Çankırı Karatekin Üniversitesi
Institute

Institute of Graduate Studies in Science

Çankırı Karatekin Üniversitesi

1,752

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Serotoninin elektrokimyasal tayinine yönelik tek kullanımlık sensör geliştirilmesi

Tez çalışması kapsamında elektrokimyasal 5-HT sensörü geliştirmek için ilk olarak farklı materyaller ile yüzey baskılı karbon elektrotlar (SPCE) üzerine 5 farklı modifikasyon işlemi yapılmıştır. 5-HT'nin elektrokimyasal tayinine en uygun formülasyon ve materyallerin çinko oksit nanorod (ZnONR), polimetilen mavisi (PMB) ve altın nanoparçacıklar (AuNP) olduğu belirlenmiştir. 5-HT sensörünün hazırlanması için, ilk olarak SPCE'lerin yüzeyine amperometrik yöntemle çinko oksit nanorodlar modifiye edilmiştir. Ardından SPCE/ZnONR elektrotları üzerinde MB'nin elektropolimerizasyonu yeşil kimyaya uygun derin ötektik çözücü (DES) olan etilen glikol:kolin klorür (1:1) içerisinde gerçekleştirilmiştir. Son olarak SPCE/ZnONR/PMBDES elektrotları üzerinde elektrodepozisyon yöntemi ile AuNP kaplanmıştır. 5-HT'nin elektrokimyasal tayininde deneysel koşulların optimizasyonu için PMB'nin döngü sayısı, tampon çözeltinin pH'sı, diferansiyel puls voltametri tekniğinde biriktirme süresi çalışmaları yapılmış ve sırasıyla 30 döngü, pH 7,4 ve 150 sn olarak bulunmuştur. Elektrokimyasal 5-HT sensörünün optimum şartlarda analitiksel karakterizasyonları yapılmıştır. Duyarlık, doğrusal aralık, tespit limiti ve tayin sınırı sırasıyla 0,8976 µA/µM, 0,1 µM – 25 µM, 1,91 nM ve 6,38 nM olarak bulunmuştur. 5-HT sensörünün tekrarlanabilirliği 1,5 µM 5-HT konsantrasyonu için test edilmiş ve bağıl standart sapma (RSD) değeri %4,84 (n=5) olarak hesaplanmıştır. Geliştirilen 5-HT sensörünün, girişim yapabilecek elektroaktif analitler olan askorbik asit ve dopamin varlığındaki davranışı incelenmiş ve sensörün diğer analitlerle kıyaslandığında 5-HT'ye çok daha duyarlı olduğu bulunmuştur. Uygulama ve depolama kararlılığı çalışmalarında, hazırlanan 5-HT sensörünün uygulama kararlılığının 60 gün, depolama kararlılığının ise 24 hafta olduğu belirlenmiştir. Geliştirilen 5-HT sensörünün gerçek numune uygulaması olarak insan kan serumu numuneleri ve muzda 5-HT tayini yapılmış ve yüksek geri kazanımlar elde edilmiştir. Sonuç olarak 5-HT'nin tayini için basit, pratik, hızlı, seçiciliği, hassasiyeti ve tekrarlanabilirliği yüksek, düşük maliyetli, tek kullanımlık elektrokimyasal sensör geliştirilmiştir. Geliştirilen 5-HT sensörü hasta başı testlerde kullanılabilir.

Altın nanopartiküllerDerin ötektik çözücülerMetilen mavisi+2
Tuğba Atıcı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of ndm enzymes in Escherichia Coli in women and infant children with urinary tract infection in Diyala / Iraq

This study was aimed to phenotypic and genotypic detection of NDM genes in multidrug resistance Escherichia coli isolated from women and infant children with urinary tract infection. VITEK-2 uesd for the antibiotics sensitivity. PCR were used for molecular detection of bla NDM1, bla NDM2, bla TEM, bla VIM, bla IMP genes. On the other hand Phenotypic detection were used to identify some virulence factors like, metallo, β-Lactmase and biofilm formation. A 200 clinical samples were collected from hospitals in diala-iraq, the ages were 2.5 to 59 years. MacConkey agar,blood agar and EMB agar cultures were used for holding the samples to the bacteria MDR test, molecular tests. As a results Only 49 urine samples were positive for E. coli, (27.08%) infants and (72.92%) females. The isolates showed high levels of resistance to ceftazidime (100%) and ampicillin (100 %), followed by cefepime (97.96%), cefotaxime (97.96%), and Amoxicillin-clavulanic acid (95.91%), while the lowest level was for imipenem (20.90%). Meanwhile the resistance genes in isolates was bla-TEM gene with highest frequency at (83.33%), bla-SHV (39.58%), bla-VIM (25%), NDM-1 (37.50%), On the other hand, none of the isolates tested positive for the bla-TMP gene. All of the E. coli isolates have the capacity to build biofilm, around (91.67%) of the total isolates. For phonotypically perspective out of 49 E. coli isolates (31.25%) were positive for MBL, in contrast (68.75) were negative for MBL, out of 16 MBL positive isolates only 5 isolates were harbor bla-NDM-1 gene, out of 15 of MBL positive isolates only 11 isolates were harbor bla-TEM gene, while out of 16 MBL positive isolates only 6 isolates were harbor bla-SHV gene, out of 16 MBL positive isolates only 6 isolates were harbor bla-VIM gene.

Escherichia coli
Sahar Mezher Assı Al-obaıdı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diş çürüklüğü olan çocuklardan izole edilen Enterococcus spp'nin adezyon ve antibiyotik direnç özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, diş çürüğü ve diş eti iltihabı olan çocuklardan enterokokal bakterilerin izole edilmesi ve teşhis edilmesi, baskın türün belirlenmesi ve bu bakterilerin sahip olduğu bazı virülans faktörlerinin ve bunların bazı antimikrobiyallere karşı ilaç duyarlılıkları üzerindeki etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışma, bu cinsin neden olduğu en yaygın enfeksiyon türlerinden birinin Enterococcus faecalis olduğunu, bunu sırasıyla E. faecium, E. gallinarium ve E. avium takip etmiştir. Elde edilen sonuçlar enfeksiyon ile hasta tipi, hastaların yaşı ve hastaların cinsiyeti arasında bir ilişki olmadığını göstermiştir. Bu çalışmada patogenezinde önemli rol oynayan virülans faktörlerinden enterokok izolatlarının bazı özellikleri hakkında çıkarımlarda bulunulmuştur. Bu izolatların hemolitik enzimi (hemolizin) üretme yeteneği, izolatların çoğunda gama tipi enzimi olarak tespit edilmiştir ve bunu İzolatların beta ile alfa takip etmiştir. Enterokok izolatlarının (12) antibakteriyele karşı ilaç duyarlılığını incelemek için antibiyotik difüzyon yöntemi kullanılmıştır. Nalidiksik asit (%79,5), siprofloksasin ve amoksisilin artı klavulanik asit (%61,4) karışımına ayrı ayrı duyarlıydılar. İzolatlar ise Rifadin (%36,4), ampisilin (%27,3), metaprim üçlü (%22,7) ve vankomisin (%11,4) gibi diğer antibakteriyellere duyarlılık oranlarında farklılık göstermiştir. İzolatların kullanılan antimikrobiyallere duyarlılığı, hemolitik enzim üretme ve kırmızı kan hücrelerini aglütine etme yeteneklerinden önemli ölçüde etkilenmezken, jelatinaz üretimi ile anti-metaprime (P) duyarlılıkları, beta-laktaz üretimleri ile anti-penisiline duyarlılıkları, biyofilm oluşturma yetenekleri ve bu antijene duyarlılıkları arasında önemli farlılıklar bulunmuştur. Epitel hücrelerine tutunabilme özelliğine sahip ve kapsüler yapıya sahip olan izolatların anti-penisiline duyarlılıkları ayrı ayrı anlamlı farklılık göstermiştir.

Antimikrobiyal peptidlerBiyofilm sistemleriDiş hastalıkları+2
Mustafa Ayad Jasım Jasım
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of some effects of radio waves on the male reproductive system

This study aims to investigate the increase in enzyme activity due to the increase in body temperature caused by exposure to radio waves and to reduce electromagnetic pollution by the optimal and correct use of these devices by finding the effect of radio frequency emitted by wireless devices on the male hormones. Communication technologies based on radio frequency (RF) emissions provide great benefits to our daily lives. However, the rapid development of these technologies raises concerns about their potential impact on public health. In the thesis study, we investigated the effects of non-thermal RF on the body temperature of mice and related mechanisms. Changes in estrogen and testosterone levels were observed in groups exposed to radio waves. It was determined that radiation application caused degeneration in testicular tissue and structural disorder in testicular morphology, melatonin alone had a positive effect on sperm production in healthy rats without radiation application, and melatonin given together with radiation application had a partial protective effect. It was found that the average body temperature in the light phase was higher in the exposed group compared to the control group. TRPM8 gene expression was not affected by RF in trigeminal ganglia.

Enzyme productionMelatoninRadio waves+3
Sarah Abdulameer Gshayyısh Gshayyısh
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Structural, physical, and mechanical properties of the (Cu-nano MgO) system by powder metallurgy method

The aim of this study was to prepare copper and MgO composites using powder metallurgy technique and to test the effect of nano MgO content on the structural, physical and mechanical properties of the composites. MgO was annealed in different percentages (2, 4, 6, 8, 10)% with copper percentages (98, 96, 94, 92, 90)%. The powders used were dried at 200 °C for one hour and after grinding and mixing for 2 hours, the samples were pressed and then thermally sintered in an oven at 900 °C for two hours. The results of the present study showed that copper can be strengthened using magnesium nanoparticles. Cu is a material that softens at high temperatures. By adding MgO to copper, it was observed that the material showed a different property and its hardness increased. Necessary tests such as apparent density, apparent density, microstructure, Vickers hardness, absolute porosity, EDS, water absorption, thermal conductivity, compressive strength and wear rate were performed. In addition, SEM (Scanning Electron Microscope) and XRD (X-Ray Diffraction) analyses were performed to find the structure of the material used.

Gold metallurgyPhysical propertiesMechanical properties+3
Noor Jasım Zaboon Al-saedı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yara iyileşmesinde kitosan/ZnO/Ag nanokompozitinin antimikrobiyal etkisi

Bu çalışmada, Kitosan (CS)/Çinko Oksit (ZnO)/Gümüş (Ag) hidrojel nanokompozitinin Ag ve ZnO nanoparçacıklarının (NP'ler) yeşil sentez yöntemi kullanılarak hazırlanması incelenmekte ve araştırılmaktadır. Ag ve ZnO NP'ler Transmisyon Elektron Mikroskobu (TEM), Fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR) ve Ultraviolet-Visible spektroskopisi (UV-Vis) kullanılarak karakterize edilmiştir. Ortalama partikül büyüklüğü çapı (18-20)nm olan Ag NP'ler elde edmiştir. Ag ve ZnO NP'lerin farklı ağırlık yüzdeleri (wt%) kullanılarak CS/ZnO/Ag nanokompozitlerinin antibakteriyel aktivitesi incelenmiştir. Bir yara örtüsü olarak CS/ZnO/Ag hidrojeӏ nanokompozitleri, ZnO ve Ag nanoparçacıklarının varlığı ile antibakteriyel, antimikrobiyal ve anti-enflamatuar ajanlar olarak kullanılmak üzere yapılabilir. Cs/ZnO/Ag nanokompozitleri, K. pneumoniae, S. aureus ve E. coli bakterileri gibi gram-pozitif ve gram-negatif mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal etkiyi yükseltmek için hazırlanmıştır. Sırasıyla (1:1, 2:1 ve 3:1) karıştırma oranı içinde daha yüksek ZnO NP konsantrasyonlarında farklı (ZnO/Ag) NP oranlarına sahip CS/ZnO/Ag nanokompozitler kullanılarak daha yüksek antibakteriyel aktiviteler gözlemlenir. Staphyӏococcus aureus, ZnO NP oranı arttıkça sırasıyla (9, 9 ve 10) inhibisyon zonu büyümesi gösterir. Aynı şekilde, Kӏebsieӏӏa pneumoniae sırasıyla (9, 10 ve 11) inhibisyon zonu büyümesi gösterirken, E. coӏi için de sırasıyla (8,10 ve 10) inhibisyon zonu büyümesi elde edilir. Geleneksel pamuklu gazlı bez, erkek Wistar sıçanlarının yaralı dokusunu onarma sürecinde modern yara pansuman özelliklerini elde etmek için CS/ZnO/Ag nanokompozit ile işleme tabi tutuldu. Pamuklu gazlı bez örnekleri daldırma, kurutma ve kürleme yöntemi ile CS/ ZnO/ Ag nanokompozit ile emprenye edildi. CS/ZnO/Ag nanokompozit ile tedavi edilen yaralarda, diğer gruplara kıyasla, yaralamadan sonraki 18. günde daha iyi bir yara iyileşme paterni gözlemlenmiştir. Bulgularımız, CS/ZnO/Ag nanokompozitinin yara iyileşmesini hızlandırdığını ve yara kapama oranını yükselttiğini gösterdi.

Antimikrobiyal ajanlarGümüşKitosan+2
Husseın Alı Sahıb Al-musawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı'da yaşayan gençlerin fiziksel aktivite düzeyini etkileyen açık yeşil alan özelliklerinin belirlenmesi

Özellikle günümüzde kentlerde yaşayan gençlik dönemindeki bireylerin büyük bir kısmı teknolojik gelişmelerin de etkisiyle vakitlerinin çoğunu bilgisayar, Tv, cep telefonu gibi ekranların karşısında hareketsiz olarak geçirmektedirler. Hareketsiz yaşantıya sağlıksız ve dengesiz beslenmenin de dahil olmasıyla gençler aşırı kilo, obezite gibi ciddi sağlık problemleriyle karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu noktada kentsel açık yeşil alanlar, kentte yaşayan insanların sağlık ve rekreasyon amaçlı fiziksel aktivite yapabilmelerini de sağlayan ortamlar olarak hizmet ederler. Kentsel açık yeşil alanlar, kent sakinlerinin fiziksel aktiviteleri için değerli bir kaynaktır ve kronik hastalıkları azaltma, sağlığı iyileştirme potansiyeline sahiptirler. Bu tez çalışması ile, Çankırı'da yaşayan genç nüfusun fiziksel aktivite tercihleri, olanakları, fiziksel aktivite kapsamında açık yeşil alanlara yönelik algıladıkları kalite, açık yeşil alanlardan memnuniyet düzeyleri ve memuniyeti etkileyen nedenler belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca cinsiyet ve açık yeşil alanlar arasındaki ilişki de değerlendirilmiştir. Bu kapsamda 400 lise ve üniversite öğrencisine yüz yüze anket uygulanmıştır. Anket çalışması ile elde edilen veriler doğrultusunda da gençlerde fiziksel aktiviteyi teşvik edebilecek açık yeşil alan özelliklerine yönelik önerilerde bulunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Açık yeşil alan, Fiziksel aktivite, Gençler, Çankırı

Fiziksel aktiviteGençlerYeşil alanlar+1
İbrahim Pehlivan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Ecological risk potential assessment of metal contaminated soils in Baghdad city of Iraq

Metal pollution in the soil leads to deterioration of agricultural production by negatively affecting chemical, physical, and biological properties of the soils. In this research, levels of metal pollution in the soils of Baghdad city of Iraq was studied. Three different sites (farm, camp and park) were selected. Ten soil samples samples were taken randomly from 0-15 cm depht on each of three sites. Concentrations of metals (manganese (Mn), copper (Cu), zinc (Zn), cobalt (Co), chromium (Cr), lead (Pb), cadmium (Cd), nickel (Ni), iron (Fe), calcium (Ca), and magnesium (Mg)) of soil samples were measured using atomic absorption spectrophotometer (AAS). Texture components, electrical conductivity (EC), pH, CaCO3 content, field capacity (FC) and wilting point (WP) content, organic matter (OM) content, and bulk density (Db) of the soils' were measured on the disturbed samples. Metal concentrations increased as CrKeyword: Antropojenik = Anthropogenic ; Irak-Bağdat = Iraq-Baghdad ; Kadmiyum = Cadmium ; Metaller = Metals ; Toprak kirliliği = Soil pollution

AnthropogenicIraq-BaghdadCadmium+2
Hussaın Alı Hussaın Alzuabıdı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Klinik proteus izolatlarında kümelenmiş kodlanan gen ifadeleri üzerine nanopartiküllerin etkileri çalışması

Çalışmamızda, nanopartiküllerin (özellikle gümüş nanopartiküller) P. mirabilis ve P. vulgaris'te FliL ve UmoD genlerinin ekspresyonu üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu sebeple Thi-Qar ili/Irak'taki AL-Hussein Eğitim Hastanesinde bulunan idrar yolu enfeksiyonu (60 hasta) ve yara enfeksiyonu (40 hasta) olan toplam 100 hastadan örnek alınmıştır. Örnekler Mayıs 2020-Mayıs 2021tarihleri rasında toplanmıştır. Bakteri türlerinin teşhisi; morfolojik özellikler, biyokimyasal testler ve PCR tekniği ile belirlenmiştir. Ag nanopartiküllerin antibakteriyel aktiviteleri seri dilüsyon (2,5, 5, 7,5, 10, 12,5, 15, 17,5, 20, 22,5, 25) kullanılarak incelenmiştir. Ag nanopartiküller, P. mirabilis ve P. vulgaris'in büyümesine karşı 9 mg/mL minimum inhibe edici konsantrasyona sahiptir. Yara ve İYE örneklerinden izole edilen P. mirabilis ve P. vulgaris izolatları UmoD ve RffG genleri için pozitif sonuç vermiştir. Antibiyotik duyarlılık testi sonuçlarında Proteus izolatlarının tamamının ampisilin, siprofloksasin ve amoksisilin/klavulanik asit'e dirençli (% 100) olduğunu, Proteus türlerinin yaklaşık % 95'inin ise seftriaksone ve Imipenem'e duyarlı olduğunu göstermiştir.

Gen ifadesiNanopartiküllerPCR+2
Husaın Awad Bneed Bneed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Akciğer enfeksiyonlu hastalarda Aspergillus spp'nin moleküler tanımlanması (ITS geni)

Aspergilloz, genellikle solunum sistemini etkileyen fırsatçı bir enfeksiyondur. Çevredeki ipliksi mantar Aspergillus sporlarının solunması sonucu oluşmaktadır. Sporlar filizlenmekte olup kan damarlarına giren ve nekroz ve hemorajik enfarktüse neden olan filamentler halinde gelişmektedir. Semptomları astım veya pnömonidir. Aspergillus türlerinin solunum yollarından moleküler yöntemle izole edilmesi ve teşhis edilmesi amacıyla tasarlanan çalışmada, solunum ve göğüs hastalıkları kliniklerinin özel laboratuvarlarından 181 balgam örneği elde edilmiştir. Örnekler %10 KOH solüsyonu içeren mikroskopta incelenmiş olup 92 pozitif, 89 negatif örnek bulunmuştur. Enfeksiyon oranı tespit edilen en yüksek sayı olan 38 (%41,3) idi. Bunu Aspergillus flavus 23 adet (% 25) ile takip etmektedir. 54 adet erkek hastada (% 58,7) 38 adet kadına (% 41,3) kıyasla anlamlı (p≤0,001) daha yüksek küf ve maya dağılımı mevcuttur. En yüksek enfeksiyon oranı 25 adet (% 65,8) erkek ve 13 adet (% 34,2) kadın ile A. fumigatus olarak kaydedilmiştir. A. flavus'un 14 adet (% 60,9) erkek ve 9 adet (% 39,1) kadın mevcuttur. Nijer'de 9 adet (% 56,3) erkek ve 7 adet (% 43,7) kadın mevcuttur; Aspergillus spp. 9 adet (% 60) erkek ve 6 adet (% 40) kadın mevcuttur. ITS1 genini ve bu genotip bölgesini (5,8S) çoğaltmak için moleküler ağırlığı (550) olan özel primerler kullanılarak Aspergillus mantarlarının DNA tanımlamasına yönelik moleküler sonuçlar kullanılmıştır. ITS1, incelenen mantarların taksonunda tanımlanmıştır. Mevcut çalışmadan Aspergillus enfeksiyonunun birkaç mantar solunum yolu enfeksiyonuna neden olduğu sonucuna varılmış olup ayrıca ITS1 hedef bölgesinin PCR kullanarak Aspergillus enfeksiyonunu doğrulamak için kullanılabileceği sonucuna da varılmıştır. Bu mantarlardan biri teşhis aracı olarak onaylanmıştır.

Aspergillus flavusAspergillus fumigatusAspergillus niger+2
Sarah Abdulnaser Sabrı Sabrı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00