
301
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersinde alan bağımlılık- alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına göre hazırlanan öğretim etkinliklerinin akademik başarı ve tutumlar üzerindeki etkisi
Bu araştırmanın amacı ilköğretim birinci kademe 5. sınıfta alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanan öğretim etkinliklerini uygulamanın, Fen ve Teknoloji dersindeki akademik başarı ve tutumlar üzerindeki etkisini saptamaktır.Bu araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Deney grubunda alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stil boyutlarına sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanmış öğretim etkinlikleri kullanılmış, kontrol grubunda ise programın öngördüğü öğretim etkinlikleri uygulanmıştır.Araştırma 2008-2009 öğretim yılının ikinci yarıyılında Sincan İl Genel Meclisi İlköğretim Okulu'nda öğrenim görmekte olan toplam 40 öğrencinin bulunduğu birbirine denk olduğu düşünülen iki sınıf üzerinde sürdürülmüştür. Bu sınıflar alan bağımlılık-alan bağımsızlık bilişsel stillere sahip öğrencilerin özelliklerine uygun olarak hazırlanan öğretim etkinliklerinin uygulandığı deney grubu (20) ve programda belirlenen öğretim etkinliklerinin uygulandığı kontrol grubu (20) olarak belirlenmiştir.Araştırmanın deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilere bilişsel stil boyutlarını belirlemek amacıyla Gizlenmiş Şekiller Grup Testi (GEFT) uygulanmıştır. Öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen modeline uygun olarak Fen Teknoloji Başarı Testi ve Fen Teknoloji Tutum Testi deneysel uygulamanın başlangıcında ve bitiminde olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Sontestin uygulanmasından 4 hafta sonra başarı ve tutum testi deney ve kontrol grubundaki öğrencilere kalıcılık testi olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir.Bulgular, bilişsel stillere uygun olarak hazırlanmış öğretim etkinlikleri uygulamanın, öğretmen kılavuzunun takip etmeye ve oradaki etkinliklerle ders işlemeye göre anlamlı bir fark yarattığı, deney grubundaki öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine yönelik tutumlarında olumlu değişmeler varken, kontrol grubunda herhangi bir değişimin olmadığı, bütün bunların yanı sıra deney grubunda uygulanan deneysel işlemin öğrencilerin edindikleri bilgilerin kalıcılığında ve derse karşı edindikleri tutumun kalıcılığında etkili olduğunu göstermektedir. Bu bulgular ışığında önemli olduğu düşünülen öneriler sunulmuştur.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerine dünya ve evren öğrenme alanında bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyalin geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı, Fen ve Teknoloji dersinin temel konulardan biri olan ?Dünya, Güneş ve Ay? ile ilgili bağlama dayalı yaklaşımın benimsendiği bir materyal geliştirmek, geliştirilen bu materyali ilköğretim 5. sınıf öğrencilerine uygulamak ve öğrencilerin alternatif kavramlarının giderilmesini, eksik bilgilerinin tamamlanmasını sağlamaktır.Bu araştırma, öğrencilerle yapılan mülakat ve yarı yapılandırılmış mülakatlar ve gözlemler açısından nitel; ayrıca kavram testinin planlandırılması, ön test, son test ve izleme testi, tutum ölçeği içermesi bakımından nicel bir çalışmadır. Buna göre nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler değerlendirilmiştir.Araştırma 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Çanakkale ili, Bayramiç ilçesi, Menderes İlköğretim Okulunda öğrenim gören, deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiş 5. sınıfların iki ayrı şubesine uygulanmıştır. Araştırmadaki veriler kavram testi, tutum ölçeği, gözlem, mülakat ve görüşme ile toplanmıştır. Öğrencilerin anlama düzeylerini ve anlamlı bir öğrenme gerçekleştirip gerçekleştirmediklerini belirlemek amacıyla çeşitli etkinlikler içeren bağlama dayalı materyaller kullanmıştır.Bulgular, bağlama dayalı yaklaşımın öğrencilerin anlatılan konuyla ilgili kavramları öğrenmelerinde geleneksel yaklaşıma göre daha etkili olduğunu (p= 0.001<0.05), öğrenilen bilgilerin kalıcılığı hususunda oldukça önemli bir etkiye sahip olduğunu (t=0.594; p=0.555>0.05) işaret etmektedir. Fene Yönelik Tutum Ölçeğinden elde edilen bulgular ise bağlama dayalı yaklaşım ve geleneksel yöntemin öğrencilerin tutumları üzerindeki etkileri arasında fark olmadığını göstermektedir (t=0.622; p=0.54>0.05). Fakat deney grubuna uygulanan yarı yapılandırılmış mülakatlar sonucunda bağlama dayalı yaklaşımla yürütülen derslerde öğrencilerin fene karşı tutumlarını pozitif yönde etkilediği sonucuna varılmıştır. Elde edilen sonuçlara dayanarak eğitimcilere ve ilerde bu konuyla ilgili yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen ve Teknoloji Eğitimi, Dünya ve Evren, Bağlama Dayalı Yaklaşım, Kavram Yanılgısı.
İlköğretim 7. sınıflarda maddenin yapısı ve özellikleri konusunun kavranmasında yapılandırmacı öğretim modeli ve cinsiyetin etkisinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıflarda maddenin yapısı ve özellikleri konusunun kavranmasında yapılandırmacı öğretim modelinin öğrencilerin anlamalarına, bilgilerinin kalıcılığına ve fene yönelik tutumlarına etkisi olup olmadığını incelemektir. Araştırma, 2008-2009 eğitim öğretim yılında, Ankara ili Kızılcahamam ilçesinde bulunan 7/A (N=34) ve 7/B (N=34) öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma modeli olarak denk kontrol gruplu öntest-sontest deseni uygulanmıştır. Öntest-sontest-kontrol gruplu deneysel desen modeline göre Maddenin Yapısı ve Özellikleri Başarı Testi ve Fene Yönelik Tutum Ölçeği, uygulamanın başlangıcında ve bitiminde uygulanmıştır. Başarı Testi sontest olarak uygulandıktan üç ay sonra Maddenin Yapısı ve Özellikleri Kalıcılık Testi uygulanmıştır. Kontrol grubuna ağırlıklı olarak geleneksel öğretim yöntemleri (anlatım, soru-cevap, tartışma vb.) kullanılarak ders anlatılmıştır. Deney grubuna ise aynı konu, yapılandırmacı öğretim modeli kullanılarak, çeşitli yöntem ve teknikler kullanılarak anlatılmıştır. Uygulama dört hafta sürmüştür.Uygulama sonunda, her iki gruba da sontest uygulanmıştır. Testlerin uygulamasından elde edilen veriler EXCEL programı ve SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Kontrol ve deney gruplarının ön-sontestleri t testi ile karşılaştırılmış, anlamlı bir farklılık olup olmadığı incelenmiştir.Bulgular, yapılandırmacı öğretim modelinin kullanıldığı grup ile geleneksel öğrenme yöntemi uygulanan grubun başarı testi son test puanları arasında yapılandırmacı öğretim modelinin kullanıldığı grup lehine anlamlı bir fark olduğunu göstermiştir. Deney grubunun uygulama sonundaki başarısı kontrol grubuna göre daha yüksektir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, uygulama sonrasında tutumları arasında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Deney ve kontrol grubunun başarı testi kalıcılık puanları karşılaştırıldığında, deney grubundaki öğretim yönteminin kontrol grubundaki öğretim yöntemine göre bilgi kalıcılığında daha başarılı olduğu söylenebilir.Araştırma sonunda çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Yapılan çalışmanın bu alanda yapılacak diğer araştırmalara yardımcı olması beklenmektedir.
İlköğretim birinci kademede vatandaşlık eğitimi üzerine bir durum çalışması
Araştırmanın amacı, İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplin kazanımları çerçevesinde ilköğretim 5. sınıf öğretmenlerinin vatandaşlık eğitimi, öğrencilerin bu kazanımlara ulaşma düzeyleri ile eğitim programlarındaki vatandaşlık anlayışına yönelik algı ve görüşlerini tespit etmektir. Araştırmada nitel ve nicel veri toplama yönetimi kullanılmıştır. Araştırmanın öğrenciler evrenini 2008-2009 eğitim öğretim yılında, Samsun ili Bafra ilçesindeki 39 resmi ilköğretim okulunun birinci kademesinde eğitim almakta olan 2074 kadar 5. sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırmanın öğretmen çalışma grubunu, Bafra ilçe merkezindeki resmi ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 28 5. sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmada öğretmen çalışma grubu kolay ulaşılabilir durum örnekleme yöntemi (convenience sampling) kullanılarak belirlenmiş ve çalışma öğretmenlerin gönüllü katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerle ilgili veriler nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak toplanmıştır. Öğrenci verilerini toplamak için başarı testi kullanılmıştır. Öğretmen verilerinin analizinde ?içerik analizi?, öğrenci verilerinin analizinde ?madde analiz? tekniği kullanılmıştır. Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda öğretmenlerin İnsan Hakları ve Vatandaşlık ara disiplin kazanımları doğrultusunda vatandaşlık eğitimi gerçekleştirdikleri ve öğrencilerine bu kazanımları kazandırdıkları yönünde görüş bildirmiştir. Araştırmaya katılan öğretmenler, vatandaşlık bilincinin oluşmasında aile, çevre, medya gibi faktörlerin olumsuz rolü olduğunu ve eğitim sisteminin aktif katılımcı, hak ve sorumluluklarının farkında vatandaşlar yetiştirdiğini belirtmişlerdir. Araştırmada öğrenci başarı testinden elde edilen sonuçlarda 55 kazanımdan 21 kazanıma ulaşıldığı gözlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Vatandaşlık, vatandaşlık eğitimi, ilköğretim, sınıf öğretmeni
İlköğretim 8.sınıf öğrencilerinin maddenin halleri ve ısı ünitesindeki başarı düzeyleri ve fene karşı tutumlarının araştırılması
Bu araştırmanın ana amaçları, ilköğretim 8.sınıf öğrencilerinin ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarılarını araştırmak, fene karşı tutumlarını araştırmak ve Seviye Belirleme Sınavı başarı durumlarını araştırmaktır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni, 2008?2009 eğitim-öğretim yılında Antalya'nın Finike ve Kumluca İlçesindeki ilköğretim 8.sınıf öğrencileridir. Araştırmada veriler, Isı-Sıcaklık Başarı Testi ve Fene Karşı Tutum Ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmada küme örnekleme yöntemi ile iki örneklem kurulmuştur. İlk örneklem (n=84) ile başarı testinin geçerlilik ve güvenirlilik çalışmaları, ikinci (n=179) örneklem ile başarı testinin uygulaması gerçekleştirilmiştir.Elde edilen veriler sonucunda öğrencilerin ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarı ortalaması 32 puan üzerinden 21,03 çıkmıştır. Öğrencilerin bu üniteye ait başarı puanları, ortalamanın üzerinde olmasına rağmen hala bazı kavram ve bilgiler noktasında eksik olduğu anlaşılmıştır. Öğrencilerin bu üniteyi anlama düzeyi, bu temelde feni öğrenme ve fene karşı tutumları üzerinde, cinsiyetin ve baba mesleğinin etkisi olmadığı, ancak ebeveynlerinin gelir düzeyinin ve eğitim düzeyinin olumlu yönde etkisi olduğu gözlenmiştir. Ayrıca, öğrencilerin bu ünitesindeki başarı düzeyleri ile Seviye Belirleme Sınavı puanları, Ortaöğretim Yerleştirme Puanları ve özel dershanelerin yaptığı deneme sınavı puanları arasında anlamlı ilişkiler saptanmıştır.Bu bulgular ışığında, ?Maddenin Halleri ve Isı? ünitesindeki başarı düzeyi, bu temelde feni öğrenme ve fene karşı tutumun arttırılması için ve ileride yapılabilecek bilimsel araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Fen Eğitimi, İlköğretim, Isı ve Sıcaklık, Durum Çalışması, Fene Karşı Tutum, Ortaöğretim Yerleştirme Sınavı
İlköğretim okullarında sosyal bilgiler dersini yürüten 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretim programında yer alan değerlerin kazandırılmasına ilişkin görüşleri
Bu araştırmanın amacı 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan değerlerin kazandırılması sürecine ilişkin görüşlerini belirlemektir.Bu araştırma tarama modelinin kullanıldığı nitel bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma grubu 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili merkezindeki 13 ilköğretim okulu ve 4. ve 5. sınıf öğretmenlerinden, maksimum çeşitlilik örneklemesi yoluyla seçilmiş 22 katılımcı öğretmen oluşturmaktadır.Araştırmada veriler 22 katılımcı öğretmen ile görüşme formu yoluyla, yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır.Verilerin analizinden, katılımcı öğretmenlerin, değerleri toplum tarafından kabul edilen, davranışlara ve hayata yön veren, iyi vatandaş yetiştirmede önemli görülen unsurlar olarak tanımladığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca katılımcı öğretmenlerin çoğu, öğrencilerde sağlam bir kişilik yapısı oluşturmak, onları geleceğe hazırlamak ve değer yozlaşmasının önüne geçmek gibi nedenlerden dolayı değerlerin açık bir şekilde programa konulmasını uygun bulmaktadır. Katılımcı öğretmenler değer öğretimi sürecinde kendi rollerini model olmak olarak tanımlamış ve kendileri dışındaki en etkili kurumun aile olduğunu belirtmektedir. Katılımcı öğretmenlerin çoğu değerlerin öğrenme alanlarıyla ilişkilendirilmesi yoluyla öğretilmesini, süreci organize ettiği ve kalıcı öğrenmeye neden olduğu için uygun bulmaktadır. Okulda verilen değerler ile ailede, çevrede ve medyada verilen değerlerin çatışması, öğretmenlerin program hakkında eksik bilgi sahibi olması değerlerin öğretimini güçleştiren durumlardır. Katılımcı öğretmenlerin hiçbiri değerler ve öğretimi ile ilgili bir bilgilendirme almamıştır. Katılımcı öğretmenler değerlerin öğretiminde en çok rol oynama, drama, beyin fırtınası gibi yöntemleri kullandıklarını belirtmişlerdir. Ancak katılımcı öğretmenlerin tamamına yakınının değer analizi, değer açıklama gibi değer eğitimi yaklaşımlarından hiç birini kullanmadıkları ve bunlar hakkında bilgi sahibi olmadıkları görülmektedir. Katılımcı öğretmenler öğrencilerin değerleri içselleştirmeleri ve değerlere uygun davranmaları gerektiği düşünmektedir. Bunun için aile ve çevrenin değerleri desteklemesi, öğrencilerin değerin önemini anlaması gerektiğini düşünmektedirler.
Medya okuryazarlığının sosyal bilgiler programlarıyla ilişkilendirilmesi ve öğretim
Bu araştırmanın amacı, bazı ülkelerde Sosyal Bilgiler derslerinde yaygın olarak öğretilen medya okuryazarlığı konularının neler olduğunu, bu konuların Türkiye'deki Sosyal Bilgiler programıyla nasıl ilişkilendirilebileceğini ve ilköğretim 7. Sınıfta ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? temasının/konusunun öğretiminde önerilen paket programı ile Sosyal Bilgiler programı veya seçmeli medya okuryazarlığı dersi programı arasında anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemektir.Bu araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntemden (mixed method) istifade edilmiştir. Buna göre, öncelikle nitel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmış, ardından bu bulgulara dayalı olarak tasarlanan deneysel süreçte nicel veriler toplanmış, analiz edilmiş ve bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunda içerik analizine, nicel boyutunda ise kontrollü ön test ? son test deneysel desenine başvurulmuştur.Araştırmanın nitel boyutunda ABD, Avustralya, İngiltere ve Kanada gibi ülkelerdeki Sosyal Bilgiler ve eşdeğeri olarak görülebilecek derslerin öğretim programları incelenmiş ve medya okuryazarlığıyla ilgili kazanımlar içerik analizi yoluyla incelenmiştir. Bu inceleme neticesinde Sosyal Bilgiler derslerinde yaygın olarak öğretilen medya okuryazarlığı konuları 8 tema altında ortaya konulmuştur. Bunlar; ?Medya Bilgisinin Doğruluğu?, ?Güncellik ve Küresel Sorunlar?, ?Medya Kullanımı ve Üretimi?, ?Medyanın Etkileri?, ?Medyanın Önemi, Rol ve Sorumlulukları?, ?Medya ve Teknoloji?, ?Medya ve Bilinçli Tüketici? ve ?Medyadaki Tarihsel Kanıt, Veri ve Yorumlar? şeklinde adlandırılan temalardır. İlgili araştırmalar, bir beceri olan medya okuryazarlığının yaşam boyu öğrenme çerçevesinde okul öncesinden üniversiteye kadar mevcut öğretim programlarıyla ilişkilendirerek öğretilmesinin doğru bir yaklaşım olduğunu göstermektedir. İçerik analizinde medya okuryazarlığı ile ilgili kazanımların yoğunluk ve sınıf seviyesi sonuçları dikkate alınarak medya okuryazarlığını Sosyal Bilgiler programlarıyla ilişkilendirmeye yönelik her tema için nihai kazanımlar önerilmiştir.Medya okuryazarlığını Türkiye'de uygulanmakta olan 4, 5, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler programlarıyla ?Aradisiplin? olarak ilişkilendirmek için Sosyal Bilgiler programı söz konusu temalar doğrultusunda incelenmiştir. Bu incelemede programın kavram, beceri ve değer boyutları dikkate alınmakla birlikte daha çok kazanımlar üzerinde durulmuştur. İçerik analizi sonucunda önerilen kazanımlardan hareketle ülkemizdeki Sosyal Bilgiler programlarıyla medya okuryazarlığını ilişkilendirmek için bir ?Aradisiplin modeli? önerilmiştir.Araştırmanın nicel boyutunda ise 2x(2)'lik ön test-son test kontrol gruplu seçkisiz desene başvurulmuştur. Buna göre deney-1 grubunda (N= 30) ve deney-2 grubunda (N= 35) paket program olarak hazırlanan ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? teması uygulanmış, kontrol-1 grubunda (N= 30) Sosyal Bilgiler ve kontrol-2 grubunda (N= 35) ise seçmeli medya okuryazarlığı ders programı uygulanmıştır. Araştırma öncesinde medya okuryazarlığı başarısına yönelik (Medya Okuryazarlığı Başarı Testi) ön test uygulanmıştır. Her iki deney grubunda da araştırmacı tarafından hazırlanan ve 6 kazanımı içeren ?Medya Bilgisinin Doğruluğu? paket programı 6 hafta boyunca uygulanmıştır. Uygulama sürecinde deney grubu öğrencilerine medya araçlarından yararlanılarak hazırlanan ve medya bilgisinin doğruluğunu değerlendirebilmelerini sağlayacak etkinlikler uygulandıktan sonra son test uygulanmıştır. Ayrıca uygulama sürecinde her kazanıma yönelik olarak medya bilgisinin doğruluğu ile ilgili ?bilgiye ulaşma, birinci ve ikinci elden kaynakları ayırt etme? gibi medya okuryazarlığı becerilerinin öğrenilmesini daha iyi değerlendirebilmek için ?Etkinlik Temelli Değerlendirme (ETD)? formlarına başvurulmuştur.Bulgular, deney gruplarının her ikisinin de kontrol gruplarına göre başarılı olduğunu, başka bir ifadeyle medya okuryazarlığı paket programının hem Sosyal Bilgiler hem de seçmeli medya okuryazarlığı programına göre medya okuryazarlığı başarısını daha olumlu etkilediğini göstermektedir. Ayrıca medya bilgisinin doğruluğu konusunda medya okuryazarlığı başarısını etkilemede Sosyal Bilgiler ve seçmeli medya okuryazarlığı programları arasında ?bilgiye ulaşma, birinci elden ve ikinci elden kanıtların ayrımı, olguyu görüşten ayırt etme, bakış açısını fark etme ve kalıp yargıyı fark etme? gibi beceriler açısında bir farklılık olmadığı görülmüştür. Bu bulgu seçmeli medya okuryazarlığı programının medya bilgisinin doğruluğu konusunun öğretiminde yeterince etkili olamadığı şeklinde yorumlanabilir. Bu bulgular ışığında gerek genel anlamda gerekse Sosyal Bilgiler eğitimi özelinde medya okuryazarlığı eğitimine yönelik ve ileride yapılabilecek araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Medya Okuryazarlığı, Medya Okuryazarlığı Eğitimi, Sosyal Bilgiler Eğitimi, İlköğretim Öğrencileri, Medya Bilgisinin Doğruluğu.
İlköğretim okullarında görev yapan yönetici ve bilişim teknolojileri formatör öğretmenlerinin mevcut BTÖ uygulamasına ilişkin görüşleri(Karabük ili örneği)
Bu araştırmanın amacı; ilköğretim okullarında görev yapan Yönetici ve Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmenlerinin mevcut BTÖ uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemektir.Araştırma tarama modelindedir. Araştırmanın evrenini, Karabük il ve ilçelerine bağlı 70 ilköğretim okulunda görev yapan 140 yönetici ve 38 Bilişim Teknolojileri Formatör Öğretmeni oluşturmaktadır.Veri toplama aracı olarak, 41 maddeden oluşan bir anket uygulanmıştır. Anketimizin güvenirlik katsayısı 0.967 olarak belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen veriler SPSS(Statical Packages for the Social Sciences) programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin analizinde betimsel istatistik yöntemlerinden aritmetik ortalama ( ), standart sapma (s), yüzde (%), frekans (f) işlemleri kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda;?BT Sınıflarının eğitimde daha etkili kullanılabilmesi için BT Öğretmenlerine kesinlikle ihtiyaç olduğu,?Okul Müdürlüklerine BTÖ norm kadrosunun verilmesi gerekliliği,?BTÖ olabilmek için mutlaka bilişim teknolojileri öğretmenliğinden mezun olmanın gerekli olmadığı ortaya çıkmıştır.
İlköğretim okullarında (devlet?özel) ve dershanelerde görev yapan fen ve teknoloji öğretmenlerinin kullandıkları öğretim yöntem ve teknikleri ile ilgili öğrenci görüşleri
Günümüz bilgi çağında, bir alanla ilgili çok fazla bilgi bulunmaktadır. Dolayısıyla bu kadar fazla bilgiyi öğrencilere öğretmek çoğu kez mümkün olmamaktadır. Okul ve sınıf ortamı, kullanılan materyaller, kullanma şekilleri, öğretme yöntemleri, öğrenci, öğretmen arasındaki ilişkiler, öğretmenin özellikleri, öğrencilerinin özellikleri gibi birçok şey öğrenme ve öğretmeyi etkilemektedir.Müfredatın genişliği dolayısıyla, kısıtlı ders saatleri çok verimli kullanılmalıdır. Ancak bu şekilde öğrenciler amaçlanan bilgi düzeyine ulaştırılabilirler. Fakat genellikle öğretmenlerin hangi öğretim yöntemlerini hangi konuda kullanacaklarını ,hangi çeşit malzeme ve yardımcı kaynaklardan yararlanacaklarını bilmediklerinden ötürü müfredat bitimi sonunda öğrencilerin beklenen bilgi düzeyine ulaştırılamadığı görülmektedir.Bu çalışmada Fen ve Teknoloji Öğretmenlerinde bulunması gereken nitelikler ve Fen Eğitiminin amaçları ile önemi belirtilmiştir. Fen Biliminin öğretimi sırasında hangi öğretim yöntemlerinin kullanılabileceği, yöntemlerin avantajları ve dezavantajları açıklanmıştır. Ayrıca araç gereçlerin hangi özelliklere sahip olduğu ve nasıl kullanılacağı da belirtilmiştir.Sonuç olarak bu çalışmada kolej ve devlet ilköğretim okulları ile dershanelerde kullanılan öğretim yöntemleri, öğretmen özellikleri, sınıf ortamı, kullanılan ders kaynakları, araç ve gereçler karşılaştırılmıştır.Her üç kurumda da farklı ya da benzer eğitim ve öğretim durumuna rastlanmıştır. Araştırma öğrencilerin kolej ya da dershanelere paralı da olsa devam etmelerinin nedenlerine de ışık tutmaktadır.Dünyada meydana gelen değişmeler tüm kesimleri etkilediği gibi eğitimle ilgili unsurlarında hızlı bir değişim göstermesine neden olmaktadır. Toplumda değişim sürecini başlatma sorumluluğu bulunan eğitim kurumlarının kendi yapısal özelliklerine, içinde bulunduğu çevrenin öğretmen, öğrenci ve velilerinin beklentilerine uygun değişim uygulamaları yapması zorunla hale gelmektedir.
İlköğretim 7. sınıf fen ve teknoloji dersi yaşamımızdaki elektrik ünitesinin öğretiminde işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin başarılarına ve derse olan tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersinde ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinin sunumunda geleneksel öğretim ile işbirlikli öğretim yöntemi arasında öğrencilerin başarılarında, Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarında ve öğrenilen bilgilerin hatırda kalıcılığında fark olup olmadığını incelemektir.Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden kontrollü ön ve son test modeli kullanılmıştır. Deney grubunda, işbirlikli öğretim yönteminin Jigsaw tekniği, kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yaklaşımının düz anlatım ve soru-cevap tekniği kullanılarak uygulama yapılmıştır.Çalışma, İstanbul ili, Pendik ilçesi, bir ilköğretim okulunda 2008-2009 eğitim- öğretim yılında 7. sınıfta öğrenim gören 72 öğrenci ile yapılmıştır. Çalışmada deney grubu öğrencileri (N=36) ve kontrol grubu öğrencileri (N=36) rastgele belirlenmiştir.Yapılan bu çalışma, dört hafta süren bir uygulama süresini kapsamıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında, deney ve kontrol grubu öğrencileri arasındaki öğrenme düzeyleri, bilgilerin kalıcılık seviyeleri ve Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarını belirlemek ve deney grubu öğrencilerinin jigsaw ile ilgili düşüncelerini tespit etmek amacıyla farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar; Ön Bilgi Testi, Akademik Başarı Testi, Fen ve Teknoloji Dersi Tutum Anketi ve Jigsaw Görüş Formu' dur.Sonuçlar SPSS paket programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre, ilköğretim 7. sınıf Fen ve Teknoloji dersi ?Yaşamımızdaki Elektrik? ünitesinde, işbirlikli öğrenme yöntemi tekniği olan jigsawın, öğrencilerin akademik başarısını ve bilgilerin kalıcılığını arttırdığı saptanmıştır. Jigsaw tekniği, öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersine karşı olan tutumlarını değiştirmemiştir.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme, Jigsaw, Elektrik, İlköğretim, Tutum, Görüş