
Isparta University of Applied Sciences
1.970
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
1
Enstitü
0%
DOI Oranı
Son Eklenen Tezler
Tümünü GörMulti-jenerasyon entegre enerji sistemlerinin termodinamik analizi ve optimizasyonu
Bu tez çalışmasında multi-jenerasyon entegre enerji sistemi tasarlanmıştır. Aynı zamanda bu sistemin termodinamik analizi ve optimizasyonu gerçekleştirilmiştir. Multi-jenerasyon entegre enerji sistemi tasarımı için literatürdeki kojenerasyon, trijenerasyon, multi-jenerasyon enerji sistemleri çalışılmıştır. Bu sistemlerde optimizasyon için seçilen parametrelerin sistem üzerindeki değişimi gözlemlenmiştir. Multi-jenerasyon entegre enerji sisteminin optimizasyonu için parametrelerin seçilmesinde bu çalışmalardan faydalanılmıştır. Termodinamik analiz için bir yazılım programından (Engineering Equation Solver, EES) faydalanılmıştır. Multi-jenerasyon entegre enerji sisteminin optimizasyonunu gerçekleştirmek için termodinamik denklemlerden faydalanılarak sistemin matematiksel modeli oluşturulmuştur. Matematiksel modelden faydalanılarak sistemin verimlilik ve maliyet denklemleri elde edilmiştir. Multi-jenerasyon entegre enerji sisteminin optimizasyonu için optimizasyon teknikleri üzerinde çalışmalar yapılmıştır. Klasik ve modern optimizasyon tekniklerinin sistem için uygunluğu üzerine çalışmalar yapılmıştır. Verimlilik ve maliyet olmak üzere iki amaç fonksiyonunun optimizasyonunu gerçekleştirebilmek için "Multi-objektif Optimizasyon" tekniği sistem için tercih edilmiştir. Multi-objektif optimizasyon bir yazılım programından faydalanılarak "Genetik Algoritma" tabanlı bir algoritma ile geçekleştirilmiştir. Sistem için optimal noktaya karşılık gelen verimlilik ve maliyet denklemlerinin değerleri seçilmiştir.
Arap Kızı yerel elma çeşidinde polifenol oksidaz enziminin saflaştırılması, karakterizasyonu, bazı killerle immobilizasyonu ve inhibisyon etkilerinin incelenmesi
Isparta ilinde yetiştirilen yerel elma çeşidimiz olan Arap kızı elmasından (Malus domestica) polifenol oksidaz enzimi (PPO) saflaştırılmıştır. Polifenol oksidaz enzimi fosfat tamponunda izole edildikten sonra amonyum sülfat çöktürme, diyaliz ve Sepharose 4-B-L-tirosin-p-aminobenzoik asit afinite jelinin ardarda kullanılmasıyla saflaştırılmıştır. SDS-PAGE ile enzimin molekül ağırlığı hesaplanmıştır. Optimum pH ve sıcaklık değerlerini belirlemek için farklı pH değerlerinde (4.5-9.0) ve farklı sıcaklık aralığında (10-45◦C) üç farklı substrat kullanılarak aktivite ölçümleri yapılmıştır. Arap kızı PPO enziminin farklı substratlara karşı KM ve Vmax değerleri Linewear-Burk yöntemi ile katekol substratı için 50 mM ve 2500 U/mLdak; 4-metil katekol substratı için 2 mM ve 2000 U/mLdak; pirogallol substratı için 6 mM ve 10000 U/mLdak olarak bulunmuştur. Pirogallol substratının Arap kızı PPO enzimi için en uygun substrat olduğu belirlenmiştir. Pirogallol substratı için optimum pH 8.5 ve optimum sıcaklık 10◦C olarak bulunmuştur. Saflaştırılan PPO enziminin üç farklı kile (kırmızı, yeşil ve beyaz) immobilizasyonu gerçekleştirilmiştir. PPO enziminin immobilize edildiği ve ölçüm sırasında eklendiği serbest enzim için inhibisyon tipleri, IC50 ve Ki değerleri belirlenmiştir. Hem immobilize enzim hem de serbest enzim için en etkili inhibitörün beyaz kil olduğu belirlenmiştir.
Trabzon ekolojik koşullarında bazı hibrit atdişi mısır çeşitlerinin performansları
Araştırma, Türkiye'nin Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan Trabzon (Of ilçesi) ili iklim koşullarında 10 adet hibrit atdişi mısır çeşidinin verim performanslarını incelemek amacıyla 2015 yılında, tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Araştırmada, çeşitlerin verim ve verim özellikleri arasındaki farklar istatistiksel olarak önemli olmuş, incelenen verim özelliklerinin en yüksek ve en düşük değerleri çeşitlere göre değişmiştir. Tane verimi 698.2.2-1113.3 kg/da arasında değişmiş, en yüksek tane verimi P1429 (1113.3 kg/da) ve P1547 (1019.7 kg/da) çeşitlerinde, en düşük tane verimi ise Bora (698.2 kg/da) çeşidinde belirlenmiştir. Korelasyon analiz sonuçlarına göre, mısırda tane verimi ile koçanda tane sayısı (r=0.832**), koçan ağırlığı (r=0.6789**) ve koçan boyu (r=0.555**) arasında önemli ve pozitif ilişkiler belirlenirken, tane verimi ile bitki boyu, koçan çapı, hektolitre ağırlığı ve bin tane ağırlığı arasında ilişkiler istatistiksel olarak önemli olmamıştır. Path analizine göre; mısırda tane verimine pozitif yönde direk etkisi en yüksek koçanda tane sayısı (p=0.970, %69.864) olurken, bunu sırasıyla 1000 tane ağırlığı (p=0.138, %45.274), koçan ağırlığı (p=0.132, %12.019) ve koçan boyu (p=0.068, %8.474) izlemiştir. Tane verimine bitki boyu (p=-0.022, %3.310), koçan çapı (p=-0.266, %25.571) ve hektolitre ağırlığı (p=-0.172, %17.500)'nın direk etkileri ise negatif olmuştur. Sonuç olarak; Trabzon (Of ilçesi) iklim koşullarında daha yüksek tane verimlerinden dolayı P1429 ve P1547 atdişi mısır çeşitleri önerilmektedir. Korelasyon ve path analizine göre; tane verimine birinci sırada koçanda tane sayısı önemli ve pozitif etki göstermiş, bunu koçan ağırlığı ve koçan boyu izlemiştir.
Comparison of grain yield with some quality characteristics of wheat at autumn and spring sowing in arid conditions
The research was conducted with aim to compare of yield and some quality characteristics of wheat that sown as autumn (timely and late sowing) and spring in Isparta conditions during 2017-18 growing season. The experiment was set up as randomized complete block design with a split-plot design with three replications where sowing dates were in the main plots while the wheat cultivars were in subplots. Koç-2015, Seki, Ziyabey, Meta and Tosunbey bread wheat cultivars with alternative characters were used. Differences among all the examined characteristics (except for grain yield) in autumn sowings (timely and late sowing) weren't statistically significant. Yield and yield characteristics obtained from autumn sowings were higher than spring sowing. However, protein and fresh gluten content from spring sowing were higher than spring autumn. The highest grain yield was determined in autumn timely sowing (300.1 kg da-1), it was followed by autumn late sowing (261.7 kg da-1) and the lowest grain yield was obtained from spring sowing (234.1 kg da-1). Compare to cultivars, grain yield varied between 246.7 kg da-1 (Tosunbey) and 286.5 kg da-1 (Meta). As a result, it was advised to autumn timely sowing and Meta and Ziyabey cultivar as autumn sowing, and Meta, Koç-2015 and Ziyabey as spring sowing because of their higher grain yield and in the Isparta conditions.
Kabarla çilek çeşidinden glutatyon s-transferaz ve glutatyon reduktaz genlerinin izole edilmesi ve karakterizasyonu
Abiyotik ve biyotik stresler sonucu bitkilerde reaktif oksijen türleri (ROS) artmaktadır. ROS'lar hücre içi maddeler ve hücre zarı ile etkileşime girerek bitkilere zarar vermektedir. ROS'lar ile mücadele etmek için bitkilerde enzimatik ve enzimatik olmayan antioksidan sistemleri vardır. Glutatyon reduktaz (GR) ve glutatyon s-transferaz (GST) antioksidan enzimlerindendir. Glutatyon reduktaz oksitlenmiş glutatyon (GSSG)'u indirgenmiş glutatyon (GSH)'a dönüştürür ve hücre içi GSH/GSSG dengesini sağlar. Glutatyon s-taransferaz ise hücre içi toksik maddelerin detoksifikasyonunu sağlamaktadır. Bitkilerde GR, GR1 ve GR2 olarak iki sınıf bulunurken GST'de tau, phi, lambda, teta, zeta, beta ve delta sınıfları bulunmaktadır. Streslerle başa çıkmak için son derece önemli olan bu enzimlerin sekans bilgileri çilek dahil omak üzere birçok bitkide araştırılmamıştır. Bu çalışmada Kabarla çilek çeşidinden GR ve GST antioksidan enzim genleri izole edilerek sekans bilgileri elde edilmiş ve karakterizasyonları yapılmıştır. Bunun için dejenere primerler dizayn edilerek PCR ile kısmi cDNA'lar çoğaltılmış ve tam uzunlukta nükleotidler elde edebilmek içinde 3' ve 5' RACE analizi yapılmıştır. Sekans sonuçlarına göre GR ve GST genleri sırası ile 2091 ve 1007 nükleotidden meydana geldiği, 557 ve 287 amino asitten oluşan açık okuma çerçevesine sahip oldukları saptanmıştır. Ayrıca izole edilen GR geni Pisum sativum, Medicago truncatula, Cicer arietinum ile GST geni Arabidopsis thaliana, Zea mays, Prosopis juliflora genleri ile yüksek oranda benzerlik göstermiştir. Moleküler düzeyde karakterize edilen bu genler gerek diğer türlerde benzer genlerin karakterizasyonu için gerekse de stres koşullarına karşı dayanıklı çilek çeşitlerinin geliştirilmesi için kullanılabilir.
Bombus terrestris arısında ana arı ve işçi arı kaynaklı erkek arılar ile çiftleşen genç ana arıların koloni oluşturma performansı ve koloni gelişim özelliklerinin karşılaştırılması
Doğada yaşayan veya kültüre alınmış böcekler sürdürülebilir tarımın devamlılığı ve doğal floranın korunması için önemlidir. Bu hususta en etkili rol oynayan tozlayıcı vektörler arılardır. yirmi binden fazla türü bulunan arı familyası içerisinde bal arılarından sonra en çok yetiştiriciliği yapılan arı türleri bombus arılarıdır. Bombus arıları bal arılarındaki gibi haplodiploid üreme sistemine sahiptir. Bal arılarının aksine Bombus terrestris kolonilerinde yaşam döngüsünün sonlarına doğru ana arı ile birlikte işçi arılar da yumurtlamakta ve hem kurucu ana arı hem de işçi arılar tarafından yumurtlanan bu haploid yumurtalardan erkek arılar üretilmektedir. Kolonilerde ana arı ve işçi arı yumurtalarından gelişen erkek arıların morfolojik olarak ayrılabilmesi söz konusu olmayıp, kitlesel yetiştiricilikte kolonilerde üretilen tüm erkek arılar çiftleştirme amacıyla kullanılmaktadır. Bu çalışma B. terrestris arısında hem ana arı hem de işçi arılar tarafından yumurtlanan haploid yumurtalardan üretilen erkek arılar ile çiftleşen ana arıların oluşturduğu kolonilerin gelişim özelliklerini karşılaştırmak amacı ile yürütülmüştür. Araştırmada yaşlı işçi arı grubu ve çiftleşmemiş ana arı grubu oluşturularak her iki grup için erkek arılar üretilmiş ve bu erkek arılar standart kolonilerde üretilen genç B. terrestris ana arıları ile çiftleştirilmiştir. Diyapoz dönemi sonunda bu ana arıların oluşturduğu kolonilerde bazı koloni gelişim özellikleri belirlenmiştir. İki farklı erkek arı grubu ile çiftleştirilen ana arıların oluşturduğu koloniler karşılaştırıldığında iki grup arasında yalnız koloni oluşturma oranı arasındaki fark önemli bulunmuş (p<0.05), diğer belirlenen tüm özelliklerde ise iki grup arasındaki farklılıklar önemli bulunmamıştır.