Gazi University
Institute

Institute of Fine Arts

Gazi University

17

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Güncel sanat bağlamında öznel kimlik süreçleri

Bu tezin konusu; güncel sanat ortamında sanatçı kimdir sorusuna cevap aramak, güncel sanatın ve sanatçısının tanımlamasını yapmaya çalışmak, günümüz sanatçısını eser üretmeye iten, yaratma dürtüsünü tetikleyen, günümüz sanatçısını biçimlendiren etkenlerin neler olabileceğini araştırmak ve bu etkenlerin güncel sanatçı kimliğinin oluşumundaki etkileri ile sanat eserinin üzerindeki yansımalarının incelenmesi oluşturmaktadır. Birinci bölümde kişinin varlığını tanımlayan, varoluşuna anlam yükleyen bir yapı ya da nitelik olarak kimlik tanımlanması yapılarak, öznenin kendisini, nesneden ve başkalarından ayırt etmesiyle birlikte oluşan farkındalık hali üzerinde durulmuştur. Dünyanın bilinişi ile sanatçının kendinin bilgisi olarak sanat etkinliğinden kısaca bahsedilmiş; yapma, varlığı ortaya çıkarma süreci olarak yaratıcılık üzerinde durulmuştur. Görgül deneylere dayanarak ilerleyen sanat tarihi boyunca sanatçı/zanaatçı anlayışları değerlendirilmiş ardından modern, postmodern kavramları üzerinde durularak sanatçı tanımlamaları yapılmaya çalışılmıştır. Modern ve postmodern kavramlarına ek olarak bugünün sanatını tanımlamak için kullanılan çağdaş ve güncel kavramları değerlendirilmiş, küreselleşme süreciyle birlikte değişen dengelerle sanat piyasasının ilişki ağına ek olarak gelişen küratör ve sanatçı diyaloğundan bahsedilerek günümüz sanatına dair genel bir bakış açısı yakalanmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde ise yaratma süreci açısından sanat olgusu sorgulanmış, sanatçının yaratıcı faaliyetinin ortaya çıkışı hakkındaki görüşler değerlendirilmiştir. Sanatın gelişmesini koşullandıran etkenler ile sanatçının kendi bireysel varoluşlarını inşa ederken içinde bulunduğu, kendi seçimlerinin alanını ve sonuçlarını belirleyen koşulların sanatçı ve eseri üzerlerindeki etkileri değerlendirilmiştir.

Zeynep Gürler
Gazi University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatta yeniden anlamlandırma

Bu çalışma Gazi Güzel Sanatlar Enstitüsü Resim Anasanat Dalı?nda (GGSER) yapılmıştır. Sanat tarihinde ve özellikle 1980 sonrası dönemde alıntı, kopya, kendine maletme ve yeniden üretim üzerine özgün sanat eseri sorunları üzerine yoğunlaşılmış, uygulama çalışmaları ile bu sorunlar araştırmacı tarafından deneyimlenmiştir. Postmodern teorinin, modernizmden ayrıldığı alan gerçeklik ve onu algılayış şeklidir. Gerçekliğin imajlara dönüştüğü bu dünyada belirli bir zaman algısından söz etmek de mümkün değildir. Postmodern evrende, herkesin belli taklitleri kullandığı, bu taklitlerin dışında bulunan hiçbir şeyin gerçek olmadığı, taklit edilebilecek hiçbir orjinalin bulunmadığı izlenir. Postmodern izleyici, sadece yüzeydeki görüntülerin fazlalığı ile zihinsel yoğunluğa girer ve bundan da hoşlanır. Burada özne tarafından inşa edilen ya da bir kavram olarak üretilen gerçeklik, enformasyon teknolojileri tarafından sürekli çarpıtılır ve göstereni ile arasındaki ilişki tamamen yitirilir. Artık kopya, kurmaca, orijinal gibi yeni açılımlara neden olan; simülasyon, hipergerçek, içe infilak, eklektik, temellük gibi yeni terimler doğar. Küreselleşen dünyada sorunların ve yaşamların aynılaşması, iletişimin anındalığı ve sınırsızlığı neticesinde sanat anlayışı da teknolojik kodlara bürünmüş ve alıntılama eylemlerine dönüşmüştür. Hali hazırda varolan formlar arasından seçmek, hatta varolan çalışmanın tıpkı kopyasını yapmak sanatçıların kavramsal çıkış noktaları olmuştur. Araştırmanın özellikle kavramsal çerçevesinde bu sorunlara değinilmiştir. Uygulama çalışmalarında ise; benzer işlerin, benzer malzemelerin kullanımı ve anlamları kavramsal çerçeveleri ile belirlenmiştir. Post-üretimin ilk safhasına oturan kendine maletme ile ilgili örnek seçimler yapılmış, dönüştürme için hem düşünsel hem teknik hem de biçimsel denemelerle özgün çalışmalar ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Belma Ersu
Gazi University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yapıt - isim - algı ilişkisi üzerine görsel çözümlemeler

Sanatsal düşünme toplumsal uzlaşılardan bağımsız, tamamlanmış sözcüklerle kendisini ifade eden mekanik dili dışlayarak, ereği kendinde olan (aoto-telos) düşünmedir; bir sonucu değil tasarımı barındırır. Bu bağlamda içinde konumlandığımız ancak dışsal olarak karşımızda duran görünümler dünyasının nesneleri alanı belirlenmiş, tanımlanabilir nesneler olmaktan çıkıp tasarımlar bütünü haline gelmektedir. Bu haliyle sanatsal düşünce görünümlerin maddesel, mekanik çeperini aşarak öteki'nin imkanlarını barındırır. Kişi adlandırdığı nesnede kendi istemini dile getirir. Etik, estetik, entelektüel, ideolojik tüm değerler kişinin bilincinde başlayarak toplumsal bilince, oradan aşkın (transandantal) bir gerçekliği arzulayarak evrensel bilince ulaşır. Soyutlama ile gelişen bu değerler arzumuzun ereğini ortaya koymaktadır, bu bağlamda kişi yaşadığı değerler sisteminin (kültür) taşıyıcısı olarak dile getirdiği genel geçer istemdir. Buna koşut olarak tuvaldeki bir imge deneyimin (istemin) öncesiz ve sonrasız varlığının biçimleniş halini temsil etmektedir. Bu şekliyle sanatsal düşünce ile dile gelen görünümün formel yapısı değil süre gelen yapısıdır; anlamın çoğul doğasıdır. Modern sanat görünümlerin düzleme ya da yontuya taşındığı formel bir sanatı dışlayarak, görümlerin düzlemde ya da yontuda yeniden açımlandığı bir sanatı öngörmüştür. Bu da sanatın görünümler içinde konumlanan kendinde bir görünüm olarak varlık kazanmasını sağlamıştır. Bu şekliyle sanat görünümlerin yansıtıldığı (taklit) bir alan olmaktan çıkıp, görünümlerin yansıdığı, ereği kendinde bir alandır. Artık tuval ya da yontuda izleyici olarak deneyimlenen temsili bir form değil, sanatçısının tabii olduğu bir anın temsilidir. Bu haliyle bir sanat eseri kendinde bir temsil olarak, görünen gerçekliğe koşut, anlamın çoğul doğasının barındığı bir fenomen olarak görünümler içinde konumlanmaktadır.

Özgün estetik fenomen
Erdal Demir
Gazi University · Institute of Fine Arts
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş sanatta fetişizm ve görsel çözümlemeler

Fetişizm ilkel insandan bu yana farklı şekillerde toplum hayatında yer almış bir kavramdır. Farklı alanlarda farklı anlamları olan fetişizm sözcüğünün kökeni aynı kelimeye dayanmaktadır: ?Büyülü nesne?. Konu psikolojide, iktisatta ve antropolojide ayrı ayrı araştırılmıştır. Psikolojik olarak bir tür cinsel saplantı anlamına gelirken antropolojide eski bir inanışa karşılık gelir. İktisatta ise üretim piyasasıyla birlikte markalaşma, reklamlar aracılığıyla moda kavramının gelişimi ve toplumu tüketim çılgınlığına iten bir olguyu anlatmaktadır. Fetişizmin sadece topluma yansıyış biçimi değil aynı zamanda sanata yansıyış biçimi ve bu konuyu sanatlarına konu edinen sanatçılar incelenmiştir. Ayrıca sanatta fetişleşmiş olan yapıtlar da başka bir başlık altında toplanmıştır.Çok geniş bir kavram olan fetişizm, oluşturulan sürreal kompozisyonlarda bütün anlamlarıyla ele alınmıştır. Genellikle ünlü markaların reklam afişleri aracılığıyla fetişizmin iktisadi etkileri eleştirilmiştir. Afrika'daki ilkel topluluklara ait maskelerden etkilenilmiştir. Ayrıca ilkel fetişizm inanışının simgeleri resimlerde tekrar edilmiştir. Özellikle çivi ve boynuzlar kullanılmış hatta bu malzemeler asamblaj tekniği ile birleştirilmiştir. Diğer yandan psikolojik etkileri de unutulmamıştır. Ayak, bacak, çorap, ayakkabı, iç çamaşırı, ahtapot ve maske fetişizmine göndermeler yapılmıştır. Dahası medyayı temsil eden elektronik malzemelerden yararlanılmıştır.Anahtar Sözcükler:1. Fetişizm2. Büyülü Nesne3. Cinsel Saplantılar4. Reklamlar5. Sanata Tarihinde Fetişleşmiş Yapıtlar

FetişFetişizmModern sanat
Gülşah Tontu
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Resim-sinema ilişkisi üzerine deneysel bir çalışma; Lacan'ın Aynasında Ben

Yüzyıllar boyunca insanın kendi ve yansıması arasındaki varlıksal bağda ayna en önemli nesne olmuştur. Yansıma ve bakış arasındaki bağ, kimliğin dışardan içeriye doğru oluştuğu varsayımından yola çıkılırsa, kişinin özne olma sürecinde ve kimlik kazanımı öteki'nin onayıyla paralellik içerir. Bu onayda iktidar ve kültürel yapının rolü de büyüktür.Bakış ve yansımada arasındaki bağ kadının kendine dair kimlik oluşumunda da etkili olmuştur. Zira günümüzde kadına dair kimliksel açılımlar ve toplumsal cinsiyet tartışması ile başlayan çalışmalar göstermiştir ki kadının kendine dair yansımasında gördüğü, öteki olarak eril kültürün arzuları doğrultusunda bir bakış ve bu bakışla şekillendirilmiş bir kadınlık imajıdır. Bu nedenle bu tezde kavramsal olarak ele alınan ana mesele öznellik sürecinde yansımanın ve öteki olarak eril kültürün onayıyla ilişkili kimlik-yansıma-bakış ilişkisi ve kadın olmanın bu süreçteki etkisidir.Sanat ise tarih boyunca kişinin varlıksal problemleri ve psikolojik arayışları adına başvurduğu bir ayna olmuştur. Özellikle resim yüzeyi olarak tuval, metaforik açıdan içsel bir ayna olarak nitelenebilir. Ancak çağımızda yapılan bilimsel buluşlar ve gelişen teknolojinin insan algısında yarattığı değişimlerle bakışın yönü tuval yüzeyinden perdeye çevrilmiştir. Yani günümüzde insanın içsel ihtiyaçları adına bakışını yönlendirdiği ayna resimden sinemaya dönüşmüştür. Ancak batı kültüründe görme ve anlama arasında var olan sıkı ilişki ve bu doğrultuda şekillenmiş resim sanatının yapısında barındırdığı geleneği, yeni oluşmaya başlayan bir görsel sanat olarak sinemaya da tesir etmiş ve yapısallığında önemli rol tutmuştur. Bu tez de ele alınan diğer bir meselede resim sinema arasındaki bağdır. Bu kapsamda her iki sanat arasında var olan ontolojik ve yapısal ilişki, sanatsal olarak yollarının kesiştiği ve ayrıştığı noktalar ve bu ilişki kapsamında yapılmış film örnekleri analiz edilmiştir.Tezin sanatsal uygulamaları ise öncelikle içsel ve dışsal bakış ve kimlik ilişkili yapılmış portrelerdir. Sanatsal yüzey ise bu portrelerin yansıdığı bir aynadır. Bu süreç, ayna-yansıma-bakış-benlik ilişkisini içeren ve postmodern dönemin argümanlarıyla yorumlanmış bir kısafilm çalışmasıyla sonlandırılmıştır. Yüzey çalışmalarından farklı olarak bu çalışmada, ses ve hareket faktörüne ihtiyaç duyulduğu için kamera araç olarak seçilmiş ve sinemasal bir dile başvurulmuştur. Her ne kadar araç olarak kamera kullanımı tercihinden ötürü sinemasal bir dil seçilse de, bu kısafilm çalışması temelinde resimsel bir düzenleme içeren ve amacında plastik kurguyu esas alan bir çalışmadır. Bu çalışmanın diğer bir amacı ise resim sinema ilişkisi için yapılan kuramsal araştırmada öğrenilenleri uygulama arzusudur.Sonuç olarak denilebilir ki bu tez teorisinde ve pratiğinde; ayna, yansıma ve benlik arasındaki ilişkinin postmodern dönemde yeniden yorumlanışı ve resim sanatının kamera aracılığıyla sinemasal bir dille yeniden yorumlanma çabasını amaç edinmiş ve bu amaç doğrultusunda hazırlanmış bir çalışmadır.

Ayna görüntüsüKimlikResimler+2
Şenay İnanan Kayır
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Video sanatında hava perspektifi kuşbakışı Türkiye

Hareketli görüntünün yaygınlaşmasıyla birlikte, video sanatı çağdaş sanat evreninin merkezine konumlanır. Özellikle modern sonrası olarak anılan 1960'ların ikinci yarısıyla beraber, küreselliğin ekonomik, politik ve kültürel altyapısının oluşmaya başlaması, televizyon kullanımının yaygınlaşması ve teknolojik devinimin hızlanması, postmodern sanatın hem biçim, hem içerik bağlamında kurucu unsurları olmuşlardır. Video aygıtı ise postmodern sanat akımlarının ana üretim aracı olmuştur ve olmaktadır. Video Sanatı çağdaş sanatın son 50 yılında damgasını vurmuştur.Video Sanatında Hava Perspektifi "Kuşbakışı Türkiye" çalışması, tez yazım ve video yerleştirme olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Tez yazımı bölümünde, video sanatının tarihsel süreci ve kavramsal çerçevesi ile başta kuşbakışı çekim açısı olmak üzere sinematografinin çekim açı ve ölçekleri irdelenmiştir.Çalışmanın video yerleştirme bölümünde ise video sanatı anlatım dili ile kuşbakışı çekim açısından yararlanarak; Türkiye'nin tarihi, kültürel ve doğal varlıklarının havadan video grafik manzarası oluşturmuştur.Anahtar Kelimeler:1. Video Sanatı 2. Video 3. Kuşbakışı 4. Hava Perspektifi 5. Çağdaş Sanat

KameraKuşbakışı perspektifModern sanat+2
Kurtuluş Özgen
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat ve siyaset ilişkisinde eleştirel tavır

Toplumun yönetimde söz almaya başlamasıyla süre gelen ve günümüzde de farklı boyutlarda sanat ve siyaset bağlamında toplumda bireylerin siyasi tahakkümlerinin zorluklarına yönelik mücadelesi ile diğer güç ve sınıflara karşı mücadelelerine sanat tanıklık etmiş, farklı şekillerde sanat yapıtlarına eleştirel olarak aktarmışlardır.Matbaanın bulunması, keşifler, aydınlanma, Fransız İhtilâlı ve sanayi alanındaki gelişmelerin yaşandığı süreç sonunda modern dönemde ekonomik, politik, dinsel ve toplumsal yapıyı kullanarak yapılan özellikle, 1. ve 2. Dünya Savaşlarında faşist ve sosyalist iktidar güçlerin ideolojik hedeflerine ulaşmak için yürüttükleri faaliyetleri meşrulaştırmak ve toplum tarafından benimsenmesi için sanat hem kullanılmış hem de karşıt düşünce etrafında toplanan grupların yapılanmasına neden olmuş, sanatçıların çeşitli dışavurumlar, manifestolar, farklı anlatım dilleriyle ifade etmelerine neden olmuştur.Modern dönemin görüş ve doğrularının geçerliliğini yitirmesiyle 1950 ve 1960 sonrası değişen sanat algıları iktidar güç unsurları ile birlikte liberal ekonomik güç unsurlarının kültürel sermayesi çevresinde şekillenmiştir. Bu yapı, kurumsal eleştiri ve muhalif olma durumunu ortaya çıkarmıştır. Sanat bu durumda, siyaset ile ilgili olarak günümüze kadar olan süreçte savaş karşıtı çalışmalardan kadın hareketlerine, sağlık sorunlarından toplumsal sınıfların mücadelelerine, kimlik sorunlarından özgürlük mücadelelerine kadar birçok konuyla ilgili yapılan çalışmalar sanatsal ürün olarak ortaya çıkmıştır. Çağımızda her türlü tahakkümün açık alıcısı haline getirilen bireyin, her türlü iktidar karşısındaki duruşu ve kendi gerçekliğini yaratma savaşı vermesiyle yaşam mücadelesini etkin bir şekilde göstermiştir.Bu doğrultuda yapılan çalışmalarda yer alan konular ekonomik, toplumsal, dinsel ve siyasi bağlamda siyasi unsurların eleştirel bir plastik dilde sanatsal anlatımları söz konusudur. Yapılan uygulamalı çalışmalar, 10 adet sunta üzerine karışık teknikte arkalı, önlü 20 çalışmadan ve 1.50 x 75 cm ebatlarında 1 cm kalınlığında dikey formdan oluşmakta ve sergi salonu duvarına ve çerçeve ve ihtişama tepki olarak boş alan üzerinde çeşitli argümanlarla mekân kurgusu kurularak politik gönderimlerde bulunulmuştur.Anahtar Sözcükler1. Sanat2. Siyaset3. İktidar4. Kültürel Sermaye5. Kurumsal Eleştiri

Eleştirel kuramEleştiriKurumsal eleştiri+5
Ramazan Baltacı
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

1950-1970 yılları arasındaki klasik Amerikan otomobillerinde plastik değerler

Teknolojinin hızlı değişim ortamında günümüze kadar çeşitli otomobiller gelip geçmiş, sahipleri tarafından miadı dolduğuna inanılan araçlar kaderine terk edilmiştir. Ancak otomobile karşı sıradan bir ilgiden öte bir vefa borcu besleyen kişiler de vardır. Onlar için otomobiller yaşamlarının en güzel anlarını paylaştıkları bir dost gibidir ve daima nostaljik bir duygunun temelini oluştururlar. Zaman geçtikçe de bu değer yargısı yerini kalıcı ve silinmeyen bir değer olgusuna bırakmıştır. Ortaya çıkan ise artık eski bir otomobil değil, klasik bir otomobildir.20. yy başlarında ortaya çıkan yeni dostlarımız, önceleri ihtiyaçlarımızı karşılarken, savaş sonrası 50' li ve 60' lı yıllara gelindiğinde duygularımıza yönelerek göz zevkimize hitap etmeye başlamış, karakterimizin bir parçasını oluşturup neredeyse yaşam tarzımızı haykırarak imajı önemsemiştir. 1950'li ve 1970'li yıllar arasındaki Amerikan otomobillerinin günümüze kadar ki süreçlerinde, nerelerden esinlenilerek ve ne gibi plastik değişikliklere uğrayarak estetik harikalara dönüştüğüne dair analiz ve sonuçları ortaya koyan bu tez; tasarım ve estetik dialoğuna da dikkat çeken bir araştırmadır

Amerika Birleşik DevletleriOtomobilOtomobil sahipliği+1
Nalan Tüfekci
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz sanatında portre ve uygulamalar

Bu tez çalışmasında Mağara döneminden başlayarak günümüz sanatına kadar olan süreçte portre konusu araştırılmıştır. Araştırma yirminci yüzyıl öncesi, yirminci yüzyıl sonrası ve yirmibirinci yüzyıl olarak üç ana başlığa ayılmıştır. İlk başlıkta farklı toplumlardan örneklemeler yapılmış, portrenin ilk ortaya çıkışında eski mısır dönemine ait mumya portreleri incelenmiştir. Portrenin gelişimi Rönesans dönemi ile doruk noktasına çıkmış, teknik açıdan gelişmeler göstermiştir. Rönesans dönemi ve sonrasındaki portre çalışmalarından örnekler incelenerek, bu sanatçıların portreye bakış açısı irdelenmiştir.Yirminci yüzyılda bilim dünyasında yaşanan keşifler sanata da yansımış, resim sanatında da etkili olmuştur. Bu sebeple ikinci başlık yirminci yüzyıl sonrası olarak ele alınmıştır.Yirminci yüzyıl sanat akımlarının öncü sanatçılarının getirdiği yeniliklere bağlı olarak plastik öğelerin portreye nasıl aktarıldığı, sanatçıların portre çalışmaları ile desteklenmiştir.1945 yılında dünyanın sanat merkezi, göç eden sanatçılarla yer değiştirmiş ve yeni bir sanat anlayışının temelleri atılmıştır. Pek çok yeni tarz ve sanatçı doğmuştur. Bu sebeple ikinci bölüm 1960 yılından önce ve sonra olarak ayrılmıştır.Son bölüm, 21.yüzyıl da portrenin gelişimini ele alır. İçinde yaşamakta olduğumuz çağda teknolojinin olanaklarıyla, farklı disiplinlerde portre çalışmaları yapılmıştır. Bu çalışmada ulaşılmak istenen en önemli hedef, sanat tarihinin portre serüveni ışığında tüm bu gelişmelerin araştırılması, günümüz sanatında portre konusundaki yaklaşımların örneklerle açıklanmasıdır.Çalışmanın sonucunda farklı teknikler kullanarak ve projeler geliştirerek uygulama çalışmaları yapılmıştır.

OtoportrePortreResim sanatı+3
Sinem Öney Arslanhan
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatsal ifade aracı olarak holografi

Holografi, ışık ve sesin kaydedilmesini, depolanmasını ve istenilen bir zaman ve mekanda yeniden oluşturulmasını sağlayan özel bir tekniktir. Dalgaların girişim özelliğinden faydalanılan bu teknikte ışık veya sesin tüm özelliklerinin yani doğrultusunun, şiddetinin ve yönünün kaydedilmesi ve yeniden yapımı hedeflenmektedir. Bu teknikle tek boyutlu, iki boyutlu, iki/üç boyutlu ve üç boyutlu görüntü oluşturmak mümkündür. Çok sayıda çeşide sahip olan holografi, bilimsel ve teknolojik pek

HolografiResim sanatıResimler+2
Vildan Işık
Gazi University · Institute of Fine Arts
2012
00