
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Döngülü açlık ve yemleme sıklığının çipura (Sparus aurata) yavrularında büyüme ve yem alımı üzerine etkileri
Bu çalışma iki ayrı denemeden oluşmuştur:I. denemede, çipura yavrularında döngülü açlık ve yemleme sıklığının büyümeye, vücut kompozisyonuna ve yem değerlendirmesine birlikte olan etkilerini değerlendirmek için yürütülmüştür. Bu amaçla, 324 yavrudan oluşan 3 tekerrürlü gruplar (10.40 ± 0.07 g) 27 tanka (150 L) stoklanmıştır ve deniz suyunda akışlı sistemde yetiştirilmiştir. 3x3 faktöriyelleri deneme planına göre, sürekli beslenen kontrol grubu (A) ve iki döngülü açlık grubu: 1 gün aç/3 gün doyana kadar beslenen (B), 1 gün aç/5 gün doyana kadar beslenen (C) gruplardan oluşan bir deneme tasarlanmıştır. Tüm bu gruplarda besleme 3 farklı yemleme sıklığı ( günde 2, 4 ve 6 defa ) uygulanarak yapılmıştır ve deneme 60 gün sürmüştür. Çalışma süresince büyüme, ağırlık kazancı, yem kullanımı (yem verimliliği ve günlük yem alımı), spesifik büyüme oranı (SBO) değerleri her 12 günde bir ölçülmüştür. Her tanktaki oksijen konsantrasyonu gözlenmiş ve oksijen tüketimi her grupta yem alımı öncesi ve sonrasında hesaplanmıştır. Çipura yavrularında döngülü açlık, yemleme sıklığı ve bu faktörlerin etkileşimi büyüme ve besin kullanımını önemli düzeyde etkilemiştir. Ancak, büyüme ve ağırlık kazanımı yalnızca açlık döngüsü tarafından etkilenmiştir. Besleme sıklığı ile açlık döngüsü arasında bir etkileşim bulunmamıştır. Gruplar arasında vücut kompozisyonundaki yağ oranlarında önemli bir fark çıkmamıştır. Oksijen tüketimi özellikle yemleme sonrasında ve açlık gününden sonraki doyana kadar besleme gününde artmıştır. Bulgularımız günde 4 kere besleme sıklığı ile 1 gün aç ve 5 gün tok grubunda yeterli telafi büyümesi sağlandığını desteklemektedir.II. denemede, çipura yavrularında (19.4 ± 2.23 g) mide boşaltım oranı (MBO) çalışılmıştır. Tek öğünlük serbest beslemenin ardından, balıklar 1, 2, 3, 4, 5, 6, 12 ve 24 saat yemek sonrası seri olarak disekte edilmişlerdir. Tek öğün beslenen çipura bireylerinin midedeki öğünlerinin yarının geçtiği (kalan yem miktarı = 46.157e0.0354x; r2= 0.8912) MBO 2.44 saat olduğu ve tüm öğünün mideden 24 içerisinde çıktığı belirlenmiştir. Bu bilgi çipura ön semirtme ünitelerindeki operasyonlara yardımcı olacaktır.
Doğu Akdeniz(Türkiye) sahillerinden yakalanan has kefal(Mugil cephalus linnaeus, 1758)'lerde karşılaşılan myxobolus ichkeulensis, bahri ve marquez, 1996'(Myxosporea)'in biyolojisi üzerine çalışmalar
Bu çalışmada Has Kefal (Mugil cephalus)'ler de enfestasyon oluşturan Myxobolus ichkeulensis'in bazı biyolojik özellikleri araştırılmıştır. Araştırmalar 3 farklı temel bölüm de gerçekleştirilmiştir. I. Bölümde; M.ichkeulensis'in has kefaller üzerindeki enfestasyon düzeyleri belirlenmiştir. II. Bölümde M.ichkeulensis ile enfeste olmuş kefal bireyleri farklı tuzluluk ve sıcaklık değerlerinin enfestasyon düzeyine olan etkisi araştırılmış; III. Bölümde ise ışık ve electron mikroskop çalışmaları yapılarak M.ichkeulensis'in yaşam evreleri belirlenmeye çalışılmıştır.I. Bölümde yapılan araştırmada incelenen 1200 balığın 109'unda (%9,08) M.ichkeulensis enfestasyonu bulunduğu, Temmuz-Eylül ayları arasında enfestasyon düzeyinin diğer aylara oranla en yüksek olduğu belirlenmitir.II. Bölümde ise 38 ppt tuzluluk ve 30oC'de M.ichkeulensis'in enfestasyon hızının en yüksek olduğu, 0ppt tuzlulukta ise kist sayılarının azalarak 30. Gün'de de tamamen yok olduğu belirlenmiştir.M.ichkeulensis'in gelişim evrelerinin incelendiği son bölümde ; konak hücreleri ile çevrelenmiş tek bir plasmodia içerisinde sporların geliştiği, spor gelişimi boyunca asenkronize polar kapsül gelişimi gösterdiği, ancak gelişim evrelerinin diğer Myxobolus türlerinde görülen evreleri izleyerek tamamlandığı sonucuna varılmıştır.
Farklı oranlarda enginar (Cynara scolymus L.) yaprağı özü kullanılan yemlerle kış koşullarında beslenen çipura (sparus aurata)'larin, büyüme performansı ve vücut kimyasal kompozisyonlarının belirlenmesi
Bu çalışmada, yemlere farklı seviyelerde (0, 0.5, 1, 1.5 ve 2 g/kg yem; sırasıyla G1, G2, G3, G4 ve G5) enginar (Cynara scolymus) yaprağı özü (EYÖ) eklenmesinin çipuraların (Sparus aurata), büyüme performansı ve vücut kimyasal kompozisyonlarına etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, (ortalama başlangıç ağırlıkları 10.70g olan) herbir tanka (450L) otuz adet çipura yavrusu 3 tekerrürlü olacak şekilde stoklanmış deneme 75 günlük bir peryotta sürdürülmüştür. Deneme süresince ortalama su sıcaklığı, oksijen ve tuzluluk değerleri sırasıyla 13.8±0.5°C, 5.9±1mg/L ve ? 39 olarak belirlenmiştir. Deneme sonucunda, G5 grubunda son canlı ağırlık (SCA) 36.29±0.33 g, spesifik büyüme oranı (SBO) 1.48±0.01, yem çevirim oranı (YÇO) 1.31±0.01, ortalama günlük büyüme oranı (OGBO) 3.19±0.04, protein etkinlik oranı (PEO) 0.50±0.01, termal büyüme katsayısı (TBK) 80.24±0.76 ve net protein kullanımı (NPK) 33.91±0.32 olarak diğer gruplara nazaran daha iyi bulunmuştur (P<0.05). Buna ek olarak, tüm vücut protein, kuru madde ve yağ kompozisyonlarının gruplar arasında farklılık gösterdiği belirlenmiştir P<0.05). Karaciğer somatik indeksi (KSİ) ve viseral somatik indeks (VSİ) değerleri açısından, gruplar arasında istatistiksel farklılık bulunmamıştır (P>0.05). Sonuç olarak, çipura yavrularının yemlerine 2 g/kg oranında enginar yaprağı özü eklenmesi, kış koşullarında yoğun çipura yavru yetiştiriciliği için önerilmektedir.
Pullu sazan (Cyprinus carpio L. 1843) yemlerinde fındık küspesinin kullanılma olanaklarının araştırılması
Bu araştırmada, fındık küspesinin yavru pullu sazan (Cyprinus carpio L.) rasyonlarında kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kontrol rasyonundaki balık unu azaltılarak yerine %10, 20,30 ve 40 eksik proteini karşılayacak oranda fındık küspesi kullanılarak, sırasıyla Deneme 1, Deneme2, Deneme 3 ve Deneme 4 rasyonları hazırlandı. Araştırmada ortalama ağırlıkları (6,5 ±0,1) g olan toplam 300 adet pullu sazan yavruları kullanıldı. Her grup 3 tekerrürlü olarak, her tekerrürde 20 balık kullanıldı ve araştırma 4 ay sürdü.Araştırma sonucunda, yavru sazan balığı rasyondaki artan fındık küspesi oranlarının canlı ağırlık atışı(CAA, %), spesifik büyüme oranı (SBO, %), oransal büyüme (OB) ve yem dönüşüm oranları (YDO) üzerinde etkili bir faktör olduğu ve rasyondaki fındık küspesi oranının artması ile büyümenin gerilediği saptanmıştır. Deneme sonu canlı ağırlıkların Kontrol, Deneme 1, Deneme 2, Deneme 3 ve Deneme 4 rasyonları için sırasıyla 9,55±0,36; 9,65±0,53; 8,95±0,3; 8,30±0,2 ve 7,70±0,10g olduğu görülmektedir. En yüksek canlı ağırlık artışının (CAA) Kontrol ve Deneme 1 yemlerinde sağlanmış olduğu, bu iki grup arasında fark önemsiz çıkarken diğer gruplardaki CA artışı daha düşük çıkmış, en düşük CAA Deneme 4'te elde edilmiştir. Mevcut bulgular ışığında yavru sazan balığı rasyonlarında balık unu yerine %10 oranında fındık küspesinin sorunsuzca kullanılabileceği görülmüştür.
Keban Baraj Gölü Keban Avlak sahasından yakalanan astacus leptodactylus (Eschscholtz, 1823)'un bazı populasyon özellikleri ve doğal ortamına barınak yerleştirmenin hasada etkisi
Bu çalışmada ?Keban Baraj Gölü Keban avlak sahasından yakalanan Astacus leptodactylus (Eschscholtz, 1823)'un bazı populasyon özellikleri ve doğal ortamına barınak yerleştirmenin hasada etkisi? araştırıldı. Çalışma Ocak 2005-Aralık 2006 tarihleri arasında yürütüldü.Avlanan 2591 adet kerevitin 987 (%38,09) tanesinin dişi, 1604 (%61,91) tanesinin erkek olduğu ve eşey oranının 0,62/1,00 olduğu görüldü. Ortalama karapaks boyu dişilerde 47,60±6,55 mm ve erkeklerde 52,35±8,56 mm olarak ölçüldü. Dişi kerevitlerin ortalama 27,77±10,26 g ve erkek kerevitlerin 42,74±21,79 g ağırlığa sahip olduğu bulundu. Boy-ağırlık ilişkisi regresyon denklemleri erkekler için LogW=-3,695+3,0755LogCL, dişiler için LogW=-2,7761+2,5046LogCL ve her iki eşeyin toplamı için LogW=-3,5041+2,9529LogCL olarak hesaplandı. Hem dişi hem de erkek kerevitlerde karapaks uzunluğu ile ağırlık artışı arasında doğrusal bir ilişki bulundu (R?2= 0,9374, R?2= 0,9199, R??2= 0,9241). Erkek kerevitlerin pozitif allometrik, dişi kerevitlerin ise negatif allometrik ağırlık artışına sahip oldukları görüldü.Kerevitlerin ortamlarına barınak bırakılmasının yakalanan kerevitlerin sayısını, eşey dağılımını ve kerevit büyüklüğünü etkilediği görüldü. Bununla birlikte, avlak sahasında barınak bırakılmayan alanlarda 2006 yılında tüm bireylerin yakalanma miktarında 2005 yılına oranla azalma görüldü.Eşeysel olgunlaşma büyüklüğünün dişi kerevitlerde 74 mm toplam uzunluk (36 mm CL) ve 13,5 g; erkek kerevitlerde ise 73 mm toplam uzunluk (35 mm CL) ve 14 g olduğu gözlemlendi. Üreme sezonu aralık ayının ikinci haftasında, 8 ºC yüzey suyu sıcaklığında başladı. Pleopodal yumurtalı dişiler ocak ayının ilk haftasında 8-9 ºC yüzey suyu sıcaklığında yakalandı. 1. devre yavru oluşumu mayıs ayının 3. haftasında, 18-20 ºC yüzey suyu sıcaklığında gözlemlendi.Dişi kerevitlerin ortalama yumurta sayısının 181,90±45,69 adet ve ortalama yumurta ağırlığının ise 0,014±0,002 g olduğu görüldü.Toplam et miktarı erkek kerevitlerde 9,59±4,41 g ve dişi kerevitlerde 6,63±2,27 g olarak tartıldı. Bu farklılık istatistiksel olarak önem taşımaktadır (P<0,001). Toplam et verimi erkek kerevitlerde vücut ağırlığının ortalama %20,55'i ve dişi kerevitlerde ise ortalama %19,99'unu oluşturmaktadır.Sonuç olarak, Keban Baraj Gölü Keban Avlak Sahası'nda bulunan A. leptodactylus'un profesyonel bir destekle yönetiminin gerçekleştirilmesiyle bu türün bulunduğu ortamda daha verimli bir şekilde gelişebileceği ve ayrıca kerevitin içerisinde bulunduğu ortamın da balıkçılık açısından sürdürülebilinir kullanımının sağlanabileceği düşünülmektedir.
Karadeniz'in Sinop kıyılarında yaşayan Akdeniz midyesinin (Mytilus galloprovincialis Lamarck, 1819) parazit faunasının belirlenmesi
Ülkemizi çevreleyen diğer denizler ile Karadeniz'de de yaşayan bir midye türü olan Akdeniz midyesi (Mytilus galloprovincialis Lamarck, 1819) ekonomik öneme sahip bir su ürünüdür. Bu araştırmada, Karadeniz'in Sinop kıyılarında 3 farklı ekosistemi temsil edecek üç istasyondan 15 Ağustos 2012 - 14 Ağustos 2013 tarihlerini kapsayan toplam 12 aylık sürede her ay Akdeniz midyesi örneklemesi gerçekleştirilerek ülkemizde ilk defa olmak üzere parazit faunalası belirlendi. Nematopsis legeri (de Beauchamp, 1910), Urastoma cyprinae (Graff, 1882), Parvatrema duboisi (Dollfus, 1923), Polydora ciliata (Johnston, 1838) ve Peniculistoma mytili (Morgan, 1925) Jankowski, 1964 olmak üzere toplamda 5 adet parazit türü tanımlandı. Midye örneklerinde tanımlanan parazitlerin enfeksiyon / enfestasyon oranları, enfekte / enfeste midye başına ortalama parazit sayıları ve incelenen midye başına ortalama parazit sayıları hesaplamalarla ortaya konuldu. Elde edilen bulgular hem şekil hem de çizelgeler ile gösterildi. Parazit türlerinden Parvatrema duboisi ve Nematopsis legeri histolojik doku örneklerinde görüntülendi. Tanımladığımız parazit türlerinin tamamı ülkemiz parazit faunası için yeni kayıtlar olup, araştırma süresince elde edilen tüm bulgular bu alanda yapılacak diğer araştırmalara önemli yol gösterici ve katkı yapıcı özelliktedir.