İskenderun Technical University
Discipline

Deniz Ulaştırma Mühendisliği Anabilim Dalı (disiplinlerarası)

İskenderun Technical University

32

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

32 Theses
Master'sOpen AccessTR

Denizcilik Meslek Liseleri mezunlarının eğitimden sonraki kariyer tercihlerinin incelenmesi: MDTO Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi mezunları üzerine bir çalışma

Türkiye üç tarafı denizler ile çevrili, 2 tane önemli boğaza sahip, kıyı uzunluğu 8000 km yi geçen ve okyanuslar ile bağlantılı denizlere sahip bir coğrafyaya sahiptir. Bu özelliklerimiz Deniz ticareti için ülkemizi oldukça elverişli kılmaktadır. Global ölçekte gerçekleşen ticaretin %83'ünün de Deniz Yolu ile yapıldığı dikkate alındığında Deniz Ticaretinin ülkenin ekonomik olarak gelişme sürecindeki önemi yadsınamaz. Ülkemizin Deniz Ticaretinin beklenen ölçekte ve verimlilikte gerçekleşmesi adına baş aktör ise insan faktörüdür. Her alanda olduğu gibi Denizcilik alanında da nitelikli, eğitimli ve donanımlı iş gücüne ihtiyaç vardır. Ülkemizde Mesleki Eğitim ve Öğretimin alanlarından biri olan Denizcilik alanında iyi eğitilmiş ara eleman ihtiyacı göze çarpmaktadır. Bu eksikliği karşılama noktasında önemli saç ayaklarından olan Denizcilik Meslek Liselerinden mezun olan öğrenciler bu ihtiyacı cevap vermeye yönelik eğitilmektedir. Ancak mezuniyet sonrası öğrencilerin kariyer tercihleri gözlemlendiğinde denizcilik alanında devam eden öğrencilerin sayılarının istenen oranda olmadığı gözlemlenmektedir. Bu çalışmada Denizcilik Meslek Lisesinden mezun olan öğrencilerin eğitim gördükleri alanda meslek hayatına devam etmeme nedenleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu kapsamda Mersin Deniz Ticaret Odası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinden 2013-2021 yılları arasında mezun olan öğrencilere yönelik bir anket uygulanmış ve uygulanan bu ankete SPSS 22 programı aracılığıyla Frekans Dağılımı Analizi, Yüzde Analizi, Çaprazlama Analizi uygulanmıştır. Mevcut durum hakkında değerlendirmeler ve çözüm önerilerinde bulunulmuştur.

Mesut Önsesveren
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Yeşil tersane konsepti ve sürdürülebilirliği

İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana dünyada yaşanan politik ve teknolojik gelişmeler ticareti direkt etkilemiştir. Ticari taşımacılığın en büyük ayağı olan deniz yolu taşımacılığı da bu etkileşimin yaşandığı ilk alanlardan biri olarak karışımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla deniz yolu taşımacılığındaki değişimler, gemileri de değişime ve yeniliklere zorlamıştır. Bu değişimler ve yenilikler; gemilerin büyüklüğünde, yapısında, kapasitesinde, tipinde ve hızında yaşanmıştır ve yaşanmaya da devam etmektedir. Gemilerde yaşanan bu değişimler gemilerin imal edildiği tersaneleri de değişkenliğe ve yenilikçi olmaya teşvik etmiştir. Gemi inşa sanayi teknolojik gelişmelerin ve özellikle de son elli yıldır dünya gündeminde olan çevre hassasiyeti konularındaki artışların paralelinde belirli kritik aşamalardan geçmektedir. Bu geçiş dönemleri gemi inşa sanayinin de köklü revizyonlara geçiş yapmak zorunda kaldığı dönemlerdir ve bu değişim dönemlerinin de devam edeceği öngörülmektedir. Küresel denizcilik endüstrisi, çevre üzerinde önemli bir etkiye sebep olurken çevresel iyileştirme konularında diğer endüstrilerin gerisinde kaldığı düşünülmektedir. Politik düzenlemelerin ve finansal faktörlerin yönlendirdiği artan çevresel kaygılar, denizcilik endüstrisinin çevre üzerindeki etkilerini azaltmasını gerektirmektedir. Gemilerin sürdürülebilirliğini yansıtan, özellikle fosil yakıtların verimli ve etkin kullanımına odaklanan kapsamlı bir literatür varken, tersanelerin sürdürülebilirliğine ve çevreci olmasına odaklanan maalesef çok az çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmanın temel amacı 'Yeşil İş Konsepti' nin tersanelere uygulanabilirliğini incelemektir. Bu hedef doğrultusunda konuya geniş bir bakış açısı kazandırabilmek için nitel ve nicel araştırma süreçleri yürütülmüş, detaylı literatür taraması yapılmış, yarı yapılandırılmış mülakatlar uygulanmış ve mülakatlar sonucunda ortaya çıkan kriterler çok kriterli karar verme yöntemleri kullanılarak kriterlerin ağırlıklandırılması yapılmıştır. Araştırma bulguları, uygun bir Yeşil Tersane tanımının formüle edilmesi ve gemi inşa sanayi sektörünün çevreci ve sürdürülebilir olması yolunda bir çerçeve çizmeye yönelik değerlendirmeler içermektedir.

Tunahan Gültekin
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genel kargo gemileri için yapay sinir ağları ile ana makine güç tahmini

Gemilerin fiziksel inşasına başlamadan önce, ön tasarım aşamasında birkaç temel parametrenin belirlenmesi çok önemlidir. Geleneksel olarak, ana makine gücünü ve diğer temel gemi parametrelerini belirlemek için hidrodinamik model testleri kullanılmaktadır. Bu testler güvenilir olsa da, doğası gereği zaman alıcı ve pahalıdır. Bu çalışmada, genel kargo gemileri için ana makine gücünün tahmini, geleneksel yaklaşıma alternatif olarak yapay sinir ağı (YSA) yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. YSA modelinde, geminin toplam uzunluğu, genişliği, gros tonajı, detveyt (DWT) ve servis hızı dahil olmak üzere kapsamlı bir girdi parametresi kümesi kullanmıştır. Zengin bir veri seti kullanılan çalışmada verilerin %70'i model eğitimi, %15'i doğrulama ve kalan %15'i test için ayrılmıştır. YSA modelinin güvenilirliğini ve genelleştirme kabiliyetini artırmak için, her çalışmada farklı sayıda gizli nöron rastgele atanarak toplam 1000 alternatif model oluşturulmuştur. Belirlenen en iyi modelde eğitim, doğrulama ve test veri kümeleri için R değeri sırasıyla 0,992, 0,988 ve 0,986 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca, ortalama mutlak hata (MAE) ve hata kareler ortalamasının karekökü (RMSE) değerleri, tüm normalize edilmiş veri kümelerinde tutarlı bir şekilde düşük kalmış ve MAE için 0,0128 ile 0,0148 ve RMSE için 0,0178 ile 0,0238 arasında değişmiştir. Bu sonuçlar, YSA modelinin ana makine gücünü tahmin etmedeki başarısını vurgulayarak, onu geleneksel hidrodinamik model testleri yerine uygulanabilir ve verimli bir alternatif olarak kullanılabileceğini göstermiştir

Emrullah Çirçir
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ham petrol tankerlerinde volatile organic compound (VOC) etkisi gemi emniyeti açısından değerlendirme

Bu çalışma, ham petrol tankerlerinden kaynaklanan uçucu organik bileşiklerin (VOC) gemi emniyeti üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde incelemektedir. VOC'ler, ham petrolün taşınması ve depolanması sırasında atmosfere yayılan, çevreye ve insan sağlığına zarar veren kimyasal maddelerdir. Bu kapsamda VOC emisyonları, tanker operasyonları sırasında gemi personelinin karşı karşıya kaldığı önemli bir tehlike olup, patlama ve yangın gibi ciddi güvenlik risklerine yol açabilmektedir. Bu çerçevede bu çalışma itibariyle VOC'lerin neden olduğu güvenlik sorunları ayrıntılı olarak analiz edilmekte, VOC'lerin maruz kalınma durumunda personel sağlığı ve gemi operasyonları üzerindeki olumsuz etkileri değerlendirilmektedir. Tüm bunlarla beraber çalışmada mevcut güvenlik standartları ve önleyici tedbirlerin etkinliği gözden geçirilerek, gemi emniyetini artırmaya yönelik çeşitli stratejiler önerilmektedir. Özellikle VOC emisyonlarını azaltmaya yönelik teknolojik çözümler (örneğin, gaz geri kazanım sistemleri ve kapalı sistem depolama) ile operasyonel yöntemler (gemi bakım ve havalandırma sistemlerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gibi) detaylandırılarak bu çözümlerin gemi emniyeti üzerindeki olumlu katkıları ele alınmaktadır. Ayrıca VOC kaynaklı risklerin azaltılması ve gemi personelinin sağlığının korunması için uygulanabilecek yönetmelikler ve protokoller üzer*ne öneriler sunulmaktadır. Genel olarak VOC emisyonlarının yönetimi ve azaltılmasının gemi operasyonlarının güvenliği, çevreye verilen zararların sınırlandırılması ve gemi personelinin sağlığının korunması açısından ne denli kritik bir rol oynadığını vurgulamaktadır. Bu doğrultuda VOC risklerini etkili bir şekilde yönetmenin, yalnızca gemi personelinin sağlığını değil, aynı zamanda çevresel sürdürülebilirliği de destekleyecek bir gereklilik olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.

Gemi emniyet yönetimiHam petrol
Hazal Kahraman
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Van gölü bölgesinde faaliyet gösteren gemilerden kaynaklı egzoz emisyonlarının tahmini

Van Gölü üzerinde gemilerle gerçekleştirilen yük ve yolcu taşımacılığı gibi faaliyetlerin geçmişi uzun yıllar öncesine dayanmaktadır. Günümüzde ise göl üzerindeki bu faaliyetler dizel motorlu gemilerle yapılmaktadır. Gemilerin kullandıkları fosil yakıtların dizel motorlarda yanması sonucu ortamda karbon dioksit (CO2), azot oksit (NOX), karbon monoksit (CO), kükürt oksit (SOX), partikül madde (PM), uçucu organik bileşik VOC ve hidrokarbon (HC) gibi egzoz emisyonlarının oluşumu gerçekleşmektedir. Gemi makinelerinde oluşan insan sağlığına ve çevreye zararlı olan egzoz emisyonları gemilerin bacalarından dışarı çıkarak havayı kirletmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda Van Gölü bölgesi ile ilgili gemilerden kaynaklı oluşan egzoz emisyon değerlerinin tespitine yönelik yapılmış bir çalışmanın yapılmadığı görülmüştür. Bu sebeple bu çalışma, alanda yapılmış olan mevcut diğer çalışmalardan farklılığını ortaya koyarak önemini artırmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında, Van gölü bölgesinde faaliyet gösteren gemilerden kaynaklı egzoz emisyonlarının tahmini değerlerinin belirlenmesi ve ayrıca elde edilen emisyon değerlerinin bölgenin insan sağlığına ve çevresine olan muhtemel etkilerinin ortaya çıkarılması ile ilgili ileride yapılacak çalışmalarda referans alınacak bir çalışma olması amaçlanmaktadır. Van Gölü bölgesinde gemilerden kaynaklı egzoz emisyon değerlerinin tespiti ile ilgili çalışmada göl üzerinde faaliyet gösteren 6 feribot (4 eski ve 2 yeni), 2 deniz otobüsü ve 5 yolcu motoru olmak üzere toplamda 13 deniz aracına ait gerçek yakıt değerleri kullanılmıştır. Emisyon hesaplamalarında yukarıdan aşağı (top-down) yöntemi kullanılmış olup öncelikle 13 deniz aracından kaynaklı oluşan 8 yıl 11 aylık bir emisyon tahmini yapılmıştır. Daha sonra ise sadece 6 adet feribot için 1988 yılından 2020 yılına kadar yaklaşık 33 yıllık bir emisyon tahmini yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda Van Gölü bölgesinde faaliyet gösteren gemilerden kaynaklı oluşan toplam egzoz emisyon değerleri hesaplanarak sunulmuştur.

Özcan Aygül
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Van gölü bölgesinde gerçekleştirilen intermodal taşımacılık uygulamalarının ekonomik analizi

Türkiye sınırları içerisinde gerçekleştirilen yurt içi yük taşımacılığı, karayolu ağırlıklıdır. Diğer taşıma türlerinin kullanımı karayollarına göre oldukça düşük gerçekleşmektedir. Büyük oranda karayolu kullanımı yüksek maliyet ve yakıt tüketimi oluşturmaktadır. Bu olumsuz etkileri minimum seviyeye düşürmek için İntermodal taşımacılık kullanılmalı ve teşvik edilmelidir. Bu çalışmada Van Gölü bölgesinde gerçekleştirilen intermodal taşımacılık kapsamında iç suyolu, denizyolu ve demiryolu taşıma modu incelenerek başta toplam taşıma maliyeti olmak üzere taşıma süresi ve yakıt tüketimi değişkenleri ile karayolu taşıma modu karşılaştırılmaktadır. Bu karşılaştırmanın ekonomik açıdan analizi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda örnek olay çalışma ile belirli bir miktar yükün, İstanbul'dan farklı taşıma modları kullanılarak Van ilinin İran sınır kapısı olan Kapıköy'e taşınması planlanmıştır. Bu doğrultuda Van Gölü'nde faaliyet gösteren tren feri hattının bu karşılaştırmaya olan ekonomik etkisinin araştırılması hedeflenmiştir. Bu çalışmada karar vericilerin toplam taşıma maliyetini minimuma indirecek çözümü seçeceği varsayılarak genel taşıma maliyetleri üzerinden bir model oluşturulmuştur. Bu model intermodal taşımacılığa uyarlanmıştır. Ayrıca modelde yükleyicilerin (karar vericilerin) toplam taşıma maliyetlerini minimuma indirmek istediği varsayılmakta, bu sebeple en düşük toplam maliyeti veren çözüm seçilmektedir. Ton veya araç başına birim maliyet ve toplam taşıma maliyeti için formül oluşturulmuş ve kullanılmıştır. Van Gölü ve çevresinde gerçekleştirilen intermodal taşımacılığın Türkiye ve birçok ülkenin taşımacılık ağını etkileyici ekonomik avantaja sahip olduğu belirlenmiştir. İntermodal taşımacılığın kullanılmasıyla oluşan bu olumlu etkinin yanında taşıma süresinde belirli bir artış yaşandığı gözlemlenmiştir. Bu olumsuz etkinin azalması adına Türkiye'de şuan yapılmakta olan ve yapılacak ulaştırma yatırım ve projelerin kısa sürede hayata geçirilmesi hayati öneme sahiptir. Bu durumun, Türkiye'nin jeoekonomik, jeopolitik ve jeostratejik açıdan daha güçlü konuma ulaşmasını sağlayacağı ön görülmektedir.

Hüseyin Doğan
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil limanlarda performans kriterlerinin değerlendirilmesi üzerine nicel bir araştırma

Dünya ticaretinde büyük payı olan deniz taşımacılığı, ülkelerin dışa açılan kapısı konumundaki limanların önemini arttırmaktadır. Ticaretin artması liman operasyonlarının artması anlamına gelmektedir, bu da limanlardaki gemi yoğunluğu, yük operasyonları ve hinterlant bölgelerine taşımacılık trafiğinin artması demektir. Liman faaliyetlerinin artması olumsuz çevresel etkileri de beraberinde getirmektedir ki denizcilik sektörü literatüre girmiş önemli çevresel felaketlere neden olabilen bir sektördür. Yol açtığı çevresel olumsuzluklar yalnızca ülke bazlı olmayıp küresel etkileri de olabilmektedir. Olumsuz çevresel etkilere karşı çevre dostu bir girişim olan ve günümüzde de yaygınlaşmaya başlayan, önemli katma değere sahip yeşil liman gönüllülük projesi hem Türkiye'de hem de diğer ülkelerde teşvik edilmektedir. Bu girişimler şu an gönüllülük noktasında olsa da gelecekte tüm limanlar için bir gereksinim olabileceği öngörülmektedir. Bu nedenle büyük yatırımlarla kurulan ve geliştirilen limanlar olumsuz çevresel etkilerinin farkındalığını yönetimlerinde ön planda tutarak ve bu doğrultuda stratejiler ve çözümler üreterek küresel rekabete kendilerini hazır tutmalıdır. Bu araştırmada Türkiye'deki limanlar için yeşil performans kriterleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda liman yetkililerine belirlenen bu kriterlerin önem ağırlıkları konusunda anket uygulanmıştır. Anketteki bu kriterlerin bulanık analitik hiyerarşi süreci (AHS) yöntemi ile kendi aralarında ikili karşılaştırmaları yapılmış, Türkiye limanları için en önemli ilk üç kriterin sırasıyla tehlikeli atık elleçleme (%16,65), su kirliliği (%16,19) ve hava kirliliği (%13,70) olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar ışığında Türkiye'deki limanlar belirlenen çevresel kriterlerin önem derecelerine göre olumsuz çevresel etkilerini azaltacak planlamalar ve girişimlerde bulunabilirler.

Mustafa Akın
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konteyner elleçleme için ekonometrik tahminleme: ARMA modeli uygulaması

Geleceği planlamada son derece önemli olan öngörü, denizcilik alanında yapılan yatırımların oldukça maliyetli ve geri döndürülemez olmasından dolayı bu alanda ayrı bir öneme sahiptir. Öngörülerin uzun dönemli olması yatırımlarda daha çok önem kazanırken kısa dönemli olması operasyonlarda ve liman kaynaklarının dağıtımında önem arz etmektedir. Bu çalışmada amaç 2018'in son üç ayını ve 2019 yılını kapsayan zaman dilimi için Türkiye'deki ithalat ve ihracat konteynerlerin toplamına yönelik aylık öngörü yaparak liman yöneticilerine liman operasyonlarında karar alma noktasında katkı sağlamaktır. Çalışmada yıl içindeki değişimleri izleyebilmek için kısa dönemli aylık tahmin yapılmıştır. Çalışmada amaç doğrultusunda literatürde kısa dönemli öngörülerde diğer yöntemlere göre çok daha iyi olan, sistematik bir bakış açısı sağlayan, hesaplamada basit ve hızlı olan, dinamik yapıları kapsayan Box – Jenkins yöntemi seçilmiştir. Makalenin en önemli sonuçlarından biri Box – Jenkins yönteminin aşamalarından biri olan modelin tahminlenmesi aşamasında kullanılan Akaike ve Schwarz bilgi kriterlerinin her zaman doğru sonuç vermeyeceği yanıltıcı olabileceği sonucudur. Liman yöneticilerinin aylık elleçlemeler hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlamak için, çalışmada 2018'in son üç ayını ve 2019 yılını kapsayan zaman dilimi için Türkiye'deki ithalat ve ihracat konteynerlerin toplamına yönelik aylık öngörü yapılmıştır. Aylık öngörüler ile kendi paylarını hesaplayan kullanıcıların, bu hesaplamalar sayesinde liman operasyonlarını yönetmelerinin de kolaylaşabileceği düşünülmektedir. Çalışmada deterministik trend ve mevsimsellik değişkenlerinin modele direkt dahil edilmesi ve öngörülerde bu değişkenlerin etkilerinin direkt olarak yansıtılması başka çalışmalara da ilham verebileceği düşüncesi ile çalışmanın bilime katkısını ortaya koymaktadır.

Elif Tuçe Bal
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dökme yük ve genel kargo gemi kazalarının analizi

Dökme yük ve genel kargo gemilerinin teknolojik ilerlemeler ışığında gelişimleri devam etmektedir. Her ne kadar modern gemilerin seyir emniyetlerinin sağlanması bakımından büyük gelişmeler yaşansa da meydana gelen deniz kazalarının tamamen ortadan kaldırılması sağlanamamıştır. Deniz kazaları sonuçları bakımından, can ve mal kaybı başta olmak üzere ciddi çevresel ve hukuki sorunlara yol açabilen bir kaza türüdür. Bu bakımdan deniz kazalarının meydana gelmesinde etkili olan kaza nedenlerinin ortaya çıkartılması ve yeniden oluşumların önüne geçilmesi amacıyla önleyici tedbirlerin alınması çok büyük önem arz etmektedir. Bu çalışmada, Kasım 2008-Ekim 2018 tarihleri arasında dökme yük ve genel kargo gemilerinde meydana gelen ve kaza raporlarına ulaşılan 48 adet çatışma ve 25 adet karaya oturma deniz kazaları incelenmiştir. Dökme yük ve genel kargo gemilerinde meydana gelen çatışma ve karaya oturma deniz kazalarının analizinde Open FTA (Fault Tree Analysis) programı kullanılmıştır. Ayrıca, duyarlılık analizi yapılmıştır. Bu tip gemilerde meydana gelen çatışma deniz kazalarına yol açan en önemli kaza nedeninin, COLREG yorumlama hatası olduğu ortaya çıkartılmıştır. Yine bu tip gemilerde meydana gelen karaya oturma deniz kazalarına yol açan en önemli kaza nedeninin ise, köprüüstü kaynak yönetimi iletişim eksikliği olduğu bulunmuştur. Ayrıca, çatışma ve karaya oturma deniz kazalarına karışan gemiler bayrak devletleri, grostonları ve meydana gelen kazaların kaza boyutu bakımından incelenmişlerdir. Kazaların önlenmesine yönelik olarak; gemi adamlarının eğitimleri konusunda hassasiyet gösterilmesi gerektiği, bayrak devletlerinin, liman devletlerinin ve şirket yönetimlerinin gemiler üzerindeki denetimlerinin artırılması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunulmuştur.

Ahmet Lutfi Tunçel
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Akdeniz gemi acenteleri kapsamında e-gümrük hizmetinin teknoloji kabul modeli ile değerlendirilmesi

Bilgi teknolojisindeki gelişmeler ve gümrük idarelerinde internet uygulamalarının artması ile birlikte ortaya çıkan elektronik gümrük kavramı, gümrük hizmetlerini sunmada geleneksel yöntemlerin aksine işlem adımlarını azaltması, ticarete şeffaflık kazandırması ve daha kolay erişilebilir olmasını sağlamada önemli rol oynamaktadır. Denizcilik sektöründe liman giriş ve çıkışlarında paydaşlar tarafından kullanılan elektronik gümrük sistemlerinin ilgili literatürde adaptasyonlarının araştırılmadığı tespit edilmiştir. Bu alandaki boşluk dikkate alındığında ticaretin kolaylaştırılması ve karmaşıklığın ortadan kaldırılması amacıyla kullanılan e-gümrük hizmetlerinin kabulünün açıklanması önem arz etmektedir. Birçok farklı alanda kullanılan bilgi teknolojilerinin benimsenme ve kabul davranışını açıklama ve öngörmede Teknoloji Kabul Modeli (TKM) yaygın olarak kullanılmıştır. Buna dayanarak araştırmanın amacı, gemi acente çalışanlarının Teknoloji Kabul Modeli çerçevesinde e-gümrük sistemine dönük adaptasyonlarını açıklamaktır. Araştırmanın amacına ulaşmak maksadıyla nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmış ve Doğu Akdeniz Bölgesinde faaliyet gösteren 84 gemi acente çalışanları kapsamında değerlendirilmiştir. TKM içerisinde yer alan değişkenlerin birbiriyle ilişkilerini incelemek amacıyla regresyon analizinden yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, tutum ve davranışsal niyet değişkenleri gemi acente çalışanlarının e-gümrük hizmetine adaptasyonlarını etkileyen değişkenler olarak tespit edilmiş ve söz konusu değişkenlerin adaptasyonlarını açıklamadaki önemi tespit edilmiştir. Ancak e-gümrük sisteminin benimsenmesinde davranışsal niyet değişkeni gerçek kullanımı düşük oranda açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Başak Gökpınar Bozhüyük
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilik sektöründe entegre platform kontrol ve izleme sistemlerinin teknoloji kabul modeli ile incelenmesi

Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi (EPKİS)'nin insan üzerindeki adaptasyonunun incelenmesiyle ilgili literatürde sınırlı sayıda araştırma yapıldığı görülmüştür. Bu alanda literatürdeki boşluk düşünüldüğünde gemilerde kullanılan Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemleri'nin keşfedilmesi ve bu sistemlerin kullanımına etki eden faktörlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmanın temel amacı, denizcilik sektöründe Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi'nin açıklanması ve gemilerde kullanılan bu sistemin kullanımına etki eden faktörlerin incelenmesidir. Günümüze kadar teknolojinin kabulü ve benimsenmesiyle ilgili birçok teorik model geliştirilmiştir. Teknoloji Kabul Modeli (TKM), farklı alanlarda teknolojinin kabulünü tahmin etmede ve yeni sistemlerin kullanımını açıklamada yaygın olarak kullanılmaktadır. Literatür taramasında Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemleri'nin kullanım kabulünün incelemek maksadıyla yapılan çalışmaların sınırlı olduğu görülmüştür. Bu kapsamda Teknoloji Kabul Modeli'ne yeni değişkenler eklenerek EPKİS için entegre bir model geliştirilmiştir. Araştırma modelinde; algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, niyet, tutum, gerçek kullanım, sonuç gösterilebilirlik ve işe uyum değişkenlerine yer verilmiştir. Bunun yanı sıra, katılımcıların demografik özelliklerinin, algılanan fayda ve algılanan kullanım kolaylığı üzerindeki etkisini ortaya koymak maksadıyla modele demografik faktörler de dahil edilmiştir. Modele entegre edilen demografik faktörler; kullanıcının yaş aralığı, eğitim durumu, mesleki tecrübesi, kurs görme durumu ve çalıştığı bölüm olarak incelenmiştir. Bu araştırma kapsamında, geliştirilen modelin toplanan veriler tarafından desteklenip desteklenmediği açıklamak için Türkiye'de gemilerde çalışan 247 gemi adamına anket uygulanmıştır. Araştırma neticesinde ortaya çıkan verilerin, SPSS 25 programıyla analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda EPKİS'in kullanımına yönelik tutum değişkeninin, kullanım niyeti üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu; fayda algısı değişkeninin ise, teknoloji kullanımına yönelik tutum ve niyet üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca işe uyum ve sonuç gösterilebilirlik değişkenlerinin, algılanan fayda üzerinde olumlu bir etkisinin olduğu da açıklanmıştır. Kullanıcının çalıştığı bölüm ve kurs görme durumu, algılanan fayda değişkeni için anlamlı bir farklılık göstermediği gözlemlenmiştir. Eğitim durumu, mesleki tecrübe ve yaş aralığının ise kullanıcıların algıladıkları faydada anlamlı bir farklılık gösterdiği değerlendirilmiştir. Bu araştırma, Entegre Platform Kontrol ve İzleme Sistemi için yapılan çalışmaları genişletmektedir. Araştırmada elde edilen bulgularla sistem tasarımcılarına yol gösterilebilmektedir.

Samet Özcan
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Liman devleti denetimlerinde can kurtarma teçhizatı kaynaklı uygunsuzluklara yol açan faktörlerin analizi

Deniz yolu taşımacılığında, gemiler içinde bulundukları deniz ortamında tehlikeli durumlarla karşı karşıya kalabilmektedirler. Can kurtarma teçhizatları meydana gelen tehlikeli bir olay sonucunda yolcu ve gemi adamlarının hayatta kalmalarını, denizden kurtarılmalarını sağlayan ekipmanlardır. Can kurtarma teçhizatlarıyla ilgili çeşitli standartlar vardır, gemilerin belirlenen söz konusu standartlara uygun olup olmadığının kontrolü denetimlerle yapılmaktadır. Bu denetimlerden bir tanesi olan liman devleti denetimlerinde, insan hayatının kurtarılmasında ciddi öneme sahip olan can kurtarma teçhizatlarıyla ilgili uygunsuzluk sayısının fazla olduğu görülmektedir. Bu nedenle can kurtarma teçhizatı kategorisindeki uygunsuzlukların azaltılması önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında, liman devleti denetimlerinde can kurtarma teçhizatı kategorisinde yer alan uygunsuzluklara yol açan faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. İki aşamadan oluşan tez çalışmasının ilk aşamasında, can kurtarma teçhizatı kaynaklı uygunsuzluklara yol açan on yedi faktör tespit edilmiş ve bu faktörler üç tema altında toplanmıştır. İkinci aşamada, tespit edilen faktörlerin birbirleriyle ilişkileri ve ağırlıkları belirlenmiştir. Analizler sonucunda elde edilen bulgulara göre, gemi adamı kaynaklı faktörler ağırlık oranı en yüksek tema olarak tespit edilmiştir. Gemi adamlarının emniyet kültürünün zayıf olması ise ağırlığı en yüksek faktör olarak öne çıkmıştır. Ayrıca faktörlerin birbirleriyle olan ilişkilerine bakıldığında, dış denetimlerin yetersiz yapılması faktörü en fazla etkileyen faktördür. Planlı bakım tutumun gereklerine uyulmaması faktörü ise en fazla etkilenen faktör olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak, can kurtarma teçhizatı kaynaklı uygunsuzluklara yol açan faktörlerin ağırlıkları, birbirleriyle olan ilişkileri belirlenmiş ve etkilerinin azaltılması için önerilerde bulunulmuştur.

Şükrü İlke Sezer
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Römorkör çekme sisteminin bulanık hata türleri ve etkileri analizi yöntemi ile risk değerlendirmesi

Denizcilik tarihine boyunca, deniz taşımacılığı ihtiyaçlarını gidermek için çeşitli gemi tipleri geliştirilmiştir. Deniz taşımacılığına artan talep neticesinde gemi sayıları ve boyutlarında artış meydan gelmiştir. Ticaret gemilere ek olarak, gemilerin manevralarına yardımcı olması için römorkörler kullanılmaya başlanmıştır. İlk römorkörler çarklı ve buhar makineleri ile donatılmıştır. Daha sonra dizel motorların icadı ile römorkörlerin gelişimi devam etmiştir. Buna ek olarak azimut ve Voith-Schneider pervaneleri ile römorkörlerin manevra kabiliyetleri de gelişmiştir. Römorkörler içinde birçok alt sistemi barındıran karmaşık deniz araçlarıdır. Bu sistemlerin biri olan çekme sistemi, römorkörler için kritik bileşenlerden biridir. Çekme sisteminin sorunsuz çalışması can ve mal güvenliği açısından kritik öneme sahiptir. Bu tez çalışmasında römorkör çekme sistemi teknik açıdan incelenerek risk analizi gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda alanında tecrübeli uzman grubu ile römorkör çekme sistemi için hata modları belirlenmiş ve bunların önceliklendirilmesi kural tabanlı bulanık FMEA yöntemi ile yapılmıştır. Son olarak riskli hata modları için önleyici eylemler önerilmiştir. Sonuçları en riskli üç hata modunun sırasıyla çekme sistemi halat hatası (RPN=6,4), çekme sistemine kompresörden yetersiz hava gelmesi (RPN=6,0) ve sistem bileşenlerinde çatlama veya kırılma (RPN=5,88) olduğunu göstermiştir. Genellikle operasyonel veya insan kaynaklı sebeplerden karşımıza çıkan bu hataların etkileri ise çekme operasyonun aksaması veya tamamen durması, personel yaralanmaları veya ölümleri ve çevresel felaketler olarak özetlenebilir. Bu hataların önüne geçebilmek için temelde yapılması gereken eylem, ilgili bileşen ve operasyonların sistematik bir şekilde kontrol ve kaydının yapılmasıdır. Ayrıca düzenli ve iyi planlanmış bakım ve onarım programları da diğer önemli bir önleyici faaliyet olarak değerlendirilmiştir.

Mehmet Ada
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Limanlarda kullanılan terminal işletme sistemlerinin seçiminde, çok kriterli karar verme yönteminin kullanılması

Bu çalışmanın amacı; limanlar ve terminallerin, işletme koşullarına en uygun Terminal İşletme Sisteminin (TİS) seçimi için Çok Kriterli Karar Verme (ÇKKV) yöntemlerinin etkinliğini, örnek bir uygulama üzerinden ortaya koymaktır. Çalışmada liman işletmelerinin, Terminal İşletme Sistemi (TİS-TOS) seçimine ilişkin karar değişkenlerini belirsizlik altında değerlendirmesi amacıyla, Aralık Tip 2 Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (IT2F AHP) yöntemi uyarlanmaktadır. Ayrıntılı literatür taraması ve odak grup çalışması sonucunda teknik‐işlevsel performans, operasyonel uyum, ekonomik fizibilite, sürdürülebilirlik ve teknik altyapı boyutlarını kapsayan değerlendirme kriterleri tanımlanmıştır. Karar kriterleri, IT2F bulanık dil değişkenleri kullanılarak ikili karşılaştırma matrisleri biçiminde modellenmiş; tutarlılık denetimleri, bulanık ağırlıklandırma ve çözümleme adımları çalışmada ayrıntılı şekilde raporlanmıştır. Yapılan örnek uygulama sonucunda TİS seçiminde operasyonel verimliliği hedefleyen kriterlerin en yüksek önceliğe sahip olduğu görülmüş ve kriterlerin ağırlıklarına istinaden en uygun TİS yazılımı belirlenmiştir. Çalışmada, limanlar bağlamında IT2F AHP'nin TİS seçimine yönelik, ilk bütüncül uygulama modeli sunulmakta; literatürde dağınık biçimde yer alan kriterler hiyerarşik bir yapıda bütünleştirilmektedir. Bu doğrultuda, liman yöneticilerinin TİS seçimlerinde inisiyatife dayalı yaklaşımlar yerine akademik, sistematik ve teknik bir değerlendirme sürecini benimseyerek doğru ve sürdürülebilir seçimler yapmaları hedeflenmektedir. Lojistik sektöründe faaliyet gösteren liman işletmelerinin dijitalizasyonuna odaklı çalışma, bu alandaki literatür boşluğunu doldurarak özgün bir katkı sunmaktadır.

Metehan Erkayıran
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Gemi trafik hizmetleri için bir karar destek sistemi model önerisi

Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) denizcilik faaliyetleri kaynaklı sera gazlarının düşürülmesine dair politikaları düzenli olarak güncellemekte ve operasyon boyutundan önlemlerin önemini vurgulamaktadır. Denizcilik sektörlerindeki işbirlikçi çabaların daha fazla tanınması, gereksiz demirleme sürelerini ve liman çevresindeki toplumu olumsuz etkileyen emisyonları azaltmayı amaçlayan Tam Zamanında Varış (TZV) girişiminin uygulanabilirliğini arttırmıştır. Bununla birlikte, denizcilik endüstrisinde verimsiz ve aynı zamanda adil olarak değerlendirilen, İlk Gelen-İlk Hizmet Alır (İG-İHA) politikası yerine TZV politikasının benimsenmesi gerektiği savunmaktadır. Bu beklentinin kurulu sistemler ile karşılanması, ancak denizcilik alanlarındaki gemi trafik faaliyetlerinde mevcut teknolojik ve beşerî kaynakları ile kilit noktada yer alan Gemi Trafik Hizmetleri (GTH) tarafından uygulanacak sürdürülebilir bir gemi sıralama politikası ile mümkün olacaktır. Önerilen Karar Destek Sistemi (KDS) modeli, gemilerin limana varışları sırasında ilgili kurum ve kuruluşların önceliklerini, gelen gemilere sunulan deniz hizmet sürelerini dikkate alarak gemi kabulü için adil ve tam sıralama çözümü sunmaktadır. KDS modeli Bulanık Analitik Hiyerarşi Süreci (BAHS) ve PROMETHEE II metodolojilerini entegre etmekte, model yardımıyla elde edilen gemi tam sıralama sonuçları ile İG-İHA hizmet sıralama politikası sonuçları kıyaslandığında, denizcilik alanlarında gelen gemilerden kaynaklı karbondioksit (CO2) emisyon miktarında %32 ile %45 arasında düşüş sağlanabildiği tespit edilmiştir. Ayrıca önerilen model sayesinde, gemilerin fiilen bir an önce liman otorite sınırını geçmek için yarışmaları yerine belirlenmiş kriterler altında adil bir şekilde rekabet etmeleri sağlanabilmektedir.

Önder Çağlayan
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Klasik zaman serisi yöntemleri ile konteyner elleçleme tahmini

Bu çalışmada Türkiye'deki bütün limanlarda gerçekleşen ortalama konteyner elleçleme miktarının öngörüsü yapılmıştır. Konteyner elleçleme hacimlerinin öngörüsü, konteyner akışındaki planlamanın yapılmasını sağlayacak ve böylece liman işletmelerin hizmet kalitesinin iyileştirilmesine katkı sunacaktır. Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki limanlarda Ocak 2004-Aralık 2021 dönemine ait aylık gerçekleşen konteyner elleçleme miktarına ait veriler kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan zaman serisi hem trende hem de mevsimselliğe sahip bir zaman serisi olmakla birlikte seride baskın trend olmasından dolayı Mevsimsel Naive, Holt-Winters Toplamsal, Holt-Winters Çarpımsal, ETS ve SARIMA yöntemleri ile öngörü gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, ilgili zaman serisinin analizinde en iyi test kümesi sonucuna sahip olan model hata kareler ortalaması (HKOK) ve ortalama mutlak yüzdelik hata (OMYH) kriterleri doğrultusunda belirlenmiştir. Sonuç olarak tüm analiz bulguları incelendiğinde analiz aşamasında kullanılan yöntemler arasında en uygun yöntemin SARIMA yöntemi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, Türkiye'deki tüm limanlara ait 2022 yılına ait ortalama konteyner elleçleme öngörü değerleri %95 alt ve üst güven sınırı ile tespit edilmiştir.

Banu Akkan
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Konteyner limanlarında enerji verimliliği uygulamalarının AHP yöntemi ile değerlendirilmesi

Günümüzde limanlar hem enerji üretiminin hem de enerji tüketiminin odak noktası haline gelmiştir. Bu bağlamda denizcilik sektörü limanların ekonomik, çevresel ve teknolojik yapılarının enerji verimliliğini desteklemesinin gereği konusunda fikir birliğindedir. Limanlarda sürdürülebilirliğinin sağlanması için çeşitli enerji verimliliği uygulamaları yapılmaktadır. Ancak enerji verimliliğinin birçok faktöre bağlı olması bu alanda yapılan çalışmaların ortak bir çatı altında incelenmesini zorlaştırmaktadır. Örneğin, enerji tasarrufu çalışmaları, yeni teknolojik uygulamalar, yenilenebilir enerji kullanımı ve enerji tüketiminden kaynaklanan çevresel etkilerin azaltılması çalışmalarının hepsi enerji verimliliğini sağlayan uygulamalardır. Bu nedenle limanlarda enerji verimliliği sağlayan uygulamaların belirlenmesi ve sistematik olarak yürütülebilmesi için çeşitli stratejilerin belirlenmesi gerekmektedir. Bu tezin amacı Türkiye'deki konteyner limanları için enerji verimliliği kriterlerinin öncelik sıralamasının belirlenmesi yoluyla yazına katkı sağlamaktır. Bu bağlamda liman yetkilileri ve akademisyenlere bu kriterlerinin önem düzeyleri konusunda anket uygulanmıştır. Ankette belirlenen kriterlerin AHP yöntemi kullanılarak kendi aralarında ikili karşılaştırması yapılmış, Türkiye'deki konteyner limanları için en önemli ilk üç kriterin sırasıyla elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri (0,1932), devlet teşvikleri (0,1518) ve yeşil sertifikalar (0,1056) önem düzeylerine sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Bu tez çalışmasının sonuçlarına göre Türkiye'deki limanlar için belirlenen enerji verimliliği kriterlerinin önem derecelerine göre yeni teknolojik gelişmelerin kullanımını arttıracak planlamalar yapılabilir.

Nilüfer Şimşek
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kuşak ve yol girişiminin Türkiye lojistik sektörüne etkileri

Çin hükümet başkanı Xi Jinpin tarafından 2013 yılında duyurulan Kuşak ve Yol Girişimi, geçmiş tarihlerden bu yana İpek Yolu'nun, modern hali ile yeniden canlandırma projesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu proje ile Çin özellikle ekonomi, sosyal ve kültürel alanlar başta olmak üzere batı merkezli tüm alanlarda uluslararası sisteme alternatif bir yapı oluşturmayı amaçlamaktadır. Kuşak ve Yol Girişim projesi kapsamında kara bağlantılı İpek Yolu'nun Ekonomik Kuşağı ve Deniz İpek Yolu bir arada değerlendirilmektedir. Projenin Çin ve bölge ekonomileri ile arasındaki ticaret hacminde arttıracağından, bu projenin Çin açısından önemi oldukça büyüktür. Bu proje kapsamında Çin ile taraf ülkeler arasında "Ticaretin Kolaylaştırılması Anlaşmaları" yapılmakta ve bu anlaşmaların odağı lojistik sektörü etrafında gelişmektedir. Türkiye, Kuşak ve Yol Girişimi projesinde hem kara hem deniz yolu bağlantılarına sahip olmasıyla kritik bir önem arz etmektedir. Üç kıtaya yakınlığı ve jeostratejik konumu ile önemli ticaret ve ulaşım koridorlarına sahip olan Türkiye, bu girişimden azami fayda sağlayabilmek için gerekli adımları atmaya başlamıştır. Bu bağlamda lojistik altyapının geliştirilmesi ve hukuki anlaşmalar ile ticaretin kolay ve sürdürülebilir olması için çaba gösterilmektedir. Bu çalışmanın temel amacı Kuşak Yol projesinin Türkiye'deki lojistik sektörü üzerine etkilerini incelemektir. Bu bağlamda nitel araştırma süreci yürütülerek literatür taraması ve yarı yapılandırılmış mülakatlar yoluyla konuya geniş bir bakış açısı kazandırılmaya çalışılmıştır. Araştırma bulguları, Kuşak ve Yol Girişiminde stratejik öneme sahip olan Türkiye'nin kalkınma hedefleri çerçevesinde projeden sağlayacağı faydayı maksimize etmek için ulusal lojistik stratejilerine ait bir çerçeve çizmeye yönelik değerlendirmeleri kapsamaktadır.

LojistikLojistik sektörüUlaştırma koridorları+1
Enes Eminoğlu
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir deniz dip tarama operasyonları için bulanık AHP ile yüklenici seçim kriterlerinin değerlendirilmesi

Deniz, kıyı ve sulak alanlar, dünya genelinde ekonomik ve sosyal açıdan en önemli kaynaklardan biridir. Bu alanlar, açık okyanus, kıyıya yakın bölgeler, tatlı su ile tuzlu suyun birleşim bölgeleri ve iç sulak alanları kapsamaktadır. Ancak, zamanla bu bölgelerde su altında biriken kum, çamur ve sedimentler, deniz dibinin yapısını bozarak su derinliğini azaltmaktadır. Bu durum, özellikle limanlar, kanallar ve marinalar gibi kritik alanlar için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Bu nedenle, limanların ve marinaların derinliğini belirli seviyelerde tutmak hayati bir öneme sahiptir; bu sayede gemi trafiği güvenli bir şekilde sürdürülebilir ve deniz ekosistemleri korunabilir. Deniz dibi tarama işlemleri, bu alanda uzmanlaşmış kamu kurumları ve özel tarama şirketleri tarafından yürütülmektedir. Tarama ihtiyacı olan işletmelerin uygun yükleniciyi seçmesi ise bu sürecin ilk ve en kritik adımını oluşturur. Bu çalışmada, sürdürülebilir deniz dibi tarama operasyonları için yüklenici seçim kriterleri, ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik başlıkları altında bulanık AHP metodu kullanılarak değerlendirilmiştir. Her ana kriterin altında dört alt kriter belirlenmiş ve uzmanlar tarafından bunların ikili karşılaştırmaları bulanık ortamda gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, çevresel kriterler en önemli unsur olarak öne çıkarken, bunu ekonomik ve sosyal kriterler takip etmiştir. Tüm alt kriterler birlikte değerlendirildiğinde, %25,6'lık önem ağırlığı ile çevresel etki azaltma en önemli kriter olarak belirlenmiş; bunu sırasıyla %15,2 ile atık yönetimi ve %13,5 ile enerji verimliliği kriteri izlemiştir. Bu çalışma, karar vericilere sürdürülebilir deniz dibi tarama operasyonlarında yüklenici seçiminde çevresel kriterlerin önemini vurgulamaktadır. Ayrıca, sürdürülebilir deniz dibi tarama operasyonları için bulanık AHP metodunun, yüklenici seçim kriterlerinin değerlendirilmesinde tutarlı ve başarılı bir şekilde uygulandığı görülmüştür.

Serdar Miçillioğlu
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Gemi balast suyu arıtma sistemlerinde operasyonel risklerin ve arıtma performansının değerlendirilmesi

Gemi kaynaklı deniz kirliliği, özellikle artan deniz ticareti hacmi nedeniyle artık göz ardı edilemeyecek önemli bir çevresel sorun haline gelmiştir. Bu kirliliğin temel kaynaklarından biri, gemi balast suyunun kontrolsüz bir şekilde denize boşaltılmasıdır. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO), bu sorunu ele almak için Gemilerin Balast Suyu ve Sedimentlerinin Kontrolü ve Yönetimine İlişkin Uluslararası Sözleşmeyi (BWM-2004) yürürlüğe koymuş ve üye devletlerin sularında faaliyet gösteren gemilerin balast suyu arıtma sistemleri kullanmasını zorunlu kılmıştır. Bu tez, balast suyu arıtma sistemlerinin operasyonel risklerini ve arıtma performansını değerlendirmeyi amaçlayan iki ayrı saha çalışmasından oluşmaktadır. İlk bölümde, bu sistemlerle ilişkili operasyonel sorunları belirlemek için 30 farklı gemideki denizcilik personeline anketler uygulanmıştır. Tespit edilen sorunlar, Bulanık Mantık tabanlı FMEA (F-FMEA) ile geliştirilmiş geleneksel Arıza Modları ve Etkileri Analizi (FMEA) kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler, arıza türlerinin önceliklendirilmesini sağlayarak sistem arızaları, filtre tıkanıklıkları ve denetim eksikliği gibi kritik risk alanlarını ortaya koymuştur. Ayrıca, uzman değerlendirmesinin karar alma süreci üzerindeki etkisini değerlendirmek için uzman ağırlıklandırmasına dayalı bir duyarlılık analizi yapılmıştır. İkinci bölümde, arıtma sistemlerinin performansını değerlendirmek için farklı tip ve boyutlarda 59 gemiden alınan sertifikalı balast suyu test raporları analiz edilmiştir. Gemi özellikleri, arıtma sistemi parametreleri ve mikrobiyolojik sonuçlar arasındaki ilişkileri incelemek için Yapısal Eşitlik Modellemesi (SEM) kullanılmıştır. Bulgular, arıtma kapasitesinin 10-50 µm boyutlarındaki organizmaların azaltılmasında belirleyici bir rol oynadığını, ancak daha büyük organizmalar (≥50 µm) üzerindeki etkisinin nispeten sınırlı olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak, balast suyu arıtma sistemlerinin (BWTS) etkinliği yalnızca kullanılan teknoloji tarafından belirlenmez, aynı zamanda gemi özellikleri, operasyonel koşullar ve insan faktörlerinden de doğrudan etkilenir. Bu kapsamlı yaklaşım, balast suyu yönetiminde mevzuata uyum için bir çerçeve sağlamanın yanı sıra sistem seçimi, tasarımı ve işletiminin bütünsel bir değerlendirmesini de sunmaktadır. Bulgular, deniz ortamının korunmasını desteklemek için gemiye özgü operasyonlara göre uyarlanmış arıtma stratejilerine olan ihtiyacı açıkça ortaya koymaktadır.

Su arıtma sistemleri
Ülkü Demirci
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

LNG taşımacılığında nesnelerin interneti (IoT) ve büyük veri analitiğinin risk yönetimi

Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) taşımacılığı, yüksek düzeyde metan, düşük miktarlarda etan, propan, su, kardondioksit ve diğer bileşenlerden oluşan doğal gazın yer altından çıkarılıp saflaştırma tesislerinde sıvılaştırılarak uzak mesafelere güvenli ve ekonomik şekilde taşınma sürecidir. LNG taşımacılık süreci, ciddi güvenlik ve operasyonel riskler barındırmaktadır. Bu çalışmanın amacı LNG taşımacılığı sürecinde Nesnelerin İnterneti (IoT) ve Büyük Veri Analitiği teknolojilerinin kullanımına bağlı olarak ortaya çıkabilecek risklerin sistematik bir şekilde tanımlanması ve önem düzeylerine göre sıralanarak etkin bir risk yönetimi çerçevesinin oluşturulmasına katkı sağlamaktır. Bu kapsamda literatür taraması ve uzman görüşlerine dayalı olarak 7 ana risk ve buna bağlı 26 alt risk kriteri belirlenmiştir. Elde edilen risk faktörleri belirsizlik ve uzman yargısındaki farklılıkları daha doğru biçimde modellemek amacıyla Aralıklı Tip-2 bulanık mantık yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre ana risk kriterlerinden Çevre ve Güvenlik Riski "-en önemli-" risk olarak bulunurken sırasıyla Siber Güvenlik Riski, Veri Güvenilirliği ve Hatalı Analiz, Veri Gizliliği ve Hukuki Riskler, Operasyonel Teknoloji, Maliyet ve Yatırım riski son olarak da Sistem Entegrasyonu Zorlukları olarak sıralanmıştır.Alt risk kriterleri sonuçlarına göre ise; Acil Durumlarda Yetersiz Sistem Performansı "-en önemli-" risk faktörü olarak bulunurken ardından Yanlış Sensör Verileri, Hassas Verilerin Çalınması, Sensör Arızaları, Sistem Çökmesi, Sistem Kilitlenmesi/Fidye Yazılımları, Anormalliklerin Tespit Edilememesi, Hassas Operasyonel Verilerin İfşası, Operasyonel Manipülasyon, Sürekli Bakım ve Güncellemeler, Beklenen Getirilerin Elde Edilememesi, Eski Sistemlerle Uyumsuzluk, Yanlış Tasarlanan Algoritmalar, Çoklu Sistemlerin Yönetiminde Karmaşıklık, Tahmine Dayalı Bakımda Hatalı Veri, İletişim Aksaklıkları, Yüksek Başlangıç Maliyetleri, Veri Gizliliği İhlalleri, Mürettebatın Kişisel Verilerinin İfşası, Veri Fazlalığı ve Karar Alma Süreçleri, Yasal Uyumluluk, Rekabet Kurallarının İhlali, Çevrimiçi İzleme ve Ticari İhlaller, Liman ve Gümrük Otoritelerinin Veri Talepleri, Aşırı Bağımlılık olarak sıralanmış ve en düşük öneme sahip risk faktörü Uluslararası Veri Transferi Sorunları olarak bulunmuştur.

Gökhan Erikli
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderun Körfezi'ndeki konteyner terminallerinin performansının veri zarflama analizi kullanılarak ölçülmesi

Gelişen ve büyüyen ekonomilerin en büyük ihtiyacı hammaddedir. Ayrıca, üretimde kullanılacak malzemeler ile tüketim maksadıyla üretilen malzemelerin son kullanıcılara ulaştırılmasının kolaylaştırılması büyük önem arz etmektedir. Deniz ulaştırmacılığı ve konteyner taşımacılığı bu faaliyetlerin yürütülmesinde en çok kullanılan yöntemdir. Bu tez çalışmasında; konteyner taşımacılığı sektöründeki artan uluslararası lojistik ihtiyaçlarının İskenderun Körfezi'nde bulunan konteyner terminalleri aracılığıyla ne seviyede karşılanabildiğini ve bu terminallerin performanslarının artırılabilmesi maksadıyla ne tür tedbirler alınması gerektiğini belirlemek hedeflenmiştir. Konteyner terminallerindeki göreceli verimlilik durumlarının belirlenmesi maksadıyla Veri Zarflama Analizi yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamında belirlenen karar verme birimlerinin (konteyner terminalleri) son beş yıllık girdi ve çıktı değerleri elde edilerek bu süreçteki verimlilik durumları incelenmiştir. İncelemede girdi değişkenleri olarak; iskele/rıhtım uzunluğu, konteyner stok alanı, rıhtım vinçlerinin sayısı, gemi yanaşma yeri sayısı, konteyner istifleme aracı sayısı değerlendirmeye alınmıştır. Elleçlenen konteyner miktarına ilişkin değerler ise çıktı değişkeni şeklinde değerlendirilmiştir. Veri zarflama analizi kullanılarak yapılan etkinlik ölçümleri sonrasında CCR, BCC girdi ve çıktı yönelimli sonuçlar elde edilmiştir. Çalışma kapsamında değerlendirmeye alınan konteyner terminalleri arasındaki verimlilik kıyaslaması yapılmış ve etkin olmadığı tespit edilen karar verme birimlerinin ne şekilde etkin hale getirilebileceğine ilişkin çözüm yöntemleri değerlendirilmiştir.

Konteyner taşımacılığıKonteyner terminaliVeri zarflama analizi+2
Engin Dal
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilikte dijital eğitim: Liman ekipmanları eğitimi için oyunlaştırma üzerine kurulu uygulamalı bir çalışma

Bu çalışma, dijital eğitim, denizcilikte dijital eğitim konularını araştırmak ve vinç ekipmanı simülatörü eğitiminde cinsiyet, tecrübe, yaş, eğitim düzeyleri faktörleri arasında anlamlı bir fark olup olmadığını ölçmek amacıyla yapılmıştır. Bu ölçümleri yapmak için sektörde en az 8 senelik mesleki tecrübesi bulunan, vinç ekipmanı simülastöründe eğitim görmüş farklı eğitim düzeyi gruplarına ve yaş gruplarına tabii olan vinç operatörleriyle ve sektörde meslek tecrübesi bulunmayan, vinç ekipmanı simülatöründe eğitim görmüş gene farklı eğitim düzeyi ve yaş gruplarına tabii olan kursiyerlerle eğitim değerlendirmesi kapsamında bir anket çalışması yapılmıştır. Verilerin arasında anlamlı bir fark olup olmadığını anlamak için Mann-Whitney U testi ve Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda simülatör eğitiminin yukarıda bahsedilen faktör grupları arasında olumlu değerlendirildiği fakat kadınlar ve erkekler arasında katılım motivasyonu açısından anlamlı bir fark olduğu (p=0,033<0,05) ve kadınların katılım motivasyonlarının (4,7857), erkeklerin katılım motivasyonlarından (4,3269) daha fazla olduğu sonuçlarına varılmıştır. Bu çalışmanın sonuçlarına göre denizcilik eğitiminde simülatörlerin kullanımının yaygınlaştırılması önerilebilir.

Salim Cem Aydın
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı uluslardan personelin tanker gemilerindeki operasyonlarda yaşadığı kültür kaynaklı sorunların incelenmesi

Günden güne gelişen denizcilik sektöründe farklı uluslardan personelin beraber çalışması kaçınılmazdır. Bu durum riskin yüksek olduğu tanker gemilerinde çeşitli problemlere sebep olabilmektedir. Bu çalışmanın amacı farklı uluslardan personelin tanker gemilerinde çalışmasının ortaya çıkardığı kültürel bazlı emniyet problemlerini saptamaktır. Bu araştırma yapılırken veri toplama aracı olarak anket kullanılmış olup denizciliğin doğası gereği gemide çalışan insanlara ulaşmak bir sorun olduğundan anket online olarak internet aracılığıyla yapılmıştır. Anket 27 sorudan oluşmuş olup toplamda 103 kişiye ulaşılmıştır. Anket sonuçları tanımlayıcı istatistik metodu kullanılarak analiz edilmiştir. Bulgulara bakıldığı zaman tanker gemilerinin operasyonel olarak en fazla manevra ve STS operasyonlarında sıkıntı yaşadığı, sosyal olarak ise yemek konusunda problem yaşadığı görülmektedir. Bu çalışmada personele gemide ya da gemiye katılmadan önce verilecek sosyo-kültürel bir eğitim gemide insanların birbirlerini kültürel olarak daha kolay tanımalarını sağlayıp bu problemlerin oluşmasını en aza indireceği saptanmıştır.

Salih Kocaoğlu
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ro-Ro gemi kazalarında insan faktörünün belirlenmesine hibrit bir yaklaşım

Denizyolu taşımacılığı başta ölçek ekonomisi olmak üzere sağladığı avantajlar nedeniyle taşımacılık modları arasında dünya ticaretinde büyük paya sahiptir. Gemiler aracılığıyla tek seferde büyük miktardaki yükler bir yerden bir yere ekonomik ve güvenli bir şekilde taşınabilmektedir. Büyük miktardaki yükün taşınması ekonomik olarak avantaj sağlarken, emniyet açısından da çok dikkatli olmayı gerektirmektedir. Aynı zamanda gemiler deniz aşırı sularda seyrederken çevre ile ilgili faktörleri düşünmek gerekmektedir. Bu açılardan bakıldığında gemi kazaları hem ekonomik hem de çevresel açıdan büyük sıkıntılar yaratmaktadır. Bu bağlamda deniz kazalarının incelenmesi, kazaya yol açacak nedenlerin öngörülüp önlemler alınması açısından büyük önem taşımaktadır. Deniz kazaları araştırılırken, kazaların ortaya çıkma nedenlerinin sahip oldukları farklı özellikler nedeniyle farklı gemi türlerinde değişkenlik gösterdiği görülmüştür. Bu bağlamda kazaların gemi türlerine göre ayrı ayrı değerlendirilmesi daha doğrudur. Ro-Ro gemileri, seyir sürelerinin kısa olması, genellikle sabit limanlar arasında sefer yapmaları, manevraları ve liman operasyonları itibariyle diğer gemi tiplerinden ayrılmaktadır. Bu çalışmada, Ro-Ro gemilerinde meydana gelen 30 adet farklı kaza ele alınmıştır. İncelenen kaza raporlarından elde edilen kaza nedenleri odak grup toplantısında gündeme alınarak, üzerinde tartışılmıştır. Genel değerlendirme sonrası kazaların İnsan Faktörleri Analiz ve Sınıflandırma Sistemi (Human Factors Analysis and Classification System-HFACS) kategorilerine ait frekansları ve dağılımları incelenmiş, istatiksel analizler uygulanmıştır. Toplantıda tartışılarak elde edilen kriterler Analitik Ağ Süreci (AAS) yaklaşımı ile değerlendirilmiştir. Değerlendirme odak grup toplantısına katılan 2 Uzakyol Kaptan, 2 Uzakyol Kaptan-Akademisyen, 1 Uzakyol 1. Zabit-Akademisyen ve 1 Uzakyol Vardiya Mühendisi-Akademisyen görüşleri ile elde edilmiştir. AAS yaklaşımına göre kriterlerin birbiri ile olan ilişkileri tespit edilmiş ve matrisler kurularak kriterler arasında önem derecelerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu amacın yanı sıra, gemi kazalarına sebebiyet veren etkenlerin ortadan kaldırılması ya da en aza indirilmesi için önerilerde bulunulmuştur.

Analitik ağ süreciDeniz kazalarıRo-Ro taşımacılığı+1
Eşref Can Demirci
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz turizminin gelişimine yönelik yerel paydaşların algı ve görüşleri: Hatay ili örneği

Geçmişten günümüze önemini gittikçe artıran sektörlerden ve de bölgesel kalkınma araçlarından biri durumunda olan turizmin, zamanla çeşitlendirilerek mevcut potansiyelinde her geçen gün artış gözlemlenmiştir. 'Turizm' dendiğinde akla ilk gelen ''deniz, kum, güneş'' üçlüsüne alternatif turizm çeşitleri eklenmiş ve yaygınlaştırılmış olsa da, alternatif turizm çeşitleri incelendiğinde bunlardan birinin yine deniz turizmi olduğu göze çarpmaktadır. Hem turizmin ana çerçevesinde, hem çeşitlendirilmiş turizm türleri arasında yer alan deniz turizminin, turizmin mevcut durumu ve gelişimindeki etkisi oldukça önem arz etmektedir. Bir destinasyonda turizm gelişiminin sağlanabilmesi için atılabilecek olan ilk adımının yerel paydaşların algı ve görüşlerinin saptanması olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle, Hatay ili genelinde deniz turizmi gelişimine yönelik olarak yerel paydaşların deniz turizminin ekonomik, sosyo-kültürel ve çevresel etkilerine karşı algı ve görüşlerinin saptanması amacı ile Hatay'ın tüm ilçelerinde minimum 5 yıldır ikamet etmekte olan 18 yaş üstü yerel halka anket tekniği uygulanmış, denize çevresi olan ilçelerde ise belediyeler ve sivil toplum kuruluşları yetkilileri ile görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda, yerel halk ve ilçe belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının birbirlerine paralel olarak turizmin sosyo-kültürel etkilerini olumlu algıladıkları, ekonomik etkilerini çok olumlu algıladıkları, çevresel etkiler konusunda ise kararsız kaldıkları tespit edilmiştir. Hatay ili yerel paydaşlarının deniz turizmine hazır ve açık oldukları, çevresel tereddütlerin de ortadan kaldırılması ya da minimize edilmesi durumunda Hatay'da mevcut olan deniz turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi gerektiği sonucu elde edilmiştir. Sonraki çalışmalarda, Hatay ili yerel paydaşlarının deniz turizmi ile alakalı tereddüt konusu olan çevresel etkiler boyutunun yalnız başına ele alınıp, nasıl minimize edilebileceğine dair çözüm yolları aranması önerilebilir.

Deniz turizmiHatayPaydaşlar
Seda Belli
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ege bölgesindeki yat limanı işletmecilerinin çevre yönetim uygulamaları

Deniz turizmi, son yıllarda en popüler turizm dallarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Deniz turizminin en önemli unsurlarından birisi olan yat turizmi, üç tarafı denizlerle çevrili olan Türkiye için vazgeçilmez ve üzerinde sürekli durularak geliştirilmesi gereken bir turizm bileşenidir. Bu turizm bileşeni geliştirilirken çevre ile ilgili hususlar her daim göz önünde bulundurulmalıdır. Nitekim yat limanları ve yatlar doğaları gereği çeşitli atıklar ile çevreyi kirletme potansiyeline sahip alanlardır. Bu tez çalışmasında, Ege Bölgesindeki yat limanı işletmecilerinin çevre yönetim uygulamaları araştırılmıştır. Araştırma kapsamında yat limanı işletmecileri ile yat sahibi ve yat kaptanlarına yarı yapılandırılmış veri toplama aracı uygulanmak suretiyle veri toplanmış, toplanan veriler sosyal bilimler nitel araştırma desenlerinde en çok tercih edilen yöntemlerden biri olan betimsel içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma neticesinde, Ege Bölgesindeki yat limanı işletmecilerinin çevre yönetim uygulamaları, uygulamalar esnasında karşılaşılan sorunlar, yat limanı işletmelerinin gönüllülük esasına dayanan çevre yönetim uygulamalarına bakışları ortaya konulmuş olup müteakip dönem çalışmaları için önerilerde bulunulmuştur. Araştırmayı önemli kılan bir husus ise hâlihazırda yat limanı işletmelerinin kapsamı içerisinde olmadığı Yeşil Liman konseptinin yat limanı işletmeleri için uygulanabilirliğinin incelenmiş olmasıdır.

DenizcilikMarinalarYat turizmi+1
Yunus Çanak
İskenderun Technical University · Mühendislik ve Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dökme yük gemilerinde güç kalitesi problemlerinin Simulink ile modellenmesi

Gemi elektrik sistemlerindeki güç kalitesi kavramı, elektronik kontrol sistemlerinin ve elektrik tahrik sistemlerinin kullanımının yaygınlaşmasıyla daha önemli hale gelmiştir. Düşük güç kalitesi geminin elektrik şebekesi performansı ile beraber enerjinin verimli kullanımını, seyir güvenliğini ve denizde can güvenliğini etkilemektedir. Bu tez çalışmasında, bir dökme yük gemisi üzerindeki elektrik güç kalitesi kavramı ve elektrik sistemindeki problemlerden kaynaklanabilecek önemli güç kalite bozuklukları yaşanmış bir yolcu gemisi kazası göz önünde bulundurularak incelenmiştir. Bu gemi kazası sırasında meydana gelmiş olması muhtemel güç kalitesi problemleri MATLAB/Simulink programı aracılığıyla modellenerek sinüzoidal dalgaların olması gerekenden ne kadar saptığı güç kalitesi bozuklukları olarak ortaya konulmuş ve gemilerdeki elektrik güç kalite kavramının öneminin vurgulanması amaçlanmıştır. Yolcu gemisinde harmonik güç bozukluğunun önlenmesine yönelik tesis edilen harmonik filtrelerin patlaması sonucu sistem çökmesiyle (blackout) sonuçlanan kaza sırasında harmonik filtrelerin devre dışı kalma durumu kurgusal olarak bir dökme yük gemisine uyarlanarak, harmonik filtreli ve filtresiz durumlar analiz edilmiştir. Ayrıca, filtredeki kondansatörlerin terminallerinin kısa devre olmasıyla yaşanmış olması muhtemel gerilim yükselmesi ve düşmesi olayları incelenmiştir. Bu tez çalışmasında, gemi elektrik sistemlerinde güç kalitesini temin etmeye yönelik ekipmanlar incelenmiş, oluşacak muhtemel arızaların gemi kazalarına sebep olabileceği sonucuna varılmış ve bu gibi kazalara maruz kalınmaması adına yapılabilecek ilave iyileştirmeler ve değişikliklere yer verilmiştir.

İsmail Nuri Bertizlioğlu
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Denizcilik şirketlerinde yetenek yönetimi ve çalışanı elde tutma stratejilerinin belirlenmesi

Konteyner taşımacılığının son derece rekabetçi ve hedef odaklı yapısı, firmaları iş hedeflerine ulaşmak için kalifiye ve yetkin çalışanlara olan ihtiyacı kabul etmeye yöneltmiştir. Bu bağlamda yetenek yönetimi (YY), bahsedilen hedeflere ulaşmak ve kurumsal stratejiyi etkin bir şekilde yürütmek için kritik bir faktör olarak görülmektedir. Bu nedenle, bu çalışma öncelikle Türk Konteyner Taşımacılığı Sektörünün ana aktörleri (konteyner nakliye hatları ve freight forwarderlar) ile ilgili YY odaklı konuları inceleyerek YY alanının gelişimine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. İlk olarak, mevcut YY uygulamalarını belirlemek ve yetenek yönetimi işlevlerinin tanımlanması ve kavramsallaştırılması için veri elde etmek amacıyla sistematik literatür taraması yapılmıştır. İkinci olarak, Türkiye'nin konteyner taşımacılığı endüstrisindeki YY fonksiyonları kapsamında en yaygın yetenek yönetimi uygulamalarını araştırmak ve mevcut literatürle farklılıklarını vurgulamak amacıyla derinlemesine görüşmeler ve nitel içerik analizinden oluşan birleşik bir yöntem kullanılmıştır. Ayrıca daha sağlam ve geçerli bir bakış açısı getirmek için belirlenen işlev ve uygulamalar bulanık analitik hiyerarşi süreci (B-AHS) yöntemi ile ampirik olarak analiz edilmiş ve bu uygulamaların konteyner taşımacılığı sektörü içerisindeki önceliklendirmeleri belirlenmiştir.

Ramazan Özkan Yıldız
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlama karması ve sosyal medya iletişimi: Türk limanlarının Twitter hesapları üzerinden bir inceleme

Pazarlamanın gerekliliği rekabet ile ölçülebilmektedir. Limanların rekabetinin sadece bölgesel değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası olduğu göz önüne alınırsa, liman işletmelerinin oldukça geniş kapsamlı pazarlama faaliyetlerine duyduğu ihtiyacın eskiye oranla daha fazla arttığı açıkça görülebilir. Sosyal medya araçlarının günümüz dijital dünyasında pazarlama açısından oldukça önemli bir yeri bulunmaktadır. Bu nedenle, çalışmanın liman sektöründe pazarlama karması stratejilerinin sosyal medyadaki (Twitter) yansımalarının incelenmesi genel amacıdır. Bu genel amaca uygun olarak sosyal medya kullanan limanların sosyal medya içeriklerinin analiz edilmesi ve sosyal medya iletişimlerine yönelik ağ analizi bu çalışmanın özel amacıdır. Yapılan araştırmada dokuz limanın sosyal medya hesabı R programlama üzerinden metin madenciliği ile incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre "Türkiye'de limanlar sosyal medya aracılığı ile pazarlama karması bileşenlerini yansıtıyor mu?" sorusunun bulgular nezdinde karşılığı zayıf şekilde evet olduğu görülmektedir.

Pelin Çalışır
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Gemi değerleme modeli önerisi: Kuru dökme yük gemileri üzerine bir uygulama

Deniz taşımacılığının en önemli sermaye varlığı olan gemilerin değerleri gemi sahiplerinden, sigortacılara, finansman sağlayıcılara kadar birçok ilgili birim için karar almada son derece önem arz etmektedir. Doğru kararlar alabilmek için piyasayı yansıtan doğru gemi değerlerine sahip olmak da aynı derecede önemlidir. Doğru gemi değerlemenin özünde ise doğru gemi değerlemesi için uygun bir değerleme metodoloji seçmek yatmaktadır. Bu noktada günümüzde yaygın olarak kullanılan Makine Öğrenmesi (ML) algoritmaları geleneksel yöntemlere göre ön plana çıkmaktadır. Bu çalışmanın amacı, doğrusal regresyon temelinde oluşturulan modellerle, ML yöntemlerini kullanarak ilgili taraflara Supramax/Ultramax segmenti için oldukça doğru bir gemi değerleme modeli önermektir. Bu amaçla dört aşamalı bir yol izlenmiştir. (i) Supramax/Ultramax gemilere ilişkin bağımsız değişkenlerin anlamlılığının test edildiği ve istatistiksel olarak anlamlı değişkenlerle doğrusal regresyon modelleri oluşturulan ilk veri seti Ağustos 2005 - Aralık 2022 dönemini kapsamaktadır. Bu aşamada öncelikle satış ayındaki Baltık Borsası endekslerinin değerlerini bağımsız değişken olarak dikkate alan bir model, ardından satış ayındaki değerler ile satış ayından önceki aylardaki değerleri bağımsız değişken olarak dikkate alan başka bir model oluşturulmuştur. (ii) Oluşturulan iki doğrusal regresyon modeli için; Doğrusal Regresyon, Karar Ağacı, Rassal Orman ve XGBoost ML algoritmaları ile fiyat tahminleri yapılmıştır. (iii) Sonraki aşamada; oluşturulan iki model, piyasadan kolayca elde edilebilecek bağımsız değişkenleri modele dahil edecek şekilde sadeleştirilmiş ve elde edilen sadeleştirilmiş modeller ML algoritmaları ile yeniden tahmin edilmiştir. Tahmin performansı açısından ilk model ile sadeleştirilmiş modelin birbirine yakın olması, sadeleştirilmiş modelin tahminde kullanılabileceğini göstermektedir. (iv) Sadeleştirilmiş modelin veri seti genişletildiğinde güvenilir sonuçlar üretebileceğini göstermek amacıyla 2023 verileri eklenerek ML algoritmaları ile tekrar fiyat tahminleri yapılmıştır. Sonuç olarak sadeleştirilmiş modelin tahmin performansı yeni verilerin eklenmesiyle daha da iyileştirilmiş; satış ayından önceki aylarda Baltık Borsası endeksleri ile kurulan model diğer modele göre önemli bir üstünlük sağlamıştır. Performans kriterlerine göre kullanılan yöntemler arasında en iyi yöntem olarak XGBoost öne çıkmıştır.

Elif Tuçe Bal
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Modern iletişim araçlarının deniz taşımacılığında işbirliği ve kriz yönetimi üzerindeki etkileri

Deniz taşımacılığı, küresel ticaretin omurgasını oluşturan en stratejik sektörlerden biridir. Bu sektör, zamanında ve etkili işbirliği kadar, kriz anlarında doğru yönetim süreçlerine de ihtiyaç duyar. Modern iletişim araçlarının kullanımı, bu süreçlerin etkinliğini artırarak sektöre önemli katkılar sağlamaktadır. Bu çalışma, modern iletişim araçlarının deniz taşımacılığında işbirliği ve kriz yönetimi üzerindeki etkilerini ele almaktadır. Özellikle dijital platformlar, gerçek zamanlı veri paylaşımı, yapay zeka tabanlı karar destek sistemleri ve nesnelerin interneti (IoT) gibi teknolojilerin kullanımı incelenmektedir. Araştırma, modern iletişim teknolojilerinin gemi kaptanları, liman yetkilileri ve lojistik sağlayıcılar arasındaki işbirliğini nasıl geliştirdiğini, operasyonel verimliliği nasıl artırdığını ve kriz durumlarında hızlı müdahale olanakları sağladığını ortaya koymaktadır. Özellikle kriz yönetimi bağlamında, bu teknolojilerin afet durumlarında gemi hareketlerinin koordine edilmesi, deniz kazalarının önlenmesi ve çevresel zararların minimize edilmesi gibi kritik alanlardaki rollerine vurgu yapılmıştır. Ayrıca, modern iletişim araçlarının sektördeki işbirliği kültürünü güçlendirdiği ve paydaşlar arasındaki güveni artırdığı belirtilmiştir. Sonuç olarak, modern iletişim araçlarının deniz taşımacılığı sektöründe işbirliği ve kriz yönetimi süreçlerini dönüştürdüğü, sektörün sürdürülebilirliğine ve güvenliğine önemli katkılar sağladığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda, denizcilik sektörünün gelecekteki başarısında modern iletişim teknolojilerinin daha fazla entegre edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Özlem İlbeyci Mazman
İskenderun Technical University · Institute of Graduate Studies
2025
00