Dicle University
Anabilim Dalı

Arkeometri Anabilim Dalı

Dicle University

83

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova bölgesinde höyük ve arkeolojik kalıntıların saptanması ve bazı höyüklerin modellenmesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE HÖYÜK VE ARKEOLOJİK KALINTILARIN SAPTANMASI VE BAZI HÖYÜKLERİN MODELLENMESİ M. ISMAIL SOLMAZ ARKEOMETRİ ANABİLİM DALI FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ Danışman : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL Yıl: 2003 Sayfa: 105 Jüri : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİL : Prof. Dr. Selim KAPUR : Doç. Dr. Vedat PEŞTEMALCİ Arkeolojik araştırmalarda geniş bölgelerde höyük ve arkeolojik kalıntıların saptanması için uzaktan algılama teknMerinin kullanılması araştırmalara büyük oranda kolaylık sağlanmaktadır. Bu Çalışmada, uydu görüntüleri ve çeşitli sınıflandırma yöntemleri kullanılarak arkeolojik kalıntıları, özellikle höyükleri belirlemek için araştırma yapılmıştır. Çalışmada Çukurova Bölgesine ait LANDSAT uydusundan alınmış görüntüler incelenmiştir. Uydu görüntüleri üzerine bilinen arkeolojik buluntu alanları işaretlenmek suretiyle laboratuar ortamında arkeolojik açıdan önemli olabilecek yeni yerleri bulmak için çalışmalar yapılmıştır. Bu işlemlerde uydu görüntülerinden bilgi edinmek için bilgisayar ortamında çeşitli sayısal görüntü işleme ve zenginleştirme teknikleri kullanılmıştır. Bulunan sonuçlar daha önceden yapılan çalışmalarla karşılaştırılmış, arazi çalışmaları yapılmış ve doğrulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Arkeometri, Uzaktan Algılama, Arkeolojik kalıntı, Höyük, Sayısal Görüntü İşleme

ArkeometriHöyüklerModelleme+2
İsmail Solmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2003
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korykos'ta bulunan su kanalları ve terasların incelenmesi üzerine bir çalışma

ÖZYÜKSEK L SANS TEZKORYKOS'TA BULUNAN SU KANALI VE TERASLARINNCELENMES ÜZER NE B R ÇALIŞMA.Ozan ARTUNÇUKUROVA ÜN VERS TESFEN B L MLER ENST TÜSÜARKEOMETR ANAB L M DALIDanışman : Prof. Dr. lhami YEĞ NG LYıl: 2005 Sayfa:85Juri : Prof. Dr. lhami YEĞ NG LProf. Dr. Selim KAPURProf. Dr. Vedat PEŞTEMALCBu çalışmada Korykos arkeolojik yerleşim alanında bulunan su kanalı veteraslar uydu görüntüleri ve Coğrafi Bilgi sistemi (CBS) kullanılarakincelenmiştir.Bulunan sonuçlar günümüz yapılarıyla karşılaştırılmıştır.Bu amaçla1975 tarihli hava fotoğrafları, 1976, 1987, 1989 tarihli haritalar, 2000 yılıLANDSAT 7 uydu görüntüleri, arazi çalışmaları, ve yazılı kaynak taraması sonucuelde edilen tarihi ve güncel veriler coğrafi bilgi sistemi kullanarak bir arayagetirilmiştir.Antik döneme ait kanalın eğimi, yapılan arazi çalışmalarından sonrahesaplanarak kanalın debi ve akış hızı bulunmuştur.Antik döneme ait terasların,mevcut durumu, arazi üzerindeki konumu, kapladığı toplam alan, uydu görüntüsününincelenmesiyle tespit edilmiştir.Bu bilgiler CBS altında toplanarak kolay ulaşılmasısağlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Korykos, Arkeoloji, Uzaktan Algılama, Coğrafi Bilgi Sistemi,Su KanalıI

Ozan Artun
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2005
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Limyra-Finike (Antalya) seramiklerinin termolüminesans (TL) ve optiksel uyarılmayla lüminesans (OSL) yöntemleriyle tarihlendirilmesi

Yapılan çalışmada Antalya'da bulunan antik yerleşim Limyra'dan alınan keramik örneklerine Termolüminesans. (TL) ve Optiksel Uyarılmayla Lüminesans (OSL) tarihlendirme yöntemleri uygulanmıştır. Bu amaçla kazı yerinden alınan keramik parçaları ve onları çevreleyen toprak örnekleri kullanılmıştır. Tarihlendirilen örnekler, bu bölgedeki 9 farklı noktadan toplanmıştır. Yaşların dağılım diyagramına bakınca, elde edilen farklı yaşların günümüzden önce 2016 yıl ile 2286 yıl arasında değiştiği gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Seramik,Termolüminesans (TL) Yöntemi, Optiksel Uyarılmayla Lüminesans (OSL) Yöntemi.

Antalya-Finike-LimyraOptik uyarımlı lüminesansSeramikler+1
Cumhur Arıkan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2000
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mersin Arkeoloji Müzesi'nden bir grup Antik Dönem etüdlük sikkesinin temizlik ve koruma çalışmaları ile tarihlendirilmesi

oz YÜKSEK LİSANS TEZİ MERSİN ARKEOLOJİ MUZESI'NDEN bir grup antik dönem etüdlük SİKKESİNİN TEMİZLİK VE KORUMA ÇALIŞMALARI İLE TARİHLENDİRİLMESİ FATİH ERHAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ARKEOMETRİ ANABİLİM DALI Danışman :Yrd. Doç. Dr. K. Serdar GİRGÎNER Danışman : Prof. Dr. Oğuz TEKİN Yıl : 2002, Sayfa: 95 Jüri : Yrd. Doç. Dr. K. Serdar GİRGİNER : Prof. Dr. Oğuz TEKİN : Prof. Dr. Sait BAŞARAN :Yrd. Doç. Dr. Necdet SAKARYA :Yrd. Doç. Dr. Mehmet YILDIRIM Yapılan araştırmalar sonucunda, Kilikia Bölgesi'nde ele geçen sikkelerin büyük bir bölümünün müzelerimizde etüdlük olarak ayrıldığı saptanmıştır. Bu etüdlük sikkelerden bir kısmı, bu çalışmaya konu olarak alınmıştır. Çalışmanın amacı, seçilen sikkelerin toprak altından teşhire çıkmasına kadar geçen zaman süreci içerisinde, üzerlerinde uygulanabilecek çalışmaları incelemek, ilgili olardan uygulamak ve bu sayede etüdlük sikkelerin teşhire kazandırılmasını sağlamaktır. Günümüze kadar, arkeolojik metal buluntular üzerinde yapılan arkeometrik çalışmalarda, daha çok eserin kimyasal yapısı ve kaynak tespitine yönelik analizler üzerinde yoğunlaşılmıştır. Bu çalışmaların büyük bir kısmım ise, çeşitli mikroskop teknikleri kullanılarak yapılan analizler oluşturmuştur. Bu yüzden, Kilikia Bölgesi'nden ele geçmiş olan etüdlük sikke örneklerimiz üzerinde - örnek üzerinde hiçbir zararlı etkisi olmadığı daha önceki bilimsel çalışmalarla tespit edilmiş olan- Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ile EDX Tekniği kullanılarak 'Kimyasal Analiz' ve 'Yüzey İncelemesi' yapılmıştır. Daha sonra, bu çalışmalarda elde edilen verilerden de yararlanılarak sikkelerin; temizlik, konservasyon, tarihlendirme ve katalog çalışmaları yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kilikia, etüdlük sikke, taramalı elektron mikroskobu (SEM), enerji saçılımlı x-ışınlan spektrometresi (EDX), konservasyon

KilikyaKonservasyonMikroskopi-elektron taramalı+2
Fatih Erhan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gözlükule (Tarsus) kazısı etüdlük Erken Tunç Çağı seramiklerinin mikromorfolojisi

Bu tez çalışmasında, Adana Etnografya Müzesinin Tarsus Gözlükule Höyüğü etüdlük Erken Tunç Çağı kasalarından seçilen seramiklerin mineralojik, mikromorfolojik ve kimyasal yönden tanımlamaları yapılarak, hammadde kaynaklarının ve teknolojilerinin saptanması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen tüm analiz sonuçları değerlendirilerek Tarsus Gözlükule Erken Tunç Çağı seramiklerinin yapımında Tarsus ve yakınlarında yer alan metamorfik, çökel ve volkanik hammadde kaynaklan ile birlikte lagünel kil hammaddelerinin kullanıldığı saptanmıştır. Buna karşın IX no'lu örneğin camlaşma düzeyi ile mineralojisi söz konusu örneğin ithal olma olasılığını arttırmıştır. Ayrıca seramikler üzerinde yapılan çalışmalar ile seçilen örneklerin, hamur hammadde ve teknolojik özellikleri ile Goldman'ın (1956) hazırladığı katalogla yapılan karşılaştırmalar değerlendirildiğinde, Erken Tunç Çağı kasalarından seçilen örneklerin hepsinin bu döneme ait olmadığı, bir kısmının daha geç evreler olan Orta ve Geç Tunç çağlarına tarihlendirilebileceği saptanmıştır. Araştırma sonuçlan daha önce bir çok kez olduğu üzere arkeolojik çalışmaların arkeometrik yaklaşımlarla desteklenmesi gerekliliğini ortaya koymuştur. Anahtar Kelimeler: Gözlükule (Tarsus), Arkeometri, Erken Tunç Çağı, Mikromorfoloji, Mineraloji.

Erken Tunç ÇağıGözlükule HöyüğüMersin-Tarsus+2
H. Asena Kızılarslanoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak Ceyhan Ovası'nda test alanlarında höyüklerin incelenmesi

öz YÜKSEK LİSANS TEZİ UZAKTAN ALGILAMA VE COĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİNİ KULLANARAK CEYHAN OVASINDA TEST ALANLARINDA HÖYÜKLERİN İNCELENMESİ FARIS DEMİR ARKEOMETRİ ANABİLİM DALI FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ Danışman : Doç.Dr. A. Oğuz DİNÇ Yıl: 2002 Sayfa: 115 Jüri : Doç.Dr. A. Oğuz DÎNÇ Yrd. Doç. Dr. K. Serdar GİRGİNER Yrd. Doç. Dr. Erhan AKÇA Ceyhan Ovasında günümüze kadar bölgenin sağlıklı bir kültür envanteri çıkarılamamıştır. Bu bölgede yayını yapılmış arkeolojik yerleşmelerin bulunduğu alanlarda tarım, hızlı yapılaşma, endüstriyel gelişme gibi olumsuz gelişmeler nedeniyle höyüklerin kısmen ya da tamamen düzlenmiş olması, yerlerinin arazide gezilerek tespitinin mümkün olmaması bizi yeni yöntemleri ve yeni teknolojileri kullanmaya yöneltmiştir. Bu çalışmada temel amaç; Uzaktan Algılama teknolojisi ile höyükleri tespit etmek, Coğrafî Bilgi Sistemleri teknolojisiyle de sorgulamalar ve analizlere yönelik hızlı erişilebilir etkin bilgi üretmektir. 1956, 1957 ve 1973 tarihli pankromatik hava fotoğrafları ve 21 Ocak 2000 tarihli Landsat 7-ETM uydu görüntülerinde belirli bir yükseltisi olan höyüklerin dışında, düzlenmiş veya alüvyon altında kalmış yeryüzü yüzeyi seviyesinde sıfır yükseltideki höyükler de tespit edilmiştir. 21 Ocak 2000 tarihli Landsat 7-ETM uydu görüntülerinde 3,4 ve 5. bantlar diğer bantlara göre daha fazla yansıma değeri, yani yeryüzeyi bilgisi taşıdığı ve höyüklerin diğer objelerden farklı yansıma değerleri verdiği tespit edilmiştir. Ayırım gücü az olan 6. ve 7. bant kullanılmamıştır. Aynım gücü fazla olan 8. pankromatik bant görsel algılamada görüntü zenginleştirme işleminde kullanılmıştır. Görüntü zenginleştirme işleminde Landsat 7-ETM 3,5 ve 8. bantlar ile Histogram Equalization ve Oto linear metodu kullanılmıştır. Eğitimsiz sınıflandırma işleminde ise Landsat 7-ETM 3,4, ve 5. bantlar ile 7 sınıf seçilerek gerçekleştirilmiştir. Eğitimsiz sınıflandırma işleminde höyükler, yollar, güncel yerleşimler ve kurumuş dere yatakları yansıma değerleri birbirlerine yakın olduğu için aynı sınıfta yer almaktadır. Sayısallaştırılmış haritalar ile çakıştırılmasıyla höyükler güncel yerleşimlerden, yollardan ve kurumuş dere yataklarından ayırt edilebilmektedir. Bu çalışmada seçilen 3 test alanında toplam 22 höyük tespit edilmiştir. Bunlardan 5 tanesi yeni bulunmuş olup kayıtlarda geçmemektedir. Doğa ve Fen Bilimleri yöntemlerini kullanan arkeometrik çalışmalar arkeolojik araştırmalarda göz ardı edilmemesi gereken bir araştırma yaklaşımıdır. Anahtar Kelimeler: Ceyhan Ovası, Arkeoloji, Höyük, Uzaktan Algjlama, Coğrafi Bilgi Sistemleri.

ArkeolojiCeyhan OvasıCoğrafi bilgi sistemleri+2
Faris Demir
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2002
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amik ovası tell atçana höyüğü sur dibi seramiklerinin termolüminesans yöntemiyle tarihlendirilmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİAMİK OVASI TELL ATÇANA HÖYÜĞÜ SUR DİBİ SERAMİKLERİNİNTERMOLÜMİNESANS YÖNTEMİYLE TARİHLENDİRİLMESİManolya GÜLDÜREKÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜARKEOMETRİ ANABİLİM DALIDanışman: Prof. Dr. Zehra YEĞİNGİLYıl: 2005 , Sayfa: 34Jüri :Prof. Dr. Zehra YEĞİNGİLProf. Dr. Selim KAPURYrd. Doç Dr. Erhan AKÇAYapılan bu çalışmada Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde, Amik Ovası'nda birhöyük olan Tell Atçana kazı alanından çıkarılmış iki seramik örneğitermolüminesans yöntemi kullanılarak tarihlendirilmiştir. Çalısılan seramik parçalarıiçin rejenerasyon doz yöntemi ile TL ışıma eğrileri elde edilmiştir. Örnekler icinkarakteristik olan bu eğriler kullanılarak örneklerin arkeolojik dozları hesaplanmıstır.Daha sonra seramik örneklerinin ait olduğu höyük için çevre dozu hesaplanarak TLyaşı bulunmuştur. Elde edilen TL yaşları 1B örneği için 3457±553 ve 3C örneği için3486 ± 801 olarak bulunmuştur, bu yaşlar M.Ö. 1453 ve M. Ö. 1482 yıllarına tekabületmektedir. Bu yaşlar kazı alanı için arkeologların beklediği yaşlar ile uyumlu olupGeç Bronz Çağı'na karşılık gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Termolüminesans tarihlendirme yöntemi, seramik, Tell Atçana,Amik OvasıI

Manolya Güldürek
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Silifke civarındaki tarihi alanların haritalanması

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİSİLİFKE CİVARINDAKİ TARİHİ ALANLARIN HARİTALANMASIİzzet SEVİNÇÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜARKEOMETRİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİLYıl : 2006, Sayfa:55Jüri : Prof. Dr. İlhami YEĞİNGİLProf.Dr. Vedat PEŞTEMALCIYrd. Doç. Dr. Veysel POLATBu çalışmada, Mersin İli Silifke ilçesi ve Kızkalesi beldesi arasında kalantarihi alanlar haritalanmıştır. Bu çalışmanın amacı tarihi eserlerin yerlerininsaptanması, böylece korunmalarının sağlanmasında ilk adımın atılmasıdır. Bu amaçlayapılan yer gözlemlerinde; saptanamayan, gözden kaçmış alanların bulunarakyetkililerin uyarılmasıdır. Bu çalışma tamamlandığında, bilgiler ilgili yerleredağıtılacak böylece en azından ilgililer, bu bilgiler ışığında değerlendirmeyapabileceklerdir.Anahtar Kelimeler:Nirengi, Poligon, KKS(Küresel Konumlandırma Sistemi)I

İzzet Sevinç
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tepebağ höyük yerleşiminin envanterinin çıkarılması

İlker Cem Küçük
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Salamis antik kenti ve çevresinin uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri kullanılarak tarihsel ve güncel arazi kullanımları yönünden incelenmesi

ÖZYÜKSEK LİSANS TEZİSALAMİS ANTİK KENTİ VE ÇEVRESİNİN UZAKTAN ALGILAMA VECOĞRAFİ BİLGİ SİSTEMLERİ KULLANILARAK TARİHSEL VE GÜNCELARAZİ KULLANIMLARI YÖNÜNDEN İNCELENMESİErsü İDERMANÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİFEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜARKEOMETRİ ANABİLİM DALIDanışman : Prof. Dr. Vedat PEŞTEMALCIYıl : 2006 Sayfa: 109Jüri : Prof.Dr. Vedat PEŞTEMALCIProf.Dr. Selim KAPURProf.Dr. İlhami YEĞİNGİLBu çalışmada, 32-34 doğu meridyenleri ile 34-35 kuzey paralelleri arasındave Akdeniz'in kuzey-doğusunda yer alan Kıbrıs Adası'nın doğu kıyısındaki GaziMağusa körfezinin gerisinde uzanmakta olan ve en önemli arkeolojik yerleşimlerdenbiri olan Salamis Antik Kenti ve çevresinde yer alan Salamis Mezarlık Alanı,St.Barnabas Manastırı ile Enkomi (Alasia) Şehri Uzaktan Algılama yöntemlerikullanılarak ve Coğrafi Bilgi Sistemleri veri tabanı oluşturularak incelenmiştir. Buamaçla, 1/5 000 ölçekli Topoğrafik Haritalar, 1/25 000 ölçekli Toprak Haritaları ve 3Kasım 1996 tarihli IRS-1C (Hint Uydusu) Uydu Görüntüsü kullanılmıştır.Oluşturulan veri tabanı kullanılarak tarihsel ve güncel arazi kullanımlarıyönünden incelenen çalışma alanında eski kullanımlarla güncel kullanımlar arasındabağlar kurulmuştur. Bu bağlardan yola çıkılarak hem kültürel dokuya hem de doğalzenginliklere zarar vermeden sürdürülebilir arazi kullanımları ve tarımsalkullanımlarla ilgili öneriler gündeme getirilip ülke ekonomisi de göz önündebulundurularak yorumlar yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Arkeoloji, Salamis, Uzaktan Algılama, Coğrafi Bilgi Sistemi,Arazi kullanımı.I

Ersü İderman
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Chyrysa (Gülpinar) yerleşim alaninin, kalkolitik dönemden (6000-3000) günümüze değin paleocoğrafik evrimi

Bu çalışma Batı Anadolu'da Ayvacık İlçesi sınırları içerisindeki Gülpınar beldesindeyer alan yer alan Chyrisa kentini örten çökelde yapılmıştır. Çökel morfolojik özellikleri gözönüne alınarak üç alt sınıfa bölünmüş ve toplam 9 ayrı örnek alınarak arkeometrikyaklaşımlarla çökelin kökeni ortaya konulmuştur. Çökelde yapılan fiziksel, kimyasal,pedolojik ve arkeometri analizler sonrasında bulunduğu yere hızlı bir süreçte taşındığı ve B veC olarak ayrılan katmanların, A materyali tarafından hızla örtüldüğü saptanmıştır. Bu hızlıtaşınma ve örtülme, daha yapılan araştırmalarda saptanan ve MÖ 100 ve 500yy'lardaAnadolu'da yaşanan arazi bozunumu süreciyle uyum göstermiştir. Sonuçta önemli bir limankenti özelliği taşıyan eski Chyrysa kentinin önemini yitirilmesine yol açan olaylarıngünümüzde de çeşitli yerlerde süregelmesi bu önemli yerleşim alanlarında benzer sonuçlarasürdürülebilir arazi yönetimi planları yaklaşımı dikkate alınmadıkça, yol açma olasılığınınyüksek olduğu ortaya konulmuştur.

Musa Tombul
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi ve çevresi çevre düzeni planı

Bu çalışmada, araştırma ile bulduğumuz verileri, kendi oluşturduğumuz verilerle birleştirerek Çukurova Üniversitesi, kampüs sınırları içerisinde üniversitenin gelişim stratejilerine, doğal ve kültürel yapısına uygun yeni gelişme alanaları tanımlamak ve bu alanların tanımlanabilmesi için coğrafi bilgi sistemlerinden yararlanılarak verileri oluşturmak, veri tabanına aktarmak, uydu görüntüleri ile alan kullanım kabiliyetinin çıkarmak, bu coğrafi verilere dayanarak korunması gereken ve kullanılabilir alanları çeşitli coğrafi analizlerle tesbit etmek ve sonuçta yerleşilebilir alanları ortaya çıkarmak amaçlanmıştır.Yukarıda amaçlarda belirtildiği üzere coğrafi bilgi sistemi yardımıyla veriler oluşturulmuş ve sonuçta değişik alanlarda kullanımını düşündüğümüz alanlar için saptamalar yapılmıştır.

Utku Şensoy
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çukurova Üniversitesi gelişim planı

Çukurova Üniversitesi Gelişim Planı'nın amacı üniversitenin ekonomik, sosyal, teknik altyapısı ve çevresel açıdan detaylı incelenmesi yapılarak, geniş kapsamlı ve bütüncül bir çalışma ortaya konulmasıdır. Bu plan üniversitenin tüm paydaşları için bir rehber niteliği taşımakla beraber, üniversitenin gelişimini yönlendirecek stratejik projelere yol gösterici olmayı hedeflemiştir. Bu çalışmada da Çukurova Üniversitesi İmar Daire Başkanlığı'ndan elde edilen hücresel ve vektörel veriler MapInfo programı kullanılarak Coğrafi Bilgi Sistemi ortamına aktarılmış ve gerekli analizler yapılmıştır. SWOT analizi yapılarak da, üniversitenin güçlü ve zayıf yönleri tespit edilmiş ve bu durumları destekleyen imkân ve tehditler tanımlanmıştır.

Ozan Rıza Durak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Zeugma kazılarından elde edilen etüdlük bir grup mühür baskısı (Bulla)'nın arkeometrik yönden incelenmesi

Bu çalışmada Gaziantep ili içerisindeki Fırat Nehri kıyısında yer alan Zeugma Antik Kentine ait arşiv binalarında bulunan ve Gaziantep Müze Müdürlüğü Başkanlığında yapılan kurtarma kazılarında ortaya çıkarılmış mühür baskıları toz haline getirilmiş prepatlarında X Işını Kırınımları, Tarama Elektron Mikroskobu (SEM) ve Kimyasal Analizler yapılmıştır.Arkeometrik ölçümler sonucunda bullaların katkı maddeleri, fırınlanmaları ve yapım teknikleri konusuna yönelik çalışmalar yapılmıştır. İnceleme sonucunda bullaların pişirilme sorunu, katkı maddeleri ve yapım teknikleri değerlendirilerek yorumlandırılmıştır.

Gülşen Başpınar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2008
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Orta Toroslar Artanada antik kenti ve çevresi arazi kullanımı

Orta Toroslar'da Artanada antik kenti ve çevresinde geçmiş dönemlerden günümüze değin, olası arazilerin kullanımı ile bölgedeki tarımsal üretimin arazi kullanımına yönelik sınıflandırılması amaçlanmıştır.Çalışmada, konu ile ilgili bir Coğrafi Bilgi Sistemleri veri tabanı oluşturulmuştur. Bu amaçla, güncel uydu verileri, toprak haritaları ve tapu kayıtları kullanılmıştır.Oluşturulan veri tabanıyla tarihsel ve güncel olarak kullanılan arazilerin. kültürel doku ve doğal zenginliklerinin korunması ve sürdürülebilir kullanımları amacına yönelik öneriler gündeme getirilmeye çalışılmıştır.

Fatma Selcen Öztürk
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Likenlerin Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi bazaltik kayaç eserler üzerindeki ayrışmaya/bozunmaya etkisi

Bu çalışmanın amacı Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesinde eser yapımında kullanılmış bazalt taşlar üzerinde gelişmiş olan likenlerin türlerini tanımlayarak, kayaçlarda oluşan bozunuma etkilerini belirlemektir. Ülkemizin önemli bir arkeolojik zenginliğe sahip olduğu göz önüne alındığında bu bozunumun önemi daha da ortaya çıkmaktadır. Buna karşın arkeolojik eserler üzerinde yer alan likenlerin türleri ve ayrışma etkileri yeterince çalışılmamıştır. Söz konusu çalışma ile Karatepe Aslantaş Hitit Arkeolojik alanında yer alan Bazaltik eserler üzerinde yer alan likenlerin türleri teşhis edilerek ayrışma etkileri saptanmıştır. Mineralojik ve mikromorfolojik çalışmalar bazaltlarda ikincil bir mineral oluşumu olan vavelit gelişimini saptamıştır. Bu da Karatepe bazaltlarında ayrışmanın başladığını ortaya koymuştur.

Tebhide Çakar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Coğrafi bilgi sistemleri kullanarak Osmaniye ili kültür varlıkları veri tabanının oluşturulması

Bu çalışmada Osmaniye ili genelinde bulunan 152 adet tescilli ve 34adet tescil edilmemiş ancak Kültür Varlığı olabilecek yerlerin tamamınınenvanteri çıkarılmış ve CBS ortamında sayısallaştırılarak Osmaniye İli KültürVarlıklar Bilgi Sistemi oluşturulmuştur. Çalışmada Osmaniye ili Kültürvarlıklarının envanteri çıkarılmış, tarımsal ve mevcut kullanım durumları ileilişkilendirilerek, il genelinde sayısal harita üzerine işlenmiştir. Kültürvarlıklarının coğrafik konumları, mevcut kullanımları ve durumlarıbelirlenerek yeni çalışma alanlarında kullanılabilmesi olanağı sağlanmıştır.Kültür Varlıklarının sınıflandırılması yapılarak; tarihçesi, ulaşım ve şu andakidurumları hakkında bilgiler verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Harita, Kültür Varlıkları, CBS

Adil Keleş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Aşağı Seyhan ovasının geçmişten günümüze arazi kullanımındaki değişiminin, coğrafi bilgi sistemleri ve uzaktan algılama ile belirlenmesi

Bu çalışmada Aşağı Seyhan Ovasına ait farklı tarihlerde algılanmış uzaktan algılama görüntüleri eğitimli sınıflama tekniği uygulanarak sınıflandırılmış ve farklı tarihlerdeki arazi örtüsü ve bitki yoğunluğu ortaya konulmuştur. Çalışmanın son aşamasında ise, uzaktan algılanmış veriler ile çalışma alanında geçmişte elde edilen araştırma verileri birlikte değerlendirilerek, arazi kullanım durumundaki değişim saptanmaya çalışılmıştır.Yapılan çalışma ile yerleşim alanları, tarım alanlarında ürün desenindeki ve kıyı arazi kullanımındaki değişimler Coğrafi Bilgi Sistemleri ve Uzaktan Algılama teknikleri kullanılarak incelenmiştir.Kıyı kumullarında, tarıma açma ve orman oluşturulması nedeniyle alansal bir azalma olduğu, bunun yanında, Aşağı Seyhan Ovasında (ASO) sulama ile sosyo-ekonomik ve kültürel gelişme hızlandığından, ürün deseninde değişikliklerin oluştuğu saptanmıştır. ASO'daki ürün deseni içinde, öngörülen yonca ekimi % 20 olarak önerilmesine karşın, bölgede hayvancılığın gelişememesi nedeniyle yem bitkileri üretiminde öngörülen orana ulaşılamamıştır. ASO gibi geniş alana sahip ovalarda arazi kullanımındaki değişimin proje aşamasında öngörüldüğü gibi gerçekleşmediği, bunun nedeninin ise tarımsal desteklemeler, iç göç, kültürel gelişme vb. etkenlere dayandığı sonucuna ulaşılmıştır.

Zeki Seyran
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayaçtan yapılmış eski eser koruma çalışmalarına arkeometrik bir yaklaşım: Ayrışma durumu haritası. Türkiye ve Kolombiya'daki anıt eserlerin bozunma analizi

Dünya kültür mirasının önemli bir parçasını temsil eden doğal kayaçtan yapılmış anıt-eserler, çevresel faktörlerin doğrudan veya dolaylı yönden etkilemesi sonucu bozunuma uğrarlar. Ayrışma durum haritası, kayaç eser bozunmasının değerlendirilmesi ve sonrasındaki koruma çalışmalarının belirlenmesinin yanında, uzun süreçte bakımı konusundaki atılması gereken en önemli adım olarak değerlendirilebilir. Anıt haritalama yöntemi, koruma işlemlerinin kontrolu ve ayrışma bozunumunun tekrar değerlendirilmesinde, anıtların uzun vadeli izleme ve bakımıyla ilgili çalışmalar için de öneriler vermektedir. Tez çalışması, yeni geliştirilmiş bir sınıflandırma sistemi kullanılarak kayaç anıtlardaki bozunma biçiminin haritalanması yöntemini sunmaktadır.

Ali Duran Öcal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turan Emeksiz kumulu fıstıkçamı (Pinus pinea L.) plantasyonlarının toprak özelliklerindeki değişimlerin irdelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Tarsus - Turan Emeksiz kıyı kumulunun stabilizasyonu için farklı dönemlerde tesis edilen Fıstık çamı (Pinus pinea L.) ağaçlandırmalarının "başlangıç toprak oluşumu" üzerindeki etkilerini araştırmaktır. Bu amaçla fıstık çamı meşçereleri altında ölü örtü ve toprak özellikleri araştırılmıştır. Kumulların pH, EC, CaCO3, katyon değişim kapasitesi, organik madde, humin maddeleri, toplam N, yararlı P, yararlı mikro elementler (Fe, Mn, Zn ve Cu) ve mikorizal potansiyel içerikleri incelenmiştir. Kumulda agregatlaşmanın daha iyi incelenebilmesi için horizonlardan alınan agregat örnekleri tarama elektron mikroskobu altında incelenmiş, Elementel-Mikroprob/SEM analizleri yapılmıştır.Fıstık çamı plantasyonları altında saptanan yaprak, çürüntü ve humustan oluşan ölü örtü ağırlık miktarları üstten aşağıya doğru artarken yanabilen organik madde oranları azalmaktadır. En yüksek ölü örtü miktarları en eski dikim sahasında (1961) bulunmuştur. Tüm fıstıkçamı plantasyonları altında, yüzey horizonunda (Ah) organik madde, mikroelement (Cu, Mn ve Zn) ve yararlı P, toplam N içerikleri yüksek bulunmuştur. Bu değerler en eski dikim sahası olan 1961 plantasyonunda en yüksek düzeyde bulunmuşlardır. Humin maddelerinin 1981 yılı fıstık çamı plantasyonunda en yüksek düzeyde olduğu saptanmıştır. Yaygın bitkisel materyallerin yerinde (in-situ) humifikasyona uğradıkları ve mineral yüzeylerini saran ve onları birbirine bağlayan mantar hiflerinin yaygın olduğu belirlenmiştir. Rüzgâr erozyonunu durdurmak amacıyla ağaçlandırılan kumulun bugünkü toprak özellikleri ve özellikle organik madde ve humin maddelerinin yüksek düzeylerde saptanması Turan Emeksiz kıyı kumulu plantasyonu altında ?başlangıç toprak oluşumu?nun başladığına işaret etmektedir.

Osman Polat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tarihsel Orta Anadolu arazi kullanım dokusundaki mera bitkilerinin toprak kalitesine etkileri

Bu çalışmanın amacı, tarihsel anadolu arazi kullanım dokusunda, kuraklık ve rüzgar erozyonu tehdidine en çok maruz kalan Karapınar rüzgar erozyonu koruma sahasında günağılı toprak serisi üzerinde bulunan geleneksel mera bitkilerinin kök rizosfer bölgelerinde toprak agregat yapısı oluşumuna ve toprak kalitesine etkisini belirlemektir. Merada bulunan Çoban yastığı (Acanthalimon spp.), Uyuz Otu (Scobiosa. spp.) ve Geven (Astragalus micracophalus) bitkileri incelenerek arazi koruma çalışmalarının etkisi nicel olarak ortaya konulmuştur. Çalışma sonrasında arazi kullanımının toprak kalitesine olan etkisi fiziksel, kimyasal, mineralojik analizlerle analitik olarak ortaya konmuştur. Böylece, İç Anadolu Meraları için uygun bir sürdürülebilir arazi kullanım modeli oluşturulmuştur.Anahtar Kelime: Karapınar, agregat, toprak kalitesi

Mustafa Okur
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karapınar (Konya) tarihsel çölleşme alanı topraklarının uzun süreçte badem-akasya altındaki kalite değişimleri

Bu çalışmanın amacı kuraklık ve rüzgar erozyonu etkisinde kalan Karapınar rüzgar erozyonu koruma sahasında geleneksel badem ile koruma sonrasında dikimi yapılan akasya bitkilerinin toprak agregat yapısı ve oluşumuna etkisini saptamaktır. Çalışma sonrasında, badem-akasya birlikteliğinin arazi koruma çalışmalarına etkisi nicel olarak ortaya konulmuştur.Proje kapsamında yapılan fiziksel, kimyasal, mineralojik ile mikromorfolojik analizler badem ve akasya birlikteliğinin toprakların özellikle fosfor ve organik madde içeriğini tarım yapılan topraklara oranla çok yüksek düzeyde arttırdığını ortaya koymuştur. Sonuçta; İç Anadolu insan peyzajında (anthroscape) özellikle erozyon çalışmalarında badem-akasya dikiminin toprak kalitesi üzerine olumlu etki yaptığı saptanmıştır.

AkasyaArazi kullanımıBadem+1
Oktay Okur
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kentsel ve arkeolojik sit alanında Adana/Tepebağ Höyüğü ve planlama sürecinde kentsel arkeoloji, kentsel dönüşüm, rehabilitasyon ile arkeopark kavramı

Temel amaç; arkeolojik ve kentsel sit alanında bulunan Tepebağ Höyüğündeki planlama sürecini, kentsel Arkeolojiyi, kentsel dönüşüm sürecini araştırmak ve Arkeopark oluşturulması, Cumhuriyet Dönemi yapıların rehabilitasyonu ve bölgenin Koruma Amaçlı İmar planının yenilenmesi için gereken stratejinin belirlenmesidir. Tüm bunlara paralel olarak, dünya, ulusal, bölgesel ve yerel anlamda çalışma alanına yön verebilecek eşdeğer nitelikteki çalışmaların da değerlendirilmesidir.Sonuçta tarihi kent merkezi fonksiyonu ile kentsel dönüşüm olanaklarını ve toprağın altıyla üstündeki kültürel mirasımızın uyumu, oryantasyonu ile rehabilitasyonu sağlayacak bir proje hazırlanmıştır. Alan kent hayatına ve turizme kazandırılmaya çalışılmıştır. Sürecin olmazsa olmaz olan arkeolojik kazı ile devamı sağlanmalıdır.

Tevfik Yıldırım
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konya Şerafeddin Camisi yakınındaki türbenin tuğla duvar malzemesinin arkeometrik yönden araştırılması

Anadolu mimarisinde önemli yer tutan Horasan harcı ile tuğlalarının 13, 16 ve 18. yy'daki özelliklerinin saptanması için Konya Şerafettin Cami (13.yy), Ankara Tacettin Dergahı (16yy) ve Ankara Leblecioğlu (18yy) Caminden örnekler alınmıştır. Örnekler mineralojik, mikromorfolojik, fiziksel ve kimyasal yönden arkeometrik yaklaşımla incelenmiştir. Araştırma sonuçları sonrasında 13. ve 16. yy örnekleri benzerlik gösterirken 18yy örneğinin farklılık gösterdiği saptanmıştır. Bu da zaman içerisinde harç ve tuğla üretiminde değişimlerin olduğunu göstermiştir. Bununla birlikte bu zamana bağlı değişimin daha ayrıntılı incelenmesi için Horasan harcının kullanıldığı 12 ile 19yy arasında geniş bir araştırma yapılması gerekmektedir.

Özlem Işık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bileç Höyük iskelet buluntularının arkeometrik yömtemlerle incelenmesi

Bronz Çağına ait Bileç Höyük (Develi, Kayseri) kazısı etütlük kemik örnekleri üzerinde yapılan mineralojik, mikromorfolojik ve kimyasal analizler ve antropolojik bilgiler ile daha önce bölgede üzerinde çalışılma yapılmayan kemik örneklerinin analitik özellikleri ortaya konulmuştur. Bileç Höyük'teki kemik örneklerinde baskın mineralin hidroksiapatit olduğu buna karşın kemiklerin büyük olasılıkla gömülme dönemi farklılıklarından kaynaklanan farklı ayrışma düzeylerinin kemiklerde bozunmalara yol açtığı gözlenmiştir. Sonuç olarak Bileç Höyük yaşam ortamında insanların kemik gelişiminin normal sınırlar içinde olduğunu göstermiştir.

Deniz Saltık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kilikya bölgesinden seçilmiş antik mermer eserlerin kökeninin saptanması

Kilikya Bölgesi uygun bir coğrafik konuma sahip olmasıyla birlikte ticaret kavşağı olması nedeniyle önemli gelişmelere sahne olmuştur.Bu tez çalışmasındaki amacım, Kilikya Bölgesi'nde bulunmuş mermer eserlerde kullanılan mermerin kökeninin nerede olduğunu saptamaktır. Bu amaçla Mersin Müzesi ve Tarsus Müzesi'nden alınan örnekler üzerinde Tarama Elektron Mikroskopis(SEM) ve X-Işınları Difraktometresi(XRD) yapılmıştır.Sonuç olarak bölgedeki mermer buluntularda kullanılan mermerlerin çeşitliliğinden dolayı bölgedeki ticaretin geliştiği söylenebilmektedir.

Şule Demirkıran
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kahta bölgesinin arkeolojik öneme sahip alan ve eserlerinin CBS yardımıyla veri tabanının oluşturulması ve mevcut kullanımının belirlenmesi

Bu çalışmada temel amaç Kahta Beldesi'ndeki arkeolojik alan ve eserlerle ilgili eldeki bilgilerin toplanması ayrıntılı bir arazi çalışmasıyla var olan bilgilerin eksikliklerinin giderilmesi, arkeolojik alan ve eserlerin mevcut kullanım durumlarının ve hasar derecelerinin belirlenmesi ve elde edilen verilerin coğrafi bilgi sistemleri (CBS) teknolojisi ile de sorgulamalar ve analizlere yönelik hızlı erişilebilir etkin bilgi üretmektir.Yapılan bu çalışma sonucunda 5 adet tescilli 25 adet tescil edilmemiş ancak kültür varlığı olabilecek yerlerin envanteri çıkarılmış ve CBS ortamında sayısallaştırılarak Kahta İlçesi Kültür Varlıklar Bilgi Sistemi oluşturulmuştur. Elde edilen veriler sonraki çalışmalara da önemli kolaylıklar sağlayacaktır.

Hülya Kardeş
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Köşk Höyük Roma Dönemi toprak dolgu/çökel kesitinin (profilinin) horizonlarında pedojenik oluşum ve arkeometrik olguların araştırılması

Bu çalışmada Niğde İli, Bor İlçesi'ne bağlı Bahçeli Beldesi'nin kuzeydoğusunda yer alan Köşk Höyük'te yapılan kazılarda ortaya çıkarılmış Erken Kalkolitik ve Roma Dönemi Katmanlarından alınan toprak örneklerinde X-ışını Difraksiyonu, Tarama Elektron Mikroskobu (SEM) ve Fiziksel-Kimyasal Analizler yapılmıştır. Köşk Höyük Roma kesitinden alınan örneklerde yapılan arkeometrik ölçümler sonucunda paleo-çevre (insan yaşam katmanı) ve toprak oluşumu ile harç malzemeleri olguları ortaya konulmuştur. Ayrıca, çalışmada izlenen arkeometrik yaklaşımın, Türkiye'de yaygın olan kazı alanlarının çoğunluğunda, güçlü bir araç olarak, uygulanması önerilmektedir.

Elif Daysal
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı arkeolojik dönemlere ait insan iskeletlerinin jeoarkeolojik ve arkeometrik yöntemler ile incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Anadoluda Asur Ticaret Kolonileri ait Kültepe Höyüğü, Hititi İmparatorluk Dönemi Külhöyük,Roma Dönemi Juliapolis,Hadrianapolis ve Boyalık Nekropolü ile Roma Hamamından Geç Osmanlı stratigrafisi kazıları sırasında elde edilmiş insan iskeleti örneklerinin Arkeometrik ve Arkeojeolojik açıdan incelemek;bu anlamda farklı bölgelerde farklı zamanlarda yaşamış Anadolu insanı hakkında Arkeometrik veriler kullanmak suretiyle yorum geliştirebilmektir.Taramalı Elektron Mikrokoskop görüntü verileri ile yapılan mikromorfolojik inceleme ve elementer analizler ile Arkeojeolojik örneklem çalışmanın ana çerçevesini oluşturmaktadır.

Okan Beşer
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Akdeniz'de harnup ve zeytin kök bölgesi topraklarının kimi kalite parametrelerinin belirlenmesi

Bu çalışmada amaç, maki alanlarında, harnup ve zeytinin kök bölgesi topraklarının fiziksel, kimyasal ve süb-mikroskopik (mikromorfolojik) özelliklerini araştırmaktır.Bu çalışma için koruma altında olan ve ekolojik yapının doğal ortamının bozulmadığı, Tarsus Dedeler Köyü , Eshab-ı Kehf mevkii seçilmiş ve alandaki zeytin ve harnup türlerinin, toprak kalite parametreleri incelenmiştir. Bu amaçla toprakların pH, EC, CaCO3, katyon değişim kapasitesi, organik madde, humin maddeleri, toplam N, yararlı P, yararlı mikro elementler (Fe, Mn, Zn ve Cu) , Agregat stabilitesi (yapı dayanıklılığı indeksi) belirlenmiştir. Topraklarda agregatlaşmanın daha iyi incelenebilmesi için, horizonlardan alınan bozulmamış toprak örnekleri tarama elektron mikroskobu (SEM) altında incelenmiştir.Zeytin ve harnup topraklarının yüzey horizonlarında (A1) organik madde, makro besin elementleri (N,K,P, Ca, Mg) içerikleri ile K.D.K değerleri yüksek bulunmuştur. Mikro besin elementlerinin (Zn, Cu, Fe, Mn) profillerdeki düzeyleri ise organik madde içeriği (ağaçların yaprak ve diğer organları ile yüzey örtüsünün oluşturduğu organik madde) ve ana kayanın özelliğine göre değişim göstermiştir. Çalışma alanı toprakları humus özellikleri bakımından endemik bir form oluşturmuş ve MULL-MODER geçiş formu yapılarının ortaya çıktığı saptanmıştır. Yaygın bitkisel materyallerin yerinde (in-situ) humifikasyona uğradıkları saptanmıştır. Toprakların agregatlaşmasında kil kolloidlerinin yanında mantar hiflerinin/organik filamentlerin de etken olduğu belirlenmiştir. Bu araştırma ile zeytin - harnup alanlarının toprak özelliklerinin, incelenen kalite parametreleri açısından iyi durumda olduğu saptanmıştır. Çalışma, maki alanlarının düşünüldüğü gibi verimsiz topraklar olmadığını ve bu alanlarla ilgili olarak yapılan bilimsel çalışmaların, özellikle organik maddenin huminleşmesi konusunda, arttırılmasının gerekliliğini ortaya koymuştur.Anahtar Kelimeler: Zeytin-Keçiboynuzu Toprakları, Organik Madde, ToprakÖzellikleri, Humin maddeleri. MULL-MODER

Zekeriya Koçak
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karapınar rüzgâr erozyonunu önleme alanının sürdürülebilir arazi/toprak yönetimi planının geleneksel yapının persfektifinde geliştirilmesi

Bu çalışmanın amacı, iklim ve doğal koşulları nedeniyle şiddetli kuraklık ve rüzgar erozyonu sorunu olan Karapınar rüzgar erozyonu koruma sahasında halihazırda bulunan bitki örtüsü ve arazi yönetim şeklinin saptanması ve söz konusu alanda sürdürülebilir arazi/toprak yönetimi planlaması amaçlanmıştır. Böylece kısa ve uzun dönemli karbon yönetim planı oluşturulmaya çalışılmıştır.Çalışma, toprak işlemeli tarımın organik karbon için uygun olmadığı; buna karşın göreceli olarak yüksek miktarda toprak organik karbonuna sahip meraların da ıslah edilmesi gerektiğini göstermiştir. Karbon yönetimin başarısı için bütünleşik havza temelinde arazilerin kullanılması gerektiği saptanmıştır. Bunu gerçekleştirmek için ise tarım ve hayvancılık etkinliklerinin insan peyzajı yaklaşımıyla yapılması gerekmektedir.

Necati Şimşekli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tatarlı Höyük black on red grubu seramikleri ve mikromorfolojik özellikleri

Tatarlı Höyük Adana'nın doğu sınırında, Ceyhan İlçesine bağlı Mustafabeyli Mahallesine 5 km uzaklıktaki Tatarlı Köyü sınırlarında yer almaktadır. Doç. Dr. K. Serdar Girginer Başkanlığında 2007 yılından günümüze kadar devam eden kazılar sonucunda Neolitik Dönemden Hellenistik Döneme kadar kesintisiz bir tabakalanma olduğu anlaşılmıştır. Bu stratigrafi içinde Orta ve Geç Demir Çağına tarihlenen tabakalardaki kazılar sonucu zengin bir seramik repertuarı oluşmuştur. Bu seramik grupları arasında çalışmanın konusunu oluşturan Black on Red (BoR) seramikleri Kilikya bölgesindeki Demir çağı yerleşimlerinde yaygın olarak görülmektedir. Kıbrıs-Fenike ithali ve yerel üretim olmak üzere 2 gruba ayrılan bu seramiklerin erkenleri ithal mallar olarak tanımlanmıştır. Bu seramiklerin Gözlükule ve Kinet Höyük'de bulunan fırınlar ile yerel üretime alındığı bilinmektedir. Her ne kadar İthal ve yerel formların tanımları yapılmış olsa da gerek kazıların azlığı, gerekse BoR seramiklerine ait sınırlı sayıda yayın olmasından dolayı bu tanımlara bağlı bir karakterizasyon yapılamamıştır. Yerel ve ithal seramik tipolojinin oluşturulması bölge kazılarındaki BoR seramiklerinin yayınlanmasının yanında bölgedeki seramiklerin ve kil yataklarının arkeometrik analizlerine bağlıdır. Bu sayede Kıbrıs ve Kilikya killeri karşılaştırabilecek ve muhtemel üretim atölyeleri belirlenebilecektir. Bu kapsamda Tatarlı Höyük BoR seramikleri arkeolojik ve arkeometrik çerçevede değerlendirilerek bu seramik grubu üzerindeki tartışmalara ve yapılacak yeni çalışmalara katkı sağlaması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında seramikler formlarına göre gruplanmıştır. Bunun dışında form astar ve bezeme özelliklerine göre Kıbrıs ve Kilikya örnekleri ile karşılaştırılmıştır. Arkeolojik ve arkeometrik değerlendirmeler sonucunda Tarsus Gözlükule ve Karatepe bire bir örtüşen testicik örneklerinin aynı üretim merkezinde yapıldığı sonucuna varılmıştır .

Mehmet Furkan Tufan
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tatarlı Höyük Hellenistik Dönem mimarisi, yapım ve taş teknikleri

Tatarlı Höyük, Adana'nın doğusunda bulunan Ceyhan Ovası'nın en doğusunda yer almaktadır. Ceyhan ilçesinin 35 km doğusundaki Mustafabeyli Mahallesi'nin 5 km kuzeyinde yer alan Tatarlı Mahallesi sınırları içerisindedir. Tatarlı Höyük'te kazılar, 2007 yılından günümüze Doç. Dr. K. Serdar Girginer başkanlığında devam etmektedir. Bu çalışmaya kadar, Hellenistik Dönem'e ait yerleşim şeması çıkartmak mümkün olmamıştır. Bununla beraber höyüğün çalışılan alanlarının tamamında Hellenistik Dönem'e ait buluntularla karşılaşılmaktadır. Ovalık Kilikya'da Hellenistik Dönem'e ait mimari kalıntılar çok sınırlıdır. Bunun başlıca nedeni, Roma İmparatorluğu Dönemi'nde, Hellenistik kentler üzerine kurulan Anazarbos, Kastabala, Mopsuestia, Aigeai gibi kentlerin Hellenistik Dönem tabakasını tahrip etmesidir. Bunun dışında bölgede modern tahribatın çok fazla olması ve yapılan kazıların sayısının yetersiz olması da Hellenistik Dönem mimarisinin izlenmesini zorlaştırmıştır. Buna rağmen, yapılan yüzey araştırmalarında çokça karşılaşılan Hellenistik Dönem kırmızı astarlı seramikleri, Ovalık Kilikya'da Hellenistik yerleşimlerin merkez kentlerin dışında, höyüklerde de olduğunu göstermektedir. Bu çalışma ile Tatarlı Höyük'te ortaya çıkartılan Hellenistik Dönem'e ait mimari kalıntıların bölgeye özgün bir nitelik taşıyıp taşımadığının anlaşılması, mimari özelliklerin belirlenmesi ve yerleşim şemasının çıkartılması amaçlanmıştır. Bu çalışma, özellikle Kilikya Bölgesinde bulunan Hellenistik Dönem mimarisi üzerinde çalışacaklara ışık tutacaktır. Tatarlı Höyük'te Hellenistik Dönem mimarisinde kullanılan ve günümüze kadar korunan materyalin büyük çoğunluğunu, höyüğün yaklaşık 750 m kuzeydoğusunda yer alan Üçtepeler volkan konisinden getirtilen bazaltik taşlar oluşturmaktadır. Bu taşlardan alınan örneklerle, arkeolojik çalışmalar sırasında çıkartılan taşlar karşılaştırılmıştır. Alınan örnekler XRF ve petrografik analiz yöntemleriyle incelenmiştir. Elde edilen bilgiler doğrultusunda, hammaddenin tespiti, kullanılan materyalin yapısı ile ilgili daha net sonuçlara ulaşılmıştır.

Musa Cem Fırat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Anazarbos Zafer Takı'nın taş analizi ve petrografisi

Anazarbos Antik Kenti, Ovalık Kilikya Bölgesi'nin Anadolu ve Mezopotamya'yı bağlar nitelikte olan stratejik konumu ve önemi sebebi ile ve MS 408 yılında Kilikya Pedias'ın başkentliğini yapmış olması ve Roma İmparatorluğu'nun Doğu Akdeniz'deki en önemli ordugah merkezlerinden biri olması sebebi ile yapısal yönden önemli gelişmeler yaşayan bir kenttir. Söz konusu kentte yer alan ve görkemi ile Anadolu'nun sayılı Anıtsal Kent Kapılarından biri olma özelliğine sahip olan ve UNESCO Geçici Dünya Mirası Listesi'nde kendine yer edinen kentte bulunan Zafer Takının, bünyesindeki kimyasal bozulmalar dışında, iklimsel ve beşeri her türlü dış etkiye açık olduğu görülmüştür. Bu etkiler ile yapı malzemesi olarak kullanılan ve bölgesel kayaç olan kireç taşında görülen bozulmalar tespit edilmiştir. Yapıda yapılacak her türlü koruma ve onarım çalışmalarının sağlıklı ilerleyebilmesi için yerinde ve laboratuvar ortamında gerçekleştirilen bu çalışmalar sonucunda, arkeometrik incelemelerle yapı malzemelerinin özellikleri belirlenmiş ve sorunların giderilmesine yönelik çözümler önerilmiştir. Anazarbos Antik Kenti Zafer Takı'nda ( Güney Kapı/ Ala Kapı) yapılacak her türlü arkeolojik ya da koruma- onarım çalışmaları ile kent hak etmiş olduğu değeri ve önemi yeniden kazanacak, bununla birlikte Anadolu ve dünya arkeolojisine önemli katkılar saylayacaktır. Anahtar Kelimeler: Anavarza, Anazarbos, Anazarbus Kapı, Tak, Taş, Granülometri, Petrografi

Melike Uğuruyar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kuriki Höyük'ten bir grup geç kalkolitik dönem seramiğinin arkeometrik yöntemlerle incelenmesi

Bu çalışma, Batman ilinin merkez ilçesine bağlı Oymataş köyü yakınlarında yer alan Kuriki Höyük'ten ele geçen bir grup Geç Kalkolitik Dönem seramiğinin arkeolojik ve arkeometrik analizini içermektedir. Seramikler arasında saman yüzlü (chaff-tempered ware), mineral katkılı (grit-tempered ware) ve koyu yüzlü seramikler bulunmaktadır. Bu çalışmanın amacı, söz konusu seramik gruplarını teknik ve form bakımından inceleyerek, dönemin seramik üretim tekniklerine ve yerleşimin bölgelerarası ilişkilerine ışık tutmaktır. Sonuçta, Kuriki Höyük halkının seramiği biçimlendirirken yeni üretim teknikleri (kalıp ve çark gibi) denedikleri anlaşılmıştır. Kalıpta biçimlendirilmiş orta/yoğun saman katkılı seramikler ile ince elenmiş hamurlu çark yapımı seramikler Kuriki Höyük Geç Kalkolitik tabakalarında (GK 2-5=KHIVb1-4) birlikte kullanılırken, iri taşçık ve bitki katkılı el yapımı koyu yüzlü (gri/siyah) seramiklerin daha erken tabakalarda (GK 2-3=KHIVb3-4) yoğunlaştığı anlaşılmıştır. Saman yüzlü kaplar arasında yer alan çekiç başlı kâseler (hammerhead bowls) ile geniş ağızlı, keskin omuzlu güveç (casselores) formlu kaplar, Kuzey Mezopotamya'nın yerel üretim kapları arasında yer almaktadır. Söz konusu kaplar, Kuriki Höyük yerleşiminin bölgeler arası bağlantılarına ışık tutması bakımından önemlidir. Çalışmanın bir diğer amacı, arkeometrik yöntemlerle elde edilen bulgular doğrultusunda seramiklerin hammadde içerikleri ve pişirim sıcaklıkları gibi üretim sürecini aydınlatmaya çalışmaktır. Arkeometrik analizler için x-ışını floresans (XRF), x-ışını difraksiyon (XRD), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve petrografi analiz yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma kapsamında seramikler gruplandırıldıktan sonra formlarına göre alt sınıflara ayrılmıştır. Ayrıca Yukarı Dicle Vadisi Geç Kalkolitik Dönem yerleşimlerinin çanak çömlek geleneğiyle karşılaştırılmıştır. Arkeolojik ve Arkeometrik değerlendirmelerle Kuriki Höyük sakinleri yerleşimin en erken tabakasından itibaren ince nitelikli çark yapımı seramik üretimini bilmelerine rağmen, orta ve kaba mallar olarak tanımlanan saman yüzlü çanak çömlek üretimine Geç Kalkolitik Dönem boyunca devam etmişlerdir. Elde edilen Arkeometrik ve Arkeolojik verilere göre hızlı dönen çarkın Yukarı Dicle Vadisi'nde Geç Kalkolitik 2'den itibaren kullanıldığı sonucuna varılmıştır.

ArkeometriHöyüklerKalkolitik Dönem+2
Zeynep Yılmaz
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tilbaşar Höyük Erken Tunç Çağı taş aletlerinin arkeometrik yöntemlerle incelenmesi

Gaziantep ili sınırları içinde yer alan Tilbaşar Höyük'te 2015-2018 yıllarında yürütülen kazılarda ele geçen 167 adet taş alet tez kapsamında değerlendirilmiştir. Taş aletlerin tamamı Güney Aşağı Kentte yaşayan halkın konutlarından ve sur alanından ele geçmiştir. Bu çalışmanın amacı, Erken Tunç Çağı'na ait taş aletleri tipolojik ve arkeometrik yöntemlerle analiz ederek, söz konusu çağda yaşayan halkın ekonomik faaliyetlerine ışık tutmaktır. Taş aletler öncelikle üretim tekniklerine göre yontma ve sürtme taş alet olmak üzere iki grupta incelenmiştir. Yontma taş aletler, taş alet topluluğunun sadece %10'luk bir kısmını temsil etmektedir. Bunlar kesici ve delici aletlerdir. Sürtme taş aletler hammadde ve tipolojik bakımında oldukça çeşitlilik göstermiştir. Taş aletlerin yarıdan fazlasını besin hazırlama aletleri oluşturur. Bazalt öğütme taşları ve havanlar besin hazırlama aletlerinin başında gelmektedir. Ayrıca taş aletler burada yaşayan halkın ahşap ve taş işçiliğinin yanı sıra dokumacılık, madencilik ve ticaretle uğraştığını göstermiştir. Arkeometrik çalışma, etütlük nitelikte olmayan ve taş aletlerle aynı türü temsil eden örneklerin ince kesit, X-ışınları toz difraktometre (XRD) ve AAS atomik absorpsiyon spektrometresi analizlerini içermektedir. Analiz sonuçları burada yaşayan halkın büyük bir oranda yerel taş kaynaklarından yararlandığını ortaya koymuştur.

ArkeometriErken Tunç ÇağıOrta Fırat bölgesi+1
Fatma Fırat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Osmaniye kent müzesi koleksiyonunda bulunan bir grup metal eserin arkeometrik analizi

Bu çalışmamız, Osmaniye Kent Müzesi koleksiyonunda yer alan ve bağış yoluyla temin edilen bir grup metal eserin değerlendirilmesine yöneliktir. Koleksiyonumuzdaki kılıç, kama, hançer, ok ucu, bilezik parçası ve fibula parçasından oluşan, farklı dönemlere ait olan arkeolojik ve etnografik eserler ele alınmış olup bu tez çalışmasında bir arada tanıtılmaktadırlar. Taşınabilir X Işını Floresans (XRF) yöntemi ile eserlere zarar vermeden yüzeyden hasarsız yöntemle analiz çalışması gerçekleşmiştir. Eserlerin kimyasal içerikleri tespit edilerek, bu eserlerin oluşumunda kullanılan elementlerin oranları hakkında detaylı bilgilere ulaşılabilmiştir. 15 eser üzerinde yapılan analizde 4 eser Tunç olup, Bakır (Cu) % 67,37 ile %46,99 oranları arasında, Kalay (Sn) %29,92 ile %17,98 oranları arasındadır. Bu eserlerin az ve iz oranda demir içerdikleri görülmüştür. 11 eserlerin ana elementi Demir (Fe) olup değerleri %98,14 ile %56,64 oranları arasındadır. Çalışmamız, Anadolu'da kazılarla ortaya çıkarılan ya da münferit olarak bulunmuş metal eserlerin analiz çalışmaları yapılıp yayınlanmış olanlarından faydalanmak suretiyle madenciliğin geçirdiği aşamalara dair bilgilere ulaşmamıza katkı sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Madencilik, Madenler, Osmaniye, Hitit, Arkeometri

ArkeometriHititlerMadencilik+2
Ayşe Erat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Boğazköy ve Büklükale kazılarından ele geçen M.Ö. II. bine ait kerpiçlerin arkeometrik analizi

Bu tez çalışması Boğazköy (Çorum) ve Büklükale (Kırıkkale) arkeolojik kazılarından ele geçen M.Ö. II. Bin yıla ait 13 adet kerpiç ve sıva örneklerinin arkeometrik yöntemlerle incelemelerini içermektedir. Bu amaçla, kerpiç ve sıva örneklerinin arkeometrik karakterizasyon sürecinde XRD (X-Işınları Difraksiyonu), SEM-EDS (Taramalı Elektron Mikroskobu - Enerji Saçınımlı X ışını Spektroskopisi), ICP- MS (İndüktif Olarak Eşleştirilmiş Plazma - Kütle Spektrometresi), RAMAN Spektroskopisi, Volümetrik ve Atomik Absorbsiyon Analiz yöntemleri ile hammadde, pişirim sıcaklık aralığı, mineral ve element içerikleri gibi üretim özellikleri belirlenip, dönemine ait harç, kerpiç ve sıva üretim teknolojisi hakkında fikir edinilmiştir. pH testi ile içeriklerindeki kireç, asidik ve alkali oranları tespit edilmiştir. Ayrıca Karbon 14 (C14) analizi ile kerpiç ve sıva örneklerin yaş tayinleri belirlenmiştir. Çalışma sonucunda Boğazköy ve Büklükale yerleşimlerindeki kerpiç ve sıva örneklerinin ana hammadde içeriklerinin, benzer türde oldukları ve genellikle kurumuş göl veya nehir tabanlarından temin edilip, saz, kamış, saman veya bitkisel lifler ile birlikte çanak-çömlek parçaları kullanılarak nadiren de görülebilecek mineral ve elementler barındırdıkları XRD, EDS ve ICP sonuçlarıyla tespit edilmiştir. Boğazköy ve Büklükale kerpiç-sıva yapı malzemelerinin ana hammadde ve karakteristikleri, bağlayıcılık açısından illit ve kaolin içeren kil mineralleri ile nitelikli ve sağlam bir yapıya sahip oldukları tespit edilmiştir. Mikro yapısal ve kimyasal formları incelenip, gözeneklilik boyutu oldukça yüksek ve genel vitrifikasyonun düşük olduğu SEM sonuçları ile gözlemlenmiştir. Kerpiç ve sıva örneklerinin bazılarında hematit ve demire rastlanarak, renklere etki ettikleri görülmüştür. 500-1000 oC' aralıklarında gerçekleşen mineraller saptanarak, her iki yerleşim yerindeki bazı kerpiç ve sıva örneklerinin yoğun bir yangın aşamasından geçtiğini kanıtlamıştır. Karbon 14 analizine göre ise BK-6 örneğinin yaklaşık olarak M.Ö. 3650-3514 yılları arasına tarihlendiği saptanmıştır. RAMAN sonuçlarıyla Boğazköy ve Büklükale örneklerindeki bazı mineraler (kuvars, hematit v.b.) karakteristik bant değerleri ile saptanmıştır. pH testleri sonucunda ise her iki yerleşim yerine ait tüm kerpiç ve sıva örneklerinin aynı değerlerde ve zayıf bazik oldukları ayrıca tuz ile kireç içerdikleri tespit edilmiştir.

ArkeometriBoğazköyKarbon 14+1
Mehmet Azbağ
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Şanliurfa Harran ören yeri kazılarından ele geçen Erken Tunç Çağı'na ait bir grup seramiğin karakterizasyonu

Bu çalışmada Şanlıurfa Harran Ören Yeri Kazılarından Ele Geçen Erken Tunç Çağı'na ait bir grup seramik arkeometrik yöntemlerle karakterize edilmiştir. Örnekler içerisinden seçilen belirli sayıda buluntunun renk analizleri (CIE-Lab), kimyasal analizleri X-Işını Floresans (XRF), mineralojik kompozisyonları X-Işınları Difraktometresi (XRD), ısıl davranışları (TG-DTA), mikroyapısal analizleri taramalı elektron mikroskobu (SEM), belirlenen nokta veya alanların elementel kimyasal analizleri Enerji Saçınımlı spektrofotometre (EDS), boyalarının içeriği Raman Spektroskopisi yöntemleri kullanılarak saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulguların yorumlanmasıyla seramik buluntuların şekillendirme tekniği, kullanılan hammaddeler, pişirim sıcaklığı, pişirim atmosferi, pişirim koşullarının seramik ürüne etkileri, tane boyutu, tekstür, homojenlik, renk gibi özellikleri değerlendirilmiş, bu bölgede Erken Tunç Çağı'nda yaşamış toplumların seramik üretim teknolojileri ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlar değerlendirildiğinde Kuzey Mezopotomya metalik seramik ürünlerin en belirgin özelliği olan yüksek sıcaklıkta fırınlama ve kireç içermemesi, ACF 27 arkeolojik kodlu örnek ile uyum göstermektedir. ACF 27 arkeolojik kodlu örneğin yerli üretim olmadığı ve diğerlerine kıyasla yüksek sıcaklıkta (950℃-1000℃) fırınlandığı düşünülmektedir. Petrografik analiz ve XRD analizine göre örneklerin çoğunluğu illitik karakterli killer, mikalar (muskovit-biyotit) ve kalsit içeren hammaddeler ile üretildiği düşünülmektedir. Ayrıca örneklerin bir çoğunda illit ile birlikte gehlenit, diopsit, anortit gibi yüksek sıcaklık fazlarının birlikte bulunması, illit/mika türlerinin yapısal olarak bozunumunun 900℃-1000℃ sıcaklıklara kadar devam etmesinden kaynakladığı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Arkeometri, Seramik, Harran Höyük, Erken Tunç Çağı, Karakterizasyon

Şengüzar Şensoy
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kayseri-Develi Bileç höyük kazısından ele geçen bir grup içi siyah-dışı devetüyü çanak çömlek ve arkeometrik analizleri

Bu çalışma, Kayseri ili, Develi ilçe merkezinin Güney Aşağı Mahallesi'nde; Develi-Yahyalı karayolunun yaklaşık 300 m batısında yer alan Bileç Höyük'ten ele geçen 53 parça içi siyah dışı devetüyü seramiğin arkeolojik ve arkeometrik analizini içermektedir. Ağız ve kulp parçalarından oluşan bu çanak çömlek parçaları, katkı maddelerine göre üç gruba ayrılarak çalışılmıştır. 53 adet çanak çömlek parçası, bünye bileşimi ve form açısından gruplandırılmıştır. Çalışmada bölgeden ele geçen çanak çömlek buluntular, yerli/ithal üretim olup olmadığı (provenans analizi), hammadde içerikleri ve pişirim sıcaklıkları gibi üretim teknolojisini anlamaya yönelik arkeometrik analizler ile karakterize edilmiştir. Bu analizler X-ışınları difraksiyonu (XRD), X-ışını floresans (XRF), taramalı elektron mikroskobu (SEM) ve optik mikroskop (OM) cihazları ile yapılmıştır. Analiz sonuçlarına göre buluntularda karışık magmatik kayaçların varlığı ve bölgenin de volkanik bir bölge olması, üretimin yerli olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca örneklerde diopsit ve anortit gibi fazların varlığı, bu örneklerin fırınlama sıcaklığının 850℃-950℃ arasında olduğunu düşündürmektedir. Seçilen örneklerin üretim yöntemi CI-1, CI-8, CI-9, CI-12 ve CI-14 kodlu örneklerin dijital, optik mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu görüntüleri incelendiğinde iç ve dış yüzeylerinin perdahlı olduğu görülmektedir. CI-2, CI-3, CI-4, CI-9, CI-13, CI-14, CI-15 kodlu örneklerde temper malzeme olarak kuvars ve CI-3, CI-4, CI-14, CI-15 kodlu örneklerde kalsitin kullanıldığı görülmüştür.

ArkeometriErken Tunç ÇağıKalkolitik Dönem+3
Çağıl İstanbulluoğlu
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tatarlı Höyük kazılarında ele geçen hellenistik dönem tıp aletleri ve arkeometrik analizleri

Tatarlı Höyük, Adana'nın doğusunda, Toprakkale'nin 9 km kuzeybatısında, Ceyhan ilçesi Mustafabeyli Mahallesi'ne 5 km uzaklıktaki Tatarlı Köyü içindedir. Doç. Dr. K.Serdar GİRGİNER başkanlığında 2007'den itibaren kazılan höyükte, Neolitik Dönemden Erken Roma Döneminin başlarına kadar sürekli bir yerleşim tabakalanması saptanmıştır. Hellenistik Dönem tabakalarında ele geçen metal buluntular arasında tıp aletleri de bulunmaktadır. Bu tezin konusu ise, Hellenistik Döneme ait bu tıp aletleri ve arkeometrik analizleridir. Tıp; insanlığın var olduğu günden bu yana hayatın vazgeçilmez bir alanıdır. Tıp aletlerinin şekil, içerik ve formu Antik Dönem'de de tedaviye en yararlı olacak şekilde tasarlanmaktaydı. Bilimsel kazılar dışında elde edilen aletlerin dağınık şekillerde temini, onların kullanım amaçları ile ait oldukları zamanı belirlemeyi zorlaştırmıştır. Bu kazılarda ele geçen aletler ile birlikte eğer sikkeler de varsa bu aletleri tarihlemek daha kolaylaşmaktadır. Bu çalışmada, incelenen tıp aletleri, şekil ve işlev olarak sınıflandırılarak kataloglanmıştır. Ayrıca aletlerin portatif XRF ile analizi yapılarak içerikleri de araştırılmıştır. Hellenistik Dönem Tatarlı Höyük'te ele geçen tıp aletleri hakkında elde edilen bilgiler yorumlanarak literatüre dahil etmek amaçlanmıştır.

Esma Karakılçık
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bursa-aktopraklık höyük'ten ele geçen kalkolitik döneme ait bir grup seramiğin arkeometrisi

Bu çalışmada Bursa ili Aktopraklık Höyük'ten ele geçen Kalkolitik döneme ait 15 adet tasnif dışı seramik parça arkeometrik analizlerle karakterize edilmiştir. Örneklere ait kimyasal analizler X-Işını Floresans (XRF), mineralojik analizler X-Işınları Difraktometresi (XRD), petrografik analizler ince kesitten Optik Mikroskop (OM), mikroyapısal ve mikrokimyasal analizler Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM), örnek üzerinde belirlenen nokta veya alanların mikrokimyasal analizleri Enerji Saçınımlı Spektrofotometre (EDS) yöntemleri ile gerçekleştirilmiştir. Ayrıca parçaların yüzeyindeki organik ve inorganik bileşiklerin kompozisyonları Raman Spektroskopisi yöntemleri kullanılarak karakterize edilmiştir. Böylece seramik buluntuların şekillendirme tekniği, kullanılan hammaddeler, pişirim sıcaklığı, pişirim atmosferi, pişirim koşulları, porozite, tane boyutu, tekstür, homojenlik, renk gibi özellikleri seramik üretim teknolojisi açısından değerlendirilmiştir. XRD analiz sonuçlarına göre örneklerde gözlenen spinel, anortit, diyopsit gibi yüksek sıcaklık fazları, fırınlama sıcaklığının 900℃-1000℃ aralığında olduğunu göstermektedir. Hematit ve manyetit fazlarının birlikte gözlenmesi, örneklerin karışık atmosferde (indirgen-yükseltgen) fırınlandığını göstermektedir. Seramik parçalarda hem yüksek sıcaklık fazlarının bulunması, hem de hematit ve magnetit fazlarının birlikte bulunması, üretimin kapalı ortamda ısıyı ve fırın atmosferini kontrol ederek yapıldığını düşündürmektedir. SEM analizi ile elde edilen mikroyapı görüntülerinde örneklerin vitrifikasyon düzeylerinin de yüksek olduğu görülmüştür. Optik mikroskop verileri, kap üreten ustaların killi matrikste kuvars, plajiyoklas, biyotit, muskovit, metamaorfik kayaç parçaları ve kalsitin yanında pişmiş seramik kırıklarını (grog) da kullanarak ürünün termal şok direnci, erime özellikleri ve mukavemetini kontrol ettiklerini göstermiştir. Kimyasal ve petrografik analiz sonuçlarından üretimde yerel hammaddelerin tercih edildiği ve matrikste heterojen tane boyutu ve dağılımı sergileyen kuvars kalsit gibi kayaç parçalarının varlığı, killerin herhangi bir eleme işleminden geçirilmeden kullanıldığı göstermektedir. Ayrıca petrografik analizler, kabın işlevine göre hazırlanan çamurların farklı reçetelendirildiğini ve üretimin birden fazla atölyede yapılmış olabileceğini düşündürmektedir.

Melike Polat
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kapadokya obsidiyenleri üzerine deneysel arkeolojik bir çalışma

İnsan toplulukları, dünya üzerinde ortaya çıkışları ve yayılışları sırasında geçtikleri bölgeler üzerinde izler bırakmışlardır. Gün geçmiyor ki bu izlerle ilgili yeni keşifler yapılmasın. İnsanın yeryüzünde yayıldığı ve izler bıraktığı kadim topraklar arasında Anadolu önemli bir bölge olarak karşımıza çıkar. Anadolu'nun flora ve faunası, insanın yaşaması, barınması ve beslenmesi için uygun koşulları bünyesinde bulundurmaktadır. Anadolu'nun besinleri, iklimi, barınak şartları dışında prehistorik dönem insanının ilgisini çeken bir diğer kaynağı ise cevherleridir. Prehistorik insan, yaşamını kolaylaştıracak aletleri tasarlarken ve yaparken volkan camı da denen obsidiyenin kesici olarak çok işe yaradığını keşfedip bununla günlük hayatını kolaylaştırmak istemiştir. Anadolu'nun obsidiyen kaynakları bu kesici aletlerin yapılması için son derece uygundur. Bu çalışmada Anadolu obsidiyenleri içerisinden önemli bir grup olan Kapadokya obsidiyenlerinin prehistorik dönemlerde kullanımı ile ilgili deneysel bir çalışma yapılmıştır. Kapadokya obsidiyenlerinin yayılım sebepleri ve kullanımında karşılaşılan bir takım zorluk ve kolaylıklar tespit edilmeye çalışılmıştır. Kullanım izi ve aşınma durumları incelenmiştir. Sonuçlar karşılaştırılmıştır.

Arkeometri
Harun Kurt
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geçmişten günümüze Diyarbakır'daki bazalt taş işçiliği

Çalışmanın amacı, Diyarbakır'da bazalt taş işçiliğinin tarihsel gelişimini, tekniklerini, kültürel önemini ve çağdaş uygulamalarını irdelemek olacaktır. Söz konusu çalışma, bölgenin mimari mirasını, bazalt taş oyma için kullanılan aletleri ve yöntemleri, bazalt taş işçiliğinin sosyo-ekonomik yönlerini ve Diyarbakır'ın kimliğinde bazalt taş yapıların rolünü araştırmayı içerecektir. Ayrıca geleneksel bazalt taş işçiliğinin zaman içinde nasıl evrildiği değerlendirilecektir. Diyarbakır'daki bazalt taş işçiliğinin geçmişten günümüze olan sürecini detaylı bir şekilde incelerken, aynı zamanda bu sürecin bölgenin kültürel, ekonomik ve sosyal yapısına olan etkileri de değerlendirilecektir. Bazalt taş işçiliğinin geçmişteki kullanımı ve günümüzdeki uygulamaları arasındaki farklılıklar ortaya konulacak ayrıca, bazalt taş işçiliğinin gelecekteki sürdürülebilirliği de tartışılacaktır. Çalışmada, bazalt taş işçiliğinin Diyarbakır'ın turizm potansiyeli üzerindeki etkileri ve kültürel mirasa katkıları gibi konular da ele alınacaktır.

Mehmet Faysal Yıldız
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arkeolojik veriler ve karbon analizleri ışığında boncuklu tarla çanak-çömleksiz neolitik dönem kronolojisi

Günümüz uygarlığının temeli olan yerleşik yaşam ver üretime geçiş hakkındaki bilgilerimiz son yıllarda yapılan arkeolojik araştırmalar ve kazılarla yeniden yapılanıyor. Günümüzden yaklaşık 14 bin yıl önce gerçekleşen iklimsel değişiklikler sonucunda avcı-toplayıcı göçer toplulukların yaşam biçimleri değişmeye başlamıştır. Gerçek anlamda yerleşik yaşama geçişin yaşandığı Neolitik Dönem, insanlık tarihi açısından çok önemli bir yer kaplamaktadır. Bu tezin kapsamında Yukarı Dicle Havzasında yer alan Boncuklu Tarla yerleşim yerinde başlayan sistematik kazılar ile Neolitik Dönem hakkında önemli veriler ortaya çıkarılmaktadır. Bu çalışmalar esnasında multi disipliner yaklaşımlar esas alınmış olup gerek Arkeobotanik gerek Arkeozoolojik verilerin yanı sıra bu tezin ana materyalini oluşturan C-14 analizleri ve kazı arşivi kullanılmıştır. Elde edilen C-14 tarihlendirme sonuçları ile yerleşimin kronolojik ve kültürel gelişimi hakkında kapsamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu sonuçlar odağında ve stratigrafik tabakalardan Boncuklu Tarla Yerleşim yeri Geç Epipaleolitik Dönemden Geç PPNB Döneme değin iskân gördüğü anlaşılmıştır. Elde edilen veriler Yakındoğu'da yer alan diğer yerleşim yerleri ile karşılaştırılış, benzer ve farklı özellikler tartışılmıştır. Mimari açıdan Geç Epipaleolitik ve PPNA Döneme tarihlenen yapılar yuvarlak planlı ve tam gömülü olarak inşa edilmiştir. PPNA/PPNB geçiş evresinde köşeleri yuvarlatılmış (yarı-yuvarlak) bir kamu binası ve bu kamu binasının batısında da basit barınaklar inşa edilmiştir. PPNB evresinde ise tamamen yüzeye dikdörtgen ve kare şeklinde inşa edildikleri görülmektedir. Arkeolojik kazılarda elde edilen organik kalıntılar özel kütle spektrometreleri veya sıvı sintilasyon sayaçları ile ölçülür. Karbon 14 tarihleme yöntemi doğrudan takvim yılı vermez Bu nedenle atmosferdeki Karbon-14 oranındaki dalgalanmalara göre kalibrasyon eğrileri kullanılır. Böylece elde edilen tarih takvim yılına çevrilir. Bu çalışmalar sayesinde yerleşimin ne zaman iskân edildiği belirlenmiş ve Neolitik dönemin kronolojisine katkı sağlanmıştır.

ArkeostratigrafiKarbon 14Neolitik Dönem+1
Rüstem Cin
Dicle University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Arkeozoolojık buluntular ışığında Küllüoba ilk tunç III çukurları

Küllüoba Yerleşim Yeri, Eskişehir İlinin Seyitgazi İlçesinin Yeni Köy mevkiinde yer almaktadır. 1996 yılında Prof. Dr. Turan EFE tarafından başlatılan ve günümüzde de devam eden kazı çalışmalarına 2019 yılında itibaren Doç. Dr. Murat TÜRKTEKİ başkanlık etmektedir. Yapılan çalışmalar, yerleşim yerinde Geç Kalkolitik Çağdan Orta tunç Çağına kadar kesintisiz bir şekilde isken edildiği tespit edilmiştir. Bu çalışmada Küllüoba Yerleşim Yeri'nin Erken İlk Tunç Çağı III ve Geç İlk Tunç III evrelerine tarihlenen arkeolojik çukurlarda tespit edilen Toplamda 2732 adet (ad.-NIS), 25581,4 gr. ağırlığında (ağ.-WIS) faunal kalıntı incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Faunal kalıntılar doğrultusunda yerleşim yerinin Erken ve Geç İTÇ III evrelerindeki evcil ve yabani hayvan türleri belirlenmişti. Belirlenen evcil türler doğrultusunda Erken ve Geç İTÇ III evrelerindeki yaşamış olan toplulukların kırmızı ete dayalı beslenme ve ikincil ürün üretimleri araştırılmıştır. Bunun yansıra, Arkeozolojik acıdan oldukça önemli olan Tanımlanmış Örneklerin Sayısı (NISP) ve Minimum Birey Sayısı- MBS (MNI) metotları bir çatı altında kullanılmış ve verdikleri sonuçlar karşılaştırılmış ve yorumlanmıştır. Küllüoba Yerleşim Yerin'nin, Erken ve Geç İTÇ III evrelerinin memeli hayvanlarına dayalı elde edilen sonuçları karşılaştırılırmış olup benzerlik ve farklılıkları değerlendirilmiştir. Bununla beraber yerleşim yerinin önceki dönem ve evrelerine ait çalışılıp tespit edilen memeli hayvanların sonuçları ile karşılaştırarak benzerlik ve farklılıkları ortaya çıkarılıp değerlendirmeleri yapılmıştır.

Ebedin Emlük
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyarbakır Sur ilçesi kazılarında ele geçen Bizans Dönemi (III. Romanus) altın sikkelerin arkeometrik incelemesi

Özellikle müzelerde muhafaza edilen ve sadece yerinde analizi gerçekleştirilebilen malzemelerin başında değerli metallerden üretilmiş sikkeler gelmektedir. Taşınabilir analiz cihazları ile yerinde ve tahribatsız olarak karakterize edilmesi gereken altın, gümüş esaslı sikkeler için çoğunlukla portatif X-ışını floresan (p-XRF) spektrometresi tercih edilmektedir. Bu tez kapsamında Diyarbakır İli, Melik Ahmet Caddesi'nde 1992 yılında gerçekleştirilen kazı sonrasında bulunarak müsadere yoluyla Diyarbakır Müzesi Müdürlüğü'ne götürülerek kayda alınan sikkeler üzerinde p-XRF aracılığı ile detaylı bir arkeometrik inceleme gerçekleştirilmiştir. III. Romanus dönemine ait 45 adet altın sikke herhangi bir zarar görmeden p-XRF ile analiz edilerek örneklerin kimyasal kompozisyonu belirlenmiştir. Yapılan analizlerde III. Romanus dönemi sikkeleri için kompozisyonu oluşturan ana element altın olmuştur (ort. %93,89). Altından sonra tespit edilen majör element gümüştür, ancak en yüksek gümüş oranı %9'u geçmemektedir (gümüş ort. %5,25). 13 sikkede bakır (ort.%1,05-2,46), 18 sikkede demir (ort. %0,87-6,5) saptanmıştır. Örnek setinde yalnızca birer numunede titanyum, mangan, osmiyum, iridyum, nikel ve kurşun tespit edilmiştir. Sikkelerin elementel içeriklerinin çoğunlukla birbirine paralel çıkmasına karşın, örneklerin kendi içerisindeki dağılımlarını görmek amacıyla hiyerarşik kümeleme analizi gerçekleştirilmiştir. Altın-gümüş-bakır-demir ve altın-gümüş ile yapılan sınıflandırmalarda sikkeler 3 farklı grup oluşturmuştur. Tez çalışmasında elde edilen analiz sonuçları sikkelerdeki olası değişimler, farklılıklar ve benzerlikler üzerine değerlendirmeler yapabilmek üzere bazı Bizans dönemi soliduslar ve Diyarbakır Müzesi'nde bulunan Bizans dönemi çukur altın sikkelerin kimyasal kompozisyonlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu amaçla, mevcut çalışmadaki III. Romanus dönemine ait sikkeler, M.S. 457-695 yılları arasında tahtta kalan 6 Bizans dönemi imparatoruna ait soliduslar ve 1059-1143 yılları arasında tahtta kalmış 4 Bizans dönemi imparatoruna ait çukur sikkeler için p-XRF verileri üzerinden hiyerarşik kümeleme analizi gerçekleştirilmiş ve dağılımları incelenmiştir. III. Romanus dönemi soliduslarının farklı dönemlere ait soliduslarla altın, gümüş, bakır ve demir içeriklerine göre, ayrıca Bizans çukur sikkelerinin altın, gümüş ve bakır içeriklerine göre yapılan hiyerarşik kümeleme analizi sonuçlarında her iki kümeleme analizinde de sikkelerin 3 gruba ayrıldığı görülmüştür. Kümeleme analizi sonuçlarına bakıldığında, III. Romanus dönemi ve öncesindeki soliduslarda kullanılan yüksek orandaki altına alternatif olarak ilerleyen dönemlerde basılan çukur sikkelerde altın harici madenlerin üretimde tercih edildiği görülmektedir. Her imparatorun kendi döneminde genel olarak sikke madeni açısından çok belirgin değişimlerin olmadığı, fakat imparator değiştikçe sikkelerdeki değerli maden kullanımında, özellikle çukur sikkelerde dalgalanmaların olduğu tespit edilmiştir.

ArkeometriBizans DönemiDiyarbakır-Sur+2
Nesrin Şeker
Batman University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hasankeyf Büyük Saray kazılarında (2017) ele geçen cam buluntuların arkeometrik karakterizasyonu

Arkeolojik kazılarda ele geçen buluntuların kimyasal, mineralojik, fiziksel ve mikroskobik incelemelerini içeren arkeometri, geçmiş uygarlıkların malzeme üretim teknolojilerine ilişkin önemli bilgiler sağlamaktadır. Bu tür çalışmalar aynı ya da benzer döneme ait birçok buluntunun üretim özellikleri ile ilgili olarak literatüre önemli katkılarda bulunmaktadır. Bu çerçevede, arkeometrinin camlar üzerinde de geniş inceleme ve araştırma olanağı sunduğu bilinmektedir. Buradan yola çıkarak, mevcut tez çalışmasında, 2017 yılında Hasankeyf Büyük Saray'da yapılan arkeolojik kazılarda ele geçen ve İslami döneme ait olduğu düşünülen amorf cam buluntuların arkeometrik olarak incelenmesi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla, cam örnekler için portatif X-ışını floresans (p-XRF), polarize enerji saçınımlı X-ışını floresans (PED-XRF) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM)/enerji saçınımlı X-ışınları spektrometresi (EDX) yöntemleri tercih edilmiştir. Portatif XRF ve PED-XRF ile majör, minör ve eser elementlerin belirlenmesi, SEM-EDX ile mikro yapısal ve mikro kimyasal özelliklerin ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Elde edilen verilere göre camların başlıca Na2O, K2O, CaO, MgO, SiO2 ve Al2O3 içerikli hammaddelerden üretildiği belirlenmiştir. Oksit içerikleri dikkate alınarak yapılan hiyerarşik kümeleme analizinde camların iki ana gruba ayrıldığı ve her birinde alt grupların yer aldığı belirlenmiştir. HC-9b ve HC-10b numunelerinin gerek hiyerarşik kümeleme analizi gerek üçlü diyagram analizinde diğerlerinden tamamen ayrıştığı görülmüş, dolayısıyla bu örneklerin yerel üretime ait olmadığı veya üretimlerinde farklı hammadde kaynaklarından faydalanılmış olabileceği öngörülmüştür. Camlardaki eser elementlere bakıldığında özellikle Cu, Co, Mn, Fe ve Pb elementlerinin renk oluşumlarında etken olduğu saptanmıştır. Camların kimyasal kompozisyonları, hammadde bakımından en az iki alternatifin olduğuna ve örneklerin soda-kireç-silis camı olduğuna işaret etmiştir. Numunelerdeki Sr ve Zr içerikleri dikkate alınarak camların çoğunlukla denizel+karasal veya denizel kökenli hammaddelerden üretildiği, daha az sayıdaki bazı camların ise sadece karasal hammadde içerdiği tespit edilmiştir. Birkaç örnekteki görece yüksek potasyum içeriği bu tip camlarda potas kaynağı olarak bitkisel ilaveler olabileceğini göstermiştir (bitki külleri vb.). PED-XRF verilerinde ortalama SiO2 oranının yüksek olması (% 63,48) ve ortalama K2O oranının düşük olması (%2,36) örnek setindeki çoğu camın atmosferik korozyon direncinin, kimyasal kararlılığının ve dolayısıyla cam kalitesinin genel itibariyle yüksek olduğuna işaret etmiştir. Kurşun, bakır ve antimon içeriklerine bakıldığında bazı örneklerde geri dönüşüm camlarının kullanıldığı düşünülmektedir.

Batman-HasankeyfCamKarakterizasyon+1
Yonca Yalçın
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kelenderis (2000-2006) arkeolojik kazılarında ele geçen odeon cam buluntuların arkeometrik yöntemlerle incelenmesi

Bu tez çalışmasında Mersin İli Aydıncık ilçesinde bulunan Kelenderis Antik Kenti Odeon yapısında 2000-2006 yıllarındaki kazılar sonucunda ele geçen Roma dönemine ait camlardan 41 adet amorf cam buluntularının arkeometrik incelemesini içermektedir. Eserlerin kimyasal kompozisyonunun belirlenmesinde taşınabilir portatif X-ışını floresan (P-XRF), polarize enerji saçınımlı X-ışını floresan (PED-XRF) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM)/enerji saçınımlı X-ışınları spektrometresi (EDX) yöntemleri kullanılmıştır. Ağ yapıcı olarak cam harmanında yer alan temel madde SiO_2'nin yüksek miktarda olması camın mekanik direncinin, dayanıklılığına ve ergitme derecesinin yüksek olduğunu göstermektedir. Analiz edilen örneklerin Al_2 O_3 oranları ve ortalamasının farklılığı farklı silis kaynağı kullanımını göstermekte ve bu da kuvars kumuna işaret etmektedir. SPSS dendrogram sonuçları hamur yapıcı elementlere (Na_2 O, Al_2 O_3, SiO_2, K_2 O, CaO) göre 5 farklı grup oluşturduğu saptanmıştır. Analiz sonuçları camların çoğunluğunun soda-kireç-silis camlarından oluştuğuna işaret etmektedir. Numunelerdeki potasyum içeriğinin olmaması veya çok az olması ergitici olarak bitki külü kullanılmadığını düşündürmektedir. Ancak KL-3a ve KL-29 nolu camlarda yüksek potasyum değerinden ötürü bitki külü kullanıldığı düşünülmektedir. KL-27 kodlu camın cüruf parçasıdır. Örneklerin stronsiyum (Sr) ve zirkonyum (Zr) içerikleri, üretimde silis kaynağı olarak denizsel hammaddelerden üretildiği yani deniz kumu kullanıldığını düşündürmektedir. Örneklerin görünen renkleri Kromametrik Analiz ile belirlenmiştir. Cama renk verici elementler demir (Fe), bakır (Cu), kobalt (Co) ve kurşun (Pb) olarak tespit edilmiştir. SEM görüntülerinde ise kalıba döküm veya kalıba üfleme tekniğinin kullanıldığına işaret etmektedir. SEM-EDX analizi sonuçlarında bozulma tabakasının denizel etkiden kaynaklandığı saptanmıştır. P-XRF sonuçları, kullanılan diğer yöntemlere göre daha az güvenilir olan, genel olarak diğer analiz sonuçları ile doğru orantılı olduğu belirlenmiştir ve tüm analizlerin birbirini desteklediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Arkeometri, Cam, Kelenderis Antik Kenti, P-XRF, PED-XRF, SEM-EDX

ArkeometriCamKarakterizasyon+2
Sevda Aydın
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küllüoba İlk Tunç Çağı yerleşiminde aşağı şehir ve yukarı şehrin et tüketiminin karşılaştırılması

Küllüoba Höyüğü, Eskişehir ilinin 35 km güneydoğusunda, Yazıdere-Yenikent Köyü'nün 1300 m güneyinde yer alır. Yukarı Sakarya Ovalarının batı kesiminin merkezinde yer alan yerleşme, ova seviyesinden 10 m yükseklikte konumlanmıştır. Turan EFE başkanlığında 1996 senesinde kazısına başlanan Küllüoba Kazısı, 2019 yılından itibaren Murat TÜRKTEKİ başkanlığında devam etmektedir. Yerleşim; Geç Kalkolitik Çağ sonlarından Orta Tunç Çağı'nın başlarına kadar yerleşim görmüştür. Yapılan kazılarda İTÇ II dönemiyle birlikte yerleşimin genişlemesi ve bu döneme ait geniş alanlarda ortaya çıkartılan mimari İTÇ II dönemini daha da öne çıkarmaktadır. Önemli gelişmelerin olduğu İTÇ II döneminde Küllüoba'da da Aşağı ve Yukarı Şehir arasındaki sınırların daha belirginleşmesi yapılan tez çalışmasında bu dönemi seçilmesi üzerinde önemli etkilere sahiptir. Bu tez çalışmasında ITÇ II dönemine ait arkeozoolojik veriler göz önünde bulundurularak Aşağı ve Yukarı Şehirlerden ele geçen hayvan kemik kalıntıları ışığında kırmızı et menüsü araştırılmıştır. Arkeozooloji bilimi temel olarak yerleşimde tespit edilmiş hayvan kalıntıları üzerinden insan-hayvan ilişkileri, beslenme ekonomileri ve sürü sistemleri gibi birçok konuyu temel olarak işlese de bu tez çalışmasında asıl amaç olarak farklı bir yol benimsenmiştir. İTÇ II dönemiyle Küllüoba'da Aşağı ve Yukarı Şehir alanlarında mimari, çanak çömlek vb. yönleriyle birbirinden farklılaşmaya izlenmektedir. Bu yaşanan farklılaşmanın alanlar arasında diyetleri bakımından farklı ve benzer yönleri çalışmanın ana temasını oluşturmaktadır. Bu tezde; çeşitli makro tanımlama yöntemleri kullanılmıştır. Ancak genellikle İskelet Elementi Dağılımı ve Kemiğin Et Taşıma Oranı (KETO) dağılımı ile incelemeler aktarılmıştır. KETO; Becker tarafından 1995 senesinde Kastanas buluntuları üzerine araştırmaları konu eden yazısında yaptığı dağılım ile oluşturulmuş metottur. Hayvanların farklı vücut bölümlerinin kemik buluntularını dört et değeri sınıfına ayırmış ve belirli alanlar için miktarları kaydettiğine değinmiştir. Küllüoba arkeozoolojik çalışmaları ışığında Aşağı Şehir ve Yukarı Şehir (Kompleks II) İTÇ II Dönemi kırmızı et menüsü bu doğrultuda açıklanmıştır.

Zooarkeoloji
Yağmur Temel
Batman University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00