Galatasaray University
Discipline

Department of Mathematics and Science

Galatasaray University

86

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessEN

The effect of using the samr model in force and energy unit on 7th grade students' academic achievements and digital literacy levels

The aim of this study is to examine the effect of the SAMR model, enriched with Web 2.0 tools used in the Science course, on the academic achievement and digital literacy level of the "Force and Energy" unit. The SAMR model, Dr. It emerged as a result of the work of Ruben Puentedura and has been adopted by many technology brands. This model is a model that enables the effective use of technology by enriching the learning environment. In this study, in line with the lesson plans prepared in accordance with the curriculum and the SAMR model, a learning environment in which Web 2.0 tools were used was created and applications were made. The research is a quantitative study and a quasi-experimental design with a pretest posttest control group was used. The study group of the research consists of a total of 52 students, 25 of whom are in the control group and 27 from the experimental group, from the 7th class students in a public school located in Ferizli district of Sakarya province in the 2021-2022 academic year. The research was carried out within the scope of the "Force and Energy" unit, which is the third unit of the 7th grade science course, and lasted for a total of five weeks. Academic achievement test and digital literacy scale were used as data collection tools in the study. The analysis of the data in the study was analyzed by unrelated sample t-test (independent groups t-test) and related-sample test (dependent-groups t-test). Data analysis SPSS 24.0 statistical package program was used in the research. Although there was an increase in the academic achievement of the students in the experimental group in the context of the applied SAMR model, this increase did not make a statistically significant difference. It has been observed that there is a statistically significant difference in the results of students' digital literacy skills in line with the plan prepared with the Web 2.0 applications applied to the course content during the science course teaching process.

Digital literacyScience achievementScience education+5
Ergül Gökçe Koç
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencileri için çevre koruyucu davranışlar ölçeği geliştirme çalışması

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin çevre koruyucu davranış düzeylerinin belirlenmesini sağlayacak geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirmek amaçlanmış ve araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu 2021-2022 eğitim öğretim yılında İstanbul'da iki farklı ortaokulda 5,6,7 ve 8. Sınıflarda öğrenim gören 1234 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Toplanan verilerden ölçüm analizine uygun olmayan, eksik veri içeren katılımcı formları veri setinden çıkarılmış ve 967 öğrenciye (537 erkek, 430 kız) ait olan veri çalışmada kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Çevre Koruyucu Davranışlar Ölçeği" kullanılmıştır. Geliştirilen çevre koruyucu davranışlar ölçeğinin taslağı için, öğrencilerin konu hakkında yazdıkları kompozisyonlar ve literatürdeki çevre koruyucu ölçekler incelenerek 60 maddeden oluşan soru havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan madde havuzu uzman görüşlerine, ardından öğrenci düzeyine uygunluğu sağlanması için öğrenci görüşlerine ve son olarak maddelerin dilbilgisi kurallarına uygunluğunun kontrol edilebilmesi için Türkçe öğretmeni görüşüne sunulmuştur. Alınan dönütler sonucunda bazı maddeler soru havuzundan çıkarılmış bazı maddeler üzerinde de gerekli düzeltmeler yapılarak 50 maddeden oluşan Çevre Koruyucu Davranışlar Ölçeği taslağı son halini almıştır. Araştırmada geliştirilen "Çevre Koruyucu Davranışlar Ölçeği (ÇKDÖ)' nin yapı geçerliliğinin analizi için önce Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) daha sonra Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. Veri seti iki örneklem gruba ayrılmış birinci örneklem grubuna (N= 624), SPSS 24 programı ile Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA), ikinci örneklem grubuna (N= 343) ise AMOS 22 programı ile Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılmıştır. AFA verilerine göre ölçek maddeleri faktör analizine uygun bulunmuştur. Ölçek maddelerinin analizi sonucunda özdeğeri 1' den büyük olan, yamaç eğri grafiği (Scree Plot) ve Velicer'in MAP testi (Minimum Ortalamalar Testi) sonuçlarına göre 22 ölçek maddesinin 3 faktör altında toplandığı, bu üç faktörün toplam varyansın % 48.702 açıkladığı görülmüştür. AFA sonucunda belirlenen 3 faktörlü modelin doğruluğunun belirlenmesi DFA ile yapılmıştır. Yol diyagramı ve uyum indeksleri analiz edilmiş ve analiz sonuçlarına göre 22 maddelik maddenin oluşturduğu üç faktörlü yapının model uyumu sağladığı görülmüştür. ÇKDÖ' nin güvenilirlik analizi için Cronbach Alpha güvenirlik katsayısı hesaplanmış, ölçeğe ait maddelerin güvenirlik katsayısı 0.937, birinci faktörün 0.911, ikinci faktörün 0.791, üçüncü faktörün 0.855 olarak bulunmuştur. Araştırma bulguları sonucunda 3 faktörlü 22 maddeden oluşan ÇKDÖ' nin geçerli ve güvenirliğe sahip olduğu belirlenmiştir. Çevre Koruyucu Davranışlar Ölçeğinden alınan toplam puanların, sınıf düzeyine ve anne- baba eğitim durumlarına göre farklılığının tespiti için tek yönlü ANOVA testi, ÇKDÖ' den alınan toplam puanların cinsiyete göre farklılığın tespiti için Bağımsız gruplar t-Testi, kullanılmıştır. Ölçek ile toplanan verilerden elde edilen analiz sonuçlarında kız öğrencilerin ÇKDÖ puan ortalamasının erkek öğrencilerin puan ortalamasından anlamlı düzeyde fazla olduğu belirlenirken, öğrencilerin ÇKDÖ toplam puanları ile anne-baba eğitim düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık belirlenmemiştir. Bunun yanında öğrencilerin ÇKDÖ' den aldıkları toplam puanları sınıf düzeyine göre farklılık göstermiştir. Bu farklılığın 5.sınıf öğrencileri ile 7. sınıf ve 8. sınıf öğrencileri arasında 5. sınıf öğrencileri lehinde; 6. Sınıf öğrencileri ile 7. Sınıf ve 8. Sınıf öğrencileri arasında 6. sınıfların lehinde; 7. sınıf öğrencileri ile 8. sınıf öğrencileri arasında 7. sınıfların lehine olduğu görülmüştür.

Fiziksel çevreOrtaokul öğrencileriÇevresel davranışlar
Zeynep Eğinci
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin iklim okuryazarlığı düzeyleri veiklim okuryazarlığı ile ilgili algılarının çeşitli değişkenleregöre incelenmesi

Çağımızın önemli sorunları arasında yer alan iklim değişimi; iklimin nasıl değiştiğini bilmeyi ve buna uyum sağlamayı gerektirir. Bu durum da iklim okuryazarı birey olmanın önemini ortaya çıkarmaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin iklim okuryazarlığı düzeyleri ve iklim okuryazarlığı ile ilgili algılarının çeşitli değişkenlere göre incelenmesi olarak belirlenmiştir. Araştırma için oluşturulan örneklem öğrencileri 5. 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden toplam 471 kişidir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veri toplama araçları iklim okuryazarlığı ile ilgili İklim Okuryazarlığı Ölçeği ve kelime ilişkilendirme testidir. Araştırma sonunda ölçekten elde edilen veriler SPSS.27. 0.1.0 versiyonu kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen verilere t-testi ve ANOVA testleri uygulanmıştır. Kelime ilişkilendirme testinden elde edilen veriler Excel programına aktarılarak frekansları, ortalama değerleri ve yüzdeleri hesaplanmıştır. Kelime ilişkilendirme testinde anahtar kelime olarak "iklim" ve "iklim okuryazarlığı" kelimeleri verilmiştir. "İklim okuryazarlığı" kavramı ile ilgili yeterli veri elde edilemediği için anahtar kelime olarak kullanılamamıştır. Kelime ilişkilendirme testi verilerinde en çok farklı kelimeyi 8. sınıf öğrencilerinin ürettiği görülmüştür. Kız öğrenciler ve erkek öğrencilerin "iklim" anahtar kelimesine ürettikleri cevaplara bakıldığında frekans değeri en fazla olan ilk 3 cevabın aynı olduğu fark edilmiştir. Bu üretilen kelimeler sırasıyla mevsim, doğal afet ve yağmurdur. Ölçek verilerine bakılarak öğrencilerin iklim okuryazarlığı düzeylerinde farklılaşma olup olmadığı incelenmiş. Sınıf bazında 5. Sınıfta düzeyinin diğer sınıf düzeylerinden farklılık gösterdiği anlaşılmıştır. 6. 7. ve 8. Sınıflar arasında bir farklılaşma görülmemiştir. Cinsiyetleri bakımından tüm sınıf düzeylerinde kız öğrencilerin iklim okuryazarlığı düzeylerinin daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Yapılan araştırma sonucunda sınıf düzeyleri arasında iklim okuryazarlığı düzeylerinde 5. Sınıf öğrencilerinde fark olduğu ve her sınıf düzeylerinde kız öğrencilerin iklim okuryazarlık düzeylerinin ortalamanın üstünde olduğu görülmüştür. Sonuç olarak; iklim okuryazarlığı üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiği, alandaki eksikliklerin neler olduğunun belirlenmesi ve bu alana daha fazla çalışmalara yer verilmesi ve gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: İklim, İklim Okuryazarlığı, Fen Eğitimi, Öğrenciler, Ortaokul.

Kalpnur Gecir
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gerçekçi matematik eğitimi yaklaşımı ile kesirler öğretiminin 6. sınıf öğrencilerinin beceri temelli sorular üzerindeki başarılarına etkisi

Araştırmanın amacı gerçek yaşam deneyimlerini içeren Gerçekçi Matematik Eğitimi (GME) yaklaşımı ile kesirler konusuna yönelik öğretimin 6. sınıf öğrencilerinin beceri temelli sorulardaki başarılarına etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesindeki bir devlet okulunda öğrenim gören 29'u kontrol grubu ve 31'i deney grubu olmak üzere toplam 60 tane 6. sınıf öğrencisi ile çalışma yürütülmüştür. Deney grubuna GME yaklaşımı ile matematik öğretimi, kontrol grubuna ise mevcut öğretim programı ile öğretim gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verilerini elde etmek amacıyla Millî Eğitim Bakanlığı (MEB) Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan beceri temelli sorulardan "Kesirlerle İşlemler" alt öğrenme alanına yönelik soruların yer aldığı Beceri Temelli Sorular Başarı Testi (BTSBT) oluşturulmuştur. Öğretim süreci öncesi ve sonrasında her iki gruba da ön test-son test olarak BTSBT uygulanmıştır. Elde edilen veriler ilişkili örneklem t testi ve ilişkisiz örneklem t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda deney grubuna uygulanan GME yaklaşımı ile kontrol grubuna uygulanan mevcut öğretim programı ile öğretimin, öğrencilerin beceri temelli sorulardaki başarıları üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı ortaya çıkmıştır. Buna karşın GME yaklaşımı ile öğretimin öğrencilerin beceri temelli sorulardaki başarılarını arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır.

Rümeysa Atabek
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin öğretim duygu durumlarının ve öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre incelenmesi

Sevinçten öfkeye kadar değişebilen duygusal deneyimler içeren öğretim, temelinde duygusal bir çaba olarak nitelendirilebilir. Matematik dersi, diğer derslerden daha fazla önyargı barındıran bir ders olduğu için matematik öğretimi sürecinde, öğrenme ortamında yaşanan duygular dersin verimliliği ve etkililiği açısından büyük bir önem taşımaktadır. Aynı zamanda öğretmenlerin öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıkları ve sahip oldukları kişilik tipleri de öğretim duygu durumlarını, dolayısıyla öğretim sürecinin verimini etkilemektedir. Bu çalışmada, ortaokul matematik öğretmenlerinin öğretim duygu durumlarının ve öğretmenlik mesleğine yönelik duyarlılıklarının kişilik tiplerine göre irdelenmesi amaçlanmıştır. Örneklemini 154 ortaokul matematik öğretmeninin oluşturduğu araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan tarama modeli kullanılmıştır. Veriler toplanırken katılımcı olan matematik öğretmenlerine Kişisel Bilgi Formu, Öğretim Duygu Durumları Ölçeği, Öğretmenlik Mesleğine Yönelik Duyarlılık Ölçeği ve A Tipi ve B Tipi Kişilik Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Veriler analiz edilirken betimsel istatistik, bağımsız örneklemler için t-testi ve tek yönlü varyans analizi (One-way ANOVA) teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre ortaokul matematik öğretmenleri olumlu duyguları olumsuz duygulara göre daha fazla yaşamaktadır. Bununla birlikte A tipi kişiliğe sahip olan öğretmenler B tipi kişiliğe sahip olan öğretmenlere göre gurur duygusunu daha fazla deneyimlemekte ve öğretmenlik mesleğinin saygın bir meslek olduğu düşüncesini daha fazla taşımaktadır. Öğretmenlerin öğretim ortamında daha etkili olabilmesi için öğretmenlere daha uygun eğitim ortamları oluşturulması ve eğitimler düzenlenmesi gerekmektedir. Bununla birlikte öğretmenlerin duygularını daha samimi ve doğru bir şekilde öğrenebilmek için nitel çalışmalar yapılması gerektiği yönünde önerilerde bulunulmuştur.

Nergiz Yurdakul
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2018 fen bilimleri dersi öğretim programının 21.yüzyıl becerileri açısından incelenmesi

Yaşadığımız çağ bilginin önemli olduğu bir çağdır. Bilginin önemli olduğunu kavrayan bireyler, yaratıcı düşünebilme, değişime açık olabilme, yaşanılan zamana uyum sağlayabilme, problem çözebilme ve eleştirel düşünebilme gibi becerilere sahip olmanın değerini kavrarlar. Yaşadığımız çağ 21.yüzyıl olarak adlandırıldığı için bu becerilerde 21. Yüzyıl becerileri olarak adlandırılmaktadır. Bireylerin gelişen zamanda etkili olabilmeleri için bu becerileri bilmeleri ve bu becerilere sahip olmaları gerekmektedir. Bu becerilere sahip bireylerin yetişmesinde öğretimprogramları önemli bir yere sahiptir. Bu öğretim programlarından biri de fen bilimleri dersi öğretim programıdır. Bu doğrultuda yapılan bu çalışmada 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programının 21. Yüzyıl becerileri açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesinin kullanıldığı bu çalışmanın verilerini üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci ve sekizinci sınıflar düzeyindeki kazanımlar oluşturmaktadır. Bu kazanımlara ulaşabilmek için MEB 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı'ndan yararlanılmıştır. Araştırmanın temalarını P21 (Partnership for 21st Century Learning, 2019) tarafından sunulan 21. Yüzyıl becerileri (öğrenme ve yenilik, yaşam ve meslek, bilgi, medya ve teknoloji okuryazarlığı) oluşturmaktadır. Yapılan çalışmanın sonucuna bakıldığında 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı kazanımlarında 21. Yüzyıl becerilerinin yer aldığına ulaşılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına daha detaylı olarak bakıldığında iletişim becerisinin kazanımlarda daha fazla bulunduğu ve bu beceriyi bilgi okuryazarlığı becerisinin takip ettiği görülmüştür. Diğer 21. Yüzyıl becerileri; eleştirel düşünme, sosyal ve kültürlerarası beceri, üretkenlik, yaratıcılık, bilgi ve iletişim teknolojileri okuryazarlığı, problem çözme, girişimcilik ve özyönetim, liderlik ve sorumluluk işbirliği ve esneklik ve uyum becerileri 2018 Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programı kazanımlarında yer alırken, medya okuryazarlığı becerisinin hiçbir kazanımda yer almadığı sonucuna ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular ile literature karşılaştırılmış olup, önerilerde bulunulmuştur.

Kübra Demir
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Argümantasyona dayalı çevre eğitiminin fen bilgisiöğretmen adaylarının çevre okuryazarlığına etkisi

Hızla artan çevre sorunlarının çözümünde, öğrencilerin çevre okuryazarı bireyler olarak yetiştirilmesi son derece önemlidir. Bu bağlamda öğrencilere çevre eğitimi ilkokuldan üniversiteye her eğitim kademesinde verilmelidir. Günümüzde geleneksel yöntemle verilen eğitimlerin yetersizliği üzerine birçok çalışma mevcuttur. Bu yüzden çevre eğitimi gibi önemli bir konunun öğrencilere daha öğrenci merkezli bir yaklaşımla, aktif bir öğrenme ortamında anlatılması çevre okuryazarı bireyler yetiştirmede son derece önemlidir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı argümantasyon yöntemiyle verilen çevre eğitiminin fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre okuryazarlığı üzerine etkisini belirlemektir. Çalışmanın örneklemini Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği alanında öğrenim gören 55 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeylerini tespit edebilmek amacıyla nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Teksöz, Şahin ve Ertepınar (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanan Çevre Okuryazarlık Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler çevre okuryazarlığının; tutum, bilgi, kullanım ve ilgi alt boyutlarında değerlendirilmiştir. Verilerin analizi IBM SPSS 26 programı kullanılarak yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda argümantasyon yöntemi ile çevre eğitimi verilen deney grubunun çevreye yönelik tutum, bilgi, kullanım ve ilgi düzeyleri; geleneksel yöntemle çevre eğitimi verilen kontrol grubunun tutum, bilgi, kullanım ve ilgi düzeylerinden anlamlı derecede farklılaşmıştır. Bu fark deney grubu lehinedir. Sonuç olarak çevre eğitiminde argümantasyon yönteminin kullanılmasının öğretmen adaylarının çevre okuryazarlıklarını artırdığı tespit edilmiştir.

Büşra Gülfem Acar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alternatif bir öğrenme ve izleme aracı: Benim bilgi ve duygu kumbaram

Bu araştırmanın amacı "Benim Bilgi ve Duygu Kumbaram" olarak isimlendirilen ve kumbara anlayışında geliştirilen bir öğrenme ve izleme aracıyla ortaokul öğrencilerinin (5.-8. sınıf) fen bilimleri dersleri süresince dersle ilgili hangi bilgileri önemli görerek biriktirdiğini belirlemek, bu bilgilerin hangi kategorik çerçevede (yazı, formül, grafik vb.) yer aldığını incelemek, ders ile ilgili duyuşsal yönlerini ortaya çıkarmak ve bu sürecin nasıl değiştiğini belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubu Bolu ili merkezinde yer alan Millî Eğitim Bakanlığına bağlı 3 okulda görev yapan 8 Fen Bilimleri öğretmeni ve 450 öğrenci oluşturmaktadır. Bu çalışmada araştırma deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması kullanılmıştır. Araştırma da kumbaralar, bilgi ve duygu kartları, yarı yapılandırılmış öğretmen ve öğrenci görüşme formları ile veriler toplanmıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda elde edilen kavramlardan kodlar oluşturularak kategorize edilmiştir ve araştırma verileri frekansları ile tablolar şeklinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda öğrencilerin dikkatlerini çeken, sınavda çıkabileceğini düşündükleri ve öğretmenlerinin derslerde vurguladıkları bilgileri biriktirdiği ortaya çıkmıştır. "Benim bilgi ve duygu kumbaram" aracının alternatif bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Şeyma Koyuncu
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının argümantasyon öz yeterlik inançlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bilimin ve teknolojinin ilerlemesiyle her alanda olduğu gibi eğitim alanında da zaman zaman çeşitli değişiklere ihtiyaç duyulmuştur. Ülkemizde 2018 yılında Millî Eğitim Bakanlığı eğitim programlarını güncellemiş ve ders programlarını yenileyerek araştırma- sorgulamaya dayalı öğrenme stratejisini benimsemişlerdir. Yenilenen program incelendiğinde müfredata argümantasyon kavramının entegre edildiği görülmüştür. Ayrıca 2024 yılında yayınlanan beceri temelli yeni öğretim programlarında da argümantasyona yer verildiği görülmektedir. Argümantasyonun derslerde uygulanmasında öğretmenlerin rolü çok büyüktür. Öğretmenlerin rehber konumunda olacak şekilde öğrencilerin yaratıcı düşüncelerini ortaya çıkarmayı hedefleyen dersler planlamaları beklenmektedir. Bu doğrultuda bu çalışmada fen bilgisi öğretmen adaylarının argümantasyon öz yeterlik inançlarının bazı değişkenlere (cinsiyet, sınıf, argümantasyona yönelik ders alma durumu ve argümantasyona dayalı bir fen dersi verme durumu) göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden olan tarama araştırması yönteminden kişisel tarama yöntemi kullanılmış olup, çalışmaya Türkiye' de 5 farklı üniversitede öğrenim görmekte olan 353'ü kadın, 42'si erkek olmak üzere toplamda 395 öğretmen adayı katılmıştır. Bu çalışmanın sonucunda cinsiyete bağlı olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının öz yeterlik inançları kıyaslandığında erkeklerin kadınlara oranla öz yeterliklerinin daha yüksek olduğu ve kendilerini argüamantasyon konusunda daha yeterli hissettikleri sonucuna varılmıştır. Sınıf seviyesine dair veriler incelendiğinde ise, her 3 alt boyutta da sınıf seviyesi arttıkça argümantasyona yönelik öz yeterliliğin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak argümana dayalı ders alma ve argümana dayalı fen dersi verme durumları incelenmiş ve elde edilen veriler ışığında ders almış olma durumu ve ders vermiş olma durumlarının argümantasyona dair öz yeterliliği arttırdığı sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgular ile literatür ile karşılaştırılarak tartışılmış olup, önerilerde bulunulmuştur.

Semiha Dağ Kocabey
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının istatistiksel muhakeme becerilerinin incelenmesi

Garfield (2002) istatiksel akıl yürütmeyi istatistiksel bilgiyi anlama, kullanma ve veriye dayalı, çıkarımda bulunabilmek olarak tanımlanmıştır. Bu çalışmanın amacı ilköğretim matematik, fen bilimleri ve sınıf öğretmenliği ögretmen adaylarının istatistiksel muhakeme becerileri incelemektir. Katılımcılar Bolu ve çevre illerinde bölümlerinde okuyan 158 ilköğretim matematik, 175 fen bilimleri ve 183 sınıf öğretmenliği öğretmen adayıdır. Çalışmada İstatistiksel Muhakememe Becerileri Ölçeği (Statistical Reasoing Assessment-SRA) kullanılmıştır (Garfield,2003). Test Türkçe'ye çevrilmiş, geçerlilik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Testin Türkçe hali elde edildikten sonra, öğretmen adaylarına uygulanmıştır. Bulgulara göre test uygulanan matematik öğretmen adayları diğer öğretmen adaylarına göre olasılığı yorumlamada, bağımsızlığı anlamada, iki yönlü tabloları adlandırmada ve örneklemlerin önemini anlamada başarı gösterdiler. Ancak ortalamayı seçmede, olasılık hesaplamada, ilişki - nedenselliği ayırt etme ve örne

Pınar Ertem Çakır
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

PISA 2022 bağlamında öğretim niteliği, öğrenci motivasyonu ve matematik başarısı: Öğrenci profillerine dayalı bir analiz

Bu çalışma, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı 2022 Türkiye matematik verisini kullanmış ve örtük profil analizi ile öğrencilerin hem motivasyonel-duyuşsal profillerini hem de matematik öğretiminin niteliği algılarına dayalı profillerini belirleyerek bu profillerdeki öğrencilerin matematik başarıları arasındaki farkları incelemiştir. Aynı zamanda, öğrencilerin matematik öğretiminin niteliği algılarının motivasyonel-duyuşsal profilleri üzerindeki rolünü ve tersine öğrencilerin motivasyonel-duyuşsal karakteristiklerinin de matematik öğretiminin niteliği algılarına dayalı profilleri üzerindeki rolü incelenmiştir. Bu nedenle, çalışma iki bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde, öğrencilerin matematiğe yönelik motivasyonel-duyuşsal profillerinin göstergesi olarak, matematik öz-yeterliği, matematik kaygısı ve matematikte çaba ve ısrar değişkenleri kullanılmıştır. Sonuç olarak öğrencilerin dört farklı profil ile betimlenebileceği görülmüştür: "Ortalama", "İlgisiz", "Kaygılı" ve "Özgüvenli ve Azimli". Matematik başarı düzeyleri açısından profillerin sıralaması, en yüksek başarıya sahip "Özgüvenli ve Azimli" profilden başlayarak sırasıyla "Ortalama", "Kaygılı" ve "İlgisiz" profiller şeklindedir. Ayrıca, matematik öğretiminin niteliğini olumlu algılayan öğrencilerin olumsuz algılayan akranlarına kıyasla daha olumlu motivasyonel-duyuşsal öğrenci profillerinde yer aldığı görülmüştür. Çalışmanın ikinci bölümünde ise öğrencilerin matematik öğretiminin niteliği algılarının göstergesi olarak, disiplin iklimi, matematik öğretmen desteği ve bilişsel aktivasyon değişkenleri kullanılarak öğrenci profilleri belirlenmiştir. Sonuç olarak öğrencilerin algılarının üç farklı profil ile betimlenebileceği görülmüştür: "Düşük Düzeyde", "Bilişsel Teşvik Edici" ve "Ortalama". Matematik başarı düzeyleri açısından profiller arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Ayrıca sonuçlar, olumlu motivasyonel-duyuşsal karakteristiklere sahip öğrencilerin daha olumlu matematik öğretiminin niteliği algısına sahip öğrenci profillerinde yer aldığını göstermiştir.

Bedirhan Teke
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin cebirsel muhakeme düzeyleri öğrenme stilleri ve akademik başarıları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, 7. sınıf öğrencilerinin cebirsel muhakeme düzeyleri, öğrenme stilleri ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmanın örneklemini Kars ilinde yer alan yedi farklı ortaokuldan rastgele seçilmiş toplam 245 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin cebirsel muhakeme düzeylerini belirlemek amacıyla "Cebirsel Muhakeme Değerlendirme Aracı", öğrenme stillerini belirlemek için ise "Grasha-Riechmann Öğrenme Stilleri Ölçeği" kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin akademik başarılarını belirlemede matematik dersi birinci dönem karne notları dikkate alınmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrencilerin cebirsel muhakeme düzeyleri ile öğrenme stilleri arasında anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermektedir. Özellikle bağımsız ve katılımcı öğrenme stillerine sahip öğrencilerin cebirsel muhakeme testinden anlamlı düzeyde daha yüksek puanlar aldıkları saptanmıştır. Diğer taraftan pasif ve bağımlı öğrenme stillerine sahip öğrencilerin cebirsel muhakeme düzeylerinin diğer gruplara kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür. Ayrıca cebirsel muhakeme düzeyleri ile matematik akademik başarıları arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Cebirsel muhakeme düzeyi yüksek öğrencilerin matematik ders notlarının da genel olarak yüksek olduğu; bu ilişkinin özellikle fonksiyonel düşünme ve genelleme alt boyutlarında daha belirgin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar öğrencilerin öğrenme stillerinin cebirsel muhakeme gelişiminde ve akademik başarılarında belirleyici bir rol oynayabileceğini göstermekte; dolayısıyla öğretim sürecinde farklı öğrenme stillerine uygun öğretim stratejilerinin benimsenmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Merve Karahan
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel yaratıcılığa ilişkin algılarının problem oluşturma bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul matematik öğretmenlerinin matematiksel yaratıcılığa ilişkin algılarını problem oluşturma bağlamında incelemektir. Araştırmada, nitel araştırma yaklaşımlarından fenomenoloji (olgubilim) deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu, amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile seçilen 20 ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Veriler, öğretmenlerin yazılı olarak yanıtladıkları "Matematiksel yaratıcılığı destekleyecek nitelikte üç problem oluşturunuz" yönergesini içeren açık uçlu bir form ve öğretmenlerle yapılan yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen toplam 60 problem, Biçer vd. (2024) tarafından geliştirilen analiz çerçevesi ve 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Matematik Öğretim Programı çerçevesi doğrultusunda betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen verilerin analizinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, problem oluşturma sürecinde öğretmenlerin yaratıcılığa dair algılarının çeşitlendiği; ancak büyük çoğunluğunun bu beceriyi sınıf içi uygulamalarda sistematik biçimde yeterince destekleyemediği belirlenmiştir. Bununla birlikte bazı öğretmenlerin özgünlük ve esneklik gibi yaratıcılık bileşenlerini daha sınırlı biçimde yansıttığı gözlemlenmiştir. Oluşturulan problemlerin analizi öğretmenlerin matematiksel yaratıcılığı genellikle farklı çözüm yolları üretme, gerçek yaşamla ilişkilendirme ve problem çeşitliliği sunma gibi unsurlarla ilişkilendirdiklerini ortaya koymuştur. Diğer taraftan, 2024 Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretim programı bağlamında yapılan analiz sonucunda problemlerin tüm sınıf düzeylerinde ağırlıklı olarak "Sayılar ve Nicelikler" teması ile ilişkili olduğu, buna karşın "İstatistik ve Olasılık" ile "Dönüşüm Geometrisi" temaları ile ilgili ise çok az sayıda problemin oluşturulduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmen eğitimi programlarında yaratıcı problem oluşturma becerilerinin geliştirilmesine yönelik içeriklerin artırılması önerilmektedir.

Münevver Alemdar
Bolu Abant Izzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir ilkokul öğrencisinin geometrik kavramlara ilişkin soyutlama süreci: Tahmini öğrenme yol haritalarına dayalı bir öğretim deneyi

Öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerini küçük yaşlardan başlayarak yükseltmek matematikte olduğu kadar birçok bilimsel, teknik ve mesleki alanda da çok önemli olduğundan matematik öğretiminin temel amaçlarından biridir. Bu araştırmada, bir ilkokul öğrencisinin geometrik kavramlara ilişkin matematiksel düşünmesi ve öğrenme sürecini incelemek, tahmini öğrenme yol haritası çerçevesinde tasarlanan birebir öğretim deneyinde öğrencinin geometrik cisim, şekil, simetri ve temel geometrik kavramlara ilişkin matematiksel soyutlama sürecini izlemek ve bu süreç sonunda soyutlama mekanizmalarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Bu amaçla araştırmada bir ilkokul üçüncü sınıf öğrencisi ile yürütülen on iki haftalık öğretim deneyi gerçekleştirilmiştir. Öğrencinin geometrik kavramlara dair anlayış ve beceri geliştirmesinde izlediği yollarla birlikte şekil oluşturma ve şekli parçalarına ayırma düzeyleri bağlamında soyutlama mekanizmalarını ortaya çıkarmak için teorik çerçeve olarak Piaget'in soyutlama teorisi kullanılmıştır. Araştırmada odak öğrenci ile gerçekleştirilen klinik görüşmelerin ve öğretim derslerinin video kayıtları, çalışma kâğıtları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları, tahmini öğrenme yol haritası çerçevesinde tasarlanan öğretim deneyi sonunda öğrencinin geometrik cisimleri ve şekilleri tanıma, isimlendirme, özelliklerini ve birbirleriyle olan ilişkilerini; simetri, eşlik ve simetri doğrusu kavramlarını; nokta, doğru, doğru parçası, ışın ve açı kavramlarını soyutlayabildiğini ortaya koymuştur. Ayrıca süreçte odak öğrencinin derin soyutlamalarında kendi bireysel eylemlerinin yanı sıra kullanılan somut ve teknolojik materyallerin öğrenmeyi destekleyici bir rol oynadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Matematik Eğitimi, Tahmini öğrenme yol haritası, Geometrik kavramlar, Matematiksel soyutlama, Birebir öğretim deneyi

Burcu Karakuzu Ataş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkemizde tasarım temelli fen eğitimi ile ilgili yapılan çalışmaların doküman analizi yöntemiyle incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, ülkemizde tasarım temelli fen eğitimi ile ilgili yapılan çalışmaların doküman analizi yöntemiyle incelenmesidir. Araştırmanın evrenini ULAKBİM (Ulusal Akademik Ağ Merkezi) ve YÖK TEZ (Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığı Tez Merkezi)'de bulunan, belirli kriterlere göre elde edilen çalışmalar oluşturmaktadır. Araştırmanın problem ve alt problemlerine yönelik sınıflama formu oluşturulmuştur. Formun görünüş ve kapsam geçerliğinin sağlanabilmesi için alınan uzman görüşlerinin ardından araştırmacı tarafından inceleme formu oluşturulmuş ve sınıflama formuna çalışmalar işlenmiştir. Sınıflama formuna tüm çalışmalar incelenip aktarıldıktan sonra yaklaşık 2 hafta ara verilmiş daha sonra yeniden sınıflanıp, aradaki uyum yüzdeleri hesaplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda veriler kategoriler ve tablolar halinde betimsel olarak analiz edilmiştir. Alt problemlere uygun olarak betimsel istatistik yöntemleri kullanılmıştır. Tarama sonucunda 250 çalışmaya ulaşılmış ve 190 çalışma analiz edilmiştir. Dahil edilmeyen çalışmalar tanıma uygun olmama gibi nedenlerle dahil edilmemiştir. Bu kriterler analiz edilen çalışmalarda belirlenen anahtar kelimeleri tam içermeme, belirtilen zaman aralıklarında olmamadır. Ulaşılan 190 adet çalışma makale, yüksek lisans tezi, doktora tezi olarak kategorilere ayrılıp ele alınmıştır. Ülkemizde tasarım temelli fen eğitimi ile ilgili yapılmış çalışmaların türlerinin büyük çoğunluğunu makaleler oluşturmaktadır. Çalışma konuları mühendislik tasarım temelli fen eğitimidir. Anahtar kelimeler analiz edildiğinde çalışmalarda mühendislik tasarım temelli fen eğitimi, anahtar kelimesi en çok kullanılmıştır. Yıllara göre analiz edildiğinde en çok çalışma 2019 yılında yapılmıştır. Çalışma yöntemlerine göre analiz edildiğinde en çok nitel yöntem tercih edilmiştir. Çalışmalar araştırma türüne göre analiz edildiğinde en çok deneysel araştırma kullanılmıştır. Desen türlerine göre analiz edildiğinde en çok durum çalışması kullanılmıştır. Çalışma gruplarına göre analiz edildiğinde en çok ortaokul öğrencileri ile çalışılmıştır. Veri türüne göre analiz edildiğinde en çok nitel veri türü kullanılmıştır. Veri toplama araçları analiz edildiğinde en çok görüşme tercih edilmiştir. Bu çalışmanın tasarım temelli fen eğitimi alanında yapılacak araştırmalarda Türkiye'de yapılan çalışmaların içeriği hakkında bilgi vermesi, bu konuda çalışacak araştırmacılara bu çalışmanın fikir vereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Tasarım temelli fen eğitimi, nitel araştırma, doküman analizi

Kıymet Devrim
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme modelinin öğretmen adaylarının eleştirel düşünme ve 21. yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Fen Bilgisi Öğretmenliği 2. sınıf öğretmen adaylarına uygulanan probleme dayalı öğrenme modelinin; öğretmen adaylarının eleştirel düşünme ve 21. Yüzyıl becerilerinin gelişimine etkisini araştırmak amaçlanmıştır. Uygulama, 2022-2023 eğitim öğretim yılı güz döneminde, Antalya ilinde bulunan Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 2. Sınıfında öğrenim görmeye devam eden 48 Öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen modeline göre Fen ve Teknoloji Kaynaklı Sorunlar dersinde Eleştirel Düşünme Becerisi Testi (Critical Thinking Skill Test) ve Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği (Multidimensional 21st Century Skills Scale) uygulama süresince ön test ve son test olmak üzere iki kere uygulanmıştır. Bu öğrencilerden 24 kişi deney grubunu, 24 kişi ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Deneysel bir çalışma olduğu için evren ve örneklem tespitine gidilmemiştir. 14 hafta boyunca deney grubunda Fen ve Teknoloji Kaynaklı Sorunlar dersinde probleme dayalı öğrenme modeli ile dersler işlenmiştir. Kontrol grubunda ise geleneksel yöntem ile dersler işlenmiştir. Nicel verilerin elde edilmesi için uygulama öncesinde ve uygulama sonrasında deney grubunda ve kontrol grubunda veri toplama aracı olarak Çevik ve Şentürk (2019) tarafından geliştirilen "Çok Boyutlu 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği (Multidimensional 21st Century Skills Scale)" ve Eğmir ve Gürbüz (2016) tarafından geliştirilen "Eleştirel Düşünme Becerisi Testi (Critical Thinking Skill Test)" kullanılmıştır. Bu çalışmada nicel veri toplama aracı olarak kullanılan çok boyutlu 21. Yüzyıl becerileri ölçeği kendi içinde alt boyutlara ayrılmaktadır. Verilerin analizinde bütün alt boyutların ayrı ayrı analizi yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinin yapılması için öncelikle verilerin normal dağılıp dağılmadığına bakılması gerekmektedir. Normallik testi olan Shapiro Wilk Testi uygulanıp verilerin normal dağılmadığı görülmüştür. Daha sonra ise non-parametrik yani parametrik olmayan testlerin, grupların ön test ve son test puanlarının karşılaştırılabilmesi için Mann Whitney U Testi analizi seçilmiştir. Araştırmanın istatistiksel analizleri için SPSS 26 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen nicel bulgular doğrultusunda bu çalışmada, probleme dayalı öğrenme modeli ile ders işlemen deney grubunun sonucunda "Fen ve Teknoloji Kaynaklı Sorunlar" dersinde uygulanan probleme dayalı öğrenme modeli, fen eğitiminde probleme dayalı öğrenme modelinin öğretmen adaylarının eleştirel düşünme, 21. yüzyıl becerilerine ve 21. yüzyıl becerilerinin alt boyutları olan bilgi ve teknoloji okuryazarlığı becerilerine, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerine, girişimcilik ve inovasyon becerilerine, sosyal sorumluluk ve liderlik becerilerine ve kariyer bilincinin gelişimine etkisini olumlu yönde etkilemiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak uygulamaya yönelik ve araştırmaya yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 21. Yüzyıl Becerileri, Eleştirel Düşünme Becerisi, Fen ve Teknoloji, Probleme Dayalı Öğrenme Modeli.

Buket Geviş Farhadzada
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

8-12. sınıf öğrencilerinin stem kariyer ilgilerinin ve mühendislik bilgilerinin araştırılması

Bu araştırmada 8-12. sınıf öğrencilerinin STEM alanlarına yönelik ilgilerini okul türüne göre karşılaştırmak; mühendislik bilgi düzeylerini okul türüne, cinsiyetlerine, sınıf düzeylerine, bilim sanat öğrencisi olup-olmamalarına, baba mesleğine, anne mesleğine, baba eğitim durumuna, anne eğitim durumuna, herhangi bir projede yer alıp-almama durumuna, gelir düzeyine, yaşadıkları yere, en sevdiği ve en başarılı oldukları derse, üniversiteye devam etmek isteyip-istememelerine, üniversiteye devam etmek istedikleri bölüme göre incelemek ve öğrencilerin STEM kariyerlerine yönelik ilgileri ile mühendislik bilgileri arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Sinop İli Merkez ilçede yer alan iki ortaokulda öğrenim gören 8.sınıf öğrencileri ile ortaöğretim kurumlarından fen lisesi, anadolu lisesi ve endüstri meslek lisesi'ne devam eden 9, 10, 11 ve 12. sınıflardan 749 (386 kız, 363 erkek) öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma nedensel karşılaştırmalı araştırma ve ilişkisel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Araştırmanın veri toplama araçları, Öğrenci Bilgi Formu, STEM Alanlarına Yönelik Kariyer İlgi Ölçeği ve Mühendislik Bilgi Düzeyi Formu'dur. STEM kariyer ölçeği 5'li likert tipinde ve 80 maddeden oluşmuştur, mühendislik bilgi düzeyi formu ise 9 tane açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Elde edilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak t-testi, ANOVA, Tukey testi ve korelasyon ile analiz edilmiştir. Araştırmada, STEM kariyer ilgisinin okul türüne göre farklılık gösterdiği, mühendislik bilgi düzeyinin demografik değişkenlerden, okul türü, sınıf düzeyi, bilim sanat öğrencisi olma, projede görev alma, anne-baba mesleği, anne-baba eğitim düzeyi, ailenin aylık geliri, ailede mühendis olup-olmamasına göre değişiklik gösterdiği, cinsiyete göre mühendislik bilgisinin değişiklik göstermediği ayrıca mühendislik bilgisi ile STEM kariyer ilgisi arasında anlamlı düzeyde düşük bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İhsan Arıcı
Sinop University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin mühendisliğin doğasına yönelik bilgileri ve tasarım temelli öğrenmeye yönelik mesleki gelişim ihtiyaçlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin mühendisliğin doğasına yönelik bilgilerinin incelenmesi ve tasarım temelli öğrenmeye yönelik mesleki gelişim ihtiyaçlarının belirlenmesi olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda araştırmanın, fen bilimleri öğretmenleri için düzenlenecek tasarım temelli öğrenmeye yönelik mesleki gelişim programları için önemli bir bağlam oluşturacağı düşünülmektedir. Bu araştırma TÜBİTAK-ARDEB 1001 kodlu araştırma projeleri tarafından desteklenen "Fen Bilimleri Öğretmenlerinin Mühendislik Tasarım Temelli Uygulamalara Yönelik Yeterliliklerinin Geliştirilmesi için Hibrit Mentörlük Modeline Dayalı Mesleki Gelişim Programının Tasarlanması, Uygulanması ve Değerlendirilmesi" (Proje No: 122K321) isimli projenin ilk basamağı olan 1. yüz yüze eğitim sürecinde ve kapsamında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'de 12 bölgede bulunan bölge merkez illerinde (Ankara, Erzurum, Eskişehir, İstanbul Asya, İstanbul Avrupa, İzmir, Kayseri, Konya, Malatya, Mersin, Samsun ve Van) ve Kahramanmaraş, Sinop, Aksaray genel ve resmi yatılı bölge ortaokulları ve Bilim ve Sanat Merkezleri'nde görev yapmakta olan 43 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum araştırması deseninde yapılandırılmıştır. Araştırmanın veri kaynağını Mühendisliğin Doğası Bilgi Formu, Mesleki Gelişim İhtiyaç Form'u ve odak grup görüşmeler oluşturmaktadır. Veri toplama araçları aracılığıyla toplanan veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerin mühendisliğin doğasının farklı boyutlarına yönelik yetersiz bilgilerinin olduğu saptanmıştır. Ayrıca fen bilimleri öğretmenlerinin sınıflarında tasarım temelli öğrenmeye yönelik uygulamalarında ekonomik koşullar, öğretim programının yapısı ve mesleki yetkinlik eksikliği sebebiyle zorluk yaşadıkları, tasarım temelli öğrenmeye yönelik uygulama ve planlama sürecinin ve içeriğini öğrenmeye ihtiyaç duydukları tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, fen bilimleri öğretmenlerinin mühendisliğin doğasına yönelik bilgilerinin geliştirilmesi amacıyla tasarım temelli öğrenmeye yönelik öğretmenlerin ihtiyaçları çerçevesinde mesleki gelişim programları düzenlenmesi önerilmektedir.

Elif Kara
Sinop University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırılmış ters-yüz öğrenme modelinin ortaokul öğrencilerinin akademik başarılarına, özerk öğrenmelerine ve fen öğrenme motivasyonlarına etkisi

Bu çalışmada, 'Oyunlaştırılmış Ters-Yüz Öğrenme' modelinin, 6. Sınıf ortaokul öğrencilerinin akademik başarıları, özerk öğrenmeleri ve fen öğrenme motivasyonları değişkenlerine etkisi olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında eğitimine devam eden, Antalya'nın Kepez ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunun 6. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen toplam 61 öğrenciden oluşan çalışma gurubunun, 31 kişilik grubu deney, 30 kişilik grubu ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için ön test- son test denkleştirilmemiş kontrol gruplu deneysel desen benimsenmiştir. Çalışmada verilerin toplanması için, '6. Sınıf Kuvvet ve Hareket Ünitesi Akademik Başarı Testi' ölçeği, 'Özerk Öğrenme Ölçeği', ' Fen Öğrenme Motivasyon Ölçeği' araçlarından yararlanılmıştır. Çalışmada kullanılan bu ölçeklerin her bir alt boyutuna ve genel puanına ilişkin ortalama, standart sapma ve çarpıklık değerleri deney ve kontrol grupları için hesaplanmış ve verilerin normal dağılıma uygun olduğu tespit edilmiştir. Verilerin çözümlenmesinde bağımsız gruplar arası t-testi ve bağımlı gruplar arası t-test teknikleri kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, Kuvvet ve Hareket Ünitesi Akademik Başarı son test ortalamaları ön test ortalamalarına göre, deney grubundaki öğrencilerin 3.36 puanlık anlamlı bir artış gösterirken, aynı ölçeğin kontrol grubu öğrencileri son test ortalamaları ön test ortalamalarına göre 1.56 puanlık bir artış göstermiş ve deney grubu lehinde daha fazla artış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ancak, Kuvvet ve Hareket Ünitesi Akademik Başarı testinin son test sonuçları incelendiğinde, yapılan uygulamaların deney grubunda kontrol grubuna göre istatistiksel anlamda bir fark oluşturmadığı tespit edilmiştir. Özerk Öğrenme Ölçeğinin Ders Çalışma Alışkanlıkları alt boyutu son test sonuçları incelendiğinde, deney grubunun kontrol grubuna göre pozitif yönde anlamlı bir fark gösterdiği, buna karşılık, Genel puanlarının ve Bağımsız Öğrenme alt boyutunun son test sonuçları incelendiğinde deney ve kontrol grubuna göre anlamlı fark göstermediği tespit edilmiştir. Fen Öğrenme Motivasyon Ölçeği Genel puanları ve İçsel Motivasyon, Kariyer Motivasyonu, Öz Kararlılık alt boyutları son test sonuçları incelendiğinde, deney grubunun kontrol grubuna göre pozitif yönde anlamlı bir fark gösterdiği buna karşılık, Öz Yeterlilik ve Not Motivasyonu alt boyutlarının son test sonuçları incelendiğinde deney ve kontrol grubuna göre anlamlı fark göstermediği tespit edilmiştir.

Bahar Ören
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitiminin hikayelerle desteklenmesinin öğrencilerin fen ve teknolojiye ilişkin tutumlarına yönelik etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, hikâye anlatımı yoluyla gerçekleştirilen fen bilimleri dersinin, öğrencilerin öğrenme süreçlerini daha etkili ve anlamlı hale getirebilmesi, duyusal ve duygusal bir bağ kurmalarını sağlayıp, soyut bilimsel kavramları somutlaştırarak derse olan ilgisini artırabileceği görüşüne dayanarak öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik tutumlarına olan etkisinin incelenmesidir. Çalışmada araştırma soruları ve veri toplama yöntemleri dikkate alınarak, sorulara yanıt bulunabilmesi amacıyla nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarını bir araya getiren karma yöntem modellerinden sıralı açıklayıcı desen tercih edilmiştir. Çalışmanın nicel kısmında yarı deneysel desenden ön-test son-test eşleştirilmiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda ise araştırma deseni olarak durum çalışması kullanılmıştır. Öğrencilerin fen bilimleri dersine yönelik tutumunu belirlemek için Keçeci ve Kırbağ Zengin (2015) tarafından geliştirilen "Fen ve Teknoloji Tutum Ölçeği" ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Görüş Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2023-2024 eğitim öğretim yılında Mersin ili Anamur ilçesinde bir devlet okulunda öğrenim gören 6.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Deney grubunu (n=19) ve kontrol grubunu (n=19) oluşturun toplamda 38 öğrenci MEB ve ilgili öğrencilerin velilerinden izin alınarak araştırılmıştır. Kontrol grubunda Fen Bilimleri dersi, mevcut MEB öğretim programı doğrultusunda gerçekleştirilirken; deney grubunda mevcut öğretim programına ek olarak program bilimsel hikâyeler ile desteklenmiştir. Araştırma 8 haftada tamamlanmıştır. Nicel verilerin analizinde nonparmetrik testlerden Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi ile çözümlenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda, fen bilimleri eğitiminin hikâyelerle desteklenmesinin, öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde olmasa da pozitif yönde etkisinin olduğu görülmüştür. Öğrenci görüşlerinden elde edilen bulgular, hikâyelerle desteklenen fen bilimleri öğretiminin ilgi çekici, dikkat uyandırıcı ve öğrenme motivasyonunu artırıcı nitelikte olduğunu göstermektedir. Bu tekniğin, öğrencilerin derse olan ilgisini artırdığı ve öğrenilen bilgilerin zihinde daha kalıcı hâle gelmesine katkı sunduğu belirlenmiştir. Ayrıca, hikâyelerin öğrenme ortamını daha etkileşimli ve katılımcı bir yapıya dönüştürdüğü, öğrencilerin düşüncelerini özgürce ifade edebilecekleri destekleyici bir öğrenme atmosferi oluşturduğu da gözlemlenmiştir.

Kübra Deniz
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya bilim merkezinde gerçekleştirilen stem temelli atölye çalışmalarının ortaokul öğrencilerinin 21.yy becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Antalya Bilim Merkezinde uygulanan STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik) temelli atölye çalışmalarının ortaokul öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerine etkisinin incelenmesidir. Çalışmada karma araştırma yöntemlerinden nitel ve nicel veri toplama tekniği kullanılmış olup, nicel verileri elde etmek için ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmıştır. Nicel verileri desteklemek, araştırmanın kapsamını derinleştirmek ve farklı perspektifleri yakalamak için öğrenci görüşleri alınmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenini STEM temelli atölye çalışmaları oluştururken, bağımlı değişken 21. yüzyıl becerileri olarak belirlenmiştir. Araştırma grubunu, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı, Antalya ili Kepez ilçesindeki bir resmi ortaokulda 7. sınıfta öğrenim görmeye devam eden 40 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrenciler, STEM temelli atölye çalışmalarının uygulandığı deney grubunda 20 öğrenci (n=20) ve fen bilimleri dersi öğretim programının öngördüğü öğretim yöntemlerinin uygulandığı kontrol grubunda 20 öğrenci (n=20) şeklinde iki gruba ayrılmıştır. Verilerin toplanması amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen uygulamaya yönelik yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formu ile Kalemkuş Ve Özek tarafından geliştirilen Kapsamlı 21. yüzyıl becerileri ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi, IBM SPSS Statistics 21.0 kullanılarak yapılmıştır. Uygulama sonrasında Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak elde edilen nitel veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formlarının içerik analizi kullanılarak analiz edilmesinde amaç toplanan nicel verilerin açıklanmasında ilgili kavramlara ve ilişkilendirmede gerekli sonuçlara ulaşmaktır. Çalışma tüm gruplarda 4 hafta sürmüştür. Araştırmanın deney grubuna STEM temelli atölye çalışmaları uygulanırken kontrol grubundaki öğrenciler mevcut ders programına göre ders işlemiştir. Çalışmanın başında tüm gruplarda ön testler uygulanmıştır. Çalışmanın son haftasında tüm gruplarda son testler uygulanmış ve deney grubundaki öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır. Kapsamlı 21. yüzyıl becerileri ölçeği, çalışmada nicel veri toplama aracı olarak kullanılmış olup, kendi içinde alt boyutlara ayrılmaktadır. Çalışmada yer alan Kapsamlı 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği ön ve son test puanlarının normal dağılıma uygunluğu grafiksel olarak ve Shapiro-Wilks testi ile değerlendirildi. Deney ve kontrol gruplarına göre Kapsamlı 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği ön ve son test puanlarının karşılaştırılmasında Mann- Whitney U testi kullanıldı. Çalışmada kullanılan yarı yapılandırılmış formdan elde edilen veriler ise içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. STEM temelli atölye çalışmalarına katılan öğrencilerden elde edilen nicel bulgular, STEM temelli atölye çalışmalarının deney grubu öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerini eleştirel düşünme, problem çözme, yaratıcılık, iş birliği ve iletişim becerileri üzerinde olumlu yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Öğrencilerin etkinlikleri uygularken eğlendikleri ve mutlu oldukları gibi birçok olumlu etki gözlemlenmiştir. Elde edilen bu sonuçlar doğrultusunda, gelecekteki araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

Gizem Yıldırım
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik kodlama dersinin ortaokul öğrencilerinin 21.yüzyıl becerileri ve bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı, ortaokul düzeyinde uygulanan robotik kodlama dersinin öğrencilerin 21. yüzyıl becerileri ve bilgi işlemsel düşünme (BİD) becerileri üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinde MEB''e bağlı özel bir ortaokulda 6. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma kapsamında deneysel desen kullanılmış, deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test uygulanmıştır. Veri toplama aracı olarak Kalemkuş (2020) tarafından geliştirilen 21. Yüzyıl Becerileri Ölçeği ve Karalar (2021) tarafından geliştirilen Bilgi İşlemsel Düşünme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında t-testi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, robotik kodlama dersine katılan öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerileri üzerinde anlamlı düzeyde olumlu gelişmeler gözlemlenmiş; özellikle algoritmik düşünme, yaratıcı düşünme ve problem çözme alt boyutlarında etkili olduğu belirlenmiştir. Ancak, 21. yüzyıl becerileri genelinde deney ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Bu durum, ilgili becerilerin gelişimi için daha uzun süreli disiplinler arası ve bütüncül bir öğretim sürecine ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir.Araştırma, robotik kodlama eğitiminin pedagojik etkilerine yönelik çeşit öneriler sunarak katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak, robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerilerini desteklediği; ancak 21. yüzyıl becerilerinin tüm boyutlarına yayılabilmesi için süreklilik arz eden programlara ihtiyaç duyulduğu ortaya konmuştur. Araştırma, robotik kodlama eğitiminin pedagojik açıdan nasıl daha etkili uygulanabileceğine dair öneriler de sunarak eğitimciler için önemli girdiler sağlamaktadır.

Ezginur Masmavi
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf oran ve orantı konusunun assure öğretim tasarımı uygulamaları ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarısına ve tutumuna etkisi

21. yüzyılda teknoloji, gelişim göstererek yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Hayatın her alanına etki eden teknolojinin eğitim alanında da yer almaya başladığını ifade etmek mümkündür. Geleneksel öğrenme yöntemlerinden ziyade teknoloji ile harmanlanmış modern öğrenme yöntemlerinin kullanılması eğitimin daha verimli ve etkin olmasını sağlamaktadır. Eğitim ve teknolojinin birbirine entegre edilmiş olduğu öğretim tasarım modelleri arasında yer alan ASSURE modeli en verimli seçimlerden biri olarak ifade edilebilmektedir. ASSURE modeli eğitim alanında kitle iletişim araçları ve teknolojinin etkin kullanılmasının yanında öğrenci üzerinden planlama yapılmasından dolayı eğitimden mümkün olan en yüksek verimin alınmasını hedefleyen bir modeldir. ASSURE modeli, teknolojinin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlayan, öğrenciye odaklanan ders planlarını geliştiren, öğrenme sürecine öğrenciyi aktif bir şekilde dahil eden, öğrenci merkezli bir yaklaşımı benimseyen, materyal tercihini öğrenci gereksinimleri bağlamında biçimlendiren ve soyut olan kavramların somut hale getirilmesini sağlayan etkin bir öğretim tasarımı modelidir. Bu nedenle söz konusu model öğrencilerin akademik başarılarının artış göstermesini ve derse karşı tutumlarının olumlu hale gelmesini sağlamaktadır. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu çalışmada yedinci sınıf düzeyinde oran ve orantı konusunun ASSURE öğretim tasarımı uygulamalarıyla öğretiminin öğrencilerin akademik başarısına ve tutumuna olan etkisinin incelenmesi hedeflenmektedir. Yarı deneysel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilen çalışmaya otuz yedinci sınıf öğrencisi katılmıştır. Veriler, bu öğrencilere "Matematik Başarı Testi" ve "Matematik Tutum Ölçeği" uygulanarak toplanmış ve SPSS 27.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularında Matematik Başarı Testi deney ve kontrol grubuna ön test ve son test şeklinde uygulanmıştır. Matematik Başarı Testi iki bölümden oluşur. Birinci bölüm yazılı yoklama şeklinde ikinci bölüm çoktan seçmeli sorular şeklinde oluşturulmuştur. Deney grubundaki başarı kontrol grubuna göre gözle görülür bir artış göstermektedir. Kontrol grubu kaygı, çalışma, gereklilik ve matematik tutum ölçeği ortalamaları deney grubundakilerden daha yüksektir. İlgi bakımından da deney grubu sınıfı lehine farklılık olduğu belirlense de bu farklılığın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda ASSURE öğretim tasarımının öğrencilerin akademik başarılarını, ilgi ve kaygılarını anlamlı olmasa da arttırdığı ve bununla birlikte öğrencilerin çalışma, gereklilik ve matematik tutum ortalamalarını da anlamlı düzeyde arttırdığı belirlenmiştir.

Akademik beceriAssure öğretim modeliOran+2
Fatma Nur Arıkan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerindeki matematik kaygısının ebeveyn matematik kaygısı ve ebeveyn desteği ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokul öğrencilerinin matematik kaygısı düzeyleri ile ebeveyn matematik kaygısı, ebeveyn desteği ve baskısı arasındaki ilişkiler incelemek amaçlanmış; ayrıca öğrencilerin matematik kaygısı ile akademik başarıları arasındaki ilişki değerlendirilmek istenmiştir. Bunun yanı sıra, cinsiyet, sınıf düzeyi, ebeveyn eğitim düzeyi ve sosyoekonomik durum gibi bireysel değişkenlerin öğrencilerin kaygı düzeylerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma desenlerinden ilişkisel model ile yürütülmüştür. Örneklem grubu, Akdeniz Bölgesindeki bir merkez ilçede bulunan ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler arasından olasılıklı örnekleme yöntemlerinden sistematik örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 610 öğrenci ve onların ebeveynlerinden (anne veya baba) oluşan 610 kişilik bir grubu kapsamaktadır. Veriler, Matematik Kaygısı Derecelendirme Ölçeği İlköğretim Formu, Ebeveyn Matematik Kaygısı Ölçeği, Ebeveyn Akademik Başarı Desteği ve Baskısı Ölçeği aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis H testi ve Spearman korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular, öğrencilerin genel matematik kaygısı düzeylerinin düşük olduğunu göstermiştir. Kaygı alt boyutları arasında en yüksek ortalama sınav ve öğretmen kaynaklı kaygılarda görülmüştür. Cinsiyet değişkenine göre kız öğrenciler, tüm alt boyutlarda erkek öğrencilere kıyasla daha yüksek kaygı düzeyi sergilemiştir. Sınıf düzeyine göre yalnızca işlem kaygısında anlamlı farklılık bulunmuş; beşinci sınıf öğrencileri daha yüksek işlem kaygısı yaşamıştır. Anne eğitim düzeyine göre bazı alt boyutlarda anlamlı farklılık bulunurken, baba eğitim düzeyi ve sosyoekonomik düzeye göre anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Spearman korelasyon analizi sonucunda, öğrencilerin matematik kaygısı ile akademik başarıları arasında negatif yönde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin matematik kaygısı ile ebeveyn matematik kaygısı ve ebeveyn baskısı arasında pozitif, ebeveyn desteği ile ise negatif yönde anlamlı ilişkiler saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, matematik kaygısının hem bireysel hem de çevresel faktörlerle şekillendiğini ortaya koymaktadır.

Jülide Yuliya Çavdar
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve singapur ortaokul matematik ders kitaplarının kesirler konusuna ilişkin karşılaştırmalı analizi

Bu çalışma, Türkiye ve Singapur matematik ders kitaplarında yer alan Kesirler konusuna ilişkin bölümlerin yatay ve dikey analizini yapmayı amaçlamaktadır. Araştırmada doküman analizi yöntemi kullanılmış ve analizler, literatüre dayalı olarak geliştirilen iki boyutlu bir inceleme çerçevesi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Yatay analiz kapsamında, her iki ülkenin ders kitaplarında kitapların genel bilgileri, konuların yapısal düzeni, başlıklar ve sıralanışı gibi yapısal özellikleri karşılaştırılmıştır. Dikey analizde ise kesirler konusuna ilişkin çözümlü örnekler, çözüm adımları, potansiyel bilişsel istem düzeyi, istenen cevap türü ve soruların dağılımı açısından incelenmiştir. Araştırmanın yatay analiz bulguları Türkiye ders kitabında kesirler konusunun bir ünite içinde ve sınırlı sayıda başlıkla sunulduğunu, Singapur kitaplarında ise bu konunun farklı bölümlere ayrılarak daha kademeli ve detaylı bir yapıyla ele alındığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Singapur'da kitapların dönemlik yapıda olması sebebiyle içeriklerin birbirini takip eden bölümlerle ilerlediği, Türkiye'de ise her ünitenin kendi içinde yeniden başladığı gözlemlenmiştir. Dikey analiz bulgularına göre, Singapur kitaplarında çözümlü örneklerin büyük bir kısmının günlük yaşamla ilişkilendirildiği, görsel ve grafiksel temsillere daha fazla yer verildiği ve bazı örneklerde birden fazla çözüm yolunun sunulduğu belirlenmiştir. Türkiye ders kitabında ise çözümlü örneklerin sınırlı sayıda olduğu, günlük yaşamla ilişkilendirmenin ve çoklu çözüm yolunun daha az kullanıldığı görülmüştür. Potansiyel bilişsel istem açısından, her iki ülkenin kitaplarında da genellikle düşük düzeyli yer aldığı, ancak Singapur kitaplarında daha yüksek düzeyde ilişkilendirme gerektiren örneklere de yer verildiği tespit edilmiştir. Cevap türü açısından, Türkiye kitabında çoğunlukla yalnızca doğru cevabın beklendiği, Singapur kitaplarında ise açıklama istenen veya süreci ortaya koyan çözümlere yer verildiği belirlenmiştir. Bu bulgular, iki ülkenin ders kitaplarının kesirler konusunu ele alış biçimlerinin, yapılandırılma tarzlarının ve öğrenciye sunduğu bilişsel taleplerin farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır.

Rabia Baykuş
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli eğitimin ortaokul 6. sınıf öğrencilerinin dört işlem becerilerine etkilerinin incelenmesi

Bu tezin amacı, yapay zekâ destekli eğitimin ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin dört işlem becerilerine etkilerini incelemektir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışma 2024-2025 eğitim öğretim yılında Antalya ili Kepez ilçesinde yer alan bir devlet okulunda 26 tane 6.sınıf öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerden toplanan gözlem formlarından ve odak grup görüşmesinden elde edilen bulgular yorumlanarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, YZ destekli eğitimin ortaokul 6.sınıf öğrencilerinin dört işlem becerilerini geliştirdiğini göstermektedir. Uygulama öncesinde öğrencilerin geleneksel çözüm stratejilerinin dışına çıkmadığı ve bu stratejileri doğru bir şekilde uygulayamadıkları görülmüştür. YZ destekli eğitimde geleneksel çözüm stratejilerinin dışında birçok farklı stratejiye yer verilmesi dersin verimini artırmış ve öğrencilerin daha anlamlı öğrenmeler gerçekleştirmelerini sağlamıştır. Ayrıca eğitimde YZ kullanımının, öğrencilerin derse olan motivasyonunu artırdığı, YZ'ye ve matematiğe olan bakış açılarını pozitif yönde değiştirdiği gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar, eğitimde yapay zekâ uygulamalarının temel matematik becerilerinin geliştirilmesinde önemli bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymakta; ancak çalışmanın yalnızca 26 öğrenci ile sınırlı olması bulguların genellenebilirliğini kısıtlamaktadır. Gelecek araştırmalarda daha geniş örneklemlerle, farklı sosyoekonomik düzeylerde ve karma desenli çalışmaların yürütülmesi önerilmekte; ayrıca yapay zekâ destekli eğitimin problem çözme, mantıksal akıl yürütme ve analitik düşünme gibi üst düzey bilişsel beceriler üzerindeki etkilerinin incelenmesi önerilmektedir.

Sümeyra Aydın
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

Difüzyon için sonsuz boyutta martingal gösterimi ve uygulamaları

We show that when we have a weak solution to a stochastic differential equation with weak uniqueness property, every square integrable martingale adapted to the filtraiton generated by such a solution admits a stochastic integral representation driven by the martingale part of the equation.

Uğur Aydın
Bilkent University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

7. ve 8. sınıf öğrencilerinin geri dönüşüm ve atıklarla ilgili algıları

Bu çalışma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Hatay ilinin Kırıkhan ilçesinde yer alan Kırıkhan İmam Hatip Ortaokulu'nda eğitim gören 41 yedinci ve sekizinci sınıf öğrencisinin geri dönüşüm ve atıklarla ilgili algılarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmacı tarafından hazırlanan atık piller, plastik poşetler, atık yağlar ve atık kağıtlarla ilgili çevre sorunlarının bulunduğu senaryolara öğrencilerin verdikleri yanıtlar hazırlanan rubrik tarafından değerlendirilmiş ve elde edilen veriler SPSS 23 ile analiz edilmiştir. Buna göre ortaokul 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin atık pillerin çöpe atılması, plastik poşet kullanımı, atık yağların neden olduğu kirlilik ve atık kağıtlar ile ilgili algılarının kısmen yeterli düzeyde olduğu, çevre sorunlarına ilişkin farkındalıklarının yeterli düzeyde olduğu, çevre sorunlarına alternatif çözüm geliştirme düzeylerinin kısmen yeterli olduğu ve atık ve geri dönüşüm ile ilgili algılarının cinsiyetleri, sınıf düzeyleri ve anne ve baba doğum yerlerine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir.

AtıklarGeri dönüşümHatay-Kırıkhan+2
Ganimet Karasu
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

LGS ve TEOG fen bilimleri sınav sorularının yenilenmiş Bloom Taksonomisine göre incelenmesi

Bu araştırmada ortaöğretime geçişte uygulanan merkezi sınavların Fen Bilimleri soruları Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin (YBT) kriterlerine göre incelenmiştir. Yapılan çalışmada 2014-2015 eğitim öğretim yılı 2. Dönem TEOG Fen Bilimleri soruları ve 2020 LGS Fen Bilimleri soruları YBT'ye göre araştırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi kullanılmıştır. Toplamda 40 soru Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin bilgi boyutu ve bilişsel süreç basamaklarına göre sınıflandırılıp, yüzde ve frekansları hesaplanmıştır. Araştırmanın sonucunda TEOG ve LGS Fen Bilimleri sorularının belirli bilişsel süreç basmakları ve bilgi boyutlarına yığıldığı anlaşılmıştır. Kavramsal ve işlemsel bilgi boyutunda ve anlama bilişsel süreç basamağında soru sayısının Yenilenmiş Bloom Taksonomisinin diğer basamaklarına oranla daha fazla olduğu görülmüştür. İncelenen sorularda üst düzey becerileri ölçen soru yüzdesinin düşük olduğu tespit edilmiştir.. Yaratma basamağında ise her iki merkezi sınavda da soru bulunmamaktadır. Hazırlanan merkezi sınavlarda soruların YBT'nin kriterlerine göre hazırlanması ve soruların YBT'nin basamaklarına göre dağılımına dikkat edilmelidir. Lise giriş sınav sorularının YBT kriterlerine göre hazırlanmasına özel önem verilmesi ve soruların YBT aşamalarına göre daha eşit dağılımının sürdürülmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Fen bilimleriOrtaöğretimSınav+2
Hamide Özgün Günel
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

8. sınıf matematik eğitiminde rutin olmayan problemlerin çözümünde karşılaşılan zorlukların nedenleri

Bu araştırmada, 8. sınıf matematik eğitiminde, rutin olmayan problemlerin çözümündeki zorlukların nedenlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden özel durum çalışması kapsamında, Antalya ili, Serik Yukarıkocayatak Ortaokulu'na devam eden 8. sınıf öğrencileriyle yürütülmüştür. Araştırma grubuna, 10 rutin olmayan matematik problemi yöneltilmiştir. Öğrencilerin problem çözme süreci yarı yapılandırılmış görüşmeler eşliğinde tespit edilmiştir. Problem çözme aşamaları; problemi anlama aşaması, plan yapma aşaması, planı uygulama aşaması, sonucun kontrolü aşaması çerçevesinde incelenmiş ve öğrencilerin karşılaştıkları zorlukların nedenleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışılacak stratejiler; akıl yürütme, sistematik liste yapma, diyagram oluşturma, geriye doğru çalışma, matematik cümlesi yazma, tahmin kontrol ve tablo yapma olarak belirlenmiştir. Elde edilen bulgular nitel olarak çözümlenmiştir. Öğrencilerin problem çözümleri ve görüşme kayıtları, araştırmanın amacı doğrultusunda doküman incelemesi ile içerik analizine tabi tutulmuştur. Çalışmadaki bulgulara göre, öğrencilerin problem çözme adımlarından anlama aşamasında; problemi anlamlı okuma, problemi anlamlandırmadaki çeşitlilikler, problemi yanlış okuma, dikkat eksikliği, problemi özetleyememeden dolayı çözümde zorlandıkları tespit edilmiştir. Planlama aşamasında; farklı soru kalıbı görme eksikliği, veriler arasında ilişki kuramama, işlem yapma sürecine odaklanmadan dolayı çözümde zorlandıkları tespit edilmiştir. Planı uygulama aşamasında; işlem hataları, planın eksik kurulması, plansız uygulama çalışmasından dolayı çözümde zorlandıkları tespit edilmiştir. Sonucun kontrolü aşamasında ise; planın değerlendirilmemesi ve işlemsel değerlendirmeye ağırlık verilmesinden dolayı çözümde zorlandıkları tespit edilmiştir.

Erhan Gezer
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmen adaylarının modüler öğretim sistemine yönelik görüşleri

Bu çalışmanın temel amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının ders içinde uygulanan '' Asitler bazlar'' bireysel öğretim modülü ve modüler öğretim sistemi hakkındaki görüşlerinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanması 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Akdeniz Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 52 Fen bilgisi öğretmen adayı ile yapılmıştır. Uygulama sonrasında 14 öğretmen adayı ile gönüllülük esasına dayalı olacak şekilde görüşmeler yapılıp, modül ve öğretim modeli hakkındaki görüşleri alınmıştır. Çalışma grubunun belirlenmesinde derinlemesine bilginin toplanabileceği düşünülen amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme ile elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında; modüler öğretim sisteminin öğrenmeyi etkili ve kalıcı hale getirdiği, öğrenenin ilgisini çektiğini, yaparak yaşayarak öğrenmeye fırsat sunduğu, derslerde aktif katılımı sağladığı anlaşılmıştır. Modüler öğretimin öğrenenin kendi öğrenmesinden sorumlu olduğu, öz değerlendirmeler ile öğrenenin kendini süreçte tanıdığı, bireysel ve grupla çalışma şartlarına uygun entegre bir yöntem olduğu, farklı deneyimler kazanmaya olanak sağlayan bir öğretim sistemi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Modüler öğretim, Modül, Fen Bilgisi, Öğretmen adayları görüşü

Ayşe Sönmez
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri, bilimin doğası inançları ve astronomiye yönelik tutumları arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu çalışmada fen bilgisi öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri astronomiye ait tutum ve bilimin doğası inanışlarına yönelik görüşleri incelenmiştir. Araştırmanın grubunu Konya ve Antalya bulunan 2 devlet üniversitesinde 2023-2024 eğitim öğretim yılında 2,3 ve 4 sınıfta öğrenim görmekte olan 265 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada problemi ayrıntılı olarak açıklamak ve daha derinlemesine anlamlandırmak mevcut durumu tarafsız bir şekilde ortaya çıkarmak için betimsel araştırma yöntemlerinden tarama yöntemi kullanılmıştır. Tarama yöntemi aynı zamanda araştırma konusundaki genel bir bakış sunarak, konunun geniş bir perspektiften incelenmesine ve mevcut durumun nesnel bir biçimde tanımlanmasına olanak tanımaktadır. Araştırmada verileri toplamak için; Canbazoğlu-Bilici, S., Öner-Armağan, F., Kozcu-Çakır, N. ve Yürük, N. (2012) tarafından geliştirilen astronomi tutum ölçeği, Özcan, İ., ve Turgut, H. (2014) tarafından geliştirilen bilimin doğası inanışları ölçeği ve Eğmir, E. ve Ocak, G. (2016) tarafından geliştirilen eleştirel düşünme becerisini ölçmeye yönelik başarı testleri kullanılmıştır. Çalışmada istatistiksel çözümlemelerde başvurulan korelasyon analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerileri ile astronomiye ilişkin tutumları arasında düşük seviyede ancak anlamlı bir ilişki olduğu, eleştirel düşünme ve bilimin doğasına ilişkin tutumları arasında anlamlı, ancak orta düzeyde bir pozitif ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak öğretmen adaylarının Bilimin doğası ve astronomiye ait tutumlarına bakıldığında ise ikisinin arasında anlamlı bir ilişki olmadığı görülmüştür. Öğrencilerin özellikle astronomi üzerine odaklanarak bilimsel düşünme ve eleştirel analitik becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabileceği için Fen bilgisi öğretmenliği müfredatında bu konulara daha çok yer verilmesi önerilmektedir.

Derya Alan
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Girişimcilik destekli proje tabanlı fen eğitiminin ortaokul öğrencilerinin girişimcilik algılarına ve bilişsel esnekliklerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, girişimcilik destekli proje tabanlı fen eğitiminin ortaokul öğrencilerinin girişimcilik algılarına ve bilişsel esnekliklerine etkisini belirlemek ve buna ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 öğretim yılı güz döneminde Adıyaman ilinde bir devlet okulunun 5. sınıfında öğrenim gören 19'u deney ve 15'i kontrol grubu olmak üzere 34 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışmada karma yöntem araştırma modellerinden paralel (eş zamanlı nicel + nitel) karma yöntem kullanılmıştır. Araştırma; nicel araştırma desenlerinden ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel araştırma desenlerinden ise betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında; Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Algısı Ölçeği, Bilişsel Esneklik Envanteri, Blob Ağacı Öz Değerlendirme Formu, öğrenci günlükleri ve odak grup görüşmesinden elde edilen yanıtlar kullanılmıştır. Verilerin analizi Ortaokul Öğrencilerine Yönelik Girişimcilik Algısı Ölçeği ile Bilişsel Esneklik Envanteri hipotez testleri kullanılarak; Blob Ağacı Öz Değerlendirme Formu içerik analizi, öğrenci günlükleri ve odak grup görüşmesi ise betimsel analiz ile analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; araştırmada gerçekleştirilen uygulamaların deney grubu öğrencilerinin girişimcilik algılarına ve bilişsel esnekliklerine olumlu katkıda bulunduğu belirlenmiştir. Ayrıca günlükler ve odak grup görüşmesi analizleri sonucunda, öğrencilerin girişimcilik algılarının olumlu yönde değiştiği belirlenmiştir. Elde edilen nitel verilerin sonuçlarının aynı zamanda nicel bulguları desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik; Proje tabanlı öğretim; Bilişsel esneklik; Fen eğitimi

Gizem Turan Gürbüz
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen öğretiminde kullanılan 6-sigma yönteminin 6. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına ve iletişim becerilerine etkisi

Bu çalışmada, fen bilimleri ders içeriğinde bulunan "ses ve özellikleri" ünitesinin altı siğma yöntemine uygun olarak yürütülmesinin altıncı sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına, iletişim becerilerine etkisinin ve yöntem hakkındaki görüşlerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma karma eylem araştırması şeklinde tasarlanmış olup nitel ve nicel desenler birlikte kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Akdeniz Bölgesi'nde bulunan bir il merkezindeki devlet ortaokulunda 28 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında, ses ve özellikleri ünitesi Altı Siğma yöntemiyle ve beş haftalık bir plan dahilinde tamamlanmıştır. Çalışmada nicel veriler, ses ve özellikleri akademik başarı testi, kavram soruları ölçeği, iletişim becerileri ölçeği ve altı sigma basamaklarına uygun olarak hazırlanmış ders içi ve konu sonu ölçme araçları kullanılarak toplanmıştır. Nitel veriler yöntem görüşme formu, günlükler, odak grup görüşmesi, mülakatlar ve video kayıtlardan elde edilmiştir. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler analiz edilerek yorumlanmıştır. Uygulanan yöntemin akademik başarıyı olumlu yönde etkilediği anlaşılmıştır. İletişim becerileri ölçeğinden elde edilen sonuçlara göre iletişim becerileri açısından anlamlı bir farklılık olmadığı görülmektedir. Altı sigma yöntemi hakkında yöntem görüşme formundan elde edilen bulgulara göre yöntemin akademik başarıya olumlu yönde katkı sunduğunu göstermektedir. Ayrıca uygulanan yöntem hakkında öğrenci ve uygulayıcı öğretmen görüşlerinin olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sonuçlara bağlı olarak çalışmanın farklı derslerde, farklı sınıf seviyelerinde uygulanması ve geri dönütlerin dikkate alınması gerektiği yönünde önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: 6-sigma; Akademik başarı; İletişim becerileri; Öğretmen ve Öğrenci görüşleri.

Ali Kurt
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel sorgulamaya ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel sorgulamaya ilişkin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırmaya 130 fen bilimleri öğretmeni katılmıştır. Araştırma betimsel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada fen bilimleri öğretmenlerine "Bilimin Doğası Görüşleri Ölçeği'' ve Karışan vd. (2014) tarafından Türkçeye uyarlanan "Bilimsel Sorgulama Görüş Formu" (VASI) uygulanmıştır. Bilimin doğası görüşleri ölçeğinden elde edilen yanıtlar analiz edilerek fen bilimleri öğretmenlerinin bilimin doğası görüşleri iyi, orta ve düşük düzey olarak belirlenmiştir. Bilimsel sorgulamaya ilişkin görüşler ise bilgili, karmaşık, yetersiz ve net olmayan/boş düzey olarak kodlanmıştır. Araştırma sonucunda, bilimin doğası görüşleri iyi olan fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel sorgulama bileşenlerinde bilgili görüşe sahip oldukları belirlenmiştir. Fen bilimleri öğretmenlerinin bilimin doğası görüşleri ve bilimsel sorgulama bileşenlerindeki görüşleri genel olarak orta düzeyde olduğu görülmüştür. Fen bilimleri öğretmenlerinin bilimsel sorgulama bileşenlerinden "Araştırma sonuçları toplanan verilerle tutarlı olmak zorundadır" bileşeninde "yetersiz" düzeyde, "bilimsel veri ile bilimsel kanıt aynı şey değildir" bileşeninde "karmaşık" düzeyde ve diğer bileşenlerde "bilgili" düzeyde daha yüksek yüzdelik başarıya sahip oldukları belirlenmiştir. Sonuçlar doğrultusunda çeşitli önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bilimin doğası, Bilimsel sorgulama, Fen bilimleri öğretmenleri

Yılmaz Işık
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin zihnin cebirsel alışkanlıkları ile algılanan öz düzenleme becerileri ve matematiksel üstbiliş farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, sekizinci sınıf öğrencilerinin zihnin cebirsel alışkanlıkları düzeyleri ile üstbiliş farkındalık düzeyleri ve öz düzenleme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca sekizinci sınıf öğrencilerinin zihnin cebirsel alışkanlıklarını, öz düzenleme becerilerini ve üstbilişsel farkındalık düzeylerini cinsiyet değişkeni açısından incelemek amaçlanmıştır. Bu çalışma nicel araştırma yaklaşımları çerçevesinde betimsel tarama, ilişkisel tarama ve nedensel karşılaştırma araştırmasının birlikte kullanılması ile gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2024-2025 eğitim-öğretim yılında sekiz devlet ortaokulunda öğrenim gören 426 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak "Zihnin Cebirsel Alışkanlıkları Belirleme Testi", "Çocuklar İçin Üstbilişsel Farkındalık Ölçeği" ve "Algılanan Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Zihnin cebirsel alışkanlıkları düzeyleri her bir madde için detaylı olarak analiz edilmiş, öğrenci cevapları D0 (düşük), D1 (orta) ve D2 (gelişmiş) düzeylerinde sınıflandırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin büyük bir kısmının zihinsel alışkanlık kullanmadığı (D0 düzeyinde kaldığı), ancak belirli sorularda D2 düzeyine ulaşabilen öğrencilerin de bulunduğu görülmüştür. Öğrencilerin öz düzenleme ve üstbiliş düzeyleri orta düzeyde bulunmuştur. Cinsiyet değişkenine göre öz düzenleme ve zihinsel alışkanlıklar arasında anlamlı farklılık olduğu; erkek öğrencilerin bu becerilerde daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Zihnin cebirsel alışkanlıkları ile öz düzenleme becerileri ve üstbiliş farkındalık düzeyleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir. Regresyon analizine göre, zihinsel alışkanlıkları en güçlü yordayan değişkenin öz düzenleme becerileri olduğu belirlenmiştir. Üstbilişsel farkındalığının da anlamlı bir yordayıcı olmakla birlikte etkisinin daha sınırlı olduğu görülmüştür. Elde edilen veriler doğrultusunda öğretim süreçlerinde bu becerilerin desteklenmesi önerilmiştir.

Sinan Karakuş
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin sayı hissi ile zihnin cebirsel alışkanlıkları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, ortaokul 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin sayı hissi ve zihnin cebirsel alışkanlıkları performanslarını belirleyerek, sayı hissi ile zihnin cebirsel alışkanlıkları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında, Adıyaman il merkezindeki 10 devlet okulunda öğrenim gören 648 ortaokul öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrencilerin araştırmaya katılımları, uygun örnekleme yöntemiyle gönüllülük esasına göre sağlanmıştır. Çalışmada, ilişkisel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerine 17 adet açık uçlu sorudan oluşan "Sayı Duyusu Ölçeği"; ikinci aşamasında ise ilgili her bir sınıf düzeyi için kazanımlara uygun olarak açık uçlu "Zihnin Cebirsel Alışkanlıkları (ZCA) Belirleme Testi" uygulanmıştır. Verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerin yanı sıra basit korelasyon ve basit doğrusal regresyon analizlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları incelendiğinde, sayı hissi puan ortalamalarının oldukça düşük olduğu görülmüştür. Benzer şekilde, ZCA Belirleme Testi puan ortalamalarının da düşük olduğu belirlenmiş; ayrıca sınıf düzeylerine ilişkin istatistikler incelendiğinde, öğrenci başarı puanlarının çeşitlilik gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Sayı Duyusu Ölçeği'nden elde edilen puanlar ile ZCA Belirleme Testleri puanları arasında anlamlı ilişkiler gözlenmiştir. Bu bağlamda, sayı duyusu puanlarının 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin ZCA Belirleme Testi puanlarını anlamlı biçimde yordadığı, özellikle 7. sınıf öğrencilerinde bu ilişkinin daha güçlü olduğu görülmüştür. Bu bulgular, sayı hissi ile cebirsel alışkanlıklar arasındaki ilişkinin önemini ortaya koymakta ve alanda çalışan araştırmacılar ile eğitim uygulayıcıları için faydalı bilgiler sunmaktadır.

Merve Kızıl
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

8.sınıf öğrencilerinin sayı duyusu performansı ile matematiksel düşünme becerisi arasındaki ilişki üzerine bir çalışma

Bu çalışma 8. Sınıf öğrencilerinin sayı duyusu performansı ile matematiksel düşünme aşamaları arasındaki ilişkiyi keşfetmeyi hedeflemektedir. Bu araştırmada ilişkisel araştırma yöntemlerinden keşfedici korelasyonel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini Adıyaman il merkezindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 137 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Örneklem seçiminde, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örnekleme tekniği tercih edilmiştir. Nicel veri toplama araçları olarak Birgin ve Peker (2019) tarafından geliştirilen "Sayı Duyusu Testi" ile Keskin, Akbaba Dağ ve Altun (2013) tarafından hazırlanan "Matematiksel Düşünme Aşamalarını Belirleme Çalışma Yaprağı" kullanılmıştır. Ayrıca akademik başarı düzeyleri, ebeveyn eğitim durumu, cinsiyet gibi farklı demografik değişkenlerin matematiksel düşünme aşamaları ve sayı duyusu performansı üzerindeki etkisi de incelenmiştir. Sayı duyusu performansı ve matematiksel düşünme aşamalarından elde edilen verilerin normallikleri ortalama, mod, medyan, standart sapma, çarpıklık ve basıklık gibi değerler yardımıyla incelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda sayı duyusu performansı ile matematiksel düşünme aşamaları arasında pozitif yönde anlamlı ve güçlü bir ilişki olduğu ve bilişsel süreçlerde birbirlerini destekledikleri görülmektedir. Dikkat çeken diğer bir analiz sonucu ise anne eğitim durumunun öğrencinin sayı duyusu performansı üzerine etkisidir. İlkokul ve ortaokul mezunu annelerin çocuklarının sayı duyusu performans puanlarının, üniversite mezunu annelerin çocuklarının puanlarından daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Yılsonu puanı değişkeninde ise gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmektedir. Not ortalaması yüksek olan öğrencilerin sayı duyusu performans puanları, not ortalaması daha düşük olan öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksektir. Cinsiyet değişkeninde hem sayı duyusu hem de matematiksel düşünme açısından erkekler ile kızlar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Bulgular, sayı duyusunun, matematiksel düşünme gelişiminde önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Dolayısıyla öğrencilerin, yalnızca doğru sonuca ulaşmayı değil, çözüm sürecinde farklı stratejiler denemeyi de önemsemeleri teşvik edilmelidir. Kendi düşünme süreçlerinin farkına varmalarını sağlayacak etkinlikler (örneğin akıl yürütme açıklamaları, grup tartışmaları) sayı duyusu ve matematiksel düşünmeyi geliştirebilir. Ayrıca ailelerin, özellikle de annelerin eğitim düzeyinin öğrencilerin sayı duyusu performansı üzerinde etkili olduğu göz önüne alındığında, ebeveynlerin çocuklarının matematik öğrenme süreçlerine daha aktif şekilde katılması teşvik edilmelidir.

Perihan Dursun
Adıyaman University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Jıgsaw I tekniğinin sekizinci sınıf öğrencilerinin çevresel farkındalıklarına etkisi

Bu çalışmada, "Madde Döngüleri ve Çevre Sorunları" konusunda jigsaw I tekniğinin sekizinci sınıf öğrencilerinin çevresel farkındalıklarına etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Çalışma grubunu Karadeniz Bölgesi'nin Orta Karadeniz Bölümü'nde yer alan bir ile bağlı bir ilçedeki bir ortaokulun sekizinci sınıfında okuyan 24 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, 2021-2022 eğitim - öğretim yılının ikinci döneminde yapılmıştır. Çalışmaya okulda iki sekizinci sınıf şubelerinden biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak katılmıştır. Deney grubundaki 12 öğrenci işbirlikli öğrenme yönteminin tekniklerinden jigsaw I tekniğiyle, kontrol grubundaki 12 öğrenci ise öğretim programının önerdiği yöntem ve teknikle öğrenim görmüştür (koronavirüs pandemisi nedeniyle çalışma küçük gruplarla yapılmıştır). İşbirlikli öğrenme öğretmenlerin öğrencileri küçük gruplara ayırarak, öğrencilerin birlikte çalıştıkları, öğrencilerin birbirinden öğrendiği etkili bir yöntemdir. Jigsaw tekniği ise, öğrencilerin bir araya gelerek asıl ve uzman gruplar oluşturarak birlikte çalıştığı grup etkinlikleri ile yapılan işbirlikli öğrenme tekniğidir. Bu teknikte öğrenciler farklı bakış açıları ve farklı etkinliklerle birçok konuyu farklı yollardan öğrenebilirler. Yapılandırmacı yaklaşıma dayanan bu teknik öğrencilerin birbirlerinin öğrenmelerine katkı sağlamasının yanında sorumluluk duyguları kazanmalarına, özgüvenlerinin gelişmesine, motivasyonlarının artmasına, iletişim becerilerinin gelişmesine, sosyalleşmelerine, eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişmesine katkı sağlar. Bu araştırma ön-test ve son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen modelindedir. Çalışma dört hafta boyunca toplam onaltı ders saati süresince gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, Ötün (2016) tarafından hazırlanan 22 maddelik "Çevre Eğitimi Kavramları Farkındalık Ölçeği (ÇEKFÖ)" ile toplanmıştır. Ölçek çalışmanın başında ön-test, çalışmanın sonunda da son-test olmak üzere her iki gruba da uygulanmıştır. Araştırmada SPSS 22 programı ile nicel veriler analiz edilmiştir. Çalışmanın başında deney ve kontrol gruplarına uygulanan Çevre Eğitimi Kavramları Farkındalık Ölçeği ön-test puanları arasında anlamlı bir fark görülmezken, çalışmanın sonunda uygulanan Çevre Eğitimi Kavramları Farkındalık Ölçeği son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak jigsaw I tekniğinin, öğretim programının önerdiği yöntem ve tekniğe göre, öğrencilerin çevresel farkındalıklarına daha fazla katkı sağladığı görülmüştür. Uygulama sonucunda bu tekniğin fen öğretiminde etkili olduğu görülmüştür. Bu bağlamda Jigsaw I tekniği Fen Bilimleri dersinin başka konularında ve farklı sınıf seviyelerinde uygulanabilir.

Şenol Şahin
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin öğrenci düşüncelerini fark etme becerilerinin örüntü genellemesi konusunda incelenmesi

Bu çalışmanın amacı matematik öğretmenlerinin yedinci sınıf düzeyinde örüntü genellemesi konusunda öğrencilerin matematiksel düşünmelerini fark etme becerilerini araştırmaktır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılının bahar döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırma Karaman'ın farklı devlet okullarında görev yapan 5 matematik öğretmeniyle gerçekleştirilmiştir. Ayrıca bir devlet okulunda öğrenim gören 19 öğrenci, örüntü soruları ile ilgili öğrenci çözümleri ve öğrenci çözüm videoları için çalışmaya dahil olmuştur. Öğrenci çözümlerini ve çözümlere ait video görüntülerini elde etmek için şekil örüntüsü ile ilgili sorular kullanılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını öğrenci çözüm kağıtları, öğrenci çözümlerine ait video görüntüleri ve öğretmenler ile yarı yapılandırılmış birebir görüşmeler oluşturmaktadır. Öğrenci çözümleri analiz edildikten sonra, seçilen 5 öğrencinin hem doğru hem de yanlış çözümünü içeren, öğrencilerin çözümlerini açıkladıkları video görüntüleri elde edilmiştir. Öğrencilerden elde edilen öğrenci çözümleri ve çözümlere ait video görüntüleri kullanılarak 5 öğretmen ile birebir yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Matematik öğretmenlerinin fark etme becerisi Jacobs, Lamb ve Philipp'in (2010) fark etme becerisine ait teorik çerçevesi kullanılarak 'öğrenci düşüncesine dikkat etme, öğrenci düşüncesini yorumlama ve öğrenci düşüncesine cevap verme' çerçevesinde incelenmiş ve analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları matematik öğretmenlerinin genellikle öğrencilerin matematiksel düşüncelerine sınırlı düzeyde dikkat ettiklerini, öğrenci düşüncelerini yorumlamakta ise zorluk yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Matematik öğretmenleri öğrenci düşüncelerine yönelik öğrencinin soruyu nasıl çözdüğünü söylemişler ve açıklama yapmamışlardır ya da kâğıtta gördüklerini tek tek anlatmışlardır. Öğrenci düşüncesini yorumlama sürecinde ise çözümlerin doğru ya da yanlış olduğuyla ilgili veya öğrenci matematiksel düşüncesinden farklı bir konudan (dört işlem becerisi kötü gibi, konuyu anlamış-anlamamış) bahsetmişlerdir. Öğrenci düşüncesine dayalı cevap verirken ise matematik öğretmenlerinin genellikle yanlış cevapları doğru cevaba götürmeye yönelik soru sorma ya da öğrenciye konuyu anlatma eğilimde olduğu görülmüştür. Matematik öğretmenlerinin çoğu doğru cevaplı öğrenciyi tebrik edeceklerini belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Fark etme becerisi, Matematik öğretmenleri, Örüntü öğretimi, Öğrenci düşünceleri

Hatice Çetin
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yavaş geçişli animasyon tekniğinin 7. sınıf öğrencilerinin ışığın madde ile etkileşimi konusundaki başarılarına ve fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, 7.sınıf öğrencilerine fen bilimleri dersi kapsamında sunulmakta olan Işığın Madde ile Etkileşimi Ünitesinin yavaş geçişli animasyon tekniği ile öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına, fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarına nasıl etki edeceğinin ortaya konulması ve bu teknik hakkındaki öğrenci görüşlerinin açığa çıkarılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda araştırma nitel destekli nicel karma araştırma yöntemi göz önüne alınarak yapılmıştır. Çalışmanın nicel kısmı ön-test son-test kontrol gruplu desenine göre oluşturulmuş olup, nitel kısmı ise olgu bilim yöntemine göre oluşturulmuştur. Çalışmada yer alan katılımcılar uygun örneklem yöntemine göre seçilmiş olup örneklem; 2021-2022 eğitim-öğretim yılının ikinci yarısında Milli Eğitim Bakanlığı'nın bünyesinde bulunan iki farklı ortaokulda öğrenim gören 7.sınıf öğrencileridir. 30 deney grubu öğrencisi ve 30 kontrol grubu öğrencisi olmak üzere toplamda 60 öğrenci ile çalışılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmanın nicel kısmında Işığın Madde ile Etkileşimi Akademik Başarı Testi ve Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeği kullanılırken nitel kısmında deney grubu öğrencileri ile yapılan yavaş geçişli animasyon tekniğine ilişkin görüşmeler oluşturmaktadır. Nicel verilerin analizinde akademik başarı ve fen öğrenmeye yönelik motivasyon değişkenleri açısından deney ve kontrol grubu arasında ön-test ve son-test sonuçları açısından anlamlı bir farklılık olup olmadığını test etmek için sırasıyla karma ANOVA ve karma MANOVA uygulamıştır. Nitel verilerinin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına bakıldığında ise yedinci sınıf öğrencilerinin Işığın Madde ile Etkileşimi konusundaki akademik başarıları açısından yavaş geçişli animasyon tekniği uygulanan deney grubu ile düz anlatım tekniği uygulanan kontrol grubu öğrencileri arasında; uygulama grubu değişkeni açısından anlamlı bir farklılığın olmadığı, uygulama zamanı değişkeni açısından akademik başarılarının zamanla arttığı ve uygulama grup ve zaman etkileşimi değişkeni açısından deney grubu lehine anlamlı farklılığın olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca etki büyüklüğü kısmi eta-kare (η2) değerine göre deney ve kontrol grubu öğrencileri akademik başarı puanları arasında büyük düzeyin üzerinde farklılaşmanın var olduğu gözlemlenmiştir. Fen Öğrenmeye Yönelik Motivasyon Ölçeğinin karma MANOVA analizi bulgularına göre ise uygulama grubu değişkeni açısından anlamlı farklılık gösterdiği ve etki büyüklüğünün büyük düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmış ve bu farklılığın ise ölçeğin sadece ilk boyutu olan araştırma yapmaya yönelik motivasyon boyutunda anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin fen öğrenmeye yönelik motivasyonlarının zaman değişkeni ve uygulama grubu zaman etkileşimi değişkeni açısından anlamlı farklılık göstermediği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılmış olan yavaş geçişli animasyon tekniğine ilişkin mülakat sonuçlarına göre ise genel anlamda öğrencilerin çoğunluğunun bu tekniği sevdikleri ancak çok zaman ve emek istemesi, sınav sistemine yönelik çalışma yapmak istemeleri gibi farklı nedenlerle bazı öğrencilerin bu teknik yerine soru çözüm tekniğini kullanmak istediklerini ifade ettikleri görülmektedir. Uygulamanın grupla yapılması hususunda öğrenciler ikiye bölünerek yarısı grupla yapılması taraftarı olduğu, yarısının ise bireysel yapılması taraftarı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bir diğer sonuç olarak da öğrencilerin animasyon hazırlama basamaklarından biri olan taslak hazırlama aşamasında bazı farklı adi hatalara sahip oldukları hazırladıkları taslaklardan ve ifadelerinden görülürken, yavaş geçişli animasyon tekniğinin model hazırlama, animasyon oluşturma basamaklarından ve ifadelerinden bu mevcut hataların ortadan kalktığı sonuçlarına ulaşılmıştır.

Zeynep Yalınalp
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kavram öğretimi tekniklerinin ortaokul öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri üzerine etkisi

Kavramlar bireylerin bilişsel yapılarının en temel unsurudur. Üst düzey zihinsel becerilerle kavramların oluşturulmasında fen eğitimi önemli bir yere sahiptir. Fen eğitimi öğrencilerin çevre ile bütünleşmelerini, problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme gibi becerilerin geliştirilmesini sağlar. Bireylerin olaylara farklı açıdan bakabilmeleri, sorgulama, akıl yürütme, yorum yapma, tartışma yeteneklerinin gelişmesi eleştirel düşünme becerileri ile mümkün olmaktadır. 21. yüzyıl becerilerinden biri olan eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla derste kullanılacak yöntem ve teknikler çok büyük öneme sahiptir. Etkili ve anlamlı öğrenmenin sağlanması, eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesi amacıyla kavram öğretim tekniklerinin kullanılması bilginin zihinde kalıcı olarak yer almasını sağlamaktadır. Bu bağlamda, çalışma, ortaokul 7.sınıf fen bilimleri dersinde 'Saf Madde ve Karışımlar' ünitesinde kavram öğretim tekniklerinin öğrencilerin fen bilimleri dersi eleştirel düşünme becerilerine etkisini belirlemeyi amaçlamıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan bir il merkezinde 7. sınıfta öğrenim gören 42 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma denkleştirilmemiş kontrol gruplu öntest-son test yarı deneysel desende tasarlanmıştır. Araştırma 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde 30 ders saatlik (7 hafta) bir süreci kapsamaktadır. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu" ve "Fen Bilimleri Dersi Eleştirel Düşünme Becerileri Ölçeği" uygulanarak elde edilmiştir. Araştırma sürecinde dersler, kontrol grubunda 2018 fen bilimleri öğretim programına dayalı olarak, deney grubunda ise kavram öğretim teknikleri kullanılarak işlenmiştir. Verilerin analizinde IBM SPSS 25 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U ve Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Araştırma sonucuna göre deney grubu Fen Bilimleri Dersi Eleştirel Düşünme Becerileri Ölçeği ön test-son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Ayrıca öğrencilerin fen bilimleri dersi eleştirel düşünme becerilerinin cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak kavram öğretim teknikleri ile ders işlemenin öğrencilerin fen bilimleri dersi eleştirel düşünme becerilerini geliştirmekte etkili olduğu, programa dayalı olarak ders işlemenin ise öğrencilerin fen bilimleri dersi eleştirel düşünme becerilerini geliştirmede herhangi bir katkısının olmadığı görülmüştür. Elde edilen bulgular çerçevesinde, öğretmenlerin, öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmek için kavram öğretimi tekniklerinin uygulama süreci ile ilgili hizmet içi programlara katılmaları, eğitim ortamında kavram öğretimi tekniklerinin sayı ve niteliğinin artması ve farklı disiplinlere uyarlanması doğrultusunda önerilerde bulunulmuştur.

Eleştirel düşünceKavram öğretimiOrtaokul öğrencileri
Dilek Serinci
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

7.sınıf öğrencilerinin geometri öğrenme alanındaki ispat becerilerinin incelenmesi ve ispat ders planı uygulamaları

Matematiğin doğal bir bileşeni olan ispat; matematiğin öğrenciler tarafından anlaşılmasında, üst düzey becerilerin kazanılmasında ve matematiksel iletişimin gelişiminde önemli rolleri olan bir araçtır. Bu özellikleri bakımından düşünüldüğünde ispat, matematik sınıflarının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu çalışma ile 7.sınıf öğrencilerinin geometri öğrenme alanına ait ispat becerilerinin incelenmesi ve ispat ders planı uygulamalarının öğrencilerin ispat becerilerine olan etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. 7.Sınıf ders kitabının geometri öğrenme alanına ait bölümü ispat etkinlikleri bakımından incelenmiş ve bu etkinlikler temel alınarak çalışmada uygulanacak ders planları hazırlanmıştır. Öğrencilerin hali hazırdaki ispat becerilerini ortaya çıkarmak için İspat Beceri Testi-1 (İBT-1) uygulanmıştır. 15 saatlik ispat içerikli ders planları uygulamasının ardından öğrencilere İspat Beceri Testi-2 (İBT-2) uygulanarak ders planı uygulamalarının öğrencilerin ispat becerilerine etkileri incelenmiştir. Akademik başarı durumlarına göre belirlenen altı öğrenci ile hem uygulama öncesi hem de uygulama sonrası ispat beceri testlerine verdikleri yanıtlar için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular, 7.sınıf ders kitabının geometri öğrenme alanında yer alan etkinliklerin sadece %5'lik kısmının ispat yapma kategorisinde yer aldığını göstermiştir. Bu sonuç öğrencilerin muhakeme ve ispat becerilerini geliştirebilmeleri için yeterli görülmemektedir. Çalışmanın İBT-1 sonuçlarına göre; öğrencilerin uygulama öncesi sundukları argümanların 7'sinin dışsal, 7'sinin deneysel ispat şemasında olduğu görülürken sadece 1 argümanın analitik ispat şemasında olduğu belirlenmiştir. Uygulama sonrası yapılan İBT-2 sonuçlarına göre; dışsal 4, deneysel 9 ve analitik ispat şemasına ait 19 öğrenci argümanı görülmüştür. Bu durum öğrencilerin ispat ile zenginleştirilmiş ders planı uygulamaları ile ispat becerilerinin geliştiğini göstermektedir. Aynı zamanda öğrenciler ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelere göre uygulamaya katılan öğrencilerin %75'i ispata yönelik olumlu tutum içerisinde yer almaktadır.

Emre Dönmez
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının sürdürülebilir tüketimdavranışları ile çevre okur yazarlığı arasındakiilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışları ile çevre okuryazarlığı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Öğretmen adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışları ile çevre okuryazarlığı cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim durumu, baba eğitim durumuna göre incelenmiştir. Araştırma, 2022-2023 akademik yılı bahar döneminde Orta Karadeniz Bölgesinde yer alan bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesinin sınıf öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören 144 (103 kadın, 41 erkek) öğretmen adayı ile yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerde hem betimsel hem de çıkarımsal istatistiki analizler kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğretmen adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışları ile çevre duyarlılığı, ihtiyaç dışı satın alma, tasarruf ve yeniden kullanılabilirlik düzeyleri arasında pozitif yönde ilişki bulunmuştur. Öğretmen adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışları ile çevre duyarlılığı ve tasarruf alt boyutları arasında güçlü, ihtiyaç dışı satın alma ve yeniden kullanılabilirlik alt boyutları arasında ise orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Yeniden kullanılabilirlik alt boyutu ile tasarruf ve ihtiyaç dışı satın alma alt boyutları arasında düşük seviyede anlamlı pozitif bir ilişki bulunmuştur. Fakat çevre duyarlılığı ile yeniden kullanılabilirlik alt boyutları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık ile çevre bilinci, çevre kaygısı ve çevre farkındalığı alt boyutları arasında güçlü, Ayrıca çevre bilinci alt boyutu ile çevre kaygısı alt boyutu arasında, orta düzeyde ilişki bulunmuştur. Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık düzeyleri ile sürdürülebilir tüketim davranışları arasında orta düzeyde, pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmektedir. Sınıf öğretmeni adaylarının sürdürülebilir tüketim davranışı, çevre duyarlılığı, tasarruf, ihtiyaç dışı satın alma, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmen adaylarının ters madde olarak kodlanan ihtiyaç dışı satın almaları da cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Öğretmen adaylarının annelerinin eğitim durumlarına göre sürdürülebilir tüketim davranışları arasında anlamlı fark bulunmaktadır. Çevre duyarlılığı, yeniden kullanılabilirlik, tasarruf, ihtiyaç dışı satın almada annelerin eğitim durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının babalarının eğitim durumlarına göre sürdürülebilir tüketim davranışı, çevre duyarlılığı, tasarruf, ihtiyaç dışı satın alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermediği belirlenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının çevre okuryazarlıkları cinsiyete ve anne baba eğitim durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda sınıf öğretmeni adaylarının sürdürülebilir tüketim ile çevre okuryazarlık algılarını geliştirecek eğitim etkinlikleri yapılması, öğretmen adaylarının bu konuda bilinçlendirilmesi yükseköğretimde çevre ile ilgili derslerin müfredatına sürdürülebilir tüketim ve çevre okuryazarlığı konularını içeren içerikler eklenmesi önerilmektedir.

Kamile Çöl
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerinin yordanmasında eğitim araştırmalarına yönelik tutumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarının rolü

Bu araştırmada fen bilimleri öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerinin yordanmasında eğitim araştırmalarına yönelik tutumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarının rolü ile ilgili değişkenlerin hangi düzeyde olduğu ve cinsiyet değişkeni açısından farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Bu amaçla hem betimsel hem de ilişkisel tarama modeline dayalı nicel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında Google Forms aracılığıyla 2024 yılında Türkiye'nin 49 farklı şehrinde görev yapan 256 fen bilimleri öğretmeninden (164 kadın, 92 erkek) veri toplanmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 38.04 (SS= 7.38) olarak hesaplanmıştır. Veriler "Kişisel Bilgi Formu", "21. Yüzyıl Becerileri Özyeterlik Algıları Ölçeği", "Eğitim Araştırmalarına Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Öğretmen Motivasyonu Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizi kapsamında katılımcıların 21. yüzyıl becerileri, eğitim araştırmalarına yönelik tutumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarının hangi düzeyde olduğunu incelemek için betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Daha sonra ilgili değişkenlerde cinsiyet değişkeni açısından bir farklılık olup olmadığını test etmek amacıyla her değişken için ayrı ayrı tek yönlü çok değişkenli varyans analizi (Manova) yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon analizi kullanılmıştır. Son olarak, 21. yüzyıl becerilerinin yordanmasında eğitim araştırmalarına yönelik tutumları ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonlarının rolünü test etmek için 21. yüzyıl becerilerinin her bir alt boyutu için ayrı ayrı çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Yirmi Birinci Yüzyıl Becerileri Özyeterlik Algıları Ölçeğinin alt boyutları için hesaplanan aritmetik ortalama değerleri incelendiğinde katılımcıların "öğrenme ve yenilenme" becerilerinin yüksek, "yaşam ve kariyer" ve "bilgi, medya ve teknoloji becerilerinin ise çok yüksek düzeyde olduğu gözlenmiştir. Eğitim Araştırmalarına Yönelik Öğretmen Tutum Ölçeğinin alt boyutları için hesaplanan aritmetik ortalama değerlerine bakıldığında katılımcıların "eğitim araştırmalarının gerekliliği" alt boyutu için yüksek, "eğitim araştırmalarına değer verme" alt boyutu için çok yüksek ve "eğitim araştırmalarının uygulanabilirliği" alt boyutu için ise orta düzeyde olduğu bulunmuştur. Son olarak, Öğretmen Motivasyon Ölçeğinin alt boyutları için hesaplanan aritmetik ortalama değerleri her üç alt boyut (içsel, dışsal ve yönetsel faktörler) için yüksek düzeyde bulunmuştur. İncelenen tüm değişkenler için cinsiyet değişkeni açısından kadınlarda ve erkeklerde anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Yirmi birinci yüzyıl becerilerinin alt boyutları ile eğitim araştırmalarına yönelik tutum ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon değişkenlerinin alt boyutları arasındaki ilişkiler incelendiğinde hepsinin pozitif yönlü olduğu, en yüksek düzeyde ilişkilerin eğitim araştırmalarının gerekliliği ile gözlendiği, en düşük ilişkilerin ise eğitim araştırmalarının uygulanabilirliği ile olduğu bulunmuştur. Son olarak, eğitim araştırmalarına yönelik tutum ve öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon değişkenlerinin katılımcıların 21. yüzyıl becerilerinin yordama gücünü test etmek amacıyla uygulanan çoklu doğrusal regresyon analizi sonucunda eğitim araştırmalarının gerekliliği, içsel faktörler ve dışsal faktörlerin her üç 21. yüzyıl becerisinin (öğrenme ve yenilenme becerileri, yaşam ve kariyer becerileri, bilgi, medya ve teknoloji becerileri) anlamlı birer yordayıcısı olduğu ve yönetsel faktörlerin yalnızca yaşam ve kariyer becerilerini yordadığı görülmüştür. Dışsal faktörler dışındaki tüm değişkenler ilgili değişkenleri pozitif yönlü açıklamaktadır. Buna göre yapılan eğitim araştırmalarının öğretim programlarının yenilenme sürecine katkı sağladığını, öğretimde karşılaşılan problemlere çözüm ürettiğini, eğitim araştırmaları ile ilgili seminerlerin fayda sağladığını, öğretim yöntemlerinin seçiminde etkili olduğunu düşünen; öğretmenlik mesleğinin maddi ve manevi kazanç getirdiğine, yetenek ve becerilerini geliştirmek için uygun bir meslek olduğuna ve kariyer hedeflerine hizmet ettiğine inanan; diğer taraftan mesleklerini icra ederken sadece sosyal ve sağlık güvencesine ya da toplumda saygınlık kazanmaya odaklanmayan fen bilimleri öğretmenlerinin 21. yüzyıl becerilerinin daha gelişmiş olduğu görülmektedir. Bu çalışma sonucunda öğretmenleri bu açılardan destekleyecek hizmetiçi eğitimlerin verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: 21. Yüzyıl becerileri, tutum, eğitim araştırmalarına yönelik tutum, motivasyon, öğretmen motivasyonu, fen eğitimi, fen bilimleri öğretmenleri.

Arzu Büber
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 5. sınıf kesirler alt öğrenme alanında farklı öğretim uygulamalarının akademik başarı ve kalıcılığa etkisi

Bu araştırmada ortaokul 5. Sınıf kesirler alt öğrenme alanında yer alan kazanımlara ilişkin öğretim süreçlerinin farklı öğretim uygulamaları (geleneksel öğretim yöntemi, oyunla öğretim yöntemi ve teknoloji destekli öğretim yöntemi) kullanılarak yürütülmesinin öğrencilerde akademik başarı ve kalıcılığa etkisinin incelenmesi ve farklı öğretim uygulamalarına ilişkin öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Nitel ve nicel verilerin birleşimini içeren sıralı açıklayıcı karma yöntem deseni kullanılarak yürütülen bu araştırmanın nicel aşamasında, ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen uygulanmıştır. Araştırmanın nitel aşaması ise durum çalışması deseniyle yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan bir ildeki devlet ortaokulunda yer alan 51 öğrenci oluşturmaktadır. Bu öğrencilerin 17'si deney grubu-I, 17'si deney grubu-II ve 17'si de kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Bu aşamada, kontrol grubuna geleneksel öğretim yöntemi, birinci deney grubuna oyunla öğretim yöntemi ve ikinci deney grubuna teknoloji destekli öğretim yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın nitel aşamasında çalışma grubu rastgele örnekleme seçimiyle her iki deney grubundan da 10 öğrenci seçilerek oluşturulmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Matematik Başarı Testi" geliştirilmiştir. Araştırmanın başlangıcında katılımcılara bir ön test uygulanmış, ardından altı hafta süren öğretim süreci tamamlanmış ve son test yapılmıştır. Ayrıca son testin ardından sekiz hafta sonra kalıcılık testi uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizi için Kruskal-Wallis testi ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise içerik analizi yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırma bulguları incelendiğinde oyunla öğretim, teknoloji destekli öğretim ve geleneksel öğretim yöntemleri arasında matematik son test puanları açısından anlamlı bir farklılık gözlemlenmemiştir. Ancak öğrencilerin matematik kalıcılık testi puanları incelendiğinde, oyunla öğretim yönteminin geleneksel öğretim yöntemine göre anlamlı bir üstünlük sağladığı belirlenmiştir. Oyunla öğretim ile teknoloji destekli öğretim ve teknoloji destekli öğretim ile geleneksel öğretim yöntemleri arasındaki karşılaştırmalarda ise anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Nitel bulgulara göre, deney grubu öğrencilerinin genellikle olumlu yönlere vurgu yaptıkları gözlemlenmiştir. Deney grubu-I öğrencileri, oyunla öğretim yönteminin derse olan ilgiyi artırdığını, eğlenceli öğrenme sağladığını ve derslerin daha ilgi çekici hale geldiğini belirtmişlerdir. Bununla birlikte, oyunların tüm öğrencilere hitap etmediğini ve dolayısıyla her zaman etkili olmayabileceğini de ifade etmişlerdir. Deney grubu-II öğrencileri ise teknoloji destekli öğretim yönteminin derse olan tutumlarını olumlu yönde etkilediğini, derslerin eğlenceli geçtiğini ve tüm öğrencilerin derse katılım sağladığını belirtmişlerdir. Öte yandan teknoloji destekli öğretimle ilgili olumsuz yönler olarak sınıf ortamındaki gürültü ve uzun süreli dikkat sağlama zorluklarına dikkat çekmişlerdir.

Fatma Biçen
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli matematik sorularının anlaşılmasında yaşanılan zorlukların öğretmen ve öğrenci perspektifinden incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim matematik öğretmenlerinin ve sekizinci sınıf öğrencilerinin perspektifinden beceri temelli matematik sorularına karşı yaklaşımları ve yaşanılan zorlukların neler olduğu incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 50 ilköğretim matematik öğretmeni ve 60 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak öğretmen görüşme formu, öğrenci görüşme formu, öğrenci dokümanları, video kaydı kullanılmıştır. Araştırmada 50 matematik öğretmenine öğretmen görüşme formu yazılı uygulanmıştır. Görüşme formu uygulanan öğretmenlerden ölçüt örnekleme yöntemine göre belirlenen 10 adet öğretmenin her birinin bir ders saati öğretim süreci takip edilerek video kaydına alınmıştır. Video kaydı alınan sınıflarda 10 öğrenciden doküman toplanmıştır. Son olarak 60 öğrenciye öğrenci görüşme formu yazılı uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırmanın öğretmen ve öğrenci perspektifinden elde edilen en genel bulgusu, katılımcıların çoğunluğuna göre beceri temelli matematik soruları, anlama, muhakeme yapma, analiz gibi üst düzey düşünme becerilerinin kullanılmasını gerektiren günlük hayat problemleri olduğudur. Öğretmenlerin perspektifinden bulgularda, öğrencilerin beceri temelli matematik sorularında zorlandıkları noktaların çok olduğu, okuduklarını anlamadıkları ve bu soruları genel anlamda zor buldukları noktalarında yoğunlaşmıştır. Öğrencilerin perspektifinden bulgularda ise zorlandıkları durumların, beceri temelli matematik sorularını zor veya uzun bulmaları, okuduklarını anlamada zorlandıkları noktalarında yoğunlaşmıştır.

Branş öğretmenleriOrtaokul öğrencileriÖğrenci zorlukları
Zeynep Kübra Sakarya
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim matematik öğretmenlerinin ülke genelinde yapılan ortak yazılı sınavlara ilişkin görüşleri ve sınav değerlendirmelerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim matematik öğretmenlerinin Türkiye genelinde MEB tarafından yürütülen ortak matematik yazılı sınavlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve ortak sınavların altıncı sınıf seviyesinde matematik dersini yürüten ilköğretim matematik öğretmenleri tarafından değerlendirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni kullanılmıştır. Araştırma katılımcıları, ortak yazılı sınavların sadece altıncı sınıf seviyesinde uygulanması nedeniyle iki çalışma grubundan oluşmaktadır. Birinci grup 2023-2024 eğitim öğretim yılında devlet okullarında herhangi bir sınıf seviyesinde görev yapmakta olan 80 ilköğretim matematik öğretmeninden, ikinci grup ise belirlenen 80 ilköğretim matematik öğretmeni arasından 6.sınıf seviyesinde görev yapmakta olan 30 ilköğretim matematik öğretmeninden oluşmaktadır. Birinci çalışma grubu oluşturulurken maksimum çeşitlilik örneklemesi, ikinci çalışma grubu oluşturulurken ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ve "Ortak Sınav Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırma verileri nitel araştırmaya uygun şekilde içerik analiz yöntemiyle incelenmiş ve bu süreçle elde edilen bulgular ortaya konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin çoğunluğu ülke geneli ortak sınav uygulamasını öğrenciye görelilik ilkesine uymadığı için doğru bulmamaktadır. Öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyeleri, ilgileri, ihtiyaçları, beklentileri, imkânları, yetenekleri, zekâları gibi faktörler ile bölgesel farklılıklar bu görüşün temel nedenleri olarak belirlenmiştir. Buna karşın ülke geneli ortak sınav uygulamasının standardizasyon sağlaması açısından doğru bulduğunu belirten katılımcı sayısı da az değildir. Ülke geneli sınav uygulamasının geçerliliğinin ve güvenirliliğinin daha yüksek olması, öğrenci seviyesini doğru değerlendirebilme, eğitimin kalitesinin artması ve daha adil bir değerlendirme yapması açısından olumlu etkileri olduğunu belirten görüşler de tespit edilmiştir. Ayrıca ülke geneli ortak sınav uygulaması; öğretmenlerde, öğrencilerde ve velilerde stres oluşturduğu, sınavlardaki soruların orta düzeyde olduğu farklı öğrenci seviyelerine yönelik sorulara da yer verilmesi gerektiği tespit edilmiştir.

Mehtap Bedel
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

5. sınıf fen bilimleri dersinde STEM etkinliklerinin öğrenme ürünlerine etkisi

Çalışmada STEM etkinliklerinin 5. sınıf öğrencilerinin başarıya, STEM tutumlarına ve fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inançlarına etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılı 2. Döneminde Ankara'da bir ortaokuldaki 5. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplamak için başarı testi, STEM tutum ölçeği, fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inanç ölçeği kullanılmıştır. Çalışmadaki verilerin analiz edilmesinde SPSS 20.0 istatistik programı kullanılmıştır. Deney grubunda araştırmacının geliştirdiği STEM uygulamaları yapılırken, kontrol grubunda ise 5. sınıf fen bilimleri ders kitabı temel alınarak uygulama yapılmıştır. Uygulama sonrasında öğrenci başarıları test ortalamasına bakıldığında gruplar arasında deney grubu lehine son test puanları bakımından anlamlı fark oluştuğu görülmektedir. STEM tutum ölçeği ortalamalarına bakıldığında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Fen öğrenmeye yönelik öz-yeterlik inanç puanlarına bakıldığında deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık olmadığı sonucuna varılmıştır. Araştırma sonunda STEM eğitimine yönelik olarak geliştirilen etkinliklerin başarıyı artırmada olumlu bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bu anlamda Fen Bilimleri öğretmenlerinin STEM temelli etkinlikleri derslerde kullanması önerilmektedir.

Akademik başarıElektrikFeTeMM
Burçin Güngör
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

7.sınıf hücre ve bölünmeler ünitesinde kullanılan web 2.0 araçlarının öğrencilerin 21. yüzyıl becerilerini deneyimlemelerine ve akademik başarılarına etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul yedinci sınıf fen bilimleri öğretim programında yer alan ''Hücre ve Bölünmeler'' ünitesindeki Hücre, Mitoz ve Mayoz konularına ait 8 kazanıma yönelik web 2.0 araçları kullanarak geliştirilen etkinliklerin, öğrencilerin 21.yüzyıl becerilerini deneyimlenmesi ve akademik başarılarına nasıl bir etkisi olduğu incelemek, bu bağlamda web 2.0 araçlarının kullanımı hakkında öğrenci görüşlerini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada karma araştırma desenlerinden sıralı dönüşümsel tasarım kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, ön test / son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel desen, nitel boyutu ise olgubilim deseni kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma 2023-2024 eğitim öğretim yılının birinci döneminde, Çorum ili merkez ilçesindeki bir ortaokulda, bir deney (n=22) ve bir kontrol (n=24) grubu olmak üzere toplamda 46 öğrenci ile yürütülmüştür. Altı hafta süren araştırmada deney grubunda web 2.0 araçları kullanılarak hazırlanan etkinlikler ile ders işlenirken, kontrol grubunda mevcut öğretim programı kapsamında hazırlanan ders kitabında yer alan etkinliklerle ders işlenmiştir. Veri toplama aracı olarak 21. Yüzyıl Beceri Ölçeği (BÖ), Akademik Başarı Testi (ABT), Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği (EDEÖ) ve Yaşam Boyu Öğrenme Ölçeği (YBÖÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde parametrik testlerden olan tekrarlı ölçümler için iki yönlü anova analizi, tek yönlü anova analizi, ilişkili örneklem t-testi ve ilişkisiz örneklemler t testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, klasik yöntem ders etkinliklerinin öğrencilerin, 21 yy. becerileri, eleştirel düşünme eğilimi, yaşam boyu öğrenme ve akademik başarı puanları üzerindeki etkisinin cinsiyete, gruplara ve yaşa göre farklılaşmadığı ortaya konmuştur. Öte yandan web 2.0 araçları kullanılarak hazırlanan ders etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. yy. becerileri, eleştirel düşünme eğilimi ve yaşam boyu öğrenme deneyimlerine anlamlı şekilde katkı sağladığı, bununla birlikte akademik başarı ile yaşam boyu öğrenme ölçeği yabancı dilde iletişim ile kendine güven alt boyutlarında ise anlamlı bir katkısının olmadığı tespit edilmiştir. Yine yapılan analizlerde web 2.0 araçlarından istifade ile yapılan etkinliklerin deney grubundaki öğrencilere anlamlı ve olumlu katkılar sağladığı anlaşılmakla birlikte, bu olumlu katkının cinsiyete göre farklılaşmadığı anlaşılmıştır. Araştırmanın nitel verilerinden elde edilen sonuçlara göre web 2.0 araçlarının eğitim sürecinde sunduğu yenilikçi yöntemler ve etkileşimli içeriklerin öğrenme deneyimlerini zenginleştirdiği, öğrencilerin derse karşı ilgi ve motivasyonunu artırdığı ve 21.yüzyıl becerilerinin deneyimlenmesine imkan sunduğu tespit edilmiştir. Ancak bazı web 2.0 araçlarının Türkçe dil desteğinin eksikliği, araçların karmaşıklığı ve ücretsiz sürümlerin kısıtlı işlevselliği gibi teknik sorunlar, öğrencilerin web 2.0 araçlarını etkili bir şekilde kullanmalarını engellemiş ve öğrenme süreçlerinde zorluk yaşamalarına neden olmuştur. Bazı öğrencilerin kişisel bilgisayara ve evde internet imkanına sahip olmaması gibi eksiklikler, araçların erişilebilirliğini kısıtlamış ve öğrencilerin öğrenme deneyimlerinde engeller oluşturmuştur.

21. yüzyılAkademik beceriDers çalışma becerileri+5
Emre Erden
Amasya University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00