
6
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Beden Eğitimi ve Spor dersinde kaynaştırma öğrencilerine ayrılan sürenin sosyal becerileri üzerindeki etkisi
Amaç: Bu araştırma, beden eğitimi ve spor derslerinde kaynaştırma öğrencilerine ayrılan bireysel sürelerin, öğrencilerin sosyal beceri düzeyleri üzerindeki etkisini incelemek amacıyla yürütülmüştür. Materyal ve metot: Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden deneysel desen modeline göre tasarlanmış olup; ön test, ara test ve son test ölçümleriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Malatya ilindeki ortaokulların 5, 6, 7 ve 8. sınıflarında öğrenim gören toplam 52 kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu" ve Sosyal Beceri Ölçeği (İş Birliği, Atılganlık ve Kendini Kontrol Etme boyutları) kullanılmıştır. Deneysel süreçte, öğretmenler tarafından öğrencilere ders esnasında sırasıyla 2 dakika, 5 dakika ve 10 dakika olmak üzere farklı sürelerde bireysel yönlendirme yapılmıştır. Elde edilen veriler, Tekrarlı Ölçümler için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri ile analiz edilmiştir. Bulgular: Araştırma bulguları, beden eğitimi ve spor dersinde kaynaştırma öğrencilerine ayrılan sürenin artmasıyla birlikte, öğrencilerin sosyal beceri toplam puanlarında ve tüm alt boyutlarda (iş birliği, atılganlık, kendini kontrol etme) istatistiksel olarak anlamlı bir artış meydana geldiğini göstermiştir (p<0,001). Etki büyüklüğü analizi, sosyal becerilerdeki değişimin %97,8'inin uygulama sürelerinden kaynaklandığını ortaya koymuştur. İkili karşılaştırmalar sonucunda, 10 dakikalık uygulama süresinin sosyal beceri kazanımında en yüksek etkiyi yarattığı saptanmıştır. Sonuç: Beden eğitimi derslerinde özel gereksinimli öğrencilere ayrılan nitelikli sürenin, bu bireylerin sosyal uyum ve etkileşim becerilerini geliştirmede kritik bir faktör olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma Öğrencisi, Beden Eğitimi, Spor, Sosyal Beceri
Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan çocuklarda geleneksel çocuk oyunu öğretiminde video model yönteminin etkisi
Bu çalışmada otizm spektrum bozukluğu tanısı almış öğrencilere geleneksel çocuk oyunu öğretiminde video modelin etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma tek-denekli araştırma modellerinden, katılımcılar arası yoklama denemeli çoklu yoklama modelinde yürütülmüştür. Çalışma otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 4- 5 yaşında üç öğrenci (iki erkek ve bir kız) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, araştırma kriterlerini karşılayan, Özel Eğitim Anaokulu öğrencileri katılmıştır. Araştırmada öğrencilere Kutu Kutu Pense ve Benim Bir Atım Var oyunlarının öğretimi yapılmıştır. Araştırma verileri 2023-2024 eğitim-öğretim yılında toplanmıştır. Çalışmaya katılan öğrencilerin, öğretmenlerinin ve ebeveynlerinin görüşlerine ilişkin toplanan verilerden çalışmanın sosyal geçerliği saptanmıştır. Çalışma sonucunda, video modelin OSB olan öğrencilere geleneksel çocuk oyunlarını kazandırmada etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin kazandığı hedef becerileri koruyabildiği ve çalışmanın sosyal geçerliğinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.
Görme engelli sporcuların kaygı ve saldırganlık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın amacı görme engelli sporcuların kaygı ve saldırganlık düzeylerinin farklı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırma, Goalball oynayan görme engelli erkek amatör ve profesyonel sporcuların sürekli, durumluk kaygı ve saldırganlık düzeylerinin birbiri ile olan ilişkisini belirlemek amacıyla yapılan bu çalışmada tarama modelinde tasarlanmıştır. Araştırma grubu Türkiye Erkek Milli Goalball takımında oynayan 22 görme engelli erkek sporcudan oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak görme engelli erkek goalball sporcularının sosyo-demografik özelliklerini ölçmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgi Formu", Öner ve LeCompe (1983) tarafından Türkçeye uyarlanan "Durumluk-Sürekli Kaygı Ölçeği" ve Madran (2012) tarafından Türkçeye uyarlanan "Buss-Perry saldırganlık Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin betimleyici analiz yapılmıştır. Verilerin normalliği sınandıktan sonra gruplar arası karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi, ANOVA ve korelasyon analizinde Spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Anlamlılık seviyesi 0.05 olarak alınmıştır. Araştırmanın sonucunda, görme engelli sporcuların sürekli kaygı düzeylerinin orta seviyede, durumluk kaygı düzeylerinin düşük ve saldırganlık düzeylerinin de orta seviyede olduğu belirlenmiştir.
Down sendromlu bireylerde eğitsel sportif oyunların sosyalleşmeleri üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Down sendromlu bireylerin eğitsel sportif oyunlara katılımının sosyalleşme ve diğer gelişim alanları üzerindeki etkilerini incelemektir. Materyal ve Metot: Bu bağlamda, eğitsel sportif oyunların Down sendromlu bireylerin sosyal etkileşimlerini, kişisel gelişimlerini ve topluma uyumlarını nasıl etkilediği araştırmanın temel sorunsalı olarak ele alınmıştır. Araştırmanın evrenini, Malatya ilinin Yeşilyurt ilçesinde yaşayan 80 Down sendromlu bireyin ebeveynleri oluşturmaktadır. Örneklem grubu ise Malatya Down Sendromlular Derneği'ne üye 30 Down sendromlu bireyin ebeveynlerinden oluşmaktadır. Katılımcılar gönüllülük esasına göre belirlenmiş ve örneklem seçkisiz atama yöntemiyle oluşturulmuştur. Veri toplama sürecinde, Demografik Bilgi Formu ve Sporda Sosyal Bütünleşme Ölçeği (SSBÖ) kullanılmıştır. Çalışmaya katılacak olan Down sendromlu bireylerin ailelerine araştırma öncesinde SSBÖ uygulanmış, ardından 12 hafta boyunca haftada 4 gün, günlük 80 dakika süresince eğitsel sportif oyun programı uygulanmıştır. Program kapsamında bireylere 30 dakika uygulama, 20 dakika dinlenme süreleri içeren aktiviteler sunulmuştur. Sürecin sonunda ölçek tekrar uygulanarak bireylerin sosyalleşme düzeylerindeki değişimler analiz edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26.0 programı kullanılarak analiz edilmiş ve istatistiksel değerlendirmeler yapılmıştır. Bulgular: Down sendromlu bireylerin eğitsel sportif oyunlara katılımının sosyalleşme, fiziksel gelişim, psikolojik iyi oluş ve toplumsal bütünleşme açısından anlamlı iyileşmeler sağladığını göstermiştir. Özellikle bireylerin sosyal etkileşim düzeylerinde artış gözlemlenmiş, grup içi iletişim becerilerinin geliştiği ve toplumsal aidiyet duygularının güçlendiği tespit edilmiştir. Sonuç: Araştırma, eğitsel sportif oyunların Down sendromlu bireyler üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koymakla birlikte, belirli sınırlılıklara sahiptir. Çalışmanın tek bir bölgeyle sınırlı olması ve örneklem büyüklüğünün geniş popülasyonu temsil etme konusunda kısıtlı olması nedeniyle, gelecekte farklı bölgelerde ve daha büyük örneklem gruplarıyla benzer çalışmalar yapılması önerilmektedir. Ayrıca, eğitsel sportif oyunların uzun vadeli etkilerini değerlendirebilmek için uzun süreli takip çalışmalarının ix gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Down sendromu, Eğitsel oyun, Sosyalleşme, Spor.
Görme engelli sporcuların spora katılım motivasyonları ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkisinin incelenmesi
Amaç: Bu çalışma, görme engelli sporcuların spora katılım motivasyonları ve psikolojik iyi oluş arasındaki ilişkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Metot: Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini aktif spor yapan görme engelli sporcular oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemiyle seçilen 18 yaş ve üstü olan 359 sporcu oluşturmuştur. Veri toplama araçları olarak Demografik Bilgiler Formu, Engelli Bireylerde Spora Katılım Motivasyonu Ölçeği ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin normallik sınamaları Kolmogorov-Smirnov testi ile basıklık çarpıklık değerlerine göre değerlendirilmiştir. Normal dağılmayan verilerde iki kategorinin karşılaştırılmasında Mann Whitney U, üç veya daha fazla kategori karşılaştırmasında ise Kruskal-Wallis H testi uygulanmıştır. Bulgular: Elde edilen bulgulardan yola çıkılarak demografik değişkenlerden görme engelli sporcuların cinsiyet, eğitim düzeyi, engellilik süresi, haftada spor yapma sıklığı ve toplam spor deneyim değişkenlerinde istatistiksel yönden anlamlı farklılık tespit edilmiştir (p<0.05). Ayrıca araştırma bulgularına göre, görme engelli bireylerin spora katılım motivasyonları ile psikolojik iyi oluş düzeyleri arasaında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönlü ve orta düzeyde bir korelasyon bulunmaktadır (r = 0.40). Sonuç: Görme engelli sporcuların spora katılım motivasyonları arttıkça, psikolojik olarak kendilerini daha iyi hissettikleri tespit edilmiştir.
Özel eğitim kurum yöneticilerinin zihinsel engelli bireylere yönelik rekreatif amaçlı sportif etkinliklere ilişkin tutumları
Amaç: Bu araştırmanın amacı, özel eğitim kurum yöneticilerinin zihinsel engelli bireylere yönelik rekreatif amaçlı sportif etkinliklere ilişkin tutumlarını nitel bir bakış açısıyla incelemektir. Materyal ve Metot: Bu araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırma kapsamında, Malatya ili özel eğitim kurumlarında görev yapan 14 okul yöneticisinin zihinsel engelli bireylerin rekreatif amaçlı sportif etkinliklere yönelik tutumları derinlemesine incelenmiştir. Durum çalışması deseni, belirli bir olgunun (bu durumda yöneticilerin tutumları) kendi doğal bağlamı içinde, çok yönlü ve kapsamlı olarak ele alınmasına olanak sağlamaktadır. Bulgular: Okul yöneticilerinin görüşleri doğrultusunda 4 tema belirlenmiştir. Birinci tema Gelişim teması altında dört alt tema ve toplamda on kod ortaya çıkmıştır. İkinci tema Sağlıklı Yaşam teması, üç alt tema ve toplamda on kod çerçevesinde ele alınmıştır. Üçüncü tema Sosyal Beceriler teması ise üç ana alt tema ve toplam altı kod çerçevesinde düzenlenmiştir. Dördüncü tema Sportif Rekreasyon Programı temasında iki alt tema ve toplam beş kod bulunmaktadır. Sonuç: Bu araştırma kapsamında okul yöneticilerinin zihinsel engelli bireyler için yürütülen sportif rekreatif etkinliklerin zihinsel engelli bireylerin fiziksel/psikomotor, sosyal, duygusal ve bilişsel gelişimlerini desteklediği, psikolojik iyi oluşlarını artırdığı, sosyal etkileşim ve iletişim becerilerini güçlendirdiği, öz bakım ve özerklik becerilerini geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler:Özel eğitim,Rekreatif aktivite,Yönetici,Zihinsel engelli