Ege University
Discipline

Hemşirelikte Yönetim Anabilim Dalı

Ege University

85

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyi ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Bu araştırma, Sieloff-King Kurumlarda Çalışma Ekibi/Grubu Güçlendirme Değerlendirme Ölçeği'nin (Sieloff-King Assessment of Work Team/ Group Empowerment within Organizations) Türkçeye uyarlanması amacıyla metadolojik ve hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyi ve ilişkili faktörlerin belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı ilişkisel desende olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı hastaneler ve üniversite hastanelerinde çalışan hemşireler oluşturmuştur. Araştırmanın birinci aşaması metodolojik olduğu için ölçek madde sayısının 10 katı olan 260 hemşire, ikinci aşama ise 205 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, Hemşire Tanıtıcı Bilgiler Formu, Örgütsel Güçlendirme Ölçeği, Sieloff-King Kurumlarda Çalışma Ekibi/ Grubu Güçlendirme Değerlendirme Ölçeği Türkçe Versiyonu (SKAWTGEO-TR) kullanılarak, 15 Aralık 2022-30 Eylül 2023 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında kapsam geçerliği için Davis tekniği, yapı geçerliği için Doğrulaycı Faktör Analizi (DFA) ve ölçüt bağımlı geçerlik, güvenirlik analizi için Cronbach's α değeri ve test-tekrar test güvenilirliği, Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasının verileri değerlendirilirken iki bağımsız grup arasındaki puan farkı Bağımsız Örneklem T Testi ile, ikiden fazla bağımsız grup arasında puan farkı Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ile incelenmiş olup hangi gruplar arasında fark olduğu ise Tukey Testi ile incelenmiştir. Hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyleri ile ilişkili faktörleri belirlemek için Pearson Korelasyon Katsayısı kullanılmıştır. SKAWTGEO-TR ölçeğinin Kapsam Geçerliği İndeksi (KGİ) %94'tür. Ölçeğin, χ²/sd=1.990, GFI=0.901, AGFI=.861, NFI=.931 NNFI (TLI)= 954 CFI= .964 RMSEA=.062 SRMR=.045 uyum indeksleri ile 20 madde 7 alt boyutta yapı geçerliği sağlanmıştır. Türkçeye uyarlanan ölçek ile Örgütsel Güçlendirme ölçeği arasında ölçüt bağımlı geçerlik orta düzeyde pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (r=0,657; p<0,001). SKAWTGEO-TR ölçeğinin alt boyutlarının Cronbach's α değerleri 0,81- 0,93 arasında değişmekte olup genel Cronbach's α değeri 0,94 bulunmuştur. Test-tekrar test puanları yüksek düzeyde anlamlı doğrusal ilişkiler göstermiştir (r=0,792-0,954; p<0,001). Hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyi puan ortalaması yüksek (78,25±11,658) bulunmuştur. Öğrenim durumu ile Çevresel Güçlerin Etkilerinin Kontrolü ve Güçlendirme Kapasitesi puan ortalamaları, çalıştığı birim ile Pozisyon ve Kaynak alt boyutu, pozisyonundan memnuniyet ile Güçlendirme Perspektifi, Amaçlar/Çıktılar Yetkinliği, Grup Liderinin Güçlendirme Yetkinliği, Pozisyon, Kaynak, Güçlendirme Perspektifi ve Güçlendirme alt boyutları ve yöneticilerin yönetim ile ilgili eğitim alması ile Güçlendirme Perspektifi arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0,05). Sonuç olarak; SKAWTGEO-TR Türkiye'de hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyini belirlemek için geçerli ve güvenilir bir araçtır. Ayrıca lisans mezunu hemşirelerin çalıştırılması, hemşirelerin memnun oldukları pozisyonlarda çalışmaları için fırsatların yaratılması, yönetici hemşirelerin yönetim pozisyonuna gelmeden önce yönetim ile ilgili eğitim almaları, çalışılan birim özelinde hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyinin ve ilişkili faktörlerin incelenerek hemşirelerin ekip güçlendirme düzeyinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Yapısal güçlendirme
Erdoğan Yolbaş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser hastalarında karşılanamayan bakım gereksinimlerinin hastaların bakım memnuniyetine ve hemşirelere duydukları güvene etkisi

Bu çalışma, kanser hastalarında karşılanamayan bakım gereksinimlerinin bakım memnuniyetlerine ve hemşirelere duydukları güvene etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı ilişkisel türde gerçekleştirilmiştir. Araştırma, bir üniversiteye bağlı Onkoloji Hastanesi'nin Medikal Onkoloji servislerinde 26 Aralık 2022-30 Ağustos 2023 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, en az 18 yaşında olan, evre 1-4 arasında kanser tanısı alan, en az üç gün hastanede yatarak bakım alan, Türkçe anlayıp konuşabilen ve çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 228 kanser hastası oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Hasta Bilgileri Formu, Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta, Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği ve Hemşirelere Güven Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde sayı, yüzde, min-max değerleri, ortalama, standart sapma, bağımsız t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmış; değişkenler arasındaki ilişki için Pearson korelasyon kullanılmış, kanser hastalarında karşılanamayan bakım gereksinimlerinin hastaların bakım memnuniyeti ve güven algılarına etkisi ise çoklu doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Hastaların, Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta iletişim alt boyutu puan ortalaması 1.68±0.70 (1-5), temel bakım alt boyutu puan ortalaması 3.85±1.19 (1-5); Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği puan ortalaması 91.90±4.95 (73.00-95.00) ve Hemşirelere Güven Ölçeği puan ortalaması 28.15±2.20 (19.00-30.00)'dir. Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta'nın iletişim alt boyutu ile Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği (r=-0.245, p<0.05) ve Hemşirelere Güven Ölçeği arasında (r=-0.208, p<0.05) istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve zayıf bir ilişki bulunurken Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta'nın temel bakım alt boyutu ile Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği (r=-0.040, p>0.05) ve Hemşirelere Güven Ölçeği arasında (r=-0.088, p>0.05) anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta'nın iletişim ve temel bakım alt boyutları ile Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği ve Hemşirelere Güven Ölçeği kullanılarak, karşılanamayan bakım gereksinimlerinin bakım memnuniyetine (F=7.200, p<0.05) ve hemşirelere güvene (F=5.339, p<0.05) etkisini incelemek için kurulan modellerin istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır. Bağımsız değişkenlere ait anlamlılık düzeyleri incelendiğinde, karşılanamayan iletişimin hem bakım memnuniyeti üzerinde (t=-3.743, p<0.05) hem de hemşirelere güven üzerinde (t=-2.974, p<0.05) istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir etkisi olduğu belirlenirken, karşılanamayan temel bakımın ne bakım memnuniyeti üzerinde (t=0.212, p>0.05) ne de hemşirelere güven üzerinde (t=-0.671, p>0.05) istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Karşılanamayan iletişimdeki bir birimlik artış, bakım memnuniyetinde 1.748 birimlik azalışa neden olurken (B=-1.748), hemşirelere güvende 0.622 birimlik azalışa neden olmaktadır (B=-0.622). Karşılanamayan bakım gereksinimleri, bakım memnuniyeti üzerindeki değişimin %6'sını açıklarken (R2=0.060), hemşirelere güven üzerindeki değişimin %4.5'ini açıklamaktadır (R2=0.045). Çalışmamızda, kanser hastalarının Karşılanamayan Bakım Anketi-Hasta'nın iletişim alt boyutu puan ortalaması düşük düzeyde çıkmış olmasına rağmen karşılanamayan iletişimin, hem hastaların hemşirelik bakımından duydukları memnuniyet hem de hemşirelere duydukları güven üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönde bir etkiye sahip olduğu belirlendiği için hemşirelere, kanser hastalarının iletişim gereksinimlerini karşılayacak biçimde bakım sunması ve yönetici hemşireler ile kuruma, hasta-hemşire arasındaki iletişimi artıracak düzenlemeler yapmaları önerilmiştir.

Hemşirelik bakımı
Necip Hanci
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Servis sorumlu hemşirelerinde yapısal güçlendirmenin psikolojik sahiplenmesine etkisi ve örgütsel güvenin aracı rolü

Bu tanımlayıcı ilişkisel araştırmanın amacı, servis sorumlu hemşirelerinin yapısal güçlendirmesinin psikolojik sahiplenmelerine etkisi ve örgütsel güvenin aracı rolünü incelemektir. Araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ilk aşamasında Psikolojik Sahiplenme Ölçeğinin geçerlik- güvenirlik çalışması bir üniversite hastanesinde çalışan 71 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin analizinde yapı geçerliliği için doğrulayıcı faktör analizi, güvenirlik için Cronbach Alfa katsayısı, test-retest karşılaştırması ve paired t testi kullanılmıştır. Ölçeğin genel Cronbach Alfa değeri 0,859 olarak bulunmuştur. Araştırmanın ikinci aşaması, T.C. Sağlık Bakanlığına bağlı Ankara il sınırları içinde bulunan 11 hastane ve iki üniversite hastanesinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini bu hastanelerde çalışan toplam 225 servis sorumlu hemşiresi oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Bilgiler Formu, Yapısal Güçlendirme Ölçeği, Psikolojik Sahiplenme Ölçegi ve Örgütsel Güven Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın analizinde: Pearson Korelasyon, Spearman Korelasyon, Bağımsız Örneklem T Testi, Mann Whitney U testi, ikiden fazla gruplar arasındaki fark analizleri için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Post-hoc testleri (Tukey, LSD) ve Kruskal Wallis Testi kullanılmıştır. Servis sorumlu hemşirelerinin Yapısal Güçlendirme Ölçeği toplam puan ortalaması 79,07±12,30, Psikolojik Sahiplenme Ölçeği toplam puan ortalaması 25,64±5,40 ve Örgütsel Güven Ölçeği toplam puan ortalaması 195,23±36,50'dir. Örgütsel güven ile psikolojik sahiplenme arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Servis sorumlu hemşirelerinin yapısal olarak güçlendirilmesi ile örgütsel güven arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0,05). Servis sorumlu hemşirelerimin yapısal güçlendirmelerinin psikolojik sahiplenmelerine olan etkisi üzerinde örgütsel güvenin aracılık etkisinin olduğu bulunmuştur. Araştırma sonuçları doğrultusunda yönetici hemşirelere, servis sorumlu hemşirelerinin yapısal güçlendirme, örgütsel güven ve psikolojik sahiplenmelerinin artırılması için önerilerde bulunulmuştur.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+4
Melis Kırmacı
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dudak/damak yarığı tanısı almış bebeklerin ebeveynlerinin belirsizlik algısı ile hastalığın aileye etkisi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Araştırma dudak/damak yarığı tanısı almış bebeklerin ebeveynlerinin belirsizlik algıları ile hastalığın aileye etkisi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla metodolojik ve ilişkisel tanımlayıcı olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini bir üniversite hastanesinin plastik cerrahi polikliniklerine başvuran 0-3 ay arası bebeklerin ebeveynleri oluşturmuştur. Birinci aşamada 240 ebeveyn ile Ebeveyn Belirsizlik Algısı Ölçeği-Tanı'nın (EBAÖ-T) Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik çalışması yapılmış ve Doğrulayıcı Faktör Analizi sonucunda ölçeğin çalışmadaki örneklem için geçerli ve güvenilir olduğu sonucuna ulaşılmıştır. (Cronbach Alpha 0,85). İkinci aşamada ise Ebeveyn ve Bebek Tanıtıcı Bilgiler Formu, EBAÖ-T ve Aile Etki Ölçeği kullanılarak yeni bir örneklem grubu ile (n=200) ebeveynlerin belirsizlik algıları ve hastalığın aileye etkisi arasındaki ilişki incelenmiştir. Verilerin analizlerinde Student-t Testi, ANOVA, Bonferroni Testi, Pearson Korelasyon Analizi ve Ki-kare kullanılmıştır. Belirsizlik algısı için ölçek puan ortalaması 85,59 ±12,46 ile yüksek düzeyde bulunmuştur. Bebeklerinin tanısı doğumdan önce konamayan, yapılan bilgilendirmeden memnun kalmayan ve gelir düzeyi düşük ebeveynlerin belirsizlik algıları daha yüksek bulunmuştur. Ebeveynlerin hastane hizmetlerinden duydukları memnuniyet azaldıkça belirsizlik algı düzeyleri artmıştır. Hastalığın ebeveynler üzerine etkisi 52,22±7,70 puan ortalaması ile orta yüksek düzeyde bulunmuştur. Ebeveynlerin Aile Etki Ölçeği alt boyut puan ortalamalarında en yüksek puan 30,07±3,84 ile kişisel zorlanma boyutunda bulunmuştur. EBAÖ-T ile Aile Etki Ölçeği toplam puanı (r=0,225) ve maddi yük (r=0,197), ailesel ve sosyal etki (r=0,180), kişisel zorlanma (r=0,166) ve başa çıkma (r=0,219) alt boyutları arasında pozitif anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0.05). Ebeveynlerin hastane yönetimlerinden beklentisi en fazla 'yetkin sağlık personelleri' olmuştur (%27,1). Araştırma sonucunda, belirsizliğin ve hastalıkların aileleri nasıl etkilediklerini gösteren ve bakım çıktılarını ölçen ileri çalışmalar yapılması ve dudak/damak yarıklı bebeklerin bakım yönetiminde hemşirelik bakımının kalitesini artıracak yönetimsel düzenlemeler yapılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

AlgıAna-babaBebek bakımı+6
Burcu Acımış
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşleri ve hemşire güdülenme ölçeğinin geliştirilmesi

Bu araştırma; hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve hemşirelerin güdülenme düzeylerinin değerlendirilmesine yönelik bir ölçeğin geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, iki aşamada gerçekleştirilmiş olup birinci aşamayı oluşturan nitel aşamada 42 hemşire, ikinci aşamayı oluşturan metolojik aşamada ise 657 hemşire araştırmaya katılmıştır. Nitel aşama verileri "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle, nicel veriler ise "Tanıtıcı Bilgi Formu ve Hemşire Güdülenme Ölçeği Taslağı" aracılığıyla toplanmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2022 programında, nicel veriler ise IBM SPSS Statistics 21. Programı kullanılarak analiz edilmiştir. Hemşirelerin güdülenmeye ilişkin görüşlerini yansıtan nitel veriler; güdülenme kavramına bakış, güdülenmeyi arttıran etmenler, güdülenmeyi azaltan etmenler, güdülenmenin sonuçları ve güdülenmeyi sağlamada yönetici hemşirenin rolü olarak beş temada incelenmiştir. Güdülenme kavramını tanımlarken iş temelli ve duygu temelli söylemlerde bulunulduğu belirlenmiştir. Güdülenmeyi azaltan ve arttıran etmenler; fiziksel yapı ve donanım, insan kaynakları süreçleri ve çalışma ortamı olmak üzere üç alt tema altında toplanmıştır. Güdülenmenin artması ve azalmasına ilişkin sonuçları ise performans, memnuniyet, başarı, iş verimi, enerji vb. üzerinde etkileri şeklinde değerlendirilmiştir. Güdülenmeyi sağlamada yönetici hemşirenin önemli rolünün olduğu üzerinde durulmuştur. Araştırmanın ikinci aşamasında, birinci aşamanın nitel verilerinden yararlanılarak oluşturulan 65 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuş ve maddelerin kapsam geçerlik indekslerinin 0,78 ile 1,00 arasında olduğu saptanmıştır. Kapsam geçerlik indeksi 0,80 altında olan bir madde, madde havuzundan çıkarılarak 64 madde ile çalışmanın uygulama aşamasına geçilmiştir. 657 hemşireden elde edilen veriler incelendiğinde; madde toplam puan korelasyonu düşük (0,70 altındaki) maddeler ölçekten çıkarıldığında, ölçek maddelerin korelasyonları 0,73–0,95 arasında bulunmuştur. Ölçek taslağına açıklayıcı faktör analizi yapıldığında, iki boyutlu (çalışma ortamı ile kurumsal bağlılık ve yönetici tutumu) ve 43 maddeli bir yapı elde edilmiştir. Açıklayıcı faktör analizi sonrasında keşfedilen, 43 maddeden oluşan iki boyutlu yapıdaki ölçeğin 30 kişilik bir gruba 2 hafta ara ile uygulanmasından elde edilen ölçümlerin, zamana göre değişmezliğini sınamak amacıyla gerçekleştirilen analiz sonuçları incelendiğinde; ölçek toplamında ve alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı farklar olmadığı belirlenmiştir. Ölçek toplamı ve alt boyutlarında tekrarlayan ölçümler arasında olumlu yönlü, güçlü ve anlamlı ilişkilerin olduğu saptanmıştır (p<,05). Ölçeğin, Cronbach's alpha değeri ölçek toplamında ve alt boyutlarında 0,99 olarak saptanmıştır. Araştırmanın ikinci aşamasında geliştirilen "Hemşire Güdülenme Ölçeği" nin hemşirelerin güdülenme düzeyini belirlemek amacıyla kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu belirlenmiştir.

HemşirelikYönetici hemşireler
Devrim Eren Tekin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin hemşirelik bakım sunum yöntemlerine ilişkin görüşleri ve primer hemşirelik yöntemi uygulanmasının etkisi

Bu araştırma, yönetici hemşirelerin hemşirelik bakım sunum yöntemlerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve primer hemşirelik yöntemi uygulamasının hemşire ve hasta çıktıları üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. İki bölümden oluşan araştırmanın birinci bölümü nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji yöntemi kullanılarak tanımlayıcı, ikinci bölümü nicel araştırma yöntemlerinden randomize olmayan gruplarda ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel tasarımda gerçekleştirildi. Araştırmanın birinci bölümünün örneklemini, üniversite hastanesi, Sağlık Bakanlığı Hastanesi ve özel hastanelerde görev yapan 8 üst düzey, 20 alt düzey olmak üzere toplam 28 yönetici hemşire oluşturdu. Araştırmanın ikinci bölümünün örneklemini İstanbul'daki bir eğitim ve araştırma hastanesinin genel cerrahi, iç hastalıkları ve ortopedi servislerinde çalışan 31 deney ve 32 kontrol olmak üzere toplam 63 hemşire ile bu servislerde çalışmanın başlangıcı ile 3. ve 6. ayında yatan 669 deney ve 574 kontrol olmak üzere toplam 1243 hasta oluşturdu. Çalışmanın gücü "G. Power-3.1.9.2" programı kullanılarak hesaplandı. Yapılan power analizlerinin sonucu kabul edilebilir düzeyde ve veri sayısının yeterli olduğu görüldü. Araştırmanın birinci bölümünde yönetici hemşirelerle yapılan görüşmelerde "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanıldı. İkinci bölümünde ise hemşirelere Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu, Karşılanmayan Hemşirelik Bakımı Anketi (KHBA), Hemşirelerin Rol ve Yetkinlikleri Ölçeği (HRYÖ), Klinik Hemşireler İçin İş Doyum Ölçeği (KHİDÖ) ve hastalara Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu, Newcastle Hemşirelik Bakımı Memnuniyet Ölçeği (NHBMÖ), Karşılanmayan Hemşirelik Bakımı Anketi-Hasta (KHBA-H) formları kullanıldı. Araştırmanın birinci bölümünün verilerinden MAXQDA 2022 programı kullanılarak, ana ve alt temalar oluşturuldu. Araştırmanın ikinci bölümünde ise veriler, SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 25.0 paket programı kullanılarak analiz edildi. Veriler, tanımlayıcı istatistiksel yöntemlerle (sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, minimum, maksimum) ve nonparametrik testlerle analiz edildi. Normal dağılıma sahip olmayan niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki bağımsız grup arasındaki fark için Mann Whitney U testi kullanıldı. Çalışmanın birinci bölümünde derinlemesine bireysel görüşmelerden elde edilen verilerin içerik analizi sonucunda; "Çalışma çizelgelerinin oluşturulması", "Hemşire görevlendirme kriterleri", "Uygulanan görevlendirme yöntemini seçme nedenleri" ve "Uygulanan görevlendirme yönteminin sonuçları" şeklinde dört ana tema ve bu temaların altında yer alan toplam 23 alt tema elde edildi. Çalışmanın ikinci bölümünde; kontrol grubundaki hemşirelerin KHBA 2. test puanlarının deney grubundaki hemşirelere göre daha yüksek ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu, deney grubu hemşirelerin KHBA 2. test puanlarının, ön test puanlarına göre daha düşük ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu. Deney grubu ve kontrol grubu hemşirelerin kendi içlerinde KHİDÖ ön test, 1. test ve 2. test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptandı. Hemşirelerin gruplar arası HRYÖ ön test, 1. test ve 2. test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulundu. Hastaların bakım aldıkları hemşirelerin grupları arasında NHBMÖ, ön test, 1. test ve 2. test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı saptandı. Kontrol grubu hemşirelerden bakım alan hastaların KHBA-H ön test ve 1. test puanlarının deney grubu hemşirelerden bakım alan hastalara göre daha yüksek ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu, kontrol grubu hemşirelerden bakım alan hastaların KHBA-H iletişim alt boyutu 1. test puanlarının deney grubu hemşirelerden bakım alan hastalara göre daha yüksek ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulundu. Kontrol grubu hemşirelerden bakım alan hastaların KHBA-H zamanlama alt boyutu ön test, 1. test ve 2. test puanlarının deney grubu hemşirelerden bakım alan hastalara göre daha yüksek ve aradaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Primer hemşirelik yönteminin karşılanmayan hasta bakımı üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Gelecek araştırmalarda farklı bakım sunum yöntemlerinin hasta, hemşire ve kurumsal çıktılar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi önerilir.

Hasta memnuniyetiPrimer bakım hemşireliğiYönetici hemşireler+1
Demet Yurtsever
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu hastanelerinde çalışan hemşireler için klinik yerleştirme yönteminin geliştirilmesi ve hemşire sonuçlarına etkisi

The aim of the first stage of this two-stage research is to develop a clinical placement method for nurses working in public hospitals, and the aim of the second stage is to determine the effect of the clinical placement method on nurses outcomes. The sample of the first phase of the study, which was carried out in a descriptive design, consisted of 32 nurse managers and 1331 nurses working in public hospitals in İstanbul. The data were collected between 01.06.2022 and 31.01.2023 using a questionnaire form developed in line with the literature. In line with the findings obtained from the first stage and the relevant literature, the Clinical Placement Method was developed for nurses working in public hospitals. Five experts were consulted for the content validity of the developed method and the content validity index was determined as 97.2. In the second stage of the study, all nurses who were assigned to four public hospitals (state, education research and city hospitals) in İstanbul were placed in the clinic by applying the Clinical Placement Method. The sample of the second phase of the study consisted of 63 nurses who were placed in the clinic by applying the Clinical Placement Method and 111 nurses who were placed in the same hospitals in the previous period. The data of the second phase were collected between 01.04.2023-30.07.2023. Nurse Information Form and Assessment Tests (Occupational Adaptation Scale in Nursing, Ten-Article Personality Scale, Compassion Scale) were applied to the nurses. Nurses were placed in clinics as a result of the Structured Clinical Placement Interview. Three months later, Personal Information Form, Job Satisfaction Scale for Clinical Nurses and Person-Work Adjustment Scale were applied to the nurses. In addition, the performance of the nurses was evaluated by the clinical charge nurses using the Task Performance Scale. In the third month after placement in the clinic, the same measurement tools were applied to the nurses who were placed with the clinical placement method and simultaneously to the nurses who were placed without the clinical placement method in the previous period, and the results between the two groups were compared. Significant differences were determined between the mean scores of the scale according to some characteristics of the nurses. The person-job fit and task performance of the nurses who were placed in the clinic by applying the Clinical Placement Method were determined to be above average, and job satisfaction was determined to be high. No significant difference was found between the mean scores of person-job adjustment and job satisfaction of the nurses who were placed in the clinic with the Clinical Placement Method and those who were placed without the method in the previous period. However, a significant difference was found between the mean scores of task performance. According to the results of the research, it can be said that there is a need for a structured clinical placement method for nurses to be applied in public hospitals, and the preliminary application results of the developed method reveal the positive results of the method. It is recommended that the developed method be used by nurse managers in public hospitals and developed according to the results of the application. September 2024,.198 pages. Keywords: Clinical placement, work placement, nurse, public hospitals

Nuran Reyhanoğlu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerin Yetenek Yönetimi Algısı Ölçeği'nin geliştirilmesi ve yetenek yönetimi algısına ilişkin bir model testi

Hemşirelerin yeteneklerinin değerlendirilmesinde önemli bir rol oynayan yetenek yönetimi ile ilgili kavramları incelemek önemlidir. İki aşamadan oluşan bu araştırmanın birinci aşamasının amacı, hemşirelerin yetenek yönetimi algısının belirlenmesinde kullanılmak üzere Hemşirelerin Yetenek Yönetimi Algısı Ölçeği'nin (HYYAÖ) geliştirilmesi, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılması, ikinci aşamasının amacı ise psikolojik sermaye, öğrenme çevikliği, hemşirelerin yetenek yönetimi algısı, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısı ile ilişkisini belirleyen hipotez modelinin test edilmesidir. Araştırmanın metodolojik tasarımda gerçekleştirilen birinci aşamasının evrenini İstanbul'da çalışan 2050 hemşire, örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile ulaşılan 918 hemşire (nAFA=422, nDFA=496) oluşturdu. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi olarak iki ayrı örneklemde geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılan ölçeğin 26 madde ve tek boyuttan oluştuğu, yapıya ilişkin varyansın %63,205'ini açıkladığı, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğu saptandı. Araştırmanın ikinci aşamasının evrenini ise İstanbul'da çalışan 2958 hemşire, örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemi ile ulaşılan 1060 hemşire oluşturdu. Yapısal eşitlik modeli kullanılarak test edilen modele yönelik sonuçlar doğrultusunda oluşturulan modelin kabul edilebilir uyum gösterdiği, psikolojik sermayenin hemşirelerin yetenek yönetimi algısı, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını; öğrenme çevikliğinin, bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını; hemşirelerin yetenek yönetimi algısının ise bireysel uyum performansı ve öznel kariyer başarısını anlamlı ve pozitif etkilediği bulundu. Fakat, öğrenme çevikliğinin hemşirelerin yetenek yönetimi algısı üzerinde anlamlı etkisi saptanmadı. Doğrudan ve dolaylı etkiler incelendiğinde ise hemşirelerin yetenek yönetimi algısının kısmi aracılık rolü hem psikolojik sermayenin bireysel uyum performansı üzerindeki etkisinde hem de psikolojik sermayenin öznel kariyer başarısı üzerindeki etkisinde belirlendi. Bu çalışma HYYAÖ'nün geliştirilerek yetenek yönetimi algısına ilişkin öncülleri ve sonuçları inceleyen ilk çalışma olması bakımından literatüre kapsamlı bir katkı sunmaktadır. Hemşirelerin sahip olduğu yeteneklerin belirlendiği, geliştirildiği ve değerlendirildiği sağlık hizmetlerinde hemşirelerin mevcut ve gelecekteki çalışma ortamlarına uyumu kolaylaşacak ve kariyer başarıları artacaktır.

Duygu Gül
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin görüşleri: Nitel çalışma

Bu tez çalışması, sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin görüşlerini ve beklentilerini belirlemek amacıyla, fenomenolojik desende niteliksel araştırma yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini, İstanbul ilinde yer alan üç özel hastane, üç Sağlık Bakanlığı ve bir üniversite hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (hemşire, doktor, eczacı, diş hekimi, ebe) oluştururken, örneklemini araştırmaya katılmaya kabul eden 27 sağlık çalışanı oluşturmuştur. Örneklem seçiminde, nitel araştırmalarda sık kullanılan amaçlı örnekleme ve maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Araştırma verileri, nitel araştırma yöntemlerinden bireysel derinlemesine görüşme yöntemi kullanılarak, Eylül 2022 – Ocak 2023 tarihlerin arasında toplanmıştır. Çalışmada, bilimsel yazından destek alınarak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular; erkeklerin hemşire olmasına ilişkin görüşler, erkeklerin hemşirelik mesleğini seçmelerinde etkili olan etmenler, erkek hemşirelerin kariyer planları, erkek hemşirelerle çalışmaya ilişkin deneyimler ve erkek hemşirelerin hastanede çalışmasının hizmete yansımaları olmak üzere beş tema altında gruplandırılarak değerlendirilmiştir. Sağlık çalışanlarının, erkeklerin hemşirelere olmasına ilişkin hem olumlu hem de olumsuz görüşlerinin olduğu belirlenmiştir. Erkeklerin hemşire olmasına ilişkin olumlu görüşler; toplumda hemşirelik mesleğine ilişkin kadın algısının değiştiği ve hemşirelik mesleğinin mesleki örgütlenmesine katkı sağladığı şeklinde sıralanmıştır. Erkeklerin hemşire olmasına ilişkin olumsuz görüşler ise hemşirelik mesleğindeki kadın mesleği algısının değişmesi ve erkek hemşirelerin kadın meslektaşları üzerinde baskı kurması şeklinde belirtilmiştir. Erkek hemşirelerin meslek seçim sürecinde ekonomik durumun ve ailevi koşulların önemli etkilerinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca, erkek hemşirelerin iş bulamama endişesi ile istedikleri bölümü tercih etmedikleri belirlenirken, hemşirelik mesleğini seçme nedenlerinin başında iş garantisinin olması ve ekonomik özgürlüğe hızlı bir şekilde ulaşacaklarını düşünmeleri olduğu görülmüştür. Erkeklerin, hemşirelik mesleğini seçtikleri dönemde çevrelerinden ve ailelerinden hemşirelik bölümünü seçmelerine ilişkin baskı gördükleri de saptanmıştır. Erkek hemşirelerin, düzenli bir aile yaşamı, statü kazanma ve mesleki kimliği benimsememe gibi nedenlerle lisansüstü eğitim almaya daha fazla istekli oldukları belirlenmiştir. Erkek hemşireler, hemşirelikte uzmanlaşmanın gerekli olduğuna ve bunun önemine vurgu yaparak, hemşirelik mesleğinin belirli bir klinik alanında uzmanlaşmak istediklerini ve bu bağlamda kendilerini geliştirmeye çalıştıkları saptanmıştır. Erkek hemşirelerin, hemşirelik mesleğini tam olarak benimsememe ve meslekten kaçma isteğinde oldukları, daha olumlu çalışma koşullarına kavuşma, yönetim pozisyonlarına geçebilme, daha prestijli konuma sahip olma gibi nedenlerle, yönetici ve akademisyen olmak istedikleri belirlenmiştir. Ayrıca erkek hemşirelerin hastanedeki çalışma ortamından hoşlanmama, kendi işini kurarak daha iyi gelir sağlama gibi nedenlerle klinik alandaki işlerini bırakarak sağlık kabini, yaşlı bakım evi veya huzurevi açma isteğinde oldukları da görülmüştür. Katılımcıların erkek hemşire ile çalışmaya ilişkin hem olumlu hem de olumsuz deneyimler yaşadıkları belirlenirken; erkek hemşireler ile çalışmanın olumlu yanlarının, kendilerini güvende hissetme, erkek hemşirelerin fiziki gücünden yaralanma, iş paylaşımı konusunda olumlu bir yaklaşım sergilemeleri ve takım çalışmasına olumlu katkı sağlamaları şeklinde sıralanmıştır. Erkek hemşire ile çalışmanın olumsuz yanları ise disiplinsiz hareketler sergilemeleri, kadın meslektaşlarına karşı baskı kurma çabalarının olması, çalışma ortamında saygısız, disiplinsiz hareketler, argolu konuşmalar, hasta ve hasta yakınları tarafından hekim olarak değerlendirilmeleri ve kadın hastaya bakım vermede sorun yaşanması şeklinde belirtilmiştir. Katılımcıların erkek hemşirelerin hastanede çalışmasının hizmete yansımalarına ilişkin görüşleri; erkek hemşirelerin daha iş odaklı ve hızlı çalıştıkları, daha çok güç gerektiren alanlarda istihdam edildikleri, erkek hemşirelerin meslektaşları ve diğer sağlık çalışanlarıyla rahat bir iletişim ve iş birliği sağladıkları üzerinde odaklanmıştır. Sonuç olarak, konuya ilişkin yapılan çalışma bulguları erkek hemşirelerle ilgili daha fazla çalışmaya gereksinim duyulduğunu ortaya koymaktadır. Bilimsel yazında, erkek hemşirelerin mesleğe girmelerine yönelik farklı görüşlerin olduğunu ortaya koyan çalışmalarla karşılaşılmakla birlikte, bu konudaki görüşleri derinlemesine inceleyen nitel çalışmaların sayısının az olduğu, sağlık çalışanlarının erkek hemşirelere ilişkin yaklaşımlarını belirlemeye yönelik herhangi bir ölçek çalışmasının olmadığı görülmüştür. Bu bağlamda, daha geniş örneklem gruplarından nicel veri toplamaya olanak sağlayacak bir ölçeğin geliştirilmesi önerilebilir

Hemşireler-erkek
İsa Şahin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastane acil birimi için gerekli hemşire insan gücünün planlaması: Bir kamu eğitim ve araştırma hastanesi örneği

Bu araştırma, bir kamu eğitim ve araştırma hastanesi örnekleminde acil birimde hemşire iş yükünün hesaplanarak, hasta bakımında yer alması gereken hemşire insan gücü sayısının belirlenmesi amacıyla tanımlayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, hemşire iş yükünü ölçmek üzere iki aşamada yürütülmüştür. İlk aşamada, acil birimde çalışan 84 hemşireye iş analizi anketi uygulanmıştır. İkinci aşamada, aynı grup içinden 64 hemşire (yeşil alan 19, sarı alan 26 ve kırmızı alan 19 hemşire) doğrudan gözlem yoluyla izlenmiş ve yaptıkları aktivitelerin tipi ve süresi kaydedilmiştir. Veri analizinde excel ve SPSS 24 (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılmıştır. Çalışma verileri, tanımlayıcı istatistiksel yöntemler ile (ortalama, standart sapma, medyan, frekans, yüzde, minimum, maksimum) incelenmiştir. Anketten elde edilen verilerin karşılaştırılmasında Pearson ki-kare test ve Fisher-Freeman -Halton test kullanılmıştır. Acil birimde çalışan 84 hemşireden elde edilen iş analizi anketi sonuçlarına göre; günlük yapılan 22, haftalık yapılan 4 ve dönemlik yapılan 10 çeşit hemşirelik girişiminin bulunduğu belirlenmiştir. Doğrudan gözlemle elde edilen veriye göre ise yeşil alanda 48, sarı alanda 93, kırmızı alanda 106 ve müdahale odasında 39 çeşit hemşirelik girişiminin gerçekleştirildiği saptanmıştır. Bu hemşirelik girişimleri uzman görüşü alınarak doğrudan hasta bakım girişimleri, dolaylı hasta bakım girişimleri, servis işleri ve kişisel işler şeklinde gruplandırılmıştır. Yapılan iş yükü analizi sonucunda yeşil alanda günlük hemşire iş yükü 96 saat, sarı alanda 192 saat, kırmızı alanda 120 saat, müdahale odasında 48 saat bulunmuş ve yapılan hesaplamalar doğrultusunda; yeşil alanda 24 saat için 8 hemşire, toplam 20 hemşire, sarı alanda 24 saat için 16 hemşire, toplam 40 hemşire, kırmızı alanda 24 saat için 10 hemşire, toplam 25 hemşire, müdahale odasında 24 saat için 4 hemşire, toplam 10 hemşire ve acil birim toplamında günlük 38 hemşire toplamda 95 hemşire gereksinimi olduğu saptanmıştır.

Acil hemşirelikYönetici hemşireler
Derya Topçu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yalın hemşireliğe ilişkin görüş ve deneyimler: Bir model önerisi

Amaç: Hemşirelerin yalın sağlığa ilişkin deneyim, görüş ve önerilerini araştırmak ve hemşirelik hizmetleri yönetiminde yalın sağlığa ilişkin bir model önerisi ortaya koymak amaçlanmıştır. Yöntem: Nitel tasarımda, bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle veriler Ağustos 2021- Haziran 2022 tarihlerinde toplanmış olup, araştırma evrenini yalın sağlık deneyimi olan Bursa ilindeki iki hastane ve deneyimi olmayan Çanakkale ilindeki üç hastanenin hemşireleri oluşturmaktadır. Araştırma örnekleminde maksimum çeşitlilikle belirlenen 40 hemşire yer almış; hemşire ve yönetici hemşireler için ayrı yarı yapılandırılmış veri toplama formları kullanılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler MAXQDA analiz programı aracılığıyla üç döngüde kodlanmış ve çeşitli analiz yöntemlerinden yararlanılmıştır. Bulgular: Analizler sonucunda; problemler, israflar, sürekli gelişim ve değer ana temaları ve bunlara bağlı alt temalar ve kodlar bulunmuştur. Yalın sağlıkta bilinen israfların haricinde beş israf daha tespit edilmiş olup, toplamda 12 israftan en fazla görev dışı çalışma israfı xiii bildirilmiştir. Ayrıca yalın deneyimi olmayan grup deneyimi olan gruba göre, gereksiz malzeme hareketi israfı haricinde, daha fazla israf ve problem bildirmiştir. Personel yetersizliği en fazla bildirilen problem olup, birçok problemle ve israfla ilişkisi dikkat çekmektedir. Sürekli gelişim temasında çeşitli yalın teknikler ve uygulamalar yer almış, deneyimsiz grubun da farkında olmadan bildikleri ve yaptıkları uygulamalar tespit edilmiştir. Yalın yönetimin temel odağı olan değeri, hemşireler bakım ve tedavi olarak belirlemişlerdir. Son aşamada ise, oluşturulan temalar ve kodlar yalın ev modeli içerisinde basamaklandırılarak sunulmuştur. Sonuç: Türkiye'deki yalın sağlık uygulamalarının azlığı hesaba katıldığında bu araştırmanın keşfedici yapısı neticesinde, ek israf önerileri ve problemleri de dahil eden model önerisi literatüre önemli katkılar sağlamaktadır. Ayrıca, personel ve malzeme yetersizliği gibi problemlerin de israfa yol açabileceği anlaşılmaktadır. Yalın hemşirelik yolculuğunda yöneticilere önemli liderlik görevleri düşmekte ve bu konuda rehber olacak araştırma bulgularına ulaşılmıştır.

Personel-hastaneYönetici hemşireler
Ali Kaplan
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

2000 yılı sonrası sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerin hemşirelik mesleğine etkisi

Bu araştırma 2000 yılı sonrası geliştirilen sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine olan etkisinin ortaya konulması amacıyla, nitel araştırma yöntemlerinden bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Türkiye genelinde kamu ve özel sağlık kuruluşlarında görev yapan 50 kişiden oluşmaktadır. Bu kişiler arasında hemşireler, hemşire akademisyenler ve hemşire yöneticiler bulunmaktadır. Araştırma verileri "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analiz edilmesinde ise MAXQDA 2024 programı kullanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, 2000 yılı sonrası geliştirilen sağlık politikaları ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine etkisi, "hemşireliğe etkileri", "sağlık politikalarında değişim" olmak üzere iki ana temada incelenmiştir. Sağlık politikalarının oluşturulma sürecindeki görüşlerde, katılımcıların genellikle sahada çalışanlar ve ilgili paydaşlar yerine dışarıdan gelen kişilerin etkili olduğunu düşündükleri ve saha deneyimine sahip olanların daha etkin bir rol oynaması gerektiğine ilişkin görüşler belirtilmiştir. Sağlıkta Dönüşüm Programı'nın 20 yıllık sürecinde; sosyal güvenlik kurumlarının birleştirilmesi ve hastane birleştirmeleri gibi olumlu etkiler öne çıkarken, Aile Hekimliği sisteminin beklentileri karşılayamadığı, performansa dayalı hizmet anlayışının eleştirildiği ve maliyetlerin arttığı vurgulanmıştır. Bireyler açısından sağlık politikalarındaki değişim, teknolojik gelişmelerin etkisi, özlük haklarındaki değişikliklerin olumsuz etkileri ve Aile Hekimliği sistemindeki sorunlar gibi farklı etkileri üzerinde durulmuştur. Toplumsal düzeyde, sağlık politikalarının toplumun sağlık refahını artırmak, eşitlik sağlamak, çalışan haklarını korumak ve yönetimi düzenlemek açısından önemli rol oynadığı, ancak var olan politikaların yetersizlikleri ve eşitsizlikler konusundaki endişelerin dile getirildiği görülmüştür. Sağlık hizmetlerindeki değişimle ilgili olarak, teknolojinin rolü, dijitalleşme çabalarının zorlukları, özel hastanelere güvensizlik ve finansman sorunlarını içermektedir. Sağlık çalışanlarının 2000 yılı sonrası sağlık politikaları ve yasal düzenlemelere yönelik görüşleri ve değişim biçimleri, Hemşirelik Kanunu'nun yetersizliği ve eksiklikleri, yönetmeliklerin uygulanmasındaki tutarsızlıklar, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin olumsuz etkileri ve Aile Hekimliği sisteminin getirdiği değişikliklere yönelik çeşitli görüşleri içermektedir. Hemşirelik mesleğinin daha görünür hale gelmesi, iş tanımlarının netleştirilmesi ve mevcut yasal düzenlemelerin geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Ayrıca, 663 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin hemşirelik hizmetleri yönetimini olumsuz yönde etkilediği, Sağlıkta Dönüşümle birlikte Aile Hekimliği sisteminin bazı olumsuz etkileri olduğu belirtilmiştir. Hemşireliğe etkisinde, hemşirelik eğitimine ilişkin eleştiriler arasında, sağlık meslek liseleri mezunları, kısa süreli kurslarla hemşire atanmasının olumsuz etkileri ve yüksek lisans eğitiminin uygulamaya yeterince yansımadığına yönelik görüşler dile getirilmiştir. İstihdam ve kariyerle ilgili olarak, hemşireler arasında farklı görüşler belirtilmiş olup özellikle özlük hakları, maaş eşitsizliği ve kariyer planlaması konularında iyileştirmeler beklenmiştir. Hemşirelik rolleri zaman içinde evrim geçirse de eğitici ve araştırıcı rollerin sahada tam anlamıyla uygulanamadığı vurgulanmıştır. Hemşirelerin özerklikle ve özlük haklarıyla ilgili olarak, hekim etkisinin devam ettiği, özerkliğin sınırlı olduğu ve özlük haklarının yetersiz olduğu yönündedir. Cinsiyetle ilgili bulgular, erkek hemşirelerin mesleği olumlu etkilediği görüşleriyle birlikte, bu durumun bazı sorunları beraberinde getirebileceği endişeleri dile getirilmiştir. Hemşirelikte etikle ilgili olarak, etik kuralların izlenmediği, mesleki ilkelere uyulmaması durumunda yaptırım mekanizmasının olması gerektiği üzerinde odaklanılmıştır. Sonuç olarak; 2000 sonrası sağlık politikalarının ve yasal düzenlemelerinin hemşirelik mesleğine çok yönlü etkilerinin olduğu görülürken, politika oluşturma süreçlerinde hemşirelerin yer alması gerektiği, Hemşirelik Kanunu ve yönetmeliklerde güncelleme yapılması ve hemşirelik eğitimi, istihdamı, hemşirelik rolleri ve iş tanımlarında ve etik ilkelerin uygulanmasına ilişkin konularında iyileştirmelerin önemli olduğu ortaya konulmuştur

Satı Birbudak
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde algılanan aşırı nitelikliliğin iş becerikliliği ve kariyer başarısı ile ilişkisi

Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımdaki bu araştırmanın amacı, hemşirelerde algılanan aşırı niteliklilik ve iş becerikliliğinin kariyer başarısı ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini, İstanbul da faaliyet gösteren bir devlet hastanesi, bir eğitim araştırma hastanesi ve bir üniversite hastanesinde çalışan hemşireler oluşturdu. Hastanelerde aktif çalışan hemşire sayısı bilinmediği için örneklem büyüklüğünün hesaplanmasında evreni bilinmeyen örnekleme yöntemi kullanıldı ve son durumda araştırmanın örneklemini 603 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri, Aralık 2022 ve Mayıs 2023 tarihleri arasında, "Hemşire Bilgi Formu", "Algılanan Aşırı Niteliklilik Ölçeği", "İş Becerikliliği Ölçeği" ve "Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği" ile toplandı. Çalışmanın verileri, tanımlayıcı testler, korelasyon analizi ve hiyerarşik lineer regresyon analizi kullanılarak analiz edildi. Algılanan Aşırı Niteliklilik Ölçeği alt boyutlarından kendini üstün görmenin ortalamanın üzerinde, işini küçük görme alt boyutu ve toplam puanın ortalamanın altında olduğu saptandı. İş Becerikliliği Ölçeği toplam puanı ve alt boyutlarının ortalamanın üzerinde olduğu saptandı. Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği alt boyutlarından tatmin ve kişisel yaşamın ortalamanın altında, diğer alt boyutlar ve toplam ölçek puanının ortalamanın üzerine olduğu belirlendi. Algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı ile iş becerikliliği toplam puanı arasında anlamlı bir korelasyon bulunmazken iş becerikliliğinin görev becerikliliği boyutu ile pozitif, bilişsel beceriklilik boyutu ile negatif anlamlı korelasyon bulundu. Yine algılanan aşırı nitelikliliğin işini küçük görme boyutu ile görev becerikliliği arasında pozitif, bilişsel beceriklilik ve ilişkisel beceriklilik boyutu arasında anlamlı negatif korelasyon belirlendi. Kendini üstün görme boyutu ile görev becerikliliği arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı. Algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı ile öznel kariyer başarısı toplam puanı arasında anlamlı bir korelasyon saptanmazken işin anlamlılığı alt boyutu ile anlamlı negatif bir korelasyon belirlendi. Algılanan aşırı nitelikliliğin alt boyutlarından işini küçük görme ile öznel kariyer başarısı toplam puanı ve tanınma, işin anlamlılığı, etki ve büyüme- gelişme alt boyutları ile arasında negatif; kendini üstün görme alt boyutu ile tanınma ve işin niteliği alt boyutları arasında pozitif korelasyon saptandı. Hemşirelerin iş becerikliliği ile öznel kariyer başarısı alt boyut ve toplam puan ortalamaları arasında pozitif anlamlı korelasyon belirlendi. Hemşirelerin yaş ve meslekteki toplam çalışma süresi dışındaki demografik ve mesleki özellikleri algılanan aşırı niteliklilik toplam puanının %5'ini, iş becerikliliği puanının %6,4'ünü, öznel kariyer başarısı puanının %9,4'ünü açıkladı. Hemşirelerin özellikleri ile birlikte algılanan aşırı niteliklilik toplam puanı iş becerikliliği puanının %6,3'ünü açıkladı. Hemşirelerin özellikleri ile birlikte algılanan aşırı niteliklilik ve iş becerikliliği toplam puanı öznel kariyer başarısı toplam puanının %44,7'sini açıkladı. Algılanan aşırı nitelikliliği anlamlı etkileyen değişkenlerin; cinsiyet (erkek), eğitim (doktora) ve çalışılan birim (poliklinik), iş becerikliliğini anlamlı etkileyen değişkenlerin; eğitim durumu (ön lisans), gelir durumu (çok kötü), gelir durumu (asgari), görev (sorumlu hemşire) ve aylık çalışma süresi (161-180 saat) ve öznel kariyer başarısını etkileyen değişkenlerin; gelir durumu (asgari)(negatif), çalışılan birim (acil), çalışılan birim (ayaktan tedavi), aylık çalışma süresi (160 saat ve altı) ve aylık çalışma süresi (161-180 saat) olduğu belirlendi. Sonuç olarak; hemşirelerde algılanan aşırı niteliklilik ile iş becerikliliği arasında anlamlı korelasyon bulunmamasına karşın, regresyon analizinde diğer değişkenlerle birlikte anlamlı negatif bir etkiye sahip olduğu görüldü. Algılanan aşırı niteliklilik (negatif) ve iş becerikliliğinin hemşirelerin öznel kariyer başarısını etkilediği belirlendi. Çalışma sonuçlarının, hemşirelerde algılanan aşırı nitelikliliğin olumsuz etkisine yönelik literatürü destekleyerek ve öznel kariyer başarısında iş becerikliliğinin önemini ortaya koyarak literatüre katkı sağlayacağı ve hemşire yöneticilerin uygulamalarına yön vereceği söylenebilir.

Beritan Yaşa
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerde mesleki kaygı: Ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı, hemşirelerin mesleki kaygı düzeylerinin belirlenmesinde kullanılmak üzere Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği'ni geliştirmek ve psikometrik analizlerini gerçekleştirmektir. Metodolojik tasarımdaki araştırmanın evrenini, İstanbul'da bulunan kamu, özel, üniversite hastanesi olmak üzere toplam 13 hastanede çalışan 4402 hemşire oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise belirlenen hastanelerde çalışan hemşireler arasından gelişigüzel örnekleme yöntemiyle ulaşılan 1162 gönüllü hemşire oluşturdu. Araştırma verileri; Kişisel ve Mesleki Özellikler Bilgi Formu, Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği Taslağı ve eş değer form olan İş Stresi Ölçeği kullanılarak Temmuz 2022-Ekim 2022 tarih aralığında toplandı. Verilerin analizinde IBM SPSS 28 ve R programlama dili kullanılarak %95 güven aralığı ile çalışıldı. Ölçeğin geçerliği; kapsam, yüzey ve yapı geçerliği, güvenirliği ise Madde-toplam korelasyonu, Cronbach Alpha katsayısı, yarıya bölme, test-tekrar test, eş değer form yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. Toplam ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,92 bulundu. Ölçeğin yapı geçerliği, Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi eşit sayıda olmayan iki ayrı homojen örneklemde çalışıldı. Açıklayıcı Faktör Analizi öncesi madde-toplam puan korelasyon değeri 0,5'ten küçük olan 3 madde taslak ölçekten çıkarıldı. Ölçeğin KMO örneklem uygunluk katsayısı 0,959 ve Bartlett's Testi χ2=17469.178 (p<0,000) olarak saptandı. Toplam açıkladığı varyans oranı %56,31 olan ölçek, 27 madde ve 4 faktör; görev merkezli kaygı, yönetim merkezli kaygı, mesleki risk kaygısı ve mesleki kazanım kaygısı olarak belirlendi. Faktör yapısının uyumluluğu Doğrulayıcı Faktör Analizi ile teyit edildi. Uyum indeksleri; CMIN/df 3,8584, GFI 0,9177, CFI 0,9174, SRMR 0,0570, RMSEA 0,0660 olarak hesaptandı ve modelin oluşturulan faktörlerle uyumlu olduğu belirlendi. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin Cronbach Alpha değeri tüm faktörler için incelendi ve "mesleki risk kaygısı" boyutunda madde toplam korelasyon değerleri 0,5'ten az olan 2 madde boyuttan çıkarılarak ölçek 25 madde 4 boyut olarak son hâlini aldı. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin toplam Cronbach Alpha katsayısı 0,939, alt boyutları için ise 0,815-0,857 aralığında hesaplandı. Spearman-Brown ve Guttman Split-Half güvenirlik katsayılarının 0,892; paralel form geçerliği (r=0,487, p=0.000) ve test-tekrar test analizinin (r=0,994, p<0,01) sonuçları arasında anlamlı korelasyon saptandı. Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği, 4 boyut ve toplam 25 maddeden oluşan 5'li Likert tipinde geliştirilen bir ölçek olarak geliştirildi. Hemşirelerde Mesleki Kaygı Ölçeği toplam puan ortalaması yüksek (3,775±0,736) düzeyde, görev merkezli kaygı (3,553±0,846), yönetim merkezli kaygı (3,916±0,836), mesleki risk kaygısı (3,537±0,949) ve mesleki kazanım kaygısı (4,094±0,780) alt boyutlarının puan ortalamasının yüksek düzeyde olduğu saptandı. Ölçeğin toplam ve alt boyut puan ortalamalarının hemşirelerin çalıştığı kurum, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki deneyim ve çalıştığı birim arasında ölçek toplam ve alt puan ortalamaları arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlendi (p<0.05). Sonuç olarak bu araştırma ile geliştirilen ölçek, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak hemşirelerin mesleki kaygılarını belirlemek amacıyla kullanılabilir.

Berrin Girgin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hastanelerde hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisi

Kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımdaki araştırma, hastanelerde hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisinin belirlenmesi amacıyla yapıldı. Araştırmanın örneklemini; İstanbul Avrupa yakasında üçüncü düzey sağlık hizmeti sunan üç hastanenin ortopedik cerrahi servislerinde yatarak tedavi gören hastalar (n=408) ve onlara bakım veren hemşireler (n=101) oluşturdu. Araştırma verileri 01.11.2020- 31.12.2022 tarihleri arasında toplandı. Hemşirelere yönelik veriler; "Hemşire Tanıtıcı Bilgi Formu", "Bütüncül Hemşirelik Yeterlik Ölçeği" ve "Hemşire İzlem Formu" ile toplandı. Hastalara yönelik veriler; "Hasta Tanıtıcı Bilgi Formu", "Hasta İzlem Formu (Bakım Bağımlılığı Ölçeği)" ve "Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği" ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, verilerin gruplar arası karşılaştırmasında parametrik testler (student t testi veya ANOVA), kategorik veriler için Ki-Kare testi, değişkenler arasındaki ilişkinin belirlenmesinde Pearson korelasyon analizi kullanıldı. Hemşirelerde Bütüncül Hemşirelik Yeterlik Ölçeği toplam puan ortalaması 5,54±0,89 bulundu. Hastaların Bakım Bağımlılığı Ölçeği puan ortalamasının 69,17±9,33, Newcastle Hemşirelik Bakım Memnuniyet Ölçeği puan ortalamasının 86,1±12,98, ortalama yatış maliyetinin 11.696,06 TL ve taburculuk sonrası yeniden yatış maliyetininin 1.126,82 TL olduğu bulundu. Hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile ilişkisi için yapılan korelasyon analizine göre; hemşirelerin lisans ve üzeri öğrenim düzeyi, bütüncül hemşirelik yeterlik puanı ve servislerdeki hemşire-hasta oranı ile hastaların yatış maliyeti arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki belirlendi. Hemşirelerin iş doyumu oranı [(memnun+çok memnun olanlar)/toplam hemşire sayısı] ile hastaların yatış maliyeti arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki belirlendi. Hemşirelik özellikleri ile hastaların hemşirelik bakım memnuniyeti arasında anlamlı bir ilişki belirlenmedi. Hemşirelik özelliklerinin hasta sonuçları ile karşılaştırılmasında; hemşireliğe duyarlı bakım göstergelerinden basınç yaralanması ve infiltrasyon, diğer hasta sonuçlarından komplikasyon, taburculuk sonrası 30 gün içinde yeniden yatış ve yeniden ameliyat oranlarında anlamlı farklılık belirlendi. Bu sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerin öğrenim düzeyi, yeterliği ve iş doyumunun hastalarda olumlu sonuçlarından dolayı arttırılması; hemşirelerin fazla mesai, hemşire/hasta oranı gibi iş yükünü arttıran çalışma ortamlarında koşulların iyileştirilmesi için uygun hemşire istihdamının sağlanması; hastaya verilen bakımın ve eğitimin nitelikli olması önerilmektedir.

Saadet Cin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelikte değer temelli yönetim ölçeği'nin geliştirilmesi

Bu araştırma, hemşire yöneticilerin ve akademisyenlerin hemşirelik hizmetlerinde değer temelli yönetim uygulamalarına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği'nin geliştirilmesi amacıyla iki aşamada gerçekleştirildi. Nitel araştırma tasarımında olan birinci aşamada, hemşire yöneticilerin ve akademisyenlerin hemşirelikte değer temelli yönetim uygulamalarına ilişkin görüşleri belirlendi. Metodolojik araştırma tasarımında olan ikinci aşamada ise Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği geliştirildi. Nitel tasarımda olan çalışmanın birinci aşamasının çalışma evrenini; İstanbul'da bulunan Sağlık Bakanlığı hastaneleri ve özel hastanelerde görev yapan hemşire yöneticiler ile kamu, özel ve vakıf üniversitelerinde görev yapan akademisyenler oluşturdu. Şubat 2021-Mayıs 2021 tarihleri arasında toplam 20 kişiyle bireysel derinlemesine görüşme gerçekleştirildi (n=20). Metodolojik tasarımda olan ikinci aşamanın çalışma evrenini; İstanbul'da bulunan Sağlık Bakanlığına bağlı iki hastane ve dört özel hastane olmak üzere toplam altı hastanede görevli tüm hemşireler oluşturdu (Ntoplam= 4783). Mayıs 2023-Eylül 2023 tarihleri arasında toplam 928 kişi araştırmaya katıldı (n=928). Araştırmada veri toplama aracı olarak birinci aşamada, "Tanıtıcı Bilgi Formu (1. Aşama)", "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu", ikinci aşamada ise "Tanıtıcı Bilgi Formu (2. Aşama)", "Hemşirelerin Bakım Kalitesini Değerlendirme Ölçeği" ile geçerlik ve güvenirliği yapılan "Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği Taslağı" kullanıldı. Katılımcılar ile yapılan bireysel derinlemesine görüşmelerden elde edilen bulgulardan, "değer kavramı, sağlık hizmetlerinde değer, sağlık hizmetlerinde değer temelli yönetim, hemşirelikte değer temelli yönetim ve hemşirelik hizmetlerinin değer katan sonuçları" olarak beş ana tema, üç alt tema ve toplam 36 kod elde edildi. Birinci aşama bulgularına ve literatüre dayalı olarak göre geliştirilen 42 maddelik taslak ölçekten faktör analizi sonucunda üç boyut ve toplam 38 maddeden oluşan ölçek elde edildi. Ölçeğin doğrulayıcı faktör analizinde uyum iyiliği indeksi değerlerinin kabul edilebilir düzeylerde olduğu belirlendi. Doğrulayıcı faktör analizine göre uyum iyiliği değerleri; Chi-square/df: 3,20, CFI: 0,99, NNFI: 0,99, NFI: 0,98, SRMR: 0,068, RMSEA: 0,066) iyi uyum ve kabul edilebilir sınırlar içinde yer aldı. Ölçeğin güvenirlik analizleri, ölçeğin iç tutarlığının yüksek olduğunu, paralel form güvenirliğinin olduğunu ve kararlı ölçümler yaptığını gösterdi. Sonuç olarak, bu çalışma hemşirelikte değer temelli yönetimi inceleyen ilk çalışma olarak literatüre katkı sağlamaktadır. Ayrıca sonuçlar, geliştirilen Hemşirelikte Değer Temelli Yönetim Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olduğunu göstermektedir.

Ece Uysal Kasap
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin yenilikçi davranışlarının değerlendirilmesi- bir meta-analiz çalışması

Bu araştırma, hemşirelerin yenilikçi davranışlarına ilişkin yapılmış araştırma sonuçlarını meta-analiz yöntemi ile değerlendirmek amacıyla yapıldı. Araştırmada sistematik derleme metodolojisi izlendi ve raporlandırılmasında sistematik derleme ve meta-analizler için kullanılan bir protokol olan PRISMA yazım rehberi önerilerinden yararlanıldı. "Yenilikçi davranış", "yenilikçi iş davranışı", "yenilik/ yenilikçilik", "hemşire" anahtar kelimeleri 15.05.2023-15.07.2023 tarihleri arasında YÖK Ulusal Tez Merkezi ve İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Veritabanı Erişim ve İstatistik Sistemi'nden ulaşılan belirlenmiş veri tabanlarında; veri tabanına uygun olarak Türkçe, İngilizce dillerinde boolean operatörleri kullanılarak tarandı. Dahil edilme kriterlerine uygun olan 12 çalışma (5802 hemşire) bu araştırmaya dahil edildi. Veriler, Comprehensive Meta-Analysis programı ile analiz edildi. Her bir çalışmanın etki büyüklüğünün anlamlılığı incelenerek 12 çalışmanın etki büyüklüklerinin tamamının istatistiksel olarak anlamlı olduğu belirlendi. İncelenen 12 çalışmanın toplam etki büyüklüğü (d=3,770, %95 GA (3,57-3,97)) ortalamanın üzerinde bulundu. Araştırmada kullanılan çalışmaların heterojenlik durumu incelendiğinde; yayın yıllarına göre ölçüm yapılan olgular arasında farklılık bulundu. İncelenen 12 araştırma için yapılan meta-analizde, erkek ve kadın örneklem sayılarının farklı olmasının, hemşirelerin farklı eğitim düzeylerinde, farklı yaş gruplarında olmalarının etki büyüklüğünü anlamlı olarak etkilemediği saptandı. Hastane büyüklerine göre yapılan incelemede; hemşirelerin küçük ölçekli hastanelerde çalışmalarının yenilikçi davranışlarını pozitif yönde, orta ölçekli hastanelerde çalışmalarının yenilikçi davranışlarını negatif yönde etkilediği belirlendi. Hemşirelerin farklı çalışma yıllarına sahip olmaları etki büyüklüğünü pozitif olarak etkilediği görüldü. Bununla birlikte, 10 yıldan az ve 11-20 yıl arası çalışma yılına sahip hemşirelerin yenilikçi davranışlarına etkisi eşit düzeyde iken; 21 yıl ve üzeri çalışma yılı olan hemşirelerin yenilikçi davranışlarına etkisi daha yüksek belirlendi. Çalışmaların yapıldığı ülkelere göre, hemşirelerin yenilikçi davranışlarında farklılık belirlendi. En yüksek yenilikçi davranış düzeyi Avustralya'da çalışan hemşirelerde saptanırken en düşük yenilikçi davranış düzeyi Amerika Birleşik Devletleri'nde çalışan hemşirelerde belirlendi. Türkiye de ise hemşirelerin yenilikçi davranışları diğer ülkelere göre ortalamanın üzerinde bulundu. Sonuç olarak, elde edilen bulguların, hemşirelerin yenilikçi davranışlarının geliştirilmesine yönelik hemşire ve hastane yöneticilerinin ve konuyla ilgilenen araştırmacıların strateji belirlemelerinde yardımcı olacağı düşünülmektedir.

Sezin Limon Şengün
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin türkçeye uyarlanması ve hemşirelerin yönetişim algıları ile ilişkili faktörlerin belirlenmesi

Giriş: Profesyonel bir uygulama ortamının temel unsurlarından olan karar alma yapısı aynı zamanda mükemmeliğin güçlü bir göstergesidir. Paylaşılan yönetişim hemşirelerin uygulamaları hakkında karar alabilmelerini sağlayan bir strateji olarak görülmektedir. Amaç: Bu çalışma iki aşamadan oluşmaktadır. Birinci aşamanın amacı Hess Profesyonel Hemşirelik Yönetişimi İndeksinin Türkçeye uyarlanması, geçerlik ve güvenirlik analizlerinin yapılması ve hemşirelerin profesyonel hemşirelik yönetişimi algılarının belirlenmesidir. İkinci aşamanın amacı ise profesyonel hemşirelik yönetişimi, psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasındaki ilişkiyi oluşturulan hipotez modeli doğrultusunda incelemektir. Yöntem: Çalışmanın birinci aşaması metodolojik tasarımda olup, evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise indeks madde sayısına göre belirlenen 657 hemşire oluşturdu. Açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri ile indeksin geçerliği, Cronbach alfa katsayısı, test-tekrar test güvenirliği, paralel (eşdeğer) form güvenirliği ile güvenirlik analizleri yapıldı. Araştırmanın ikinci aşaması, kesitsel, tanımlayıcı ve ilişki arayıcı tasarımda olup evrenini İstanbul ilinde çalışan hemşireler, örneklemini ise evreni bilinmeyen örnekleme yöntemi ile ulaşılan 514 hemşire oluşturdu. İkinci aşamaya ait oluşturulan hipotez modeli yapısal eşitlik modeli ile analiz edildi. Bulgular: Birinci aşamada geçerlik ve güvenirliği test edilen indeks orijinal yapısından farklı olarak 30 maddeden ve orijinal yapısında olduğu gibi 6 alt boyuttan oluştu. Yapılan doğrulayıcı faktör analizinin istatistiki olarak anlamlı sonuçlar (p<0,01) verdiği, uyum iyiliği değerlerinin kabul edilebilir ve iyi düzeyde olduğu belirlendi. Güvenirlik analizinde toplam indeks Cronbach alfa katsayısı 0,924 olup yüksek derecede güvenilir bulundu. İkinci aşamada profesyonel hemşirelik yönetişimi ile hemşirelik bakım kalitesi-birim (r=0,464), hemşirelik bakım kalitesi-hastane (r=0,492) ve hemşire doyumu (r=0,512) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu saptandı. Profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye arasında (r=0,459) arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişkinin olduğu görüldü. Elde edilen bulgulara göre oluşturulan model iyi ve kabul edilebilir uyum gösterdi. Sonuçlar: Analiz sonuçlarına göre birinci aşamada indeksin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu doğrulandı. İkinci aşamada ise model uyumuyla birlikte profesyonel hemşirelik yönetişimi ile psikolojik sermaye, hemşirelik bakım kalitesi ve hemşire doyumu arasında anlamlı ve pozitif bir etki olduğu belirlendi. Doğrudan ve dolaylı etkiler değerlendirildiğinde, profesyonel hemşirelik yönetişiminin hemşirelerin bakım kalitesi ve hemşire doyumu üzerindeki etkisinde psikolojik sermayenin kısmi aracı rol oynadığı görüldü. Bu çalışma, ulusal literatüre geçerliği ve güvenirliği belirlenen yeni bir indeks kazandırmış olup paylaşılan yönetişim aracılığıyla hemşirelerin uygulama alanlarında karar alma süreçlerine katılımını ön plana çıkarması ve hemşirelikte yönetişimle ilişkili temel kavramları ele alması açısından hem hemşirelikte yönetim uygulamalarına hem de literatüre önemli katkılar sağlaması beklenmektedir.

Pozitif psikolojik sermayeYönetici hemşirelerYönetişim+1
Melek Karatuzla
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin ve hemşirelerin hasta bakımının denetimine ilişkin görüşleri ve hemşirelik bakımını değerlendirme formunun geliştirilmesi

Bu doktora tez çalışması; yönetici hemşirelerin ve hemşirelerin hasta bakımının denetimine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve hemşirelik bakımını değerlendirme formunun geliştirilmesi amacıyla nitel tasarımda gerçekleştirilmiştir. Araştırma, özel hastane ve Sağlık Bakanlığı hastanelerinde görevli, çalışmaya katılmayı kabul eden 39 yönetici hemşire ve hemşireyle tamamlanmıştır. Nitel veriler, 8 sorudan oluşan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Veriler MAXQDA 2022 programından yararlanılarak, içerik analizi yapılarak incelenmiştir. Nitel görüşmelerden yola çıkılarak sorumlu hemşirelerin hasta bakımını denetlemeleri amacıyla "Hemşirelik Bakımını Değerlendirme Formu" geliştirilmiştir. Katılımcıların hasta bakımının denetimine ilişkin görüşleri; yöneticilerin hasta vizitinde dikkate aldıkları konular, yöneticinin hasta bakımına ilişkin beklentisi, hasta bakımının denetiminde kullanılan yöntemler, hasta bakımının denetiminde yaşanan sorunlar, hasta bakımının etkin denetiminin sağlanmasına ilişkin öneriler, etkin hasta bakım denetiminin sonuçları olarak altı temada incelenmiştir. Yöneticilerin hasta vizitlerinde; hastanın fiziksel bakımı ve görünümüne, hasta odasının genel düzenine, hasta ve yakınıyla kurulan iletişim şekline, hasta güvenliği uygulamalarına dikkat ettikleri belirlenmiştir. Yöneticilerin hasta bakımına ilişkin beklentileri; hastanın hemşirelik bakımının verilmesi, tanı ve tedavi işleminin yapılması, hasta güvenliğinin sağlanması, hasta ve yakınıyla iletişim, hasta ve yakınının eğitimi, kayıt ve dokümantasyonun yapılması olarak altı alt tema altında toplanmıştır. Yönetici hemşirelerin hasta bakımını denetlerken çoğunlukla gözlem ve görüşme yaptıkları, hasta kayıtlarını inceledikleri belirlenmiştir. Hasta bakımının denetiminde yaşanan sorunlar; iş yükünün fazlalığı, malzeme- donanım ve insan kaynağı eksikliği, iletişim sorunları, mesleki farkındalık olmaması olarak değerlendirilmiştir. Hasta bakımının etkin denetlenebilmesi için özellikle insan kaynağı eksikliğinin giderilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Bakımın denetimini sağlamada sorumlu hemşirelerin önemli rolünün olduğu, ancak kendi rolleri dışında görev üstlenmelerinden dolayı bakımın denetimine yeterli zaman ayıramadıkları ve bu konuda iyileştirmelerin yapılması gerektiği üzerinde durulmuştur. Hasta bakımı etkin denetlendiğinde; bunun mesleki açıdan, hasta açısından ve kurumsal açıdan olumlu sonuçları olacağı belirtilmiştir. Araştırma sonucunda; yönetici hemşirelerin, özellikle de sorumlu hemşirelerin bakımın sistematik olarak denetimini yapmaları için farkındalık geliştirmeleri ve bakımın tüm boyutlarını içeren kapsamlı bir değerlendirme formunu kullanmaları gerektiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, hasta bakımı, bakımın denetimi, form geliştirme, hemşirelik yönetimi

Zehra Üner
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de hemşirelik eğitimi almış hemşirelerin yurt dışındaki çalışma yaşamlarına ilişkin deneyimleri: Nitel araştırma

Bu çalışma, hemşirelik eğitimini Türkiye'de tamamlamış hemşirelerin Amerika Birleşik Devletleri, Almanya ve İngiltere'deki mesleki deneyimlerini incelemek amacıyla, nitel araştırma yöntemiyle yürütülmüştür. Kartopu örnekleme yöntemiyle her ülkeden 10'ar kişi olmak üzere toplam 30 katılımcıyla çevrim içi bireysel derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, alan yazın incelemesi doğrultusunda geliştirilen yarı yapılandırılmış toplam 12 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış bireysel derinlemesine görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadaki bireysel görüşmeler, çevrim içi ortamda gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler, MAXQDA 2024 programı kullanılarak içerik analizi yöntemi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, "yurt dışına çıkma süreci", "yurt dışında yaşamak", "hemşirelerin çalışma koşulları" ve "yurt dışında hemşire olarak çalışmak isteyenlere öneriler" olmak üzere dört ana tema altında toplanmış olup bu ana temaların altında alt temalar ve kodlar şeklinde yapılandırılmıştır. xiv Göç kararında daha iyi mesleki olanaklar ve ekonomik kazanç öne çıkarken; dil yeterliliği, denklik ve kültürel uyum başlıca zorluklar arasında yer almıştır. Katılımcılar, ayrımcılık ve yalnızlıkla bireysel ve kurumsal destek yoluyla baş ettiklerini belirtmişlerdir. Ayrıca görev tanımı, mesleki özerklik ve hasta beklentileri açısından ülkeler arasında belirgin farklılıklar olduğu görülmüştür. Son olarak, hedef ülkeye yönelik mesleki ve sosyal hazırlığın önemi vurgulanmıştır. Katılımcıların anlatımları doğrultusunda, göç deneyiminin yalnızca mekânsal değil, aynı zamanda mesleki ve bireysel dönüşümleri içeren çok katmanlı bir süreç olduğu ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, hemşirelerin yurt dışı deneyimlerinin çok boyutlu ve bağlamsal olduğu, bu süreçte karşılaşılan güçlüklerin hem bireysel hem de kurumsal düzeyde ele alınması gerektiği görülmüştür. Araştırma bulgularına dayanarak, yurt dışında çalışmak isteyen hemşireler için rehberlik, destek ve hazırlık süreçlerine yönelik politikaların geliştirilmesi önerilmektedir. Mayıs 2025 , 148. sayfa. Anahtar Sözcükler: Göç Süreci, Hemşire Göçü, Uluslararası Hemşirelik, Hemşirelik Eğitimi

Ayşegül Gürel Ortaç
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumlarına ilişkin görüşleri ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluş ölçeğinin geliştirilmesi

Bu doktora tez çalışması; yönetici hemşirelerin krize hazır olma durumuna ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve yönetici hemşirelerin krize hazır oluşunu ölçmeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini birinci aşama olan nitel aşamada 45 yönetici hemşire; ikinci aşama olan nicel aşamada ise 550 yönetici hemşire oluşturmuştur. Birinci aşamada veri toplama aracı olarak "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu"ndan yararlanılırken, ikinci aşamada, 55 maddelik "Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği" taslağı kullanılmıştır. Nitel veriler MAXQDA 2020, nicel veriler ise SPSS 22.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel verilerden, kriz algısı (ani ve beklenmedik olması, belli kalıpları izlemesi, bütüncül bir bakış açısını gerektirmesi, çalışma pozisyonuna göre farklılık arz etmesi, düzenin bozulması), kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi, kriz esnasında ve kriz sonrası) ve yönetici hemşirelerin kriz durumlarına yaklaşımı (yönetici rol ve sorumluluk, hemşire insan kaynakları yönetimi, malzeme/stok yönetimi, fiziksel yapı-donanım yönetimi, iletişim yönetimi, kendini yönetme durumu/kendini güçlendirmek) olmak üzere üç ana tema ve alt tema elde edilmiştir. Araştırmanın nicel aşamasında; oluşturulan 72 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuş, 5 madde uzman görüşü sonrası çıkarılmış, kapsam geçerlik indeksi ise 0.96 olarak bulunmuştur. Uzman görüşleri ve tez izlem jürisinin önerileri doğrultusunda oluşturulan 55 maddelik taslak ölçeğe açımlayıcı faktör analizi uygulanarak 44 maddelik bir yapı elde edilmiş, sonrasında doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve sonucuna göre uyum iyilik indeksi değerleri Chi-square/df (cmin/df) (1.43), CFI(1,00), NNFI(1,00), NFI(0,99), IFI(1,00), GFI(1,00), SRMR(0.045), RMSEA(0.028) değerlerinin iyi uyum sınırları içinde belirlenmiştir. Ölçeğin zamana karşı güvenilirliği 41 katılımcı ile test tekrar test yöntemiyle değerlendirilmiş, iki ölçüm arasında anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05) bulunmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach's Alpha değeri 0,975 olarak elde edilmiş olup kriz algısı alt boyutu 0,740, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz öncesi) alt boyutu 0,925, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz anı) alt boyutu 0,937, kurumun kriz durumlarına yaklaşımı (kriz sonrası) alt boyutu 0,966, yönetici hemşirelerin kriz durumuna yaklaşımı (yönetici hemşire) alt boyutu 0,969, olduğu saptanmıştır. Ayrıca ölçek toplamı ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Araştırmanın sonucunda, çalışmaya katılan yönetici hemşirelerin krize hazır olmak için kriz yönetimi ve hastane afet planlama eğitimlerinin, kriz planlarının hazırlanmasında etkin rol almalarının ve üst yönetim desteğinin önemli olduğunu göstermiştir. Çalışmanın ikinci aşamasında ise geliştirilen Yönetici Hemşirelerin Krize Hazır Oluş Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve yönetici hemşirelerin hazır oluşluk düzeyi belirlemek üzere kullanılabileceği saptanmıştır.

Geçerlik
Arzu Kaplanoğlu
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin sinizm davranışı gösteren çalışanlara karşı tutumu ölçeğinin geliştirilmesi

Bu araştırma; yönetici hemşirelerin sinizm davranışı gösteren çalışanlara ilişkin görüşlerinin derinlemesine belirlenmesi ve sinizm davranışı gösteren çalışanlara karşı tutumlarını ölçmeye yönelik bir aracın geliştirilmesi amacıyla, nitel (bireysel derinlemesine görüşme yöntemi) ve nicel (metodolojik yöntem) tasarımda gerçekleştirilmiştir. İki aşamada gerçekleştirilen araştırmanın nitel aşamasına 25, metodolojik aşamasına 468 yönetici hemşire katılmıştır. Araştırmanın nitel aşamasının verileri bireysel derinlemesine görüşme yöntemiyle "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" kullanılarak 25 yöneticiden elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan metodolojik aşama için birinci aşamadan elde edilen verilerden yararlanılarak oluşturulan "Yönetici Hemşirelerin Sinizm Davranışı Gösteren Çalışanlara Karşı Tutumu Ölçeği" taslağı kullanılarak 468 yönetici hemşireden veri toplanmıştır. Nitel verilerin analizi içerik analizi yöntemi kullanılarak el ile yapılmış; nicel veriler ise SPSS 26.0 ve LISREL 8.7 programlarında analiz edilmiştir. Nitel aşamada yönetici hemşirelerin sinizm davranışı gösteren çalışanlara yönelik görüşlerine ilişkin bulgular; kuruma yönelik olumsuz tutum ve davranışlar ve kurum/yöneticinin yaklaşımı olarak iki ana temada incelenmiştir. Kuruma yönelik olumsuz tutum ve davranışlar; olumsuz tutum ve davranışların türleri, olumsuz tutum ve davranışların nedenleri ve olumsuz tutum ve davranışların yansıması olarak üç alt temada incelenirken; kurum/yöneticinin yaklaşımları; olumsuz tutum ve davranışları önlemeye yönelik yaklaşımlar ve olumsuz tutum ve davranışlara karşı yaptırım uygulama alt temalarıyla değerlendirilmiştir. Nitel verilerden yararlanılarak oluşturulan 54 maddelik taslak ölçek uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşü sonrasında 2 madde ölçekten çıkarılmış, oluşturulan 52 maddelik taslak ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,90 olarak belirlenmiştir. Taslak ölçeğe açımlayıcı faktör analizi uygulanarak 15 maddelik dört faktörlü bir yapı elde edilmiş, sonrasında doğrulayıcı faktör analizi yapılmış ve sonucuna göre modelin uyum indeks değerleri; Chi-square/df(cmin/df)(2,14)), CFI(0,99), NNFI(0,98), NFI(0,98), IFI(0,99), GFI(0,98), SRMR(0.073), RMSEA(0.049) şeklinde saptanarak modelin kabul edilebilir ve iyi uyum sınırları içinde yer aldığı belirlenmiştir. Ölçeğin zamana karşı güvenirliği 30 katılımcı ile test tekrar test yöntemiyle değerlendirilmiş, iki ölçüm arasında anlamlı bir fark olmadığı (p>0,05) bulunmuştur. Ölçeğin toplam Cronbach's Alpha değeri 0,829 olarak elde edilmiş olup "çalışma koşulları" alt boyutu 0,646, "iletişim-ilişkiler" alt boyutu 0,861, "yönetici desteği" alt boyutu 0,757, "çalışan özellikleri" alt boyutu 0,849 olduğu saptanmıştır. Ayrıca ölçek toplamı ve alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu belirlenmiştir (p<0,01). Araştırma sonucunda yönetici hemşirelerin sinizm davranışı gösteren çalışanlara ilişkin; öncelikle olumsuz tutum ve davranışları önlemeye yönelik girişimlerde bulunmasının kişiye, ekibine, hizmet alanlara ve kuruma büyük katkılarının olacağı, olumsuz tutum ve davranışların devam etmesi halinde de gerekli yasal yolları izleyerek girişimde bulunulmasıyla oluşabilecek daha olumsuz durumların önüne geçmesi açısından büyük önem taşıdığı ve bu ölçeğin de yönetici hemşirelerin olumsuz tutum ve davranış (sinizm davranışı) gösteren çalışanlara yönelik yaklaşımlarını değerlendirmesi açısından yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hemşire, Yönetici Hemşire, Sinizm, Örgütsel Sinizm

Yönetici hemşirelerÖrgütsel sinizm
İbrahim Enes Uyar
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerinde çalışan sağlık çalışanlarının çalışma yaşam kalitesi ve merhamet duygusu arasındaki ilişki

Merhamet, başkalarının yaşadığı zorlukları ve ihtiyaçları fark ederek onlara destek olma şeklinde tanımlanabilir. Huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerinde çalışan sağlık çalışanları, hizmet verdikleri grubun yaşlı bireylerden oluşması nedeniyle merhamet duygusunu daha yoğun deneyimleyebilmektedir. Bu doğrultuda merhametin, sağlık çalışanlarının çalışma yaşam kaliteleri üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olabileceği düşünülmektedir. Çalışma, Türkiye'de huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan sağlık çalışanlarının çalışma yaşam kalitesi ile merhamet düzeylerini etkileyen kişisel ve mesleki özellikleri ortaya koymak ve bu iki değişken arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla tanımlayıcı ve ilişki arayıcı bir tasarımda yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı'na bağlı huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon merkezlerinde görev yapan sağlık personelleri oluşturmaktadır. Çalışmaya katılımı kabul eden ve gönüllü olan toplam 243 sağlık çalışanı araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan "Sağlık Çalışanları için Bireysel Bilgi Formu" ile "Merhamet Ölçeği" ve "Çalışma Yaşam Kalitesi Ölçeği" kullanılarak çevrim içi ortamda toplanmıştır. Etik kurul onayı ve katılımcılardan bilgilendirilmiş gönüllü onam formu alınmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiksel yöntemler, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Pearson korelasyon testi kullanılmıştır. Katılımcıların %66,5 i kadın, %61,6'sı 31-40 yaş aralığında, %63'ü lisans mezunu, %46,3'ü hemşire ve %50,7'si 1-5 yıl arası mesleki deneyime sahip olarak belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, sağlık çalışanlarının "çalışma yaşam kalitesi" düzeyleri orta (ort∓Ss) seviyede ve "merhamet" düzeyleri ise genel olarak yüksek (ort∓Ss) bulunmuştur. Merhamet düzeyleri ile çalışma yaşam kalitesi arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu saptanmıştır (r:,127; p<0,05). Ayrıca, katılımcıların merhamet düzeylerinin cinsiyet, eğitim durumu, çalışılan birim ve iş yükü gibi değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Elde edilen bulgular, huzurevi ve yaşlı bakım rehabilitasyon hizmeti sunan sağlık çalışanlarının, duygusal dayanıklılıklarının desteklenmesi ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesinin çalışanın güdülenmesine ve hizmet kalitesine olumlu katkılar sağlayacağını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda hem bireysel hem de kurumsal düzeyde iyileştirici uygulamalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Zehra Ergül
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişim deneyimleri

Bu araştırmanın amacı, Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin sağlık hizmetlerine erişim konusundaki görüş ve deneyimlerini derinlemesine incelemektir. Bu çalışma, nitel araştırma desenlerinden fenomenolojik araştırma yaklaşımıyla tanımlayıcı tasarımda yürütülmüştür. Araştırma, Suriyeli nüfusun yoğun olarak yaşadığı illerden biri olan Adana ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden derinlemesine bireysel görüşme tekniği kullanılarak katılımcılarla yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda toplanmıştır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Bu çalışmada, nitel araştırmalarda sıklıkla kullanılan amaçlı örnekleme yöntemlerinden kartopu örnekleme tekniği kullanılmıştır. Toplamda 17 katılımcıyla gerçekleştirilen bireysel derinlemesine görüşmeler sonucunda, veri doygunluğuna ulaşıldığı değerlendirilerek veri toplama süreci tamamlanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, içerik analizi yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu değerlendirme sürecinde Colaizzi (1978) tarafından geliştirilen "tanımlayıcı fenomenolojik analiz yöntemi aşamaları" uygulanmıştır. Yapılan analiz sonucunda "Hastalığa Karşı Tutum", "Sağlık Hizmeti Alırken Karşılaşılan Durumlar" ve "Türkiye-Suriye Sağlık Sistemi Farklılıkları" olmak üzere üç ana tema belirlenmiştir. Katılımcıların sağlık kuruluşlarını tercih etme biçimlerinin hastalığın şiddetine göre değiştiği, katılımcıların tamamının en önemli ortak sorununun iletişim güçlüğü olmakla birlikte; sağlık kurumlarının kalabalık olması, kimlik problemleri (Geçici Koruma Statüsü'nde olmama), sevk işlemleri ve ayrımcılığa uğrama gibi sorunlarında olduğu, sağlık çalışanlarının tutum ve davranışları, randevu sisteminin etkinliği ve sağlık hizmetlerinin sistemli ve ücretsiz olmasından memnuniyet duydukları ve Türkiye'deki sağlık sistemini, Suriye'deki sağlık sistemine kıyasla daha gelişmiş olarak tanımladıkları saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Suriyeli, Göçmen, Sığınmacı, Sağlık Hizmetlerine Erişim, Deneyim

Osman Bilgin
İstanbul University-Cerrahpaşa · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Toplumun sağlık bakım gereksinimlerinin karşılanmasında yerel yönetimlerin katkısına yönelik bir model önerisi

Bu çalışmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde Lefkoşa ilçesinde bağlı Değirmenlik bölgesindeki toplumun sağlık bakım gereksinimlerinin, bu bölgede yaşayan halkın, sağlık çalışanlarının ve yerel yöneticilerin görüşleri alınarak belirlenmesi ve belirlenen bu gereksinimler doğrultusunda Değirmenlik Akıncılar Belediyesi tarafından yürütülecek bir model geliştirilmesi ve ön uygulaması yapılarak modelin işleyişinin değerlendirilmesi amaçlandı. Araştırmanın ilk aşaması üç farklı örneklem üzerinde (bölge halkı, sağlık çalışanları ve yerel yöneticiler) gerçekleştirildi. Araştırmanın nicel aşamasının evrenini, Değirmenlik Akıncılar Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan olan kişiler (Ntoplam= 11,865). Örneklemini ise burada yaşayan 18 yaş ve üzeri olan 401 kişi (n=401) oluşturdu. Araştırmanın nitel aşamasının evrenini, Değirmenlik Akıncılar Belediyesi sınırları içerinde hizmet veren üç sağlık ocağında çalışan sağlık çalışanları (N=29) ile yerel yöneticiler (N=11), örneklemini ise 7 sağlık çalışanı ve 11 yerel yönetici olarak toplam 18 kişi oluşturdu (n=18). Araştırmanın ikinci aşamasının evrenini, Değirmenlik Akıncılar Belediyesi sınırları içerisinde yaşayan 65 yaş ve üzeri bireyler oluşturdu (N=1,557). Araştırmanın ikinci aşamasının örneklemini "Evde Sağlık Bakımı ve Sosyal Destek Modeli "ne gönüllü olarak başvurup yararlanan altı birey oluşturdu (n=6). Araştırmanın nicel aşamasında, bölge halkının görüşlerinin belirlenmesinde ise, "Sosyal Tanılama Formu" ve "Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu (WHOQOL-BREF) kullanıldı. Bu çalışmanın bölge halkına uygulanması 01/12/2021 – 27/02/2022 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın nitel aşamasında bireysel derinlemesine görüşmelerde kullanılmak üzere sağlık çalışanları ve yerel yöneticilerle ile yapılan görüşmeleri yapılandırmak ve görüşmelerini ortaya çıkarmak amacıyla her grup için farklı içerikte hazırlanan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu-Yerel Yöneticiler" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu- Sağlık Çalışanları" kullanıldı. Görüşmeler, 02/08/2022-20/09/2022 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Belirlenen kodlardan aynı anlam ifade eden cümleler arasında ortak yönler bulunarak tema ve alt temalar oluşturuldu. Araştırmanın nicel aşamasında bölgede gereksinim duyulan hizmetlere ilişkin bulguların %67,6'si evde bakım hizmeti olduğu ve yaşam kalitesi alt boyutları arasında en yüksek ortalamanın sosyal ilişkilerde (0.75±0.17) olduğu ve onu sırasıyla psikolojik sağlık, fiziksel sağlık ve genel sağlığın izlediği belirlendi. Yaşam kalitesini gelir düzeyi ve yaş faktörünün etkilediği bulundu. Nitel aşamada ise yerel yöneticiler ve sağlık çalışanlarının görüşlerinden 3 tema ve 14 alt tema oluşturuldu. Katılımcılar, bölgenin 65 yaş üzeri nüfus popülasyonun çok fazla olduğunu, 65 yaş üzeri nüfusun artmasıyla birlikte bu nüfusa verilecek hizmetlerin geliştirilmesinin önemli hale geldiği ayrıca evde bakım modelinin multidisipliner bir ekiple veya iş birliği içerisinde koordineli olarak yapılması gerektiği ifade edildi. Araştırmanın ikinci aşamasında ilk aşamada belirlenen bölge halkının sağlık gereksinimleri doğrultusunda, yerel yönetimler tarafından yürütülecek "Evde Sağlık Bakımı ve Sosyal Destek Modeli" oluşturuldu. Bireylerin halen hizmetten yararlanmaya devam etmesi nedeniyle, 3 aylık uygulama sonucunda, bireylere verilen hizmetin sonuçlarının ve sağlık düzeylerinin değerlendirilmesi, bireylerin Bakım Bağımlılığı Ölçeği'nden alınan puanlar, sağlık çalışanlarının görüşleri ve memnuniyet puanları üzerinden yapıldı. Toplumun gereksinimleri doğrultusunda geliştirilen, belediyenin sorumluluğunda yürütülecek "Evde Sağlık Bakımı ve Sosyal Destek Modeli"nin örnek bir hizmet modeli olarak 65 yaş ve üzeri bireylerin sağlık düzeylerinin iyileştirilmesi, sunulan sağlık hizmetlerinin daha etkili hale getirilmesi ve bireylerin ve ayrıca ailelerinin refahına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Yerel Yönetim, Sağlık Hizmeti, Evde Bakım, Toplum Sağlığı

Laden Serinsu Konuşur
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelerde kariyer engelleri: Ölçek geliştirme çalışması

Bu araştırmanın amacı hemşirelerin algıladıkları kariyer engellerini belirlemek için "Hemşirelerde Kariyer Engelleri Ölçeği"ni geliştirmek ve ölçeğin psikometrik özelliklerini analiz etmektir. Literatür taranarak oluşturulan 35 soruluk madde havuzu 7 uzmanın görüşüne sunulmuştur. Uzmanların görüşleri doğrultusunda 34 maddelik beşli Likert tipi ölçek oluşturulmuştur. Metodolojik tasarımdaki araştırmanın evrenini, İstanbul'da bulunan üniversite, kamu ve özel hastane olmak üzere toplam 10 hastanede çalışan 4318 hemşire oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise belirlenen hastanelerde çalışan hemşireler arasından gelişigüzel örnekleme yöntemiyle 1166 gönüllü hemşire oluşturdu. Araştırma verileri; Kişisel ve Mesleki Özellikler Formu, Hemşirelerde Kariyer Engelleri Ölçeği Taslağı ve eş değer form olan Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği kullanılarak Haziran-Temmuz 2023 tarihinde toplandı. Araştırmada elde edilen verilerin değerlendirilmesinde IBM SPSS 28 ve R programlama dili kullanıldı ve %95 güven aralığı ile çalışıldı. Ölçeğin geçerliği; kapsam, yüzey ve yapı geçerliği, güvenirliği ise madde-toplam korelasyonu, Cronbach Alpha katsayısı, yarıya bölme, test-tekrar test, eş değer form yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. Toplam ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,93 bulundu. Ölçeğin yapı geçerliği; Açıklayıcı Faktör Analizi ve Doğrulayıcı Faktör Analizi, eşit sayıda olmayan iki ayrı homojen örneklemde çalışıldı. Açıklayıcı Faktör Analizi öncesi madde-toplam puan korelasyonuna bakıldı ve değeri 0,05'ten küçük olan maddenin bulunmadığı tespit edilerek, 34 maddelik taslak ölçek oluşturuldu. Ölçeğin KMO örneklem uygunluk katsayısı 0,951 ve Bartlett's Testi χ2=24341,757 (p=0,000) olarak saptandı. Toplam açıkladığı varyans oranı %53,329 olan ölçek, 34 madde ve 3 faktör; mesleki engeller, örgütsel engeller ve bireysel engeller olarak belirlendi. Faktör yapısının uyumluluğu Doğrulayıcı Faktör Analizi ile doğrulandı. Uyum indeksleri; χ2/df 4,68117, GFI 0,9024, CFI 0,9069, NFI-TLI 0,9053, RMSEA 0,0670 olarak hesaplandı ve modelin oluşturulan faktörlerle uyumlu olduğu belirlendi. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin toplam Cronbach Alpha katsayısı 0,950, alt boyutları için ise 0,886-0,923 aralığında hesaplandı. Spearman-Brown ve Guttman Split-Half güvenirlik katsayılarının 0,826; paralel form geçerliğinde ise (r=-0,564, p=0.000) negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu. Test-tekrar test analizinin (r=0,899, p<0,01) sonuçları arasında da anlamlı korelasyon saptandı. Hemşirelerde Kariyer Engelleri Ölçeği, 3 boyut ve toplam 34 maddeden oluşan 5'li Likert tipinde bir ölçek olarak geliştirildi. Hemşirelerde Kariyer Engelleri Ölçeği (3,330±,0,744) toplam puan ortalaması orta düzeyde, Mesleki Engeller (3,726±0,811) alt boyutunun puan ortalaması yüksek düzeyde, Örgütsel Engeller (3,278±0,894) ve Bireysel Engeller (2,827±0,898) alt boyutlarının puan ortalamasının ise orta düzeyde olduğu saptandı. Ölçeğin toplam ve alt boyut puan ortalamalarının hemşirelerin çalıştığı kurum, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, mesleki deneyim ve mesleki gelişim planı arasında anlamlı farklılıkların olduğu belirlendi (p<0.05). Bu sonuçlar Hemşirelerde Kariyer Engelleri Ölçeği'nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu ortaya koymaktadır.

Rüçhan Erçevik
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Hemşirelikte işgören eskimişliği ölçeğinin geliştirilmesi ve psikolojik rahatlık ilişkisinin belirlenmesi

Araştırmada; hemşirelerin eskimişlik düzeylerini değerlendirmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir araç geliştirmek ve hemşirelerin eskimişlik düzeyleri ile psikolojik rahatlıkları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, metodolojik ve ilişkisel araştırma tasarımındadır. İki aşamada gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın birinci aşamasının amacı, hemşirelerin işgören eskimişliği düzeylerinin belirlenmesinde kullanılmak üzere Hemşirelikte İşgören Eskimişliği Ölçeği'ni geliştirmek ve psikometrik analizlerini gerçekleştirmektir. İkinci aşamasında ise hemşirelerde işgören eskimişliği düzeyininin psikolojik rahatlık ile olan ilişkisini belirlemeye çalışmaktır. Metodolojik tasarımdaki araştırmanın il aşamasının evrenini, İstanbul'da bulunan kamu, özel, üniversite hastanesi olmak üzere toplam 3 hastanede çalışan 1800 hemşire oluşturdu, ikinci aşamanın evrenini iki kamu hastanesinde çalışan 920 hemşire oluşturdu. Araştırmanın örneklemini ise belirlenen hastanelerde çalışan hemşireler arasından gelişigüzel örnekleme yöntemiyle ulaşılan 525, ikinci aşamasının örneklemini ise 281 gönüllü hemşire oluşturdu. İlk aşamanın verileri; Kişisel ve Mesleki Özellikler Bilgi Formu, Hemşirelikte İşgören Eskimişliği Ölçeği Taslağı ve eş değer form olan Tükenmişlik Ölçeği Kısa Versiyonu kullanılarak Temmuz 2022-Ekim 2022 tarih aralığında toplandı. İkinci aşaması ise Hemşirelikte İşgören Eskimişliği Ölçeği ve Psikolojik Rahatlık Ölçeği kullanılarak Temmuz 2024-Ekim 2024 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Verilerin analizinde IBM SPSS 28 ve R programlama dili kullanılarak %95 güven aralığı ile çalışıldı. Ölçeğin geçerliği; kapsam, yüzey ve yapı geçerliği, güvenirliği ise Madde-toplam korelasyonu, Cronbach Alpha katsayısı, yarıya bölme, test-tekrar test, eş değer form yöntemleri kullanılarak değerlendirildi. Toplam ölçeğin kapsam geçerlik indeksi 0,97 bulundu. Ölçeğin yapı geçerliğini test etmek için, Açıklayıcı Faktör Analizi ve bununla birlikte Doğrulayıcı Faktör Analizi çalışıldı. Açıklayıcı Faktör Analizi öncesi madde-toplam puan korelasyon değeri 0,5'ten küçük olan 1 madde taslak ölçekten çıkarıldı. Toplam açıkladığı varyans oranı %66,07 olan ölçek, 38 madde ve 3 faktör; yönetim politikaları merkezli eskimişlik, kişilik ve beklenti merkezli eskimişlik ve iş görev merkezli eskimişlik olarak belirlendi. Faktör yapısının uyumluluk oranları Doğrulayıcı Faktör Analizi ile teyit edildi. Modelin oluşturulan faktörlerle uyumlu olduğu belirlendi. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin Cronbach Alpha değeri tüm faktörler için incelendi. Ölçeğin güvenirliğine ilişkin toplam Cronbach Alpha katsayısı 0,966, alt boyutları için ise 0,915-0,963 aralığında hesaplandı. Spearman-Brown ve Guttman Split-Half güvenirlik katsayılarının 0,993; paralel form geçerliği (r=0,230, p=0.000) ve test-tekrar test analizinin sonuçları (r=0,900, p=0,000) arasında anlamlı korelasyon saptandı. Hemşirelikte İşgören Eskimişliği Ölçeği, 3 boyut ve toplam 38 maddeden oluşan 5'li Likert tipinde geliştirilen bir ölçek olarak geliştirildi. Sonuç olarak bu araştırma ile geliştirilen ölçek, geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak hemşirelerin eskimişlik düzeylerini belirlemek amacıyla kullanılabilir. Araştırmanın ikinci aşaması ise geliştirilen Hemşirelikte İşgören Eskimişliği Ölçeği kullanılarak hemşirelerin eskimişlik düzeyleri ve psikolojik rahatlık ilişkisini belirlemek amacıyla ilişki arayıcı ve tanımlayıcı tipte uygulandı. Alt boyutlar arasında anlamlı ilişkiler tespit edildi. Sonuçlar doğrultusunda; hemşirelerle eskimişlik düzeylerini belirlemek amacıyla yeni araştırmaların yapılması, insan kaynaklarının doğru ve etkin kullanımı için insiyatif kullanma ve mesleki eskimişlik düzeylerinin dikkate alınması önerilebilir. Anahtar kelimeler: Hemşire, İşgören Eskimişliği, Ölçek, Geçerlik, Güvenirlik

Songül Güvenç
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Alt kademe yönetici hemşireler için yönetsel yetkinlik kriterleri ölçeğinin geliştirilmesi

Bu çalışmada, yetkinliğe dayalı hemşire insan kaynaklarının etkin ve verimli yönetimi için sorumlu hemşirelik pozisyonuna özgü ve aday hemşirelerin taşıması gereken yönetsel yetkinliklerin tanımlanarak bir ölçüm aracı ile kriterler bağlamında ölçülmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, "Alt Kademe Yönetici Hemşireler için Yönetsel Yetkinlik Kriterleri Ölçeği (AKYHYYKÖ)" adlı bir ölçek geliştirme çalışmasıdır. Araştırmanın evrenini, İstanbul'da mülkiyetlerine göre tüm hastane türlerinde çalışan hemşireler ve örneklemini ise gelişigüzel örnekleme yöntemiyle literatür önerilerine göre kriterleri karşılayan toplam 1361 hemşire oluşturmuştur. 65 maddeli AKYHYYKÖ'ye ilişkin geçerlik çalışmalarında öncelikle uzman görüşlerine dayalı olarak, yüzey geçerliği ile (Lawshe tekniğiyle) kapsam geçerliği test edilmiş ve "KGİ=0,774" bulunmuştur. Sonra ölçeğin yapı geçerliğini test etmek için yapılan Açıklayıcı Faktör Analizi (nAFA=681) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (nDFA=680) çalışmaları, örneklemin rastgele (tesadüfi) atama yöntemiyle ikiye bölünmesiyle farklı iki örneklemde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yapı geçerliği için faktör analizleriyle birlikte, benzeşme ve ayrışma geçerlikleri de sınanmıştır. AKYHYYKÖ, toplam varyansın %66,332'sini açıklayan 4 alt boyutlu faktör modeli ile geçerliği ispatlanmış bir ölçek olarak nihai formunu kazanmıştır. Ölçeğin güvenirliği için ise iç tutarlık (Cronbach α iç tutarlılık katsayısı, "α=0,975" ve madde analizleri, "r=0,638–0,816 ve p<0,001" ile birlikte, yarıya bölme yöntemi, "α1=0,952" ve "α2=0,947", "r=0,968" ve "ρ=0,984") ve zamana karşı değişmezlik (test-tekrar test güvenirliği, "r=0,490–0,663 ve p<0,001") analizleri yapılmıştır. Yüksek ölçek güvenirliği kanıtlanan AKYHYYKÖ'nün zamana karşı kararlı ölçümler yapan tutarlı bir ölçek olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgularla AKYHYYKÖ, psikometrik açıdan geçerli ve güvenilir bir ölçüm aracı olarak literatüre kazandırılmıştır. Sonuç olarak, sorumlu hemşirelik pozisyonuna yapılan atamalarda kurumlar arasında fikir ve uygulama birliği bulunmayışına ve alanın ihtiyaçlarına çözüm üretilebilmesi amacıyla, yönetsel yetkinliğe dayalı geliştirilen seçim kriterleri, standart bir formata dönüştürülmüştür. Bu pozisyona yetkin hemşirelerin aday gösterilebilmeleri veya olabilmeleri için geliştirilen objektif seçim kriterlerine temellendirilmiş ölçek, tüm paydaşların yararlanımına sunulmuştur.

Öznur Güvendi Oruç
İstanbul University-Cerrahpaşa · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki uygulamaların hemşire gözlem formunda görünürlüğü ile ilgili hemşire görüşlerinin incelenmesi

Bu tanımlayıcı çalışma, hemşirelerin kayıt tutmak için kullandıkları Hemşire Gözlem Formunun (HGF) ve bu formda yer alan mesleki uygulamaların görünürlüğüne ilişkin hemşire görüşlerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara büyükşehir belediyesi sınırları içinde bulunan, 500 ve üzeri yatak kapasitesine sahip bir üniversite hastanesi ile bir Sağlık Bakanlığı hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini, bu hastanelerde en az 6 aydır çalışan 218 hemşire oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan Tanıtıcı Bilgiler Formu ve Mesleki Uygulamaların Günlük Hemşire Gözlem Formunda Görünürlüğüne İlişkin Hemşire Görüşleri Soru Formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, ortalama, standart sapma, bağımsız örneklem t testi ve ki kare testleri kullanılmış, istatistiksel olarak anlamlı bulunan değerler için etki büyüklüğü hesaplanmıştır. Hasta için yaptığı uygulamaların kayıtlarda tamamen görünür olduğunu düşünen hemşire oranı %48,6 olarak bulunmuştur. Hemşirelerin yaptıkları ancak kaydetmedikleri ve diğer formlarda yer almayan uygulamaların %51'i kompleks fizyolojik, %25'i temel fizyolojik uygulamalardan oluşmaktadır. Hemşirelerin bireysel olarak "her zaman" kaydettiklerini ifade ettikleri ilk üç uygulama; vital bulguların değerlendirilmesi (%98,2), düşme riski değerlendirmesi (%93,3) ve intravenöz sıvı takibidir (%92,2). En az kaydettiklerini ifade ettikleri uygulamalar ise boş zaman aktivitelerini değerlendirme (%53,1), sosyal destek görme gereksinimini değerlendirme (%53,5) ve cinsel fonksiyonların değerlendirilmesidir (%55,6). Araştırmanın bulgularına göre hemşirelerin gözlem formundaki görünürlüğünü arttırmaya yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Hasta takibiHemşirelerHemşirelik+2
Yıldız Erdat
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Onkoloji hemşirelerinin dillendirme davranışları ve belirleyicisi olarak örgütsel güven ve yapısal güçlendirme algıları

. Bu tanımlayıcı ilişkisel araştırma, onkoloji hastanesinde çalışan hemşirelerin dillendirme davranışı ve belirleyicisi olarak örgütsel güven ve yapısal güçlendirmeye yönelik algılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma Ankara il sınırları içinde bulunan onkoloji hastalarına hizmet veren bir onkoloji eğitim-araştırma hastanesi ve bir üniversite onkoloji hastanesinde yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini bu hastanelerde en az altı aydır çalışan ve yataklı servislerde bakım hizmeti sunan 232 hemşire oluşturmuştur. Veriler, Tanıtıcı Bilgiler Formu, Dillendirme Davranışları Değerlendirme Formu, İşgören Sesliliği Ölçeği, Örgütsel Güven Ölçeği ve Yapısal Güçlendirme Ölçeği ile toplanmıştır. Verilen analizlerde ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde, ortanca, One-way Anova ve bağımsız örneklem t testi testleri kullanılmış̧, iş gören sesliliği, örgütsel güven ve yapısal güçlendirme arasındaki ilişki için Pearson korelasyon katsayısına bakılmıştır. Ölçekler üzerindeki değişkenlerin etkilerinin incelenmesinde çok değişkenli doğrusal regresyon testi kullanılmıştır. Hemşirelerin, işgören sesliliği puan ortalamaları (x̄=21,71±6,07) ile yüksek düzeydedir ve %48,3'ü sorunları/düşüncelerini yöneticilerine ya da diğer sağlık personeline bazen dillendirebilmektedir. Hemşirelerin %68,1'i çalışma arkadaşlarının hasta güvenliğini tehdit eden sorunlarını/düşüncelerini yöneticilere ya da diğer sağlık personeline bazen dillendiremediğini düşünürken, %57,8'i sorunların/düşüncelerin dillendirilmesi gereken yerlerde dillendirilmediğini belirtmiştir. Hemşirelerin işgören sesliliği puanı yaş, çalışılan hastane türü, klinikte çalışma süresi ve haftada çalışma süresi açısından farklılık göstermektedir. Hemşirelerin işgören sesliliği ile örgütsel güven ölçeği toplam puanı (r=0,758) ve yöneticiye güven alt boyutu (r=0,719) arasında pozitif yönde güçlü bir ilişki var iken, işgören sesliliği ölçeği puanı ile yapısal güçlendirme alt boyutlarından destek alt boyutu (r=-0,157), kaynağa erişme alt boyutu (r=-0,158) ve iş aktiviteleri (r=-0,132,) alt boyut puanları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki bulunmaktadır. Araştırma sonuçlarına göre, hemşirelerin dillendirme davranışlarında örgütsel güven ile yapısal güçlendirme alt boyutlarından bilgiye erişme ve kaynağa erişmenin belirleyici etkisinin olduğu, ancak bu etkinin düşük olduğu saptanmıştır. Hemşireler ayrıca en çok 'yöneticilerin olumsuz tutumları'nı düşüncelerini dillendirmeme nedeni olarak belirtirken, en çok 'bireysel nedenler'i dillendirmeyi kolaylaştıran faktör olarak ifade etmiştir. Araştırma bulgularına göre hemşirelerin dillendirme davranışlarını geliştirici uygulamalar ve çalışma ortamının düzenlemesine yönelik, önerilerde bulunulmuştur.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+6
Özge Gençer
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin sağlık kayıtlarında güvenlik, gizlilik ve mahremiyet uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu çalışma sağlık kayıtlarında güvenlik, gizlilik ve mahremiyet (SKGGM) uygulamalarını etkileyen faktörler ve çözüm önerilerine ilişkin hemşire görüşlerinin incelenmesi amacıyla tanımlayıcı ve tanımlayıcı-fenomenolojik olmak üzere sıralı açıklayıcı tasarımda gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel bölümü tanımlayıcı araştırma olarak tasarlanmıştır. 272 hemşire örneklemde yer almıştır. Veriler Ekim-Aralık 2019 tarihlerinde "Tanıtıcı Bilgiler Formu" ve "Sağlık Kayıtlarının Güvenlik, Gizlilik ve Mahremiyetine İlişkin Hemşire Görüş Formu" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistikler kullanılmıştır. Çalışmanın nitel bölümü tanımlayıcı-fenomenolojik araştırma olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın örnekleminde 21 hemşire yer almıştır. Veriler Aralık 2019 tarihinde odak grup görüşmesi yöntemiyle "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Soruları" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için yapılan içerik analizinde verilerin kavramlaştırılması ve temaların ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Nicel bulgulardan elde edilen başlıca sonuçlar; hemşirelerin şifre güvenliğine yeteri kadar uymadığı, günlük işleyişte hasta bilgilerinin gizliliğinin ve mahremiyetinin sağlanması için gerekli tüm tedbirleri almadıkları yönündedir. Hemşirelerin yarıya yakını çalıştıkları hastanede SKGGM'nin sağlanması açısından hemşirelerin birincil derecede sorumlu olduğunu düşünmektedir. Hemşirelerin çalıştıkları kurumda sağlık kayıtlarının güvenliğinin sağlanması konusunda yaşlarına, kurumdaki süreye, çalıştıkları kliniğe ve eğitim alma durumlarına göre farklılık vardır. Gizliliğinin sağlanması konusunda çalıştıkları pozisyona ve eğitim alma durumuna göre farklılık vardır. Mahremiyetinin sağlanması konusunda çalıştıkları kliniğe ve eğitim alma durumlarına göre farklılık vardır. Görüşmelerden elde edilen sonuçlar, hemşirelerin sağlık kayıtlarının güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili olarak erişim güvenliği, fiziki güvenlik ve idari güvenlik konularına, gizliliğin sağlanmasında ise sağlık çalışanlarının davranışlarına odaklandıklarını göstermektedir. Hemşireler sağlık kayıtlarının mahremiyetinin sağlanmasıyla ilgili olarak kurumsal düzenlemeler, hastane çalışanlarının davranışları ile hasta/hasta yakınlarının davranışları konularına odaklanmışlardır. Hemşirelere göre SKGGM'nin sağlanması için öncelikle konuyla ilgili yasal düzenlemeler yapılması, etik anlayışının güçlendirilmesi, çalışanların eğitim alması, teknolojinin uygun kullanımına ilişkin düzenlemeler ve kontrolünün sağlanması, yönetsel düzenlemelerin yerine getirilmesi ve olay bildirim sisteminin sağlık kayıtları detayında özelleştirilmesi önemlidir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda yönetici hemşireler, sağlık kuruluşları, meslek örgütleri ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur.

GizlilikGüvenlikHemşireler+5
Gamze Karaköse
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kanser hastalarında hemşirenin varlığı, hasta- hemşire güven ilişkisi ve kurum imajı algısı

Bu tanımlayıcı ilişkisel çalışmada kanser hastalarının hemşirenin varlığı, hasta-hemşire güven ilişkisi ve kurum imajına ilişkin algılarının belirlenmesi. Araştırma Aralık 2018 - Subat 2019 tarihleri arasında Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesinde yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini hastanede yatarak tedavi gören toplam 307 kanser hastası oluşturmuştur. Araştırmanın verileri; Tanıtıcı Bilgiler Formu, Kurumsal İmaj Hasta Soru Formu, Hemşirenin Varlığı Ölçeği, Hemşirelere Güven Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi SPSS (IBM SPSS Statistics 24) adlı paket program kullanılarak yapılmıştır. Analizlerde ortalama, standart sapma, sayı ve yüzde, ortanca, Kruskal Wallis ve Man-Whitney U testleri, Hemşirenin Varlığı Ölçeği ve Hemşirelere Güven Ölçeği arasındaki ilişki için Spearman korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda hastaların % 45.9'u hemşirenin varlığının yaşamında farklılık oluşturduğunu belirtmiştir. Hastaların hemşirenin varlığını algılaması puanı 116,6±7,51 (89,0-120,0) dır. Hemşirelere Güven Ölçeği puan ortalaması 29,27±1.56 (25,0-30,0) dır. Hemşirelik hizmetleri hastaların kurum imajına ilişkin görüşlerini yüksek oranda etkilemekte (%98,0) ancak hastane tercihinde etkili olmamaktadır (%3,9). Hastaların hemşirenin varlığını algılanması ile hemşirelere duydukları güven arasında pozitif yönde ve zayıf derecede istatistiksel olarak anlamlı ilişki tespit edilmiştir (r=0,382; p=0,000). Çalışmada hastaların hemşirelere yüksek oranda güven duydukları ve hemşirelik hizmetlerinin hastaların algıladıkları kurum imajına ilişkin görüşlerini etkilediğini belirlenmiş bununla beraber hastaların yarısı hemşirenin varlığının yaşamında farklılık oluşturduğunu ifade etmiştir. Araştırma bulguları doğrultusunda hemşire yöneticiler,eğitimciler ve klinisyenlere, hemşirenin varlığının kanser hastaları tarafından daha fazla algılanmasına ve hastanelerde hemşirelik hizmetlerinin daha görünür olmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kanser hastaları, Hemşirenin Varlığı, Hasta-Hemşire Güven İlişkisi, Kurum İmajı

Hemşire-hasta ilişkileriHemşirelikKanser hastaları+2
Hava Hanım Huz
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin hemşireleri güçlendirmeye yönelik görüşlerinin incelenmesi

Amaç: Gücün yönetici hemşirelerce nasıl kullanıldığı ve güçlendirme sürecinde yönetici hemşirelerin algı ve deneyimlerinin nasıl olduğunun ortaya çıkarılması önemlidir. Çalışmanın amacı; yönetici hemşirelerin hemşireleri güçlendirmeye yönelik görüşlerini incelemektir. Yöntem: Nitel araştırma yöntemlerinden yorumlayıcı fenomenoloji araştırması olarak tasarlanmıştır. Araştırmanın örneklemini Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Hemşirelik Hizmetleri Yönetimi'ne bağlı 20 yönetici hemşire oluşturmuştur. Veriler Nisan 2017 tarihinde odak grup görüşmesi yöntemiyle 'Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesi için yapılan içerik analizinde ve verilerin kavramlaştırılması ve temaların ortaya çıkarılması sağlanmıştır. Tematik kodlama yaparken iç tutarlılık ve dış tutarlılık göz önünde bulundurulmuştur. Araştırmanın yürütüldüğü hastanenin yönetiminden, üniversitenin etik kurulundan ve araştırmaya katılan yönetici hemşirelerden yazılı izin alınmıştır. Bulgular: Yönetici hemşirelerin hemşirelere daha çok mesleki gelişim ve ilerleme fırsatı sunarak yapısak güçlendirmeyi destekledikleri, bununla beraber iş motivasyonunu artırmak için kaynak, bilgi ve destek sağladıkları saptanmıştır. Ayrıca yapısal güçlendirme adına yönetici hemşirelerde yasal güçsüzlük ve örgütsel güçsüzlük algısı ortaya çıkmıştır. Yönetici hemşirelerin psikolojik güçlendirmesine yönelik bulgularda anlamlılık boyutunda mesleki güçsüzlük algısı mesleki güçlendirme algısından daha ön plana çıkmıştır. Ayrıca yönetici hemşirelerin psikolojik güçlendirmenin yeterlilik ve özerklik boyutlarında da çalışan hemşireleri yeterli güçlendirmediği, yetki sınırlamasının olduğu ve yönetime katmada yetersiz oldukları görülmüştür. Yönetici hemşirelerin hasta güvenliği ve performans değerlendirmede çalışanları yeterli güçlendirmediği ortaya çıkmıştır. Sonuç: Yönetici hemşirelerin çalışan hemşireleri psikolojik ve yapısal güçlendirmeye yönelik girişimlerinin olduğu fakat bu girişimlerin güçlendirme adına yetersiz kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. Etkili güçlendirmenin yapılabilmesi için yönetici hemşirelerin de daha bağımsız kararlar alması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Yönetici hemşireler; güçlendirme; yapısal güçlendirme; psikolojik güçlendirme

GüçlendirmeHemşirelerHemşirelik+3
Dilek Ertürk
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Teknoloji kabul modeli ölçeğinin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik güvenirlik çalışması

Amaç: Bu araştırmanın amacı; Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği (Technology Acceptance Model Scale)' nin Türkçe geçerli ve güvenilir bir araç olup olmadığını araştırmaktır. Yöntem: Metadolojik tipte olan çalışma, bir üniversite hastanesinde Mart 2019- Ağustos 2019 tarihleri arasında yürütülmüştür. Örneklemi çalışmaya katılmayı kabul eden 253 hemşirenin oluşturduğu bu çalışmada veriler Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği ile toplanmıştır. Çalışmadaki verilerin geçerliğinin değerlendirilmesinde dil, kapsam ve yapı geçerliği ve güvenirliğinin değerlendirilmesinde ise test tekrar test ve iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Bulgular: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği'nin dil geçerliği için çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliği için 14 uzmandan görüş alınmış ve kapsam geçerlik indeks değerlerinin 0,80–1,00 arasında değiştiği bulunmuştur. Yapı geçerliğini sağlamak için Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Elde edilen değerlere göre RMSEA 0.068; NFI 0.91; CFI 0.949; χ2/df ise 2.176'dır. Ölçeğe iki hafta arayla test tekrar test analizi yapılarak zamana göre değişmezliği değerlendirilmiştir. Bu analizde Pearson Momentler Çarpımı korelasyon katsayısı sonucuna anlamlı bir uyum olduğu gözlenmiştir (r:0.926, p:0.001). Sonuç: Teknoloji Kabul Modeli Ölçeği Türk toplumunda kullanılması için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Anahtar Kelimeler; Bilişim, elektronik sağlık kaydı, algılanan yararlılık, algılanan kullanım kolaylığı, geçerlik, güvenirlik

Bilişim sistemleriGüvenilirlik ve geçerlilikHastane bilgi sistemleri+5
Yeşim Parlak
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumu ve etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Amaç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının (hekim, hemşire, acil tıp teknisyeni ve personel) hasta güvenliği tutumunu ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Yöntem: Araştırma, İzmir'de bir üniversite hastanesinin yetişkin ve çocuk acil servislerinde Mayıs 2019 ile Temmuz 2019 tarihleri arasında çalışmayı kabul eden 72 hemşire, 36 hekim, 15 acil tıp teknisyeni ve 28 personel olmak üzere toplam 151 sağlık çalışanıyla gerçekleştirilmiştir. Tanımlayıcı tipte olan bu çalışmada veriler "Birey Bilgi Formu" ve "Hasta Güvenliği Tutum Ölçeği" ile toplandıktan sonra SPSS STATISTIC 22.0 paket programı kullanılarak araştırma sorularına yönelik istatistiksel analizler yapılmıştır. Önem testlerinden parametrik test varsayımlarına uyan iki bağımsız grup karşılaştırmasında independent t testi, bağımsız çok grup karşılaştırmalarında ise tek yönlü ANOVA kullanılmıştır. Parametrik test varsayımlarının karşılanmadığı durumlarda ise Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis testleri uygulanmıştır. Çoklu karşılaştırmalarda anlamlı fark bulunduğunda ise LSD ve Bonferroni düzeltmeli ikili karşılaştırması yapılmıştır. Bulgular: Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının Hasta Güveniliği Tutum Ölçeği'nden aldıkları toplam puan ortalamasının 146.39±24.87 olduğu saptanmıştır. Ölçek alt boyutları incelendiğinde, en yüksek puan ekip çalışması alt boyutuna (41.47±7.51), en düşük puan ise stresi tanımlama alt boyutuna (13.87±3.93) aittir. Güvenlik iklimi alt boyutu ile sağlık çalışanlarının mesleği, eğitim düzeyi, meslekte çalışma yılı ve acilde çalışma yılı değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Hasta güvenliği konusunda eğitim alıp almama ve kendini yeterli bulup bulmama değişkenlerine göre iş doyumu, ekip çalışması, güvenlik iklimi, yönetim algısı, çalışma koşulları alt boyutları ve ölçek toplamı arasında anlamlı bir farklılık saptanmıştır. Sonuç: Acil servisteki sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının orta düzeyde olumlu olduğu belirlenmiştir. Tüm sağlık çalışanlarının hasta güvenliği tutumlarının artırılması için hasta güvenliği konusundaki eğitim ihtiyaçlarının değerlendirilerek eğitim programlarının düzenlenmesi ve yapılan eğitimlerin tekrarlanması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler; Hasta güvenliği, hasta güvenliği kültürü, tutum, acil servis.

Acil servis-hastaneAcil tıpGüvenlik kültürü+4
Canet Ömerosman
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Servis sorumlu hemşirelerinin dönüşümcü liderlik uygulamalarının incelenmesi

Bu araştırma; hastanede çalışan servis sorumlu hemşirelerinin (SSH) dönüşümcü liderlik (DL) uygulamalarının incelenmesi amacıyla planlanmış olan tanımlayıcı araştırma tipinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini, Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde çalışan, araştırmaya katılmaya gönüllü 218 klinik hemşiresi, 17 SSH ve 5 üst düzey yönetici hemşire oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak, "Tanıtıcı Bilgilere Yönelik Anket Formu" ve "Liderlik Uygulamaları Envanteri (LUE)" kullanılmıştır. Kouzes ve Posner (2003) tarafından geliştirilen, Duygulu (2007) tarafından Türkçeye uyarlanan LUE "Öz Değerlendirme" ve "Gözlemci Değerlendirme" formu, beş liderlik uygulaması ve 30 maddeden oluşmaktadır. Envanterde beş temel liderlik davranışı; "Yol Göstermek", "Ortak Bir Vizyon Oluşturmak", "Süreci Sorgulamak", "Personeli Gelişimi Konusunda Cesaretlendirmek", "İzleyenlerinin Başarılarını Kutlayarak Cesaretlendirmek" incelenmektedir. SSH'lerin kendilerini değerlendirirken LUE "Öz Değerlendirme" formu; astı, akranı ve üstü SSH'lerini değerlendirirken LUE "Gözlemci" formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde, ortalama, standart sapma, yüzdelik, tek yönlü varyans analizi, t testi ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, SSH'lerin "LUE" genel puan ortalamasının orta düzeyde olduğu, "Personeli Gelişimi Konusunda Desteklemek" alt boyutunun puan ortalamasının diğer alt boyutlardan daha yüksek olduğu saptanmıştır. SSH'lerin "LUE" puan ortalamaları, değerlendiren gruplara göre incelendiğinde, üstlerinin değerlendirmelerinin en yüksek olduğu, daha sonra sırasıyla kendi, akranı ve astının değerlendirmelerinin geldiği belirlenmiştir. Astların yaşı, mezun oldukları okullar ("Süreci Sorgulamak" liderlik uygulaması hariç), kurumda çalışma sürelerine ve çalıştıkları bölümlere göre SSH'lerinin liderlik uygulamalarını değerlendirmelerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, SSH'lerin DL uygulamalarını orta düzeyde uyguladıkları, liderlik becerilerini geliştirmeye ihtiyaç duydukları sonucuna ulaşılmış olup liderlikle ilgili hizmet içi eğitim programları ve sürekli eğitimlerin desteklenmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik; Yönetici Hemşireler; Hemşirelik Yönetimi; Hemşire Yöneticiler; Dönüşümcü Liderlik; Servis Sorumlu Hemşiresi.

Dönüşümcü liderlikDönüşümcü liderlikHemşireler+5
Emel Arslan
Ege University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mentorluk yetkinliğini değerlendirme ölçeği'nin Türkçeye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirliğinin incelenmesi

Metodolojik çalışma, Fleming ve arkadaşları (2013) tarafından geliştirilen Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği'ni (Mentoring Competency Assesment-MCA) Türkçe'ye uyarlamak üzere geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, Ege Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü'ne bağlı olan tüm fakülte ve yüksekokullarda görev yapan 161 danışan ve 165 mentor ile yüzyüze görüşülerek Kasım 2015-Kasım 2016 tarihleri arasında yürütülmüştür. Veriler, Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği (Özdeğerlendirme ve Danışanın Değerlendirmesi) kullanılarak toplanmıştır. Araştırma verilerinin geçerliğinin değerlendirmesinde dil geçerliliği, kapsam geçerliliği, yapı geçerliği ve güvenirliğin değerlendirmesinde ise iç tutarlılık ve test-tekrar test analizi kullanılmıştır. Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği' nin dil geçerliği için Türkçe'ye çevirisi ve geri çevirisi yapılmıştır. Kapsam geçerliğinin sağlanmasında 11 uzmanın görüşüne başvurulmuştur. Kapsam Geçerlik İndeksi danışan formu için .82, mentor formu için .84 bulunmuştur. Yapı geçerliğinin sağlanmasında Doğrulayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Yapılan bu analizde Mentorun Özdeğerlendirmesi Formu'nda uyum indeksleri, χ2=549.18, X2/sd= 1.93, RMSEA=0.075, CFI=0.95, NNFI=0.94 ve NFI=0.91 ve Danışanın Mentorunu Değerlendirmesi Formu'nda ise χ2=621.56, X2/sd=2.19, RMSEA=0.086, CFI=0.98, NNFI=0.99 ve NFI=0.97 olarak bulunmuştur. Güvenirliğin sağlanmasında ölçeğin genelinin Cronbach α güvenirlik katsayısı danışan formu için .92, mentor formu için ise .98 olarak bulunmuştur. Ölçeğin zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için iki-üç hafta ara ile yapılan test-tekrar test analizinde Intra Class Korelasyon katsayısına bakılmıştır. Bu analize göre yüksek düzeyde, pozitif, anlamlı bir uyum olduğu belirlenmiştir (r=.97, p=0.0001). Sonuç olarak, "Mentorluk Yetkinliğini Değerlendirme Ölçeği", orijinal ölçekle benzer bir yapıya sahip ve Türk Toplumu için geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır.

Güvenilirlik ve geçerlilikKoçlukMentorluk+2
Hatice Çamveren
Ege University · Institute of Health Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici hemşirelerin zaman yönetimine ilişkin görüş ve uygulamalarının belirlenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin zaman yönetimine ilişkin görüş ve uygulamalarının belirlenmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırmada nitel araştırma deseni kullanıldı. Araştırma kapsamına Dokuz Eylül Üniversite Hastanesi'nde görev yapan 46 yönetici hemşireden amaçlı örnekleme ile belirlenen hemşirelerin katılması planlandı. Nitel araştırmada örneklem büyüklüğü önceden belirlenemediği için bu çalışma içinde verilerin doygunluğu temel alındı. Görüşmeciler, gönüllülük esas alınarak birimleri ayırt edilmeksizin en az on yıl çalışmış olan sorumlu hemşireler arasından seçildi. Veriler, araştırmada nitel görüşme tekniği kullanılarak, derinlemesine görüşme şeklinde ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplandı. Görüşmelerde ses kayıt cihazı kullanılmış olup katılımcıların sözlü onamları ses kayıt cihazına, yazılı onamları ise bilgilendirilmiş gönüllü olur formuna alındı. Bulgular: Görüşmelerden elde edilen ses kayıtları birebir çözümlenerek kodlar ve temalar oluşturuldu. Bu temalar; "Zamanın etkin kullanılamaması", "Etkin zaman yönetimi için yapılması gereken uygulamalar", "Zaman baskısıyla baş edebilme", "İşlerin aciliyet ve önemine göre planlaması" olarak dört ana başlık altında toplandı. Araştırmaya katılan kişiler, çoğunlukla zaman baskısından dolayı zamanı etkin kullanamadıklarını dile getirdiler. Yönetici hemşireler etkili zaman yönetimi konusunda zamanı etkin kullanamamalarının nedenlerini; yoğun iş temposu, eleman eksikliği, yeteri kadar hayır diyememek, özel rica kabulü, zamanın hızla akıp gitmesi ve zaman baskısı ile ilgili olduğunu savunmuşlardır. Zaman yönetimi ile ilgili olarak yönetici hemşirelerin bir bölümünün güne başlamadan önce gününü planladığı fakat yoğun iş temposu ve ekstra işlerden dolayı yapmış olduğu plana uyamadığı belirlendi. Sonuçlar: Yönetici hemşireler zamanlarını etkin kullanamadıklarını ifade etmişlerdir. Zamanı etkin kullanamamalarının nedenleri olarak gösterilen gerekçeler değerlendirildiğinde; bu gerekçelerin yönetici hemşirelerin zamanlarını yönetemediklerinin belirtileri olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Zaman, Zaman Yönetimi, Yönetici Hemşire.

HemşirelerHemşirelikHemşirelik araştırmaları+3
Buse Aksoy Sarı
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisi

Amaç: Hemşirelerin sosyal baskınlık yönelimleri ve örgütsel güvenle ilişkisini belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir araştırmadır. Çalışma, Mart-Mayıs 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırmanın evrenini, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi'nde çalışmakta olan hemşireler oluşturdu (N=298). Araştırmanın örneklemini, 219 hemşire ve yönetici hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden hemşirelerden yüz yüze görüşme yöntemi ile veriler toplandı. Veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgiler Formu, Sosyal Baskınlık Yönelimi Ölçeği (SBYÖ), Örgütsel Güven Ölçeği (ÖGÖ) kullanıldı. Verilerin analizinde, sayı, yüzde, ölçeklerin alt boyut ortalama ve standart sapmaları, hesaplandı. Ölçeklerin Cronbach alfa değerlerine bakıldı, iki ölçek puanları arasında kolerasyon analizi yapıldı. Ölçek puanlarıyla hemşirelerin demografik özellikleri arasında ilişkiyi belirlemek için Ki-kare, Mann Whitney U testleri kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin SBY ölçeği ortalaması 50,18±16,91 olarak bulundu. Hemşirelerin ÖGÖ alt boyut ortalamaları; yöneticiye güven 3,96±1,08, kuruma güven 3,25±1,15, çalışma arkadaşlarına güven ortalaması ise 4,54±0,84 olarak belirlendi. Sosyal baskınlık yönelimi ile yöneticiye güven ve çalışma arkadaşlarına güven arasında anlamlı bir ilişki görülmezken, kuruma güven ile arasında pozitif yönde zayıf anlamlı bir ilişki bulundu (r=0,151, p<0,05). Sonuç ve Öneriler: Araştırmaya katılan hemşirelerin orta düzeyde SBY izledikleri; yaş, eğitim düzeyi arttıkça SBY puanlarının da artığı gözlendi. Beklenildiği gibi, erkek hemşirelerin SBY puan ortalamaları ile kadınların SBY puan ortalamaları arasında anlamlı fark görüldü. Hemşirelerin ÖGÖ puan ortalamaları literatüre oranla düşük saptandı. Hemşirelerin en fazla çalışma arkadaşlarına, en az da kuruma güvendikleri görüldü. Anahtar kelimeler: Sosyal baskınlık yönelimleri, örgütsel güven, HemĢirelik

Hastane hemşireleriHastane yönetimiHemşireler+5
Ali Kaplan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Lisansüstü eğitim alan ve almayan hemşirelerin profesyonel değerlerinin karşılaştırılması

Amaç: Bu çalışma, lisansüstü eğitim alan ve almayan hemşirelerin profesyonel değerlerini karşılaştırmak amacıyla yapıldı. Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde olan bu araştırmanın evrenini, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde çalışan hemşireler oluşturdu. Çalışmaya katılmayı kabul eden 308 hemşire de araştırmanın örneklemini oluşturdu. Çalışmanın verileri, "Kişisel Bilgi Formu" ve "HPDÖ" ile toplandı. Bulgular: Lisansüstü eğitim alan hemşirelerin %62,5'i 30 yaş ve altı, %70,3'ü kadın, %65,6'sı bekar, %76,6'sının 10 yılın altında çalıştığı, %71,9'unun servis hemşiresi olarak görev yaptığı, %60,9'unun profesyonellikle ilgili eğitim almadığı bulundu. Lisansüstü eğitim almayan hemşirelerin %54,5'i 30 yaş üzerinde , %80,7'si kadın, %57,8'i evli, %64,7'si lisans mezunu, %54,5'inin 10 yılın altında çalıştığı, %83,6'sının servis hemşiresi olduğu, %84,4'ünün profesyonellikle ilgili eğitim almadığı saptandı. Araştırmada, lisansüstü eğitim alan ve 10 yıl ya da daha az mesleki deneyimi olanlar, YBÜ hemşiresi olarak çalışanlar, profesyonellikle ilgili eğitim alan hemşirelerin HPDÖ puan ortalamalarının daha yüksek ve anlamlı düzeyde olduğu saptandı (p<0,05). Sonuç : Lisansüstü eğitim alan hemşirelerin HPDÖ puanlarının daha yüksek olduğu belirlendi. Anahtar kelimeler: Hemşirelik, Profesyonellik, Meslek, Değerler

Eşe Akman
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerde internet bağımlılığı ve zaman yönetimi ilişkisinin belirlenmesi

Amaç: Bu çalışma, hemşirelerde internet bağımlılığı ve zaman yönetimi ilişkisini incelemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem:Tanımlayıcı ve açıklayıcı tipte olan bu çalışma, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 15.04.2018 – 15.10.2018 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın örneklemini hastanede servislerde çalışan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 250 hemşire oluşturdu. Veri toplama aracları; Bilgi Formu, İnternet Bağımlılığı Ölçeği (İBÖ) ve Zaman Yönetimi Ölçeği (ZYÖ)'dir. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 32,56±8,19,%72,8'i kadın, %55,0'ı evli, %57,1'i lisans mezunudur. Hemşirelerin%52,4'ünün zamanı kullanma durumunun orta düzeyde olduğu, %44,0'ının 10 saatten az/haftada internette geçirdiği tespit edildi.İnternet Bağımlılığı Ölçeği ve alt boyutları; yoksunluk, kontrol güçlüğü, işlevsellikte bozulma, sosyal izolasyon sırasıyla 26,51±9,38, 18,96±7,53, 12,51±5,84, 11,40±5,15 ve 69,66±24,43'tür. Zaman Yönetimi Anketi ve alt boyutları; zaman planlaması, zaman tutumları, zaman harcattırıcılar ve zaman yönetimi ölçeği toplam puan ortalamaları sırasıyla 49,25±10,97, 23,46±4,25, 13,20-3,28, 86,00±14,79 olarak bulundu. Hemşirelerin İBÖ ve alt boyutları ile ZYÖ ve alt boyutları arasındaki korelasyon orta, negatif ve anlamlı olarak belirlendi. Sonuçlar: Hemşirelerin İnternet Bağımlılığı Ölçeği ile Zaman Yönetimi Anketi puan ortalamaları arasında negatif yönde ve orta düzeyde bir ilişki bulundu. Örneklem sayılarının arttırılarak konuyla ilgili farklı gruplarda çalışmaların yapılması önerilebilir.

BağımlılıkHastane hemşireleriHemşireler+6
Çetin Eroğlu
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin çatışma çözme davranışlarının incelenmesi

Amaç: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan hemşirelerin çatışma çözme davranışlarını saptamak için yapıldı. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel tipteki bu çalışmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesinde çalışan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 423 hemşire alındı. Veriler, hemşirelerle yüz yüze görüşme yöntemi ile toplandı. Çalışmada, veri toplama aracı olarak 'Hemşireler için Tanıtıcı Bilgi Formu' ve 'Çatışma Çözme Ölçeği-ÇAÇÖ' kullanıldı. Verilerin analizinde; sayı, yüzde, ortalama ve standart sapma, bağımsız değişkenlerle ölçek ve alt boyut puan ortalamalarının karşılaştırılmasında, bağımsız gruplarda t testi, tek yönlü varyans analizi ve Mann Whitney U testleri yapıldı. Bulgular: Hemşirelerin yaş ortalaması 29,54±5,84' dür. Hemşirelerin %87,4'ü kadın, %54,6'sı evli ve %56,2'si lisans mezundur. Hemşirelerin ÇAÇÖ alt boyutları puan ortalamaları; çatışma yaşadığı kişiyi anlamaya çalışma 38,74±6,30, dinleme becerileri 18,35±5,68, her iki tarafın gereksinimlerine odaklaşma 18,35±5,68, sosyal uyum 27,50±3,37, öfke kontrolü 11,87±3,04 ve ÇAÇÖ toplam puanı 23,16 ± 4,81 olarak bulundu. Hemşirelerin cinsiyet, medeni durum ve haftalık çalışma süreleri ile çatışma yaşadığı kişiyi anlama ve dinleme becerileri ve öfke kontrolü alt boyutları arasında anlamlı farklar tespit edildi. Mesleki konum, çalıştığı birim, nöbet durumları ile öfke kontrolü arasında istatistiksel olarak anlamlı farklar belirlendi. Sonuç: Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda; hemşirelerin çatışma çözme davranışları Çatışma Çözme Ölçeği puanları ortanın üstünde bulundu. Hemşirelerin çatışma çözümleme davranışlarını geliştirmeye yönelik farkındalığı arttırıcı çalışmalar yapılması önerilir. Anahtar kelimeler: Hemşire; çatışma; çatışma çözme.

Hastane yönetimiHemşirelerHemşirelik+3
Nimet Petek
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir üniversite hastanesindeki hemşirelerin etik duyarlılıklarının örgütsel bağlılıkla ilişkisi

Amaç: Bu araştırma, hemşirelerin etik duyarlılıkları ile örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Araştırma Mart- Nisan 2021 tarihleri arasında, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi'nde görev yapan n=146 hemşireden oluştu. Araştırmada örneklem seçme yöntemi kullanılmadı, evren örneklem olarak alındı.. Araştırmanın verileri; Hemşirelerin Sosyodemografik Özellikleri Bilgi Formu, Byrd'ın Hemşirelere Yönelik Etik Duyarlılık Testi, Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılarak toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 15.0 paket programı, analizinde demografik özellikleri tanımlamak için sayı yüzde dağılımı ve tanımlayıcı istatistikler kullanıldı. Verilerin normal dağılıma uygunluğuna Kolmogorov Simirnov normallik testi ile bakıldı. Veriler normal dağılım göstermediğinden Mann Whitney U, Kruskal Wallis testi ve Spearman korelasyon analizi kullanıldı. Bulgular: Hemşirelerin %61,6'sının 31 yaş ve altında, %93,2'sinin kadın, %53,4'ünün bekar, %84,2'sinin lisans mezunu, %51,4'ünün çalışma koşullarının orta, %61'inin meslekten memnun, %59,6'sının kurumdan memnun, %65,1'inin kurumdan ayrılmayı düşünmediği belirlendi. Hemşirelerin Byrd'ın hemşirelere yönelik etik duyarlılık testi ortalama puanı 21,97±2,70, örgütsel bağlılık ölçeği ortalama puanı 2,92±0,50, örgütsel bağlılık alt boyutlarından; duygusal bağlılık ortalama puanı 2,93±0,71, devam bağlılığı ortalama puanı 3,11±0,85, normatif bağlılık ortalama puanı 2,72±0,75 olarak bulundu. Hemşirelerin %69,9'unun etik duyarlılıklarının orta düzeyde olduğu belirlendi. Sonuç: Hemşirelerin etik duyarlılıkları ve örgütsel bağlılıkları orta düzeyde bulundu. Hemşirelerin etik duyarlılıkları ile örgütsel bağlılıkları arasında negatif yönde zayıf korelasyon saptandı.

BağlılıkEtikEtik duyarlılık+7
Sibel Aydın Akçakaya
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin duygusal emek davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Amaç: Bu çalışmada, hemşirelerin duygusal emek davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Araştırma analitik kesitsel tipte planlandı. Araştırmanın evrenini Manisa merkezdeki üç devlet hastanesi ve bir üniversite hastanesinde görev yapmakta olan toplam 1019 hemşire; örneklemini ise orantılı-tabakalı örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen 281 gönüllü hemşire oluşturdu. Veriler Nisan-Temmuz 2016 tarihleri arasında "Hemşirelerin Bireysel ve Mesleki Özellikleri Formu", "Duygusal Emek Davranışları Ölçeği (DEDÖ)" ve "Minnesota İş Doyum Ölçeği (MİDÖ)" kullanılarak toplandı. Verilerin analizi için SPSS 23 paket programı kullanıldı. Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin yaş ortalaması 34,46±7,9'dur. Hemşirelerin %90'ı kadın, %72,2'si evli, %87,2'si servis hemşiresi ve %59,8'i lisans ve üstü eğitime sahiptir. Araştırmada hemşirelerin duygusal emek davranışlarından en sık olarak rol yapma davranışını (17,70±4,50) sergilediği belirlenirken, iş doyumları orta düzeyin üstünde idi (65,17±12,67). Hemşirelerin duygusal emek davranışları ile iş doyumları arasındaki ilişki değerlendirildiğinde derinlemesine davranma ile içsel doyum ve genel doyum alt boyutları arasında negatif yönde ve zayıf bir ilişki (r=-0,271, r=-0,265), derinlemesine davranma ile dışsal doyum arasında negatif yönde çok zayıf ilişki (r=-0,213) olduğu gözlendi (p<0,01). Sonuç: Araştırmada hemşirelerin DEDÖ alt boyutu olan derinlemesine davranış ile MİDO'nün tüm boyutları arasında negatif yönde zayıf bir ilişki olduğu saptandı. Her iki Ölçeğin diğer boyutları arasında her hangi bir ilişki yoktu.

DavranışDuyguDuygusal emek+4
Mehmet Gülşen
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2017
10
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelikte nezaketsizlik ölçeği'nin Türkçe geçerlik ve güvenirlik çalışması

Amaç: Bu çalışmada, Hemşirelikte Nezaketsizlik Ölçeği'nin (Nursing Incivility Scale) Türkçe formunun geçerlilik ve güvenilirliğinin incelenmesi amaçlandı. Yöntem: Metodolojik tipte olan bu araştırmanın evrenini İzmir Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanelerinde çalışan 505 hemşire oluşturdu. Araştırmanın verileri Nisan-Haziran 2016 tarihleri arasında kartopu yöntemi kullanarak toplandı. Araştırmada veri toplama aracı olarak Sosyo-demografik bilgi formu ve Hemşirelikte Nezaketsizlik Ölçeği kullanıldı. Hemşirelikte Nezaketsizlik Ölçeği'nin geçerliliği kapsam geçerliği, yapı kavram geçerliği ve bilinen gruplar geçerliliği; güvenirliği ise standart hata, iç tutarlılık ve zamana göre değişmezlik ile değerlendirildi. Verilerin analizi SPSS 21.0 paket programı ve LİSREL 9.1 programı kullanılarak yapıldı. Bulgular: Ölçeğin yapı geçerliliğini test etmek için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapıldı. Kırküç maddeden oluşan Hemşirelikte Nezaketsizlik Ölçeği'nin faktör analizi varyansın % 58,029'unu açıklamakta idi. Doğrulayıcı faktör analizi sonucunda altı faktörlü (hemşire nezaketsizliği, hasta/ziyaretçi nezaketsizliği, yönetici nezaketsizliği, hekim nezaketsizliği, genel nezaketsizlik-düşmanca tavırlar, uygunsuz tavırlar) bir yapı gösterdiği (Χ2/df CMIN/df 2,517, RMSA 0,055, NFI 0,834 ve CFI 0,902) görüldü. Cronbach Alfa güvenilirlik katsayısıları 0,91-0,73 aralığında idi. Ölçeğin test-tekrar test korelasyon katsayısı 0,98 değeriyle istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.001). Sonuç: Hemşirelikte Nezaketsizlik Ölçeği' nin Türkçe formunun kabul edilebilir düzeyde geçerlik-güvenirlik sonuçlarına sahip olduğu, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olarak kullanılabileceği belirlendi. Anahtar Sözcükler: Nezaketsizlik, Hemşirelik, Ölçek, Geçerlik, Güvenirlik.

Dilsel nezaketGüvenilirlik ve geçerlilikHemşire-hasta ilişkileri+5
Ezgi Bolat
Manisa Celal Bayar University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının hemşire iş doyumu örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisi

Amaç: Yeniliğin Yayılımı Teorisi ve PARIHS kavramsal çerçevesinin rehberliğinde yürütülen kanıta dayalı hemşirelik yönetimi uygulamalarının, hemşirelerin iş doyumu, örgütsel bağlılığı ve işten ayrılma niyeti üzerine etkisini incelemektir.Yöntem: Yarı deneysel, tek grup öncesi-sonrası, tekrarlı ölçüm tasarımı kullanılan araştırma, Uluslararası Birleşik Komisyon tarafından akredite edilmiş 127 yataklı bir özel hastanede yürütülmüştür. Bu araştırmada, uygulanan girişim, yönetici hemşirelerin, hemşirelerin iş doyumu ve örgütsel bağlılıklarını artırmak ve işten ayrılma niyetlerini azaltmalarını sağlamak üzere, kanıta dayalı karar vermelerinin kolaylaştırılmasıdır. Bunun için hemşire iş doyumu, örgütsel bağlılık ve işten ayrılma niyeti ile ilgili çalışmalar özetlenmiş, yönetici hemşirelerle birlikte oluşturulan kanıta dayalı önerilerin uygulanmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmıştır. Girişim öncesi, girişimin 5. ve 10. aylarında üç ayrı ölçüm yapılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak, Minnesota İş Doyumu Ölçeği ve Örgütsel Bağlılık Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca 12 yönetici hemşireden bu sürece ilişkin yazılı geribildirim alınmıştır. Her üç ölçümde anketleri yanıtlayan 58 hemşire araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Verilerin analizi tekrarlı ölçümlerde varyans analizi, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi ve Cochrane Q testi ile yapılmıştır.Bulgular: Hemşirelerin içsel, dışsal ve genel doyum düzeylerinde girişim sonrası 5. ay ve 10. aylarda, normatif bağlılıklarında ise girişim sonrası 10. ayda iyileşme saptanmış; duygusal bağlılık, devam bağlılığı boyutları ile hemşirelerin işten ayrılma niyetleri açısından üç ölçüm arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yönetici hemşireler, üniversite-hastane işbirliğinden ve kanıta dayalı önerilerden yararlandıklarını belirtmişlerdir.Sonuç: Hemşirelikte yaşanan insangücü sorunlarının çözümü ve hemşirelik yönetiminde teori ile uygulama arasındaki boşluğun giderilmesi için yönetici ve akademisyen hemşirelerin işbirliğine gereksinim vardır.

HemşirelikYenilikYönetim+3
Havva Arslan Yürümezoğlu
Dokuz Eylül University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesi

Amaç: Yönetici hemşirelerin, işten ayrılmaları önlemek için yapacakları planlamalara yol gösterici bilgiler sağlamak üzere yapılan bu çalışmanın amacı, farklı kuşaklardaki hemşirelerin meslekten ve işten ayrılma niyetleri ile iş doyumlarının incelenmesidir.Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, Nisan- Haziran 2011 tarihleri arasında İzmir ili sınırları içinde yer alan bir üniversite ve iki Sağlık Bakanlığı hastanesinde çalışan; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı (1946-1964 doğumlular), X Kuşağı (1965-1980 doğumlular) ve Y Kuşağı'nı (1981-2000 doğumlular) temsil eden 973 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri, sosyo-demografik, çalışma özellikleri ve ayrılma niyeti soru formu ile İş Doyum Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, tanımlayıcı istatistikler, ki-kare analizi, bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi (ileri analiz olarak Tukey HSD) kullanılmıştır.Bulgular: Araştırmaya katılan hemşirelerin , %5.3'ü Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nda, %50.5'i X Kuşağı'nda ve %44.2'si Y Kuşağı'ndadır. Y Kuşağı'nın meslekten ve işten ayrılma niyetleri Büyük Bebek Patlaması ve X Kuşağı'ndan daha yüksek iken; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın genel iş doyum ve altı alt boyut doyum düzeylerinin X ve Y Kuşağı'ndan daha yüksek olduğu bulunmuştur. X Kuşağı'nın ise, ücret alt boyutunda en düşük doyum düzeyine sahip olduğu saptanmıştır.Sonuç: Araştırmada, Y Kuşağı hemşirelerinin meslekten ve işten ayrılma niyetleri; Büyük Bebek Patlaması Kuşağı'nın ise iş doyum düzeyleri diğer kuşaklardan yüksek bulunmuştur. Hemşirelerin kurumda ve meslekte kalmalarını sağlayacak ve iş doyumlarını arttıracak stratejilerin belirlenmesinde bu özelliklerin dikkate alınması önerilmiştir.Anahtar Sözcükler: Kuşaklar, Hemşirelik, Ayrılma Niyeti, Meslekten Ayrılma, İşten Ayrılma, İş Doyum.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği KonferansıHemşirelerHemşirelik+2
Sevda Şen Bezirci
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tıbbi hatalarda tutum ölçeğinin geliştirilmesi

TIBBİ HATALARDA TUTUM ÖLÇEĞİNİN GELİŞTİRİLMESİDilek GüleçDr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesidgulec.11@hotmail.comÖZETAmaç: Çalışma, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemek üzere "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geliştirilmesi amacıyla metodolojik olarak gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Çalışma, bir eğitim ve araştırma hastanesinde yapılmış olup, araştırmanın örneklemine, araştırmanın yapıldığı hastanede Ocak -Aralık 2012 tarihleri arasında 80 hekim ve 207 hemşire alınmıştır (N: 287). Test tekrar test güvenirliği için aynı örneklem grubundan 65 kişiye üç hafta sonra tekrar test uygulanmıştır. Araştırmanın verileri sosyo-demografik özellikler ve 19 maddelik "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği" taslak formu ile toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler, kodlanarak bilgisayar ortamında geçerlik ve güvenirlik analizleri kapsamında sayı, yüzde, korelasyon analizi, faktör analizi, Cronbach Alfa katsayısı ve bağımsız gruplarda iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Bulgular ve Sonuç: Araştırmaya katılanların %45.3'ü 31-40 yaş grubundadır ve yaş ortalaması =36.9 (SS:8.0)'dur. Katılımcıların %78'i kadın, %72.1'i hemşire ve %29.6'sı uzman hekim, %35.9'u lisans mezunudur. Katılımcıların %26.5'i dahiliye kliniğinde, %72.5'i gündüz-gece ve %87.1'i haftada 45 saat ve üzeri çalışmaktadır. Araştırmacı tarafından 20 maddelik ölçek havuzu oluşturulmuştur. Kapsam geçerliği için 19 uzmanın görüşüne başvurulmuş ve alınan geri bildirimler sonrasında madde sayısı 19 olarak belirlenmiştir. Yapı geçerliği için doğrulayıcı faktör analizi sonucunda güvenirlik katsayıları .25'in altında olan üç madde ölçekten çıkarılmıştır. Tıbbi hatalarda tutum ölçeğine 16 madde olarak son şekli verilmiş ve üç faktörde toplanmıştır. Faktörler tıbbi hata algısı, tıbbi hataya yaklaşım ve tıbbi hata nedenleridir. Tüm maddelerin madde toplam puan korelasyon katsayıları .35 ile .56 arasında, pozitif yönde ve istatistiksel olarak çok anlamlı düzeyde bulunmuştur. Ölçeğin Cronbach alfa güvenirlik katsayısı tüm ölçek için ? = .75'tir. Araştırmada test tekrar test güvenirlik katsayısı .91 olup, iki ölçüm puanları arasında pozitif yönde, güçlü ve istatistiksel olarak ileri düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, "Tıbbi Hatalarda Tutum Ölçeği"nin geçerlik ve güvenirliği yüksek, hekim ve hemşirelerin tıbbi hatalarda tutumlarını belirlemede yeterli bir ölçme aracı olduğu bulunmuştur.Anahtar kelimeler: Hekim, Hemşire, Tıbbi hata, Tutum, Ölçek geliştirme

DoktorlarHemşirelerHemşirelik+3
Dilek Güleç
Dokuz Eylül University · Institute of Health Sciences
2012
11
Master'sOpen AccessTR

Kanıta dayalı hemşireliğe yönelik tutum ölçeğinin Türkçe'ye uyarlanması: Geçerlik ve güvenirlik çalışması

?KANITA DAYALI HEMŞİRELİĞE YÖNELİK TUTUM ÖLÇEĞİ?NİNTÜRKÇE'YE UYARLANMASI: GEÇERLİK VE GÜVENİRLİK ÇALIŞMASIYasemin AYHANDokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik FakültesiHemşirelikte Yönetim Ana Bilim Dalıya.ayhan@gmail.comAmaç: Bu çalışma, Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği'ni Türkçe'yeuyarlamak üzere geçerlik ve güvenirliğini test etmek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Yöntem: Araştırmanın örneklemine, İzmir'de bulunan bir devlet hastanesi, bir üniversitehastanesi ve bir özel hastaneden; yataklı birimlerde hasta bakımından sorumlu olarak çalışantoplam 342 hemşire, tabakalı rastgele örnekleme yöntemi ile alınmıştır. Veriler Mayıs-Eylül2012 tarihlerinde toplanmıştır. Ölçeğin kapsam geçerliliği, hemşirelikte doktorasını yapmışbeş uzmanın görüşü alınarak değerlendirilmiştir. Verilerin değerlendirilmesinde sayı/yüzde,bağımlı ve bağımsız gruplarda t testi, korelasyon analizi, Cronbach ? analizi, açıklayıcı vedoğrulayıcı faktör analizi kullanılmıştır.Bulgular: Ölçeğin tümünün Cronbach ? güvenirlik katsayısı .90; üç alt boyutun güvenirlikkatsayıları .86, .69 ve .71'dir. Madde-toplam puan korelasyonları .57 ile .76 arasındadır(p < .001). Ölçeğin zamana göre değişmezliğini değerlendirmek için dört - altı haftalardayapılan test-tekrar test ölçüm puan ortalamaları arasında fark bulunmamıştır(p > .05). Açıklayıcı faktör analizi sonuçlarına göre ölçek, toplam varyansın %58.65'iniaçıklamaktadır. Doğrulayıcı faktör analizi, ölçeğin, orijinal ölçekteki modelle uyumluolduğunu, üç faktörlü yapıyı doğruladığını, ölçeğin madde ve alt boyutlarının ölçekle ilişkiliolduğunu, her bir alt boyuttaki maddelerin kendi faktörünü yeterli olarak tanımladığınıgöstermiştir.Sonuç: Sonuçlar, Kanıta Dayalı Hemşireliğe Yönelik Tutum Ölçeği'nin orijinal ölçeklebenzer bir yapıda olduğunu, geçerlik ve güvenirliğinin yüksek olduğunu ve Türkiye'deyapılacak araştırmalarda başarıyla kullanılabileceğini göstermiştir.Anahtar kelimeler: Kanıta dayalı hemşirelik, tutum ölçeği, geçerlilik, güvenirlik

GeçerlikGüvenilirlikHemşireler+4
Yasemin Ayhan
Dokuz Eylül University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklara yönelik perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisi

Amaç: Araştırma, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde perioperatif güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımının komplikasyon gelişimine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel ve tanımlayıcı türdeki araştırmanın örneklemine, bir üniversite hastanesinin çocuk cerrahi kliniğinde ameliyat olan 0-16 yaş arası hastalar alınmıştır (n=469). Veriler 'Hasta Bilgi ve Komplikasyon Formu,' Ameliyat Öncesi Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu,' 'Ameliyathane Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ve Ameliyat Sonrası Dönem Güvenli Cerrahi Kontrol Listesi Formu' ile toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde sayı, yüzde, ki kare ve Fisher kesin ki-kare testi kullanılmıştır. Çalışmada, 117 hastaya güvenli cerrahi kontrol listesi perioperatif dönemde (ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrası) uygulanmıştır. 100 hastaya hiçbir aşamada güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanmamıştır. Kayıtlardan, veri toplanmasından önceki dönemde ameliyat olan 252 hastanın verileri elde edilmiştir. Bulgular: Hastalarda gelişen komplikasyon oranı; güvenli cerrahi kontrol listesi uygulananlarda %4.3, kontrol listesi uygulanmayanlarda %14.0, kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olanlarda ise %10.7 olarak bulunmuştur. Güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan ve uygulanmayan hastalarda gelişen komplikasyonlar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0.011). Ayrıca, güvenli cerrahi kontrol listesi uygulanan hastalar ve kontrol listesi kullanımından önceki dönemde ameliyat olan hastalarda komplikasyon sayıları arasındaki fark da istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0.028). Sonuç: Güvenli cerrahi kontrol listesi kullanımı çocuklarda görülen komplikasyon oranını azaltmaktadır. Hastanelerde çocuklara yönelik güvenli cerrahi kontrol listesinin oluşturulması ve uygulanması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Güvenli cerrahi, çocuk cerrahisi, kontrol listesi, komplikasyon.

CerrahiCerrahi tedaviKomplikasyonlar+2
Neriman Turan Mantar
Dokuz Eylül University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2015
00