Dicle University
Discipline

Ortaöğretim Sosyal Alanlar Öğretmenliği Anabilim Dalı

Dicle University

12

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

12 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Atatürk ilkeleri ve inkılâp tarihi öğretiminde çoklu ortam kullanımının akademik başarı ve tutumlara etkisi

Bu araştırmanın amacı, çoklu ortam kullanımının öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersindeki akademik başarılarına, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihine, bilgisayara ve çoklu ortama yönelik tutumlarına etkisini belirlemektir. Araştırmanın deneysel uygulaması 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Öğretmenliği 1. sınıf A-B şubelerinde öğrenim gören 71 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda 36, kontrol grubunda 35 öğrenci yer almıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen ile gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın verileri Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi akademik başarı testi, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği, bilgisayar tutum ölçeği, çoklu ortam tutum ölçeği ve Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersinde çoklu ortam kullanımına yönelik değerlendirme formu ile toplanmıştır.Akademik başarı testi ve tutum ölçeklerinden elde edilen veriler SPSS 15.0 programında bağımsız gruplar için t testi, Mann Whitney U testi, Kruskal Wallis H testi ve tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA ile değerlendirilmiştir. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersinde çoklu ortam kullanımına yönelik değerlendirme formuna cevap veren deney grubundaki 36 öğrencinin cevapları nitel araştırma yöntemleri ilkeleri doğrultusunda doküman değerlendirme teknikleriyle değerlendirilmiş ve öğrencilerin bu konuya yönelik ortak görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın nicel bölümünün sonuçlarına göre, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersinde çoklu ortam kullanımı öğrencilerin akademik başarılarında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmuştur [F(1-69) = 6.040, p<.05)]. Çoklu ortam kullanımı, öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihine yönelik tutumları üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılığın oluşmasına neden olmuştur [F(1-69) = 9.423, p<.01)]. Çoklu ortam kullanımı, öğrencilerin bilgisayara yönelik tutumları üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır [F(1-69) = .380, p>.05)]. Çoklu ortam kullanımı, öğrencilerin çoklu ortama yönelik tutumları üzerinde istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık oluşturmamıştır [F(1-69) = .352, p>.05)].Deney grubundaki öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi akademik başarı son test puanları cinsiyet değişkenine göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık oluşturmamıştır (t(34)=.537, p>.05). Deney grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(34)=.471, p>.05). Deney grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(34)=1.301, p>.05). Deney grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(34)=.863, p>.05).Kontrol grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği ön test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(33)= .192, p>.05). Kontrol grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(33)= .418, p>.05). Kontrol grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(33)= .891, p>.05). Kontrol grubunda yer alan kız ve erkek öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yoktur (t(33)= 1.280, p>.05).Deney grubunda yer alan öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi akademik başarı son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-32)= 2.068, p>.05). Deney grubunda yer alan öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-32)= 1.191, p>.05). Deney grubunda yer alan öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-32)=1.743, p>.05). Deney grubunda yer alan öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-32)= .934, p>.05).Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi akademik başarı son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-31)=.406, p>.05). Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-31)=.515, p>.05). Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-31)= 2.339, p>.05). Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları öğrenim durumlarına göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (F(3-31)= 1.686, p>.05).Deney grubunda yer alan öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları kişisel bilgisayar sahibi olma durumuna göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t(34)=.766, p>.05). Deney grubunda yer alan öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları kişisel bilgisayar sahibi olma durumuna göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t(34)=.897, p>.05).Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin bilgisayar tutum ölçeği son test puanları kişisel bilgisayar sahibi olma durumuna göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t(34)=.360, p>.05).Kontrol grubunda yer alan öğrencilerin çoklu ortam tutum ölçeği son test puanları kişisel bilgisayar sahibi olma durumuna göre istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık göstermemektedir (t(34)=1.301, p>.05).Deney grubundaki öğrenciler, Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi öğretiminde çoklu ortam kullanımına yönelik değerlendirmelerinde çoklu ortamda hazırlanan etkinlikler sayesinde daha iyi öğrendiklerini, bilgilerin kalıcı olduğunu, derslerin tekdüzelikten kurtulduğunu, derse karşı ilgilerinin arttığını, kendi hızlarına göre çalışabildiklerini, ders kitabına ve öğretim elemanına bağımlılıklarının azaldığını, bilgilerin farklı kaynaklarla desteklenebildiğini ve üst düzey düşünme becerilerinin geliştiğini belirtmişlerdir.Çoklu ortam uygulamalarına yönelik olumsuz görüşler ise çoklu ortamla ders işleme sürecinde öğretmen-öğrenci etkileşiminin yeterli olmadığı ve sınıf atmosferinden uzaklaşıldığı yönündedir.Anahtar Kelimeler: Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi öğretimi, çoklu ortam, akademikbaşarı, tutum.

Bülent Akbaba
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Max Weber'in sosyoloji bilimine katkıları

Bu araştırma Max Weber'in sosyoloji bilimine yaptığı katkıları incelemek üzere hazırlanmış ve araştırma bu yönüyle Weber sosyolojisini bir bütün olarak ele almıştır.Birinci bölümde; araştırmanın amacı, önemi, yöntemi ve konuyla ilgili diğer çalışmalar ele alınmıştır.İkinci bölümde Max Weber'in yaşamı ayrıntılı biçimde incelenmiş, yetişmiş olduğu entelektüel ortam, eserleri, sosyolojik çizgisinin temellerini oluşturan düşünsel ve siyasal ilgileri kapsamlı olarak açıklanmıştır.Üçüncü bölüm, Weber'in sosyolojik terminolojisinden oluşmaktadır. Bu bölümde Weber'in sosyoloji bilimine kazandırmış olduğu kavramlar tek tek açıklanmıştır. Bu kavramlar Weberyen çizgide ele alınmış olup; kavramlardan bazılarına kuramsal çerçevede tekrar değinilmiştir.Dördüncü bölüm araştırmanın çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu bölümde Weber'i diğer sosyologlardan farklı kılan kuramları yer almaktadır. Bu kuramlardan bilim kuramı öncelikle rasyonaliteyle ilişkilendirilmiş; daha sonra da Weber'in ?Meslek Olarak Bilim? adlı konuşması çerçevesinde ele alınmıştır. Bunun yanı sıra sosyal ve kültürel bilimlerin yöntemleri olan ?anlama? ve ?açıklama?ya değinilmiş; tüm bilimlerin ortak bir özelliği olan ?değer yargılarından arınma ilkesi?nden söz edilmiştir. Bir diğer kuramı olan ideal tipler ise, davranış sınıflamaları bağlamında ele alınmış; son olarak da Weber'in siyaset anlayışı dahilinde bürokrasi teorisi ve ?Meslek Olarak Siyaset? adlı konuşması incelenmiştir.Beşinci bölüm ise Weber sosyolojisinde oldukça önemli bir yere sahip olan din sosyolojisini içermektedir. Din sosyolojisi kapsamında Weber'in Protestanlık-kapitalizm ilişkisine yönelik incelemelerine yer verilmiş; daha sonra Weber'in İslamiyet ile ilgili düşünceleri ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.Altıncı bölümde ise, Türkiye'deki Weberyen teoriler çerçevesinde Sabri F. Ülgener ile Ziya Gökalp'e Weber ile benzerlik gösteren noktaları çerçevesinde değinilmiştir.Araştırmanın sonunda ise Weber sosyolojisi ile ilgili genel bilgilere ulaşılmış; bu bilgiler tartışılmış ve yorumlanmıştır.Anahtar Sözcükler: Rasyonalizasyon, Sosyal eylem, İdeal tipler, Bürokrasi

Fatma Hürrem Sünney
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Lise giriş sınavları (LGS-OKS) coğrafya sorularının bilişsel alan basamaklarına göre değerlendirilmesi (2003 -2007)

Bu çalışmada, 2003-2007 yılları arasında yapılan liselere giriş sınavlarında (LGS-OKS) sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya sorularının Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre sınıflandırılması yapılmış ve soruların sosyal bilgiler programına uygunluğu incelenmiştir. Ayrıca, 2007 OKS sınavındaki coğrafya sorularının güçlük dereceleri, ayırt edicilikleri ve soruların cevaplanma oranları analiz edilmiş ve bu sorularda öğrencilerin başarı durumları değerlendirilmiştir.Bu çalışmanın verileri elde edilirken çalışmanın yöneldiği amaç ve araştırmanın kapsamı bakımından genel tarama modeli kullanılmıştır. 2003-2007 tarihleri arasındaki OKS sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya soruları, ölçme değerlendirme uzmanlarının görüşleri doğrultusunda Bloom'un bilişsel alan taksonomisine göre betimsel olarak değerlendirmiştir. 2007 yılı soruları ise, ITEMAN paket programı kullanılarak elde edilen analiz sonuçları dikkate alınarak değerlendirilmiştir.Değerlendirme sonucunda, OKS sosyal bilgiler testinde yer alan coğrafya sorularının, Bloom'un bilişsel alan basamaklarına göre sınıflandırıldığında en alt basamak olan bilgi düzeyi basamağı ve üst düzey beceri gerektiren değerlendirme basamağına ait hiçbir soru bulunmadığı, en fazla ise kavrama düzeyinde yer aldığı tespit edilmiştir. OKS coğrafya sorularının, büyük oranda sosyal bilgiler programına uygunluk gösterdiği, ancak sınıf düzeyleri ve ünitelere dağılımında eşitsizliklerin olduğu görülmüştür. 2007 OKS coğrafya sorularının sınav verileri incelendiğinde ise, genel olarak güçlük derecesi yüksek olan soruların ayırt edici sorular olmadığı, ayrıca öğrencilerin şekilli sorularda daha fazla hata yaptıkları sonucuna varılmıştır.Anahtar kelimeler: OKS, coğrafya soruları, bilişsel alan, Bloom taksonomisi, ölçme ve değerlendirme

Ali Aydoğan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih öğretiminde işbirliğine dayalı öğrenme tekniğinin kullanımı

ÖZET Bu araştırmada tarih öğretiminde işbirliğine dayalı öğrenme ve geleneksel öğretim yöntemleri karşılaştırılarak işbirliğine dayalı öğrenme tekniğinin öğrenci başarısına etkileri incelenmiştir. Araştırmanın uygulaması 2002- 2003 eğitim - öğretim yılı ikinci döneminde Keçiören Anadolu Teknik Lise ve Endüstri Meslek Lisesi'nde aynı öğretmenin (araştırmacı) iki ayrı sınıfında 44 lise birinci sınıf öğrencisinden oluşan örneklem üzerinde yapılmıştır. Araştırmada, ön test - son test kontrol guruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada Lise Tarih 2 dersi müfredat programında yer alan "I. Ünite Osmanlı Devletinin Kuruluş Devri (Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar)" konuları deney gurubunda işbirliğine dayalı öğrenme tekniği kullanılarak ; kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemi ile anlatılmıştır. Araştırmanın verileri, Lise Tarih 2 dersinin araştırmamıza dahil olan konuların işlenmesinden önceki konularından oluşan Başarı Testi (öntest) ve araştırmamıza dahil olan konulardan oluşan Başarı Testi (sontest) ile toplanmıştır. Araştırmanın alt problemlerine ilişkin bulgular, SPSS programından yararlanılarak bağımsız t-testi ile analiz edilmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda tarih öğretiminde "işbirliğine dayalı öğrenme " kullanılarak yapılan öğretim yöntemiyle öğrenim gören öğrenciler, tarih dersinde "Osmanlı Devletinin Kuruluş Devri (Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar)" konularını öğrenmede geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerden daha başarılı olmuşlardır.

Tarih dersiTarih eğitimiTarih öğretimi+2
Abdulcelil Gök
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Atasözlerinin sınıflandırılması ve yapısal özellikleri

Söyleyeni belli olmayan, toplumların kültüründen izler taşıyan, uzun yıllar süren gözlem ve deneyimlere dayanan, bilgece düşünce ve felsefi hikmetleri içeren, genel kural niteliğindeki, kalıplaşmış, özlü, veciz sözler atasözü olarak tanımlanır. Atasözü için sav, mesel, darbu'l-mesel, atalar sözü gibi çeşitli terimler kullanılmıştır. Türk atasözlerinin yazılı ilk örneklerine Orhun Abideleri'nde rastlanır. Orhun Abideleri dışında diğer Eski Türkçe Dönemi ve Uygur Dönemi eserlerinde de atasözü örnekleri yer alır. Türk atasözlerinin derlendiği ilk eser Karahanlılar Dönemi'nde Kaşgarlı Mahmut tarafından kaleme alınan Divânü Lügati't-Türk'tür. Karahanlılar Dönemi'nde kaleme alınan diğer eserler olan, Kutadgu Bilig ve Atabetü'l-Hakayık'ta da atasözü örneklerine rastlanır. Osmanlı Döneminde gerek Klasik Edebiyat gerekse Halk Edebiyatı şairleri atasözlerini kullanmışlardır.Yapısal olarak kullanım kalıpları; kelime grupları ve cümle türleri açısından incelendiğinde, atasözlerinin son derece zengin ve orijinal örnekler içerdiği görülmektedir. Atasözlerindeki kullanım kalıpları; giriş kalıpları, atasözünü içine alan kalıplar ve bitiş kalıpları olmak üzere üç başlıkta sınıflandırılmıştır.Atasözleri kıvrak söyleniş özellikleriyle kolayca hafızada kalmaktadır. Atasözlerine kıvrak söyleniş özelliğini kazandıran Türkçenin akıcı söz ve cümle dizimidir. Atasözlerindeki bu zengin söz ve cümle diziminin belirlenmesi amacıyla, atasözleri cümle yapısına, yüklem çeşitlerine, yüklemin yerine, cümlenin anlamına ve cümle bağlanışlarına göre incelenmiştir.Bu çalışmada; atasözlerinde yer alan kullanım kalıpları tespit edilmiş, atasözleri kelime grupları ve cümle türleri açısından incelenmiş, atasözlerinin yapısal özellikleri ortaya konulmuştur.

AtasözleriCümleCümle yapısı+7
Mehmet Emin Tuğluk
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tanzimat'tan Cumhuriyet'e Türk romanında yabancı eğitimciler üzerine bir inceleme

1839 yılında ilan edilen Tanzimat fermanı siyasal, sosyal ve kültürel hayatımızda kırılma noktası olmuştur. Bu fermanın ana düşüncesi olan Batı medeniyetindeki gelişmeleri ülkemize tatbik etme ve bu sayede hem devletin devamını sağlama hem de azınlıkların da içinde yer aldığı toplumun modernleşme taleplerini karşılama arzusu hayatı yeniden düzenlemiştir. Tanzimat'tan itibaren eğitimin iki yönlü değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Zira bu döneme gelinceye kadar sıbyan mektebi, medrese gibi dönemin eğitim kurumlarında İslamî ilimlerin ağırlıklı olarak öğretildiği bilinmektedir. Ancak bu dönemden itibaren pozitif bilimler önem kazanmıştır. Bunun yanı sıra yabancı dil öğretiminin ilk sırada yer aldığı belirlenmiştir. Bazı istisnalar haricinde artık Arapça ve Farsça yerine Fransızcanın önem kazandığı görülmektedir. Eğitimdeki değişimin diğer boyutu ise çocuk terbiyesi alanında görülür. Ananelere uygun olarak ağırbaşlı, saygılı, gelenek ve göreneklerine düşkün bireyler olarak yetiştirilen gençlerin bu dönemden itibaren farklı özellikler sergilemeye başladığı görülür. Özgürlüğüne düşkünlük, saygısızlık, toplum yaşayışının çok dışında alışkanlıklar ve davranışlar sergilemek, bencillik, savurganlık bunların başlıcalarıdır. Eğitimde görülen tüm bu değişikliklerde en büyük pay sahiplerinin ise konak hayatının artık olmazsa olmazları arasına giren yabancı eğitimciler olduğu aşikârdır. Yurt dışından çeşitli sebeplerle gelen mürebbiye ve mürebbilerin hem ev hayatını hem de toplum hayatını şekillendirdiği görülmüştür. Bu şekillendirmenin mahiyeti ise yabancı eğitimcilerin bilgi seviyesi, ahlâk anlayışı, parayla olan ilişkileri gibi değişkenlere göre farklılıklar gösterir.Dönemin roman ve hikâyelerine baktığımızda Stendhal'ın "Roman, cadde üzerinde gezdirilen bir aynadır." sözünün haklılığını ispatlarcasına yabancı eğitimcilerin toplumun değişimindeki payını toplumun dikkatli bir üyesi olan yazarların gözünden açıkça izleyebilmekteyiz.

Cumhuriyet DönemiDeğişimEğitim+6
Ceylan Aydın
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sait Faik Abasıyanık'ın kısa hikâyelerinin üslûp özellikleri ve bunların eğitimde kullanımı üzerine bir araştırma

Sait Faik Abasıyanık, sadece hikâye değil, aynı zamanda roman, şiir, eleştiri gibi türlerde eserler vermişse de isminden hikâyeleriyle söz ettirmiştir. Araştırmamızda Sait Faik'in kısa hikâyelerinin üslûp açısından incelenmesi hedeflenmektedir. Üslûp araştırması için yazarın kısa hikâyelerini tercih etmemizin belli başlı sebepleri vardır. Bunlardan ilki yazarın kısa hikâyelerinin tüm eserlerine oranla sayıca fazla olması; diğeri de kısa hikâyenin üslûp araştırmamıza yön veren bir yaklaşımın da gerektirdiği üzere yazarın çalışma metoduna çok daha yakın oluşudur. Araştırmamızın temel amacı, Sait Faik Abasıyanık'ın kısa hikâyelerinin hem tematik hem de gramatik açıdan incelenerek, yazarın şahsiyeti ile eserleri arasındaki münasebeti ortaya koymaktır; zira Sait Faik, kendi mizacını olabildiğince eserine yansıtmış olan bir yazardır. Tabiatı eserlerine bu denli akseden yazarın roman ya da şiirden çok hikâyede ısrarcı olması olağandır. Çabuk sıkılan, kuraldan, kaideden, sorumluluktan hiç haz almayan, "anlık" yaşayan yazarın eserlerinde kendisinden çokça izler bulunmaktadır. Edebî türlerin hepsi kurmacadır ve bu kurmacanın insan, zaman, mekân, olay gibi belli başlı unsurları vardır. Bütün bu unsurları bir araya getiren araç dildir. Basit bir iletişim aracı olan dil, bu yönüyle günlük konuşma işlevinin ötesine uzanır ve yeni bir gerçeklik yaratan 'edebî' bir işleve sahip olur. Edebî eserde doğal bir üslûpla karşılaştığımızda şaşırır ve hayran oluruz; çünkü karşımızda bir yazardan ziyâde bir insan buluruz. Sait Faik, hikâyelerinde bir yazardan çok insan olarak karşımıza çıkar. Bu nedenle biz, yazarın kısa hikâyelerine ne sadece gramatik açıdan ne de sadece tematik açıdan bakabiliriz. İnsan 'Sait Faik'i anlayabilmenin, yazarın şahsiyetinin pek çok tesir ettiği üslûbunun incelenmesi yolundan geçtiğini düşünmekteyiz.

Abasıyanık, Sait FaikEdebiyatEğitim+4
Şahika Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Şeref Taşlıova'dan derlenen halk hikâyelerinde değerler eğitimi

İnsanların davranışlarını yönlendiren temel ölçütlerin başında değerlerinin geldiği bilinmektedir. Tüm milletler, fertleri arasındaki bütünlüğü devam ettirmek, birlik ve beraberliği sağlamak ister. Birlik ve beraberliğin sağlanmasında toplumsal inanışlar, adet, gelenek ve görenekler kısacası o millete ait tüm ortak oluşum ürünleri bütünleştirici bir rol üstlenir. Bu nedenle her toplum birlik ve beraberliğin tesisi için değerlerini yetişen fertlere aktarmak ister. Ahlak, barış, alçakgönüllülük, onurluluk, paylaşımcı olma, vefalılık, cömertlik gibi değerlere sahip bireylerin özdenetimleri güçlü, analiz ve sentez yapabilen, topluma yön verebilen sağlam karakterli nesillere dönüşmeleri muhtemeldir. Çağımızda son dönemlerde gelişen değişiklikler eğitimin ve özellikle de değerler eğitiminin ne denli önemli olduğu gerçeğini gözler önüne sermektedir. Değerler öncelikle edebi eserlerde karşımıza çıkmaktadır. Yazarlar kaleme aldığı eserlerde altını çizmek istediği değer kavramını açıkça ortaya koyabileceği gibi okurların sezgi dünyalarına vurgusal göndermeler yaparak da işleyebilir. Günümüzün yaşayan âşıklarından biri olan Şeref Taşlıova halk hikâyelerinde vurgulamak istediği değerleri açıkça ortaya koymaya çalışmıştır. Kendisini `ehli sünnet ve?l-cemaat? anlayışıyla yaşayan biri olarak tanımlayan Âşık Şeref Taşlıova, halk hikâyelerinde dinî ve tasavvufî değerlere daha sık yer vermiştir. Toplumda olması gereken tüm değerlere anlattığı ve derlediği halk hikâyelerinde oldukça geniş yer veren Şeref Taşlıova; milli birlik ve beraberlik, vatan ve bayrak sevgisi temalarını da dinî ve tasavvufî temalarla sentezleyerek vurgulamıştır. Bu çalışmada yaşayan halk şairleri arasında halk hikâyesini en iyi anlatan olarak gösterilebilinecek Âşık Şeref Taşlıova?dan derlenen halk hikâyelerinde değerler eğitimine ait unsurlar tespit edilip değerlendirilmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmuştur. Öncelikle bilimsel araştırmanın basamakları belirlenmiştir. İkinci bölümde çalışma ile ilgili tanımlar ifade edilmiştir. UNESCO Yaşayan İnsanlar Hazinesi Onursal Bilim Doktoru Âşık Şeref Taşlıova?nın hayatı, sanatı ve eserleri incelenmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise Âşık Şeref Taşlıova?dan derlenen halk hikâyelerinde saptanan değerler eğitimine ilişkin temalar mevzularına göre dört başlık altında şu şekilde sınıflandırılmıştır: Ahlaki, toplumsal, dinî-tasavvufî, eğitim ve öğretim ile ilgili değerler.Ayrıca bu bölümde Şeref Taşlıova?nın derlenen usta âşıklardan öğrendiği ve kendi tasnif ettiği halk hikâyelerinin özetleri sunulmuştur. Çalışmanın son bölümünde bulgulardan hareketle bir değerlendirme yapılmıştır. Şeref Taşlıova?nın örneklediği ideal birey modeli ifade edilmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada ayrıca; Âşık Şeref Taşlıova örnekleminden hareketle âşıkların değerler eğitimine katkıları, değerler eğitimi faaliyetlerinde âşıklardan faydalanılması ve halk hikâyelerinin değerler eğitimi penceresinden okunması gibi mevzulara değinilmeye çalışılmıştır. Değerler Eğitimi konusu ile ilgili toplanan veriler ve tespit edilen bulgular analiz edilip, tablolar halinde gösterilmiştir. Çalışma kapsamında incelenen metinlerde tespit edilen yöresel kelime ve ifadeler bir sözlük halinde açıklanmıştır. Ayrıca, 15.02.2013 tarihinde Şeref Taşlıova ile bir görüşme yapılıp değer, değer eğitimi, âşıkların değerler eğitimine katkıları ve bu çalışma ile ilgili düşünceleri alınmıştır. Yapılan görüşme çalışmanın ekinde sunulmuştur. Görüşme neticesinde kayıt altına alınan ifadeler, hem çalışmanın içinde hem de çalışmanın sonuç ve öneriler kısmında değerlendirilmiştir. Usta Âşık?ın görüşleri alınıp, aile albümünden birkaç fotoğrafa çalışmamızda faydalı olacağı kanısıyla görüşme sonunda yer verilmiştir. Çalışma kaynakça bölümüyle bitirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Değerler Eğitimi, Şeref Taşlıova, Âşıklık Geleneği

Aşıklar(Aşıklık geleneği)DeğerlerDeğerler eğitimi+5
Yavuz Selim Memiş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sait Faik Abasıyanık'ın Az Şekerli adlı hikâye kitabındaki hikâyelerin kelime grupları bakımından incelenmesi ve Türkçe eğitimine katkısı

Bu çalışma, Sait Faik Abasıyanık'ın ?Az Şekerli? adlı eserindeki Müthiş Bir Tren, Bir Aşk Hikâyesi, Gümüş Saat, Fındık, Az Şekerli, Battaniye, G?, Hikâye Peşinde ve Kalinikhta hikâyelerindeki kelime öbeklerinin tahlilini içermektedir.Bu incelemede önce cümlenin herhangi bir öğesi konumundaki kelime öbeklerinin tespitine çalışılmıştır. Daha sonra tespit edilen bu kelime öbekleri içerisinde varsa alt kelime öbekleri tespit edilmiş ve ilgili başlığın altında verilmiştir.Bu çalışma oluşturulurken Türkçedeki kelime öbekleri ad öbekleri, sıfat öbekleri, zarf öbekleri, fiil öbekleri, ünlem öbekleri, bağlaç öbekleri ve kısaltma öbekleri olarak yedi ana grupta ele alınmıştır. Öbekler cümlede üstlendikleri görevlere göre gruplandırılmıştır.Anlatım içinde ad görevi yapan öbeklere ad öbeği denir. Ad öbekleri kendi içinde iyelik takımları, sıfat takımları, özel ad öbekleri, san öbekleri, ad fiil öbekleri, cümlede ad göreviyle kullanılan ortaç öbekleri ve ikileme biçimindeki ad öbekleri başlıkları altında incelenmiştir.Sıfat öbekleri; anlatım içinde, adları niteleme ya da belirtme görevi yaparak, sıfat takımlarının belirten öğelerini oluşturan kelime öbekleridir (Kahraman, 2005:165). Bu bölüm sıfat takımı biçiminde oluşan sıfat öbekleri, bir sıfat takımının bir sıfat yapım eki alarak sıfatlaşmasından oluşan sıfat öbekleri, bir ad takımının bir sıfat yapım eki alarak sıfatlaşmasından oluşan sıfat öbekleri, durum ekli sıfat öbekleri, toplamalı sayı öbeği biçiminde oluşan sıfat öbekleri, ortaç cümlemsisi biçiminde oluşan sıfat öbekleri başlıkları altında incelenmiştir. İyelik ekli sıfat öbeklerine incelememizde rastlanmamıştır. Bağlaç öbeği biçimindeki sıfat öbekleri ise bağlaç öbekleri bölümünde verilmiştir.Anlatımda fiil, fiilimsi ve sıfatlardan önce kullanılarak onları belirten, onlarınanlamlarını etkileyen öbeklere zarf öbekleri denir. Çalışmamızda bu öbekler, ilgeç öbekleri, ulaç cümlemsileri, cümlede zarf göreviyle kullanılmış ikilemeler, başka bir zarfla belirtilmiş zarfların ve bir zarfla belirtilmiş sıfatların oluşturduğu öbekler başlıkları altında incelenmiştir. İncelememizde kalıplaşmış zarf öbeklerine rastlanmamıştır.Fiil öbekleri de ad+çekimli yardımcı fiil biçiminde oluşan fiil öbekleri, ortaç+ çekimli yardımcı fiil biçiminde oluşan fiil öbekleri, ulaç+çekimli yardımcı fiil biçiminde sürerlik fiillerinin ?İp ekiyle kurulanları ve deyim biçiminde kalıplaşmış fiil öbekleri başlıkları altında incelenmiştir.Ünlem öbekleri, Bağlaç öbekleri, kısaltma öbekleri çalışmanın sonunda verilmiştir.Bağlaç öbekleri bölümünde bağlaç öbeklerinin cümledeki görevleri dikkate alınmıştır. Bağlaç öbekleri; cümlede ad göreviyle kullanılan bağlaç öbekleri ve cümlede sıfat göreviyle kullanılan bağlaç öbekleri olarak iki başlık altında incelenmiştir. İncelememizde, cümlede zarf göreviyle kullanılan bağlaç öbeğine rastlanmamıştır.Sınıflandırma ve tespit, eserdeki sayfa numaraları ve satırlar göz önünde bulundurularak yapılmıştır. İncelemede cümle bütünlüğüne olabildiğince dikkat edilmiştir. Öbeklerin kaçıncı sayfada ve satırda geçtiği cümle veya öbek sonlarında ayraç işareti içerisinde gösterilmiştir. Ancak hangi hikâye içerisinde geçtiğinin belirtilmesine gerek duyulmamıştır.Tez Az Şekerli adlı eserin Bilgi Yayınevi tarafından 2001 de yayımlanmış olan onuncu baskısından hazırlanmıştır. İncelemesi yapılan hikâyelerin tamamı, bu baskıdan yapılmış kopyalar şeklinde sonuç bölümünden sonra yer almaktadır.

Özlem Mıdık
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Adalet Ağaoğlu'nun roman ve tiyatrolarında kadın ve kadın eğitimi

Edebiyat sanatı, bireyi toplumda, toplumu bireyde anlatan ve bu unsurları evrensel bakış açısıyla yansıtmayı amaçlayan bir disiplindir. Bu disiplin içinde yazarlar, yarattıkları kişilerle bir yansıtmayı, bir aktarımı gerçekleştirmektedirler.Adalet Ağaoğlu, edebiyat dünyasına tiyatro türüyle girmiş bir yazardır. Aile, kadın ve toplum sorunlarını bu eserlerinde işlemiştir. Yazar, oyunlarında gösterdiği başarıyı daha sonra denediği tür olan romanda da göstermiştir. Yazarın gözlem yeteneği, farklı teknikleri kullanmadaki başarısı, dil ve üslûp özelliklerinde deneysel çalışmalar yapması gibi nedenler, onun roman alanında adı sayılır kişilerden biri olmasını sağlamıştır.Adalet Ağaoğlu, eserlerinde birbirinden çok farklı ve çok sayıda kadın karaktere yer vermiştir. Ağaoğlu, bu karakterlerin her biri üzerinde kadın sorununu ayrı ayrı irdeliyor. Edebiyatımızda yıllardır önemli bir tema olarak işlenen kadın sorunu, çağdaş bir yazarın gözlemleri ve tespitleri ile bu kadın karakterler üzerinden ele alınmıştır. Yazar, zengin bir karakter tablosu ortaya koyan eserlerinde, evde ya da sosyal hayatta ezilen kadınları; aydın kadınları; kadın-erkek ilişkilerindeki iktidar çatışmalarını; kadının sosyal, siyasal, tarihsel, dönüşümlerini incelemiştir.Ağaoğlu, kadının toplumdaki yerine ilişkin ipuçlarını edebî metinler yoluyla vermektedir. Kadın sorununu bu ipuçlarından yola çıkarak sorgulamakta ve sorgulatmaktadır.Yazarın, kadınının eğitimine verdiği özel önem, Ağaoğlu'nun incelenmesini gerektiren nedenlerden biridir. Eğitimin, kadının özgür ve sorgulayıcı bir birey olmasındaki en önemli yollardan biri olduğunu karakterler üzerinde somutlaştırır. Eserlerde üzerinde durulan kadın sorunun çözümünün sorgulayıcı ve özgür kadınlarla mümkün olabileceğini söyleyerek bunun da ancak ve ancak eğitimle başarılabileceğini belirtir.Yazar, eserlerinde kadın sorunu, aile ve evlilik ilişkilerini, cinsellikle ilgili düşünceleri ve yaşayışları, siyasal ve tarihsel dönüşümleri, mekânın ve eğitimin etkisini ele alarak ayrıntılı bir şekilde incelemiştir. Kadın karakterlerin farklılıklarından yararlanarak, kurgusal düzlemde çeşitli çatışmalar ortaya koymuş ve yeni sorgulamalara kapı açmıştır. Bu çalışmada Adalet Ağaoğlu'nun kadın karakterleri hangi değişkenlerle oluşturduğunu ve kadın karakterlerin eğilimini; eğitim- kadın- toplum ilişkisini, Ağaoğlu'nun kadın sorununa bakışını gözlemlemek mümkün olacaktır.Duygu GÖRENMayıs, 2008

Duygu Gören
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatı 9.sınıf vfe 10.sınıf ders kitaplarındaki divan şiiri örneklerinin çoklu zeka kuramı açısınadan incelenmesi

Araştırmada; 2005 yılı MEB tarafından onaylanmış 9. ve 10. sınıf Türk Edebiyatı ders kitapları ve 1992 yılında onaylanarak uygulanmaya başlanan edebiyat programına göre Şimşek, Serhat ve İnkılap yayınları tarafından hazırlanmış ders kitapları Çoklu Zekâ Kuramı ışığında incelenmiştir. Adı geçen kitaplardaki divan şiirleri tüm zekâ alanlarının içeriği çerçevesinde, temel alındıkları kuram ve hazırlandıkları program ışığında Çoklu Zekâ Kuramına göre incelenmesi, farklarının belirlenmesi ve eksik yönlerinin tespit edilmesi amacıyla yürütülmüştür. Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ortaöğretim kurumlarında çalışan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerine uygulanan ankette, 9. ve 10. sınıf Edebiyat ders kitaplarındaki divan şiirlerinin sekiz zekâ alanının geliştirilmesindeki uygunluğu incelenmiştir.Araştırma sonucunda:1.Davranışçı kurama göre hazırlanan 9. ve 10. sınıf Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarında sözel zekâ farkına varılmadan fazlasıyla desteklenmişken diğer zekâ alanlarına nadiren rastlanmıştır.2.Yapısalcı yaklaşıma göre hazırlanan edebiyat ders kitaplarının eksik ve yetersiz yönlerinin bulunmasına rağmen Çoklu Zekâ Kuramına uygun olduğu görülmüştür.3.Tezi desteklemek için yapılan anket çalışmasında 2005 edebiyat programına göre hazırlanan, edebiyat ders kitaplarının Çoklu Zekâ Kuramı açısından uygulanabilirliği hakkındaki öğretmen görüşlerinde kitaplar ve Çoklu Zekâ Kuramı arasında bir bütünlük bulunmadığı tespit edilmiştir.Araştırma sonunda edebiyat kitaplarından çıkan bulgulara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir.

Ders kitaplarıDivan şiiriÇoklu Zeka Kuramı
Zehra Kum
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

10. sınıf coğrafya dersinde toprak ve bitki konularında tasarlanan web sayfasının öğrenci başarı düzeyine etkisi

Öğrenci merkezli eğitim anlayışına sahip programlar; derste öğrencinin aktif olduğu, yaparak-yaşayarak öğrenmenin gerçekleştiği, öğrencinin konuları günlük yaşantısı ile ilişkilendirdiği, öğretmenin öğrenciye yol gösterici, araştırmada rehber özelliği taşıyan, velilerin taleplerinin de göz önünde tutulduğu, okul-aile işbirliğinde güçlü köprülerin inşa edildiği programlara ?öğrenci merkezli programlar? adı verilmektedir. Bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Yapılan bu çalışmada buna örnek teşkil etmektedir.Bu çalışmada 10. sınıf coğrafya dersinde toprak ve bitki konularında tasarlanan web sayfasının öğrenci başarı düzeyine etkisi araştırılmıştır. Araştırma 2007-2008 eğitim öğretim döneminde Kırşehir Merkez ilçede Kırşehir Lisesi'nde öğrenim görmekte olan Türkçe-Matematik kolu öğrencilerinden rasgele belirlenen deney grubunda 30 ve kontrol grubunda 30 olmak üzere toplam 60 öğrenciden oluşan grupta gerçekleştirilmiştir. Çalışmada araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi veri toplama aracı olarak kullanılmış ve veriler, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) versiyon 10.0 programında analiz edilerek değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonuçlarına göre grupların öntest - sontest ortalama fark puanları incelendiğinde deney grubunun = 7,00, kontrol grubunun ise =4,97 olduğu ve deney grubunun fark ortalama puanının, kontrol gurubundan daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Gözlenen bu farkın anlamlı olup olmadığını belirlemek amacıyla öntest - sontest toplam puanları için varyans analizi yapılmış, gruplar arasında toplam öntest-sontest fark puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur.[F(1-59)=5,161, p<0.05].

Coğrafya dersiCoğrafya eğitimiCoğrafya öğretimi+1
Ümmühan Karakuş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00