Çukurova University
Department

Department of Animal Science

Çukurova University

18

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç rasyonlarına likopen ve organik krom ilavesinin performans ve bazı kan metabolitleri üzerine etkileri

Bu çalışma, etlik piliç rasyonlarına likopen ve organik krom ilavesinin performans ve bazı kan metabolitleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Altı hafta süreyle yürütülen denemede, yeni kuluçkadan çıkan 80 adet erkek etlik civciv (Hubbard), benzer canlı ağırlıkta (47.62 g) her birinde 20 hayvan bulunan dört yemleme grubuna ayrılmışlardır. Hayvanlar altı hafta boyunca bazal rasyon (kontrol grubu), bazal rasyona 100 ppm Likopen (%0.8 likopen içeren Lyc-O-Mato®), 400 ppb Krom (Co-Factor III Chromium Yeast, Alltech, 0.1% Cr3+) ve 100 ppm Likopen+400 ppb Krom ilaveli rasyonlarla beslenmişlerdir.Yem ve su serbest olarak verilmiştir. Piliçlerin günlük yem tüketimleri, haftalık canlı ağırlık kazançları, deneme sonunda karkas ve abdominal yağ ağırlıkları saptanmıştır. Deneme sonunda her grubu temsilen 8 hayvandan kan örnekleri alınmış ve plazmalarında glukoz, kolesterol ve trigliserid düzeyleri belirlenmiştir.Deneme sonunda elde edilen veriler incelendiğinde; denemenin ilk haftasında yemden yararlanma oranı üzerine krom katkısının etkisi istatistiki olarak önemli (p<0.05) bulunmuştur. Denemenin son haftasında ise yem tüketimi ve canlı ağırlık kazancı bakımından Likopen ve Krom arasında interaksiyon saptanmıştır (p<0.05). Ayrıca kan metabolitlerinden plazma glukoz düzeyi üzerine krom ilavesinin etkisi istatistiki olarak önemli (p<0.01) bulunmuştur.Araştırma sonucunda etlik piliç rasyonlarına likopen ve krom ilavesinin performans üzerine etkili olmadığı, likopen ve kromun birlikte verilmesi durumunda ise yem tüketimi ve canlı ağırlık kazancında düşmeye neden olduğu gözlenmiştir. Ayrıca rasyona krom ilavesiyle plazma glukoz düzeyinin düşürülebileceği belirlenmiştir.

Zeynep Apanoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Adana'da satışa sunulan yumurtalarda sunuş çeşitliliği ve kalite değişimi üzerine bir çalışma

Çalışma, Adana'da Real, Carrefour, Migros, Groseri ve Yonca satış merkezlerinde üretici firmalar tarafından satışa sunulan yumurtaların sunuş çeşitliliği, etiket üzerinde bulunması gereken bilgilerin saptanması, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği'ne uygunluğunun belirlenmesi ile yumurta iç ve dış kalitesi özelliklerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Örnek yumurta alımları, satış merkezlerinden sunuş çeşitliliğine göre birer hafta aralıklarla 3 kez gerçekleştirilmiştir. Her satış merkezinden üretim firmasına ve sunuş çeşidine göre örnek alınan 6'şar adet yumurta, laboratuarda iç ve dış kalite özellikleri bakımından ölçümler yapılarak incelenmiştir. Dış kalite özelliklerden; yumurta ağırlığı, kabuk kalınlığı, kabuk ağırlığı, kabuk rengi ve şekil indeksi, iç kalite özelliklerinden ise ak indeksi, sarı indeksi, sarı ağırlığı, sarı rengi, haugh birimi değerleri saptanmıştır. Yumurtaların sunulduğu paket üzerindeki bilgiler belirlenmiş ve bunların doğruluğu ile Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliğine uyumluluğu irdelenmiştir.Satış merkezlerindeki üretici firmalara ait 772 adet yumurtanın kalite bakımından incelenmesi sonucunda yumurta ağırlığı, şekil indeksi, ak indeksi, sarı ağırlığı, sarı rengi ve kabuk kalınlığı bakımından büyük satış merkezleri ve üretici firmalar arasında farklılıklar istatistiki açıdan önemli bulunmamıştır(P?0.05). Sarı indeksi, kan-et lekeleri ve haugh birimi değerleri bakımından, gerek satış merkezleri ve gerekse üretici firmalar arasındaki saptanan farklılıklar istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (P<0.05). Yumurta paketleri üzerinde bulunması gereken bilgilerin Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği uyumluluğunun ortalama %90 olduğu saptanmıştır. Ancak yumurta iç ve dış kalite açısından uyumluluğun üretici firmalara göre değişim göstermekle birlikte, ortalama olarak %40 düzeyinde olduğu belirlenmiştir.Sonuç olarak, Adana il merkezinde bulunan büyük satış merkezlerinin ve buralara satış yapan üretici firmaların, yumurta kalitesinin korunmasına yönelik daha özenli davranmaları gerektiği söylenebilir.

Havva Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

İklim, tercihli yemleme ve verim düzeyinin süt sığırlarında beslenme davranışları ve süt verim özelliklerine etkileri

Bu çalışmada mevsim, yemleme sistemi ve verim düzeyinin süt sığırlarında beslenme davranışları ve süt verimi ve kompozisyonuna etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla 2 mevsim (yaz, kış), 2 yemleme sistemi (TMR ve tercihli yemleme) ve 2 verim düzeyi (düşük ve yüksek verim) 5 tekrarlı olarak tesadüf parselleri deneme deseninde 2x2x2 faktöriyel teripte analiz edilmiştir. TMR, 1.5-2 cm boyutlarında (%40) kıyılmış yonca kuru otu, arpa, mısır, soya fasülyesi küspesi, mısır gluten unu ve buğday kepeğinden oluşmuştur. Tercihli yemleme sisteminde TMR de kullanılan yem hammaddeleri hayvanlara seçmeli olarak sunulmuştur. Sığırlar tarafından tercih edilen rasyonlar, yonca kuru otunun düşük ve buğday kepeğinin yüksek oranda tercih edilmesinden dolayı, daha yüksek ME ve daha düşük hamselüloz içeriğine sahip olmuştur (P<0.05). Kuru madde ve besin madde alımı mevsimden etkilenmiş; kış aylarında yaz aylarından daha yüksek olmuştur (P<0.05). Tercihli yemlenen hayvanların kuru madde ve besin madde tüketimleri TMR alanlara göre düşük olmuştur (P<0.05). Verim düzeyi canlı ağırlık kazancı, süt üretim etkinliği, ME, ADF, NDF ve yağ tüketimleri yüzdesi olarak yem tüketiminde önemli etkiye sahip olmuştur (P<0.05) ve yüksek verimli süt ineklerinde düşük verimlilere oranla daha yüksek olmuştur. Ana etkiler süt kompozisyonunda önemli etkiye sahip olmuştur (P<0.05). Kış mevsimi süresince yağsız kuru madde, protein, kazein içeriği yaz mevsiminden daha yüksek olmuştur. TMR ile yemlenen sığırlardaki süt kuru maddesi, yağ ve üre düzeyleri tercihli yemlenen sığırlardan daha yüksek olmuştur. Sütteki laktoz içeriği düşük verimli sığırlarda yüksek verimlilere göre daha düşük iken, yağsız kuru madde, protein ve kazein içeriği düşük verimli sığırlarda yüksek verimli sığırlara nazaran daha yüksek olmuştur. Mevsim; sığırların solunum sayısı, nabız oranı, deri sıcaklığı ve rektal sıcaklık gibi fizyolojik parametrelerde önemli etkiye sahip olmuştur (P<0.05). Ayrıca yemlenme davranışı mevsim ve yemlenme metodundan etkilenmiştir (P<0.05). Öğün süresi, toplan öğün süresi ve öğünler arası süre kışa göre yazın daha düşük olmuştur; ancak öğün sayısı kışa oranla yazın daha fazla olmuştur. TMR ile yemlenen sığırlar düşük öğün arası süreden dolayı tercihli yemlenen sığırlardan daha fazla öğün sayısına sahip olmuştur. Sonuç olarak farklı verim düzeyine sahip ineklerin rasyon tercihlerini değiştirmedikleri, ancak yem tüketimini değiştirerek besin madde alımlarını kontrol ettikleri gözlenmiştir. Bu muhtemelen sığırların yem tüketim kapasitelerinin yüksek olmasından kaynaklanmıştır.

Mustafa Boğa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Rasyona ilave edilen çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun yumurtacı tavuklarda yumurta verimi ve kalite özelliklerine etkileri

Mevcut çalışma çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun Nick Brown yumurtacılarda yumurtlama performansı, yumurta kalitesi, yumurta kolesterolü ve bazı kan parametreleri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Denemedeki otuz dört haftalık yaştaki yumurtacı tavuklarda, benzer canlı ağırlığa göre her birinde 18 hayvan bulunan 4 gruba ayrılmış ve 8 hafta boyunca bireysel kafeslerde yetiştirilmişlerdir. Muamele 4 gruptan oluşup, bunlar standart yumurtacı tavuk yemlerine ilaveten 0, 2, 4 ve 8 g/kg çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozu katkısı ile beslenmişlerdir. Deneme boyunca 16: 8 saatlik aydınlık: karanlık ışıklandırma programı kullanılmış ve yem ve su serbest olarak verilmiştir.Elde edilen bulgular çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozunun canlı ağırlık, yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, yumurta verimi ve yumurta ağırlığını önemli düzeyde etkilemediğini (P>0.05) göstermiştir. Denemede kullanılan çakşır kökü tozunun, plazma glukoz konsantrasyonunu arttırdığı (P<0.01) görülmüştür. Kontrol gubunda 237.8 mg/dl iken 8 g/kg çakşır kökü tozu alan grupta ise 251.1 mg/dl dir. Yumurta sarısı kolesterol düzeyi 4 g/kg çakşır katkısı ile özellikle 3., 4. ve 5. haftalarda (mg/g yumurta) azalmıştır (P<0.05). Çakşır kökü tozu kan plazma kalsiyum seviyesi üzerine etkili olmamıştır (P>0.05).Anahtar Kelimeler: Çakşır (Ferula eleaochytris) kökü tozu, Yumurta Verimi ve Kalitesi, Kan Parametreleri,Yumurta Kolesterol, Kalsiyum

Gökhan Filik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Parametrik ve parametrik olmayan basit doğrusal regresyon analiz yöntemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada, parametrik ve parametrik olmayan basit doğrusal regresyon analiz yöntemlerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi amaçlanmıştır.Parametrik basit doğrusal regresyon analizinde e.k.k yöntemi, parametrik olmayan basit doğrusal regresyon analizinde medyana göre parametre tahmini yapan, Mood-Brown ve Theil yöntemleri, parametrik olmayan basit doğrusal regresyon fonksiyonunun tahmin yöntemi, en yakın komşu (k-NN) tahmin yöntemleri tanıtılmıştır.Yaş ve doğum ağırlığı arasında doğrusal bir ilişkinin olup olmadığı hem parametrik hem de parametrik olmayan basit doğrusal regresyon analiz yöntemleriyle incelenmiştir. Parametrik basit doğrusal regresyon analizinde yaş ve doğum ağırlığı arasında ilişki olmazken, parametrik olmayan basit doğrusal regresyon analizinde ise, Mood-Brown ve k-NN yöntemlerinden, yaş ve doğum ağırlığı arasında ilişki elde edilmiş, Theil yönteminden ise ilişki elde edilmemiştir.

Savaş Okur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kekik (Origanum vulgare) ve çörekotu (Nigella sativa) yağı ile arpa, soya fasulyesi küspesi ve buğday samanının gerçek kuru madde, organik madde ve ndf sindirilebilirliğine etkileri

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİKEKİK (Origanum vulgare), VE ÇÖREKOTU (Nigella sativa), YAĞI İLE ARPA, SOYA FASULYESİ KÜSPESİ VE BUĞDAY SAMANININ GERÇEK KURU MADDE ORGANİK MADDE VE NDF SİNDİRİLEBİLİRLİĞİNE ETKİLERİYücel YILMAZÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜZOOTEKNİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Murat GÖRGÜLÜYıl:2009, Sayfa 31Jüri:Prof. Dr. Murat GÖRGÜLÜDoç. Dr. Serap GÖNCÜ KARAKÖKDoç. Dr. Ahmet ŞAHİNBu çalışmada, çörekotu ve kekik uçucu yağının farklı dozlarının arpa, soya fasulyesi küspesi ve buğday samanının gerçek kuru madde, organik madde ve NDF sindirilebilirliklerine etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır.Deneme ANKOM Daisy Inkubatör kullanılarak yapılmış ve rumen sıvısı rumen kanülü taşıyan 3 adet kısır inekten temin ediliştir. Araştırma, tesadüf parselleri deneme deseninde 2 ( uçucu yağ) x 3 (doz) faktöriyel tertipte yürütülmüş ve analiz edilmiştir. Çalışmada arpa ve soya fasulyesi küspesinde (SFK) 24 saat, buğday samanında 48 saatlik inkübasyon süreleri kullanılmıştır. Çörek otu ve kekik uçucu yağının 0, 50, 100, 150 ppm dozları denenmiştir.Çörekotu ve kekik uçucu yağı, soya fasulyesi küspesi ve buğday samanının (OM), (KM) ve (NDF) sindirilebilirliklerine etkileri istatistikî olarak önemli bulunmuştur (P<0.05). Deneme sonunda; buğday samanında kekik uçucu yağı çörek otu uçucu yağına göre KM, OM ve NDF sindirilebilirliğini önemli düzeyde düşürmüştür. SFK'nın KM, OM, NDF sindirilebilirliği de buğday samanındaki gibi kekik uçucu yağından olumsuz yönde etkilenmiş ve düşmüştür (P<0.05). Arpanın besin madde sindirilebilirlikleri ise uçucu yağ kaynaklarından etkilenmemiştir (P>0.05).Uçucu yağların dozlarının etkisi buğday samanının kuru madde sindirilebilirliğini etkilemezken, NDF ve OM sindirilebilirliğini etkilemiş ve 50 ppm dozu sindirilebilirliği artırmıştır. SFK ve arpa besin madde sindirilebilirlikleri dozdan etkilenmemiştir (P>0.05). Uçucu yağ doz interaksiyon buğday samanı gerçek NDF ve OM sindirilebilirliğini artan dozlar çörek otunda artırırken kekik uçucu yağı düşürmüştür. SFK'nın gerçek KM, OM ve NDF sindirilebilirlikler uçucu yağ x doz interaksiyonundan önemli düzeyde etkilenmiş çörekotu uçucu yağının 50 ve 100 ppm dozları ile sindirilebilirlik artarken, kekik uçucu yağı 50 ve 100 ppm dozlarında gerçek KM, OM ve NDF sindirilebilirliğini düşürmüştür.Mevcut çalışmada elde edilen bulgular çörek otu uçucu yağının rumende yıkılabilirliği düşük protein kaynaklarının yıkılabilirliğini arttırabileceğini, kekik uçucu yağının selüloz yıkımını sınırlandırmakla birlikte protein yıkımının kontrolünde etkili olabileceği görülmüştür.Anahtar kelimeler: Uçucu yağ, çörekotu, kekik, doz, sindirilebilirlik

Yücel Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Buzağılarda kolostrum içirme döneminin uzatılmasının gelişim özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışmada 10 gün boyunca kolostrum ile beslemenin buzağı büyütmenin büyüme performansı ve yem maliyeti üzerine etkileri araştırılmıştır. 2007 yılı Kasım ayından 2008 Mart ayına kadar Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Araştırma Uygulama Çiftliğinde doğan dişi buzağılar denemeye alınmıştır. Buzağılar doğumu izleyen ilk 3 gün analarıyla barındırılmıştır ve daha sonra süt içerme bir programla günde iki öğünde yemlenmiştir. Buzağılar kapalı buzağılıkta bireysel bölmelerde barındırılmış ve sıvı yemler kova içinde verilmiştir. Buzağılara ikinci haftadan itibaren serbest buzağı başlangıç yemi verilmiştir. Buzağılar sıvı yemi tükettikten sonra kovaları gün boyunca su ile dolu tutulmuş ve serbest olarak temiz su almaları sağlanmıştır. İşletmelerde buzağıların sütten kesim yaşı ortalaması 70 gün, bu süre içerisinde tüketilen günlük kesif yem miktarı ise 355 gr, 327 gr, 332 gr ve 325 gr bulunmuştur. Ayrıca Immunoglobilin düzeyleri gruplar arasında 3. Günde IgM, 5,78 ml/dl, 4,92 ml/dl, 5,21 ml/dl ve 5,97 ml/dl, ve sütten kesimdeki 5,21 ml/dl, 6,20 ml/dl, 5,89 ml/dl ve 7,38, IgA 3. Günde 11,42 ml/dl, 11,45 ml/dl, 11,83 ml/dl, 11,51 ml/dl, sütten kesimde ise 10,74 ml/dl, 10,06 ml/dl, 10,97 ml/dl, 11,85 ml/dl IgG 3.günde 141,69 ml/dl, 134,61 ml/dl, 144,04 ml/dl, 150,09 ml/dl, sütten kesimde ise 129,83 ml/dl, 124,67 ml/dl, 132,55 ml/dl, 135,90 ml/dl, bulunmuştur. Ele alınan bu özellikler bakımından süt ikame yemi ve süt alan buzağılar arasında istatistiksel olarak önemli bir farklılık saptanmamıştır. Ayrıca deneme süresince yapılan gözlemlerde kolostrum alan gruptaki buzağılardan sadece ikisinde ishal vakasına rastlanırken, süt alan grupta 4 ishal vakasına rastlanmıştır. Yapılan bu çalışma kolsotrumun süte göre daha ekonomik ve sağılıklı olduğu söylenebilinir.

Bilal Habeş Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliçlerde metiyonin varlığında kolin ve mezo-inozitol'ün karaciğer ve karın yağlanması üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, metiyonin, kolin ve mezo-inozitolün etlik piliçlerin yem tüketimi, yem dönüşüm oranı, canlı ağırlık kazancı, karkas randımanı, abdominal yağ birikimi, karaciğer ağırlığı ile karaciğer ve serum lipit ve trigliserit içeriği üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada %22 ham protein ve 3200 kcal ME/kg içeren bazal yem kullanılmıştır. Bir günlük 108 dişi civciv (Ross 308) her biri 12 hayvandan oluşan 9 yemleme grubuna ayrılmıştır. 44 gün süreyle, N (kontrol) grubundaki hayvanlar bazal yem ile ve ilk dört grup (A, B, C, D) bazal yeme ek olarak sırasıyla; 1800+0.40, 1800+0.80, 3600+0.40 ve 3600+0.80 kolin (mg/kg) + (%)DL-metiyonin ilaveli yemlerle beslenmişlerdir. Diğer dört grup (E, G, H, K) ise bazal yeme ek olarak sırasıyla 800+0.40, 800+0.80, 1600+0.40 ve 1600+0.80 oranında mezo-inozitol (mg/kg) + (%)DL-metiyonin içeren yemle beslenmişlerdir. 1-44 gün süresince piliçlerin haftalık yem tüketimleri ve canlı ağırlık kazançları, deneme sonunda karkas, karaciğer ve abdominal yağ ağırlıkları saptanmıştır. Deneme sonunda grup ortalamasına en yakın her gruptan 5 hayvandan karaciğer ve kan örnekleri alınmış, serum ve karaciğerde total lipit miktarı ile trigliserit konsantrasyonu belirlenmiştir.Bu çalışmada; yem değerlendirme oranı, abdominal yağ birikimi, karaciğer ağırlığı, karaciğer trigliserit konsantrasyonu ile serum ve karaciğer total lipit miktarı, yeme eklenen metiyonin, kolin ve mezo-inozitol düzeylerinden etkilenmemiştir (P>0.05).Denemenin ilk haftasında farklılık gözlenmezken, 2. haftasından itibaren kesime kadarki süreçte, yem tüketimi ve canlı ağırlık kazancı bakımından muamele grupları arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar gözlenmiştir (P<0.05). Gruplar arasında soğuk karkas ağırlığı ve karkas randımanı bakımından da önemli farklılıklar belirlenmiştir (P<0.05). D, E, K grubunun soğuk karkas ağırlığı, N grubuna göre daha düşük, A, B, C, G ve H grubununki ise daha yüksek bulunmuştur. Karkas randımanı kontrol grubuna göre B, C ve E grubunda daha yüksek, A, D, G, H ve K grubunda ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Serum trigliserit konsantrasyonu yem muamelelerinden etkilenmiş (P<0.05); A grubu hariç bütün grupların serum TG konsantrasyonları kontrol grubundan daha yüksek bulunmuştur.Sonuç olarak, etlik piliç rasyonlarında 1800 mg/kg kolin + %0.40 metiyonin (A) ve 1600 mg/kg mezo-inozitol + %0.40 metiyonin (H) kombinasyonlarının canlı ağırlık kazancını iyileştirdiği saptanmıştır. En düşük yağlanma ise kolin, metiyonin ve mezo-inozitolün en yüksek düzeylerinde belirlenmiştir. Serum trigliserit düzeyi de 800 mg/kg mezo-inozitol + %0.40 metiyonin eklemeli rasyon alan etlik piliçlerde düşmüştür.Anahtar Kelimeler: Kolin, Metiyonin, Mezo-İnozitol, Karaciğer Yağı, Etlik Piliç

Etlik piliçKaraciğerKolin+1
Cavidan Gül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kilis keçilerinde anatomik morfolojik ve fizyolojik adaptasyon parametrelerinin saptanması üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, sıcak ve kuru iklim koşullarında yetiştirilen Kilis keçilerinin bu koşullardaki adaptasyon mekanizmalarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Gaziantep ilinde çiftçi elinde yetiştirilen yerli Kilis keçileri üzerinde yürütülmüştür. Çalışmada materyalin stres ve optimum koşullardaki anatomik ve morfolojik adaptasyon mekanizmaları, optimal ve sıcak çevre koşullarındaki fizyolojik adaptasyon mekanizmaları ve laktasyon performansları üzerinde durulmuştur. Deneme sonunda, yükselen atmosfer sıcaklığını hayvanlarda stres oluşturduğu ancak bunun performansa yansımadığı dikkati çekmektedir. Kilis keçilerinin termal stresi azaltan bazı mekanizmalara sahip oldukları, oğlaklama ve süt verimi gibi özelliklerinin sıcaklık stresinden etkilenmediği belirlenmiştir. Buna bağlı olarak bu keçi ırkının sıcak ve kurak koşullar için önerilebileceği ortaya çıkmıştır.

Tolga Aktepe
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesi entansif süt sığırı işletmelerindeki ilkine doğuran siyah alacalarda somatik hücre sayısına etki eden bazı tip, sağım ve amenajman özellikleri arası ilişkiler

Somatik hücreler sütte bulunan bakteriyel hücrelerden farklı olarak vücut hücrelerinin bir göstergesidir. Genel olarak subklinik enfeksiyonlardan dolayı önemli ölçüde süt verim kaybına neden olmayan 200000 veya altındaki somatik hücre sayısı sürüde kabul edilebilir bir değerdir. Bu çalışmada, Adana ilinde bulunan entansif süt sığırı işletmesinde yetiştirilen ilkine doğurmuş Siyah Alaca ineklerde somatik hücre sayısı ile ilişkili bazı tip özellikleri, sağım ve amenajman karakteristikleri incelenmiştir. Çukurova bölgesindeki 3 entansif işletmede 88 baş ilk laktasyondaki Siyah Alaca ineğin somatik hücre sayısı, süt verimi ve tip özellikleri tespit edilmiştir. İşletmeler arasında somatik hücre sayısı bakımından farklılık olmadığı, ayların ise somatik hücre sayısı üzerinde istatistiki olarak önemli bir etkisi olduğu tespit edilmiştir (P<0.01). İşletmeler arasında doğrusal tip özellikleri bakımından istatistiki anlamda bir farklılık bulunamamıştır (P>0.05). Arka meme yüksekliği ile somatik hücre sayısı arasında negatif yönde ve istatistiki olarak önemli bir korelasyon tespit edilmiştir (P<0.05).

Siyah alaca ineklerSomatik hücre sayısı
Gökhan Gökçe
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00