
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Diyabetli çocuk ve ergenlerde gençler için yaşam kalitesi ölçeğinin Türkçe geçerlik ve güvenirliğin incelenmesi
Araştırma Tip I DMtanısı almış çocuk ve ergenlerin yaşam kalitelerini ölçmek amacı ile Tip1 Diyabetli Gençlerde Yaşam Kalitesi Ölçeğinin (Quality of life for youth), Türkçe formunun geçerlilik ve güvenirliğini değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Araştırma Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastanesi Endokrinoloji Anabilim dalı polikliniğinde yürütülmüştür. Çalışmamızda örneklem seçimine gidilmemiş, ölçek madde sayısının 10 katı hastaya ( 22*10 =220 ) ulaşılması amaçlanmış, ancak 200 hastaya ulaşılmıştır. Araştırma metodolojik olarak planlanmıştır. Araştırmamızın verileri, Eylül 2017- Haziran 2017 tarihleri arasında, yüz yüze görüşme tekniği kullanılarak sosyo-demografik bilgi formu, Tip1 Diyabetli Çocuk ve Ergenlerde Yaşam Kalitesi Ölçeği (DQOL-Y) (Quality of life for youth), çocuklar için yaşam kalitesi ölçeğinin (ÇİYKÖ) (Pediatric Quality of Life Inventory), çocuk değerlendirme formu (8-12 yaş) ve ergen değerlendirme formu (13-18 yaş) olmak üzere dört anket formu ile toplanmıştır. Araştırmamızın geçerlik çalışmaları için dil geçerliliği, kapsam geçerliliği, yapı geçerliği ve ölçüt geçerliği için yordama geçerliği yöntemleri kullanılmıştır. Dil geçerliği için çeviri- tekrar çeviri yöntemi ve kapsam geçerliği için uzman kişilere danışılarak gerçekleştirilmiştir. Yapı geçerliği için Doğrulayıcı Faktör Analizi yapılmıştır. Ölçüt geçerliği için ÇİYKÖ ve DQOL-Y arasında korelasyon katsayısı, regresyon katsayısı ve açıklayıcılık katsayısı değerleri incelenmiştir. Araştırmanın güvenirlik çalışması için zamana göre değişmezlik ve iç tutarlık yöntemleri kullanılmış ve iç tutarlık için madde analizi, Cronbach alfa katsayısı değeri incelenmiştir. Geçerlik çalışması için DQOL-Y öncelikle Türkçe'ye ve daha sonra İngilizce' ye çevrilerek dil geçerliği sağlanmıştır. Dil geçerliği sağlandıktan sonra ölçek uzman görüşüne sunulmuş ve uzman görüşleri doğrultusunda içerik geçerliği değerlendirilmiştir. Uzman görüşlerine göre tüm maddelerin Kapsam Geçerlik İndeksi (KGİ) değeri kabul edilen değer olan 0,70'nin üzerinde bulunmuştur. (KGİ>0,70). Ölçeğin yapı geçerliği için DFA'da incelenen uyum indeksleri değerleri yapı geçerliği için kabul edilen değerler arasında bulunmuştur (χ2/SD=0,98, RMSEA=0,00, SRMR=0,07, GFI=0,93, CFI=1,00, NFI=0,90, AGFI=0,89). Ölçeğin alt boyutlarına ilişkin faktör yükleri incelendiğinde maddelerin faktör yüklerinin 0,34 ile 0,98 arasında olduğu ve kabul edilen değerler arasında olduğu bulunmuştur. (p<0,01). Yapılan geçerlik ve güvenirlik analizleri sonucunda Diyabetli Çocuk ve Ergenlerde Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin Tip I DMtanısı almış çocuk ve ergenlerde yaşam kalitesini ölçmek için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu belirlenmiştir. Tip I DMtanısı almış çocuk ve ergenlerde Yaşam Kalitesi Ölçeği'nin daha geniş örneklem gruplarında uygulanarak değişmezliğinin araştırılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler; Tip 1 Diyabet, İyileşme, Geçerlik, Güvenirlik, Yaşam Kalitesi, Ergen, Çocuk
İntensif insülin tedavisi alan tip 1 diyabetli bireylerde karbonhidrat sayımının metabolik kontrole ve iyilik haline etkisi
Diyabetes Mellitus dünyada artarak yaygınlaşan ciddi bir kronik hastalıktır. Diyabetli bireylerin tedavisinde çeşitli beslenme yöntemleri kullanılmaktadır. Karbonhidrat sayımı yöntemi diyabetli bireylere özgürlük tanımaktadır. Bu araştırma, intensif insülin tedavisi alan tip 1 diyabetli bireylerde karbonhidrat sayımının metabolik kontrole ve iyilik haline etkisinin belirlenmesi amacıyla, tip 1 diyabeti olan 30 yetişkin birey ile yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini 18.07.2016-06.03.2017 tarihleri arasında Ege Diyabetliler Derneği ve İzmir Ekol Hastanesi Beslenme ve Diyet polikliniğine başvuran, araştırmaya katılmayı kabul eden ve belirlenen araştırma kriterlerine uyan bireyler (15 kontrol, 15 çalışma) oluşturmuştur. Veri toplanmasında; literatür doğrultusunda geliştirilen Birey Tanımlama Formu, Besin Tüketim ve Kan Şekeri Kayıtları Formu, Beslenme Değerlendirme Formu, Metabolik Kontrol Değişkenler Formu ve WHO İyilik Hali Anketi kullanılmıştır. Çalışma ve kontrol gruplarına planlı eğitim verilmiş olup elde edilen bulgular yönünden gruplar karşılaştırılmıştır. Araştırmada, çalışma ve kontrol gruplarının metabolik kontrol ve iyilik hali sonuçları karşılaştırıldığında; çalışma grubunda daha iyi metabolik kontrol sağlandığı görülmüştür. Çalışma grubunda; HbA1c ve total kolesterol değerinin kontrol grubuna göre daha fazla azaldığı saptanmıştır. Ayrıca çalışma grubunda depresyon ve anksiyete puanlarının azaldığı, enerji, pozitif iyilik hali ve genel iyilik halinin ise arttığı görülmüştür.
Telefon uygulaması destekli beslenme eğitiminin ağırlık kaybına etkisi
İnternet bazlı uygulamalar ulaşılabilirlik ve geniş erişim imkanı sebebiyle ağırlık kaybı programlarında bireyler için potansiyel destekleyicilerdir. Bu uygulamalarla bireylerin yaşam tarzı değişikliği hedef alınmaktadır. Bu tez çalışması; telefon uygulaması destekli beslenme eğitiminin standart eğitime göre ağırlık kaybına etkisini değerlendirmeyi amaçlayan randomize kontrollü bir çalışmadır. Telefon uygulamasının kişilerin diyete uyumunu ve motivasyonu artıracağı varsayılmıştır. Kişilerin antropometrik ölçümleri ile beslenme özellikleri, Vücut Ağırlığı Öz Yeterlilik Yaşam Tarzı (WEL test), Yaşam Kalitesi Ölçeği SF-36, Rosenberg Benlik Saygısı, Obezlere Özgü Yaşam Kalitesi Ölçeği (OÖYKÖ), Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği-II (SYBDÖ) ve Sağlıklı Yeme İndeksi (SYİ) puan düzeylerindeki değişimler ara değişkenler olarak sorgulanmıştır. Mart-Eylül 2018 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrin ve Metabolizma Hastalıkları Polikliniği'nde diyetisyene başvurarak rutin beslenme eğitimi alan, BKİ'si 25 ve üzeri olan, 18-64 yaş arası 79 birey çalışmaya alınmıştır. İlk görüşmede tüm bireyler veri toplama formu doldurulmuş ve araştırmacı tarafından tüm bireylerin antropometrik ölçümleri yapılmıştır. Tüm bireyler poliklinik diyetisyeni tarafından toplu olarak klasik beslenme eğitimi aldıktan sonra kişisel zayıflama diyetleri yazılmıştır. Sonrasında ise kontrol grubuna sadece 3 ay sonrası için kontrol randevusu verilmiştir. Olgu grubuna ise araştırmacı tarafından çalışma için tasarlanmış Motive isimli telefon uygulaması üzerinden 3 ay boyunca metin, görsel ve videolar ile eğitim verilmiş ve ilk görüşmeden 3 ay sonrasına kontrol randevusu verilmiştir. İlk testte olgu grubuna 39, kontrol grubuna ile 40 kişi alınmıştır. Olgu grubundan 20, kontrol grubundan ise 18 kişi son teste kadar çalışmayı tamamlamıştır. Bu nedenle çözümleme 38 kişi üzerinden yapılmıştır. Olgu grubunun ağırlık, BKİ ve beden yağ oranı ortalaması sırasıyla 91.4±18.0 kg, 33.8±6.0 kg/m2, % 39.5±5.2 iken son testte sırasıyla 88.5±17.1 kg, 32.8±5.8 kg/m2, % 39.3±6.0'ya düşmüştür (sırasıyla p=0.001, 0.001, 0.489). Kontrol grubunun ağırlık, BKİ ve beden yağ oranı ortalaması sırasıyla 89.4±24.7 kg, 33.3±5.0 kg/m2, % 39.1±4.6 iken son testte 86.4±16.9 kg, 32.2±4.7 kg/m2, % 38.7±4.9'a düşmüştür (sırasıyla p= 0.006, 0.006, 0.556). Olgu grubunun bel ve boyun çevresi sırasıyla 108.2±15.1, 37.3±3.5 cm iken son testte sırasıyla 106.1±15.1 cm, 36.4±3.3 cm'e düşmüştür (sırasıyla p=0.029, 0.001). Kontrol grubunun ise bel ve boyun çevresi sırasıyla 108.3±12.7, 38.3±4.1 cm iken son testte 105.5±12.4 cm, 37.5±4.3 cm'e düşmüştür (sırasıyla p=0.060, 0.028). Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği sonucuna göre sadece olgu grubunda benlik saygısında anlamlı artış saptanmıştır (p=0.035). SYBDÖ ana ölçeği ve SYBDÖ alt ölçeklerinden beslenme puanı ve stres yönetimi puanı, SYİ ve Yaşam Kalitesi SF-36 alt ölçeğinin ruh sağlığı puanında ilk teste göre sadece olgu grubunda anlamlı bir artış saptanmıştır (sırasıyla p=0.021, 0.001, 0.036, 0.007, 0.048). OÖYKÖ ve WEL testte her 2 grupta da anlamlı bir fark saptanamamıştır (p>0.050). Bu çalışmadan elde edilen sonuçlara göre hafif şişman ve şişman bireylerde telefon uygulaması destekli beslenme eğitiminin antropometrik ölçüm, benlik saygısı, sağlıklı yaşam biçimi davranışları, yaşam kalitesi ve sağlıklı yeme alışkanlıklarında olumlu gelişmeler sağlayabileceği düşünülmektedir.
Tip 2 diyabetli obez hastalarda armband ölçümleri ile kişiye özel hazırlanmış diyet tedavisinin metabolik kontrol üzerine etkisi
Diyabetik obez hastalarda armband (metabolik holter) ölçümleriile kişiye özel hazırlanmış diyet tedavisinin metabolik kontrol üzerine etkisi. Araştırma İzmir Özel Çankaya Tıp Merkezi'nde beslenme ve diyet bölümüne yönlendirilen diyabetli hastaların armband ölçümleri ile kişiye özel diyet tedavisinin metabolik kontrol üzerine etkisini araştırmak amacı ile 2013 Kasım-2014 Ağustos tarihlerinde yapılmıştır. Çalışmaya katılan diyabetli bireylerin 20-70 yaş arası, BKI>27 ve hba1c>7 şartlarını sağlaması göz önünde bulundurulmuş, bu özellikleri sağlayan ilk 20 hasta onayları alınarak çalışmaya dahil edilmiştir. Katılımcıların metabolik holter cihazı ile fiziksel aktivite düzeyleri ve enerji tüketimleri hakkında bilgi edinilerek, bireye özel bir diyet programı oluşturulmuş, haftalık kontrollerle bireyin diyete uyumu ve fiziksel aktivite artışı desteklenmiştir. Katılımcılar haftalık diyet takipleri ve ayda 1 kez olmak üzere toplamda 3 kez holter ölçümleri ile toplamda 3 ay boyunca kontrol altında tutulmuştur. Daha sonraki 3 ay boyunca katılımcılar ile aylık kontroller kesilmiş, 6. ay sonunda hastalar tekrar kontrole çağrılmıştır. Katılımcıların biyokimyasal bulguları çalışma başında, ortasında ve sonunda tıp merkezi bünyesinde değerlendirilmiştir. Çalışma sonunda, katılımcıların başlangıca göre hba1c değerleri (başlangıç: 8.71, 3. Ay:7.06, 6.ay: 7.14), Akş değerleri( başl: 199.6, 3. Ay :143.60 6. Ay: 152.85), Tkş değerlerinde (başl.:261.3, 3. Ay :142.55, 6. Ay: 144.6) anlamlı azalmalar tespit edilmiştir.(p<0.05) Çalışma başına göre diyabetlilerin ağırlıklarında.(Başl.: 92,3kg; 3. Ay: 87.33kg, 6. ay: 86.98kg), BKIdeğerlerinde(Başl.:34.76, 3. Ay: 32.86, 6. Ay: 32.69) ve yağ kütlelerinde(Başl.:36.06, 3. Ay:31.30, 6. ay:30.82) istatistiksel açıdan anlamlı azalma gözlenmiştir (p<0,05). Katılımcıların lipid profillerinden HDL ve LDL değerleri çalışma sonunda anlamlı değişim göstermezken; total kolesterol ve trigliserit değerleri çalışma başına göre istatistiksel açıdan anlamlı azalmalar göstermiştir. Katılımcılara takılan armband cihazı ölçüm sonuçlarında total enerji tüketimi (Başl.:2582.15; 1. Ay sonu: 2610.75, 2. Ay sonu: 2694.30), aktif enerji tüketimi (Başl.:361.70; 1. Ay sonu: 404.20, 2. Ay sonu: 468.75), aktif enerji süresi (Başl.: 1:08:42 saat:dakika:saniye,1. Ay sonu: 1:15:51 saat:dakika:saniye, 2. Ay sonu: 1:30:03 saat:dakika:saniye), adım sayısı.(Başl.:6592;1. Ay sonu: 8366, 2. Ay sonu: 8411), Met değeri (Başl.:1.24;1. Ay sonu: 1.27, 2. Ay sonu: 1.32), başlangıca göre, 1. ay ve 2. ay sonunda artış göstermesine rağmen istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmamıştır. Uyku süreleri (Başl.: 6:37:21 saat:dakika:saniye ,1. Ay sonu: 6:33:15 saat:dakika:saniye, 2. Ay sonu: 6:36:30 saat:dakika:saniye) ve uzanma süreleri (Başl.: 8:33:05 saat:dakika:saniye ,1. Ay sonu: 8:24:51 saat:dakika:saniye, 2. Ay sonu: 8:09:30 saat:dakika:saniye), zamanla istatistiksel açıdan anlamlı değişimler göstermemiştir (p>0,05). Çalışma sonucunda kişiye özel hazırlanmış tıbbi beslenme programı ve sıkı kontrolün metabolik kontrolü sağlamada etkili bir yöntem olduğu görülmüştür. Diyabet hastalarının diyete uyum ve motivasyonunu sağlamada sıkı takip ve yapılan ölçümlerin etkili olabileceği düşünülmüştür. Metabolik holter ile yaptığımız ölçüm sonuçları anlamlı değişimler göstermemiştir; buna rağmen hastanın aktivite düzeyini tahmin etmede diyet programındaki enerji hesaplaması açısından faydalı olmuştur. Bireylerin fiziksel aktivite düzeyini arttırma ve diyete uyumunu daha kolaylaştırmak adına yapılacak yeni ve uzun süreli araştırmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler:diabet (diyabet); Armband (kolbandı, metabolik holter) ; diet (diyet); metabolik kontrol (metabolic control).
Tip 1 diyabetli çocuk ve ergenlerde sürekli cilt altı glükoz ölçüm sistemleri ile hipoglisemi duyarsızlığının saptanması ve eğitimin etkinliği
Tip 1 Diyabet Mellituslu (T1DM) çocuk ve ergenlerde hipoglisemi duyarsızlığı varlığında normoglisemi ve iyi metabolik kontrol sağlanmaya çalışılması ağır hipoglisemi riskini arttırmaktadır. Hipoglisemi duyarsızlığı (HD); otonomik bulgular olmadan doğrudan nöroglukopenik bulguların ortaya çıkması olarak tanımlanmaktadır. Çocukluk çağında HD saptanmasına yönelik çok fazla çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma; Tip 1 DM çocuk ve ergenlerde hipoglisemi duyarsızlığını sıklığını belirlemek, sürekli cilt altı glükoz ölçüm sisteminin etkinliğini saptamak ve yapılandırılmış eğitimin duyarsızlığın düzelmesi üzerine etkisini araştırmak için yapılmıştır. Gereç ve yöntemler: Niceliksel Prospektif kontrollü olarak planlanan çalışmada, 5 yıl ve üzeri DM yaşı olan rastlantısal seçilen 37 olgu çalışmaya alındı. Hipoglisemi duyarsızlığını saptamak amacıyla tüm olgulara Medtronic iPro®2 profesyonel CGM sürekli glükoz ölçüm sistemi (SCGÖS) başlangıçta ve HD saptanan olgulara 3. ayda 6'şar gün süre ile uygulandı. Bu sürede hipoglisemi belirtileri için günlük tutuldu. Hipoglisemi için eşik değer <70mg/dl altı kabul edildi. Başlangıçta hipoglisemi duyarsızlığı saptanmış olgulara yapılandırılmış eğitim verildi. Başlangıç ve 3. ayda hipoglisemi duyarsızlığı oranları, etkileyen faktörler ve eğitimin etkisi değerlendirildi. Bulgular: Olguların 25'ü çoklu doz insülin (ÇDT), 12'ü insülin infüzyon pompa tedavisi (İPT) kullanmaktaydı. 15 erkek, 22 kız olgunun ortalama yaşları 13,88 ± 2,42 yaş, DM süresi, 7,67±1,66 yıl idi. İki olgu insülin pompa tedavisi, yedi olgu çoklu doz tedavi olmak üzere %24,3 (n:9) olguda hipoglisemi duyarsızlığı saptanmıştır. Diyabet süresi 5-8 yıl arası olanlarda %27,3 (n:6) DM süresi 8-11 yıl olanlarda %72,7 (n:3) HD vardı. Olguların hiçbirinde glukagon gerektiren ağır hipoglisemi gözlenmedi. HD saptanan olguların son bir yıllık HbA1c değeri %7,9±0,97 saptanmayanların % 8,4±1,2 bulundu (p:0,230). Çalışmanın başlangıcında: SCGÖS verileri karşılaştırıldığında, HD saptanan grupta < 70 mg geçen süre 11,44±5,12 saat, HD saptanmayan grupta 1,93±2,23 saat bulunmuştur (p:0,00). Hipoglisemik alan incelemesinde HD saptanan grupta; eğri altında kalan alan 1,81±0,95 saptanmayan grupta 0,23±0,31 bulunmuştur (p:0,00). Düşük olay sayısı HD saptanan grupta 8,33±3,60 olay saptanmayan grupta 2,68±2,05 olay olarak gözlemlenmiştir (p:0,00). HD olan grubun 3. ay kan şekeri değeri < 70 mg/dl süresi 4,44±3,78 saat (p:0,008) hipoglisemik alan 0,43±0,47 (p:0,008), düşük olay sayısı 5,22±3,99 (p:0,141) bulunmuştur. Başlangıç verilerine göre hipoglisemik alan ve hipoglisemi süreleri istatistiksel azalmış olmasına karşın hipoglisemik olay sayısında değişiklik gözlenmemiştir. Hiçbir olguda 3. ay sonunda HD gözlenmedi. Sonuç olarak; Diyabetli olgularda hipoglisemi duyarsızlığı sık olarak gözlenmektedir. SCGÖS, hipoglisemi duyarsızlığını belirlenmesinde etkindir. Bu olgularda yapılandırılmış eğitim ile hipoglisemi duyarsızlığı azaltılabilir. Anahtar Kelimeler: Tip 1 Diyabet, Hipoglisemi, Hipoglisemi duyarsızlığı, Yapılandırılmış Eğitim, Sürekli Cilt Altı Glükoz Ölçüm Sistemi Destekleyen Kurumlar: Ege Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projesi
Tip 2 diyabetli kadın hastalarda ikindi ara öğününde verilecek iki farklı ara öğün içeriğinin kan şekeri düzeyine etkisi
Bu çalışma, Tip 2 diyabetli, multiple insülin tedavisi kullanan kadınlarda , ikindi ara öğününde tüketilen iki farklı ara öğün içeriğinin kan şekeri üzerine etkisini araştırmak amacı ile yapılmıştır. Çalışma, Ege Üniversitesi Endokrinoloji Bilim Dalı Polikliniğinde, 2014 Ocak- 2015 Nisan tarihleri arasında, polikliniğine gelen tip 2 diyabetli, yaşları 45-60 arasında olan, multiple insülin tedavisi alan, 15 diyabetli birey ile tamamlanmıştır. Rutin yapılan tetkiklerinde, hedeflediğimiz A1C değerine sahip, hedeflenen BKİ aralığında olan gönüllüler çalışmaya alınmıştır. Gönüllülere rutin işlemler dışında sürekli glukoz monitorizasyon sistemi (CGMS) uygulanmıştır. Gönüllülerin, antropometrik ölçümleri yapılmıştır. Ağırlık ölçümü, biyoelektriksel empedans analiz (TANİTA BC- 418 MA) cihazı ile yapılmıştır. Çalışmaya dahil olma kriterleri; Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Endokrinoloji Bilim Dalı polikliniğine başvuran 45 -60 yaş arasında, multiple insülin tedavisi kullanan, 6.5< A1c < 10 olan, BKİ< 35 ve GİS bozukluğu ve nefropatisi bulunmayan, birbirleriyle benzer fiziksel aktiviteye sahip gönüllü tip 2 diyabetli kadın bireyler alınmıştır. Kişiye özgü tıbbi beslenme tedavileri belirlenerek beslenme planları yapılmıştır. Bu plan çerçevesinde ikindi ara öğün için kişinin gereksinim duyduğu karbonhidrat ilk iki gün sadece meyveden (karbonhidrat), izleyen diğer iki gün ise meyveye ek olarak sütten( karbonhidrat, protein, yağ) karşılanmıştır. Hastalara, ilk geldikleri gün, bu konuda eğitimli diyabet hemşiresi tarafından sürekli glukoz monitorizasyon sistemi (CGMS) cihazı takılmış ve 4 gün süre ile kan şekerlerindeki değişiklikler izlenmiştir. Katılımcıların %13.3'ü okuryazar değil, %26.7'si okur yazar, %33.3'ü ilkokul, %13.3'ü lise, %13.3'ü üniversite mezunudur. Fiziksel aktivite bakımından %93.3'ü sedanterdir. %93.3'ünün sosyal güvenliği vardır. Diyabetli bireylerin, %86.7'si sigara kullanmamakta, %13.3'ü sigarayı bırakmıştır. Alkolü hiçbiri kullanmamaktadır. (%100.0) Katılımcıların beslenme alışkanlığını değerlendirdiğimizde, yaklaşık yarısının düzenli ara öğün alışkanlığının olmadığını saptanmıştır. 7 kişinin kuşluk ara öğününü atladığı (% 46.7), 6 kişinin ikindi ara öğününü atladığı (% 40.0), 5 kişinin gece ara öğününü atladığı (% 33.3) saptanmıştır. Çoğu, kahvaltı yapma alışkanlığına sahiptir.(%93.3) Hepsi akşam yemeğini düzenli tüketmektedir. (%100.0) En az tüketilen öğün, öğle yemeğidir. 3 kişinin öğle yemeğini yemediği görülmüştür. (% 20.0) Katılımcıların 8'nin BKI'i 25.0 - 29.9 arasındadır. (% 53.3) 7'sinin BKI ≥ 30 kg/m²'dir. (% 46.7) Tüm katılımcıların bel çevresi ≥ 88 cm ve bel/boy oranları ise ≥ 0.5 cm'dir.(%100.0) Katılımcılar, CGMS takılı olduğu sıradaki dört günlük besin tüketim kayıtları BEBİS 7.0 yazılım programı ile değerlendirilmiş ve %45.4 karbonhidrat, %36.8 yağ, % 17.8 proteinden karşıladığı saptanmıştır.Bu çalışmada, verileri istatiksel paket proramı spss15.0 ile değerlendirdik, bağımlı gruplarda Wilcoxon işaretli sıra testi uyguladık. Katılımcıların gece 03.00, sabah,öğle,akşam açlık ve tokluk kan şekeri ortalamaları ve gece 23:00 kan şekeri ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık bulmadık. Açlık ve tokluk kan şekeri değerleri ortalamasına göre değerlendirdiğimizde, iki gün ikindi ara öğününde meyve tüketen grup ile takip eden 2 günde ikindi ara öğününde meyve ile beraber süt tüketen grup arasında kan şekeri değişkenliği açısından anlamlı fark bulunmadı. Katılımcıların ikindi ara öğünden sonraki 180 dk. içerisindeki eğri altında kalan (AUC) değerlerini karşılaştırdığımızda, ilk iki gün ikindi ara öğününde meyve tüketen grup ile takip eden 2 günde ikindi ara öğününde meyve ile beraber süt tüketen grup arasında eğri altında kalan alan açısından anlamlı olarak fark bulunmadı. Sonuç olarak, ara öğünde tüketilmesi önerilen standart bir besin veya menü yoktur. Diyabetik bireyin beslenme alışkanlıklarını değerlendiren diyetisyen, hedeflenen metabolik kontrole, medikal tedaviye, egzersiz varlığına ve sosyo-kültürel durumuna göre ara öğün planını düzenlemelidir.