
598
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Korunmaya muhtaç çocuklara yerinden yönetim işlevi ile hizmet veren bir hayır kurumu: Nesin Vakfı
Sosyal devlet politikasının önceliği, toplumsal ihtiyaçların giderilmesidir. Bu ihtiyaçlar; gelir dağılımı, vergide adalet, sosyal barış, sosyal güvenlik ve sağlıktır. Bunun yanı sıra sosyal yardımlar ve korunmaya muhtaç insanların varlığı özellikle de kadınlar, yaşlılar, engelliler ve çocuklar odaklıdır. Bu görev, merkezi yönetimin gücü ve desteğiyle yerel yönetimlerin sorumluluğunda olup zaman zaman ihtiyaçlar üzerinden özel teşebbüsler olarak dernekler ve vakıflar da görev üstlenir. Ülkemizde sosyal adaletin sağlanması ve insanlığa hizmet amacı ile ortaya çıkan bu görev dağılımları ile çeşitli projeler üretilir. Amaç yardıma ve korunmaya muhtaç insanların hayatlarını idame ettirmelerinde süreklilik sağlamaktır. Özel bir teşebbüs olarak ''Nesin Vakfı''; korunmaya muhtaç çocuklara hizmet vererek onların en tabii ihtiyaçları; barınma, sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel gereksinimlerini karşılamaktadır. Vakfın ideolojisi; çocukların üretken ve kendi hayatını tek başına idame edecek konuma gelene kadar yetiştirilmelerini sağlamaktır. Amaç; çocukların tüketen değil üreten, emekten yana olup kendi ayakları üstünde durabilmelerinin sağlanmasıdır. Bunun yanı sıra çocukları vicdanı hür ve fikri hür insanlar olarak ülkemize ve dünyamıza kazandırma amacıyla yola çıkan Vakıf, aslında Aziz NESİN 'in halkına olan vefa borcunu ödeme şeklidir. Aziz NESİN'in yaşamındaki yokluk ve yoksullukların içinde kazandığı edinimleri ve kurduğu '' Nesin Vakfı'' araştırmalar ışığında anlatılacaktır . Anahtar Kelimeler: Nesin Vakfı, Sosyal Politika, Sosyal Hizmetler, Vakıf,Korunmaya Muhtaç Çocuklar.
Lise öğrencilerinin kararsızlık durumları ile kendilerine saygıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Araştırmanın amacı lise öğrencilerinin kendilerine saygı düzeyleri ile kişisel kararsızlık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda İstanbul Pendik ilçesinde bulunan Gülizar Zeki Obdan Anadolu Lisesi ve Fatih Anadolu Lisesi 12. Sınıfta öğrenim gören 139 u kız, 110 u erkek toplam 249 öğrenci ile çalışılmıştır. Söz konusu öğrencilere Kişisel Bilgi Formu, Kendine Saygı Ölçeği, Kişisel Karar Ölçeği uygulanmıştır. Form ve ölçeklerin uygulanışı 2015-2016 eğitim -öğretim yılı Nisan ayı içerisinde gerçekleşmiştir.Kişisel Bilgi Formunda; yaş, cinsiyet, anne baba mesleği ve eğitimi, oturduğu evin durumu, ailenin gelir düzeyi, ailedeki birey sayısı gibi değişkenler mevcuttur. Araştırma betimsel ve ilişkisel istatistiki işlemlere tabi tutulmuştur. Kişisel Bilgi Formu, Kendine Saygı Ölçeği, Kişisel Kararsızlık Ölçeğinden alınan puanlar belirlendikten sonra veriler SPSS (Statistical Pakage For Sacial Scientists for Windows Release 10.0) programında analiz edilmiş, manidarlığı p<0.05 düzeyinde sınanmış ve sonuçlar araştırmanın amaçlarına uygun olarak çizelgeler halinde sunulmuştur. Araştırma sonucuna göre Kendine Saygı ile Kişisel Kararsızlık arasında negatif yönlü, orta derecede istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki vardır. Kendine saygı düzeyi yüksek öğrencilerin kararsızlık düzeylerinin azaldığı tespit edilmiştir.
Türkiye ye gelen Suriyeli göçmen çocukların eğitim sorunları
2011 yılında Suriye'deki iç savaştan dolayı üç milyona yakın insan Türkiye'ye göç etmiştir. Suriyelilerin önemli bir bölümü güvenlik nedeniyle ülkelerinden ayrılmışlardır. Kamplarda kalan mültecilere çeşitli imkanlar sunulurken, kayıt dışı olanlar bu hizmetlerden yararlanamamaktadır. Bu açıdan mülteci statüsündeki bireyleri önce acil yardım ve daha sonra ise rehabilitasyon ile desteklemek gerekmektedir. Çünkü mülteci konumunda olan bireyler suiistimale açık şartlarda yaşamaktadırlar. Suriyeli nüfusunun yarısından çoğunu çocuklar oluşturmaktadır. Çocuklar için iltica sürecinin oldukça zor olduğu söylenebilir. Özellikle kendi ülkelerinden farklı bir çevrede bulunmaları uyum sorununu da beraberinde getirmektedir. Bu çalışmada Suriyeli çocukların uyum sorunları ve çözüm önerileri değerlendirilmiştir.
Eğitim yönetiminde protokol
Tarih boyunca bir arada yaşayan insanlar hem aralarındaki ilişkileri düzenli bir hale sokmak hem de doğacak anlaşmazlıkları çözebilmek adına bazı kurallar oluşturup ortaya koymuşlardır. Bu kurallar sadece bir toplumun kendi içinde geçerli değil, diğer toplumlar ve devletlerle olan ilişkilerde de uygulanmıştır. Böylelikle de diplomasi ve protokol kavramları doğmuştur. Toplum içinde ve gündelik yaşamda uygulanan kurallara "sosyal davranış kuralları"; kamusal yaşamda yani resmî ortamlarda, tören, davet gibi etkinliklerde uygulananlara ise "protokol kuralları" denilmektedir. Protokoldeki en büyük sorun ve anlaşmazlıklar her zaman önde gelme hususunda yaşanmıştır. Her makam sahibi kişi, kendi bağlı bulunduğu kurumun diğer kurumlardan daha önemli ve önde olması gerektiğini düşünmüş ve hatta bazen ülkeler arasında da çok önemli boyutlarda protokol krizleri yaşanmıştır. Bu nedenle farklı ülkelerdeki protokol, görgü ve nezaket kuralları ile ilgili hususların bilinmesinin önemi de gün geçtikçe artmaktadır. Günümüz dünyasında özellikle iş ortamlarında olmak üzere hemen her yerde protokol, görgü ve nezaket kurallarına uymanın ve onları uygulamanın önemi üzerinde durulmaktadır. ABD başta olmak üzere birçok farklı ülkede bu kurallar ile ilgili eğitimlerin verildiği görgü okulları (school of etiquette) açılmıştır. Gün geçtikçe bu okulların sayısı ve bu okullarda eğitimi verilen sosyal davranış kuralları ile ilgili kurs ve seminerlerin sayısı da artmaktadır. Birçok kurum ve kuruluş personelini bu tarz okullarda verilmekte olan kurslara ve seminerlere göndererek onların iyi davranışlar sergileyen, terbiyeli bireyler olmalarını sağlamaya çalışmaktadırlar. Örgütsel bir kurum olarak eğitim sistemi içerisindeki okullarda da müdürlerin ve yardımcılarının, öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin hatta okuldaki diğer yardımcı hizmetlerden sorumlu personelin bu kurallar konusunda bilgi sahibi olmaları ve bunlara uymaları önem arz etmektedir. Bu araştırma protokol, görgü ve nezaketin eğitim ve eğitim yönetimindeki önemi ve uygulanması ile ilgilidir. Bunun için farklı türdeki kaynaklar taranmıştır. Protokol, görgü ve nezaket kurallarının; eğitim yöneticileri, okul müdürleri ile müdür yardımcıları, okul hizmetlileri, yarının büyükleri olan öğrenciler ve onları yetiştiren veliler tarafından öğrenilmesinin ve uygulanmasının büyük öneme sahip olduğu anlaşılmıştır. İyi terbiye, nezaket ve zarafetten yoksun bireyler yetiştirmemek; tam tersine saygılı, görgülü, nerede, ne zaman ve nasıl davranması gerektiğini bilen bir nesil yetiştirmek adına da bu kurallarla ilgili eğitimlerin okullarda verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Protokol kuralları, görgü kuralları, nezaket kuralları, eğitimde görgü ve protokol.
Branş öğretmenlerinin demografik ve mesleki özelliklerine göre örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi (İstanbul ili Fatih ilçesi örneği )
Bir ülkenin geleceği, yetişmekte olan nesillerin eğitimine bağlıdır.Ancak eğitimle ülkemizin gelişmesine ve daha refah düzeye gelmesini sağlayabiliriz. Buradaki en büyük sorumluluk ise öğretmenlerimize aittir. Öğretmenlerimizin daha hevesli, azimli ve üretken olması örgütsel bağlılıklarına bağlıdır. Çalışmada branş öğretmenlerinin örgütsel bağlılıklarının eğitim kurumlarının amaçları doğrultusunda olup olmadığı incelenmekte ve bireylerin demografik ve mesleki özelliklerinin örgütsel bağlılıkları üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır. Bu amaçla İstanbul Fatih ilçesindeki ilköğretim okullarında görev yapan branş öğretmenleri seçilmiş ve bunlara ilgili anket formundaki sorular sorulmuştur. Araştırma kapsamında branş öğretmenlerinin örgütsel bağlılık ölçeğine ilişkin önermelere katılım dereceleri incelenmiş ve branş öğretmenlerinin demografik özelliklerinin örgütsel bağlılıklarına ilişkin tutumlarında farklılaşma yaratıp yaratmadığı araştırılmıştır. Toplanan verilerin SPSS 22.0 istatistik paket programı ile çözümlenmesi yapılmıştır. Çalışmada branş öğretmenlerinin demografik özelliklerinin, örgütsel bağlılık tutumları arasında istatistiksel açıdan anlamlı farklılık bulunmadığı ancak öğretmenlerin ekonomik kaygı ve beklentilerinin örgütsel bağlılıklarını önemli derecede etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Branş öğretmeni, örgütsel bağlılık, demografik özellik
22-30 yaş arası genç yetişkinlerde çocukluk çağı istismarının madde kullanımına etkisi
Çocuk istismarı geniş perspektifte değerlendirilmesi gereken çok disiplinli bir konudur. Çeşitli toplumlarda ve kültürlerde farklı şekillerde algılanmaktadır. Bu kavram toplumda insana verilen değer ile yakından ilişkilidir. Çocuk istismarı, belli zaman kesitinde, bir yetişkin tarafından çocuğun uygunsuz davranışa maruz bırakılmasıdır. Bunlar, çocuğun ruhsal ve bedensel bütünlüğüne zarar veren davranışlardır. Çocuk istismarı; fiziksel, duygusal, cinsel ve ekonomik istismarın yanı sıra çocuğun ihmalini de kapsar. Alkol ve madde bağımlılığı da çocuk istismarı ve kötü muamelenin önemli bir etmenidir. Yapılan birçok araştırmada, çocuk istismarının madde kullanımı ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: İstismar, çocuk istismarı, madde bağımlılığı, madde kullanımı
Farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki anaokuluna başlayan çocukların okula uyum süreci ve nörobilişsel bağıntıların incelenmesi
Okul öncesi dönem, bireyin hayatının en belirleyici dönemidir. Bu sebeple, çocuğun bu süreç içerisinde yetiĢtiği koĢullar büyük önem taĢımaktadır. Çocuk doğduğu andan itibaren kendini bir aile ortamında bulmaktadır. Erken dönemde ise, günün önemli bir bölümünü geçireceği okula uyum sağlama iĢlevi ile karĢılaĢmaktadır. Ġlk kez okula baĢlayan çocuk, farklı eğitim ortamlarına girmiĢ olur. Sahip olduğu becerilerin tümü çocuğu ve onun kapasitesini uyum sağlama ve öğrenme açısından etkiler. Okul öncesi eğitime baĢlama, çocuk ve aileler açısından okula uyumluluğunusergilemektedir. Ġlk kez okula baĢlayan çocuk, farklı eğitim ortamlarına girmiĢ olur. Sahip olduğu becerilerin tümü çocuğu ve onun kapasitesini uyum sağlama ve öğrenme açısından etkiler. Bu süreçte; dikkat, bellek ve zeka gibi nörobiliĢsel iĢlevler önem kazanmaktadır. Bu bağlamda çalıĢmanın amacı, sosyoekonomik düzeyleri farklı olan anaokulu öğrencilerinin okula uyum süreciyle nörobiliĢsel iliĢkilerin değerlendirilmesidir. AraĢtırmada anket ile soru-cevap modeli kullanılmıĢtır. AraĢtırma sonuçlarına göre davranıĢsal boyutun biliĢsel ve duyuĢsal boyut ile doğrudan ve anlamlı olduğu ve bunun da okul olgunluğunu etkilediği belirlenmiĢtir.
E-ticaretin marka değerine etkisi: Karşılaştırmalı bir uygulama
Globalleşen dünyada rekabetin artması, erişilebilirliğin kolaylaşması ve kalite kavramının önem kazanmasıyla birlikte tüketicilerde oluşan marka algısı yeniden şekillenmiştir. Alışverişte meydana gelen bu değişiklikler yeni ekonomiye geçişi hızlandırmış, bilgisayarlar ve internet ağıyla birlikte yeni ekonomi kavramı günümüz ticaretinde olmazsa olmaz bir noktaya taşınmıştır. İnternetin hemen hemen herkese ulaşabildiği günümüzde, firmalar tercih edilebilir olmak için yoğun çaba sarf etmektedirler. Tercih edilebilirlik ise ancak güçlü markaları oluşturmak ve marka değeri yaratmaktan geçmektedir. Bu anlamda, elektronik ticaretin marka değerine etkisi önemli bir çalışma konusunu oluşturmuştur. Bu çalışmada tüketici zihnindeki marka değeri kavramının elektronik ticaret sayesinde nasıl ve ne kadar değiştiğinden bahsedilmektedir. Bu değişimi ifade eden bulgular, tüketicinin internet üzerinden alışverişe olan eğilimlerini, toplumun demografik özelliklerine göre klasik ticaretten çok elektronik ticarete yöneldiği konusuna da ışık tutmaktadır. Hızla gelişmekte olan elektronik ticaret sektörünün tüketici gözündeki marka değerine etkileri, çalışmada incelenmiş olup; uygulanan anket ve analizler sonucu bulgular yorumlanmıştır. Bu araştırma için ana kütle çerçevesi olarak Tekirdağ'da yaşayan ve internet kullanan kişiler kabul edilmiştir. Bunların içinden seçilen 118 kişilik küçük bir grup örnekleme çerçevesi olarak kabul edilmiş ve onlara anket uygulanmıştır. Anket sonuçları, faktör analizi, t-testi, anova testleri ile analiz edilmiş ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışmada, müşterilerin marka kavramına verdikleri dikkat ve önemin elektronik ticaretin de azımsanmayacak etkisiyle arttığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Elektronik Ticaret, Marka, Marka Değeri
KOBİ'lerde iç kontrol sisteminin hileyi önlemedeki rolü
Küreselleşen dünyada KOBİ'ler esnek yapıları, istihdama katkıları, yeniliğe açık yapılarıyla ekonomide önemli aktör haline gelmişlerdir. Hızla gelişmekte olan KOBİ'lerin aynı zamanda küresel ölçekte yarattığı iş fırsatları ekonomideki yerinin önemli olduğunun bir göstergesidir. Türkiye'de KOBİ'ler mevcut işletmeler içerisinde büyük bir orana sahiptir. KOBİ'ler yarattıkları istihdam, vergi gelirlerinde artış ile ekonominin gelişmesinde önemli katkılar sağlamaktadır. Türkiye'deki KOBİ'ler rekabetçi ve esnek yapıları sayesinde dünyaya açılarak Türkiye'ye ihracat geliri kazandırmaktadır. İç kontrol sistemi, işletmelerin faaliyetlerinin aksamaması ve belirlenen hedeflere ulaşmak için oluşturulması gereken bir sistemdir. Etkin iç kontrol sistemi ile KOBİ'lerin varlıklarının korunması, etkin ve verimli kullanılması, finansal tabloların güvenilirliğinin sağlanması, işletmelerde hile ve yolsuzluk riskinin azaltılması sağlanmaktadır. Bu çalışmada İstanbul ilinde KOBİ ölçeğindeki işletmelerin yöneticilerine KOBİ'lerde iç kontrolün hileyi önlemedeki rolü ile ilgili anket uygulanmış, elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Bulgulara göre, etkin ve verimli bir iç kontrol sisteminin hileyi önlemede pozitif yönlü etkisi olduğu görülmüştür. İç kontrol sisteminin yeterliliği arttıkça hilenin azaldığına ilişkin görüşün KOBİ'lerde de hakim olduğu gözlemlenmiştir.
Tüketicilerin internet üzerinden satın alma davranışının incelenmesi: Azerbaycan örnekleri
Çalışma esas olarak son dönemde yıldızı parlayan internetten alışveriş olgusunun tüketici satın alma davranışlarını oldukça farklı bir yapıya büründürmüş olduğu öngörüsüyle yapılmıştır. Esas amaç, tüketicilerin internetten alışveriş davranışlarının incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda öncelikle birinci bölümde elektronik ticaret konusu ele alınmış elektronik ticaretin başlangıcından itibaren gelişim süreci değerlendirilmiş, elektronik pazarlama konusuna ilişkin bilgilendirmede bulunulmuş, internetten alışveriş ve özel alışveriş siteleri konuları hakkında bilgiler sunulmuştur.