
76
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Arşivlenen Tez
Uluslararası insan kaynakları yönetiminde iç kontrol etkinliği, ALSTOM ve NCR örneğinde uygulanması
Günümüzde oldukça önemli bir yer tutan iç kontrol sisteminin özellikle uluslararası şirketlerin insan kaynakları yönetimi bölümlerinin liderliğinde, merkez ve merkeze bağlı bulunan ülkelerdeki iç kontrol mekanizmalarının etkinliği, uygulanmasının önemi ve bunların insan kaynakları yönetimi ile ilişkisinin belirlenerek, iç kontrol sistemindeki eksikliklerin giderilmesi için insan kaynakları çatısı altında toplanması ve firmalarda etkin bir şekilde uygulanabilir olması amaçlanmaktadır.Tez, enerji ve bilişim sektörleri içerisinde insan kaynakları ve iç kontrol alanını kapsayarak, uluslararası firmalar olan ALSTOM ve NCR örnekleri çerçevesinde Türkiye'de kurumsallaşma hedefleri olan firmaların üzerine çıkarımlarda bulunulmasını sağlamaktadır. Araştırmada ALSTOM ve NCR firmalarının Türkiye'de faaliyet gösteren organizasyonlarından faydalanılmıştır.Bu araştırma, kesitsel ve tanımlayıcı ağırlıklıdır. Araştırma uluslararası NCR ve Alstom firmalarında 01.03.2008 ile 01.09.2008 tarihleri arasında mülakatlar halinde uygulanmıştır.İç kontrol sisteminin güvenilir, sağlam, temelleri şirket gelişme politikasıyla doğru orantılı, çağa ayak uydurabilir, rutin olmayan işleyişler karşısında cevap vermeye hazır olmasının şirketin devam sürecini pozitif yönde etkileyip rekabet gücünü arttıracağı söylenebilir. İnsan kaynaklarında yapılacak iyi bir organizasyonla tüm departmanların ve bunlara bağlı çalışan personelin iç kontrolü sağlanıp organizasyonlar daha etkin ve faydalı hale getirilebilir. Periyodik olarak yapılan kontrollerde disiplinin sağlanması ve görevlerin tam olarak yerine getirilmesini, eksik bulunan işlevlerin tamamlanmasını sağlayacaktır.
İMKB endeksindeki oynaklığın ekonometrik olarak modellenmesi ve İMKB ile bazı uluslararası borsa endeksleri arasındaki ilişkiler
Bu çalışmanın iki amacı bulunmaktadır. Çalışmanın birinci amacı, İMKB Ulusal 100 endeksi getiri oranlarının oynaklık yapısını modellemektir. Ayrıca, çalışmaya konu olan dönemlerde Türkiye'de yaşanan iki kriz dönemi (1999-2001 krizi ve 2008 küresel ekonomik krizi) ayrı ayrı ele alınarak bu dönemlerde İMKB getirilerinin oynaklık yapısı incelenmiştir. İlgili ana dönem ve iki alt dönem için İMKB getirilerinin oynaklığı, koşullu değişen varyans modelleri ile incelenmiştir.Çalışmanın ikinci amacı ise, İMKB ile bazı uluslararası borsa endeksleri arasındaki ilişkilerin belirli bir dönem için ortaya çıkarılmasıdır. Bu bağlamda çeşitli ekonometrik analiz tekniklerinden faydalanılmıştır. Endekslerin ölçekleri farklı olduğundan ortak bir ölçek belirlemek için endekslerin logaritmik formları analizde kullanılmıştır. İlk olarak endekslerin durağanlığı, birim kök testleri ile belirlenmiş ve tüm endekslerin birinci mertebede I(1) durağan oldukları görülmüştür. Daha sonra Engle-Granger İki Aşamalı Eştümleşim Testi kullanılmış ve İMKB endeksinin Bovespa ve Merval endeksleri ile eştümleşik ilişkiye sahip olduğu saptanmıştır. Engle-Granger yöntemi ile eştümleşik ilişkilerin saptandığı iki model için hata düzeltme modelleri kurulmuş ve kısa-uzun dönem arasındaki dengesizliğin kaç gün içerisinde ortadan kalkacağı (ya da sistemin kaç günde dengeye geleceği) belirlenmiştir. Buna göre, İMKB ile Bovespa için kurulan hata düzeltme modelinde hata düzeltme katsayısı negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bulunurken, İMKB ile Merval için kurulan hata düzeltme modeli ise anlamsız bulunmuştur.Bunun yanısıra, endeksler arasındaki nedensel ilişkilerin yönünün tespit edilmesi amacı ile Granger Nedensellik Testi kullanılmış, İMKB ile diğer borsaların birbirleri üzerindeki etkilerini incelemek amacı ile de Vektör Otoregresif Modelinden (VAR) yararlanılmıştır.
Türkiye'de terörizmin ekonomik kalkınmaya etkisi
Hedefe ulaşmada her yolu meşru sayan terörizm insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Dolayısıyla terörün amaç ve stratejisi zamanla teknolojik gelişim ve sosyo-ekonomik yapıya paralel olarak gelişmiş, tahrip ettiği toplumların dini-ırki-ekonomik ve sosyal yapısını ideolojisi doğrultusunda araç olarak kullanmış ve bu suretle kendisine finans kaynağı yaratmıştır. Terörizmin bu kadar önemli olduğu günlerde terörizm ile ilgili çalışmaların azlığı dikkat çekmektedir.Bu çalışmada, Türkiye'de il bazında terörizmin ekonomiye etkisi ele alınıp incelenmiştir. Çalışmada 1990-2007 yılları arasında dinamik panel veri metodu kullanılarak 67 il için terörizmin ekonomiye etkisi incelenmiştir.
Ulus devlet ve vergiler: Karşılaştırmalı tarihsel bir analiz
Ulus devlet kurulum süreçlerinde vergilerin oynadığı rolü inceleyen bu çalışmada, İngiltere, Fransa ve Almanya'yı kapsar şekilde Batı Avrupa ve Osmanlı/Türkiye ulus devlet kurulumlarındaki farklılıklar açıklanmaya çalışılmıştır. Karşılaştırmalı tarihsel sosyolojik bir yöntemden hareket etmekle birlikte çalışmada ulus devlet kurulumu ?sınıf temelli? mali sosyolojik bir bakışla incelenmiştir. Brenner'in siyasal birikim kavramından hareketle çalışmada ulus devlet kurulumundaki farklılıklar coğrafi, etnik ve kültürel nedenlerden ziyade ülkelerin sahip oldukları farklı sınıf yapılarının bir sonucu olarak ele alınmıştır.
Küreselleşme ve dış borçlar: Kırgızistan örneği
Bu çalışmanın amacı piyasa ekonomisine geçiş sürecindeki Kırgızistan Cumhuriyetinin genel ekonomik değerlerini, ağırlıklı olarak dış borç yapısını incelemek, diğer HIPC ülkeleriyle kıyaslanarak(bu ülkelerin HIPC üyelik sonrası ekonomik durumunu araştırarak) ülkenin bu insiyatife ihtiyacı olup olmadığını ortaya koymaktır.İki kutuplu dünyadan tek kutuplu dünyaya geçildiğinden beri ?Küresel?, ?küreselleşme?, yeni dünya düzeni gibi terimlere daha sık karşılaşır hale gelinmiştir.1991 senesinde dünyanın ikinci kutubu olan Doğu Bloğu Sosyalist Sovyetler Cumhuriyetler Birliği dağıldığında Kırgızistan da egemen Kırgız Cumhuriyeti olmuştur.Aynı senede yeni bağımsız Kırgız Cumhuriyeti sosyalist sistemin yerine piyasa ekonomisine girişi başlatmıştır, yani geçiş ekonomisi sürecine girmiştir. Gittikçe daha hızlı gelişme gösteren küreselleşme sürecine ayak uydurmayı amaçlamıştır.Dış ticaret alanı sınırlamaları kalkmış, uluslararası organizasyonlara, kuruluşlara üye olmaya başlamış, ülkede özelleştirme önem kazanmıştır.Her sene açık veren bütçeye iç kaynaklar yetmemeye başlamış ve dış kaynaklara yönelinmiştir, ağırlıklı olarak dış borçlara.1991 senesinde sıfır borçla geçiş ekonomisine başlayan ülke 1993 senesinde ilk dış borcunu almıştır. 1999-2003 seneleri arası ülkenin toplam dış borcu GSYİH'sından büyük olmuştur, diğer seneler ise toplam dış borcu GSYİH'sının %60'ının altına inmemiştir.Kırgızistan'ın 2006 senesinde, her sene ağırlaşan borcundan dolayı, 1992 senesinde üyesi olduğu IMF ?Ağır Borçlu Fakir Ülkeler(ABFÜ)? İnsiyatifine girmesini istemiştir.IMF'nin ?Ağır Borçlu Fakir Ülkeler İnisiyatifi (HIPC Initiative)? IMF ve Dünya Bankası önderliğinde, resmi hükümetler ve hükümet dışı örgütlerin desteği ile birlikte 1996 yılında başlatılmış ve amacı kapsamı içindeki ülkelerin borçlarını makul düzeye indirmelerini sağlayarak, bu ülkelerin sürdürülebilir bir kalkınma sürecine girmelerine ve eğitim, sağlık gibi temel problemlerinin çözümüne yardımcı olmaktır. 2008 baharı itibarıyla HIPC insiyatifine tam üye 32 ülke bulunmaktadır.
Türkiye'de sektörler itibarıyla imalat sanayi fiyatlama davranışının incelenmesi
Yüksek enflasyon büyüme performansının düşmesine, gelir dağılımının bozulmasına ve refah seviyesinin düşmesine yol açarak ekonomik istikrarsızlık sağladığından dolayı günümüzde özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerinde yaşadıkları en önemli sorunların başında gelmektedir. Politika kararında her ne kadar toplam enflasyonun özellikleri önemli olsa da, firmaların fiyatlama davranışının ve bu davranışları belirleyen unsurların bilinmesi enflasyon üzerinde belirleyici olan unsurların daha iyi anlaşılması ve ileriye yönelik enflasyon değerlendirmelerinin daha sağlıklı yapılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada Türkiye'deki fiyatlama davranışı ve enflasyon katılığı üç değişik yaklaşımla incelenmiştir. İlk olarak üretici fiyat endeksine ilişkin zaman serileri incelenmiştir. Bu analiz yazında daha standart olsa da, kullanılan veriler para politikasının oluşturulmasında ve performansının izlenmesinde kullanıldığından dolayı oldukça önem taşımaktadır. Para politikasının oluşturulmasında ve uygulanmasında firmaların fiyatlama davranışının temel özellikleri ve belirleyicilerinin anlaşılması da oldukça önemli olduğundan dolayı, ikinci olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından firmalara bir seferlik uygulanan fiyatlandırma anketi sonuçları incelenmiştir. Fiyatlandırma anketiyle fiyatlama davranışı altındaki mantığa ilişkin sayısal sonuçlar elde edilebildiğinden bu analizin diğerlerine göre karşılaştırmalı avantajı bulunmaktadır. Ayrıca, anket analizi zaman serileriyle elde edilen sonuçların onaylanmasına ve fiyatlama teorilerinin test edilmesine imkan sağlamıştır. Üçüncü olarak ise, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından firmalara aylık olarak uygulanan İktisadi Yönelim Anketi'nden elde edilen üretici fiyatlarına ilişkin firma düzeyinde kalitatif veriler incelenmiştir. Firma düzeyinde veriler fiyat değişimlerinin yönü, sıklığı, sektörel farklılıklar, firmalar arası senkronizasyon ve fiyat ayarlamalarında çeşitli şokların etkisine ilişkin bulgular elde etmek için kullanılmıştır. Bu çalışmada her üç yaklaşımla elde edilen sonuçlar, toplam sanayide fiyatlama davranışının ve enflasyon dinamiklerinin daha iyi anlaşılmasına izin verirken, mikro-temelli fiyatlama modelleri için benzersiz bir kaynak oluşturmaktadır.
Değer kavramına yeni bir bakış: Carl Menger
Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru liberal geleneğe olan ilgi artmış ve Avusturya İktisat Okulu yeniden canlanma dönemine girmiştir. Avusturya İktisat Okulu'nun kurucusu olan Carl Menger'in Politik İktisadın İlkeleri isimli eseri yarattığı devrimle değer kavramına yeni bir bakış getirmiştir. Menger'in ekonomiye en büyük katkısı, marjinal faydaya dayanan değer teorisidir. Değeri kişiye sağladığı faydayla açıklayan Menger, analizinin merkezine bireyi oturtmuştur. Metodolojik bireycilik Menger'in analizinin temel çıkış noktasıdır. Subjektif değer teorisi ile birlikte değer artık içerdiği emekle değil bireye sağladığı faydayla ölçülmektedir. Avusturya İktisat Okulu'nun ilk kuşağını oluşturan Böhm-Bawerk ve Wieser gibi takipçiler Menger'in teorisini geliştirmişlerdir. Avusturya İktisat Okulu günümüzde altıncı kuşak yazarlarıyla bazı üniversite ve enstitülerde varlığını sürdürmektedir.Bu çalışmanın amacı, yaklaşık bir yüzyıl boyunca akademik çevrelerde çoğunlukla kabul görmüş olan nesnel değer teorisinden öznel değer teorisine geçişte Carl Menger'in Klasik Okula yönelttiği eleştiriler ve getirdiği yeni bakış açısını analiz etmektir.Anahtar Kelimeler1.Carl Menger2.Subjektif Değer Teorisi3.Avusturya İktisat Okulu4.Değer Teorisi5.Marjinalizm
Piyasa ekonomisine geçiş sürecinde Türkmenistan ekonomisi:Sosyo-ekonomik bir analiz
"Piyasa Ekonomisine Geçiş Sürecinde Türkmenistan Ekonomisi: Sosyo-Ekonomik Bir Analiz" adlı bu tez çalışma üç bölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde: İktisadi terim olarak tezde çok kullanılacak olan küreselleşme ve piyasa ekonomisi terimlerinin tarihsel gelişimi ve çalışma unsurlarını ele alınacaktır. Ayrıca Türkmenistan ekonomisinin küreselleşme ölçüleri diğer ülkelerle kıyaslanacaktır.İkinci Bölümde: Türkmenistan Cumhuriyetine ait genel bilgiler verilecektir. Türkmenistan'ın sosyal ve ekonomik yapısı, başlıca ekonomik veriler (Tarihi Süreçte Türkmenistan'ın Devlet Anlayışı, İdari, Siyasi, Coğrafi ve Demografik Yapısı) aktarılacaktır. Ülkenin gelişim süreci XX yüzyılın başından ele alınmıştır. Bu süreç S.S.C.B. içindeki konumundan başlayarak, bağımsızlık ilanı ve bağımsızlık sonrası sosyo-ekonomik yapısını içermektedir. Devamında bağımsızlığından sonra gelişme yoluna girmiş olan Türkmenistan'ın piyasa ekonomisine girme çabaları, uygulanan politikalar ve siyasi yapılanmadan bahsedilecektir.Üçüncü bölümde: Uygulanan politikaların olumlu veya olumsuz sonuçları, ileride yararlı olabileceği düşünülen ve Türkmenistan ekonomisinde uygulanabilecek yapısal reformlar ve politikalardan bahsedilecektir. Üçüncü bölüm, tezin yapısı gereği son bölüm olduğundan Türkmenistan ekonomisinin son hali arz edilecektir. Türkmenbaşı'nın vefatından sonra ülkenin enerji piyasasındaki olumu değişiklikler ve küreselleşme çabalarından bahsedilecektir. Yeni cumhurbaşkanı Gurbangulı Berdimuhammedov'un siyasi ve ekonomik yapıdaki icraatlarına da değinilecektir.Sonuç kısmında da bu çalışmanın ulaştığı sonucu, değişik bakış açılarından değerlendirilecektir.Anahtar Sözcükler1. Küreselleşme2. Piyasa Ekonomisi3. Bağımsızlık4. Kalkınma5. Geçiş Ekonomisi
Elektrik piyasasında yatırım projelerinin değerlendirilmesi: Türkiye uygulaması
Bu çalışmanın amacı, dünyada ve Türkiye'de elektrik piyasası analizi ve bu piyasada yapılan yatırım projelerinin uygulamalı bir örnekle değerlendirilmesidir. İlk olarak, elektrik piyasası genel özellikleri ile incelenmiş ve teknik, ekonomik ve sosyal açından ele alınmıştır. Sonuç olarak, elektriğin stoklanamaması ve dolayısıyla arz ve talep dengesinin sistem içinde sürekli olarak kontrol edilmesi gerekliliği, sosyal maliyetler, sermaye yoğunluğu ve batık maliyetler, üretim ve toptan/perakende satış faaliyetlerinin aksine iletimin doğal ve dağıtımın da bölgesel tekel niteliğinde olması ve özellikle üretim ve iletim arasında dikey koordinasyon ihtiyacı piyasanın en belirgin özellikleri olarak ortaya çıkmıştır. Daha sonra, elektrik piyasasında kullanılan birincil enerji kaynakları fosil kaynaklar ve yenilenebilir enerji kaynakları başlıkları altında ayrı ayrı incelenmiştir. Elektrik piyasasındaki serbestleşme çalışmaları ve gelişimleri Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri ve birkaç ülke uygulaması şeklinde anlatılmış ve Türkiye elektrik piyasasının tarihsel gelişimi ve yeni yapısı anlatılarak, talep gelişimi ve yatırım ihtiyacı incelenmiştir. Genel olarak ülkelerin piyasalarını serbestleştirirken taşıdıkları amaçlar: arz güvenliğini sağlamak, çevreye olumsuz etkilerini minimumda tutacak sistemler geliştirmek, piyasadaki yatırımların özel sektör eliyle denetleyici ve düzenleyici bir kuruluş nezdinde gerçekleştirilmesini sağlamak ve özel sektörün uzun vadeli elektrik piyasası yatırımlarını finanse etme yollarını oluşturmaktır. Türkiye hızla sanayileşen bir ülkedir ve enerji talebi de bu büyümeye orantılı bir şekilde artmaktadır. Söz konusu talebin karşılanabilmesi için yeni yatırımların hızla uygulamaya geçmesi gereklidir. Bu nedenle, özellikle de elektrik piyasasında yapılan yatırımların diğer bütün piyasaları da etkileyeceği göz önünde bulundurularak, yatırım projelerinin değerlendirilmesi artık sadece yatırımcı açısından değil ulusal ekonomi açısından da önem taşımaktadır. Dolayısıyla, elektrik piyasasında yapılan yatırım projelerinin hem yatırımcı hem de ulusal ekonomi açısından değerlendirilmesi yöntemleri anlatılmış ve Türkiye'de yapılmış olan bir hidroelektrik santral yatırım projesinin değerlendirilmesi yapılmıştır. Ancak, değerlendirme sadece yatırımcı açısından yapılabilmiş, ulusal ekonomi açısından gölge fiyatların belirlenmesi hususunda problemler olduğundan uygulama yapılamamıştır.
Comparison of mutual funds cost adjusted returns and their benchmark between 1999-2008
In this project, the performance of mutual funds between 1999 ? 2008 has been evaluated. Firstly the funds have been grouped in two main brands; A and B. After in the two branches, the funds are partitioned against their components. The expense, free return of mutual funds, costs, benchmark and standard deviation of mutual funds are calculated.Only 47 of the 203 mutual funds with 8 years history outperformed the benchmark.