Dokuz Eylül University
Anabilim Dalı

Hareket ve Antrenman Bilimleri Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

73

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklara uygulanan motor destek programının kaba motor ve duyu motor beceriler üzerine etkisi

Bu çalışma, 4-6 yaş arası otizm spektrum bozukluğu tanısı almış çocuklara 12 hafta süre ile haftada 2 gün 40'ar dakika uygulanan motor destek programının otistik bozukluk indeksi, kaba motor ve duyu motor beceriler üzerine etkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmaya, deney grubunda 14, kontrol grubunda 14 öğrenci toplamda 28 OSB'li çocuk katılım sağlamıştır. Deney grubunda yer alan katılımcılara özel eğitim seanslarına ek olarak 12 hafta boyunca haftada 2 gün 40'ar dakika süre ile motor destek programı uygulanmıştır. Araştırmada, "Gilliam Otistik Bozukluk Derecelendirme Ölçeği-2-TV (GOBDÖ TV-2)", kaba motor becerilerin değerlendirmesi için Bruininks-Oseretsky Motor Yeterlilik 2 Testi Kısa Formu (BOT 2- KF), duyu motor becerilerin değerlendirilmesi için bakım veren duyu profili anketi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin elde edilen bulguları incelediğimizde, deney grubu otistik bozukluk indeksi toplam standart puan, iletişim becerileri, sosyal etkileşim ve stereotip davranış alt boyut ön test ve son test puanları arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı fark belirlenmiştir (p<0,05). BOT-2 kaba motor beceri ölçümleri ön ve son test değerlerinde olumlu yönde bir artış meydana gelmiştir. Duyu profili ölçek puanları değerlendirildiğinde ise; duyusal işleme görme, duyma, dokunma, vestibüler ve çoklu duyusal işlem alt maddelerinde pozitif yönde bir gelişme olduğu tespit edilmiştir. Duyu modülasyon alt maddeleri ön test ve son test değerleri arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Duygusal ve davranışsal cevaplar, tepki verme eşiği dışındaki tüm alt maddelerde anlamlı fark belirlenmiştir. Sonuç olarak; OSB'li çocuklara uygulanan motor destek programının otizme ilişkin semptomlar, kaba motor beceriler ve duyu motor beceriler üzerine olumlu yönde etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.

Gökçe Oktay
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

8-10 yaş arası çocuklarda bütünleştirici nöromüsküler egzersizlerin motor yeterlilik ve propriosepsiyona etkisinin incelenmes

Bu araştırmada çocukların mevcut okul müfredatında bulunan beden eğitimi derslerinin dışında kapsamlı, ucuz ve iyi hazırlanmış bir bütünleştirici nöromüsküler antrenmanın (BNA) çocukların kaba motor beceri yetilerinde ve proprioseptif duyu seviyelerinde ne gibi sonuçlar elde edileceğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Çalışmada, gerçek deneme deseni; ön test-son test kontrol gruplu model olarak uygulanmıştır. Bu çalışmada, 8 hafta boyunca BNA antrenmanlarına deney grubu (n=15) ile herhangi bir programına dahil edilmemiş olan kontrol grubu (n=15) araştırmaya katılmıştır. Katılımcılara uygulamaya başlamadan önce ve 8 hafta sonrasında kaba motor yeterliliklerini ölçmek için Bruininks Oseretsky Motor Yeterlilik Testi 2 Kısa Formu (BOT-2 KF) uygulanmıştır. Katılımcılara ayrıca uygulama öncesi ve sonrasında eklem pozisyon hissi tekniği ile propriosepsiyon ve TOGU Challenge Disk cihazı ile denge testleri yapılmıştır. Uygulama sonrasında katılımcılardan elde edilen bulgular SPSS 25 paket program aracılığıyla test edilmiştir. Elde edilen bulgularda kontrol ve deney gruplarının BOT 2 grup içi ön-son test değerleri karşılaştırıldığında deney grubunun Denge 2, Hız-Çeviklik 1, Hız-Çeviklik 2, Denge 2, Kuvvet 1, Kuvvet 2 ve BOT-2 Toplam değişkenleri kapsamında son test değerlerinin ön test değerlerine göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubu incelendiğinde diğer değişkenler kapsamında bir farklılığa rastlanmazken sadece BOT-2 toplam ön-son test değerlerinde farklılık bulunmuştur. Deney ve kontrol grubu arasındaki proprioseptif duyu kayıplarının değerlendirilmesinde grup içi ön ve son test propriosepsiyon kayıpları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır. Aynı zamanda deney grubunun ön ve son test TOGU denge değerleri farklılıkları incelendiğinde bütün TOGU denge değerlerinin istatistiksel açıdan anlamlı olarak farklılaştığı bulunmuştur. Sonuç olarak 8- 9 yaş aralığında okul çağındaki çocuklar üzerinde uyguladığımız 8 haftalık BNA programının denge, hız çeviklik, kuvvet ve genel motor beceri parametrelerine olumlu yönde etki ettiği gözlemlenmiştir. Bu veriler, zaman açısından verimli, ucuz ve yeterli bir BNA programının ilkokul beden eğitimine dahil edilmesinin potansiyel değerini göstermektedir.

Şeyma Öznur Gökşin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Bilişsel antrenmanın futbolda dar alan oyunlarına etkisi

Bu doktora çalışmasının temel amacı, bilişsel antrenmanın 16-19 yaş aralığındaki futbolcuların dar alan oyunları üzerindeki performanslarına etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemektir. Çalışma, deneysel bir araştırma yöntemi kullanılarak tasarlanmış olup, futbolcular altı haftalık bir süreç boyunca haftada iki kez bilişsel antrenman uygulamalarına katılmıştır. Her antrenman seansı 10 dakika sürmüş ve sporcuların dikkat, odaklanma, karar verme ve hızlı reaksiyon geliştirme becerilerini artırmayı hedeflemiştir. Bu uygulamalarda, Senaptec bilişsel antrenman gözlükleri kullanılarak sporculara görsel ve algısal uyaranlar sunulmuş; böylece bilişsel performansları geliştirilmiştir. Bu özel gözlükler, sporcuların bilişsel yükünü artırarak daha hızlı ve doğru kararlar almasını sağlamaya yönelik bir antrenman aracı olarak kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, futbolcuların reaksiyon süreleri, topla temas sayıları, pas isabet oranları ve çeşitli teknik parametreler detaylı bir şekilde ölçülerek analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, bilişsel antrenmanın sporcuların performans parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı gelişmelere yol açtığını ortaya koymaktadır. Örneğin, reaksiyon sürelerinde %15 oranında bir iyileşme sağlanmış olup (p<0.05), pas isabet oranında %12'lik anlamlı bir artış gözlemlenmiştir (p<0.01). Bu istatistiksel gelişmeler, bilişsel antrenmanın özellikle pas başarısı gibi teknik beceriler üzerinde olumlu etkilerini gözler önüne sermektedir. Ayrıca, bilişsel antrenman uygulayan grubun topla temas sayısında %10'luk bir artış (p<0.05) elde edilmiş, bu da futbolcuların oyun içerisindeki aktif katılım düzeylerini yükselttiğini göstermektedir. Tüm bu bulgular, bilişsel antrenmanın futbolcuların hem teknik hem de zihinsel becerilerini geliştirme potansiyelini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, araştırma bulguları doğrultusunda futbol antrenman programlarına bilişsel antrenman uygulamalarının entegrasyonunun, sporcuların performansını optimize etmede etkili bir araç olabileceği öne sürülmüştür. Özellikle dar alan oyunlarında oyuncuların dikkat, hızlı karar alma ve etkili tepki verme yetilerini artırma potansiyeline sahip olan bu tür antrenmanların, oyun performansını ve takımın genel başarısını artırmada değerli bir katkı sağlayabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çalışma, antrenman programlarında bilişsel antrenmanın önemli bir yer tutabileceğini ve genç futbolcuların gelişimine katkıda bulunabileceğini göstermektedir.

Dolunay Saray
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dünya'da önde gelen futbol kulüplerinin altyapı modellerinin incelenmesi ve Türkiye'deki altyapı anlayışının karşılaştırmalı analizi

Bu çalışma, dünya genelinde başarılı altyapı sistemlerine sahip futbol kulüplerinin modellerini inceleyerek, Türkiye'deki altyapı yapılarıyla karşılaştırmalı bir analiz sunmayı amaçlamaktadır. Araştırmada, Türk futbolunda altyapıdan yeterli sayıda profesyonel oyuncu yetiştirilememesinin nedenleri ele alınmış, mevcut uygulamalar değerlendirilmiş ve sürdürülebilir bir altyapı modeli için öneriler geliştirilmiştir. Bu doğrultuda, Türk ve yabancı futbol kulüplerinin altyapı sistemleri; spor yönetimi, eğitim yaklaşımları, tesisleşme süreçleri, yetenek belirleme yöntemleri ve kulüp yönetim felsefesi gibi boyutlarda kapsamlı bir şekilde analiz edilmiştir. Araştırma, nitel yöntemler temelinde yürütülmüş ve veri toplama araçları olarak derinlemesine mülakatlar, odak grupları ve doküman analizi kullanılmıştır. Tematik kodlama yöntemiyle analiz edilen veriler, başarılı altyapı sistemlerinin temel dinamiklerini ortaya koymuştur. Örneklem, FIFA'ya bağlı UEFA ve CONMEBOL bölgelerindeki başarılı gençlik futbol akademilerini ve Türkiye Süper Lig kulüplerinin gençlik gelişim programlarını kapsamaktadır. Amaçlı ve kolayda örnekleme teknikleri ile çalışmanın hedeflerine uygun ve erişilebilir paydaşlar seçilmiştir. Bulgular, altyapıların başarısında yönetişim yapıları, altyapı yatırımları, eğitim programlarının kalitesi ve yetenek geliştirme stratejilerinin belirleyici olduğunu göstermektedir. Türk kulüplerinde yönetişim ve organizasyon yapılarının güçlendirilmesi, sistematik yetenek belirleme süreçleri oluşturulması ve altyapıya ayrılan kaynakların artırılması gerektiği tespit edilmiştir. Uluslararası başarılı kulüplerin stratejileri, Türk futbolu için uygulanabilir örnekler sunmaktadır. Sonuç olarak, Türk futbol altyapısının geliştirilmesi için somut çözüm önerileri sunulmuş ve sürdürülebilir bir altyapı modeli oluşturulması hedeflenmiştir. Bu öneriler, altyapı eğitiminin kalitesinin artırılması, kurumsal destek sağlanması ve stratejik planlamaya önem verilmesi gerekliliğini vurgulamaktadır. Çalışma, Türk futbolunun daha rekabetçi bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır.

Hakan Ünal
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Amatör futbol, voleybol ve tenis sporu yapan sporcularda motor ve duyu sinir iletim hızlarının karşılaştırması

Sinir ileti hızı, sporcuların reaksiyon süresi ve koordinasyonu üzerinde belirleyici bir faktördür. Bu çalışma, amatör futbol (FG), voleybol (VG) ve tenis (TG) sporcularında motor ve duysal sinir ileti hızlarını inceleyerek sporun sinir sistemi üzerindeki etkilerini araştırmaktadır. Çalışma, futbol (FG, n=16), voleybol (VG, n=16), tenis (TG, n=16) ve kontrol (KG, n=16) olmak üzere dört grupta 64 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Elektromiyografi (EMG) ile dominant ve non-dominant tarafların ulnar duysal, median motor, tibial motor ve sural duysal sinir ileti hızları ölçülmüştür. İstatistiksel analizler IBM SPSS 29.0 programı ile yapılmış, normallik Shapiro-Wilk testi ile değerlendirilmiş, parametrik ve non-parametrik testler kullanılmıştır. p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. VG'nin boy ortalaması diğerlerinden yüksek bulunmuştur (p<0.05). TG'nin BKİ değeri FG'den yüksekken (p<0.05), yaş ve kilo açısından fark yoktur (p>0.05). FG, VG ve TG'nin ulnar duysal sinir ileti hızları KG'den anlamlı derecede yüksektir (p<0.05). Median motor sinir ileti hızında gruplar arasında fark saptanmamıştır (p>0.05). TG'nin sağ tibial motor sinir ileti hızı VG'den yüksektir (p=0.011). Sural duysal sinir ileti hızları açısından gruplar arasında fark yoktur (p>0.05). Kadınların sol sural duysal sinir ileti hızı erkeklerden yüksektir (p=0.010), ancak diğer sinirlerde cinsiyet farkı bulunmamıştır (p>0.05). Grup içi karşılaştırmalarda FG ve TG'de sağ tibial sinir ileti hızı, sola kıyasla daha yüksektir (p<0.05). Ayrıca FG, VG ve TG'nin sağ ulnar duysal sinir ileti hızları sola göre daha yüksektir (p<0.05). Sonuç olarak, tüm spor gruplarında ulnar duysal sinir ileti hızlarının KG'den yüksek olması, sporun sinir sistemine nörolojik adaptasyon sağladığını göstermektedir. Ayrıca, dominant taraf avantajlı bulunmuştur. Cinsiyet sinir ileti hızında belirgin fark yaratmamıştır. Bu bulgular, spor ve sinir sistemi arasındaki ilişkiye dair bilimsel veriler sunmakta ve antrenman planlamalarına katkı sağlayabilecek potansiyel nörofizyolojik etkileri göstermektedir.

Umut Paksoy
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yüzücülerde kan akışı kısıtlama antrenmanlarının yüzme performansına etkisi

Pratik kan akımı kısıtlaması (pKAK), uzuvdaki kan akımının bilinçli olarak azaltılması işlemidir. Literatürde pKAK antrenmanları ile performans artışı gösterilmiştir. Çalışmanın amacı; yüzücülerin antrenman programının ısınma bölümüne 8 hafta süresince eklenen pKAK uygulamasının performans parametrelerinde meydana getirdiği değişimleri araştırmaktır. Çalışmaya 36-51 yaş arası 54 master erkek yüzücü katılmıştır. Katılımcılar rastlantısal olarak 27'şer kişiden oluşan çalışma (pKAK) ve kontrol grubuna ayrılmıştır. Katılımcıların yaş, boy, kilo, uyluk deri kıvrım kalınlığı ve uyluk çevresi ölçümleri alınmış; 50 m. serbest ayak, 100 m. serbest stil yüzme süresi ve 12 dk. Cooper yüzme testi performans ölçümleri yapılmıştır. Aynı antrenman programını uygulayan gruplardan, çalışma grubuna ısınmada 20 dakika pKAK, her iki uyluğun proksimal kısmına elastik bant 10 cm genişliğinde sarılarak, vizüel ağrı skalası (VAS) skoru 7/10 basınç düzeyinde uygulanmıştır. İstatiksel analizde SPSS 29 programı kullanılmış, gruplar kendi içinde Wilcoxon işaretli-sıralar, birbirleri ile Mann Whitney U testi kullanılarak (p < 0,05) karşılaştırılmıştır. Ön test-son test arasındaki değişim oranı ∆ %= [(Öntest - Sontest)/Öntest] x 100 formülüyle hesaplanmıştır. Çalışma sonuçları ile yapılan G-Power analizi sonucunda Cohen d değeri (effect size:1.0) hesaplanmış, çalışmanın gücü 0,94 olarak bulunmuştur. Çalışmada 50 m. ayak ön-son (pKAK 72,26±18,58 - 70,38±17,01 sn.), (kontrol 71,13±15,78 -70,45±15,19 sn.); 100 m. serbest ön-son (pKAK 73,89±6,59 -72,34±6,43 sn.), (kontrol 77,31±7,87-76,47±6,87 sn.); Cooper ön-son (pKAK 537,96±69,11-558,33±74,67 m.), (kontrol 527,59±66,56-529,25±78,61 m.) bulunmuştur. pKAK grubunda; her üç testte ön test-son test anlamlı gelişim göstermiştir. pKAK ve kontrol grubunun 50 m. serbest ayak ve Cooper ön test-ön test, son test-son test karşılaştırmaları istatistiki anlamlı fark göstermemiştir. 100 m. serbest stil yüzmede ön test-ön test farksız, son test-son test anlamlı farklı bulunmuştur. Sonuç olarak; haftada iki gün, 7/10 sıkılık seviyesinde ısınmada 20 dk. uygulanan pKAK master yüzücülerin 50 m. serbest ayak, Cooper derecelerini grup içinde, 100 m. serbest stil derecesini grup içinde ve kontrole göre anlamlı düzeyde artırmıştır. Yüzme antrenmanlarında pKAK yöntemlerinin kullanılmasını öneriyoruz. Anahtar kelimeler: Kan Akımı Kısıtlaması (KAK), Yüzme, Performans, Master Yüzücü, Antrenman

Meltem Özağır
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ayak tabanı masaj uygulamalarının yorgunluk sonrası patlayıcı kuvvet üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı 4 hafta uygulanan ayak tabanı masaj uygulamalarının öğrencilerin yorgunluk sonrası patlayıcı kuvvetine etkisini incelemektir. Çalışma deneysel araştırma olarak planlanmış, katılımcıların uygulama ön- son test ölçümleri alınmıştır. Uygulama gruplarında her biri 10dk süren ilk hafta bir kez, kalan 3 haftada 2 kez, toplam 7 defa ayak tabanı masaj uygulamaları yapılmıştır. Kontrol grubuna uygulama yapılmamıştır. Katılımcıların hepsinin boy, kilo, ayak baş parmak kuvveti, ayak bileği eklem hareket açıklığı, nabız, laktat değerleri belirlenmiştir. Yorgunluk 20m mekik koşusuyla sağlanmış; dikey sıçrama ve ayak reaksiyonu ölçümleri yapılmıştır. Araştırmanın analizinde, tanımlayıcı istatistikler, one way anova, tekrarlı ölçümlerde iki yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Verilerin homojen dağılma durumuna göre post hoc testi olarak Tukey ve Tamhane's T2 testleri kullanılmıştır. Çalışmanın bulgularında DF, ABK ve ön test koşu öncesi nabız değerlerinde gruplar arasındaki fark anlamlıdır (p<0.05). Nelson ayak reaksiyon testinde gruplar arasında hem ön testte hem de son testte anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>0.05). Son testte grup içi eller belde dikey sıçrama sonuçlarında zamana göre değişim anlamlı olup, RG ve MT gruplarında masajdan hemen sonra ve masajdan 10dakika sonra dikey sıçrama değerleri anlamlı şekilde yükselmiştir. Koşu sonrası kollar serbest dikey sıçrama değerlerinde hem grup içi değerlerde hem de gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). Sonuç olarak, koşudan sonraki süreçte ayak tabanına masaj uygulaması yapılan her iki gruptada yapılan uygulamalar ile akut etki görülmemekle beraber 4 haftalık uygulama sonucunda yorgunluk sonrasında dikey sıçrama mesafesi de artış göstermiştir. Ayak reaksiyonunda ise bu zaman dilimlerinde farklılık oluşmamıştır.

Fadile Çidem
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ağır basketbol topu ile oluşturulan basketbol antrenman protokolünün sürat ve çeviklik parametrelerine etkilerinin incelenmesi

daha sonra doldurulacaktır

NBA
Aydıner Attila
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizmli bireylere hareket eğitimi veren beden eğitimi öğretmenlerinin yaşadıkları problemler ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın amacı, otizmli bireyler ile çalışan beden eğitimi öğretmenlerinin çalışma alanında ve çalışma sürecinde yaşadıkları sorunları saptamaktır. Araştırma, beden eğitimi öğretmenlerinin öznel düşüncelerini kapsamaktadır. Otizm tanısı almış birey ile çalışmanın getirmiş olabileceği zorluklar ve bu zorluklar ile mücadelede nasıl yöntemler kullanıldığına dair cevaplar aranmaktadır. Beden eğitimi öğretmenlerinin problemlere karşı çözüm önerileri sunmaları beklenmektedir. Araştırma İstanbul ilindeki 20 beden eğitimi öğretmeninin gönüllü katılımı ile sağlanmıştır. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemi ve yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutu, yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilen verilerin betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmesini ve yorumlanmasını içermektedir. Çalışmada sorulan 14 sorunun her bir cevabı için kategoriler oluşturulmuştur. Soruların cevapları toplam 33 kategoride analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda otizmli bireylere hareket eğitimi veren beden eğitimi öğretmenlerinin hedef programlarını uygulamada yaşadıkları zorluklar, yaşadıkları sorunlara karşı yaklaşımları ve kullandıkları öğretim modelleri gibi ders gidişatını etkileyen faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca ailenin eğitimci üzerindeki etkisi, maddi olanaklar ve psikolojik faktörlerin belirlenmesi esas olarak alınmıştır.

Beden eğitimiOtistik bozukluklarOtizm spektrum bozukluğu+3
Nuran Anlagan
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balistik antrenman yönteminin atletlerin bazı motorik özelliklerine etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı disk atıcı atletlerde 6 haftalık balistik kuvvet antrenmanlarının performans parametreleri olan sürat, çeviklik, patlayıcı kuvvet ve disk atma özelliklerine olan etkisini incelemektir. Araştırma grubu Filistin Atletizm Federasyonu'nda kayıtlı olan aktif disk atma sporu yapan 20 kişiden oluşmuştur. Gruplar rastgele dağılım ile 10 deney, 10 kontrol grubu şeklinde ikiye ayrılmıştır. Araştırmaya dahil olan atletlere 30 Metre Sürat testi, T Çeviklik testi, Durarak Uzun Atlama testi ve Disk Fırlatma testi 6 haftalık balistik kuvvet antrenmanları öncesinde ve sonrasında ikişer tekrarla 2 kez uygulanmıştır. Veri dağılımının analizi için Shapiro-Wilk normallik analizi kullanıldı. Normal dağıldığı görülen verilerin grup içinde ön test ve son test ölçümleri arasındaki istatistiksel farklılığın belirlenmesi adına Paired T Testi kullanıldı. Analizlerde istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edildi. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında araştırmaya dahil olan atletlerin deney grubu boy ortalamaları 176,5±2,12 kontrol grubunda ise boy ortalamaları 177,1±4,20 deney grubu vücut ağırlığı ortalamaları 91,3±2,86 kontrol grubu vücut ağırlığı ortalamaları 91,1±2,80 kilogram olarak bulunmuştur. Deney grubunun verilerine bakıldığında patlayıcı kuvvet parametresi ve disk atma parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Kontrol grubuna bakıldığında ise patlayıcı kuvvet parametresinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (p<0,05). Gruplar arasında yapılan karşılaştırmada ise disk atma parametresinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmuştur. Sonuç olarak disk atıcı atletlerde balistik antrenmanlarının fiziksel performans parametrelerini olumlu yönde etkilediği ortaya çıkmıştır.

AntrenmanAtletizmBalistik+7
Anan Haj
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Amatör futbolcuların statik ve dinamik denge düzeylerinin pas ve şut özellikleri üzerine etkileri

Özet Amatör Futbolcuların Statik ve Dinamik Denge Düzeylerinin Pas ve Şut Özellikleri Üzerine Etkileri Futbol müsabakası sırasında performansı etkileyen kuvvet, sürat ve dayanıklılık özelliği dışında denge yetisi maç sonucunu etkileyebilecek bir değişken konumundadır. Bu öneminden farklı olarak birçok araştırmada denge düzeylerinin sıklıkla koruyucu etkileri üzerinde durulmakta fakat branşa özgü beceriler üzerine etkilerine yönelik çok kısıtlı sayıda çalışma yer almaktadır. Bueksikliği kapatmaya yönelik bu çalışmanın temel amacı; amatör futbolcuların statik ve dinamik denge düzeyleri ile futbola özgü pas ve şut teknik becerileri arasındaki olası ilişkilerin belirlenmesidir. Çalışmaya İzmir amatör liginde oynayan 18-30 yaş aralığında 18 sporcu dahil edildi (yaş: 19.94±1.98 yıl, boy uzunluğu: 181.22±7.45 cm, vücut kütlesi: 70.60±6.88 kg, vücut yağ oranı: 9.72±3.59). Denge ölçümleri Tecnobody denge ölçüm cihazında; statik ve dinamik uygulamalar şeklinde değerlendirildi (gözler açık-kapalı, çift ayak ve tek ayak). Loughborough pas ve şut testleri ile de pas ve şut atma düzeyleri belirlendi. Genel anlamda statik ve dinamik gözler kapalı ve açık denge düzeylerinin Loughborough pas ve şut testi ile ilişkili olmadığı gözlemlendi(p>0.05). Ayrıca çift ayak gözler açık, sağ ayak gözler açık ve çift ayak gözler kapalı gerçekleştirilen statik denge ölçümlerinden; Anterior-Posterior Hız Değişimi (AP Hız), Medial-Lateral Hız Değişimi (ML Hız) ve Perimeter (çevre) değişkenleri ile sol ayak şut performanslarında bu değerleri iyi ve kötü düzeyde olan oyuncular arasında anlamlı farklılıklar gözlemlendi (p<0.05). Bunlarla birlikte sağ ayak dinamik denge değişkenlerinden Anterior-Posterior Standart Sapma (APSS)düzeyleri daha iyi olan oyuncuların sol ayak şut atma düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlendi (p<0.05). Sporcuların denge düzeylerine göre iyi ve kötü düzeylerdekiler olarak değerlendirildiği denge değişkenleri ile pas ve şut becerilerini gerçekleştirme düzeyleri arasında anlamlı bir sonuç belirlenmedi (p>0.05). Bu sonuçlara göre, amatör futbolcularda denge düzeyleri ile futbola özgü pas ve şut becerilerini uygulama düzeyleri arasındagenel olarak anlamlı bir ilişkinin olmadığı söylenebilir. Fakat non-dominant ayakla atılan şutlar ile destek ayağının denge düzeyleri iyi ve kötü olan sporculararasında belirlenen farklılıklar yüzünden bu konuya yönelik daha farklı protokoller ile daha ayrıntılı sonuçlar sağlayabilir. Key Words: Ferula rigidula, Umbelliferae, Turkey, morphology, anatomy

DengeFutbolFutbolcular+5
Şahin Özyayla
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rüzgar sörfçülerinde denge, kuvvet parametreleri ve bilişsel düzeyleri: Profesyonel ve rekreasyonel katılımcılar üzerine bir inceleme

Bu araştırmada, rüzgar sörfü sporunu yapan profesyonel ve rekreasyonel sörfçülerin denge, kuvvet parametreleri ile bilişsel düzeyleri arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu ana amaçla birlikte çalışmamızda rüzgar sörfü yapan katılımcıların denge ve kuvvet parametrelerindeki değişimler, kaygı durumu, stres altında karar verme yetisi gibi bilişsel düzeylerini etkileyen faktörler incelenmiştir. Aynı zamanda, profesyonel sörfçüler ile rekreasyonel sörfçülerin denge ve kuvvet parametreleri arasında ortaya çıkan farklılıklar araştırılmıştır. Çalışma, rüzgar sörfü sporunu yapan iki ayrı grubun incelendiği deneysel bir çalışma olmuştur. Katılımcılara vücut yağ oranı, statik kuvvet ölçümü ve statik-dinamik postürografi ile determinasyon testi ve zihinsel dayanıklılık ölçeği uygulanmıştır. Profesyonel grubun (n: 19) yaş ortalaması 22,63 ± 9,94 yıl iken, rekreasyonel grubun (n:18) yaş ortalaması 27,27 ± 6,93 yıl olarak saptanmıştır. Sörf deneyimi açısından bakıldığında, profesyonel grup ortalaması 4,94 ± 4,67 yıl rekreasyonel grup ortalaması 4,88 ± 6,15 yıl olarak bulunmuştur. Her iki sporcu grubu arasında dinamik denge ölçüm parametrelerinde anlamlı farklılık bulunurken (p≤0,05), statik denge parametrelerinde anlamlı farka rastlanmamıştır (p>0,05). Katılımcıların dinamik proprioseptif denge değerlerinin karşılaştırılması sonucunda profesyonel sporcuların ortalama değerleri düşük (38,63 ± 8,69), rekreasyonel sporcuların ortalama değerleri yüksek (53,33 ± 13,80) olarak bulunmuştur. Bu verilerden dolayı profesyonel sporcular lehine anlamlı farklılık saptanmıştır (p≤0,05). Zihinsel dayanıklılık testi sonuçlarına göre, devamlılık boyutunda rekreasyonel sörfçüler lehine anlamlı farklılıklar saptanırken, güven ve kontrol boyutlarında herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. Determinasyon testleri sonuçlarına göre de herhangi bir anlamlı fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Rüzgar sörfü, dinamik ve statik denge, zihinsel dayanıklılık.

BilişDengeKas kuvveti+7
Sedat Yurtseven
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının 12-14 yaş arası basketbolcularda denge çeviklik ve dikey sıçrama performansı üzerine etkilerinin araştırılması

Çalışmamızın amacı; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanlarının, 12-14 yaş grubu basketbolcularda denge, çeviklik ve dikey sıçrama performansları üzerine olan etkilerinin araştırılmasıydı. Çalışmamıza yaş ortalaması 13 olan, 26 erkek gönüllü basketbol oyuncusu, en az 1 yıl haftanın 3 günü, her birim antrenman yaklaşık 90 dakika olacak şekilde basketbol antrenmanı yapıyor olmak ön koşulu ile çalışmamıza dahil olmuştu. Araştırmamıza katılan sporcular kontrol grubu (n=13) ve deney grubu (n=13) olmak üzere randomize şekilde 2'ye ayrıldı. Deney grubundaki sporcular haftalık 3 gün olan rutin basketbol antrenmanlarına ek, 8 hafta haftada 3 gün süspansiyon kuvvet antrenmanları uyguladı. Kontrol grubu ise haftada 3 gün olan basketbol antrenmanlarına devam etmiş ve bunun dışında ilave antrenman uygulamadı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri çalışmanın başında, ön test (T1) ve son test (T2) olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS versiyon 18.0 kullanıldı. Kontrol ve deney grubu arasında, istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar olup olmadığını tespit etmek için, normal dağılıma uyan değişkenler için, bağımsız örneklem t-testi ve normal dağılıma uymayan değişkenler için Mann-Whitney U testleri kullanıldı. Kontrol ve deney gruplarına uygulanan testler arasında farklılık olup olmadığını belirlemek için ise normal dağılım gösteren değişkenler için, eşleştirilmiş t-testi, normal dağılım göstermeyen değişkenler için Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanıldı. Eşleştirilmiş t-testinde varyans homojenliği Levene Testi ile sınandı. Varyans homojenliğinin sağlanmadığı durumlarda Welch düzeltmeli t-testi uygulandı ve çıkan sonuçlar bu değerlere göre yorumlandı, p<0.01 ile p<0.05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmamızda uygulanan testler sonucunda katılımcıların antrenman yaşı, boy, vücut kütlesi, vücut kütle indeksi, sağ ve sol bacak uzunluğu ölçümlerinde anlamlı farklılıklar görülmedi (p>0.05). 8 hafta sonra deney grubundaki sporcuların, denge ve dikey sıçrama parametrelerinde (p <0.01), (p<0.05) anlamlı farklılıklar bulundu. Çeviklik parametresindeki farkın ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı bulundu (p>0.05). Sonuç olarak; 8 haftalık süspansiyon çalışmaları ile birleştirilmiş basketbol antrenmanları, denge ve dikey sıçrama yetisinde istatistiksel olarak anlamlı farklar oluşturuken, çeviklik yetisine etkisi olmadığı belirlendi. Anahtar Sözcükler; Basketbol; Süspansiyon Antrenmanı; Dikey Sıçrama; Denge; Çeviklik.

AntrenmanBasketbolBasketbolcular+6
Onur Demirarar
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İki farklı ülkede yaş grubu yüzücülerinin; antrenman, beslenme ve fiziksel aktivite düzeylerinin karşılaştırılması

Çalışmamızın amacı Amerika ve Türkiye'de yüzen yaş grubu sporcularının; beslenme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları ile performansları arasındaki farkların karşılaştırılmasıdır. Çalışmaya yaş ortalamaları 11,34 ± 0.57 yıl olan 41 Türk sporcu ve 11,40 ± 0,71 yıl olan 32 Amerikalı sporcu katılmıştır. Çalışmaya katılan tüm sporcular aktif olarak yüzme yarışmalarına katılan lisanslı sporculardır. Çalışmaya katılan sporculara veri toplama aracı olarak anket formu uygulanmıştır. Anket formunda sporcuların yaş, boy ve kilo gibi genel özelliklerine, beslenme alışkanlıklarına ve yüzme antrenmanları dışında gerçekleştirdikleri fiziksel aktivite egzersizlerine ilişkin soruların yer aldığı üç bölüm bulunmaktadır. Performans ölçütü olarak çalışmaya katılan tüm sporcuların (n=73), kendi ülkelerinde 2015-2016 sezonu kış şampiyonalarında yüzdükleri yarışlardan elde ettikleri en yüksek Uluslar Arası Yüzme Federasyonu (FINA) puanı toplamlarının ortalamaları alınmıştır. FINA puanı ileriki bölümlerde açıklanacaktır. Tanımlayıcı istatistikler ve yüzde hesaplamaları SPSS 15 paket programı kullanılarak analiz edilmiş ve çalışmamızda demografik olarak sunulmuştur. Bulgulara göre antropometrik ölçümler değerlendirildiğinde Türk yüzücülerin boy ortalama değerleri 153,85 ± 6,72cm, Amerikaları yüzücülerin 153,75 ± 8.62cm, Türk yüzücülerin kilo ortalama değerleri 40,97 ± 5,57kg, Amerikalı yüzücülerin 41,07 ± 6,7kg;, Türk yüzücülerin %80,5, Amerikalı yüzücülerin %81,3'ünün yeterli ve dengeli beslendiği, yine Türk yüzücülerin %63,4, Amerikalı yüzücülerin %93,7'ünün yüzme antrenmanı dışında düzenli olarak fiziksel aktivite yaptıklarını ifade ettikleri, Türk yüzücülerin FINA puan ortalamalarının 376,4 ± 85,91 puan, Amerikalı yüzücülerin 409,4 ± 108,02 puan olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak sporcuların antropometrik ölçümleri ve beslenme alışkanlıklarıyla ilgili anlamlı bir fark tespit edilmemiş, fiziksel aktivite düzeyleri ve performansları açısından farklılıklar tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler; Beslenme Alışkanlıkları; Fiziksel Aktivite; FINA Puan; Antropometrik Ölçümler.

AntrenmanAntropometriBeslenme+6
Meral Sevük
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

UEFA 2016 Avrupa Futbol şampiyonasındaki maçların teknik ve taktik performans analizleri

Bu çalışmanın amacı, UEFA 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası'nda grup aşaması ile eleme aşamasındaki maçların analizi için oluşturulan teknik ve taktik performans göstergelerinin takımların başarı durumu üzerine etkilerini araştırmaktır. Çalışma birinci yarı, ikinci yarı ve total olmak üzere üç zaman dilimini kapsayıp şampiyonadaki 51 maçtan oluşmaktadır. Örneklemi oluşturan maçlar, takımların başarılı (n=56) ve başarısız (n=46) maç sonuçları olarak ikiye ayrılmıştır. Teknik parametrelerin verilerinin toplanması için web sitelere canlı maç istatistikleri sağlayan OPTA Sportsdata firmasından yararlanılmıştır. Teknik parametreler için toplanan veriler, UEFA Euro 2016 web sitesindeki verilerle desteklenmiştir. Taktik parametrelerin verileri ise ulusal yayıncı kuruluş tarafından yayınlanan maçların BandiCam 4.0.2.1352 versiyon video kayıt programıyla maçlar yayınlandığı esnada bilgisayar ortamında kaydedilmesi sonrası, video görüntülerinin LongoMatch 0.20.8 sürümü açık kaynak video analiz programına aktarılarak bilgisayarlı notasyon analizi yöntemiyle maç sonrasında toplanmıştır. Takımların maçlardaki teknik etkinliklerini analiz etmek için isabetli-isabetsiz şutların sayısı, isabetli-isabetsiz pasların sayısı, uzun-kısa pasların sayısı, yana-ileriye-geriye pasların sayısı, rakip yarı alanda pasla oyunun yönünü değiştirme sayısı gibi performans göstergeleri ele alınırken, taktik eylemlerin analizinde üçüncü bölgede top kaybından sonra geri koşan oyuncu sayısı, top kaybından sonra yapılan pres ile 15 sn. içinde topun geri kazanılma sayısı-süresi, kendi yarı alanında top kazanma ve karşı alana geçme sayısı-süresi, karşı yarı alanda top kazanma ve 15 sn. içinde atağı sonuçlandırma sayısı-süresi, sonuçlanan ataklarda ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçiş sayısı-süresi, sonuçlanmayan ataklarda ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçiş sayısı-süresi, 15 sn.' ye kadar sonuçlanan kontra atak sayısı-süresi, 15 sn.' ye kadar sonuçlanmayan kontra atak sayısı-süresi, 20 sn. ve üstü set oyunu sayısı-süresi, golden önceki hücum stillerinin sayısı gibi performans göstergeleri ele alınmıştır. Taktik eylemlerin analizinde kullanılan performans göstergelerinin ve toplanan verilerin güvenilirliğini test etmek için rastgele seçilen 4 maç aynı kişi tarafından tekrar analiz edilerek, ilk yapılan analiz sonuçlarıyla IBM SPSS 21.0 versiyon paket programında gözlemci-içi güvenilirlik testi yapılmıştır. Maçların video analizi ve güvenilirlik testi tamamlandıktan sonra, grup ve eleme aşamalarında takımların başarıyla ve başarısızlıkla sonuçlanan maçlarını kıyaslamak ve performans göstergeleri ile başarı durumu arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmak için SPSS kullanılarak tanımlayıcı istatistikler ile parametrik olmayan Ki-kare (X2) bağımsızlık testinden yararlanılmıştır. Güvenilirlik test sonucu olarak, Cohen'in Kappa katsayısı 0,61 ile 1,00 arasında bulunmuştur. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre isabetli-isabetsiz şut sayıları, isabetli-isabetsiz pas sayıları, uzun-kısa pas sayıları, geri pas sayıları ve rakip yarı alanda pasla oyun yönünü değiştirme sayılarıyla ilgili teknik etkinlikler ile maç sonuçlarına göre belirlenen başarı durumu arasında p≤0,05 düzeyinde anlamlı ilişkiler görülmüştür. Bununla birlikte üçüncü bölgede top kaybından sonra geri koşan oyuncu sayısı, top kaybından sonra yapılan pres ile 15 sn. içinde topun geri kazanılma sayısı-süresi, kendi yarı alanında top kazanma ve karşı alana geçme sayısı-süresi, karşı yarı alanda top kazanma ve 15 sn. içinde atağı sonuçlandırma sayısı-süresi, sonuçlanan ataklarda ikinci bölgeden üçüncü bölgeye geçiş sayısı-süresi, 15 sn.' ye kadar sonuçlanan-sonuçlanmayan kontra atak sayıları-süreleri, 20 sn. ve üstü set oyunu sayısı-süresi ve golden önceki hücum stillerinin sayısıyla alakalı taktik eylemler ile takımların başarı durumları arasında anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir (p≤0,05). Araştırmamızdaki sonuçlar doğrultusunda, takımların başarılı olması ve futbolun dinamik yapısının daha iyi anlaşılması için oyun geçişleri ve oyun tarzlarının teknik-taktik açıdan analiz edilmesi gerektiği; bu analizlerden elde edilen verilerin güçlü bilgilere dönüştürülmesinin futbola özgü antrenman modellerinin oluşturulmasında ve planlanmasında yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Teknik Analiz, Taktik Analiz, Maç Analizi, Oyun Geçişleri, Oyun Tarzları

Avrupa Futbol ŞampiyonasıFutbolFutbol müsabakaları+4
Murat Yıldız
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erkek voleybolcularda cluster set (kümeleme) yöntemi uygulanan kuvvet antrenmanlarının çeviklik ve dikey sıçrama performansına etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, erkek voleybolcuların kuvvet antrenmanlarında uygulanan (haftada 3 gün – 6 hafta) geleneksel yöntem ile cluster set (kümeleme) yönteminin çeviklik ve dikey sıçrama performansına olan etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Araştırmanın evrenini 2018-2019 Türkiye Erkekler Voleybol Liginde yer alan sporcular oluştururken, örneklemini ise, araştırmaya gönüllü olarak katılan 28 erkek voleybolcu oluşturmaktadır. Araştırmamıza katılan sporcular, kontrol (n=14) ve deney grubu (n=14) olarak kontrollü randomize bir şekilde iki gruba ayrıldı. Deney grubundaki sporculara haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek, 6 hafta boyunca haftada 3 gün cluster set yöntemiyle kuvvet antrenmanları uygulandı. Kontrol grubundaki sporculara ise haftalık olağan voleybol teknik antrenmanlarına ek ve 6 hafta boyunca haftada 3 gün kuvvet antrenmanlarında geleneksel antrenman yöntemi uygulandı. Sporcuların antropometrik ve biyomotor yetilerinin ölçümleri olan dikey sıçrama ve çeviklik performansları, ön test ve son test olarak ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi ve değerlendirilmesinde SPSS 18.0 paket programı kullanıldı. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlendi. Deney ve kontrol gruplarının fiziksel özellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), dikey sıçrama ve T-test çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı istatistikler yapıldı. Değişkenlerin normal dağılıma uyup uymadığını sınamak için Shapiro-Wilk Testi uygulandı. Grup içinde ön test ile son test arasındaki farklılığı sınamak amacıyla normal dağılıma uyan değişkenler için Eşleştirilmiş t-Testi, uymayan değişkenler için Wilcoxon İşaretli Sıralar Testlerinden yararlanıldı. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınandı. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla dikey sıçrama ve T-test çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alındı. Araştırmada 6 haftalık farklı kuvvet antrenmanlarından sonra her iki grupta da kendi içerisinde çeviklik ve dikey sıçrama parametrelerinde istatistiksel olarak anlamlı artışlar olduğu tespit edildi. Gruplar arası ortalama farklar incelendiğinde, dikey sıçrama değişkeni için, deney grubunun kontrol grubuna göre daha yüksek bir eğimle artış gösterdiği (p<0.01), dolayısıyla Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre dikey sıçramaya daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. T-test çeviklik değerlerinin her iki grup için de ön teste göre son testte süre bazında gelişim gösterdiği, deney grubundaki daha büyük bir eğilimle performans sürelerinin azaldığı görüldü.(P<0.01) Cluster çalışma grubuna uygulanan antrenman programının geleneksel antrenman programına göre çevikliğe daha fazla katkı sağladığı söylenebilir. Sonuç olarak, cluster set kuvvet antrenman yönteminin uygulanmasıyla geleneksel antrenman yöntemine göre dikey sıçrama ve çeviklik performanslarında daha olumlu etkiler sağlanabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Cluster set yöntemi, Geleneksel yöntem, Voleybol, Kuvvet.

AntrenmanKümeleme yöntemiSpor+5
Merve Cin
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

6 haftalık kombine pliometrik ve yön değiştirmeli koşu antrenmanlarının genç erkek basketbolcularda fiziksel parametrelere etkisinin incelenmesi

Bu yüksek lisans çalışmasında, 6 haftalık yön değiştirmeli koşu ve pliometrik antrenmanların genç erkek basketbolcularda fiziksel parametrelere etkisi incelenmiştir. Bu çalışmaya, yerel ligde basetbol oynayan deney grubu (yaş = 16.06 ± 0.56) ve aktif kontrol grubu (yaş = 15.82 ± 0.39) olarak iki gruba ayrılan 34 genç erkek basketbol oyuncusu katılmıştır. Oyunculara antrenman uygulamasından önce antropometrik ölçüm ve sürat (5m ve 10m), çeviklik (T Testi toplu ve topsuz), sıçrama (Countermovement sıçraması ve Skuat sıçrama) ve tekrarlı sprint yeteneği testi (TSYT) gibi fiziksel performans testleri ve dinamik ve statik şut testi gibi teknik beceri testleri uygulanmıştır. Çalışmanın bulgularına göre 6 haftalık antrenman uygulamaıs sonrasıda pliometrik+yön değiştirme koşu grubunda 5m (p<0.05), 10m (p<0.05), T Testi topsuz (p<0.05), T Testi toplu (p<0.05), Countermovement sıçrama (p<0.05), Skuat sıçrama (p<0.05), tekrarlı sprint yeteneği testi en iyi zaman (p<0.05), tekrarlı sprint yeteneği testi en kötü zaman (p<0.05), tekrarlı sprint yeteneği testi total zaman (p<0.05), dinamik şut (p<0.05) ve statik şut (p<0.05) testi değerlerinde kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu anlaşılmıştır. Tekrarlı sprint yeteneği testi yorgunluk indeksinde ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptanmıştır. Bu sonuçlara göre 6 haftalık kombine pliometrik ve yön değiştirmeli koşu antrenmanının genç basketbolcularda sürat, çeviklik, sıçrama, TSYT ve şut becerisine olumlu yönde katkı sağladığı görülmüştür.

AntrenmanBasketbolBasketbolcular+6
Mehmet Korkmaz
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit karate ve taekwondocuların hamstring ve quadriceps kuvvet oranlarının bazı motorik özellikler üzerindeki etkisinin karşılaştırılması

Amaç:Bu çalışma, karate ve taekwondo branşlarındaki sporcuların hamstring ve quadriceps kas oranlarını incelemeyi ve bu iki branş arasındaki farklılığın teknik ya da kuvvet farklılığından kaynaklanıp kaynaklanmadığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya İzmir ve Manisa illerinde aktif spor yapan elit düzeyde 12 karate ve 12 taekwondo yapan kadın sporcu gönüllü katılmıştır. Çalışmada yer alan gönüllüler çalışma süresince herhangi bir müsabakaya katılmamış ve haftada 5 gün 10 saatlik teknik antrenmanlara tabi olmuşlardır. Çalışma antropometrik, çabukluk, sprint ve izokinetik testlerden oluşmuştur. Çalışma başlamadan önce her bir gönüllüden zorlayıcı egzersiz yapmamaları istenmiştir. Çalışmanın ilk gününde antropometrik ölçümler yapılmıştır. Çalışmanın ikinci gününde ise her bir gönüllü sırasıyla çabukluk, sprint ve izokinetik ölçümlere katılmışlardır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre 12 karate ve 12 taekwondo gönüllü kadın sporcu arasında sadece 600/sn açısal hızda sağ ve sol bacak fleksiyon ve ekstansiyon ölçümlerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Çabukluk, sprint, 1800/sn açısal hızdaki ekstansiyon-fleksiyon ölçümleri, H/Q oranlarının ölçümler arasında anlamlı farklılıklar olmamıştır. Sonuçlar: Çalışmamızdaki bulgular atletik performansın yalnızca teknik ve taktik antrenmanlar ile belli bir seviyeye gelinebileceği ve yetersiz kuvvet çalışmalarının atletik performansın gelişiminde negatif etki ettiği söylenebilir. Ek olarak çalışmamızdaki sporcuların literatürdeki elit seviye sporcular ile kuvvet oranları karşılaştırıldığında kuvvet oranlarının çok düşük çıkma sebebinin yetersiz kuvvet çalışmaları olduğu söylenebilir. Teknik ve taktik antrenmaların yanında atletik performansın üst seviyelere çıkarılması için yeterli kuvvet çalışmalarının uygulanması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Karate, Taekwondo, İzokinetik Ölçüm, Smartspeed, Çabukluk, Sprint.

Hamstring tendonlarıHızKarate+7
Doğan Gündüz
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolcularda 12 haftalık kor antrenmanlarının kas aktiviteleri ve çeviklik performanslarına etkisi

Amaç: Bu çalışmada futbolcularda 12 haftalık kor antrenmanlarının kas aktiviteleri ve çeviklik performanslarına etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma grubunu, düzenli antrenmanlara ve maçlara katılan, yaş ortalamaları 16.56±0,50 (yıl), boy ortalamaları 174±0.05 (cm) ve vücut ağırlıkları 68.88±4.11 (kg) olan 25 lisanslı, erkek futbolcu oluşturmuştur. Tüm katılımcılar çalışmaya gönüllü olarak katılmışlardır. Katılımcıların saha içi testlerden oluşan; reaksiyon, çeviklik ve sürat testleri için Smartspeed (Fusion Sport) markalı fotosel cihazı kullanılmıştır. Kor antrenman programı içeriğini dinamik ve statik kor egzersizleri oluşturmuştur. 12 hafta boyunca haftada 2 gün olmak üzere toplamda 24 kez uygulanmıştır. Ağır antrenman ve maç günleri dışındaki zamanlarda rutin antrenmanlarının sonlarına eklenerek uygulanmıştır. Çalışmanın ölçümleri, ön test ve son test olmak üzere iki defa yapılmıştır. Birinci ölçümle ikinci ölçüm arasındaki süre 12 hafta olarak belirlenmiştir. Elde edilen verilerin, istatistiksel analizleri için SPSS 15.00 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım uygunlukları Shapiro – Wilk W testi ile analiz edilmiştir. Normallik gösteren dağılımlar için de ön ve son testlerinin karşılaştırılmasında Paired-t testi kullanılmıştır. Katılımcıların tanımlayıcı verileri minimum, maksimum, ortalama ve standart sapma olarak gösterildi. Anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Yapmış olduğumuz ölçümlerde, vücut ağırlığı (p<0.001), reactive agility (p<0.004), grid grill (p<0.000), 30 m. (p<0.000) ve pro agility (p<0.000) değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulundu. Sonuç: Sonuç olarak, erkek futbolcularda 12 haftalık kor antrenmanlarının sürat, reaksiyon ve çeviklik performanslarına olumlu etkileri olduğu tespit edilmiştir.

AntrenmanFutbolFutbolcular+5
Atilla Orkun Dilber
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolcularda core antrenmanlarının çabukluk ve çeviklik üzerine etkileri

Amaç: Bu çalışmanın amacı yapılan core egzersizlerin gövde stabilizasyonunu geliştirme ve gövdede kuvvet artışı sağlamakla birlikte çabukluk ve çeviklik gibi yetilerin gelişimine olan etkisini incelemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya İzmir ili Gaziemir ilçesinde bulunan ve İzmir 1. Amatör Küme 9. Grupta yer alan Gazemir FK kulübünden a takım düzeyinde düzenli forma şansı bulan 18 gönüllü futbolcu katılmıştır. Çalışmaya katılan futbolcular haftasonu lig müsabakalarına katılmış hafta içi normal antrenmanlarına devam etmişlerdir. Çalışmanın ilk gününde antropometrik ölçümler ve saha testleri gerçekleştirilmiştir. Çalışmada yer futbolcular kulüp antrenmanlarına ek olarak haftanın 3 antrenmanının başında yaklaşık 20 dakikalık belirlenen core egzersizleri 8 hafta boyunca yapmışlardır. Egzersiz süresi tamamlandıktan sonra son performans testleri uygulanmıştır. Bulgular: İstatistiksel analiz sonuçlarına göre deney grubunun ilk test ve son test değerleri arasında anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Kontrol grubunda ise ilk test ve son test değerleri arasında herhangi bir anlamlılık bulunamamıştır. Deney ve kontrol grupları karşılaştırıldığında yapılan testlerde anlamlı farklılıklar ortaya çıkmıştır. Sonuçlar: Yapılan çalışmaya göre core egzersiz antrenmanları sonucunda ortaya çıkan kuvvet gelişimi çabukluk ve çeviklik yetisini olumlu yönde etkilemiştir. Ek olarak literatürde farklı değerlerin çıkması çalışmaya katılan oyuncuların antrenman durumları ve futbol oynadıkları kulüplerin ve liglerin seviyesiyle ilgili olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Core stabilizasyon, futbol, çabukluk, çeviklik, gövde kuvveti.

AntrenmanKas kuvvetiSpor+3
Burak Ediz
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denge performansı üzerinde sirkadiyen ritmin etkisi

Amaç: İnsan vücudunda 24 saatlik dilimde meydana gelen sirkadiyen ritim değişimleri birçok sportif yetiyi etkiler. Bu çalışmada amaç, dinamik denge performansı üzerinde sirkadiyen ritmin etkisini incelemek ve bu olası etkide fiziksel aktivite düzeyinin, vücut sıcaklığının, uyku durumunun ve cinsiyetin rolünü belirlemektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya farklı fiziksel aktivite düzeyine sahip, sağlıklı 18-25 yaş arası, 42 gönüllü katılmıştır. Tüm katılımcılara en az iki gün arayla üç farklı günde, 09:00, 13:00 ve 17:00 saatlerinde dinamik denge testi, Star Excursion Balance Test, standart laboratuvar koşullarında gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların aktivite düzeyi, uykululuk durumu özellikleri ilgili anketler ile belirlenmiştir. Her testleme öncesi, katılımcıların oral vücut sıcaklıkları ölçülmüştür. Bulgular: En iyi denge testi skorları öğle ve akşam ölçümlerinde, erkeklerde ve antrene grupta bulunmuş, vücut sıcaklığı değişimleri bu sonuçlara paralel artmış, dominant bacağın anterior; dominant olmayan bacağın posterior test yönlerinde anlamlı farklı olduğu bulunmuştur. Uykululuk durumu, bu süreçten etkilenmemiştir. Sonuçlar: Dinamik denge performansında sirkadiyen ritim etkisi belirlenmiş, bu etkide oral vücut sıcaklığının, cinsiyetin, fiziksel aktivite düzeyinin de rolü olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Denge, postural kontrol, sirkadiyen ritim, star excursion balance test.

CinsiyetDengeDenge+5
Osman Karagül
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

12-13 yaş grubu futbolcular için uygun saha ölçülerinin araştırılması

Amaç: Bu çalışmanın amacı, 12-13 yaş grubu futbolcuların maç sırasında kat ettikleri mesafeler, kalp atım frekansları ve beceri değişimlerine göre uygun saha ölçülerinin araştırılarak, bu yaş grubu futbolcular için uygun saha boyutlarının belirlenmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, İzmir U-13 liginde futbol oynayan toplam 40 erkek futbolcu katıldı. Futbol yaşı (3.651.31), boy (1579.68 cm), kilo (46.418.46 kg). Çalışmadaki müsabakalar aynı oyunculardan kurulu takımlar ile karşılıklı olarak ilk önce büyük boyutlardaki sahada (105x68 m), ikinci olarak orta boyutlardaki sahada (91x56 m), son olarak da küçük boyutlardaki sahada (73x46 m) 3 müsabaka şeklinde oynandı. Maç sırasındaki kalp atım frekansları ve koşu mesafeleri uydu konumlandırma (GPS) sistemi ile belirlendi. Teknik becerilerin analizi bilgisayarlı maç analiz yöntemi kullanılarak gerçekleştirildi. Bulgular: Araştırmaya katılan futbolcuların kalp atım frekansı ortalamalarının saha değişkenine göre grup ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmamıştır (F=1,078; p=0,344). Büyük boyut saha, orta boyut saha ve küçük boyut saha ilk yarı ile ikinci yarı arasındaki farklar sırası ile, 178±8/174±9, 177±8/176±8, 175±10/173±10 KA/dk dır. Koşu mesafesi analizi sonucunda büyük boyut sahadaki KMT (Kat edilen mesafe toplamı) 6767,2±542,4m, orta boyut sahadaki KMT 6217,5±515,2m den yüksek bulunmuştur. Büyük boyut sahadaki KMT, küçük boyut sahadaki KMT 5816,5±513,8m den yüksek bulunmuştur. İlk yarı ve ikinci yarı toplam koşu mesafeleri yüzde olarak aldığımızda büyük boyut sahada, ilk yarı ile ikinci yarı arasında %8,48 düşüş, orta boyut sahada %4,63 düşüş ve küçük boyut sahada % 4,28 düşüş görülmüştür. Toplam olumlu teknik beceri sayılarına baktığımızda, araştırmaya katılan futbolcuların TOTBS ( Toplam Olumlu Teknik Başarı Sayısı ) ortalamaları arasındaki fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (F=4,205; p=0,017). Büyük boyut sahadaki TOTBS 52±42 , küçük sahadaki TOTBS 34±22 den yüksek bulunmuştur. Orta boyut sahada TOTBS 36±22 ile küçük boyut saha ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. ). Büyük boyut sahada maçın ikinci yarısında TOTBS %26,6 düşmüştür. Orta boyut sahada maçın ikinci yarısı TOTBS %20 düşüş göstermiştir. Küçük boyut sahada maçın ikinci yarısı TOTBS %38 düşmüştür. Sonuç: Genel olarak bu çalışmadaki sonuçlar, Türkiye'deki 12-13 yaş çocukların büyük boyut sahada futbol maçı oynamaları yorgunluk belirtileri olan, maçın ikinci yarısındaki fizyolojik düşüşler ve teknik becerideki düşüş yüzdesi çocuklarda büyük boyut sahada, orta boyut ve küçük boyut sahaya göre daha fazla yorulur hipotezini desteklemektedir. Çocuk futbolcuların büyük boyut sahada maç oynamaları fizyolojik ve teknik becerinde ikinci yarıda ilk yarıya oranla büyük düşüş göstermektedir. Saha ölçüsünün küçültülmesi bu düşüş oranını azaltmaktadır. Saha ölçüsünün daha da küçültülmesi futbolun taktik anlayışını bozmaktadır. Anahtar Kelimeler : Futbol, futbol sahası, kalp atımı, koşu mesafesi, teknik beceri.

Fiziksel dayanıklılıkFutbolFutbol müsabakaları+4
Namet Ateş
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Statik ve dinamik core antrenmanların 11-13 yaş erkek futbolcularınfiziksel ve seçili performans özelliklerine etkisi

Yapılan çalışmada statik ve dinamik core antrenmanların 11-13 yaş erkek futbolcuların fiziksel ve seçili performans özelliklerine etkisi incelenmiştir. Çalışmanın amacı uygulanan dinamik ve statik core antrenman programlarının 11-13 yaş gruplarında futbolda ön planda olan fiziksel ve seçili performans özelliklerinin etkisini incelemektir. Araştırma grubu Etimesgutgücü Spor Kulübünde futbol oynayan 11-13 yaş aralığındaki 42 gönüllü çocuk sporcudan oluşmuştur. Araştırma 10 haftayı içeren deneysel bir yönteme göre hazırlanmıştır .Çalışma iki deney, bir kontrol grubundan oluşturmaktadır. Süreçte kontrol grubundan 1 sporcumuz sakatlıktan dolayı çalışmadan ayrılmıştır. Her üç grupta da deney öncesi ve sonrası ölçümler yapılmıştır. 10 hafta sonucunda uygulanan futbolcular core performans testlerine sırasıyla(bacak kaldırma, mekik, şınav sağlık topu fırlatma) tabi tutulacak, ön ve son test düzeninde gruplar içinde ve arasında tekrarlı ölçümlerde analiz yapılarak karşılaştırılmıştır. Ayrıca gruplara çalışma öncesinde ve sonrasında yaş,boy,ağırlık ve vki ölçümleri de uygulanıp, karşılaştırılmaları yapılmıştır.Gruplar arası, grup içi ve antrenmanın etkisine ilişkin analizleri tekrarlı ölçümlerde çok yönlü varyans analizi (MANOVA) ile yapılmıştır. Anlamlı olan ilişkilerde Post Hoc karşılaştırmalara Bonferroni Testi devam edilmiş, anlamlılık derecesi 0,05 kabul edilmiştir. Ölçümler sonucunda sporcuların antropometrik ölçümlerinde bir değişim görülmemiştir. Sporcuların core performans ölçümlerini içeren şınav, mekik,bacak kaldırma, sağlık topu fırlatma testlerinin hepsinde, deney gruplarında anlamlı değişimler gözlemlenmiştir ( p<0.05). Psikomotor ölçümlerde ise sadece deney grupları T-Test sonuçlarında anlamlı sonuçlar elde edilmiş, diğer performans ölçümlerinde anlamlı sonuçlar elde edilememiştir. Araştırma bulgularından hareketle ortaokul çağındaki futbolcularda düzenli biçimde uygulanan statik ve dinamik core antrenmanlarının,core performansını olumlu yönde geliştirdiği fakat psikomotor performans üzerinde aynı oranda etkili olmadığı görülmüştür. Bu bağlamda gelişim çağı futbolcularının core performans düzeyini arttırmak için core egzersizlerinin yapılması önerilmektedir.

Mertcan Parlak
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manuel spor masajının ve masaj tabancasının farklı branşlardaki erkek milli sporcularda esnekliğe etkisi

Bu araştırma ile manuel spor masajının ve masaj tabancasının farklı spor dallarındaki milli sporcularda esnekliğe olan etkisi karşılaştırılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi (TOHM) Ankara'da bulunan yaş ortalamaları 19.0±2.64 yıl, boy uzunluğu 176.3±8.00 cm, vücut ağırlıkları 72.8±15.7 kilogram, yağ yüzdesi ortalamaları 12.6±5.69, vücut kitle indeksleri (VKİ) 23.3±3.59 olan, sakatlıkları ve herhangi bir rahatsızlıkları bulunmayan haftada en az 12 saat antrenman yapan mücadele sporlarından 30 erkek sporcu gönüllü olarak katılım sağlamıştır. Sporcuların araştırmaya katılımı için Gençlik ve Spor Bakanlığından gerekli izinler alınmış olup, tüm katılımcıların kendilerinden ve 18 yaş altı sporcuların velilerinden de gönüllü katılım onam formu alınmıştır. Sporculara masaj yapılmadan önce oda sıcaklığı 27° de sabit tutularak otur uzan testi ve gonyometre ile eklem açıklığı ölçümü yapılmıştır. Sporcular rastgele olarak iki eşit gruba ayrılmıştır. Antrenman yapmadıkları günde dinlenik durumda hamstring ve lumbal kaslara 10 dk. manuel spor masajı yapılmıştır. İkinci gruba ise hızı kademeli olarak arttırılabilen masaj tabancası ile 5 dakika 1.kademe ve 5 dk. 2.kademe hızda masaj yapılmıştır. Her iki gruba masaj uygulaması gerçekleştikten sonra esneklik testleri bir kez daha uygulanmış ve iki yöntem arasındaki fark belirlenmeye çalışılmıştır. İki uygulamanın da esnekliğe olumlu etki sağladığı görülmüş olup, % lik olarak manuel spor masajının daha faydalı olduğu ve diğer masaj türüne göre daha etkili olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: spor masajı, esneklik, masaj tabancası, otur uzan testi, gonyometre

Sadullah Emre Çakmak
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Profesyonel taekwondo sporcularına uygulanan iki farklı germenin dikey sıçrama ve denge üzerine etkisi

Spor literatüründe ısınma, sporcuların fizyolojik ve psikolojik olarak en uygun şekilde hazırlanması ve performanslarını artırmaları için önemli bir rol oynamaktadır. Her ne kadar araştırmacılar arasında ısınma uygulamalarının sportif performans üzerinde olumlu etkilerinin olduğu konusunda bir fikir birliği olsa da optimal ısınma uygulamalarının, ne olduğu konusunda tartışmalar devam etmektedir. Bu bağlamda bu araştırmanın amacı, 8 hafta boyunca ısınma evresinde uygulanan kronik statik ve proprioseptif nöromusküler fasilitasyon (PNF) germe tekniklerinin profesyonel taekwondocuların patlayıcı kuvvet ve statik denge performansı üzerindeki etkilerini incelemektir. Kesitsel tipte olan bu araştırma, 18-25 yaş arasında 30 taekwondocunun gönüllü katılımı ile gerçekleşmiştir. Katılımcıların patlayıcı kuvvet performanslarını belirlemek amacıyla dikey sıçrama testi, statik denge performanslarını belirlemek amacıyla ise flamingo denge testi uygulanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, IBM Statistics (SPSS sürüm 26.0, Armonk, NY) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çerçevede, araştırma sonuçları, taekwondo sporcularının denge ve sıçrama performansları arasında, hem ön test ve son test skorlarında hem de gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığını göstermiştir (p>0,05). Dolayısı ile ısınma evresinde 8 hafta boyunca uygulanan statik ve PNF germe tekniklerinin taekwondocuların patlayıcı kuvvet ve denge performansını doğrudan etkilemediği söylenebilir. Sonuç olarak, bu çalışma, profesyonel taekwondocuların patlayıcı kuvvet ve denge performansını artırmak için ısınma evresinde tek başına statik veya PNF germe tekniklerinin yeterli olmadığını göstermektedir. Sporcuların performansını artırmak daha etkili ısınma protokolleri geliştirmek için gelecekteki araştırmalara odaklanılmalıdır.

Sinan Erdem
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kickboks sporcularına uygulanan 8 haftalık pliometrik çalışmaların denge, reaksiyon zamanı ve çeviklik üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, 10-13 yaş arasındaki lisanslı erkek kickboks sporcularında 8 hafta süre ile yapılan pliometrik çalışmaların, denge, reaksiyon zamanı ve çeviklik özelliklerine olan etkileri araştırmaktır. Araştırmaya, İstanbul ili Pendik ilçesinde faaliyet gösteren Pendik Prestij Spor Savunma Sporları Kulübündeki lisanslı 32 erkek sporcu gönüllü katılmıştır. Rastgele dağılım yöntemiyle sporcular, çalışma ve kontrol grubu olarak 2 gruba ayrılmıştır. Çalışma grubuna, haftada 3 gün 60 dk şeklinde yaptıkları kickboks antrenmanı öncesinde 30 dk pliometrik çalışma yaptırılmıştır. Kontrol grubuna ise sadece haftada 3 gün 60 dakikalık kickboks antrenmanları yaptırılmıştır. Kontrol grubuna bunun dışında farklı bir uygulama yaptırılmamıştır. Her iki gruba da ön test-son test olacak şekilde; denge, reaksiyon zamanı ve çeviklik testleri uygulanmıştır. Verilerin analizi, SPSS 25 Paket programında yapılmıştır. Verilerin normal dağılıp dağılmadığını öğrenmek için Skewness-Kurtosis, histogram ve q-q plot değerlerine bakılmıştır. Kontrol ve çalışma grubuna öntest-sontest farkları için kendi içerisinde eşleştirilmiş örneklem t testi yapılmıştır. Gruplar arası farklar için Bağımsız Örneklem T testi yapılmıştır. Anlamlılık değeri, başlangıçta p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, çalışma grubundaki sporculara uygulanan 8 haftalık pliometrik çalışmaların, reaksiyon zamanı, denge ve çeviklik değerleri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Kontrol grubundaki sporcularda da reaksiyon zamanı ve çeviklik değerlerinin son testlerde öntestlere nazaran daha iyi olduğu görülmüştür. İki grup arasındaki son test farkları incelendiğinde ise çalışma grubunun, kontrol grubuna göre reaksiyon zamanı ve çeviklik değerlerinde, istatistiksel olarak daha anlamlı ve iyi sonuçlar olduğu tespit edilmiştir. Bu sebeple antrenörlere, 10-13 yaş aralığındaki erkek kickboks sporcularında, antrenmanlara ek olarak pliometrik çalışmaların da antrenman programlarına eklenmesinin ve yaptırılmasının faydalı olabileceği söylenebilir. Ayrıca bu alanda yeni çalışmalar yapacak olanlara, el-göz-ayak şeklinde üçlü koordinasyon da içeren ölçüm testlerini yapmaları önerilebilir. Anahtar kelimeler: Çeviklik, Denge, Kickboks, Pliometrik, Reaksiyon zamanı.

Hikmet Yalvaç
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2022 Katar futbol dünya şampiyonasında tam sahada kaybedilen topların geri kazanılma süresinin müsabakadaki bazı parametreler üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı; 2022 Katar Dünya Kupası özelinde takımların tam sahada kaybedilen topları geri kazanma sürelerini analiz etmektir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2022 Katar Dünya Kupası'nda yer alan milli futbol takımları oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi bu dünya kupasında oynanan toplam 64 maçtır. Bu bağlamda 2022 Dünya Kupası'nda oynanan bütün maçlarda tam sahada kaybedilen topların geri kazanılma süresinin maç skoruna, topla oynama yüzdesine, toplam şut sayısına, gol beklentisi oranına, rakip ceza sahasında topla buluşma sayısına, kazanılan korner sayısına ve kat edilen koşu mesafesi üzerine olan etkisi ve aralarındaki ilişki video analiz yöntemi kullanılarak incelenmiş, maç sonucuna göre (kazanma-kaybetme) değişkenler arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Çalışmanın istatistiksel analizler için SPSS 22.0 paket programı kullanılmış, anlamlılık düzeyi olarak p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırma bulgularında takımların TSTKS (sn) ile topla oynama yüzdesi, toplam şut sayısı, gol beklentisi, rakip ceza sahasında topla buluşma sayısı, akan oyunda orta sayısı, rakip sahada top kazanma sayısı, toplam pas sayısı, korner sayısı, başarılı pas sayısı, başarılı pas yüzdesi ve dönen topları kapma sayısı arasında anlamlı negatif ilişkiler olduğu görülmektedir. Buna karşılık TSTKS (sn) ile atılan gol sayısı, kazanılan puan, kat edilen mesafe (km), yüksek hızda koşu mesafesi (km) ve baskı altında yapılan top kayıpları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Sonuç olarak bu araştırma, topu daha hızlı geri kazanmanın futbolda maç kazanmak için önemli bir parametre olduğunu ve topu daha hızlı geri kazanmanın futbolda başarılı olmaya etkisi olduğunu çeşitli parametreler yardımıyla ortaya koymaktadır.

Anıl Cırıkoğlu
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Havalı tabanca sporcularına uygulanan 8 haftalık kor antrenmanının atış performansı ve denge üzerine etkisi

Çalışma kapsamında havalı tabanca atıcılık sporu ile uğraşan sporculara uygulanan 8 haftalık kor egzersizlerinin; denge stabilizasyonu ile 10 metre atış performansına olan etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Verilerin analizinde SPSS (26.0 versiyonu) paket programı kullanılmıştır. Araştırmadaki ölçümü yapılan değişkenler ortalama ve standart sapma (Std. Sapma) olarak sunulmuştur. Verilerin normallik dağılımı katılımcı sayısının 50'den az olması sebebiyle Shapiro-Wilk testi ile incelenmiştir. Normallik dağılımı gösteren verilerin analizinde; bağımsız iki grubun karşılaştırılmasında t-testi (Independent t-testi) ve Mann-Whitney-U testleri, bağımlı iki grubun karşılaştırılmasında ise t-testi (Paired t-testi) ve Wilcoxon testleri uygulanmıştır. İstatistiksel önem düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Çalışmaya deney grubu (n=6), kontrol grubu (n=6) olmak üzere toplamda 12 kişi katılmıştır. Deney grubunun boy uzunlukları 170,50± 2,67, kontrol grubunun boy uzunlukları 176,67 ± 9,03'dir. Vücut ağırlıkları deney grubunda; 67,07 ± 5,42, kontrol grubunda; 72,75 ± 9,93 iken vücut yağ oranları ise deney grubunda; 19,12 ± 6,40, kontrol grubunda; 19,18 ± 7,59'dur. Çalışma sonucunda; ön-test ölçümlerinin gruplar arası anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Son-test değerlerinde de gruplar arası anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Statik denge açısından deney grubunun ön test – son test karşılaştırmaları sonucunda ön test lehine bir farklılık olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Statik denge açısından kontrol grubunda ön test- son test karşılaştırmaları sonucunda anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p>0,05). Atış skoru açısından deney grubunun ön test - son test karşılaştırmalarında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Atış skoru açısından kontrol grubunun ön test - son test karşılaştırmalarında anlamlı bir farklılığın olmadığı tespit edilmiştir (p>0.05). Atış performansını etkileyen birçok parametre olması, katılımcıların atış branşında uzun süredir faal olması ve atıcıların elit diye nitelendireceğimiz bir seviyede olması, bu seviyedeki sporcularda atış parametrelerinin birçoğunun oturmuş olması, gelişim süreci için 8 haftalık antrenman metodunun yetersiz olabilmesi ve atış performansını etkileyen durumların tespit edilememesinin çalışmanın sonucunu etkilediği değerlendirilmektedir. Anahtar Sözcükler: Atıcılık, Kor Antrenmanı, Performans, Spor

Mehmet Özdemir
Düzce University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Core egzersizlerin 10-12 yaş grubu badminton sporcularında fiziksel ve motorik özelliklere etkisi

Bu çalışmanın amacı, badminton branşıyla ilgilenen lisanslı ve müsabık sporculara uygulanan (n: 16) 8 haftalık core egzersizlerinin fiziksel ve motorik özellikler üzerine olan etkisinin incelenmesidir. Çalışma 10-12 yaş grubu en az 3 yıldır badminton oynayan lisanslı sporculara uygulanmıştır. Çalışmaya katılmış olan toplam 18 sporcunun, 8 çalışma grubu, 10 kontrol grubu olarak rastgele seçilmiştir. Sporcular 8 hafta boyunca haftada iki gün iki saat temel badminton antrenmanlarına devam ederken, çalışma grubundaki sporculara her antrenmandan sonra 30-40 dakikalık core kuvveti çalışması yapılmıştır. Kontrol grubu ise sadece badminton antrenmanlarına devam etmiştir. Her iki gruba da antropometrik ölçümlerden; yaş, boy uzunluğu(cm), vücut ağırlığı(kg), oturma yüksekliği, kulaç uzunluğu, motorik ölçümlerden; patlayıcı kuvvet (dikey sıçrama, durarak uzun atlama), kavrama kuvveti, dayanıklılık (Shuttle-run mekik testi), sürat (20m sürat) ve esneklik (sit-reach otur-eriş) testleri uygulanmıştır. Araştırmada toplanan veriler, IBM Statistics (SSPS sürüm 24.0,) yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarının karşılaştırılmasında Mann-Whitney U testi, grup içi ön ve son testler arasındaki karşılaştırmalarda Wilcoxon testi uygulanmıştır. Deney grubunun ilk ve son testleri karşılaştırıldığında boy, oturma yüksekliği, kulaç uzunluğu, dikey sıçrama, uzun atlama, kavrama güçleri, otur-eriş gibi parametrelerde anlamlı değişiklikler gözlemlenirken ağırlık, mekik ve yirmi metre koşusunda anlamlı bir fark bulunmamaktadır (p>0.05). Bu çerçevede, araştırma sonuçları, badminton sporcularında uyguladığımız core egzersizi ile kavrama kuvveti, dayanıklılık, sürat ve esneklik performansları arasında, hem ön test ve son test skorlarında hem de gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmazken patlayıcı kuvvet testi olan dikey sıçrama performansları arasında anlamlı fark tespit edilmiştir (p>0,05). Sonuç olarak core kuvvet ile badminton üzerinde yapılacak olan bilimsel çalışmalara katkı sağlayacağı ve bazı fiziksel parametreler üzerinde olumlu etkileri olduğu söylenebilir.

Core antrenman
Nihal Terzi
Düzce University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Voleybolcularda iskemik önkoşullanmanın anaerobik performans üzerine etkisi

Yapılan bu çalışma voleybolcularda iskemik önkoşullanmanın anaerobik performans üzerine etkisi ortaya koynmak amacıyla yapılmıştır. Çalışma 12 erkek sporcu ile yapılmıştır.Çalışmaya katılan sporcuların demografik bilgilerine bakıldığında katılımcıların yaş ortalamaları 19±2,05, boy ortalamaları 1,84±6,19, vücut ağırlık ortalamaları 75,5±8,09 olarak tespit edilmiştir. Sporculardan 1.gün Rast Test ve Dikey Sıçrama testleri yapılarak kayıt altına alınmıştır. Ön test verileri alındıktan sonra 3.gün sporcular random sistemiyle İsö(n=6) ve Sham(n=6) olarak iki grubu ayrılmıştır. 3.gün İsö grubuna sistolik kan basınçlarına +50mmHg eklenerek her iki üst bacak bölgesine 3 set olacak şekilde 5 dakika iskemi 5 dakika reperfüzyon uygulanmıştır. Daha sonra sporcuların anaerobik performanslarını belirlemek için Rast Testi ve Dikey Sıçrama testi uygulanıp veriler kayıt altına alınmıştır. Sham grubuna ise iskemi oluşturmayacak şekilde 30mmHg basınç uygulanarak sonrasında Rast ve Dikey Sıçrama Testi uygulanmıştır. 5.gün ise İsö ve Sham grubu çaprazlama şekilde yer değiştirerek 3.gün belirtildiği gibi ölçümler uygulanmıştır. Uygulanan ölçümler sonrası elde edilen verilerin istatistiksel analizlerini yapabilmek için İki Yönlü Tekrarlı Varyans Analizi kullanılmıştır. Yapılan tüm istatistiksel işlemler için güven aralığı p<0.05 olarak belirlenmiştir. Analizler sonucunda dikey sıçrama, minimum güç, maksimum güç, yorgunluk indeksi parametrelerinde anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir. Ortalama güç parametresinde ise anlamlılık tespit edilmiştir. Bu anlamlılığın ön test ve iskemi grubunda tespit ediliştir. Her 2 grup için etkisi olduğu için İsö'nün ortalama güç değerine etkisinin olmadığı ortaya konmuştur.

Anaerobik güçSporSporcular+3
Mert Alkaç
Kastamonu University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

T.V.F. antrenör kurslarından mezun olan voleybol antrenörleri ile M.E.B. voleybol etkinlikleri içerisinde yer alan beden eğitimi öğretmenleri arasındaki bazı sosyo-ekonomik ve eğitim düzeylerinin karşılaştırılması

Bu araştırmada T.V.F. kurslarından mezun olan voleybol antrenörleri ile M.E.B. voleybol etkinlikleri içerisinde yer alan beden eğitimi öğretmenleri arasındaki bazı sosyo ? ekonomik ve eğitim düzeylerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır.Araştırma Ankara ve İstanbul` da 80 voleybol antrenörü ve 80 beden eğitimi öğretmeni üzerinde yapılmıştır. Bu kişilere anket uygulanmış ve verileri SPSS programında frekans ve yüzde dağılımlından hareketle yorumlanmıştır.Elde edilen verilerin neticesinde her anket sorusu hem voleybol antrenörleri hem de beden eğitimi öğretmenleri için ayrı ayrı yorumlanmış ve karşılaştırılmıştır.Değerlendirme sonucunda, voleybol antrenörleri ile beden eğitimi öğretmenlerinin sosyo ? ekonomik yönden birbirlerine benzerlik gösterdiği görülmektedir. Voleybol antrenörleri ve beden eğitimi öğretmenleri ek bir iş yapmaktadırlar. Bu işlerinde memnun olduklarını ve bu işlerini spor sevgisi nedeniyle tercih ettiklerini belirtmişlerdir. Her iki grubun sorunları ve beklentileri birbirine çok yakındır. En büyük sıkıntıları ücret düşüklüğü ve adam kayırma olduğu görülmektedir.Eğitim durumları olarak voleybol antrenörlerinin çok az bir kısmı lise ve ön lisans mezunu olduğunu belirtirken, beden eğitimi öğretmenlerinin tamamı lisans veya yüksek lisans mezunudur. Bunun yanında voleybol antrenörlerinde çoğunlunun lisans veya yüksek lisans mezunu olduğu görülürken, iki kişi doktora mezunu olduğunu belirtmiştir.

AntrenörBeden eğitimiEğitim+6
Gönülaçar Özkan
Gazi University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Barın 6 haftalık antrenman yük profillerinin belirlenmesi

Çalışmamızda badminton sporcularının 6 haftalık antrenman yük profillerinin objektif ve subjektif yöntemlerle belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya Eskişehir Gençlik Spor Kulübü sporcusu 7 erkek sporcu dahil edilmiştir (yaş:14,5±1,27). Sporcular 6 hafta boyunca, haftanın 5 günü antrenmanlara dahil edilmiştir (30 seans). Çalışmamızda akut-kronik iş yükü (AKİYO), zindelik durumu, nöromüsküler yorgunluk ve kalp atım hızı (KAH) değişkenleri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Veri toplama araçları olarak boy uzunluğu ölçümü, vücut ağırlığı ölçümü, KAH ölçümü, dikey sıçrama ölçümü, zindelik anketi, algılanan zorluk derecesi (AZD) ölçümleri yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS 23 (IBM SPSS Statistics 21, IBM Corp., USA) programı kullanılmıştır. Badmintoncuların tüm verilerinin ortalama ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Test sonuçlarının anlamlılık düzeyi p≤0.05, ileri derece anlamlılık düzeyi ise p≤0,01 olarak kabul edilmiştir. Testler arasındaki ilişki Spearman Korelasyon Testi ile belirlenmiştir. 6 haftalık süreçte yapılan ölçümlerde 3.haftada antrenman yükünün bir önceki haftaya göre %13,48'lik artış gösterdiği görülmüştür. 4.ve 5.haftalarda antrenman yükünde %10,87'lik düşüş görülmüştür. Sporcuların 4.haftada zindelik (%10,54) ve dikey sıçrama (%3,79) verilerinde bir önceki haftaya göre düşüş görülmüştür. Sporcuların 4. ve 5. haftalarda zindelik (%5,7) verilerinde artış görülmüştür. 6 haftalık KAH ölçümlerinde genel takım ortalaması Kahort 137 atım/dk (±3.71), KAHmaks genel ortalaması 189 atım/dk (±2,21) olarak ölçülmüştür. Verilerin analizinde badmintoncuların dikey sıçrama ile AAZD değerleri arasında (r=0.841*, p=0.036), dikey sıçrama ile KAHort değerleri arasında (r=0.829*, p=0.042), dikey sıçrama ile KAHmaks değerleri arasında (r=0.943**, p=0.005) olmak üzere istatistiksel olarak pozitif yönlü ilişki vardır. Sonuç olarak baktığımızda badmintonda antrenman yük takibinin yapılması sporcuların zindelik ve yorgunluk durumlarının belirlenmesi, optimum performans durumun oluşması ve sakatlıkların önüne geçilmesi açısından önemlidir.

AntrenmanBadmintonKalp hızı+3
Emre Arslan
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolda dar alan oyunlarının bazı teknik parametrelerile sensiball karar verme test skorlarının ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 5vs5 dar alan oyunu sırasında ortaya çıkan bazı notasyonel performans parametreleri ve Loughbrought pas testi ile sanal gerçeklik ortamında yapılan çoklu nesne izleme, seçici dikkat, el-ayak reaksiyon skorları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmaya Odunpazarıspor U16 takımında oynayan 15 futbolcu katılmıştır. 45x60 metrelik bir alanda 5v5 iki takım halinde serbest olarak oyun oynatılmıştır. Bu dar alan oyunları iki farklı açıdan kamera ile kayıt altına alınarak; pas, dribling, çevre kontrolü becerileri notasyonel olarak analiz edilmiştir. Ayrıca oyuncular iki defa Loughbrought pas testi ve üç defa SensiballVR testine alınmıştır. Araştırma bulgularına göre sahada gerçekleştirilen bazı performans parametreleri ve Loughbrought pas testi ile VR ortamında yapılan bilişsel parametreler arasında korelasyon ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, futbolun gelişen teknoloji ile birleşerek daha etkili ve verimli bir şekilde öğrenilmesi ve geliştirilmesi için sanal gerçekliğin değeri artmaktadır. Özellikle normal saha ortamında tasarlanması mümkün olmayan senaryo ortamlarını, oyuncuların sık tekrarla birçok bilişsel ve teknik parametrelerini ölçülebilir ve antrene edilebilir hale getirmektedir. Bu çalışmanın sonuçları, gelecekte futbol eğitimi ve performans geliştirme alanlarında sanal gerçekliğin saha dışı antrenman rutinine eklenmesi ve daha geniş bir şekilde kullanılmasının faydalı olabileceğini göstermektedir.

FutbolFutbolcularKarar verme+4
Ulvi Koçu
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nordik hamstring egzersizine alternatif: Eğimli koşu bandı koşusu

Bu çalışmanın amacı, Nordik hamstring egzersizi (NHE) ve 3.61 m/sn, 4.16 m/sn ve %10 eğimde kendi belirlediği hızda (KBH) eğimli koşu bandı koşusu sırasında Biceps Femoris (BF) kasının elektromiyografi (EMG) genliklerini karşılaştırmaktır. YÖNTEM: On dokuz katılımcı (yaş 21.43±1.68 yıl) çalışmaya gönüllü olarak katılmıştır. İlk olarak maksimum istemli kasılma (MİK) testleri tamamlanmış, ardından NHE ve eğimli koşu bandı koşusu gerçekleştirilmiştir. Ölçümler sırasında her katılımcı için sağ bacak BF EMG aktivitesi kaydedilmiştir. BULGULAR: NHE sırasında BF için zirve EMG genliği eğimli koşu bandı koşusuna kıyasla önemli ölçüde yüksek bulunmuştur. Zirve EMG verileri açısından, NHE'ye en yakın sonuçlar 4.16 m/sn hızda gerçekleştirilen koşu sırasında bulunmuştur. BF zirve EMG için varyasyon katsayısı (VK) NHE ve koşu bandı koşulları arasında anlamlı düzeyde farklılıklar bulunmuştur. SONUÇ: NHE sırasındaki BF EMG genliklerinin koşu koşullarına göre daha yüksek olduğu ayrıca koşularında kendi aralarında anlamlı derecede farklılık gösterdiği gözlemlenmiştir. NHE ve koşuların VK incelendiğinde NHE'nin daha az değişkenlik gösterdiği bunun aksine koşuların kendi aralarında VK değerleri incelendiğinde istatistiksel bir farkın olmadığı ve daha değişken olduğu gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında, eğimli koşu bandı koşularının rehabilitasyon programları ve sakatlık önleyici egzersizlere alternatif bir yaklaşım olabileceği düşünülmektedir.

Turan Aybars Akyürek
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genç yetişkinlerin beden algısı ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışma, 21-32 yaş arası erkek bireyin beden algısı ve egzersiz bağımlılığı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesini amaçlamaktadır. Bu araştırmanın örneklemini Ankara ilinde yaşayan evren içerisinden kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen 21-32 yaş arası toplam 631 gönüllü erkek katılımcı oluşturmaktadır. Araştırmada veriler ölçek ve form ile toplanmıştır. Araştırmanın beden algısına ilişkin verileri "Beden Algısı Ölçeği", egzersiz bağımlılığı düzeyleriyle ilgili veriler "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21" ile elde edilmiştir. Sosyo-demografik bilgilerle ilgili veriler ise "Kişisel Bilgi Formu" ile elde edilmiştir. Ayrıca çalışmaya katılan erkek yetişkinler bilgilendirilmiş, onam formu da alınmıştır Elde edilen verilerin analiz edilmesi amacıyla iki grubun karşılaştırılmasında t-testi, ikiden fazla olan gruplar ve alt ölçekleri değerlendirmek arasındaki farklılığı değerlendirmek amacıyla ANOVA testi uygulanmıştır. Bu araştırmanın sonuçlarına göre yaş, sigara kullanımı ve alkol kullanımı boyutlarının egzersiz bağımlılığı ve beden algısı açısından anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenirken, katılımcıların hissedilen kilo algıları, haftalık egzersiz süreleri ve lisanslı sporcu geçmişlerinin beden algısı ve egzersiz bağımlılığı açısından anlamlı farklılık oluşturduğu belirlenmiştir.

İlkay Çalışkan
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı liglerdeki maçların maç analizi yöntemiyle değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı, Avrupa'nın beş büyük futbol ligi ile Türkiye ligini maç analizi yöntemiyle değerlendirip, müsabaka parametrelerini birbirleri ile karşılaştırmaktır. Araştırma; İngiltere Premier Ligi, İtalya Serie A, İspanya La Liga, Almanya Bundesliga, Fransa Ligue 1 ve Türkiye Süper Ligi 2019-2020 ve 2020-2021 sezonlarını kapsamaktadır. Araştırmada InStat verileri kullanılmış olup; seçili bağımlı değişkenlerin arasında elde edilen fark puanlarına göre hangi ülke liginin önde olduğunu belirlemek için sezon içi gruplar arası karşılaştırmalar yapılmıştır. Bağımlı değişkenlere ait veri setlerinin normal dağılım gösterip göstermediği Shapiro Wilk Testi sınanmış ve SPSS 23 yazılımı kullanılmıştır. İkiden fazla grubun karşılaştırmaları ve İlişkisiz Örneklemler için Tek Yönlü MANOVA; ikili karşılaştırmalarda ise Tek Yönlü ANOVA ve Mann Whitney-U Testleri uygulanmıştır. Pas, şut, korner, ofsayt vb. 20 farklı parametre üzerinden yapılan karşılaştırmalarda; 2019-2020 sezonunda Türkiye Süper Ligine ait verilerin diğer tüm ülke liglerinden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir fark ortaya koyduğu ve bu farkın Türkiye Süper Ligi aleyhinde olduğu görülmüştür. 2020-2021 sezonunda ise Türkiye ligi takımlarının ortalama instat endeks değerlerinin genel olarak ülkeler arası liglerde farklı sonuçlar ortaya koyduğu ancak Türkiye-İspanya, Fransa-Almanya, Fransa-İtalya, Almanya-İtalya ülkelerinin liglerine ait takımların ortalama instat endeks değerlerinin birbirine benzer olduğu sonucuna varılmıştır.

Fatih Şener
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Futbolda sanal gerçeklik ortamında uygulanan antrenmanların futbolcular üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı, sanal gerçeklik ortamında yapılan çoklu nesne izleme ve çevre kontrolü gerektiren pas çalışmalarının, oyuncuların saha içi performanslarına olan etkisini incelemektedir. Araştırma kapsamında, U16 ve U17 yaş grubundaki futbolcular, sanal gerçeklik antrenman grubu ve kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Sanal gerçeklik antrenman grubuna, yedi hafta boyunca haftada üç kez sanal gerçeklik ortamında çoklu nesne izleme ve çevre kontrolü antrenmanları uygulanmış, kontrol grubuna ise geleneksel antrenman yöntemleri uygulanmıştır. Antrenman öncesi ve sonrasında futbolcuların çevre kontrolü, pas tercihleri ve isabetlerine ve genel performanslarına yönelik testler yapılmıştır. Bu tez, TÜBİTAK 1501 Sanayi Ar-Ge Projesi (Proje No: 3220145) kapsamında desteklenen "Sanal ve Arttırılmış Gerçeklik Ortamlarında Kullanılacak Özgün Futbol Simülasyonunun Geliştirilmesi" isimli proje tarafından desteklenmiştir. Sonuçlar, sanal gerçeklik ortamında yapılan antrenmanların futbolcuların çevre kontrolü ve başarılı pas, tek dokunuş pas, derin pas gibi önemli performans parametrelerinde anlamlı iyileşmeler sağladığını göstermektedir. Çalışma, sanal gerçeklik teknolojisinin futbol eğitimine entegrasyonu, oyuncuların bireysel ve takım performanslarını artırma yönünde yeni fırsatlar sunmakta faydalı olabileceğini göstermektedir.

Kaan Erişik
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dinamik germe egzersizlerine ek olarak yapılan foam roller egzersizlerinin aktif sıçrama, squat sıçrama ve yüzme performansına akut etkisi

Bu araştırmanın amacı, 15-18 yaş arası yüzücülerde antrenman öncesinde uygulanan dinamik germe (DG) ve dinamik germeye ek olarak titreşimli foam roller egzersizlerinin aktif sıçrama, squat sıçrama ve 50 metre serbest yüzme (15 metre ve 25 metre geçiş dereceleri) performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya düzenli olarak en az iki yıl yüzme antrenmanı yapmış 20 erkek yüzücü katılmış ve katılımcılar tek grup halinde değerlendirilmiştir. Bulgular normallik analizi sonrasında eşleştirilmiş gruplar t-testi ile değerlendirilmiş ve SPSS 22 yazılımı kullanılmıştır. İlk oturumda, yüzücüler dinamik germe ve foam roller egzersizleri ile test parametreleri üzerinde alıştırma yapmış; bu oturum, öğrenme etkilerini minimize etmek amacıyla tasarlanmıştır. İkinci oturumda, sporcular 5 dakikalık düşük yoğunluklu ısınmanın ardından 10 dakikalık dinamik germe protokolü uygulamış ve aktif sıçrama, squat sıçrama ve 50 metre serbest yüzme performans testleri gerçekleştirilmiştir. Üçüncü oturumda ise aynı protokole titreşimli foam roller egzersizleri eklenmiştir. Tüm oturumlar 48 saat aralıklarla yapılmıştır. Araştırma bulguları, 50 metre yüzme performansının dinamik germe ve dinamik germe+ titreşimli foam roller egzersizleri ile arttığını göstermiştir (t(19)= 3,854, p=0,001; p<0,05). Sonuçlar, literatürle paralellik göstermektedir; miyofasyal germe teknikleri sıçrama performansına etki göstermese de yüzme performansını olumlu yönde etkilemektedir.

Dikey sıçramaSerbest stil yüzme
Emine Yabanabat
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Meme kanserli kadınlarda adjuvan hipofraksiyonel radyoterapi ile eş zamanlı omuz kompleks kas kuvvetinin değerlendirilmesi ve progresif direnç antrenmanları ile desteklenmesi

Radyoterapi, meme kanseri tedavisinde etkili bir yöntem olmakla birlikte çeşitli yan etkilere yol açarak yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Egzersiz, bu yan etkileri azaltmak ve fonksiyonel iyileşmeyi desteklemek amacıyla tamamlayıcı bir müdahale olarak değerlendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, meme kanseri cerrahisi sonrası uygulanan hipofraksiyonel radyoterapi (HFRT) sürecinde yapılan direnç egzersizlerinin omuz kas fonksiyonu ve kas aktivasyon paternlerine etkisi ile tedaviye bağlı yan etkilerin azaltılmasına katkısı incelenmektedir. Çalışmaya 31 meme kanseri hastası dahil edilmiş ve rastgele olarak egzersiz (EG, n=15) ve kontrol grubuna (KG, n=16) atanmıştır. Katılımcılar, ameliyat uygulanmış ve karşı taraf (kontralateral) kolları ile 1.047 rad/s ve 2.094 rad/s açısal hızlarda izokinetik omuz iç ve dış rotasyon hareketleri gerçekleştirmiştir. Bu sırada elektromiyografi (EMG) ve izokinetik tork ölçümleri yapılmıştır. Radyoterapiye bağlı yan etkiler, Advers Olaylar için Ortak Terminoloji Kriterleri (CTCAE) kullanılarak değerlendirilmiştir. Radyoterapi öncesi ve sonrası tork ve EMG verileri, iki grup arasında doğrusal karışık modeller ile analiz edilmiştir. Sonuçlara göre, tüm açısal hızlarda omuz iç ve dış rotasyon sırasında üretilen tork değerleri, egzersiz grubunda kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde artış göstermiştir (p < 0.0001). Grup-zaman etkileşimi açısından ortalama Fonksiyonel Kontrol Oranı (FKO) ve tepe EMG değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır (her ikisi için p < 0.0001). Bununla birlikte, CTCAE skorları açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p > 0.05). Sonuç olarak, Adjuvan HFRT ile kombine edilen progresif direnç antrenmanı, meme kanserli kadınlarda omuz kas kuvveti ve fonksiyonel kontrolü artırmada etkili olabilir. Bu egzersiz protokolleri, tedavi sürecinde fonksiyonel kapasitenin korunmasına katkı sağlayabilir. Anahtar Sözcükler: Meme kanseri, Hipofraksiyonel radyoterapi, Direnç antrenmanı, Elektromiyografi.

Emel Tuğrul
Eskişehir Technical Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Eskrimcilerde akut vibrasyon uygulamasının görsel (Optik) reaksiyon zamanı üzerine etkileri

Amaç: Bu çalışmada, eskrimcilerde üst ekstremiteye yapılan akut vibrasyon uygulamasının görsel reaksiyon zamanı üzerine olan etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Çalışmaya, 15-25 yaş (17.78 ± 2.70) aralığında, 51 gönüllü erkek eskrimci katılmıştır. Eskrimciler rastgele bir biçimde 2 gruba ayrılmıştır. Birinci grubun önce Reaksiyon Zamanı ölçümleri alınmıştır ve ardından vibrasyon verilip tekrar Reaksiyon Zamanı ölçümleri alınmıştır. İkinci gruba ise, önce vibrasyon verilip ardından Reaksiyon Zamanı ölçümleri alınmış 30 dakika sonra tekrar Reaksiyon Zamanı ölçümleri alınmıştır. Eskrimcilere ısınmanın ardından 5 tekrarlı reaksiyon testi uygulanmıştır. Eskrimcilerden reaksiyon testine, standart gard pozisyonunda başlamaları istenmiştir. Hedef monitörden 2- 5 s aralıklı gelen 5 uyarı doğrultusunda eskrimcilerden uzanarak (dürtüş mesafesinde) tuş yapmaları istenmiştir. Vibrasyon 30 s süre ile 27 Hz, 2 mm amplitüd modlarında uygulanmıştır. Vibrasyon olmaksızın ve vibrasyon sonrası kayıt edilen en iyi reaksiyon zamanı değerleri birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Bulgular: Vibrasyon sonrası ölçülen görsel reaksiyon süreleri, vibrasyon olmaksızın ölçülen görsel reaksiyon süreleri ile karşılaştırıldığında anlamlı olarak kısalmıştır (p<0.001). Sonuç: Akut vibrasyon uygulamasının, eskrimcilerde görsel reaksiyon zamanını kısalttığı bulunmuştur (p<0.001). Anahtar Kelimeler: Vibrasyon, görsel reaksiyon zamanı, eskrim.

EskrimGörmeGörme algısı+4
Sercin Kosova
Dokuz Eylül University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antrenmanin siçanlarda yüklenme ve toparlanma dönemindeki IL-6 düzeyine etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, iki farklı yoğunlukta uygulanan egzersiz antrenmanının, akut tüketici egzersizden sonraki toparlanma döneminde beyin IL 6 düzeyleri üzerine olan etkisi değerlendirilmiştir. Bu amaçla 90 adet erkek Wistar sıçan kullanılmıştır. Hayvanlar; her bir grupta 30 hayvan olmak üzere sedanter kontrol grubu (K) , düşük yoğunlukta antrene olan grup (DYA) ve yüksek yoğunlukta antrene olan grup (YYA) olmak üzere 3 gruba ayrılmıştır. DYA grubu hayvanlara 1 saat/hafta, 5 gün/hafta olacak şekilde, 8 hafta boyunca yüzme antrenmanı uygulanmıştır. YYA grubuna uygulanan antrenman programında ise 1 saat/gün olarak başlayarak, haftada 30 dk artışla, 4. hafta 2,5 saat/gün e ulaşılmış, 8. haftaya kadar 2,5 saat /gün 5 gün/hafta olarak devam edilmiştir. Bu sürenin sonunda tüm hayvanlara akut tüketici egzersiz uygulanmış ve dayanıklılık performansını belirlemek üzere tükenme süreleri kaydedilmiştir. Akut tüketici egzersiz uygulandıktan sonra her bir gruptaki hayvanlar 3 ayrı gruba ayrılmış (n=10), gruplardan biri akut tüketici egzersizden hemen, diğeri 24, ve sonuncu grup 48 saat sonra dokuları çıkarılmak üzere deneye son verilmiştir. Alınan dokulardan kas sitrat sentaz aktivitesi, plazma ve serebral korteks IL 6 düzeyi ve BOS IL 6 düzeyi tayin edilmiştir. Gruplar arası istatistiksel karşılaştırmada tek yönlü varyans analizi kullanılmış, sonuçlar ± SS olarak sunulmuş, p<0.05'in altındaki değerler istatistiksel olarak önemli kabul edilmiştir. Gruplar arası tükenme süreleri ve kas sitrat sentaz aktiviteleri, KAnahtar Kelime: Egzersiz = Exercise ; Sitokinler = Cytokines ; İnterlökin 6 = Interleukin 6 ; İnterlökinler = Interleukins

EgzersizSitokinlerİnterlökin 6+1
Mehmet Kılıç
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

55 yaş üstü yaşlılarda uygulanan on iki haftalık düzenli denge, kuvvet ve aerobik alıştırmaların düşmeye etkisi

Amaç: Düşmeler, 55 yaş üzeri kişilerde önemli sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Bu çalışmanın amacı birinci basamak sağlık kuruluşlarında, 55 yaş üzeri kişilerde uygulanan on iki haftalık düzenli denge ve aerobik egzersizlerinin düşme prevalansına ve yaşam kalitesi üzerine etkilerini incelemektir.Yöntem: Çalışmaya 55 yaş üzeri oturgan, bedensel etkinliğe katılım için herhangi bir sağlık engeli, bedensel ve ruhsal rahatsızlığı olmayan, belirli bir anlama yeteneğine sahip, bedensel etkinliğe eğilimi olan kişiler katılmıştır. Çalışmada girişim grubunda n=66, kontrol grubunda n=66 birey yer almıştır. Girişim grubunda yer alan kişilere bedensel etkinlik üzerine 30 dakikalık kursun yanında First Step Eğitim Seti (Elastik Direnç Bandı, Pilates Topu, Algılanan Zorluk Derecesi, First Step Program El Kitabı) ve alıştırma reçetesi verilmiştir. Reçeteler her ay güncellenmiştir. Kontrol grubundaki kişilere ise sadece yaklaşık bir defaya mahsus 5-10 dakikalık bedensel etkinliğin faydaları ve bedensel etkinliği nasıl arttıracakları konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur. Denge, kuvvet ve aerobik alıştırmalarının etkinliğini ölçmek amacıyla denge anketleri, işlevsel ölçümler ve yaşam kalitesi (KF-36) ölçümleri çalışmaya başlamadan önce ve on iki hafta sonra tekrar edilmiştir.Bulgular: Fullerton ileri düzey denge anketi, altı duyusal test paremetresinden; otur kalk testi, sandalyeye otur eriş testi, iki dakika step testi, sekiz adım kalk yürü testi, kol bükme, elli adım yürüme, KF-36'nın alt boyutlarından beden ağrısı, duygusal rol, fiziksel rol, fiziksel işlev, ruhsal sağlık ve denge etki anketi skorunda anlamlı fark gözlenmiştir (p ? 0.05). Girişim ve Kontrol grupları arasında zamana bağlı altı duyusal test paremetresinden; otur kalk testi, sandalyeye otur eriş testi, iki dakika step testi, sekiz adım kalk yürü testi, kol bükme, sırt kaşıma testi, elli adım yürüme test performansında (p ? 0.001) ve KF-36'nın alt boyutlarından fiziksel işlev, genel sağlık ve duygusal rol puanlarında anlamlı fark gözlenmiştir (p ? 0.05).Sonuç: Birinci basamak sağlık hizmetlerinde, spor yapmaya engeli olmayan 55 yaş üstü kişilere verilen denge, kuvvet ve aerobik alıştırmalarıyla ilgili danışmanlık hizmetlerinin verilmesi, bedensel etkinlik ve yaşam kalitesi düzeyleri üzerine olumlu etkileri olmuştur. Geliştirilen enstrümanın ülke çapındaki uygulanması toplum düzeyindeki denge, kuvvet ve aerobik düzeyi arttırarak düşmeleri önlemede yararlı olacağı kanaatindeyiz.Anahtar Kelimeler:Bedensel etkinlik, düşmeleri öneleme, oturgan yaşam biçimi, alıştırma reçetesi, birinci basamak sağlık hizmetleri, aile hekimliği, koruyucu hekimlik

SporYaralar ve yaralanmalar
Şirin Topçu
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Düşük kemik mineral yoğunluğu olan kadınlarda kuramlar üstü modelin egzersiz yapma alışkanlığı kazandırma üzerine etkisinin incelenmesi

Yapılan çalışmalarda, bireylere egzersiz yaptırmanın o kişilere egzersiz yapma alışkanlığı kazandıracağı düşünülmüştür. Ancak birçok çalışmada denekler takip edilmemiş ve egzersiz yapma niyetlerindeki değişiklik kontrol edilmemiştir.Bu çalışmanın amacı, 40-65 yaş arası düşük kemik mineral yoğunluğu olan kadınlarda Kuramlar Üstü Model (Transteorik Model) ile egzersiz yapma alışkanlığını sürekli hale getirmek, deneklerin fiziksel aktivite düzeyini (uzun süreli) arttırmak ve sürdürebilirlik üzerine etkisini incelemektir. Araştırmaya, Antalya Anadolu Hastanesi`nde tedavi gören, 40-65 yaş arası düşük kemik mineral yoğunluğu olan kadınlar gönüllü olarak katıldı (n=144). Araştırmaya katılma kriterlerine uygun olan bireyler (n=48) rastgele olarak iki gruba ayrıldı (Denek, n=24 ve Kontrol, n=24). Denek grubuna 12 hafta süresince haftada 3 gün, günde 45-60 dk. egzersiz ve TTM (Transteorik Model) yöntemi kullanılarak eğitim verildi. Kontrol grubuna ise 12 ay boyunca 3 gün/hafta, 45-60 dk./gün egzersiz yaptırıldı. İlk 3 ay'da katılımcılar, Fizyoterapist eşliğinde uygulamalara katıldı. İkinci 3 ay süresinde ise, egzersiz yapma alışkanlıklarını sürdürüp sürdüremedikleri ve bazı parametrelerdeki değişimler takip edildi. Her iki grubun Statik Denge (SD), Kuvvet, Uluslar arası Fiziksel Aktivite Anketi (UAFAA), Mini Mental Test (MMT), Avrupa Osteoporoz Derneği Yaşam Kalitesi Anketi (QUALEFFO-41) ve Egzersiz Davranışı Değişim Basamakları Anketi (EDDBA) çalışmanın başında (ön test), 3. ayda (ara test) ve 6. ayda (son test) değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda, SD ve Kuvvet parametrelerinde, denek grubunda ara test ile son test arasında pozitif yönde anlamlı fark (p<0.01) gözlenirken, kontrol grubunda negatif yönde anlamlı fark (p<0.01) olduğu belirlenmiştir. UAFAA'da ise, denek grubu ikinci 3 ayda da gelişmeye devam ederken (p<0.01), kontrol grubu gelişiminin durduğu (p>0.05) gözlenmiştir. Deneklerin MMT sonuçlarında ise kontrol grubunda bir iyileşme olmazken (p>0.05), denek grubunda düzenli ve sürekli bir artış ve iyileşme gözlenmiştir (p<0.01). QUALEFFO-41 sonuçlarında, denek grubu ikinci 3 aylık dönemde iyileşmeye devam ederken (p<0.01), kontrol grubunun aynı dönemde başlangıç düzeyine geri döndüğü (p>0.05) belirlenmiştir. Katılımcıların EDDBA sonuçları incelendiğinde, denek grubu her üç ölçümde de iyileşirken (p<0.01) kontrol grubunun son testte başlangıç düzeyine gerilediği (p>0.05) belirlenmiştir. Çalışma sonunda, TTM yöntemi ile eğitim ve egzersiz protokolü uygulanan grubun, egzersiz yapma alışkanlıklarını sürdürdükleri ve buna bağlı olarak ölçülen parametrelerin iyileşmenin devam ettiği belirlenmiştir. Aynı değişim kontrol grubunda gözlenmemiştir.

AnketlerEgzersizFiziksel aktivite+5
Neriman Temel Aksu
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Elit seviyedeki atletizm ve kayaklı koşu sporcularının bazı fiziksel özelliklerinin karşılaştırılması

Bilim ve teknoloji alanında son yıllarda meydana gelen hızlı gelişmeler spor bilimlerini de en üst düzeyde etkileyerek bu biliminde gelişmesine katkı sunmuştur. Son dönemlerde sporcuların elde ettiği üst düzey başarıların temelinde ise gelişen bilimlerin birbirlerine katkı sunarak sporcuların daha verimli ve başarılı olmalarını sağlamıştır. Bu bilim alanları ise tıp alanında, antrenman bilimi alanında, fizyolojik ve psikolojik alanlarında, yetenek seçimi alanında ve malzeme bilimi alanındaki gelişmelerden oluşmaktadır. Uzun süren hazırlık dönemlerinin bilimsel periyotlarının planlanması, müsabaka döneminin en verimli şekilde geçirilmesi ve hedeflenen başarının elde edilmesini sağlamak ve müsabaka sonrası en hızlı şekilde toparlanarak ve bir sonraki hedefe odaklanmak bu alanlardaki gelişmelerin kullanılmasının ortak bir sonucudur. Bilimsel ve teknolojik açıdan elde edilmiş yeni bilgilerin hazırlık, yarışma ve yarışma sonrası dönemlerde kullanılması sporcuların en üst düzeyde performanslarına ulaşmalarına yardımcı olmaktadır. Sporcuların uluslararası yarışmalarda başarı elde etmeleri için antrenman ve yarışma dönemlerinde bu yeniliklerden faydalanmaları bir zorunluluktur. Dünyada atletizmin ve kayağın giderek popülerlik kazandığı bu dönemde bu iki spor dalıyla ilgili çalışmalar fiziksel olarak performansa etkilerinin ortaya çıkartılması nedeniyle yapılan bu çalışma ülkemizdeki sporcuların performanslarının geliştirilmesi ve uluslararası alanda başarı kazanmaları açısında önem arz etmektedir. Bu araştırmada, Atletizm ve Kayak Milli Takımlarında ve çeşitli spor kulüplerinde düzenli olarak antrenman yapan ve müsabakalara katılan kadın ve erkek sporcular çalışma evrenini oluşturdular. En az 10 yıl ve üstü spor geçmişi olan, Atletizm ve Kayak Milli Takımlarında yarışan ve elit düzeydeki toplam 31 gönüllü sporcu (16 erkek, 15 kadın) çalışmaya katılmıştır. Sporculara ölçümler yapılmadan önce yapılacak testler hakkında detaylı bilgi verildi. Ölçümler bu şekilde kategorize edildi. Kadınların (kadın atletler ve kadın kayakçılar) branş bazında birbirleriyle karşılaştırılması, erkeklerin (erkek atletler¬ ve erkek kayakçılar) branş bazında birbirleriyle karşılaştırılması, sporcuların branş bazında genel olarak (kadın- erkek kayakçılar ile kadın-erkek atletler) birbirleriyle karşılaştırılması şeklinde düzenlenmiştir. Araştırmaya katılan sporcu kayakçılar (kadın-erkek) ile sporcu atletler (kadın -erkek) yapmakta oldukları spor branşı ve fiziksel özellikleri için bütün çalışmalar p<,05 anlamlılık düzeyine göre yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada yaş, boy ve kilo ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde, yaş ve boy ortalamaları arasında anlamlı farklılık çıkmamıştır. Fakat kilo ortalamaları arasında ise anlamlı fark gözlemlenmiştir (p:,013<,050). Kayak yapan sporcuların kilo ortalamalarının atletizm yapan sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Pençe kuvveti sağ, pençe kuvveti sol ve sırt kuvveti arasındaki ilişki incelendiğinde, pençe kuvveti sağ ve pençe kuvveti sol ortalamaları arasında anlamlı fark gözlemlenmemiştir. Sırt kuvveti ortalamaları arasında ise anlamlı düzeyde fark gözlemlenmiştir (p:,024<,050). Kayak yapan sporcuların sırt kuvveti ortalamaları atletizm sporu yapan sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Reaksiyon sağ el, reaksiyon sol el (ışığa karşı) ve reaksiyon ses (sese karşı iki elin sonucu en iyi olanı alınarak) arasındaki ilişki incelendiğinde, reaksiyon zaman (reaksiyonda süresi en az olan daha başarılıdır) ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark çıkmamıştır. Esneklik ortalamaları arasında ise anlamlı fark gözlemlenmiştir (p:,030<,050). Atletizm yapan sporcuların esneklik ortalamaları kayak yapan sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Dayanıklılık (800 m kadın, 1500 m erkek), wingate anaerobik güç testi (30sn) ve 50 m çabukluk testi (sn) arasındaki ilişki incelendiğinde, dayanıklılık, wingate anaerobik güç testi ve 50 m çabukluk testi ortalamalar arasında anlamlı düzeyde fark çıkmamıştır. Anlamlı düzeyde fark olmamasına rağmen, kayak sporu yapan bireylerin wingate ortalamaları atletizm sporu yapan bireylerden yüksek olduğu, atletizm sporu yapan bireylerin çabukluk ve dayanıklılık (800 m kadın-1500 m erkek) ortalamaları ise kayak sporu yapan bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir ( Wingate anaerobik güç testinde maksimal değeri yüksek olan daha başarılı, dayanıklılık ve çabukluk testinde ise süresi az olan daha başarılıdır). Vücut yağ oranı (%), yağsız kütle (kg) ve vücut sıvı miktarı (lt) arasındaki ilişki incelendiğinde anlamlı düzeyde fark çıkmamıştır. Vücut yağı (kg) (p:,036<,050), yağsız kuru kütle (kg) (p:,041<,050) ve vücut sıvısı (%) (p:,016<,050) ortalamaları incelendiğinde anlamlı düzeyde fark olduğu görülmüştür. Kayak sporu yapan bireylerin vücut yağı (kg) ve yağsız kuru kütle (kg) ortalamaları atletizm sporu yapan bireylerden yüksek olduğu, atletizm sporu yapan bireylerin ise vücut sıvı (%) ortalamalarının kayak sporu yapan bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kadınların spor dalı bazında karşılaştırılmasında yapılan bütün çalışmalar p<,05 anlamlılık düzeyine göre incelendiğinde kadın kayakçı sporcular ile kadın atlet sporcu bireylerin yaş, boy uzunlukları ve kilo ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde, yaş ve boy uzunluk ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark çıkmamıştır. Kadın sporcu bireylerin kilo ortalamaları arasında (p:,012<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Kayak yapan kadın sporcuların kilo ortalamaları atletizm sporu yapan kadın sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kadın kayakçı sporcular ve kadın atlet sporcu bireylerin pençe kuvveti sağ (kg), pençe kuvveti sol (kg), ortalamaları incelendiğinde anlamlı düzeyde fark olmadığı, sırt kuvveti ortalamaları arasında (p:,001<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Kayak sporu yapan kadın bireylerin sağ pençe kuvveti, sol pençe kuvveti ve sırt kuvveti ortalamalarının atletizm sporu yapan kadın bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Atletizm sporu yapan kadın ve kayak sporu yapan kadın bireylerin reaksiyon sağ el, reaksiyon sol el (ışığa karşı), reaksiyon ses (sese karşı iki elin, sonucu en iyi olanı alınarak) ve esneklik ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark olmadığı gözlemlenmiştir. Anlamlı fark olmamasına rağmen kayak sporu yapan kadın bireylerin reaksiyon sağ el, reaksiyon sol el ve reaksiyon ses ortalamaları (reaksiyonda süresi en az olan daha başarılıdır) atletizm sporu yapan kadın bireylerden iyi olduğu, atletizm sporu yapan kadın bireyler esnekliklerinin kayak sporu yapan kadın bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Atlet kadın sporcular ve kayakçı kadın sporcu bireylerin wingate anaerobik güç testi (30sn) ve 50 m çabukluk testi (sn) arasındaki ilişki incelendiğinde ortalamalar arasında anlamlı düzeyde fark çıkmamıştır. Dayanıklılık ortalamaları arasında (p:,010<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Dayanıklılık dışında anlamlı fark olmamasına rağmen, kayak sporu yapan kadınların wingate ortalamaları ve 50 m çabukluk testi atletizm sporu yapan kadınlardan yüksek olduğu, atletizm sporu yapan kadınların dayanıklılık 800 m ortalamalarının kayak sporu yapan bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir ( Wingate anaerobik güç testi maksimal değeri yüksek olan daha başarılı, dayanıklılık ve çabukluk testinde zamanı az olan daha başarılıdır). Vücut yağ oranı (%),yağsız kütle (kg), vücut sıvı miktarı (lt), vücut yağı (kg), yağsız kuru kütle (kg) ve vücut sıvı (%) arasındaki ilişki incelendiğinde, vücut yağ oranı (%),yağsız kütle (kg), vücut sıvı miktarı (lt) ortalamaları arasında anlamlı fark çıkmamıştır. Vücut yağı (kg) (p:,029<,050), yağsız kuru kütle (kg) (p:,040<,050), ve vücut sıvı % (p:,007<,050), ortalamaları arasında ise anlamlı fark tespit edilmiş, kayak yapan sporcuların vücut yağı (kg), yağsız kuru kütle (kg) ortalamalarının atletizm sporu yapan kadın sporculardan yüksek, atletizm yapan kadın sporcuların vücut sıvı % kayak yapan kadın sporculardan yüksek olduğu gözlenmektedir. Anlamlı fark olmamasına rağmen kadın kayakçı sporcuların vücut yağ oranı, yağsız kütle (kg), vücut sıvı miktarı (lt) atletizm sporu yapan kadınlardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Erkeklerin spor branşı düzeyinde karşılaştırılmasında yapılan bütün çalışmalar p<,05 anlamlılık düzeyine göre incelendiğinde kayakçı erkek sporcuların ve atletizm erkek sporcu bireylerin yaş, boy uzunlukları ve kilo ortalamaları incelendiğinde, yaş ve boy ortalamaları arasında anlamlı farklılık çıkmamıştır. Kayak yapan erkek sporular ve atletizm yapan erkek sporcu bireylerin kilo ortalamaları arasında (p:,041<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Kayak yapan erkek sporcuların kilo ortalamaları atletizm yapan erkek sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kayakçı erkek sporcular ve atletizm erkek sporcu bireylerin pençe kuvveti sağ (kg), pençe kuvveti sol (kg), ve sırt kuvveti ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde pençe kuvveti sağ (kg), pençe kuvveti sol (kg) ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark olmadığı, fakat sırt kuvveti ortalamaları arasında ise (p:,017<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Sırt kuvveti dışında anlamlı düzeyde fark olmamasına rağmen kayak sporu yapan erkek bireylerin sağ pençe kuvveti, sol pençe kuvveti ortalamaları atletizm sporu yapan erkek bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kayakçı erkek sporcular ve atletizm erkek sporcu bireylerin reaksiyon sağ el, reaksiyon sol el (ışığa karşı), reaksiyon ses (sese karşı iki elin sonucu en iyi olanı alınarak) ve esneklik ortalamaları arasındaki ilişki incelendiğinde anlamlı düzeyde fark olmadığı gözlemlenmiştir. Anlamlı fark olmamasına rağmen kayak sporu yapan erkek bireylerin reaksiyon sağ el, reaksiyon sol el ve reaksiyon ses ortalamaları (reaksiyonda süresi en az olan daha başarılıdır) atletizm sporu yapan erkek bireylerden yüksek olduğu, atletizm sporu yapan erkek bireylerin ise esnekliklerinin kayak sporu yapan erkek bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Kayakçı erkek sporcular ve atletizm erkek sporcu bireylerin dayanıklılık 1500 m, wingate anaerobik güç testi (30sn) ve 50 m çabukluk testi (sn) arasındaki ilişki incelendiğinde wingate anaerobik güç testi (30sn) ve 50 m çabukluk testi (sn) ortalamalar arasında anlamlı düzeyde fark olmadığı görülmüştür. Dayanıklılık 1500 m ortalamaları arasında ise (p:,000<,050) anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Kayakçı erkek sporcuların wingate ortalamaları atletizm sporu yapan bireylerden yüksek olduğu, atletizm sporu yapan bireylerin ise dayanıklılık 1500 m ve 50 m çabukluk testi ortalamalarının kayak sporu yapan bireylerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir (Wingate anaerobik güç testinde maksimal değeri yüksek olan daha başarılı, dayanıklılık ve çabukluk testinde süresi az olan daha başarılıdır). Vücut yağ oranı (%), yağsız kütle (kg), vücut sıvı miktarı (lt), vücut yağı (kg), yağsız kuru kütle (kg) ve vücut sıvı % arasındaki ilişki incelendiğinde, vücut yağ oranı (%), vücut yağı (kg), vücut sıvı (%) ve vücut sıvı miktarı (lt) ortalamaları arasında anlamlı düzeyde fark olmadığı, yağsız kütle (kg) (p:,048<,050), yağsız kuru kütle (kg) (p:,044<,050), ortalamaları arasında ise anlamlı düzeyde fark olduğu gözlemlenmiştir. Kayak yapan erkek sporcuların yağsız kütle (kg), yağsız kuru kütle (kg) ortalamalarının atletizm sporu yapan erkek sporculardan yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Atletizm sporu yapan sporcuların vücut sıvı yüzdesi (% ) kayak yapan sporcuların vücut sıvı yüzdesinden (% ) yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Anlamlı fark olmamasına rağmen erkek kayakçı sporcuların vücut yağ, vücut sıvı miktarı (lt) atletizm sporu yapan erkeklerden yüksek olduğu, atletizm sporu yapan erkek sporcuların ise vücut yağ oranı (%),vücut sıvı (%) ortalamalarının kayak sporu yapan erkeklerden yüksek olduğu gözlemlenmiştir. Test sonuçlarına göre sporcuların genel (atletizm –kayak) ve cisiyetlerine göre (kadın ve erkek) ayrı ayrı karşılaştırılmalarında esneklik, dayanıklılık, çabukluk, reaksiyon, wingate, vücut komposizyonu ölçüm değerleri arasındaki farkın önemli olduğunu göstermektedir. Genelde atletlerin dayanıklılık, esneklikte ve vücut komposizyonunun (vücut sıvı yüzdesi (% ) bazı değerlerinde kayakçılara göre daha iyi değerlere sahip oldukları; kayakçıların ise reaksiyon, sırt kuvveti, pençe kuvveti, wingate, sürat ile vücut komposizyonunun (vücut yağ, vücut sıvı miktarı (lt) yağsız kütle (kg), yağsız kuru kütle) bazı değerlerinde atletlere göre daha iyi sonuçlara sahip olduklarını gözlemlenmiştir. Bilimsel, uzun süreli ve planlı yapılan yoğun çalışmaların sporcuların fiziksel özellikleri (esneklik, dayanıklılık, çabukluk, reaksiyon, wingate, vücut komposizyonu) üzerinde etkili olduğunu göstermektedir. Sonuç itibariyle bilimsel ve planlı bir şekilde spor yapmak hedeflenen başarıya ulaşmayı daha kolay kılmaktadır.

AtletizmAtletlerDayanıklılık+7
Muzaffer Zepak
Ağrı İbrahim Çeçen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Muay thai sporcularının antioksidan sistem mekanizmaları ve enzim düzeylerinin (CAT, GSH, MDA) incelenmesi

Günümüzde aktif spor her kesimden insanın gerek çevresel streslerden uzaklaşmak gerekse de beden sağlığı için rutin aktivitesi haline gelmiştir. Tayland kökenli olan Muay Thai sporu da ülkemizin birçok yerinde icra edilmektedir. Performans sporları yüksek şiddette yapıldığında belirli dengesizlikler meydana getirir bunlardan birisi oksidatif strestir. Bu çalışma +1750 rakımda yaşayan Muay Thai sporunu en az 4 yıl aktif olarak gerçekleştiren ulusararası alanda derece alan sporcularda meydana gelen, reaktif oksijen türlerinin yarattığı oksidatif stresi anlama ve savunucu sistem olan antioksidatif enzim düzeylerininin incelenmesi amacıyla ayapılmıştır. Çalışmaya 14 kişilik Muay Thai sporcu grubu ile 14 kişilik sağlıklı kontrol grubun kan değerlerine bakılarak oksidan ve antioksidan parametrelerin göstergesi olan CAT, GSH ve MDA seviyeleri incelenmiştir. CAT aktivitesinde Muay Thai sporu yapan grupla sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı fark bulundu (p<0,001). İstatistik olarak Muay Thai sporcularının CAT değeri sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı derecede yüksek fark bulundu. GSH aktivitesinde Muay Thai sporu yapan grupla sağlıklı kontrol sağlıklı kontrol gruplarında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p=0,541). MDA aktivitesinde Muay Thai sporu yapan grupla sağlıklı kontrol gruplarına göre Malondialdehit değerleri bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmamıştır (p=0,150). Sonuçlar literatürdeki bilgiler ışığında istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Yaptığımız bu çalışmada lipid peroksidasyonun bir göstergesi olan MDA düzeyi sağlıklı kontrol grubu ile karşılaştırıldığında iki grup arasında düşük fark bulundu. Serbest radikallere karşı savunmayı sağlayan antioksidanlardan biri olan Katalaz (CAT) enzimatiğinin yüksek çıkması ve Glutatyon (GSH) nonenzimatiğinin düşük çıkması, canlı sisteminde ROS oluşturan Malondialdehit (MDA) kontrol grubuna göre biraz yüksek çıkması egzersizin bu enzimleri direkt olarak etkileyebileceği düşünülmektedir. MDA ve GSH düzeylerinde anlamlı bir farklılığın bulunmaması CAT aktivitesinin yüksek olmasından kaynaklanabilir. Muay Thai sporu ile ilgili genel bilgi verildiği bu çalışmada sporcularda oluşan fazla moleküler oksijenin dengesizliği sonucunda oksidatif stres oluşumu ve ROS ürünlerinden bahsedilmektedir, aynı zamanda ROS yapılarını ortadan kaldırmak ve oksidatif hasarı en aza indirgemek için vücudun savunucu sistemi olan antioksidatif enzimlerinden bahsedilmiştir.

Antioksidan enzimlerEnzimlerGlütatyon redüktaz+5
Yunus Güngörmez
Ağrı İbrahim Çeçen University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kreatin yüklemesinin oksijen tüketim miktarı üzerine etkisinin incelenmesi

Kreatin en fazla et ve balıkta bulunan esansiyel olmayan bir besin ögesidir. Vücutta birincil olarak karacigerde, iki amino asitten, iki basamaklı bir tepkime ile olusmaktadır. Kreatin, sportif performansı arttırmak amacıyla birçok sporcu tarafından kullanılmaktadır. Kreatin yüklemesi, insanda serbest kreatin ve intramuskular fosfokreatin seviyelerini arttırabilir. Toplam kreatindeki artıs ile iliskili olarak, bazı çalısmalarda kreatin yüklemesinden sonra anaerobik ve aerobik performansta artıs oldugu bildirilmistir. Bazı çalısmalarda ise bir degisiklik saptanmamıstır. Bu çalısmanın amacı; kreatin yüklemesinin (maksimum oksijen tüketmeyi gerektiren test sırasındaki), oksijen tüketim miktarı üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Kreatin yüklemesinin oksijen tüketimini azaltacagı düsünülmektedir. Kreatin yüklemesi ile, ATP resentezine fosfokreatinin daha fazla katılımı saglanıyor olabilir. Bu da oksijen tüketimine olan ihtiyacı azalabilir. Çalısmaya yas ortalaması 21.31±1.99 yıl olan denek grubundan 16, yas ortalaması 22.49±1.52 yıl olan kontrol grubundan 14 Akdeniz Üniversitesi Beden Egitimi ve Spor Yüksekokulu ögrencisi katılmıstır. Denek grubundaki bireylere önce plasebo olarak süt tozu verilmis, ardından kreatin yüklemesi yapılmıstır (4x5 g/gün-5gün). Her iki uygulamanın öncesinde (ön test) ve sonrasında (son test) deneklerin egzersiz sırasındaki maksimal oksijen tüketimleri, bazal oksijen tüketimleri ve karbondioksit üretimleri ile bazı parametreleri (agırlık, beden kütle indeksi, uyluk çevresi, % yag, vücut suyu, kalp atım sayısı, plazma laktat, serum kreatinin, idrar kreatinin,) ölçülmüstür. Kontrol grubuna ise herhangi bir madde verilmeden 5 gün ara ile Bruce Testi yapılmıstır. Denek grubunda kreatin yüklemesi sonucunda, beden agırlıgı, BKI, toplam beden suyu, kas kütlesi, uyluk çevresi (p<0.01) ve yag kütlesinin arttıgı görülmüstür (p<0.05). Kreatin yüklemesi, maksimal oksijen tüketiminde herhangi bir degisiklige neden olmamıstır (p>0.05). Serum kreatinin (p<0.01) ve egzersiz sonrası 24 saatlik idrar kreatinin degerleri, kreatin yüklemesi ile artmıstır (p<0.05). Anahtar Kelimeler: Kreatin, maksimal oksijen tüketimi, agırlık, kreatinin

AğırlıkKreatinKreatinin
Neşe Toktaş
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2007
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mental yorgunluğun tenis hedefleme performansı üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı mental yorgunluğun tenis hedefleme performansı ve dikkat üzerindeki etkisini belirlemektir. Yöntem: Çalışmaya 18-29(24.32±2.46) yaş aralığında en az 3 yıl tenis oynamış ve aktif olarak halen oynamaya devam eden (6.11±2.85) 66 erkek tenisçi gönüllü olarak katılmıştır. Çalışmada mental yorgunluk müdahalesi (MY), plasebo müdahalesi (P) ve kontrol müdahalesi(K) olmak üzere 3 farklı müdahale bulunmaktadır. Tüm müdahaleler öncesinde ve sonrasında stroop dikkat testi ve uluslararası tenis seviye belirleme testi (ITN) uygulanmıştır. Mental yorgunluk müdahalesi öncesinde dikkat performansı Stroop dikkat testi ile belirlenmiş olup, müdahalesi 30 dakika stroop testi uygulanarak verilmiştir., Plasebo etkisi olarak verilen yorgunluk yaratmayan etki 15 dakikalık spor magazin dergisi aracılı ile uygulanmıştır. Kontrol koşullarında ise herhangi bir fiziksel ya da bilişsel aktivite yapmadan 15 dakika dinlenme verilmiştir. Çalışmaya katılan katılımcılar rastgele yöntemle müdahale gruplarına dağıtılmış olup katılımcılar tüm müdahaleleri çalışma çapraz geçişli tasarımla belirlenen sıraya göre uygulamışlardır. Bulgular: Uygulanan testler sonucunda dikkat performanslarında ve tenis hedefleme performanslarında anlamlı farklar belirlenmiştir. Müdahale sonrası son testlerde dikkat testi sürelerinde P ve K ye göre MY müdahalesi aleyhine anlamlı fark bulunmuştur(p=.001). Dikkat testi hata sayılarında yine müdahaleler arasında MY aleyhine anlamlı fark bulunmuştur(p=.001). Derinlik, kesinlik ve servis parametrelerinin bulunduğu tenis hedefleme testi sonuçlarına göre müdahaleler arasında ön test ve son test arasında MY aleyhine anlamlı fark bulunmuştur(p=.001). Sonuç: Mental yorgunluk 3 yıldan fazla tenis oynamış genç tenisçilerin tenis hedefleme performansını ve dikkat performansını olumsuz yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: mental yorgunluk, tenis, dikkat

Cenk Öztürker
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fitness yapan bireylerin gıda takviyesi kullanımı ve doping bilgi düzeyinin belirlenmesi

Yapılan bu çalışmada fitness yapan bireylerin gıda takviyesi kullanımı ve doping bilgi düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Isparta il merkezinde bulunan fitness salonlarına spor yapma amacıyla gelen 180 kadın ve 389 erkek olmak üzere toplam 569 birey katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ile 29 maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analiz sürecinde SPSS 25.0 programında frekans analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda çalışmaya katılan bireyler arasında gıda takviyesi kullanma yaygınlığının yüksek olduğu bulunmuştur. Katılımcıların gıda takviyesi kullanımı ve sporda doping kullanımı konusundaki bilgi düzeylerinin yeterli olduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan bireylerin gıda takviyelerini genellikle internet üzerinden satın aldıkları ve gıda takviyesi alırken markaya önem verdikleri tespit edilmiştir. Katılımcıların gıda takviyeleri konusundaki bilgi kaynaklarının başında internet ve antrenörlerin geldiği görülmüştür. Bunun yanında katılımcıların doping kullanımını onaylamadıkları ve doping kullanımını azaltmaya yönelik politikalar geliştirilmesi gerektiğini savundukları sonucuna ulaşılmıştır.

Burcu Aycan
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tenis oyuncularında yervuruş teknik değerlendirme ölçeğinin geliştirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı; Çocuk tenis oyuncularının yer vuruş (elönü ve elarkası) tekniğinin tenis antrenörleri tarafından değerlendirilmesinde kullanılabilecek bir ölçek geliştirmektir. Yöntem: Çalışmaya en az iki yıl tenis eğitimi almış tenis oynama yaşları 3.50±0.82 yıl olan 10-12 yaş aralığında (11.47±0.89 yıl), boy uzunluk ortalaması 141.73±9.10 cm, ağırlık ortalaması 40.85±6.49 kg olan toplam 60 sporcu gönüllü (30 erkek 30 kız) katılmıştır. Uluslararası Tenis Federasyonu (ITF) yer vuruşları kontrol listesinin (YVKL) İngilizce'den Türkçe' ye çevrilmiştir. Türkçeye çevirisi yapılan ITF yer vuruşları listesinin (YVKL) 15 kişiden oluşan TTF 3. kd Antrenör lisansına sahip 5 yıldan fazla antrenörlük tecrübesine sahip antrenörler tarafından değerlendirilmiştir. Değerlendirilmesi yapılan YVKL 3 uzmandan oluşan seçici kurul vuruşun teknik bileşenlerinden antrenörlerin önemli ve çok önemli olarak seçtiği maddeleri 3 lü likert ölçeği şeklinde YGDF (yapılandırılmış gözlem değerlendirme formu) haline getirmişlerdir. YGDF'nin sahada uygulanması yapılarak Ölçeğin Güvenirlik ve geçerlik çalışmaları yapılmıştır. Araştırmadaki tüm veriler SPSS 25 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgular: 3 gözlemci antrenöründe el önü ve el arkası vuruşlar için yapmış oldukları 1. ve 2. hafta teknik gözlemleri incelendiğinde istatistiksel olarak pozitif yönde yüksek ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (r>0.90, **p<0.01). Geliştirilen YGDF yi kullanan gözlemci antrenörlerin 1.ve 2. hafta yapılan gözlemleri arasında ilişki incelendiğinde güvenirlik analizi sonuçlarına göre gözlemciler arasında yüksek düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (**W>0.75 , **p<0.01). Sonuç: YGDF'nin 10-12 yaş grubunda en az 2 yıl ve üzerinde tenis eğitimi almış çocuk tenis oyuncularının yer vuruşlarının antrenörleri tarafından değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bir araç olarak kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: tenis, teknik, teknik değerlendirme, ölçek, ölçme aracı

SporSpor performansıSporcular+5
Hakan Diler
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Video destekli sportmenlik eğitiminin, çocukların sportmenlik yönelimleri ve ahlâki karar alma tutumları üzerindeki etkisi

Amaç: Bu araştırmanın amacı; video destekli sportmenlik eğitiminin, beden eğitimi dersine devam eden öğrencilerin sportmenlik yönelimleri ve ahlâki karar alma tutumları üzerindeki etkisini incelemektir. Yöntem: Araştırmada, deneysel yöntemlerden klasik deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya Ankara'nın Çankaya ilçesinin Maltepe Ortaokulu'nda 7. sınıfa devam eden 56'sı kız ve 54'ü erkek olmak üzere toplam 110 öğrenci katılmıştır. Bu çalışmada veri toplama aracı olarak ''Altyapı Sporlarında Ahlâki Karar Alma Tutumları Ölçeği'' ve ''Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği'' kullanılmıştır. Veri toplama araçları, çalışmaya katılan tüm öğrencilere ön test olarak uygulanmıştır. Daha sonra deney grubu olarak seçilen öğrencilere, haftada 2 saat olmak üzere 8 hafta boyunca spor ahlâkının farklı konularıyla ilgili videolar izletilmiş ve eğitimler verilmiştir. Video konularıyla ilgili sınıfta tartışma ortamı yaratılmıştır. Böylelikle öğrencilerde konuyla ilgili farkındalık oluşması hedeflenmiştir. Kontrol grubu ise kendi beden eğitimi ders programına devam etmiş ve herhangi bir eğitim almamıştır. Sekiz hafta sonunda hem deney grubuna hem de kontrol grubuna son test uygulanıp elde edilen verilerin çözümlenmesinde bağımsız grup t testi kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan ön test sonuçlarına göre test edilen 7 alt boyutun 6'sında deney ve kontrol gruplarının skorları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Böylece grupların benzer yapıda olduğu kabul edilmiştir. Sporda sorumluluklara bağlılık alt boyutu haricindeki diğer 6 alt boyutta deney grubu öğrencilerinin ön ve son test skorları arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Kontrol grubunun ön ve son testlerine bakıldığında bazı değerleri değişmezken, bazı değerlerindeki farklar anlamlıdır. Sonuç: Sonuç olarak video destekli sportmenlik eğitiminin, öğrencilerin sportmenlik yönelimleri ve ahlâki karar alma tutumları üzerinde olumlu etki ettiği görülmüştür. AnahtarKelimeler: Fair Play, Sportmenlik Eğitimi, Ahlâki Karar Alma Tutumları.

AhlakKarar vermeSpor+6
Kadir Babur
Akdeniz University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00