İnönü University
Institute

Institute of Educational Sciences

İnönü University

881

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumu ve kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliğinin incelenmesi

Özel gereksinimleri olan çocuklar için en az sınırlandırılmış ortamlar tipik gelişim gösteren yaşıtlarıyla birlikte olabileceği genel eğitim sınıflarıdır. Akranlarıyla daha çok birlikte olabilmesi nedeniyle kaynaştırma eğitiminin onlar için daha faydalı olduğu düşünülmektedir. Kaynaştırmanın başarıya ulaşmasında kilit öneme sahip olan öğretmenlerin kaynaştırmaya, özel gereksinimi olan bireylere yönelik olumlu tutum geliştirmesi ve aynı zamanda nitelikli bir eğitim sunabilmesi için yeterli donanıma, becerilere, yeterliliğe sahip olması beklenmektedir. Öğretmenlerin öz-yeterliği, tutumu gibi değişkenlerin önemli olduğu düşünüldüğü için bu çalışmada sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterliği ile özel gereksinimli bireylere yönelik tutum arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırma 2023-2024 döneminde Malatya' da çalışan 251 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın verileri "Kaynaştırma Uygulamalarında Öğretmen Yeterliliği Ölçeği" ve "Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Tutum Ölçeği" ile elde edilmiştir. Yapılan normallik testi sonucu normal dağılım tespit edildiği için ANOVA testi, Bağımsız Gruplar t Testi ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon testi kullanılarak bulgulara ulaşılmıştır. Yapılan analizler sonucunda sınıf öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarındaki yeterlik puanlarının tüm alt boyutlarda çok yüksek; özel gereksinimli bireylere yönelik tutumlarının beğeni boyutu yüksek, duyarlılık boyutu çok yüksek, olumlu tutumlarının ise yüksek olduğu bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin özel gereksinimli bireylere yönelik tutumunda eğitim durumuna, özel eğitim ile ilgili kurs alma durumuna, kaynaştırma öğrencisi ile çalışma durumuna göre; kaynaştırma uygulamalarında öğretmen yeterliliğinde ise özel eğitime dair kurs, seminer v.b. eğitim almasına, kıdeme göre anlamlı farklılaşmalar olduğu görülmüştür. Kaynaştırma uygulamalarında öğretmen yeterliliği ölçeğinin alt boyutları ile özel gereksinimli bireylere yönelik tutumu ölçeğinin faktörleri arasında orta ile düşük olmak üzere iki farklı düzeyde, pozitif yönde ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Öğretmen tutumuÖğretmen yeterliliği
Cihan Tekci
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli sorulara ilişkin ortaokul öğretmen ve öğrenci görüşleri: Bir karma yöntemler araştırması

Bu araştırma, ortaokul öğretmenleri ve öğrencilerinin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini incelemektedir. Araştırmanın nitel boyutunda öğretmenlerin beceri temelli soruların öğrencilerin öğrenme deneyimine, başarısına, öğretim süreçlerine entegrasyonuna ve öğretim programına uygunluğuna yönelik görüşleri incelenmiştir. Nicel boyutta ise öğrencilerin beceri temelli sorulara ilişkin görüşleri cinsiyet, sınıf düzeyi, yerleşim yeri, kitap okuma sıklığı ve kaynak kitap kullanım sıklığı gibi değişkenlere göre incelenmiştir. Araştırma, karma bir yöntem olan keşfe yönelik desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Nitel bölümde olgubilim deseni kullanılarak öğretmenlerle görüşmeler yapılmış, nicel bölümde ise tarama modeli kullanılarak öğrencilere ölçek uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini Malatya ilinde bulunan ortaokullardaki öğretmenler ve öğrenciler oluşturmuştur. Nitel bölüm için 20 öğretmen, nicel bölüm için ise 2294 öğrenci örneklem olarak seçilmiştir. Veri toplama araçları olarak, öğretmenlerle 'Beceri Temelli Sorulara İlişkin Öğretmen Görüşme Formu', öğrencilerle "Beceri Temelli Sorulara İlişkin Öğrenci Görüşleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri betimsel analiz ile nicel verileri SPSS kullanılarak analiz edilmiş ve normallik varsayımı sağlanamadığı için non-parametrik testler tercih edilmiştir. Bulgular, öğretmenlerin ve öğrencilerin beceri temelli sorulara ilişkin görüşlerini anlamak için betimsel analizler ve istatistiksel testler kullanılarak sunulmuştur. Beceri temelli soruların öğrencilerin öğrenme deneyimi, başarısı, öğretim süreçlerine entegrasyonu ve öğretim programına uygunluğu gibi faktörlere etkisini değerlendiren araştırmada öğrencilerin bu soruları zor buldukları ve motivasyonlarını olumsuz etkilediği görülmektedir. Öğrenci başarısına etkisini değerlendiren bulgularda ise öğrencilerin bu tür soruları çözebilmek için okuduğunu anlama becerisi gibi temel yetilere sahip olmalarının önemine vurgu yapılmıştır. Ayrıca, bu soruların öğrencilerin becerilerini beslediği ve geliştirdiği, özellikle okuduğunu anlama becerisine katkı sağladığı belirtilmiştir. Öğretim süreçlerine entegrasyonu ve öğretim programına uygunluğu açısından incelenen bulgular ise eğitimcilerin bu tür soruları derslerinde sıklıkla kullanmak istedikleri ancak fiziki şartlar ve ders süreleri gibi faktörlerin bu entegrasyonu zorlaştırdığı şeklindedir. Öğretim programına uygunluk konusunda ise, becerilere dayalı soruların MEB öğretim programının amaçlarıyla uyumlu olduğu ancak ders kitaplarının bu soruları destekleyici içeriklere sahip olmamasının bir eksiklik olduğu belirtilmiştir. Araştırmanın nicel boyutunda cinsiyet değişkenine ilişkin bulgulara göre, kız öğrencilerin beceri temelli sorulara daha olumlu bir tutum sergiledikleri ve bu soruların kendileri için daha az zorlayıcı, daha motive edici, daha etkili ve daha işlevsel olduğu görülmüştür. Benzer şekilde, sınıf düzeyi değişkenine ilişkin bulgularda ise, daha düşük sınıf düzeylerindeki öğrencilerin bu tür sorulara daha olumlu yaklaştıkları ve bu soruları daha az zorlayıcı buldukları tespit edilmiştir. Yapılan analizler, şehir merkezinde ve ilçe merkezinde öğrenim gören öğrenciler ile daha sık kitap okuyan öğrencilerin beceri temelli sorulara daha olumlu baktıklarını ve bu tür soruları daha az zorlayıcı bulduklarını göstermektedir.

İclal Karadağ
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmenlerinin değerler eğitimi etkinliklerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerin değerler eğitimi hakkındaki görüşlerini ve uygulamalarını incelemektir. Bu araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum deseni kullanılmıştır. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilen ve uzman görüşü alınan Öğretmen Görüşme Formu kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, 2022-2023 eğitim öğretim yılında Elazığ'da görev yapan 32 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi ile elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre, öğretmenler değerler eğitimini önemli bulmakta, ancak uygulamalarda yetersizlikler olduğunu düşünmektedirler. En çok işlenen değerler saygı, sevgi ve paylaşmakken, cömertlik ve eşitlik gibi değerler daha az işlenmektedir. Öğretmenler, öğrencilerin değerleri kazanıp kazanmadığını en çok gözlem yöntemiyle değerlendirmektedir. Değerlerin kazanılması sürecinde en büyük etkenin aile olduğu, okul ve çevrenin ise tamamlayıcı bir rol üstlendiği sonucuna varılmıştır. Kullanılan materyallerin en çok hikaye kitapları, kuklalar ve video/film gibi araçlar olduğu, ancak bu materyallerin yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Öğretmenlere ve velilere alanında uzman kişilerce eğitim ve seminer verilmesi, eğitim programının güncellenmesi, MEB'in okullara materyal desteği sağlaması ve etkinliklerin çoğaltılması gerektiği de çıkan sonuçlar arasındadır.

Emire Ulukaya İnce
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

LGS Türkçe sorularının Barrett Taksonomisine göre incelenmesi ve öğretmenlerin soru yordama becerisinin geliştirilmesi

Bu araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığı tarafından 2017-2018 öğretim yılından itibaren uygulanan Liselere Giriş Sınavı'nda 8.sınıf Türkçe dersi sorularının Barrett Taksonomisi'ne göre değerlendirilmesi ve taksonomiye uygun olarak Türkçe öğretmenlerinin üst düzey düşünme becerisine yönelik soru yordama becerilerinin geliştirilmesidir. Bu amacı gerçekleştirmek için nitel araştırma desenlerinden "temel nitel araştırma" deseni kullanılmıştır. Araştırmanın işlem basamakları eylem araştırmasına göre, veri analizi ise içerik analizi yaklaşımına göre düzenlenmiştir. Araştırmanın birinci aşamasında LGS Türkçe soruları analiz edilmiştir. Soruların Türkçe Öğretim Programı'nda okuma alanında yoğunlaştığı ve bu kazanımların çıkarım yapma ve değerlendirme becerilerine yönelik olduğu ortaya çıkmıştır. En çok sorulan kazanımın "T.8.3.25. Okudukları ile ilgili çıkarımlarda bulunur." olduğu görülmektedir Bu kazanımın genellikle en çok sorulan dördüncü kazanım olan "T.8.3.21. Metnin içeriğini yorumlar." kazanımıyla birlikte kullanıldığı ve bazı soruların birden fazla kazanıma hitap ettiği ortaya çıkmıştır. Barrett Taksonomisi açısından değerlendirmede ise soruların üst düzey bilişsel becerileri ifade eden basamaklar olan çıkarım yapma ve değerlendirme basamaklarında yoğunlaştığı görülmüştür. Araştırmanın ikinci aşamasında Barrett Taksonomisi'ne uygun olarak öğretmenlerin üst düzey düşünme becerilerine yönelik soru yordama becerilerini geliştirmek için hizmetiçi eğitim kurs programı geliştirilmiş ve MEB onayı almıştır. Araştırmanın üçüncü aşamasında ise 30 saatlik hizmetiçi eğitim kursu katılımcı grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın dördüncü aşamasında ise birinci ve üçüncü aşamanın sonuçları beraber değerlendirilmiştir. Birinci aşamanın sonuçları kursun etkinliğini ölçmek için ölçüt olarak kullanılmıştır. Eğitim öncesi ve sonrası katılımcıların yordadıkları LGS Türkçe soruları Barrett Taksonomisi'ne göre değerlendirilmiştir. Hizmetiçi eğitim öncesi Türkçe öğretmenlerinin yordadıkları LGS sorularının taksonominin alt düzey basamaklarına hitap ettiği ortaya çıkmıştır. Hizmetiçi eğitim kursu sonrası ise öğretmenlerin yordadıkları soruların taksonominin üst düzey basamaklarına hitap ettiği ve katılımcıların LGS Türkçe sorularının taksonomi düzeyleriyle aynı düzeyde soru yazabildikleri ortaya çıkmıştır.

Hikmet Dursun
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Okul psikolojik danışmanlarının stresle başa çıkma tarzlarının duygusal zeka ve öz şefkat ile ilişkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, psikolojik danışmanların stresle başa çıkma tarzlarının cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, mezun olunan bölüm, öğrenim düzeyi, kurum türü, çalışılan kurumdaki psikolojik danışman sayısı, okul kademesi, mesleki kıdem, hizmet verilen öğrenci sayısı değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini ve okul psikolojik danışmanlarının stresle başa çıkma tarzlarının duygusal zekâ ve öz şefkat ile ilişkisini incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin 7 farklı bölgesinde, okullarda çalışmakta olan 464 psikolojik danışman oluşturmaktadır. Araştırma verileri Stresle Başa Çıkma Tarzları Ölçeği, Duygusal Zekâ Özelliği Ölçeği-Kısa Formu, Öz Anlayış Ölçeği ve Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Psikolojik danışmanların stresle başa çıkma tarzlarının cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, mezun olunan bölüm, öğrenim düzeyi, kurum türü, çalışılan kurumdaki psikolojik danışman sayısına göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesinde bağımsız örneklemler t-testi; okul kademesi, mesleki kıdem, çalışılan kurumda hizmet verilen öğrenci sayısı değişkenleri için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon Analizi ve çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Mevcut araştırmanın bulgularına göre, psikolojik danışmanların stresle başa çıkma tarzları cinsiyet, mezun olunan bölüm, öğrenim düzeyi, okul kademesi, hizmet verilen öğrenci sayısı değişkenleri açısından anlamlı bir farklılık göstermezken; medeni durum, çocuk sahibi olma, kurum türü, çalışılan kurumda bulunan psikolojik danışman sayısı, mesleki kıdem değişkenleri açısından ise anlamlı bir şekilde farklılaştığı görülmüştür. Duygusal zekâ ve öz şefkat düzeylerinin ise stresle başa çıkma tarzlarını anlamlı düzeyde yordadığı görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgular alanyazın ışığında tartışılarak önerilerde bulunulmuştur.

Fatma Büşra Kerkit
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk çağı travmatik deneyimler ile kendine zarar verme davranışları arasındaki ilişkide öz şefkatin aracı rolü

Bu araştırma, çocukluk çağı travmaları ile kendine zarar verme davranışları arasındaki ilişkide öz şefkatin aracılık rolünü incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma nicel araştırmaların bir çeşidi olarak, çocukluk çağı travması, kendine zarar verme davranışı ve öz şefkatten oluşan üç kavramsal yapı arasındaki ilişkinin doğrudan veya dolaylı etki ve boyutunu saptamak üzere korelasyonel bir araştırmadır. Araştırmanın verileri üniversitede çeşitli fakültelerde öğrenimine devam eden 544 öğrenciden toplanmıştır. Katılımcıların yaş aralığı 18-25 arasından değişmekte olup %67.8'i kadın ve %32.2'si erkektir ve %72.2'si birinci sınıf, %11.4'ü ikinci sınıf, %10.3'ü üçüncü sınıf ve %6.1'i dördüncü sınıf öğrencisidir. Çalışmada ölçme araçları olarak: "Çocukluk Çağı Travmaları Anketi", "Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri" ve "Öz-Şefkat Ölçeği Kısa Formu" kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, çocukluk çağı travmaları ile kendine zarar verme davranışları arasındaki ilişkinin anlamlı düzeyde ve pozitif yönde olduğu, çocuk çağı travmaları düzeyi arttıkça kendine zarar verme davranışlarının da arttığı tespit edilmiştir. Çocukluk çağı travmaları ile öz şefkat arasında anlamlı düzeyde negatif ilişki olduğu ve bu doğrultuda çocukluk çağı travmaları düzeyi arttıkça öz şefkat düzeyinin azaldığı görülmüştür. Çocukluk çağı travmaları ile kendine zarar verme davranışları arasındaki ilişkide öz şefkatin aracılık rolü incelendiğinde çocukluk çağı travmalarının kendine zarar verme davranışları üzerinde dolaylı etkisinin anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yani çocukluk çağı travmalarının, öz şefkat yoluyla kendine zarar verme davranışlarını yordadığı görülmüştür. Araştırma modeline öz şefkat dahil edildiğinde ise çocukluk çağı travmaları ile kendine zarar verme davranışları arasındaki toplam etkinin ortadan kalkmadığı ancak öz şefkatin mevcut ilişkiyi zayıflattığı görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çağı travmaları, Kendine zarar verme davranışları, Öz şefkat, Üniversite öğrencileri.

Hüseyin Türk
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ile Türkmenistan müzik eğitiminde kullanılan okul şarkılarının karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışmada; Türkiye ile Türkmenistan'da ilköğretim müzik eğitiminde kullanılan okul şarkıları karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Çalışmanın amacı, her iki ülkenin okul şarkılarının müziksel boyutlar açısından benzerlik ve farklılıklarını ortaya koymaktır. Araştırma, betimsel tarama modeli kapsamında belgesel, makale ve kitaplar incelenmiş; kaynak tarama yöntemiyle yürütülmüştür. Çalışmada toplamda 10 adet müzik kitabı incelenmiştir. Veriler, her iki ülkenin 1., 2., 3., 4. ve 5. sınıf müzik ders kitaplarından toplanmıştır. Analizde, yalnızca sözlü, tamamlanmış ve başlıklı okul şarkıları yer almıştır. Çalışmada her iki ülkenin müzik ders kitaplarında bulunan okul şarkılarının Tonal/ makamsal yapı, ezgisel türleri, ritimsel yapı ve konusal yapıları gibi başlıklar altında inceleme yapılmıştır. Bulgular kısmında Türkiye'deki müzik kitaplarının repertuvarında ritim çeşitliliğinin fazla olduğu görülmüştür. Türkmenistan'da ise makamsal temelli şarkıların oranı daha yüksek bulunmuştur. Türkiye'deki okul şarkılarının çoğu majör dizilere dayanırken, Türkmenistan'da makamsal şarkıların ön planda olduğu tespit edilmiştir. Her iki ülkede de konusal olarak doğa, vatan sevgisi ve toplumsal değerleri işleyen şarkılar ortak tema olarak gözlemlenmiştir. Ritimsel yapıları açısından Türkiye ve Türkmenistan okul şarkılarında 2/4'lük ve 4/4'lük ölçüleri yaygın kullanmasının yanı sıra, Türkmenistan 6/8'lik ölçülere de sıklıkla ağırlık vermiştir. Ezgi yapısında Türkiye şarkıları genelde bir oktav ses aralığında bestelenmiştir. Türkmenistan şarkıları ise daha dar veya pentatonik dizilere dayalıdır. Araştırmada çocuk şarkılarının eğitsel işlevleri vurgulanmıştır. İki ülkede de okul şarkılarının dil gelişimi, sosyal değerler ve kültürel aktarıma katkısı olduğu belirtilmiştir. Türkiye müzik eğitiminde okul şarkıları genelde eğlence, sosyal etkinlikler, değerler eğitimi ve grup çalışmasına yöneliktir. Türkmenistan'da ise ulusal kimlik, vatanseverlik ve kültürel miras aktarımı daha baskın amaçtır. Araştırma sonucunda, iki ülkenin müzik eğitimi sistemlerinde repertuvar ve yöntem farkları olsa da okul şarkılarının pedagojik işlevlerinin benzer olduğu belirlenmiştir. Çalışmada literatür eksikliği vurgulanmış ve Türkmenistan müzik eğitiminin sistematik özellikleri ve gelişimi üzerine daha fazla araştırma yapılması önerilmiştir. Ayrıca Türkmenistan'ın müzik eğitimindeki en önemli eksikliklerden biri, eğitim kademeleri açısından müzik eğitiminin yaygın olarak yürütülmemesi olup; bu nedenle, Türkiye müzik eğitim sistemini örnek model alarak kendi Millî Eğitim sisteminde gerekli revizyonları yapması önerilmiştir. Türkiye'de makamsal eserlerin oranının artırılması önerilmiştir. Bu çalışma, müzik eğitimi literatürüne katkı sunarak, gelecekte yapılacak karşılaştırmalı çalışmalar için temel bir kaynak olma niteliği taşımaktadır.

Karşılaştırmalı müzik
Akmyrat Shajykov
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağı yaş gruplarının müzik tüketimi ve şiddet eğilimi ilişkisi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, Z kuşağı bireylerinin müzik tüketim alışkanlıkları ile şiddet eğilimi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu amaçla, çalışma Z kuşağı yaş gruplarından ulaşılabilen yaklaşık 785 katılımcıdan veri toplanmıştır. Veri toplamaya yönelik olarak, katılımcılara müzik tüketim alışkanlıklarına ve çeşitli demografik değişkenlere göre araştırmacı tarafından geliştirilen "Müzik Tüketim Alışkanlıkları Belirleme Formu" ve şiddet eğilim düzeylerini ölçmeye yönelik Özlem Haskan Avcı ve İbrahim Yıldırım tarafından geliştirilen 20 maddelik "Şiddet Eğilim Ölçeği" uygulanmıştır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modelinde betimsel bir araştırmadır. Araştırmada aynı zamanda korelasyonel (ilişkisel) yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Malatya ilinde bulunan Ortaöğretim ve Yüksek Öğretim kurumlarında öğrenim gören ve ulaşılabilen sayıda katılımcı oluşturmaktadır. Bulgular kısmında erkek katılımcılar ve 2006–2010 doğumlu bireylerde şiddet eğiliminin daha yüksek olduğu görülmüştür. Rap ve arabesk gibi agresif müzik türlerini yüksek sesle dinleyenlerin şiddet eğilimleri yüksektir. Müzik eğitimi müfredatlarında etik içerik analizi yapılması, öğrencilere dinledikleri müziğin içerik ve mesajlarını sorgulama becerisi kazandırılması ve müzik eğitiminin erken yaşlarda başlatılarak sürekli hale getirilmesi önerilmektedir.

Popüler müzik
İrem Polat Açık
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Zihin kuramı öğelerine göre resimli çocuk kitaplarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul öncesi döneme yönelik resimli çocuk kitaplarında yer alan zihinsel durum ifadelerinin içerik analizini yaparak bu kitapların çocukların zihin kuramı gelişimine katkısını ortaya koymaktır. Zihin kuramı bireyin kendi ve başkalarının duygu, düşünce, niyet, inanç ve yanlış inanç gibi zihinsel durumlarını anlama ve yorumlama becerisidir. Erken çocukluk döneminde bu becerinin temellerinin atıldığı dikkate alındığında çocuklara sunulan görsel ve sözel uyaranların niteliği büyük önem taşımaktadır. Bu araştırmada örneklem grubunu oluşturan kitaplar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden maksimum çeşitlilik örneklemesi esas alınarak belirlenmiştir. Bu doğrultuda, son on yıl içerisinde Türkiye'de yayımlanmış, okul öncesi yaş grubuna hitap eden ve içerisinde belirgin bir anlatı yapısı bulunan 30 resimli çocuk kitabı seçilmiştir. Kitapların seçiminde zihinsel durum ifadelerine (duygu, düşünce, niyet, inanç vb.) yer verme potansiyeli taşıyan içerikler önceliklendirilmiştir. Farklı yayınevlerinden seçilen kitaplar; yazar çeşitliliği, tematik farklılıklar, karakter yapısı ve anlatım biçimi açısından çeşitlilik gösterecek şekilde seçilmiştir. Seçilen kitapların tamamı resimli hikâye kitabı niteliğinde olup, anlatı içeren metinler barındırmaktadır. Ayrıca kitapların okul öncesi eğitim ortamlarında kullanılabilir nitelikte olmasına dikkat edilmiştir. Bu bağlamda örneklem grubundaki kitaplar, güncel çocuk edebiyatı ürünleri arasında zihin kuramı bileşenlerinin temsilini analiz etmek için uygun bir temsil gücüne sahiptir. Analizler; duygular, düşünceler, niyetler, inançlar, yanlış inançlar ve başkalarının bakış açısını anlama olmak üzere altı temel zihin kuramı bileşeni üzerinden gerçekleştirilmiştir. Her bir bileşenin kitaplarda ne sıklıkla yer aldığı belirlenmiş, örnek cümleler üzerinden derinlemesine değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma sonuçları, resimli çocuk kitaplarının yalnızca dil gelişimini değil; empati kurma, perspektif alma, duyguları tanıma ve sosyal etkileşimleri anlamlandırma gibi sosyal bilişsel becerilerin gelişimini destekleme açısından da önemli bir araç olduğunu göstermektedir. Özellikle duyguların yoğun biçimde işlendiği ve karakterlerin düşünsel içeriklerine dayalı eylemlerinin açıklandığı kitapların, çocukların zihin kuramı gelişimini desteklediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, yanlış inanç içeren kurguların çocuklarda zihinsel esneklik kazandırdığı ve başkalarının düşünce ile inançlarını anlama becerilerini pekiştirdiği gözlemlenmiştir. Araştırma bulguları ebeveynlere, öğretmenlere ve çocuk edebiyatı yazarlarına zihin kuramı destekli kitap seçimi ve kullanımı konusunda somut öneriler sunmaktadır. Ayrıca çalışma erken çocukluk eğitiminde zihin kuramı gelişimini destekleyecek materyal tasarımına yönelik teorik bir temel de sağlamaktadır. Bu yönüyle araştırma okul öncesi dönemde sosyal biliş gelişimini destekleyen özgün bir kaynak niteliği taşımakta ve çocuk edebiyatı ile gelişim psikolojisi arasında güçlü bir köprü kurmaktadır. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk, Zihin Kuramı, Resimli Çocuk Kitapları, Sosyal Biliş, İçerik Analizi

Zehra Berke Polat
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Norm fazlası öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Malatya ili örneği

Yoğun ve uzun süreli stresin neden olduğu fiziksel, duygusal ve zihinsel tükenme durumuna tükenmişlik sendromu denir. Tükenmişliğin hayatın her alanında ortaya çıktığı gözlemlense de iş hayatında da yoğun bir şekilde görülen bir durum olduğu bilinmektedir. Bu araştırmanın amacı, Malatya ilinde devlet okullarında çalışan norm fazlası öğretmenlerdeki tükenmişlik sendromu düzeyinin belirlenmesidir. Bu araştırma, nicel araştırma yöntemi kullanılarak yapılmış ve betimsel tarama modeli tercih edilmiştir. Veri toplama araçları; 26 Maddeden oluşan Öğretmen Mesleki Tükenmişlik Ölçeği ve 6 maddelik Demografik Formʼdur. Araştırmanın evrenini Malatya ilinde devlet okullarında görev yapmakta olan norm fazlası öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Malatya merkez ilçelerindeki devlet okullarında görev yapmakta olan 372 norm fazlası öğretmendir. Örneklem evren içinden maksimum çeşitlilik örneklemi yöntemiyle seçilmiştir. Katılımcılardan, çevrimiçi ve yüz yüze ölçek ile demografik form uygulamasıyla toplanan nicel veriler, SPSS-26 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; ortalama puanlar, standart sapma ve frekans gibi betimsel analiz yöntemleri ile Bağımsız Örneklemler T-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA) testi uygulanmıştır. Verilerin analizi neticesinde; katılımcıların büyük çoğunluğunun orta düzeyde mesleki tükenmişlik yaşadığı; cinsiyet, yaş ve eğitim durumunun mesleki tükenmişlik üzerinde anlamlı bir farklılık göstermediği ancak mesleki kıdemin, branşın ve çalışılan okul kademesinin mesleki tükenmişlik açısından anlamlı farklılıklar gösterdiği anlaşılmıştır. Son olarak, çalışmanın öğretmenlerin mesleki tükenmişlik düzeylerine ilişkin sonuçlarına ve ileride benzer konularda yapılacak araştırmalar için önerilere yer verilmiştir.

Rabia Şimşek
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2025
00