Gazi University
Institute

Institute of Fine Arts

Gazi University

11

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Tez
Master'sOpen AccessTR

Batik baskı tekniğinde pas kullanımı

Pasın; tasarım alanında, tekstil ve moda tasarımının yanında çağdaş sanatta, mimaride, heykelde, seramik, ahşap, kağıt ve cam yüzeylerde kullanımı yaygınlaşmıştır. Kimyasal olarak pas demir oksitten oluşmaktadır. Bu maddenin tamamen doğal bir şekilde oluşması, çevre ve insan sağlığı için zararlı olmaması, kumaş boyanması sırasında bir enerji gerektirmemesi sürdürülebilirlik açısından önemli avantajlarıdır. Paslı metallerden tetanos bulaşacağı kanısı doğru olmayıp olup tek başına tetanos kaynağı değildir her hangi bir tetanos kaynağı ile temas etmemiş ise tetanosa sebep olmamaktadır. Bu araştırma kapsamında, şap ile mordanlanan pamuklu kumaş yüzeyine, demirin farklı formları ile (parça, toz ve çözelti) elde edilen pas, üzerlerine sirke çözeltisi püskürtülerek uygulanmış ve bir grubun üzeri açık bırakılırken, diğer grubun üzeri asetik asit ve nemin uzaklaşmasını engellemesi için naylon örtü ile kapalı olacak şekilde, iki farklı ortam koşulu yaratılarak bekletilmiş ve bu şekilde toplam 60 tane batik baskı örneği yapılmıştır. Çalışmalarında pas kullanmak isteyen tasarımcılar için yöntem olması amaçlanan bu çalışmada yapılan denemelerin sonuçlarına göre, demirin tüm formlarının kumaşı renklendirmek için tüm batik baskı çeşitlerinde kullanılabileceği, yapımı sırasında asitik asitin uzaklaşmasının engellendiği üzeri naylon örtü ile örtülen örnek grubundan elde edilen renklerin daha kısa sürede, daha koyu tonlarda olmasını sağladığı tespit edilmiştir.

BaskıBaskı teknikleriBatik baskı+4
Damla Koyuncu
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Orta Asya şaman sembollerinin tekstil tasarımlarında uygulanması

Kültürü oluşturan en önemli öge insandır. İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özellik içgüdüsel olarak arayış ve merak içinde olmasıdır. Mitler, efsaneler, dinler ve sanat eserleri bu içgüdüsel arayışın yansımalarıyla doludur. Sembolleri oluşturan en önemli öge ise kültürdür. Toplumlar yaşadıkları coğrafyanın kültürel izleri dinde, dilde ve sanat eserlerinde sembol yolluyla nesilden nesile aktarmışlardır. İslam öncesi Türkler Asya'dan Avrupa'ya kadar geniş sahalarda kendi inanç ve kültürlerini yaşatmışlardır. İnsanlık tarihi kadar köklü ve eski olan Şaman kültürünün sembolleşmiş izleri gelecek kuşaklara aktarılması için Orta Asya'dan Anadolu'ya kadar edebiyatta, efsanelerde, mitlerde ve sanatta kullanılarak bir sonraki kuşaklara aktarılmıştır. Türk ulusunun geçmişten gelen en zengin kültür hazinesinden biri olan Şamanizm kültürünün günümüze kadar çağdaş sanat alanında sürdürülmesi gerekmektedir. Ancak günümüze baktığımız zaman Şaman sembollerinin çağdaş tekstil tasarım alanında neredeyse hiç yer almadığını görülmektedir. Bu durum çalışma konusu yapmamızda etkili olmuştur. Bu çalışmada kaybetmeye yüz tutan öz kültürümüzü araştırmak, gündeme getirmek ve yaşatmak için gereklidir. Araştırmada Şaman sembollerinin tekstil aracılığıyla tanıtılması ve sürdürülebilmesi amaçlanmıştır. Nitel yaklaşımla oluşturulan bu araştırma örnek alan modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırma Şaman sembollerini yansıtan görsel analizleriyle sınırlandırılmıştır. Araştırmada örneklem olarak seçilen 27 adet Şaman sembolleri için hazırlanan bilgi formları kaydedilmiş. 15 adet Şaman sembollerini konu alan tekstil tasarımları oluşturulmuştur. Araştırmanın verisi hazırlanan bilgi formları aracılığıyla toplanmıştır. Şaman kostümlerinde ve kaya resimlerinde yer alan Şaman sembollerinin kültürel formları bozulmadan tekstil tasarımı koleksiyonu oluşturulmuştur.

Orta AsyaSembollerTasarım+4
Serviye Mutlu
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kayseri yöresel el örgüsü (lizöz) hırkaları

El sanatları toplumların yaşamlarından elde edilen kültür birikimleridir. Anadolu'nun birçok bölgesinde yaşamış olan uygarlıkların kültür birikimi örneklerini müzelerimizde görmekteyiz. Kayseri ili kültürel birikimin yoğun olduğu önemli bölgelerden birisidir. Kayseri bölgesinin kültür birikiminin bir parçası olan el örücülüğünün içerisinde yer alan Lizöz hırkaları bu araştırmanın konusudur. Araştırmanın evrenini, Kayseri ili araştırmanın örneklemini ise Kayseri ili merkezinde bulunan 54 adet Lizöz hırkası oluşturmaktadır. Hırkaların malzeme, örme aracı, teknik, motif, renk, boyut özelliklerinin belirlenmesi için ürünler bilgi formlarında kaydedilmiştir. İl merkezinde yaşayan kaynak kişilerin demografik özellikleri ve el örücülüğüne ait bilgiler, hırkaların kullanım özelliklerinin belirlenmesi için kaynak kişilere görüşme formları sunulmuştur. Hırkaların iç ve dış turizmde değer bulması hedeflenen turistik ürün örneklerinin sunulabilmesi için tasarım ürünler oluşturulmuştur. Bulgulardan ve görüşme formlarından elde edilen bilgilerin yüzdelikleri alınarak tablolar halinde sunulmuştur. Hırkalarda kullanılan iplik türlerinin, akrilik, pamuk, tiftik ve simli ipliklerin olduğu, bazı hırkalarda kurdele ve düğme kullanıldığı tespit edilmiştir. Hırkalarda örme aracı olarak tığ, şiş ve firketenin kullanıldığı ve bu araçlarla yapılam çeşitli tekniklerin olduğu tespit edilmiştir. Sembolik, bitkisel, geometrik ve figüratif motiflerin kullanıldığı belirlenmiştir. Pembe, mavi, sarı, yavruağzı rengi, krem, beyaz, turkuaz, gülkurusu, fuşya, kırmızı ve gri renklerinin kullanılğı gözlemlenmiştir. Hırkaların kollu, kolsuz (pelerin hırka), yakalı ve yakasız olmasına bağlı olarak boyutlarının değişkenlik gösterdiği belirlenmiştir.

El sanatlarıEl örgüsüHırka+2
Rüveyda Işın
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Omurga deformitelerine yönelik postür destekleyici giysi (soft exosuit) geliştirilmesi

Omurga, insanı ayakta erekt postürde tutan iskeletin önemli bir bölümü ve temel eksenidir. Bu yapıda oluşan doğumsal veya edinsel değişiklikler, hafifden şiddetliye farklı postüral bozukluklara neden olur. Adölesan dönemde sık rastlanan Adölesan İdiopatik Skolyoz (AİS), sebebi bilinmeyen üç boyutlu omurga deformitesidir. AİS'da erken dönemde eğriliği kontrol altına almak için sert korseler (rijit ortezler) kullanılmaktadır. Bu korselerin sert yapısı ve kozmetik uygunsuzluğu adölesan bireylerde korse kullanımında isteksizlik yanında psikososyal problemlere neden olmaktadır. Bu durum tedaviyi olumsuz etkilemekte, tedavi başarısını azaltmakta ve düzenli kullanılmaması nedeniyle skolyozda ilerlemeye neden olmaktadır. Soft yapıdaki korseler, kullanıcı tarafından daha fazla kabul görmekle birlikte rijit yapıdaki korseler kadar skolyozu kontrol etmedeki etkinliği tartışmalıdır. Bu ihtiyaçtan yola çıkılarak, bu araştırmada omurga deformitelerine yönelik postür destekleyici iki farklı Soft Exosuit geliştirilmiş ve olgu üzerinde denemeler ile tasarımsal yönü ve skolyoz kontrolündeki etkisi araştırılmıştır. Deneysel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın örneklemini oluşturan olgu; konu uzmanı hekim tarafında rijit ortez kullanım endikasyonu alan 14 yaş skolyoz Cobb açısı 29o olan sert korse kullanmayı kabul etmeyen adölesan kız bireydir. Olgunun skolyozdan etkilenen vücut segmentlerini kontrol etmek amacı ile kullanıcı merkezli tekrarlı (iteratif) tasarım yaklaşımı ile Soft Exosuit prototipleri hazırlanmış ve üzerinde denenmiştir. Soft Exosuit prototiplerinin vücut postürünü kontrol etmedeki etkinliği Korse deneyimi olan hekim ile birlikte analiz edilerek revize edilmiştir. Araştırma yönteminde karar verilen form ve ölçekle toplanan veriler; Soft Exosuit kullanımı öncesi, tedavinin 3., 6. ve 15'inci aylarındaki muayene, radyolojik ve yaşam kalitesi değerlendirmeleri ile etkinlik yönü ile analiz edilmiştir. Pretotip ve prototip tasarımı öncesinde malzeme ve kalıp konstrüksiyonuna yönelik ön hazırlıklar ve testler yapılmıştır. En iyi postür desteğini hangi malzemenin nasıl bir kalıp formuyla vereceğine yönelik teknik analizler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sayısal verilerin yorumlanmasında istatistiksel analizlerden faydalanılmıştır. Tasarıma ait değerlendirmelerde, ilgili alan uzmanları ve kullanıcı görüşleri dikkate alınmıştır. Tüm aşamalar hem klinik hem de tasarım perspektifinde çok disiplinli yaklaşım ile gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen, Soft Exosuit prototipleri araştırma olgusu olan hasta tarafından 15 ay süreyle tam zamanlı olarak kullanılmıştır. Tedavinin sonlandırılması için yapılan kontrolde olguda hem kozmetik hem de radyolojik skolyoz Cobb açısı değerlendirmeleri yapılmıştır. Soft Exosuit kullanımı olgunun vücut kozmetik kontrolünü sağlamış, CSL orta hatta dengelemiştir. Cobb açısının başlangıca göre 8,5o azalma ile %29,3 oranında olumlu yönde düzelme gösterdiği ve postür stabilizasyonunun desteklendiği izlenmiştir. Uzman değerlendirmesinde ise Soft Exosuit prototipleri, postür destekleyici yönüyle başarılı bulunmuştur. Bu araştırma skolyozda soft exosuit uygulaması alanında ülkemizde ilk olup, omurga deformitelerinin kontrolü için tasarımsal Soft Exosuit geliştirme çalışmaları için bir yenilik ve temel oluşturmaktadır.

DeformasyonDuruşGiysi tasarımı+5
Şükran Çakmak
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Abstractionizm leanings of post 1960 in the contemporary Turkish painting art

Throughout history, all societies have resorted to various forms of artistic expression in order to prove themselves against nature and to establish superiority over nature. Although primitive societies did not have any concerns about making art, their relationship with nature brought them closer to art. The basic points of abstract art in primitive societies are separate from the basic points on which abstract art in a civilized society is based. In other words, although primitive people approached the abstract because of their fears and anxieties about the universe they live in, civilized people, on the contrary, turned to abstract art because they had the necessary equipment about the universe. The introduction of abstract and abstraction as an art in the 20th century with the development of the industry. It has been the result of innovation and change movements in Europe. In this period, abstract art is the 20th century. is accepted as a form of expression of his art. This innovative movement, which started at the end of the 19th century, showed itself in Turkish art in the 1950s and experienced its most intense periods towards the 1960s. It is known that Turkish painting art gained momentum and entered the development process in line with the changes and cultural interactions experienced after the declaration of the Republic. In this study, which deals with the abstraction tendencies in contemporary Turkish painting after 1960, the effects of abstract and abstraction approach in painting art and the style changes of Turkish artists in the face of this situation are included. This thesis, it is aimed to examine the artworks of the artists who showed abstraction tendency after 1960. In the last part, the research was supported by the experimental art applications of the researcher.

After 1960Painting artPictures+4
Sümeyra Demirbaş
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Topkapı Sarayında bulunan murassalı eserlerin (sorguç, kemer ve kemer tokaları) incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Topkapı Sarayı Müzesi'nde bulunan Osmanlı dönemine ait murassalı sorguç, kemer ve kemer tokalarında kullanılan malzeme, kompozisyon ve süstaşlarının incelenmesidir. Bu araştırmada; Topkapı Sarayı Müzesi hakkında bilgi, kuyumculuk sanatı ve tarihi, kuyumculukta kullanılan madenler, kuyumculukta kullanılan teknikler, takı çeşitleri, taşlar ve Osmanlı'da takının gelişimi, murassa, sorguç ve kemer hakkında bilgiler verilmiştir. Bu araştırmanın amacı doğrultusunda Topkapı Sarayı Müzesi'nde görev yapan sanat tarihçi ile görüşme yapılmış ve 11 adet sorguç, 5 adette kemer ve kemer tokası envanter numaraları alınarak bilgi formu oluşturulmuş ve değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucunda; elde edilen bilgilere göre, Osmanlı döneminden günümüze az sayıda sorguç, kemer ve kemer tokası kaldığı görülmektedir. Bunun sebebi ise sarayın altın paraya ihtiyacı olduğu zaman takıların taşları çıkartılıp eritilerek paraya çevrilmesidir. Araştırmada elde edilen bilgilere göre, Osmanlı padişahlarının güç simgesi olarak taktıkları sorguç önemli bir takıdır. Kemer ve kemer tokaları ise padişahın tahta çıkma törenlerinde Eyüp Sultan Camii'nde halife tarafından kılıç kuşatılması ve kemer takılması devlet ve saltanat simgesidir. Araştırmada elde edilen bilgiler göre, incelenen ürünler içinde 16.yüzyıla ait sorguç, kemer ve kemer tokalarının, motif özelliklerine göre sorguçlarda geometrik motif ve kemerlerde bitkisel motifin ve incelenen sorguç, kemer ve kemer tokalarında altının en çok yer aldığı görülmektedir. Altın kullanımının Osmanlı Devleti'nin zenginliğinin ve gücünün bir sembolü olarak tercih edildiği söylenebilir.

Ülkü Baysal
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Seramik torna şekillendirme yöntemi ile üretilen temel formların yapım aşamaları ışığında; bazı çok parçalı-eklemeli formların çözümlenmesi

Çok eski bir geçmişi olan seramik üretiminde ve günümüz seramik sanatında; "Seramik Torna Şekillendirme Yöntemi" nin hiç kuşkusuz yadsınamaz bir yeri olmuştur. Başlangıçta doğada bulduğu özlü/plastik toprağı elde şekillendirerek birtakım figüratif heykelcikler, dinsel kaplar ve yaşamını kolay hale getirmek için yeme-içme-saklama kapları üretmeye başlayan insanoğlu; daha sonraları üretimi daha hızlı hale getirmek, aynı zaman diliminde daha fazla seramik üretebilmek gayesi ile arayışlarda bulunmuştur. Zaman içerisinde günümüzdeki seramik tornalarının ilk örnekleri olan el tornaları icat edilmiştir. Tarih öncesi çağlarda yeme-içme-saklama kaplarının üretimini hızlandırmak ve daha kolay hale getirmek isteyen insanoğlu; günümüzde de bu temel amacın yanı sıra sanatsal tasarımlarını daha hızlı ve rahat şekilde sonuca ulaştırabilmek için ilgili yöntemi tercih etmektedir. Bu araştırmada; seramik torna şekillendirme yönteminin keşfi ve tarihsel gelişim süreci, bu gelişim süreci içerisindeki torna türleri, ilgili şekillendirme yönteminde kullanılan çamurlar ve şekillendirme aletleri, seramiğin rötuşlanması, kurutulması, bisküvi fırınlanması, dekorlanması, sırlanması ve sırlı fırınlanması konularında bilgi verilmiştir. Ancak esas önemli görülen, bizi bu çalışmaya iten amaç doğrultusunda; seramik torna şekillendirme yöntemi ile üretilen temel formların yapım aşamaları uygulamalı olarak aktarılmış ve bu temel formların yapım aşamaları ışığında; bazı çok parçalı-eklemeli formaların nasıl yapıldığı uygulamalı olarak çözümlenmiş ve anlatılmıştır. Araştırma kapsamında konuyu pekiştirmesi açısından; seramik torna şekillendirme yöntemi ile çok parçalı-eklemeli formlar üreten bazı sanatçıların eserleri ile birlikte tanıtımına yer verilmiş ve çok parçalı-eklemeli formlardan oluşan bir sergi oluşturulmuştur.

BiçimSeramik sanatıSeramikler+2
Burak Yıldırım
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat ve hayat bağlamında nesne malzeme form ve mekân ilişkisi

Sanat ve Hayat Bağlamında Nesne Malzeme Form ve Mekân İlişkisi, adlı çalışmada organik malzemeyi destekler nitelikte tarih öncesinden başlayarak organik malzemeler ve nesnelerden yapılan heykellere, kabartmalara, başlıca akımlar ve akımların temsilcisi sanatçıların eserlerine yer verilmiştir. Çankırı Yeraltı Tuz Mağarasını turizme açma sürecinde yürütülen çalışmalar kapsamında kaya tuzundan deniz temalı heykel çalışmaları yapılmıştır. Tuzun yanı sıra hayvan boynuzlarından aşama aşama biçim değiştirerek balığa dönüşen metamorfoz uygulamaları yapılmıştır. Ayçiçeğinin baş kısmı deformasyona uğratılmış, malzemenin yapısal yumuşaklığından faydalanarak ayçiçekleri insan yüzü formunda şekillendirilmiştir.

AyçiçeğiBiçimMalzemeler+7
Sefer Oruç
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Doğal mordanlarla bitkisel boyama ve rezerve boyama tekniklerinin uygulanması

Bu araştırmada pamuklu kumaşlar ceviz meyve kabuğu, soğan kabuğu ve siyah çay posası kullanılarak, mordansız ve doğal mordanlarla (sirke, yoğurt, maya, demir çözeltisi) ön ve birlikte mordanlama olmak üzere üç farklı yöntemle boyanmıştır. Boyanan kumaşların renk değerlerinin belirlenmesi için renk ölçümleri, yıkama ve sürtünme haslık testleri yapılmış, sonuçlar kullanılan mordan, mordanlama ve boyama yöntemi açısından karşılaştırılmıştır. Bu doğrultuda adı geçen malzemeler ve yöntemler ile 54 adet boyama ve 108 adet rezerve boyama çalışması yapılmıştır. Bitkisel atıklarla boyanan 54 adet kumaşın renk ölçüm, yıkama ve sürtünme haslık tayinleri yapılarak çizelgeler halinde verilmiştir. Rezerve boyama uygulamaları ise kullanılan bitki, mordan ve rezerve boyama tekniğine göre tablolar halinde verilerek görsel olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca rezerve boyama teknikleri kullanılarak çeşitli kumaş yüzey tasarımları gerçekleştirilmiştir.

Boya bitkileriBoyamaBoyama teknikleri+5
Sadiye Zişan Baykara
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Camaltı süslemeli gelin aynaları ve yeni tasarımlar

Halk resmi, sanat eğitimi almamış naif sanatçıların, halk kültüründen beslenerek, kendi geleneksel yöntemleriyle ortaya koydukları resim türüdür. Geniş bir perspektiften bakıldığında, duvar resimleri, kitap resimleri, kahvehane resimleri, taş baskı resimleri ve camaltı resimlerin hepsi halk sanatı olarak kabul edilmektedir. Araştırmanın amacı, halk sanatları içerisinde önemli bir yer teşkil eden ve unutulmaya yüz tutmuş camaltı süslemeli gelin aynalarının tespiti, belgelenmesi ve yeni tasarımlarla güncellenerek, bu kültür varlıklarının yeniden tanıtılması ve kullanıma sunulmasıdır. Bu çalışma sonucunda, Konya, İzmir, İstanbul, Ankara, Aksaray ve Mardin illerinde tespit edilen camaltı süslemeli gelin aynaları incelenmiş ve yeni tasarımlar oluşturulmuştur. Araştırma kapsamında, tarama, betimleme ve deneysel araştırma modelleri kullanılmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında, yazılı kaynaklar araştırılmış ve tarama yöntemi ile Türkiye'de var olan camaltı süslemeli gelin aynaları tespit edilerek, ulaşılabilen farklı örneklerden 40 adet aynanın desen, renk, kompozisyon ve teknik özellikleri açısından analizleri yapılmıştır. Araştırmanın son aşamasında ise 10 adet camaltı süslemeli gelin aynası tasarımı yapılmış ve tasarımlar ürünlere dönüştürülmüştür. Çalışmada ayrıca camaltı süslemeli gelin aynalarının gün yüzüne çıkarılması ve tekrar kültürümüzde yerini alması için önerilerde bulunulmuştur.

AynaCamaltıResim sanatı+3
Sebahat Kılıç Bülbül
Gazi University · Institute of Fine Arts
2021
00