi2 için hesaplanan çözünürleştirme güçleri karşılaştırıldığında sodyum laurat'ın Sudan Red B ' yi çözü nürleştirme gücünün sodyum kaprat'm çözünürleştirme gücünden daha büyük olduğu bulunmuştur. 01uşturulan( NaC8 + NaCıo ), ( NaC8 + NaCı2 ) ve (NaCıo + NaCi2) gibi karışık surf aktantlarm çözünürleştirme gücünün sistemdeki surfaktantlarm cinsine, karbon zincirinin uzunlu ğuna ve ayrıca çözünürleştirilen boyanın strüktürüne bağlı olduğu bulunmuştur.

ElektrolitlerYüzey aktif maddeleriÇözünürlük
Halide Akbaş
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

İndolin ve benzotiyadiazol esaslı boyaların güneş hücrelerinde kullanımlarının incelenmesi

Gratzel ve grubu tarafından 1991 yılında keşfedilen, çevre dostu, ucuz, üstün molar absorptivitesi olan, yüksek dönüşüm verimliliğine sahip boya duyarlı güneş pilleri (BDGH' ler), fotovoltaik alan için umut verici bir alternatiftir. BDGH' ler beş ana bileşenden oluşur: (i) iletken bir cam substrat, (ii) TiO2 gibi bir yarı iletken, (iii) hassaslaştırıcı boya, (iv) platinleştirilmiş bir karşı elektrot ve (v) redoks çifti içeren bir elektrolit. Bahsedilen bileşenlerin kombinasyonu, bu güneş pillerinin performansını önemli ölçüde etkiler. Hassaslaştırıcı boyanın adsorbe edildiği yarı iletken TiO2 filmi, güneş ışığı altında uyarılan elektronların taşınması için bir yol görevi görür. Ayrıca boya adsorpsiyonu, ışık saçılımı ve elektron taşıma özelliklerinde etkili olan TiO2 filminin morfolojisi ve yapısı, güneş ışığının elektrik enerjisine dönüşüm verimi için oldukça önemlidir. Fotoanot için solvent ve daldırma süresi de BDGH' lerin fotovoltaik performansını etkileyen önemli faktörlerdir. Ortak duyarlılaştırma (co-sensitization) yaklaşımı, BDGH' lerde hasat elde etmek için oldukça tercih edilen başka bir yöntemdir. Bu yaklaşım, her bir hassaslaştırıcının dar spektral aralığının sınırlandırılmasının üstesinden gelerek BDGH' nin spektral absorpsiyon aralığını geliştirir, böylece güneş pillerinin ışık toplama etkinliğini arttırır. Benzotiadiazol (RK1) ve indolin (D205) dahil olmak üzere metal içermeyen boyalara dayalı boya duyarlı güneş pillerinin (BDGH' ler) üretimi, TiO2 bileşimi, çözücü tipi, duyarlılaştırma süresi, yardımcı adsorban kullanımı ve ortak duyarlılaştırma açısından optimize edildi. Metanol ve tetrahidrofuranın, sırasıyla RK1 ve D205' e dayalı BDGH' leri imal etmek için en uygun çözücüler olduğu bulundu. Optimize edilmiş koşullar altında, saydam/şeffaf ve saçılan TiO2 fotoanot karışımından yapılan D205 tabanlı BDGH, %5,76 'lık bir güç dönüşüm verimliliği (PCE) sergilerken, şeffaf/saçılan TiO2' ye sahip RK1 tabanlı BDGH, %8,43' lük bir PCE elde edildi. Her boya için farklı fotoanot bileşimlerinin kullanılması, bu boyaların boyut veya geometrisindeki farklılık ile açıklanabilir. BDGH' lerin performansını iyileştirmek için kademeli bir ortak duyarlılaştırma stratejisi uygulandı. İki boyaya dayalı ortak duyarlılaştırılmış güneş pili, 360-670 nm aralığında pankromatik bir spektral tepki gösterir ve RK1 ile duyarlılaştırılmış güneş pillerinden daha üstün olan %9,30' luk bir genel PCE gösterdi.

BenzotiyadiazolFotoelektrokimyasal pillerFotovoltaik enerji+4
Dilzar Yılan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Polimer destekli terpiridin-PD katalizörlerinin sentezi, karakterizasyonu, heck ve suzuki reaksiyonlarında kullanımı

Terpiridin bileşilleri yüksek metal koordinasyon affinitesi açısından supramoleküler kimyada oldukça önemli bir yere sahiptir. Özellikle metalosupramoleküler bileşiklerin eldesinde, kendi kendini onaran yapıların üretiminde ve optoelektronik uygulamalarda yaygın olarak kullanılmaktadırlar. Günümüzde her geçen gün farklı terpiridin bileşikleri yapısal olarak sentezlenmekte ve farklı uygulamalarda kullanılmaktadır. Özellikle farklı dış uyarıcılar etkisinde fiziksel özellikleri değişen akıllı malzemelerin sentezi bu alanda önem arz etmektedir. Dış uyarıcı olarak akıllı malzemelerde ısı, ışık, pH, farklı kimyasal etkiler ya da basınç değişimleri yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak terpiridin komplekslerinde genellikle elektriksel etkiler ve kimyasal uyaranlar supramoleküler yapıyı değiştirmektedir. Özellikle bu elektriksel voltaj değişimlerinin kullanılması ile akıllı polimerik yapılar farklı renk ve özellikler ortaya çıkaracak şekilde hazırlanmışlardır. Terpiridin temelli metal koordinasyon yapılarının modern teknolojideki diğer bir önemli uygulama alanı ise katalitik reaksiyonlardır. Özellikle terpiridin Ru, Rh ve Pd koordinasyon bileşikleri pek çok organik reaksiyonda etkin katalizörler olarak kullanılmaktadır. Ancak literatürde polimer destekli katalitik yapılara yönelik çalışmalar oldukça kısıtlıdır. Bu çalışma kapsamında polimerik yapı üzerinde bulunan terpiridin ünitelerinin Pd koordinasyon bileşikleri hazırlanacaktır ve hazırlanan bu yapıların katalitik etkinlikleri belirlenecektir. Bu çalışma kapsamında pendant terpiridin grupları bulunduran polimerik yapılar hazırlandı. Hazırlanan bu yapılara Pd iyonu koordine edildi ve saflaştırıldı. Elde edilen yapılar FTIR, NMR gibi teknikler ile karakterize edildi. Elde edilen yapıların metal iyonlarına etkinliği UV spektroskopisi ile belirlendi. Gerekli karakterizasyonları yapılan polimer destekli terpiridin Pd komplekslerinin Suzuki, Heck gibi katalitik reaksiyonlarda etkinliği belirlendi. Tez kapsamında çalışmalar beş adımda gerçekleştirildi. Bunlar terpiridin üniteleri taşıyan; lineer polimerlerin sentezi, kopolimerlerin sentezi, çapraz bağlı polimerlerin sentezi, hibrit malzemelerin sentezi ve elde edilen bu terpiridin fonksiyonel polimerik yapıların Pd ile koordinasyonu başarı ile gerçekleştirildi.

KatalizörlerPolimerlerTerpiridin
İmren Özcan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
20
Master'sOpen AccessEN

Polifluorene-g-poli(etilenglikol) ve çok duvarlı karbon nanotüp yapısına dayalı yeni etanol biyosensensör geliştirilmesi

In this thesis study, a novel amperometric biosensor containing a conjugated polymer and a multiwalled carbon nanotube was developed for ethanol detection. Conjugated polymers have gained interest in biosensing and biomedical applications recently. Their ability to increase the effective surface area and adjustable surface morphology make them convenient candidates for suitable enzyme immobilization. The conjugated polymer poly(ethylene glycol) is soluble in both water and organic solvents. Besides, it interacts with the enzymes readily due to its hydrophilic nature. In this thesis, poly(ethylene glycol) with fluorene functionality was synthesized via a one-step procedure. The construction of biosensor was achieved through the modification of graphite electrode with synthesized conjugated polymer in addition to carbon nanotubes. Carbon nanotubes were used as supporting materials due to their fast electron transfer and electrochemical stability. Surface characterization and electrochemical characterization of the biosensor was performed using scanning electron microscopy and cyclic voltammetry, respectively. Combination of conjugated polymer and multiwalled carbon nanotubes improved the performance of biosensor and showed high sensing ability compare to similar control biosensor (without PF-g-PEG or MWCNT). Alcohol oxidase enzyme (AOx) was immobilized on the modified electrode surface and several parameters effecting the performance of modified biosensor were optimized. The optimized biosensor exhibited good analytical parameters such as low limit of detection and high sensitivity. Linear range of proposed biosensor was between 0.0085-5.95 mM with detection limit of 0.11 mM and sensitivity value of 7.99 µAmM-1cm-2. Finally, to show the applicability of proposed biosensor, the biosensor was tested for different alcoholic beverages for ethanol analysis.

Alcohol oxidaseAmperometryBiosensors+4
Sıddıka Aybüke Deniz
Middle East Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fe3O4/grafen oksit nanokompoziti ile metilen mavisinin fotokatalitik giderimi

Canlılığın devamı için temiz su kaynaklarına ihtiyacımız vardır. Hızlı sanayileşme ve nüfus artışı sonucu temiz su kaynakları hızla kirlenmektedir. Özellikle, tekstil ve boya endüstrilerinin hızlı büyümesi sonucu açığa çıkan boya atıkları yer altı su kaynaklarını kirletebilir. Ayrıca, insan yaşamı için pek çok toksik ve zararlı etkiye neden olabilir. Bu kirliliğin giderimi için basit, ucuz, çevre dostu, hızlı ve tekrarlanabilir bir yöntem olan fotokatalitik degredasyondan yararlandık. Bu yöntem UV-C ışığı kullanılarak yarı iletkenin aktif hale getirilip ortamdaki zararlı maddelerin parçalanarak CO2 ve H2O dönüşmesini içerir. Bu çalışmada; Bir organik kirletici modeli olarak Metilen Mavisinin (MB) fotokatalitik degradasyonu, demir oksit/grafen oksit (Fe3O4/GO) nanokompoziti kullanılarak UV ışık altında deneysel olarak incelenmiştir. MB fotodegredasyonu üzerine Fe3O4/GO nanokompozit konsantrasyonu, MB konsantrasyonu, tuz konsantrasyonu, UV ışık (UV-A, UV-B, UV-C), pH ve zaman etkisi araştırılmıştır. En yüksek enerjiye sahip olan UV-C ışığı için fotokatalitik giderimin fazla olduğu belirlendi. Kompozit konsantrasyonu arttıkça fotokatalitik giderimin arttığı, MB boya kirliliği konsantrasyonu arttıkça fotokatalitik giderimin azaldığı görüldü. Ayrıca en iyi kirlilik gideriminin pH=11'de olduğu ve tuz etkisi incelendiğinde fotokatalitik aktiviteyi en çok artıran tuzun NaHCO3 tuzu olduğu gözlendi. Sonuç olarak Fe3O4/GO nanokompozitinin iyi katalitik aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Böylece çalışma çevresel problemlere yeni bir çözüm sunar.

Tuba Ezgi Güney
Atatürk University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00