Çukurova University
Anabilim Dalı

İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı

Çukurova University

339

Arşivlenen Tez

8

DOI Atanmış

2%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarım makinaları imalathanelerinde iş güvenliği denetimi amaçlı yapay zeka destekli otomatik baret tespit sistemi

Bu tez çalışmasının odak noktası, traktör ve tarım makinaları imalathanelerinde çalışan bireylerin baret takıp takmadığını tespit etmek için bir yapay zekâ tabanlı sistem geliştirmektir. Bu amaçla, transfer öğrenme yaklaşımına dayanan bir model geliştirilerek etkin bir iş güvenliği uygulaması oluşturularak bireylerin baret takma durumunu doğru bir şekilde belirlemek hedeflenmiştir. Bu model, 9 farklı önceden eğitilmiş yapay zekâ ağından faydalanılarak derin özellik çıkarımı gerçekleştirmektedir. Bu ağlar şunlardır: (i) MobileNetV2, (ii) ResNet50, (iii) DarkNet53, (iv) AlexNet, (v) ShuffleNet, (vi) DenseNet201, (vii) InceptionV3, (viii) InceptionResNetV2 ve (ix) GoogleNet. Bu ağlardan elde edilen özellik vektörleri, döngüsel komşuluk bileşen analizi (DKBA) özellik seçimine tabi tutulmuş, ardından bu özellikler "k en yakın komşu" (kNN) yöntemiyle sınıflandırılmıştır. 9 farklı sınıflandırma çıktısı, döngüsel ağırlıklı oylama (DAO) algoritmasıyla birleştirilerek en optimum sonuç elde edilmeye çalışılmıştır. Sistemin performansını değerlendirmek için traktör ve tarım makinaları imalathanelerine ait görüntüler internet aracılığıyla toplanarak bir görüntü veri seti oluşturulmuştur. Bu veri seti iki kategoriye ayrılmaktadır: (1) 662 baretli ve (2) 722 baretsiz bireyler. Sonuç olarak, bu tez çalışmasında önerilen yapay zekâ tabanlı baret tespit yöntemi, %90.39 doğruluk oranı ile yüksek performans göstermiştir. Döngüsel Komşuluk Bileşen Analizi (DKBA) ve kNN sınıflandırıcıları kullanılarak yapılan deneylerde, en iyi sonuçlar DenseNet201 ağından elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar yapay zekânın iş sağlığı ve güvenliği sektöründeki potansiyelini ortaya koymaktadır. Özellikle kapalı alanlarda kullanıldığında, bu tür sistemler iş güvenliği uzmanlarının görevlerini daha verimli hale getirebilir ve insan kaynaklı hataları asgariye indirebilir. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı, kkd, tarım makineleri, yapay zekâ, traktör imalathanesi, derin öğrenme, makine öğrenmesi

Derin öğrenmeMakine öğrenmesiTarım makineleri+2
Simge Özüağ
Kırşehir Ahi Evran University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Araştırma ve öğrenci laboratuvarlarında fungal ve bakteriyel mikroorganizmalarının yükünün belirlenmesi

Bu çalışmada Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde bulunan 20 adet araştırma ve öğrenci laboratuvarının hava kökenli fungal ve bakteriyel mikroorganizma yükü, TSA ve PDA besi yerleri kullanılarak petri kabı açma yöntemiyle araştırılmıştır. Laboratuvarların kuzeyde veya güneyde oluşunun, iş yoğunluğunun fazla veya az oluşunun, öğrenci veya araştırma laboratuvarları olup olmamasının kontaminasyona etkisi incelenmiştir. Sonuçta, laboratuvarların %30'unun yani 6'sının fungus ve bakterilerle bulaşık olduğu saptanmıştır. Farklı laboratuvarlarda Candida mayası, Alternaria sp., Acremonium sp., Cladosporium sp., Nigrospora sp., Penicillium sp. cinslerinin, Aspergillus Niger türünün ve steril Basidiomycetes'lerin varlığı saptanmıştır. Hijyenin sağlanmadığı tüm laboratuvarlar (öğrenci veya araştırma laboratuvarı), ister kuzeyde ister güneyde yer alsın her dönemde hava kökenli mikroorganizmalarla bulaşabileceği bu çalışmayla gösterilmiştir. Üniversitemizde yapılan araştırmaların veya analizlerin güvenliği açısından laboratuvarlardaki iş hijyeninin önemi bir kez daha bu çalışmayla ortaya konmuştur.

Ozan Özkeser
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Deniz kazalarının iş güvenliği açısından incelenmesi

Bu çalışmamda, Türk bayraklı ticaret gemilerinde meydana gelen deniz kazalarının, iş güvenliği açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla; denizlerimizde meydana gelen çatma (deniz kazaları) adı altında gerçekleşen gemi, tekne, feribot, yat ve benzer boyutlardaki deniz taşıtlarının kaza ve raporlarının incelenmesi yapılmıştır. Ulaştırma ve Denizcilik Bakanlığı arşivlerinden elde edilen bilgiler ve deniz kazaları, (terminolojik adı ile "çatma") istatistikleri, raporları, deniz kaza sonuçları tavsiyeleri ile birlikte her bir kaza için ayrı ayrı olmak üzere değerlendirme yapılmıştır.

Tahsin Cem Aydın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nevşehir ıslah organize sanayi işletmelerinde iş güvenliği risk analizi ve model yaklaşım stratejileri

Bu araştırma Nevşehir Islah Organize Sanayi bölgesinde tesadüfi örnekleme ile seçilen 10 adet işletmede iş güvenliği risk analizinin değerlendirilmesi ve elde edilen sonuçlar doğrultusunda risk faktörlerinin ortadan kaldırılması için ortaya konulan çözüm önerileri doğrultusunda yürütülmüştür. Çalışma kapsamında gıda, talaşlı imalat, saç işleme ve plastik firmalarının her birinde Fine - Kinney, L tipi matris ve kontrol listesi metotları risk değerlendirme yöntemleri olarak uygulanmıştır. Çalışma sonucunda araştırmaya konu olan işletmelerin tamımında toplamda 122 risk faktörü tespit edilmiştir. İşletmelerde ortak olarak, yüksekten düşme, yangın çıkma, kimyasallara maruz kalma, elektrik aksamından kaynaklı riskler ile ergonomik durum yetersizliği riskleri tespit edilmiştir. Ayrıca ortam hijyeniğinin yetersizliği, havalandırma eksikliği, aşırı gürültü ve ses durumu, acil durumlara yönelik alınması gereken eğitimlerin yetersizliliği ve koruyucu ekipman kullanımının yetersiz oluşu gibi riskler tespit edilmiştir. Belirlenen riskler farklı metot yaklaşımları ile ortaya konulmuş ve elde edilen bulguların tüm yöntemlerde birbirine yakın olduğu sonucuna varılmıştır. Belirlenen risklerin ortadan kaldırılması veya minimize edilebilmesi için uygulanması gereken yönetmelik ve esaslar tartışılmış ve önleyici tedbirlerin boyutları ortaya konulmuştur. Sonuç olarak iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin organize sanayi işletmelerinin denetimleri daha sıkı yapılması gerekmektedir. Ayrıca belirlenen riskleri önlemek için alınacak önlemler uygulamaya geçirilmeli ve konunun ilgili uzmanlar tarafından sıkı olarak takip edilmesi tavsiye edilmektedir.

Muhammed Cüneyt Bağdatlı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Madenlerde kullanılan sığınma odalarının 1/10 ölçekli prototipinin modeli üzerinde fiziki koşulların ölçülmesi

Madencilik sektöründe kullanılan ve olası bir iş kazası veya acil durumlarda can kaybını ortadan kaldırmayı hedefleyen sığınma odası sistemleri araştırılmış olunup, 1/10 ölçekli sığınma odası sistemi tasarımı ve modelleme işlemi yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada, Catia V5 tasarım programı ve Ardunio yazılım programı kullanılmıştır. Tasarımda yer alan sığınma odası sisteminin tüm parçaları 3D yazıcılar tarafından üretilmiş ve sırasıyla parçaların montajlama işlemi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak yeraltı madenlerinde yaşanabilecek iş kazası ya da herhangi bir acil durum (patlama, göçük, yangın vb.) sonrasında çalışanların hayati fonksiyonlarını yerine getirebilecek ve güvenli bölge sağlayabilecek sığınma odası sistemi için 1/10 ölçeklendirme yapılarak somut bir prototip elde edilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasının, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişimine aynı zamanda da sığınma odası sistemlerinin kullanımının yaygınlaştırılması ve öneminin vurgulanmasına fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Seda Aydın
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metal sektöründe iş güvenliği, iş kazaları ve önleme yöntemleri

Bu çalışma metal sektöründe faaliyet gösteren, ŞA-RA Enerji İnş. San. ve Tic. A.Ş. Adana İşletmeleri içerisinde yer alan Hırdavat fabrikası ve ilgili süreç faaliyetleri esas alınarak yapılmıştır. Üretim proseslere ayrılarak iş yerinde gözlemler yapılmış, süreç boyunca meydana gelen kimyasal, fiziksel, biyolojik, ergonomik tehlikeler, iş ekipmanları, makine, araç ve gereçlerinin kullanımından kaynaklı potansiyel tehlikeler tanımlanmıştır. Fine Kinney risk değerlendirme metodu uygulanarak riskler değerlendirilmiştir. Yapılan inceleme ve araştırmalar doğrultusunda iş kazaları ve meslek hastalıklarının önüne geçilmesi için gereken güvenlik önlemleri belirlenmiş, risk değerlendirmesi neticesinde risklerin kabul edilebilir seviyelere indirgenmesi için iyileştirme önerileri sunulmuştur.

Meryem Nur Şahin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana il merkezindeki bazı sağlık kurumlarında 2013-2017 yıllarındaki acil çağrı durumlarının araştırılması

Bu çalışmada amacımız, Adana il merkezindeki il sağlık müdürlüğüne bağlı yataklı tedavi merkezlerinin bazılarında 2013-2017 dönemi acil çağrı durumlarının kayıtlarını inceleyerek, acil çağrıların analizlerini yapmak ve sonuçları paylaşarak bundan sonraki çalışmalara ışık tutmaktır. Araştırmada 2013-2017 dönemi acil çağrı durumlarının kayıtları incelenerek analizleri yapılmıştır. Aynı zamanda katılımın gönüllülük esasına dayalı olduğu, belirtilen altı kurumda Ekim-Aralık 2018 tarihleri arasında kurum çalışanlarıyla yüz yüze görüşme yapılarak anketler uygulanmıştır.

Caner Öztorun
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana'da bulunan tekstil atölyelerinde çalışan işçilerin iş güvenliği ve işçi sağlığı algısının araştırılması

Bu çalışmada, Adana ilinde bulunan tekstil atölyelerinde çalışan farklı statü ve görevlerde olan bireylerin iş güvenliği bilincine sahip olup olmadıkları ve işçi sağlığı algılarının araştırılması amaçlanmıştır. Tekstil sektöründe meydana gelen iş kazaları sayısı, genel olarak diğer sektörlere oranla daha az ölümle sonuçlanmasına rağmen; metal, inşaat ve madencilik sektöründen sonra 4. sırayı almaktadır. Araştırmamızı tekstil sektörü üzerinde yürütmemizin sebebi; hem yaşanan iş kazası sayısı hem de tekstil sektöründe çalışan personelin farklılık gösteren sosyo demografik yapısından kaynaklanmaktadır. Araştırma kapsamında yüz yüze anket yöntemi kullanılmış ve yapılan ankette likert tipi sorular tercih edilmiştir. Sonuçların analiz edilmesi için SPSS bilgisayar programı kullanılmıştır. Hem işçilerin hem de işverenlerin iş sağlığı ve güvenliği ve meslek hastalıklarıyla ilgili algılarını ölçmek ve bilinçlerini tespit etmek için anket soruları sorulmuştur. Sosyo demografik yapı ve kişiden kişiye değişen bilinç seviyelerinden dolayı birçok farklı cevaplar alınmıştır. Anket sonuçlarının tamamı incelendiğinde çalışma hayatının en önemli unsurlarından olan iş sağlığı ve güvenliği ve meslek hastalıkları konusunda yeterli bilinç seviyesine ulaşılmadığı gözlenmiştir. İş sağlığı ve güvenliği'nin yerine getirilmesi gereken yasal bir zorunluluk değil, benimsenmesi gereken bir kültür olarak algılanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kültürün oluşmasının en kolay ve en doğru yolu düzenli verilen eğitim ve seminerler olacağı kanısına varılmıştır.

AdanaAlgıTekstil işletmeleri+5
Canberk Nisanoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu öncesi ve sonrasında Türkiye'de iş sağlığı ve güvenliği

Temel olarak iş sağlığı ve güvenliği kavramı Sanayi İnkılabı ile birlikte doğmuştur. Fakat bununla birlikte klasik usullerle üretim yapılan dönemlerde de basit anlamda iş ve işçi güvenliğinden bahsetmek mümkündür. Nitekim zaman zaman işçilerin verimini artırmak için yüksek kalorili besinlerle beslenme tavsiye edilmiş, zaman zamanda ortamdaki tozlardan işçileri korumak amacıyla maske takılması önerilmiştir. İş güvenliği alanında yaşanan bu tarz ufak gelişmeler, Sanayi İnkılabından sonra hızlanmış ve günümüzdeki modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği bilimini ortaya çıkarmıştır. Bu çalışmamın amacı ülkemiz açısından 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun önemini ortaya koymaktır. Çalışma yapılırken literatür taraması kullanılmıştır. Çalışmamın neticesinde ülkemizdeki iş güvenliği alanındaki kurum ve kuruluşlar ile yürürlükteki mevzuatın tüm paydaşlar açısından ne denli gerekli olduğu ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Volkan Sezgin
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okulöncesi öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi düzeylerinin ölçülmesi

Araştırma okulöncesi öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin çeşitli değişkenler açışından anlamlı farklılık gösterip göstermediğini değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Okulöncesi öğretmenlerinin ve öğrencilerinin güvenli bir ortamda olmalarının sağlanması, potansiyel tehlikelerden korunma, risklerin en aza indirilmesi, öğretmende, öğrencide, velide ve dolayısıyla toplumda iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilincin oluşturulması, okulöncesi eğitim kurumlarının iş sağlığı ve güvenliğine yönelik eğitim ihtiyacının tespit edilmesi gibi amaçlarla bu çalışma gerçeleştirilmektedir. Okulöncesi öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi düzeylerini incelemek amacıyla çalışmada, nicel araştırma yaklaşımlarından tarama modeli kullanılmış ve öğretmenlerin mevcut bilgi düzeyleri analiz edilmiştir. Anketin sahada uygulanabilmesi için; gerekli etik kurulu izni alınmış ,google formlar üzerinden doldurması sağlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim –öğretim yılında Konya merkez ilçelerinde çalışan okulöncesi öğretmenleri oluşturmaktadır. Örneklem seçerken, basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle 405 okulöncesi öğretmeni seçilmiş, geçerliliği ve güvenirliliği test edilen "İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgi Düzeyi Anketi" ile veriler toplanmıştır. Anket formu iki bölümden oluşmakta olup, birinci bölümde katılımcıların demografik bilgilerine, ikinci bölümde ise iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi düzeylerini ölçen maddelere yer verilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t –testi, tek yönlü anova ve anlamlı farklılık çıkan durumlar için Turkey HSD testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular sonucunda, okulöncesi öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi düzeyleri; yaş, cinsiyet ve medeni durum, mesleki kıdem, kadro durumu, hizmet içi eğitim alıp almama durumu ve daha önce iş sağlığı ve güvenliği eğitimi alıp almadıkları gibi değişkenlere göre araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, okulöncesi öğretmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli hassasiyetlere sahip olduğu, genel konularla ilgili bilgi sahibi olunduğu fakat yeterli düzeyde eğitim almadıkları, spesifik terim, konu ve mevzuatla ilgili birtakım eksikliklerin olduğu görülmüştür. Bu bağlamda çalışmada, uygulama sırasında ortaya çıkacak aksaklıkların ve risklerin ortadan kaldırılması ve önleyici önlemlerin etkinliğinin artırılması için hizmet içi eğitimlere dikkat çekilmektedir. İş sağlığı ve güvenliğine yönelik eğitim programlarına daha fazla yer verilerek önleyici çalışmaların geliştirilmesi yönünde önerilerde bulunulmuştur. Çalışmanın, okul yöneticileri ve öğretmenlerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilinç düzeylerinin artırılmasına katkı sağlayacağı böylelikle farkındalık düzeylerinde artış olacağı ve eğitim ortamlarının daha güvenli oluşturulmasına katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir.

Derya Selçuk
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil işletmesinde iş güvenliği açısından ortam ölçümlerinin ve L -tipi matris metodu ile risk değerlendirmesinin yapılması

İş sağlığı ve güvenliğinin kavramsal anlamı, işyerlerinde tehlikelerin yok edilmesi, risklerin öngörülerek değerlendirilmesi, risklerin tamamen ortadan kaldırılması ya da zararların en aza seviyeye indirebilmesi için yapılacak çalışmaları içermektedir. Bu çalışmada iş sağlığı ve güvenliğinin ne kadar önemli olduğu ve risk değerlendirmesinin amacı ele alınmıştır. Gerçekleştirilen risk değerlendirmesi tekstil sektöründe yer alan bir iş yerinde gerçekleşmiştir. Bu çalışmada işletmedeki olası tehlikeler belirlenerek L Tipi (5x5) Matris Metodu ile risk değerlendirmesi yapılmıştır.

RiskRisk değerlendirmesiTekstil işletmeleri+3
Türker Karaman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fiziksel risk etmenlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi ve uygulamaya ilişkin bir örnek

Bu araştırma, Adana ilindeki A ve B hastanelerinde görev yapan laboratuvar çalışanlarının iş yerlerinde karşılaşabilecekleri risk faktörlerinin belirlenmesi ve çalışanların tanımlayıcı özellikleri ile bu risk faktörleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Her iki hastanede görev yapan 220 laboratuvar çalışanına sosyo-demografik özelliklerini ve mesleki risk faktörlerini içeren bir anket formu uygulanmıştır. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 24.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde frekans, yüzde, ortalama ve standart sapma istatistiklerinin yanında, ayrıca T testi ve Anova testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Sonuç olarak laboratuvar çalışanlarının karşılaştıkları risk faktörlerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Risklerin etkenlerinin azaltılması için eğitimler ve önlemlerde alınıyor olmasına rağmen yine de çalışma ortamında mesleki risklerle ilgili yeterli derecede önlem alınmadığı belirlenmiştir. Çalışanların karşılaştığı risk faktörlerinin yaşa, cinsiyete, eğitim durumlarına, çalıştıkları hastaneye, çalıştıkları birime, son bir yıl içerinde mesleki riskler ile ilgili eğitim alma durumuna, mesleki risklerle ilgili yeterli derecede bilgilendirme durumuna, mesleki risklerle ilgili yeterince önlem alınma durumuna göre farklılaştığı görülmüş olup, birimde çalışma süresi ile ilişkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Laboratuvar çalışmalarıMesleki riskRisk faktörleri+2
Saim Aktürk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gemi makine iç denetlerinde Paris Mou kriterleriylerisk analizi

İkinci dünya savaşı sonrasında artan dünya deniz ticaretiyle beraber özellikle büyük çevre kirliliklerine yol açan deniz kazaları görülmektedir. İlk büyük kazalardan sonra 1948 yılında kurulan Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) gemilerin seyir, liman, manevra, yük, gemi adamlarının can emniyeti ve yaşam standartları gibi tüm operasyonları belirlemektedir. IMO tüm dünyada bu operasyonların belirlenen standartlara uygunluğunu kontrol altında tutmak için geniş bir denet sistemi kurmuştur. Gemiler, bu denetler sonucunda performans sınıflarına ayrılmakla birlikte sonuçları ağır para ve zaman kayıplarına varan cezalarla karşılaşabilmektedir. Bu çalışmada şirketlerde görülen iç denet sistemlerini etkileyen parametrelerle birlikte, ceza ve aksaklıkların sebepleri ile önem dereceleri belirlenmiştir. Dünyanın ileri gelen denet kurumlarından biri olan Paris Mou denet sonuçlarında görülen ilk 20 aksaklık referans kabul edilerek analizler ve karşılaştırmalar yapılmıştır. Böylece bir iç denet sonucunda olası Paris Mou denetlemesi için dikkat edilmesi gereken işlere yaklaşımda bulunulmuştur. Çalışma sonucunda şirketlerin kendi iç yönetim kurallarını oluşturan Emniyetli Yönetim Sistemleri (EYS), Uluslararası Emniyetli Yönetim Kodu (ISM) kurallarının bilinmesi ve uygulanmasının önemli olduğu görülmüştür. Her işte önce can güvenliğinin öne çıktığı belirlenmiştir. Tüm gemi personelinin ekip ruhuyla iletişim kurarak, planlı kontrol ve bakımlarla can güvenliğini sağlayabileceği ve gemi performansını yüksek tutabileceği sonucuna varılmıştır. Emniyetli Yönetim Sistemleri kuralları belirlenirken ve iç denet formları hazırlanırken şirkette tüm çalışanların katılımının sağlanması ve çalışmalarda Analitik Hiyerarşik Yöntem (AHP) gibi yöntemlerin kullanılması, iç denet sonuçlarında belirlenen aksaklıkların yığılma noktalarının belirlenmesi, tüm iç aksaklıkların yüksek aidiyet duygusuyla çözümlenebilmesi için fikir paylaşımlarının kabul edilmiş yöntemlerle toplanarak değerlendirilmesi, güzel çalışmaların ödüllendirilmesi önerilmiştir.

Emniyetli yönetimGemilerRisk analizi+1
Ahmet Can Oruç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sağlık kurumlarında iş sağlığı ve iş güvenliği, hasta bina sendromunun sağlık çalışanları üzerinde etkileri

Bu çalışmanın konusu sağlık kurumlarında iş sağlığı ve iş güvenliğinin alt bileşenlerinden hasta bina sendromunun sağlık çalışanları üzerinde etkileridir. Çalışmanın amacı hasta bina ve hasta bina sendromunun kavramsal çerçevesinin oluşturulması, hasta bina sendromunun semptomları, sendromlarının değerlendirilmesi ve hasta bina sendromunun önüne geçilmesinin yanında sağlık kurumlarında iş sağlığı ve iş güvenliği kapsamında hasta bina sendromunun sağlık çalışanları üzerinde etkilerinin ortaya konulmasıdır. Çalışma literatür taramasının yanında sağlık çalışanları üzerinde yapılan anket çalışmasıyla desteklenmiştir.

Gülsüm Yaprak
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu kurumlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği bilgi düzeylerinin değerlendirilmesi: Adana ili örneği

Bu çalışmada, kamu kurumlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliğine yönelik bilgi, tutum ve davranışları incelenmiştir. Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği bilgi düzeylerinin; cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, meslek gibi demografik değişkenlerle gösterdiği farklılıklar ve işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin yeterliliği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu nedenle Adana'da çeşitli kamu kurumlarında, mühendis, hâkim, makinist, itfaiye eri gibi farklı mesleklerde çalışanlara anket uygulanmıştır. Meslekler, mavi yaka ve beyaz yaka olarak iki grupta incelenmiş, sonuçlar SPSS 20 programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; kamu çalışanlarının çoğunun iş sağlığı ve güvenliğinin öneminin farkında olduğu görülmüştür. Ancak iş sağlığı ve güvenliği kanunundan haberdar olmayanlar ve güvenlik kurallarına uymayanların oranı da azımsanmayacak düzeydedir. Genel kanının aksine iş sağlığı ve güvenliği kurallarına hassasiyetin, erkeklerde kadınlardan, eğitim düzeyi düşük olanlarda yüksek olanlardan daha fazla olduğu ve işyerlerinde verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitiminin yeterli olmadığı görülmüştür.

AdanaBilgi düzeyiKamu kuruluşları+3
Şeyma Çelik
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu uygulamalarının Türkiye'de lojistik sektörünün verimliliğine katkısının incelenmesi

Sunulan çalışmada 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunun uygulanmasından önce ve sonra yaşanan lojistik sektöründeki iş kazalarının istatistikleri karşılaştırılarak öncelikle lojistiğin hangi alanında iş kazalarının yoğun olduğu tespit edilerek, ayrıca yaş, cinsiyet ve çalışma saatleri açısından da değerlendirmesi yapılmıştır. Yapılan anket çalışması ile iş kazalarının yoğun olduğu alanda İSG uygulamalarının faydası değerlendirilerek ayrıca İSG uygulamalarının iyileştirilmesi açısından tespitler yapılmaya çalışılmıştır. İşveren ve işçiler açısından İSG uygulamalarının vardığı noktada memnuniyet dereceleri belirlenmiştir.

KanunlarLojistikTürkiye+4
Ertuğ Piroğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elektrik tesisatı ve ekipmanlarının yangından korunmasında kullanılan otomatik yangın söndürme sistemlerinin incelenmesi

Ülkemizde elektrik kaynaklarında meydana gelen kaza-olaylar neticesinde elektrik kaynaklı yangınlar büyük oranda görülmektedir. Elektrik kaynaklı kazalar birçok sebepten dolayı oluşabilmekte olup, kazaların önceden kestirilmesi çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Çok ani şekilde meydana gelen bu kazaların en büyük sonuçlarından bir tanesi yangındır. Bu yüzden elektrik kaynaklarında oluşabilecek yangınlara karşı gerekli önlemlerin alınması, birçok yangının engellenmesini sağlayacaktır. Elektrik yangınları günümüzde çok büyük kayıplara neden olmaktadır. Bunun için can ve mal güvenliğinin sağlanması için elektriğe bağlı yangınların incelenmesi önem arz etmektedir.

ElektrikElektrik tesisatıKarbon dioksit+4
Mehmet Kemal Çiftler
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm sektörünü temsilen, otellerde iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğinin istatiksel yöntemlerle analizi

Turizm sektöründeki genişleme ile bu sektörde yer alan otel işletmeleri ve bu işletmeler bünyesinde çalıştırılan personel sayısı bakımından önemli bir artış vardır. Otel işletmelerinde yer alan personeller ergonomik, psikososyal faktörler ve olumsuz çalışma şartları ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Sektörün işgücü özelliklerine bakıldığında, otel işlerinin çoğunun "mavi yakalılar" tarafından yapılan işler olduğu görülmektedir ve bu işler için düşük düzeyde eğitim yeterlidir. Çalışmanın amacı, ise turizm otellerindeki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğini tespit etmektir. Araştırma sadece otellerinde çalışan 250 kişi ile sınırlı tutulmuştur. Ayrıca araştırma sonuçları da genellememiş (diğer turizm bölgelerinde uygulanmadığı için), sadece bu çalışma ile sınırlı tutulmuştur. Araştırmanın evrenini 5 yıldızlı otellerde çalışanlar oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Gaziantep ilinde bulunan 5 yıldızlı otellerdeki çalışanlardan ulaşılabilen 270 kişi olarak belirlenmiştir. Fakat anketlerden 20'sinde cevaplar olmamasından dolayı çalışmaya dâhil edilmemiştir. Toplamda 250 anket geçerli sayılmıştır. Araştırma probleminin çözümlenebilmesi için ihtiyaç duyulan, çalışanların görüşlerine ilişkin verilerin toplanmasında anket tekniği kullanılmıştır. Anket 19 soruluk bir form şeklinde düzenlenmiştir. Ankette katılımcıların demografik özeliklerini, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili görüşlerini anlamaya yönelik soruları içermektedir. Demografik özelliklerle ilgili olarak çalışanların cinsiyeti, yaşı, eğitim düzeyi, aylık geliri, bulunduğu bölge anlamaya yönelik sorular sorulmuştur. Genel görüş kısmında çalışanların İSG ile ilgili genel sorular sorulmuş ve alınan cevaplar incelenmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen veriler araştırma amacı doğrultusunda ilgili nicel analiz teknikleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm Sektörü, Otel İşletmeciliği, İş Sağlığı ve Güvenliği, İSG Kültürü

Emrah Kalcık
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meslek lisesi öğrencilerine verilen iş güvenliği eğitiminin, öğrencilerin akademik başarısına ve kalıcılığa etkisi

Bu çalışmamızda işyeri tehlike sınıfları bakımından tehlikeli sınıfta bulunan bir meslek lisesinin 10. sınıf öğrencileri üzerinde çalışılmış olup, verilen temel iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin öğrenciler- üzerindeki başarı ve kalıcılıktaki etkisi ölçülmek istenmiştir. Öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tutumlarını ölçmek için 10 adet soru yöneltilmiş, yine iş sağlığı ve güvenliğine yönelik başarıyı ölçmek için 20 soruluk açık uçlu soru sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS programı vasıtasıyla analiz edilmiştir. Sonuç olarak öğrencilere verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin öğrencilerin iş güvenliğine yönelik tutumlarını olumlu yönde değiştirdiği, iş güvenliğine yönelik bilgi düzeyini arttırdığını göstermiştir. Bu durum öğrencilere verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Ayrıca verilen eğitimler öğrencilerin tehlikeli olarak kabul edilen eğitim gördükleri atölyelerde iş güvenliğine yönelik farkındalıklarını sürekli aktif tutacak ve yaşanılabilecek kaza ve yaralanmaların önüne geçilmiş olacaktır. Anahtar Kelimeler: İş sağlığı ve güvenliği, farkındalık, iş güvenliği eğitimi

Akademik başarıFarkındalıkMeslek liseleri+3
Resul Kanık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil sanayisinde iş güvenliği yönetimi ve OHSAS TS 18001 uygulaması

Üretim, istihdam ve ihracat itibari ile Türkiye ekonomisinin en önemli sektörlerinden biri olan tekstil sektöründe iş kazaları sıklıkla görülmektedir. 2015 yılı SGK istatistiklerine göre 12,041 iş kazası gerçekleşmiş olup, bunların 15'i ölümle sonuçlanmış ayrıca 7 meslek hastalığı kayıtlara geçmiştir. İş sağlığı ve güvenliğinin çok önemli olduğu sektörde firmalar, iş sağlığı ve güvenliği politikalarını oluşturarak üretim kalitelerini arttırmak ve rekabet üstünlüğü elde etmek için OHSAS TS 18001 İSG standardını kullanmaktadır. Ancak, sektör KOBİ-yoğun bir sektör olup, gönüllü olan bu enstrüman birçok firma tarafından kullanılmamaktadır. Çalışma sonucunda, OHSAS TS 18001'in kullanıldığı firmalarda en temel sıkıntının dokümantasyon problemi olduğu gözlenmiştir.

Risk değerlendirmesiTekstil sektörüİş güvenliği
Gerçek Emre Uğur
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hastanelerde iş güvenliği ve risk analizi çalışması

İş sağlığı ve güvenliği, işletme çalışanlarının dışarıdan gelecek tehlikeleri önleyebilmek amacıyla uyguladığı sistemdir. Kişilerin hayatlarına ve fiziki bütünlüklerini koruma ilkesini temel alan iş sağlığı ve güvenliği, gelişmiş ülkelerde olduğu kadar gelişmekte olan ülkeler açısından da kritik öneme sahiptir. Teknolojik gelişmeler, küreselleşme gibi faktörler değerlendirildiğinde sektör fark etmeksizin her işletmenin gelişim ve değişim içinde olduğu görülmektedir. Bu sebeple işletmelerin karşılaşacakları risklerin de artış göstermesi olağandır. İşletmeleri başarıya ulaştıracak önemli adımlardan biri risk belirlemesi, bu risklerin azaltılması ve yönetilmesidir. Bu sebeple işletmeler açısından risk analizi ve risk yönetiminin etkin biçimde yapılması gerekmektedir. Risk analizi iş kolu farkı yapılmadan her işletme için önem taşımaktadır. Bu bağlamda çalışmada hastanelerde iş güvenliği ve yönetimi ile risk analizleri üzerinde durulacaktır.

HastanelerRiskRisk analizi+2
Edip Sağıcı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel dönüşümde yıkım uygulamalarının iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi Kocaeli örneği

Ülkemizde, kentlerin yenilenmesi, sağlamlaştırılması, canlandırılma-sı uygulamaları özellikle son dönemlerde yaygınlaşmıştır. Kentsel dönü-şüm uygulamaları, özellikle şehirlerin fiziksel ve ekonomik olarak atıl ka-lan kısımlarının yenilenmesi amaçlayarak, yaşam standardını arttırarak, şehir ekonomisinin kalkındırılması hedeflenmektedir. Dönüşüm, kent için tavsiye edilen stratejik planlama ve proje, girişim ve kaynak geliştirme olarak isimlendirilebilir. Şehrin tümünün veya bir kısmının kalitesinin de-ğiştirilmesi, yapısal bir dönüşüme veya biçimsel bir oluşuma tabi tutulması olarak tanımlanabilmektedir. Bu açıdan bakıldığında kentsel mekânlarda sosyal ve fiziksel dönüşümle birlikte, sosyo-ekonomik, kültürel ve siyasal dönüşüm hedeflenmektedir. Kentsel dönüşüm uygulamalarını yaparken karşımıza çıkan ilk sorun mevcut binaların güvenli bir şekilde yıkılmasıdır. Bu nedenle yapılacak olan yıkım esnasında kullanılacak olan yıkım tekniklerinin belirlenmesi gerek insan sağlığı gerekse çevre güvenliği açısından önemlidir. Genel ola-rak iş kazalarının en çok görüldüğü, ölüm oranının en fazla olduğu yapı sektörü, çok tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bu çalışmada, güvenli çalış-ma ortamı temin edilerek, çevresel etkenlerin kontrol edildiği kentsel dö-nüşüm sahalarında, deneyimli ve eğitimli çalışanlarla çalışılması iş kazala-rının azaltılmasında çok fayda sağlayacağı hedeflenmiştir.

Sürdürülebilir kentleşme
Hami Özel
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı montajında iş güvenliği bakımından risk değerlendirmesi

Bu çalışmanın amacı; Yüksek basınçlı bir doğal gaz boru hattı yapım işinde elektrik ark kaynağı uygulamalarında iş güvenliği bakımından risk analizini yaparak alınması gereken önlemlerin bu riskleri matematiksel olarak hangi ölçekte minimize edeceğini göstermektir. Toplamda 60 km boyunca ve iki buçuk yıl süresince yapımı devam eden projenin en önemli aktivitesi olan kaynak aktivitesinin insan sağlığına etkileri ve yapım aşamasında yaşanan iş kazaları, iş kayıpları ve çalışmaların durdurulmasının nedenleri incelenmiştir. Bu kapsamda yıl ve ay bazında kaza olma ihtimalleri değerlendirilmiş ve çözüm önerilerinin bu durumları sayısal olarak hangi boyutta düşürebildiği izah edilmiştir.

Boru hatlarıDoğal gazDoğal gaz boruları+4
Veysel Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bıçak imalatı yapan atölyelerde iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi

Türkiye'de bıçak imalatı yapan işyerleri KOBİ niteliğinde olup, iş sağlığı ve güvenliği açısından NACE kodu 25.71 olan iş grubunda yer almaktadır. Bu grubun tamamı tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bu imalat atölyelerinde ölümle sonuçlanan iş kazası oranı az olmasına rağmen, önemli oranda yaralanma ve ramak kala olaylarına rastlanmaktadır. Küçük sermayeli bu işyerlerinde, çalışanların sağlık ve güvenliğine yönelik gerçek verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için bıçak imalatı yapan farklı iş yerlerindeki tehlike kaynaklarının, bu kaynakların neden olduğu tehlike ve risklerin belirlenmesi ve risk kontrol tedbirlerine yönelik önerilerde bulunulması, bıçak imalatı yapan iş yerlerine rehberlik yapacak dokümanların oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, bıçak imalatı yapan atölyelerdeki tehlike ve riskleri belirlemek ve bu riskleri analiz ederek kabul edilebilir seviyeye indirebilmek için yapılması gerekenleri belirlemektir. Bu çalışmada uygulama alanı olarak iki bıçak imalat atölyesi seçilmiştir. Atölyedeki çevre şartları, imalat süreci ve ekipman kullanımı incelenmiştir. Başlıca tehlikeler; atölye ortamının düzensiz olması, makinelerin yanlış ve yakın konumlandırılması, elektrik tesisatının yeterli olmaması, çalışanların eğitim eksikliği, iş sağlığı ve güvenliği kanuni gerekliliklerinin yerine getirilmemesi olarak belirlenmiştir. Belirlenen tehlike ve riskler L tipi matris yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bıçak imalatı yapan iş yerlerindeki en büyük risk değerlerinin yangın önlemleri alınmamış olması, havalandırma sistemlerinin yetersiz olması ve yanlış makine kullanımdan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Risklerin ortadan kaldırılması veya kabul edilebilir düzeye indirilmesi için alınması gereken önlemler belirlenmiştir.

AtölyeBıçakBıçakçılık+3
Mehmet Ali Tor
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Cep telefonları ve baz istasyonlarının insan sağlığı üzerine etkilerinin iş sağlığı ve güvenliği temelinde analşizi

Günümüzde birçok alanda olduğu gibi kablosuz ortamdada ses ve veri iletimi yakın bir geçmişe sahip olmasına rağmen çok hızlı gelişim ve değişimler göstermiştir. ülkemizde operatörlerde kayıtlı cep telefonu kullanıcı sayısı yaklaşık 2017 yılı itibariyle 75,06 milyon civarındadır. 2018 yılı sonu itibariyle BTK verilerinin sonuçlarına göre baz istasyonu sayısı 100 000 civarında olacaktır. Baz istasyonlarının sayılarının bu kadar çok olması ve cep telefonlarının sayılarının hızla artması iş sağlığı ve güvenliği açısından da ciddi sorunları beraberinde getirmiştir.Her ne kadar kısa dönemde ciddi sağlık sorunları çıkmasada uzun dönemde, proaktif tedbirlerin alınması gerekmektedir.Aynı zamanda baz itasyonlarının montajında da olası tehlike ve riskleri gözardı etmemek gerekmektedir.

Abdulazim Yıldız
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilişim sektöründe risk analizi, risklerin değerlendirilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği ile entegrasyonu

Bu çalışmada kamu kurumlarının ve özel sektör işletmelerinin bilişim bölümlerinde çalışan bireylerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilinç düzeyleri ile iş sağlığı ve güvenliği açısından taşıdıkları risklerin (fiziksel, ergonomik ve psiko-sosyal vb…) yasal zemin ile entegre olup olmadığı hususunu değerlendirmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda Adana ilinde yerleşik, bünyesinde bilişim bölümü bulunduran kamu kurumları ve özel sektör işletmelerinde çalışan 430 bireye yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonuçları SPSS paket programında analiz edilmiştir. Çalışmamızda anketlerin analizine yönelik tanımlayıcı istatistiklerden yüzde frekans yöntemi kullanılmış ve veriler Kolmogorow-Smirnov normal dağılış testine tabi tutulmuştur. Ayrıca gerekli karşılaştırmalar Mann Whitney U, Wilcoxin ve Kruskal Wallis testleri ile yapılmıştır. Çalışmamızda personelin fiziksel ve ergonomik riskler konusunda daha bilgili ve yeterli olduğu fakat psiko-sosyal riskler açısından bilinç eksikliği olduğu ortaya çıkmıştır. Anket sonuçlarından faydalanılarak risk faktörlerinin analizi ve genel yönetim süreci içerisinde bilişim sektörü çalışanının iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili risklerin birlikte değerlendirilmesinin gerekli olduğu önerilmiştir.

Bilişim sektörüRisk analiziRisk değerlendirmesi+3
Kamil Tükel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır bölge hastanelerinin iş güvenliği ve sağlığı bakımından araştırılması

İş sağlığı kavramı günümüz iş dünyasının üzerinde durduğu önemli bir kavram olarak ortaya çıkmaktadır. İş sağlığının amacı; Yapılan iş nedeniyle ortaya çıkabilecek her türlü hastalıklardan ve risklerden korunmak için gerekli asgari çalışma ortamını oluşturmak ve çalışma koşullarında yeterli düzenlemeleri yapmaktır. İSG' nin amacı, çalışanlar başta olmak üzere, işletmeyi ve çevredeki insanları korumaktır. İnsan yaşamının öncelikli olması, sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamaktadır. İş sağlığı ve güvenliği kavramı, işveren, üretim, verimlilik, çalışma ortamı, kısacası tüm organizasyonu ilgilendiren bir kavramdır. Tüm çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal açıdan iyi durumda olmasını sağlamak, çalışanları mevcut çalışma koşulları nedeniyle oluşabilecek risklerden korumak ve çalışanları istihdam etmek için herhangi bir meslek ayrımı yapılmaksızın tüm çabalar sarf edilmektedir. Çalışmamızda materyal olarak Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde hem iş ortamının hem de hastane çalışanların iş sağlığı ve güvenliği açısında durumlarını ortaya koymak ve çalışanların bu iş sağlığı ve güvenliği alanındaki bilgi düzeylerini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Veri toplama aşamasından sonra, anket sorularının yanıtlara göre değerlendirilmesi ve hedeflenen oranın istatistiksel olarak değerlendirilmesinde, yüzde frekans tablosu analizi uygulanmıştır. İstatistik analizler SPSS paket programında yapılmıştır. Çalışmanın amacı; hastanede çalışan personellerin iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili bilgi tutum ve davranışlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte tasarlanmış ve uygulanmıştır. Araştırma 2019 yılında, çalışan Diyarbakır Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde görevli bireylere uygulanmıştır. Farklı meslek gruplarından gönüllü olarak çalışmaya katılmayı kabul eden 166 kişiden veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler, bilgisayar ortamına aktarılarak IBM SPSS Statistics 21 paket programında analiz edildi. Verilerin normallik analizi Kalmagorov-Smirnov testi ile yapıldı ve boyutların non-parametrik olduğu görüldü. Katılımcıların sosyo-demografik özelliklerine göre ölçekten aldıkları puan ortalamalarının karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden mann-Whitney U (MWU) ve Kruskal-Wallis testi ile kullanıldı. Analizler için %95 güven düzeyinde anlamlılık seviyesi p<0,05 olarak kabul edildi. Diyarbakır Selahattin Eyyübi Devlet Hastanesinde iş sağılığı ve güvenliği alanında oldukça yeterli olduğu görülmüştür. Fakat çalışanların işe başlama ve sonrasında koruyucu aşı yaptırmadığı, özellikle işe yeni başlayan, ilk ve orta eğitim düzeyine sahip ve radyoloji ve laboratuvarlarla çalışanlara iş sağılığı ve güvenliği alanında eğitim, seminer ve uygulamalı eğitim verilmesi önerilmektedir.

DiyarbakırHastanelerHastaneler-devlet+6
Ali Rıza Erdem
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ceza infaz kurumlarında bulunan atölyelerde çalışan işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilgi düzeylerinin ölçülmesi

İşyurtları Kurumu; hükümlü ve tutukluların topluma kazandırılması amacıyla 1997 yılında Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulmuştur. Ülkemizde mevcut; 288 işyurdu müdürlüğünde, 1700'den fazla tesis ve atölyede, 180'den fazla işkolunda 50.000'den fazla tutuklu ve hükümlü eğitim alarak çalışmaktadır. Ceza infaz kurumları 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kanunu kapsamı dışında olmasına rağmen İşyurtları Kurumu'nda iş sağlığı ve güvenliği çalışmaları yapılmakta, iş sağlığı ve güvenliği eylem planları hazırlanmakta ve bazı ceza infaz kurumlarında görev yapan iş güvenliği uzmanlarına verilecek eğitimler planlanmakta ve uygulanmaktadır. Bu çalışmada, Gaziantep Açık C.İ.K İşyurtları'nda çalıştırılan hükümlü ve tutukluların iş sağlığı ve güvenliği konusunda bilgi seviyeleri ölçülmüştür. Yapılan anket çalışmasının sonuçlarına göre; hükümlü ve tutukluların iş sağlığı ve güvenliği hakkında bilgi düzeylerinin düşük olduğu tespit edilmiştir. Bu sonucun birçok etkenin bir araya gelmesi ile alındığı gözlemlenmiştir. Örneğin; çalışanlara Temel İSG eğitimi verilmemesi, ilgili işletmelerin 6331 sayılı yasaya tabi olmamasının getirdiği rahatlık, hükümlü ve tutukluların işlerini tam benimsememeleri, iş müfettiş denetimi değil kurum içi denetim yapılması, …. gibi pek çok faktör sayılabilir. Bu işyerlerinde, verilen eğitimlerinin ve yapılan denetimlerinin artırılarak, çalışmaların 6331 sayılı yasa kapsamında değerlendirilmesinin gerektiğine inanılmaktadır. Unutulmamalıdır ki istatistiksel araştırmalar; iş kazalarının büyük çoğunluğunun güvensiz hareket sebebi ile gerçekleştiğini göstermektedir. Güvensiz durumların iyileştirilmesinin yanında, çalışan kaynaklı hareketlerinde önlenmesi gerekmektedir.

Ramazan Toprak
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mesleki ve teknik anadolu liselerinde mobilya ve iç mekan tasarımı bölümlerinde eğitim gören öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliği bilincinin analizi: Kilis örneği

Bu araştırmanın genel amacı, başta Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerindeki öğrencilerinin iş sağlığı ve güvenliğine yönelik düşüncelerini öğrenmektir. Veriler, bu amaçla hazırlanan anket sorularıyla toplanmıştır. Araştırma bulguları, öğrencilerin iş sağlığı ve güvenliğinin hedef, kapsam ve sonuçlarını genelde doğru algıladıklarını fakat konuya tam anlamıyla hâkim olmadıklarını göstermiştir. Öğrencilerin geneli konuyla ilgili yazılı veya görsel basın aracılığıyla yüzeysel doğru ifadeleri pek fazla içermeyen bilgilerle konunun sadece ciddiyetinin farkında fakat iş sağlığı ve güvenliği olgusunun bir bilim dalı olduğu bilinci öğrencilerin tam anlamıyla idrak edemediği saptanmıştır. İş sağlığı ve güvenliği eğitimi almayan 9. Sınıf öğrencilerinin meslek hastalıkları, kişisel koruyucu donanımlar, iş sağlığı ve güvenliği hassasiyeti ve mevzuat hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Öğrencilerde iş sağlığı ve güvenliği bilincini arttırmak için iş sağlığı ve güvenliği dersinin müfredatta eğitim ve öğretim dönemlerinin ilk yıllarından başlayarak daha fazla yer alması önerilebilir. Yine eğitim süresince güvenlik kültürünün geliştirilmesi için meslek profesyonellerinin katılımıyla konferanslar düzenlenmeli ve öğrencilere bu konu ezber yoluyla değil, kalıcı olması açısından atölye uygulamalarında görsel anlatım teknikleriyle öğrenci hafızasında konuya karşı ilgi ve algı uyandırılmalıdır. Çalışma yaşamından reel örneklerle desteklenmiş eğitici afiş, broşür vb. materyaller ile farkındalığın artırılacağı, eğitim kurumlarında daha olumlu geri dönüşler elde edilecektir.

Melih Küçükoğlu
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamu kurumlarında makine ikmal bakım ve onarım çalışmalarında iş sağlığı ve güvenliği uygulamaları ve iş ekipmanlarının periyodik muayenesi

Kamu kurumlarında iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamasının yaygınlaşması ile birlikte özellikle iş sahaları geniş olan diğer işletmeler gibi pek çok kamu kurumu da, birçok alanda farklı İSG uygulamaları gerçekleşmektedir. Yoğun emek ve zaman gereken İSG alanlarından birisi de; iş ekipmanlarının bakım, onarımı ve periyodik muayeneleridir. İş ekipmanları iş kazası istatistiklerinde önemli bir yer tutmaktadır. Çalışma yaşamında, periyodik kontroller aynı zamanda yasal zorunluluktur. Sosyal Sigortalar Kurumu 2016 yılı iş kazası istatistiklerine bakıldığı zaman makine ve ekipmanlarının kurulumu ve onarımı kaynaklı toplam 4277 kişi iş kazasına uğramıştır. 2016 yılında iş kazası geçiren toplam sayıya bakıldığı zaman bu sayısın toplam rakam olan 286068 kişi içerisinde oranı % 1.49'dur. Yine 2017 verileri değerlendirildiğinde makine ve ekipmanlarının kurulumu ve onarımı kaynaklı toplam 3797 kişi iş kazasına uğramıştır. 2017 yılında iş kazası geçiren toplam sayıya bakıldığı zaman toplam iş kazası sayısı 359653 kişi içerisinde % 1.05 oranına denk gelmektedir. 2017 yılı içerisinde makine ve ekipmanların kurulumu ve onarımı kaynaklı iş kazalarında 15 kişi hayatını kaybetmiştir. Bu iş kolundan kaynaklı 2017 yılı içerisinde toplam 30533 kişi iş kazası sonrası geçici iş görmezlik almıştır (SGK,2006). İş ekipmanları tüm tehlike sınıflarındaki işyerlerinde kullanılabilmekle birlikte, çoğunlukla çok tehlikeli ve tehlikeli sınıf işyerlerinde yoğunlaşmaktadır. Bu durum ilgili İSG önlemlerinin alınması, periyodik kontrollerin yasalara uygun halde yapılmasının zorunluluğunu ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, İSG açısından bakım, onarım ve periyodik muayenelerin mevzuattaki yeri, bir kamu kurumundaki uygulamalar incelenerek, kamunun alana bakış açısı, uygulama yöntemleri ele alınarak mevcut durumun analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonunda işyerinin tehlike sınıfı ve yapılan işin riski gözetilerek İSG çalışmalarının başladığı tarih itibarıyla sahada birçok uygulamanın yapıldığı, risk analizleri ve tespit öneri defterlerinde yer alan risklerin bertaraf edildiği, yapılan tespit ve önerilerin dikkate alındığı gözlemlenmiştir. İş güvenliği uzmanı ve hekimlerinin sıklıkla değişmesi, yapılan iş gereği işyerlerin geniş bir alana yayılması sebebiyle çevresel düzen sorunu, birden fazla alt işverenin sahada bulunabilmesi, eğitimlerdeki eksiklikler, kişisel koruyucu donanımların (KKD) standartlara uygun olmamaları, kurul toplantılarının usul ve esaslara uygun olmaması ile alınan kararlar gibi konularda eksiklikler gözlenmiştir. Alt işveren-asıl işveren ilişkisi bulunan tüm tehlike sınıflarındaki işyerlerinde; yönetimlerin, İSG profesyonellerinin, İSG kurullarının koordinasyonun sağlanması İSG kültürünün yerleşmesi, gelişmesi ve başarılı olunması için gerekli ve zorunludur. İSG uygulamalarının yapıldığı işyerlerinde; iş sağlığı ve güvenliği ile yönetim sistemleri çalışmalarının uygulamaya dönük yapılması özellikle davranış bazlı güvenlik kültürünün oluşturulması ile eğitimlerin sadece teorik değil makine başında uygulamalı verilmesi, operatörlere özel olarak düzenlenmesi önerilmiştir. Başarıya ancak birlikte çalışma sonucunda uygulama ve pratiğin bir araya getirilmesi ile ulaşılabileceği sonucuna varılmıştır.

Fatma Didem Hacımustafaoğlu
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Büro ortamında çalışma koşullarının ergonomik analizi:adıyaman belediyesi örneği

İnsana dayalı iş düzenlemesinin temel taşlarını oluşturan ergonomi işin insana, insanın işe uyumunda gerekli şartların belirlenmesini sağlar. Kamu kurumlarında özellikle büro çalışanlarında, çalışma koşulları iş verimi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada, büro ortamında çalışanların çalışma ortamında ergonomik koşullara uygun olarak çalışıp çalışmadığını, olumsuz koşullar belirlendiğinde bu duruma sebep olan nedenleri ortaya çıkarmayı ve bu doğrultuda konu ile ilgili araştırma yapılması hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrultusunda Adıyaman Belediyesinde farklı görevler üstlenen 4 müdürlük bazında büro ortamında çalışan 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan bu anketler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) ile tanımlayıcı istatistiklere frekans analizi, Tek Yönlü Varyans analizi, T testi ve Ki Kare testi analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Böylece çalışanların demografik yapı verilerine ulaşılmış ve çalışma ortamında fiziksel çevre koşullarına olan bakış açıları, elektromanyetik radyasyon farkındalıkları, çalışanların tanısı konmuş hastalığı veya şikayetlerinin olup olmadığı ve iş sağlığı ve güvenliği kültürünün ne derece önem arz ettiği ölçülmüştür. Elde edilen ölçümler birbirleri ile karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Olumsuz sonuçlara ise önerilerde bulunulmuştur.

Büşra Saygı
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş kazalarına, hafta günleri etkisinin incelenmesi

Literatürde, İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili yapılan araştırmalarda, özellikle yangın ve risk değerlendirmesi çalışmaları ve fiziksel risk etmenlerinde verilerin toplanması, analizleri ve neden-sonuç ilişkilerinin daha rahat kurulabildiği görülmüştür. Bu çalışmada, çalışanların gündelik yaşamlarında ve iş çevresinde temasta bulunduğu kişilerden, olaylardan veya durumlardan ne derecede etkilendiği ve bu etkileşimin iş kazaları üzerinde anlamlı bir ilişkisinin olup olmadığı ortaya konulmuştur. Diğer yandan bu ilişkinin günlere göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışma kapsamında ihtiyaç duyulan bilgiler, araştırmaya destek veren işyerlerinden anket yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin istatistiksel analiz yöntemi ile bilgiye dönüştürülmesi sağlanmış ve bu amaçla yapılmakta olan anket çalışmasında elde edilen nihai bilgilerle çalışanın psikolojisi üzerinde anlamlı bir etkisinin olup olmadığı değerlendirilmiş, belirlenen olumsuz etkileri azaltabilecek çözüm önerileri geliştirilmeye çalışılmıştır.

KazalarRisk faktörleriİş güvenliği+2
Çağatay Kırbuğa
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Meb'e bağlı kamu kurumu çalışanlarının İş Sağlığı ve Güvenliği'ne bakış açısı ile mevcut durumun istatistiksel analizi: Şanlıurfa örneği

Küreselleşen Dünya ülkelerinde üretim araç ve yöntemlerinin günden güne artması, teknolojik gelişmeler ve çalışan sayısının hızla artması, beraberinde farklı iş kazası ve meslek hastalıklarının ortaya çıkmasını hızlandırmakta ve bu durum iş sağlığı ve güvenliği (İSG) alanında yeni çalışma ve yorum ihtiyaçlarına neden olmaktadır. İş güvenliği; iş yeri tehlike sınıfı, çalışan sayısı, iş yerinin kamu veya özel sektör olması ya da yapılan işin niteliğine bakılmaksızın çalışanların bulunduğu her yerde birincil önceliğe sahip olması gerekir. Genel olarak az tehlikeli sınıfta yer alan kamu kurumları da çalışan sayısının oldukça yüksek olması, halen yasal olarak iş güvenliği uzmanı (İGU) ve iş yeri hekimi (İH) çalıştırmanın zorunlu olmaması gibi nedenlerle özel önem verilmesi gereken kurumlardandır. Bu tez çalışmasının amacı; milli eğitim bakanlığına bağlı kamu kurumu çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği hakkındaki ön yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi, iş sağlığı ve güvenliğine bakış açıları ve çalıştıkları kurumlarda yürütülen İSG hizmetlerini nasıl algılayıp değerlendirdiklerini belirlemektir. Çalışma alanı olarak, daha önce benzer bir çalışma yapılmamış olması sebebiyle Şanlıurfa ili seçilmiştir. Çalışmalar sonucunda; çalışanların İSG hakkındaki bilgi ve görüşleri, kurumlardaki İSG kültürünün düzeyi, kişilerin çalıştıkları kurum ve çalışma ortamıyla İSG çalışmalarını nasıl ilişkilendirdikleri analiz edilmiştir. Şanlıurfa ilindeki; kamuya bağlı okul ve kurumlarda öğretmen, memur, ve yönetici pozisyonunda görev yapan bazı çalışanlara anket uygulanmıştır. İSG konusunda bakış açılarının, beklenti ve görüşlerinin değerlendirilebilmesi ve analizi için katılımcılara 29 adet soru yöneltilmiştir. Elde edilen yanıtlar, SPSS.22 programı kullanılmak suretiyle istatistiksel olarak analiz edilerek yorumlanmıştır.

Mehmet Bazoğlu
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarımda çalışan kadın işçilerin iş sağlığı ve güvenliği konusundaki bilgi düzeylerinin algı düzeylerine etkisi: izmir örneği

İş sağlığı ve güvenliğinin iş hayatındaki öneminin anlaşılması ile birlikte sektörlerde çalışan sağlığının korunması kapsamında çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Teoride geçerli olan bilgi ve uygulamaların iş hayatına yansımasının sınırlı olmasına ek olarak, çalışanların çalışma konuları hakkındaki bilgi düzeylerinin yetersizliği de iş güvenliği bağlamında önemlidir. Tarım sektöründe kadınların ağır çalışma koşulları, kadın emeğinin görünmezlik göstermesi gibi nedenlerle mevcut risk ve önlemlere ilişkin bilgilerinin yetersizliği önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada kadın çalışanların bilgi düzeylerinin algı düzeyleri üzerine etkisinin saptanması amaçlanmıştır. Böylece kadın çalışanlara yönelik eğitim çalışmalarının içeriğinin belirlenmesi ve eğitimin iş yaşamına uyarlanması da sağlanmış olacaktır. İzmir ili ve ilçelerinde tarım sektöründeki kadın çalışanlara yönelik yapılan çalışma sonucunda; katılımcıların bilgi boyutuna ilişkin; önlem ve farkındalık bilgi düzeylerinin oldukça düşük, kişisel koruyucu donanım bilgi düzeylerinin yüksek olduğu; algı boyutu irdelendiğinde ise, tehlike ve yasa algılarının oldukça yüksek olduğu görülmüştür. Bilgi düzeyinin algıya etkisine bakıldığında önlem bilgi düzeyinin, tehlike ve yasa algısını negatif yönde, kişisel koruyucu donanım bilgi düzeyinin tehlike algısını pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi düzeyiKadın iş gücüKadın işçiler+6
Cansu Özel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir üniversite hastanesinin risk değerlendirmesi sonuçlarının analizi

Bu çalışmadaki amacımız Adana ili Çukurova Üniversitesi merkez yerleşkesindeki Balcalı Hastanesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde risk değerlendirmesi yapmak ve analiz sonuçlarını yorumlayarak paylaşmaktır. Araştırmada 2018 yılı içerisinde tespit edilen riskler iki yıllık süreç içerisinde takip edilmiş ve tespit edilen risk etmenlerinin sayısal ve grafiksel sunumu yapılmıştır. 2019 yılında tehlikelerin giderilme durumu özetlenmiştir. Ayrıca risk değerlendirilmesinin teslim edilmesini takip eden bir yıllık süreçte iş kazalarının durumu ile önleme çalışmaları uygulandığında hangi oranda önleme yapılabileceği hesaplanmıştır. Anahtar kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Risk Değerlendirmesi, İşyeri Ortam Gözetimi, Hastane, Üniversite

HastanelerHastaneler-üniversiteRisk+5
Fatih Zengin
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güneş enerjisi paneli kurulum ve montaj riskleri

Dünya nüfusunun her geçen gün artmasıyla birlikte fosil yakıtların yeter-sizliği, araştırmacıları yeni enerji kaynakları arayışına sürüklemektedir. Güneş ve rüzgâr enerjisi son zamanlarda en gözde yenilenebilir enerji olarak değerlendiril-mektedir. Güneşin sürdürülebilir, temiz, tükenmeyen bir enerji türü olması avanta-jını artırmaktadır. Gelişen teknoloji ile birlikte kullanılan ürünlerin verimlerinin artıp, fiyatlarının düşmesi nedeniyle güneş enerji santrali projelerine yönelik çalış-malar hız kazanmakta ve ülkeler gelecekteki enerji politikalarını bu doğrultuda oluşturmaktadır. Enerji fiyatlandırılmasındaki artışlar Güneş enerji santralleri yatırımlarını hızla büyütmektedir. Özellikle endüstriyel yapıların, özel binaların çatı katları ve arazi uygulamaları ile güneş enerjisinden elektrik üreterek ekonomik açıdan önemli tasarruflar sağlanmaya başlanılmıştır. Bu santrallerin iş sağlığı ve güvenliği açısın-dan kontrol edilmesi ve risk değerlendirmesinin yapılması gerekmektedir. Bu ça-lışmada, güneş enerji santrallerinin risk analiz tabloları incelenmiş ve alınması gereken iş sağlığı güvenliği önlemleri ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Güneş Enerji Santrali, Risk Değer-lendirme Yenilenebilir Enerji Kaynakları.

Güneş enerjisiGüneş enerjisi santraliGüneş enerjisi sistemleri+6
Adem Kaya
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki ve bazı Avrupa ülkelerindeki iş sağlığı ve güvenliği kanunlarının iş kazalarına etkilerinin araştırılması

İş sağlığı ve güvenliği, modern çalışma hayatının vazgeçilmez koruyucusudur. Ülkemizde 30.06.2012 tarihinde yürülüğe giren İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş kazaları ve iş kazası ölümlerini önlemedeki en büyük görevi üstlenmektedir. Bu çalışmada Türkiye'de İSG Kanununun iş kazalarına etkisi araştırılmış olup, Avrupa ülkeleriyle karşılaştırması yapılmıştır. Türkiye için 2013, Avrupa ülkeleri için 2008 yılları referans alınmış olup, iki döneme ait iş kazaları ve iş kazası ölümleri Çizelge ve grafikler yardımıyla incelenmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca, SPSS paket programıyla mevcut verilerin istatistiksel olarak analizi yapılmıştır. Türkiye'de 1998-2016 yılları arasındaki iş kazaları ve iş kazası sıklıklarının 16 Avrupa ülkesi ortalamasından istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha az; iş kazası ölümleri ve iş kazası ölüm sıklıklarının ise istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Avrupa ülkelerinde 2008'den sonraki dönemde iş kazaları ve iş kazası ölümleri ortalamasında istatistiksel anlamlı olarak azalma kaydedilirken aynı dönem için Türkiye'de herhangi bir farklılık gözlenmemiştir. Çalışmanın, ülkemizdeki iş sağlığı ve güvenliğinin daha iyi seviyeye ulaşmasına katkı sunacağı düşünülmektedir.

AvrupaKanunlarKarşılaştırma+6
Ahmet Cem Özkan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İçme suyu arıtma tesisinde tehlikelerin, risklerin belirlenmesi ve risk değerlendirmesi

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında 31 Ocak 2013'ten itibaren tüm işyerlerine risk değerlendirmesi yapma zorunluluğu getirilmiştir. Bu uygulamaya yönelik akademik çalışmalara katkı sağlamak amacıyla iş sağlığı ve güvenliği temel konuları incelenip örnek bir risk değerlendirme uygulaması gerçekleştirilmiştir. İçme suyu arıtma tesislerinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik tehlikeler ve riskler belirlenerek hazırlanan bu risk değerlendirme çalışmasında Gaziantep Su ve Kanalizasyon İdaresi Hacıbaba İçme Suyu Arıtma Tesisi ele alınmıştır. Saha çalışmaları ve bütün bölümler incelenerek hangi bölümde hangi tehlikelerin bulunduğu ve bu tehlikelerin nasıl ortadan kaldırılacağı veya en aza indirgeneceği tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmalar sırasında yasal mevzuat temel alınıp ulaşılan sonuçlara yönelik öneriler dile getirilmiştir. Hazırlanan risk değerlendirmesi tablosunda Fine-Kinney metodu uygulanmıştır. Kullanılan bu metotta belirlenen tehlike ve riskler karşısında alınması gereken önlemler ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. İçme suyu arıtma tesislerinde iş sağlığı ve güvenliğine yönelik çalışmaların, tesiste arıtılıp şebekeden musluğa kadar gelen suda aranan kalite kadar önemli olduğuna dikkat çekilmiştir.

Risk değerlendirmesiRisk faktörleriTehlike+5
Ozan Deniz Kılınç
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Seçilmiş bir dokuma işletmesinde çalışanlar açısından fiziksel risk etmenlerinin ölçümü ve değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Adana ilinde seçilmiş bir dokuma işletmesinde çalışanlar açısından fiziksel risk etmenlerinin ölçümü yapılmış ve sonuçları değerlendirilmiştir. İş görenlerin güncel ihtiyaçları göz önünde bulundurularak iş güvenliği ve işçi sağlığı ile ilgili gürültü, termal konfor, titreşim, toz gibi ölçümler yapılmış, standartlar göre yapılan bu ölçümler değerlendirilerek uygunsuz bulunan sonuçlar için işletmeye önerilerde bulunulmuştur.

Dokuma işletmeleriRisk analiziRisk değerlendirmesi+5
Ozan Keşçi
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Motivasyonun iş sağlığı ve güvenliği üzerine etkisi

Bu çalışmada; psikososyal risk etmenlerinden birisi olan çalışanların motivasyonları ile iş kazaları arasındaki ilişkinin ortaya konulması amaçlanmaktadır. İşyerlerindeki iş sağlığı ve güvenliği (İSG) eğitimlerinin yanı sıra; çalışanların motivasyon durumlarındaki düşüş ve buna bağlı oluşacak stresin; iş kazaları sayısını arttıracağı gibi, motivasyon durumlarındaki artış hem iş kazalarını önleyeceği hem de verimliliği artıracağı vurgulanmaktadır. Çalışma hayatındaki dört temel risk faktöründen; genelde daha kolay göz ardı edilen, etkilerinin daha uzun vadede ortaya çıkması nedeniyle zaman zaman yeterli önem verilmeyen, özen gösterilmeyen bu hususlar ciddi rol-model çatışmalarına, işyeri barışının bozulmasına sebep olmaktadır. En az fiziksel, kimyasal ve biyolojik risk etmenleri kadar, psikososyal risk etmenlerinin de üzerinde durulması, iyileştirme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi, önleyici ve sınırlayıcı tedbirlerin hayata geçirilmesi gereklidir. İşyerinde mutlu çalışanlar daha motive, daha dikkatli, daha özenli çalışırlar ve aidiyet duyguları yüksek olduğu için de kazalanma oranları düşük olur. Akademik çalışmalarda da az yer verilen konu hakkındaki bu çalışmanın kendisinden sonra gelecek çalışmalara kaynaklık edebileceği düşünülmektedir.

KazalarMotivasyonİş güvenliği+2
Çağatay Çeltik
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baklava sektörü çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği farkındalığının istatiksel analizi

Her geçen gün; teknolojik gelişmelere uymak, yasal değişimlere uygun üretim yapmak ve müşteri beklentilerindeki farklılaşmalar sebebiyle, gelişmek ve kendini yenilemek zorunda olan en önemli sektörlerden birisi de gıda sektörüdür. Bu çalışmada gıda üretim sektörleri arasındaki önemini üst sıralara taşıyan ve çalışma prensipleri bakımından geleneksel metodlarını ve değerlerini korumaya çalışan baklava sektörü ele alınmıştır. Çalışmada; Gaziantep ili baklava sektörü çalışanlarının, İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) farkındalığını analiz etmek için yüzyüze görüşme yoluyla yapılan ankete dayalı araştırmalar yapılmıştır. Daha önce benzer sektörde herhangi bir çalışma ve araştırma yapılmadığından dolayı bu çalışmada Gaziantep ili baklava sektörü çalışanlarına yer verilmiştir. Bu çalışma ile Gaziantep ilinde bulunan 6 farklı işyerinde görev yapan toplam 160 çalışanın; çalışma şartları, karşılaştıkları sorunlar vb. durumlar ele alınarak İSG farkındalığına yönelik görüşleri ve yeterlilik seviyelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Kültürel, çevresel ve diğer bazı belirleyici durumlar baz alınarak, sorular likert ölçeğine uygun olarak hazırlanmıştır.İSG konusundaki bilgi düzeyleri, demografik yapı, bakış açıları ve beklentilerinin belirlenebilmesi amacıyla çalışanlara 15 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Cevaplar; SPSS.21 programı kullanılarak istatiksel veri analizi olarak değerlendirmeye alınıp, yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda ise kadın çalışanların erkek çalışanlara göre işin risk derecesine yönelik farkındalıklarının daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca, yaşı 35 ve üzerinde olan çalışanların işin risk derecesine yönelik ilgi düzeyleri, iş yerinde iş verimliliği ve kalitesinin genel olarak iş güvenliğinden daha öncelikli olduğuna yönelik görüşe katılım düzeyleri, iş kazalarında yönetimin daha fazla suçlu olduğuna yönelik görüşler ile emniyetsiz çalışma noktasında iş arkadaşlarını ikaz etmeyi isteme düzeylerinin daha yüksek seviyede olduğu görülmektedir. Araştırmada bunlarla birlikte gelir durumu 2001 TL'den yüksek olan çalışanların kazayı önleme noktasında her çalışanın sorumlu olduğuna yönelik görüşlere katılım düzeyleri, iş yerinde iş verimliliği ve kalitesinin genel olarak iş güvenliğinden daha öncelikli olduğuna yönelik görüşe katılım düzeyleri ile iş kazalarında yönetimin daha fazla suçlu olduğuna yönelik görüşlere katılım ücreti 2001 TL 'den az olan çalışanlara göre daha yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bir diğer sonuç ise genel olarak sektörel tecrübesi fazla olan çalışanların emniyetsiz çalışma noktasında iş arkadaşlarını ikaz etmeyi isteme düzeylerinin sektörel tecrübesi 1 yıldan az olanlara göre daha yüksek olduğu görülmektedir. Son olarak elde edilen sonuç ise iş sağlığı ile ilgili eğitim almayan çalışanların, "İşimin (kaza) risk derecesi beni biraz ilgilendirir" ve "Yönetim, yaralanan bir çalışanın uğradığı kaza konusunda en fazla suçlu olan taraftır" görüşlerine katılım düzeylerinin iş sağlığı ile ilgili eğitim alanlara göre daha yüksek düzeyde olduğu görülmektedir. İdari bir önlem ve toplu korunma tedbirlerinden birisi olan İSG eğitimlerinin işyeri ve çalışan İSG kültürlerinin yerleşmesi ve oluşması için yeri ve önemi anlaşılmaktadır. Çalışmanın sonuçlarının, baklava sektörü ve benzeri sektörlerdeki ilerki çalışmalara kaynaklık edebileceğine inanılmaktadır.

BaklavaFarkındalıkGıda sektörü+5
Merve Özsoy
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denetimli serbestliğe tabii hükümlülerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğinin istatistiksel analizi: Gaziantep örneği

Bu çalışma, Denetimli Serbestlik Kurumlarında bulunan hükümlülerin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürü yönünden değerlendirilmelerini hedeflemektedir. Yapılacak tespit ve elde edilecek sonuçların analiz edilmesiyle birlikte; yine bu konuda hükümlü ve tutukluların çalıştığı kurum, kuruluş, işyeri veya işletme gibi yerlerde İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünün hükümlü üzerindeki etkileri belirlenmiştir. Uygulanan anketle İSG kültürünün yerleşikliğinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Ceza İnfaz Kurumlarında (CİK) bulunan hükümlüler ile tutukluların rehabilitasyonunda, diğer bir ifade ile topluma kazandırma çalışmalarında eğitim ve iyileştirme faaliyetlerinin önemi büyüktür. Gerçekleştirilen akademik çalışmalarda bireyleri suça sürükleyen nedenlerin başında eğitim eksikliği, işsizlik, madde bağımlılığı, psikolojik rahatsızlık gibi etkenlerin geldiği belirlenmiştir. Suç işleyen bireylerin tekrar suç işlememeleri, üretken ve sorumluluk sahibi bireyler olarak hayatlarına devam etmeleri için bireyi suça sürükleyen etkenlerin ortadan kaldırılması, bu kapsamda eğitim desteğinin verilmesi, meslek sahibi olmasının sağlanması gerekmektedir. Denetimli Serbestlik; "Mahkemece belirtilen koşullar ve süre içinde, denetim ve denetleme planı doğrultusunda şüpheli, sanık veya hükümlünün toplumla bütünleşmesi açısından ihtiyaç duyduğu her türlü hizmet, program ve kaynakların sağlandığı toplum temelli bir uygulamayı" ifade etmektedir. Denetimli Serbestlik; hükümlülerin suç işlemesine neden olan davranışlarının düzeltilerek, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan tahliye olan hükümlülerin takip edilmesi, madde bağımlılarının rehabilitasyonu, mağdurların uğradıkları zararın giderilmesi ve bu yolla toplumun korunması olarak da tanımlanabilir. Denetimli serbestliğe tabii hükümlülerin iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yerleşikliğinin göstergelerine ait anket veri setleri SPSS 18 istatistiksel analiz metodu kullanılmak suretiyle oluşturulan kontrol grafikleri ile gözlemlenmiş ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Adalet Bakanlığı, Denetimli Serbestlik, Adli Kontrol, İş Sağlığı ve Güvenliği, İSG, İSG Kültürü

Adli kontrolDenetimli serbestlik sistemiGaziantep+4
Mehmet Özdemir
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

TS ISO 45001 ISG yönetim sisteminin güncel mevzuat ile karşılaştırmalı değerlendirilmesi

İş kazaları ve mesleki hastalıklar sebebiyle yaşanan olumsuz durumlar işletmeler ve ülke ekonomileri açısından oldukça önemlidir. Bu nedenle iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çalışanlar için çalışma şartlarını düzenlemektedir. Yani iş sağlığı ve güvenliği, çalışanların iş kazası sonucunda yaralanma ve hastalıklarını inceleyen ve bunları önlemek için gerekli strateji ve düzenlemeleri hayata geçiren bir alanıdır. Bu araştırma ile iş sağlığı ve güvenliği standardı olan TS ISO 450001'in firmalar, iş güvenliği uzmanları, iş hekimleri ve işverenler tarafından anlaşılması, getirdiği yenilikler, farklılıklar ve yeni tanımlamalar hakkında bilgilerin ortaya konması amaçlanmaktadır. Araştırmada nitel bir araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Bu yöntem ile literatürde konu ile ilgili önceden yapılmış çalışmalar incelenmiştir. Bu doğrultuda araştırmada; iş sağlığı ve güvenliği kavramı ve gelişimi, amaçları, önemi gibi temel kavramlara yer verilirken diğer yandan iş sağlığı ve güvenliğindeki sistem anlayışı, ihtiyaç duyulan gereksinimler, OHSAS-TS 18001 standardı ile arasındaki farklar ve TS ISO 45001 standardının ana ilkeleri ve esasları, mevzuat ile uyumu gibi konularına yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: iş sağlığı ve güvenliği, TS ISO 45001, yönetim sistemleri, mevzuat

ISOMevzuatYönetim sistemleri+2
Emine Merve Topuz
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye ve Almanya'da iş sağlığı ve güvenliği mevzuatlarının radyasyonla çalışmalarda güvenlik temelinde karşılaştırmalı analizi

Bilim adamları 19. yüzyılın sonuna doğru radyoloji alanında çok büyük başarılara imza atmışlardır. Fakat çağın teknolojik bilgisi bazı konularda onları aydınlatmada yetersiz bırakmıştır. Yıllarca hiçbir korunma olmadan deneylerini ve çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Korumasız çalışmaları sonucunda bilim insanları lösemi, kanser, radyodermit ve katarakta yakalanarak, kimileri vücut fonksiyonlarını yitirmiş, kimilerinde ölmüştür. Bu doğrultuda radyasyon konusunda genel bir açıklama yapılmıştır. Daha sonrasında görüntüleme birimine ait risk değerlendirme analizi yapılarak analiz sonucunda; 37 tane risk unsurunun düşük risk düzeyinde yer aldığı, 9 tane risk unsurunun ise orta risk seviyesinde bulunduğu ve bu risk seviyelerinde alınması gerekilen önlemler ayrıntılı bir şekilde belirtilmiştir. Son bölümde ise, Türkiye radyasyon yönetmenliği ile Almanya radyasyon yönetmenliklerinin benzer ve farklı yönleri ortaya koyulmuştur. Sonuç olarak Türkiye'nin İSG mevzuatı çerçevesinde radyasyon yönetmenliğinde bulunması gereken birçok madde öneri olarak belirtilmiştir.

AlmanyaRadyasyonRadyasyon dozajı+5
Ramazan Açıkgöz
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir endüstriyel sanayide vardiyalı çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliğinin incelenmesi

Bu çalışmada, bir endüstriyel sanayide vardiyalı çalışmalarda iş sağlığı ve güvenliği (İSG) incelendi. Bu amaçla, işçilerin vardiyalı olarak çalıştığı entegre endüstriyel bir kampüs olan Sunar Grup bünyesindeki "Sunar Mısır Entegre Tesisleri San. ve Tic. AŞ." ve "Elita Gıda San. ve Tic. AŞ." de gündüz ve gece vardiyalarında olası İSG riskleri belirlenmeye çalışıldı. Bunun için Fine-Kinney metodu kullanıldı. Bu metot yardımıyla, gündüz ve gece vardiyalarında çalışma alanlarının risk değerlendirmesi hesaplandı. Ayrıca, kepek deposu ve ham yağ ünitesi için toz ve gürültü ölçümleri yapıldı ve değerlendirildi. Gündüz ve gece vardiyalarında çalışanlar arasında bazı algı farklıkları ve bunun işçiler üzerinde olumsuz fiziksel ve ruhsal etkileri değerlendirildi. Sonuç olarak, çalışanların servise biniş noktaları ile kepek deposu ve ham yağ ünitesinde maruz kaldıkları toz miktarı ve gürültü şiddetinin oluşturduğu algı, gündüz vardiyasında çalışanlar üzerinde olumsuz iken gece vardiyasında çalışanlar üzerinde olumlu olduğu görüldü. Gece çalışanların kişisel koruyucu önlem aldığı ve gündüz çalışanların yeterli önlem almadığı belirlendi. Gündüz çalışanların koruyucu donanımlarını kullanmaları için sık sık eğitim verilmesi, kepek ve ham yağ ünitelerinde gerekli önlemler alınarak toz ve gürültü kaynaklarının iyileştirilmesi önerildi.

EndüstriRisk analiziRisk faktörleri+3
Mehmet Zeki Acar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş sağlığı ve güvenliğinde risk analizi: Karayolları yapım çalışmalarından bir uygulama

Ulaşım anlamında dünya genelinde havayolu, denizyolu, demiryolu ve karayolu olmak üzere yaygın olarak dört tip yol tercih edilmektedir. Ulaştırma türlerine göre dünya genelinde ve ülkemizde en fazla tercih edilen yöntem karayoludur. Bu anlamda karayolları ulaşım anlamında oldukça önemli bir rol üstlenmektedir. Ülkemizde özellikle son yıllarda yapılan çalışmalarla yeni karayolları oluşturulmakta ya da mevcut yollar ihtiyaç doğrultusunda yenilenerek geliştirilmektedir. Bu çalışmada Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanı içerisinde yer alan illerden birinde karayolu yapım işi yüklenicisi olan bir şirketin mevcut koşulları göz önünde bulundurularak insan ve çevre sağlığına risk teşkil edebilecek tehlikeleri belirlenip L Tipi (5x5) Matris yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi yapılmıştır.

AsfaltRisk analiziRisk değerlendirmesi+4
Burak Karatürk
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bir inşaat şantiyesinde fine-knney risk değerlendirmesi yönteminin uygulanması

Mersin ilinin Toroslar ilçesinde 2019-2020 yılları arasında iş kazalarında risk değerlendirmesinin önemini ortaya çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen bu tez çalışmasında bir inşaat şantiyesi belirlenmiş ve bu şantiye risk değerlendirme ekibiyle birlikte gezilerek tehlikeler tespit edilmiştir. Tespit edilen bu tehlikeler değerlendirilerek Fine-Kinney Risk Değerlendirme Yöntemi ile derecelendirilmiş ve derecelerine göre risk sınıfları oluşturulmuştur. Riskin derecesinin büyüklüğüne göre sınıflandırılmış olan bu risklerin her birine önlemler belirlenmiş ve bir risk değerlendirme tablosu oluşturulmuştur. Bu çalışma Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı bünyesinde gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak ölümlü iş kazalarının çok fazla olduğu araştırma yapmış olduğumuz şantiye gibi inşaat şantiyelerinde risk değerlendirmesi yaparken frekans (sıklık) kavramının öneminin çok fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Bu yüzden risk değerlendirme yaparken mutlaka frekans (sıklık) faktörü de hesaba katılmalıdır

Fine Kinney yöntemiRiskRisk değerlendirmesi+4
İsa Yüksel
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İş güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin tespitinde iş etüdü tekniğinin kullanımı-bir tekstil işletmesi örneği

Bu tez çalışmasında tekstil boya terbiye işletmelerinde iş sağlığı ve güvenliğinde fiziksel risk etmenlerinin iş etüdü tekniği kullanılarak detaylı analizi yapılmıştır. Çalışmada seçilen fiziksel risk etmenleri gürültü, aydınlatma, sıcaklık ve bağıl nemdir. İş etüdü çalışmaları ve fiziksel risk etmenleri ölçümleri Çukurova bölgesinde faaliyette bulunan büyük ölçekli bir tekstil boya terbiye işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada işletmedeki üretim aşamaları, her aşamada yürütülen faaliyetler iş etüdü formlarıyla, doğrudan gözlem yoluyla kaydedilmiştir. Tüm faaliyetlerin fiziksel risk etmenleri iş etüdü tekniği ile birlikte değerlendirilmiştir. İş sağlığı ve güvenliği kapsamında seçilmiş işletmede tehlikelerin tespit edilmesi, yok edilmesi, risklerin öngörülerek değerlendirilmesi, risklerin tamamen ortadan kaldırılması ya da zararların en aza seviyeye indirebilmesi için yapılacak çalışmalar ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Tekstil, Boya-Terbiye İşletmesi, İş Etüdü, Fiziksel Risk Etmenleri.

Risk faktörleriTekstil boyalarıTekstil işletmeleri+3
Gülşah Bugay Çağrı
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mobilya sektöründe taşıma, istifleme ve depolama işlerinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden incelenmesi

Bu çalışmada; mobilya deposunda yapılan klasik depolama sistemleri ile otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun iş sağlığı ve güvenliği açısından uygunluğu incelenmiştir. Fine Kinney metodu ile her iki depo sistemi için risk analizleri yapılmış ve aynı riskler için risk skorları karşılaştırılmıştır. Analizlerden elde edilen sonuçlara göre klasik depolama sistemleri ile çalışma yapan mobilya deposunda riskler çok yüksek çıkarken; otomatik depolama ve boşaltma sistemleri ile depolama yapan akıllı deponun riskleri düşük çıkmıştır. Risk değerleri iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirildiğinde yüksek risk barındıran depolarda yüksek oranda iş kazası ve meslek hastalığı sayısı karşımıza çıkarken; düşük risk barındıran depolarda iş kazası ve meslek hastalığı sayılarının ciddi oranda düşüş gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla İSG açısından akıllı depo sistemlerinin klasik depo sistemlerinden farkı net bir şekilde görülmüştür.

DepolamaKazalarMeslek hastalıkları+7
Tuğba Ünal Jazbeh
Hasan Kalyoncu University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tekstil sektöründe kadın çalışanların güvenlik kültürü ve iş sağlığı ve güvenliği konusundaki algısı: Diyarbakır ili örneği

Güvenli ve sağlıklı bir ortamda çalışmak her çalışanın hakkıdır. Olumsuz çalışma koşulları çalışanların iş kazası yaşamasına ve meslek hastalıklarına yakalanmasına sebebiyet vermektedir. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte gelişen teknolojinin üretim hayatına entegre edilmesi, çalışanların iş kazası yaşaması ve meslek hastalıklarına yakalanmasının artışına neden olmuştur. Çalışma hayatındaki riskler şüphesiz ki ırk, dil, din, cinsiyet ve yaş ayrımı olmaksızın herkesi etkilemektedir. Fakat toplumsal roller gereği çalışma hayatındaki istihdamı az olan kadın çalışanların bu risklerden daha fazla etkilendiği reddedilemeyecek bir gerçektir. Çalışma hayatındaki olumsuz koşulların giderilmesi, yasaların özellikle kadın çalışanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi noktasında yeniden düzenlenmesi, iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş cinayetlerinin önüne geçilebilmesi için iş yerlerinde güvenlik kültürünün sağlanması oldukça önem arz etmektedir. Bununla birlikte, kadın çalışan istihdamının yoğun olduğu tekstil sektörü tehlikeli ve emek yoğun bir sektör olup, bu sektör ve kadın çalışanlar anlamında çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu çalışmada tekstil sektöründeki kadın çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) uygulamalarına karşı bakış açısını ortaya koyabilmek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında bir tekstil fabrikasındaki 180 kadın çalışana 35 soruluk 5'li Likert tipi ölçekle hazırlanan anket uygulanmıştır. Kadın çalışanların İSG anlamındaki bilgi ve tecrübeleri değerlendirilerek, İSG kültürünün günümüz çalışma koşullarındaki durumu kadın çalışanların bakış açısıyla ortaya konmaya çalışılmıştır. Yapılan anket neticesinde, çalışanlarının %54'ünün "Kadın çalışanlara yönelik çıkarılan kanunların iyileştirilmesi gerektiğini düşündüğü", bununla birlikte %49'lık kısmının ise "Kadın çalışanlar açısından gece vardiyasının erkek çalışanlara kıyasla daha zorlayıcı olduğunu düşündüğü" tespit edilmiştir. Ayrıca, güvenlik kültürü ve İSG açısından evli çalışanların bekâr çalışanlara nazaran daha bilinçli ve hassas olduğu belirlenmiş olup, kişisel-koruyucu donanımların önemli olduğunu düşünen bekâr çalışanların etki indeksi 3,54 iken evli çalışanlarda bu etki indeksi 3,78 olarak elde edilmiştir. Genel olarak değerlendirildiğinde kadın çalışanların güvenlik kültürü ve İSG farkındalıklarının yetersiz olduğu ortaya konmuştur.

AlgıDiyarbakırGüvenlik kültürü+7
Merve Okur
Hasan Kalyoncu University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00