
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Gaziantep florasına ait bazı Lamiaceae türlerinin antioksidan ve radikal temizleme aktivitelerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, Gaziantep ilinde doğal olarak yetişen Lamiaceae familyasına ait Ajuga chamaepitys, Lallemantia iberica, Lamium amplexicaule, Marrubium parviflorum, Mentha pulegium, Moluccella laevis, Phlomis armeniaca, Salvia multicaulis, Salvia palaestina, Salvia syriaca, Satureja aintabensis, Scutellaria tomentosa, Teucrium polium ve Ziziphora capitata türlerinin metanol, n-hekzan ve uçucu yağ özütlerinin in vitro antioksidan aktiviteleri DPPH, ABTS, demir indirgeme gücü, metal şelatlama, ß-karoten/linoleik asit ve DNA koruma deneyleri ile değerlendirilmiştir. Yapılan deneyler sonucunda bitkiler arasında en yüksek antioksidan aktiviteye T. polium'a ait metanol özütünün sahip olduğu belirlenmiştir (p<0.05). Bitkilerin fenolik, flavonoid ve flavonollerinin toplam içerikleri güncel metotlarla belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda en yüksek total fenolik içeriğinin yine T. polium'da olduğu tespit edilmiştir. Yapılan korelasyon analizlerinde fenolik bileşiklerle antioksidan aktiviteler arasındaki ilişki pozitif olarak önemli bulunmuştur. Uçucu yağların kompozisyonları GC-MS analizleri ile ve metanol özütlerinin fenolik asit içerikleri HPLC-DAD ile belirlenmiştir. Yapılan analizlerde tüm bitkilerde rozmarinik asit ve o-kumarik asit tespit edilmiştir. Ayrıca bitkilerde gallik asit, proto-kateşik asit, p-hidroksibenzoik asit, vanilik asit, kafeik asit, klorojenik asit, sirinjik asit, p-kumarik asit, ferulik asit ve trans-sinnamik asit çeşitli miktarlarda tespit edilmiştir.
Morfometrik analiz sistemi kullanılarak Kastamonu yöresi meşelerinin filogenetik analizi
Bu çalışmada Kastamonu yöresinde doğal olarak yayılış gösterenQuercusmacrantheraFisch. & Mey. exHohensubsp. syspirensis(C. Koch) Menitsky(endemik), Q. petraea (Matt.) Liebl. subspiberica (Steven exBieb.) Krassiln, Q. infectoriaOliversubspboissieri (Reuter) O. Schwarz, Q. pubescensWilld.,Q. virgilliana Ten. veQ. cerris L. var.cerristürlerinin morfolojik ve mikromorfolojik özelliklerinin kullanılmasıyla bu türler arasındaki filogenetik ilişkilerin ortaya konması amaçlanmıştır.Meşe türlerinin yayılış yoğunlukları dikkate alınarak, Kastamonu yöresinde doğal olarak bulunan her türden 3 farklı alanda en az 30'ar bireyden rasgele örnekleme yöntemiyle örnekleme yapılmıştır. Her bireyden 10 adet yaprak örneği toplanarak bunlar üzerinde morfolojik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Ayrıca yapraklar üzerinde mikromorfolojik karakterler (stoma, mumsu tabaka ve tüy yapısı) elektron mikroskobu yardımıyla incelenmiştir.Morfometrik karakterlerden; türlerin ayırımında kullanılabilecek en etkili yaprak morfometrik karakterlerinin, yaprak ayası uzunluğu, lop genişliği, yaprak genişliği, taban lopları arasındaki mesafe, uç loplar arasındaki mesafe, uç sinüsler ile taban sinüsleri arasındaki mesafeler ile yaprak yüzey alanı olduğu belirlenmiştir. Q. cerris L. var. cerristürünün yaprak alt yüzü mumsutabakasının tamamen pürüzsüz bir yapıda olması ile;Q. petraeasubsp. ibericatürünün ise gerek stoma yapısı, gerekse tüy durumunun az ancak salgı tüyü mevcudiyetinin fazla olması ile diğer türlerden kolaylıkla ayrılabildiği belirlenmiştir.Çalışma sonucundaQ. pubescens ve Q. virgiliana türlerinin gerek morfolojik karakterler bakımından gerekse mikromorfolojikkarakteler bakımından Flora of Turkey'deki gibi birbirlerine son derece yakın türler olduğu tespit edilmiştir. Q.infectoriatürününde bu türler ile yakınlık gösterdiği ancak Q. machranthera, Q. petraeasubsp. iberica ve Q. cerris L. var. cerris türlerinin ise bu türlerden farklı bir grup oluşturduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler : Quercus, Morfometrik Analiz, Morfolojik Özellik,Genetik Çe?itlilik, Mikromorfoloji, Türkiye
Astragalus kurdious Boise. var. kurdious'un morfolojik özellikleri
Türkiye'nin psikoaktif doğal bitki çeşitliliğinin etnobotanik ve korolojik açıdan araştırılması
Psikoaktif bitkiler içerdikleri çeşitli psikoaktif maddeler, bileşikler ve metabolitler ile insan zihninde duygudurum, algı ve bilinçte değişiklik meydana getiren bitkilerdir. İnsanlık tarihi boyunca bu bitkiler, başta sağlık olmak üzere, farklı endüstri kolları için hammadde kaynağı ve keyif verici olarak, hatta dini ritüeller gibi çok farklı amaçlarla kullanılmışlardır. Dünyada pek çok ülkede bu bitkiler ile ilgili çalışmalar yapılmış ve ülke bazında sahip olunan psikoaktif doğal bitki çeşitliliği ortaya konmuştur. Türkiye'de ise bu anlamda yapılmış herhangi bir kapsamlı çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışma ile bitki çeşitliliği açısından zengin olan Türkiye'de, doğal olarak yayılış gösteren ve psikoaktif özellikleri rapor edilen bitkiler belirlenerek ortaya konulmuştur. Yapılan araştırmalar sonucunda, psikoaktif özellik taşıyan; 30 familya ve 60 cins içerisinde yer alan toplam 97 vasküler bitki taksonu (89 tür, 3 alttür ve 5 varyete) belirlenmiştir. Belirlenen taksonlar aynı zamanda etnobotanik ve korolojik özellikleri açısından da değerlendirilmiştir. Son aşamada ise, belirlenen bu taksonlardan ayurvedik kullanıma sahip olanlar da belirlenerek kullanımlarıyla ilgili bilgiler özetlenmiştir. Tez sonuçlarının Türkiye'nin psikoaktif bitki taksonlarına dikkat çekmenin yanı sıra, gelecekte yapılacak olası çalışmalar için bir veri tabanı olarak katkı sağlayacağı kanısındayız.
Kurşun (Pb) stresi altındaki Pepino (Solanum muricatum Ait.) fidelerinin bazı anatomik ve fizyolojik parametrelerindeki değişimlerin belirlenmesi
Çalışmada kurşun (Pb(NO3)2) stresi altındaki pepino (Solanum muricatum Ait.) fidelerinin bazı anatomik ve fizyolojik değişimleri incelendi. Fidelere 20 gün boyunca, 0, 25, 50 ve 100 ppm' lik Pb(NO3)2 çözeltisi uygulandı. Denemeler sonunda bitkilerin yaprak ve köklerinden örnekler alınarak anatomik değişimler saptandı. Yaprak örneklerinde ise fotosentetik pigmentler (klorofil a, klorofil b ve karotenoidler), total fenolik bileşikler, malondialdehit (MDA) ve kurşun içerikleri belirlendi. Çalışmada, kurşun uygulamasına bağlı olarak kök ve yaprak anatomilerinde değişimlerin olduğu saptandı. Kurşun uygulamasına bağlı olarak fotosentetik pigmentlerin azaldığı, kurşun birikimlerinin ise arttığı belirlendi. Toplam fenolik bileşiklerin ve MDA düzeylerinin kurşun konsantrasyonlarına bağlı olarak farklılıklar gösterdiği saptandı. Anahtar Kelimeler: Kurşun stresi, Anatomi, Pigmentler, Fenolik bileşikler, Malondialdehid, Solanum muricatum
Anadolu endemik Digitalis L. türlerinin in vitro çoğaltımı ve kardiyak glikozitlerinin üretilmesi
Members of the genus Digitalis L. are medicinally and economically important plants as they contain cardiac glycosides that increase contractions of the heart and regulate heart rhythms. Several methods for high-frequency in vitro regeneration of endemic Digitalis species of Anatolia were established testing different types of basal medium and explants excised from in vitro germinated seedlings. Of those tested medium formulations, Linsmaier and Skoog (1965), supplemented with 0.5 mg/L thidiazuron (TDZ) and 0.25 mg/L indole-3-acetic acid (IAA), was selected mainly for the optimization of later tissue culture protocols of Digitalis davisina Heywood, D. cariensis Jaub. et Spach em. Werner and D. trojana Ivan. For D. lamarckii Ivan., benzyl-amino-purine (BA) and naphtylene-acetic-acid (NAA) were more productive in terms of shoot formation.As an explant source, flamingo-bill type (FBT) explants in general were more productive than other tested hypocotly, leaf or root explants. In addition to shoot regeneration, callus induction was employed in some species (D. cariensis and D. lamarckii) on LS or Murashige and Skoog medium (1962) containing various concentrations of BA and NAA. Callus cultures obtained from D. lamarckii only was able to produce multiple shoots. Regeneration frequency varied from species to species producing a range of 1 to 9 shoots per explant within 6 or 8 weeks of in vitro cultivation periods. Cardenolide profiles of leaf materials of endemic Anatolian Digitalis collected from different locations at various vegetation periods (budding, flowering or seed setting) and of tissue culture samples (leaf, complete shoots, etc.) produced in vitro were also investigated using two instrumental analysis; thin layer chromatography (TLC) and reverse phase high performance liquid chromatography (RP-HPLC). TLC analysis provides us new insights as a fingerprint pattern of the cardenolides depending on various biotic and/or abiotic factors (physiological ages, different locations or vegetation periods). HPLC analysis was substantiated in terms of quantitative analysis of cardenolides detected by TLC. In that, glucogitorosid content, a major cardenolide, found in our endemic species, was directly correlated with plant growth and development by means of exogenously added growth regulators or seasonal factors as well as the geography where they distributed.