
718
Archived Theses
1
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
İlköğretim okullarının bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin örgütsel bağlılıkları arasındaki ilişki (Ankara ili örneği)
Bu araştırmada Ankara ili merkez İlçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmen görüşlerine göre, okulların otorite hiyerarşisi, kurallar/düzenlemeler, nesnellik ve prosedürel özellikler boyutlarındaki bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Tarama modelindeki bu araştırmanın örneklemini 2008-2009 öğretim yılında Ankara ili merkez ilçelerine bağlı resmi ilköğretim okullarında görev yapan 454 öğretmen oluşturmaktadır. Okulların bürokratik özelliklerinin (otorite hiyerarşisi, kurallar/düzenlemeler, nesnellik, prosedürel özellikler) gerçekleşme düzeyini ve öğretmenlerin duygusal bağlılık, devam bağlılığı ve normatif örgütsel bağlılık düzeylerini belirlemek üzere iki ayrı ölçekten faydalanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler aracılığıyla elde edilen veriler SPSS 15 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, Pearson momentler çarpım korelasyon katsayıları hesaplanmış ve çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda;İlköğretim okullarının orta düzeyde bürokratikleşme gösterdiği belirlenmiştir. En yüksek düzeyde gerçekleşen bürokratikleşme boyutunun prosedürel özellikler olduğu, bu boyutu kurallar düzenlemeler ve nesnellik boyutunun izlediği sonucuna ulaşılmıştır. En düşük bürokratikleşmenin ise otorite hiyerarşisi boyutunda olduğu ortaya koyulmuştur.Öğretmenlerin en yüksek örgütsel bağlılık türünün duygusal bağlılık olduğu, bunu normatif bağlılığın izlediği belirlenmiştir. Öğretmenlerin en düşük örgütsel bağlılık türünün ise devam bağlılığı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.İlköğretim okullarının bürokratikleşme düzeyi ile öğretmenlerin duygusal bağlılık ve normatif bağlılık düzeyleri arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bürokratikleşme düzeyi ile devam bağlılığı arasındaki ilişkinin ise daha düşük düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar kelimeler: Bürokratikleşme, örgütsel bağlılık, duygusal bağlılık, devam bağlılığı, normatif bağlılık.
2000-2008 yılları arasındaki Talim ve Terbiye Kurulu kararlarının değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, Talim ve Terbiye Kurulu (TTK)' nun 2000 - 2008 yıllarını kapsayan dönemde aldığı kararların nicel ve nitel incelemesini yapmaktır.Türk Milli Eğitim Sisteminin öğretim programlarını, ders kitaplarını ve bütün eğitim ? öğretim araçlarını belirleyen, yönlendiren ve Türk toplumunun ihtiyaçları doğrultusunda gelecek kuşakların yetişmesi ve eğitilmesi için temel hedef ve kararları tespit eden Talim ve Terbiye Kurulu' nun 2000 - 2008 yılları arasındaki kararları, belgesel tarama tekniği ile ele alıp incelenmiş, elde edilen veriler bir sistem içinde bütünleştirilerek, genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Ayrıca bu amaca bağlı olarak incelenen Talim ve Terbiye Kurulu Kararları' nın eğitim uygulamalarına yansımaları da incelenmiştir.Bu araştırma, Talim ve Terbiye Kurulunun ' nın 2000 - 2008 yılları arasındaki almış olduğu Yönetmelik, Eğitim Programları, Ders Kitapları, Ders Dağıtım Çizelgesi ve Şûra kararlarıyla sınırlı tutulmuştur.TTK' nın 2000 - 2008 yılları arasında alınan kararların büyük çoğunluğunu ders kitaplarıyla ilgili kararların oluşturduğu görülmektedir. 2000 - 2008 yılları arasındaki kararların %69' u Ders Kitabı, %13' ü Eğitim Programları, %8' i Yönetmelik, , %7.8' i Ders Dağıtım Çizelgesi, %2' si çeşitli konular, %0.2' si ise Eğitim Şûralarıyla ilgili düzenlemelerden oluşmaktadır.
Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları gösterme düzeyleri ile öğretmenlerin yaşadıkları örgütsel güven ve yıldırma arasındaki ilişki
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu yöneticilerinin etik liderlik davranışları gösterme düzeyleri ile öğretmenlerin yaşadıkları örgütsel güven ve yıldırma arasındaki ilişkiyi saptamaktır.Bu araştırma ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Kastamonu ili sınırları içinde yer alan, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullunda görev yapan 2131 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini random tekniği ile seçilen 7 ilçe merkezi (Merkez, Daday, Taşköprü, Tosya, Devrekâni, Pınarbaşı ve İnebolu) oluşturmaktadır. Bu yedi ilçede toplam 1549 öğretmen bulunmaktadır. Bu öğretmenler, ?Oransız eleman örnekleme? yöntemi ile örnekleme seçilmişlerdir. Araştırmada, okul yöneticilerinin etik liderlik düzeylerini belirlemek için ?Etik Liderlik Ölçeği?, ilköğretim okullarındaki örgütsel güven düzeyini belirlemek için ?Okulda Örgütsel Güven Ölçeği? ve yıldırma düzeyini belirlemek için de ?Negative Acts Questionarrie? [Olumsuz Davranış Ölçeği (ODÖ)] kullanılmıştır.Araştırmada şu bulgulara ulaşılmıştır: İlköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin etik liderliğin iletişimsel etik, iklimsel etik, davranışsal etik ve karar vermede etik alt boyutlarına ilişkin algıları orta düzeydedir. İlköğretim öğretmenlerinin örgütsel güvenin çalışanlara duyarlılık ve yeniliğe açıklık boyutlarına ilişkin algıları orta düzeyde, yöneticiye güven ve iletişim ortamı boyutlarına ilişkin algıları ise iyi düzeydedir. Örneklem grubunu oluşturan öğretmenlerin yıldırmanın görev ve sosyal ilişkiler boyutları kapsamına giren olumsuz davranışlara maruz kalma sıklığı ise ?ara sıra? düzeyindedir.Araştırmanın ilköğretim okulu yöneticilerinin etik liderlik davranışları gösterme düzeylerinin öğretmenlerin algıladıkları örgütsel güveni ve yıldırmayı hangi düzeyde ve yönde etkilediği ile ilgili bulgular ise şu şekildedir: Yıldırma üzerinde etik liderliğin ve örgütsel güvenin etkisinin negatif yönde ve anlamlı olduğu ve etik bir okul ortamı ve güvenli bir okul ikliminin öğretmenlerin yıldırma algılarını düşürdüğü ortaya konmuştur. Etik liderliğin, örgütsel güven üzerindeki etkisi ise pozitif yönde ve anlamlı bulunmuştur. Bununla birlikte, etik liderliğin yıldırma üzerinde hem doğrudan hem de örgütsel güven aracılığı ile dolaylı ve anlamlı bir etkisinin olduğu ortaya konmuştur. Okul yöneticilerinin etik davranışlarına ilişkin ilköğretimde görev yapan öğretmenlerin algıları olumlu hale geldikçe güven duygusu artmakta, böylece yıldırma algısı da azalmaktadır. Ayrıca, örgütsel güvenin yıldırma üzerinde etik liderliğe göre daha güçlü bir yordayıcı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre, etik liderliğin en iyi göstergesinin iletişimsel etik, sonra sırasıyla iklimsel etik, davranışsal etik ve karar vermede etik olduğu, örgütsel güvenin en iyi göstergesinin yöneticiye güven ve sonra sırasıyla yeniliğe açıklık, iletişim ortamı ve çalışanlara duyarlılık olduğu, yıldırmada ise sosyal ilişkiler boyutunun görev boyutuna göre daha güçlü bir gösterge olduğu ortaya konmuştur.Bu araştırmanın sonucu olarak, okul yöneticileri etik liderlik becerilerini arttırdıkça okulda öğretmenlerin örgütsel güven düzeyinin arttığı, örgütsel güvenin artış göstermesi ile birlikte öğretmenlerin yıldırma düzeyinde düşüş yaşandığı ortaya konmuştur.Anahtar Kelimeler: Etik Liderlik, Örgütsel Güven, Yıldırma, Okul Yöneticisi, Öğretmen
Nakış sanayinde çalışan elemanların mesleki yeterliliklerinin belirlenmesi ve yeterliliklere dayalı program modeli
Bu araştırmanın amacı, çalışma yaşamının gereksinim duyduğu elemanların niteliklerinin tanımlanmasında iş yaşamınca belirlenen ve benimsenen mesleki yeterlilikler doğrultusunda program modeli oluşturmaktır.Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan İNSAD ve İstanbul Sanayi Odasına bağlı seksen adet küçük, orta ve büyük ölçekli nakış işletmesi oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi; evrenden seçilen ve evreni temsil ettiğine inanılan, nakış işletmelerinden ulaşılan otuz sekiz işletmede çalışan ve alanında uzman yüz kırk iki kişisinden oluşmaktadır. Örneklemi evrenden görüşmeyi kabul edenler oluşturmuştur.Nakış eğitimi programının oluşturulmasında, nakış alanı için görev grupları belirlemek amacıyla uzman kişilere iş analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda ?tasarımcı, desenci, işaretçi, numuneci, makineci, kalite kontrolcü ve kalite kontrol bölümü içinde onarıcı ve temizleyici? den oluşan altı görev grubu belirlenmiştir. Belirlenen bu görev gruplarının yeterlilik durumlarının önem derecelerinin belirlenmesi ve iş tanımları için işletmedeki konu ile ilgili uzman kişilere (tasarımcı, desenci, işaretçi, numuneci, makineci, kalite kontrolcü ve kalite kontrol bölümü içinde onarıcı ve temizleyici) görev gruplarını içeren anket uygulanmıştır. Toplanan veriler, önce veri kodlama formlarına işlenmiştir. Daha sonra bilgisayara aktarılan veriler üzerinde gerekli istatistiksel çözümlemeler için Excel ve SPSS 13.0 paket programından yararlanılmıştır. Frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları hesaplanarak tablolaştırılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgu ve yorumlara göre, altı görev grubuyla ilgili mesleki yeterliliklerin büyük çoğunluğunun çok gerekli ve gerekli olduğu ortaya çıkmıştır. Çıkan bu sonuçlar doğrultusunda nakış alanı için eğitim programının genel yapısı oluşturulmuştur. Program oluşturulurken her bir görev dalı için uzmanlık eğitimi esas alınmış, bununla birlikte farklı bir görev yan dal olarak seçilmiştir. Ayrıca nakış eğitimi programı, ilköğretim mezunlarına meslek edindirmek amacıyla bir sertifika programı olarak önerilmektedir.Hazırlanan program modelinin uygulanması sonucunda, nakış eğitimi alanından mezun öğrencilerin istihdam edilmelerinin daha kolay olması ile birlikte iş yaşamlarında daha başarılı ve verimli olacakları düşünülmektedir.
Okul yöneticilerinin bilgi yönetimi sürecini etkili kullanabilme becerileri ile liderlik stilleri arasındaki ilişki(Ankara ili örneği)
Araştırmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel lise programı uygulayan ortaöğretim kurumlarında görevli öğretmen görüşlerine göre, okul müdürlerinin liderlik stilleri ile bilgi yönetimi sürecini etkili kullanabilme becerileri arasındaki ilişki saptanmıştır.Araştırmanın evrenini, Ankara İli genel lise programı uygulayan ortaöğretim okullarında görevli öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırma evreni içindeki 111 okuldan 17'sinde görev yapan öğretmenler örneklemi meydana getirmektedir. Bu araştırma kapsamında öğretmen görüşlerinin alınmasına yönelik; okul yöneticilerinin liderlik özelliklerinin belirlenmesi ?Multifactor Leadership Questinaire (MLQ)? ve bilgi yönetimi süreci üzerindeki etkililiklerinin tespiti amaçlı ?Bilgi Yönetimi Süreci Anketi (BYSA)? iki anketten faydalanılmıştır. Anketler aracılığı ile elde edilen veriler SPSS programına aktarılmış, analizler yapılarak yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda1)Öğretmen görüşlerine göre, orta öğretim kurumları müdürleri dönüşümcü liderlik stiline ait davranışları daha fazla sergilemektedir.2)Dönüşümcü liderlik özellikleri ile bilgi yönetimi süreci basamakları arasındaki ilişkinin değerleri; etkileşimci liderlik özellikleri ile kıyaslandığında belirgin bir şekilde daha yüksektir.Araştırma sonunda, ortaya çıkan sonuçlara dayalı olarak araştırmacı tarafından öneriler bölümü hazırlanmıştır.
Lise öğrencilerinin korozyon konusuyla ilgili bilgi düzeylerinin saptanması
Bu çalışmanın amacı lise öğrencilerinin korozyon konusu hakkındaki görüşlerini belirlemek ve bu görüşlerin literatürdeki görüşlerle uygunluğunu test etmektir.Kimya, fizik ve biyoloji bilim dallarında önemli olan konulardan biri de korozyon konusudur. Korozyon; metallerin çevreleri ile reaksiyona girerek doğadaki durumlarına dönmesi olarak tanımlanabilir. Sanayileşmenin getirdiği yeniliklerle önemi daha da artan bu konunun güncel sonuçlarını öğrencilere öğretmek önem arz etmektedir. Orta öğretim müfredat programında korozyon başlığı altında konu bulunmamaktadır.Lise öğrencilerine korozyon olayının neden olduğu olaylar ve sonuçlarına ait bilgilerini ölçen 12 soruluk test ve 2 soruluk bir anket hazırlanmıştır. Anket toplam 194 kişiye uygulanmıştır.Değerlendirmeler sonucunda öğrencilerin çevrelerinde meydana gelen güncel olayların sebeplerini hemen hemen bildikleri fakat olayların korozyonla ilişkisini bilemedikleri ortaya çıkmıştır. Bu amaçla korozyon konusunun ortaöğretim müfredat programında hangi çerçevede anlatılması gerektiği araştırılmış ve konu ile ilgili öneriler hazırlanmıştır.
Lider olarak orkestra şefi
Orkestra ruhun oluşmasında, orkestra şefinin çok önemli bir rolü bulunmaktadır. Orkestra performansının en iyi seviyeye ulaşması için, bilgisi, yeteneği, deneyimi ile orkestraya yol gösteren, orkestra şefinin, ?liderlik? yönü de büyük önem arz etmektedir. Bu araştırmada, orkestra şefliğinin liderlik ile olan bağlantıları ve Türk orkestra şeflerinin liderlik tipleri incelenmektedir. Sosyal bilimler ve sanat disiplinlerinin birbirleriyle olan etkileşimlerine de vurgu yapılan araştırmada, nitel-nicel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır.Fiedler'in durumsal liderlik yaklaşımı çerçevesinde gerçekleştirilen bu araştırmada, Fiedler'e ait olan En Az Tercih Edilen Orkestra Elemanı (ETEOE) ve Lider Etkinlik Düzeyi (LED) ölçekleri kullanılmıştır. Bu ölçekler Türk orkestra şefleri tarafından doldurulmuş ve elde edilen veriler istatistik teknikleri doğrultusunda analiz edilmiştir.Yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, orkestra türü ve yönetimdeki kıdem yılı değişkenlerine göre liderlik tipleri çözümlenen, orkestra şeflerinin büyük bir kısmının ?ilişkiye yönelik? liderlik tipini tercih etikleri saptanmıştır. Bu da durumsallık yaklaşımı açısından olumsuz bir tutum olarak değerlendirilmektedir. Araştırma sonucunda şeflerin büyük bölümünün; çevresiyle olan ilişkilerinde saygılı, açık sözlü, görevler esnasında katılımcı, genel performanslarının ise iyi düzeyde olduğu belirlenmiştir. Yine yüksek miktardaki orkestra şefinin ise otokratik liderlik tipine sahip olmaları da orkestraların performanslarında olumsuz etkiler yaratabileceği değerlendirilmektedir.
Alanya baş süslemeleri ve giyim özelliklerinin araştırılarak turistik bebek üzerinde simgeleştirilmesi
Araştırmada, Alanya baş süslemeleri ve giyim kuşamının malzeme, teknik, desen, renk, boyut ve kullanım özelikleri araştırılarak elde edilen bulguların Alanya'ya özgü bir folklorik bebek üzerinde simgeleştirilmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini Alanya, Alanya Müze'si, Avşar Folklor Evi, Antalya Halk Eğitim Merkezi ve Başpınar Köyü ve Alanya'da folklorik bebek satıcısı 30 kişi oluşturmaktadır. Alanya, Alanya Müze'si, Avşar Folklor Evi, Antalya Halk Eğitim Merkezi ve Başpınar Köyü'nde bulunan Alanya baş süslemeleri ve giyim özelliklerini yansıtan örnekler örneklem olarak seçilmiştir.Verilerin toplanmasında Alanya'daki folklorik bebek satıcısı 30 kişiye uygulanan 4 seçenekli görüşme formu ve ulaşılan örneklere ilişkin 101 adet bilgi formu kullanılmıştır. Görüşme formuna verilen cevaplar tablolara aktarılmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgular şunlardır; Folklorik bebek satan bireylerin çoğunluğunu orta yaşa yakın yetişkin kadın bireyler oluşturmaktadır. Eğitim durumları genellikle lise düzeyindedir. Alanya'da satılmakta olan folklorik bebeklerin Alanya giysi çeşitliliğini, Alanya baş süslemelerini ve Alanya takılarını yansıtmadıkları saptanmış, Alanya'daki folklorik bebek satıcılarının Alanya'yı yansıtan bir folklorik bebeği satmakta çok istekli oldukları gözlenmiştir.Alanya, giysi çeşitliliği, baş süslemeleri ve giyim özellikleri bakımından zengin bir kültüre sahiptir.Araştırma bulgularına dayalı olarak bu araştırmanın başlangıç ve örnek olacağı düşünülerek Alanya Halk Eğitim Merkezi'nin yöresel baş süslemeleri ve giyim özellikleri ile ilgili kapsamlı bir araştırma yürütmesi, Alanya Halk Eğitim Merkezi'nde Folklorik bebek yapımı ile ilgili kursların açılıp yayınlaştırılması, yurt içi ve yurt dışı tanıtım ve pazarlama olanaklarının artırılarak turizme kazandırılmasıyla kalkınmaya ekonomik katkıda bulunulması ve konuyla ilgili daha geniş araştırmaların yapılmasına yönelik önerilere yer verilmektedir.
Mesleki eğitim merkezlerinde uygulanmakta olan erkek berberliği eğitim programının değerlendirilmesi
Bu araştırma ile Mesleki Eğitim Merkezlerinde uygulanmakta olan erkek berberliği eğitim programına yönelik öğrenci ve öğretmen görüşlerinin alınması ve programın bu görüşler doğrultusunda değerlendirilmesi hedeflenmiştir.Çalışma, tarama modeline dayalı, betimsel araştırma yöntemi ile yapılmıştır. Araştırmada kullanılan anketler araştırmacı tarafından hazırlanmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara ilindeki 12 Mesleki Eğitim Merkezi ve bu merkezlerde erkek berberliği bölümünde çalışan öğretmenler ve bu bölümde öğrenim gören son sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş, çalışmanın örneklemini 12 MEM'de çalışan 23 öğretmen ve bu programda öğrenim gören 280 son sınıf öğrencisi oluşturmuştur.Araştırmada kullanılan veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmacı tarafından öğretmen ve öğrenci görüşleri için birbirine paralel iki ayrı anket formu hazırlanmıştır. Hazırlanan anketler iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde öğretmen/öğrenciye ilişkin kişisel bilgiler yer almaktadır. Anketlerin ikinci bölümünde erkek berberliği eğitim programının hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme yöntemlerinin uygunluğu ile ilgili maddeler bulunmaktadır.Anket sonucu elde edilen veriler araştırmacı tarafından SPSS programında değerlendirilmiştir. Öğretmenlerin ve öğrencilerin erkek berberliği eğitim programının hedef, içerik, eğitim durumları ve ölçme-değerlendirme öğelerinin uygunluğuna ilişkin görüşlerinin yüzde ve frekans dağılımları alınmıştır.Araştırmanın sonucunda öğrenci ve öğretmenlerin yarıya yakınının, erkek berberliği eğitim programının hedeflerini uygun buldukları saptanmıştır. Ayrıca öğrencilerin mesleki bilgi, beceri, tutum ve alışkanlıklar konusunda kendilerini yeterli gördükleri ve öğretmenlerin de benzer biçimde düşündükleri görülmüştür. Öğrenciler üç yıllık eğitimi fazla bulurken, öğretmenler eğitim süresini yeterli olarak değerlendirmiştir.Hem öğrenci hem de öğretmen görüşlerine göre, öğrencilerin çoğunluğunun saç kesimi, sakal bıyık traşı ve hijyen dersi hedeflerine ulaşabildikleri, saça renk verme ve saça kalıcı şekil verme derslerinin hedeflerine ise ulaşamadıkları sonucuna varılmıştır.Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre içeriği oluşturan ders, konu ve üniteler yeterlidir. Öğrenciler derslerin teorik bölümlerini fazla bulurken, öğretmenler bu görüşe katılmamış ve ders içeriklerinin uygun olduğunu belirtmiştir. Yine öğrenciler saç bakımı, iş analizi, saça geçici şekil verme teknikleri, saça kalıcı şekil verme teknikleri, saça renk verme, hijyen ve sakal bıyık traşı derslerinin saatlerini fazla bulmuşlar ve bu derslerin 32 saat olmasını istemişlerdir. Öğretmenler ise yalnızca saça geçici şekil verme teknikleri ve hijyen dersinin ders saatinin azaltılmasını istemiştir.Öğretmen ve öğrencilere göre derslerin çok fazla teorik işlendiği, uygulamaya yer verilmediği ve sınıflarda da öğrenci sayısının fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Hem öğrenci hem de öğretmenlere göre sınıflarda en fazla anlatım yöntemi kullanılmaktadır. Ayrıca sınavlarda en fazla çoktan seçmeli testlerin tercih edildiği, sınavların anlaşılır ve soru sayısının yeterli olduğu, sınavların bilenle bilmeyeni ayırt ettiği ve değerlendirme sonuçlarına göre öğretimin tekrarlandığı belirlenmiştir.Öğrenci ve öğretmenlerin genel memnuniyet düzeylerine ilişkin görüşlerine bakıldığında ise öğrenci ve öğretmenlerin programa isteyerek katıldıkları, öğrencilerin program sonunda alacakları diplomanın bu eğitimi seçmede etkili olduğu ve öğretmenlerin erkek berberliği alanında öğretmenlik yapmada kendilerini yetersiz gördükleri saptanmıştır.
Şehirlerarası karayollarında hizmet veren dinlenme tesislerinde tüketici memnuniyeti
Bu araştırma, tüketicilerin dinlenme tesisleri hakkındaki düşüncelerini saptamak amacıyla planlanmış ve yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda değişik yol güzergâhlarında bulunan dinlenme tesislerini kullanan 237 tüketici, araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında, yolculuk yapanların büyük bir çoğunluğu 36 yaş ve altındadır. Araştırmada memur ve yüksek öğretim mezunlarının daha fazla seyahat ettiği görülmektedir. Tüketicilerin önemli bir bölümünün fast food bölümündeki yiyecekleri tercih ettikleri belirlenmiştir, bu durumun ortaya çıkmasında mola süresinin kısıtlı olması etkilidir. Tüketiciler fast food daki yiyecekleri tercih etmekle birlikte fast food fiyatlarını pahalı bulmaktadır.Geleneksel tatlardan dolayı sulu yemek bölümünü tercih eden tüketicilerde bulunmaktadır. Bu bölümde uygulanan self servis yöntemi tüketiciler tarafından olumlu fakat yemek fiyatları pahalı bulunmaktadır.İstediği ürünü dinlenme tesislerinin marketlerinde rahatlıkla bulabilen tüketiciler, fiyatları yüksek bulmaktadır.Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu dinlenme tesislerine iletmek istedikleri istek ve şikâyetleri rahatlıkla ilgili birime bildirirken, bunların yerine getirildiği konusunda kararsızdır.Tüketicilerin dinlenme tesislerinde en fazla sıkıntı çektiği konuların başında yüksek fiyatlar gelmektedir. Bu durumun ortaya çıkmasında otobüs firmalarının dinlenme tesislerinden aldığı promosyon ücretlerinin etkisi büyüktür. Dinlenme tesisleri bunu dengelemek için yüksek fiyatlar uygulamaktadır. Bunun sonucu olarak da tüketiciler olumsuz etkilenmektedir. Dinlenme tesislerinin tüketici merkezli hizmet anlayışını benimsemeleri önemlidir. Dinlenme tesisleri hakkında tüketicilerde mevcut olan olumsuz düşünceler ancak bu şekilde ortadan kalkacaktır. Bunun sonucu olarak dinlenme tesisleri gelirlerini arttırdığı gibi tüketicilerin güvendiği müesseseler haline gelecektir.