Dokuz Eylül University
Discipline

Genel Dilbilim Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

18

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

18 Theses
DoctorateOpen AccessTR

Üstsöylem belirleyicilerinin farklı metin türlerinde görünümleri

Bireyler, dil yapılarını ve metin türü özelliklerini kavrayarak eleştirel düşünme yeteneklerini geliştirmekte ve iletilerini daha etkin bir biçimde sunabilmektedir. Böylece, okuma sürecinde metinlerin daha kapsamlı bir biçimde anlaşılması olanaklı kılınmakta ve bilgiye daha hızlı bir erişim sağlanmaktadır. Üstsöylem, metnin yalnızca dilbilimsel özelliklerini değil, aynı zamanda sosyal bağlamını ve işlevini de yansıtan bir dil özellikleri bütünüdür. Bu özellikler, metnin hangi türde sınıflandırılacağına ilişkin ipuçlarını sunmaktadır. Üstsöylem modeli, metnin metinsel özelliklerine ve yazar-okuyucu arasındaki etkileşime odaklanmaktadır. Metinsel yapı, metnin nasıl düzenlendiğini, hangi bilgilerin nerede ve nasıl sunulduğunu belirtirken; kişilerarası etkileşim özellikleri, yazarın okuyucuyla kurduğu bağı ve metni nasıl bir etkileşim aracı olarak kullandığını göstermektedir. Bu araştırmanın amacı, tarafından geliştirilen üstsöylem modeline dayanarak üstsöylem belirleyicilerinin farklı metin türlerindeki görünümlerini ortaya çıkarmaktır. Çalışmada; öykü, deneme ve araştırma makalesi olmak üzere üç metin türü ve 295 metin çözümlenmiştir. Elde edilen veriler sonucunda, her metin türünün kendine özgü bir üstsöylem belirleyici görünümü sergilediği ortaya çıkmıştır. Araştırma makalelerinde nesnel verileri sunmanın yanı sıra öznel görüşlere de yer veren bir bilgi paylaşımı, öykü metinlerindeki kurgusal yapı ve kendine gönderimler, deneme türü metinlerdeki yazarın okuyucuya doğrudan seslenerek gönderimde bulunma eğilimi, üstsöylem belirleyicilerinin türe özgü kullanımına yönelik örnekleri olarak metin türü ayrımlarının yapılabilmesine olanak tanımaktadır. Anahtar sözcükler: Üstsöylem, makale, öykü, deneme, metin türü

Bilgilendirici metinBilimsel metinEdebi metinler+6
Gökhan Soyşekerci
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkçe akademik metinlerde üstsöylemsel adlar

Son yıllarda yazarların kişisel duygularını ve değerlendirmelerini iletmek için kullandıkları dilsel mekanizmalara olan ilgi giderek artmakta; değerlendirme, duruş, üstsöylem gibi dil kaynakları büyük ilgi görmektedir. Özellikle üstsöylem; akademik yazmada retorik yapıları anlamanın ve ikna edici iddiaların altında yatan dinamik etkileşimleri ortaya çıkarmanın bir yolu olarak algılanmaktadır. Üstsöylem, bu bağlamda, temelde kolay kabuledilebilir ve anlaşılabilir bir terim gibi görünse de aslında üstsöylemin sınırlarını belirlemek oldukça zordur. Yazarın metni oluştururken okuyucuyu ikna etme amacı taşıyarak belirli bir seçenek dizgesinden seçimler yaptığı göz önünde bulundurulduğunda sözcük seçimleri ve dolayısıyla da sözcük türlerinin de iknada rol oynadığı söylenebilir. Bu çerçevede yazarın baş ad kullanarak söylemi yapılandırmasına yardımcı olan ve aynı zamanda okuyucunun da söylemle ilgili düşüncelerini yönlendiren adlar Üstsöylemsel Adlar olarak kabul edilmektedir. Bu açıdan çalışmada akademik metinlerde yazar duruşunu gösteren üstsöylemsel adlar benimsenmiştir. Çalışmanın amacı yazarların okuyucularını ikna etmek ve onlarla iletişim kurmak amacıyla adları metinlerinde nasıl ve hangi işlevlerde kullandıklarını ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla çalışma kapsamında 2015-2019 arasında yayımlanmış 322 araştırma makalesi incelenmiştir. Veri tabanını oluşturan araştırma makaleleri Jiang ve Hyland (2016) tarafından geliştirilen üstsöylemsel adların işlevlerine göre çözümlenmiştir. Bu bağlamda araştırma makalelerinde yer alan üstsöylemsel adlar tespit edilmiş ve işlevleri belirlenmiştir. Çalışmada; yazarın baş ad seçiminin yazar duruşu açısından etkili bir strateji olduğu, üstsöylemsel adların yazarlara iddialarını savunma ve okuyucuyu ikna etmede bir yol olduğu ve yazar duruşunun yalnızca söylemin sözcüksel bir özelliği olmayıp aynı zamanda dilbilgisel bir olgu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Ad öbeğiBilimsel metinSöylem+4
Esra Aydın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizceyi yabancı dil olarak öğrenen üniversite öğrencilerinin metinlerinde üstsöylem belirleyicileri

Metin üreticilerinin metinlerini daha ikna edici hale getirmek için kullanabilecekleri sözbilimsel araçlar vardır. Bunlardan biri de üstsöylemdir. Üstsöylem yazarın okuruyla etkileşime girmek için kullandığı dilsel örüntülerdir. Üstsöylem belirleyicileri genel olarak etkileşimli ve etkileşimsel olmak üzere iki başlık altında incelenmektedir. Bu çalışmanın inceleme nesnesi olan etkileşimsel üstsöylem belirleyicileri yazarın okuruyla iletişime geçmek, metne ilişkin tutum ve duruşunu belirgin hale getirmek için kullandığı araçlardır ve kaçınmalar, vurgulayıcılar, tutum belirleyicileri, katılım belirleyicileri ve kendinden sözetme olarak beş grupta incelenir. Üstsöylem özellikle akademik amaçlı İngilizcede oldukça incelenen bir konudur. Bu çalışmada Türkiye'de bir vakıf üniversitesinin hazırlık sınıfında eğitim gören öğrencilerin üç kurdan oluşan eğitimlerinin her kurun sonunda ürettikleri tartışma metinlerindeki etkileşimsel üstsöylem belirleyicileri incelenmiş ve kurlara göre söz konusu söylem belirleyicilerinin türünde ve sıklığında bir farklılık olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırmanın bulguları genel olarak değerlendirildiğinde, öğrencilerin sırasıyla en sık olarak katılım belirleyicilerini ve kaçınmaları kullandığını; bunları vurgulayıcıların, kendinden sözetme ve tutum belirleyicilerin takip ettiğini göstermektedir. Ancak söz konusu ulamların kullanım sıklığı ve kurlar arasındaki ilişki irdelendiğinde ise tüm ulamlarda bir azalma olduğu belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: üstsöylem, ikinci dilde yazma, yabancı dil olarak İngilizce, tartışma metinleri, etkileşimsel üstsöylem belirleyicileri

Dil öğrenimiMetin dil bilimSöylem+6
Dila Beyazyıldırım
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe seri eylem yapılarının sözdizimi

Seri eylem yapıları (buradan sonra, SEY) Aikhenvald'a (2006, s. 1) göre, açık bir sıralama, yan tümceleme belirticisi ya da sözdizimsel bağımlılık belirticisi olmadan tek bir yüklem olarak hareket eden eylem dizisidir. Bu doğrultuda SEY, anlamsal olarak bir olayı ya da birbirine yakından bağlı birkaç alt olayı ya da birbirine bağlı olarak kavramsallaştırılabilen art arda birkaç alt olayı kodlayabilmektedir. SEY'in daha çok kırma anadillerde (creole languages) görüldüğünü belirten Aikhenvald (2006), bu yapıların Batı Afrika, Güneydoğu ve Doğu Asya, Amazon, Okyanusya, Yeni Gine dilleri gibi çeşitli dillerde de kaydedildiğini belirtmektedir. SEY farklı biçimlerde oluşabilmektedir. Bu anlamda, SEY'de en az iki eylem bir araya gelerek tek bir olayı belirtebileceği gibi, tek bir eylem birden fazla olayı da belirtebilmektedir (Aikhenvald, 2006). Türkçe alanyazına bakıldığında SEY'e yönelik yapılan çalışmaların oldukça az olduğu dikkat çekmektedir (Bisang, 1995; Aksan ve Aksan, 2005; Duran, 2010; Aydemir, 2019; Hirik, 2019). Bu açıdan çalışmanın amacı Türkçe SEY yapılarını tespit ederek, bu yapıların Türkçedeki sözdizimsel görünümlerini ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda çalışmamızda öncelikle SEY alanyazını ele alarak dünya dillerinden örnekler sunduk. Daha sonra bir dilde SEY olarak ele alınabilecek yapılara yönelik alanyazında yer alan genel özellikler ve SEY türleri ile bu yapıların sıralama ve yan tümceleme yapılarından farkını ele aldık. Alanyazındaki çalışmaları göz önüne alarak Türkçedeki SEY yapıları ve bu yapıların gönümlerini tartıştık. Türkçe SEY yapılarını alanyazında yer alan genel özellikleri göz önüne alarak tek tek ayrıntılı olarak inceleyerek yine alanyazında yer alan sınamalarla Türkçe SEY yapılarını test ettik. Bununla bilrikte SEY yapılarının Türkçede iki görünümle oluşabileceğini ortaya çıkararak bu görünümleri dünya dillerinde yer alan örneklerle detaylandırdık. Türkçedeki SEY görünümlerinde her iki eylemin de çekimli olduğu yapılarda uyum eklerinde görünen değişkenliğin nedenini açıkladık. SEY'e yönelik yapılan çalışmaları eleştirel açıdan ele alarak Türkçeye uyan ve Türkçe SEY açısından sorunlu olan durumları ele aldık. Bunun sonucunda Türkçe SEY'de Durum 1, Durum 2 ve Durum 3 olmak üzere üç tür SEY olduğunu ele alarak bu yapıların iç yapısına ilişkin üç farklı sözdizimsel bir çözümleme önerisi sunduk.

Dil bilgisiDil bilimEylem+4
Esra Mengi
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede belirteçlerin yansıttığı işlevsel başlar ve kip-görünüş-zaman ilişkisi

Kip, görünüş ve zaman eylem biçiminde çekimlenen dilbilgisel ulamlardır. Alanyazında, bu ulamların Türkçedeki görünümlerine ilişkin birçok çalışma yer alsa da söz konusu çalışmalar bu ulamları yalnızca betimleyici bir yaklaşımla ele almaktadır. Bu durum, Türkçedeki kip-görünüş-zaman ulamlarına ve bu ulamları ifade eden dilsel anlatımlara ilişkin tutarsızlıklar ortaya çıkartmaktadır. Bununla birlikte, alanyazında Türkçedeki kip-görünüş-zaman ulamlarının eylem biçimindeki dizilimlerini ele alan kapsamlı bir çalışma bulunmamaktadır. Çalışmamızda, belirteçlerin, kip-görünüş-zaman ulamlarının eylem biçimindeki biçimlenmesinde belirleyici bir rol oynadığını varsayıyoruz. Buradan yola çıkarak, Türkçede kip-görünüş-zaman ulamlarını ifade eden dilsel anlatımların eylem biçimindeki dizilimlerini, bu ulamların eşgüdümlü olduğunu sayıltıladığımız işlevsel baş niteliğindeki belirteç ulamlarıyla saptamayı ve tanıtlamayı amaçladık. Bu şekilde, Türkçede kip-görünüş-zaman ulamlarına ve bu ulamları ifade eden dilsel anlatımlara ilişkin tutarsızlıkların ortadan kalkacağını öngördük. Bu amaçla, çalışmamızda ilk olarak belirteç ulamını ele aldık ve dünya dillerinden görünümlerle, Türkçedeki belirtecimsi işlevindeki yapılanmaları sunduk. Daha sonrasında, eylem biçimi üzerindeki dizilimlerini saptamayı ve tanıtlamayı amaçladığımız kip-görünüş-zaman ulamlarını, dünya dillerden örneklerle ayrıntılandırdık. Alanyazındaki mevcut çalışmalar doğrultusunda kip-görünüş-zaman ulamlarının Türkçedeki görünümlerini ve bu ulamları ifade eden dilsel anlatımları sunduk. Daha sonra, kip-görünüş-zaman ulamlarının eşgüdümlü dizilim özelliklerine sahip olduğunu varsaydığımız işlevsel baş niteliğindeki belirteçleri inceledik. Çalışmamızın araştırma soruları doğrultusunda, dünya dillerinden örneklerle incelediğimiz işlevsel baş niteliğindeki belirteçlerin konumlanış özellikleriyle, Türkçedeki konumlanış özelliklerinin örtüşmediğini saptadık ve işlevsel baş niteliğindeki belirteç ulamların konumlanışlarını yeniden biçimlendirdik. Belirlediğimiz Türkçedeki işlevsel baş niteliğindeki belirteçler ile Türkçedeki kip-görünüş-zaman ulamlarını, bu ulamları belirten dilsel anlatımları ve bu dilsel anlatımların eylem biçimindeki konumlanış özelliklerini saptadık. Ayrıca, çalışmamızda Türkçede işlevsel baş olarak belirteç yantümcelerinin, konumlanış özelliklerini ve bu özellikleri sergilediği yapılanmaları yer verdik.

Dil bilgisi-zarfDilbilgisiGörünüş+4
Muhammet Taha Yangın
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçede çokanlamlı eylemlerin bağlam temelli öğretimi

Çokanlamlılık bağlamla yakından ilişkili bir olgudur. Sözcüklerin farklı anlamları bağlamsal olarak farklı dağılımlar göstermektedir. Bu durum özellikle eylemler için geçerlidir, eylemler farklı anlamlarında farklı istem özellikleri gösterebilmektedir. Bu farklılıklar; eylemlerin gerektirdikleri zorunlu üyelerin sayısı, dilbilgisel işlevleri, anlambilimsel rolleri, anlamsal özellikleri ve alabileceği seçimlik üyelerin dilbilgisel işlevleri, anlambilimsel rolleri ve anlamsal özellikleri açısından görülmektedir. Yabancı dilde sözcük öğretimi ve çokanlamlılık ilişkisi açısından ise bağlam önemlidir çünkü sözcüklerin farklı kullanım ve anlamları ancak bu sözcüklerle farklı bağlamlarda karşılaşılarak öğrenilebilir. Bu tezde, yabancı dil olarak Türkçede eylemlerin farklı anlamlarının bağlam temelli öğretimi için eylemlerin farklı anlamlarında sahip oldukları istem özelliklerinden yola çıkarak örnek bağlamların oluşturulması amaçlanmıştır. Bu amaçla bu çalışma için Türkçede yüksek sıklıktaki ve en çok anlama sahip 9 eylem seçilmiştir; al-, gel-, çık-, çalış-, geç-, kal-, aç-, dur-, bırak-. Bu eylemler ilk aşamada farklı anlamlarında sahip oldukları istem özellikleri açısından çözümlenmiş ve anlamlar arasında istem özellikleri açısından farklılaşmalar belirlenmiştir. İkinci aşamada ise eylemlerin farklı anlamlarında sahip oldukları istem özelliklerinden yola çıkarak bu anlamların bağlam temelli öğretiminde kullanılmak üzere örnek bağlamlar oluşturulmuştur.

BağlamBağlam temelli yaklaşımDilbilgisi-eylem+6
Deniz Ekin Yavaş
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yabancı dil olarak Türkçe alanındaki yüksek lisans tezlerinin giriş bölümlerinin sözbilimsel yapı özellikleri

Bu çalışmada, metnin nasıl geliştiğiyle ilgilenen tür çözümlemesi aracılıyla "Yabancı Dil Olarak Türkçe" alanında yazılan lisansüstü tezlerinin giriş bölümlerinde bulunan sözbilimsel yapı özellikleri Swales'in (1990) ve Bunton'ın (2002) modellerini uyarlayan Kan'ın (2014) şablonundan faydalanarak çözümlenmiştir. Çalışmada yüksek lisans tezlerinin yazıldığı bilim alanına bağlı olarak ortak özelliklerin olup olmadığı araştırılmıştır. Araştırma kapsamında Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Ulusal Tez Merkezinden 2014-2018 yılları arasında "Yabancı Dil Olarak Türkçe" alanında Türkçe yazılan 128 lisansüstü teze ulaşılmış ve orantısal örneklemi oluşturan 96 tez incelenmiştir. Çalışmanın sonunda "Yabancı Dil Olarak Türkçe" alanındaki yüksek lisans tezlerinin giriş bölümlerinin hareket ve adımları saptanmış, bulunma sıklıkları yüzdeleriyle verilmiş, dilsel görünümleri açıklanmış ve hareketlerin döngüsellikleri incelenmiştir; kısaca, tezlerin giriş bölümlerinin sözbilimsel yapı özellikleri ortaya konulmuştur.

Akademik yazıLisansüstü tezlerMetin dil bilim+6
Sibel Karina Erkan Bilen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ve Bulgarca konuşan iki dilli bireylerde düzenek kaydırımı ve karıştırımı

İkidillilik, toplumdilbilim bağlamında ele alınan kavramlardan biridir ve günümüzde dünya nüfusunun en az yarısında görülen önemli bir olgudur. İkidilli bireyler, iki ayrı dili yetkin olarak kullanan kişiler olarak tanımlanabilir. İkidilli bireylerde görülen en belirgin ve en önemli dilsel olgular düzenek kaydırımı ve düzenek karıştırımıdır ve bunlar bir söylem bağlamında iki ayrı düzeneğin birlikte kullanılmasıyla ortaya çıkmaktadır. Tümce ya da tümcecik düzeyinde bir dilden başka bir dile geçiş yapılması biçiminde meydana gelen değiştirimler düzenek kaydırımı; aynı tümcede diğer dildeki bir ek, sözcük ya da öbeğin kullanılması da düzenek karıştırımı olarak adlandırılmaktadır. Bu çalışmada, ikidilli Bulgaristan Türklerinin günlük konuşmalarında kullanılan düzenek kaydırımları ve karıştırımları incelenmekte; söz konusu görüngülerin hangi iletişimsel işlevleri gerçekleştirdikleri ve söz konusu işlevlerden hangilerinin daha sık yeğlendikleri araştırılmaktadır. Sözü geçen araştırma sorularını yanıtlandırmak amacıyla ikidilli Bulgaristan Türklerinin ses kayıtları alınmış, çevriyazıya dönüştürülmüş ve gerekli çözümlemeler yapılmıştır. Sonuç olarak Bulgaristan Türklerinin günlük konuşmalarında 11 işleve yönelik olarak düzenek kaydırımı, 7 işleve yönelik olarak da düzenek karıştırımı yaptıkları ve hem nicel olarak hem de işlev açısından konuşmalarda kaydırımların karıştırımlardan daha fazla olduğu saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Düzenek Kaydırımı, Düzenek Karıştırımı, Toplumdilbilim, İkidillilik, Bulgarca-Türkçe İkidilli Bireyler.

BulgarcaDüzenek değiştirimiSosyodilbilim+2
İsmail Orkun Atasoy
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe ders kitaplarında yer alan öyküleyici metinlerin metinsellik özelliklerinin incelenmesi

Bir tümcenin metin olması için gerekli olan ölçütleri yedi başlık altında toplayan Beaugrande ve Dressler (1981) metnin iletişimsel bir olgu olduğunu belirtmektedir. Bu yedi ölçütten herhangi birinin olmaması durumunda metnin iletişimselliği geçersiz olacaktır. Metnin yüzey yapısını ortaya koyan bağlaşıklık, metnin derin yapısını oluşturan tutarlılık, amaçlılık, kabul edilebilirlik, bilgisellik, durumsallık ve metinlerarasılık ölçütleri ile bir metin, metin olma ve iletişim değeri taşımaktadır. Okullardaki Türkçe derslerinde kullanılan araçlardan biri de ders kitaplarında yer alan metinlerdir. Bu metinlerin, metinsellik ölçütlerini bütün olarak taşımaları gerekmektedir. Metinsellik ölçütlerini taşıyan metinler dil öğretimine bilimsel bir anlayış getirecektir. Bunun yanı sıra Türkçenin anadil olarak kullanımı açısından da daha kurallı ve anlaşılır kullanımı sağlayacaktır. Bu çalışmada; 2018-2019 eğitim-öğretim yılında basılmış olan 5., 6., 7. ve 8. Sınıf MEB Türkçe ders kitaplarındaki 30 öyküleyici metin 'bağlaşıklık' ölçütü açısından incelenmiştir. Metinlerin çözümlenmesinde doküman incelenmesi yöntemi kullanılmış ve belirlenen kitaplardaki öyküleyici türdeki metinler tespit edilmiş, bu metinler öyküleyici metin türüne göre sınıflandırılmıştır. Kitaplardaki öyküleyici metinler bağlaşıklık ölçütü içerisinde yer alan gönderim, eksilti, değiştirim, bağıntı öğeleri, yineleme ve eşdizimlilik alt başlıklarına göre çözümlenmiştir. Sonuç olarak, seçilen sınıflardaki metinlerdeki bağlaşıklık örüntüleri sırasıyla; bağıntı öğeleri, gönderim, yineleme, eşdizimlilik, eksilti ve değiştirim biçiminde yer almaktadır. Tüm bunların yanı sıra, eşdizimlilik ölçütü toplamda 6 metinde bulunmamaktadır. Anahtar Sözcükler: Metindilbilim, Metinsellik ölçütleri, Bağlaşıklık, Türkçe Ders Kitapları

BağdaşıklıkDers kitaplarıHikaye edici metin+5
Tuğba Erdoğan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede günlük konuşma bağlamında kullanım sıklığı yüksek söylem belirleyicilerinin işlev ve konum özellikleri

Sözlü söylem, kendi içerisinde çeşitli özellikleri barındıran ve bu yüzden yazılı söylemden birçok yönde farklılaşan bir söylem türüdür. Bu bağlamda günlük konuşma dili, konuşucular arasındaki etkileşim unsurlarına dayanmaktadır. Bu unsurların başında gelen söylem belirleyiciler biçimsel, sesbilimsel ve sözdizimsel olarak sözlü söylemde çeşitli birimlere bürünmekte ve bu bakımdan söylem belirleyicilerin işlevsel özellikleri sözcelemede çeşitlilik göstermektedir. Alanyazında söylem belirleyiciler ile ilgili ilk kapsamlı çalışma Schiffrin (1987) tarafından yapılmıştır. Bu çerçevede bu çalışma, genelde söylem belirleyicilerin özelde ise Türkçede günlük konuşma bağlamında sıklıkla kullanılan söylem belirleyicilerinin betimlenmesini amaçlamaktadır. Çalışmada nitel araştırma yönteminin içerik çözümlemesi tekniğinden yararlanılmıştır. Alanyazındaki çalışmaların rehberliğinde ve yapılan sıklık çalışmasıyla saptanan belirli sayıdaki söylem belirleyiciler, ilk olarak günlük konuşmadaki kullanım sıklıkları bakımından ele alınmış ve çalışma sonucunda Türkçedeki sıklık değerlerine ulaşılmıştır. Bundan sonraki aşamada ise söylem belirleyicilerin işlev ve konum özellikleri kişilerarası ve metinsel işlev olmak üzere iki açıdan betimlenmiştir. Bu betimlemede temel alınan model Brinton (1996)'nın taksonomisidir. Bu doğrultuda, oluşturulan çeviriyazılardaki kesitlerin karşılıklı konuşma çözümlemesi yaklaşımıyla betimlenmesi sonucu söylem belirleyicilere dair nitel değerlendirmelere yer verilmiştir. Yapılan çalışmanın sonucundav söylem belirleyicilerin Türkçe günlük konuşma söylemindeki işlevsel çeşitliliği ve dilbilim alanındaki yeri vurgulanmıştır. Anahtar Sözcükler: Söylem Çözümlemesi, Karşılıklı Konuşma Çözümlemesi, Söylem Belirleyiciler, Sözlü Söylem, Günlük Konuşma Dili.

Derlem dil bilimDil bilimEdimbilim+7
Cem Demiray
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Arakesit varsayımı çerçevesinde ıt-ayrıklarının öğretimine yönelik malzeme tasarımı

1970'lerden günümüze kadar pek çok dilcinin ilgisini çeken ayrıklar, sözdizimsel yapılarına ve içerdikleri ögelere göre sınıflandırılmış ve bu sınıflandırmalara bağlı olarak ayrıkların üstlendikleri işlevler incelenmiştir. Hemen her dilde farklı biçimlerde ortaya çıktıkları gözlemlenen ayrıklarla ilgili İngilizcede yapılmış çok fazla çalışma ile karşılaşılmamaktadır. İngilizcedeki ayrıklar dilsel çatılar için her zaman test etme zemini oluşturmuştur. Ayrıkların bağımsız yapılar olarak değerlendirildiği çalışmaların da genellikle tümce düzeyinde kaldığı, bağlam içerisinde değerlendirilmediği ve erek dilde öğrenilmesi zor olduğu düşünülen bu yapının öğretimine yönelik ders kitapları ve malzemeleri incelendiğinde yapının işlevsel açıdan değil, ancak biçimsel açıdan sunulduğu gözlemlenmektedir. Çalışmanın amacı yabancı dil olarak İngilizce öğrenenler için ayrıklara yönelik yapısal ve işlevsel malzeme geliştirmek olarak belirlenmiştir. Bu amaç doğrultusunda, çalışmamızda sözdizim-söylemedimbilim arakesitinde konumlanan It-ayrıklarının Arakesit Varsayımı çerçevesinde geç ve güç işlerlik kazandığı görüşünden yola çıkılarak bu yapıların daha etkin bir biçimde öğretilmesi için malzeme tasarlandığı için, öncelikle It-ayrıklarının sözdizimsel ve söylemedimbilimsel özellikleri alanyazında yapılan çalışmalar ekseninde betimlenmiş ve örneklendirilmiştir. Daha sonra ise Seçmeci Yöntem'in bütünleşik bir yaklaşım sunması ve öğretim ortamında farklı yabancı dil öğretim yöntemlerini kullanmaya izin vermesi nedeniyle söylemi de içine alan bir öğretim süreci planlandığından bu söylemedimbilimsel özellikler çerçevesinde It-ayrıklarının öğretimine yönelik malzeme tasarlanmış ve bu malzemeler karşılaştırmalı olarak tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Arakesit Varsayımı, Sözdizim-Söylemedimbilim Arakesiti, It-Ayrıkları, Seçmeci Yöntem, Malzeme Tasarımı.

ArayüzlerAyrık gruplarDil bilgisi+4
Hafize Güzel
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede anlık oluşumlar

Bir dilde belirli bir ortamda en az bir kere görülmüş, ancak dili konuşanlarca benimsenmemiş sözcükler anlık oluşum olarak adlandırılır. Anlık oluşumlar bir sözcüğün olası sözcükten gerçek sözcük olana kadar geçirdiği süreçte o dilin biçimbilimsel türetkenlik eğilimine ilişkin önemli ipuçları içerir. Sözlükçede varolan sözcüklerin, anlık oluşumların biçimbilimsel özelliklerini de belirlediği varsayımına dayanan çalışmamızda, Türkçe anlık oluşumlarda görülen sözcük türetim yolları, türetim biçimbirimleri, bu türetim özelliklerinin Türkçenin genel eğilimine koşutluğu, yerleşikleşme sürecine giren sözcüklerin türetim özelliklerinin saptanması ve anlık oluşumların sözlükselleşme süreci içindeki yerinin betimlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda öncelikle alanyazındaki çalışmalar, anlık oluşumların tanımlanması, anlık oluşumları belirleyen ölçütler, sözlükselleşme sürecindeki yeri gibi konu başlıkları altında tanıtılmıştır. Anlık oluşumlar, 264 güldürü dergisindeki karikatürlerin incelenmesi ve bulgulanan aday yapıların sözlükselleşme ve yerleşikleşme denetiminden geçirilmesiyle saptanmıştır. Sözlükselleşmenin ikinci basamağı olan yerleşikleşme sürecine giren sözcükler ise az, orta ve son yerleşikler olarak üç temel kümede incelenmiştir. Araştırma sorularımız doğrultusunda en işlek sözcük türetim yolları ekleme, bileşme ve yansıma olarak bulgulanmıştır. Türkçe anlık oluşumlarda en az türetken süreçler ise genelleşme, geri adlandırma ve gerioluşum olmuştur. Başkalaşma, bükümleme ve kayma süreçlerine rastlanmamıştır. Anlık oluşumlardaki en türetken biçimbirimler {-lIk}, {-CI}, {-lI} biçimbirimleridir. Türetim sıklığı ile yerleşikleşme derecesi arasında bir koşutluk görülmediği saptanmıştır. Bu bulguların yanında çalışmamızda sözcük yapım yolları ve türetim biçimbirimleri, işlekliklerine göre sıralanmış, alanyazına koşutluğu tartışılmıştır. Anahtar sözcükler: Anlık Oluşum, Türetkenlik, Sözcük Türetim Yolları, Türetim Biçimbirimleri, Yerleşikleşme, Sözlükselleşme

Anlık iletilerDilbilgisiDilbilim+1
Fatma Cansel Özer
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bilişsel dilbilim çerçevesinde dilsel tersinleme: Nasreddin Hoca fıkraları üzerine bir inceleme

İnsanlar birbirleri ile iletişim kurarken aktarmak istedikleri iletinin karşı tarafa bir bozulmaya uğramadan ulaşmasını amaçlamaktadır. Bu nedenle, konuşma sırasında üretilen sözcelerin anlamlarının en açık ve en anlaşılır biçimde olması beklenir. Ancak bazı dilsel özelliklerin kullanımı bu beklenti ile örtüşmemektedir. Bu çalışmanın amacı, bu dilsel özelliklerden birisi olan tersinlemeyi bilişsel dilbilim çalışmaları çerçevesinde inceleyerek kullanım nedenlerine yönelik bir açıklama bulmaktır. Çalışmanın temelini oluşturan iki araştırma sorusu bulunmaktadır: I. Dilsel tersinleme bilişsel olarak nasıl işlemlenmektedir? Hangi süreçlerden geçtikten sonra anlamlandırılmaktadır? II. Dilsel tersinlemenin belirlenmesinde ne gibi araçlardan yararlanılabilir? Var olan düzenekler ve yordamlar haricinde metinlerdeki hangi dilsel yapılar tersinleme varlığına kanıt olarak işlev görmektedir? Bu çalışmada incelenen tersinleme örnekleri Mustafa Duman'ın Nasreddin Hoca ve 1555 Fıkrası adlı çalışmasından alınmıştır. Seçilen fıkralar öncelikle Burgers, Mulken ve Schellens (2011:186-205) tarafından tersinleme çözümlemeleri için geliştirilen Dilsel Tersinleme Yordamı kullanılarak incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda toplam 302 fıkrada 3639 adet birim olduğu ve bu birimlerden 148 tanesinde tersinleme anlamı ve özellikleri görüldüğü belirlenmiştir. Tersinleme özelliği görülen birimler daha sonra da Sperber ve Wilson (1981, 1992, 2012) tarafından geliştirilen Yansıtmalı Yorumlama Kuramı ve Ruiz de Mendoza ve Masegosa'ya (2014) ait Bilişsel Dilsel Tersinleme Kuramı çerçevesinde incelenerek tersinlemenin ne amaçla ve hangi bilişsel süreçlerden geçerek gerçekleştiği açıklanmaya çalışılmıştır. İncelenen tersinleme örneklerinde, Türkçedeki tersinlemenin çağrıştırılan bir senaryo ile, konuşucunun asıl tutumu arasındaki karşıtlıktan yararlanarak konuşucunun aktarmak istediği iletiyi belli etmek için kullanıldığı görülmüştür. Senaryo çağrıştırma süreci yansıtılan bir düşünce, inanış, beklenti ya da toplumsal kuraldan yola çıkılarak yapılan genişleme işlemiyle gerçekleştirilirken, konuşucunun asıl tutumu da gerçekte yaşanan senaryodan yapılan daralma işlemiyle yansıtılmaktadır. Çalışmanın sonunda da daha sonraki çalışmalara fikir verebilmesi için bu alanda yanıtlanması gerekebilecek bazı sorulara yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Tersinleme, Yansıtmalı Yorumlama Kuramı, Bilişsel Dilsel Tersinleme Kuramı, Dilsel Tersinleme Yordamı, Nasreddin Hoca Fıkraları.

Bilişsel dil bilimDil bilgisiDil bilim+4
İbrahim Çelik
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk politika söyleminde kılgısal uslamlama

Politika, etkinliklerinin söylemsel olarak gerçekleştirildiği toplumsal alanlardan biridir. Bu toplumsal alanda politika aktörleri olarak politikacılar, seslendikleri kitleleri kendi görüşleri ve ideolojileri doğrultusunda ikna etmeye çalışmaktadır. Politika söylemi bu yönüyle, Eleştirel Söylem Çözümlemesi'nin inceleme alanlarından biridir. Bireyleri ikna etme temeline dayanan politika söyleminde politikacılar, kendi görüşlerini haklı çıkarmak ya da karşıt görüşleri yalanlamak amacıyla sıklıkla savlamaya başvurmaktadır. Bu nedenle politika söylemi sav metin tipi özelliği taşımaktadır. Bu çalışmada; 2019 Yerel Seçimleri öncesi Millet ve Cumhur İttifakı'nın üç büyükşehirdeki (İstanbul, Ankara, İzmir) altı adayı tarafından kullanılan kılgısal uslamlamaların belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla, adayların farklı tarihlerde aynı TV kanalında ve programındaki görüşmeleri Fairclough ve Fairclough'ın (2012) "Kılgısal Uslamlama Modeli" kullanılarak çözümlenmiş ve şu araştırma sorularına yanıt aranmıştır: "Türk politika söyleminde yerel seçimler bağlamında ne türden kılgısal uslamlamalar kullanılmaktadır?", "Cumhur ve Millet İttifakı adayları arasında kılgısal uslamlamalar farklılık göstermekte midir?" ve "Kılgısal uslamlamalar kentler açısından değerlendirildiğinde farklılıklar var mıdır?". Veri tabanının çözümlenmesiyle elde edilen bulgular doğrultusunda iki ittifakın adayları tarafından da yerel sorunlara, projelere ve seçmene ilişkin benzer iddialar ileri sürüldüğü; ancak genel politikaya, belediye yönetimine ilişkin konulardaki iddiaların iki ittifak arasında farklılık gösterdiği ve seçim sürecinin kendisine yönelik iddiaların yalnızca Millet İttifakı adayları tarafından ileri sürüldüğü saptanmıştır. Anahtar Sözcükler: Politika, Politika Söylemi, Sav Söylemi, Kılgısal Uslamlama Modeli, Kılgısal Sav.

Dil kullanımıEleştirel söylem çözümlemesiKılgısal Uslamlama Modeli+5
Pınar Danış
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyeli mültecilerin Türk medyasındaki temsili: Söylem tarihsel yaklaşım

Günümüzde göçün önemli sebeplerini ülkelerde yaşanan toplumsal baskılar ve çatışmalar oluşturmaktadır. 2011'de Suriye'de iç savaşın başlamasıyla birlikte çok sayıda Suriyeli Türkiye'ye sığınmıştır. Suriyeli mültecilerin Türkiye'ye sığınmasıyla birlikte Suriyeli mülteciler konusu Türkiye gündeminde önemli bir yer oluşturmuş ve Türk medyasında kapsamlı olarak tartışılmıştır. Medyada göçmenler ve mülteci temsilleri ile ilgili çalışmalar, onların medyada çoğunlukla olumsuz haberlere konu olduğunu ve genellikle suçlu, kurban ve tehdit gibi olumsuz temsillerle 'ötekiler' olarak sunulduğunu göstermektedir. Bu çalışmada, Türkiye'nin en yüksek baskı sayısına sahip 4 gazetesinde (Hürriyet, Sabah, Sözcü, Posta) Suriyeli mültecilerle ilgili yayınlanan haber metinleri incelenmiştir. Veri tabanı, Suriyelilerin ilk gelişinin başladığı Mart 2011-2012 ve Suriyelilerin toplumla birleştirilmesinin görece gerçekleştiği Mart 2016-2017 dönemleri arasındaki toplam 393 haber metinini içermektedir. Bu çalışmadıki amaç, Suriyeli mültecilerin haberlerde hangi konu alanları altında temsil ediklerini incelemek ve bu konu alanlarının sıklığının söylenen dönemlerde farklılık gösterip göstermediğini saptamaktır. Bu amaçla, haberleri incelerken bir Eleştirel Söylem Çözümlemesi yaklaşımı olan Söylem Tarihsel Yaklaşımın (Wodak ve Meyer, 2001) 'BİZ' 'ONLAR' temsilini incelemek için önerdiği stratejilerden biri olan 'kanıtlama stratejisi' kullanılmıştır. Kanıtlama stratejisi kapsamında veri tabanındaki konu alanları saptanmış ve çözümlenmiştir. Bulgular, belirtilen dönemlerde, Türkiye'deki Suriyeli mültecilerin 6 konu alanı ve 13 alt konu alanı altında konulaştırıldığını göstermiştir. Saptanan konu alanlarının sıklığını belirlemek için nitel veriler yüzdeliklerle ifade edilmiştir. Konu alanlarının sıklığının gazetelere ve dönemlere göre farklılıklar gösterdiği saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar ilk dönemde en sık konu alanlarının Mülteci Akışı (%26.51), Suriye'deki İç Savaş (%21.69), Yardım (%14.46), ikinci dönemde ise Yardım (%18.44), Toplumsal Tehdit/Zarar (%12.10), Suç (%12.10) ve Kurban (%10.37) olduğunu göstermiştir. Anahtar Sözcükler: Suriyeli mülteciler, Söylem Tarihsel Yaklaşım, konu alanı, haber metinleri söylemi

GöçmenlerHaber metinleriMedya+5
Özgül Başaran
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki blogların bilimsel metin türü açısından incelenmesi

Gelişen teknoloji ile birlikte iletişim biçimleri son 30 yılda birçok değişikliğe uğramış, insanlar bilgileri daha hızlı üretme ve paylaşma imkanı bulmuşlardır. Çağımızın en önemli gelişmelerinden olan internet, işitsel, görsel ve yazınsal içeriklerin daha geniş kitlelere kolay ulaşımına imkan sağlamaktadır. Araştırmacılar ve öğrenciler tarafından, eğitim ya da farklı amaçlarla birçok bilgi internet kanalı ile paylaşılmaktadır. Özellikle akademik bilgi paylaşma araçlarından olan blogların kullanımı 2000'li yıllardan itibaren artarak devam etmiştir. Bilimsel içerikli blogların özellikleri ve akademiye uygunluğu sorusu bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu araştırmada Türkçe blogların bilimsel metin türüne uygunluğunun ortaya çıkarılması için blog ortamı (blogalan) taranarak toplamda bir veri tabanı oluşturulmuştur ve metinler, metin türü ve tür çözümlemesine ilişkin alanyazında öne çıkan araştırmacıların kuramları göz önüne alınarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda Türkçe bilimsel içerikli bloglara ilişkin, yapısal özellikler açısından benzerlik oranı yüzdesinin düşük olduğu, ancak birçok dilbilimsel göstergenin %47'lik bir oranla bilimsel metin özellikleri gösterdiği görülmüştür.

Bilimsel metinBlogDil bilgisi+6
Hamza Çınar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede dilbilgiselleştirme: Bilişsel dilbilgisi çerçevesinde bir inceleme

Hint-Avrupa dilciliğinde dil değişimleri önemli bir yer tutmaktaydı ve bu gelenek içinde bugün dilbilgiselleşme olarak adlandırdığımız olgular da ele alınmaktaydı. Dil değişimi araştırmalarıyla başlayan çalışmalar Meillet'in dilbilgiselleşme terimi kullanmasıyla birlikte yeni bir yön kazanmıştır.20. Yüzyıl boyunca inişli çıkışlı bir süreç izlese de 1970'lerde Givon ve 1980'lerde Lehmann'ın çalışmaları dilbilgiselleşmeyi popülerleştirmiştir. Bu bağlamda çalışmamızın amacı Türkçedeki dilbilgiselleşme olgularını güdülenmelerini ve bilişsel yönlerini de açıklayacak kuramsal bir çözümleme modeli geliştirmek ve bu olguları bu modele göre incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, dilbilgiselleşme olgularını bütüncül bir yaklaşımla ve kuram temelli bir şekilde açıklayabilecek ve görselleştirebilecek bir çözümleme modeli geliştirmek mümkün müdür? ve Türkçedeki dilbilgiselleşme olgularında belli bir örüntü saptanabilir mi? şeklindeki iki araştırma sorusunu yanıtlamak için dilbilgiselleşme olgusu kapsamlı bir şekilde tanımlamıştır. Dilbilgiselleşme, bir iletişim gereksiniminden kaynaklanan söylemedimbilim ve biliş kaynaklı güdülenmelerle dilbilgisel işlev taşımayan bir dilsel birimin, anlamsal ağartma, yayılım, ulamsızlaşma ve aşınım gibi altsüreçlerden geçerek, dilbilgisel işlev taşımaya başladığı ya da düşük derecede bir dilbilgisel v işlevi olan bir birimin daha yüksek bir dilbilgisel işlev taşımaya başladığı süreç olarak tanımladığımız dilbilgiselleşmeyi incelemek için 1990'larda dilbilim alanında yaygınlaşmaya başlayan ve dilbilgiselleşme sürecinin ele alınmasında kullanılan Bilişsel Dilbilgisi çerçevesinde düzdeğişmece ve eğretileme süreçlerini de içeren bir çözümleme modeli geliştirilmiştir. Dilbilgiselleşme olgusunu güdülenmeleri, eğretileme ve düzdeğişmece süreçleri, yani bilişsel yönü ve farklı aktarım düzlemleriyle birlikte bütüncül bir şekilde açıklayan ve görselleştiren bu çözümleme modeli Türkçe olgular üzerinde sınanmış ve bu olgularda düzdeğişmecenin daha temel bir süreç olarak işlediği, kaynak birimlerle hedef birimler arasında bir aykırılık eğilimi olduğu ve dilbilgiselleşme olgularının söylem temelli güdülenmeleredayandığı saptanmıştır.

Bilişsel dil bilimDil bilgisiTürkçe
Mübeccel Çubukçuoğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Bilimsel makale özetlerinde üstsöylem belirleyicilerinin incelenmesi

Makale özetlerinin temel amacı okurları makaleyi okumaya ikna etmektir ve yazarlar bu amacı gerçekleştirmek için özetlerinde bazı stratejiler kullanmaktadırlar. Bu stratejiler önermesel bilgiye herhangi bir ekleme yapmadan metinsel kaynaklarla okurlara rehberlik etmek, metnin bölümlerini göstermek, metiniçi tutarlılığı sağlamak, bilgiyi ayrıntılandırmak; kişilerarası kaynaklarla yazarın önerme içeriğine bakış açısını yansıtmak, kendini metin içinde açıkça kodlamak, okurlarını söylem katılımcısı olarak metne dahil etmek gibi amaçlarla gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmanın amacı fen ve sosyal bilimlerdeki makale özetlerinde kullanılan üstsöylem belirleyicilerini incelemektir. Fen bilimlerinden biyoloji, fizik, kimya, matematik; sosyal bilimlerden dilbilim, felsefe, psikoloji ve tarih makale özetleri çalışmanın veritabanını oluşturmaktadır. Çalışmada fen ve sosyal alanlardan toplam 289 makale özeti elde edilmiştir. Elde edilen veriler, Hyland (2005)'ın üstsöylem modeline göre incelenmiştir. Yapılan incelemede sosyal bilimlerdeki makale özetlerinin fen bilimlerine göre daha yoğun ve çeşitli üstsöylem belirleyicisi kullandığı, fen bilimlerindeki makale özetlerinin bilgi odaklı etkileşimli üstsöylemi sosyal bilimlere daha fazla kullandığı, sosyal bilimlerin alıcı odaklı etkileşimli üstsöylem belirleyicilerini fen bilimlerine göre daha fazla kullandığı, fen ve sosyal bilimlerde üstsöylem belirleyicilerinin kullanımında birtakım uzlaşımların yanısıra farklılıkların da görüldüğü belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Üstsöylem, Makale özeti, Fen bilimleri, Sosyal bilimler, Etkileşim.

Bilgilendirici metinBilimsel araştırmalarBilimsel metin+7
Ekin Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00