İstanbul University
Discipline

Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği Anabilim Dalı

İstanbul University

44

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

44 Theses
Master'sOpen AccessTR

"Upwelling" sirkülasyonunun tanımlanması ve Güneydoğu Karadeniz (Trabzon) kıyılarında varlığının tesbiti üzerine bir araştırma

ÖZET Bu çalışmada, kıyısal okyanus sirkülasyonunda önemli bir yer teşkil eden upwelling sirkülasyonu incelenerek Karadeniz'de oluşup oluşmadığı araştırılmıştır. Tezin birinci bölümü; upwell ingin genel tanımı ve upwell ingin oluşması için gerekli şartları içermektedir, ikinci bölümde; deniz suyunun sıcaklık, tuzluluk ve oksijen değerlerinin uzaysal ve zamansal değişimleri. ortam çalışmasıyla belirlendi. Ortam çalışması ile elde edilen değerler, upwell ingle ilgili bazı bağıntılar kullanılarak hesaplandı. Hesaplanan sonuçların değerlendirilmesi neticesinde; çalışma sahasında (Trabzon kıyılarında) "upwelling" olayının görülmediği ispatlandı.

Karadeniz bölgesiUpwelling
Coşkun Erüz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz kafeslerinde yetiştirilen alabalıklarda büyüme, yem değerlendirme ve stok yoğunlukları

ÖZET Deniz kafeslerinde yetiştirilen gökkuşağı alabalıklar incisi (S;, gairdneri) büyüme, yem değerlendirme ve stok yoğunlukları araştırılmıştır. Bir üretim peryodunda (kasım - haziran) farklı yerlerden alınan gökkuşağı balıkları ticari şartlarda deniz kafeslerinde büyütülmüştür. Çalışmanın amacı, bir üretim peryodunda gökkuşağı alabalıklarının Trabzon'a yakın deniz koşullarında en uygun ve en ekonomik üretimini saptamaktır. Kafeslere stoklanan balıklarda peryodik olarak canlıağırlıklar, çatal boylar ve kullanılan yem miktarları alınmıştır. Balıklarda stoklama düzeyi artışına parelel olarak yem değerlendirme düşük, büyüme yavaş olmuş tur. Fakat istatistiksel kontrolde stoklar arasındaki fark önemli bulunmamıştır. Yüksek stok yoğunluğunun büyüme ve yem değerlendirmeyi engellemesine rağmen, uygun stok yoğunluğunun secimi, arzulanan hasat ağırlığına bağlı olduğu sonucuna varılmıştır.. II

Ağ kafeslerBalık üretimiBalıklar+6
Bilal Akbulut
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz suyu kalitesinin belirlenmesinde nitrifikasyon bakterilerinin önemi

ÖZET Bu çalışmada. Aralık 1992 - Temmuz 1993 arasında Sürmene-Çamburnu-Of bölgelerinde belirlenen 9 istasyonda her ay alınan su örneklerinin fiziko - kimyasal özellikleri ile nitrifikasyon olayı arasındaki ilişki araştırılmıştır. Mikrobiyal topluluklar tarafından azotlu organik bileşiklerin ayrışım ve döngüsü primer prodüktiviteyi oluşturan besin elementleri miktarı ile direk ilgili olduğundan nitrat, nitrit ve ortofosfat konsantrasyonları incelenmiştir. Ortalama nitrat ve nitrit değerleri sırasıyla 0.378-0.500 mg/1 ve 0.023-0.047 mg/1, ortofosfat değerleri ise 0.0055-0.0455 mg/1 arasında değişmektedir. Çalışmada nitrif ikasyon olayı için gerekli oksijen seviyesi sağlanmış olup değerlerin 6.9-9.1 mg/1 arasında değiştiği gözlenmiştir. Nitrif ikasyon bakterilerinden Nitrosococcus 12-32 hücre/100 mi ve Nitrobacter 12-29 hücre/ 100 mi olarak tesbit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında çalışma alanında incelenen parametreler ve nitrif ikasyon yönünden oldukça verimli olduğu ortaya çıkmıştır. IV

Deniz suyuNitrifikasyonNitrobacter+1
Nüket Sivri
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz`deki hamsi (Engraulis encrasicolus, Linnaeus, 1758) balıkların bazı populasyon özellikleri üzerine bir araştırma

ÖZET Doğu Karadeniz'deki Hamsi (EngrauLis encrasicolus, Linnaeus, 1758) BaLıkLarının Bazı PopuLasyon özellikleri üzerine Bir Araştırma. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz'deki hamsi populasyonuna ilişkin bazı temel parametrelerin tahmini amaçlanmıştır. Araştırmada hamsinin yaş, boy, eşey kompozisyonu, yaş-boy, boy-ağırlık, standart boy-tam boy, vücut yüksekliği-standart boy ilişkileri, büyüme oranları, kondisyon faktörü, yaşama ve ölüm oranları üzerine çalışılmıştır. Hamsilerin % 14.29'unun 0, % 66.43'ünün 1, % 16.79'unun 2 ve % 2.50'si 3 yaşındaki balıklardan oluştuğu belirlenmiştir. Ortalama tam boyun 10.43 cm (7.24-14.40 cm) ve ortalama ağırlığın 6.77 g (1.99-16.49 g) olduğu saptanmıştır. Cinsiyet oranı % 59.58 dişi, % 40.42' si erkek olarak bulunmuştur. Araştırmada boy-ağırlık ilişkisi: W=0. 0051L3. 048 ve von Bertalanffy büyüme denklemi: Lt=15.823C1-e-0-3^0Anahtar Kelime: Doğu Karadeniz bölgesi = Eastern Black Sea region ; Hamsi balığı = Anchouy ; Popülasyon = Population

Doğu Karadeniz bölgesiHamsi balığıPopülasyon
Cengiz Mutlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon sahillerinde midyelerin (Mytilus galloprovincials LAM.) ilk yaz büyümesi

ÖZET Trabzon Sahillerinde Midyelerin (Mytilua gal loprovin- cialis LAM.) ilk Yaz BUyUmesi. Bu araştırmada, Trabzon il sanırları içerisinde bulunan Yomra Liman 'mda; Liman içinde ve Liman dışındaki kafes yüzdürücüleri ve panterlerden, 1993 bahar sezonunda çıkan genç bireylerden Mayıs-Kasım 1993 tarihleri arasında ayda bir alı nan örneklerin ölçümleri yapılmış ve çevresel parametreler belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ilk büyüme mevsimi olan Mayıs-Kasım ayları içinde, en fazla büyüme, Liman dışındaki midyelerde 27 mm. Liman içindeki lerde ise 26 mm, olarak ger çekleşmiştir. Ağırlık olarak, Liman dışındakiler 3.3 g. Liman içindekiler ise 3.2 g'a ulaşmışlardır. İnceleme süresince ay lık ortalama boy artısı 2.32 mm ve total ağırlık artışı ise 0.34 g dır. En fazla büyüme her iki ortamda da Haziran-Temmuz döneminde gerçekleşmiştir. Boy ve ağırlık arasında liman içi midyelerde, W -7. 116*10~5*L3-265 ve liman dışındaki midyelerde ise; W =6.123*10~5*L3-304 ilişkisi vardır. Yapılan varyans analizi sonuçlarına göre Liman içi ve Liman dışındaki midye lerin büyümeleri arasındaki farkı lılıgm istatistiksel olarak önemli olmadığı anlaşılmıştır., Anahtar Kelimeler : Akdeniz midyesi, Mytilus gal loprovin- cialis LAM., ilk yaz büyümesi, sallarda üretim, çevresel parametreler. 17

MidyelerTrabzon
Huriye Arıman
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Deniz kafeslerinde Gökkuşağı Alabalığı (oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliğinde optimal stoklama yoğunluğu ve günlük yem miktarı tespiti

ÖZET Deniz Kafeslerinde Gökkuşağı Alabalığa (Oncorhynchus mykiss) Yetiştirici liginde Optimal Stoklama Yoğunluğu ve Gün- lük Yem Miktarının Tespiti. Bu araştırmada Doğu Karadeniz Bölgesi 'nde deniz kafesle rinde yetiştiriciliği yapılan gökkuşağı alabalığında (Oncor- hynchus mykiss) optimal stoklama yoğunluğu ve su sıcaklığına bağlı olarak verilecek günlük yem miktarının bulunması, yetiş tiricilere benzer koşullar için uygun bir yemleme tablosunun önerilmesi amaçlanmıştır. Araştırma her biri 180 gün devam eden iki ayrı deneme ha linde yürütülmüş; ağırlık artısı, büyüme, yem değerlendirme, canlı ağırlığın yüzdesi olarak günlük yem miktarı, tıknazlık faktörü aylık olarak belirlenmiş ve bu değerler variyans ana lizi ve Duncan testine tabi tutulmuştur. Birinci denemede 30 g'lık balıkçıklar üç farklı stok yo ğunluğunda kafeslere yerleştirilmiş, deneme sonunda bu stok lardan sıra ile 16.0, 11.3, 7.4 kg/m3 yoğunluk ve 633.9±10.4, 593.5±9.8. 589.4±15.2 g ortalama ağırlıklar elde edilmiştir. Spesifik büyüme oranı % 0.786-3.264, yem değerlendirme değeri 1.54-2.06, yemleme oranı % 1.49-4.89 arasında değişmiştir. ikinci denemede, 200 g'lık balıklar dört farklı stok yoğunluğunda yerleştirilmiş, deneme sonunda 40.2. 31.8, 22.4, 18.9 kg/m3 yoğunluk ve 1038.3±22.5, 1099.8±13.7, 1167.2±20.0, 1227.5±28.1 g ortalama ağırlıklar elde edilmiştir. Spesifik büyüme oranı % 0.461-1.892, yem değerlendirme değeri 1.71-2.13. yemleme oranı % 0.97-3.15 arasında değişmiştir. Ölüm oranı her iki denemede de düşük ve % 3.63-4.57 arasında gerçekleşmiştir. Araştırma sonunda stok yoğunluğu ile büyüme arasında negatif bir korelasyon olduğu, hızlı büyüme ve maksimum bireysel ağırlık dikkate alındığında büyümede olumsuz bir etki söz konusu olmadan 20-25 kg /m stoklama yoğunluğu ile üretim ya pılabileceği, ancak birim hacimden en fazla ürünü alabilmek, üretim maliyetini en aza indirmek için 40 kg/m stoklama yo ğunluğu ile üretim yapılması, günlük yem miktarının ise canlı ağırlığın % 0.97-4.89 arasında olması gerektiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss). Kafes yetiştiriciliği, stok yoğunluğu, büyüme, yemleme oranı, yem değerlendirme değeri.

BalıkçılıkDoğu Karadeniz bölgesiGökkuşağı alabalığı+2
Temel Şahin
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz kıyılarında deniz yüzey akıntıları

ÖZET Bu çalışmada, Doğu Karadeniz kıyılarında hava-deniz etkileşimi sonucu mevsimsel olarak oluşabilecek deniz yüzey akıntı özellikleri, kıyısal meteorolojik istasyonların 1990, 1991 ve 1992 yıllarına ait rüzgar verileri kullanılarak teorik olarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma ile, Doğu Karadeniz kıyılarında, Samsun'dan Hopa'ya kadar kuzey- kuzeydoğu yönünde maksimum 6-17 cm/s, minimum 3-5 cm/s ortalama 5-10 cm/s değerinde sürekli bir akıntı sisteminin olabileceği tespit edilmiştir. Çalışmada tespit edilen rüzgar akıntılarının, bölgede daha önceki çalışmalarla belirlenen doğu-güneydoğu yönündeki kıyı formunu takip eden mevcut akıntı sistemine etkisi, kıyıya yaklaştırma veya kıyıdan uzaklaştırma şeklinde olabileceği belirlenmiştir. Samsun ve Hopa kıyılarında nispeten, Ordu, Giresun ve Trabzon kıyılarına oranla daha şiddetli akıntılar oluşabileceği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Karadeniz, rüzgar akıntıları, yüzey akıntıları, hava-deniz etkileşimi

Doğu Karadeniz bölgesiYüzey akışları
Şenol Akın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon kıyılarında deniz kafeslerini etkileyen çevresel kuvvetler

ÖZET Bu çalışmada, Trabzon kıyılarında balık yetiştiricili ğinde kullanılan deniz kafeslerini etkileyen çevresel para metrelerin tespiti ve bu parametrelerin kafesler üzerinde oluşturdukları kuvvetlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çevresel parametrelerden rüzgar, akıntı ve dalgaların önce likle maksimum, ortalama ve minimum değerleri belirlenmiş daha sonra ise kafesler üzerinde oluşturdukları kuvvetler tesbit edilmiştir. Praştırmada Trabzon kıyılarında görülebilecek en yüksek dalgalar 10,25 ve 50 yılda bir oluşmak üzere 10.02 m, 11.38 m ve 12.39 m olduğu ve bu dalgaların Trabzon kıyılarında kullanılan deniz kafeslerinin silindirik yakaları üzerinde oluşturacakları birim dalga kuvvetleri sırasıyla 1284 N/m, 1536 N/m ve 1644 N/m olarak bulunmuştur. Trabzon kıyılarında en hızlı rüzgarların hakim yönü WNW olmasının yanında, deniz kafesleri açısından dizayn rüzgar hızının 25.92 m/sn olduğu ve bu rüzgar nedeniyle kafes fribord ağı (balıkların sıçrayıp kaçmasını önleyen) ve katı yapıları üzerinde oluşacak kuvvetlerin 3.20 kg ve 64.88 kg olacağı tesbit edilmiştir. Rüzgar etkenli olmak üzere oluşacak en etkili deniz yüzey akıntılarının 0.52 m/sn hızında olacağı ve bu akıntıların deniz kafeslerinin ağ torbaları üzerinde oluşturacakları kuvvetlerin 448 kg/m2 olabileceği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevresel etkiler, Dalga kuvvetleri, Deniz kafesleri, Hidrodinamik yükler, flçık deniz balık çiftçiliği. VI

Deniz kafesleriKıyı şeridiTrabzon
Bülent Verep
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Trabzon sahillerinde çeşitli kirleticilerin zamansal ve alansal dağılımı

Bu çalışmada; Trabzon sahillerinde belirlenen 12 istasyon ve bu istasyonlara ait 3 derinlikten alınan su örneklerinde sıcaklık, oksijen, tuzluluk, iletkenlik değerleri ile fosfat, anyonik deterjan, fenol, demir, bakır, kurşun ve aynı bölgeden alman mezgit balıklarında ise, bakır, demir, kurşun, kadmiyum, çinko konsantrasyonları ölçülmüştür. Ayrıca Değirmendere ve Karadere'nin taşıdığı kirletici yükleri belirlenmiştir. Karadeniz'de sıcaklık, oksijen, tuzluluk ve iletkenlik değerlerinin mevsimsel ve derinliğe göre değiştiği saptanmıştır. Araştırma süresince yapılan ölçümlerde deniz suyunda fosfat, anyonik deterjan, fenol, demir, bakır ve kurşun değerlerinin sırasıyla 0.01-0.77 mg/1, 0.001-0.153 mg/1, 0.001-0.018 mg/1, 0.001- 0.070 mg/1, 0.1-7.6 ug/1 ve 1.0-8.0 ug/1 arasında değiştiği tesbit edilmiştir. Deniz suyunda dağılımı incelenen bu maddelerin zamansal ve alansal dağılımlarında farklılıklar olduğu saptanmıştır. Ayrıca fosfat, anyonik deterjan, fenol, demir, bakır ve kurşunun deniz suyundaki konsantrasyonlarında karasal girdilerin önemli rolü olduğu belirlenmiştir. Mezgit balıklarında yapılan metal analizlerinde, araştırma süresince bakır, demir, kurşun, kadmiyum, çinko değerlerinin sırasıyla 0.021-0.938 ug/1, 0.381-3.010 ug/1, 0.014-0.291 ug/1, 0.010-0.117 ug/1 ve 0.326-5.756 ug/1 yaş ağırlık arasında değiştiği saptanmıştır. Kurşun ve kadmiyum değerlerindeki zamansal ve alansal değişim önemli bulunmazken, bakır ve demir değerlerinin alansal değişimi, çinko değerlerinin ise zamansal ve alansal değişimi önemli bulunmuştur. Değirmendere ve Karadere'nin önemli miktarda kirleticiyi denize taşıdığı ve özellikle Değirmendere'nin evsel atıklardan yoğun şekilde etkilendiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Karadeniz, Deniz kirliliği, Kirletici dağılımı, Mezgit balığı, Ağır metaller.

Ağır metallerDeniz kirliliğiKaradeniz+2
Muhammet Boran
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Pasifik kefali (Mugil so-iuy, Basilewslcy, 1885)' nin biyo-ekolojik özelliklerinin saptanması üzerine bir araştırma

ÖZET Bu araştırmada Trabzon civarında avlanan Pasifik kefalinin (Mugil so-iuy, Basilewsky, 1855) biyo-ekolojik özelliklerinden, yaş, boy, ağırlık ve cinsiyet kompozisyonu, büyüme oram, yumurta verimi ve özellikleri, yumurtlama zamanı, kondüsyon faktörü, et verimi ve diagonostik özellikler ile bunlar arasındaki bazı ilişkiler incelenmiştir. Populasyonun 0 - 5 yaş gruplarından oluştuğu ve en fazla bireyin % 48.3 ile 3. yaş grubunda bulunduğu, bunu sırasıyle 2. (% 24.1) ve 4. (% 13.2) yaş grubunun izlediği belirlenmiştir. Cinsiyet oram yaklaşık olarak 1:1 şeklinde bulunmuştur. Boy değerlerinin 225 - 689 mm (460.9±79.66 mm; n=174), ağırlığın ise 101-3260 g (993.9+509.87 g; n=174) arasında değiştiği gözlenmiştir. 0 yaş grubunda 247.3+20.51 mm ve 150.0±34.03 g olan ortalama boy ve ağırlık, 5. yaş grubunda 591.6+.46.36 mm ve 2086.7±613.12 g'a ulaşmıştır. Dişilerin erkeklere göre daha iyi büyüdüğü belirlenmiştir (PO.05). Ortalama kondüsyon faktörü 0.9310.095, et verimi ise tam ağırlığın % 65.4±4.4'ü olarak tesbit edilmiştir. Cinsi olgunluğa ulaşma yaşının erkeklerde 2-3, dişilerde ise 3-4 olduğu, yumurtlamanın mayıs sonu ile temmuz ortası arasında meydana geldiği ve anaç basma yumurta veriminin 454,300 ile 2,366,574 adet arasında değiştiği bulunmuştur. Boy-ağırhk, yumurta verimi-boy ilişkileri sırasıyla W= o.oı L298, F = -2840513 + 7732.1 L, von Bertalanffy büyüme denklemleri; Lr 718.8 (1 - e "° 257 (t + ' 57)) ve W, = 3412.7 (1 - e "°-257 (t + U7)) 298 şeklinde tahmin edilmiştir. Karadeniz'de yeni bir tür olan Pasifik kefalinin yeni ortama adapte olmayı başararak dinamik, fakat tamamen dengeye ulaşmamış hassas bir stok oluşturduğu ve yerli kefal türlerinden daha iyi gelişerek daha erken cinsi olgunluğa ulaştığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler Pasifik kefalı, Mugil so-iuy, biyo-ekoloji, büyüme, kondüsyon faktörü, üreme, yumurta verimi, et verimi

BiyoekolojiKefal balığı
Nadir Başçınar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Hamsi avcılığında kullanılan Karadeniz tipi balıkçı gemilerinin simülasyon dizaynı ve ekonomik analizi

Balıkçılık Karadeniz bölgesinde önemli bir sektördür. Balıkçılık potansiyelinin büyük bir kısmı hamsi avcılığına ve bu avcılıkta kullanılan gırgır tipi gemilere yöneliktir. Söz konusu balıkçı gemilerinin son yıllarda hem sayılarında hem de boyutlarında önemli artışlar gözlenmiştir. Büyük miktarlarda paraların harcandığı balıkçı gemisi yatırımlarının işletme bazında ekonomik analizlerinin yapılması araştırmaya değer görülmüştür. Araştırma konusu olan geleneksel balıkçı gemilerini temsilen 30 m boyundaki tipik bir balıkçı gemisi standart dizayn olarak seçilmiştir. SLAM II bilgisayar programı kullanılarak hamsi avcılığının simülasyon modeli yapılmıştır. Ekonomik değerlendirme kriterleri olarak net şimdiki değer (NŞD) ve iç getiri oram (İGO) kullanılarak; motor gücü, gemi boyu, av oranı ve av günleri sayısı gibi dizayn parametrelerinin değişim etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, yalnızca motor gücü için 300 BG civarında bir optimumun var olduğu ve 650 BG'nin ise kritik güç olduğu saptanmıştır. 20-40 m boy aralığı için 32 m'nin kritik boy olduğu, 36-54 ton/mola av oram aralığında 43 ton/mola değerinin kritik av oranı olduğu belirlenmiştir. Av günleri sayısının kritik değerinin ise 95 gün olduğu bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : Dizayn, Hamsi, Gırgır, Balıkçı gemisi, SLAM II, Simülasyon, Net şimdiki değer, iç getiri oram.

BalıkçılıkBenzetimEkonomik analiz+2
Ahmet Cemal Dinçer
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı alabalığının üreme özelliklerinin analizi

ÖZET Bu çalışmada, ticari bir gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchıts mykiss) stoğunun yumurta verimi, döllenme, gözlenme, açılma ve yavru evrelerinde meydana gelen gelişim ve kayıpların tesbiti amaçlanmıştır. Çalışma, Rize ili Fındıklı ilçesi Çağlayan Alabalık işletmesinde yürütülmüştür. 30 Ocak 1995 tarihinde yapılan sağımda, damızlık dişi ve erkekler teker teker tartıldıktan sonra sağılmışlardır. Her anacın yumurta hacimleri volümetrik olarak ölçülüp yumurta çapları belirlenmiştir. Bu yumurtaların kuluçkalanması için 5'er bölmeye ayrılmış 5 adet tabladan faydalamlmıştır. Çalışmada 25 adet dişi, 22 adet erkek kullanılmıştır. Elde edilen döllenmiş yumurtalar ve çıkan yavruların gelişimi, çıkıştan itibaren balıkçık dönemine kadar (133. gün) izlenmiştir. Mutlak yumurta verimi ortalama 2304±425 adet/birey, nisbi yumurta verimi ise 1364±281 adet / kg canlı ağırlık olarak tesbit edilmiştir. Yumurta çapımn 4.9- 5.7 mm arasında (ortalama 5.19±0.21 mm) değiştiği belirlenmiştir. İlk üç gün içinde kesin ölüm oram %24.9, döllü veya döllü olma ihtimali oram %75.1 olmuştur. Döllü yumurtaların gözlenme oram %87.8, gözlenenlerden çıkış %96.4 olmuştur. Çıkan larvaların %98.2'si serbest yüzme ve yem alma evresine ulaşmıştır. Bu evre çıkıştan itibaren 23 günde olmuştur. Yavruların çıkıştan sonraki 40. günde 305±56 mg olan ortalama canlı ağırlıkları 133. günde 19.2±5.41 g'a ulaşmıştır. Yapılan ölçüm sonuçlarına göre anaç ağırlıkları ile çeşitli yumurta ve yavru özellikleri arasında kayda değer bir ilişki bulunamamıştır, örneğin; anaç ağırlığı ile mutlak ve nisbi yumurta verimi ilişkisi, yumurtaların; döllenme, gözlenme, açılma, ön yavru ve yavru büyütme evresine kadar meydana gelen kayıplar v.b.gibi. Sonuç olarak, elde edilen değerler yumurta ve yavru üretimi yönünden tatminkar bulunmuştur. Bu çiftlikte uygulanan, her yıl stoğun 1/4'ünün yenilenmesi yerinde bir uygulama olarak saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Alabalık, Gökkuşağı Alabalığı, Oncorhynchus mykiss, Yumurta Üretimi, Üreme

Gökkuşağı alabalığıÜreme
İlker Zeki Kurtoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon kıyılarında radyasyon ve ısı dengesinin tespiti

ÖZET Bu çalışmada 41° 00' N enlemi ve 39° 43' E boylamında bulunan Trabzon ve civarında deniz yüzeyi ile atmosfer arasında ısı geçişi ve deniz yüzeyinde radyasyon dengesinin 1994 yılı içinde nasıl bir değişim gösterdiği incelenmiştir. Değişimlerin belirlenmesi için net uzun dalga radyasyon, net kısa dalga radyasyon, gizli ısı akışı ve hissedilir ısı akışlarının günlük, aylık, mevsimsel ve yıllık ortalamaları elde edilmiştir. Radyasyon ve ısı dengesinin belirlenmesi için radyasyon ve ısı kanunları kullanılmıştır. Hesaplamalar için Trabzon Meteoroloji İstasyonundan günlük ortalamalar şeklinde alman meteorolojik elemanlar kullanılmıştir. Trabzon ve civarında 1994 yılı için yapılan hesaplamalar neticesinde deniz yüzeyinde radyasyon dengesinin 167.84 W/m2 olduğu belirlenmiştir. 1994 yılında atmosferden deniz suyuna 117.84 W/m2' lik ısı geçişi hesaplanmıştır. Deniz yüzeyinden atmosfere en fazla ısı geçişi Kasım ayında -133.23 W/m2 olduğu ve atmosferden deniz suyuna en fazla ısı geçişinin Mayıs ayında 324.2 W/m2 olduğu belirlenmiştir. Deniz ile atmosfer arasında mevsimlere göre ısı geçişi incelendiğinde; deniz suyundan atmosfere en fazla ısı geçişi Sonbahar mevsiminde -84.22 W/m2 olduğu ve atmosferden deniz suyuna ısı geçişinin en fazla; İlkbahar mevsiminde 302.41 W/m2 olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Net uzun dalga radyasyon, net kısa dalga radyasyon, hissedilir ısı akışı, gizli isi akışı, radyasyon dengesi, ısı dengesi. v

Isı dengesiKıyı şeridiRadyasyon+1
Mustafa Bahar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz ekosisteminde fitoplankton dinamiğindeki mevsimsel değişimler

Doğu Karadeniz Ekosistemi, Trabzon sahil şeridinde belirlenen 12 istasyon ve bu istasyonlara ait 3 derinlikten, Ocak 1993-Ağustos 1994 tarihleri arasında yapılan örneklemede sıcaklık, çözünmüş oksijen, tuzluluk, iletkenlik değerleri ile besleyici elementler (N02-N, N03-N, P04-P, SiOj), demir, klorofil-a ve fitoplanktonik organizmaların dağılımı kalitatif ve kantitatif yönden incelenmiştir. Planktonik komünitede Bacillariophyceae ve Dinophyceae ye ait türlerin baskm olduğu tespit edilmiştir. Hücre sayılarının en yüksek olduğu dönemin mayıs ayma rastladığı gözlenmiştir. Bloomu gözlenen türlerin yüzeyde Nitzschia closterium, Rhizosolenia fragilissima, Rhizosolerıia calcar-avis ve Peridinitan trochoideum iken yüzey altı sularda CMorella sp. ve Emiliania huxleyi olduğu tespit edilmiştir. En yüksek klorofil-a değeri yüzey sularında 3.7 ug/I ölçülmüştür. Bununla beraber klorofil-a değerleri ortalama yüzey, 10 metre ve 25 metrede sırasıyla 0.60±0.48D, 0.57 ± 0.63, 0.20 ± 0.094 ug/1 olarak behrlenmiştir. Araştırma süresince yapılan ölçümlerde N02-N, N03-N, P04-P, Si02, demir değerlerinin sırasıyla 0.001-0.007 mg/1, 0.1-1.4 mg/1, 0.01-0.77 mg/1, 0.110-3.760 mg/I ve 0.001-0.070 mg/1 arasında değiştiği tespit edilmiştir. Klorofil-a değerlerinin 10 metre derinlikte demir değerleri ile etkileşim içerisinde olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Karadeniz, Fitoplankton, Klorofil-a, Besleyici Elementler. V

Doğu Karadeniz bölgesiFitoplanktonlarKıyı şeridi+2
Ali Muzaffer Feyzioğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Sürmene Koyu'ndaki teleost balıkların pelajik yumurta ve larvalarının mevsimsel ve alansal dağılımı

ÖZET Doğu Karadeniz'de sahile yakın kesimlerde teleost balıkların pelajik yumurta ve larvalarının mevsimsel dağılımlarını belirlemek amacıyla Sürmene Koyu'nda belirlenen 12 istasyonda aylık olarak yaklaşık bir yıl (Mart 1995 - Nisan 1996) süreyle ihtiyoplankton örneklemesi yapılmış ve örneklerin türlere göre dağılımları belirlenmiştir. Örneklemeler şuasında ayrıca temel çevresel parametreler (su sıcaklığı, tuzluluk, çözünmüş oksijen)'de ölçülmüştür. Çevresel parametrelerin tümü belirgin bir mevsimsel değişim göstermiş; sıcaklık 7.3-25.6 °C, tuzluluk %o 15.9-18.1, çözünmüş oksijen 5.3-12.0 mg/1 arasında ölçülmüştür, fakat istasyonlar arasında önemli bir farklılık belirlenmemiştir. Toplam 18 teleost balık türüne ait yumurta ve larvaya rastlanmış ve genel olarak ilkbahar ve yaz aylarında yoğunlaşma gözlenmiştir. İlkbahar ve yaz döneminde özellikle hamsi (Engraulis encrasicolus L.) yumurta ve larvalarının yoğun olduğu gözlenmiş ve ayrıca, özellikle mayıs ayında. Mullus barbatus, Coris julis, Ctenalabrus rupestris, Gobius sp., Bilerinim songuinolentus, Bllennius ocellaris, Aterina boyeri ve Merlangius merlangus eıainus türlerine ait yumurta ve larvalara da rastlanmıştır. Nisbeten soğuk aylarda ise çaça {Sprattus sprattus L.) ve gelincik (Gaidropsarus mediterraneus L.) balığına ait ihtiyoplankton örneklerinde saptanmıştır. Koy içerisinde yapılan örneklemelerde alansal açıdan Atherina boyeri larvaları hariç istatistiki olarak bir farkın görülmediği tespit edilmiştir. Ancak, Atherina boyeri larvaları Çamburnu ve Yeniay limanlarının içindeki çekimlerde yoğun olarak bulunmuş olmasına rağmen liman dışındaki istasyonlarda yapılan çekimlerde rastlanılmamıştır. Anahtar Kelimeler: Doğu Karadeniz, Pelajik balık yumurta ve larvası, Mevsimsel dağılım, İhtiyoplarkton.

Balık larvasıBalık yumurtasıDoğu Karadeniz bölgesi+3
Ersan Başar
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1996
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz levreğinin (Dicentrarchus labrax) Doğu Karadeniz'deki büyüme performansının belirlenmesi

ÖZET Bu çalışmada, Doğu Karadeniz'de henüz birkaç özel işletmede yetiştiriciliği denenmekte olan deniz levreğinin (Dicentrarchus labrax) bu bölgede tanklardaki büyüme performansı belirlenmeye çalışılmıştır. Kasım 1996'da başlayan araştırmada, ortalama 35.6±10.99 g ağırlığında ve 14.711.46 cm boyunda kuluçkahane orijinli 160 adet yavru balık kullanılmıştır. Balıklar Ocak - Nisan (8 - 13 °C) arasında ağırlık kaybına (% 3.57) uğramış ve daha sonra su sıcaklığının artması ile büyüme hızı artmaya başlamıştır. Maksimum ağırlık artışı (% 42.5) Ağustos (25 - 28 °C) ayında gerçekleşmiştir. Yaklaşık 350 gün süren ikinci büyüme periyodunun sonunda balıklar, ortalama 128.8+29.63 g ve 22.9±1.65 cm'ye ulaşmışlardır. Günlük spesifik büyüme oram % -0.06 ile % 1.1, kondisyon faktörü 1.04 ile 1.15 arasında değişim göstermiştir. Günlük yem tüketiminin ortalama % 0.89 olduğu, yem değerlendirme oranının ise 1.31 ile 7.52 arasında değişim gösterdiği saptanmıştır. Boy - ağırlık ilişkisi, araştırmanın başlangıcında W = 0.01 lxL298 (r=0.932; n=50), sonunda ise W = 0.009xL283 (r=0.964; n=60) olarak hesaplanmıştır. Günlük yem tüketimi ve alman yemlerin değerlendirilmesi, dolayısıyla büyümenin birinci derecede su sıcaklığı tararından belirlendiği, bu nedenle yılın sadece 6 aylık bir bölümünün büyüme için uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Sonuç olarak, Doğu Karadeniz'de tanklarda yapılacak yetiştiricilikte 250 g'lık pazarlama büyüklüğü için 3 büyüme sezonuna gereksinim vardır. Anahtar Kelimeler: Deniz Levreği, Dicentrarchus labrax, Doğu Karadeniz Bölgesi, büyüme performansı, yem tüketimi, yem değerlendirme oram.

Doğu Karadeniz bölgesiLevrek balığı
Ercan Küçük
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon kıyı sularında yengeç türlerinden Liocarcinus vernalis (Risso, 1816) ve Pachygrapsus marmaratus (Fabricus, 1787)'un bazı biyoekolojik özelliklerinin belirlenmesi

ÖZET Ekim 1995 - Kasım 1996 aylan arasında yapılan bu çalışmada, Trabzon kıyı sularında bulunan Liocarcinus vernalis ve Pachygrapsus marmoratus' un bazı biyoekolojik özelliklerine çalışılmıştır. Araştırma sürecinde 672 adet L. vernalis, 475 adet P. marmoratus üzerinde çalışılmıştır. L. vernalis bireylerinin % 86' sı erkek %14' ü dişi, P. marmoratus ' un % 56' sı erkek, % 44' ü dişi şeklinde dağüım göstermiştir. Her iki türde de karapaks genişliği (CW) - karapaks boyu (CL), karapaks genişliği (CW) - ağırlık (W) ilişkileri belirlenmiştir. Bu ilişkiler sırasıyla L. vernalis için; CL = 1.54 + 0.78CW (r = 0.98), W = 0.00034CW292 (r = 0.97); P. marmoratus için CL = 0.5 + 0.9xCW (r = 0.98), W = 0.00083XCW2-83 (r = 0.97) şeklindedir. Yapılan çalışma sonucunda iki türün de üreme periyodunun Mayıs öncesinde, tahminen Nisanda başladığı ve Ağustos sonunda tamamlandığı belirlenmiştir. Ortalama yumurta çapı L. vernalis için 0.27 ± 0.018 mm, yumurta sayısı 26000 adet/fert, P. marmoratus ' ta ise 0.34 ± 0.022 mm ve 43700 adet/fert olarak bulunmuştur. Anahtar Kelimeler : Yengeçler, Karadeniz, Pachygrapsus marmoratus, Liocarcinus vernalis, büyüme, morfoloji, üreme.

BiyoekolojiTrabzonYengeçler
Ali Şefik Selimoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz'deki deniz salyangozu Rapana thomasiana'nun gross, 1861,'nun yumurta kütlesi, kapsül içi ve kapsül dışı larval gelişimi

1996 üreme dönemi boyunca 27 çift ergin deniz salyangoz, Rapana thomasiana Gross, 1861, kullanılarak üreme mevsimi, cinsi olgunluk boyu, kapsül üretimi, yumurta verimi, larval gelişme özellikleri üzerinde çalışılmıştır. Üreme, deniz suyu sıcaklığı ortalama 25°C de, Haziran'ın son yansı (20°C) ile Ağustos'un ilk yansı (27°C) arasında gerçekleşmiştir. 40 mm civarında kabuk boyunda cinsi olgunluğa ulaştığı belirlenmiştir. Bir dişi tarafından üretilen toplam kapsül sayısı 197 ile 999 arasında değişme göstermiştir (575+40.1; n= 27). Her bir kapsül ortalama 554 ± 9.818 olmak üzere 105 ile 990 adet arasında değişen yumurta içermektedir. Üreme boyunca bir dişi tarafindan üretilen ortalama yumurta sayısı 3 1 8729 adet olarak hesaplanmıştır. Ortalama yumurta çapı embriyolojik gelişmeye bağlı olarak 182 um ile 275 um arasında değiştiği saptanmıştır. Ortalama kapsül boyu 15.44 mm'dir. Kapsül içi gelişiminde beş farklı evre gözlenmiştir. Farklı gelişim evrelerinde, embriyoların rengi sandan kahvemsi-siyaha kadar değişim göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Deniz salyangozu, Rapana thomasiana, üreme, larval gelişme, kapsül üretimi.

Deniz salyangozuDoğu Karadeniz bölgesiLarva+2
Hacer Emiral
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Deniz kafeslerinde ve tatlı su havuzlarında stoklanan gökkuşağı alabalığı anaçlarının yumurta verim özellikleri

ÖZET Bu çalışmada; deniz kafeslerinde ve tatlısu havuzlarında stoklanan gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) anaçlarının sağım zamanı, yumurta verimi, yumurtaların büyüklüğü ve yaşama oranlan belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma Ekim 1995 - Mayıs 1996 tarihleri arasında yapılmış, deniz grubu anaçları ağ kafeslerde, tatlısu grubu anaçları fiber tanklarda stoklanmıştır. Deniz grubu anaçlarının sağımı 11 Ocak 1996 tarihinde, tatlısu grubu anaçlarının sağımı ise 19 Ocak ve 8 Şubat 1996 tarihlerinde yapılmıştır. Anaç balıkların ağırlığı; deniz grubunda 2531.5±85.51 g (n=16), tatlısu grubunda 1377±21.99 g (n=12) olarak belirlenmiştir. Mutlak yumurta verimi, deniz grubunda 6183±376 adet/anaç, tatlısu grubunda 3121±276 adet/anaç; nisbi yumurta verimi, deniz grubunda 2435±118 adet/kg, tatlısu grubunda ise 2570±247 adet/kg olarak tespit edilmiştir. İki grubun anaç ağırlığı değerleri arasında farklılık görülmüş (P<0.05) ve her iki grupta da, anaç ağrılığı ile mutlak yumurta verimi arasında pozitif bir ilişki tespit edilmiştir (r= 0.63). Yumurta çapı, deniz grubunda 5.251±0.043 mm, tatlısu grubunda 4.682±0.099 mm, yumurta ağırlıkları ise sırasıyla, 0.095±0.003 g ve 0.064±0.004 g olarak belirlenmiştir. Deniz grubu yumurtaları 28. günde gözlenmiş, 36. günde açılmaya başlamıştır. Çıkış, ortalama 9.6°C su sıcaklığında 344 GD'de gerçekleşmiştir. İki farklı tarihte yapılan sağımda elde edilen tatlısu grubu yumurtaları ise 30. - 32. günlerde gözlenmiş, 37. - 40. günde açılmış ve çıkış 9.3 °C su sıcaklığında 367 - 415 GD'de gerçekleşmiştir. Döllenme, gözlenme ve açılma oranlan; deniz grubunda sırasıyla, %98.5, %86.7 ve %70.4, tatlısu grubunda ise sırasıyla, %95.8, %83.8 ve % 76.9 olarak belirlenmiştir. Çıkan larvaların serbest yüzmeye kadar yaşama oranı, deniz grubunda %95.1, tatlısu grubunda %96.6 olarak gerçekleşmiştir. Anahtar Kelimeler : Gökkuşağı Alabalığı, Oncorhynchus mykiss, Yumurta Verimi, Yumurta Kalitesi, Tatlısu, Deniz suyu.

Ağ kafeslerGökkuşağı alabalığıHavuzlar
Cennet Üstündağ
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde fındık kurdu ile mücadelede kullanılan karbamat grubu insektisitlerin, bazı balıklar üzerindeki akut toksikolojik çalışmaları

ÖZET Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yoğun olarak kullanılan karbamat grubu insektisitlerden Karbaril, Metiyokarp ve Karbosülfan'ın gökkuşağı alabalık yavrulan (Oncorhynchus mykiss) ve lepistes balıklan (Poeciîia reticulata) üzerindeki toksik etkileri deneysel olarak incelenmiştir. Gökkuşağı alabalık yavruları ile (2.0176 ±0.05 g, 5.626 ±0.383 cm, n = 630) yapılan toksikolojik çalışmalarda, test sularının özellikleri, sıcaklık (15.36 ±1.04°C), çözünmüş oksijen (9.41 ±0.133 mg/1), pH (7.26 ±0.185) ve toplam sertlik (99 ±5.29 mg/1, CaCCb) olarak sabit tutulmuştur. Lepistes balıklan ile (0.494 ±0.034 g, 3.53 ±0.135 cm, n = 630) yapılan çalışmalarda test sularının özellikleri, sıcaklık (20 ±0.82°C), çözünmüş oksijen (8.94 ±0.08 mg/1), pH (7.01 ±0.07) ve toplam sertlik (108.67 ±18.58 mg/1, CaCOs) olarak belirlenmiştir. Her iki tür balıkla yapılan çalışmalarda, aynı toksik madde konsantrasyonları kullanılmıştır. Karbaril ile (1,1.8, 3.2, 5.6 ve 10 mg/1), metiyokarp ile (5.6, 10, 18, 32 ve 56 mg/1) ve karbosülfanla ise (0.125, 0.625, 1.25, 6.25 ve 12.5 mg/Tlık) konsantrasyonlar kullanılmıştır. Deney sonunda elde edilen ölüm oranlarından LC50 (letal konsantrasyon) değerleri Probit yöntemine göre belirlenmiştir. LC50 değerlerine göre toksik maddelerin balıklan etkileme düzeyleri Karbosülfan > Karbaril > Metiyokarp olarak bulunmuştur. Bu çalışmada, lepistes balıklarının gökkuşağı alabalık yavrularına göre daha hassas oldukları gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı Alabalığı, Lepistes, Toksik, Etki, Probit, LC50, Karbaril, Metiyokarp, Karbosülfan.

Doğu Karadeniz bölgesiGökkuşağı alabalığıKarbaril+3
Veysel Biçer
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Gökkuşağı (Oncorhynchus mykiss) ve kaynak alabalıklarının (Salvelinus fontinalis) farklı stoklama yoğunluklarına tepkileri

ÖZET Bu çalışmada, kaynak alabalığı (Salveİinus fontinalis) ve gökkuşağı alabalığı (Oncorhyncus mykissY'm büyüme performansı üzerine stok yoğunluğunun etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışmada 0" yaş grubuna ait, 12.613.74 g (n=300) gökkuşağı ve 8.9±2.63 g (n=300) başlangıç ağırlığına sahip kaynak alabalıkları kullanılmıştır. Her iki tür için de 50 ve 100 adet/tank olmak üzere iki farkiı stoklama yoğunluğu denenmiş ve deneme iki paralel halinde yürütülmüştür. 217 günlük çalışma sonucunda, büyüme performansı (biyokütle, üretim, günlük spesifik büyüme oranı), yem tüketimi ve yem değerlendirme ve kondisyon faktörleri saptanmıştır. Çalışma sonucunda stok yoğunlukları 50 ve 100 bireylik tanklarda gökkuşağı için sırası ile 56.4, 119.4 kg/m3, kaynak alabalığı için ise 40.5 ve 69.2 kg/m^'e ulaşmıştır. Son ağırlık değerleri ise gökkuşağı alabalığında 230.2±62.20 ve 238.7±65.97 g, kaynak alabalığında ise 162.1±48.28 a ve 139.7±54.02 g olarak gerçekleşmiştir. Sonuç oiarak, incelenen stoklama yoğunluklara gösterilen (büyüme, üretim, yem tüketimi, yem değerlendirme ve kondisyon faktörü) bakımından türler arasında farklılık gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaynak alabalığı, Salvelinus fontinalis, Gökkuşağı alabalığı, Oncorhynchus mykiss, stoklama yoğunluğu, büyüme performansı, yem tüketimi ve yem değerlendirme değeri. V

Gökkuşağı alabalığıKaynak alabalığıStoklama yoğunluğu+2
Kemal Yılmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Mezgit galsoma ağlarının seçicicik parametrelerinin hesaplanması

ÖZET Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesi'nde mezgit balıklarının avcılığında kullanılan 20, 22 ve 24 mm göz açıklığındaki galsama ağlarının seçicilik parametrelerinin hesaplanması, kullanılan üç farklı renk ve iki farklı ağ ipliği kalınlığının seçiciliğe etkisi incelenmiştir. Ağların seçiciliğinde, dolaylı hesaplama yöntemi temeline dayanan Holt ve vücut çevresi ölçülerinden yararlanılarak hesaplanan Sechin modelleri kullanılmıştır. Holt metoduyla yapılan hesaplamalar sonucunda kullanılan tüm ağların ortak seçicilik faktörü 4.25, 20 ile 22 mm lik ağlar için optimum yakalama boylan 17.28 vei9.01 cm, 22 ile 24 mm lik ağlar için 18.49 ve 20. 17 cm, seçicilik faktörleri de sırasıyla 4.32 ve 4.20 olarak bulunmuştur. Sechin metoduyla ise optimum yakalama boylan 20, 22 ve 24 mm lik ağlar için sırasıyla 17.2, 19.0 ve 20.8 cm, seçicilik faktörleri de 8.60, 8.63 ve 8.66 olarak tespit edilmiştir. Bu çalışmada ayrıca üç farklı ağ ipliği rengi de kullanılarak, rengin seçiciliğe bir etkisinin olup olmadığı araştırılmış ve avcılığın derin sularda yapılması zorunluluğu nedeniyle, bu derinlikte rengin bir etkisinin olmadığı gözlenmiştir. Kullanılan iki farklı ağ ipliği kalınlığı arasında (0) numara ağ ipliğinden yapılmış ağlar, (1) numara ağ ipliğine oranla daha çok balık yakalamış ve av veriminin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Fakat yapılan hesaplamalar sonunda (1) numara iplik kalınlığındaki ağların daha seçici olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : Mezgit, Galsama ağlan, Seçicilik, Holt modeli, Sechin modeli

Balık ağlarıMezgit balığı
Mehmet Aydın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynak alabalığının (Salvelinus fontinalis, mitchill. 1814) Doğu Karadeniz koşullarında deniz suyu ve tatlı suda büyüme özellikleri

ÖZET Bu çalışmada kaynak alabalığının (Salvelınus fontmalıs) deniz suyu ve tatlısu tanklarındaki günlük yem tüketimi, yem değerlendirme oranı, büyüme özellikleri ve kayıp oranlarının karşılaştırılması amaçlanmıştır özel bir alabalık işletmesinden temin edilen 0" yaş grubu yavruların kullanıldığı çalışma balıklar 18 aylık yaşa olaşıncaya kadar yürütülmüştür. Ocak - Nisan aylan deniz grubunun lehine gözüken büyüme daha sonra tatlısu grubu lehine dönmüştür. Buna göre çalışmanın başlangıcında deniz grubunda 5.74-1.63 g, tatlısu grubunda ise 6.02±1.69 g olan ağırlıklar Nisan 1996 da sırasıyla 96.07+3 1.78 g ve 86.17±27.17 g ve çalışma sonunda 230.28±75.73 g, 318.50±99.39 g olarak tesbit edilmiştir. Ortalama canlı ağırlık farkının deniz grubu lehine maksimum olduğu Nisan 1996 da aradaki fark önemli olmadığı halde çalışma sonunda tatlısu grubu lehine önemli bulunmuştur (P<0.001). Günlük spesifik büyüme oranı deniz suyu grubunda 0.92 (0.09- 2.00), tatlısu grubunda ise 0.98 (0.57-2.00) olarak belirlenmiştir. Günlük ortalama yem tüketimi ve yem değerlendirme oranları ise sırasıyla %1.30 (0.20-2.16) ve %1.44 (0.93- 2.39), 2.29 (1.03-5.00) ve 1.70 (1.09-2.43) olarak tesbit edilmiştir, kayıp oranlan ise deniz suyu grubunda %58.5 ve tatlısu grubunda %49.2 olarak gerçekleşmiştir. Sonuç olarak deniz suyu sıcaklığının aşın yükseldiği Haziran, Temmuz ve Ağustos aylan haricinde deniz suyu şartlarında da kaynak alabalığı yetiştiriciliğinin yapılabileceği, fakat kaynak alabalıklarının yüksek sıcaklıklara karşı son derece hassas olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kaynak alabalığı, Salvelinus fontinalis, büyüme performansı, yem değerlendirme, yem tüketimi, beslenme rejimi, tatlısu ve tuzlusu. V

BüyümeDeniz suyuDoğu Karadeniz bölgesi+4
Mehmet Zeki Alkan
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon piyasasında taze olarak satılan balıkların kalitesinin belirlenmesi

ÖZET Bu çalışmada Trabzon ve çevresinde yaygın olarak satışa sunulan balıkların bakteriyel ve biyokimyasal bozulma Mterlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Hamsi, istavrit ve uskumruda histamin, tiyobarbütirik asit (TBA) ve total bakteri analizleri; mezgit, barbunya, izmarit ve tirsi balıklarında pH, TBA ve total volatil baz (TVB-N) analizleri yapılmıştır. Ayrıca Trabzon ve çevresinde su ürünlerinden kaynaklanan zehirlenme vakalarının görülme sıklığı düzenlenen anketlerle saptanmıştır. Taze olarak alındıktan sonra laboratuvarda analizleri yapılan balıklardan yalnızca istavritte ağustos ayında Mstamin miktarının kabul edilebilir değerin üzerinde olduğu, aynı zamanda balıkların total bakteri sayısının da bu ayda en yüksek değere ulaştığı, diğer balıkların tümünde ise değerlerin kalite sınır değerini aşmadığı tespit edilmiştir. Buzdolabında dört gün bekletilen balıkların genellikle 2. günden sonra tüketim özelliklerini kaybettikleri saptanmıştır. Taze ve donmuş olarak satışa sunulan balık örnekleri genelde her ne kadar kalite sınırlan içerisinde görünse de hastanelerde uygulanan anket sonuçlarına göre 6 kişinin; halk arasında yapılan ankete göre 1660 kişiden 39' unun zehirlendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bakteriyel ve kimyasal bozulma, Histamin, TBA, TVB-N.

BakterilerBalıklarBozulma+2
Serap Ay
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Albino ve normal pigmentli gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nin karşılaştırmalı büyüme performansı

ÖZET Bu çalışmada, saf ve karışık olarak yetiştirilen albino ve normal pigmentli gökkuşağı alabalıklarının {Oncorhynchus mykiss) büyüme performansları, günlük yem tüketimleri, yem değerlendirme oranlan ve kondisyon aktörleri karşılaştırılmıştır. Ayrıca bu varyetelerin etlerinin biyokimyasal kompozisyonları ve pazar albenileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada 0+ yaş grubuna ait ortalama 75 g ağırlığında 150 adet albino ve 150 adet normal pigmentli gökkuşağı alabalığı kullanılmıştır. Deneme, saf normal (50), katışık (25 normal ve 25 albino) ve saf albino (50) olmak üzere 2 tekerrürlü 3 gruptan oluşturulmuştur. 120 günlük çalışma sonunda, saf normal grubu 317.5+66.03 g, karışık gruptaki normaller 366.4±74.27 g, karışık gruptaki albinolar 315.3±44.63 g ve saf albino grubu 319.9±50.26 g ortalama ağırlıklarına ulaşmışlardır. Son ağırlık değerlerine göre karışık gruptaki normallerin diğer gruplardan daha yüksek bir büyüme performansı gösterdiği saptanmıştır (P <0.05). Ortalama günlük yem tüketimi, yem değerlendirme oranlan ve kondisyon faktörleri gruplar arasında önemli bir farklılık göstermemiştir. Fakat karışık grupta yem değerlendirme oram nispeten daha düşük bulunmuştur. Yapılan biyokimyasal analizler sonucunda albino ve normal gökkuşağı alabalıklarının kuru madde, kül, protein ve yağ oranlan önemli bir farklılık göstermemiştir. Pazarlama denemesi sonuçlarına göre ise normal gökkuşağı alabalıkları daha fazla tanındığından piyasaya ilk defa sürülen albino gökkuşağı alabalıklarından daha fazla tercih edilmiştir. Sonuç olarak; ayrı ayrı olarak stoklandığında albino gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğinin normal gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliğine göre hiçbir dezavantajlı tarafı olmadığı görülmüştür. Karışık yetiştiricilik tarzında ise, normallerin grupta dominantlık sağlayarak yem tüketimi ve büyüme açısından avantajlı duruma geldiği, albinolarda ise saf kültüre göre grup içi çekingenlikten dolayı nispeten yavaş büyüme dışında herhangi bir sorun olmadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gökkuşağı Alabalığı, Oncorhynchus mykiss, Normal ve Albino Pigmentasyon, Saf ve Karışık Kültür, Büyüme Performansı, Yem Tüketimi, Yem Değerlendirme Oranı, Biyokimyasal Kompozisyon, Pazar Albenisi.

AlabalıklarBüyümeGökkuşağı alabalığı
Ali Değirmenci
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadenizdeki gırgır teknelerinin 1996-1997 ve 1997-1998 sezonları için ekonomik değerlendirilmesi

ÖZET Bu çalışmada Doğu Karadeniz'deki balıkçı teknelerinin dizayn özellikleri verilerek, 1996-1997 ve 1997-1998 sezon sonu verileri incelenmiş farklı dizayndaki teknelerin ekonomikliğinin nasıl değiştiği tekneler ve sezonlar arasında karşılaştırma yapılmak suretiyle bir ekonomik değerlendirme amaçlanmıştır. Türkiye balık üretiminin yaklaşık %80'ini karşılayan Karadeniz'de balığın en fazla yakalandığı avcılık yöntemi olan gırgır için gereken ağ malzemesinin, yüksek batma hızına, yüksek kopma mukavemetine, su akışına karşı düşük dirence ve düşük maliyete sahip olması istenir. Bu sebeple yüksek yoğunluklu ince ve sağlam iplikli ağlar tercih edilir. Bant (bocilik) ve kenar kısımlar hariç diğer kısımlar direnci azaltmak için düğümsüz ağlardan yapılabilir. Hesaplama sonuçlarına bakıldığında, küçük teknelerin, bazı sezonlarda Ege ve Akdeniz'e giden büyük teknelere göre 1996-1997 verileri dikkate alındığında daha karlı oldukları gözükmektedir. 1997-1998 sezon sonu verilerine göre ise Karadeniz'de hamsinin az olması sebebiyle farklı bölgelere gidip avcılık yapan büyük tekneler daha karlı görünmektedir. Anahtar Kelimeler: Kopma Mukavemeti, Uzayabilme Kabiliyeti, Batma Hızı, Spesifik Ağırlık, Hesaplama Faktörü, Fizibilite Faktörü, Yatırımın Geri Dönüş Yüzdesi. V

BalıkçılıkDoğu Karadeniz bölgesiEkonomik değerlendirme+1
Necati Genç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz bölgesindeki Solaklı deresinin hidro dimnamik modeli

Bu çalışmada, nehirler ve akarsulardaki kararsız akıntılar için dinamik bir boyutlu (boyuna) su kalitesi modeli, CE-QUAL-RIV1 kullanılmıştır. CE-QUAL-RTV1 hidrodinamik ve su kalitesi olmak üzere iki kısımda geliştirilmiştir. Hidrodinamik çözümün bilgisayar çıktısı su kalitesi modelini yürütmek için kullanılır. Hidrodinamik kod, lineer olmayan St. Venant denkleminin çözümü için dört noktalı implicit (kapalı) Newton-Raphson yöntemini kullanır. Keskin eğimli adveksiyon için nümerik doğruluk, explicit (açık) iki noktalı, dördüncü dereceden tam Holly-Preissmann semasıyla korunur. Model, nehir setleri, su yollarındaki hareketli kanal setleri ve barajlar gibi çeşitli hidrolik kontrol yapıları ile bölümlere ayrılmış nehir sistemlerinin simulasyonuna izin verir. Model, kontrol altına alınmış akarsularda oluşabilecek çok kararsız akışlarla ilgili geçici su kalitesi koşullarının simulasyonunu yapmak için geliştirildi. Bu çalışmada hidrodinamik kısım kullanılmış ve Doğu Karadeniz Bölgesindeki Solaklı Deresi pilot bölge alınmıştır. Dere üzerinde sekiz istasyon belirlendi ve hız, istasyonlar arası mesafeler, derinlik, yükseklik, kanal üst genişliği ve su yüzeyinin deniz seviyesinden yüksekliği ölçülerek her istasyondaki kanal kesit alanı, kanal kesit katsayıları ve debi hesaplanmıştır. Ardından kullanılacak uygun kanal tipi tayin edilmiştir. Model programı test edildikten sonra, ölçülen veriler ve sınır koşulları giriş dosyalarına girilmiş ve program bilgisayarda koşturulmuştur. Simulasyon sonuçlan ölçülen değerler ile karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Solaklı Deresi, Hidrodinamik Model, Doğu Karadeniz Bölgesi. VII

Doğu Karadeniz bölgesiHidrodinamikSolaklı deresi+1
Şakir Özçoban
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Balıkhane atıklarının gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss)'nın beslenmesinde kullanım olanakları

Araştırma üç deneme grubundan oluşmuştur. Bunlar yaş yem, pelet yem, yaş yem + pelet yem'dir. Araştırmada kullanılan balıkların gruplara göre başlangıç ağırlık ortalamaları sıra ile 55.288 + 11.052 g (n=80), 56.063 + 14.513 g (n=8Q) ve 54.875 ±14.227 g (n=80) olup, her grup iki tekerrürlü olarak tanklara yerleştirilmişlerdir. Çalışma 06.12.1996 - 09.06.1997 tarihleri arasında 180 gün sürmüştür. Çalışma sonunda ortalama canlı ağırlıklar, gruplara göre, sırasıyla; 262.550+ 76.022. g (n=80), 341.400+61.659 g (n=80), 312.700+ 92.807 g (n=80) olarak saptanmıştır. Spesifik büyüme oranlan bakımından (yaş yemle besleme %0.886, kuru yemle besleme %1.004, yaş yem + kuru yemle besleme %0.967) gruplar arasındaki farklılık önemsiz, yem değerlendirme değerleri (yaş yemle besleme 6.092, kuru yemle besleme 1.583, yaş yem + kuru yemle besleme 3.321) ve günlük yem tüketimleri (yaş yemle besleme%4.912, kuru yemle besleme %1.466, yaş yem + kuru yemle besleme %2.927) bakımından ise önemli bulunmuştur (P <0.01). Grupların ekonomik yönden karşılaştırılmasında, yaş yem olarak kullanılan balıkhane artıklarına para ödenmediğinden, en iyi net kar yaş yemle beslenen grupta gerçekleşmiş, bunu yaş yem + pelet yemle beslenen grup ve kuru yemle beslenen grup izlemiştir. Net gelirin yüzdesi olarak, ortalama yem gideri en iyi l.Grupta %0 (balıkhane araklarına para ödenmediği için) çıkmış, bunu 3. Grup %22.95 ile ve 2. Grup %41.44 değeri ile takip etmiştir. Deneme süresince gruplarda ölümün görülmemesi, yaş yemin balıklatın sağlık durumlarını olumsuz yönde etkilemediğini göstermiştir. Sonuç olarak, incelenen bütün özellikler bakımından yapılan değerlendirmelerden, balıkhane artıklarının yaş yem olarak gökkuşağı alabalığına verilebileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler : Gökkuşağı alabalığı {Oncorhynchus mykiss), balıkhane artıkları, yaş yem, besleme, büyüme, yem değerlendirme değeri, yem tüketimi, ekonomik değerlendirme.

AlabalıklarBeslenmeEndüstriyel atıklar+1
Önder Yıldırım
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz ekosistemindeki hamsi (Engraulis encrasicolus L. 1758) ve istavrit (Trachurus mediterraneus) balıklarının biyoekolojik özellikleri üzerine bir araştırma

ÖZET Türk balıkçılık sektöründe önemli bir ekonomik yeri olan ve pelajik ortamda yaşayan Karadeniz hamsisi (Engraulis encrasicolus, L.1758) ve İstavritinin (Trachurus mediterraneus) beslenme ekolojilerinin temel kavramları, stok yapılan ve cinsi olgunluğa erişme boylan araştırılmıştır. Araştırma bulguları; stok yapısı, cinsi olgunluğa erişme boyu, büyüme, ölüm oranlan, kondisyon faktörleri, ürün/yenilenme ilişkisi, VPA analizi, beslenme ekolojisi, hamsi ve istavrit preylerinin dominantlık ve çeşitliliği konularını içermektedir. Araştırma periyodu boyunca (1996-1997) elde edilen verilerde istavrit için maksimum boy 17.8 cm ve minimum boy 6.3 cm olarak tespit edilmiştir. Bununla beraber her yaş grubuna ait ortalama boylar sırası ile 8.61 cm (0+), 10.49 cm (1+), 13.56 cm (2+) ve 15.59 cm (3+) olarak tespit edilmiştir. Hamsilerde maksimum boy 13.5 cm ve minimum boy 6.2 cm olarak tespit edilmiştir. Bununla beraber her yaş grubuna ait ortalama boylar sırası ile 7.93 cm (0+), 9.99 cm (1+) ve 12.13 cm (2+) olarak tespit edilmiştir. Araştırmada istavritin boy-ağırlık ilişkisi; W= 0.0108*L298, hamsininin boy- ağırlık ilişkisi ise; W= 0.00569*L7 "7 olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışmada dişi istavritlerin yaklaşık olarak 12 cm (Ls(): 12.12 ± 0.234) boyda, erkek bireylerin ise 13 cm (Lso: 13.32 ± 1.06) boyda cinsi olgunluğa eriştikleri saptanmıştır. Aynı çalışma hamsilere uygulandığında, dişi bireylerin yaklaşık 9.3 cm (L50: 9.3 ± 0.017), erkek bireylerin ise 8.9 cm (L50: 8.9 ± 1.66) boyda cinsi olgunluğa eriştiği bulunmuştur. Hamsi ve istavritlerin beslendiği preylerin büyük bir çoğunluğunu (yaklaşık % 95) calanoid copepodlar oluşturmaktadır. Bundan dolayı aynı pelajik su kolonunda yaşayan bu iki tür arasında bir besin rekabetinin olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hamsi, İstavrit, Beslenme Ekolojisi, Cinsi Olgunluk, Stok, Doğu Karadeniz VIII

BiyoekolojiDoğu Karadeniz bölgesiEkosistem+2
Erol Kayalı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Solaklı deresinden gelen kirleticilerin kıyısal bölgedeki dağılımının matematiksel modeli

ÖZET Akarsular, körfezler ve deniz kıyıları sürekli olarak kirletilmektedir. Çeşitli amaçlar için kullanılan bu kaynakların sularındaki kirlilik konsantrasyonunun, zaman ve mesafeyle değişimi bilinmelidir. Bu ise, bir su ortamına deşarj edilen atık maddelerin ne şekilde yayıldıklarının bilinmesi ile mümkündür. Bunun için, atık maddelerin yayılmasını ifade eden bir matematik modelin kurulup analitik, nümerik veya deneysel metotlar yardımıyla çözülerek atık madde konsantrasyonunun zaman ve mesafeyle değişimi belirlenmelidir. EPA (Environmental Protection Agency) tarafından geliştirilen Cornell Mixing Zone Expert System (CORMTX 3), dere içine yapılan deşarjın tahmini, analizi ve tasarımım yapmaya yardım eder. CORMTX 3 yüzebilen yüzey deşarjları sonucu kirletici akışının nitel ve nicel özeliklerini belirler. Çevresel koşullar ve oldukça büyük deşarj miktarı verildiğinde, CORMTX 3 en önemli özeliklerine göre akıntıyı uygun şekilde sınıflandıran bir sınıflandırma şeması geliştirme gereği duyar. Çevresel ve deşarj koşularıyla belirlenen akıntı sınıflandırması bir matematiksel benzeşimdir. Bu matematiksel benzeşim kirletici akışının derinliği, genişliği, yörüngesi ve seyrelmesinin nicel tahminini sağlar. CORMTX 3 yeterli yönergeler ile girdilere, deşarj konumunun analizine ve program sonuçlarının açıklanarak seyrelme özelliklerini iyileştirilmesi için önerilere yer verir. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz'deki Solaklı deresinden gelen kirletici yüklü akışın kıyısal bölgedeki dağılımı CORMTX 3 bilgisayar programı kullanılarak analiz edildi. CORMTX 3 oluşturulan veri dosyasını kullanarak, Solaklı Deresinden gelen kirleticilerin kıyısal bölgedeki uzaysal ve zamansal değişimini, yakın-alan ve uzak-alan etkisini de hesaba katarak belirledi. Anahtar Kelimeler : Doğu Karadeniz Bölgesi, CORMTX 3, Kirletici,dağılımı,Kirletici deşarjı. VII

Doğu Karadeniz bölgesiKirleticilerMatematiksel modelleme+1
Bülent Sönmez
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Karadeniz Bölgesi'ndeki alabalık işletmelerinde kullanılan bazı ticari yemlerin gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) için biyo-ekonomik analiz

ÖZET Bu araştırmada; Doğu Karadeniz Bölgesi'nde gökkuşağı alabalığı (Oncorhynchus mykiss) yetiştiriciliğinde yaygın olarak kullanılan üç farklı ticari pelet yemin günlük tüketimi, değerlendirme oranı, sağladıkları büyüme performansı ve ekonomik yönden karşılaştırması yapılmıştır. 155 gün süren araştırma periyodunda büyüme, yem değerlendirme oranı, canlı ağırlığın yüzdesi olarak tüketilen yem miktarı, kondisyon faktörü aylık olarak belirlenmiştir. 16.54+3.48 (A), 16.51+3.24 (B) ve 16.50±2.70 g (C)'lık balıkçıklar 75 adet/tank stok yoğunluğunda 2'şer tekerrürlü olarak 0.3 m3 hacime sahip tanklara yerleştirilmiştir. Deneme sonunda bu stoklardan sırası ile 90.47, 84.81 ve 86.55 kg/m3 yoğunluk ve 383.57+96.30 g, 359.60±93.27 g ve 366.97±84.21 g ortalama hasat ağırlıkları elde edilmiştir. Spesifik büyüme oranı % 1.17-4.06, yem değerlendirme değeri 0.88-1.37 ve yemleme oranı %1. 09-4.46 arasında değişmiştir. Ekonomik yönden yapılan analizde ise net gelirin yüzdesi olarak ortalama yem gideri en düşük %36.1 ile B grubunda gerçekleşmiş, bunu %39.7 ile A ve %41.5 ile C izlemiştir. Araştırma sonunda daha fazla bitkisel hammadde kullanılarak hazırlanan B kodlu yemin gerek sağladığı büyüme performansı ve gerekse yetiştiriciye getirdiği düşük maliyet sebebiyle tercih edilmesi, birim hacimden en fazla ürünü alabilmek ve üretim maliyetini minimuma indirebilmek için tanklarda 80-90 kg/m3 stoklama yoğunluğu ile üretim yapılması, günlük yem miktarının ise canlı ağırlığın % 1.09-4. 46 arasında olması gerektiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler : Gökkuşağı alabalığı yetiştiriciliği, Oncorhynchus mykiss, Pelet yem, Günlük tüketim, Yem tüketim oranı, Büyüme performansı, Biyo-Ekonomik analiz

AlabalıklarDoğu Karadeniz bölgesiGökkuşağı alabalığı+1
Mehmet Derya Mazlum
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Karadeniz ekosistemindeki Mnemiopsis leidyi(Ctenophore) ve Rhizostome pulmo(Scyphozoa)'nın eko-fizyolojik özellikleri

Bu çalışmada, laboratuar koşullarında Artemia salma ve Raphana tomasiana ile beslenen Mnemiopsis leidyi ve Rhizostoma pulmo'ların sindirim fizyolojileri araştırılmıştır. Her iki tür için de çok faktörlü deney dizaynı kullanılarak sindirim zamanına etki eden faktörlerin belirlenmesine çalışılmıştır. Sindirim zamanı (GET) ile başlangıç prey sayısı arasında yüksek bir korelasyon bulunmuştur. A.salina ile beslenen Mnemiopsis leidyi'lerde sindirim zamanı eksponansiyel bir modelle tanımlanmıştır, GET= 3.42- 0.00636 W + 0.0121 pN - 0.155 V - 0.00983 T Süzme oranı da modellenmiştir; C.R= 0.366 + 0.377 V - 0.197 H Rhizostoma pulmo'larda, başlangıç prey sayısı ile süzme oranı arasında yüksek bir korelasyon bulunmuştur. Rapana tomasiana ile beslenen Rhizostoma pulmo'larda. sindirim zamanı üzerine şemsiye çapının önemli bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. A.salina ile beslenen M.leidyi'lerde 24 saat süren gıda tüketimi deneyleri ile beslenme periyotları çalışılmıştır. Laboratuar şartlarında beslenen bu canlıların fırsatçı bir yapıya sahip oldukları, preyin her en hazır bulunduğu ortamlarda sabah saatleri haricinde gün boyu sürekli bir beslenme gösterdikleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler : Mnemiopsis leidyi, Rhizostoma pulmo, Süzme oranı, Sindirim zamanı, Besin tüketimi VI

CtenophoraCtenophoraEkosistem+3
Rahşan Evren Mazlum
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

2008-2009 av sezonunda İstanbul boğazı ve Prens adaları balıkçılığının araştırılması

Bu araştırma İstanbul Boğazı ve Adalar balıkçılığının sosyoekonomik yapısı ve sürdürülebilir balıkçılık kavramının aydınlatılması için yapılmıştır. Nisan 2008- Mart 2009 yılları arasında sürdürülen anket çalışmaları kayıtlı balıkçı teknelerinin durumlarını ortaya koymuştur.Tekne sayıları, dönemin avcılık yapısı, balıkçıların sosyal ve kültürel durumlarıyla birlikte ekonomik yapılarının ortaya konması temel amaç olarak benimsenmiştir. Toplanan anket verileri Excel paket programı ile analiz edilmiş ve hesaplanmıştır. Avrupa yakasında balıkçılık yapan tekne sahibi sayısı 63, Anadolu yakasında 48 ve Adalar civarında ise yaklaşık 39 kişidir. Anket çalışmaları ve testlerin sonuçları bölgesel olarak balıkçıların sosyoekonomik yapılarının benzer olduğunu göstermiştir. Ekonomik yönden oldukça zor durumda olmaları ve sosyal güvence problemleri başı çeken sorunlarıdır. Bilinçsiz avcılığın önüne geçilmesi ve yetersiz denetim konusu ise balıkçıların fazlaca şikayet bildirdikleri önemli sorunlardır.

Yasin Tokuş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Formüle yem ile beslenen kaynak alabalığında mide boşaltımı

Gastric evacuation rate (GER) can be used to estimate stomach fullness in fish at any postprandial time, to predict return of appetite and optimize feeding regimes. The influences of meal size, fish size L (cm), temperature T (°C), dietary energy density E (kJ g–1) and feed storage conditions (frozen, ambient conditions), on GER of brook trout fed a single meal of commercial pellets were studied. In addition, the effect of a second meal on GER was examined. Small (15 cm) and large (23 cm) fish were fed three meal sizes (close to satiation, 50% and 25%). GE was analyzed using a general power function, and data indicated that the square root function best described GE in brook trout independently of meal size. GER experiments performed at 12.5° C, 13.2° C, 15° C, 16.8° C, 18.6° C and 20° C revealed an exponential increased in GER from 12.5° to 18.6° C and then a sharp decline at 20° C. The effect of dietary energy density was determined using meals of 12.6 kJ g–1, 17.7 kJ g–1, and 22 kJ g–1. GER increased with decreasing energy density of the meal. Neither feed storage conditions nor the arrival of a second meal influenced GER. The GER model for brook trout fed commercial pellets was 〖dS〗_t/dt= -0.000860L^1.31 〖E^(-0.41) e〗^(0.08 T) (1-e^1.82(T-20.6 ) )√(S_t ) (g h-1), where St is current stomach mass (g) and t is time (h). This GER model was used to calculate the amount of food that should be present in the stomach of a brook trout that had been fed on three consecutive days. The predicted values were similar to the observed (r2 = 0.987). The GER model can be used to predict stomach content in fish that have been fed repeatedly and should have applications in the development of feeding routines for brook trout.

Fish feeding
Umar Khan Durranı
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültür ortamında yetiştirilerek Doğu Karadeniz derelerine bırakılan kahverengi alabalık (Salmo trutta Linnaeus, 1758)'ın büyüme ve beslenmesinin ve belirlenmesi

Bu tezde balıklandırma amacıyla Karadeniz derelerine bırakılan kahverengi alabalık (Salmo trutta Linnaeus, 1758)'ın doğal ortama uyumunun belirlenebilmesi için büyüme ve beslenmesi incelenmiştir. Bu amaçla Rize ili Çağlayan Deresi'nde belirlenen istasyona boyları ortalama 4,03±0,12 cm ve ağırlıkları ortalama 1,29±0,16 g olan 500 adet markalı kahverengi alabalık bırakılmıştır. Aylık olarak gerçekleştirilen örneklemelerde markalı ve doğal bireyler örneklenmiş, boy ve ağırlıkları ölçülerek besin kompozisyonunun belirlenebilmesi için mideleri yıkanmıştır. Abiyotik faktörlerin belirlenebilmesi için istasyondan alınan su örneklerinden bazı fizikokimyasal özellikler ölçülmüştür. Örnekleme süresince istasyonda ölçülen su kalitesi parametrelerinin alabalıklar için uygun aralıklarda olduğu tespit edilmiştir. Örnekleme döneminde markalı bireylerin boyca ve ağırlıkça büyümelerinde aylar arasında farklılıklar olduğu belirlenmiştir (ANOVA, p<0,05). Markalı ve doğal bireylerin kondisyon faktörleri hesaplanmış ve aralarında farklılık olmadığı belirlenmiştir (Kruskal-Wallis, χ2 (1) = 0,488, p = 0,48). Boy ağırlık ilişkisi markalı bireyler için W= 0,0132L2,876, doğal bireyler için W= 0,0109L2,946 olarak belirlenmiştir. Diyet analizleri sonucunda iki grubun da ağırlıklı olarak, plecoptera (%IRI = 35,54), diptera (%IRI = 23,91) ve ephemeroptera (%IRI = 10,27) ile beslendikleri tespitf edilmiştir. NMDS analizi sonucunda markalı ve doğal bireylerin mide muhteviyatlarının örtüştüğü, ANOSIM analizine göre de diyetler arasında bir fark olmadığı belirlenmiştir (p>0,05). Büyüme ve beslenme özellikleri değerlendirildiğinde balıklandırma amacıyla doğal ortama bırakılan bireylerin ortama adaptasyon sağlayarak doğal türdeşleri gibi gelişimlerini sürdürdükleri belirlenmiştir.

AlabalıkgillerAlabalıklarTatlı su balıkları
Yahya Terzi
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Güneydoğu Karadeniz'de avlanan bazı balık türleri ve midyede bisfenol-a düzeylerinin belirlenmesi

Plastiklerde bulunan katkı maddelerinin çoğunlukla polimerlere kimyasal olarak bağlı olmaması ve biyolojik olarak aktif olması sebebiyle çevre için tehlike oluşturmaktadırlar. Plastiklerin mekanik özelliklerini geliştirmek için kullanılan, doğada bulunmayan ve endokrin bozucu olarak tanımlanmış olan Bisfenol A (BPA), en önemli katkı kimyasallarından birisi olup üretim ve tüketim miktarları açısından ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışma kapsamında Güneydoğu Karadeniz kıyısında yer alan nüfus yoğunluğu farklı iki şehirde (Trabzon ve Giresun) farklı yoğunlukta antropojenik etkilere maruz kalan lokasyonlarda belirlenen istasyonlarda biyota örneklerinde BPA düzeyleri belirlenmiştir. Her iki ilde 4 ayrı istasyondan midye, 2'şer bölgeden ise balık örnekleri alınmıştır. Numunelerde BPA derişimleri katı faz ekstraksiyonu sonrasında LC-MS/MS cihazı ile belirlenmiştir. Tespit edilen ortalama BPA derişimleri ng/g kuru ağırlık cinsinden midyede 0,31±0,11, mezgitte 3,77±2,58 ve barbunyada ise 6,56 ± 4,11'dir. Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) tarafından BPA günlük tüketilebilir limit değerleri (0,2 ng/kg vücut ağırlığı) dikkate alındığında balık ve midye tüketiminin risk içerdiği tespit edilmiştir.

Bisfenol ADemersal balıklarıKaradeniz bölgesi+1
Berrin Özkılıç
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu Karadeniz'de ağ kafeslerde sürdürülebilir yetiştiricilik için yeni potansiyel alanların belirlenmesi

Bu tez çalışması, Doğu Karadeniz'deki mevcut su ürünleri yetiştiricilik faaliyetleri ve bu faaliyetlerin küçük ölçekli balıkçılık ile etkileşiminin belirlenmesi, potansiyel yetiştiricilik alanlarının tespit edilmesi ve yeni alan tahsisinin sürdürülebilir üretime etkisinin tahmin edilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Hazırlanan soru formları kullanılarak 189 küçük ölçekli balıkçı ve 10 çiftlik sahibinden istenilen veriler elde edilmiştir. Küçük ölçekli balıkçılığın son 20 yılda yaygınlaşan denizde ağ kafeslerde balık yetiştiriciliği tesisleri ile etkileşimini belirlemek amacıyla kafeslere yakın ve uzak balıkçılar olmak üzere iki grup kıyı balıkçısının ekonomik verileri üzerinden analizler gerçekleştirilmiştir. Bu analizlere göre kafeslere yakın ve uzak konumdaki balıkçıların balıkçılık geliri, brüt karı ve toplam geliri arasında istatistiki bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bu durum kafeslerin küçük ölçekli balıkları etkilemediği sonucunu ortaya koymaktadır. Çalışma kapsamında Artvin, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun ve Sinop illerinde toplam 13,5 milyon m2 alana denk gelen 141 adet potansiyel yetiştiricilik alanı belirlenmiştir. Ayrıca geçmiş yıllara dönük Doğu Karadeniz'deki tahsis edilen kapasite ve gerçekleşen üretim miktarı verileri üzerinden yapılan analizlerle; yeni belirlenen alanların üretime açılması ve üretimdeki trendin devam etmesi ile 10 yıl içinde Karadeniz'de deniz ortamında 121.042 ton/yıl balık üretimi olacağı öngörülmüştür.

AkuakültürAlabalık üretme çiftlikleriDeniz kültürü
Recep Parlak
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Beymelek lagünü'nde mırmır (Lithognathus mormyrus linnaeus, 1758)'ın beslenme ekolojisi

Bu çalışmada Beymelek Lagününde yakalanan mırmırların (Lithognathus mormyrus Linnaeus, 1758) mide içerikleri incelenmiştir. Beymelek Lagünü'nde 2023 Nisan ile 2024 Ocak arasındaki 4 mevsimde 198 dişi, 287 erkek olmak üzere toplam 485 adet mırmır örneklenmiştir. Mırmırların toplam boy uzunlukları 11,8 cm - 31,2 cm ve ağırlıkları 22,2 g - 480,3 g arasında değişkenlik göstermiştir. Mırmırların boy ve ağırlık ilişkileri ile boy frekans dağılımlarında mevsimsel farklılıklar bulunmuştur. Mırmırlar sonbahar mevsimi hariç izometrik, sonbahar mevsiminde ise negatif allometrik büyüme göstermiştir. Örneklenen 485 bireyden rastgele seçilen 146'sının mide içeriği incelenmiş ve bunların 117 adetinde sindirilmiş materyal ve tanımlanabilen organizmaya rastlanmıştır, 29 adeti ise boş çıkmıştır. Midelerin doluluk boşluk oranları boy gruplarına göre anlamlı farklılıklar göstermezken, mevsimler arasında anlamlı farklılıklara rastlan-mıştır. Mırmırların besin kompozisyonu % IRI değerlerine göre sırasıyla Chironomidae, Penaidae, Crustacea, Bivalvia ve Gastropoda üyelerinden oluşmaktadır. Ayrıca karnivor olan mırmırlar tükettiği besin organizmalarının boy gruplarına göre farklılık gösterdiği bulunmuştur.

Çağdaş Can Cengiz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Çok kriterli karar verme yöntemi ile sürdürülebilir bütünleşik kıyı alanları yönetimi modeli belirlenmesi: Trabzon örneği

Bu araştırmanın amacı, Trabzon kıyı alanlarında insan müdahaleleri sonucunda meydana gelen değişimleri irdelemek ve bu değişimlerin etkisini en aza indirmek amacıyla, mavi büyüme kapsamında kıyı koruma ve kullanım alanlarına yönelik sürdürülebilir bir yönetim modeli belirlemektir. Kıyı alanlarındaki değişimler, uzaktan algılama verileri ve CBS yöntemleriyle tespit edilmiş; arazi örtüsü ve kullanımındaki değişiklikler ise CORINE sınıflandırma sistemi ile belirlenmiştir. Kıyı alanlarının kullanımı, korunması ve planlanmasına yönelik kamu ve kamu taleplerini belirlemek amacıyla anket çalışması yapılmıştır. CBS ile entegre ÇKKV yöntemi ile sürdürülebilir kıyı koruma ve kullanım alanı yönetim modeli oluşturulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, 2016 – 2023 yılları arasında Trabzon kıyı alanlarında dolgu ile yaklaşık 51,27 ha yeni alan kazanımı sağlanmışken, 5 ha kıyı alanının erozyona uğradığı tespit edilmiştir. Kıyı alanlarındaki arazi örtüsü/kullanımının dolgu alanlarında arttığı ve kıyı dolgusunun en fazla liman yapımı için yapıldığı belirlenmiştir. Anket çalışması sonuçları, halkın Sürmene – Çamburnu Tabiat Parkı sahilinin korunması talep ettiğini ortaya koymuştur. Halkın çoğunluğu kıyı alanlarında en fazla rekreasyon amaçlı yüzme ve güneşlenme alanların talep ettiği belirlenmiştir. AHP anketi sonuçlarına göre, koruma alanı açısından en önemli "habitat tipi" olarak "kayalık/resifler" öne çıkarken, kullanım açısından en çok tercih edilen öğe "rekreasyon" olmuştur.

Doğu Karadeniz bölgesiKıyı alanlarıKıyı alanları yönetimi+7
Neıra Purwanty Ismaıl
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Ülkemizde yayılım gösteren kahverengi alabalık (Salmo trutta)'ların hibridizasyon ve melezleşme durumunun belirlenmesi

Kahverengi alabalık (Salmo trutta) Salmonidae familyasına mensup, geniş yayılım alanına sahip bir balık türüdür. Doğal olarak, ülkemizde de bulunmaktadır. Taknosomik durumu tartışmalı olan Salmo trutta'nın ülkemizde dağılım gösteren popülasyonlardan pek çok yeni tür tanımlaması yapılmıştır. Bu çalışmada 12 farklı havzadan örneklenen 37 farklı Salmo trutta popülasyonuna ait bireylerin genetik çeşitliliği değerlendirilmiştir. Çalışmada iki mtDNA gen bölgesi (COI, cyt-b), mtDNA'nın replikasyonunu ve transkripsiyonunu düzenleyen kontrol bölgesi (d-loop) ve nükleer ITS bölgesi analiz edilmiştir. Ek olarak popülasyonlar arası genetik çeşitliliğin belirlenmesi için 16 mikrosatelit lokusu kullanılmıştır. COI gen bölgesinde 23 haplotip, cyt-b gen bölgesinde 27 haplotip, d-loop bölgesinde 87 haplotip ve ITS bölgesinde 21 haplotip belirlenmiştir. Popülasyonlar arası ayrımı en iyi yansıtan gen bölgelerinin cyt-b ve d-loop bölgeleri olduğu belirlenmiştir. Mikrosatelit veri analiz sonucunda 16 lokusun 4'ü çoğaltılamadığından analizlere dahil edilmemiştir. Geriye kalan 12 lokus ile yapılan analizler sonucunda popülasyonlar arası düşük seviyede genetik farklılık olduğu belirlenmiştir. Mekânsal varyasyon analiz sonucuna göre popülasyonların mekânsal homojenite gösterdiği ve coğrafik mesafe ile genetik mesafe arasında anlamlı bir ilişki olmadığı belirlenmiştir. Ebeveyn analizinde ise 12 havzadan örneklenen 36 popülasyonun 25'inde ebeveyn atamalarının tamamı aynı popülasyona ait bireylerden oluşurken geriye kalan 11 popülasyondaki bireylerin ebeveyn atamalarında ise farklı popülasyonlardan muhtemel ebeveynlerin olabileceği belirlenmiştir. Yani 25 popülasyona ait örneklenen bireylerin farklı havzalardaki popülasyonlara ait bireyler ile hibritleşmediği görülmektedir. Çalışmamızda elde edilen sonuçlar ışığında farklı S. trutta türü tanımlanan pek çok popülasyon arasındaki genetik farklılığın az olduğu tespit edilmiş, tek gen bölgesi analizine dayalı bu tür için tanımlamalarının yetersiz olduğu belirlenmiştir. Dizi analiz ve mikrosatelit analiz sonuçları ülkemizde yayılım gösteren kahverengi alabalıkların tek bir türe at popülasyonlar olduğuna işaret etmektedir. Dolayısıyla, yalnızca morfolojik özelliklere ve mitokondriyal cyt-b gen bölgesindeki birkaç baz farklılıklara dayanarak yeni tür tanımlamak oldukça yanıltıcı olabilir.

Melike Alemdağ
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Değirmendere deresi etki alanındaki deniz sedimanlarındametal kirliliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışma, Değirmendere deresinin etkisi altındaki bölgede belirlenen sekiz istasyondaki sediman örneklerinde metal/metaloid zenginleşme düzeylerinin belirlenmesi amacı ile gerçekleştirilmiştir. Örneklemeler, Ağustos (2022) ve Nisan (2023) aylarında Ekman grap ile yapılmıştır. Çalışma kapsamında elementlerin istasyonlara bağlı alansal dağılımları belirlenmiş, zenginleşme faktörü (EF) ve sediman kalite kılavuzları (SQG'ler) esas alınarak limit değerler ile karşılaştırılmıştır. Metal/metaloid konsantrasyonlarının sediman örneklerindeki derişim aralıkları (mg/kg kuru ağırlık cinsinden) Ni (22,5–47,4), Co (16,9–21,1), Pb (31–51,7), Cd (0,3–0,8), Cr (75,7–95,5), As (5,8–8,9), Cu (44,9–59,8), Zn (102,7–156,3), Li (8,2–12,9), Gd (4,2– 7,1), Ba (344–1006,3), Sr (529,5–1077,9), Mn (688,6–1007,4) olarak tespit edilmiştir. Ni ve Fe haricindeki tüm elementlerin istasyonlar arasındaki farklılıklarının istatistiksel açıdan önemli olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Zenginleşme düzeylerinin değerlendirilmesinde zemin değer olarak lokal veriler kullanıldığında yalnızca iki istasyonda Cd açısından düşük düzeyde bir zenginleşme gözlenmiştir. Sediman kalite kılavuzlarıyla karşılaştırıldığında ise ölçülen element düzeylerinin genel olarak eşik değerlerin altında kaldığı ve önemli bir ekotoksikolojik risk oluşturmadığı belirlenmiştir.

Hakan Alpaslan Karagöl
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Borçka Baraj Gölü'nde mikroplastiklerin alansal ve zamansal dinamiklerinin belirlenmesi

Bu tez, Borçka Baraj Gölü'nde mikroplastik kirliliğinin mekânsal ve mevsimsel dağılımını belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışma, 2023 yılı kış mevsimi ile 2024 yılı ilkbahar, yaz ve sonbahar dönemlerini kapsamakta olup, gölün farklı bölgelerini temsil eden altı istasyondan hem su kolonu hem de sediment örnekleri alınmıştır. Numuneler morfolojik, boyutsal ve polimer türleri açısından analiz edilmiş; elde edilen bulgular kirliliğin boyutunu ve olası ekolojik etkilerini ortaya koymuştur. Sonuçlara göre mikroplastiklerin büyük çoğunluğu fiber (%65,9) formunda, geri kalanı ise fragment (%34,1) formundadır. Fiberlerin baskınlığı, özellikle tekstil kaynaklı deşarjlar ve balıkçılık faaliyetleri ile ilişkilendirilmiş; fragmentlerin ise daha çok büyük plastiklerin bozunması sonucu ortaya çıktığı değerlendirilmiştir. Polimer türleri incelendiğinde, özellikle PETG ve PAN yüksek tehlike kategorisinde sınıflandırılmış, bu durum ekosistem ve biyota açısından ciddi riskler oluşturmuştur. Renk dağılımlarında siyah ve mavi tonların öne çıkması, balıkçılık ağları ve tekstil ürünleriyle güçlü bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, Borçka Baraj Gölü'nde mikroplastiklerin hem su kolonunda hem de sedimentte önemli düzeyde birikim gösterdiğini, dağılımın mevsimsel olarak değişkenlik arz ettiğini ve ekosistem sağlığı açısından kayda değer bir tehdit oluşturduğunu ortaya koymaktadır. Çalışma, mikroplastik kirliliğinin yönetimi ve gelecekte yapılması gereken bilimsel araştırmalar için önemli bir temel oluşturmaktadır.

Baraj gölleri
Bilal Onmaz
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Trabzon sahil şeridindeki midyelerde Mytilus galloprovincialis Lam. büyüme, gelişme özellikleri ve kondisyon değişmeleri üzerine bir araştırma

ÖZET Karadeniz'de Hopa'dan, Ege denizinde İzmir'e kadar olan kıyı şeridinde yer yer yoğun olarak bulunan Mytilus galloprovincialis Lam. Türkiye'de yaygın tüketim alışkanlığı olmamasına karşın, ihraç olanakları bakımından son yıllarda su ürünleri sektöründe önemli bir ürün haline gelmeye başlamıştır. Diğer canlılarda olduğu gibi midye üretiminde de başarı, stokların yakından islenmesi, büyüme ve gelişmesinin gözlenmesi ve kondisyon indekslerindeki değişmelerin belirlenmesine bağlıdır. Bu araştırmada, Kasım 1990-Nisan 1991 tarihleri arasında Trabzon'da Yanbolu, Yomra, K.T.Ü. Sahil Tesisleri, Beşirli ve Akçaabat'taki istasyonlardan toplanan midyelerde, frekans dağılımları, büyümeye ilişkin boy-genişlik, boy-kalınlık, boy-ağırlık ilişkileri ve 5 farklı kondisyon indeksi; kuru et ağırlığı/iç hacim, net et ağırlığı/iç hacim, kuru et ağırlığı/kabuk ağırlığı, kabuk ağırlığı/iç hacim, net et ağırlığı/kabuk ağırlığı üzerinde çalışılmıştır. Boy grupları ve canlı ağırlığa göre kondisyon indeksleri de ayrıca ele alınmıştır. Sonuç olarak Akçaabat limanından alınan midyelerin en yüksek et verimine sahip olduğu ve kondisyon indeksi değerlerinin tüm istasyonlara oranla yüksek olduğu belirlenmiştir. Genel olarak midyelerin 26.0-41.0 mm. arasında yoğunlaştığı, midye büyüdükçe ağırlığın arttığı ancak et veriminin düşük olduğu belirlenmiştir. III

Kıyı şeridiMidyelerSu ürünleri+1
Hacer Çangal
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1991
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı işlem uygulanarak dondurulan hamsilerde muhafaza süresince oluşan kalite değişiklikleri üzerine bir araştırma

ÖZET Bu çalışmada, farklı isleme tabi tutularak, -35"C 'de dondurulduktan sonra, -18"C 'de depolanan hamsilerde oluşan kalite değişiklikleri» mikrobiyolojik ve kimyasal analizler yapılarak belirlenmiştir. Dondurma öncesi farklı işlem görmüş hamsiler arasında depolama süresince kalite değişimi bakımından önemli bir farkın olmadığı saptanmıştır. Araştırma bulgularına göre, depolama süresi boyunca, hamsilerde mikrobiyolojik açıdan herhangi bir kalite kaybının olmadığı ve depolama süresine paralel olarak su kaybının artış gösterdiği tesbit edilmiştir. Oksidatif bozulma bakımından, 90 gün depolama süresi sonunda hamsilerin azda olsa kalite kaybına uğradığı, ancak 150 gün depolama süresi sonunda tüketilebilir niteliklerini korudukları belirlenmiştir. IV

DepolamaDondurulmuş gıdalarHamsi balığı+1
Muhammet Boran
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1991
00