Dokuz Eylül University
Departman

Resim Bölümü

Dokuz Eylül University

23

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Türk eğitim ve kültüründe medyanın oluşturduğu sanatsal ve düşünsel etkiler

Araştırmanın Amacı: Bu araştırmanın amacı, İlköğretim 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin televizyonda sunulan popüler kültür ürünlerinden ne derece etkilendiklerini ve bu etkilerin Görsel Sanatlar Eğitimi dersinin işlenişine yönelik farklılıklara göre değişip değişmediğini incelemektir.Örneklem: Araştırma alanının geniş olması göz önüne alınarak örneklemin belirlenmesinde çok aşamalı yöntem uygulanmıştır. Öncelikle tabakalı (stratified) yöntem ile alt grupların da örneklemde temsil edilmesi sağlanmış ve ilçeler 3 farklı tabakaya ayrılmıştır. Daha sonra özellikle büyük ölçekli tarama araştırmalarında tercih edilen bir yöntem olan Grup (cluster) yöntemi uygulanarak Farklı ilçelerdeki Alt, Orta ve Üst seviye okullar gruplandırılmış ve son olarak basit tesadüfî örnekleme (Simple Random Sampling) 10 farklı ilçeden özel ve devlet okulları belirlenmiştir. Öğrencilere yönelik olan araştırma anketi bu okulların uygulamaya izin veren öğretmenlerinin sınıflarındaki öğrencilere uygulanmıştır.Veri Toplama Araçları: Bu araştırmada veriler öğrencilere yönelik hazırlanan ve üç bölümden oluşan bir anket ile elde edilmiştir.Bulgular: Öğrencilerin günlük televizyon izleme süreleri okul türü, sınıf, cinsiyet, yaş dağılımlarına göre farklılık göstermemektedir. Öğrencilerin devlet okulunda olmaları veya özel okulda olmaları ile televizyonu resim yapmaya tercih etme dereceleri karşılaştırılmıştır. Devlet okulu öğrencilerinin çoğunluğu (%24,6) televizyonu resim yapmaya asla tercih etmemekteyken, özel okul öğrencilerinin çoğunluğu (%28,8) televizyonu resim yapmaya her zaman tercih etmektedir. Buna göre öğrencilerin devlet okulu veya özel okulda olmaları ile televizyonu resim yapmaya tercih oranları karşılaştırıldığında devlet okulu ve özel okul öğrencileri arasında farklılık bulunmuştur.Öğrencilerin yaşları ile televizyonda izlediklerinde etkilenme oranları karşılaştırılmıştır. 11 yaşındaki öğrencilerin çoğunluğu (%25,0), 12 yaşındaki öğrencilerin çoğunluğu (%25,2), 13 yaşındaki öğrencilerin çoğunluğu (%27,2), 14 yaşındaki öğrencilerin çoğunluğu (%25,0) televizyonda izlediklerinden bazen etkilenmektedirler. 14 yaş üstü öğrencilerin çoğunluğu (%32,3) televizyonda izlediklerinden ara sıra etkilenmektedir. Buna göre öğrencilerin yaşlara göre dağılımlarında televizyondan etkilenmeleri açısından bir fark bulunmaktadır.Öğrencilerin demografik özelliklerine ilişkin oranlar, televizyonun etkilerine yönelik oranlar ve görsel sanatlar dersinin uygulanışına yönelik oranlar karşılaştırılmış ve sonuçları alt problemlerde belirtilmiştir.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiMedya+7
Canan Birsoy Altınkaş
Dokuz Eylül University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Post-modernist süreç içerisinde güncel sanatta retro-romantik yaklaşımlar

Postmodern, ço%ulcu diskurların hakimiyeti sonrası, günümüzde sanat yapıtlarının esinini ya da temellerini sanat tarihsel bir sürece dayandırması sıkça kar#ıla#ılan bir olgudur. Bu durum kimi zaman parodi ve pastiche gibi postmodern stratejilerle alakalıyken zaman zaman da bir yeniden bakı#ı gündeme getirmektedir. Günümüz sanatında kar#ıla#ılan bu vizyonlardan biri de çe#itli sanatsal pratikler için önerilen neo-romantik tanımlamasıdır. Bu tanımlama ise ço%u zaman tarihsel romantizm'e yeniden bir bakı#ı ve tarif etme çabasını da beraberinde getirmektedir. 18.yüzyılın son çeyre%inden itibaren adından bahsedilmeye ?Romantizm?in günümüzde ne ifade etti%ini incelemek için dönemin belirli karakter özellikleriyle günümüz arasında çe#itli paralellikler kurulabilir. Aydınlanma sonrası Sanayi Devrimi'nin e#i%inde ortaya çıkan Romantizm hem modenizm'in bir ön- avantgarde yorumu hem de ilk kriti%ini gerçekle#tiren bir diskurlar bütününü de bünyesinde barındırmaktadır. Romantik yönelimler muhafazakar ve onarıcı e%ilimlerden, reformcu, devrimci ve ütopyacı e%ilimlere de%in geni# bir skala içerir. Günümüz kültürüne bakıldı%ında ise özellikle küreselle#en dünyanın ortaya çıkardı%ı bir takım toplumsal ho#nutsuzlukların kar#ılı%ını benzeri yönelimlerde bulmak mümkündür. Romantizm'e bir yeniden yönelim doksanlı yılların ortalarında öncelikle resim medyumunda ifade edilir olmu#tur, ancak bu yönelim zaman zaman anakronizm suçlamalarını da beraber getirmi#tir. Söz konusu e%ilimler bu tartı#malardan sıyrıldı%ında me#ruluk kazanarak 18.yüzyıl romantik do%a vizyonu ve flaneur ve dandy gibi kavramları güncel bir anlamda gündeme getiren pratikler olmu#lardır. Yine de ikibinli yıllarla beraber daha fazla de%inilmeye ba#layan romantik vizyonlar kendilerini küreselle#menin getirdi%i sıkıntılar ve neo-liberal düzen kar#ısında yeniden ütopyacı bir söylem ile de birle#tirmi#lerdir. Bu durumla beraber ifade bulan sanatsal üretimler ise fonksiyonel bir ütopya ve umut dü#üncesinin olanaklılı%ını tartı#maya açma e%ilimini ta#ımaktadırlar.

Ütopya
Gökçe Süvari
Dokuz Eylül University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk resminin tarihsel süreci ile batı resminde ve Türk resminde fotoğrafın yeri

19.yüzyılda fotoğraf makinesinin temeli olarak kabul edilen Camera Obscure'nin bulunmasıyla birlikte fotoğraf, uzun soluklu bir serüvene adım atmıştır. Joseph Niepce'nin atılımlarıyla önemli bir gelişme kaydetmiş ve zaman içerisinde Neoklasizm, Romantizm, Realizm, Empresyonizm, Ekspresyonizm, Kübizm, Fütürizm, Dadaizm, Sürrealizm ve Pop art gibi pek çok akımı etkileyerek sanatçıları yeni arayışlara, yeni keşiflere götürmüştür. Avrupa'da fotoğrafın yaratmış olduğu bu etki, oryantalist çalışmaların ağırlıkta olduğu 19.yy.da ülkemizde de kendini göstermeye başlamış ve fotoğrafın bu denli gelişmesi ve yaygınlaşması, kuşkusuz Türk Resim Sanatına önemli katkılar sağlamıştır. Fotoğraf ve Resim ilişkilerinin temelinin atıldığı bu dönemde, pek çok oryantalist ressam İstanbul manzaralarını konu alan resimleriyle gündeme gelmiştir. Oryantalist resimlerin yanı sıra Türk Primitifleri'nin fotoğrafı kareleyerek büyütme tekniğiyle elde ettiği fotoğrafik görünümlerle başlayan bu süreç, daha sonra kimi sanatçıların fotogerçekçi anlayıştaki çalışmalarıyla, kimi sanatçıların ise; fotoğrafı malzeme olarak kullanmasıyla Türk Resmine önemli bir kimlik kazandırmıştır.

19. yüzyılBatı resim sanatıFotoğraf+3
Harika Musal
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk sanat eğitiminin tarihsel gelişimi ve Bauhaus ekolünün Türk Sanat eğitimine yansımaları

Sanat eğitimi, insanlık tarihinin her döneminde çeşitli yaklaşımlarla genel eğitim sürecindeki yerini almıştır ve insanlık tarihinin her evresinde de yerini almaya devam edecektir. Bu bağlamda sanat, bünyesinde yeni değişimleri barındırmaktadır. Sanatın bu değişimi sanat eğitiminin de değişip gelişmesini gerekli kılmaktadır.Sanat eğitiminin amacı, sanatsal bir olguya veya esere ulaşmak değildir. Sanat eğitiminin amacı bireye ulaşma çabasıdır. Sanat eğitimi bireylerin ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde oluşturulmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için de bireyi çok iyi tanımak gereklidir. Her birey farklı farklı ihtiyaçlara sahiptir. Bu yüzden sanat eğitimi programları da farklı ihtiyaçlara cevap verebilmelidir. Sanat eğitimi programları ülke geçmişi ve koşulları üzerine kurulup, bireylerin ihtiyaçlarına cevap verebilecek ölçüde çeşitlenmelidir.Bu çalışmanın önemi, bu tür çağdaş yaklaşımlara ışık olabilecek yeni özgün arayışları desteklemek ve sanat eğitiminin bir bireyin yaşamındaki yerini daha önemli hale getirerek, sanatın bireyin hayatının bir parçası olduğunu benimseyen bir dünya görüşünü biçimlendirmeye çalışmaktır.Bu tez de Türkiye'de ve Batı'da sanat eğitimi yöntemlerinin ve yaklaşımlarının gelişimini inceleme yolu izlenmiştir. Araştırma tarama modelindendir. Türk eğitim tarihinin içerisinde sanat eğitiminin gelişim aşamaları ile Türk sanat eğitimine Bauhaus ekolünün etkileri hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Bu bilgiler ışığında yorumlar yapılmıştır. Tez, kütüphanelerde yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen yayınlardan toplanan veriler kullanılarak hazırlanmıştır. Kaynaklar kütüphane çalışmaları ve Internet yoluyla toplanmıştır.Sonuç olarak Türkiye'deki sanat eğitiminin gelişim aşamalarına Bauhaus ekolünün yansımaları sonucunda Köy Enstitülerinin kurulması, Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu ve bugüne kadarki süreçte Türk Sanat eğitiminin gelişimi üzerine çalışılmıştır.

BauhausBauhaus EkolüEğitim+4
Semavat Karabıyıkoğlu Boduroğlu
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mozaik sanatı, Antakya ve Zeugma mozaiklerinin resim analizleri

?Mozaik Sanatı, Antakya ve Zeugma Mozaiklerinin Resim Analizleri? başlıklı bu çalışmanın birinci bölümünde mozaik kavramının tanımı, yapımı ve yapımında kullanılan malzeme ve tekniklere ek olarak mozaik çeşitleri ve özellikleri alt başlıklar şeklinde incelenmiştir.Çalışmanın ikinci bölümünde ise ?Tarihsel Süreçte Mozaik? ana başlığı altında, Helenizm devrinde mozaik, Roma mozaikleri, Bizans mozaikleri ve günümüz mozaikleri ayrı başlıklar halinde incelenerek ilk iki bölümün daha sonraki bölümlere ışık tutması beklenmiştir.Üçüncü bölümde Antakya ve Zeugma Mozaiklerinin konu, renk, desen ve kompozisyon olarak resimsel dil incelenmesi yapılmıştır. İncelenmek üzere Antakya Mozaiklerinden beş, Zeugma Mozaiklerinden altı adet mozaik seçilmiştir.

AntalyaMozaik sanatıMozaik tekniği+3
Mehmet Şahin
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

19. yüzyıl sonrası resim sanatında ve Türk resminde toplumsal gerçekçi eğilimler

Toplumsal gerçekçi eğilimi savunan ve toplumun bir parçası olan sanatçı, yaşadığı çevrenin toplumsal özellikleri içinde, toplum yaşamında var olan olayları ve kültürü, sanatsal ifade biçimi olarak kendisine konu almaktadır.19. yüzyıl da özellikle Avrupa'da başlayan sanayileşme ve demokrasiye geçiş hareketleri sonucunda toplumsal yapıda meydana gelen değişimler ülkelerin sanat anlayışlarına yansımış ve dolayısıyla resim sanatı da bu değişimlerden etkilenmiştir. Özellikle; Fransa, Meksika, Almanya ve Rusya'da yaşanan toplumsal devrim hareketleri toplumlarda kültürel, siyasi, eğitim, din, sosyal yapı ve sanat yönünden yeniliklerin başladığı bir zaman kesiti şeklinde gerçekleşmiştir. Bu değişimler sanatsal değişimleri de beraberinde getirmiş, dünya resim sanatında da toplumsal konulu çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.Cumhuriyet'in ilan edilmesiyle birlikte Türk toplum yapısında meydana gelen değişim, sanat alanında da etkisini göstermiş ve Resim sanatı da bu değişimden etkilenmiştir. Cumhuriyet'le birlikte devletin desteğini gören sanatçılar, yapmış olduklar yurt gezilerinde hem resim sanatını halka sevdirmeye çalışmış hem de toplumun yaşam biçimini yansıtan çalışmalar yapmışlardır.Türkiye'de Toplumsal Gerçekçilik, 1940'lı yıllardan günümüze kadar toplumsal ve sanatsal gelişmelere paralel olarak çeşitli aşamalardan geçmiş, belli değişimler göstermiştir.

Resim sanatıResimlerToplumsal gerçekçi eğilim+1
Volkan Çiçek
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Resim sanatında dışavurum anlayışına tarihsel bir bakış ve tek renk hakimiyetinin bir tavır olarak kullanımı

Dünya resim sanatında dışavurum tavrını benimseyen bir çok ressam yalnızlıklarını ve yabancılıklarını resimlerinde, renk özelliğini farklı şekillerde kullanarak yansıtmışlardır.Resim sanatında çok canlı ve saf renkleri tuvale sürerken çoğu sanatçı tek renk,özellikle kahverengi armonilerde yada siyah ve beyazın varyasyonlarından meydana gelen bir boya tavrı oluşturmuştur.Bu sebeple dışavurum akımının ortaya çıkış sürecini, devamındaysa resim sanatının günümüze ne şekilde ve ne gibi değişimler ya da ortak özellikler barındırarak geldiği araştırılmıştır. Doğa karşısında çalışan ressam profili, tarihsel süreç içerisinde atölyesine kapanmış, hüzünlü ve depresif monokrom resimler ile dışavurumunu yansıtan ressama dönüşmüştür.

EkspresyonizmModern resimModern resim sanatı+6
Koray Halis Keküllüoğlu
Anadolu University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemleri

Geçmişte günümüze görmek, algı ile birlikte insanın doğayı ve çevresini tanımasındaki en temel faktörlerden biridir. Çevreyi algılamak ve yorumlamanın sonucunda; insanda ortaya çıkan yaratıcı güç, yaratma cesaretini ve yaratılan nesneleri var eder. Sanatın oluşum sürecinin temelini oluşturan görme; sanat kavramına çeşitlilikler katar. Bu noktada renk; sanat kavramlarının kullanılmasında ve estetik oluşumda büyük bir paya sahiptir. İlköğretim sanat eğitiminde ise; renk temel faktörlerden biridir. İki boyutlu çalışmalarla başlatılan eğitim sürecinde, çocuğun estetik algı kazanması için aşama aşama ilerlenir.Bu araştırma, İlköğretimde estetik alanın uygulama sürecinde yer alan renk öğretim yöntemlerini kapsamaktadır. Çocuğun gelişim süreçleri temel alınarak; sanat eğitiminin amaçları paralelinde, görsel sanatlar eğitimindeki çalışmalarda rengi kullanmanın; çocuğa nasıl öğretildiği ve çocuktaki estetik algı gelişimi; tarama ve karşılaştırma yöntemleri ile ele alınmıştır.Araştırma sonucunda da; birçok kaynakta yer alan renk ve öğretim yöntemlerinin; tek bir kaynakta ve sıralı şekilde yer almasıyla ulaşım kolaylığı sağlanıp, renk ile ilgili kuramsal bilginin yanı sıra, renk öğretim süreci başında ve sonunda öğrencilere yaptırılan uygulamaların karşılaştırılmasıyla; rengin estetik algı kazandırılma sürecindeki önemi açıkça ortaya konmuştur. Ayrıca estetik algının geliştirilmesine yönelik yapılan renk kullanım yöntemleri ise, ilköğretimde yer alan yöntemlere artı bir kapı aralamaktadır.

EstetikRenklerRenkler+2
Esra Özel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Güzel sanatlar ve spor liselerinde okutulan grafik tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Uygarlık tarihinin her döneminde Sanat Eğitimi, değişik yaklaşımlarla ve aşamalarla eğitim sürecindeki yerini almıştır ve halen de almaktadır. Türkiye'de, Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinde Resim Bölümünde öğrenci yetiştiren eğitim kurumlarına büyük görev düşmektedir. Bu kurumlardan mezun olan öğrenciler belli sınavlardan geçtikten sonra branşlarında Eğitim Fakültelerinin Resim-iş bölümlerine ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin Sanat Eğitimi ile ilgili bölümlerine girme imkanı elde ederler.Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri resim bölümlerinde Grafik Tasarım dersine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirli boyutlarıyla incelemek ve ortaya konan verilerle Grafik Tasarım dersi eğitiminin geliştirilmesine görüş ve önerilerle katkıda bulunmaktır.Araştırmanın örneklemini; Türkiye'deki Güzel Sanatlar ve Spor Liselerinden 5 okul oluşturmaktadır. Çorum Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Samsun İlk Adım Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Trabzon Akçaabat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Giresun Hurşit Bozbağ Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, Tokat Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi olarak belirlenen beş okul dahilindedir. Nicel araştırma yöntemlerinden anket veri toplama aracı kullanılmıştır. 10 öğretmene, 3 bölümden oluşan, kişisel ve programa ilişkin toplam 20 soruluk anket, 98 öğrenciye 2 bölüm 13 sorudan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Tarama modelindeki bu araştırmanın verileri Grafik Tasarım dersi veren öğretmenler ve 11.sınıfta grafik dersi görmüş 12. sınıf öğrencilerine uygulanan anket formu ile toplanmıştır.Likert tipi ölçek ile hazırlanmış anketle öğretmenlerin ve öğrencilerin Grafik Tasarım dersine ilişkin görüşleri saptanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde istatistiksel teknik olarak frekans ve yüzdeler kullanılmıştır. Anket uygulaması, okullara gönderilmiş gerekli açıklamalar iletilerek ders öğretmenleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlarla, Grafik Tasarım dersine ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri belirlenmiş, öğretmenlerin Grafik Tasarım dersinin programındaki konuların sıralanışı, atölye ortamlarının iyileştirilmesi, öğrencilerin Grafik Tasarım dersindeki çalışma titizliklerinden yakındıkları belirlenmiştir. Öğrencilerin Grafik Tasarım dersine olan yaklaşımları incelendiğinde büyük çoğunluğunun dersi sevdikleri saptanmıştır Grafik Tasarım dersinde karşılaşılan güçlükler dersin gerektirdiği titizlik ve guaj boya uygulamalarıdır. Öğrencilerin hazır oluşluk düzeylerinin alt seviyede olması sebebiyle dersten soğudukları tespit edilmiştir. Grafik Tasarım dersinde öğrencilerimizin çalıştıkları atölyeler daha işlevsel olmalı, araç gereç eksiklikleri tamamlanmalı, kaynak ve doküman temini yapılmalıdır.Bu tezde Grafik Tasarım dersinin geliştirilmesine daha çok önemin verilmesi ve bu dersin programının daha işlevsel hale getirilmesi gerekliliği ortaya konmuştur.Anahtar kelimeler:Sanat eğitimiGüzel Sanatlar ve Spor LisesiGrafik Tasarım

Ders programlarıGrafik tasarımıGrafik tasarımı eğitimi+10
Kadir Rıfkı Özmen
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İlköğretim okulları görsel sanatlar dersinde müze bilinci öğrenme alanına yönelik yaratıcı drama uygulamaları ve öğrenci görüşleri

Bu araştırma ile İlköğretim Görsel Sanatlar Dersi Müze Bilinci öğrenme alanı 6. sınıf kazanımlarının Eğitimde Yaratıcı Drama yöntem ve teknikleri uygulanarak öğrencilerin müzelere ve müze eğitimine yönelik oluşan görüşleri değerlendirilmeye çalışılmıştır.Müzeler sanat eğitiminde etkin olarak kullanılması gereken önemli araçlardan biri olmalıdır. Müze bilinci oluşturmak, öğrencilerin sadece müzede gezmeleriyle sınırlı değildir, müzede uygulanan eğitim programları ve müze dışı eğitsel etkinliklerle bir bütündür. Müze bilinci öğrenme alanına yönelik, müze eğitimi programlarında etkin olarak kullanılacak yöntemlerden birisi eğitimde yaratıcı dramadır. Eğitimde yaratıcı drama bilişsel, duyuşsal, devinişsel öğrenmeleri destekleyebilen ve gerçekleştirebilen bir yöntemdir. Müze bilinci öğrenme alanı içerisinde müze eğitiminde yaratıcı dramaya yer verilmesi, müzeden sağlanabilecek kazanımların en üst düzeye çıkmasına olanak verebileceği düşünülmektedir.Araştırma, 2008-2009 öğretim yılında Bursa Nilüfer ilçesi Fethiye İlköğretim okulu 6. sınıfta okuyan B şubesi öğrencilerini ve Görsel Sanatlar Dersi Müze Bilinci Öğrenme alanını kapsamaktadır. Bu uygulama öğrencilerle okulda, Bursa Kent Müzesinde ve Bursa Arkeoloji Müzesinde gerçekleştirilecek 18 ders saatini kapsayan dört oturum olarak planlanmıştır. Uygulamanın yedi ders saati okulda, beş ders saati Bursa Kent Müzesinde, altı ders saati Bursa Arkeoloji Müzesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak betimsel yöntem kullanılmış, uygulama sonucunda 20 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşme sonucunda elde edilen veriler niceliksel olarak analiz edilmiştir.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin müzeleri yaratıcı drama etkinlikleri uygulayarak gezmeleri, müzeyi algılamalarında ve kazanımlarında olumlu etkiye sahip olduğu söylenebilmektedir. Öğrencilerin müzelere olan ilgisi ve farkındalığı arttırmış ve müze ortamının öğrenmede sağladığı olanakları düşünülerek yeni araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Görsel sanatlar, müze bilinci, müzede yaratıcı drama

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiMüze eğitimi+2
Ayla Kök
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00