Hitit University
Enstitü

Fen Bilimleri Enstitüsü

Hitit University

108

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Arşivlenen Tez

10 Tez
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Metal katyonu içermeyen pentaborat/hekzaborat yapılarının sentezi, yapısal karakterizasyonu ve hidrojen depolama uygulamaları

Katyonik hale getirilen valin, triptofan, lizin, metiyonin, izolösin, treonin, fenilalanin ve lösin aminoasit organik bileşikleri ile metal katyonu içermeyen (NMC's) yeni pentaborat yapıları sentezlendi ve elementel analiz, 11B-NMR analizi, erime noktası tayini, TGA/ DTA/ DTG, BET analizi, toz X-ışını kırınımı analizi, gaz kromatografisi kütle spektroskopisi ve FT-IR metotları kullanılarak karakterize edildi. Daha sonra yüksek basınç volumetrik analiz yardımıyla (HPVA) moleküllerin hidrojen depolama kapasiteleri belirlendi. Valin, triptofan, lizin, metiyonin, izolösin, treonin, fenilalanin, lösin (NMC's) pentaborat yapıları birbirleri arasında farklı kararlılıklar gösterdi. Sentezlenen metal katyonsuz (NMC's) pentaborat yapılarının dehidrasyonu ve ardından termal bozunma sonucunda bozunma ürünü olarak camsı yapıda B2O3 kalmıştır.Yapılan karakterizasyon çalışmaları sonuçlarından elde edilen bileşikler için aşağıda verilen molekül formülleri önerilmiştir: (I)[C5H11NO2][B5O6(OH)4]H2O (V) [C6H13NO2][B5O6(OH)4]H2O Valin pentaborat İzolösin pentaborat (II)[C11H12N2O2][B5O6(OH)4]1/2H2O (VI)[C4H9NO3][B5O6(OH)4]H2O Triptofan pentaborat Treonin pentaborat (III)[C6H14N2O2][B5O6(OH)4]H2O (VII) [C9H11NO2][B5O6(OH)4]1/2H2O Lisin pentaborate Fenilalanin pentaborat (IV)[C5H11NO2S][B5O6(OH)4]1/2H2O (VIII)[C6H13NO2][B5O6(OH)4]1/2H2O Metiyonin pentaborat Lösin pentaborat Anahtar kelimeler: Bor, Metal katyonu içermeyen borat yapısı, Pentaborat, Termal analiz, 11B-NMR, toz-XRD, Hidrojen depolama.

Ümit Sızır
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Manyetik alan kullanılarak ısı elde edilmesi

Yenilenebilir enerjiye yönelme nedenleri, enerjinin arz güvenliği, enerjinin sosyal ve ekonomik etkileri, enerji üretiminin yol açacağı çevresel etkiler ve enerjide sürdürülebilirlik olarak kısaca sıralanabilir. Yenilenebilir enerji kaynaklarına bağlı ısıtma yöntemlerinin sanayideki kullanımı her geçen gün artmaktadır. Bu çalışma; manyetik alan kullanılarak, iletken maddeler üzerinde girdap akımları oluşturulması ve bu akımların iletken maddeler üzerinde oluşturduğu ısının farklı alanlarda kullanılma imkânını araştırmayı, farklı ısıtma yöntemlerinin geliştirilmesine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Ortaya çıkan ısının; mıknatıs iletken malzeme arası mesafe, mıknatıs sayısı ve manyetik alan değişimi, değişkenlerine bağlı değişimi ölçülerek, ısı değerinin bu değişkenler ile nasıl değiştiği gözlemlenmiştir. Değişkenlerin etkileri incelenerek en uygun verim değeri % 74,30 olarak hesaplanmıştır. En uygun verim değerini oluşturan değişkenler 4 mm mıknatıs iletken malzeme arası mesafe 2000 d/d devir sayısı ve 30'lu mıknatıs yerleşimidir. Ayrıca mıknatıs iletken malzeme arası mesafe, mıknatıs sayısı ve manyetik alan değişimi, değişkenlerine bağlı performansı incelenmiş, hem bu tür sistemle çalışan uygulamalara hem de bundan sonraki çalışmalara kaynak oluşturabilecek gerekli bilgilerin elde edilmesi sağlanmıştır.

Ali Gürkan Bağatırlar
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trinitrotoluenin meşe palamudu aktif karbonu ile biyoadsorpsiyonu ve deney parametrelerinin modellenmesi

Askeri amaçlarla yaygın olarak kullanılan 2,4,6-trinitrotoluen (TNT) patlayıcı ve toksik bir kimyasaldır. TNT'nin askeri faaliyetler için imalatı, kullanımı ve yok edilmesi toprak ve yeraltı sularını kirleterek birçok çevre sorununa neden olmaktadır. Bu amaçla söz konusu tezde; TNT'nin atık sularda adsorbsiyonu incelenmiştir. 2,4,6-trinitrotoluen (TNT) içeren çözeltide adsorbant olarak ZnCl2 ile aktifleştirilmiş meşe palamutu kabuğundan elde edilen 1082 m2/g BET yüzey alanına sahip aktif karbon kullanılmıştır. 2,4,6-trinitrotoluen (TNT) adsorpsiyonu için derişim, sıcaklık ve süre parametre olarak incelenmiş ve kinetik hız modelleri tespit edilmiştir. TNT adsorpsiyonun Pseudo 2. Derece Kinetik modele uygun olduğu tespit edilmiştir. Ek olarak, Freundlich ve Langmuir adsorpsiyon izotermine uygunlukları araştırılmış olup, Freundlich adsorpsiyon izotermine uygun olduğu belirlenmiştir. Statistica programı ile yapılan Pareto analizinde lineer kabul edildiğinde sürenin, nonlineer olduğu kabul edildiğinde ise sıcaklığın en etkili parametre olduğu tespit edilmiştir.

Muammer Akgül
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğu Akdeniz bölgesinden toplanan sucul heteroptera örneklerinin faunistik yönden incelenmesi

Bu çalışmada, 2003 yılında Nisan – Temmuz ayları arasında yapılan arazi çalışmaları sırasında 42 farklı lokaliteden toplanan Sucul Heteroptera takımına ait örnekler, faunistik ve ekolojik açıdan değerlendirilmiştir. Araziden elde edilen örnek sayısı 172'dir. Bu örneklerden teşhis işlemleri sonucunda sucul heteropterlerin 4 familyasının 7 cinsinin 13 tür grubu taksonuna ait oldukları tespit edilmiştir. Tespit edilen bütün taksonlar araştırma alanından ilk defa kaydedilmiştir. Metin içerisinde örneklerin çalışma sahasında yayılışları, örneklerin yakalandıkları habitat tipleri ve fenolojileri, türlerin Türkiye ve dünya yayılışları verilmiştir. Tespit edilen her türün habitus fotoğrafları çekilmiş olup sonuçlar grafiklerle desteklenmiştir.

Kadriye Sağlam
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kronik obstruktif akciğer hastalığı(KOAH) hastalarında solunum sinsityalvirus (RSV) IgG ve adenovirus IgG

Kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH) en önemli semptom bölümleri alevlenme olan hastalıktır. Alevlenmelerin çoğu, alt solunum yolunu enfekte eden ve solunum yolu inflamasyonunu arttıran solunum virüsleri ve bakteriler tarafından tetiklenir. Yapılan bu tez çalışmasında KOAH hastalarında mevsime bağlı olarak artış gösteren atak ve alevlenmelerde Respiratory Sinsityal Virüs (RSV) ve Adenovirus etkenlerinin seroprevelansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızda KOAH tanısı almış ve tedavi olan 40 yaş üstü hastalardan alınan serum örneklerinde ELISA yöntemi ile RSV ve Adenovirus IgG seroprevalansı araştırılmıştır. Toplam 172 (107 erkek/65 kadın) hasta örneği kullanıldı. RSV IgG çalışmasında, örneklerin %42'si pozitif, %49,4'i negatif olarak belirlendi. Cinsiyet açısından RSV IgG verileri değerlendirildiğinde, 107 erkek hastanın 38'i, 65 kadın hastanın 35'i pozitif bulundu. Adenovirus IgG çalışmasında, örneklerin %30,2'i pozitif, %59,3 olarak tespit edildi. Cinsiyet açısından değerlendirildiğinde, 107 erkek hastanın 32'u, 65 kadın hastanın 20'u Adenovirus IgG pozitif bulundu. Ayrıca, 172 hastanın 23 (%13,4)'ünde hem RSV hem de adenovirus birlikteliği belirlenmiştir. İstatistiksel olarak değerlendirildiğinde, KOAH hastalarında hem de viral etken açısından pozitif olan hastalarda cinsiyet açısından (erkek/kadın) istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlendi (p<0.05). Yapılan bu tez çalışmasında KOAH atak/alevlenmelerinde rol oynayan RSV ve adenovirusa karşı bireyde gelişen özgül immun yanıt prevelansı ortaya konmuştur. Bu çalışma ile KOAH hastalarında çeşitli nedenlerle görülen alevlenmelerin şiddetini artıran viral etkenlerin ortadan kaldırılması için tedavi olarak etkene özgü aşı uygulanmalarına özen gösterilmesinin etkili olacağını öngörmekteyiz.

Asiye Aslı Emniyet Sert
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Balkabağı ve kuru üzüm ilavesinin probiyotik yoğurtların bazı kalite özellikleri üzerine etkisi

Bu araştırmada balkabağı ve kuru üzüm kullanılarak probiyotik yoğurt üretilmiştir. Gerçekleştirilen ön denemeler sonucunda üretimde kullanılacak olan balkabağı, kuru üzüm ve inek sütü oranı belirlenmiş, beş tip yoğurt (K1, K2, A, B, C) üretilmiştir. Üretilen yoğurt örneklerine depolamanın 1., 7., 14., ve 21. günlerinde tekstürel, kimyasal, fiziksel ve mikrobiyolojik analizler uygulanmış, sonuçlar istatistiksel olarak da değerlendirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda balkabağı ve kuru üzüm ilavesinin depolama süresince yoğurtların pH, kurumadde, serum ayrılması, yağ değerlerini ve laktik asit bakteri sayısını istatistiki açıdan önemli düzeyde (p<0.05) etkilediği; protein, renk analizi ve laktik asit (%) değerleri üzerine etkisinin önemsiz olduğu (p>0.05) tespit edilmiştir. Yoğurt örneklerinde kurumadde değerleri %14,82-%17,52, yağ içerikleri %1,4-%3,6, titrasyon asitliği (% laktik asit) değeri %0,39-%1,25, pH değerleri 4,20–4,85, protein içerikleri %4,40-%6,90 ayrılan serum miktarları 3,83–7,74 ml/25 g aralığında saptanmıştır. Mikrobiyolojik değerlendirme sonucu depolamanın 21. gününde kontrol örneğinde en düşük (7,71 log kob/g) laktik asit bakteri konsantrasyonu tespit edilmiştir. Probiyotik yoğurt üretiminde inek sütü, balkabağı ve kuru üzüm ile birlikte kullanılmasının teknolojik kalite üzerine olumsuz bir etkisi olmadığı, ürünün 14 günlük bir raf ömrü içinde kalitesini kaybetmeksizin beğeni ile tüketilebileceği ortaya konmuştur.

BalkabağıFonksiyonel besinlerKuru üzüm+1
Hakan Çağlayan
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çorum yöresinde üretilen geleneksel Kargı tulum peynirlerinin bazı bileşim özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışmada, Çorum'un Kargı ilçesi ve çevresindeki, aile işletmelerinde geleneksel yöntem ile imal edilen Kargı Tulum peynirinin bazı kimyasal, mikrobiyel ve tekstürel özellikleri incelenmiştir. Araştırmada kullanılan 30 adet Kargı Tulum peyniri Çorum ili ve Kargı ilçesinde çeşitli market ve yöresel peynir üreticilerinden temin edilmiştir. Araştırma sonucunda Kargı Tulum peyniri örneklerine ait ortalama değerler; kurumadde %61,71±8,77, yağ %30,28±4,84, kurumaddede yağ %49,09±5,15, protein %20,17±3,19, kül %4,67±2,09, tuz %4,76±1,67, kurumaddede tuz %7,67±2,43, titrasyon asitliği (laktik asit cinsinden) %1,41±1,19 ve pH değeri ise 4,64±0,21 olarak belirlenmiştir. Kargı Tulum peyniri örnekleri tekstürel analizinde sertlik değeri 28,27±18,07 N, yapışkanlık oranı ise 5,29±2,13 N olarak bulunmuştur. Peynir örneklerinin mikrobiyel analizlerinde maya-küf sayısı 6,44±0,99 log kob/g, koliform bakteri sayısı 3,48±0,96 log kob/g olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Kimyasal Özellikler, Kargı Tulum Peyniri, Mikrobiyel Kalite, Tekstür

Şeyma Kiraz
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

AISI 430 paslanmaz çeliklerin V bükme işleminde ileri ve geri yaylanmanın deneysel olarak incelenmesi

Bu tez çalışmasında, kolay şekillendirilebilmeleri, düşük ve yüksek sıcaklıklarda kullanılabilir olmaları, iyi derecede korozyon dayanımları, estetik görünümleri ve yüzey kalitelerinden dolayı Dünya'da ve ülkemizde kullanımı her geçen gün artan AISI 430 ferritik paslanmaz çeliklerin, sac şekillendirme yöntemlerinden biri olan V bükmedeki ileri ve geri yaylanma davranışları incelenmiştir. Bu bağlamda lazer kesim yöntemi ile 0°, 45° ve 90° hadde doğrultularında 180 adet 40x120x1 mm boyutlarında numune hazırlanmıştır. Blok çelikten CNC freze tezgâhında 60°, 90° ve 120° açılarında kalıp ve zımbalar hazırlanmıştır. Kalıp yuvarlatma yarıçapı 5 mm, zımba yuvarlatma yarıçapı ise 4 mm seçilmiştir. Deney numuneleri 3 gruba ayrılarak ilk grup numunelere herhangi bir ısıl işlem uygulanmamıştır. İkinci grup numunelere normalizasyon ısıl işlemi, üçüncü grup numunelere ise normalizasyon ve ardından menevişleme ısıl işlemi uygulanmıştır. Her grup numuneye üç farklı kalıp açısında, üç farklı hadde doğrultusunda ve ayrıca zımbanın sac üzerinde 30 saniye bekletilip bekletilmemesine göre bükme işlemi yapılmış ve her işlem üçer kez tekrar edilmiştir. Bükme işlemi sonrası numunelerin açı ölçümleri önce açıölçer ile ardından CMM (Koordinat Ölçüm Makinesi) ile yapılıp kaydedilmiştir. Ardından her grup numune için sertlik ölçümleri ve bakalit alınarak metalografik incelemeleri yapılmıştır. Deney çalışmaları ve yapılan analizler ışığında, AISI 430 ferritik paslanmaz çeliğin ileri ve geri yaylanma davranışı yorumlanmıştır.

Sinan Arslan
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bazı III A grubu metal katyonlarının tek ve karışık ligand komplekslerinin sentezi, termal ve yapısal karakterizasyonları

Bu tez çalışması kapsamında, 3A grubunda bulunan ve +3 yükseltgenme basamağına sahip olan Alüminyum (Al) ve İndiyum (In) metal katyonlarının asesülfam ligandı ile tek ligand ve asesülfam-nikotinamid, N,N-dietilnikotinamid ve 1,10-fenantrolin içeren karışık ligandlı kompleks yapılarının sentezlenmesi amaçlanmıştır. Sentezlenen karışık ligand komplekslerin bileşimleri elemental analizle, yapısal özellikleri FTIR, UV-GB ve GC spektroskopisi ile, ısısal davranışları TGA/DTA/DrTGA analizi yöntemleri ile çalışılmıştır. Suni tatlandırıcı molekülü olarak endüstride çok sık kullanılan asesülfam ligandı yapısında bulundurduğu birçok aktif grup sayesinde koordinasyon kimyası içinde değerli bir ligand olarak dikkat çekmektedir. Kompleks yapılarında tek kristal elde edilecek şekilde çökelen katı malzeme oluşturma yeteneği ile de çalışılması kolay olan bir liganddır. Literatürde daha çok geçiş metalleri ile yapılmış olan çalışmaları bulunmakla beraber toprak elementleri ile olan çalışmalarına henüz rastlanmamıştır. Literatüre katkısı ve elde edilecek yapıların karakterizasyon çalışmaları ile endüstri için kullanılabilecek malzeme yönünden yapılacak çalışmalar önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: Asesülfam, Nikotinamid, 1,10-fenantrolin, N,N-dietilnikotinamid.

Diferensiyel termal analizKoordinasyon bileşikleriMoleküler kristaller+3
Halide Kundakcı
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fermente süt ürünlerinden izole edilen bakterilerin bazı probiyotik özelliklerinin belirlenmesi

Fermente gıdalarda bulunan probiyotik mikroorganizmaların, insan bağırsak mikrobiyotası üzerindeki etkileri ile ilgili güncel araştırma bulguları gün geçtikçe artmaktadır. Bu çalışmada, fermente gıda olarak kullanılan terayağ ve kaşar peynirinde bulunan probiyotik mikroorganizmaların tanımlanması ve probiyotik açıdan önemli olan bazı temel özelliklerinin açığa çıkarılması amaçlandı. Klasik yöntemlerle izole edilen bakteriler hem biyokimyasal hem de moleküler yöntemlerle identifiye edildi. İzolatların farklı konsantrasyonlarda asit ve safra dirençleri, ekzopolisakkarit üretimi, antimikrobiyal aktivite özellikleri ve bazı antibiyotiklere dirençlilik çalışmaları yapıldı. Sonuçta, bir tane Streptococcus spp. ve on iki tane Lactobacillus spp. suşu izole edildi. Biyokimyasal ve moleküler tanımlamada S.lutetiensis G1, L.fermentum G2, G3, G7, G10, G13, L. helveticus G4, G6, G8, G9, G12, L. delbrueckii G5 ve G11 suşlarının identifiye edildiği belirlendi. Asit dirençliliği (pH: 3,0), safra toleransı (%0,3) ve EPS üretim kapasitesi, en iyi olan suş L. helveticus G9 olarak belirlendi. Suşların EPS üretimi ile asit dirençliliği ve safra tuzu toleransı arasında pozitif korelasyon saptandı. Suşların tamamının ampisillin, oksasilin, klorafenikol, vankomisin ve klindomisin antibiyotiklerine dirençli olduğu gözlendi. Ancak izolatların patojen mikroorganizmalara karşı antimikrobiyal aktivitesi saptanmadı. Ayrıca tüm izolatlarda genomik DNA boyutlarına göre oldukça küçük plazmid olduğu saptandı. Sonuç olarak, çalışma kapsamında araştırılan özellikler açısından, L. delbrueckii G9 suşunun probiyotik mikroorganizma olarak kullanılabilir nitelikte olduğu gözlenmiştir. Ancak bu suşların tam bir probiyotik olarak kullanılabilmesi için sağlığa faydalı olan diğer özelliklerinin de araştırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu veriler ışığında üstün özellikli probiyotiklerin seçilerek fermente gıdalarda kullanılması ve tüketilmesi sağlık açısından daha faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Fermente gıda, probiyotik, Streptococcus spp., Lactobacillus spp.

Gamze Çağatay
Hitit University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00