
24
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Diyarbakır'ın Eğil ilçesi ve köylerinde ilköğretim kademesinde görev yapan öğretmenlerin benlik saygıları, çatışma stilleri ve empati düzeylerine ?barış eğitimi? programının etkisinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, Diyarbakır'ın Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlere uygulanan ?Barış Eğitimi? programının, öğretmenlerin benlik saygılarına, çatışma stillerine ve empati düzeylerine etkisini incelemektir.Araştırmanın örneklemini Diyarbakır İli'nin Eğil İlçesi ve köylerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim okullarında 2008?2009 öğretim yılında görev yapan öğretmenlerden yansız random yöntemi ile 30 kişi deney grubu ve 30 kişi kontrol grubu olmak üzere 60 kişi oluşturmuştur.Araştırmada, Benlik Saygısı Ölçeği, Çatışmaya Tepki Ölçeği, Empati Eğilim Ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan ?kişisel bilgi formu? kullanılmıştır. Araştırma sürecinde deney grubuna ön test, 12 haftalık barış eğitimi ve son test, kontrol grubuna ön test ve son test uygulanmıştır. Bu yönü ile çalışma deneysel modeldedir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS 13.00 programında ¬¬t testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada anlamlılık düzeyi olarak 0.05 alınmıştır.Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol grupları arasında benlik saygısı(0,043), kendilik kavramının sürekliliği(0,043), insanlara güvenme(0,032), eleştiriye duyarlılık(0,023), depresif duygulanım(0,050), kişiler arası ilişkilerde tehdit hissetme(0,010), tartışmalara katılabilme derecesi(0,025), empati düzeyi(0,005), problem çözme(0, 023) becerisinde anlamlı artış görülürken kavgacı tutum(0,043) ve pazarlıkçı olma(0,043) boyutlarında ise anlamlı azalma olduğu belirlenmiştir(p?0,05). Kontrol grubu verileri incelendiğinde öntest ve sontest puanlarının ortalamaları arasında anlamlı bir fark oluşmamıştır.Anahtar Kelimeler: Barış Eğitimi, Benlik Saygısı, Empati, Çatışma Stilleri
Ankara örnekleminde Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin 61-72 aylık Türk çocuklarına uyarlanması
Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden 61-72 aylık Türk çocuklarına Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uyarlanması ve uygulanması amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2008 - 2009 eğitim-öğretim yılında Ankara il merkezi Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Yenimahalle ilçelerindeki resmi anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemiyle seçilmiş 423 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; ?Genel Bilgi Formu?, ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Erken Öğrenme Becerileri Ölçeği? kullanılmıştır.Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi'nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri, ölçekleri ve Erken Akademik ve Dil becerileri bileşiğine ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Sözcük Bilgisi için .852, Sayılar, Harfler & Sözcükler için .982, Telaffuz Araştırması için .913, İfade Edici Dil Becerisi için .953, Alıcı Dil Becerisi için .948, Sayı Becerileri için .957, Harf & Sözcük Becerisi için .978 ve Erken Akademik ve Dil Becerileri bileşiği için .972 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi sonuçlarının 61-72 aylık Türk çocukları için geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Erken Akademik Beceriler, Dil Becerileri
Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel engelli çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarının incelenmesi
Bu araştırma Sakarya ilinde görev yapan okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocukların kaynaştırma yoluyla eğitimlerine ilişkin tutumlarını saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma örneklemini, Sakarya ilinde bulunan, zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle kaynaştırma eğitimi yapmış ve 2009-2010 öğretim yılında kaynaştırma eğitimi uygulaması yapan M.E.B.'na bağlı okul öncesi eğitim kurumlarında görev alan 106 okul öncesi eğitim öğretmeni oluşturmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarını belirlemek amacıyla, ?Zihinsel Engelli Öğrencilere Yönelik Öğretmen Tutumları Ölçeği? ve öğretmenler hakkında bilgi edinmek üzere araştırmacı tarafından geliştirilen ?Öğretmen Anket Formu? kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 istatistiksel paket programı yardımıyla analiz edilip yorumları yapılmıştır.Araştırmada elde edilen bulgulardan, okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel ve kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının, öğretmenlerin; yaşına (p=0,909>0,05), öğretmenlik süresine (p=0,524>0,05), medeni durumuna (p=0,928>0,05), çocuk sahibi olma durumuna (p=0,456 >0,05), bitirdiği okul türüne (p=0,374>0,05), özel eğitim dersi alma durumuna (p=0,476>0,05), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,935>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili ders alma durumuna (p=0,519>0,05), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılım durumuna (p=0,159>0,05) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alma durumuna (p=0,380>0,05) göre anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Araştırmada elde edilen diğer bulgular incelendiğinde ise, öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan öğrencilere yönelik genel tutum ölçeğinde en yüksek eğilimi 42 yaş ve üzeri (p=0,855>0,05, SO=58,94), evli (p=0,788>0,05, SO=70,42), çocuk sahibi olan (p=0,174>0,05, SO=72,00), fakülte mezunu (p=0,458>0,05, SO=56,33), özel eğitim dersleri alan (p=0,257>0,05, SO=70,86), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,492>0,05, SO= 71,03), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,315>0,05, SO=72,09) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,849>0,05, SO=70,46) okul öncesi öğretmenlerinin gösterdiği saptanmıştır.Ayrıca, kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarda ise en yüksek eğilimi; 18-25 yaş arası (p=0,862>0,05, SO=57,06), bekar (p=0,580>0,05, SO=74,88), çocuk sahibi olmayan (p=0,785>0,05, SO=74,48), fakülte mezunu (p=0,495>0,05, SO= 56,44), özel eğitim ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,946>0,05, SO=74,32), kaynaştırma eğitimi ile ilgili bir ders alan (p=0,674>0,05, SO= 74,68), kaynaştırma eğitimi ile ilgili kurs, seminer, vb. eğitimlere katılan (p=0,112>0,05, SO=76,54) ve kaynaştırma eğitimi verirken destek alan (p=0,112>0,05, SO=76,15) okul öncesi öğretmenleri göstermişlerdir.Okul öncesi öğretmenlerin zihinsel yetersizliği olan çocuklar için genel tutumu arttığı zaman kaynaştırma eğitimine ilişkin tutumlarının da bundan etkilendiği ve aynı yönde güçlü bir şekilde artış (r=0,575, p=0,000<0,01) gösterdiği görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yetersizliği Olan Çocuklar, Zihinsel Yetersizliği Olan Çocuklar, Özel Eğitim, Okul Öncesi Eğitim Öğretmenleri, Kaynaştırma Eğitimi
61-72 aylık çocuklar için Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması (Ankara örneklemi)
Bu araştırma, Ankara örnekleminde anaokuluna devam eden ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmak amacıyla yapılmıştır. Tarama niteliğinde olan araştırmanın evrenini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara il merkezi Çankaya, Etimesgut, Keçiören ve Yenimahalle ilçelerindeki M.E.B.'na bağlı resmi bağımsız anaokullarına devam eden 61-72 aylık çocuklar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini ise tabakalama yöntemi ile seçilmiş 467 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verilerinin toplanmasında; araştırmacı tarafından geliştirilen ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?, ?Genel Bilgi Formu? ve benzer ölçek geçerliliğini değerlendirmek için ?Kaufman Erken Akademik ve Dil Becerileri Araştırma Testi? kullanılmıştır.?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi?nin uygulanmasıyla elde edilen veriler kullanılarak geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılmıştır. Buna göre bireyleri ayırt etmede yetersiz olduğu görülen bazı maddeler çıkarılmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi sonuçları için testin alt testleri ve alt boyutlarına ait ortaya konulan tek boyutlu faktör yapısının doğrulandığı maddelerin çoğunun, tek boyutlu faktör yapısını genel olarak temsil ettiği bulunmuştur. Uygulama yapılan gruplarda ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? puanlarının güvenilirliği için Kuder Richardson (KR-20) değerleri Okuma Becerileri için .987, Alfabe Bilgisi için .946, Fonolojik Farkındalık için .979, Sözcük Bilgisi ve Telaffuz için .989, Yazma Becerileri için .829 olarak bulunmuştur. Uygulamalarda KR-20 değerlerinin yüksek çıkması, testin iç tutarlılığının mükemmel derecede yüksek olduğunu göstermiştir. Bu sonuçlara göre, ?61-72 aylık Çocuklar İçin Okuma Yazma Becerileri Araştırma Testi? nin geçerli ve güvenilir olduğu kabul edilmiştir.
Ergenlik döneminde beden imgesinin gelişimi üzerine aile, akran ve televizyonun etkilerinin incelenmesi
Bu araştırma, lise düzeyindeki ergenlerin beden imgelerinden sağladıkları doyum düzeyini belirlemek ve beden imgesinin gelişimine aile, akran ve televizyonun etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, tarama modeli kapsamında nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntemlerden zenginleştirilmiş desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutu, Eskişehir il merkezi sınırları içinde yer alan ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı genel lise 1, 2 ve 3. sınıfa devam eden 1222 ergenle yürütülmüştür. Bu gruba öncelikle ?Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketi? uygulanmıştır. Elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin cinsiyete göre değişip değişmediği belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler t testi kullanılmıştır. Ayrıca, ergenlerin beden imgelerinden doyum düzeylerinin yaşa göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Beden Bölgelerinden ve Özelliklerinden Hoşnut Olma Anketinden en yüksek puan alan 18 öğrenci ve en düşük puan alan 18 öğrenci ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler sonucunda elde edilen nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır.Araştırma bulguları, ergenlerin beden imgesi doyum düzeylerinin; yaşa göre farklılaşmadığını (p>0.05), cinsiyete göre ise erkek öğrenciler lehine anlamlı bir farklılık olduğunu (p<0.05) göstermektedir.Ergenler, bedensel görünüşle ilgili duygu ve düşüncelerinin olumlu olduğunu, bunların kimi zaman değiştiğini, kendilerinde beğenmedikleri yanlar olsa bile yinede memnun olduklarını belirtmişlerdir. Beden imgelerinin gelişimine akranların etkisi konusunda ergenler, arkadaşlarından bedenleriyle ilgili olumlu sözler duyduğunda kendileri iyi hissettiklerini ve olumsuz sözler duyduklarında da olumsuz etkilendiklerini vurgulamışlardır. Arkadaş seçiminde ise, bedensel özellikler yerine kişisel özelliklerini tanımaya çalıştıklarını, başlangıçta bedensel özellikler önemli olsa da sonra huyların önemli olduğunu ve her ne kadar arkadaş seçiminde bedensel özelikler çok önemli değilse de etkili olduğunu vurgulamışlardır. Ayrıca, ergenler, şuan sahip oldukları bedensel görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olmalarının arkadaş sayısını ve arkadaşlar arasında kabul ya da reddedilmeyi etkilediği yönünde görüş bildirmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine ailelerinin etkisi konusunda ergenler, ailelerinin beden ve dış görünüşle ilgili konularda onları kırmadan olumlu yönde etkilediğini, ailelerinin bir parçası oldukları için kabul edilip desteklendiklerini ve ailelerinin doğuştan kalıtımla ve sonradan da yetiştirirken sunduğu ortamlarla bedenlerine yön verdiklerini dile getirmişlerdir. Ergenler ilk sırada, şuan sahip oldukları bedensel ve dış görünüş özelliklerinden daha farklı özelliklere sahip olsalar bile, bu durumun ailelerinin onlara karşı tutumunu etkilemeyeceğini belirtmişlerdir.Beden imgelerinin gelişimine televizyonun etkisi konusunda ergenler, çeşitli televizyon programlarında en çok görülen beden tipi ve özelliklerinin kadınlarda ve erkeklerde birbirinden farklı olduğunu; ancak genelde birbirine benzeyen, mükemmeliyetçi, güzel ve halkın orta kesimini yansıtmayan özelliklerin en çok görüntülendiğini belirtmişlerdir. Ergenler, televizyonda yaygın olarak sunulan ideal beden tiplerinin beden imgelerini etkilediğini ve en çok uzun, ince, sıkı vücutlu, düzgün fizikli ve giyimli, karizmatik, konuşması düzgün insanları beğendiklerini vurgulamışlardır.
Bursa ilindeki anadolu liseleri, kız meslek liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın amacı, Bursa ilindeki Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 9. ve 12. sınıf öğrencilerinin çatışma eğilimlerini ve problem çözme becerilerine dair algılarını incelemektir.Araştırma modeli olarak betimleme modeli kullanılmıştır. Çalışmada tabakalı rasgele örnekleme yöntemi kullanılarak Bursa il merkezinde bulunan Anadolu Liseleri, Kız Meslek Liseleri ve genel liselere devam eden 325 9. sınıf öğrencisi, 194 12. sınıf öğrencisi olmak üzere toplam 519 öğrenci örnekleme dahil edilmiştir.Araştırmada veri toplamak amacıyla Dökmen (1986) tarafından geliştirilmiş olan ?Çatışma Eğilim Ölçeği (ÇEÖ)? , Heppner ve Peterson (1982) tarafından geliştirilmiş, Hisli-Şahin (1993) tarafından uyarlama ve geçerlik güvenirlik testleri yapılmış olan ?Problem Çözme Envanteri (PÇE)? ve ayrıca araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan ?Bilgi Formu? kullanılmıştır.Milli Eğitim Bakanlığı'ndan gerekli izinler alındıktan sonra araştırmacı tarafından belirlenen örneklem grubundan veriler toplanmış ve elde edilen veriler SPSS 18.0 paket programı yardımı ile değerlendirilmiştir. Bağımlı değişkenler arasındaki farklılığı saptamak amacıyla çok değişkenli varyans analizi (MANOVA) kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiye ise Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Analizi ile bakılmıştır.Bulgular, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılayış düzeylerinin devam ettikleri lise türü (p=.56), annenin eğitim düzeyi (p=.12), babanın eğitim düzeyi (p=.72), babanın çalışma durumu (p= .12) ve kardeş sayısı (p= .75) bağımsız değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği yönündedir. Araştırma bulguları, öğrencilerin problem çözme becerilerini algılayışlarında sınıf düzeyleri yönünden; çatışma eğilimlerinde ise cinsiyet ve annenin çalışma durumu değişkenleri yönünden anlamlı farklılık gösterdiğine işaret etmektedir. 9. sınıf öğrencilerinin problem çözme becerilerine dair algıları 12. sınıf öğrencilerine kıyasla daha düşük bulunmuştur (p< .01). Kız öğrencilerin çatışma eğilimlerinin erkek öğrencilerden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p< .05). Araştırma sonucunda, öğrencilerin çatışma eğilimleri ile problem çözme becerilerini algılamaları arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Çatışma eğilimi, problem çözme becerisi, ergenlik dönemi
Lise öğrencilerinin prososyal davranışlarının; mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerine göre incelenmesi
Bu araştırmada; lise öğrencilerinin prososyal davranışları ile mizah, öfke ve utangaçlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır.Bu araştırmada, belirli psikolojik özellikler (mizah, utangaçlık, öfke) bakımından bireyler arası benzerlik ve farklılıkları ortaya koymakta ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Buna göre veriler, belirlenen okullardan ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen bulgular sonuçta bir araya getirilmiştir.Uygulama sırasında öğrencilerin prososyal davranış, mizah, öfke ve utangaçlık düzeylerini belirlemek üzere dört ayrı ölçek kullanılmıştır. Bunlar; Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği, Ergenlikte Mizah Ölçeği, Çok Boyutlu Öfke Ölçeği'nin Kişiler Arası Boyutu ve Utangaçlık Ölçeği'dir. Olumlu Sosyal Davranış Ölçeği Kumru (2004) tarafından uyarlanmıştır ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .80'dir. Ergenlikte Mizah Ölçeği Oral (2004) tarafından geliştirilmiştir. Ölçeğin ölçüm güvenirliği, .89'dur. Çok Boyutlu Öfke Ölçeği Hisli ve Balkaya (2003) tarafından geliştirilmiştir. Araştırmada kullanılan Kişiler Arası Boyutu'nun ölçüm güvenirliği .93'tür. Utangaçlık Ölçeği Güngör tarafından geliştirilmiştir ve ölçeğin ölçüm güvenirliği .91'dir.Araştırma iki kademeli olarak yapılmıştır. Birinci aşamada 2009-2010 eğitim öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesinden birer 9.,10. ve 11. sınıf tesadüfi olarak belirlenerek 104 öğrenciye ölçekler uygulanmıştır. Ölçek ölçümlerinin geçerlik ve güvenirliğine dair analizler yapıldıktan sonra, beş okuldan yine birer 9.,10. ve 11. sınıf seçilerek 452 kişilik esas örneklemle çalışma yürütülmüştür.IVBulgular, prososyal davranışların üç değişkenle (mizah, öfke, utangaçlık) de düşük düzeyde, pozitif yönde ve anlamlı ilişkiler olduğunu göstermektedir. Cinsiyet, yaş, anne öğrenim düzeyi, kardeş sayısı ve doğum sırasının; prososyal davranışlar ile mizah, öfke ve utangaçlık arasındaki ilişkileri etkilemediği saptanmıştır. Baba öğrenim düzeyinin ise prososyal davranış ile mizah arasındaki ilişkiyi etkilediği bulunmuştur. Bu bulgular ışığında prososyal davranışların gelişimine yönelik öneriler sunulmuştur.
Ankara örnekleminde penn etkileşimli akran oyunu ölçeğinin 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki çocukların ebeveyn ve öğretmenlerine uyarlanması
Bu çalışma Fantuzzo, McWayne, Sekino ve Hamton (1998) tarafından geliştirilmiş olan Penn Etkileşimli Akran Oyunu Ölçeği'nin 60-72 aylık düşük sosyoekonomik düzeydeki çocukların ebeveyn ve öğretmenlerine uyarlanması amacıyla yapılmıştır. Örneklem grubunu düşük sosyoekonomik düzeydeki Ankara merkez ilçelerine bağlı ilköğretim okulları bünyesindeki anasınıflarına devam eden 60-72 aylık 122 kız ve 120 erkek 242 çocuk ve bu çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri oluşturmuştur. Betimsel desenli bu araştırmada çocuklar ve ebeveynleri hakkında bilgi almak için ?Ebeveyn ve Çocuk Kişisel Bilgi Formu? ve araştırmaya katılan çocukların öğretmenleri ile ilgili bilgi almak amacıyla da ?Öğretmen Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Sosyoekonomik düzeyi düşük olan çocukların akranlarına karşı serbest oyunları esnasında göstermiş oldukları oyun davranışlarını belirlemek için ?Penn Etkileşimli Akran Oyunu Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek, çocuğun ebeveynleri tarafından evde veya misafirlikteki oyun davranışlarını belirlemek için ve öğretmenleri tarafından sınıfta ve okuldaki serbest oyunları esnasındaki oyun davranışlarını belirlemek için doldurulmuştur.Araştırma sonucunda, Penn Etkileşimli Akran Oyunu ? Öğretmen Görüşü Doğrulayıcı Faktör Analizi sonuçlarına göre çıkarılan 8. madde ile birlikte, ölçeğin alt boyut puanlarının güvenirlik kat sayısının yeterli büyüklükte olduğu ve maddelerin ölçekle uyumlu olduğu görülmüştür. Ebeveyn Görüşü için daha büyük bir örneklem ile yeniden doğrulayıcı faktör analizi yapılabilir.
Okul öncesi ve müzik öğretmeni adaylarının okul öncesi müzik etkinliklerine ilişkin görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırma, okul öncesi ve müzik öğretmeni adaylarının okul öncesi müzik etkinliklerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla planlanmıştır. Konunun alt amaçlarına uygun olarak hazırlanmış olan Görüş Belirleme Formu'nun kullanıldığı betimsel bir araştırmadır. Araştırmanın evren ve örneklemini 2008-2009 öğretim yılında Ankara'da bulunan Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 35, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 31, İzmir'de bulunan Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 66, Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 27, Malatya'da bulunan İnönü Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dalı'nda okuyan 38 ve Müzik Eğitimi Ana Bilim Dalı'nda okuyan 26 olmak üzere tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen toplam 223 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler Görüşleri Belirleme Formu'nun kullanıldığı anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırmanın alt amaçlarındaki değişkenlerin sorular üzerindeki frekans ve yüzde dağılımları hesaplanmış ve Ki-kare testi uygulanarak değerlendirmeler yapılmıştır. Buna göre; ?okul öncesi müzik etkinliklerini bir okul öncesi öğretmeni uygulamalıdır? ya da ?okul öncesi müzik etkinliklerini bir müzik öğretmeni uygulamalıdır? sorularına bağlı olarak net bir sonuca varılamamıştır. Öğretmen adaylarının okul öncesinde kullanılan Suzuki, Dalcroze, Kodaly ve Orff yaklaşımlarında kendilerini yeterli görmedikleri sonucuna varılmıştır. Öğretmen adaylarının okul öncesinde kullanılan bazı çalgıları tanımadıkları ve bazılarını eğitimcinin mi, çocukların mı kullanabilecekleri konusunda doğru bilgiye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Bu nedenle müzik etkinliklerinin daha iyi uygulanabilmesi amacıyla Okul Öncesi Öğretmenliği Ana Bilim Dallarında ve Müzik Eğitimi Ana Bilim Dallarında okul öncesinde müziğe gereken özen gösterilmelidir.
Bütüncül bir model olarak ahiliğin girişimcilik boyutunun zihniyet temelleri
İnsanlık, tarih boyunca hep mükemmel toplumun peşinde koşmuştur. Türk-İslam Medeniyeti dengeli fert ve dengeli toplumu sağlayarak mükemmele yakın bir toplumun en güzel örneği olan Ahiliği bundan yüzyıllar önce oluşturmuştur. Türk insanının öz değerleri olan akıl, ahlak ve çalışmayı tasavvuf eğitimi ile harmanlamış bir ekonomik ve sosyal model olan Ahilik Kurumu insanlığın refah arayışını temin için sosyal hayatı her yönüyle kucaklamıştır. Ahi Evran'ın insanlık âlemine miras olarak bıraktığı ve Anadolu'da yaşayan bütün insanların gurur kaynağı olan Ahiliğin daha iyi anlaşılmalı ve yeniden kurum ve kurallarıyla canlandırılıp insanlığa armağan edilmelidir. Burada karşımıza zihniyet kavramı çıkmaktadır. Toplumsal yapıdaki bütün kesimlerin sahip olduğu değer yargıları, tercihler ve eğilimlerin hepsini açıklayan zihniyet aslında toplumların hayat tarzını belirleyen düşünce yapısıdır ve bu hayat tarzı ile zihniyet arasındaki ilişki de toplumun bilgi hiyerarşisini ve kültür unsurlarını belirler. Ahinin zihniyet yapısının tam olarak anlaşılabilmesi, zihniyetin oluşmasını sağlayan unsurların neler olduğu, içinde yaşadığı toplumun bilgi hiyerarşisi ve kültürünün iyi idrak edilmesi ile sağlanabilir. Fakat bu kurumu ve yetiştirdiği fert olarak Ahiyi tam anlayabilmemiz için Batı Avrupa pozitivist düşüncesinden sıyrılarak incelemelerde bulunmamız gerekir.