
10
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Türkiye'de büyük ve küçük itfaiye örneklerinde müdahale biriminde çalışan itfaiyecilerin iş kazası geçirme durumları, çalışma şartları ve mesleki memnuniyetleri
İtfaiyeler hayatımızda tartışmasız büyük önem taşımaktadırlar. İtfaiye teşkilatları yangın, toprak kayması, sel, deprem, trafik kazaları, boğulmalar ve toplumu etkileyen pek çok acil durumda kendi canlarını tehlikeye atarak müdahale etmektedirler. Bu müdahalelerde en büyük faktör şüphesiz insan gücüdür. Türkiye'de ilk olarak yapılan bu araştırmanın amacı; Türkiye'de büyük iller ve küçük iller örneğinde itfaiye müdahale şube biriminde çalışan itfaiyecilerin kaza geçirme durumları, mevcut çalışma şartları ve mesleki memnuniyetlerinin her ilde aynı olup olmadığını saptamaktır.Araştırma 2012 Ocak-2012 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilmiş tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. Büyük illerde İtfaiye Daire Başkanlığı olarak görev yapan itfaiye teşkilatlarından Ankara örneği müdahale şube birimi, küçük illerde İtfaiye Müdürlüğü olarak görev yapan itfaiye teşkilatlarından Balıkesir ve Sivas örneklerinin müdahale şube biriminde çalışan personel seçilerek yapılmış bu çalışma, Türkiye'de itfaiyeler arasındaki farkları karşılaştırmalı olarak açığa çıkarmayı amaçlayan ilk çalışmadır. Araştırmada 60 sorudan oluşan anket formu gözlem altında görüşme tekniği kullanılarak uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 235 kişiye ulaşılmıştır.İstatistiksel anlamlılık değeri p<0.05 olarak kabul edilmiştir. Veriler bilgisayara SPSS 15.0 istatistik paket programı aracılığı ile yüklenmiş ve istatistiksel yöntem olarak tanımlayıcı istatistikler ve ki-kare testi kullanılmıştır. Veriler ortalama(±)standart sapma, sayı ve yüzde olarak sunulmuştur.Katılımcıların tamamı erkek, yaş ortalaması 35,8±10,9 ,yaş ortancası 33 (20-62)'dür. Ankara bölgesindeki katılımcıların %33.1'inin,Balıkesir bölgesindekilerin %13.5'inin ve Sivas bölgesindekilerin %10'unun mesleğin herhangi bir döneminde iş kazası geçirdiği saptanmıştır. Ankara'daki katılımcıların %10.5'i, Balıkesir'de ki katılımcıların %5.8'i, Sivas'taki katılımcıların %2'si KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer) olayı ile karşılaştıklarını belirtmiştir. Balıkesir'de katılımcıların %90.4'ü, Sivas'ta %34 itfaiye binalarını depreme karşı yeterli sağlamlıkta bulurken Ankara'da ki katılımcıların %72.2'si yeterli sağlamlıkta bulmamaktadır. Katılımcıların %88.1`i mesleki uygulamaların standardize edilmesi ve görev tanımlarının netleştirilmesi gerektiğini düşünmektedir.İtfaiyeler tek çatı altında toplanmalı, görev ve sorumluluklar standardize edilmelidir. İtfaiyeler arasında her konuda eşit standartlar sağlanması itfaiyecilik açısından yararlı olabilir.Anahtar kelimeler: iş kazası, meslek memnuniyeti, çalışma şartları, itfaiye, itfaiyeci
Toplumda bazı sürücülerde trafik kültürü
Bu araştırmada amaç toplumda bazı sürücülerin trafik kültürü ile ilgili davranışlarını saptamak ve bu davranışlarda etkili olan bazı özellikleri betimlemektir.Bu araştırma kapsamında tümüyle bu araştırmaya özgün 33 adedi trafik kültürü ile ilgili tutumlara ilişkin, 13 adedi trafik kurallarını bilme ile ilgili durumları içeren, 9 adedi sürücü özellikleri ve 20 adedi diğer olmak üzere 75 sorudan oluşan bir anket geliştirilerek kamu ve özel sektör çalışanlarından Türkiye genelinde 1246 kişiye e-posta gönderilerek web üzerinden uygulanmıştır. Ayrıca incelenenlerden sürücü olarak kendilerini değerlendirmeleri istenmiştir.Ankete katılanların trafik kültürü ile ilgili tutumları ve trafik kurallarını bilme ile ilgili durumları 100 üzerinden değerlendirilmiş ve ayrıca cinsiyet, yaş, meslek, eğitim durumu, aylık gelir durumu, çalıştıkları iş alanının karayolu ile ilgili olup olmama durumu, sürücü belgesi sahibi olma durumu, sürücülük tecrübesi, son bir yılda trafik cezası alma durumu gibi bazı tanımlayıcı özelliklerine göre de değerlendirilmiştir. Katılımcılardan %28.5'i (355 kişi) kadın ve %71.5'i (891 kişi) ise erkektir. İncelenenlerin ortalama yaşı 42.6 ± 10.2, sürücülük tecrübesi ise 15.6 ± 10.6 yıldır. Katılımcıların trafik kültürü ile ilgili tutum puanlarının yaşla, gelir seviyesiyle, sürücülük tecrübesiyle arttığı ve trafik cezası almayanların alanlara kıyasla daha iyi olduğu, meslekle, eğitimle, çalıştığı kurumun karayoluyla ilgili olmasıyla ilişkisi olmadığı belirlenmiştir. Buna ilaveten katılımcıların trafik kurallarını bilme ile ilgili durumlarının ise eğitimle, gelir seviyesiyle, sürücülük tecrübesiyle arttığı ve trafik cezası alanların almayanlara kıyasla daha iyi bildikleri ve yaşla, meslekle ve çalıştığı kurumun karayoluyla ilgili olmasıyla ilişkisi olmadığı bulunmuştur. Ayrıca pek çok yayında da değinildiği gibi erkeklerin kadınlara kıyasla daha riskli araç kullandıkları belirlenmiştir. İnceleneler trafik kültürü ile ilgili tutumlarından 100 üzerinden 78.2 ± 13.2 puan alarak orta durumda, trafik kurallarını bilme ile ilgili durumlarından 100 üzerinden 67.7 ± 15.4 puan alarak kötü durumdadır. Sürücülerin kendilerine verdikleri notun ortalaması ise 83 ± 13.4 olarak iyi durumdadır. Bu veriler ışığında sürücülerin kendilerini olduklarından daha iyi gördüğü söylenebilir.
Bir kamu kurumunda çalışanlarda bel ağrısı sıklığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nde çalışan personelin çalışma ortamından kaynaklanan bel ağrısı sıklığı ve ilişkili faktörlerin incelenmesi araştırmasıdır. Yüz yüze görüşme ile otuz bir adet sorudan oluşan anket formu Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü Merkez teşkilatı çalışanlarına yöneltildi. Veriler SPSS 15.0 for windows istatistik paket programı ile analiz edildi ve değerler ki-kare testi ile karşılaştırıldı. Araştırma sonucunda incelenenlerde bel ağrısı görülme sıklığı; % 55.0 olarak bulunmuştur. Bel ağrısının kamu çalışanlarında sık görülen şikayet ve hastalıklarından biri olduğu görüldü. Bel ağrısını önlemek veya bel ağrısından kurtulmak için çalışanlara bel okulu gibi bir eğitim uygulanması ile yanlış duruşlardan kaçınılması, düzenli egzersizlerin yapılması, çalışma ortamının iyileştirilmesi ve bel ağrısı konusunda çalışanların bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kamu çalışanları, bel ağrısı, bel egzersizi,
Mersin il merkezinde 2006-2009 yılları arasında meydana gelen trafik kazalarının incelenmesi.
Son yıllarda, ülkemizde ulusal bir problem haline gelen trafik kazaları, doğal afetlerden daha fazla sosyal ve ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Bu yüzden, trafik kazalarının önlenmesinde özellikle iller bazında yapılan çalışmalar önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı Mersin ilindeki trafik kazalarının nedenlerini araştırmak ve çözüm önerileri sunmaktır.Bu konulardaki veriler Mersin Trafik Denetleme ve Tescil Şube Müdürlüklerinden sağlanmıştır. İncelemede; meydana gelen ölümlü ve yaralanmalı kazaların üçte birinin motosikletlerle meydana geldiği, çarpışma türü kazaların daha fazla olduğu ve kazaların en fazla 12:00?17:00 saatleri arasında görüldüğü saptanmıştır.Bu sonuçlar doğrultusunda, yaya ve araçların bağlantılarını azaltmak için yaya alt veya üst geçitlerin yapılması, trafik işaretlerinin görünür hale gelmesinin sağlanması amacıyla yol kenarlarından daha çok yol üstlerine konulması, kavşak bölgelerine girişlerde hız kesici önlemlerin alınması önerilebilir.
Ankara 112 acil sağlık hizmetleri çalışanlarında hepatit b, tetanos. mevsimsel grip, domuz gribi (H1N1) aşılanma durumları ve etkili olabilecek bazı faktörlerin değerlendirilmesi
Tıbbi prosedürleri uygularken bulaşıcı hastalıklara maruz kalma riski taşıyan 112 Acil Sağlık Hizmetleri (ASH) personelinin aşı ile önlenebilir hastalıklara karşı bağışıklığının sağlanması ele alınması gereken önemli bir konudur.Bu çalışma; Ankara 112 ASH'de çalışan personelin hepatit B, tetanos, mevsimsel grip ve domuz gribi (influenza A, H1N1) aşılanma durumlarını ve etkili olabilecek bazı faktörleri belirlemek amacıyla yapılmış kesitsel bir çalışmadır.Araştırmaya Ankara 112 ASH'de çalışan toplam 1035 personelden 727'si (%70.2) katılmıştır. Veri toplama yöntemi olarak yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Tüm veriler bilgisayar ortamında ?SPSS 15,0? istatistiksel analiz programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler yüzdelik, ki-kare ve eğimde ki-kare testi kullanılarak değerlendirilmiştir.Katılımcıların %55.8'i kadındır. İncelenenlerin yaş ortalaması 31.4 ± 8.1; Ankara 112 ASH'de ortalama çalışma süresi 4.2 ± 4.0 yıl; sağlık hizmetlerinde ortalama çalışma süresi 8.9 ± 6.4 yıldır. Katılımcıların en çok risk altında olduğunu düşündükleri bulaşıcı hastalıklar sırasıyla; hepatit B (%91.4), hepatit C (%78), HIV (%63.9), domuz gribi (%40.8), mevsimsel grip (%34.5), tüberküloz (%30.3), menenjit (% 22.5), tetanos (%19.2), hepatit A (%15.2), pnömoni (%11.5), Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (%9.6), kuş gribi (%5.9), hepatit D (%3.2) olarak tespit edilmiştir.Çalışmamızda; hepatit B (3 doz) aşılanma sıklığı %55.6; domuz gribi aşılanma sıklığı %20; son sezon (2009 Ekim-Kasım Dönemi) mevsimsel grip aşısı yaptırma sıklığı %16.8'dir. Çalışmamıza göre son on yıldan önce tetanos aşısı yaptıranların sıklığı %65.7'dir.Katılımcıların son bir yıl içinde delici kesici vb. mesleki yaralanmaya maruz kalma sıklığı %29.5 olarak bulunmuştur. Son bir yıl içinde yaralanma sayısı ortalaması 1.9 ±1.2 olarak bulunmuştur.Sonuç olarak, katılımcıların aşılanma sıklıkları literatüre göre düşük bulunmuştur. Mesleki yaralanma durumu ve yaralanma sıklığı ise literatür bulgularıyla uyumludur.Anahtar kelimeler: Acil sağlık hizmetleri, aşılanma, hepatit B, grip, tetanos.
Ankara'da bir eğitim hastanesinde çalışan hemşirelerde iş kazası sıklığı
GATA Eğitim Hastanesi'nde çalışan hemşirelerde iş kazası sıklığının, dağılımının, tiplerinin ve bildirimleri etkileyen etmenlerin belirlenmesi amacıyla yapılmış kesitsel bir araştırmadır.Araştırmada, eğitim hastanesinde çalışan 570 hemşireden 504'üne ulaşılmıştır. Bu hemşirelerin tümüne mesleki kazalarla ilgili anket formu uygulanmıştır. Ocak-Mart 2009 tarihleri arasında geçirdikleri iş kazalarını saptamaya yönelik izleme çalışması yapılmıştır. İzlem süresi içinde, bildirim formu ve periyodik izlemelerle, kazalar tespit edilmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama ve frekans analizi, grupların karşılaştırılmasında Ki-Kare testi uygulanmıştır. Tüm analizler için yanılma düzeyi olarak ?=0.005 değeri seçilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, hemşirelerin %43.1'i son bir yıl içinde iş kazası geçirdiğini, %53'ü kişisel koruyucuların `kısmen' sağlandığını, %73.6'sı mesleğinin fiziksel sağlığını `olumsuz' etkilediğini, %50'si çalışma ortamlarında mesleki risklerle ilgili `orta' düzeyde önlem alındığını belirtmiştir. Üç aylık dönemde iş kazası sıklık hızı %8.1, ağırlık hızı binde 24/100 saat olarak bulunmuştur. Bildirilen 41 iş kazasında, kesici-delici yaralanmalar %70.7 ile ilk sıradadır. En fazla yaralanma enjektör iğnesiyle, el-parmak bölgesinden olmuştur. Yaralanma nedenleri olarak en fazla dikkatsizlik ve acelecilik belirtilmiştir. Hemşirelerin %46.3'ü geçirdiği iş kazasını kendisi bildirmiştir. Bildirim yapmama nedenleri arasında, `rapor etmenin önemli olduğunu düşünmeme' önemli bir sorundur. Otuz kaza (%73.1) sonrasında tıbbi tedavi almak için hiçbir girişimde bulunulmamıştır.Hemşirelerin mesai süreleri arttıkça iş kazası geçirme riskinin de arttığı bulunmuştur (p=0.039). İş kazası geçiren hemşireler, çalışma ortamlarındaki risklerle ilgili önlem alınma durumunu `orta' düzeyde görmektedirler (p=0.011).Sonuç olarak hemşirelerin iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitimlerinin yeterli düzeyde olmadığı saptanmıştır. Sağlık çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliğinin, konunun uzmanlarınca kurulan birimlerde izlenmesi ve gerekli önlemlerin alınması önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Hemşirelik, iş kazası, sağlık çalışanı, iş sağlığı ve güvenliği.
Bir eğitim ve araştırma hastanesinde görev yapan temizlik personelinin kurumda çalıştıkları süre boyunca iş kazası geçirme durumları ve son kaza-yaralanmaya ait özelliklerin belirlenmesi
Bu araştırma, hastanede çalışan temizlik işçilerinin kaza geçirme durumlarını ve son geçirdikleri kaza/yaralanmaya ait özelliklerin belirlenmesi amacıyla, GATA Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan özel bir temizlik şirketinin 205'i(%60.8) kadın ve 132'si erkek (%39.2) toplam 337 sağlık sektörü temizlik çalışanları üzerine yapılmış, tanımlayıcı tipte bir araştırmadır.Araştırmanın verilerini toplamak amacıyla temizlik işçilerinin sosyo-demografik, sağlık, ekonomik özelliklerine, çalışma koşulları, işteki memnuniyet durumları, iş kazası geçirme durumları ile son geçirdikleri iş kazasının zamanına nedenine, türüne, yaralanma durumuna, iş günü kaybına yönelik 50 sorunun yer aldığı bir anket formu uygulanmıştır.48 ve üstü yaş grubu, kadın, dul/boşanmış, yüksekokul mezunu olan ve acil servis de çalışan temizlik işçilerinde iş kazası geçirme sıklığı yüksek bulunmuştur.Temizlik işçilerinin %87.2'si işiyle ilgili mesleki eğitim ,%69.7'si sağlık güvenlik eğitimi almıştır ve iş kazası geçirme oranları yüksek bulunmuştur. Yüzde 84.3 `ü işe giriş muayenesi olmuş, %71'2 si düzenli muayene edilmediğini belirtmiştir. Temizlik işçilerinin %52.5'i Hepatit B, %85.5'i Tetanos, %74.5'i Grip aşısını yaptırmamıştır. Araştırmada incelenen temizlik işçilerinin %41.0'i iş kazası geçirmiş, en çok iğne batması (%24.9) kazası yaşanmış, %19.7'sinin iş günü kaybı olmuş, %51.1'i geçirdiği kazanın bildirimini yapmamıştır. %64.4'i çöpleri toplarken kaza geçirmiştir.Temizlik işçileri en son kazayı pazartesi günleri (%28.7) ve 15:00-15:59 saatleri (%29.4) arasında kliniklerde (%41.2) ve çöpleri toplarken (%41.9) geçirmişlerdir. En son kazada işçilerin %31.6'sı yaralanmış ve %19.1'inin iş günü kaybı olmuştur.Araştırmanın sonunda iş kazaları yönünden hastanelerde çalışan temizlik personelinin yüksek düzeyde risk altında bulunduğu, çalışma şartlarının düzeltilmesinin, eğitim ve denetimlere daha fazla önem verilmesinin gerekli olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Temizlik işçileri, iş kazaları, hastane
Bir ilköğretim okulu ikinci kademe öğrencilerinde okul kazası görülme sıklığının incelenmesi
Bu araştırma; Ankara İli Keçiören İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, Yalçın Eskiyapan İlköğretim Okulu ikinci kademe öğrencilerinde, son bir ay içinde (01-31 Aralık 2006) meydana gelen okul kazalarının sıklığını ve nedenlerini saptamak amacıyla, okul kazalarını sorgulayacak anket sorularıyla gerçekleştirilen tanımlayıcı tipte bir araştırmadır. İncelenen bir aylık dönemde kaza sıklığı %41.2 (378 öğrenciden 156'sı kaza geçirmiş), toplam kaza sayısı 254, kaza geçiren öğrencilerin en fazla bir kez (%68.6) kazaya uğradığı ve geçirilen kazaların %78.5'inin yaralanma ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin %45.2'si kız, %54.8'i erkektir. Erkek öğrenciler (%54.5) kız öğrencilerden (%45.5) daha fazla kazaya uğrarken (p>0.005), kazaya uğrama oranı 8. sınıflarda (%63.0) (p>0.005), 1993 ve altında doğanlarda (%42.1) (p<0.005) yüksek oranda görülmüştür. Kaza geçiren öğrencilerin %95.5'i film izlemektedir (p<0.005). Öğrencilerin %66.7'si okula yürüyerek gelmektedir. Kaza geçirdiği günü hatırlayan öğrenciler kazaların çoğunu teneffüste (%43.7), salı günü (%12.2) ve 14-16 saatleri arasında (%15.4) geçirmişlerdir. Geçirilen kazaların çoğunluğun dikkatsizlik nedeniyle (%48.8), düz zeminden düşme (%22.4) ve yürürken (%33.1) gerçekleştiği görülmüştür. Kazalar en fazla bina içinde (%63.0) ve sınıfta (%28) meydana gelmiştir. Bina dışında ise daha çok okul bahçesinde (%42.6) gerçekleşmiştir. Kaza geçiren öğrencilerin %75.6'sında ekstremite yaralanması saptanmış ve en fazla bacakları zarar (%31.8) görmüştür. Kazaların çoğunda incinme ve burkulma (%37.4) meydana gelmiştir. Öğrencilerde, uğradıkları kazalara bağlı olarak 1 kişide görmede kalıcı sakatlık, %21.6'sında ise geçici aktivite kısıtlaması oluşmuş ve öğrenime en az 1 gün, en fazla 7 gün ara vermişlerdir. Kazalar sonucunda hastaneye giden öğrencilerin %41.9'una film çekilmiştir. Kazaların %17.4'ünde öğrencilerin okul veya giyim eşyaları zarar görmüştür. En fazla kazaya neden olan aracın top (% 56.3) ve sıra (%21.3) olduğu, kazaların %73.6'sının beton zemin ile kuru yüzeyde (%79.1) ve tamamına yakınının kasıtsız gerçekleştiği görülmüştür. Öğrencilerin uğradıkları kazaların %41.3'ünde kazaya uğranılan alanda nöbetçi öğretmen veya görevli kişinin olmadığı, %47.1'inde ise arkadaşlarının müdahalede bulunduğu görülmüştür. Kaza geçiren öğrencilerden %14.7'si, okulda kazalarla ilgili eğitim aldıklarını belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Adölesan, Okul Kazası, Kaza Sıklığı, İlköğretim
Ankara ilinde bir kamu hastanesi acil bölümünde intihar girişim vakalarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı intihar ile ilişkili risk faktörlerini ve bu faktörler arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Sağlık Bakanlığı Ankara Yıldırım Beyazıt Dışkapı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi' nde 05.01.2006-16.06.2006 tarihleri arasında intihar girişimi nedeniyle yatan hastalarda, yüz yüze görüşme metodu kullanılarak yapılan tanımlayıcı bir araştırmadır. Araştırma süresi içerisinde 95 İntihar girişimi vakası ile görüşüldü. Bunların, % 85,3' ü 35 yaşından gençti ve intihar girişimi erkeklere kıyasla kadınlarda 5,3 kat fazlaydı. % 51,6' sı bekardı, eşsiz yaşama oranı ise % 63,3' dü. % 15,8' i kendini fakir olarak değerlendirmekteydi. Vakaların % 18,9' u daha önce intihar girişiminde bulunmuştu. % 6,4' ünde 18 yaş altı ebeveyn ölümü, % 13,7 son bir yılda ailede ölüm öyküsü vardı. %15,8' inde 18 yaş altında anne-baba ayrılığı mevcuttu. % 38,9 medeni durum değişikliği veya sevgili kaybı mevcuttu. % 38,9 son bir yılda ekonomik durumunda kötüleşme öyküsü vardı. % 98,9'u dini inanışlarını İslam olarak nitelendirdiler. İncelenenlerin birinci derece akrabalarında % 8,4 intihar girişimi öyküsü, % 20 mental hastalık öyküsü mevcuttu. % 4,2' si her gün alkol kullanmaktaydı, % 1,1' inde ise uyuşturucu madde bağımlılığı mevcuttu. % 44,2' si sigara içiyordu. % 4,4 çocukluk cinsel istismarı mevcuttu. Erişkinlik cinsel istismarı ( % 3,2 eş, arkadaş, sevgili, % 7,4 tanımadıkları kimsenin istismarı), fiziksel şiddet ( % 24,2 ), duygusal istismar ( % 47,4 ), duygusal ihmal ( % 47,7' sinde hem aile içi hem de aile dışı), fiziksel travma tanıklığı ( % 26,3 yakın çevresine ait, %30,5 tanımadığı birine karşı), cinsel travma tanıklığı ( % 4,2 yakın çevresine % 9,6 tanımadıkları kimseye karşı) görülmekteydi. Biyolojik, psikolojik ve kültürel faktörler kişide intihar riski üzerine belirgin etkide bulunurlar. İntihar girişimleri, ciddi akıl hastalığı, alkol ve ilaç bağımlılığı, çocukluk istismarı, sevilen birinin kaybı, işsizlik, ekonomik güvence kaybı ve diğer kültürel ve sosyal etkiler altında oluşabilmektedir. Diğer taraftan zorluklarla başa çıkma gücü ve eğitim yetenekleri intihar riskini azaltabilir. Yakın ilişkileri içeren sosyal destek koruyucu bir faktördür. Diğer taraftan zorluklarla başa çıkma gücü ve eğitim yetenekleri intihar riskini azaltabilir. Yakın ilişkileri içeren sosyal destek koruyucu bir faktör olabilir.
Çankırı-Eldivan ilçe merkezinde 0-14 yaşlar arsında çocuğu olan annelerin ilk yardım bilgi düzeyleri ve ilk yardım gerektiren durumların sıklığı
89-.... BOLUM 7 ÖZET Bu çalışma Çankırı İli Eldivan îlçe Merkezinde 0-14 yaş arasında çocuğu olan annelerin yaşadıkları hanelerde ilk yardım gerektiren durumların sıklığını ve annelerin ilk yardım bilgi düzeylerini saptamayı amaçlamaktadır. Çalışma kesitsel tipte bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evrenini, Çankm-Eldivan İlçe Merkezi'nde yaşayan 0-14 yaşlar arasında çocuğu olan 225 anne oluşturmaktadır. Annelerin tümüne ulaşmak planlanmıştır. Ancak, annelerin %97.3'üne (n=219) ulaşılmıştır. Annelere yüzyüze görüşme tekniği ile anket uygulanmıştır. Görüşmeye gidilen 219 hanede toplam 1041 kişi yaşamaktadır. Görüşülen annelerin %41.6'sı (91kişi) 35-44 yaş grubunda, %54.8'i (120 kişi) ilkokul mezunu, %91.87'i (201kişi) ev hanımıdır. İncelenen 219 haneden Temmuz, Ağustos, Eylül 2003 aylarını kapsayan üç aylık dönem içerisinde 67 hanede (%30.6) en az bir ilk yardım gerektiren durumun olduğu saptanmıştır. İncelenen hanelerde 106 kişinin 188 ilk yardım gerektiren durumla karşılaştığı tespit edilmiştir.Anneler ve çocuklar ilk yardım gerektiren durumlarla daha fazla karşılaşmaktadırlar. Annelerin ilk yardım bilgi düzeylerini saptayan testten % 64.8'i zayıf ve altı puan almıştır. Bilgi puanlarının yaş arttıkça azaldığı, annelerin öğrenim durumu arttıkça arttığı saptanmıştır.Ancak yapılan logistic regresyon modelinde de bilgi puanına en etkili faktörün annelerin öğrenim düzeyi olduğu saptanmıştır. Bu araştırma sonuçlarından faydalanılarak; ev kazaları ve ilk yardım gerektiren durumlara daha fazla maruz kalan gruplar belirlenerek, kaza önleme programlan geliştirilebilir ve annelerin yetersiz olduğu konularda ilk yardım eğitimine öncelik verilebilir.