Dokuz Eylül University
Discipline

Perfüzyon Teknikleri Anabilim Dalı

Dokuz Eylül University

5

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

5 Theses
Master'sOpen AccessTR

Kardiyo pulmoner baypas cerrahisinde pulsatil ve nonpulsatil perfüzyon akımının laktat düzeyi üzerine etkilerinin araştırılması

Kardiyopulmoner baypas'ın birçok sistemi olumsuz etkilediği bilinmektedir. Bu olumsuz etkileri en aza indirmek için perfüzyon şeklinin nasıl olması gerektiği, pulsatil ve nonpulsatil akımın birbirine karşı olan üstünlüğü ile ilgili araştırma ve tartışmalar halen devam etmektedir. Pulsatil akımın kalp atımının sağladığı akıma daha yakın olmasından kaynaklı serum laktat düzeyini olumlu etkilediği düşünülmektedir. Çalışmamızda pulsatil ve nonpulsatil akımın serum laktat seviyesi üzerine olan etkisini karşılaştırarak hangi akımın daha iyi sonuçlara yol açabileceğini göstermeyi amaçladık. Çalışmamızda 01 Ocak 2013 ve 31 Aralık 2016 tarihleri arasında Dokuz Eylül Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi kliniğinde kardiyopulmoner baypass uygulanan yetişkin hasta verileri retrospektif olarak taranacaktır. GRUP1:Kardiyopulmoner baypas da pulsatil akım uygulanan 30 hasta GRUP2: Kardiyopulmoner baypas da nonpulsatil akım uygulanan 30 hasta Bu çalışmaya kardiyopulmoner baypas (KPB) süresi 3 saati aşan, diabetik, böbrek yetmezliği olan, enfeksiyonu olan, aort kros klemp (AKK) konmamış ve acil alınan vakalar dahil edilmemiştir. Hastaların preoperatif, KPB sırasında 30.-60.-90. dakikalarda, KPB çıkışı, yoğun bakıma geliş, postoperatif 4.-8.-12.-24. saatlerde, hematokrit(Hct), laktat(lct), parsiyel hirojen(pH) ve parsiyel oksijen (PO2) düzeyleri taranmış ve analiz edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda KPB da uygulanan pulsatil ve non-pulsatil akım şekillerinin serum laktat, Htc, PO2, pH, yoğun bakımda kalış süresi ve ekstübasyon süresi üzerine bir üstünlüğü olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler : Kardiyopulmoner baypas , Ekstrakorpareal dolaşım , Açık kalp cerrahisi , Hiperlaktatemi, Pulsatil akım, Non-pulsatil akım

Cerrahi-kardiyovaskülerEkstrakorporeal dolaşımKalp hastalıkları+3
İlkay Eylem Şen
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sentrifugal pompa başlığı çıkımında ultrasonik rezonatörlerle akım ölçümü

Açık kalp ameliyatları esnasında, ameliyat sahasının hareketsiz ve kandan arındırılmış olabilmesi için vücuda gerekli olan kan dolaşımı Kalp-akciğer makinesi ( The Heart-Lung Machine ) adı verilen bir mekanizma ile sağlanır. Kalp-akciğer makinesi, ameliyat sırasında kalp ve akciğerin durdurulmasına olanak vererek, görevlerini üstlenir. Ayrıca, kardiyak veya pulmoner yetmezlik durumlarında kısa süreli yaşam destek ünitesi olarak, kardiyo-pulmoner bypass devresinin (pompa) bir değişkesi olan ECMO (Ekstrakorporeal Membran Oksijenizasyonu) kullanılır. Kalp-akciğer makinası roller (silindirik) veya santrifugal pompa başlıklarından oluşan bir dizayna sahiptir. ECMO' da ise santrifügal pompa başlığı vardır. Santrifugal pompalardaki akım, çıkan hattaki basınçla orantılıdır ve santrifügal pompa çıkımından ölçülen akım, pompanın çalışmasını doğrudan etkilediği için ultrasonik akımölçerlerle devamlı izlenmelidir. Bu çalışma, hem kısa süreli yaşam destek cihazlarında (ECMO) hem de Kalp-Akciğer makinesinde kullanılmak üzere kana en az hasarı veren ve enerji korunumu prensipleriyle en etkili çalışabilecek sentrifugal pompa başlığında akış parametrelerini incelemek amacıyla yapıldı. Sentrifugal pompa başlığı prototipinin outflow (çıkım) noktasında akım debisi ölçümünün gerçeğe en yakın biçimde saptanması amaçlandı. Çalışmada, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi'nin Depark Z.07 Akış Fizyolojisi Laboratuvarı'nda ve Ege Dinamik A.Ş'de tasarladığımız prototip sentrifugal pompa başlığı modellemesi, ultrasonik rezonatörler içeren akım ölçer ve donanıma gömülü yazılım kullanıldı. Karşılıklı ultrasonik dalga alım-verimiyle ve time of flight yöntemi kullanılarak, sentrifügal pompa başlığının prototipi üzerinde sistemden pompalanan sıvının debisi, karşılıklı konumlanmış, fakat çıkan kan hattına 45 derece açıyla yerleştirilmiş iki adet ultrasonik rezonatör aracılığıyla ölçüldü. Kurulan dolaşım devresinde, plazma ile aynı viskoziteye sahip solüsyon kulanıldı. Akım debisi ölçümünün gerçeğe en yakın biçimde saptanması için ultrasonik rezonatörlerle elde edilen veri, akredite bir akımölçerden elde edilen veriyle karşılaştırıldı. İstatistiksel analizler sonucunda akım parametreleri bakımından iki grup (ölçüm grubu ve sonotec grubu) arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır (p=0,998), ultrasonik akımölçer düzeneğinin ölçüm hata payı hedeflenenden azdır.

Akım ölçerlerEkstrakorporeal membran oksijenasyonuKalp-akciğer makinesi+7
Eylem Emel Ergin
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sentrifugal pompa başlığı modellemesi sonrası ECMO hatları üzerinde güvenli geri kaçırma miktarının değerlendirilmesi

Ekstrakorporeal membran oksijenizasyonu (ECMO), uzun yıllar kardiyak cerrahide kullanılan kardiyo pulmoner baypas (KPB) sonrasında hastanın pompadan ayrılamaması durumundan yola çıkarak geliştirilmiştir. Güncel standart tedavilerde yanıt alınamayan şiddetli geri dönüşümsüz solunum ya da kalp yetmezliğinde hayat kurtarıcı olmaktadır. Günümüzde sentrifugal pompa başlığı prototipinin dizaynı sırasında hesaplamalı akışkanlar dinamiği (HAD) uygulamaları yaygın olarak yer almaktadır. Sentrifugal pompa geometrisine ait 3 boyutlu akış hacmi için korunum denklemlerinin çözümlenmesi sonucu akış alanı elde edilebilmekte ve performansını tanımlayan fiziksel büyüklükler hesaplanmaktadır. Tez çalışmamızda kullandığımız SimScale yazılımında akışkan sıvı olarak gliserin-su çözeltisinin kimyasal verileri girilerek oluşturulan tasarımın, belirlenen karakteristik verilerle (H-basma yüksekliği, N-özgül hız, Q-debi), simülasyon ile yapılan sentrifugal pompa prototipinde güvenli geri kaçırma miktar değerlendirmesi hedeflenmiştir. Çalışmamız Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Depark Z.07 Akış Fizyolojisi Laboratuvarı'nda "2018.KB. SAG.082 No'lu "Kısa Süreli Yaşam Destek Cihazı ve Trombektomide Kullanılmak Üzere Tasarlanacak Sentrifugal Pompa Başlığı Prototipi" adlı BAP Hızlı Destek Projesinin çıktısı olan sentrifugal pompa başlık ölçütleri çalışmamızda kullanılmıştır. SimScale yazılımıyla simüle ettiğimiz 8 kanatlı prototip sentrifugal pompa başlığımızın 0-3500 rate per minute (rpm) ile 500-5000 ml/dk arasında akımı sağlanacak şekilde güvenli geri kaçırma (kayıp-kaçak) miktarının değerlendirmesi yapılmıştır. Gliserin-su çözeltisi ile uygulanan geri kaçırma analizlerinde tasarım sonrasında başlangıç akımı olarak 500 ml akımda 0,019 ve en büyük 5000 ml akımda 0,022 olarak hesaplanmıştır. Simülasyon sonucu ortaya çıkan kaçırma miktarının güvenilir aralıkta olduğunu ve yerli üretiminin yapılabileceği saptanmıştır. Bu da hipotezimizi destekler nitelikte olmuştur.

Ekstrakorporeal membran oksijenasyonuKalp destek cihazlarıKalp hastalıkları+5
Özhan Özay
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner arter baypas cerrahisinde kan kullanımının hiperlaktatemiye etkisinin araştırılması

Bilimsel çalışmalar kardiyopulmoner baypas (KPB) da kan kullanımın komplikasyonlarını ortaya çıkarmıştır. Gelişen teknoloji KPB uygulamalarında kan kullanımını azaltmaya ve ortadan kaldırmaya yöneliktir. KPB esnasında hiperlaktatemi sık karşılaşılan sıkıntılar arasındadır. Kan kullanımın hiperlaktatemiye etkisi olup olmadığı tartışmalar arasındadır ve etkisinin olduğu düşünülmektedir. Yapılacak olan bu çalışma KPB uygulanarak yapılan koroner baypas operasyonlarında kan kullanımının hiperlaktatemiye etkisini ve ilişkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmamızda Dokuz Eylül Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'nde Ocak 2014-Aralık 2016 tarihleri arasında ekstrakorporeal sistemle koroner baypas uygulanmış hasta grubu retrospektif olarak taranmıştır. Tarama yetişkin hasta grubunda yapılmıştır. Çalışmaya dahil edilen 60 hasta ekstrakorporeal dolaşım sırasında (peroperatif) kan kulllanılanlar ve kullanılmayanlar olmak üzere gruplandırılmıştır. Grup 1: Ekstrakorporeal dolaşım ile koroner baypas uygulanan peroperatif dönemde kan kullanılmayan 30 yetişkin hasta Grup 2: Ekstrakorporeal dolaşım ile koroner baypas uygulanan peroperatif dönemde kan kullanılan 30 yetişkin hasta şeklinde ayrılmıştır. Çalışmamıza kardiyopulmoner baypas (KPB) süresi 3 saati aşan, acil alınan, aorta kros klemp (AKK) konulmamış, enfeksiyonu olan ve böbrek yetmezliği olan hastalar dahil edilmemiştir. Hastaların preoperatif, peroperatif 30',60',90' ile KPB'dan çıkış, yoğun bakım geliş, postoperatif 4.,8.,12.ve 24. saatlerde laktat (lct) ve hematokrit (hct) düzeyleri taranmış, analiz edilmiştir. Hasta analizleri sonucunda preoperatif , KPB 30. ve 90. dakikalar, KPB'dan çıkışta ve postoperafif 8. saat lct değerlerinde, preoperatif KPB 30.,60.ile 90. dakikalar KPB çıkış, yoğun bakım geliş ve postoperatif 24. saat hct değerlerinde anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Çalışmamız KPB'da kan transfüzyonun hiperlaktatemiye etkisinin olduğu gerekçesi olarak yapılmış sonuç olarak kan kullanılan hastalarda lct değerlerinde yükselme olduğu görülmüştür. Çıkan sonuçlarda hct değerleri arasında fark gözlenmez iken aynı zaman diliminde lct değerlerinde anlamlı bir fark olduğunu görülmüştür.

Cerrahi-kardiyovaskülerEkstrakorporeal dolaşımKalp hastalıkları+5
Seher Yaldır Çiftçi
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pompalı koroner arter bypass greftleme ve pompasız çalışan kalpte koroner arter bypass greftleme cerrahi tekniklerinin böbrek ve karaciğer fonksiyon testlerine etkilerinin karşılaştırılması

Kardiyopulmoner baypas (KPB)'ın oluşturduğu yan etkiler ve riskler ayrıca teknik aletlerdeki gelişmeler pompasız çalışan kalpte koroner arter baypas greftleme (KABG) cerrahi tekniğine olan ilginin tekrar artmasına neden olmuştur. KPB'nin yan etkilerini gösterdiği organlardan ikisi böbrek ve karaciğerdir. Bizim çalışmamızdaki amacımız pompalı KABG ve pompasız çalışan kalpte KABG cerrahi tekniklerinin böbrek ve karaciğer fonksiyon testlerine olan etkilerini incelemek ve karşılaştırmaktır. Çalışmamız, Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniğinde 01 Ocak 2011 - 31 Ocak 2017 tarihleri arasında elektif şartlarda izole KABG cerrahisi uygulanmış, dahil olma ve dışlama kriterlerini sağlayan toplam 80 hastanın retrospektif dosya, perfüzyon formu ve bilgisayar veri tabanındaki verilerinin taranarak değerlendirilmesi ile yapılmıştır. Hastaların böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmede önemli testler olan BUN, Kreatinin, AST, ALT, AST / ALT oranının preoperatif, postoperatif 24.saat, postoperatif 48.saat zaman aralıklarındaki ölçümlerinin istatistiksel değerlendirilmesi yapılmıştır. Hastalardan pompalı KABG uygulanan (Grup 1) 40 hasta ve pompasız çalışan kalpte KABG uygulanan (Grup 2) 40 hasta olarak eşit sayıda iki grup oluşturuldu. Araştırmanın kriterlerine uygun olarak seçilen 80 hastanın 26'sı kadın, 54'ü erkektir. Gruplar arasında cinsiyet, yaş, boy, kilo, vücut kitle indeksi, ejeksiyon fraksiyonu oranları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark yoktur. Gruplar arası yapılan baypas greft sayısı açısından istatiksel olarak anlamlı bir fark vardır. Grup 1'de bu fark daha fazla olarak saptanmıştır. Gruplar arası yandaş kronik hastalıklar, diabetes mellitüs, hipertansiyon, hiperlipidemi ve Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı açısından incelendiğinde gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark yok iken, diabetes mellitüs açısından anlamlı bir fark izlenmiş ve diyabetik hasta sayısı Grup 2'de daha fazla olarak saptanmıştır. BUN değerlerinde gruplar arasında belirlenen üç zaman diliminde de istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Kreatinin değerlerinde gruplar arasında belirlenen üç zaman diliminde de istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Grup içinde, Grup 1'de preop Kreatinin değeri, postop 24.saat ve postop 48.saatte artış gösterirken Grup 2'de Kreatinin değerinin zamana göre değişimi arasında anlamlı bir fark yoktur. Gruplar arası AST değerlendirmesinde belirlenen tüm zaman dilimlerinde Grup 1'in AST değerleri Grup 2'ye göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Gruplar arası ALT değerlendirmesinde Grup 1'de postoperatif 24.saat ALT değeri Grup 2'ye göre anlamlı yüksek bulunmuştur. Diğer zaman dilimlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Gruplar arası AST/ALT oranı değerlendirmesinde, belirlenen tüm zaman dilimlerine ait verilerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark mevcuttur. Grup 1 değerlerinin bu zaman aralıklarında daha yüksek olduğu saptanmıştır. Çalışmamızın sonucunda böbrek fonksiyonlarının korunması açısından pompasız çalışan kalpte KABG cerrahi tekniğinin daha avantajlı olduğu düşündürtmektedir. Bu da hipotezimizi destekler niteliktedir. Anahtar Sözcükler; koroner arter, kardiyopulmoner baypas, çalışan kalp, böbrek, karaciğer.

Böbrek fonksiyon testleriCerrahi-kardiyovaskülerKaraciğer fonksiyon testleri+4
Demet Kartal Akyol
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2019
00