Dokuz Eylül University
Discipline

Grafik Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Altın Oran'ın kaynakları ve sanata yansıması

Altın Oran'ın geçmişi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Sanat alanında geçmiştengünümüze birçok oran sistemi kullanılmıştır. Ancak Altın Oran diğer oran sistemlerine göre,özellikle de plastik sanatlarda çok uzun yıllar kullanılmıştır. 19. Yüzyılın başlarında,matematik alanında irrasyonel sayıların irdelenmesiyle Altın Oran tekrar ilgi odağı olmuştur.Altın Oran'ın bu kadar çok tartışma yaratmasının sebebi, kaynağının doğada da yeralmasıdır. Doğada birçok bitkinin yaprak diziliminde, gelişiminde, hayvanların anatomikyapısında, insan anatomisinde, Altın Oran sayısı 1,618... sayısı, oran olarak karşımızaçıkmaktadır.Altın Oran'ın sanat eserlerinde kullanılması ise, Mısır sanatı kadar eskidir. Dünyanınyedi harikasından biri olan Piramitlerde ve Mısır mimarisinde kullanılmıştır. YunanSanatında, Altın Oran birçok sanat eserinde karşımıza çıkmaktadır. Yunan heykellerinde,vazolarında ve mimarisinde Altın Oran ile karşılaşmaktayız. Yunan heykeltıraş Phidias'ın tambir Altın Oran uygulayıcısı olması ve yarattığı tüm eserlerde bu oran sistemine yer vermesi,1,618 sayısının isminin, ilk iki harfi olan Yunan alfabesindeki Phi (Fi) harfiyle anılmasınasebep olmuştur.Rönesans'ta sanatçılar bu oran sistemini eserlerinde kullanmak için adetayarışmışlardır. Luca Pacioli'nin ?De Divine Proportion? (İlahi Oran ) adlı eserinde AltınOran'ı anlatması ve Leonardo Da Vinci'nin kitabın resimlerini çizmesiyle, Altın OranRönesans'ta en muhteşem dönemini yaşamıştır.Altın Oran ayrıca Rönesans'tan Modern döneme kadar geçen, tarihi süreç içerisinde dekullanılmıştır. Roman döneminde; Gotik Katedrallerin, cephe düzeninde görülmektedir.Modern dönemde Le Courbusier, gelişen modern sistem ve endüstrileşmeye göre AltınOran'ı kendi yaratmış olduğu oran sistemi Modüler'e uyarlamıştır. Günümüz endüstriyeltasarımında Altın Oran veya başka oran sistemleri kullanılmaktadır. Oran olmadan tasarımınolması mümkün değildir. İnsan anatomisinde göre tasarımı yapılan hemen her üründe, AltınOran'ın izlerine rastlamaktayız.

Nihal Tekkanat
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstrileşme sürecinde tasarım ve William Morris

Sanayi Devrimi 1760 ? 1860 yılları arasında ngiltere'nin zengin demir ocaklarına sahip olması nedeniyle bu ülkede baslamıstır. Buhar makinasının bulunmasıyla baslayan Sanayi Devriminin yaptıgı degisimler sanat alanında da etkili olmustur. Makinanın ön plana geçmesi sanat ve zaanatta'da degisiklikler yaratmıstır ve sanata verilen önem azalmıstır. Öyle ki Gotik üslupta villalar insa edilmis ve eskiye duyulan merak insanların kopya ürünleri almalarına sebep olmustur. Tüm bu kopyalar geleneksel tekniklerle degil fabrikasyon olarak yapılmıstır. Bu da ürünlerin ucuz ve herkesin ulasabilecegi bir halde olmasına sebep olmustur. Oysa ki sanat sadece görsel degildir aynı zamanda duygulara da hitap eder, sadece aklımızı degil sezgilerimizi de etkilemektedir. Bu da karsımızda ki biçimin geometrik olarak belirli bir uyum ve oranda olmasının yanında sanatçının duygularını da yansıtması geregini ortaya koymustur. Diger taraftan soyut sanat matematiksel degildir. Soyut sanat kurallar ve ölçülerle belirlenemez, duygusal bir biçim anlayısına dayanır ve John Ruskin ve William Morris gibi sanatçılar makinanin bu formları meydana getiremeyecegini düsünmektedir. Öte yandan makina günlük hayata girmis hayatı kolaylastırmıstır. Standart ürünlerin mükemmelligine inanan diger sanatçılar Morris gibi sanatçıları ütopik bulmaktadır. Bu sanatçılara göre makina üretiminin temelinde mükemmeliyet vardır. Morris'in amacı halk için halk sanatının olmasını saglamaktır Morris. Sanatla toplumun sosyal yapılarının arasındaki baga daha çok inanır ve Ruskin'in düsüncelerini gelistirerek bunların siyasal yasamda da gerçeklesmesi gerektigine inanmıstır.Aslında makinaya karsı gibi görünse de sonunda o da ılımlı bir hal almıstır. Makinanın insan zekasıyla denetlenebilecegini ve o zaman yarar saglanabilecegini son dönemlerinde dile getirmistir.Sanat ve sosyal hayat arasında iliskiyi modern anlamda kavrayıp teorik ve uygulamayla bir köprü olusturan bir sanatçıdır. Onun bütün bu düsünceleri kendinden sonra gelen bir çok sanatçıyı etkilerken, dünya sanatının dönümü kabul edilen modernizmin temelini olusturur. Birinci Dünya Savasının ardından bu tutum yerini makina ile daha ılımlı olmaya bırakmıstır. Tüm bu reformist hareketler daha sonra ortaya çıkacak olan Bauhaus Okuluna ortam hazırlamıstır. vi Morris ve arkadasları için makina ve onunla ilgili hersey lanetlenecek icatlarken, Walter Gropius ve arkadasları için makine ancak bir araçtır, ve ona karsı degil, onunla birlikte yeni adımlar atılmalıdır. Günümüzde oldukça hızlı gelisen teknolojiyle birlikte, tasarım sorunu güncel bir konu olmaya devam etmektedir ve bu yüzden geçmisteki problemlere bakarak günümüzdeki sorunlara daha dogru yaklasılacaktır.

Tuba Şükrüye Soner
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Çizgi romanda kahraman olgusu ve kimliklendirme göstergesi olarak kostüm

Çizgi roman karakterlerinin, özellikle de kahraman ve süper kahramanların kıyafetlerinin ne ifade ettiğine odaklanan bu çalışma, giyinilen kültürel kimlik göstergelerinin bir ifade aracı olarak nasıl kullanıldığını anlamaya çalışmaktadır. Konu sadece çizgi roman ve kostüm özelinde değil aynı zamanda giysilerin kimliklendirilmesinde başvurulan öğelerin ilişkileri ile de disiplinler arasıdır; çizgi roman (graphic novel/comics), kumaş, renk, kalıp, kesim gibi daha çok moda tasarıma (fashion design) ilişkin alanlar ile özellikle sembol, desen, doku gibi başlıklar üzerinden grafik tasarımı bir araya getirmektedir. Bu birleşim özellikle sinema uyarlamalarında gözlemlenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm "ÇİZGİ ROMAN'IN KISA TARİHİ ve GELİŞİM SÜRECİ" çizgi romanın tarihini, farklı zaman ve coğrafyalardaki evrimi ile Türkiye özelindeki sürecini incelemektedir. İkinci bölüm olan "Çizgi Romanda Kahraman ve Süper kahramanlık", kahraman ve süper kahramanlık olgusunu kültürel kimlik bağlamında analiz etmektedir. Üçüncü bölüm "Kimliklendirilmiş Bir Giysi Olarak Kostüm"de ise kültürel kimlik inşaasında kullanılan kodların giysilerdeki tezahürü incelenmekte; Hatice Gökçe'nin "The Leather Age / Anatolia ∞" projesi örneği ile de desteklenmektedir. Anahtar Kelimeler: çizgi roman, kültürel kimlik, süper kahraman, kostüm, tasarım

Giysi tasarımıGrafik romanGrafik sanatlar+6
Cüneyt Cansever
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İllüstrasyon sanatçısının toplumsal kimliği ve topluma etkileri

İnsanın temel arayışlarından biri olan varoluşunu anlamlandırmak; insanın kendisiyle birlikte yaşadığı çevreyi ve toplumu özümseyerek geliştirmesiyle sağlanmaktadır. Varlığını ve yaşadığı toplumu geliştirmek isteyen insanın; bu amaç doğrultusunda kullanacağı en etkili araçlardan biri, insanın dürüstlüğünü, özgürlüğünü ve yaratıcılığını ifade ettiği sanattır. Konuşmadan önce görmeyi öğrenen bireylerden oluşan toplum, şekillenip gelişirken; görsel kültürün en önemli parçalarından biri olan illüstrasyon sanatından faydalanmaktadır. Bu bağlamda illüstrasyon sanatçısına toplumu geliştirmek adına birtakım sorumluluklar yüklenmektedir. "İllüstrasyon Sanatçısının Toplumsal Kimliği ve Topluma Etkileri" başlıklı bu tez, tarih boyunca illüstrasyon sanatçısının yaşadığı çağın sosyokültürel, politik ve toplumsal durumlarına karşı sanatında edindiği tutumu ve bu tutumun yaşadığı toplumu nasıl etkilediğini araştırmaktadır.

Grafik sanatlarGrafik sanatçılarıKimlik+4
Sevda Kaçtı
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de karikatür, mizah ve sosyal medya ile mizahın değişimi

Ülkemizde karikatür üretimi 1870 yılında ilk karikatürün yayınlanmasından günümüze yayınlanma alanlarını genişleterek devam etmiştir. Karikatürün bir düşünceyi anlatmadaki ve okunmasındaki kolaylığı, toplumun ilgisini çekmiş; karikatür her zaman ilgiyle izlenen bir mizah türü olmuştur. Yakın zamana kadar, mizah dergileri ve gazeteler toplumun karikatürlere ulaşması için en yakın kaynakların başında gelmiştir. Yirminci Yüzyıl'ın son on yılından itibaren internetin kullanılmaya başlanmasıyla, insanların bilgiye erişmesi kolaylaşmış; daha geniş kitlelerin karikatürü yakından tanıma fırsatı doğmuştur. Günümüzde etkisini giderek arttıran, birçok insanın dahil olduğu ve etkin rol oynayabildiği internet, sağladığı imkanlarla insanlara bireysel ifade alanları yaratmıştır. Yirmi birinci yüzyılın başlarından itibaren ortaya çıkan sosyal medya uygulamalarıyla birlikte kullanıcıların kendi mizah içeriklerini oluşturdukları görülmüştür. Bu çalışmada, Türkiye'de mizahın ve özelde karikatürün tarihsel gelişimine değinilmiş, sosyal medyayla birlikte mizahın değişimi incelenmiştir.

Basın tarihiDergilerKarikatür+3
Hüseyin Soylu
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00