
31
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Bilgi ve erişim amaçlı bir tekstil web sitesinin tasarımı ve uygulaması
Bu çalışmanın web teknolojileri kullanılarak tekstil sektöründe çalışanlar, öğrenciler ve tekstil bilimine ilgi duyanlar için referans olacak temel bir kaynak olması amaçlanmıştır.Çalışma kapsamında kısaca tekstil bilimi, bilim ve teknoloji hakkında bilgi verilmiş daha sonra internet, internet tarihi ve gelişimi, web teknolojileri (HTML, ASP, CSS, JavaScript), web sitesi tasarımı (Photoshop, Dreamweaver, Flash) ve tekstil web sitesinin içeriği ve yapılan uygulamalar hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın sonunda ise web teknolojilerinin önemi bir daha vurgulanmış ve yapılacak böyle projeler için önerilerde bulunulmuştur.
Filament kesit şeklinin, sayisinin ve lineer yoğunluğunun POY ve tekstüre iplik özelliklerine etkisi
Günümüzde, sürekli filament iplik oluşumunda kullanılan iplik lineer yoğunluğu, filament kesit şekli ve ipliği oluşturan filament âdeti, gittikçe daha farklı şekil ve sayılarda üretim verisi olarak tercih edilebilmektedir. Bu üç parametrenin farklılaşması, üretim hammaddesi olan filamentin özelliklerini etkilediğinden, gerek üretilen iplik gerekse kumaş karakterleri bu durumdan etkilenmektedir.Bu çalışmada, filament lineer yoğunluğu, lif kesit şekli ve sürekli filament ipliği oluşturan filament sayılarındaki farklılıkların, yarı-kısmen oryante olmuş iplik (Partially oriented yarn-POY) ve tekstüre iplik karakteristiklerine olan etkisi incelenmiştir.
Polyester/viskon karışımlı open-end rotor iplik özelliklerinin yapay sinir ağları ve istatistiksel modeller kurularak tahmin edilmesi
Bu çalışmada polyester/viskon karışımlı open-end rotor iplik özelliklerininüretim yapılmadan önce tahmin edilebilmesine yönelik Yapay Sinir Ağları (YSA) veistatistiksel modellerin kurulması hedeflenmiştir.Bu amaçla yedi değişik karışım oranında üretilen şeritler open-end rotor iplikmakinasında dört farklı rotor hızında ve dört farklı numarada eğrilerek 112 farklıözellikte toplam 224 adet bobin üretilmiştir. Söz konusu bobinlerdeki ipliklerinfiziksel ve mekanik özellikleri (Kopma kuvveti, mukavemet, kopma işi, uzama,düzgünsüzlük, ince yer, kalın yer, neps, tüylülük) ilgili test cihazları ile ölçülmüştür.YSA'nın oluşturulması için NeuroSolutions paket programı kullanılançalışmada YSA modeli olarak ileri beslemeli, geriye yayılmalı, momentum öğrenmekuralının ve sigmoid transfer fonksiyonun uygulandığı modeller kullanılmıştır.Kurulan YSA modellerinde her iplik özelliği için ayrı olmak üzere en küçük hatayıveren model en başarılı model olarak seçilmiştir. İstatistiksel modellerin kurulmasıiçin Design Expert paket programı kullanılan çalışmada simpleks kafes tasarımyapılıp karışım*proses çapraz model oluşturulmuştur. Modellerden elde edilenregresyon denklemleri ile iplik özelliklerinin tahmin edilebilmesi sağlanmıştır.Çalışmanın sonucunda her iki modelin de iplik özelliklerini tahmin etmedekullanılabileceği, ancak YSA'nın istatistiksel modellere göre daha başarılı sonuçlarverdiği görülmüştür.
Biyoenzimler ve biyoenzimlerin örme kumaş özelliklerine etkisi
Bu tez çalışması kapsamında, son yıllarda tekstil terbiyesinde konvansiyonel olarak antipilling amaçlı boyama öncesi uygulanan biyo-parlatma işlemi incelenmiş, prosesin boyama sonrası uygulanması durumunda kumaşın çeşitli performans kriterleri üzerine etkileri araştırılmıştır.Çalışmada, boyama sonrası yapılan enzim uygulamasında enzim konsantrasyonun ve yapısının, kumaş renk tonunun ve viskon elyaf varlığının, kumaşın pilling, haslık ve CIELab değerlerine etkisi araştırılmıştır.Bu amaçla çalışmada, %100 pamuk ve %75-25 Pamuk-Viskon karışımlı örme kumaşlar kullanılmıştır. Her iki kumaş işletme şartlarında aynı rengin açık ve koyu tonu olmak üzere boyanmıştır. Boyama sonrasında kumaşlara laboratuar şartlarında, 3 farklı kimyasal yapıda (standart selülaz, modifiye selülaz ve endo-enriched selülaz) selülaz enzimi, 4 farklı konsantrasyonda uygulanmıştır. Enzim prosesi öncesinde ve sonrasında kumaşlara renk ölçümü, haslık (ter haslığı, yıkama haslığı, sürtünme haslığı ve ışık haslığı) ve pilling testleri yapılmıştır. Kumaş tipine bağlı olarak hangi enzim ve çalışma şartının uygun olduğu test sonuçları irdelenerek tespit edilmeye çalışılmıştır.Elde edilen sonuçlar Design Expert paket programı kullanılarak istatistiksel olarak değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler : Biyoparlatma, Selülaz Enzimi, Örme Kumaş, Selüloz, Viskon
Kopolimer polyester esaslı yalancı büküm tekstüre prosesinde ürün tasarımı ve optimum üretim şartlarının belirlenmesi
Bu çalışmanın amacı; tekstüre prosesinde istatistiksel ve deneysel çalışmalar yapılarak, özel ürün piyasası için yüksek marjine sahip ticari olarak kabul edilebilir katyonik boyanabilir multikanallı tekstüre iplik tasarımını yapmaktır. Araştırmanın ana hedefi, tekstilde katma değeri yüksek ürün tasarımlarında Tepki Yüzeyi Metodolojisinin uygulanarak bilimsel ve optimal çözüme daha kısa sürede ulaşılmasını sağlamak ve gelecek çalışmalara ışık tutmaktır.
An investigation about the performance of circular knitted fabrics manufactured with polyproylene continuous filament yarns
Weft knitted fabrics are characterized by a flexible structure accompanied bya soft handle and drapes. They are mostly used in athletic wear and underwear. It isconsidered to combine the comfortability of the knitted fabric with the advantages ofPolypropylene (PP) filament yarn. Therefore, an experimental work is performed toinvestigate the performance of polypropylene knitted fabrics manufactured bycircular knitting technology.In this experimental work, the performance tests (bursting strength,dimensional stability, pilling, snagging and skewness) were evaluated on knits fromPolypropylene (PP) continuous filament yarns. The same performance tests on knitsfrom cotton (CO), viscose (CV), acrylic (PAN) and polyester (PES) fibers weremade to compare results of PP knits. Four different knitting types (s.jersey, ribana,lacoste and interlock) were used for investigation. In order to understand thestatistical significance of the test results ANOVA was performed.Our findings indicated that knits from PP continuous filament yarns havehighest performance in bursting strength in tested samples. The hierarchies ofknitting structure from strongest to weakest are interlock, s.jersey-ribana and lacoste.According to the Pearson correlation bursting strengths of samples are directlyrelated with yarn strength and tightness factor. In this study, dimensional changes ofsamples are determined. Pilling results are given as photographs. Snagging grade ofknits from PP continuous filament yarns is superior than same conditioned knits fromPES continuous filament yarns. Test results show that for knits from PPmultifilaments, skewness and unstable dimension problems occur because of knittingmachines and distinct structures of knitting types.Key Words: PP filament yarns, knitted structures, bursting strength, tightnessfactor, dimensional stability, skewness, snagging.
Çalışan kadınların giysi kullanım süreleri ve kullanım sonrası giysileri değerlendirme yöntemleri
Giyim, insanların kişisel duygu ve düşüncelerini yansıtmaları ve kendilerini ifade edebilmeleri, rahat hissetmeleri, estetik görünmeleri, prestij kazanmaları açısından önem taşımaktadır. Ayrıca psiko-sosyal ve fizyolojik ihtiyaçları karşılayan bir unsur olarak giyim; bireyler için sosyal etkileşim ve psikolojik tatmin açısından da önemli olmaktadır.Giyim tarzlarında geçici yenilik ve değişiklik anlamına gelen moda, her çağda pek çok şeyden etkilenerek var olmaya devam etmiştir. Moda, bazen bir buluş, bazen geçmiş zamanlara ait giysilerin modernize edilmesi ve bazen de bu giysilerin ufak değişikliklerle yenilenmesi sonucu ortaya çıkabilir. Moda kavramının yaygınlık kazanması ile birlikte, yakın geçmişe kadar sadece vücudu korumayı amaç edilen giysiler üreten hazır giyim sektörü, günümüzde tüketici tatminine yönelik üretimde bulunmaktadır. Ayrıca, kadınların çalışma yaşamında daha fazla yer almasına paralel olarak giysi ihtiyaçlarının çeşitlilik kazanarak artması, kadınlara yönelik hazır giyim üretiminin artmasında önemli bir etken olmuştur.Kolay ulaşılabilir ve ekonomik olması nedeniyle özellikle çalışan kadınların hazır giyim ürünleri sıklıkla tercih ettikleri ve moda olan giysileri kendilerine uygun olan satış dönemlerinde satın aldıkları bilinmektedir. Bu nedenle, belirli zaman sonra kadınların gardıroplarını boşaltma gerekliliği ortaya çıkmakta ve kullanmadıkları giysilerini elden çıkarmak için farklı yöntemler uygulamaktadırlar. Bu yöntemler ihtiyacı olan kişilere verme, hayır kurumlarına bağışlama, kendinden küçük aile bireyleri için saklama, şekil değişikliği yaparak kullanma, yakma, çöpe atma gibi farklı uygulamaları içermektedir. Çöpe atılan giysilerin kimyasal reaksiyonlar sonucunda doğaya zarar verdiği ve ekolojik dengenin bozulmasına neden olduğu bilinmektedir.90'lı yıllardan itibaren çok sık şekilde duyulmaya başlayan ?ekoloji? daha temiz bir çevre ve daha güvenli bir yaşam demektir. Ekolojik dengenin bozulması sonucunda ortaya çıkan çevre sorunlarının her geçen gün önem kazanması ve güncelliğinin artması son zamanlarda ekolojinin içeriğini de genişletmiş, tekstil ürünleri bu içerikte önemli bir yer almıştır. Tekstil ürünleri tüketiminin çok büyük oranda olması ve hayatın her alanında yer almasına rağmen, bu alandaki geri dönüşüm veya yeniden kullanma çalışmaları yeterli değildir.Bu araştırmada, çalışan kadınların giysi kullanım süreleri ve kullanım sonrası giysilerini değerlendirme yöntemlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda çalışan kadınların, yeni giysi satın alma sıklıkları ve nedenleri, sosyal çevresinin giysi kullanım sürelerine etkisi, kullanmadıkları giysilerini nasıl değerlendirdikleri, çevre ekolojisine bakış açıları ve giysi değerlendirme davranışları belirlenmiş, bu konu ile ilgili görüşleri dikkate alınarak kullanım sonrası giysilerini değerlendirme yöntemlerinin neler olduğu belirlenmeye çalışılmıştır.Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörde çalışan kadınların evreni oluşturduğu araştırmanın örneklem grubunu Ankara, Çorum ve Samsun il merkezi, ilçe ve köylerinde (okul, sağlık ocağı) kamu ve özel sektörde çalışan 505 kadın oluşturmaktadır.Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen 3 bölüm ve 22 sorudan oluşan veri toplama aracı ile toplanmıştır. Veri toplama aracının ilk bölümü çalışan kadınların demografik özellikleri ile ilgili sorulardan oluşmaktadır. İkinci bölümde çalışan kadınların giysi satın alma davranışları ile ilgili sorulardan, üçüncü bölümde ise çalışan kadınların giysi değerlendirme yöntemleri ile ilgili sorulardan oluşan üçlü likert ölçek yer almaktadır.Araştırma sonucunda elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, örneklem grubunun demografik özellikleri ile giysi alışverişi yapma sıklıkları ve giysilerini değerlendirme yöntemleri arasında, sosyal çevreleri ile giysi kullanım süreleri arasında, çevre ekolojisine bakış açıları ile giysi değerlendirme davranışları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için, Kay-Kare Testi (Chi-Square Test) uygulanarak, veriler p< .05 anlamlılık düzeyinde analiz edilmiştir.Çalışan kadınların çoğunlukla ihtiyaçları olduğu zaman ve sezon sonlarında giysi alışverişi yaptıkları, yeni giysi satın alma davranışları üzerinde kişisel ve çevresel faktörlerin etkili olduğu belirlenmiştir. Çalışan kadınların giymedikleri giysileri giyebilecek kişilere vererek değerlendirdikleri, atık değerlendirme ve geri dönüşüm (recyling) konusunda yeterince bilgiye sahip olmadıkları ve organizasyonel bir destek alamadıkları tespit edilmiştir.Çalışan kadınlara ekoloji bilincinin geliştirilmesi ve kullanılmayan giysilerin değerlendirilmesi ile ilgili olarak eğitim verilmesi, tekstil geri dönüşümü konusunda toplumun bilinçlendirilmesi ve konuyla ilgili olarak devlet kademeleri, yerel yönetimler, odalar, tüketici birlikleri ve diğer gönüllü kuruluşların aynı hedefe yönelik olarak işbirliği yapması hakkında öneriler getirilmiştir.
Ayaş kültürevi halk giysilerinin envanterlerinin hazırlanması
Anadolu, tarihin ilk günlerinden bu yana giyim açısından zengin doğal kaynaklara sahip olmuş, yine dört bir yandan gelen göçlerle her zaman zengin bir kültürel kimlik taşımış ve bu yönde özgün ürünler ortaya koymuştur. Giyim ürünleri, zengin kültür miraslarıyla birer giysiden daha çok görsel bir iletişim dili biçimine dönüşmüştür.Türkoğlu, giyinmenin ortaya çıkmasında üç faktörün önemli olduğunu belirtmiş, biyolojik, fizyolojik ve psikolojik açılardan ele almış fakat bunların hangisinin diğerinden önemli olduğunu kişilerin yaşadıkları bölgenin iklimi, ekonomik durumu ve sosyal olaylarıyla açıklanabileceğini belirtmiştir.Türkiye coğrafi konumu ve geçmiş kuşakların birikimi ile oluşturduğu yaşam biçiminin sonucu olarak övünmeye hak kazandığı tarihsel bir birikime sahiptir. Bu birikim kendini giyim kültüründe de ortaya koymaktadır.Ülkemizdeki maddi kültür ürünlerinin gelecek kuşaklara iletilmesinde, bireysel ve toplumsal duyarlılıkla, gelişme gösteren kültür evleri son yıllarda giderek yaygınlaşmaktadır.Kültür Evleri'nde sergilenen eserlerin sistemli bir şekilde kayıt altına alınması ve burada var olan eserlerin gelecek kuşaklara eksiksiz aktarılmasında envanter çalışmalarının yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.Araştırmada, Ayaş Kültürevi'nde bulunan ve henüz envanter kaydı yapılmamış 204 adet kadın ve erkek giysileri çalışma konusu olarak seçilmiştir. Giysiler, T.C. Kültür Bakanlığı Halk Kültürlerini Araştırma ve Geliştirme Genel Müdürlüğü'nün hazırlamış olduğu Halk Kültürü Belgeliği ve Kümeleme Kılavuzuna göre gruplandırılmış, her biri resmedilerek teknik çizimleri yapılmış ve envanter formları oluşturularak envanter numarası verilmiştir. Aynı zamanda her bir giysi kumaş, süsleme ve dikiş teknikleri açısından incelenerek envanter formunda ilgili bölüme elde edilen veriler açıklama olarak yazılmıştır.
Tekstil ürünlerindeki elektrostatik yüklenmenin kullanım performansına ve konfor algısına etkileri
Bu çalışmada giysilerin kullanımı sırasında meydana gelen statik elektriklenmenin kullanım performansına ve konfor algısına etkileri değerlendirilmiştir. Giysilik kumaşların statik elektriklenme özelliklerini belirleyebilmek için kumaşlar üzerinde sürtünme ile elektriklenme meydana getiren bir düzenek üretilmiş ve kumaşlar üzerinde meydana gelen elektrostatik gerilim değerleri ölçülmüştür. Ölçüm düzeneğinden tekrarlanabilir sonuçlar elde edildiği yapılan varyans analizleri ile ortaya konulmuştur.Çalışma kapsamında sistematik olarak üretilmiş hammaddesi poliester ve pamuk olan dokuma kumaşların yapısal parametrelerinin statik elektriklenmeye etkisi incelenmiş ve ayrıca farklı hammaddelere sahip, ticari olarak giysi üretiminde kullanılan bir grup kumaşın sürtünme ile statik elektriklenme özellikleri belirlenmiştir. Ticari olarak kullanılan test kumaşları arasından astarlık kumaşlar seçilmiş ve en düşük elektrostatik gerilim sonuçlarına göre en iyi astar-kumaş kombinasyonunu belirlemek için astar kumaşının test kumaşının sürtünme ile elektriklenmesine etkisi test edilmiştir. Sürtünme ile statik elektriklenme özellikleri belirlenen giysilik kumaşların triboelektrik dizinleri oluşturulmuştur.
Pamuk, rejenere selüloz ve karışımlarından oluşan örme mamullerin enzimatik modifikasyonu ve optimizasyonu
Bu çalışmada pamuk, viskoz ve modal ile pamuk/viskoz ve pamuk/modal karışımlı örme kumaşlara, ticari selülaz enzimleri ve bu çalışma kapsamında yeni üretilecek olan selülaz enzimi ile biyoparlatma işlemi uygulamaları yapılmış ve sıcaklık, pH, makine devri, flotte oranı parametreleri sabit tutularak, enzim konsantrasyonu ve süre gibi faktörler farklı seviyelerde incelenmiştir. Bununla birlikte pamuk/poliester karışımları için yeni bir enzimatik işlem yöntemi oluşturulmaya çalışılmıştır. Bu yöntemde selülaz enzimi ile birlikte poliester (PET) liflerinin degredasyonunda kullanılan esteraz enzimlerinden de yararlanılmış, uygun koşulların (sıcaklık, pH, vb.) sağlanması durumunda tek yıkama işlemi ile hem pamuk hem de poliester lif uçlarının uzaklaştırılması amaçlanmıştır. Ancak kullanılan enzimlerin optimum işlem koşullarının farklı olması nedeniyle iki adımla işlem gerçekleştirilmiştir. Bir diğer çalışma ise yağ lekelerinin enzimatik işlemlerle uzaklaştırılması amacıyla klasik olarak kullanılan kimyasal içerikli yağ sökücüler yerine lipaz enzimlerinden yararlanılarak yağ sökme işlemi için alternatif ve ekolojik bir proses geliştirmektir.