Fırat University
Enstitü

Eğitim Bilimleri Enstitüsü

Fırat University

884

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Türkçe metin tabanlı açık uçlu soruların yapay zekâ ile değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Türkçe metin tabanlı açık uçlu soruların otomatik olarak değerlendirilmesi için yapay zeka tabanlı bir sistem geliştirilmiştir. Sistem mimarisinde, metin verisinin bağlamını daha iyi anlayabilmek ve dil ilişkilerini daha doğru bir şekilde ortaya çıkarabilmek için Bi-LSTM (Çift yönlü uzun-kısa süreli hafıza) kullanılan altı katmanlı bir model geliştirilmiştir. Sistemde, yanıtların gömülü temsillerini oluşturmak için dört farklı metin gömme yöntemi kullanılmıştır (BERT, S-BERT, Glove ve Word2Vec). Çalışmanın temel amacı, farklı gömme yöntemlerinin performanslarını karşılaştırmak ve geliştirilen sistemin, eğitmenler tarafından yapılan puanlamalarla ne kadar tutarlı olduğunu değerlendirmektir. Çalışmada kullanılan gömme yöntemlerinin performansı, Ağırlıklı Kappa Katsayısı (QWK) kullanılarak ölçülmüştür. Sonuçlar, S-BERT ve BERT gibi bağlamsal anlam çıkarımı yapan yöntemlerin, Glove ve Word2Vec gibi klasik gömme yöntemlerine kıyasla daha yüksek başarı sergilediğini göstermiştir. Bu bulgular, metin değerlendirmede bağlamsal bilgi çıkarımının önemini ortaya koymuştur. Ayrıca Bi-LSTM'nin bu tür bağlamları işleyebilme yeteneğini doğrulamıştır. Sistemin performansı, tüm öğrenci gurubu ve farklı öğrenim düzeyindeki (önlisans ve lisans) öğrenciler üzerinde gerçek eğitmen puanları ile karşılaştırılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sistemin öğrencilerin geneline ve lisans düzeyindeki öğrencilere gerçek eğitmen puanlarına yakın puanlar verdiğini göstermiştir. Bu bulgu, sistemin özellikle lisans seviyesindeki öğrenciler için daha etkili bir değerlendirme aracı olabileceğini göstermektedir. Önlisans düzeyindeki öğrencilere ilişkin değerlendirmede sitemin verdiği puan ile gerçek eğitici puanları arasında anlamlı bir farklılık görülmüştür. Bu bulgu, sistemin daha düşük eğitim seviyesindeki öğrencilerin yanıtlarını gerçek eğitmenlere kıyasla daha düşük puanlama eğiliminde olduğunu ortaya koymaktadır. Genel olarak bu çalışma bulguları yapay zeka tabanlı otomatik değerlendirme sistemlerinin insan değerlendirmesine yakın sonuçlar üretebildiğini ortaya koymaktadır. Ancak sistemin en yüksek QWK puanının 0.68 olması, performans iyileştirilmesi gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Ülkemizde bu konuda yapılan çalışmaların sayısı çok azdır. Çalışma bu yönüyle ülkemizde açık uçlu soruların otomatik değerlendirilmesi konusunda önemli bir adım atmıştır. İleride farklı disiplinlerde daha geniş ölçekli veri setleri ve daha güncel gömme yöntemleri kullanılarak yapılacak çalışmalar sistemin genelleştirilebilirliğini ve güvenirliğini daha da arttırabilir.

Mustafa Aksoğan
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Eğitsel videolarda eğitmen görünürlüğünün bilişsel yük, sosyal varlık ve öğrenme performansına etkisi: Bir göz izleme çalışması

Dijital teknolojilerin eğitim ortamlarında giderek daha fazla yer edinmesi, öğrenme süreçlerinde çeşitli yenilikleri beraberinde getirmiştir. Bu çerçevede, eğitsel videolar, öğrenenlerin bilgiye erişimini kolaylaştıran ve etkileşimli öğrenme deneyimlerini destekleyen önemli araçlardan biri olarak öne çıkmaktadır. Ancak, eğitsel videoların tasarımında, öğrencilerin bilişsel yükünü en aza indirirken öğrenme performanslarını ve sosyal varlık algılarını nasıl optimize edilebileceği halen araştırılması gereken kritik bir konu olarak varlığını sürdürmektedir. Bu doğrultuda, eğitmen görünürlüğünün farklı biçimlerinin öğrenci deneyimine etkileri, özellikle son yıllarda eğitim teknolojileri ve öğretim tasarımı alanında önemli bir araştırma konusu hâline gelmiştir. Bu araştırmada, eğitsel videolarda farklı eğitmen görünürlüğü koşullarının (eğitmen görünürlüğü olmayan, eğitmen görünürlüğü sabit olan ve kullanıcı tarafından kontrol edilebilen eğitmen görünürlüğü) öğrencilerin bilişsel yük, sosyal varlık algısı ve öğrenme performansı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Bununla birlikte, göz izleme yöntemi kullanılarak öğrencilerin görsel dikkat dağılımı ve odaklanma düzeyleri analiz edilerek, eğitmen görünürlüğünün dikkat süreçleri üzerindeki etkileri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, nicel yöntemlerle yapılandırılmış olup, elde edilen bulguların daha derinlemesine yorumlanabilmesi amacıyla nitel verilerle de desteklenmiştir. Araştırma kapsamında her biri 30 katılımcıdan oluşan üç deney grubu oluşturulmuş ve her bir gruba farklı eğitmen görünürlüğü koşullarına sahip videolar izletilmiştir. İlk grup, eğitmen görünürlüğü olmayan videoları; ikinci grup, eğitmen görünürlüğü sabit olan videoları; üçüncü grup ise kullanıcı kontrollü eğitmen görünürlüğüne sahip videoları izlemiştir. Katılımcıların bilişsel yük algıları, sosyal varlık hissi ve öğrenme performansları karşılaştırılmış, ayrıca göz izleme verileri aracılığıyla dikkat dağılımı ve eğitmen görünürlüğü tercihleri analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, farklı eğitmen görünürlüğü koşullarının bilişsel yük, sosyal varlık algısı ve öğrenme performansı üzerinde anlamlı farklılıklar yarattığını ortaya koymuştur. Eğitmen görünürlüğü olmayan videolar, en düşük bilişsel yük algısına sahipken, sosyal varlık hissi ve öğrenme performansı açısından sınırlı fayda sağlamıştır. Eğitmen görünürlüğü sabit olan videolar, sosyal varlık hissini artırmış ancak bilişsel yükü yükseltmiştir. Kullanıcı kontrollü eğitmen görünürlüğü ise hem bilişsel yükü azaltmış hem de sosyal varlık hissini ve öğrenme performansını olumlu yönde etkilemiştir. Göz izleme verileri, kullanıcı kontrollü eğitmen görünürlüğü grubundaki katılımcıların eğitmeni ihtiyaçlarına göre görünür veya gizli hâle getirerek dikkat yönetimi sağladıklarını göstermiştir. Katılımcılar, içerik karmaşıklığı arttığında eğitmeni gizleme, daha güçlü bir sosyal bağ kurma ihtiyacı hissettiklerinde ise eğitmeni görünür hâle getirme eğiliminde olmuşlardır. Bu bulgu, bireyselleştirilmiş kullanıcı kontrolünün dikkat yönetimi ve öğrenme süreçlerinde kritik bir rol oynayabileceğini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, kullanıcı kontrollü eğitmen görünürlüğü, öğrencilerin bireysel öğrenme ihtiyaçlarını karşılayarak daha etkili bir öğrenme deneyimi sunmaktadır. Bu araştırma, eğitsel videoların tasarımında bilişsel yükün azaltılması, sosyal varlık hissinin artırılması ve öğrenme performansının iyileştirilmesi açısından önemli çıkarımlar sunmaktadır. Göz izleme verilerinin kullanılması ve araştırmanın nitel bulgularla desteklenmesi, gelecekteki çalışmalar ve eğitsel video tasarımlarına yönelik daha kapsamlı bir çerçeve sunmaktadır.

Mustafa Alpsülün
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

İkili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisi

Bu araştırmanın genel amacı ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde kullanımının öğrencilerin akademik başarısına, derse karşı tutumuna ve öğrenmenin kalıcılığına etkisinin belirlenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan deneysel desenlerden, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2021-2022 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Malatya ili Yeşilyurt ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 50 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' ve ''Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği'' ön test, son test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Araştırmada ikili yerleşik öğrenme modelinin sosyal bilgiler dersinde uygulandığı deney grubu ile mevcut öğrenme modeliyle öğretimin yapıldığı kontrol grubu yer almıştır. Uygulama öncesi araştırmanın yapılacağı altıncı sınıf öğrencilerine ''Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi'' uygulanmış ve istatistik analiz sonuçları arasında anlamlı farklılık görülmemiş ve uygulamaya alınacak gruplar rastgele atama yoluyla atanmıştır. Oluşturulan deney ve kontrol grubunda da dersler altı hafta olarak araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Uygulamanın tamamlanmasından dört hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizlerinde parametrik testlerden ilişkili gruplar için t testi, ve kovaryans analizi (ANCOVA) yapılmıştır. Araştırmada yapılan istatistik analizler sonucunda kontrol ve deney gruplarının Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi ön test ve son test puan ortalamaları arasında son test lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Etkin Vatandaşlık Öğrenme Alanı Başarı Testi son test puanları karşılaştırıldığında deney grubu lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Yapılan istatiki analizlerin sonucuna göre deney grubu öğrencileri ile yürütülen ikili yerleşik öğrenme etkinliklerinin öğrenmenin kalıcılığını sağladığı sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği ön test ve son test puan ortalamalarında son test lehine anlamlı fark oluştuğu görülmüştür.

Akademik başarıKalıcılıkSosyal bilgiler dersi+2
Veysel Yiğen
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnsan ve çevre ünitesine yönelik geliştirilen yapay zekâ destekli artırılmış gerçeklik uygulamasının ortaokul öğrencilerinin başarısı ve tutumu üzerindeki etkisi

Eğitimde kullanımı giderek artan Artırılmış Gerçeklik (AG) uygulamaları, fen konularında yer alan gerçekte görülmesi imkânsız veya öğrenilmesi zor olan içeriklerin sınıf ortamında etkileşimli ve gerçekçi bir deneyim ortamı ile sunulmasını desteklemektedir. Öğrenme ortamlarında kullanılan bir diğer teknoloji yapay zekâdır. Yapay zekânın büyük dil modelleri ile çalışan metin tabanlı etkileşimli yapısının, AG uygulamalarına entegre edilmesi, uygulamaların etkileşim boyutunu yenilikçi bir aşamaya taşıyabilmektedir. Bu araştırmada, Fen öğretiminde İnsan ve Çevre ünitesinde yer alan; Biyoçeşitlilik, İnsan-Çevre İlişkileri ve Yıkıcı Doğa Olayları konularına yönelik yapay zekâ destekli AG öğretim materyali (BioscienceAR) geliştirmek ve materyalin öğrencilerin akademik başarıları, Fen Bilimleri dersine yönelik tutumları ve AG uygulamalarına ilişkin tutumları üzerindeki etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel yöntemin baskın olduğu, nitel yöntemle desteklenen karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmada nicel verileri açıklamak amacıyla nitel verilerin toplandığı sıralı açıklayıcı desenden yararlanılmıştır. Araştırma süreci, planlama, uygulama ve değerlendirmeyi kapsayan PIE modeli ile yürütülmüştür. Araştırmanın öğretim materyali planlama ve geliştirme sürecinde ise AG geliştiricileri tarafından kullanılan beş aşamalı, dinamik bir tasarım modeli temel alınmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda, İnsan ve Çevre Başarı Testi, Fen Bilimleri Dersi Tutum Ölçeği ve AG Uygulamaları Tutum Ölçeği ile veriler toplanmıştır. Türkiye'nin İç Anadolu bölgesinde yer alan bir devlet okulunun 5. sınıfında öğrenim gören 56 öğrenciyle sekiz haftalık deneysel süreç yürütülmüştür. Nicel verilerin analizinde öncelikle verilerin normallik varsayımını sağladığı tespit edilmiş olup normal dağılıma uygun parametrik testler kullanılmıştır. Nitel yöntemde; yarı yapılandırılmış görüşme formları dokuz öğrenci ve dersin öğretmenine v uygulanmıştır. Araştırmacı notları da nitel veri kapsamında değerlendirilmiştir. Veriler üçgenleme yöntemi ile analiz edilerek tema, kategori ve kodlara dönüştürülmüştür. Araştırmanın nicel bulgularına göre; deney ve kontrol gruplarının ön test başarı puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Bununla birlikte grupların son test başarı puanları incelendiğinde, deney grubu puan ortalamasının kontrol grubu puan ortalamasından yüksek olduğu fakat gruplar arasındaki bu farkın anlamlı düzeyde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Diğer bir sonuç ise; uygulama başlamadan önce deney ve kontrol grubu öğrencilerinin Fen Bilimleri dersine yönelik tutum puanlarının denk olduğu, son test puanları incelendiğinde; deney grubu puan ortalamasının kontrol grubu puan ortalamasına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Araştırmanın diğer sonucu kapsamında, deney ve kontrol grubunun AG uygulamalarına ilişkin tutumları incelendiğinde; uygulama öncesi grupların AG uygulamalarına ilişkin tutum puanlarının denk olduğu, uygulama sonrasında deney grubu puan ortalamasının kontrol grubu puan ortalamasına kıyasla istatistiksel olarak anlamlı farklılık olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlarla birlikte araştırma kapsamında İnsan ve Çevre ünitesine yönelik geliştirilen BioscienceAR materyalinin, Fen Bilimleri dersine ilişkin ve AG uygulamalarına yönelik olumlu tutumların geliştirilmesinde destekleyici olarak kullanılabileceği söylenebilir. Ayrıca, bu araştırmanın 2024-2025 eğitim öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından uygulamaya başlanan, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nde belirtilen amaca uygun ders kitaplarına AG içeriklerinin entegre edilmesine yönelik örnek bir çalışma olabileceği ve alanyazına önemli katkılar sunulabileceği söylenebilir.

Artırılmış gerçeklikDijital eğitimEtkileşimli öğretim teknikleri+3
Harun Bayer
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yapay zekâ destekli robotik kodlama öğretiminin öğrencilerin tasarım odaklı düşünme ve problem çözme becerilerine etkisi

Yapay zekânın gündelik yaşama hızla yerleşmesi, öğretim programlarında problem çözme, tasarım, kodlama ve yapay zekâ okuryazarlığı gibi becerilerin sürekli güncellenmesini gerektirmektedir. Ulusal ve uluslararası programlarda bu beceriler vurgulanmakla birlikte, yapay zekâ öğretimini içeren robotik kodlama uygulamalarının K-12 düzeyindeki etkilerine dair bulgular sınırlıdır. Araştırmanın amacı, bilişim teknolojileri ve yazılım dersi bağlamında, yapay zekâ destekli robotik kodlama öğretiminin ortaokul öğrencilerinin tasarım odaklı düşünme ve problem çözme becerilerine etkisini incelemektir. Araştırma, açıklayıcı sıralı karma desende yürütülmüştür. Araştırmanın katılımcıları, bir devlet ortaokulunun 6. sınıfında öğrenim gören 73 öğrencidir. Deney-1 ve deney-2 gruplarında yapay zekâ destekli robotik kodlama öğretimi, tasarım odaklı düşünme yaklaşımıyla uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise yapay zekâ destekli robotik kodlama öğretimi mevcut program doğrultusunda sürdürülmüştür. Araştırmanın nicel boyutunda ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplamada araştırma kapsamında geliştirilen "Tasarım Odaklı Düşünme Becerileri Ölçeği" ile "Çocuklar İçin Problem Çözme Envanteri" uygulanmıştır. Nitel boyutta olgubilim yaklaşımı benimsenmiş; deney gruplarından yarı yapılandırılmış "Öğrenci Görüşme Formu" ve "Yansıtıcı Düşünme Formu" ile veriler toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi ile analiz edilerek temalar halinde raporlanmıştır. Bulgular, son-testte tasarım odaklı düşünme ve problem çözme puanlarında gruplar arasında anlamlı farklılık bulunduğunu göstermiştir. Her iki deney grubunun kontrol grubunu anlamlı biçimde geçtiğini, deney grupları arasında ise anlamlı fark oluşmadığı görülmüştür. Tasarım odaklı düşünme ile problem çözme becerileri arasında orta düzeyde pozitif ve anlamlı ilişki saptanmıştır. Deney gruplarının cinsiyete göre tasarım odaklı düşünme ve problem çözme puanlarında anlamlı farklılık bulunmamıştır. Nitel bulgular, öğrencilerin tasarım odaklı düşünmenin empati ve fikir üretme aşamalarını güçlendirici, yapay zekâ etkinliklerinin (özellikle görsel tanıma ve blok tabanlı uygulamalar) eğlenceli ve erişilebilir bulunduğunu ortaya çıkarmıştır. Buna karşılık, öğrencilerin prototipleme ve test etme aşamalarında zaman ve teknik yeterliklere bağlı güçlükler yaşadıklarını ortaya koymuştur. Sonuç olarak, yapay zekâ destekli robotik kodlama öğretimi ortaokul düzeyinde tasarım odaklı düşünme ile problem çözme becerilerinde anlamlı iyileşme sağlamıştır. Tasarım odaklı düşünmenin duyuşsal-sosyal bileşenleri ile yapay zekânın teknik beceri boyutunu birlikte gözeten pedagojik tasarımların önemi ortaya konulmuştur. Araştırmanın ortaya koyduğu bulgular ışığında, alandaki araştırmacılara ve eğitimcilere, eğitsel süreçlerin iyileştirilmesine katkı sağlayacak öneriler sunulmuştur.

Mehmet Emin Hangün
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Uzaktan Eğitim Hakkında Öğretmenlerin ve Öğrencilerin Görüşleri

Bu çalışma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında Malatya'daki ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerinin uzaktan eğitime yönelik algılarını incelemektedir. Karma modeline dayanan ve hem nitel hem de nicel yöntemleri içeren araştırmanın örneklemi, kamu ve özel okullardan 385 öğrenci ve 65 öğretmenden oluşmaktadır. Veriler, "Ortaokul Öğrencileri Uzaktan Eğitim Algıları Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitime İlişkin Görüşlerini Belirleme Ölçeği" ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Bulgular, öğrencilerin cinsiyet, sınıf düzeyi, okul türü ya da kırsal/şehir okulunda öğrenim görme durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediğini ortaya koymuştur. Ancak, kırsal bölgelerdeki öğrencilerin deneyimlerinin, teknolojik altyapı eksikliklerinden önemli ölçüde etkilendiği gözlemlenmiştir. Öğrencilerin çoğu uzaktan eğitimin esnekliğini takdir etmekle birlikte, sosyal etkileşim ve motivasyonun daha iyi olduğu yüz yüze eğitimi tercih etmiştir. Öğretmenler de benzer kaygılar ifade etmiş, kadın öğretmenlerin erkeklere göre daha olumlu görüşlere sahip olduğu belirlenmiştir. Araştırma bulgularına göre, İngilizce öğretmenleri dijital içeriğe daha kolay erişebildikleri için uzaktan eğitime daha olumlu yaklaşıyorlar. Ancak genel olarak, sınırlı etkileşim, motivasyon eksikliği ve yetersiz altyapı gibi sorunların uzaktan eğitimin etkinliğini olumsuz etkilediği gözlemlendi. Bu durum, uzaktan eğitim uygulamalarında hedefli ve sürdürülebilir iyileştirmelerin gerekliliğini ortaya koyuyor.

Fadime Temelli
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkinin modellenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı, sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve ekolojik vatandaşlık düzeyleri arasındaki ilişkileri yapısal eşitlik modeliyle incelemek ve bu ilişkileri nitel verilerle derinlemesine değerlendirmektir. Araştırma, açıklayıcı sıralı karma yöntemle yürütülmüş; nicel aşamada ilişkisel tarama, nitel aşamada ise fenomenolojik desen kullanılmıştır. Örneklem, 2022-2023 eğitim-öğretim yılında 4. sınıfta öğrenim gören, tabakalı ve basit seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 978 öğretmen adayından oluşmaktadır. Çalışma grubunda ise 13 öğretmen adayı yer almaktadır. Nicel veriler; "Küresel İklim Değişikliği Farkındalık Ölçeği", "Sürdürülebilir Kalkınma Farkındalık Ölçeği" ve "Ekolojik Vatandaşlık Ölçeği" ile toplanmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmıştır. Nicel analizlerde SPSS-27 programıyla güvenirlik ve normallik analizleri, Lisrel 8.7 ile doğrulayıcı faktör analizi yapılmıştır. Verilerin normal dağılması nedeniyle parametrik testler tercih edilmiş; değişkenlere göre farklılıkları belirlemek için Bağımsız Örneklemler t-testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yapılmıştır. Değişkenler arası ilişkileri belirlemek için Pearson korelasyon analizi uygulanmıştır. Ayrıca, AMOS-22 ve PROCESS Macro v4.2 programlarıyla aracılık analizleri yapılmış ve anlamlılığı test etmek için Bootstrap analizi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi tekniğiyle çözümlenmiştir. MAXQDA 2022 programı ile kodlanan veriler, alt temalar altında birleştirilmiş ve frekansları belirlenmiştir. Araştırma nicel bulgularına göre öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı yüksek, doğal ve beşeri ortama etkiler ve enerji tüketimi ilişkisi alt boyutları çok yüksek, küresel organizasyonlar ve ortaya çıkaran sebepler alt boyutları ise orta düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı, toplum ve çevre alt boyutları çok yüksek, ekonomi boyutu ise yüksektir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri ise orta, hak ve adalet çok yüksek, sürdürülebilirlik ve sorumluluk yüksek, katılım orta düzeydedir. Öğretmen adaylarının küresel iklim değişikliği farkındalığı cinsiyete göre anlamlı farklılık göstermezken, doğal ve beşeri ortama etkiler alt boyutunda kadınların lehine anlamlı fark vardır. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ile çevre ve toplum alt boyutlarında da kadınların lehine anlamlı farklar belirlenmiştir. Ekolojik vatandaşlık düzeyleri cinsiyete göre farklılık göstermemekle birlikte, sürdürülebilirlik ve hak ve adalet boyutlarında kadınların lehine anlamlı fark tespit edilmiştir. Üniversite değişkenine göre ölçek ve alt boyutlarda anlamlı bir fark bulunmamıştır. Bölüm değişkenine göre, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının iklim değişikliği farkındalığı sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Alt boyutlarda, fen ve sosyal bilgiler öğretmen adayları küresel organizasyonlar farkındalığında sınıf öğretmen adaylarına göre; fen bilgisi öğretmen adayları ise enerji tüketimi ilişkisi farkındalığında diğer iki bölüme göre daha yüksek düzeydedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığı ve alt boyutları ile ekolojik vatandaşlık düzeyleri ve alt boyutları bölüm değişkenine göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Ancak, fen bilgisi öğretmen adaylarının sürdürülebilirlik düzeyleri, sınıf öğretmen adaylarına göre daha yüksektir. Bunu yanı sıra, küresel iklim değişikliği farkındalığı ile ekolojik vatandaşlık arasında orta, sürdürülebilir kalkınma farkındalığıyla zayıf düzeyde; ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma arasında ise çok zayıf düzeyde pozitif yönlü anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Ayrıca, iklim değişikliği farkındalığının, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide aracılık rolü bulunmaktadır. Araştırmanın nitel bulgularına göre öğretmen adayları, küresel organizasyonlar ve uluslararası anlaşmalara yönelik farkındalığın gelişimini engelleyen başlıca etkenin, bu konulara okulda yeterince yer verilmemesi olduğunu belirtmişlerdir. Küresel iklim değişikliğinin nedenlerine yönelik farkındalık, bilinçlendirme etkinliklerinin yetersizliğinden etkilenmektedir. Sürdürülebilir kalkınma farkındalığını artıran temel unsur, çevre odaklı ders içerikleridir. Ekolojik vatandaş olmayı ise alışkanlıklara bağlılık ve tüketim odaklı yaşam tarzı olumsuz etkilemektedir. Çevresel farkındalık eksikliği, bireylerin çevresel katılımını önemli ölçüde sınırlandırmaktadır. Öğretmen adayları, ekolojik vatandaşlık ile sürdürülebilir kalkınma farkındalığı arasındaki ilişkide küresel iklim değişikliği farkındalığının belirleyici olduğunu vurgulamış; ekolojik vatandaşların çevre dostu davranışlarının sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağladığını, bu farkındalığın da çevresel bilinç ve davranış değişimini desteklediğini ifade etmişlerdir. Araştırmanın bulguları neticesinde çeşitli önerilere yer verilmiştir.

Ekolojik vatandaşlıkSürdürülebilir kalkınmaÇevre eğitimi+2
Dilan Kuruyer
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik okuryazarlığını geliştiren soruların ilkokul düzeyinde uygulanması ve başarı üzerindeki yansımaları

Bu çalışmada, ilkokulda matematik okuryazarlığına yönelik soruların kullanılmasının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı üzerindeki etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Bu bağlamda, matematik okuryazarlığı sorularının ilkokul düzeyindeki öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarına olan katkısını değerlendirmek için deney-kontrol grupları karşılaştırılmıştır. Bunun için deney grubundaki öğrencilere matematik dersleri, matematik okuryazarlığı konuları ve ilgili sorularla zenginleştirilmiş bir öğretim programı çerçevesinde sunulurken, kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmamıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesindeki bir ilkokulun 4. sınıf düzeyindeki öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma örneklemi, deney grubu (25) ile kontrol grubunda (28) bulunan öğrenciden meydana gelmektedir. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Şenol'ün (2022)'de geliştirdiği "Matematik Okuryazarlığı Başarı Testi" ile Önal'ın (2013)'te geliştirdiği "Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılmıştır. Söz konusu ölçme araçları, ön-son test olarak deney ve kontrol gruplarına ayrı ayrı uygulanmıştır. Elde edilen verilere, gerekli analizler yapılarak detaylı bir şekilde incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu kapsamda, deneysel öğretim yaklaşımının matematik okuryazarlığı başarısına ve tutumlarına olan etkileri bilimsel olarak değerlendirilmiştir. Veri toplama araçlarının analizine dayanarak, deney-kontrol gruplarının ön-son test puanları arasında matematik başarısı ve ders tutumları açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığı istatistiksel yöntemlerle incelenmiştir. Araştırma bulguları, matematik okuryazarlığı sorularına dayalı öğretim yaklaşımının, öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarılarını ve matematik dersine yönelik olumlu tutumlarını, geleneksel yöntemlerle öğretim yapılan kontrol grubuna kıyasla anlamlı bir şekilde artırdığını ortaya koymuştur. Elde edilen sonuçlar ışığında, gelecekte yapılacak araştırmalar ve bu alanda çalışma yürüten araştırmacılar için çeşitli önerilerde bulunulmuş, matematik okuryazarlığını geliştirmeye yönelik uygulamaların önemine dikkat çekilmiştir. Anahtar Kelimeler: Matematik okuryazarlığı, İlkokul matematik eğitimi, Matematik başarısı, Matematik tutumu

Esra Cilvez Kaya
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sosyal bilgiler eğitiminde ortaokul öğrencilerinin deprem afetine yönelik algılarının afet filmleri örneği ile incelenmesi

Doğal afetler toplumların yaşamını ve yapılarını derinden etkiler. Sadece fiziksel hasarla kalmayıp, sosyal, psikolojik ve ekonomik sonuçlar da doğurur. Sosyal bilgiler dersi öğrencilere afet bilinci kazandırma, toplumun hazırlık ve iyileşme sürecine katkı sunması açısından önemlidir. Araştırmalar ve jeolojik veriler, Türkiye'nin deprem riski fazla olan bir ülke olduğunu göstermektedir. Tarihsel kayıtlar büyük depremlerin geçmişte ve gelecekte olacağını kanıtlar. Depremleri önlemek mümkün olmadığından, devlet ve bireylerin önlem alması, farkındalığı artırması kritik öneme sahiptir. Bu çalışma ile sosyal bilgiler eğitiminde ortaokul öğrencilerinin deprem afetine yönelik algılarının afet filmleri örneği ile incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca çalışma ile ortaokul öğrencilerinin deprem olgusu ile ilgili farkındalık seviyesi ile deprem öncesi hazırlık, deprem sırasında tepki ve deprem sonrası alınacak tedbirler ile ilgili bilgi durumu ile ilgili tespitlerde dile getirilmiştir. Bu doğrultuda, 2023-2024 Eğitim ve Öğretim yılında Elazığ il merkezinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ortaokulda öğrenim gören 30 öğrenciyle gerçekleştirilen ön görüşmelerin ardından, afet filmleri eşliğinde dört hafta süren eğitim programı tamamlanmış ve sonrasında yapılan son görüşmeler ile elde edilen veriler analiz edilerek değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde nitel veri analiz yöntemlerinden olan içerik analizi kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilere izlettirilen dört adet deprem filmi göstergebilimsel ve söylem analiz yöntemine göre analiz edilmiştir. Ön görüşme sonuçları, öğrencilerin deprem kavramı, oluşum nedenleri, sonuçları ve alınacak önlemler konusunda önemli bilgi eksiklikleri ve tedbirler konusunda uygulama eksikliğine sahip olduklarını ortaya koymuştur. Etkinlikler sonrasında uygulanan son görüşme ile öğrencilerin bu konulardaki bilgi düzeylerinde anlamlı bir artış gözlemlenmiştir. Bu bulgu, görsel materyallerin (örneğin, deprem konulu filmler) öğrencilerin karmaşık bilimsel konuları daha iyi anlamalarına ve bu konularda daha doğru algılara sahip olmalarına katkı sağlayabileceğini desteklemektedir. Görsel ve işitsel imkânlardan yararlanarak daha kalıcı bir öğrenmenin sağlanması için film ve görsel içerikler etkili bir yöntem olarak öne çıkmaktadır.

Mustafa Andiç
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturma becerilerinin incelenmesi

Bu araştırma, matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterliliklerini ve öz yeterliliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve görev yeri değişkenine göre incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ve özel ortaokullarda görev yapan 234 matematik öğretmeninin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeli kullanılmış ve veriler, "Öğretmenlerin Dijital Materyal Oluşturabilme Öz Yeterlilikleri Ölçeği" ile toplanmıştır. Yüksek güvenirlik düzeyine sahip (Cronbach Alfa = 0.98) bu ölçek, 26 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen bulgular, matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterlilik düzeylerinin genel olarak orta seviyede olduğunu ve matematik öğretmenlerinin dijital materyal oluşturabilme öz yeterliliklerinin cinsiyet, mesleki kıdem ve görev yapılan yerleşim alanına göre anlamlı farklılıklar gösterdiğini ortaya koymuştur. Cinsiyet değişkenine göre, erkek öğretmenlerin öz yeterlilik puanlarının kadın öğretmenlerden anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edilmiştir. Mesleki kıdem değişkeninde ise, kıdemi düşük olan öğretmenlerin dijital materyal oluşturma becerilerinde daha yüksek bir öz yeterlilik algısına sahip oldukları gözlemlenmiştir. Ayrıca, görev yeri değişkenine göre, il merkezinde görev yapan öğretmenlerin kırsal bölgelerde çalışan öğretmenlere kıyasla daha yüksek öz yeterlilik düzeyine sahip oldukları belirlenmiştir. Dijital materyallerin etkili kullanımının öğretim süreçlerine entegrasyonu ile öğrencilerin öğrenme motivasyonlarının ve başarılarının artırılabileceği önerilmektedir. Bu çalışma, dijital teknolojilerin eğitimde daha etkin kullanımını sağlamak amacıyla öğretmenlerin profesyonel gelişimlerini desteklemek için önemli bir referans sunmaktadır. Araştırma sonuçlarından hareketle ilgili çalışmalara ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Dijital Öğretim Materyali, Öz yeterlilik, Matematik Eğitimi

Büşra Altuntaş
Fırat University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00