Gazi University
Department

Department of History

Gazi University

225

Archived Theses

6

DOIs Assigned

3%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde Bulgaristan'daki bağımsızlık faaliyetleri (1878-1908)

Osmanlı Devleti hâkimiyeti altında yaşayan Bulgarların bağımsız olmak için yaptıkları, dini, siyasi, ekonomik ve kültürel faaliyetler bu çalışmanın ana konusudur. Bu faaliyetlerin nedenleri Bulgarların Osmanlı hâkimiyetine girişlerinden faaliyetlerin başlangıcına kadar incelenmiş, oluşum süreçleri ortaya konulmuştur.Bulgarların Osmanlı Devleti'ne karşı bağımsız olmak için yapılan faaliyetlerin temelinde bir Osmanlı'dan memnun olmama durumu söz konusu değildir. Zamanla şekillenen bu bağımsızlık düşüncesi Bulgarların Patrikhaneye karşı hareketlenmesi ile başlamış Balkanlarda meydana gelen gelişmelerin etkisi ve Rusya ve İngiltere gibi devletlerin müdahalesi ile Osmanlı Devleti'ne karşı bir hâle dönüşmüştür.Bulgarlar, özellikle Rusya'da ve Rusya'nın yardımlarıyla Bulgaristan'da açılan okullarda yetişen aydınların faaliyetleri ile ulusal bir bilinç kazanmaya; bağımsız olmak için başta eğitim, kültür alanında daha sonra da siyaset alanında bağımsızlık düşüncesini yüksek sesle ifade etmeye başlamışlardır.Bulgaristan, Rusya'nın çabalarıyla 13 Temmuz 1878'de Berlin Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne bağlı bir prenslik haline gelmiştir. Din, eğitim, kültür ve siyaset alanında Bulgar çabaları 1908 yılında bağımsızlıkla sonuçlanmıştır.

İsmail Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiyede ortaöğretim tarih ders kitaplarında coğrafi keşifler konusu ve yeni yorumlar

Bu araştırmada Türkiye'de ortaöğretim tarih ders kitaplarında ?Coğrafi Keşifler? konusunun hangi dönemi kapsadığını, adı geçen kaşif ve keşiflerin yeterli olup olmadığını, keşif haritalarının ve kâşif resimlerinin ne derece yer aldığını, günümüzde okutulan ders kitaplarında bu konuda bilimsel hatalar yapılıp yapılmadığını incelemeye aynı zamanda ders kitaplarında yer almayan milattan önce başlayıp günümüze kadar gerçekleşen keşiflerin ortaöğretim tarih programlarına dahili konusunda bir fikir oluşturmaya çalışılmıştır.?Coğrafi Keşifler? ile ilgili olarak tarih ders kitaplarında hangi olgulara değinildiği belirlenmektedir. Bu amaçla araştırmada 1929 ile 2007 yılları arasında Türkiye'de okutulan ortaöğretim tarih ders kitaplarından 39'u incelenmiştir. ?Coğrafi Keşifler? konusu 1929 yılında yayımlanan Umum-i Tarih kitaplarında yer almadığı için araştırma 36 ders kitabı üzerinde yapılmıştır. Araştırma sırasında konuyla ilgili çağdaş bilimsel kaynaklara da başvurulmuştur.Araştırma dört bölümden oluşmuştur. Birinci bölümde; problem durumuna, problem cümlesine, alt problemlere, araştırmanın amacına, önemine, sayıtlılarına, sınırlılıklarına ve konu ile ilgili araştırmalara, ikinci bölümde; araştırmanın hangi yöntemle yapıldığına, üçüncü bölümde; araştırmaya ilişkin bulgulara ve yorumlara yer verilmiştir. Son bölümde ise sonuç ve öneriler açıklanmıştır.

Coğrafya
Pınar Gelibolu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Bozkır kavimlerinde zaman ve takvim (Başlangıçtan Uygur Dönemi sonuna kadar)

Bu tez çalışmasının konusu, başlangıçtan Uygur dönemi sonuna kadar bozkır kavimlerindeki zaman anlayışını ve kullandıkları takvimi ortaya koymaktır. Bu doğrultuda hazırlanan çalışma; giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm, üçüncü bölüm, dördüncü bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır.Giriş kısmında, tezin konusu, amacı ve önemi üzerinde durulmuştur. Bozkır kavimlerinin zaman anlayışları, kullandıkları takvim ve bu takvimin özellikleri ile takvimi kullanan kavimler hakkında kısaca bilgi verilmiştir.Birinci bölümde, bozkır kavimlerinde zaman anlayışı üzerinde durulmuştur. İskit, Hun, Göktürk ve Uygurlar'ın zaman anlayışları ve zamana dair kullandıkları kavramlar hakkında bilgiler verilmiştir.İkinci bölümde, bozkır kavimlerinin kullandıkları takvim üzerinde durulmuştur. İskit, Hun, Göktürk ve Uygurlar'ın kullandığı takvim hakkında bilgi verilmiştir.Üçüncü bölümde, on iki hayvanlı takvimin ortaya çıkışı, unsurları ve özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Ayrıca milâdi takvime dönüştürülmesi üzerinde de durulmuştur.Dördüncü bölümde ise, bu takvimin yayılma alanı ve etkileri hakkında bilgi verilmiştir. Takvimi kullanan kavimler üzerinde durulmuştur.Bu tez çalışmasında ulaşılan neticeler ise sonuç kısmında verilmiştir. Konuya ışık tutan kaynakların ve eklerin verilmesiyle tez tamamlanmıştır.Anahtar Sözcükler1. Zaman2. Takvim3. Hayvan4. Sıçan5. Sığır

GöktürklerTakvimİskitler
Gülşen Tel
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Esik kurganı, buluntuları ve kültür tarihi açısından değerlendirilmesi

Kazakistan topraklarında günümüze kadar gelebilmiş nadir arkeolojik alanlardan biridir. İskit toplumunun ölülerine verdikleri değeri ölü gömme geleneklerini, mezar mimarisini, inanışlarını, kültürel anlamda sanat anlayışlarını etki alanlarını etkileşim alanlarını göstermesi açısından da çok ayrı bir yere sahiptir. Kurgan geleneğinin en erken safhalarını anlamamız içinde ayrıca çok kıymetlidir. Kurganın içerisinden çıkartılan arkeolojik malzeme bilim dünyasına Eski Çağ Türk topluluklarının en erken dönemlerine işaret eder niteliktedir. Altın elbiseli adamın giyim-kuşamı üzerinde ki süslemeleri sanatsal boyutu kültür tarihine olan katkısı yadsınamaz ölçüde çok fazladır. Ayrıca çağdaşı diğer kurganlara nazaran hem arkeolojik hem de yazılı buluntuyu barındırıyor olması da önemini bir kat daha arttırmaktadır. Yazılı buluntusu olan gümüş tas üzerinde ki runik yazı Orta Asya kültür çevresinde yazının en erken dönemlerine dolayısıyla yayılım gösterdiği alan itibariyle özelliğine ilişin çok önemli bir buluntudur.Türkler eski çağlardan beri konar- göçer kültürün bu kültür coğrafyasında temsilcileri olagelmişlerdir. Ancak bu konar-göçerlik onların atlı mukavemet ve saldırı yetenekleriyle birleştirildiğinde ?Bozkırı İmparatorlukları? olmaları hiç kuşkusuz bir dönemin en yaygın kültür toplumu olmalarına katkı sağlamıştır. Bu yayılım ve dağılımın içerisinde atlı göçebe kavimler kendi öz kültürlerini hiçbir zaman unutmamışlardır. Yenilikçi ve katılımcı olmaları hızla tesir etmeleri ve uygulama kabiliyetlerindeki üstün yetenek sayesinde Macaristan'dan- Mancurya'ya değin değişik yörelerde ve değişik dönemlerde varlıklarını sürdürmelerine kolaylık kazandırmıştır.Esik Kurganı da Eski Türk Kavimlerinden olan İskitlerin, çağdaşı diğer Türk toplumları gibi ne kadar üst düzeyde bir kültür bilincine sahip olduklarını anlamamız için çok önemlidir.Tezin amacı doğrultusunda Esik Kurganının genel yapısını, buluntularını, arkeolojik ve yazılı kaynakların yardımıyla inceleme ve değerlendirme yaptık. Türk Kültür Tarihi açısından değerlendirilmesi noktasında Yazılı buluntuların yazılı kaynaklar ile arkeolojik buluntuların diğer çağdaşı arkeolojik buluntular ile kıyaslanarak değerlendirilmesine özen gösterilmiştir.Anahtar Sözcükler1-İskit Kurganları2-Altın Elbise3-Runik Yazı4-Bozkır Kavimleri5-Hayvan Üslubu

Murat Arık
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

2003-2006 yılları arasında yapılan ortaöğretim kurumlarına öğrenci seçme sınavında yer alan tarih bilimi sorularının bloom taksonomisine göre değerlendirilmesi

Günümüzde egitim sistemimizde temel amaç mevcut bilgileri aktarmaktançok, bilgiye ulasma becerilerini kazandırmak olmustur. Bu da üst düzey zihinselsüreç becerileri ile olur. Yani, ezberden çok kavrayarak ögrenme, karsılasılan yenidurumlarla ilgili problemleri çözebilme ve bilimsel yöntem süreci ile ilgili becerilerigerektirir. 1998 yılından itibaren liselere giris sınavlarında da üst düzey zihinselsüreç becerilerini ölçmeye yönelik sorular hazırlanmaya baslanmıstır.Bu arastırmanın amacı 2003- 2006 yılları arasında yapılmıs olan OKS' de yeralan tarih bilimi sorularının Bloom taksonomisine göre degerlendirmesini yapmak veistatistiki verilerle sorularla incelemektir.Arastırmada 2003- 2006 yılları arasında uygulanmıs olan toplam 40 tarihbilimi sorusu tespit edilerek madde analizleri ve Bloom taksonomisine göredegerlendirmeleri yapılmıstır. Soruların sınıf, konu ve ünitelere göre dagılımlarıtespit edilmistir.Arastırmanın sonucunda, soruların daha çok kavrama basamagında oldugutespit edilmistir. Analiz basamagında daha az soru bulunurken sentez vedegerlendirme basamaklarında sorulara yer verilmedigi görülmüstür. Soruların sınıfdüzeyleri, ünite ve konu dagılımlarında esitsizliklerin oldugu tespit edilmistir. Yıllaragöre ortalama güçlük ve ayırt edicilik indekslerinin dagılımlarının birbirine yakınoldugu görülmüstür.Sonuç olarak soruların ünite ve konu dagılımlarının orantılı olmasına dikkatedilmelidir. Testin bilissel alanı her düzeyde ölçen sorularla olusturulması amaçedinilmelidir. Özellikle olumsuz soru kökü tipinde hazırlanan sorularda ifadelerindaha açık ve net olmasına özen gösterilmelidir. Egitim ögretim sistemi içerisindeögrencilerimizden daha fazla verim elde etmek için okullarımızda uygulanan testsorularının da bilgiden çok kavrama, analiz, sentez ve degerlendirme basamagındaolmasına dikkat edilmelidir.

Bloom, BenjaminOrtaöğretimTarih
Erdoğan Erman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih öğretmenlerinin Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersinin öğretimine ilişkin görüşlerinin çeşitli değişkenler (kıdem, mezuniyet, okul türü ve cinsiyet) açısından incelenmesi (Konya örneği)

Bu araştırmanın amacı tarih öğretmenlerinin görüşlerine göre, ortaöğretim kurumlarında Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini ortaya çıkarmaktır.Araştırma evrenini, 2007-2008 öğretim yılında Konya il genelinde görev yapan 311 tarih öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemde ise, 15 ilçeye dağılmış 98 okuldan 159 tarih öğretmeni yer almıştır. Alan araştırması özelliği taşıyan bu çalışmada veriler anket ile toplanmıştır. Toplanan verilerin girişi ve istatistiksel analizlerin yapılması, SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Dersle ilgili olarak karşılaşılan sorunlar ve ortaya konulan çözüm önerileri beş başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; müfredat programı, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme, tarih öğretmenlerinin aldıkları eğitim ve ders kitabı şeklinde belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, ölçme-değerlendirme ve ders kitabıyla ilgili eleştiri ve önerilere çok yüksek düzeyde katılım olduğu görülmüştür. Öğretim yöntem ve teknikleri, müfredat programı ve öğretmenlerin aldıkları eğitim konularıyla ilgili eleştiri ve önerilere ise, yüksek düzeyde katılım olmuştur. Bu sonuçlar, Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretimi konusunda iyileştirme yapılması ihtiyacı olduğu gerçeğini bir defa daha ortaya koymuştur.Araştırmanın son bölümünde, elde edilen bulguların ortaya koyduğu sonuçlardan hareketle önerilere yer verilmiştir.Bu araştırmanın amacı tarih öğretmenlerinin görüşlerine göre, ortaöğretim kurumlarında Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini ortaya çıkarmaktır.Araştırma evrenini, 2007-2008 öğretim yılında Konya il genelinde görev yapan 311 tarih öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemde ise, 15 ilçeye dağılmış 98 okuldan 159 tarih öğretmeni yer almıştır. Alan araştırması özelliği taşıyan bu çalışmada veriler anket ile toplanmıştır. Toplanan verilerin girişi ve istatistiksel analizlerin yapılması, SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Dersle ilgili olarak karşılaşılan sorunlar ve ortaya konulan çözüm önerileri beş başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; müfredat programı, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme, tarih öğretmenlerinin aldıkları eğitim ve ders kitabı şeklinde belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, ölçme-değerlendirme ve ders kitabıyla ilgili eleştiri ve önerilere çok yüksek düzeyde katılım olduğu görülmüştür. Öğretim yöntem ve teknikleri, müfredat programı ve öğretmenlerin aldıkları eğitim konularıyla ilgili eleştiri ve önerilere ise, yüksek düzeyde katılım olmuştur. Bu sonuçlar, Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretimi konusunda iyileştirme yapılması ihtiyacı olduğu gerçeğini bir defa daha ortaya koymuştur.Araştırmanın son bölümünde, elde edilen bulguların ortaya koyduğu sonuçlardan hareketle önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Atatürk, İnkılâp, Türkiye Cumhuriyeti, Tarih, Öğretmen Görüşleri.Bu araştırmanın amacı tarih öğretmenlerinin görüşlerine göre, ortaöğretim kurumlarında Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerilerini ortaya çıkarmaktır.Araştırma evrenini, 2007-2008 öğretim yılında Konya il genelinde görev yapan 311 tarih öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemde ise, 15 ilçeye dağılmış 98 okuldan 159 tarih öğretmeni yer almıştır. Alan araştırması özelliği taşıyan bu çalışmada veriler anket ile toplanmıştır. Toplanan verilerin girişi ve istatistiksel analizlerin yapılması, SPSS 15.0 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir.Dersle ilgili olarak karşılaşılan sorunlar ve ortaya konulan çözüm önerileri beş başlık altında toplanmıştır. Bu başlıklar; müfredat programı, öğretim yöntem ve teknikleri, ölçme-değerlendirme, tarih öğretmenlerinin aldıkları eğitim ve ders kitabı şeklinde belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, ölçme-değerlendirme ve ders kitabıyla ilgili eleştiri ve önerilere çok yüksek düzeyde katılım olduğu görülmüştür. Öğretim yöntem ve teknikleri, müfredat programı ve öğretmenlerin aldıkları eğitim konularıyla ilgili eleştiri ve önerilere ise, yüksek düzeyde katılım olmuştur. Bu sonuçlar, Türkiye Cumhuriyeti İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin öğretimi konusunda iyileştirme yapılması ihtiyacı olduğu gerçeğini bir defa daha ortaya koymuştur.Araştırmanın son bölümünde, elde edilen bulguların ortaya koyduğu sonuçlardan hareketle önerilere yer verilmiştir.

Atatürk, Mustafa KemalOrtaöğretimTarih öğretimi+3
Bilal Bülent Alperen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Hititlerin Anadolu'ya göçü ve çevre kültürlerle etkileşimi

? Hititlerin Anadolu'ya Göçü ve Çevre Kültürlerle Etkileşimi? adlı yüksek lisans tez .çalışmamızda konusu geçen kavmin göçü ile oluşan kültür etkileşimleri incelenmeye çalışılmıştır.Hititler yoğun biçimde Hatti, Mezopotamya ve Hurri etkileri altında kalmış oldukları halde ulusal kimliklerini yitirmemişler tersine bütün bu etkilerden yararlanarak özgün bir uygarlık yaratmışlardır.Hint- Avrupa dil grubundan olan Hititler, M.Ö. 2.binde Kafkasya üzerinden Anadoluya gelmişlerdir. Yerli ve göçmen halkları siyasi bir birlik altında toplayarak güçlü bir imparatorluk olmuşlardır. Çevre kültürlerle hem siyasi hem de ticari faaliyetler sonucunda çeşitli etkileşimlerde bulunmuşlardır.Hititler, Anadolu'nun güneydoğusu ile Kuzey Suriye bölgesinde yaşayan Hurriler ile din, mitoloji, sanat, yazı, at yetiştirme gibi pek çok Mezopotamya unsurunu kendi kültürlerine aktarmışlardır. Hititler kendi çivi yazılarında Akadça ve Sümerce yazı işaretlerini kullanmışlardır. Kendi tanrıları yanında Hatti, Hurri, Luwi ve hatta Asur tanrılarını da benimsemişlerdir. Bu yüzden Hitit Ülkesi için ?Bin Tanrılı Ülke? denmiştir. Hititler kendilerinden sonraki Luwi, Frig, Yunan ve Roma kültürlerindeki tanrı ve tanrıça kökenlerini oluşturmuşlardır.Hitit yasaları Mezopotamya yasalarına göre daha insancıldır, kısasa kısas değildir. Zararlar maddi olarak ödenecek şekilde düzenlenmiştir. Yine doğu kültüründe görülmeyen kadına sosyal statü ve değer Hititlerde kanunlarla güvence altına alınmıştır. İdare sisteminde önemli memuriyet isimlerinin pek çoğu yabancı kökenli olup, Asur Ticaret Koloni Çağındaki beylerden, Hurrilerden, Babil, Ugarit ve hatta Mısır'dan alınmıştır. Hitit döneminden beri hemen hemen değişmeyen, hizmet karşılığında toprak bağış sistemi Selçuklu, Bizans ve Osmanlı'ya dek uzanmıştır. Hititlerin Anadoludaki varlıklarından önceki sanat, büyük ölçüde Hatti etkilidir. Ancak hititler kendine özgü bir sanat geliştirmişlerdir. Geç Hitit fildişi kadın figürlerinde ?Arkaik Gülümseme? Akdeniz üzerinden Girit, Rodos, Samos yoluyla İonya, kıta Yunanistan sanatına aktarılmıştır. Mykenai'daki ünlü Aslanlı Kapı, Hattuşa'nın Aslanlı Kapısı ile, Peloponnes'te Tryns'te görülen tonozlu geçitlerin ve sandık duvarların Hititlerin mimari sistemi ile benzerlik göstermesi, Avrupanın ilk gelişkin kültürü olan Myken kültürünün Hititlerden etkilendiğini gösterir. Troia VI ve VIIa dönemindeki savunma duvarları ve koruma amaçlı kule eklentileri, Hitit etkisini gösterir. Bizans'ı ve sonraları İstanbul'u koruyan iç içe iki sur çemberinden ve aralarında hendeklerden oluşan sistemin Hitit başkenti Hattuşa surlarıyla büyük benzerlik gösterdiği görülür. Geç Hitit saraylarında görülen Bit-Hilani uygulaması, Selçuklu, Bizans ve Osmanlı mimarisinde görülür. Anadolu'da ilk kez su toplama havuzları ve göletler Hititler tarafından oluşturulmuştur.

AnadoluEtkileşimGöçler+2
Nilüfer Çolpan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk hava harp sanayii tarihi

İnsanlığın varoluşundan beri bazen derinliği karşısında teslim olduğu, bazen ise hayallerinin derinleştiği ama her zaman fethetmek için özlem duyduğu göklerle buluşması geçen yüzyılda gerçekleşmiştir. Cevheri, Hazarfen Ahmet Çelebi, Lagari Hasan Çelebi, Leonardo Da Vinci, Montgolfier Kardeşler, Cayley, Kaufman ile gelişen binlerce yıllık özlem ve hayal, Wright Kardeşlerle gerçek olmuştur.İnsanlık tarihinin en büyük gelişmesi nedir sorusunun en anlamlı cevabı insanoğlunun ayağının yerden kesilmesidir olmalı. Tarihin en büyük değişimi 20. asırda olmuştur. Bu değişimin en büyük aracı ise uçaklardır. Havacılık alanında başlayan gelişme kısa zamanda tüm dünyayı derinden etkilemiş ve askeri alanda da uçakların kullanılmaya başlaması ile uçan bu aletler maalesef birer ölüm makinasına dönüşmüştür. Havacılığın önemini kavrayan devletler de kendi semalarını korumak ve düşmanlarını yenebilmek için havacılık sanayiine yapabildikleri kadar yatırım yapmışlardır.Bu çalışmamızda Türk hava harp sanayii Tarihi'ni incelemeye çalıştık. Havacılığın ortaya çıktığı dönem Türk Milleti açısından büyük yıkımların, talihsizliklerin yaşandığı bir dönem olmuştur. Her şeye rağmen öngörülü devlet adamları ve yetkili kişiler havacılığın Türkiye'de de gelişmesi için çalışmışlardır. Ama her nedense yapılan işler daha sonra yarıda kalmış, bozulmuş ve tamamlanamamıştır. Hikâyeyi her defasında yeniden dinleme mecburiyeti karşısında yapılanlar yok sayılmıştır. Yapılan güzel işler her defasında sıfırlanmıştır. Son zamanlarda yapılan olumlu gelişmeler daha istikrarlı bir tabloyu göstermektedir.Çalışmamız giriş ve üç ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci Bölümde, "İstiklal Savaşı'ndan İkinci Dünya Savaşı Sonuna Kadar Türk Hava Harp Sanayii", İkinci Bölümde, "İkinci Dünya Savaşı'ndan Sonra Türk Hava Harp Sanayii" alanında yapılan çalışmalar incelenmiştir. Çalışmanın Üçüncü Bölümünde ise "1980 Sonrası Türk Hava Harp Sanayii" incelenmiştir. Bu üç bölümde Osmanlı Devleti'nin geri kalmasının ve Avrupa'nın gelişmesinin nedenleri kısaca incelenmiş, havacılığın doğuşu ve havacılığa Türklerin katkıları incelenmeye çalışılmıştır. Atatürk'ün havacılığa bakışı ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi süresince hava sanayi alanında yapılan çalışmalar detaylı olarak incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda dünyada meydana gelen uluslararası gelişmeler de çalışmamız ile bağlantılı olduğundan değerlendirme kapsamına alınmıştır. Son bölümde ise günümüzde yapılanlar ve askeri havacılık alanındaki kurumlar kısaca incelenmiştir.Kısa havacılık tarihinde Türk Milleti de bu mücadelede yerini almış, kısıtlı imkânlar hatta imkânsızlıklar içinde dünyadaki gelişmelere kayırsız kalmamıştır. Ne var ki yapılanlar yapılması gerekenlere göre henüz çok sınırlıdır. Nihai hedef ise Mustafa Kemal Paşa tarafından yıllar önce verilen "Bundan sonrası için, bütün tayyarelerimizin ve motorlarının memleketimizde yapılması ve harp hava sanayiimizin de bu esasa göre inkişaf ettirilmesi iktiza eder. ... Hava Kuvvetlerinin aldığı ehemmiyeti göz önünde tutarak bu mesaiyi planlaştırmak ve bu mevzuu layık olduğu ehemmiyetle milletin nazarında canlı tutmak lazımdır" direktifidir.

20. yüzyıl20. yüzyıl21. yüzyıl+1
Osman Yalçın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Endüstri meslek liselerinde T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde öğrencilerin bölümleriyle ilgili proje ödevi hazırlamalarının derse ilişkin tutumlarına etkisi (Nevşehir örneği)

Bu araştırma Endüstri Meslek Liselerinde T.C İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersinde bölümleri ile ilgili proje ödevi vermenin öğrencilerin tutumlarına ve akademik başarılarına etkisini (Nevşehir ili örneği) belirlemek amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma 2006?2007 eğitim öğretim yılı ikinci yarıyıl döneminde Nevşehir ili, Nevşehir Endüstri Meslek Lisesi okulunda, Motor bölümü 11. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırma yansız olarak atanan, deney (n=20), ve kontrol (n=20) grubu olmak üzere iki grup üzerinde yürütülmüştür.Mobilya ve Motor bölümü öğrencilerine çalışmadan önce T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ön test uygulaması yapılmıştır. Motor bölümü öğrencilerine bölümleriyle ilgili T.C.İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinde Atatürk'ün Anıtkabir'de sergilenen arabaları proje ödevi olarak verilmiş, kontrol grubunu oluşturan Mobilya bölümü öğrencilerine ise; proje ödevi verilmeden öğretim devam ettirilmiştir. 10 hafta süren uygulama sırasında, deney grubu öğrencilerine her derse girildiğinde yaptıkları çalışmayla ilgili bilgiler sorulmuş, ayrıca uygulama süresince öğrencilerle ders dışında da görüşmeler yapılmıştır. Uygulama sonunda son tutum ölçeği uygulanmıştır.Elde edilen verilerin istatistiksel çözümlerinde SPSS programından faydalanılmış, aritmetik ortalama, standart sapma, t testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular uygulama gruplarıyla sınırlıdır.Çalışmanın sonuçları tez çalışmasının sonuç ve yorumlar bölümünde verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Endüstri Meslek Lisesi, T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük Dersi, Proje Ödevi.

Derya Uçar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Kıbrıs meselesinin çözüm plânları (BM'nin 789 sayılı kararına göre)

Türk ve Rum toplumlarına etkilerinin ne olacağı, BM eski Genel Sekreteri Butros Gali'nin ?Bütünlüklü Bir Anlaşma Çerçevesine İlişkin Fikirler Dizisi? olarak hazırladığı raporun, Kıbrıs meselesine ne getirip ne götüreceği, buna karşın soruna müdahil devletlerin bundan nasıl etkileneceği konu edinilmiştir.Ele alınan bu konu, şimdiye kadar üzerinde etkili bir çalışma yapılmamış olması ve her şeyden önce her iki anavatan (Türkiye-Yunanistan) ile adadaki her iki toplumun (Kıbrıs Türk ve Rum) dış politikasını yakından ilgilendirmesi ve dünyanın bu stratejik bölgesindeki ihtilafların çözümüne katkı sağlaması açısından büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmada, ilk plânda BM Genel Sekreteri'nin hazırlayıp Güvenlik Konseyi'nin onayladığı Fikirler Dizisi'nde öngörülen yapılanmanın `olumlu' ve `olumsuz' yönleri yansız olarak ortaya konulmuş, tarafların bu yapılanmaya ilişkin görüşleri BM Genel Sekreteri'nin raporu çerçevesinde ele alınmış ve BM Genel Sekreteri'nin ?dostane teşebbüs görevinin? sağlıklı bir değerlendirmesi yapılmış ve bu görevin, `arabuluculuk-hakemlik' yönünde değiştirilmek istendiğine ilişkin somut teşebbüsler su yüzüne çıkarılmıştır. Bunun sonucunda Kıbrıs'ın gelecekteki yapılanmasıyla ilgili paralellik kurularak, dünyada ve özellikle son yıllarda Avrupa'da etnik bölünmelerden kaynaklanan gelişmeler ve bunların nedenleri gözler önüne serilmiştir.Bununla birlikte Kıbrıs'taki halihazır durumun ve adanın geleceğine yönelik yapılanmanın, gerçekler ışığında bir değerlendirmesi yapılmış ve BM Genel Sekreteri'nin dostane teşebbüs görevi Güvenlik Konseyi'nin son kararları dikkate alınarak gözden geçirilmiştir. Kıbrıs'ta Gali Fikirler Dizisi'nin ortaya koyduğu adil ve kalıcı çözüm plânının ana hatlarına ve takip edilecek hareket tarzının esaslarına ilişkin görüşlere de yer verilmiştir.Aslında bu denli önemli bir etkiye sahip olan Gali Fikirler Dizisi'ne dayalı anlaşmasının tahlili, uygulanması ve ileride çıkabilecek muhtemel sonuçları ile alâkalı yorumlar, bu araştırmanın konusunu teşkil etmektedir. Fakat konu bütünlüğünü sağlayabilmek için Fikirler Dizisi'ne dayalı anlaşmasının imzalanmasına kadar geçen sürecin ele alınması da gerekli görülmüştür.Bir diğer önemli husus, Güvenlik Konseyi tarafından kabul edilen ?Fikirler Dizisi'nin? özü ve şekli hakkında, konuya birinci derecede taraf olan Kıbrıs Türk ve Rum liderliği ile Türk-Yunan yetkililerinin çelişkili yorumları ortaya konulmuştur.Ayrıca Kıbrıs Türk ve Rumların takip ettiği politikaları, Gali Fikirler Dizisi'nin içeriği ve bu belgenin konulara ilişkin önerilerinin muhtemel sonuçları hakkında karşılaştırmalı tenkit yapılmıştır.Kısacası bu araştırmanın kendine mahsus amacı, tarafların, kendi politikalarına göre, Gali Fikirler Dizisi'nden kazanımları ile kayıplarının bütün ayrıntılarıyla ortaya koymaktır. Bütün bunların temelinde yatan amaç ise Kıbrıs meselesinin hâlli için kurulması düşünülen `federasyonun bazı belirsiz özelliklerinin' tespit edilmesidir.Bunun dışında Gali Fikirler Dizisi'nin temel konulara ilişkin önerileri, Kıbrıs Türk ve Rum yönetimlerinin politikaları çerçevesinde ve tarafların resmî makamlarının hazırladığı istatistikî dokümanlara dayandırılarak, değerlendirilmeye çalışılmıştır. Değerlendirme yapılırken, konunun detaylarına değinilmiş ve daha çok kamuda tartışılan konular üzerinde yoğunlaşılmıştır.Bu düşünceden hareketle kaleme alınan araştırma sekiz ayrı bölümden oluşmaktadır. Her bölüm, ele aldığı konu ile sınırlı olduğundan, amacı da sınırlıdır. Fakat bu sınırlılık, genel amaçtan uzaklaştırmadığı da açıktır. Buna göre araştırmanın bölümlerine göre amaçları aşağıdaki gibidir:Birinci bölümde, Kıbrıs gibi sürekli kriz bölgesi olma özelliğini korumuş ve taşıdığı stratejik önemini hiçbir zaman kaybetmemiş olan bölgede, barışın sağlanması yolunda ilk adım olarak nitelendirilen New York görüşmelerinin sürecini ve tarafların görüşmelerdeki pazarlığın iç yüzünü aydınlatılması amaçlanmıştır. Dolayısıyla tarafların müzakere tekniklerinin karşılaştırması ile uluslararası pazarlığın nasıl yapıldığına dair ciddi bir değerlendirme yapılmıştır.İkinci bölümde, Fikirler Dizisi'nin bütünlüklü hedefler ile anlaşmayı sağlayacak yönlendirici ilkeler ele alınmıştır. Anlaşmanın temel ruhu olan bu bölümde, Kıbrıs Türk ve Rum toplumları için kalıcı çözüm modelinin nasıl olacağı belirlenmiştir.Üçüncü bölümde, Kıbrıslı Rumlarla Türkler arasında kurulmak istenen federasyonun temel özellikleri, federal anayasanın yasama, yürütme ve yargı organlarının nasıl teşkilâtlanacağı ve bunlarla ilgili taraflar arasında toplumsal, siyasî, ekonomik ve hukukî çatışmaların neler olacağı veya uzlaşmanın hangi konularda olabileceği belirtilmiştir.Dördüncü bölümde, adadaki her iki toplum ile Türkiye ve Yunanistan'ın garantiler ve güvenlik konularını nasıl algıladıkları, bunlarla ilgili anlaşmalara nasıl değer atfettikleri, bunlardan ne bekledikleri ve güvenlik ile ilgili diğer konuların, yani askersizleştirme, silahsızlandırma ve çok uluslu gücün getirilmesinin, stratejik öneminin belirtilmesi amaçlanmıştır.Beşinci bölümde, Kıbrıs Türk ve Rum liderliğinin anlaşmakta zorlandıkları konuların başında gelen toprak düzenlemeleri ele alınmıştır. İki bölgeliliğin egemenlik sınırları, Kıbrıs Rum idaresine verilecek arazi miktarı, 1958'den 1974'e kadarki toprak mülkiyeti ve bunlardan doğacak tazminatlar, fonlar, mal-mülk mübadelesi ve bunlarla ilgili haritaların hangi kriterlere göre yapılacağı gösterilmiştir.Altıncı bölümde, toprak düzenlemelerden etkilenecek kişilerin yer değiştirmeleri, bunların rehabilitasyona tâbi tutulmaları, yapılacak olan işlemlerin maliyet analizi ve sosyo-ekonomik etkileri ele alınmıştır.Yedinci bölümde, kurulacak olan federasyonun ekonomik yapısının nasıl olacağı, Merkez Bankası, gümrükler, ticaret, mevduat, kambiyo, koruyucu tedbirlerle, dış yardım ve alınacak dış kredilerin hangi kriterlere göre düzenleneceği belirtilmiştir.Sekizinci ve son bölümde ise taraflar arasında imzalanan anlaşma ile federe devletin ilânına kadar ki geçen dönemin hangi düzenlemelerin yapılacağı, hangi komisyonların kurulacağı ve nasıl icra edeceği gösterilmiştir.Aslında Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının hâkimiyet ve siyasî sınırlarının yeniden çizilmesi, garantiler ve güvenlik konusu, federal yetkiler, yasama ve yargı erki gibi hususların belirlenmesi ve bunların, taraflara etkisinin ne olacağının ortaya konulması ile ilgili konular, Gali Fikirler Dizisi'nin dönüm noktasını oluştururlar. Bu yüzden konuyla ilgili bütün senaryolar tek tek ele alınmış ve Kıbrıs'la ilgili muhtemel gidişatın analizi yapılmıştır.Son olarak da her bölümde, Kıbrıs Türk ve Rum toplumlarının çatışma alanları ile ilgili somut çözümler ve öneriler verilmiştir. Bu öneriler, ?romantik, soyut, basmakalıp, dostluk ve kardeşlik? önerileri değillerdir. Bunlar üzerinde çok düşünülmüş pragmatik önerilerdir. En azından bundaki amaç, hiç olmazsa ileride somut önerilerin tartışılmasını sağlamaktır.Araştırma sonunda varılan sonuç itibarıyla taraflar arasındaki görüş farklılıkları aşağıdaki gibi özetlenmiştir:Tablo: Tarafların Kalıcı Çözüm ile İlgili Tutum FarklılıklarıKıbrıs Türk GörüşüKıbrıs Rum Görüşü1974'teki `de facto' durumun devamı1960'taki anayasal düzenin devamı1960 Garanti ve İttifak Anlaşmalarının devamıÇok uluslu gücün getirilmesiİki kurucu ortaklığın tesis esilmesiRum çoğunluğun egemenliğiToplumların eşitliğiFertlerin eşitliğiDevletlerin eşitliğiToplumlar arasında azınlık-çoğunluk ilişkisiAnayasal eşit haklarNispi katılımYönetime eşit katılımKoruyucu haklarAslında bu araştırma, kavramlara, özellikle `federalistler' ve `anti-federalistler' veya `milliciler' ile `toplumcular' arasındaki ilişkilere açıklık getirmenin zorunluluğunu göstermiştir. Bu da `federalistler' ile `anti-federalistlerin' veya `milliciler' ile `toplumcuların' kullandığı kavramları, karşılıklı ilişkiler çerçevesinde değerlendirmesine ve somut toplumsal gerçeklere uygulanmasına itmiştir.Kıbrıs'taki `tutuculuk' ile `ilericilik' veya `gelenekçilik' ile `yenilikçilik' arasında yapılmakta olan bu basit ayırım, bugün somut olaylar ve durumlarla karşılaştırıldığında fazla bir anlam taşımamaktadır. Bu anlam, revizyonistlerin `çözümsüzlük çözüm değildir' ile statükocuların `çözümsüzlük çözümdür'de hayat bulmaktadır. Tutucuların korumaya çalıştıkları biçim ve düzen, toplumun ve politikanın doğasını radikal bir biçimde değiştirmeye yönelik bazı güçleri de içerdiğinden, bunların değişmesine neden olabilirler. Buna karşılılık, liberal ve radikal ilericiler, tutumlarını haklı göstermek için gelecekle ilgili ütopyaların hayali içine girebilirler ki, bunlar da `tutucular' kadar statik olabilirler. Zira Kıbrıs'taki her iki toplumun liberal veya radikal ilericileri, düzeni değiştirmek isterken daha iyi bir düzen kuramadığı takdirde, en azından düzen değişikliği ile kendi görüşlerini gerçekleştirilebileceklerine inanmaktadırlar.Bundan hareketle Gali Fikirler Dizisi'nin bütün yönleriyle incelenmesi sonucunda, KKTC ve Türkiye'nin siyasî stratejilerinin, yeniden plânlaması için yardımcı olacağı düşünülürken, ayrı zamanda kapsam analizinde ortaya çıkması muhtemel gerçeklerin, hâlen sürdürülmekte olan toplumlararası görüşmelerde kullanılabilecek olması ümit edilmektedir.

Soyalp Tamçelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00