Dokuz Eylül University
Discipline

Müzik Bilimleri Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

47

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

47 Theses
Master'sOpen AccessTR

Klasik gitar için performans değerlendirmeye yönelik ölçme aracı geliştirme çalışması

Klasik gitar eğitiminde hem özengen hem de akademik olarak birçok eğitim kurumu bulunmaktadır. Bu eğitim kurumlarında öğrencilerin başarı ölçme seviyelerini belirlemek amacı ile performans sınavları yapılmakta bu sınavlar sonucunda ise öğrencilerin seviyeleri tespit edilmektedir. "Klasik Gitar İçin Performans Değerlendirmeye Yönelik Ölçme Aracı Geliştirme Çalışması" adlı çalışmada gitar öğretim elemanlarının daha objektif ve doğru şekilde başarı seviyelerini ölçmesi amacıyla bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Belirlenen "Klasik gitar performans ölçeği geçerli ve güvenilir bir ölçek midir?" problemi doğrultusunda 5 alanında uzman akademisyenden görüşü alınarak ölçekte "Oturuş ve Tutuş Pozisyonu", Sağ ve Sol El Teknikleri", "Yapılan İcranın Doğruluğu" ve "Gitarın Sapının Tanınması" olmak üzere 4 boyut ve 20 madde belirlenmiştir. Belirlenen boyutlar ve maddeler IBM SPSS Statistics 29.0.2.0 istatistik programında sorular arası güvenilirlik amacı ile Cronbach's Alpha güvenirlik analizi testi uygulanmıştır. Gönüllük esasına uygun olarak belirlenen 6 adaya sorular yöneltilmiş ve adaylardan videolar istenmiştir. Gelen videolar tekrardan alanında uzman akademisyenlerin görüşlerine sunulmuş uzmandan gelen sonuçlar ise Fleiss Kappa analizi doğrultusunda uzmanlar arası güvenilirliği tespit edilmiştir. Sonuç olarak belirlenen maddelerden 6'sında istatistiksel olarak anlamlı uyumluluk görülmüştür. Bu çalışma, klasik gitar eğitiminde performans ölçümü ve ölçek geliştirme süreçlerini ortaya koymak amacıyla kapsamlı bir yöntem izlenmektedir. Literatür taraması kısmında eğitim, sanat eğitimi ve müzik eğitimi konularında önceki çalışmalar incelenerek hangi konularda katkı yapılabileceği araştırılmıştır. Daha sonra çalgı eğitimi ve alt başlığı olan klasik gitar eğitimi hakkında mevcut tezler incelenerek teorik kısım oluşturulmuştur.

Ali Can Kalkan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kars âşıklık geleneğinde Âşık İlhami Demir'in eserlerinin incelenmesi

Müzik, insanın doğaya aktardığı uyumlu seslerdir. Ses ise bir doğa olayıyken müzik bu doğal ve etkin olaylardan yola çıkarak sistemli bir çalışma ve emek ile bir sanat yapıtı oluşturmayı amaçlayan bir sanat dalıdır. Orta Asya'dan günümüze kadar uzanan süreçte Türk milletinin binlerce yıldır devam ettirdiği sanat geleneğinin başında âşıklık kültürü gelmektedir. Âşıklık, müzik ve edebiyatın perçinleştiği bir halk edebiyatı dalıdır. Türk kültürünü oluşturan en önemli dinamiklerden birisi olan âşıklık geleneği, Türkler'in Anadolu'ya yerleşmesinin ardından da devam ettirilmiştir. Âşıklık sadece Orta Asya ya da Anadolu'da görülen bir gelenek olmayıp Güney Kafkasya, İran'da sürdürülen genellikle telli müzik aletleri eşliğinde söylenen bir sözlü halk müziğidir. Anadolu'da âşıklık geleneği 13. yüzyıldan sonra önem kazanmaya başlamış, İslamiyet öncesinde ozanın yerini âşık, kopuzun yerini ise "bağlama, çöğür, cura, kara düzen" adlarıyla bilinen telli müzik aletleri almaya başlamıştır. Bu geleneğin Anadolu'da yüzlerce yıldır devam ettirildiği bölgelerden birisi de Erzurum-Kars-Ardahan havzasıdır. Kars âşıklık geleneğinin en önemli isimlerinden birisi olan Âşık İlhami Demir, XX. yüzyıla damgasını vuran isimlerden birisi olmuştur. Halk müziği ve halk edebiyatının farklı türlerinde eserler vermiş, bunları deyişlerinde seslendirmiştir. O, yalnızca Kars âşıklık geleneğinde değil Anadolu geleneğinin en önemli isimlerinden birisidir. Âşık Şenlik ekolüne mensup olan İlhami Demir, Âşık Gülistan'ın çırağıdır. Eserlerinde birçok farklı makamı kullanan âşık, 1976 yılında bir de albüm çıkarmıştır. Bu araştırmanın amacı Kars âşıklık geleneği ile birlikte Âşık İlhami Demir'in hayatını, eserlerini ortaya koymaktır. Çalışmada sosyal bilimlerde kullanılan betimsel araştırma yönteminden yararlanılmış, ses kayıtları, yazılı kaynaklar ve fotoğraflar titizlikle incelenerek gözlem ve veri toplama tekniklerinden istifade edilmiştir. Âşık İlhami Demir ile ilgili yapılan literatür taraması sonucunda onun hayatı ve eserleriyle ilgili müstakil herhangi bir çalışmanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Âşık İlhami Demir'in hayatı, şiirleri ve notası ile ilgili bilgilerin kısıtlı olmasından dolayı bu çalışma ile birlikte onun eserleri literatüre kazandırılacaktır. Bu açıdan bu çalışma kendisinden sonra yapılacak çalışmalara ışık tutması ve yol göstermesi açısından son derece önemlidir.

Serdar Arslan
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tulum çalgısında karşılaşılan entonasyon problemlerinin tespiti ve çözümüne dair öneriler

Tulum çalgısı dünyanın farklı coğrafyalarında farklı isimlerle milletlerin kendi müzik yapısına göre değişken bir biçimde karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'de Tulum, İran'da ney-anban, Gürcistan'da Chiboni, Yunanistan'da Tsampouna, İskoçya'da gayda, Fransa'da Musette. Karadeniz bölgesi müzik kültüründe önemli bir yere sahip olan tulum çalgısı; yol havası, horon, atma türkü, gelin çıkarma gibi türlerde icra solo şeklinde icra edilmektedir. Beş perde altı sesten oluşan tulum çalgısı çift perdeli olması dolayısıyla polifonik bir çalgıdır. Ses aralığının dar olması sebebiyle tulum çalgısında transpoze yapılamamaktadır. Geleneksel olarak solo şekilde icra edilmesinden dolayı yörede sınırlı tonlarda bulunan tulum çalgısı 1977 yılında Üstad Remzi BEKAR ile TRT'ye girmesinin ardından saz toplulukları ile birlikte icra edilmeye başlamıştır lakin çalgının otantikliği sebebiyle entonasyon sorunları görülmüştür. Bu araştırma, tulum çalgısının saz topluluklarıyla beraber icrası sırasında karşılaşılan entonasyon sorunlarının giderilmesi için çalgı icracıları ve tulum çalgısı ustalarıyla görüşülerek karşılaşılan sorunların tespiti, diğer çalgı türleriyle ses birliğinin sağlanması, entonasyon kaynaklı icra zorlukların giderilmesi, çalgının yapımı sırasında kullanılan ölçülerinin bir standarda kavuşturulması hedefleri doğrultusunda, çalgı adına yapılacak olan çalışmalara katkı sağlaması açısından önem arz etmektedir. Bu araştırmada farklı ustaların yapmış olduğu la karar tulum çalgısının ölçüleri temin edilerek bir tulum çalgısı yapılmaya çalışılmıştır. Alüminyum malzemeden yeni bir dillik sistemi denenerek sabit bir la karar ölçüsünden farklı tonlar elde edilmeye çalışılmıştır. Literatür taraması yapılarak araştırma konusuna dair bilgiler edinilmiştir ve tulum çalgısı yapımcı ve icracılarıyla yapılan görüşmelerde elde edinen bilgilerle literatüre yeni bilgiler kazandırmak hedeflenmiştir.

İlkan Kocaman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Altkültürel sermaye çerçevesinde bağımsız müzikte otantisite ve Mevzu Records örneği

Fransız sosyolog Pierre Bourdieu, 1960'ların ortalarından itibaren çalışmalarının odak noktasını, "kültürel sermaye'' olarak adlandırdığı; ayrıcalıklı grupların kendi kültürlerini alt sınıfların kültürlerinden daha üstün olarak tanımlama yeteneğine dayandırmıştır. Bourdieu'nün çalışmalarını kültürel çalışmalar geleneğine entegre etmek amacıyla, İngiliz araştırmacı Sarah Thornton tarafından literatüre dahil edilen altkültürel sermaye ise; Thornton'a göre; "yaş, cinsiyet, cinsellik ve ırk eksenlerinin; sınıf, gelir ve meslek belirlemelerinden kaçışa zemin oluşturan bir 'alan' yarattığı, alternatif bir hiyerarşiyi işaret etmektedir" (1995: 164). Chicago okulu araştırmacılarının katılımcı gözlemi ön plana çıkaran etnografik yaklaşımı, ardından Birmingham okulu ile bu yaklaşımın geliştirilmesi ve son olarak altkültürel sermaye kullanımı; günümüz popüler müzik araştırmalarına yön vermiştir. Bu çalışma, kendini "DIY omnifarious punk label" olarak tanımlayan Mevzu Records isimli bağımsız şirket (independent label) özelinde, Türkiye Punk Scene'de yürütülen tartışmaların temelinde yatan ayrım sistemlerini ve kültürel alandaki özerklik mücadelelerinin işleyişini açıklamayı amaçlamaktadır. Saha araştırması sırasında elde edilen veriler, Mevzu Records'un, scene içindeki politik gündemi belirleyebilen tartışmalara girdiğini göstermektedir. Bu tartışmalar, kendine atıfta bulunan (self-referantial) otantisite isnatlarını kapsar ve altkültürel topluluklardaki ayrım sistemlerinin gizil yapısını açığa çıkarırlar.

Mahmut Eren Okur
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme ve yeni medyada dijital izler kitle: K-pop Türkiye örneği

Küreselleşmenin ve teknolojik gelişmelerin paralelinde ortaya çıkan dijitalleşmenin etkisiyle 'üretilmiş bir meta' örneği teşkil eden K-pop müzik türünün ortaya çıkışı 90'lı yıllara dayanmaktadır. Yerel kültürün küreselleşmesi olgusuyla Kore kültüründen sıyrılarak kitle iletişim araçlarının da etkisiyle popüler kültürün bir ögesi haline gelen K-pop, Güney Kore'nin ekonomik kriz sonrası oluşturduğu Kore Kültür Endüstrisi'nin bir parçası olarak tüm dünyada kabul görmüş bir müzik türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Süreci takip eden yıllar içerisinde kültürel, müzikal ve biçimsel olarak değişim yaşayan K-pop, kitle iletişim araçlarının karşılıklı etkisiyle hem genel dinleyici kitlesini değiştirmiş hem de genel dinleyici kitlesi kitle iletişim araçları üzerinden sağlanan etkileşimle K-pop müzik türünün değişimine zemin hazırlamıştır. Bu değişimde Z Kuşağı olarak tabir edilen kuşağın büyük etkisi olduğu görülmektedir. Z kuşağı ve kitle iletişim araçlarıyla birlikte kurulan fan sayfaları ve bloglar üzerinden popülerleşen K-pop giderek küresel bir müzik hayranlığına evrilmiş ve K-pop müzik türünü icra eden grupların dünya çapında konserler vermeye başlamasıyla farklı müzik türleriyle etkileşimi/sentezi kaçınılmaz bir hale gelmiştir. Nitekim K-pop türünde icra edilen şarkılardaki müzikal altyapı ve ritim özelliklerine bakıldığında Amerika ve Avrupa pop şarkılarında sıkça kullanılan altyapı ve ritim özelliklerine benzer özellikler gösterdiği dikkat çekmektedir. Güney Kore Endüstrisi, ekonomik bir getiri olarak gördüğü ve pazarlanabilir endüstriyel bir ürün olarak öne çıkardığı K-pop türü ile birlikte tüketiciye "idol" olgusu altında kendi starlarını sunmaya başlamıştır. Kitle iletişim araçları ve sosyal medya platformları aracılığıyla karşımıza çıkan K-starlar; müzik, dans, karakter ve kostüm gibi tüm içerikleriyle özel olarak tasarlanmaya başlamıştır. Tasarlanmış bu K-starlar idol olarak taklit edilmeye ve özellikle sosyal medyada bir araya gelerek etkinlikler düzenleyen, dans grubu oluşturan, içerik üretimiyle Youtube vb. platformlarda yayınlar yapan genç izler kitlenin yaşam biçimi haline gelmeye başlamıştır. Zira izler-dinler kitle üzerinde bireysel olarak tarz seçimini ve sosyalleşmesini dahi etkilediği görülmektedir. Popüler imajın yanı sıra kitlelerin duygu ve düşünce yönetimini de doğrudan veya dolaylı olarak etkilediği görülmektedir. Türkiye'de K-pop ağına katılım sağlayan ilkokul, ortaokul ve lise gruplarına sıkça rastlanmaktadır. Bu çalışma içerisinde örneklem olarak belirlenen ise Türkiye'deki genç kitlenin K-pop türü ile birlikte yaşadığı değişim ve teknoloji ağı üzerinden oluşturduğu kolektif yapılanma olmuştur. Özellikle Tik Tok, Instagram ve Youtube gibi mecraların K-pop türünün tüketim ve içerik üretim biçimini etkilediği görülmektedir. Türkiye'deki izler-dinler kitlenin tüketim ve içerik üretim biçimi hususunda yaşadığı etkileşim örneklerle desteklenmiştir.

EtkileşimGüney KoreK-pop+7
Efnan Parmaksız
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Caz müzisyenleri ve canlı müzik mekânları arasındaki sosyo-ekonomik ilişkinin değer teorileri bağlamında incelenmesi

Bu tezde, müzisyen ve işletme üzerinden piyasa dinamikleri içerisinde şekillenen sınıfsal ilişki, 'değer', 'meta' ve 'rant' gibi günümüz popüler kültür alanlarındaki ilişki biçimleri düzenleyen kültürel/ekonomik olguları tanımlayan kavramlar çerçevesinde incelenmiştir. Adam Smith ile başlayan ve Karl Marx'ta sonra şeklini alan politik ekonomi ekolü ekonomiyi politikadan bağımsız düşünmemiş ve toplumların gelişimini sınıfsal çıkar çatışmaları ile yorumlamıştır. Kullanım değeri, değişim değeri, değer ve meta fetişizmi gibi kavramlara ek olarak üretken emek ve üretken olmayan emek düzleminde müzisyen sınıfın konumu belirlenecektir. Marksizmi kapsayan literatürün yanı sıra meta üreticileri olarak müzisyen sınıfın stratejileri ve piyasa içerisindeki konumları Arjun Appadurai ve David Graeber gibi araştırmacıların geliştirdiği literatürle desteklenerek saptanmıştır. Bu değerin kültürel tarafı olarak değerlendirilmiştir. Bireysel çıkarların kavramsal yansıması bu literatür çerçevesinde açıklanacaktır. Bu noktada değerler rejimi ve değer kavramına antropolojik yorumlamalar rol sahibidir. Öte yandan, rant ile müziğin biricikliğinin piyasa içerisindeki görünümü saptanacak ve mübadele içerisinde bu biricikliğin dönüşümleri incelenecektir. Piyasa içerisinde ranttan elde edilen markalaşma pratiklerinin sınıfsal ilişkilerin inşasına etkisi irdelenecektir. Diğer bir yandan günümüz dünyasını anlamak ve çalışmaya dâhil olan aktörleri, günümüz dünyası dinamikleri içerisinde değerlendirmek için Ursula Huws'tan ve araştırmacının sınıf, emek gibi kavramları yeniden inşasından yararlanılmıştır. Sonuç olarak bu tezde yapılan incelemeler sonucunda üretim araçlarının sahibi yani işletmeci ve üretim araçlarının kullanıcısı olan müzisyen sınıf arasındaki sınıfsal çatışmanın görünümü belirlenmiş ve bu çatışmaya etki eden faktörler sunulmuştur. Piyasadaki meta görünümüyle bu çatışma müzik üzerinden okunmuş ve müziğin meta görünümü de irdelenmiştir.

Canlı müzikCazDeğer teorisi+5
Soykan Akkaya
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik müzikte canlı performans otantisitesi: Eren Dutlu örneği

Performansı sergileyen kişinin ve izler kitlenin aynı mekan ve zaman içerisinde bulunması performans terimini ortaya çıkarır. Performans ve davranış arasındaki en önemli fark, izler kitlenin sanatçı ile birlikte aynı zaman ve mekanda bütünleşmesidir. Performansın sergilendiği anda sadece sergileyen kişinin bulunması durumunda performans kavramı yok olur ve yerine davranış kavramı ortaya çıkar. Canlı performans da tıpkı performans gibi izler kitleye ihtiyaç duyar ve canlı çalıyor olabilmek önemlidir. Her ne kadar canlı çalma durumu ön planda olsa da daha önceden kaydedilmiş sample kullanılarak canlı performans gerçekleştirilebilir. Elektronik müzik canlı performans sırasında sample kullanmaya iyi bir örnektir. Müziğe anlık müdahale edebiliyor olmak en az canlı çalabilmek kadar önemlidir. Geleneksel tanımlamada otantisite, geçmişle bağlantılı olup hakiki olanı ve değişmemiş olanı içerisinde barındıran bir terimdir. Bugünün içerisinde geçmişe ait özellikleri ararken karşımıza bugüne göre yorumlanmış bir tanımlama çıkar. Bu yüzden otantisite geçmiş ile bağlantılı olduğu kadar gelecek ile de bağlantılıdır. Müzik içerisinde var olan otantisite ise hem tınısal hem de tını dışı öğelerle oluşturulabilir. Bu çalışmaya örnek olay olan elektronik müzik sanatçısı DJ Eren Dutlu'nun sergilemiş olduğu live performing (canlı performans) üzerine durulmuştur. Dutlu, live performing'in yanı sıra DJ setup performansı da yapmaktadır. Dinler kitleyle aynı zaman ve mekanda sergilemiş olduğu DJ setup performansı live performing olarak ele almaz. Sergilenen bir davranışın performans olarak ele alınması için dinler kitle ve sanatçının aynı mekan ve zamanla var olması gerekir. DJ setup performansı sırasında bu durum tam olarak bu şekilde gerçekleşirken Dutlu, live performing'i DJ'lik yapmaktan ayırır ve live performing iyi müzik yapmak ile bağdaştırır. Tezin içerisinde yer alan temel soruyu ise ortaya çıkan bu ayrım oluşturmaktadır. Dutlu, live performing gerçekleştirmenin ayrıcalıklı olmasından bahsederek müzik içerisinde yer alan otantisite unsurlarını ortaya çıkarmış olur. Buradan yola çıkarak performans, canlı performans, performans biçimleri ve otantisite kavramları teker teker ele alınarak örnek olay ile örtüştürülerek anlaşılmaya çalışılacaktır.

Dutlu, ErenElektronik müzikPerformans
Hatice Dülge
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Düşünümsel modernite bağlamında kimlik inşası: "Minor Empire" örneği

Pozitivizm eleştirisi, büyük anlatıların reddi, medya kültürüyle birlikte bireyin tüketici konumu rolünün değişmesi ve toplumsal dönüşüm; moderniteden postmoderniteye, endüstriyel kapitalizmden geç kapitalizme geçiş noktalarından tartışılmıştır. Toplumsaldan kültürele geçiş olarak da adlandırılan bu dönemeçte düşünümsel modernite kavramını ortaya atan Giddens (1991) bu yeni 'post-geneksel' düzende toplumsal kimliklerin, devamlı üzerinde çalışılan ve muhakeme edilen düşünümsel projeler haline geldiğini belirtir. Giddens (2014), özdüşünümselliğin belirli öz sorgulamalarla geliştiğini söyler. Yazara göre özdüşünümselliği oluşturan sorgulamalar; "şu anda gerçekte olan nedir, ne düşünüyorum, ne yapıyorum, ne hissediyorum" gibi öz sorgulamalardır. 2010 yılında Özgü Özman ve Ozan Boz'un Türkiye'den Kanada'ya yerleşmesi ve orada müzik yapmaya başlamasıyla kurulan Minör Empire grubu, müziksel düzeyde World Music ve Fusion türlerine yakın bir çizgi gösterirken Türk Halk Müziği'ni; elektronik, progresif ve caz müzik ögeleriyle bir arada kullanır. Yaptığı müziğe 'kendilerini ifade etmek' değeri atfeden grup, sadece kendilerine ait olan ve kategorize edilemeyecek bir müzik için çabaladığını vurgular. Bu müziği, "zıt olan iki şeyi; geleneksel olanı alıp müziğin şu anda bugünkü bilgilerle yapabileceği en ileri seviyeyle, progresif unsurlarla, bir araya getirerek onları birlikte var etmek" şeklinde tanımlar ve buna "Coexistence" adını verir. Bu çalışmada; Minör Empire grubunun, müziksel düzeyde yakın olduğu türleri kendi müziğinde reddetmesinden hareketle geliştirdiği stratejiler sonucunda yaptığı müziği "Coexistence" olarak adlandırması, düşünümsel modernitede kimlik inşası bağlamında incelenecektir.

Bir arada var olmaDönüşümsel moderniteKimlik+3
Cemrenur Ünsür
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Stüdyo kayıt sistemlerinde ses kartı seçiminde etken olan kalite faktörleri: Ses kartlarının giriş çıkış katlarının karşılaştırmalı incelenmesi

Dijital teknolojinin, bununla beraber ses kayıt teknolojisinin gelişimiyle bilgisayar tabanlı ses kayıt sistemleri oldukça yaygınlaşmıştır. Bilgisayar tabanlı ses kayıt sistemlerinin yaygınlaşması ile dijital kayıt cihazlarının kullanımının yaygınlaşması da kaçınılmaz hale gelmiş olup bu cihazların başını da ses arabirimleri çekmektedir. Günümüzde ses arabirimleri, harici ve dahili olmak üzere onlarca marka ve model ile karşımıza çıkmakla beraber özellikle profesyonel ve yarı profesyonel kullanıcılar tarafından bu arabirimlerin birbirlerinden farklı -teknik veya çevresel- tercih faktörleri ortaya çıkmıştır. Bu tez çalışmasının amacı müzik teknolojisi profesyonelleri tarafından kullanılan ses arabirimlerinin tercih faktörleri ve bu faktörlerin önem sırasını belirlemek ve arabirimlerin teknik yetilerini ölçüp tercih faktörleri ile ölçüm sonuçlarını karşılaştırmaktır. Bu kapsamda öncelikli olarak belirlenen ses arabirimlerinin belirlenen ölçüm yazılımı aracılığı ile giriş çıkış katlarının teknik yetileri ölçülmüş olup, tercih faktörlerinin önem sırasını belirlemek adına müzik teknolojisi profesyonellerine yönelik anket çalışması yapılmıştır. Son olarak da belirlenen ses arabirimlerinin giriş ve çıkış katları üzerlerinden ses örnekleri alınarak dinleme testi uygulanmıştır.

KaliteKarşılaştırmalı analizMüzik teknolojisi+3
Can Paşa
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi

Modern yüzyıl içinde yaygın olarak tercih edilen çalışma ortamları olan açık plan ofislerde çalışma verimliliğinin sürdürülebilmesi, akustik koşulların optimize edilmesiyle yakından ilişkilidir. Kötü akustik koşulların konsantrasyon kaybı gibi sebeplerden dolayı çalışma alanlarında ciddi verimlilik düşüşüne neden olduğu bilinmektedir. Bu tez çalışmasının amacı; açık plan ofislerin akustik koşullarının uluslararası standartlar çerçevesinde konuşma anlaşılırlığı parametre gereksinimlerinin yeterlilik faktörlerini belirlemek ve ölçüm sonuçlarını karşılaştırmaktır. Bu bağlamda Asır Grup'a ait açık plan ofis örnek ofis olarak seçilmiştir. Akustik koşullar yazılım aracılığı ile uluslararası standartizasyon belgesi TS EN ISO 3382-3 standart ve hesaplama ilkelerine göre; örnek açık plan ofisin aslına ek olarak birbirinden farklı akustik koşullarda altı model Odeon oda akustik 15.16 yazılımı ile simüle edilmiştir. Simülasyondan edilen sonuçlar karşılaştırılıp ve değerlendirilmiştir.

AkustikAkustik stimülasyonAçık büro sistemi+5
Ufuk Sinkil
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Performans ve mekân bağlamında Kars aşıklık geleneğinin dönüşümü

Tarihsel zaman derinliğine sahip ve Türk sözlü kültürünün temel öğelerinden biri olan âşıklık geleneğinden bahsederken, değişimi ile ilgili herhangi bir söylem çeşitli tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Değişimi yorumlayabilmek için öncelikle geleneğin "söndüğü", "yok olduğu" gibi endişe içeren ifadelerden uzak, nasıl yeniden üretildiği ve dönüştüğü üzerinde durmak, yaşanan değişimin anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır. Çünkü âşıkların yaşanan değişimi nasıl algıladığı ve bu değişim içinde nasıl konumlandığı, gelenek icralarının devam ettiği yörede, icraların her mekâna taşınmış olması ile doğrudan ilişkilidir. Kayak turizmi, tarihi yapıları ve ören yerleri ile kış turizmine ev sahipliği yapan yöre, 2016 yılının Temmuz ayından itibaren de "Doğu Ekspresi" tren seferlerinin başlamasıyla 4 mevsim turizmin yaşandığı bir merkez haline gelmiştir. Turizm ile çok sayıda ziyaretçinin yöreye gelmesi mekânsal anlamda ihtiyacı karşılayamadığından, otel, restoran, kafe gibi yeni mekânlar birbiri ardına açılmış ve yöreyi öne çıkaran özellikler tur programlarına dâhil edilerek bu mekânlarda ziyaretçilere sunulmaya başlamıştır. Yörenin öne çıkan unsurlarında âşıklık geleneği de planlanan turizm stratejileri kapsamında yeniden düzenlenerek, turizme hizmet eden tüm mekânlarda kendini göstermeye başlamıştır. Geleneksel bağlamları dışında, yeni mekânlarda icra edilen gelenek yeni tasarımlarla, geleneği bilmeyen izlerkitleye sunulurken de değişime uğramıştır. Dört bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde Türkiye Âşıklık Geleneği içinde Kars Âşıklık Geleneği'nin temel unsurlarına görünürlük kazandırılarak, geçmişten günümüze icra mekânları tespit edilmeye çalışılır. İkinci bölümde, mekânın teorik çerçevesi çizilerek, müzik-mekân özellikleri izlerkitle, âşık, performans teori gibi unsurlarla anlaşılmaya çalışılır. Üçüncü bölümde turizm stratejileri içinde mekânsal bir ürün olan, "Kars'da âşıklık geleneği"nin işlevi üzerinde durulur. Görüşmeye dayalı bilgilere yazılı kaynağa dayalı bilgiler kadar önem ve daha fazla yer verilen çalışmanın dördüncü bölümünde ise, icra mekânlarının kullanımlarına dair alandan gelen veriler ve teorik çerçeveye dayalı değerlendirmelerle geleneğin "yeni temsili" yer alır.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)Halk ozanlarıKars+1
Elif Bektaş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Jonty Harrison'ın eserleri Klang ve Durface Tension'da sözdizimine karşı anlamsal duruş analizi

During the 1980s and 1990s, English electroacoustic music composer Jonty Harrison (1952-) composed a series of tape pieces and collected them in an album called Évidence matérielle in 2000. In this thesis, two pieces, Klang (1982) and Surface Tension (1996) have been analyzed in order to place them accurately within the contextual framework drawn by Pierre Schaeffer, R. Murray Schafer, and Simon Emmerson. To discover the relationship of those concepts to Harrison's music, the author investigated Pierre Schaeffer's Treatise on Musical Objects (1966 edition), R. Murray Schafer's The Soundscape: Our Sonic Environment and the Tuning of the World (1977 edition) and Simon Emmerson's The Language of Electroacoustic Music (1986 edition). The intention of this work is to explore the musical connections between syntactic and semantic usage of the sound source on Jonty Harrison's Klang and Surface Tension regarding the musical approaches of Pierre Schaeffer and R. Murray Schafer.

ComposersCompositionsElectroacoustic music+4
Deniz Çağlarcan
Bilkent University · Ekonomi ve Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1980'lerden günümüze yeni-Osmanlıcılık ideolojisinin müziksel bir görünümü olarak mehter takımları

Yeni-Osmanlıcılık ideolojisinin müziksel bir görünümü olarak ele alınan mehteran takımlarının, istisnasız görüldüğü her yerde, bir tür resmi ideoloji haline geldiği düşünülen bu ideolojiyi yeniden üretip üretmediğini anlamaya çalışmak, araştırmanın temel problemi olarak belirlenmiştir. Bu problem ise, günümüzde karmaşık bir hegemonya süreci olarak karşımıza çıkan mehter müziğinin, resmi ideolojinin birebir yeniden üretimi yerine, farklı ideolojilere sahip aktörlerce de eklemlenerek yeni bir mücadele alanına nasıl dönüştürüldüğü sorusu üzerinden ele alınmıştır. Amacımız bu mücadelenin yaşandığı mehteran takımları üzerinden, karşılıklı eklemlenme sürecini anlamaya çalışmaktır. Çalışmada Balıkesir'de 5 farklı, Aydın'da ise 1 adet mehteran takımının gerçekleştirdiği çeşitli faaliyetlerde toplam 8 gözlem ve 13 görüşmeden oluşan bir alan araştırması yapılmıştır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde hegemonya ve yeni-Osmanlıcılık kavramlarının yer aldığı kuramsal çerçeve çizilmiştir. İkinci bölümde mehteran takımlarının geçmişten günümüze tarihi yer almaktadır. Bu bölümde, mehterhanenin ortadan kaldırılmasına farklı bir perspektif de sunan Yeniçeriler ve Bektaşilik ilişkisi ele alınmış, ayrıca Türk Standartları Enstitüsünce tarihinde ilk kez bir müziksel pratiğe getirilen 'Mehteran Takımı Genel Kuralları'na yer verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde yeni-Osmanlıcılık ve hegemonya bağlamında mehteran takımlarına genel bir bakış ve Balıkesir'de gerçekleştirilen alan çalışmaları ile görüşmeler üzerinden örnekler yer almaktadır. Dördüncü bölümde ise, "Aydın Büyükşehir Belediyesi Kadın Mehteran Takımı örnek olayı" ele alınmaktadır. Anaakım muhalefet partili belediye tarafından kurulan kadın mehter takımının, iktidarca benimsenen mehter müziği üzerinden gösterdiği çeşitli direniş alanları yer almaktadır. Hegemonya kavramıyla açıklanmaya çalışılan bu mücadelenin, mehteran takımı üzerinden hangi müziksel ve müzik dışı unsurlarla gerçekleştiği tartışılmaktadır. Çalışmanın sonucunda gündelik yaşam pratiklerinden siyasetin zirvesine kadar pek çok alanda kullanıldığı görülen mehteran takımlarının, günümüz iktidarının benimsediği yeni-Osmanlıcılık etkisiyle ivmelendiği görülmüş ancak istisnasız görüldüğü her yerde bu ideolojinin birebir yeniden üretilmediği anlaşılmıştır. Bunun yerine bu ideolojinin heterojen özellikleriyle hem kendi içinde hem de karşıt bir biçimde eklemlenme sürecinin ve karşılıklı güç ilişkilerinin yaşandığı bir hegemonya mücadelesi alanı olarak değerlendirilmiştir.

1980 sonrasıMehter müziğiMehter takımı+3
Hüseyin Bayram
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni müzik medyalarında kişiye özel çalma listeleri: Sahte bireyselleşme bağlamında Deezer örneği

Yeni medyalar dinleyiciye kolaylık ve ucuzluk sağlamanın yanında müziğin üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerini ve ticari müzik endüstrisinin işleyişini etkiler. Kültür ürünlerinin ticari değişim değerleri ile kullanım değerlerini yitirmesine vurgu yapan kültür endüstrisi yaklaşımı, kültür ürünleri alıcılarının da çok sayıda ürün bombardımanına tutulduğu süreçte kafası karışmış ve bu nedenle yönlendirmelere açık hale gelmiş olduğu argümanı üzerine temellenir. Çalışmada yeni müzik medyaları ile dünyanın dört bir yanında üretilmiş milyonlarca şarkıya ulaşabilen dinleyicilerin neden belirli şarkıları çokça dinlediği ve bu tercihlerde ortaklaştığı, bu medyalarda kişiye özel vurgusu yapılan listelerin, neden bazı şarkı ve şarkıcılara yer verirken aynı türde yer alan başka müzisyenlere ve müziklerine yer vermediği ve türe bağlı öneriler sunduğu ifade edilen bu listelerin, öne sürdüğü gibi yeni şarkı keşiflerine olanak tanıyıp tanımadığı sorularına yanıt aranır. Temel soruyu "yeni müzik medyaları üzerinde yeni keşifler yapan dinleyicinin, bu keşifleri ne düzeyde kendisinin yaptığı" oluşturur. Çalışmada teknolojik gelişmeler sonucu ortaya çıkan yeni medya-müzik ilişkisine odaklanarak yeni ya da dijital müzik medyaları olarak ifade edilen araçların özellikleri ortaya konulacaktır. Bu bağlamda ele alınan Deezer, dijitallik, hipermetinlilik, çoklu ortam, etkileşimlilik ve kitlesizleştirme gibi yeni medya unsurları ile incelenerek yeni müzik medyaları ile değişen müzikle ilgili süreçler paylaşılacaktır. Deezer'ın kişiye özel vurgusu yapılan ve Flow olarak adlandırılan çalma listeleri ve çalışma prensipleri, bireysellik, dinleyici özgürlüğü ve yeni müzik keşfi odakları ile sahte bireyselleşme kavramı ile anlaşılmaya çalışılacaktır.

BireysellikKültür endüstrisiMüzik+5
Burçe Ulubilgin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik ve medya dolayımı: Kültürlerötesileşme örneği olarak "Kolbastı"

Medya dolayımı ile yerel bağlamının dışına çıkan müziksel örnekler, ulusal ve uluslararası dolaşıma medya akışı yoluyla dahil olurlar. Böylece yerellerin kültürel kodları artık 'oralı' olmayan insanlar için de kültürel gösterenlere dönüşebilmektedir. Bu dönüşümde yerel kültürel pratiklerin akışını ve bu pratiklerin yerel ötesi karakter kazanmasını sağlayan öncelikli unsuru medya ve medya dolayımı oluşturur. Bu çerçeveden bakıldığında müzik endüstrisi, müzik kültürlerinin küresel akışını ve kültürler arası yayılımını da sağlayan, aracılandıran yani dolayımlayan unsur olarak karşımıza çıkar. Medya dolayımı ayrıca yerel müzisyenlerin kendi yerel kültürel unsurlarını yerel ötesi ve küresel akışlara dahil etmelerini de sağlar. 'Kolbastı' bir dans ve o dansa eşlik eden müzik türü olarak Trabzon'un Faroz mahallesinde doğmuş, mahallenin hatta şehrin sosyo-kültürel yaşamını şarkı sözlerine ve dansa yansıdığı tür olarak şekillenmiştir. Yerel bir pratik olarak kolbastı yerel ötesi karakter kazanmaya başladığı andan itibaren, farklı danslardan eklemeler ve şarkı sözlerinde değişiklikler yapılarak yerel ötesinde görünürlük kazanmıştır. Bu çalışmada, yerel bir müzik türü olan 'Kolbastı'nın ana akım endüstri kodlarıyla uyumlandırma süreci, müzik ve medya dolayımında kitle iletişim araçlarının rolü, 'kültürlerarasılık', 'medya dolayımı', 'yerel ötesilik' ve 'medya akışı' kavramları temelinde ve Krister Malm, Arjun Appadurai gibi teorisyenlerin yaklaşımları ekseninde anlaşılmaya çalışılacaktır.

Etnik müzikEtnomüzikolojiHalk oyunları+4
Kübra Şahin
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konser geleneğinde yeni boyut: Dijital konserlerde mekân ve seyirci

Profesyonel anlamda konser geleneğinin ortaya çıkışı 18. yüzyıla dayanmaktadır. Yüzyıllar içerisinde ise bu gelenek çeşitli karakteristik değişimler yaşar. Ortaya çıktığı dönemde konser süreleri oldukça uzundur. Ancak 19. yüzyıla gelindiğinde Sanayi Devrimi ile birlikte hedef kitle değişime uğrar. Bu yeni hedef kitle, işçi sınıfından oluşmaktadır ve önceki nesiller kadar boş zamana sahip olmamalarına bağlı olarak konser sürelerinin de kısaldığı söylenebilir. Daha sonrasında gençlik konserleri, stüdyolarda gerçekleştirilen elektronik müzik konserleri, yılbaşı konserleri gibi farklı türler bu gelenek içerisinde kendine yer bulmuştur. Aynı zamanda farklı müzik türlerinin iç içe geçtiği konserlere rastlamak da mümkündür. Bu durum konser geleneği içinde bir tavır değişikliği olarak yorumlanabilir. Günümüze gelindiğinde ise sosyal medya platformlarında sıkça karşımıza çıkmakta olan dijital konserler, 2000'li yılların başından itibaren gündelik hayatta yerini almaya başlamış yeni bir tür olarak ifade edilebilir. Dijital konserler, canlı müzik yayınının bir türüdür. Tarihsel açıdan kökleri, 1897 yılında icat edilmiş olan Telharmonium'a kadar götürülebilir. 20. yüzyıl içerisinde, radyo ve televizyon teknolojilerinin kullanımı da canlı müzik yayını için oldukça önemli gelişmelerdir. Günümüze gelindiğinde ise internet teknolojisinin yoğun kullanımıyla birlikte, yeni medya olarak nitelendirilen aracılar yoluyla izleyicisine ulaşan dijital konserler, gün geçtikçe daha sık karşımıza çıkmaktadır. Dijital konserler incelenirken, mekân ve seyirci kavramları oldukça önemlidir. Bu konser türü için üç farklı boyuttan söz etmek mümkündür: performansın gerçekleştirildiği fiziksel ortam, seyirciye erişimi sağlayan aracı ortam ve seyircinin içerisinde bulunduğu fiziksel ortam. Seyirci söz konusu olduğunda dijital konserlerin, istisnai durumlarla karşılaşılma ihtimali olsa da, çoğunlukla seyircisiz olarak gerçekleştirildiği söylenebilir. Mekân bağlamında seyirci ele alındığında ise, seyircinin konumunun oldukça belirsiz ve varlığını kanıtlayanın da dijital ortamdaki izleyici sayıları olduğu görülmektedir. Bu çalışma için, konser geleneği ve dijital konserler incelenirken, toplumsal değişimler ve teknolojik yeniliklerin yanı sıra ele alınması gereken bir başka nokta da koronavirüs pandemisi olmuştur. Pandemiyle birlikte dijital konser sayılarında görülen artış, beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan durumların da, geleneği ve ilgili etkinliklerin gerçekleştirilme biçimlerini etkileyebileceğini kanıtlar niteliktedir.

Elektronik müzikGörsel-işitsel medyaKonser+4
Özge Cesur
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel müzik dernekleri repertuvarlarında süreklilik ve değişim: Trabzon örneği

Değişim, sosyal yaşamın kaçınılmazı ve yaşamın bir geleneği olarak; var olan durum üzerinde ortaya çıkan bir başkalaşma sürecidir. Zaman içerisinde var olan her şey değişim yaşamaktadır. Toplumlar değişim ve bu değişimin yanında belirledikleri kavramsal sürekliliklerle varlıklarını devam ettirirler. Bir toplum değişim sırasında belirli öğeleri ayrıştırarak o ögelere süreklilik kazandırır. Süreklilik kazanan ögeler değişim içerisinde varlıklarını devam ettirir veya kalıcı hale gelirler. Müzik, toplumsal değişim neticesinde oluşabilen veya toplumsal değişime neden olabilen en önemli dinamiklerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu noktada müziğin var olduğu yerde çeşitli değişim ve süreklilik durumlarının gerçekleştiği söylenebilir. Müzik icrasının yanı sıra kendi içerisinde ayrı bir hiyerarşik düzene sahip ve yeni bir toplumsallaşmanın meydana geldiği dernek koroları çalışmanın örnek olayını oluşturmaktadır. Sosyal yapıları, konumları, kuruluş süreçleri, benzerlik ve farklılıkları gibi özelliklerine göre belirlenen derneklere ait koroların müzik repertuvarları incelenmiş, repertuvarların yaşadığı değişim ve süreklilik durumları irdelenmiştir. Bu irdeleme sırasında özellikle dernek korolarının sosyo-kültürel yapısı ve her anlamda referans olarak aldıkları Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu (TRT) ile olan ilişkileri ve etkileşimleri üzerinde durulmuştur. Bu ilişki ve etkileşimleri açıklarken "komünitas", "modernizm", "habitus", "sermaye" ve "hegemonya" kavramlarından yararlanılmıştır.

DerneklerDeğişimKoro+5
Eyüp Giray Bayram
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Performans mekanı olarak sokak: İstanbul Beyoğlu sokak müzisyenleri

Bu çalışmada son yıllarda sıklıkla karşılaşılan sokak müziği pratikleri, yine sokak müziğinin ülkemizde en yaygın olarak karşılaşıldığı İstanbul ilinin Beyoğlu ilçesinde bulunan ve şehrin Avrupa Yakası'nın merkezi sayılabilecek olan İstiklal Caddesi özelinde incelenir. İlk bölümde sokak müziğinin tarihçesi ve dünyada günümüz sokak müziği pratiklerinin en sık olarak karşılaşıldığı metropol şehirler incelenir. İkinci bölümde ise sokak müziği mekan-müzik ilişkisi bağlamında ele alınmaya çalışılmıştır. Üçüncü bölüme gelindiğinde ise sokak müziği pratikleri ve müzisyenleri çalışmamızın alanını oluşturan "Beyoğlu-İstiklal Caddesi" özelinde anlatılmıştır. Çalışma için literatür taraması yapılmış, alanda gözlem ve görüşmelerle elde edilen veriler yorumlanmıştır.

MüzisyenlerPerformansPerformans sanatı+5
Fatma Gökçe Çiçek
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İdeoloji, medya ve popüler müzik: Bir hegemonya alanı olarak Türkiye'nin Eurovision süreci

İdeoloji, sadece rekabet eden anlamlar sistemi arasındaki çatışma değil, kendi temsillerini gerçeğin doğrudan yansıması olarak gösterme, kendi anlamlarını deneyim olarak üretme gücüdür. Başka bir deyişle ideoloji bir temsil sistemidir. Temsil (representation), aktif bir seçme, sunma, yapılandırma ve biçimlendirmeye göndermede bulunur. Yalnızca var olan anlamı aktarma değil, ama daha aktif şeylere anlam verme işini ima eder. Söz konusu olan bir anlam pratiğidir, anlam üretimidir. Medya burada anlamlandırma failidir. Hall'un değerlendirmesinde medya; diğer anlamlandırıcı kurumlar ile birlikte, artık yalnızca uylaşımı (consensus) yansıtan ve destekleyen kurumlar olarak değil, uylaşımın üretilmesine yardım eden ve rızayı (consent) üreten kurumlar olarak ele alınır. Burada anahtar kavram "hegemonya"dır (Ergun, 2015: 1448-1449). Hegemonya; anlamlandırma sürecine müdahil olan kurumsal ya da bireysel faillerin, rıza ve mukavemet arasında yürüttükleri mücadele sürecinin hem zemini hem sonucudur. Sürekli değişir, yani hegemonya "hareket halinde eşdenge"dir. Bu çerçevede, Türkiye'de Eurovision Şarkı Yarışması'yla ilgili süreçlerin (katılım, eleme, temsil vb), anlaşılmasında, hegemonyanın önemli bir analitik mercek olduğu düşünülmektedir. Eurovision Şarkı Yarışması (ESC), Avrupa'nın, hatta dünyanın en önemli müzik organizasyonlarından biridir. Avrupa Yayın Birliği (EBU) tarafından 1956 yılından itibaren düzenlenmeye başlanan Eurovision Şarkı Yarışması, Türkiye açısından sosyal, kültürel, politik ve müziksel öneme sahiptir. Aslında yarışma yalnızca Türkiye için değil aynı zamanda EBU'ya üye olan tüm ülkeler açısından önem taşımaktadır. Çünkü birliğin amacı, üyeleri arasında program alışverişi yapmak ve savaş sonrası Avrupa kıtası yayıncılığında birleştirici etki yaratmaktır. Türkiye'nin 1975 yılından itibaren yarışmaya katılmasıyla birlikte, başta devlet denetimli kitle medyası TRT olmak üzere, yarışmayı çerçeveleyen pek çok aktör akademik ya da akademik olmayan perspektiflerden tartışılmıştır. Bu çalışma, daha önce yapılan değerlendirmelerin eleştirisini yapma çabası değildir. Buradaki araştırma, Eurovision Şarkı Yarışması'nı gerek genel olarak uluslararası organizasyon bütünlüğü çerçevesinde gerekse Türkiye örneğinde ele alırken, bu sürecin oluşturucu bileşenlerini; ideoloji, medya ve hegemonya ekseninde kavramaya ve analiz etmeye çalışan bir girişimi temsil etmektedir.

Eurovision Şarkı YarışmasıHegemonyaMedya+5
Buket Genç
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Çoklukimlik, meslek, akrabalık ve müzik: Orta Anadolu Abdalları'nın müziksel dinamikleri

Geçimlerini, bulundukları kültürel alan içinde ve o coğrafyaya ait müzikleri geleneksel yollarla icra ederek kazanan etnik gruplar, bir yandan zaman içinde söz konusu müzik geleneğinin giderek daha girift bir yapı sergilemesine neden olurken, öte yandan o müzikle aralarında organik bir bağ oluştururlar. Bir süre sonra bulundukları coğrafyanın müzik kültüründen yola çıkarak oluşturdukları kendi müzikleri, kolektif olarak sergiledikleri kimlik aidiyetleri, mesleki dinamikleri ve grup içi iletişimlerinin temelini teşkil eden bağların belirleyiciliğiyle şekillendirilir ve sürdürülür. Orta Anadolu Abdalları bu kapsamda değerlendirebileceğimiz müzisyen bir topluluktur. Anadolu'da varlık gösteren pek çok Abdal topluluğu içinde Orta Anadolu Abdalları olarak adlandırdığımız bu grup, Kırşehir, Kaman ve Keskin'de yaşayan Abdallardan oluşur ve birbiriyle akraba olan bu Abdallar, düğünlerde müzisyenlik yaparak yaşamlarını sürdürürler. Takım adını verdikleri müzik gruplarının bu üç merkezde yaşayan Abdalların bir araya gelmesiyle oluşabilmesinin yanı sıra, oluşturulan takım söz konusu üç yerleşim yerinde de düğünlerde müzisyenlik yapmaya gider. Dolayısıyla şekillendirdikleri müzik kültürleri bu üç yerleşim yerinde yaşayan akraba Abdalların ortak katılımıyla, organik bir bütünlük içinde ve görece homojenite sergileyen bir yapıda meydana gelir. Bulundukları coğrafyada Türkmen ve Alevi olarak tanınan Abdallar çeşitli düzeylerde ötekileştirmelere muhataptır. Bununla birlikte kendilerini marjinal bırakan toplumun geri kalanıyla karmaşık fakat mesleki temelli uyumlu ilişkiler içindedirler. Bu çalışma, Orta Anadolu Abdallarının müziksel dinamiklerini, yukarıda kısaca özetlediğimiz bileşenler doğrultusunda, çoklu kimlik, meslek ve akrabalık kavramları üzerinden analiz etmeyi amaçlar. Üç bölümden oluşan çalışmanın ilk bölümünde etnik, dilbilimsel ve inançsal perspektiften Abdalların tarihsel arka planına ışık tutulmaya çalışılır. Çalışmadaki teorik çerçevenin sınırlarının çizildiği ikinci bölümün ardından, üçüncü bölümde Orta Anadolu Abdallarında kimlik, akrabalık, müzik ve müzisyenlikle ilgili alan araştırmalarından elde edilen verilerin teorik çerçeveye dayalı değerlendirmeleri yer alır.

AbdallarAkrabalık ilişkileriEtnomüzikoloji+5
Barış Gürkan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bağımsız müzikte kimlik inşası: 'Brek' örneği

Bu çalışmanın amacı bağımsız müzik yapan bir müzisyen örneğinde kimlik inşasını anlamaya çalışmaktır. Öncelikli olarak hedeflenen bağımsız müzik kavramının ne olduğunu anlamak, müzik endüstrisi içerisindeki hangi değişimlerin bağımsız müzik kavramını oluşturduğunu kavrayabilmektir. Bu doğrultuda çalışmanın birinci bölümünde örnek olay ile ilişkili olarak kimlik kavramı ele alınarak, kimliğin ne olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Burada örnek olayın kimlik inşası üzerinden hareketle aidiyet kavramı, postmodern kimlik, ben odaklı kimliklenme ve düşünümsellik gibi kavramlar detaylı bir şekilde ele alınır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise müzik endüstrisi, punk akımı ve bağımsız müzik kavramları ele alınmaktadır. Müzikte bağımsızlaşma sürecinin tarihsel, endüstriyel ve sosyolojik bakımdan incelemeleri yapılarak, müzik endüstrisinde büyük (majör) olarak bahsedilen ile bağımsız (indie) olarak bahsedilen kavramların neler olduğunu belirleyen karşılaştırmalar yapılmıştır. Indie müziğin temelini oluşturan punk akımına yer verilerek bu müziğin temelini oluşturan etkenlerin de ayrıca neler olduğu anlatılmaya çalışılmıştır. Indie müzik yapma pratiğinin ne olduğu, bu tarz altında müzik yapan sanatçıların nasıl bir kolektivite içerisinde bulunduğunu ve bu müzisyenlerin müziğe karşı tutumlarının ne olduğundan bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise ilk iki bölümde anlatılan kavramlar üzerinden örnek olay ile kurulan ilişkiler ve benzerlikler anlatılmaya çalışılır. Örnek olayın müzik endüstrisi içindeki yeri ve Brek'in sahipliğini yaptığı dijital yayımcılık şirketi olan 'Kare Müzikevi' anlatılmıştır. Örnek olay ile yaptığım görüşmelerden çıkan sonuçlarda onun sanatçı kimliğini, yaptığı müziklerin tarzını, müzik yaratım süreçlerini, müzik endüstrisi hakkındaki görüşlerini, kendi sahipliğini yaptığı Kare Müzikevi hakkında bilgileri toplayarak, ilk iki bölümde anlatılan kavramlarla ilişki kurularak anlatılmıştır. Bir bağımsız sanatçının neler yaptığı, kendi müziğini nasıl duyurabileceğine ilişkin belirli bilgiler anlatılmıştır. İlk bölümde ele alınan kimlik kavramı üzerinden Brek karakterinin ben odaklı bir kimlik ilişkisi içerisinde olduğu ele alınırken, bu karakterin inşa sürecinde ne gibi düşünümsel süreçlerden geçtiği de anlatılmıştır. Son olarak ise bağımsız sanatçılar için 'aracılık' görevi görmesiyle öne çıkan Kare Müzikevi anlatılarak, burada ne gibi bir oluşum döndüğü, bağımsız sanat kolektifinin neleri kapsadığı, nasıl bir aidiyet içerisinde olduğundan bahsedilmiştir. Anahtar kelimeler: Indie müzik, kimlik, ben odaklı kimlik, müzik endüstrisi.

BrekKimlik gelişimiKimlik oluşumu+3
Murat Güçlü
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir geçiş ritüeli olarak askeri cenaze töreni: Akdeniz Bölge Bando Komutanlığı örnek olayı

İç içe geçmiş bir dizi dinsel ve seküler ritüeli içermesi nedeniyle, bu çalışmanın temel problemi askeri cenaze töreninin dinsel veya seküler bir ritüel olup olmadığını araştırmak olarak belirlenmiştir. Bu temel problem de Chopin'in Cenaze Marşı yerine 2017'den itibaren kullanılmaya başlayan Itri'nin Segah Tekbir eserinin marş düzenlemesinin askeri cenaze törenini dinsel ritüellere daha fazla yaklaştırıp yaklaştırmadığı sorusu üzerinden araştırılmıştır. Amacımız karmaşık bir yapıya sahip olan ve bir geçiş ritüeli olan askeri cenaze törenini, askeri bandonun icra ettiği müziksel pratikler üzerinden anlamaya çalışmaktır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde askeri cenaze törenleri, askeri bandolar ve askeri cenaze törenlerinde çalınan marşlar incelenip, değerlendirilmiştir. İkinci bölümde, geçiş ritüellerine dair kuramlar ve askeri müzikte değişim, din-devlet ve din-müzik ilişkilerine dair yaklaşımlar açıklanarak kuramsal bir çerçeve oluşturulmuştur. Geçiş ritüeli bağlamındaki üçüncü ve son bölümdeyse, Akdeniz Bölge Bando Komutanlığı örnek olayı kavramlar ile ilişkilendirilerek anlatılmaktadır. Bu çalışmada kütüphane çalışmasına ek olarak, alan çalışması çerçevesinde katılımcı gözlem ve yarı kurgulu görüşmeler sonucunda etnografik veriler toplanmıştır. Dört tanesi şehit, dört tanesi de emekli askeri personelin cenaze töreni olmak üzere toplam sekiz tane gözlem ve hepsi askeri cenaze törenleri üzerine bando personeli, askeri cenaze töreninden sorumlu askerler ve bir cami imamı ile toplam yedi tane görüşme yapılmıştır. Çalışma sonucunda özellikle şehit cenaze törenlerinin diğer askeri cenaze törenlerine göre daha fazla dinsel bir karakter taşıdığı ancak hem Segah Tekbir düzenlemesinin eserin orijinalinden çok farklı tınlaması hem de tören sırasında imamın ve katılımcıların da okuduğu tekbir ve ilahiler tarafından bastırılabilmesi nedeniyle bu yeni marşın cenaze törenine daha fazla dinsel bir karakter kazandırmadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan Chopin'in Cenaze Marşı'nın kaldırılmış olmasının cenaze törenine daha fazla dinsel bir karakter kazandırdığı değerlendirmesinde bulunulmuştur.

AkdenizAskeri hayatAskeri yapı+5
Batuhan Kerem Akan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Protest müzik ve eşyararsallık (Simbiosis) ilişkisi boyutunda metal müzik: Murder King örnek olayı

Biyoloji alanında organizmaların ortak yaşamsal faaliyetlerine yarar-zarar ilişkisini tanımlamak için anahtar kavramlardan biri olarak kullanılan "simbiyotik ilişki" (eş yararsal) kavramı, iki farklı türe ait bireyin ya da popülasyonun birbirlerinden yarar sağladığı ya da zarar gördüğü yaşam şekillerine gönderme yapar. Simbiyotik ilişkinin üç türü olarak kommensalizm, parazitizm ve mutualizm, organizmaların birbirleriyle girdikleri farklı ilişki biçimlerini açıklar. Simbiyotik ilişkinin türlerinden biri olan mutualizm, kendi başlarına hayatlarını devam ettirme becerisine sahip olan farklı türlerden, iki canlının karşılıklı yardımlaşması ve her iki tarafa da yarar sağlamaya dayalı olan bir ortak yaşam biçimi ve yararsallık ilişkisini tanımlar. Bu çalışmanın amacı sound ve şarkı sözünün oluşturduğu müziksel metnin yanında kostüm, sahne şovu gibi müzik dışı metinlerinde de protest unsurlar barındıran ve protest söylemleri ile dikkat çeken Murder King adlı metal grubunun, söylemleriyle direnç oluşturduğu "hakim ideolojik yapının" içine hangi araç, kurum, kuruluş, kimlik ve platformlar üzerinden eklemlenip, bu yapıyla ne şekilde karşılıklı yarar ilişkisine girdiğini, eş yararsallık ilişkisinin "mutualizm" olarak tanımlanan türü bağlamında anlamaya çalışmaktır.

EtnomüzikolojiMurder KingMüzik politikaları+4
Efe Sezer
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müziğin koklear implant (KI) kullanıcılarının işitsel algısının geliştirilmesindeki rolü üzerine uygulamalı bir inceleme

Müziğin koklear implant (KI) kullanıcılarının işitsel algısının geliştirilmesindeki rolü üzerine uygulamalı bir inceleme, koklear implant özelinde gelişen müzik ve davranış olguları üzerine odaklanmaktadır. Çalışmada KI kullanıcısı özelinde oluşan ve gelişen üretimsel müzik davranışları uygulamalı alan çalışması kapsamında meydana getirilmiştir. Ortaya çıkan müzik davranışları bir dizi değerlendirmeye tabi tutulmuştur. KI kullanıcısı özelinde oluşan ve gelişen davranışsal müzik olgusu müzik kültürlenmesi süreci olarak tanımlanmıştır. KI ve kullanıcılarında müzik olgusu ağırlıklı olarak KI müzik algısı alanyazınında irdelenmektedir. Çalışmada KI özelinde müziğin algılama durumunu anlamlandırmak ve tanımlamak için iki unsur üzerine durmaktadır bunlar; müziğin bilişsel boyutu kapsamına giren müzik algısı ve genel müzik algısının KI ve kullanıcıları özelindeki tezahürüdür. Müziğin kültürlenme süreci tüm bireylerde olduğu gibi KI kullanıcılarında da bilişsel işlemlemelere ve bilişsel bir sürece dayanmaktadır. Bu açıdan KI özelinde müzik algısını anlamlandırma çabası öncelikli olarak müzikte bilişsel süreçleri tanımlamakla başlamaktadır. Yazım süreci genel bilişsel müzik oluşumlarının ve yapılarının irdelenmesinden KI özelindeki müzik algısının tanımlanmasına doğru gelişmektedir. Tez kapsamında koklear implant ve kullanıcısı özelinde müziğin tezahürüne dair bir irdeleme, tanımlama ve betimleme süreci işlenmektedir. KI kullanıcılarında müzik algısı dil ve konuşma ediniminde ve algılamasında olduğu gibi süreçsel bir olgudur müziği algılamak ve anlamlandırmak süreç içerisinde gelişir. KI kullanıcısının müzikle olan üretimsel davranış ilişkisi müzik kültürlenmesi süreci olarak tanımlanmıştır. KI kullanıcısı özelinde gelişen müzik kültürlenmesi süreci tez kapsamında geliştirilen KI aracılı müzik kültürlenmesi kuramsal yaklaşımı ile tanımlanmaktadır. Birey özelinde gelişen müzik kültürlenmesi süreci kendi kuramsal yaklaşımı içerisinde betimlemeler ve tanımlamalar aracılığıyla aktarılmaktadır. Birinci bölümde müzik kültürlenmesinde doğum öncesi süreç, bebeklik süreci tanımlanmıştır. Müziğin bu dönemlerde insan zihnindeki oluşumları ve müziğe karşı verilen tepkimeler, müzik davranışları ve deneyimleri üzerine değinilmiştir. Müzik kültürlenmesinde bilişsel süreçleri etkileyen bir etmen olarak eğitimin rolü üzerine durulmuştur. Müzik kültürlenmesinin bilişsel süreçlerinin açıklanmasının ardından müzikte temel bilişsel işlemlemeler olan algı ve bellek tanımlanmıştır. Müzikte bilişsel işlemlemelerin ve bilişsel süreçlerin tüm bireylerde var olması ile müziğin ve müziğin öğelerinin her kültürde yaygın olması üzerinden gelişen müzikte evrensellerin ne olduğuna dair temel bir paradigma tartışması ele alınmaktadır. İkinci bölümde KI aracılı müzik alanyazını ele alınmaktadır. KI özelinde işitsel bir unsur olarak müziğe değinilmiştir ve KI cihazının müzik algısındaki aracı rolü tanımlanmıştır. Müziğin öğeleri üzerine yapılan araştırmalar çerçevesinde perde, ezgi, ritim, tını ve dil unsurunun KI tarafından aktarılması ve kullanıcılar tarafından ne derece algılanabildiği tanımlanmıştır. Alanyazın kapsamında genel klinik uygulamaların neler olduğuna, KI'da ölçüm olgusuna ve ölçümlerin neleri içerdiğine değinilmiştir. Bölümün son başlığında KI müzik alanyazınının bilişsel ve KI kullanıcısı faktörlerini ele alması üzerine durulmuştur. Ek olarak KI aracılı müzik kültürlenmesi süreci ve kuramsal yaklaşımını ortaya çıkaran ilk olgu olan KI'da 'müziksel anlamlandırma yaklaşımı' tanımlanmıştır. Üçüncü bölüm uygulamalı alan çalışmasını dayalı olarak geliştirilmiştir. Bölüm iki temel unsur üzerine kuruludur. Birincisi KI kullanıcısı özelinde bir müzik kültürlenmesi sürecini uygulamalı ve davranışsal olarak meydana getirmek. İkincisi ise meydana getirilen müzik kültürlenmesi sürecini betimlemek ve tanımlamaktır. Kültürlenme süreci KI kullanıcısı özelinde meydana gelen ve gelişim gösteren müzik davranışlarını temsil eden bir kavram ve gelişim niteliği olgusudur. Kültürlenme sürecinin tasviri ağırlıklı olarak davranış betimlemeleri bölümünde olmakla birlikte uygulama ve davranış temelleri bölümlerinde de yer almaktadır. KI'lı birey özelinde meydana gelen, gelişen müzik davranışlarının tanımlanması ve betimlenmesi için tez kapsamında geliştirilen KI aracılı müzik kültürlenmesi kuramsal yaklaşımı önerilmektedir. KI aracılı müzik kültürlenmesi kuramsal yaklaşımı kültürlenme sürecinin tanımlaması esasına dayanmaktadır ve üç temel aşamadan meydana gelmektedir. Bunlar kuramsal, yöntembilimsel temeller ve davranış temelleridir. KI'lı birey özelinde gelişen müzik kültürlenmesi süreci çok boyutlu bir olgudur. Sürecin meydana getirilmesi temel bir yöntembilimsel strateji esasına dayanmaktadır. Uygulama boyutu KI kullanıcısının işitsel ve bilişsel kapasitesi dahilinde müzik davranışı ortaya çıkarmadaki etkin yolları temsil etmektedir. Müzik davranışları yöntembilimsel ve uygulama temellerinde gelişen yaklaşımların etkinliklerinin görünüm kazandığı aşamadır. Üçüncü bölümde alan çalışmasının tasvirini de kuramsal yaklaşım aracılığıyla yapmaktadır. Bu bölümde müzik eğitimi kültürlemesi aracılığıyla birey özelinde bir müzik kültürlenmesi süreci meydana getirmek amaçlanmıştır. Kuramsal yaklaşım bu süreci tanımlamada araştırma aşamasından üretimsel müzik davranışı oluşturma ve tanımlama sürecine kadar her aşamayı kapsayabilen esnek ve etkin bir yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Kuramsal yaklaşım temellerinde meydana gelen verilerin bilgi ve kavram nitelikleri tanımlanmaktadır. Araştırmadan davranışa olan sürecin aşamaları bir takım soyut olgular ortaya çıkarmaktadır bunlar etki, süreç ve yansıtma kavramlarıdır ve kuramsal yaklaşımın soyut boyutunu temsil etmektedir. Davranışsal müzik uygulamalarının tasarlanma yönünü ve uygulamaların KI kullanıcısında ne tür bir olgu yarattığı 'etki' kavramı ile tanımlandı. Yansıtma KI kullanıcısında ortaya çıkan müzik davranışlarının aktarılma olgusunu temsil eder. Süreç KI kullanıcısında meydana gelen müzik kültürlenmesi olgusunun oluşumunun ve gelişiminin süreçsel olduğunun tespitini ve tanımlamasını temsil eden kavramdır. KI kullanıcısında meydana gelen müzik kültürlenmesinden kuramsal bir yaklaşım tanımlamasına doğru giden oluşum üç temel kavramın ortaya çıkmasıyla meydana gelmiştir. Üç temel kavram KI, davranış ve kuram olgularıyla ilintili tüm alt aşamaları kapsayacak soyutlukta ve birbirleriyle tutarlı bir ilişki oluşturmaktadır. Süreç olgusu sistematik ve katmalı olarak etki, yansıtma ve süreç kavramları ile ele alınmıştır. Yöntembilimsel temellerde KI'lı birey özelinde ortaya çıkarılması istenilen müzik davranışları, hedeflenen ve düzenlenmesi gereken temel sorunsal davranış tespiti ve bunlara olası bir çözüm olabilecek yöntembilimsel perspektifler tanımlanmaktadır. Uygulama temellerinde yöntembilimsel temeller kapsamında ortaya çıkan perspektifler çerçevesinde ve KI'lı birey ve cihaz uyumuna elverişli davranışsal müzik uygulamaları oluşturulmakta, uygulanmakta ve tanımlanmaktadır. Davranış temellerinde yöntembilimsel ve uygulama temellerinin davranışa nasıl ve ne derece yansıdığı tanımlanmakta ve betimlenmektedir. Bu açıdan KI kullanıcısı özelinde meydana gelenve gelişim gösteren müzik davranış aşamaları gelişim yönüne göre tasvir edilmektedir. Davranış temelleri kültürleme sürecinde meydana gelen ve gelişen müzik davranışlarının ayrıştırılması ve sınıflandırılması esasına dayanmaktadır. KI aracılı müzik kültürlenmesi kuramsal yaklaşımı birey özelinde meydana gelen müzik davranışlarını, davranışları meydana getiren yöntembilimsel yaklaşımları ve uygulamaları olgusal ilişkileriyle açıklamaktadır. Kuramsal boyutta bilgi birimleri ve kavram olguları tanımlanmıştır. Soyut ve somut kavramlar arasındaki ilişkiler kuramsal yaklaşımın temelini oluşturan bir mantık dizilimi meydana getirmektedir. Çalışmada olguyu anlamlandırma bütünlüğü sağlayan temel unsur müzik kültürlenmesinin bilişsel süreçleri ve bilişsel müzik işlemlemeleri ile başlamaktadır. KI aracılı müzik algısını tanımlamakla devam eder ve bunları KI aracılı müzik kültürlenmesine ve kuramsal yaklaşımına bağlayan bir mantık dizilimi oluşturur. KI aracılı müzik kültürlenmesi süreci tek denek üzerinde müzik davranışlarında bir gelişim unsuru, yönü ve müzik davranışı çeşitliliği sağlamıştır. KI aracılı müzik kültürlenmesi kuramsal yaklaşımı mantık dizilimi ve sunduğu geniş tanımlama kapsamıyla işlevsel bir potansiyel ortaya çıkarmaktadır. Yöntembilimsel ve uygulama yaklaşımları KI kullanıcısını üretimsel müzik davranışlarıyla müzik kültürlenmesi sürecine dahil olmasını sağlamaktadır.

Koklear implantlarMüzikMüzik eserleri+4
Bahriye Aylin Urugeri
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ritüel ve liminalite bağlamında İzmir'de elektronik dans müziği

1980'li yılların ortasından itibaren yavaş yavaş ana-akımlaşan bir kültüre dönüşen EDM, Rave olarak adlandırılan gençlik fenomenin ortaya çıkısıyla birlikte çeşitli disiplinlerin ilgi gösterdiği bir alana dönüştü. İngiltere Acid House ve Rave fenomenin ortaya çıkmasıyla birlikte de Punk'tan bu yana gençlik kültürüyle ilişkili bir biçimde ortaya çıkan son müzikal pratik oldu. EDM'nin bir yeraltı pratiğinden ana-akımın en gözde müzik kültürüne dönüşmesi antropolojiden sosyolojiye, teolojiden müzik bilimlerine kadar farklı disiplinleri kapsayan akademik ilginin ortaya çıkmasına neden oldu. Bu çalışma da içinde bulunduğum disiplinin teknik ve yöntemlerine dayanarak alan çalışmasında elde edilmiş verilerin teorik irdelemeye tabi tutulmasıyla İzmir sahnesini inceliyorum. İlk bölüm EDM'nin tarihsel serüvenine odaklanmaktadır. İkinci bölümde ise, çalışmanın çatısını oluşturan ritüel kavramının bugün kazandığı çok-anlamlı ve kaygan yapısını tanımladıktan sonra, EDM özelinde ritüelleştirilmiş süreçleri çözümlemek için Van Gennep ve Victor Turner tarafından geliştirelen geçiş ayinleri, liminalite, komünitas gibi özel ritüel kavramlarıyla birlikte müzik, dans, trans gibi ritüelin edimsel ve sembolik bileşenlerini tanımlıyorum. Daha sonraki başlık altında, ritüelleştirilmiş etkinliklerin mekânlarına odaklanarak İzmir'in kendine özgü kimliklendirilebilir yapısınının analizi için scene kavramını kullanıyorum. Son bölümde ise; çalışmanın örnek olayını oluşturan İzmir EDM sahnesinde ortaya çıkan süreçleri teorik çerçevesi çizilmiş alan verileri ile eşleştirerek aktarıyorum. Anahtar Kelimeler: EDM, liminalite, ritüel, komünitas, scene

AyinDansElektronik dans müziği+6
Mahir Coşkun
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir kültürel 'alan' olarak elektronik dans müziği: İzmir örneği

Popüler müzik türleri arasında incelenmesi en güç türlerden biri elektronik dans müziğidir. Bunun nedeni bilgisayar teknolojilerindeki değişimlerin ve sosyal medya kullanımındaki artışın bu türü tanımlamayı zorlaştırmasıdır. Buna rağmen popüler kültür çalışmaları, tanımlanması zor olan bu alana dair teorik yaklaşımlar geliştirmeyi mümkün kılmıştır. Popüler kültür çalışmaları iki hatta ayrılmaktadır. Bunlardan ilki olan Frankfurt Okulu, popüler kültür ürünlerinin ticari ve ideolojik temellerine vurgu yapar. İkinci hattı oluşturan İngiliz Kültürel çalışmaları ise kültürel ürünlerin insanların dâhil oldukları topluluk, sınıf ve etnik gruplarla ilişkisine odaklanır. Ancak, Frankfurt Okulu popüler kültür ürünlerinin tüketilme süreçlerine odaklanır ve bu süreçte yer alan özneleri edilgen tüketiciler olarak konumlandırır. İngiliz Kültürel Çalışmaları ise öznelere üretim süreçleri açısından yaklaşır ve onları üretim sürecindeki etkin aktörler olarak ele alır. Özneyi konumlandırma konusundaki bu farklılık kültürel üretim alanındaki ilişkiselliğin gözden kaçmasına neden olmaktadır. Bireylerin üretim sürecine rahatlıkla dâhil olabildiği bilgisayar çağında, elektronik dans müziği gibi yeni ve yayılmakta olan bir alanı incelerken ilişkisel düşünmek elzemdir. Bu bağlamda, Pierre Bourdieu'nün ilişkisel olarak oluşturduğu habitus, sermaye ve alan kavramları, ilişkisel anlamayı sağlayacak kavramlar olarak karşımıza çıkar. Örneğin, habitus kavramı bir popüler kültür ürününe dair beğeninin altında yatan öznel ve nesnel yapılara işaret ederken, bu beğeninin sahibi olan öznelerin iradesini de hesaba katar. Ancak bu irade öznelerin sahip olduğu sermaye biçim ve hacmiyle ve içinde bulundukları alanla ilintilidir. Dolayısıyla, bu özneler herhangi bir elektronik dans müziğini dinlemeye veya icra etmeye karar verdiklerinde, bir yandan sahip oldukları sermaye biçimleri aracılığıyla ait oldukları alanın kurallarını ve sınırlarını belirlerken diğer yandan da ona tâbi olurlar. Dinleyiciler, dj'ler veya prodüktörler, organizatörler veya mekân sahiplerinden oluşan öznelerin elektronik dans müziğinin sınırlarını belirleme konusundaki mücadelesi ve bu süreçte çeşitli alt türlerin ortaya çıkışıyla bu sınırların muğlaklaşması Bourdieucü anlamda bir 'özerk' alan anlayışını zorunlu kılmaktadır. Bu durum ise elektronik dans müziğinin bir kültürel 'alan' olarak ele alınmasının en büyük gerekçesidir.

Bourdieu, PierreDansElektronik dans müziği+6
Nazan Eren
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel aracılık bağlamında Sivas Poşalarında profesyonel müzisyenlik

Egemen meslek seçimleri olan 'müzisyenlik' ile diğer Poşalardan ayrılan Sivas Poşaları'nda 'profesyonel müzisyenlik' ve 'yarı profesyonel müzisyenlik' kavramını irdelemek amacıyla gerçekleştirilen bu çalışma; grup kimliği özelinde, genelde Müzisyen Çingeneleri, Çalgıcı Romanlarını ve özelde ise Müzisyen Poşalar'ı konu edinmektedir. Ayrıca kültürel aracılık bağlamında Müzisyen Poşalar'ın 'ritüel odaklı olan' ve 'ritüel odaklı olmayan' müzik pratiklerinde gerek 'içe dönük' gerekse 'dışa dönük' aracılık edimleri, üstlendikleri roller, statüleri, görev ve amaçları çalışmanın hedeflerini oluşturmaktadır. Müzisyen Poşalar'ın nişan, kına gecesi, düğün vb. gibi geçiş ritüellerinde ve 'Festivaller ve Şenlikler', 'Ramazan Davulculuğu', 'kutlama ve anma programları' ile bugün artık katılım göstermeseler de geçmişte katıldıkları 'Karakucak Güreşleri' gibi takvime bağlı ritüellerde yani 'ritüel odaklı olan' müzik pratiklerinde ve halk oyunları veren kurum ve kuruluşlar, halk oyunları yarışmaları, Sivas Belediyesi Mehter Takımı vb. gibi 'ritüel odaklı olmayan' müzik pratiklerindeki aracılık edimleri, üstlendikleri roller, statüleri, görev ve amaçlarını daha net anlayabilmek adına; nitel araştırma yöntemlerinden gözlem, katılarak gözlem, görüşme, doküman analizi ve etnografik betimleme metotları kullanılmıştır. Sivas Poşaları'nın, kültürel aracılık bağlamında üstlendikleri rol, statü, görev ve amaçlarını araştırmayı hedefleyen bu çalışmada; başlangıcından sonuç kısmına kadar edinilen bilgiler ışığında; hayat idamelerini 'profesyonel müzisyenlik' ve 'yarı profesyonel müzisyenlik' modeliyle sağlayan Sivas Poşaları'nın, birer 'kültürel aracı' oldukları sonucuna varılmıştır.

EtnomüzikolojiMüzik eserleriMüzik kültürü+5
Nurettin Karakuş
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel senkretizm bağlamında çalgılar:"Çağlama" örnek olayı

Bu yüksek lisans tezinde 'kültürel senkretizm' kavramı merkeze alınarak, çalgılarda bu kavramın günümüzdeki yansımaları ve senkretik/melez bir çalgı olan 'çağlama' hakkında gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları sunulmaktadır. Çalışmada alan araştırma yöntem ve teknikleri, etnografik betimleme ve alana ilişkin temel kaynakların incelenmesi yapılarak; tez konusunun odağını oluşturan çağlama çalgısının yapımcıları, icracıları ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, günümüzde bu türden çalgıların icra edildiği ortamlardan elde edilen kayıtlar üzerinde gözlemler yapılıp çalgılardaki bu değişimin nedenleri sistematik olarak değerlendirilerek, sonuçlar ortaya konulmuştur. Küreselleşmenin etkisiyle kültürel unsurlar günümüzde yerel ve/veya küyerel bir nitelikte görünürlük kazanmış olup bu süreçte kültürel üretimlerin senkretik bir yapı ve tanımlamayla öne çıktığı görülmektedir. Dilimizde 'bağdaştırmacılık' olarak da ifade edilen 'senkretizm' kavramı, eklektisizm, melezleşme sözcükleriyle de müzikoloji ve diğer sosyal bilimler alanlarında kullanıma girmiştir. Senkretik unsurların müzik özelinde görünürlük kazandığı başlıca uygulamalardan biri ise farklı kültürlerin araçları olan çalgıların tek bir çalgı özelinde bir araya getirilmesidir. Bu uygulamaların sonucunda ortaya çıkmış senkretik çalgılardan birisi de bu çalışmanın odağında yer alan ve gitar ile bağlamanın birleştirilmesi düşüncesi sonucunda ortaya çıkmış olan 'çağlama'dır. Çağlama gerek yapısal özellikleri bakımından gerekse icrası bakımından geleneksel ile modern arasında bir köprü durumundadır. Bu araştırmada senkretik/melez çalgıların yapımcıları olarak tespit edilen kişilerin aynı zamanda icracı kimlikleriyle de öne çıktığı görülmüştür. Bu yapımcı/icracıların senkretik çalgılar konusunda; tınısal olanaklar, farklı müzik pratiklerinin bağdaştırılması, senkretik çalgılarının kullanımındaki pratik yararlar, farklı müzik kültürlerinin harmanlanması, izler/dinler kitlenin melez müzik türlerinde buluşturulması gibi parametreleri öne çıkardıkları görülmüştür. Ayrıca, yerel ve küresel müzik türlerinin sentezi, yeni tını arayışları, yeni müzisyen stratejileri ve kastlarının belirginleşmesi, ulusal ve/veya uluslararası alanda yeni müzik tarzlarının ortaya konulması yoluyla günümüzde kültürel ve müziksel pratiklerin de melezleşme sürecine devam ettiği konusu bu araştırmanın önemli bulguları arasındadır. Çağımızın teknolojik olanakları sayesinde yerel unsurlardan küresel bağlamlara giden yolda 'çağlama' adlı senkretik çalgının kullanıma girmesi uluslararası müzik etkinliklerine bir katkı olarak görülmektedir.

KültürMüzik aletleriMüzik kültürü+4
Behiye Yaltırık
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel müzisyenlik ve informal öğrenim: Profesyonel roman müzisyenler örnek olayı

Bu çalışma İzmir'de yaşayan 'Müzisyen Romanların' müzikal öğrenmeleri üzerine yapılan bir incelemedir. Müzisyen Romanlar Türkiye müzik piyasasındaki iş gücünün büyük bir kısmını karşılamaktadır. Bu iş gücü üstünlüğü, Roman müzisyenlerin müzikal performanslarındaki 'ayırt edici' yeteneklerinden gelmektedir. Fakat Roman müzisyenlerin çoğunlukla formal müzik eğitimleri yoktur. Genel ifadeleri olan "müzik bizim kanımızda var", "müzik bize Allah vergisi" gibi ifadeleri Roman olmayanlar tarafından da desteklenmektedir. Burada 'ayırt edici' müzikal öğrenmenin ne tür bir ortamda ve nasıl gerçekleştiği, Romanların müzikal performans becerilerine nasıl sahip oldukları sorusu derinlemesine ele alınmıştır. İzmir'de gerçekleştirdiğim araştırmada sahip olduğu sosyal, fiziksel ve müzisyen nüfusu ile özel bir konum olan Tepecik'te yaşayan müzisyen Romanları model olarak aldım. Gerçekleştirdiğim çalışmada Roman müzisyenlerden, ailesi müzisyen olan ve olmayan müzisyenlerle görüşülerek ailenin müzikal öğrenmedeki etkisi incelendi. 'Müzik ile ilk ilişkilenme'den sahnede profesyonel müzisyenliğe kadar olan süreçte 15 müzisyen ile 6 ay boyunca yapılan mülakatlardan çıkarımlar yapıldı. Bu çıkarımlar ışığında görüşme yapılan müzisyenlerin 'profesyonel müzisyen olma' yolundaki informal öğrenme deneyimleri süreçlere ve aşamalara ayrılarak sistematik bir çerçevede incelendi. Tepecik'te sürdürdüğüm saha çalışmamda müzisyen Romanlar'a müziğe ne zaman ve nasıl başladıklarını sorduğumda genel olarak aldığım cevaplar "müziğe ne zaman başladığımı hatırlamıyorum" ya da "müzik hep hayatımızda vardı" oldu. Buradan hareketle, Yükselsin'in (2000: 79)' de belirttiği üzere "Müzikle erken ilişkilenme, Çalgıcı Romanlarının kendi içlerinde oluşturdukları bir eğitim sisteminin varlığını işaret eder ve onlara bir üstünlük sağlar" ifadesinde varolan bu "kendi içlerinde oluşturdukları eğitim sisteminin" informal yollardan nasıl gerçekleştiği ve aktarıldığı bu tezin araştırma konusudur. Çalışmadaki önemli bir husus Çingene isminin kullanımı ile ilgilidir. Saha çalışmam sırasında gerçekleştirdiğim görüşmelerde özellikle müzisyenler kendilerini Roman olarak adlandırdılar. Çingene ismi sorulduğunda genelde aldığım cevaplar "aşağılamak için Roman olmayanlar tarafından söylenen bir isim", "dışlamak için söylüyorlar", "göçebe olanlar Çingene'dir" vb. şeklinde farklı ifadeler oldu. Yükselsin'inde belirttiği üzere "Çingeneler tarafından kabul edilmiş evrensel bir adlandırma yoktur. Dolayısıyla 'Çingeneler' adlandırmasının belirli bir etnik grubu göstermediğini, her biri kendi içinde incelenebilecek, yaşam deneyimleri bakımından birbiriyle bağlantılı grupları kapsayan bir 'şemsiye' olduğunu kabul etmek zorundayız". (2009: 52). Ayrıca Türkiye'nin batısında yaşam süren en kalabalık Çingene topluluğu ise, yaklaşık son elli yıldan bu yana "Roman" adını tercih etmektedirler (Duygulu, 2006: 13-14). Bu bilgiler ışığında İzmir Tepecik'te yaşayan müzisyenler için Roman adlandırması kullanılacaktır. Çalışmanın ilk bölümünde, literatür incelemesi yapılarak tarih boyunca Çingenelere verilen farklı isimlerin kökenleri incelendi. Ayrıca tarih bilimcilerinin Çingenelerin kökenleri ve anavatanlarına dair çalışmaları, dünyanın dört bir tarafına nasıl yayıldıkları, Türkiye ve İzmir'e ne zaman ve nasıl göç ettikleri hakkındaki kuramlarına yer verilmiş, tarihsel belgeler incelenerek genelden özele bir çalışma yapılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Çingene toplumunun kalıplarını anlamak için kimliklerini hangi şartlar altında oluşturdukları incelenmiştir. İlgili terimler Etnisite, sınır ve statü kavramlarının mesleklerle olan ilişkisi, bize Roman müzisyenlerinin kimlik oluşumu hakkında detaylar vermesi amaçlanmıştır. Profesyonel müzisyen olma sürecinde kimliğin oluşumu ve yapılandırılmasının incelenmesi amacıyla literatür çalışmasından yardım alınarak model alınan Tepecik'teki Müzisyen Romanlar ile ilgili gözlem ve mülakatlardan da çıkarımlar yapılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, eğitim ve öğrenme kavramlarının tanımları verilmiştir. Bununla birlikte öğrenme türleri olan formal, non-formal ve informal öğrenme türlerinde öğrenme sürecini kimin kontrol ettiği, ne tür bir öğrenme ortamında ve hangi öğrenme sonuçlar ile gerçekleştiği açıklanmıştır. Buna bağlı olarak, Roman müzisyenlerin yetişmesi ve informal öğrenme yaklaşımı arasında bağlantı olduğu görülerek öğrenme türlerinden informal müzik öğrenmenin farkı vurgulanmış ve informal öğrenme sosyal öğrenme kuramı ile bağlanmıştır. Çalışmanın dördüncü bölümünde, İzmir müzik piyasasının merkezini oluşturan Roman müzisyenlerin çoğunluğunun bulunduğu Tepecik mahallesinde saha çalışması yapılmış ve ilgili literatür ile karşılaştırılarak çıkarımlar yapılmıştır. Tepecik Mahallesi'ndeki sosyal çevre ve iletişim, profesyonel müzisyenlerin çocukluktan sahneye kadar olan yetişme sürecindeki rolü incelenmiştir. Profesyonel müzisyenliğe giden yoldaki süreçler ayrıntılı olarak incelenmiş ve kategorilere ayrılmıştır.

MüzisyenlerMüzisyenlikRomans+7
Tuna Şensesli
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselde yerel tahayyül: Küyerelleşme bağlamında perdesiz gitar

Bu çalışma, kültürel dönüşüm örneği olarak nitelendirilen perdesiz gitarın küyerelleşme bağlamında analizine odaklanır. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde küyerelleşme olgusu temel kavramlar ve teorik yaklaşımlar açısından değerlendirilmiştir. İkinci bölüm perdesiz gitarın tarihsel gelişimi, farklı örnekleri ve küresel ölçekte kullanım alanları üzerine kurulmuştur. Üçüncü bölümde yerel müzisyenler ve çalgı yapımcılarının küresel kültüre özgü gelişmelere uyum sağlama girişimleri ve kendilerini küresel alanda nasıl tahayyül ettikleri 'kültürel aracılık' kavramı ve küyerelleşme yaklaşımları çerçevesinde ele alınmıştır. Çalışma, müzisyenler ve çalgı yapımcılarıyla yapılan kişisel görüşmelere ek olarak konserler, workshoplar ve çalgı yapım atölyelerindeki gözlemlerden elde edilen veriler ışığında kuramsal irdelemeye tabi tutulmuştur. Müzik kültürleriyle ilişkili olarak çalgılar, kültürün uğradığı değişimler ve teknolojik gelişmelerin etkisiyle sürekli bir değişim halindedir. Gitar, standartlaştırılmış form yapısına 19. yüzyılda ulaşmış ancak makamsal özellikler bakımından Türk müziğine uyarlanma süreci müzisyen Erkan Oğur'un 1976 yılında geliştirdiği 'perdesiz gitar' icrasıyla yön bulmuştur. Bu incelemede küresel kültüre ait olduğu düşünülen bir çalgı olarak 'gitar'ın yerel müzik pratikleri içerisinde nasıl eklemlendiği, icra üslubu ve tınısal özelliklerinin ne şekilde dönüşüme uğradığı ve müzisyenlerle çalgı yapımcılarının perdesiz gitar üzerine yaklaşımları incelenerek küresel alanda yerel kültürel formların dönüşüm süreçleri analiz edilmiştir.

GitarKüreselleşmeKüreyerelleşme+5
Fatma Gizem Okudan
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeraltı (Underground) - ana akım (Mainstream) etkileşimi bağlamında İzmir rap scene

Underground (yeraltı) ve mainstream (ana akım) kavramlarını tanımlama güçlüğü aslında pek çok kültür/müzik terimi için geçerlidir. Genel olarak ana akım, müzik endüstrisinden, özellikle de büyük (majör) plak şirketlerinden geçerek kayıt endüstrisinde ve kitle medyasında görünürlük kazanmış müzik türleri ya da üsluplarına işaret etmede kullanılmaktadır. Yeraltı (underground) ise bunun tersi olarak do it yourself (kendin yap) şeklinde yani sanatçıların kendi imkanlarıyla üretimini ve dağıtımımı yaptığı ve müzik endüstrisinden bağımsız bir şekilde izlerkitlesi ile buluşan müzik türlerini/üsluplarını betimlemektedir. 1970'li yılların başlarında Amerika Birleşik Devletleri'nin özellikle de New York'un gettolarında bir underground müzik pratiği olarak ortaya çıkan Rap, 80'li yıllarda uluslararası müzik endüstrisinin ilgisini çekerek mainstream içerisinde yer almaya başlamıştır. Buradan hareketle Hip Hop kültürünün en önemli bileşeni olan Rap müziğin, underground'dan mainstream'e doğru bir tarihsel süreç geçirdiğini söylemek mümkündür. Benzer bir durum Türkiye için de geçerli olmuştur. 90'lı yılların ortalarında underground olan Türkçe Rap müziği, 2010lı yılların ortalarından itibaren mainstream olarak değerlendirmek mümkündür. Bununla birlikte ifade etmek gerekir ki, bir müzik türünün eşzamanlı olarak hem mainstream hem de underground olarak yaşamını sürdürmesi de mümkündür. Başka bir ifadeyle mainstream ve underground karşıt konumları işaret etsede, bu karşıtlığın aksine birbirleriyle simbiyotik etkileşime her zaman açıktır. Günümüz medya teknolojilerinin sunduğu imkanlar özelinde, yerel ölçekte üretilen müzik metinleri hem yerel hem de küresel ölçekte etkileşime açıktır. Bu etkileşim, scene'i kavramsal çerçeve olarak kullanmayı olanaklı kılar. Buradan hareketle bu tez, söz konusu etkileşim sürecinin İzmir Rap atmosferi (scene) çerçevesindeki dinamiklerine odaklanır.

Ana akımEtnomüzikolojiMüzik+7
Celalettin Budak
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumsal cinsiyet bağlamında Kastamonu'da köçeklik ve köçek müziği

Köçek, biyolojik erkek tarafından 'eteklik' giyilerek sunulan bedensel performansçı olarak tanımlanabilir. Köçekler 17. yüzyıldan günümüze kadar görünürlüğü devam eden ancak bununla birlikte kültürel pratikleri ve göstergeleri hararetle tartışılan performansçılardır. Osmanlı imparatorluğu döneminde, 1850'li yıllarda, çıkarılan bir kanun gereği köçekler/köçek kollarının saraydan ve İstanbul'dan zorunlu göçe uğratıldığı bilinmektedir. Geçmişte çocukluk döneminde başlanan köçeklik (8-10 yaş) "bıyık terlediğinde" bırakılan/terk edilen ya da rol değiştirilen hem dans hem de bir müzik pratiğidir. Bugün Anadolu sosyo-kültürel coğrafyasının farklı bölgesel alanlarında varlığını devam ettiren köçeklik, çoğunlukla Kastamonu ve çevresinde görülmektedir. Müzik eşliğinde dans eden erkeğin "kadınsı" performansı toplumsal cinsiyet tartışmalarının da merkezine oturur. Toplumsal cinsiyet, biyolojik cinsiyetin aksine, toplumsal olarak tanımlanmış erillik ve dişillik kavramlarıyla bağlantılıdır ve bireyin biyolojik cinsiyetinin doğrudan bir sonucu olmak zorunda değildir. Bu bağlamda bu çalışma, literatür taraması ve kütüphane çalışmasının yanı sıra Kastamonu ili Cide ve Şenpazar ilçelerinde devam ettirilen köçeklik ve köçek müziğinin etnografik yöntem ile araştırıldığı etnomüzikolojik bir metindir. Bu çalışmanın amacı; "eteklik giyen erkek" olarak müzik eşliğinde dans eden köçekleri ve köçeklik pratiğini hem toplumsal cinsiyetin oluşumunda ve toplumsal rollerin açığa çıkarılmasında hem de müziksel pratiklerin nasıl gerçekleştiği çerçevesinde incelemektir. Ayrıca kullanılan çalgılar, repertuar, seslendirme pratiği, çalım teknikleri gibi geniş bir müziksel pratikler dizisi çalışmanın amacı içerisinde yer almaktadır.

EtnomüzikolojiKastamonuKöçekler+5
Turgay Gündoğdu
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Müzik öğretmenliği programlarında görevli piyano öğretim elemanlarının müzik alan bilgisini derse transferi: Bir üniversite örneği

Bu araştırmada, Müzik Öğretmenliği Lisans Programları'nda görev yapanpiyano öğretim elemanlarının, müzik alan bilgisinin piyano dersine transferedilmesine ilişkin görüşlerinin, bu konuya ders planlarında verdikleri yerin, derssırasındaki transfer düzeylerinin ve transfer yöntemlerinin belirlenmesiamaçlanmıştır.Çalışma Kuzeybatı Anadolu illerinden seçilen bir üniversitenin MüzikÖğretmenliği Lisans Programında uzmanlık alanı piyano eğitimi olan öğretimelemanlarıyla sürdürülmüştür. Gerekli verileri toplayabilmek için, öğretimelemanlarıyla naratif görüşme yapılmış, ders planlarının nitel içerik analizi yapılmışve piyano dersleri gözlemlenmiştir.Araştırma sonucunda, öğretim elemanlarının müzik alan bilgisikapsamındaki dallardan Müzik Tarihi, Form ve Çokseslendirme Bilgisi'nin piyanodersine transfer edilmesi gereğine inandıkları tespit edilmiştir. Buna karşın, dersinplanlama aşamasında bu dallara yönelik bir ilişkilendirme yapmadıkları veuygulamada bu dallara ait bilgileri ?Hiç? düzeyinde transfer ettikleri saptanmıştır.Ayrıca bu dalların transferinde genel öğrenme-öğretme yöntem ve tekniklerinikullandıkları da belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Piyano Dersi; Transfer; Müzik Alan Bilgisi; MüzikTarihi; Form Bilgisi; Çokseslendirme Bilgisi

Can Kahramansoy
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemler ve çözüm önerileri

Bu çalışmanın temel amacı, yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemleri tespit ederek bu problemlere yönelik çözüm önerileri sunmaktır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Bu araştırmada incelenen durum, yenilikçi kısa sap bağlama düzeni transpoze icrasında karşılaşılan problemler ve çözüm önerileridir. Bu doğrultuda, karşılaşılan sorunların belirlenmesine ve çözüm önerilerine ilişkin bir durum tespiti yapılmıştır. Bu çalışma, transpoze icrada karşılaşılan problemleri tespit etmeye yönelik olduğundan çok yönlü bir değerlendirme yapılabilmesi için çalışmaya alan uzmanlarının da görüşlerinin dâhil edilmesi gerektiği düşünülmüştür. Bu nedenle bağlama alanında uzman kişilerin görüşlerine başvurulmuştur. Alan uzmanlarının görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Araştırmada, kısa sap bağlama düzeninde geleneksel icradan farklı olarak yenilikçi icrada farklı kararlarda konumlandırmalarla, icrada zenginlik sunarak, bağlamada hâkimiyetin artması ve çalım zenginliğini ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Transpoze icra gerçekleştirilirken farklı kararlarda icraya müsaade etmeyen perde yapısına ilave perdeler ekleyerek koma seslerinin oluşturulmasına yardımcı olmaktadır. Buradan hareketle geleneksel icrada kullanılan la kararlı notasyon sistemini farklı kararlarda düşünmek ve kararlarda uygulama sırasında aktarımı kolaylaştırıcı konumlandırmalarla destekleyerek, icrada kolaylık sağlamak bu çalışmanın temel amacını oluşturmaktadır. Çalışmada, Türk Halk Müziğinde kullanılan la kararlı notasyon sistemini bozmadan farklı kararlarda, la kararlı basit makam dizilerinde örnekler verilerek icrayı kolaylaştırıcı konumlandırmalar ve ilave perdelerle çözüm önerileri sunulmuş, tonal müzikteki tonik karşılığı ifade edilerek gelenekselden evrensele doğru bir yol izlenmiştir. Ayrıca kısa sap bağlama düzeninde icra edilen eserlere farklı bir bakış açısı getirerek farklı kararlarda icra bakımından çeşitlilik oluşturarak farkındalık ortaya koymak amaçlanmıştır. Yenilikçi kısa sap bağlama icrasında transpoze icranın duyumu geleneksel icradan farklı tınlamaktadır. Aynı akortta farklı kararlarda yapılan icrayı kolaylaştırmak için La kararlı notasyonun yapısını bozmadan, çalınacak olan karar perdelerine La eksenli dizilere göre olumlu aktarım yardımıyla pozisyonlar konumlandırılarak ve gerektiğinde ilave perdeler ekleyerek icracının bağlamaya olan hâkimiyetini arttırmasını sağlamaktadır. Çalınacak olan karar perdelerinin tonal müzikte karşılığı olan tonlara göre notaları yazılarak tonal müzikle ilişkilendirilmesi sağlanmıştır.

BağlamaMüzikMüzik aletleri+3
Doğukan Dursun
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Alevi uyanışı bağlamında âşıklık geleneği ve bir uyanış önderi: Ozan Rehberî

Sözlü kültür geleneğinin başlıca unsurlarından âşıklık geleneğini Alevi Uyanışı bağlamında inceleyen bu çalışma, âşıklık geleneği temsilcilerinden ve Alevi Uyanış önderlerinden Ozan Rehberî'nin yaşamı, sanatı ve eserlerinin derlenerek literatüre kazandırılması amacıyla hazırlanmıştır. Nitel bir araştırma olan bu çalışmada alan araştırması, etnografik araştırma, fenomenolojik araştırma ve durum çalışması yöntemleri model alınmıştır. Çalışmada öncelikle literatür taraması yöntemiyle edinilen bilgiler doğrultusunda kavramsal-kuramsal çerçeve oluşturulmuştur. Ardından nitel araştırmanın alan araştırması yöntemi ve bu yönteme ait görüşme tekniği ile birlikte veri toplama yöntemlerinden doküman analizi ve betimsel analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bu bağlamda alan araştırmalarından edinilen bilgilerin içerik analizi yapılarak İslamiyet tarihinde Aleviliğin ortaya çıkışından Alevi Uyanışına kadar uzanan süreç hakkında etnografik açıdan geniş kapsamlı bir görünüm sunulmuştur. Sonrasında geleneksel Türk halk müziğinin usta isimlerinden Arif Sağ, Musa Eroğlu, Yavuz Top ve Muharrem Temiz ile etik yaklaşım çerçevesinde görüşmeler gerçekleştirilerek Alevi Uyanışı olgusu fenomenolojik açıdan incelenmiş, âşıklık geleneğinin Alevi Uyanışı üzerinde nasıl bir etkisi olduğu açıklığa kavuşturulmaya çalışılmıştır. Tezin ana eksenini oluşturan Ozan Rehberî hakkında bilgi edinebilmek için ailesinden ve yakın çevresinden beş kişi ile etik yaklaşım çerçevesinde görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Ozan Rehberî hakkında ulaşılan yazılı, görsel, işitsel, elektronik tüm belgeler doküman analizi yöntemiyle tasnif edilmiş, incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu bağlamda tüm yönleriyle geniş kapsamlı bir şekilde incelenen Ozan Rehberî'nin âşıklık geleneği ve Alevi Uyanışı içerisindeki konumu hakkında çeşitli değerlendirmelerde bulunulmuştur. Âşıklık geleneğini ve Alevi Uyanışını farklı bir perspektifle değerlendiren ve özgün nitelikli bir araştırma olduğu öngörülen bu çalışmanın, herhangi bir akademik çalışmada yer almamış önemli bir âşıklık geleneği temsilcisini ve eserlerini literatüre kazandırması bakımından önemli olacağı öngörülmektedir. Anahtar Kelimeler: Geleneksel Türk Halk Müziği, Âşıklık Geleneği, Alevi Uyanışı, Uyanış Önderi, Ozan Rehberî.

AlevilerAşıklar(Aşıklık geleneği)Halk müziği+3
Uğur Doğan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de gitar pratiklerinde Anadolu müziksel öğelerinin kullanılması süreci üzerine sosyo-kültürel bir araştırma

Gitar ailesi,birçok ülkede geleneksel ve popüler çalgılar arasında yerini almış Batı kökenli bir çalgıdır. Birçok dünya ülkesi kendi geleneksel ve etnik müziklerine gitarı adapte etmiş, ulusal anlamda gitarın gelişmesi ve belirli bir gitaredebiyatının oluşması için alana katkısunmuştur. Aynı durum Türkiye için de geçerlidir. Bu çalışma, Türkiye'nin Batılılaşma süreciyle birlikte, Anadolu müziksel öğelerini gitar pratiklerinde kullanması sürecini sosyolojik boyutuyla analiz etmek için oluşturulmuştur. Çalışmanın ilk bölümünde, İspanyol kültürünün önemli bir parçası olan klasik gitarın tanımı,etimolojisi, kısa bir tarihçesi yer almaktadır. Gitarın Batı kökenli bir çalgı olduğu sonucuna mitolojik, etimolojik ve arkeolojik bulgular aracılığıyla ulaşılmıştır. Üçüncübölümde Cumhuriyet Dönemi müzik politikaları aracılığı ile Türkiye'de Batılaşma hareketinin müziğe yansıması ve bunun bir sonucu olarak klasik gitarın Türkiye'ye hem özgün gitar edebiyatı performansıyla girişi, hem de Türk müziğine adapte edilen bir düzenleme çalgısı olarak girişi konu edilmektedir. Ayrıca 1960'lı yıllardan sonra popüler kültürün de yaygınlaşması sonucunda gitarın Türkiye'ye tekrar ve farklı bir biçimde girişi ele alınmıştır. Gitar, Türkiye'de gelişen 'pop', 'rock' ve 'protest' müzik türleri içerisinde de çok aktif olarak kullanılagelmiştir. Gitarın Türk geleneksel ve popüler müzikleri içerisinde eşlik ve solo bir çalgı konumunda yer aldığı ve gerek icrasında ve gerekse imalatında Anadolu kültürüne adapte edilebilmesi için farklı yollar izlendiği üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Türkiye, Anadolu Müziksel Öğeleri, Gitar Pratikleri, Müzik Politikası, Sosyo Kültürel Yapı.

BatılılaşmaEtnomüzikolojiGitar+7
Savaş Burak Özkan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İstanbul konservatuvarı derleme defterlerinde bulunan yirmi altı Kütahya türküsünün TRT THM repertuarındaki mevcut notasyonlarının karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada, Kütahya ili türkülerinin derlenerek bir araya getirildiği yazılı arşivlerin(İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterleri ve TRT Repertuvarı) incelemesi yoluyla iki kaynak arasında benzerlik ve farklılıkların ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu amaçla İstanbul Konservatuvarı Derleme Defterleri ve TRT THM Repertuarında yer alan Kütahya türkülerinin incelenerek yapısal analizleri yapılmıştır. Araştırma İstanbul Konservatuvarı derleme defterlerinde tespit edilen 27 Kütahya türküsü; TRT THM repertuvarında tespit edilen 41 türkü ile sınırlıdır. İKDD yer alan Kütahya'ya ait 7 türkünün, TRT THM repertuvarı incelemelerinde Kütahya yöresine ait olan 8 türkü ile İKDD yer alan Kütahya'ya ait 11 türkünün ise TRT THM repertuvarı incelemelerinde farklı yörelere, bölgelere ait olan 33 türkü ile benzer olduğu tespit edilmiştir. Türkü karşılaştırmalarında ilk olarak türkü adı, ilk sözler, yöre, repertuvar no, derleme tarihi, kaynak kişi, notaya alan, karar sesi, donanım ve usul özelliklerine göre incelemeler yapılmıştır. Elde edilen veriler tablolar ve grafikler halinde incelenerek bulgular ve yorumlar kısmında belirtilmiştir. Araştırmada karşılaştırma çalışmalarında bir sonraki aşamada İstanbul Devlet Konservatuvarı derleme defterleri ve TRT repertuvarı içerisinde bulunan türkülerin sözleri de tablolar halinde değerlendirilmiştir. Bu anlamda her iki kaynakta eşleşmeye tabi olan 40 türkünün sözleri karşılıklı olarak değerlendirilmiştir. Buna göre ilk olarak Kütahya-Kütahya yöresine ait olan türkülerinin değerlendirme sonuçlarına bakıldığında (İKDD 7 - TRT THM 8) toplam 15 türkünün sözlerinin büyük oranda benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. Kütahya- diğer yöreler (İKDD 11 - TRT THM 33) sonuçlarına bakıldığında ise türkü sözlerinde büyük oranda farklılıkların ortaya çıktığı görülmektedir. Yine TRT THM notalarında katmaların sıklıkla kullanıldığı tespit edilmiştir. Derleme defterlerinde yer alan notalarda ise katmaların büyük oranda kullanılmadığı tespit edilmiştir. Her iki grupta (Kütahya-diğer yöreler) türküler arasında yapılan incelemelerde TRT THM repertuvarında yer alan türkülerin bazılarında bağlantı bölümlerinin de olduğu tespit edilmiştir. Derleme defterleri incelendiğinde türkü sözlerinin daha az kıta sayısında olduğu gözlenirken TRT THM notalarında yer alan türkü sözlerinin derleme defterlerine göre daha yüksek kıta sayılarında olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Müzik, Kütahya, Türkü, Derleme, Repertuvar.

Halk müziğiKütahyaMüzik+6
Cemile Gözde Sandıkcı
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ahmed Adnan Saygun'un op 23 dört türkü (Şan piyano) eserinin incelenmesi

Bu çalışmada Cumhuriyet dönemi Türkiye'sinde Müzik Kültürü temel alınarak, Türk Müziğine katkıları yadsınamayacak kadar büyük olan Ahmed Adnan Saygun'un Piyano ve insan sesi için yazdığı eserler ışığında, Op 23. Piyano ve Bariton için Dört Türkü eseri incelenmiştir. Eser incelenirken yirminci yüzyıl müziği, Türkiye'de Çağdaş Müzik, Müzikte ulusalcılık konuları ile Saygun'un bestecilik yönü araştırılmıştır. Bestecinin Cumhuriyet'in ilk yıllarında Yurt dışına gönderilerek Batı Sanat Müziği ile ilgili aldığı eğitim ve sanatçı kişiliğini birleştirerek ortaya koyduğu eserleri incelenmeye çalışılmıştır. 19.yüzyılın sonlarında Avrupa da ki bir takım sosyal gelişmelerin önayak olduğu ulusalcılık akımı, sanatın hemen hemen bütün dallarında kendini göstermektedir. Sanatın evrensel normları merkezinde ulusalcılık akımını benimseyen her sanatçı, kendi ulusal figürlerini, ortaya koydukları sanat eserlerinde esin kaynağı olarak kullanmışlardır. Stillerini yaratırken de kendilerini yaşadıkları toplumdan soyutlamamışlardır. Ahmed Adnan Saygun, kendisine özgü bestecilik dilini oluşturmasında, yaşadığı toplumun siyasal gelişmeleri, tarihi, gelenekleri ve yurt dışında aldığı eğitim ile dünyadaki diğer müzikleri tanıması önemli etkenler olmuştur. Ulusal çoksesli müzik oluşturulması bağlamında, ülkesine döndüğünde, araştırmacı, eğitimci ve Etnomüzikolog kimlikleri ile kendi geleneksel müziğine yönelmiş, ortaya koyduğu eserlerinin hemen hepsinde geleneksel figürlerden faydalanmıştır. Eserlerinde Türk Halk Müziğini kullanırken ele aldığı türküleri, özüne dokunmadan, yüzyıllardır süregelen söyleyiş biçimleri ile işlemiştir. Bu eserlerin çoğunu ulusal çoksesli müziğin oluşmasında birer eğitim aracı olarak kullanmıştır. Anahtar Sözcükler: Ahmed Adnan SAYGUN, Piyano Şan, Op. 23 Dört Türkü, Çağdaş Türk Müziği.

BestekarlarMüzikMüzik eserleri+6
Yusuf Özbaş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel açıdan Malatya İli, Kürecik Nahiyesi, Durulova Mahallesi'nde müzik uygulamaları

Bu araştırmanın amacı, Malatya İli Kürecik Nahiyesi, Durulova Mahallesi'ndeki müzik uygulamalarını, kültür, gelenek ve diaspora açısından değerlendirmektir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Durulova Mahallesi, etnik olarak Alevi yoğunluğa sahip olduğu için hem inançsal hem de inanç dışı özgün müzik uygulamalarına sahiptir. Durulova halkı, Sinemilli ocağına bağlıdır. Ocak, Alevilerin dinsel örgütlenme biçimidir. Sinemilli ocağı belli bölgelerde kolları olan ve bir kolu da Durulova'da bulunan ve Kürecik bölgesini kapsayan bir ocaktır. Cem, içinde sazın, müziğin ve dansın olduğu kolektif dinsel seremoninin adıdır. Durulova'daki Cem ritüelleri, diğer bölgelerdeki cem ritüellerinden çok farklı değildir. Cemler yaklaşık olarak standarttır ancak müziksel ayrılmaların kültürden kaynaklandığını ve kendi bölgelerine ait semah ve deyişleri seslendirdikleri bu çalışmada saptanmıştır. Çalışmada "deyiş" ve "semah"ların en fazla yöresel özellik gösteren türler olup, onun dışındaki "miraçlama", "mersiye", "methiye" gibi türlerin diğer yörelerdeki cemlerle ortak olduğu ve kültürel anlamda çok farklılık göstermediği saptanmıştır. Durulova'da sadece inanç müziği değil inanç dışı müzik uygulamaları da ön plandadır. İnanç dışı müzik uygulamalarında civar yörelerdeki müzik kültürünün etkisinin, inanç müziğine göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Halaylarda en fazla Malatya merkez, Akçadağ, Adıyaman ve Hatay Kırıkhan bölgelerinden etkilenmişlerdir. Bunun dışında kendi yörelerine ait ozanlar kendi yörelerinde ki müzik kültürünü de etkilemişlerdir. Bölgede ki dini müzikler incelendiğinde kullanılan makamların Hüseyni, Hicaz, Uşşak ve Segâh olduğu saptanmıştır. Usulleri ise 2/4, 5/8, 8/8, 9/8, 10/8, 10/16 ve 12/4'lük ritimlerden oluşmaktadır. Akçadağlı yöre âşıkları da inanç müziği türlerine katkıda bulunmuşlardır. Eserlerinin birçoğu söz ve ezgi yapısı açısından cem ritüellerine rengini veren ürünler olmuştur. Betimsel nitelik taşıyan bu çalışma da nitel araştırma desenleri kullanılmıştır. Alan çalışması ve durum çalışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında Görüşme tekniğinden faydalanılarak, Kürecik, Durulova, Akçadağ, Elbistan'da yaşayan yöre halkıyla yüz yüze kimi zaman da telefonla görüşmeler sağlanmıştır. Diasporanın ve göçün yoğun olarak yaşandığı bölgede yurt dışında yaşayan Durulova'lı kişilerle sanal ortam üzerinden görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Anahtar Sözcükler: Kürecik, Durulova, İnançsal Müzik, İnanç Dışı Müzik, İnanç Müziği Etnolojisi.

DiasporaKültürMalatya-Kürecik-Durulova+4
Tuğba Haran Alkan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yoga nefes tekniklerinin koro öğrencilerinin nefes kapasitesine etkisi

Bu araştırma, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Müzik Anabilim Dalında okuyan ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin yoga nefes tekniklerinin solunum fonksiyonu kapasitesine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. 2013-2014 eğitim ve öğretim yılında İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarın Fakültesi Müzik Bilimlerinde okuyan ikinci ve üçüncü sınıf öğrencileri üzerinden yürütülen araştırmada ön test-son test eşleştirilmiş kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmada, düzenli olarak yoga yapmayan ve sağlık problemi olmayan 20 erkek ve 20 kadından oluşan deney ve kontrol grubu oluşturulmuştur. 10 hafta süre ile kontrol grubu normal yaşam aktivitelerine devam ederken, deney grubuna haftada 2 defa olmak üzere 15'er dakikalık "Orijinal Yoga Sistemi" nefes teknikleri programı uygulanmıştır. Nefes teknikleri programı öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol gruplarının FVC, FEV1 ve FEV1/FVC ölçüm testleri, akciğer vital kapasite test cihazı ile Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi Hastanesi Göğüs Hastalıları Anabilim Dalında yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar istatistik programı ile değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, cinsiyet değişkeni ile FVC, FEV1 ve FEV1/FVC, yaş değişkeni ile FVC ve FEV1/FVC değer ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmezken, yaş değişkeni ile FEV1 değer ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Deney grubunda bulunan bireylerin FVC ve FEV1 ön test ve son test ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanırken, ön test ve son testte FEV1/FVC değer ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.

KoroMüzikMüzik eğitimi+7
Oktay Ceviz
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Canlı performansların ses şiddeti ve duyma bozuklukları bağlamında incelenmesi

Gürültüye bağlı işitme kaybı, dünyada en sık rastlanan meslek hastalıkları arasındadır. Gürültü kavramı, genel olarak istenmeyen ses veya sinyal olarak tanımlanır. Müziğin beğenilmesi veya gürültü olarak algılanması insanlar arasında farklılık gösterse de istenmeyen veya zorunlu olarak dinlenilen müzik, gürültü olarak algılanır. Farklı bir şekilde sevilen müziğin de ses şiddetinin yüksek olması veya maruz kalma durumu uzun olması, belirli bir süreden sonra, gürültü olarak algılanabilir. Buradan hareketle müzisyenlerin severek yaptıkları işin zorunlu bir hal alması, NIOSH veya OSHA' nın belirlediği ses şiddetine bağlı olarak sürenin ya da süreye bağlı olarak ses şiddetinin üzerinde çalışılması, işitme kaybının gerçekleşme olasılığını yükseltmektedir. Bu tez, canlı performans sahneleri yapılan mekanlarda çalışan garson ve müzisyenlerin maruz kaldıkları ses şiddetinin ve ses şiddetine bağlı olarak işitme sistemi üzerinde nasıl bir etki yarattığını incelemek amacıyla yapılmıştır. Mekanlarda canlı performans esnasında 4 mekanda 3 farklı noktada ölçümler alınıp maruz kalınan ses şiddeti belirlenmiştir. Yüksek ses şiddetine maruz kalan bireyler tespit edilip Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde odyometri testleri yapılmıştır. Çalışma grubu olarak ele alınan denekler (N= 29) düzenli olarak yüksek ses(gürültü) şiddetine maruz kalan garsonlar ve müzisyenlerden oluşmaktadır. Kontrol grubu(N=20) ise hastanedeki çalışan teknisyen, odyometrist hemşire ve doktorlardan oluşmaktadır. Araştırmada, toplam, N= 49 üzerinde inceleme yapılmıştır. Farklı olarak N=47 üzerinde ön test ve son test şeklinde 6 aylık bir sürenin etki yaratıp yaratmadığı incelenmiştir. Elde edilen veriler SPSS 18.0 paket programına işlenerek analiz işlemleri bu program üzerinden yapılmıştır. Yüksek sese maruz kalan denekler ve kontrol grubunun işitme testleri karşılaştırmak için bağımsız iki örnek t-testi kullanılmıştır. İlişkisel analizlerin yapılması için Pearson korelasyon katsayısı yapılmıştır. Karşılaştırmalı testler için ise bağımlı t- testi kullanılmıştır. Verilerin grafikler haline getirmek için Excel programından yararlanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, yüksek sese maruz kalan ve kontrol grubu arasında 4 ve 8 kHz' de anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Gürültüye bağlı işitme kaybının belirtisi olarak 4 kHz' de başlayan işitme kaybının 2 kHz' ye yayılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma grubu üzerinde 6 ay süreyle yapılan incelemede ön test ve son test arasında sol kulak 2, 4 ve 8 kHz' de anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Sağ kulakta ise istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Kontrol grubunda ise bütün frekanslarda bu süre içerisinde anlamlı bir ilişki olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Canlı Performans, ses şiddeti, gürültüye bağlı işitme kaybı, gürültü kontrolü, işitme testi

Canlı müzikGürültüSes şiddeti+4
Veysi Tekin
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketici-müzik ilişkisinde yeni boyut: Muzak, İzmir Agora AVM örneği

Müziğin geçmişten bugüne sosyal hayatın bir parçası olduğu kabul görmüş, kayıt altına alınmasıyla müziği dinleme alanları da artmıştır. Günlük yaşamın her alanında müzik karşımıza çıkar; müziğe kolay ulaşılabilmesi ve kullanım alanlarının genişlemesiyle müziği tercih dışı bilinçsiz olarak dinlemeye başladık. İstem dışı müzik dinlemek literatürde maruz kalmak olarak adlandırılmaktadır. Günlük yaşantımızda hemen her aktivite sırasında müziğe maruz kalırız. Öyle ki her ana bir arka plan müziği eşlik etmekte. Özellikle işletmeler için arka fon müziği satış stratejisi olarak önem taşımakta. Gün geçtikçe müziğe maruz kalınan ortamların artması araştırmacıları müzikli ve müziksiz mekanlar üzerine çalışmaya yönlendirmiştir. Müziğin arka planda kullanılması 1990'lı yılların sonunda programlanmış müzik şirketi Muzak'ın bir pazarlama elementi olarak perakende sektörüne girmesiyle yaygınlaşmaya başlamıştır. Muzak 1920'li yılların başlarında asansör müziği olarak ortaya çıkmış, 1930'lu yıllarda otellerin lobilerinde, özel muayenehanelerde, hastanelerde de Muzak müziğine yer verilmeye başlanmıştır. 1960-70'li yıllarında Muzak müziğinin popülerliği artmıştır. Şirket, 2000'li yıllarda müşterilerin yaşam tarzına göre müzikler programlamaya başlamış ve perakende sektörüne girmiştir. Günümüzde dünyanın birçok yerinde alışveriş merkezleri, farklı sektörlerden firmalar, spor salonları ve diğer kamusal alanlarda Muzak müziği işletme sahipleri tarafından tercih edilmeye başlamıştır. Bu çalışmada arka fonda sürekli olarak alışveriş etkinliğine eşlik eden Muzak müziğinin satın alma kararına etkileri anlaşılmak istendi. Araştırmanın örneklem grubu İzmir Agora Alışveriş Merkezi müşterileridir. Farklı gün ve saatlerde katılımcılarla yapılan görüşmeler, alışveriş merkezinde yapılan gözlemeler ve pazarlama departmanı ile yapılan görüşmeler sonucu çıkarımlar yapılmıştır. Görüşmeler sırasında katılımcıların demografik özellikleri ve arka fon müziğinin şiddeti, türü, sözlü veya sözsüz olması, hızı gibi değişkenler göz önünde bulundurulmuştur.

Alışveriş merkezleriDuyusal pazarlamaMüzik+5
Sitare Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel ve yapısal bakımdan Ardahan ili âşıklık geleneği

Bu araştırmanın amacı, Ardahan yöresi Âşıklık Geleneğinin genel özelliklerinin belirlenerek, kültür-gelenek-icracı-ürün açısından değerlendirilmesinin yapılmasıdır. Betimsel nitelik taşıyan bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın neden yazıldığını betimleyen giriş kısmı ile birlikte "Ardahan ili Âşıklık Geleneğinin Kültürel ve Yapısal özellikleri nelerdir?" sorusu ile araştırmanın ana problem cümlesi belirlenmiş ve bu doğrultuda alt problemler oluşturulmuştur. İkinci bölüm araştırmanın kuramsal kısmını oluşturmaktadır. Bu bölümde; Ardahan İl'inin tarihsel, coğrafi, fiziksel, iklimsel, geçimsel ve kültürel açıdan özelliklerinin betimlemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde yöntem ve kavramsal çerçeve yer alırken dördüncü bölüm bulgular ve yorum kısmından oluşmaktadır. Araştırmanın beşinci bölümünde ise yapılan çalışma sonucunda elde edilen sonuçlar ve getirilen öneriler kısmı yer almaktadır. Araştırma kapsamında Ardahan ilinde yaşayan Âşıklarla görüşmeler yapılmış ve Âşıklara ait eserler araştırmacı tarafından derlenerek analiz edilmiştir. Ayrıca Ardahan Yöresine ait türkülerin genel özelliklerinin betimlenmesinde belirleyici bir unsur olabileceği düşüncesinden hareketle TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yöresi Ardahan olan toplam 21 adet türkünün de analizi yapılarak karakteristik özellikleri belirlenmiştir. Araştırmada; "Ardahan ili Âşıklık Geleneği"ne ait "kültürel ve yapısal özellikler" ve Ardahan yöresindeki beş Âşıktan derlenen eserlerin müziksel analizi yapılarak yöre müziğinin genel özellikleri belirlenmiştir. Bu çalışma sonucunda; Türk Halk Edebiyatı Geleneğinin en önemli sözlü unsurlarından biri olan "Âşıklık Geleneği"nin Ardahan Yöresine özgü, kültür-gelenek, konu-tema, ağız-şive, makamsal dizi ve usul bakımından özellikleri belirlenmiştir. Anadolu Âşıklık Geleneği ile Ardahan Yöresi Âşıklık Geleneğinin benzerlik ve farklılıkları incelenmiş, "Ardahan Yöresi Âşıklık Geleneği"nin "Anadolu Âşıklık Geleneği" ile paralellik gösterdiği görülmüştür. Araştırma sonucunda; Âşıklık Geleneğinin yöreye özgü kültür özelliklerine bakıldığında, çeşitli etnisitelere sahip olduğundan dolayı usul ve ağız-şive yönünden farklılıklar olduğu görülmektedir. Ayrıca müziksel yapı bakımından Azeri Türkleri ve İran etkisi hissedilmektedir. Yöre Âşıklarından derlenen eserlerin genel özelliklerine bakıldığında; makamsal dizi olarak "uşşak", "hüseyni" ve "segâh" makam dizilerinin kullanıldığı, Usul olarak ise, 2/4'lük, 6/8'lik ve 7/8'lik gibi "basit" ve "birleşik" usullerin kullanıldığı görülmüştür. Konu/temalarına göre incelediğinde "sevda", "gurbet", "nasihat", "hasret", "ağıt" gibi konuların işlendiği görülmüştür. Bununla birlikte incelen TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yöresi Ardahan olan türkülerin; Hüseyni, Segâh, Uşşak, Çargâh ve Nevada Hicaz Makam Dizilerinde bestelendiği, basit, birleşik ve karma usullerin kullanıldığı görülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: "Ardahan", "Âşıklık Geleneği", "Müzik Kültürü Analizi", "Müziksel Yapı Analizi".

ArdahanAşıklar(Aşıklık geleneği)Müzik kültürü+1
Doğukan Dursun
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Ezgi kalıpları kullanılarak başlangıç solfej ve dikte eğitimine yönelik bir model üzerine araştırma

Araştırma, müziksel işitme (kulak) eğitimindeki ``müziksel okuma'' ve ``müziksel yazma'' ile ilgili işitsel, algısal vb. sorunların çözümüne yöneliktir. Konusu Ezgi Kalıpları Kullanılarak Başlangıç Solfej ve Dikte Eğitimine Yönelik Bir Model Üzerine Araştırma' nın uygulanılabilir olup olmadığı, deneysel bir çalışma ile araştırılmıştır. Çalışma, Tokat Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Müzik Bölümü (1. sınıf) öğrencileri ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan öğrenciler başlangıç düzeyinde olmak üzere; deney grubu n=12 ve karşısında oluşturulan kontrol grubu n=12 ile toplam yirmi dört (24) kişidir. Ön test-son test kontrol gruplu ``tam deneysel desen modeli'' uygulanmıştır. Araştırmada; farklı dönem, tür ve bestecilere ait müzik eserleri incelenerek, eserlerde sıklıkla kullanılan, karakteristik ezgi yapıları belirlenerek, işitme çalışmalarında kullanılmak üzere düzenlenip standart bir hale getirilmiş ve ``Ezgi Kalıpları'' olarak isimlendirilmiştir. Ezgi kalıpları sadece deney grubu öğrencilerine işitsel, görsel ve uygulamalı olarak öğretilmiştir. Çalışma süresi boyunca, deney grubu öğrencilerine öğrendikleri ezgi kalıplarından oluşturulan solfej ve dikteler yazdırılarak öğrenme süreci tamamlanmıştır. Diğer kontrol grubu öğrencileri ise normal eğitimine okuldaki müfredata göre normal eğitimlerine devam etmiş, ezgi kalıpları ile ilgili herhangi bir solfej veya dikte çalışması yapmamıştır. Deney grubunun başlangıçtaki başarısı ile ezgi kalıpları modeli uygulandıktan sonraki başarısı ve bununla birlikte kontrol grubu verileri ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; başlangıçta ezgi kalıpları modeli ile solfej ve dikte yazmayı öğrenen deney grubu öğrencilerinin başarı düzeyleri, kontrol grubundaki öğrencilerine göre daha yüksek olduğu yapılan deneye göre belirlenmiştir. İşitme okuma ve yazma vb. çalışmalarında ezgi kalıpları kullanarak başlangıç solfej ve dikte eğitimine yönelik bir modelin müzik eğitiminde kullanılabileceği olumlu yönde katkı ve başarı sağlayabileceği saptanmıştır.

DikteEzgiMüzik+6
Ercan Baş
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Besteleme pratiğinde geleneksel halk müziğinin yeri ve uygulama modelleri "Azerbaycan bestecilik ekolü örneği"

Bu araştırmada; besteleme pratiği açısından Geleneksel Halk Müziği (GHM) örnekleri esas alınmıştır. Bu bağlamda, Azerbaycan bestecilik ekolünün oluşturduğu örnekler, üslûp açısından analiz edilerek, çalışmada bugünün besteleme ve çok seslendirme teknikleri ile uygulamalı modellere yer verilmiştir. Betimsel yöntemi ile yürütülen bu araştırmada Tarama ( Survey ) modeli esas alınmıştır. Verilerin toplanması aşamasında literatür tarama, doküman analizi ve sözlü görüşme tekniklerinden faydalanılmıştır. Belirli zaman periyodu ile eser türlerini kapsayan bu çalışmada ulaşılabilen nota kaynakları taranmış, ses ve video kayıtların analizi yapılmıştır. Çalışmada, Prof. Dr. N. Karasar'ın "Sözlü iletişim yolu ile veri toplama tekniğidir" ( Karasar, 2015: 165 ) olarak tanımladığı "Görüşme" yöntemine yer verilmiş, konu ile ilgili uzman kişilerin görüşleri alınmıştır. Araştırmada; XX. yüzyılın ilk yarısında Azerbaycan bestecilik ekolü tarafından senfonik türünde ürettiği eserlerin; makamsal, ezgisel, armonik, biçimsel ve çalgısal açıdan konu ile ilgili zengin içerik oluşturduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada Azerbaycan bestecilik ekolünün eser örnekleri incelenerek, GHM'nin Uluslararası Sanat Müziği (USM) içerisinde rolü ve önemi araştırılmıştır. Ayrıca bu ekolün elde ettiği başarılı örneklerden faydalanarak GHM'ye ait ezgilerin uygulamalı çok seslendirme çalışması yapılmış ve bunun sonucunda piyano eşliği modelleri ortaya çıkmıştır. GHM'nin bestecilik pratiğindeki yeri tespit edilerek üretilebilecek yeni çok sesli örneklerin ( modellerin ) tasarlanması mümkün olduğu düşünülmüştür. Fakat bu süreçte armoni kavramının ön plana çıktığını tespit edilerek, armonik anlatımının içerisinde makamsal unsurların yer alması için yeni çözümlere ihtiyaç duyulduğu yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Besteleme Pratiği, Geleneksel Halk Müziği, Azerbaycan Bestecilik Ekolü, Çok Sesli Eserler, Armoni Kavramı

ArmoniAzerbaycanBestekarlar+6
Vefa Terzioglu Dadaşova
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Başlangıç düzeyi viyolonsel eğitimi için tonal ve modal temelli etüt önerileri

Bu tez çalışması, başlangıç düzeyi viyolonsel eğitimi için Batı müziği temelli tonal yapıları esas alan ve modal etütlerle desteklenmiş özgün çalışmalar sunmaktadır. Çalışmanın temel amacı, öğrencilerin teknik ve teorik becerilerini geliştirmek, tonal farkındalıklarını güçlendirmek, modal yapılara yönelik duyarlılık kazandırmak ve müzikal ifade yetilerini desteklemektir. Araştırma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde viyolonselin tarihsel gelişimi, yapısal özellikleri ve bu özelliklerin pedagojik yansımaları ele alınmış; literatürde yer alan mevcut yaklaşımlar incelenerek farklı yöntemler değerlendirilmiş ve çalışmanın kuramsal temeli oluşturulmuştur. İkinci bölümde viyolonsel eğitimine yönelik literatür taraması yapılmış, ilgili araştırmalar ve kullanılan etüt yaklaşımları karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde viyolonselin Türk ve Batı müziğindeki yeri, ergonomik özellikleri, çalgı ve yay tutuş teknikleri açıklanarak başlangıç düzeyindeki öğrenciler için temel bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde ise temel yay teknikleri, pozisyon çalışmaları ve entonasyon gelişimini destekleyen tonal ve modal özgün etütler hazırlanmıştır. Bu etütler, hem Batı müziği repertuvarından seçilen örneklerle hem de Anadolu müzik kültüründen esinlenilen ezgi ve motiflerle zenginleştirilmiş; tonal çerçeveye ek olarak modal yapılara da yer verilerek öğrencilerin teknik, işitsel ve müzikal gelişimlerine bütüncül bir katkı sağlanması hedeflenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması (case study) modeli benimsenmiş; Güzel Sanatlar Liseleri Çello Öğretim Programı'na ilişkin dokümanlar detaylı olarak incelenmiştir. Ayrıca akademik yayınlar, etüt kitapları ve tezlerden yararlanılarak, öğretim programlarının ünite, kazanım ve hedef davranışlarına uygun çalışmalar tasarlanmıştır. Bu çalışmanın, başlangıç düzeyindeki viyolonsel eğitiminde öğretmenlere ve öğrencilere alternatif bir yaklaşım sunarak pedagojik çeşitliliği artırması, yöntemsel açıdan zenginlik sağlaması ve çalgı eğitimi alanına özgün bir katkı oluşturması beklenmektedir.

Armağan Tevfik Cansu
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk makam müziğinde ağaz-seyir-karar kavramlarının Mevlevi ayinleri özelinde incelenmesi

Bu çalışma, Türk makam müziğinde nazari yapının temel unsurlarından olan "ağaz/başlangıç-seyir-karar" kavramlarını, Mevlevi ayinlerinin 1. selam başlangıç bölümlerindeki ezgisel işlevleri bağlamında incelemektedir. 15. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan süreçte Anadolu edvar geleneği bağlamında ağaz/başlangıç, seyir ve karar terimlerinin nazari metinlerdeki kullanımları incelenmiş; farklı dönemlerde yaşamış nazariyatçıların makam ve terkib tarifleri karşılaştırmalı olarak değerlendirilmiştir. Örneklem olarak Darülelhan Külliyatında (İstanbul Konservatuvarı Neşriyatı) yer alan 41 Mevlevi ayini; Sühan İrden'in 2012 yılında geliştirdiği 'Mevlevi ayini analiz yöntemi' temel alınarak yeniden incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda, ağaz/başlangıç-seyir-karar ezgi modelinin Mevlevi ayinlerinin 1. selam başlangıç bölümlerinde makam ezgisi veya terkib ezgisi kimliğini sunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Dini müzikEtnomüzikolojiEvrensel müzik+6
Sercan Kahraman
Sakarya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00