
9
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Spor Bilimleri öğrencilerinin prososyal davranışları ve mizah tarzları arasındaki ilişki
Bu çalışma, İstanbul'daki Spor Bilimleri Fakültesi ve Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri arasında prososyal davranışlar ve mizah tarzları arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Araştırma, demografik özellikler ve yaşam tarzı faktörlerinin bu ilişkiler üzerindeki etkilerini ele almakta olup, cinsiyet, yaş, spor yapma durumu, akademik bölüm ve sınıf düzeyi gibi değişkenlere odaklanmaktadır. Mizahın, bireylerin sosyal uyum kapasiteleri ve prososyal davranışları üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymayı amaçlayan bu çalışma, özellikle spor eğitimi alan öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bulgular, mizahın ve prososyal davranışların, öğrencilerin sosyal yetkinliklerini ve akademik başarılarını nasıl etkileyebileceğine dair önemli içgörüler sunmaktadır. Sonuçlar, sosyal uyumu ve bireysel refahı artırmak için stratejiler geliştirilmesine katkıda bulunabilecek veriler sağlamaktadır.
Egzersiz yapan ve egzersiz yapmayan ergenlerin özsaygı düzeylerinin akademik motivasyona etkisi
Bu araştırmanın amacı egzersiz yapan ve yapmayan ergenlerin özsaygı ve akademik motivasyonları arasındaki ilişki incelenmiştir. Değişkenler arasında ilişki tespit edilip, ilişkinin yönü belirlenmiştir. Bu araştırmayla birlikte demografik değişkenlere göre özsaygı ve akademik motivasyon düzeylerinin farklılık gösterip göstermediğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemini 12-14 yaşları arasındaki spor yapan ve yapmayan 196 çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmada 12-14 yaşlarındaki çocuklara Sosyodemografik Form, Coopersmith Benlik Saygısı Ölçeği ve Akademik Motivasyon Ölçeği uygulanmıştır. Ölçekler, araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Verilerin analizi için SPSS 25 programı kullanılmıştır. 12-14 yaşlarındaki egzersiz yapan ve yapmayan öğrencilerden elde edilen verilen normal dağılım durumları Normallik Testi ile gerçekleştirilmiştir. Verilerin normal dağıldığı belirlenmiş olup parametrik testlerden, t-testi ve One Way Anova testi kullanılmıştır. Örneklemin demografik değişkenlere ilişkin dağılımları için Frekans Analizi gerçekleştirilmiştir. Spor yapma durumuna göre ders başarılarının karşılaştırılması için ki-kare testi kullanılmıştır. Akademik motivasyon ile özsaygı arasındaki korelasyon analizi ise Pearson Momentler Çarpımı korelasyonu ile belirlenmiştir. Araştırma bulgu ve sonuçlarından yola çıkarak spor yapan bireyler ve yapmayan bireylerde özsaygısı yüksek kişiler akademik başarılarının yüksek olduğu görülmektedir. Aynı zamanda spor yapan bireylerde başarma duygusunun aşılanması, çalışma disiplinlerinin oluşması ile akademik motivasyonlarının doğru orantılı olduğunu söylemek mümkündür. Aynı zamanda akademik motivasyon düzeyleri her yaş için ayrı ayrı önem taşır. Akademik motivasyon bireyleri psikolojik açıdan da etkilemektedir. Kendisini çevreye kanıtlamak isteyen öğrenciler başarı için çaba gösterirken mental olarak durumdan etkilenirler. Araştırma sonuçlarında ise spor yapıp yapmama özsaygıyı ve akademik motivasyonu etkilemektedir. Genelde bu tür bireylerin akademik motivasyonu ve özsaygısının yüksek olduğu görülmektedir. Araştırma bulgularında ise yapılan sporun, yapılan sürenin, maddi durumların özsaygıyı ve akademik motivasyonu doğrudan etkilemediği görülmektedir.
Farklı uyku davranışlarına sahip bireylerin beslenme ve gün içerisindeki performanslarının incelenmesi
Bu çalışmanın amacı; Farklı uyku davranışlarına sahip bireylerin beslenme ve gün içerisindeki performanslarının incelenmesidir. Çalışma Yozgat Bozok Üniversitesi Spor Bilimler Fakültesinde eğitim gören toplam 36 gönüllü katılımcıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada veri araçları; demografik bilgi formu, sabahçıl ve akşamcıl ölçeği, beslenme kayıt formu, kuvvet testi (el kavrama kuvvetti), sırt-bacak kuvvet ölçüm testi (dijital sırt-bacak dinamometresi), sürat testi (30 metre), esneklik testi (otur uzan testi), reaksiyon testi (fitlight) ve dikey sıçrama ölçüm testi kullanılarak veriler toplanmıştır. Çalışmada verilerin analızi; Shapiro-Wilk testi, Levene testi, tek yönlü varyans analizi, Tukey post-hoc testi, Friedman testi ve Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Bütün istatistiksel analizler için anlamlılık seviyesi p<0,05 kabul edilip istatistiksel analizlerler için SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 25 paket programı kullanılmıştır. Sonuç olarak; reaksiyon akşam ölçümünde, sabahçıl grubun reaksiyon sürelerinin aratip grubundan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde büyük olduğu saptanmıştır. Ayrıca sürat sabah ölçümünde, sabahçıl grubun sürat değerlerinin akşamcıl gruptan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde büyük olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Uyku, Beslenme, Sportif Performans.
5-8 yaş grubu çocuklarda 12 haftalık altyapı cimnastik eğitiminin fiziksel uygunluk düzeyine etkisi
Bu çalışmanın amacı 5-8 yaş çocuklarda cimnastik eğitiminin fiziksel uygunluk düzeyine etkilerinin belirlenmesidir. Araştırmada randomize kontrollü çalışma deseni kullanılmıştır. Cimnastik eğitiminin fiziksel uygunluk üzerinde etkisinin belirlenmesi için 12 haftalık süreçte hafta 3 gün günde 1 saat cimnastik eğitimi uygulanmıştır. Araştırmaya 72 gönüllü çocuk katılmıştır. Katılımcılar rastgele Antrenman (n:36) ve kontrol (n:36) grubuna ayrılmıştır. Antrenman grubu (yaş: 6.74 ± 0.52; boy: 115,4 ± 9,6; vücut ağırlığı: 24,0 ± 5,1 ve VKİ: 17,9 ± 2,0) ve Kontrol Grubu (yaş: 6.57 ± 0.56; boy: 120.4 ± 6.0; vücut ağırlığı: 23.9 ± 4.5 ve VKİ: 16.4 ± 2,3).Çalışmaya katılan sporculara öntest, 6 hafta ve 12 hafta uygulama sonrasında Boy uzunluğu, Vücut ağırlığı, Beden kitle indeksi, Dikey sıçrama, Yatay sıçrama, Esneklik (otur eriş testi), El kavrama kuvveti testi, 20 metre sprint testi, Skinfold ölçümleri (deri kıvrım kalınlığı ölçümü) ve Antropometrik ölçümler uygulanmıştır. Ölçüm değişkenlerinin normal dağılıma uygunluğunun incelenmesi için yapılan Shapiro-Wilk testi sonucuna göre değerlendirilmiştir. Normal dağılım gösteren değişkenlerin gruplar arası karşılaştırmasında Bağımsız Grup t testi ve normal dağılım göstermeyen değişkenlerin gruba (antrenman grubu-kontrol) göre karşılaştırmasında Mann-Whitney testi uygulanmıştır. Antrenman grubu ve kontrol grubunda grup içi karşılaştırmalar ön, ara ve son test ölçümlerinin karşılaştırılmasında tekrarlı ölçümler için Friedman Testi uygulanmıştır. Gruplar arası karşılaştırmada BKI, esneklik, dikey sıçrama ve Skinfold ölçümleri açısından fark olduğu görülmüştür (p<0.05). Ulaşılan sonuçlar, kontrol grubu ve antrenman grubunda farklılıkların gözlendiğini ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçları, cimnastik eğitiminin 5-8 yaş çocukların fiziksel uygunluğunu geliştirdiğini göstermektedir.
Life kinetik egzersizlerinin entelektüel yetersizliği olan çocuklarda denge ve koordinasyona etkisi
Daha sonra doldurulacaktır.
Farklı ortam sıcaklıklarında uygulanan fonksiyonel eşik güç uygulamalarının bisiklet sporcularının hidrasyon durumlarına etkisi
Bu çalışma; bisiklet sporcularına uygulanan fonksiyonel eşik güç (FTP) test protokolünün farklı sıcaklık derecelerinde hidrasyon durumlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın örneklemi gönüllülük ilkesi esas alınarak belirlenen, en az 2 yıl aktif olarak bisiklet sporu yapan, toplam 12 sporcu (yaş:19,91±5,1 boy:168,±10, ağırlık:57,34±11,33) katılmıştır. Deneklerin boy uzunluğu ve vücut ağırlığı ölçümleri alınarak 3 farklı ortam sıcaklıklarında (16,23,30℃) FTP test protokolü uygulanmıştır. Sporcuların hidrasyon durumlarını belirlemek için 4 farklı durumda (ısınma öncesi, test öncesi, test sonrası, soğuma bitiş) Mx3 hidrasyon cihazı ile ölçümleri alınmıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde ve değerlendirilmesinde SPSS 23.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin normallik varsayımı Shapiro-Wilk testi ile sınanmıştır. Normal dağılımına göre parametrik testlerden One-Way ANOVA ve Repeated Measures ANOVA ve Post Hoc testlerden Benferroni testi uygulanmıştır. Araştırmamızda anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bisiklet sporcularına yapmış olduğumuz FTP test sonuçları ortalaması 165 W, kilogram başına uygulanan güç(kg/w)2,84, algılanan zorluk ortalaması 9,19 olarak tespit edilmiştir. Sporcuların FTP, kilogram başına uygulanan güç ve algılanan zorluk derecesi değerleri açısından farklılık yoktur. Sonuç olarak; bisiklet sporcularına uygulanan FTP test sonucunda sıcaklık dereceleri arttıkça performanslarının düştüğü, hidrasyon seviyelerinde ise farkın olmadığı görülmüştür.
Kürek sporcularında vücut bileşimi ve performans ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışma kürek sporcularının vücut bileşimleri ile su performansı arasındaki ilişkiyi incelemek amacı ile yapılmıştır. Çalışmaya Sinop 1853 Spor Kulübü sporcularından antrenman yaşı en az 3 yıl olan, haftada minimum 4 gün antrenman yapan, 15-19 yaş aralığında 8 erkek, 7 kız adölesan sporcu gönüllü olarak katılmıştır. Sporcularda, sağlıklı olmak, kronik veya akut hastalığı olmamak ve herhangi bir nedenle oluşmuş sakatlığa bağlı hareket kısıtlılığı olmamak koşulları aranmıştır. Sporcuların vücut kompozisyonu ölçümleri Inbody 120 Bioelektrik İmpedans Vücut Kompozisyon Analizörüyle belirlenmiştir. Sporcuların su performansının alınabilmesi için 2000 metre boyunca düz bir şekilde, yarış temposunda kürek çekmeleri istenmiş ve süreleri Delta LP-60 marka kronometre kullanılarak tespit edilmiştir. Katılımcıların ortalama ve standart sapmaları SPSS 22 paket program kullanılarak hesaplanmıştır. Kürek sporcularına ait vücut kompozisyonu ortalama değerleri; kızlar için, vücut ağırlığı 62,34±7,76 kg, vücut yağ oranı %25±4,22, vücut yağ ağırlığı 15,74±4,22 kg, iskelet kas ağırlığı 25,84±3,12 kg, beden kitle indeksi 23,11±1,86 olarak erkekler için; vücut ağırlığı 71,02±4,22 kg, vücut yağ oranı %6,77±3,34, vücut yağ ağırlığı 4,82±2,47 kg, iskelet kas ağırlığı 37,78±2,50 kg, beden kitle indeksi 20,95±1,32 olarak hesaplanmıştır. Kadın katılımcılara ait veriler incelendiğinde, 2000 m süreleri ile boy, vücut ağırlığı ve iskelet kas ağırlığı arasında negatif yönde bir ilişki olduğu ve bu ilişkinin istatistiksel olarak anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, boy, vücut ağırlığı, yaş ve iskelet kas ağırlığı yükseldikçe performans süresinin düştüğü söylenebilir. Erkek katılımcılara ait veriler incelendiğinde ise böyle bir fark gözlemlenmemiştir. Cinsiyete göre veri dağılımına bakıldığında erkeklerin kadınlardan daha iyi performansa sahip olduğu gözlemlenmiştir. Boy, vücut ağırlığı, yaş ve iskelet kas ağırlığı yükseldikçe performans süresi pozitif yönlü değişim göstermektedir.
Triatlon sporunu yapan sporcuların müsabaka öncesi ve sonrası durumluluk ve sürekli kaygı düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, triatlon branşıyla aktif olarak ilgilenen sporcuların müsabaka öncesi ve sonrası durumluluk ve sürekli kaygı düzeylerini karşılaştırmak ve bu düzeylerin yaş, spor yaşı ve cinsiyet gibi değişkenlerle olan ilişkilerini incelemektir. Çalışmaya, 2024 yılında Ordu, Isparta Eğirdir ve Bursa Mudanya'da düzenlenen Türkiye Triatlon Şampiyonaları'nda yarışan, yaşları 13 ile 18 arasında değişen toplam 110 triatlet (64 erkek, 46 kadın) gönüllü olarak katılmıştır. Verilerin toplanmasında, Türkçeye Öner ve Le Compte (1985) tarafından uyarlanan Durumluluk-Sürekli Kaygı Envanteri (STAI) kullanılmıştır. Sporculara ölçek, müsabaka öncesi ve sonrası olmak üzere iki zaman noktasında uygulanmıştır. Veriler SPSS 30 programına aktarılmış; normallik testi sonrasında Bağımlı Örneklem t-testi, Pearson korelasyon testi ve Bağımsız Örneklem t-testi ile analiz edilmiştir. Müsabaka öncesi ve sonrası durumluluk kaygı düzeyleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0.01). Buna karşılık, sürekli kaygı düzeylerinde anlamlı bir değişim gözlenmemiştir. Yaş ve spor yaşı değişkenleri ile her iki kaygı türü arasında negatif yönlü ve anlamlı ilişkiler saptanmıştır (p<0.01). Ayrıca, cinsiyet değişkenine göre tüm kaygı düzeylerinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Triatletlerin müsabaka öncesi durumluluk kaygı düzeyleri, müsabaka sonrasına kıyasla belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur. Bu durum, yarışma öncesi yaşanan belirsizlik ve baskının kaygı düzeyini artırdığını göstermektedir. Ayrıca yaş, spor yaşı ve cinsiyetin kaygı düzeyleri üzerinde belirleyici etkileri olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen bulgular, spor psikolojisi alanında müsabaka öncesi döneme yönelik kaygı yönetimi stratejilerinin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.
Ticari spor işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi(snowpark kar ve kayak merkezi örneği)
Bu çalışmada, ticari spor işletmelerinde algılanan hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti üzerindeki etkisi incelenmiştir. Çalışmada, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, İstanbul Torium Alışveriş Merkezi içerisindeki Snowpark Kar ve Kayak Tesisini ziyaret eden bireyler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise, 164 kadın, 176 erkek bireyden oluşan toplam 340 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan Google Forms anketi aracılığı ile toplanmış ve Müşteri Memnuniyet Ölçeği''(MMÖ), Algılanan Hizmet Kalitesi Ölçeği (AHKÖ) kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada, iki gruplu değişkenler için Independent Sample T testi, üç veya daha fazla gruplu değişkenler için One Way ANOVA testi uygulanmış; gruplar arasındaki farkın kaynaklandığı bileşeni belirlemek için Post Hoc testleri kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiler Pearson Korelasyon Analizi ile incelenmiş, korelasyon katsayıları düşük (0.00-0.30), orta (0.30-0.70) ve yüksek (0.70-1.00) düzeyde sınıflandırılmıştır. Müşteri memnuniyeti üzerine algılanan hizmet kalitesinin etkisi Regresyon (Yol) Analizi ile değerlendirilmiş ve tüm analizler AMOS 24 programında, 0.05 ve 0.01 anlamlılık düzeylerinde gerçekleştirilmiştir. Cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi ve gelir gibi değişkenler üzerinde yapılan analizlerde, müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi alt faktörlerinde anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Evli katılımcıların bağlılık ve ortam koşulları kalitesi puanlarının, bekârlara göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Gelir düzeyi 17.000-20.000 TL arasında olan katılımcılar, algılanan hizmet kalitesi ve alt faktörlerde daha yüksek değerlendirmeler yapmışlardır. Katılımcıların kayak tesislerini tekrar ziyaret etme ve suni kardan memnun olma durumları, müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi üzerinde olumlu etkiler göstermiştir. Bulgular, spor işletmelerinde algılanan hizmet kalitesini artırmaya yönelik stratejilerin geliştirilmesine katkı sağlayabilecek veriler sunmaktadır.