
84
Archived Theses
1
DOIs Assigned
1%
DOI Rate
Archived Theses
Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları (Adana örneği)
Bu çalışmada Adana ili merkez ilçelerinde (Seyhan-Yüreğir) bulunan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin derslerde araç-gereç kullanma bilgi ve alışkanlıkları konu edilmiştir.Çalışmamız bir giriş, iki bölüm ve sonuç ve öneriler kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında amacın belirlenmesi, konunun sınırlandırılması ve araştırma metotlarına değinilmiştir. Birinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde kullanılan araç-gereçler ile öğretimde araç-gereç kullanmanın yararları ve din öğretiminde araç-gereç kullanımı işlenmiştir. İkinci bölümde ise din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerine uygulanan anket verileri değerlendirilmiştir. Çalışmamızın sonuç ve öneriler bölümünde ise değerlendirilen veriler etrafında mevcut durum tespit edilmiş ve bazı öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Öğretim, Araç-Gereç, Din öğretimi.
Hemşeri derneklerinin sosyo-kültürel uyuma etkisi
Bu çalışmada hemşeri derneklerinin üye profili ve hemşeri derneklerinin, üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına etkileri analiz edilmeye çalışılmıştır.Bu araştırmanın örneklemini, Adana şehir merkezinde faaliyet gösteren 26 hemşeri derneğinden 109 kişi oluşturmaktadır.Dernekle ilişkili bilgi toplama amacıyla dernek gözlem formu, üyelerle ilgili değişkenleri ölçmek için 50 soru altında 169 maddeden oluşan görüşme formu kullanılmıştır. Verilerin analizi için betimsel frekans dağılımı ve çapraz tablolardan yararlanılmıştır.Çalışma, mevcut bilgi ve gözlemler eşliğinde hemşeri derneklerinin özelliklerinin aktarılmasıyla başlamaktadır. Daha sonra tarama (görüşme) üzerinden elde edilen veriler eşliğinde üyelerin profilleri betimlenmekte ve hemşeri derneklerinin üyelerinin uyarlanma süreçlerine etkileri tartışılmaktadır.Analizler sonucunda hemşeri derneklerinin üyelerinin sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal yaşama uyarlanmalarına önemli derecede etki ettikleri görülmektedir.Anahtar Kelimeler: Hemşeri (Hemşehri), Hemşeri Derneği, Sosyal Uyum ve Uyarlanma, Ekonomik Uyum ve Uyarlanma, Kültürel Uyum ve Uyarlanma, Siyasal Uyarlanma, Kimliksel Özdeşim ve Uyarlanma
Uluğ Nutku'nun felsefi antropolojisinde tarihsellik ve özbelirleme
Bu çalışmanın ana amacı, Cumhuriyetin ilk kuşak filozoflarının ardından ülkemizde felsefi antropoloji alanında önemli adımlar atmış olan Uluğ Nutku'nun felsefe anlayışının bütünlüğü içinde tarihsellik ve öz belirleme kavramlarını irdelemektir.Bu amaçla çalışmanın birinci bölümünde, insan felsefesi kavramı, kavramın tarihçesi, kavram üzerinde ortaya atılan kuramlar ve ülkemizde insan felsefesi üzerine yapılmış çalışmalara kısaca yer verilmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde, Nutku'nun akademik yaşamı ve felsefesi hakkında bilgi verilmiştir. Özellikle felsefesinin dayandığı kavramlar, kaynağı ve yöntemi üzerinde ayrıntısıyla durulmuştur.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Nutku'nun felsefi antropolojisinin derinliğine inilmiş ve temel varoluş sorunları bağlamında tarihsel değişkenlik-tarih bilinci, öz belirleme ve antinomi kavramları açımlanmıştır. Ayrıca, bu kavramların birbirleriyle ve felsefe tarihiyle olan ilişkileri üzerinde durulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise, Uluğ Nutku'nun insan felsefesi bağlamında sanata bakışı ele alınmış ve şiirlerindeki tarihsellik, özbelirlenim ve antinomi gibi temel insani nitelikler, fenomenolojik yöntem aracılığı ile irdelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Felsefi antropoloji, Tarihsellik, Özbelirleme, Antinomi, Fenomenoloji
Üretim ve pazarlama kararlarındaki entegrasyonun üretim stratejilerine ve işletme performansına etkisi
İşletmelerin başarısına etki eden faktörlerden birisi de departmanlar arasındaki entegrasyondur. Özellikle üretim ve pazarlama fonksiyonları arasındaki entegrasyonun, performansa pozitif etki ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada; üretim ve pazarlama kararlarındaki entegrasyonun üretim stratejilerine ve işletme performansına etkisi, Gaziantep'teki işletmelerde anket tekniği kullanılarak incelenmiştir. Araştırma kapsamındaki işletmelerden elde edilen sonuçlara göre; üretim kararlarındaki entegrasyonun üretim stratejilerinden esneklik ve kaliteye, pazarlama kararlarındaki entegrasyonun ise üretim stratejilerinden maliyet ve teslimat hızına ayrıca pazarlama kararlarındaki entegrasyonun işletme performansına pozitif etki ettiği tespit edilmiştir.
Cahit Tanyol'un sosyolojiye katkıları
Türk sosyoloji tarihi kitaplarında yer alan sosyologların arasında ismi duyulmakla beraber, üzerinde fazla inceleme yapılmamış sosyologlarımızdan biri olan Cahit Tanyol (1914-??) ile ilgili hazırlanan bu tez, onun sosyoloji bilimine olan katkılarını ortaya koymak amacı ile yazılmıştır. Tanyol, Türk sosyoloji tarihi açısından önemli olduğu gibi, yapmış olduğu tarihsel karşılaştırmalarla eserlerinde tarihsel veriler de kullanmaktadır. İncelemelerini yaparken kullanmış olduğu yöntemi, ?tarihsel olaylara sosyolojinin bakış açısı ile bakmak? şeklinde özetleyebiliriz. Bu tezde Cahit Tanyol'un toplumsal sorunlara bakış açısı, bu sorunları nasıl çözmeye çalıştığı üzerinde durulmuş ve bu noktada Tanyol'un sosyolojiye katkıları belirlenmeye çalışılmıştır.Sosyolojinin yanında edebiyat ve felsefe alanlarında da çalışmalar yapan Tanyol'un birçok kitabı olmakla beraber, birçok dergide yayınlanmış makalesi ve gazetelerde yayımlanmış bine yakın yazısı bulunmaktadır. Bu çalışmada Tanyol'un edebiyat eserleri, şiirleri ve felsefe kitabı konunun dışında tutulmuştur. ?Sosyolojik Açıdan Din, Ahlak, Laiklik ve Politika Üzerine Diyaloglar? isimli eseri temel alınarak; din, ahlak, laiklik, politika, irtica-şeriat vb. kavramları açıklanmıştır. Ayrıca bu çalışma Cahit Tanyol'un Türk sosyoloji tarihindeki yerini öğrenmek isteyenlere bir kaynak niteliği taşıyabilir.Cahit Tanyol'un topluma bakışı, yazmış olduğu eserler, tarihe sosyoloji ile bakışı, toplumsal konuları incelerken yapmış olduğu tarihsel karşılaştırmalar önemli tespitler içermektedir. Tanyol, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu, ekonomik, siyasal, toplumsal sorunları ele alırken bilimsel bir tavır sergilemektedir. Birçok eserinde yakın tarihten bahseden Tanyol, sosyolojik açıklamalar yapmaktadır. Bu çalışmada da günümüz dünyasında yaşanan toplumsal sorunlara hiç değilse farklı bir bakış açısı sunmak amaçlanmaktadır.Anahtar Kelimeler: Türk Müslümanlığı, İslamiyet, laiklik, şeriat, irtica faaliyetleri, din, ahlak, eğitim, hukuk, dil, kültür, uygarlık, milliyetçilik, örf-adetler, gelenekler, töre, sanat, politika, Türkler ile Kürtler, türban, köy monografileri, toplum, birey, aydın din adamı, laik tavır, doğu-batı ayrımı, Alevilik, Sünnilik, Kemalizm, Türkçülük.
Sağlık felsefesi çerçevesinde anestezi ve cerrahi birimlerde hasta savunuculuğu tutumlarının belirlenmesi
Hastalanan bireyin insan olmaktan doğan haklarının yanı sıra hastalığı dolayısıyla sahip olması gereken hakların tümüne hasta hakları denilmektedir. Hasta hakları daha iyi sağlık ortamı için hasta ve sağlık personelinin birlikte sahip çıkması gereken haklardır. Savunuculuğun önemi, hasta haklarını koruma konusunda yatar. Savunuculuk olmadan, hakların etkin korunduğu söylenemez. Hasta haklarının korunabilmesi için sağlık ekibi üyelerine önemli görevler düşmektedir. Bu araştırma ile Antalya Eğitim Araştırma Hastanesi'nde ameliyat olacak ve anestezi uygulanacak hastaların, hasta hakları konusunda bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, çalışmayı kabul eden 400 hastaya, 32 sorudan oluşan anket formu uygulandı. Ameliyat olacak hastaların çoğunluğunun hasta hakları birimleri hakkında ve hasta hakları konusunda yeterli bilgi sahibi olmadığı ve sağlık personelleri tarafından yeterince aydınlatılmadıkları tespit edilmiştir. Toplumumuz insanının haklarını bilinçli bir şekilde savunabilme ve aldığı hizmeti sorgulayabilme eksikliği toplumsal ve kültürel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Hasta haklarının sağlık hizmetlerinin önemli bir destekleyici öğesi haline gelmesine yönelik kapsamlı çabalara ihtiyaç vardır. Sağlık hizmetlerinin hasta memnuniyetine uygun şekilde insan hak ve onuruna yakışır biçimde sunulması için, hasta ve hasta yakınları ile sağlık personelinin eğitimini hedefleyen çalışmalar gereklidir.Anahtar Sözcükler1. Hasta Savunuculuğu2. Tıp Etiği3. Anestezi4. İnsan Hakları5. Sağlık Felsefesi
Muhammed Aziz Lahbabi'de özgürlük problemi
1929 yılında Amerikan borsalarının çöküsü ile Batı'da ortaya çıkan büyükekonomik bunalımdan sonra özellikle Fransa'da insan problemine yeni bir yaklasımortaya çıktı. Bu yaklasımın sahibi Emmanuel Mounier'ye (1905-1950) göreMateryalistler, maddi hayatın manevi yönünü, Spiritüalistler ise manevi hayatın maddiyönünü unutuyorlardı. Materyalizm ve Spiritüalizmi uzlastırma çabasından ortayaçıkan bu görüse Personalizm denir. Bu akımdan etkilenen ancak bu akımın yalnızcabir temsilcisi ya da taklidi olmaktan çok, Doğu kültürünün özellikleri ile bu fikirleriyeniden yorumlamaya çalısan Muhammed Aziz Lahbabi (1922-1993) hemPersonalizm açısından, hem de dolayısı ile felsefe tarihi açısından dikkate değer birdüsünürdür. Bu tezde Lahbabi'nin felsefesi özellikle özgürlük problemi açısından elealınmıstır.Kitapları dünyanın birçok diline çevrilmis olan (Fransızca, ?ngilizce, Rusça,Çince ve Arapça) Lahbabi'nin dilimize çevrilen sadece iki eseri (?slam Sahsiyetçiliği,Kapalıdan Açığa Kültür ve Medeniyetler) bulunmaktadır. Bu çalısma, henüzTürkçe'ye çevrilmemis ve `Liberté ou Libération (1956)' (ÖzgürlüktenÖzgürlesmeye) adı ile Fransızca kaleme alınmıs olan eserin, `Minal Hürriyetilattaharrur (1972)' adı ile Arapça yazılmıs olan nüshası üzerinden yürütülmüstür.Dolayısı ile bu çalısma, Lahbabi'nin özgürlük problemine yaklasımınınirdelenmesinin yanı sıra bu eserin de dilimize kazandırılması açısından genis birtercümeyi de ihtiva etmektedir.iiiLahbabi'nin felsefesi, ruhun soyutlanmasına karsı bir tepki ve kapitalizminhükümdarlığına karsı bir direnmedir. Sahısların özgürlüklerini çalan ve hükmedensistemlere, özellikle de fasizm, komünizm ve küresel kapitalizme karsıdır. Busistemlerin temel kavramlarını elestirir ve bu kavramların karsısına Lahbabi,özgürlüğü ve hemen ardından gelecek olan özgürlesmeyi koyar. Özellikle üzerindedurduğu ve kendine has bir kavram olarak karsımıza çıkan kavramı ise, özgürlüktençok özgürlesmedir. Çünkü özgürlük genel anlamda mekânsızdır. Özgürlesmedinamiktir. Bir eylemdir. Tarihi bir eylem ve sartları değistiren bir harekettir. Bireyinözgürlesmesi; kendisinin varlığını kabul etmesi ve kendisini fark etmesidir. Lahbabi,insanın bireysel olarak varlıktan sahsa doğru olan yolculuğunun aslında özgürlüktenözgürlesmeye doğru bir gidis olduğunu ifade eder.Ülkemizde daha çok teist ve ateist varolus filozoflarının bakısı ile özgürlükkavramı tartısılmakta ve değerlendirilmektedir. Bu çalısma ile Personalizm'in bakısaçısıyla, özellikle de Lahbabi'nin ?slam Personalizmi adıyla anılan düsünceleriçerçevesinde özgürlüğün ele alınısına hiç değilse dikkat çekmis olmakamaçlanmaktadır.
Kierkegaard'da kişi ve özgürlük problemleri
Bu tez Kierkegaard felsefesinin merkezinde yer alan `Ben' kavramını ve bu kavramın Özgürlükle ilişkisine yer vermektedir. Çünkü Kierkegaard'ın bütün felsefesi bu kavram etrafında açılarak ilerler. Her ne kadar Kierkegaard genellikle, dini düşünceleriyle ön plana çıksa da, aslında onun bu husustaki tavrının altında yine `Ben' kavramı yatmaktadır.İnsanın bir `Ben' olarak ele alınması kuşkusuz Kierkegaard'la başlamamıştır. Fakat Kierkegaard'ı burada ayıran yan, `Ben'in varoluşunu ortaya koymasındaki farklı görüşleridir.`Ben'i bir sentez olarak ele alır. O, ruh ve beden'in sentezidir ama aynı zamanda zorunluluk ve olabilirliğin; sonsuz ve zamansalın da sentezidir. Aslında tek bir sentez vardır; o da ruh-beden sentezidir. Diğer iki sentez, bu birinci sentezin farklı görünümleri olarak ifade edilmektedir. Bu tezde özellikle üzerinde durulan konulardan biri de işte bu sentezlerin açıklanmasıdır.Ben'in sentezinde yer alan bu öğeler arasındaki dengelerinin değişmesi, farklı kişilikleri oluşmasına neden olur. Bunlar Estet, Etikçi ve Dini Ben olarak adlandırılır. Estetikçiye, Don Juan, Faust ve Baştan Çıkarıcı; Etikçiye, Agamemnon ve son olarak Dini Ben'e H.Z. İbrahim kişilikleri örnek olarak verilir. Tez'de bu insan kişilikleri üzerinde özellikle durulmuştur.Bu tezde özellikle değinilen diğer bir konu ise varoluş alanlarıdır. Birbirinden farklı insan tipleri, farklı alanlarda yer alırlar. Estet (Estetikçi), Estetik; Etikçi, Etik ve Dini Ben, Dini Varoluş alanında bulunur.Son olarak `Ben'in bir `Özgürlük' olarak ele alınmasına değinilmektedir. Özellikle insanın bir `Ben' olarak özgürlüğü tam anlamıyla hangi varoluş alanında elde ettiği üzerinde durulmuştur.
Wilhelm Freidrich Nietzsche ve Fyodor Mihailoviç Dostoyevski'de insan problemi
Bu tezin amacı; W. F. Nietzsche ve F. M. Dostoyevski'nin insan anlayışlarını ortaya koymak ve düşünürlerin insan problemini ele alışlarındaki benzerlikleri ve farklılıkları değerlendirmektir. Çalışmanın girişinde düşünürlerin genel felsefeleri verilmiş sonraki bölümlerde de insan anlayışları ortaya konmuştur.Nietzsche'ye göre insanlar moralizasyon seviyeleri ve gücü isteme derecelerine göre dört farklı tipe ayrılırlar. Bunlar; `yırtıcı hayvan', `sürü insanı', `özgür insan' ve `üstinsan'dır. Yırtıcı hayvan, Nietzsche'nin üstinsanına giden yolda hayvana daha yakın olarak nitelendirdiği soylu insandır. Sürü insanı ise, yaradılışı gereği güçsüz, ahlaklı ve dindar insandır. Özgür insan, mevcut değerlerin değişiminin zorunluluğunu hissettiği anda onları nihilizm karşısında aktif kalarak aşan ahlak dışı insandır. Özgür insan henüz yaratıcı olamadığı için kendini feda ederek üstinsanın ortaya çıkmasına zemin hazırlayan insanlık aşamasıdır. Nietzsche'nin amacı; birer décadence değerinden başka bir şey olmayan mevcut değerleri ortadan kaldırmak ve Tanrı'nın ölümüyle insanda meydana gelen boşluğu yeni değerler yaratacak üstinsanla doldurmaktır. Dostoyevski'de birbirinden farklı dört insan tipine rastlanır; `Tanrı'dan uzak insan', `sıradan insan', özgürlüğünün sınırları görebilmek adına `üstinsan olmaya çalışan insan' ve başkaları için acı çekmekten mutluluk duyan, herkesin her şeyden sorumlu olduğunu düşünen `mükemmel insan'. İnsanın eksik, tamamlanmamış bir varlık olduğunu savunan Nietzsche'ye göre, amaç üstinsana ulaşmak, ona yol açmak olmalıdır, çünkü o, yaşamın anlamıdır. Hayatın bütününü coşku ve hazla onaylayan üstinsan; realiteyi olduğu gibi gören, realitenin kendisi olan insandır. Üstinsan bir hedeftir ve insanın, üstinsana ulaşmada bir köprü olmasından başka bir değeri yoktur. Dostoyevski'de ise amaç; insanlıktır.Ona göre insan, küçük bir evrendir ve varoluşun merkezindedir. Evrenin gizinin insanda olduğunu düşünen Dostoyevski'de, insan sorununu çözmek demek, Tanrı sorununu çözmek anlamına gelir. İnsanın en gizli kalmış yönlerini dahi ortaya koymaya çalışan düşünür, insan yazgısının özgürlükle koşullu olduğunu düşünür. Çünkü onun için insan ve insan yazgısı her şeyden önce bir özgürlük temasıdır.Anahtar Sözcükler1. İnsan2. Tanrı3. Nihilizm4. Özgürlük5. Üstinsan
Jacques Lacan ve felsefesi
Bu çalışma; yirminci yüzyılın ünlü düşünürlerinden olan Jacques Lacan'ın, düşünce tarihindeki yerini belirlemek için kaleme alınmıştır. Lacan, bilinçdışı ve dil konusunda önemli düşünceler öne sürmüştür. Bunun yanında; Lacan, psikanalizi bilimsel bir temele oturtmak için çok uğraşmıştır. Lacan göre; psikanaliz, bilinçdışının bilimidir. Bilinçdışı ile dil arasında da bir ilişkinin olduğunu vurgulamıştır. Lacan; bilinçdışının, dil gibi yapılandığını savunmuştur. Yani; dil, bilinçdışının varolma koşuludur. Dil; aynı zamanda, öznenin ortaya çıkmasını da sağlar. Öznenin ortaya çıkmasında ?Ayna Evresi? önemlidir. ?Ayna Evresi?yle; özne, aynadaki kendi imgesini ?Ben? sanarak, sembolik düzene ilk adımını atar. ?Gerçek? ile ?simge? arasında bir bölünme söz konusudur. Lacan'a göre; ?Gerçek?, tam olarak ifade edilemez. Lacan düşüncesinde; semptom ile gösteren-gösterilen ilişkisi de önemlidir.Anahtar Sözcükler1.Bilinçdışı2.Dil3.Ayna Evresi4.Gerçek5.Semptom