
Erken Çocuklukta Ahlak ve Değer Eğitimi Anabilim Dalı (disiplinlerarası)
İstanbul 29 MayIs University18
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Erken çocukluk dönemi değerler eğitimi veren kurumlarda aile katılımının incelenmesi
Bu araştırma erken çocukluk dönemi değerler eğitimi veren kurumlarda aile katılımının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ili Ümraniye ilçesinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ümraniye Müftülüğü' ne bağlı farklı iki 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarında görev yapan toplam 5 öğretici ve öğreticilerin 5 velisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklem grubunda kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenen, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli illerindeki 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarında görev yapan 205 öğretici yer almaktadır. Araştırmanın veri toplama aşamasında öğreticilerin değerler eğitimi uygulamalarında hangi aile katılım stratejilerine yer verdiklerini belirlemek amacıyla Keleş & Dikici Sığırtmaç (2016) tarafından hazırlanan "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Uyguladıkları Aile Katılım Stratejilerini Belirleme Ölçeği (AKSBÖ)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen öğretici ve veli görüşlerini belirlemek için oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın veri analizinde nicel boyutu oluşturan veriler bilgisayar ortamında değerlendirilerek, çözümleme aşamasında Pasw Statistics 18 SPSS Programı kullanılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda öğreticilerin değerler eğitimi çalışmalarında yer verdikleri aile katılım stratejilerinin çözümlenmesinde standart sapma, aritmetik ortalama; değişkenlere ilişkin hesaplanan puanların çözümlenmesinde ise yapılan normallik testleri sonucu, verilerin normale yakın dağılım gösterdiği bulgusuna ulaşılarak parametrik testlerden Bağımsız Değişkenler t-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi gibi betimsel istatistiklere yer verilmiş, farkın kaynağını bulmak amacıyla çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi kullanılarak araştırmacı tarafından belirlenen kriterlere göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Okul Öncesi Öğretmenlerinin Uyguladıkları Aile Katılım Stratejilerini Belirleme Ölçeği 'ne göre öğreticilerin en çok tercih ettikleri aile katılımı stratejilerinin öğretmen-aile iletişim temelli stratejiler ve ev temelli stratejiler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğreticilerin öğretmen temelli stratejilere nadiren, okul-aile temelli stratejilere ara sıra yer verdikleri belirlenmiştir. Öğreticilerin değerler eğitimi çalışmalarında yer verdikleri aile katılım stratejilerine ilişkin görüşlerini yaş, statü ve öğrencilerin yaş grubu gibi değişkenler etkilerken; eğitim durumu, meslekî kıdem, kurslarda görevlendirilme şekli, sınıf mevcudu gibi değişkenlerin etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğreticilerle yapılan görüşmeler sonucunda, günlükler, dosyalar, kitapçıklar, dilek/öneri ve makale kutusu, anne baba kitaplıkları, afiş, yönetim, karar verme sürecine velilerin katılımı gibi aile katılımı etkinliklerini neredeyse hiç uygulamadıkları belirlenmiştir. Katılımcı öğreticilerin aile iletişim etkinliklerini etkili şekilde kullanamadıkları, bireysel görüşme, mesajlaşma, telefon görüşmesi, giriş-çıkış saatleri, veli toplantısı gibi etkinliklere iletişimde yer verseler de daha çok internet temelli WhatsApp uygulamasını iletişimde tercih ettikleri görülmüştür. Ayrıca katılımcı öğreticilerin aile katılımını daha çok ebeveynlerin evde çocuklarının eğitimlerini desteklemesi, eğitime dahil olmaları olarak değerlendirdikleri, çocuk eğitiminde ailenin önemli yerinin olduğunun farkında oldukları ancak aile katılımı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları, bu nedenle aileyi eğitime nasıl dahil edecekleri noktasında hizmet içi eğitime ihtiyaçlarının olduğu belirlenmiştir. Velilerle yapılan görüşmeler sonucunda, velilerin aile katılımını daha çok ebeveynlerin çocuğun öğretmeniyle iletişim halinde olması ve okulda öğrenilenlerin evde pekiştirilmesi olarak değerlendirdikleri, velilerin aile katılım faaliyetlerinden haberdar olmadıkları, iletişimde en çok internet temelli uygulama tercih etikleri, öğreticileriyle istedikleri zaman yüz yüze ve telefon aracılığıyla iletişim kurabildikleri, öğreticilerin bu noktada kolaylık sağladıkları, velilerin bu durumdan memnun oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca velilerin çocuk gelişimi ve eğitimi noktasında eğitime ihtiyaçlarının olduğu, aile eğitimi konusunda bütün velilerin çok istekli oldukları, daha çok çocuklarına evde nasıl eğitim vereceklerine dair yöntem ve metot, nasıl sosyalleşmelerine katkı sağlayacakları, nasıl çocuklarıyla iletişim kuracakları, çocuk gelişimi, eğitimi ve anne-baba tutumları ile ilgili eğitime ihtiyaçlarının olduğunu dile getirdikleri belirlenmiştir.
Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş grubu Kur'an kursu öğreticilerinin branş derslik sistemini uygulamalarına ilişkin durum çalışması
Bu araştırma Diyanet İşleri Başkanlığına (DİB) bağlı 4-6 yaş grubu Kur'an Kursları Öğretim Programını uygularken tek bir sınıf kullanmak yerine, oluşturulan; drama, masal, sanat, spor, müzik gibi sınıflarda çocukların günlük rutinlerini yapmasına ilişkin öğretici görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yürütülen araştırmanın çalışma grubu; DİB'na bağlı sekiz farklı 4-6 yaş Kur'an Kursunda branş derslik sistemini uygulayan 15 öğreticiden oluşmaktadır. Drama, masal, spor, müzik, sanat ve benzeri sınıfların, öğreticiler tarafından kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde içerik analizi kullanılarak araştırmacı tarafından belirlenen kriterlere göre inceleme yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesindeöğreticiler,4-6 yaş öğretim programını uygularken, branş derslik sınıflarının kullanılmasının; çocukların gelişim özelliklerine, mekân düzeninin, kazanımları destekleyecek nitelikte olduğunda çocukların derse odaklanmasının kolaylaştığını, çocukların kurumda bulunan öğreticilerle ve öğrencilerle iletişim halinde olduklarını, kendilerini okula ait hissettiklerini, okulun sınıflarını temiz ve düzenli kullanarak arkadaşlarına teslim ettiklerini, DİB tarafından belirlenen kazanımlara ulaşmayı kolaylaştırdığını, bu süreçte çocukların daha mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Araştırmada öğreticilerin, yeni yöntem ve tekniklere açık olduğu, aktif öğrenme, eğitici drama, oyun temelli öğrenme, masal, müzikle öğretim yöntemlerini kullanarak programlarını uyguladığı tespit edilmiştir. Çocukların sınıf değişikliği ile ferahladığı, materyalleri hazır yeni bir sınıfa geçişle derse odaklanmalarının sağlandığı, farklı sınıflarda ders kazanımlarına ulaşıldığı noktasında olumlu görüşler elde edilmiştir. Görüşme bulgularında, branş derslik sisteminin öğreticiler arası iletişimi, iş birliğini, istişareyi ve uyumu arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırma bulguları neticesinde, uygulamadaki eksik ve aksayan yönlerin giderilerek yaygınlaştırılması önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mekân niteliği, Branş Derslik Sistemi, Eğitim Ortamı, 4-6 Yaş Kur'an Kursları, Değer Eğitimi, Okul öncesi sınıfları, Okul öncesi Öğrenme Merkezleri.
Fatma Hilal Başal tarafından yazılan Keloğlan masalları serisindeki değerlerin incelenmesi
Bu araştırmada, Fatma Hilal Başal'ın Keloğlan Masalları serisinde yer alan Keloğlan Dersini Alıyor, Keloğlan ile Değirmenci, Keloğlan ile Hayat Pınarı, Keloğlan ile Haydutlar, Keloğlan ile Hekim, Keloğlan ile İyi Yürekli Padişah, Keloğlan ile Korkut ve Turgut Kardeşler, Keloğlan ile Köyde Yangın, Keloğlan ile Zehra Sultan, Keloğlan Köyünün Kahramanı Oluyor adlı masal kitaplarındaki değerlerin UNESCO tarafından kabul edilen on iki evrensel değer bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler doküman inceleme yolu ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmış, içerik çözümlemesi tekniklerinden de "kategorisel çözümleme tekniği"nden yararlanılmıştır. Araştırmada seçilen Keloğlan masalları UNESCO Değerler Listesi'nde yer alan 12 evrensel değere göre incelenmiş ve masallarda geçen değerler not alınmıştır. Sonuçlara göre her masalda geçen değer sayıları frekans, yüzde ve yoğunluk puanlarına göre tablolaştırılmıştır. Ardından masallarda geçen değerlerin hangi boyutlarıyla ele alındığı masallardan alıntılar yapılarak ifade edilmiş ve yorumlanmıştır. İncelemeler sonrasında değerler ile ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda değerlerin Keloğlan Dersini Alıyor masal kitabında değerler toplam 22 yerde, Keloğlan ile Değirmenci masal kitabında toplam 36 yerde, Keloğlan ile Hayat Pınarı masal kitabında toplam 25 yerde, Keloğlan ile Haydutlar masal kitabında toplam 17 yerde, Keloğlan ile Hekim kitabında toplam 33 yerde, Keloğlan ile İyi Yürekli Padişah masal kitabında toplam 23 yerde, Keloğlan ile Korkut ve Turgut Kardeşler masal kitabında toplam 28 yerde, Keloğlan ile Köyde Yangın masal kitabında toplam 17 yerde, Keloğlan ile Zehra Sultan masal kitabında toplam 35 yerde ve Keloğlan Köyünün Kahramanı Oluyor masal kitabında toplam 28 yerde belirtilmektedir. Genel toplamında ise 264 yerde belirtildiği tespit edilmiştir. İncelenen masal kitaplarında 11 evrensel değerin varlığı gözlemlenirken "özgürlük" değerinin hiçbir masal kitabında yer almadığı tespit edilmiştir.
Okul öncesi eğitim döneminde çocuklar için felsefe (P4C) programının çocukların doğayla bağlantı kurma eğilim düzeylerine etkisinin incelenmesi
Teknolojinin ilerlemesi, nüfus artışı, sanayileşme, biyolojik çeşitliliğin azalması ve iklim değişikliği gibi bir dizi faktör nedeniyle doğayla olan bağ son zamanlarda endişe verici bir oranda azalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak, her yaş grubundan çocuğun doğayla bağ kurmasına yardımcı olabilecek eğitimin sağlanması önemlidir. Okul öncesi çocukların doğayla bağ kurabilmeleri için, öncelikle onunla ilgili temel kavramları anlamaları gerekmektedir. Bu kavramların öğrenme sürecine dahil edilmesinde Çocuklar için Felsefe eğitiminin okul öncesi çocukların doğayla kurdukları bağ üzerindeki etkisinin araştırılması önem taşımaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın temel amacı, Çocuklar İçin Felsefe programının okul öncesi dönem çocuklarının doğayla bağlantı kurma eğilim düzeylerine olan etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın doğasına uygun olarak araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma verileri bağımsız bir erken çocukluk eğitim kurumundaki öğrencilerden toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 15'i deney, 15'i kontrol olacak şekilde otuz çocuktan meydana gelmektedir. Deney ve kontrol gruplarının eşit olması amaçlanarak her iki gruba DOBKEÖ uygulanmıştır. Araştırmada sağlanan veriler SPSS'te işlenerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, deney ile kontrol grubunun ön test bulguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Ancak deney grubu ön test- son test puan ortalamalarında dikkate değer bir farklılık gözlemlenmiştir. Deney grubunun puanlarındaki bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Kontrol grubunun ise ön test- son test ortalamaları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak aralarında anlamlı bir fark görülmemektedir.
Okul öncesi dönemde elifbâ öğretim yaklaşımlarına dair öğretici görüşleri
İlk vahiyden itibaren Müslümanlar, Kur'ân-ı Kerim'i öğrenmeyi ve öğretmeyi önemsemiş, kendilerine vazife edinmişlerdir. Belli bir döneme kadar şifahi bir şekilde gerçekleştirilen bu vazife, ilerleyen dönemlerde elifbâlar üzerinden gerçekleştirilmiştir. Elifbâlar, yöntem, teknik ve içerik bakımından dönem dönem; şartlara, ihtiyaçlara ve muhatap kitleye göre değişikliğe uğramıştır. Her bir değişimdeki temel amaç, daha kolay, daha etkili ve daha kalıcı bir elifbâ öğretiminin gerçekleştirilebilmesini sağlamaktır. Günümüzde de bu değişim kendini göstermektedir. Bu tez çalışması, elifbâ öğretiminde uygulanan birbirinden farklı yaklaşımlardan hangisinin okul öncesi dönem öğrencileri için daha uygun olduğunu tespit etmek amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümde Kur'ân öğretim tarihinde elifbâların geçirdiği değişim ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde günümüzde okul öncesi dönem elifbâ öğretiminde uygulanan yaklaşımlar tespit edilmiş ve değerlendirilmiştir. Son bölümde, çalışmanın problemini çözümlemek amacıyla görüşme yapılan Diyanet 4-6 yaş Kur'ân Kursu öğreticilerinden 5, özel anaokullarında Kur'ân öğreticiliği yapan 6 öğretici ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşme sonucu elde edilen bulgular kaydedilmiştir. Yapılan görüşmeler ve literatür taraması sonucunda, okul öncesi kurumlarında elifbâ öğretiminde klasik usûl, hece yöntemi, savtî usûl ve ses temelli yöntemin uygulandığı tespit edilmiştir. Her bir yaklaşımın avantajları olduğu gibi dezavantajları olduğu görülmüştür. Ancak yaklaşımlar, harflerin öğretim süreci, sıralama ve gruplanma şekli, doğru mahreç öğretimi ve pedagojik uygunluk açısından karşılaştırıldığında ses temelli yaklaşımın okul öncesi dönem öğrencileri için daha uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bağlanma stillerine göre erken çocuklukta Allah tasavvuru
Bu araştırmada, erken çocukluk dönemi çocuklarının bağlanma stilleri ile Allah tasavvurları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan fenomenolojik yaklaşım esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı 4-6 Yaş Kur'an Kursları'nda eğitim gören 5-6 yaş arası 28 çocuk oluşturmaktadır. Verilerin toplanması amacıyla çalışmada iki nitel ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlardan biri çocukların bağlanma temsillerinin tespiti için geliştirilen "Oyuncak Öykü Tamamlama Testi"; ikincisi ise çocukların anne-baba ve Allah algılarını ortaya çıkarmak üzere araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formudur. Veriler İstanbul ve Rize'de bulunan üç kurumdan toplanmış; uygulama çocuklarla birebir şekilde yapılmıştır. Veriler, içerik analizi yöntemi ve Maxqda nitel veri analizi programı kullanılarak analiz edilmiştir. Testin sonucuna göre çocuklar güvenli-güvensiz şeklinde iki gruba ayrılmış ve görüşme sonucunda elde edilen bulgular bu başlıklar altında incelenip yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre, güvenli bağlanma ilişkisi geliştiren çocukların anne-baba ile ilgili olan sorulara olumlu yanıtlar verdiği; bu olumluluğun Allah ile ilgili düşüncelerde de kendini gösterdiği tespit edilmiştir. Çocukların; Allah'ın insanlara yardım ettiğini, sıkıntılı zamanlarda Allah'a sığınılabileceğini, Allah'ın insanlara güzel ve iyi davrandığını düşündükleri görülmüştür. Aynı zamanda çocukların tamamına yakını, Allah'a dua ettiklerini ve Allah'ın yakınlarında olmasını istediklerini ifade etmişlerdir. Güvensiz bağlanma gösteren çocuklarda ise anne-baba algısının güvenli çocuklardan farklılık göstermesine rağmen Allah ile ilgili düşüncelerinin olumsuz olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumun; Allah'ın bir telafi figürü, ebeveyn yerine koyulan bir bağlanma nesnesi olarak görülmesinden ve çocukların erken yaşta aldıkları dinî eğitimin etkisinden kaynaklandığı belirtilmiştir.
Sâtı Bey ve Kâzım Nami Duru'nun erken çocukluk eğitimine katkısı
Araştırmada genel olarak II. Meşrutiyet'ten itibaren erken çocukluk dönemi eğitim tarihinde öne çıkan bazı isimlerin eğitim anlayışları üzerinde durulmaktadır. Bu amaç doğrultusunda II. Meşrutiyet'in sonlarına doğru erken çocukluk eğitiminde öne çıkan isimlerden biri olan Sâtı Bey'e ve yine çağdaşı olup etkisi Cumhuriyet Dönemi'ne kadar uzanan Kâzım Nami Duru'ya yer verilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi/belgesel tarama ve karşılaştırmalı tarihsel yöntemleriyle yürütülmüştür. Öncelikle literatür taraması yapılıp birincil kaynaklara ulaşılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda tezde istifade edilen kaynaklardan Sâtı Bey'in Tedrisat-ı İbtidaiyye Mecmuası; Kâzım Nami Duru'nun Çocuk Bahçesi Rehberi, İttihat ve Terakki Hatıralarım, Mekteplerde Ahlakı Nasıl Telkin Etmeli?, Frobel Usulüyle Küçük Çocukların Terbiyesi adlı eserleri Osmanlıcadan Türkçeye çevrilmiştir. Araştırma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde araştırmanın konusuna, amacına, yöntemine, sınırlılıklarına ve ilgili literatüre yer verilmiştir. İkinci bölümde ise tarihi çerçeveyi oluşturan II. Meşrutiyet dönemi ve erken çocukluk eğitimi ele alınmıştır. Yine bu bölümde erken çocukluk eğitiminin fikri temellerini oluşturan öncü isimler üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde II. Meşrutiyet döneminde erken çocukluk eğitiminde öne çıkan isimlerden biri olan Sâtı Bey hakkında bilgiler verilmiştir. Burada Sâtı Bey'in eğitim anlayışı, ahlak eğitim düşüncesi ve erken çocukluk eğitimine yaklaşımı ele alınmıştır. Sâtı Bey'in erken çocukluk eğitim anlayışı başlığı altında, erken çocukluk eğitiminde önem arz eden yöntem, materyal, öğrenme ortamı, öğretmen yeterlilikleri ve aile faktörüne yer verilmiştir. Dördüncü bölümde II. Meşrutiyet dönemi eğitimcilerinden, erken çocukluk eğitiminde de önemli bir isim olan Kâzım Nami Duru hakkında bilgiler bulunmaktadır. Kâzım Nami'nin de eğitim anlayışı, ahlak eğitim düşüncesi, erken çocukluk eğitim anlayışının felsefi temelleri ile erken çocukluk eğitim programı, eğitimde kullanılan yöntem, materyal, öğrenme ortamı, öğretmen yeterlilikleri ve aile faktörü hakkında bilgiler verilmiştir. Tezin sonuç bölümünde elde edilen bilgiler doğrultusunda hem Sâtı Bey'in hem de Kâzım Nami Duru'nun eğitim anlayışları arasındaki benzer noktalar ve farklılıklar üzerinde durulmuştur. Ayrıca araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara bazı önerilerde bulunulmuştur.
Doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocuklukta değer kazanımına ilişkin durum çalışması
Bu araştırma, doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocuklukta değer kazanımına etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma, nitel araştırma yöntemlerinden biri olan durum çalışması esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubu doğa temelli eğitim veren, İstanbul ilinde bulunan iki anaokulu, Kocaeli ilinde bulunan bir anaokulu ve Yalova ilinde bulunan bir anaokulundaki veliler ve öğretmenlerden oluşturmaktadır. Her okuldan 3 öğretmen ve 3 veli olmak üzere toplam 12 öğretmen ve 12 veli ile çalışma yürütülmüştür. Verilerin toplanması amacıyla nitel ölçme araçlarından görüşme türü tercih edilmiştir. Araştırmacı tarafından doğa temelli eğitimin değer kazanımıyla ilişkisini ortaya çıkarmak amacıyla yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanmıştır. Veriler İstanbul, Kocaeli ve Yalova ilinden seçilen doğa temelli eğitim veren anaokullarındaki öğretmen ve veliler ile yüz yüz görüşülerek elde edilmiştir. Görüşmeler okullar ziyaret edilerek yüz yüze gerçekleştirilmiş ve katılımcıların izni dahilinde kayıt altına alınmıştır. Araştırmada elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiş; analiz sürecinde MAXQDA nitel veri analiz programından yararlanılmıştır. Görüşme sonucundan elde edilen bulgular alt problemler göz önüne alınarak kategorileştirilmiş; öğretmen ve velilerin görüşleri iki ayrı başlık altında incelenmiştir. Araştırma bulguları, doğa temelli eğitimin, çocuklarda sosyal-duygusal, fiziksel, bilişsel alanları kapsayan bütüncül bir gelişimi desteklediğini ortaya koymaktadır. Öğretmen ve veli görüşleri, bu eğitim modelinin değer aktarımında geleneksel yöntemlere kıyasla daha kalıcı ve içselleştirilmiş deneyimler sunduğunu göstermektedir. Bu durumun temel nedeni, doğanın, soyut kavramların somutlaştırılabildiği uygun ortamı sağlayarak, çocukların değerleri doğrudan deneyimleyerek kazanmaları için önemli bir fırsat sunmasıdır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, doğa temelli eğitim yaklaşımının erken çocukluk dönemi değer kazanımında etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Araştırmanın sonucu doğrultusunda, anaokulu bahçelerinin doğal unsurlar barındırmasına özen gösterilmesi ve çocukların okul ortamında da doğayla doğrudan temas kurabilecekleri doğal öğrenme alanları oluşturulması önerilmektedir.
Erken çocukluk dönemine seslenen değerler eğitimi odaklı çocuk edebiyatı yapıtlarında görsel-metin uyumunun incelenmesi
Bu araştırma, erken çocukluk dönemine seslenen değerler eğitimi odaklı çocuk edebiyatı yapıtlarında görsel-metin uyumunun incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden tarama modelinin kullanıldığı bu araştırmanın inceleme nesnesi ve veri kaynağını Türkiye'de 2017-2021 yılları arasında, farklı yayınevleri (Diyanet Vakfı Yayınları, Erdem Yayın Grubu, Nar Çocuk Yayınları) tarafından yayımlanmış, erken çocukluk dönemine yönelik değerler eğitimi odaklı 3 (üç) sette yer alan toplam 29 (yirmi dokuz) çocuk edebiyatı yapıtı oluşturmaktadır. Araştırmanın inceleme nesnesini oluşturan yapıtlar erken çocukluk dönemine seslenmesi, değerler eğitimi amacıyla yapılandırılmış olması ve 2017-2021 yılları arasında set halinde yayımlanmış olması gibi çeşitli kriterler göz önünde bulundurularak ölçüt örneklem yoluyla seçilmiştir. Araştırmada erken çocukluk dönemi ile 0-8 yaş aralığı kastedilmiş olup incelenen yapıtların 3-6 yaş aralığına hitap eden eserler olması öncelenmiştir. Araştırmanın veri toplama aşamasında erken çocukluk dönemine seslenen değerler eğitimi odaklı 29 çocuk edebiyatı yapıtındaki görsel-metin uyumunun incelenmesi amacıyla "Değerler Eğitimi Odaklı Görsel-Metin Uyumu Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Değerler Eğitimi Odaklı Görsel-Metin Uyumu Değerlendirme Formu'nda eserlerin görsel-metin ilişkisini ölçen 13 madde yer almaktadır. Çalışmanın veri analizinde araştırmanın inceleme nesnesini oluşturan kitap setleri ilk olarak araştırmacı tarafından iki defa okunmuştur. Setler değerlendirileceği zaman tek tek ele alınarak incelenmiş ve okuma işlemi gerçekleştirilmiştir. Daha sonra üçüncü okumada ele alınan set Değerlendirme Formu'nda belirlenen ölçütler dahilinde görsel-metin uyumu özelliklerine yönelik 13 madde üzerinden evet-kısmen-hayır cevaplı sorularla değerlendirilmeye tabi tutulmuştur. Bu işlem sırasıyla tüm setlere uygulanmıştır. Değerlendirme tabloları tamamlandıktan sonra bir kez daha son bir inceleme yapılarak süreç tamamlanmıştır. Elde edilen nitel veriler araştırmanın bulgular bölümünde tablolaştırılmış olup içerik analizi kullanılarak yorumlanmıştır. İnceleme nesnesini oluşturan yapıtlardan elde edilen bulgular, eserlerde yer alan metin örnekleriyle ve görsellerle desteklenmiştir. Araştırma sonucunda, araştırmanın inceleme nesnesini oluşturan erken çocukluk dönemine yönelik değerler eğitimi odaklı çocuk edebiyatı yapıtlarından 3 set -29 kitap- ayrı ayrı dikkate alınarak görsel-metin uyumuna ait genel sonuçlara yer verilmiştir. İncelenen tüm eserler birlikte değerlendirildiğinde eserlerin yarıdan fazlasında görsel-metin uyumunun sağlandığı tespit edilmiştir. Genel itibariyle incelenen eserlerde metin olmaksızın görsellerin çocuk okurun kendi hikayelerini oluşturmasına fırsat sunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte bazı eserlerde resimlemenin metnin içeriğini yansıtmada yetersiz kaldığı, görsellerin metinle uyumlu olarak yapılandırılmadığı, metin olmaksızın bütünsel açıdan bakıldığında görsellerin görsel okuma yapmaya fırsat tanıyacak kadar görsel devamlılık ve tutarlılık barındırmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Dönemi, Değerler Eğitimi, Çocuk Edebiyatı, Resim, Görsel, Metin
Değerler eğitimi temalı resimli çocuk kitaplarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, erken çocukluk dönemine yönelik değerler eğitimi temalı resimli çocuk kitaplarının incelenmesidir. Bu amaçla, resimli çocuk kitapları, doküman incelemesi yöntemiyle resimleme, içerik, değerler ve gelişim alanları yönünden analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, erken çocukluk dönemine yönelik değerler eğitimi serisi yayımlayan dört farklı yayınevine ait toplam 38 resimli çocuk kitabı incelenmiştir. Bu kitaplar; Türkiye Diyanet Vakfı (15 kitap), İş Bankası (5 kitap), Kırmızı Kedi Çocuk (10 kitap) ve Nar Çocuk (8 kitap) yayınevlerinden seçilmiştir. Araştırma verileri, 'Resimli Öykü Kitaplarını Değerlendirme Ölçeği', '3-6 Yaş Çocuk Kitabı İnceleme Formu' ve araştırmacının hazırladığı 'Resimli Çocuk Kitaplarını Değerler Açısından İnceleme Formu' kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, incelenen kitaplarda arkadaşlık, güven, yardımlaşma, sorumluluk, saygı ve sevgi gibi birçok değer ele alınmıştır. En sık işlenen ana değerler ise sorumluluk, özgüven, saygı, sevgi, paylaşma, yardımlaşma, merhamet ve sabır olarak belirlenmiştir. Değerler eğitimi serilerindeki kitaplar resimleme ve içerik özellikleri açısından incelendiğinde, Kırmızı Kedi Çocuk yayınlarının diğer yayınevlerine göre daha yüksek puan aldığı belirlenmiştir. Bu yayınevinin kitaplarında, değerlerin bireysel ve toplumsal bir bakış açısıyla, tek bir olay örgüsü içinde işlendiği tespit edilmiştir. Türkiye Diyanet Vakfı yayınlarına ait resimli çocuk kitaplarında, değerlerin genellikle öğüt veren bir dille sunulduğu ve bazı eserlerde çocuğun gelişimsel özelliklerinin göz ardı edildiği tespit edilmiştir. İş Bankası yayınlarına ait kitaplarda değerlerin hem toplumsal hem de bireysel bağlamda ele alındığı, ancak değerlerin aktarımı sırasında bazı olumsuz örneklerin kullanıldığı saptanmıştır. Nar Çocuk yayınlarında ise öğüt veren bir dilin tercih edildiği, serinin bazı kitaplarının çocukların gelişim özelliklerini desteklemeye yönelik ölçütleri karşılamadığı ve eserlerde tek bir değere odaklanılmadığı belirlenmiştir. İnceleme sonucunda, değerler eğitimi serilerinde çocukların dil gelişimi, bilişsel gelişim, kişilik ve toplum gelişimlerine katkı sağlayabilecek özelliklere sahip resimli çocuk kitapları olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Erken Çocukluk Dönemi, Değerler Eğitimi, Çocuk Edebiyatı, Resimli Çocuk Kitabı
İnanç temalı çocuk kitaplarının çocuk edebiyatının temel öğeleri bağlamında incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, İslam inancını temel alan 20 resimli çocuk kitabını, çocuk edebiyatının taşıması gereken temel öğeler doğrultusunda incelemektir. Araştırma, nitel araştırma desenlerinden içerik analizi yöntemiyle yürütülmüştür. Bu doğrultuda 2019–2023 yılları arasında yayımlanmış ve erken çocukluk dönemine yönelik olarak seçilen kitaplar dış yapı, iç yapı ve eğitsel özellikler açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın veri kaynağını oluşturan eserler şunlardır: İftar Tabağı, En Güzel Mavi, Annem İçin Teşekkür Ederim Allah'ım, Fasulye, Babamın Dükkânı, Kedi Müezza, Kudüs'ün Kuşları, Bir Kudüs Masalı, Üç Mescide Yolculuk, Yağmur Duası, Mutlu Cami, Allah Benimle, Keloğlan Namaz Peşinde, Unutulmuş Kitap, Hanne'nin Örtüleri, Çıtır Çıtır Bir Bayram Macerası, Minikler İçin Mescitlerimiz, Bu Deve Neden Kızdı, Kukla Misket Ballı Şifa ve Hoş Geldin Ramazan. İnceleme sonucunda, yalnızca 7 kitabın (İftar Tabağı, En Güzel Mavi, Kudüs'ün Kuşları, Bir Kudüs Masalı, Mutlu Cami, Allah Benimle, Çıtır Çıtır Bir Bayram Macerası) dış yapı, 5 kitabın (İftar Tabağı, En Güzel Mavi, Kudüs'ün Kuşları, Bir Kudüs Masalı, Çıtır Çıtır Bir Bayram Macerası) ise iç yapı bakımından çocuk edebiyatı ölçütlerine büyük ölçüde uygunluk gösterdiği; buna karşın 17 kitabın (İftar Tabağı, En Güzel Mavi, Annem İçin Teşekkür Ederim Allah'ım, Fasulye, Babamın Dükkânı, Kedi Müezza, Kudüs'ün Kuşları, Bir Kudüs Masalı, Yağmur Duası, Mutlu Cami, Allah Benimle, Keloğlan Namaz Peşinde, Unutulmuş Kitap, Hanne'nin Örtüleri, Çıtır Çıtır Bir Bayram Macerası, Bu Deve Neden Kızdı ve Kukla Misket Ballı Şifa) eğitsel özellikler açısından yeterlilik sağladığı belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, içerik ve biçim açısından bütünlük taşıyan nitelikli inanç temalı çocuk kitabı sayısının sınırlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, nitelikli çocuk kitaplarının oluşturulmasında yazar, çizer, editör ve yayınevlerinin iş birliği içinde çalışmaları; ebeveynlerin kitap seçiminde daha bilinçli davranmaları ve alana yönelik bilimsel çalışmaların artırılması önerilmektedir.
Reggio Emilia, Waldorf Ve Montessori yaklaşımlarında değerler eğitiminin öğretmen görüşleri doğrultusunda betimlenmesi
Bu araştırmanın amacı, Reggio Emilia, Waldorf ve Montessori yaklaşımlarında değerler eğitiminin öğretmen görüşleri doğrultusunda belirlenmesidir. Bu amaç kapsamında Reggio Emilia, Waldorf ve Montessori yaklaşımlarında değerler eğitiminin yeri ve önemi, desteklenen değerler, kullanılan stratejiler, çocukların gelişim alanlarına olan etkileri ve uygulamalardaki güçlü ve zayıf yönler irdelenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubu, Reggio Emilia (4), Waldorf (6) ve Montessori (4) yaklaşımlarını uygulayan toplam 14 okul öncesi öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi benimsenerek veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, öğretmenlerin kişisel bilgilerini öğrenmek amacıyla kullanılan "Öğretmen Kişisel Bilgi Formu" ve değerler eğitimine ilişkin görüş ve deneyimlerini belirlemek için geliştirilen "Öğretmen Görüşme Formu" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, Reggio Emilia yaklaşımında, öğretmenler tarafından kullanılan proje tabanlı öğrenme, Sokratik sorgulama, merak temelli uygulamalar, iş birlikçi öğrenme, drama, oyun ve doğa etkinlikleri aracılığıyla iş birliği, empati, sorumluluk, saygı, özgüven ve yardımlaşma değerlerinin sosyal ilişkiler yoluyla kazandırıldığı belirtilmiştir. Bu süreçte, öğretmenin rolünün ve sınıf ortamının belirleyici olduğu; ancak zaman yönetimi, motivasyon eksikliği ve kalabalık sınıflar gibi zorluklarla karşılaşıldığı ifade edilmiştir. Waldorf yaklaşımını benimseyen öğretmenlerin görüşlerine göre, sevgi, saygı, empati, sorumluluk, iş birliği, merhamet, içsel huzur, doğayla bütünleşme değerleri; oyunlar, ritüeller, masallar, doğa ile etkileşim, sanat, ritim ve hareket gibi yöntemlerle çocuklara deneyimler yoluyla kazandırılmaktadır. Bu süreçte öğretmenlerin rol model olması, topluluk bilincinin geliştirilmesi ve aile katılımının desteklenmesinin önemli bir yer tuttuğu ifade edilmiştir. Bu yaklaşımda, akademik standartlarla uyum, milli değerlerle ilişkilendirme ve yerel kültürle entegrasyon konularında bazı zorluklarla karşılaşıldığı belirtilmiştir. Montessori yaklaşımında, çocukların yardımlaşma, empati, saygı, iş birliği, nezaket, öz disiplin, öz farkındalık, adalet, eşitlik ve hoşgörü değerlerini günlük yaşam aktiviteleri aracılığıyla doğal bir şekilde öğrendikleri ifade edilmiştir. Bu süreç, öğretmenlerin rol model olması, grup çalışmaları ve zengin materyallerle desteklenirken, çevre bilincine ve doğa sevgisine de önem verilmektedir. Ancak bu yaklaşımda dolaylı öğretim, ana akım eğitim sistemiyle uyumsuzluk ve kültürel anlam karmaşaları gibi zorluklar yaşandığı ifade edilmiştir. Öğretmen görüşleri doğrultusunda her üç yaklaşımın da çocukların sosyal, duygusal ve kişilik gelişimine olumlu katkılar sağladığı ve temel değerlerin kazandırılmasında etkili olduğu saptanmıştır. Bulgular ilgili literatür kapsamında tartışılmıştır.
16. yüzyıl Osmanlı minyatürleri ve Avrupa resimlerinde çocuk tasvirleri
Bu çalışma, 16. yüzyılda üretilmiş minyatür ve resimlerde çocuk temsillerini incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, söz konusu görsel kaynaklarda çocuk figürlerinin nasıl betimlendiğini analiz etmek ve dönemin sosyo-kültürel bağlamı içerisinde çocuk ve çocukluk algılarını ortaya koymaktır. Çalışmada doküman analizi yapılarak elde edilen görseller sınıflandırılmış ve tarihsel açıdan yorumlanmıştır. Araştırmanın örneklemini, çocukluk tarihine ışık tutabilecek nitelikteki görsel materyaller oluşturmaktadır. Bu materyaller, 16. yüzyıla tarihlenen minyatürler ve resimlerden oluşmaktadır. Minyatürlere, Türkiye'de ve yurt dışında bulunan, kamuya açık kütüphanelerde yer alan minyatürlü el yazmaları taranarak ulaşılmış; ardından ilgili kurumlarla iletişime geçilerek temin edilmiştir. Resimler ise çevrim içi erişime açık, çeşitli uluslararası dijital koleksiyonlar ve kütüphaneler aracılığıyla elde edilmiştir. Elde edilen görseller, ait oldukları kurumlara (kütüphane ya da koleksiyon) ve Maxqda nitel veri analiz yazılımı aracılığıyla oluşturulan tematik kodlamalara göre sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırma doğrultusunda, minyatürler ve resimler ilgili temalar çerçevesinde karşılaştırmalı olarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucu karşılaştırılması yapılan minyatür ve resimlerde yer alan çocukların toplumda farklı sosyal statülerde bulunduğu ve bulundukları statülere uygun olarak tasvir edildiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Çocukluk, Osmanlı, Minyatür, Avrupa, Resim
Erken çocuklukta soyut kavram öğretimi
Bu araştırma, erken çocukluk döneminde soyut kavramların nasıl öğretildiğini incelemeyi; bu süreci etkileyen faktörleri, kullanılan pedagojik yaklaşımları ve bu yaklaşımların çocuğun kavramsal gelişimine katkılarını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Erken çocukluk dönemi, bireyin bilişsel, dilsel ve sosyal gelişimi açısından kritik bir evredir. Bu dönemde kazandırılan kavramlar, çocukların dünyayı anlamlandırmalarına ve ileri düzey öğrenmelere temel oluşturmalarına olanak tanır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden fenomenolojik desen kullanılarak yürütülmüştür. Bu kapsamda, konuyla ilgili akademik literatür, tezler, makaleler ve öğretim programı dokümanları sistematik biçimde incelenmiş; uygulayıcılarla yapılan görüşmelerle veriler derinleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, soyut kavram öğretiminde aktif katılım, somut yaşantılar ve oyun temelli uygulamaların öne çıktığı; materyal seçimi, öğretmen niteliği ve çocuğun gelişimsel özelliklerinin süreci doğrudan etkilediği belirlenmiştir. Bu bağlamda araştırma, erken çocukluk döneminde soyut kavramların öğretimine ilişkin süreci derinlemesine incelemeyi amaçlamakta; nitel araştırma desenine dayalı olarak yürütülen görüşmeler aracılığıyla, uygulayıcılara yol gösterici olabilecek veriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kavram Öğretimi, Soyut Kavramlar, Erken Çocukluk Dönemi, Pedagojik Yaklaşımlar, Öğretim Stratejileri, Kavramsal Gelişim, Din Eğitimi
Diyanet İşleri Başkanlığı 4-6 yaş grubu Kur'an kursu öğreticilerinin branş derslik sistemini uygulamalarına ilişkin durum çalışması
Bu araştırma Diyanet İşleri Başkanlığına (DİB) bağlı 4-6 yaş grubu Kur'an Kursları Öğretim Programını uygularken tek bir sınıf kullanmak yerine, oluşturulan; drama, masal, sanat, spor, müzik gibi sınıflarda çocukların günlük rutinlerini yapmasına ilişkin öğretici görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yürütülen araştırmanın çalışma grubu; DİB'na bağlı sekiz farklı 4-6 yaş Kur'an Kursunda branş derslik sistemini uygulayan 15 öğreticiden oluşmaktadır. Drama, masal, spor, müzik, sanat ve benzeri sınıfların, öğreticiler tarafından kullanımına ilişkin görüşlerini belirlemek üzere yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın veri analizinde içerik analizi kullanılarak araştırmacı tarafından belirlenen kriterlere göre inceleme yapılmıştır. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular neticesindeöğreticiler,4-6 yaş öğretim programını uygularken, branş derslik sınıflarının kullanılmasının; çocukların gelişim özelliklerine, mekân düzeninin, kazanımları destekleyecek nitelikte olduğunda çocukların derse odaklanmasının kolaylaştığını, çocukların kurumda bulunan öğreticilerle ve öğrencilerle iletişim halinde olduklarını, kendilerini okula ait hissettiklerini, okulun sınıflarını temiz ve düzenli kullanarak arkadaşlarına teslim ettiklerini, DİB tarafından belirlenen kazanımlara ulaşmayı kolaylaştırdığını, bu süreçte çocukların daha mutlu olduklarını ifade etmişlerdir. Araştırmada öğreticilerin, yeni yöntem ve tekniklere açık olduğu, aktif öğrenme, eğitici drama, oyun temelli öğrenme, masal, müzikle öğretim yöntemlerini kullanarak programlarını uyguladığı tespit edilmiştir. Çocukların sınıf değişikliği ile ferahladığı, materyalleri hazır yeni bir sınıfa geçişle derse odaklanmalarının sağlandığı, farklı sınıflarda ders kazanımlarına ulaşıldığı noktasında olumlu görüşler elde edilmiştir. Görüşme bulgularında, branş derslik sisteminin öğreticiler arası iletişimi, iş birliğini, istişareyi ve uyumu arttırdığı tespit edilmiştir. Araştırma bulguları neticesinde, uygulamadaki eksik ve aksayan yönlerin giderilerek yaygınlaştırılması önerisinde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Mekân niteliği, Branş Derslik Sistemi, Eğitim Ortamı, 4-6 Yaş Kur'an Kursları, Değer Eğitimi, Okul öncesi sınıfları, Okul öncesi Öğrenme Merkezleri.
Fatma Hilal Başal tarafından yazılan Keloğlan masalları serisindeki değerlerin incelenmesi
Bu araştırmada, Fatma Hilal Başal'ın Keloğlan Masalları serisinde yer alan Keloğlan Dersini Alıyor, Keloğlan ile Değirmenci, Keloğlan ile Hayat Pınarı, Keloğlan ile Haydutlar, Keloğlan ile Hekim, Keloğlan ile İyi Yürekli Padişah, Keloğlan ile Korkut ve Turgut Kardeşler, Keloğlan ile Köyde Yangın, Keloğlan ile Zehra Sultan, Keloğlan Köyünün Kahramanı Oluyor adlı masal kitaplarındaki değerlerin UNESCO tarafından kabul edilen on iki evrensel değer bakımından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler doküman inceleme yolu ile toplanmıştır. Verilerin çözümlenmesinde içerik analizi yöntemi kullanılmış, içerik çözümlemesi tekniklerinden de "kategorisel çözümleme tekniği"nden yararlanılmıştır. Araştırmada seçilen Keloğlan masalları UNESCO Değerler Listesi'nde yer alan 12 evrensel değere göre incelenmiş ve masallarda geçen değerler not alınmıştır. Sonuçlara göre her masalda geçen değer sayıları frekans, yüzde ve yoğunluk puanlarına göre tablolaştırılmıştır. Ardından masallarda geçen değerlerin hangi boyutlarıyla ele alındığı masallardan alıntılar yapılarak ifade edilmiş ve yorumlanmıştır. İncelemeler sonrasında değerler ile ilgili sonuçlara ulaşılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar doğrultusunda değerlerin Keloğlan Dersini Alıyor masal kitabında değerler toplam 22 yerde, Keloğlan ile Değirmenci masal kitabında toplam 36 yerde, Keloğlan ile Hayat Pınarı masal kitabında toplam 25 yerde, Keloğlan ile Haydutlar masal kitabında toplam 17 yerde, Keloğlan ile Hekim kitabında toplam 33 yerde, Keloğlan ile İyi Yürekli Padişah masal kitabında toplam 23 yerde, Keloğlan ile Korkut ve Turgut Kardeşler masal kitabında toplam 28 yerde, Keloğlan ile Köyde Yangın masal kitabında toplam 17 yerde, Keloğlan ile Zehra Sultan masal kitabında toplam 35 yerde ve Keloğlan Köyünün Kahramanı Oluyor masal kitabında toplam 28 yerde belirtilmektedir. Genel toplamında ise 264 yerde belirtildiği tespit edilmiştir. İncelenen masal kitaplarında 11 evrensel değerin varlığı gözlemlenirken "özgürlük" değerinin hiçbir masal kitabında yer almadığı tespit edilmiştir.
Okul öncesi eğitim döneminde çocuklar için felsefe (P4C) programının çocukların doğayla bağlantı kurma eğilim düzeylerine etkisinin incelenmesi
Teknolojinin ilerlemesi, nüfus artışı, sanayileşme, biyolojik çeşitliliğin azalması ve iklim değişikliği gibi bir dizi faktör nedeniyle doğayla olan bağ son zamanlarda endişe verici bir oranda azalmaktadır. Bunun bir sonucu olarak, her yaş grubundan çocuğun doğayla bağ kurmasına yardımcı olabilecek eğitimin sağlanması önemlidir. Okul öncesi çocukların doğayla bağ kurabilmeleri için, öncelikle onunla ilgili temel kavramları anlamaları gerekmektedir. Bu kavramların öğrenme sürecine dahil edilmesinde Çocuklar için Felsefe eğitiminin okul öncesi çocukların doğayla kurdukları bağ üzerindeki etkisinin araştırılması önem taşımaktadır. Dolayısıyla bu çalışmanın temel amacı, Çocuklar İçin Felsefe programının okul öncesi dönem çocuklarının doğayla bağlantı kurma eğilim düzeylerine olan etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın doğasına uygun olarak araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma verileri bağımsız bir erken çocukluk eğitim kurumundaki öğrencilerden toplanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 15'i deney, 15'i kontrol olacak şekilde otuz çocuktan meydana gelmektedir. Deney ve kontrol gruplarının eşit olması amaçlanarak her iki gruba DOBKEÖ uygulanmıştır. Araştırmada sağlanan veriler SPSS'te işlenerek analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında, deney ile kontrol grubunun ön test bulguları arasında anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Ancak deney grubu ön test- son test puan ortalamalarında dikkate değer bir farklılık gözlemlenmiştir. Deney grubunun puanlarındaki bu artışın istatistiksel olarak anlamlı olduğu görülmektedir. Kontrol grubunun ise ön test- son test ortalamaları karşılaştırıldığında istatistiksel olarak aralarında anlamlı bir fark görülmemektedir.
Erken çocukluk dönemi değerler eğitimi veren kurumlarda aile katılımının incelenmesi
Bu araştırma erken çocukluk dönemi değerler eğitimi veren kurumlarda aile katılımının incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseninde yürütülen bu araştırmanın çalışma grubunu İstanbul ili Ümraniye ilçesinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ümraniye Müftülüğü' ne bağlı farklı iki 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarında görev yapan toplam 5 öğretici ve öğreticilerin 5 velisi oluşturmaktadır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklem grubunda kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile belirlenen, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin çeşitli illerindeki 4-6 yaş grubu Kur'an kurslarında görev yapan 205 öğretici yer almaktadır. Araştırmanın veri toplama aşamasında öğreticilerin değerler eğitimi uygulamalarında hangi aile katılım stratejilerine yer verdiklerini belirlemek amacıyla Keleş & Dikici Sığırtmaç (2016) tarafından hazırlanan "Okul Öncesi Öğretmenlerinin Uyguladıkları Aile Katılım Stratejilerini Belirleme Ölçeği (AKSBÖ)" ve araştırmacı tarafından geliştirilen öğretici ve veli görüşlerini belirlemek için oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışmanın veri analizinde nicel boyutu oluşturan veriler bilgisayar ortamında değerlendirilerek, çözümleme aşamasında Pasw Statistics 18 SPSS Programı kullanılmıştır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda öğreticilerin değerler eğitimi çalışmalarında yer verdikleri aile katılım stratejilerinin çözümlenmesinde standart sapma, aritmetik ortalama; değişkenlere ilişkin hesaplanan puanların çözümlenmesinde ise yapılan normallik testleri sonucu, verilerin normale yakın dağılım gösterdiği bulgusuna ulaşılarak parametrik testlerden Bağımsız Değişkenler t-Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi gibi betimsel istatistiklere yer verilmiş, farkın kaynağını bulmak amacıyla çoklu karşılaştırma testlerinden Tukey kullanılmıştır. Nitel veriler ise içerik analizi kullanılarak araştırmacı tarafından belirlenen kriterlere göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda, Okul Öncesi Öğretmenlerinin Uyguladıkları Aile Katılım Stratejilerini Belirleme Ölçeği 'ne göre öğreticilerin en çok tercih ettikleri aile katılımı stratejilerinin öğretmen-aile iletişim temelli stratejiler ve ev temelli stratejiler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğreticilerin öğretmen temelli stratejilere nadiren, okul-aile temelli stratejilere ara sıra yer verdikleri belirlenmiştir. Öğreticilerin değerler eğitimi çalışmalarında yer verdikleri aile katılım stratejilerine ilişkin görüşlerini yaş, statü ve öğrencilerin yaş grubu gibi değişkenler etkilerken; eğitim durumu, meslekî kıdem, kurslarda görevlendirilme şekli, sınıf mevcudu gibi değişkenlerin etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğreticilerle yapılan görüşmeler sonucunda, günlükler, dosyalar, kitapçıklar, dilek/öneri ve makale kutusu, anne baba kitaplıkları, afiş, yönetim, karar verme sürecine velilerin katılımı gibi aile katılımı etkinliklerini neredeyse hiç uygulamadıkları belirlenmiştir. Katılımcı öğreticilerin aile iletişim etkinliklerini etkili şekilde kullanamadıkları, bireysel görüşme, mesajlaşma, telefon görüşmesi, giriş-çıkış saatleri, veli toplantısı gibi etkinliklere iletişimde yer verseler de daha çok internet temelli WhatsApp uygulamasını iletişimde tercih ettikleri görülmüştür. Ayrıca katılımcı öğreticilerin aile katılımını daha çok ebeveynlerin evde çocuklarının eğitimlerini desteklemesi, eğitime dahil olmaları olarak değerlendirdikleri, çocuk eğitiminde ailenin önemli yerinin olduğunun farkında oldukları ancak aile katılımı ile ilgili yeterli bilgiye sahip olmadıkları, bu nedenle aileyi eğitime nasıl dahil edecekleri noktasında hizmet içi eğitime ihtiyaçlarının olduğu belirlenmiştir. Velilerle yapılan görüşmeler sonucunda, velilerin aile katılımını daha çok ebeveynlerin çocuğun öğretmeniyle iletişim halinde olması ve okulda öğrenilenlerin evde pekiştirilmesi olarak değerlendirdikleri, velilerin aile katılım faaliyetlerinden haberdar olmadıkları, iletişimde en çok internet temelli uygulama tercih etikleri, öğreticileriyle istedikleri zaman yüz yüze ve telefon aracılığıyla iletişim kurabildikleri, öğreticilerin bu noktada kolaylık sağladıkları, velilerin bu durumdan memnun oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca velilerin çocuk gelişimi ve eğitimi noktasında eğitime ihtiyaçlarının olduğu, aile eğitimi konusunda bütün velilerin çok istekli oldukları, daha çok çocuklarına evde nasıl eğitim vereceklerine dair yöntem ve metot, nasıl sosyalleşmelerine katkı sağlayacakları, nasıl çocuklarıyla iletişim kuracakları, çocuk gelişimi, eğitimi ve anne-baba tutumları ile ilgili eğitime ihtiyaçlarının olduğunu dile getirdikleri belirlenmiştir.