
133
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Çoklu depolu araç rotalama problemleri için bir karınca kolonisi optimizasyonu algoritmasının tasarımı ve uygulaması
Araç Rotalama Problemleri bir depodan başlayarak tüm müşteri talep noktalarını minimum uzunlukla çözmeye çalışan problemlerdir. Çoklu Depolu Araç Rotalama Problemleri birden çok aracın birden çok müşterinin taleplerini karşılayıp tekrar kendi depolarına dönerek tur oluşturdukları problemlerdir.Karınca Kolonisi algoritması doğadaki karıncaların doğal davranışlarından simüle edilerek geliştirilen bir problem çözme tekniğidir. Karınca Kolonisi algoritmasından esinlenilerek geliştirilen birçok algoritma farklı tip problemlerin çözümünde kullanılmıştır.Bu tezde Karınca Kolonileri Algoritması için C# programlama dilinde hazırlanan bilgisayar programı yardımı ile uygun parametreler kullanılarak literatürde bulunan Çoklu Depolu Araç Rotalama Problemleri çözülmüş ve elde edilen sonuçlar optimum değerleri ile kıyaslanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çoklu depolu araç rotalama problemleri, Araç rotalama problemleri, Karınca kolonisi optimizasyonu
Tedarik zinciri yönetiminde satış dağıtım fonksiyonunun performansının tedarik zinciri performansı üzerindeki etkisinin incelenmesi
Bir tedarik zinciri malzemelerin tedarik edilmesi, bu malzemelerin ara ürünlere ya da nihai ürünler dönüştürülmesi ve bu nihai ürünlerin müşterilere dağıtılmasını sağlayan fabrikalar ve dağıtım seçenekleri şebekesidir. Zincirin yapısı endüstriden endüstriye ve firmadan firmaya değişse de hem hizmet hem de üretim organizasyonlarında kullanılmaktadır. Üretimin temel amacı olan satış ve bunu destekleyen dağıtım fonksiyonu, tedarik zincirinin yönetiminin en önemli elemanlarıdır. Şirketlerin tüketiciye ürünü nasıl sattığı ve ulaştırdığı, şirketlerin satışlarını büyük ölçüde etkilediğinden bu konu hakkındaki çalışmaların ne kadar gerekli olduğunun göstergesidir.Bu çalışmanın yapılmasının amacı, tedarik zinciri yönetimi içinde satış dağıtım fonksiyonunun performansının tüm tedarik zinciri performansı üzerinde olan etkisinin incelenmesidir.Çalışmada öncelikli olarak tedarik zinciri yönetimi, tedarik zinciri performansının boyutları, performans ölçme ve değerlendirme sistemleri, Analitik Hiyerarşi Prosesinin (AHP), tedarik zinciri yönetiminde ve performans değerlendirme sistemlerinde kullanımı ile ilgili literatür araştırmasından elde edilen bulgular sunulmaktadır. Tedarik kavramının algılanmasına katkı yapmak amacıyla, tedarik, tedarik zinciri ve TZY ilgili temel konulara 3. ve 4. bölümlerde değinilmiştir.Beşinci bölümde ise Tedarik Zinciri Yönetiminde Satış Dağıtım fonksiyonuyla ilgili temel kavramlara yer verilmiş ve TZY içindeki öneminden bahsedilmiştir. Altıncı bölümde; Tedarik Zinciri Yönetiminde performans değerlendirme sistemleri ile ilgili kavramsal konularla birlikte, geleneksel performans değerlendirme yaklaşımları ve bu yaklaşımların eksiklikleri ve tedarik zinciri yönetiminde kullanılabilecek performans değerlendirme yaklaşımları ile ilgili konular tartışılmaktadırÇalışmanın uygulama kısmını oluşturan yedinci bölüm; Satış Dağıtım Fonksiyonunun performansının tüm zincir performansı üzerine olan etkisinin incelenmesi için oluşturulan anketin uygulanması ve Bulanık AHP metoduyla istatiksel olarak değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Son bölümde ise çalışmadan elde edilen bulgular ortaya kokularak satış dağıtım fonksiyonunun önemi vurgulanmaktadır.
Çok depolu araç rotalama probleminin karınca kolonisi optimizasyonu ile modellenmesi ve bir çözüm önerisi
Araç Rotalama Problemi, bir işletmenin belirli sayıda müşterisine birtakım operasyonel kısıtları göz önüne alarak en az maliyetle hizmet sunabilmesi için araç rotalarının belirlenmesi problemidir. Araç Rotalama Problemi, Tedarik Zincirinde ve aynı zamanda Tedarik Zincirinin parçası olarak Lojistikte yer alan ana karar alanlarından olan taşıma ile doğrudan ilişkilidir. Gerçek dünya uygulamalarında birçok değişik kısıtlar ve farklılıklar Araç Rotalama Problemlerinde çeşitliliği de beraberinde getirmiş, literatürde ve uygulamalarda farklı özellik ve kısıtlara sahip Araç Rotalama Problemlerinin incelenmesine yol açmıştır. Çok Depolu Araç Rotalama Problemi de müşterilere daha iyi hizmeti daha az maliyetle daha kısa sürede ve daha kısa yol kat ederek sunabilmek için müşterilerin taleplerinin tek bir depodan karşılanması yerine, müşterilere göre farklı yerlere konumlanmış birden fazla depodan karşılanması ile ortaya çıkmıştır. Lojistik maliyetlerde önemli yere sahip olan Araç Rotalama Problemlerinin çözümü için kesin ve sezgisel birçok çözüm metotları önerilmiş ve özellikle son dönemlerde metasezgisel olanlar üzerine yoğunlaşılmıştır. Karınca Kolonisi Optimizasyonu da gerçek karıncalardan ilham alınarak geliştirilmiş bir metasezgiseldir. Bu tez çalışmasında, Çok Depolu Araç Rotalama Problemini çözmek için Karınca Kolonisi Optimizasyonundan yararlanılmıştır.Anahtar Kelimeler: Araç Rotalama Problemi ve Türleri, Araç Rotalama Problemi Çözüm Teknikleri, Karınca Kolonisi Optimizasyonu.
Analitik ağ süreci ile sürdürülebilir bir üçüncü parti lojistik servis sağlayıcısı seçimi
Bu çalışmada üçüncü parti lojistik (3PL) servis sağlayıcısı seçiminde çevresel ve sosyal faktörleri de dikkate alan kapsamlı bir Analitik Ağ Süreci (AAS) modeli geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için öncelikle, lojistik, dış kaynak kullanımı, lojistikte dış kaynak kullanımı ve üçüncü parti lojistik kavramları ile bu konularla ilgili literatür incelenmiştir. Daha sonra karar verme konusu ve çok ölçütlü karar verme tekniklerinin en önemlilerinden olan Analitik Hiyerarşi Süreci (AHS) ile Analitik Ağ Süreci (AAS) metotları ayrıntılı olarak araştırılmıştır. Bu bağlamda ayrıntılı bir literatür araştırması sonucunda çok ölçütlü bir karar verme problemi olan 3PL servis sağlayıcısı seçimi ile ilgili kriterler belirlenmiş ve bu kriterler önerilen AAS modelinin oluşturulmasında kullanılmıştır. AAS modelinin karmaşıklığının kabul edilebilir bir seviyede kalmasını sağlamak için ön eleme süreci ile mevcut alternatiflerin sayısının sınırlandırılması ve sonrasında geliştirilen AAS modelinin sınırlandırılmış olan alternatifler arasından seçim yapmak üzere kullanılması önerilmektedir.Önerilen AAS modelinin kullanılması çalışmanın uygulama bölümünde örnek bir uygulama ile açıklanmıştır. Bulgular kullanıcı firma ile 3PL servis sağlayıcısı arasındaki Uyumluluğun, seçim sürecini etkileyen en önemli belirleyici faktör olduğunu göstermektedir. Ayrıca 3PL Servis Sağlayıcısının Çevresel Performansı'nın modelin çıktısını değiştirebilecek önemde olduğunu, dolayısıyla Çevresel Performans ile ilgili kriterler göz önünde bulundurulmadan yapılacak olan seçimlerin yanıltıcı olabileceği de uygulamanın ortaya çıkardığı diğer bir sonuçtur. Başka bir önemli bulgu ise alternatiflerden kriterlere doğru olan geri beslemeler kesildiği takdirde modelin çıktısının değişmesi olmuştur. Modeli oluşturan elemanlar arasındaki geri beslemeler dikkate alınmadığı takdirde elde edilen sonucun yanıltıcı olabileceği de bu uygulamanın önemli bir çıkarımıdır.İşletmeler ve yöneticiler çevresel ve sosyal faktörleri de dikkate alarak geliştirilen AAS modelini, seçenekleri değiştirmek ve ihtiyaçlarına göre spesifik bazı kriterler eklemek suretiyle rahatlıkla ve başarıyla kullanabileceklerdir.Anahtar Kelimeler: Lojistik, üçüncü parti lojistik, lojistikte dış kaynak kullanımı, analitik ağ süreci, çevresel performans.
Müşteri odaklı sistemler için yapay sinir ağı ve bulanık çıkarım tabanlı bir karar destek sistemi yaklaşımı
Değişen iş dünyası ve piyasa koşulları, işletmeleri sürekli olarak yeni stratejiler aramaya ya da mevcut stratejilerini bu yeni koşullara adapte etmeye zorlamaktadır. Artık organizasyonlar arasındaki farklılığı belirleyen en önemli faktör, bilgi akışı faktörüdür. Dolayısıyla, bir işletmenin başarısı, işlediği ve dağıttığı bilgiden değer yaratma becerisine ve bu değeri ele geçirmek için geliştirdiği iş modeline bağlı olacaktır. Günümüzde, tedarik zinciri yönetimindeki fonksiyonel ve operasyonel entegrasyon kavramı, tedarik zincirinde yer alan tüm birimlere genişletilmiştir. Bu sebeple bir tedarik zincirindeki tüm birimler, zincirin performansını geliştirmek adına birbirlerine ihtiyaç duyar hale gelmişlerdir. Bu noktada müşteri odaklılık, değişen rekabet çevresini dikkate alan yeni bir strateji olarak tedarik zinciri literatüründe yer almaya başlamıştır.Bu tez çalışmasında, tedarik zincirindeki tüm birimlerin iş performanslarını arttırmak amacıyla, çok aşamalı bir tedarik zinciri için değişken temin sürelerini dikkate alan, müşteri taleplerini ve tedarikçi kapasitelerini entegre etmeye olanak tanıyan, güçlü karar destek altyapısı oluşturacak bir model önerilmektedir. Tez çalışmasında, tedarik zinciri üç aşama olarak incelenmiştir; (i) müşteri-bayi aşaması, (ii) dağıtım merkezi aşaması, (iii) üretici aşaması. Yapay sinir ağı ve bulanık mantık yaklaşımları ile modellenen bu yapı, İstanbul'da dayanıklı tüketim malları sektöründe faaliyet gösteren bir işletmeye uygulanmıştır. Her aşama için uygun olan sinir ağı yapıları kurulmuş ve parametrelere bağlı olarak çeşitli simülasyonlar yapılmıştır.Tüm bu değerlendirmelerden sonra; elde edilen değerlerin gerçeğe çok yakın olması sebebiyle, tedarik ve talep zincirlerinin entegre bir şekilde çalışmasının yapay zeka yaklaşımları ile modellenebileceği sonucuna varılmaktadır. Model bünyesinde kalitatif ve kantitatif değişkenleri de içererek, kullanıcıya karar verme sürecinde büyük esneklikler sağlamaktadır. Sonuçlar klasik istatistiksel yöntemlerle karşılaştırmalı analiz şeklinde sunulmuştur. Sonuçların tatmin edici olması, modelin pratikte kullanılabilirliği görüşünü desteklemektedir.
Tedarik zincirinde çok amaçlı tesis yeri seçimi probleminin olasılıklı lineer programlama ve bulanık ahp yöntemleri kullanılarak optimizasyonu
Kâr ve maliyet optimizasyonunu sağlamak ve sürdürebilir bir şekilde yönetebilmek isteyen işletmeler, yeni iş yapıları ve süreçleri ile mevcut yapılarını coğrafi sınırlamaları ortadan kaldırarak biraraya getirmek zorundadırlar. İşletmenin bu hedefini destekleyen yapı tedarik zinciridir. Tedarik zinciri; hammadde üreticileri ve sağlayıcıları, hammadde ve yarı mamulleri işlenmiş ürüne dönüştürmesi yani imalat işlemleri ve bunun ardından bitmiş ürünleri dağıtım kanallarında nihai tüketiciye kadar ulaştırılması sırasında değer yaratan bütün unsurlardır.Yoğun rekabet ortamında pazar paylarını kaybetmek istemeyen üreticiler; geniş bir alana dağılan müşterilerine daha yakın olmak, ürün teslim ve servis sürelerini daha da kısaltıp, daha iyi hizmet verebilmek amacıyla üretim ve dağıtım merkezleri yerleşimlerini doğru tespit etmek durumundadırlar. Dinamik ve değişken şartlar altında işletmelerin bu tespiti gerçekleştirmesi zolaşmaktadır. Teori ve pratikte tedarik zinciri başlığı altında en çok incelenen konulardan biri ağ tasarımı ve optimizasyonudur. Ağ tasarım probleminin çözümü ile üretim ve dağıtımın gerçekleştirildiği fabrika, depo, dağıtım merkezi gibi tesislerin sayı ve yerleri pazardan gelen talep ve ilgili maliyet faktörlerinin gözönüne alınması ile belirlenebilir. Burada yapılacak doğru tespitler işletmenin minimum maliyetle doğru kararlar almasını sağlayacaktır.Bu doğrultuda tez çalışması kapsamında çok kademeli bir tedarik zincirinde, olasılıklı lineer programlama ile bulanık analitik hiyerarşi prosesleri yaklaşımlarının entegrasyonu ile kalitatif ve kantitatif faktörleri ele alan çok amaçlı bir lineer programlama modeli kurulmuştur. Birinci amaçta taşıma ve tesis maliyetleri toplamının minimizasyonu, ikinci amaçta ise maksimum kalitatif faktörlerin faydası amaçlanmıştır. Zincirde belirsizlik olduğu varsayılmış ve bu birinci amaç olasılıklı lineer programlama, ikinci amaçta ise bulanık analitik hiyerarşi prosesi ile temsil edilmiştir. Sayısal uygulama kısmında tedarikçi ve müşteri sayısı sabit kabul edilerek, fabrika ve dağıtım merkezi tesis yerlerinden hangilerinin açılması gerektiği ve hiyerarşideki tesisler arası taşınacak ürün miktarları hesaplanmıştır. Hesaplamalarda LINGO 9.0 optimizasyon yazılımından faydalanılmıştır. İki fazlı olasılıklı lineer programlamaya ait değişik senaryolar değerlendirildikten sonra elde edilen sonuçlar karşılaştırılmış ve karar vericiye interaktif bir şekilde sunulmuştur.
Yeniden üretim ortamlarında malzeme ihtiyaç planlaması için bir matematiksel programlama yaklaşımı
Ürün geri kazanım seçeneklerinden biri olan yeniden üretim; temel olarak ürünün demontajı, kalite kontrolü, gerekiyorsa iyileştirme, yeni parça ekleme ve yeniden montaj işlemlerini içerir. Yeniden üretim sürecinde malzeme ihtiyaç planlaması, geri dönen ürünün kalite düzeyi ve miktarı, satın alınan yeni parça ve demontaj işlemi için tedarik süresi gibi konulardaki belirsizlikler sebebi ile klasik problemden daha karmaşıktır. Buna ek olarak, üretim ortamlarında geçerli olan diğer kısıtlar ve maliyet minimizasyonu kapsamında, geleneksel yöntemlere kıyasla daha güçlü çözüm metotları gereklidir.Bu çalışmada, yeniden üretim ortamında malzeme ihtiyaç planlaması için maliyet minimizasyonuna dayalı matematiksel bir model tanımlanmıştır. Parça ortaklığını da içeren çok-ürünlü ve çok-dönemli model tamsayılı olarak çözülmüştür. Ayrıca, yeniden üretim ortamını etkileyebilecek faktörlerin farklı seviyeleri için deneysel tasarım oluşturulmuş ve bu faktörlerin sistemin toplam maliyeti, sonuçların optimum çözüme göreceli uzaklığı ve çözüm süresi üzerindeki etkileri test edilmiştir. Varyans analizine göre, yeni parça maliyetinin demontaj maliyetine oranı, çekirdek için tedarik süresi, yeni parça için tedarik süresi ve demontajda kazanım oranı faktörlerinin toplam maliyet üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Çözüm karmaşıklığı için yapılan deneysel çalışmalarda, çekirdek tedarik süresi ve demontajda kazanım oranı faktörlerinin çözüm süresi üzerinde belirleyici olduğu tespit edilmiştir.
El becerisine etki eden faktörlerin değerlendirilmesine yönelik bulanık mantık yaklaşımı
Bu çalışmada, el becerisine etki eden antropometrik ve biyomekanik faktörlerin değerlendirilmesi amacıyla Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerine el beceri testi uygulanmış ve öğrencilerden el antropometrisi ve biyomekaniği ile ilgili ölçümler alınmıştır. Ölçümler Çukurova Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçümler sonucu elde edilen veriler SPSS 15.0 programıyla analiz edilmiştir. Faktörler arasındaki ilişkiler ortaya çıkarıldıktan sonra sisteme ilişkin giriş ve çıkış verileri belirlenerek ANFIS (Adaptif Ağ Tabanlı Bulanık Mantık Çıkarım Sistemi) ve regresyon analizi ile el kavrama kuvveti sonuçları tahmin edilmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda, elde edilen verilerin analizi ile el becerisini etkileyen faktörler arasındaki ilişkiler hakkında daha net bilgi elde edilmiştir. Bu anlamda, bu çalışmanın ileriki zamanlarda yapılabilecek diğer çalışmalara yön gösterebileceği ve diş hekimliği ile ilgili el aletlerinin ergonomik tasarımında da temel oluşturabileceği söylenebilir.
Yataklı tedavi sistemlerinde anestezi takımlarının çizelgelenmesi
Anestezi doktorlarının çalışmaları sırasında, çoğunluğu çizelgelemenin etkin yapılamamasından kaynaklanan birçok problem bulunmaktadır. Bu amaçla, anestezi asistanları arasında adil bir nöbet dağılımını sağlayan çok amaçlı ve çok aşamalı matematiksel model geliştirilmiştir. Çalışma iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada her bir personelin hangi hafta kaç adet nöbet tutacağı belirlenmiştir. İkinci aşamada ise, birinci aşama çıktıları kullanılarak günlük çizelgeler çıkarılmıştır. Ayrıca çalışma birden fazla ay için hazırlanabilmektedir. İkinci ayki çizelgelemede ilk ay aynı kıdemli asistanlar arasında meydana gelebilecek dengesiz atamalar dengelenmektedir. Çalışmada atamalar yapılırken öncelikli amaçlarımız, asistanlar arasında nöbet dengesinin sağlanması, hafta sonu nöbetlerinin dengelenmesi, nöbetlerin kıdemlere uygun olarak ayarlanması, farklı kıdemli anestezi asistanlarının günlere eşit dağıtımının yapılması şeklindedir. Bu amaçlar doğrultusunda, asistanların ve hastanenin ihtiyaçları da dikkate alınarak kısıtlar belirlenmiş ve tam sayılı programlama yöntemi ile anestezi personeli nöbet çizelgesi çıkarılmıştır.
Proje yönetiminde zaman ve maliyet risklerinin çizelgeleme yöntemiyle minimize edilmesi
Bu çalışmada bulanık faaliyet süreli kaynak kısıtlı proje çizelgelemesi (KKPÇ) problemi ele alınmıştır. Öncelikle, proje ağında yer alan faaliyetler için BIFPET (Belief in Fuzzy Probability Estimations of Time) metodolojisine uygun olarak bulanık sayı üyelik fonksiyonları belirlenmiştir. Ele alınan KKPÇ problemi karışık tamsayı matematiksel model kullanılarak modellenmiş ve değişken maliyetli çoklu proje kaynakları modele dahil edilmiştir. Oluşturulan optimizasyon modeli için mevcut bulunan hesaplama karmaşıklığı sebebiyle başlangıç çözümü belirleyen sezgisel algoritma oluşturulmuş ve çözüm uzayının sınırlandırılması yaklaşımıyla farklı büyüklükteki problemler çözümlenmiştir. Önerilen yöntemin senaryo analizleri ve gerçek proje uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu şekilde, projelerin planlanmasında zaman ve maliyet risklerinin en aza indirileceği ve bu risklerin proje yöneticisi tarafından denetlenmesini sağlayacak bir yöntem oluşturulmuştur.