
48
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Dört işlem kombinasyon probleminin tip-2 ağaç yapısı ile çözümü
Kombinasyon problemleri olasılık teorisinde önemli bir role sahiptir. Bir olayın olasılığı, istenen koşulları sağlayan alt kümeler ile tüm mümkün alt kümelerin oranı olarak hesaplanmaktadır. İstenen koşulları her zaman matematiksel olarak hesaplamak zordur. Günümüzde bu zorluğu aşmak için gelişen bilgisayar teknolojisi kullanılmaktadır. Dört işlem kombinasyon problemi, daha çok televizyon programlarında oynanan bir yarışma programı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu problemde belli sayıda verilen sayılar arasında dört işlem uygulanarak hedeflenen sayıya ulaşılmaya çalışılır. Bu işlemi gerçekleştirirken verilen her sayının bir kez kullanımına izin verilirken operatörler istenildiği kadar kullanılabilir. Bu problemde, bulunacak olası tüm dört işlem kombinasyonları iki sayı ve bir operatörden oluşan işlem öbeklerini içermektedir. Bu öbekler üç farklı kümenin kesişimi temel alınarak oluşturulmaktadır. Dolayısıyla bu kesişimi tam anlamıyla modelleyebilmek için yeni bir yaklaşım olan "Tip-2 Ağaç" yapısı geliştirilmiştir. Bu çalışmada, verilen sayı miktarı artıkça hedefe ulaşma oranının belirlenmesinin yanı sıra rastgele oluşturulan her hedefe kaç farklı şekilde ulaşıldığı da hesaplanmıştır. Tüm hesaplamalarda Visual Studio 2012 C# ortamında yazılan programlar kullanılmıştır.
Tip-2 bulanık kümelemeye dayalı parametre tahmini
Regresyon çözümlemesinde, verilerin mevcut varsayımların tümünü sağlamaması durumunda, parametre tahmini sürecinde klasik çözümlemelerin dışına çıkılması gerekir. Böyle durumlarda bulanık mantığa dayalı tahmin yöntemleri alternatif yöntemler olarak kendini göstermektedir. Model parametrelerinin elde edilmesi probleminde, bulanık mantığa dayalı çözümler elde edebilmenin önemli adımlarından biri veri setini meydana getiren kümelerin belirlenmesi ve bu kümelerde yer alan verilerin tahmine katkılarını belirleyecek üyelik derecelerinin elde edilmesidir. Bu çalışmada tip-2 bulanık kümelemeye dayalı parametre tahmini ele alınmıştır. İlk olarak tip-1 bulanık kümeleme problemi m=2 bulanıklık indeksi ile bulanık C-ortalamalar (FCM) yöntemiyle çözülmüş. Daha sonra bulanıklık indeksi m tip-2 bulanık mantığa dayalı çözümler elde edilmek üzere m=[m_1 ,m_2] biçiminde aralık sayı olarak tanımlanmış ve gözlemlerin kümelere ait olma dereceleri tip-2 bulanık kümeleme yöntemi ile belirlenmiştir. Tip-1 ve tip-2 bulanık mantığa dayalı kümelenme sonucunda elde edilen üyelik dereceleri, gözlemlerin modele katkılarını belirleyen ağırlıklar olarak kullanılmış ve bu üyelik derecesini kullanarak parametre tahmini önerilen algoritma ile elde edilmiştir. Son olarak, tip-1 ve tip-2 bulanık kümeleme yöntemlerinden elde edilen ağırlıklar ile parametreler tahmin edilmiş ve sonuçlar, gözlenen değerler ile tahmin edilen değerler arasındaki farka dayalı hata kriteri ile karşılaştırılmıştır. Anahtar Kelime: Bulanık Mantık, Bulanık C-Ortalamalar Algoritması (FCM), Tip-2 Bulanık Kümeleme, Parametre Tahmini.
Konumsal mikro simülasyon için popülasyon sentezleme
Popülasyon sentezi ayrık örneklem verilerini genişleterek ilgilenilen hanehalkı ve bireysel verileri toplam nüfusa benzetmede kullanılan sentetik bir nüfus üretme işlemidir. Popülasyon sentezi konusunda literatürde en sık kullanılan yöntem Adımlı Oransal Ayarlama (AOA) tekniğidir. Bu yöntem tüm popülasyon için bireysel nüfus kayıtları üretmekte kullanılmaktadır. Mikro veri her bir birey ve hanehalkı hakkında toplanan bilgileri içeren bireysel kayıtlardır. Mikro simülasyon ise sistemdeki bireysel aktörlerin davranışlarını taklit ederek sistemin durumunun çoğaltılması ya da tahmini için kullanılan bir mekanizmadır. Konumsal mikro simülasyon ise, coğrafi alanlara atanan bireysel düzeyli verilerin oluşturulması, analizi ve modellemesidir. Popülasyon sentezi, konumsal mikro simülasyonun önemli bir safhasıdır. Konumsal mikro veri, konumsal mikro simülasyondan elde edilen faydalı çıktıdır. Konumsal mikro simülasyon için popülasyon üretimi, ülkemizde henüz pek çalışılan bir alan değildir. Herhangi bir alana ait açık kaynaklı bir mikro veri bulmak ülkemizde şimdilerde çok mümkün olmadığı için bu konu ülkemizde henüz ilgi görmemiştir. Bu tezin asıl amacı ise konumsal mikro simülasyon çalışmasına odaklanmaktadır. Bu çalışma AOA yöntemi baz alınarak R programı yardımıyla yapılmıştır. Çalışmada konumsal mikro simülasyonun nasıl oluşturulduğu iki konumlu bir bölgeden elde edilen konumsal mikro veri ile gösterilmiştir. Bu konumsal mikro simülasyon sonuçları "tamsayılaştırma" ve "genişleme" süreçlerinden geçirilerek nihai konumsal mikro simülasyon verilerinin nasıl elde edildiği gösterilmiştir.
Veri analizinde doğru istatistiksel testin bilgisayar yardımıyla seçilmesi
Araştırma, bir gerçeği ortaya çıkarmak, bir sorunu çözümlemek ve eldeki verileri arttırmak için bilimsel yöntem ve tekniklerden yararlanılarak yapılan düzenli çalışmadır. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin doğru yorumlanabilmesi, araştırmanın amaca uygun şekilde yapılması ve analiz sırasında kullanılan istatistiksel testlerin doğru seçilmesine bağlıdır. Test seçimi, yapılan araştırmanın amacı ve elde edilen verinin; ölçme düzeyi, değişken türü, dağılım biçimi ile varyans homojenliği gibi özellikleri göz önünde bulundurularak yapılır. Araştırmalarda birbirinden farklı ölçme düzeyine sahip birden çok değişken olduğu durumlarda, araştırmacılar için uygun test seçimi karmaşık bir problem haline gelmektedir. Özellikle tıp alanında yapılan bazı çalışmalarda doğru istatistiksel yöntemlerin kullanılmadığını gösteren birçok araştırma mevcuttur. Literatürde test seçimi konusunda araştırmacılara yardımcı olması amacıyla yapılmış çeşitli çalışmalar mevcuttur. Bu çalışmalarda test seçimi için cevaplanması gereken bazı sorular ile karar ağaçları ve tabloların kullanılması önerilmiştir. Bunun yanında bazı istatistiksel paket programlarının veri girişi sonrasında yapılacak testi önerme özelliği bulunmaktadır. Bu çalışmada, istatistiksel test seçimi için bir yöntem önerilmiştir. Geliştirilen test seçim algoritması ile değişkenlerin ölçme düzeyi bilgileri ve örnek verileri kullanılarak araştırma amacına en uygun istatistiksel testin bilgisayar yardımıyla önerilmesi amaçlamıştır. Elde edilen çıktılar, literatürdeki çalışmalar ve test önerisi yapan paket programlar ile karşılaştırılarak sonuçlar verilmiştir.
Türkçe sosyal medya metinlerinde duygu analizi
Bu çalışmada, sosyal medyadaki yazılı Türkçe metinlerde duygu analizi yapabilmek için bir yöntem önerilmiştir. Yapılan saha çalışması ile belirlenen duygu kategorileri kullanılarak Twitter metin verileri üzerinde duygu analizi yapılmıştır. Çalışma kapsamında belirlenen "Mutlu", "Güvenmek", "Takdir Etmek", "Gurur Duyma", "Beklenti", "Tavsiye", "Merak", "Hayal Kırıklığı", "Öfke" olmak üzere 10 duygu kategorisinde sosyal medya metinleri sınıflandırılmış ve her duygu için öz nitelikler belirlenmiştir. Duygu durumları R. Plutchik'ın duygu teorisine dayanarak belirlenmiştir. Çalışmada gerçekleştirilen duygu analizi için metin madenciliği sınıflandırma yöntemlerinden Yalın Bayes, Karar Ağaçları, K- en yakın komşu ve Destek Vektör Makineleri kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre takdir duygusu %65 oranında doğru sınıflandırılmıştır. Sınıflandırma işlemi tamamlandıktan sonra duyguyu ifade eden en önemli kelimelerin bulunması için ileri doğru seçim yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında 10 duygu için etkin kelimeler belirlenmiştir. Belirlenen kelimeler içerisinde en başarılı olan duygu sınıfı yine takdir duygusudur. Bu duygu için bulunan kelimeler "teşekkürler, helal, teşekkür, tebrikler, adamsın, bravo, davranış" şeklindedir. Bir GSM firmasına ait twitter metinleri ile yapılan duygu analizi sonucunda elde edilen öznitelikler incelenmiştir. Bu öznitelikler değerlendirildiğinde, kullanıcıların paylaştıkları metinleri hangi duygu durumuna ve hangi konuya bağlı olarak yazdığı tespit edilmiştir.
Kutupsal koordinatlarda Ki-kare ve Kolmogorov Smirnov uyum iyiliği testi
Kutupsal koordinat sistemi, iki boyutlu bir sistemdir. Bu sistem, matematik, fizik, mühendislik, denizcilik, robot teknolojisi, uçak savarlar, insansız hava araçları, telefon vericileri gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Kutupsal koordinat sisteminde, iki koordinat arasındaki ilişkinin açı ve uzaklık değerleri ile daha kolay ifade edildiği durumlarda kullanılır. Böyle bir ilişki de trigonometrik formüller yardımıyla belirlenir. Bu çalışmada, bazı iki değişkenli dağılım fonksiyonları kutupsal koordinat sisteminde tanımlanmış ve bunlardan rastgele sayılar üretilmiştir. Bu tanımlamalarda, olasılık yoğunluk fonksiyonun açısal değişimi sabit alınırken uzamsal değişimi tek değişkenli olasılık yoğunluk fonksiyonu temel alınarak yapılmıştır. Kutupsal sistemde üretilen rastgele sayılar için geliştirilen Ki-Kare ve Kolmogorov-Smirnov uyum iyiliği testleri denenmiş ve benzetimlerinin sonuçları tablo halinde verilmiştir.
Zaman serilerinde kointegrayon ve yapısal kırılma analizleri üzerine bazı uygulamalar
Zaman serisi, ilgilenilen bir büyüklüğün zaman içerisinde sıralanmış ölçütlerinin bir kümesidir. Bu tez çalışmasında da zaman serileri hakkında bilgiler verilmiş bazı uygulamalar yapılmıştır. İlk bölümde zaman serilerine yönelik temel kavramlar, durağanlık, birim kök testleri ve model belirleme kriterlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde yapısal kırılma ve kointegrasyon testlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde ise 2005:01-2010:12 dönemleri arasında Dolar kuru verilerinin durağanlık analizi yapılarak, durağan olmamasının yapısal kırılmadan kaynaklanıp kaynaklanmadığı araştırılmıştır. Yapısal kırılma analizi için Perron (1989), Zivot Andrews (1992) ve Perron (1997) yaklaşımları kullanılmıştır. Ayrıca 2004:01-2009:12 dönemleri arasında Dolar, Euro ve Sterlin kuru verileri arasındaki ilişkinin istikrarlılığı aylık veriler kullanılarak incelenmiştir. Veriler arasında ilişki olup olmadığı Engle-Granger ve Johansen yöntemleri kullanılarak araştırılmıştır.
Rastgele yürüyüş süreçleri ve bazı uygulamaları
Rastgele yürüyüş süreci, bağımsız ve aynı dağılımlı rastgele değişkenlerin toplamı ile ifade edilen bir stokastik süreçtir. Rastgele yürüyüş süreci birçok uygulama alanında kullanılmaktadır. Bilinen uygulama alanlarından biri de hisse senedi fiyat hareketlerinin değişiminin rastgele yürüyüş süreci ile modellenmesidir.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmada kullanılacak olan temel kavramlar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde rastgele yürüyüş sürecinin genel tanımı ve bazı uygulamaları ele alınmıştır. Son bölüm ise yapılan çalışmalara ayrılmış olup binomial ve trinomial model uygulamaları yapılmıştır ve elde edilen sonuçlar irdelenmiştir.Rastgele yürüyüş süreci opsiyon fiyatlama modeli olan binomial ve trinomial modelin temelini oluşturmaktadır. Binomial model ve trinomial model kesikli zamanlı bir süreçte hisse senedi fiyat hareketlerini belirli bir zaman aralığında inceler. Bu çalışmada modeller ile ilgili örnekler verilerek MATLAB Grafik Kullanıcı Arayüzü (GUI) yardımıyla analiz edilmiştir. Bu analizler sonucunda binomial ve trinomial modele ait sonraki dönemler için fiyat tahminleri, satın alma (Call) ve satma (Put) opsiyonu fiyat tahminleri hesaplanmıştır. Böylece binomial ve trinomial modelin rastgele yürüyüş sürecine uyduğu gösterilmiştir.
Melodik ıslık seslerindeki notaların otomatik belirlenmesi
Bilgisayar son yüzyılın en önemli buluşlarından biridir ve neredeyse tüm bilimsel alanlarda kullanılmaktadır. Bu alanlardan bir tanesi de müziktir. Müziğin üretilmesi ve diğer insanlarla paylaşılması için öncelikle iyi bir çalgı aleti ve nota bilgisi gerekmektedir. Oysa birçok insan bu bilgilere sahip olmamasına rağmen hemen hemen bütün müzikleri ıslık ile çalabilmektedir. Böylece yeni melodiler geliştirmek için ıslık yeterli bir araç olabilmektedir.Bu çalışmada, insan yapımı melodik ıslık seslerinden nota tanıma işlemi bilgisayar yardımıyla otomatik olarak gerçekleştirilmiştir. Mikrofon aracılığı ile bilgisayar ortamına aktarılan ses sinyalleri belli aralıktaki sayı değerlerinden oluşan bir zaman dizisi haline gelmektedir. Bu dizi üzerinde de birçok matematiksel işlem yapılabilmektedir. Bu dizideki verilerin stokastik bir karakter taşıması istatistiksel yöntemlerin kullanımını ön plana çıkarmaktadır.Öncelikle ses sinyaline ön işlemler uygulanarak ses üzerinde düzenlemeler yapılır. Sinyaldeki ıslık ve sessizlik bölgeleri belirlenir. Sonra da bu ıslık bölgelerinin süreleri bulunur. Otsu algoritması ile ıslık ve sessizlik bölgeleri bulunur. Spektral analiz ile ıslık parçalarının temel frekansları belirlenir. Bu temel frekanslar sınıflandırılır ve ses sinyalinin notaları bulunmuş olur.
Martingaller üzerine bir çalışma
Ortaya çıkışı bahis stratejilerine dayanan martingal, olasılık teorisinde koşullu beklenen değer temeline dayanan bir stokastik süreçtir. Martingaller birçok uygulama alanında kullanılmaktadır. Bilinen uygulama alanlarından biride hisse senedinin gelecek değerine ilişkin belirsizliğini ortadan kaldırarak finans matematiğinde kullanılmasıdır.Bu çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde çalışmada kullanılacak olan temel kavramlar üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde martingallerin genel tanımları ve bazı uygulamaları ele alınmıştır. Son bölümde ise martingallerin finans matematiğine uygulanmasına yer verilmiştir.Martingal teorisi, modern finans matematiğindeki en önemli teorilerden biridir ve oldukça geniş bir alana sahiptir. Bu yüzden bu çalışmada martingal teorisinin menkul kıymetlerin fiyatlandırılması ile doğrudan ilişkili yönleri üzerinde durulmuştur.
İkil görüntülerde nesnelerin baskın noktalarının belirlenmesinde optimizasyon algoritmaları
Nesne çözümlemesi çalışmalarında nesnelerin çevresel noktaları pek çok yararlı bilgi sağlamakta ve içsel noktalara gerek duyulmaksızın tek başına nesneyi belirtebilen ve en yaygın kullanılan tanımlayıcılardan biri olarak görülmektedir. Bir nesnenin baskın noktaları o nesneyi en iyi tanımlayan özelliklerinden biridir. Baskın noktaların olduğu bölgeler cisimlerin iki boyutlu görüntüleri olan nesnelerin sınır noktaları arasında en fazla hareketliliğin gözlendiği bölgelerdir. Bunlar aynı zamanda o nesne ile ilgili en önemli bilgiyi taşıyan karakteristik bölgelerdir. Bu araştırmada görüntüler içindeki nesnelerin baskın noktalarının elde edilmesi üzerinde çalışıldı. Sayısal görüntülerdeki nesnelerin baskın noktalarının algılanması problemi hem doğrudan nesnenin sınır noktaları üzerinde araştırma yapılması ilkesine dayanan literatürden farklı dört yeni yerel yöntem hem de özgün bir amaç fonksiyonunun tanımlandığı ve iteratif çözümlerin yapıldığı iki genel yöntem ile çözülmeye çalışılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde konu ile ilgili genel bilgilere yer verildi. İkinci kısım olan yapılan çalışmalar bölümünde, önerilen yerel yöntemler verildi ve özgün amaç fonksiyonunun tanımlandığı genel yöntemler kullanılarak, literatürdeki bilinen bir şeklin baskın noktaları bulundu. Son olarak tüm yöntemler, göreceliliğin en aza indirilmesi amacıyla üretilen bin adet yapay çokgen üzerinde ayrı ayrı test edildi. Benzetim ve başarı sonuçları karşılaştırmalı tablo halinde sunuldu.
Özel bariyerli yarı-markov rastgele yürüyüş süreci üzerine bir çalışma
Bu çalışmada kesikli şans karışımlı yarı-Markov bir X(t) rastgele yürüyüş süreci ele alındı ve sürecin zayıf varsayımlar altında ergodikliği gösterildi. Kesikli şans karışımlı ?_1 rastgele değişkeni (S+s)/2 merkezli [s,S] aralığında üçgensel dağılıma sahip olduğunda sürecin ergodik dağılımının ilk dört momenti için kesin formüller elde edildi. Bu sonuçlara dayanarak a?(S-s)/2?? iken X(t) sürecinin ergodik dağılımının ilk dört momenti için üç terimli asimptotik açılımlar oluşturuldu. Ayrıca X(t) sürecinin ergodik dağılımının varyans, çarpıklık ve basıklıkları için asimptotik denklemler kuruldu. Son olarak a parametresinin küçük değerleri için bile verilen formüllerin yüksek doğruluk sağladığı Monte Carlo deneyleri ile gösterildi. Çalışmanın ikinci bölümünde ise yukarıda belirtilen tüm işlemler gecikmeli kesikli şans karışımlı yarı-Markov bir rastgele yürüyüş süreci için de uygulandı.
Çok değişkenli normal dağılım için yeni bir deneysel uyum iyiliği testi
Doktora tezi olarak sunulan bu çalışmada, çok değişkenli normallik için çok değişkenli Kolmogorov-Smirnov (MVKS) uyum iyiliği testi sunulmuştur. Önerilen test, deneysel dağılım fonksiyonu ile teorik dağılım fonksiyonu arasındaki farka dayanmaktadır. Bu fark hesaplanırken çok değişkenli durumda karşılaşılan sorun, değişkenlerin tek değişkenli durumda olduğu gibi dağılımdan bağımsız olmamasıdır. İlk olarak, bu sorunu çözmek için değişkenler bağımsız hale getirilmiştir ve Rosenblatt dönüşümü değişkenlerin bağımsızlığı için uygulanmıştır. Daha sonra teorik ve deneysel dağılım değerleri hesaplanarak, MVKS test istatistiği hesaplanmıştır. Önerilen bu test, aynı algoritma ve kritik tablo değerlerini kullanarak p boyutlu veriler için kolay hesaplama sağlamaktadır. Ayrıca bu tezde, MVKS testi kritik tablolarının tek değişkenli KS testi kritik tablo ile karşılaştırılmasını ve MVKS'nin (iki değişkenli durum) mevcut iki değişkenli normallik testleri ile güç karşılaştırmalarını da içeren bir simülasyon çalışması MVKS'nin farklı boyutlarında etkinliğini göstermek için sunulmuştur. Son olarak, MVKS testinin tutarlı, kesin ve doğru sonuçlar elde ettiğini göstermek için beş farklı çok değişkenli veri setlerine uygulanmıştır.
Portföy optimizasyonu problemi için bulanık çıkarsama sistemine dayalı uyarlanabilir ağ yaklaşımı
Yatırımcıların beklentilerini en iyi biçimde karşılayacak menkul kıymet bileşenleri, hisse senetleri, yatırım fonları vb. belirlenmesi olarak tanımlanan portföy optimizasyonunda temel amaç riski azaltırken, getiriyi arttırmaktır. Standart portföy optimizasyonu problemi amaç fonksiyonu karesel yapıda olduğundan, karesel optimizasyon teknikleri ile çözüme ulaşılabilmektedir. Nicelik kısıtının dahil edilmesi problemi karma tam sayılı optimizasyon problemi biçimine dönüştürür. Bu yapıdaki optimizasyon problemlerinin çözümünde hibrit yöntemler tercih edilmektedir. Bu çalışmada amaç nicelik kısıtlı portföy optimizasyonu problemini, bulanık çıkarsama sistemine dayalı bir ağ ile çözmektir. Bunun için öncelikle sinir ağları kullanılarak standart portföy optimizasyonu için önerilen doğrusal olmayan sinir ağına dayalı portföy optimizasyonu algoritması, daha sonra nicelik kısıtlı portföy seçimi yöntemi için hibrit bir yöntem olan bulanık çıkarım sistemine dayalı portföy optimizasyonu yaklaşımı, genetik algoritma ve doğrusal olmayan sinir ağının birlikte kullanıldığı ve değişim katsayısının tersi ile nicelik kısıtlı portföy optimizasyonu için algoritmalar önerilmiştir. Geliştirilen bu yöntemlerin BIST-30 veri seti için etkinliği değerlendirilmiştir. BIST-Ulusal tüm borsa verileri kullanarak sektörlere göre incelemeler yapılmıştır. Sonuçlar karşılaştırıldığında, hibrit yöntemlere dayalı önerilen algoritmaların portföy optimizasyonu için tercih edilebilir oldukları izlenmiştir.
Farklı ölçek tiplerinde değişen madde fonksiyonunun belirlenmesi ve yöntemlerin karşılaştırılması üzerine bir çalışma
Tarihte ilk ölçme, karış, kulaç, adım gibi insan uzuvlarının uzunluklarından yola çıkılarak yapılmıştır. Ölçmeye duyulan bu ihtiyaç, uygarlıklar geliştikçe, doğrudan gözlemlenmesi mümkün olmayan zeka, başarı, davranış, öğrenme gibi kavramların ölçülmesini gündeme getirmiştir. Örtük özellikleri ölçmek için geliştirilen çeşitli ölçme araçlarının ölçmeyi ne kadar doğru yaptığı sorusu ise tüm ölçekler için cevaplanması gereken öncelikli sorudur. Geliştirilen ölçeklerin ölçeği alan kişilerin belirli özelliklerinden dolayı onlara avantaj ya da dezavantaj sağlaması kabul edilemez bir durumdur. Sunulan bu tezde, öncelikle öğrenme örtük özelliğini ölçmek üzere İstatistiğe Giriş Okuryazarlık Testi geliştirilmiştir. Geliştirilen testin uygulanabilirliği ortaya konmuştur. Ayrıca bu tezde, 2019 yılı Karadeniz Teknik Üniversitesi Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı (KTÜYÖS-2019) verileri kullanılmıştır. Her iki ölçek için de Madde Tepki Kuramı'nın varsayımları sağlanmış ve kuramdaki en uygun model belirlenmiştir. Mevcut ölçeklerin ikisi için de madde ve kişi parametreleri kestirilmiştir. Ardından ölçek içinde yanlılık oluşturabilecek maddelerin olup olmadığını varsa bu maddelerin hangi maddeler olduğunu bulabilmek için Değişen Madde Fonksiyonu analizi; Breslow-Day, Lojistik Regresyon, Lord'un χ^2 İstatistiği, Olabilirlik Oranı ve Raju'nun Alan Ölçümleri yöntemleri ile cinsiyet, okul ve sosyokültürel durumu için araştırılmıştır. Bu analizler yardımı ile hem mevcut Değişen Madde Fonksiyonu içeren maddeler belirlenmiş hem de yöntemlerin karşılaştırılmaları yapılmıştır. Yeterli örneklem büyüklüğünün ve uygun test uzunluğunun sağlandığı durumlarda dahi Klasik Test Kuramı'na bağlı yöntemlerin birbirinden uzakta ve tutarsız sonuçlar verdiği görülmüştür. Bunun yanında Madde Tepki Kuramına bağlı yöntemlerden Olabilirlik Oranının da gereken şartlar sağlandığında birebir örtüştüğü sonucuna varılmıştır.
İngilizce haber metinlerinde GDT ve NOMF yöntemleri ile konu modelleme: Türkiye ve Yunanistan örneği
Haber analizi, e-posta ve spam filtreleme, web sayfalarından konu çıkarımı, bloglar, film özetleri, şarkı sözleri gibi metin içeren her veri seti metin madenciliği için bir uygulama alanıdır. Bu birçok alandaki uygulamalar sayesinde büyük metin depolarından bilgi çıkarılmasına olanak sağlamaktadır. Konu modelleme ise bir belge koleksiyonunda metnin gizli anlamsal yapılarını keşfetmek için kullanılan doğal dil işleme tekniğidir. Bu tez kapsamında Türkiye ve Yunanistan'a yönelik haber metinlerini konularına göre ayırabilen otonom bir konu modellemesi gerçekleştirilmiştir. Bunun için NewsAPI haber veri sitesinden elde edilmiş olan İngilizce haber metinlerinden Gizli Dirichlet Tahsisi ve Negatif Olmayan Matris Faktorizasyonu yöntemleri kullanılmış ve bu iki yöntemin başarım karşılaştırılması yapılmıştır. Türkiye için yapılan analiz sonucundaki konular incelendiğinde dış ilişkiler ağırlıkta siyasi bir gündem olduğu görülmektedir. Yunanistan için olan analizlerde ise tek siyasi gündemin Türkiye ile aralarında yaşandığı tespit edilmiştir. Her iki algoritmanın sonuçlarında da pandeminin farklı yönlerinin çoğunluğu oluşturduğu belirlenmiştir. Böylelikle metin madenciliğinde büyük boyuttaki metin içerikli veri kaynaklarından, önceden bilinmeyen ve potansiyel olarak ihtiyaç duyulan bilginin çıkarılması sağlanmış olundu.
Yapay çekirge sürü optimizasyonu
Optimizasyon genel olarak en iyiyi bulma sürecidir ve belirli bir arama uzayında tanımlanan bir probleme kabul edilebilir bir çözüm bulmayı amaçlar. Yapay zekânın gelişmesiyle birlikte, optimizasyon problemlerinin çözümü için meta-sezgisel algoritmalar popüler hale gelmiştir. Meta-sezgisel algoritmalar, özellikle doğadaki biyolojik sistemlerden ve sürü davranışından esinlenir. Sadece bir yöntemin bütün optimizasyon problemlerini çözmesi mümkün olmadığından, literatürde birçok meta-sezgisel algoritma geliştirilmiş ve geliştirilmeye devam etmektedir. Bu bağlamda, bu tez çalışmasında, zor optimizasyon problemlerinin çözümü için çekirge sürülerinin rastgele zıplama ve bitkileri istila etme davranışlarından esinlenerek yapay çekirge sürü optimizasyonu (ALSO) adı verilen sürü zekâsı tabanlı meta-sezgisel bir algoritma önerilmiştir. Çekirgeler yiyecek arama için aile ve sosyal olma üzere iki fazda birbirleriyle etkileşimde bulunurlar. Ailesel fazda, yerel bir alanda çekirgeler küçük gruplar halinde yiyecek arar ve sosyal fazda topladıkları bilgileri paylaşırlar. Önerilen algoritma, 22 test fonksiyonu ve 3 mühendislik tasarım problemi üzerinde test edilerek yaygın ve yeni geliştirilen optimizasyon algoritmaları ile karşılaştırılmıştır. Simülasyon sonuçları, diğer algoritmalarla kıyaslandığında önerilen ALSO algoritmasının oldukça rekabetçi olduğunu kanıtlamaktadır. Ayrıca, aynı koşullar altında, ALSO algoritması daha az çalışma zamanı ve bellek alanı gerektirmektedir.
Çok ölçütlü karar verme problemleri için bulanık mantığa dayalı çözümler ve portföy seçimine uygulanması
Hızla değişen çevre koşulları ve gerçek hayat problemlerinin artan karmaşası, karar vericilerin sonuca ulaşmak için probleme en uygun çözüm yöntemini bir an önce belirleme ihtiyacını doğurmaktadır. Bu gibi durumlarda doğru seçimin yapılabilmesi için Çok Ölçütlü Karar Verme (MCDM) yöntemleri kullanılmaktadır. Bünyesinde birden fazla amaç, kriter ve alternatif barındıran portföy seçimi süreci de MCDM yöntemlerinin kullanıldığı alanlardan biridir. Portföy yönetiminde risk ve getiri arasındaki ilişkinin modellenmesi çok önemlidir. Ayrıca, finansal piyasaların sosyal ve politik değişimlerden anında etkilenmesi portföy seçimi sürecinde belirsizliğe neden olmaktadır. Bu tezde, finansal piyasalardaki belirsizlikler karşısında yatırım yapacak olan tasarruf sahiplerine maksimum kâr ve minimum risk ile portföylerini oluşturmada yardımcı olacak bir portföy seçim modeli önermek ve bu modelin işleyişini sağlayan bir yazılım geliştirmek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, portföy seçimi problemleri için, Kısıtlı Bulanık AHP yönteminde kullanılan üçgen bulanık sayılar yerine, yamuk bulanık sayılar tanımlanmıştır. Tanımlanan bulanık sayıların kullanılması ile kriterlerin ağırlıkları yamuk bulanık sayı olarak elde edilmiştir. Daha sonra, elde edilen kriterlerin ağırlıklarını kullanan bir bulanık doğrusal programlama problemi modellenmiştir. Bu modelde, yamuk bulanık sayılar kullanan Kısıtlı Bulanık AHP yönteminden elde edilen ağırlıklar, yamuk bulanık sayılar için geliştirilmiş olan doğrusal programlama probleminin amaç fonksiyonundaki fiyat değişkenleri olarak kullanılmıştır. Son olarak, önerilen hibrit modelin etkinliğini irdelemek üzere tezde birden çok uygulamaya yer verilmiştir. Bu uygulamalarda portföy dağılımları literatürde mevcut olan birçok farklı portföy seçim yöntemleri ile de elde edilmiş ve elde edilen sonuçlar karşılaştırılmıştır. Önerilen algoritma; karar verici, kriter ve hisse senedi bilgilerini kullanarak problemi modelleyen ve çözüme ulaştıran bir MATLAB koduna dönüştürülmüştür.
Yönsel yaklaşım kullanılarak uyum iyiliğinin olabilirlik indeksi
Uyum iyiliği testlerinde yokluk hipotezinin kabul edilebilmesi için test istatistiğine ve test istatistiği kullanılarak hesaplanan p-değerine bakılmaktadır. Yani p-değeri birçok araştırmacı için kritik bir anlam taşımaktadır. Fakat p-değerinin küçük bir değişimi veya anlamlılık düzeyinin iyi seçilmemesi yokluk hipotezinin reddedilmesine veya kabul edilmesine sebep olmaktadır. Bu çalışmada öncelikle bu eksikliklerden kaçınmak için uyum iyiliği testlerinin güvenirlilik derecesi için ölçüt olarak kullanılabilecek bir olabilirlik indeksi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Önerilen olabilirlik indeksi, yönsel yaklaşım temel alınarak geliştirilmiştir. Örneklemin test edilen dağılıma ne kadar iyi uyup uymadığının derecesini vermektedir. Ayrıca bu indeks değerinin dağılımı incelenerek bağımsız ki-kare uyum iyiliği testi önerilmiştir. Olabilirlik indeksinin ve bağımsız ki-kare uyum iyiliği testinin doğruluğunu, geçerliliğini ve performansını kapsamlı bir şekilde test etmek için farklı simülasyon çalışmaları yapılmıştır. Önerilen test yönteminin seçilen testlere göre birçok açıdan üstünlüğü ortaya konmuştur. Ayrıca bu test yöntemi, literatürdeki diğer testlere göre dağılımdan, serbestlik derecesinden ve sınıf sayısından bağımsız, hesaplaması ve kullanılması kolay bir yöntemdir. Son olarak, önerilen yöntem gerçek veri setlerine de uygulanmış ve başarımı gösterilmiştir.
Parametrik sağkalım analizi ve böbrek grefti üzerine bir uygulama
Sağkalım analizi, bir mekanik veya elektronik bileşenin beklenen bozulma zamanı ile ilgilenebileceği gibi bir canlının ölümünün beklenen zamanı ile ilgilenilebilen bir istatistik dalı olup, bu anlamda mühendislikte güvenilirlik teorisi ile yakından ilişkili olduğu gibi sosyo-ekonomik alanlarda da kullanılmaktadır. Sağkalım analizinde çeşitli kabuller yapılarak beklenen zaman tahmini modellenir. Sağkalım analizinde bozulma, başarısızlık ya da ölüm olması durumda olay gerçekleşmiş olur. Sağkalım analizi ayrıca hasta ve hastalık takibinde de kullanılır. Hastaya teşhis konulduktan sonra hasta takip edilerek sağkalım süresi incelenir. Tedavi bittikten sonra ise ne kadar süre hayatta kalacağı ve hastalık tekrarı ile ilgili tahminler yapılır. Sağkalım süresine etki eden değişkenler incelenir. Bu tez çalışmasında sağkalım analizi, sağkalım süresi, sansürlü veriler ve sağkalım süresi fonksiyonları açıklanmaktadır ve parametrik sağkalım dağılımları ile devam etmektedir. Cox orantısal risk modeli, Weibull, Üstel, Rayleigh ve Log-normal gibi diğer parametrik sağkalım dağılımları araştırılmıştır. Ardından böbrek greft hastalarının sağkalım sürelerini tahmin etmek için Hazard fonksiyonunun işlevini tahmin etmek yerine sağkalım işlevini doğrudan modelleyen python kodlama dili, hastaların ne kadarının hayatta kaldığını doğruluk (accuracy) değeri ile tahmin ettiğini göstermektedir. Ayrıca SPSS'te Kaplan Meier ile sağkalım analizi yapılmıştır ve Minitab ile dağılımlara uygunluk incelenmiştir.
Web tabanlı Dublin Core METADATA üreticisi tasarımı
İnternetin sağladığı erişim kolaylığı web ortamına giren bilgi miktarını her geçen gün büyük ölçüde artırmaktadır. Öte yandan, durmadan artan bu büyük bilgi ambarından istenilen bilginin seçilmesi giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle, web dokümanlarında bilgi hakkında bilgi veren METADATA kullanımının standartlaştırılması için yapılan çalışmalar önem kazanmıştır. Bunun sonucu olarak, metadata yardımı ile istenilen bilgiye erişimi sağlayacak programların ortaya çıkması doğaldır. Bu çalışmada adresi verilen bir web dokümanı hakkında bilgi oluşturacak ?Web Tabanlı Bir Otomatik Metadata Üretme? programı tasarlanıp gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan program Web ortamındaki sayfanın kaynak kodunda bulunan ?META? takılarının yanı sıra sayfada bulunan iç ve dış bağlantıları da listelemekte ayrıca belirtilen sayfada tekrarlanan veya koyu yazılarak vurgulanmış sözcükleri kullanıcıya göstermektedir. Elde edilen ?META? takılarının içerikleri ile kullanıcının girdiği verileri kullanarak, tercihe göre, RDF/XML, Dublin Core/XML ve HTML dokümanları için Dublin Core türünde metadata oluşturabilmektedir. Microsoft Visual Studio.Net ortamında C# ve ASP dilleriyle geliştirilen ve Türkçe karakterleri destekleme yeteneğine sahip kılınan program ?html? uzantılı sayfalarda başarıyla denenmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Metadata, metadata oluşturma, Dublin Core, RDF Danışman: Prof. Dr. Timur KARAÇAY, Başkent Üniversitesi, İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü.
E-hastane sistemlerinin incelenmesi ve java teknolojileri ile e-hastane uygulaması geliştirilmesi
Bir hastanenin amacı; muayene, teşhis ve tedavi için hastaneye başvuran hastaların ayakta veya yatırılarak tedavisi ile sağlık hizmetleriyle ilgili tüm alanlarda eğim-öğretim, araştırma ve uygulama yapmak, her düzeyde yetkili tıp ve sağlık personeli yetiştirerek ve diğer kurumlarla işbirliği yaparak sağlık hizmetlerinin tam, kaliteli ve verimli düzeyde yürütülmesini sağlamaktır. Bu amacın işlemesi için en önemli aşama, hastanın hastaneye geldiği anda müracaat kaydının yapılmasıdır.Bu çalışmada, mevcut hastane sistemleri incelenerek, Türkiye'nin ihtiyacı olan, hastaların, doktorların ve hastanede çalışan görevlilerinin beklentilerini sağlayacak, hızlı ve kolay erişilebilir, hizmet standartları yüksek, yeni teknolojilerden faydalanmış bir uygulama yazılımı geliştirmek hedeflenmiştir.
Improvement of software system test process through statistical process control
Application of statistical methods on software processes is a required capability to improve processes and their quantitative understanding. Verification and Validation process is one of the most applicable process for these statistical methods.In this study, two different testing techniques (path and node coverage) were applied on the defined test cases of a project, and statistical methods were implemented prospectively (looking forward) to compare these two techniques on prospectivelly collected test case data. While implementing these statistical methods, an assessment model (SPC-AM) and statistical tools were used which had been previously implemented for eight different processes retrospectively (looking back).By this study; it is aimed to:1.Understand the use of measurements defined for the system test,2.Identify which test coverage technique would be useful for the validation process by evaluating the effectiveness of two black-box test coverage techniques.As a result; metric data for test coverage techniques was evaluated by applying process clustering, and suggestions were proposed on the effectiveness of the techniques under related circumstances.
İçerik yönelimli programlama teknikleriyle veritabanından bağımsız uygulamalar geliştirme
Gelişen yazılım sektöründe gün geçtikçe geliştirilen uygulamaların kapsamı genişlemekte ve karmaşıklığı artmaktadır. Günümüzde uygulama geliştirilirken yeniden kullanılabilir uygulama modüllerinin geliştirilmesi gerek zaman gerekse maliyetlerin düşürülmesi açısından son derece önem kazanmıştır.Yazılım sistemlerindeki karmaşıklık arttıkça İçerik / Bağlam Yönelimli Programlama ve Cephe Yönelimli Programlama ile geliştirilen çözümler daha popüler hale gelmiştir. Bu çözümler sayesinde yeniden kullanılabilir ve kolay yönetilebilir uygulama modülleri geliştirilebilmektedir.Bu çalışmada bahsedilen İçerik / Bağlam Yönelimli Programlama ve Cephe Yönelimli Programlama ile geliştirilen uygulama modüllerinin avantajları ve geliştirme teknikleri, Microsoft.Net C# teknolojisi kullanılarak incelenmiş ve çeşitli modüller geliştirilmiştir.
Java teknolojileri ile bir milletvekili danışmanlık ve ziyaretçi takip sistemi geliştirilmesi
Günümüz teknoloji çağında bilgisayar kullanımı artık bir ihtiyaç haline gelmiştir ve bilgisayar her alanda özellikle de iş hayatımızda bizlere büyük kolaylık sağlamaktadır. Ülkemizde, özel sektörün yanı sıra kamu kuruluşlarında da işlemler (dokümantasyon, yazışma, bilgi paylaşımı vs.) bilgisayarlar aracılığı ile yürütülmektedir.Bilgisayar kullanımının bu kadar yaygınlaştığı ülkemizde son yıllarda bu gelişime ayak uyduran en önemli kurumlardan birisi de TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) dir.TBMM'nin üyesi olarak mecliste görev yapan milletvekillerine yakın bir geçmişte diz üstü bilgisayar dağıtımı ile, hayata geçirilen e-meclis projesi ? kapsamında milletvekillerinin ve aynı zamanda danışman ve sekreterlerinin bilgisayar ve interneti daha etkin kullanmaları amaçlanmış ve kurslar düzenlenmiştir. Aynı proje kapsamında her milletvekilinin kendi adına siteleri oluşturulmuştur. Diğer yandan kendisiyle görüşmeye gelen ziyaretçilerin her türlü talebini karşılamaya ve randevu, toplantı, vs. gibi konularda ziyaretçilere yardımcı olmaya çalışmaktadırlar.Bu çalışmada, ziyaretçi takip sistemleri incelenmiş; TBMM milletvekillerinin ve danışman ve sekreter gibi çalışanların ziyaretçilere yönelik her türlü kaydı daha sağlıklı bir şekilde tutmaları amaçlanmış ve de pratik, hızlı, hizmet standartları yüksek, yeni teknolojilerden faydalanılmış bir uygulama yazılımı geliştirmek hedeflenmiştir.
Web tabanlı eğitim sistemlerinde tekrar kullanılabilir içerik oluşturma
Araştırmanın genel amacı, web tabanlı eğitim sistemlerinde tekrar kullanılabilir içerik oluşturma ve oluşturulan içeriğin öğrenci başarısına olan etkisini belirlemektir. Bu genel amaç doğrultusunda, 2007?2008 Eğitim - Öğretim yılının bahar döneminde Ağrı Merkez, Cumhuriyet Lisesi'nin 9. sınıflarında okuyan toplam 50 öğrenci üzerinde gerçekleştirilen 3 haftalık bir araştırma yapılmıştır.Bu araştırmada yarı-deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 25 kişi deney grubu ve 25 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 50 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma kapsamında Bilgi ve İletişim Teknolojileri dersinde ?Bilgisayar Ağları? ünitesinin öğretimi amacıyla dersler deney grubunda web tabanlı eğitimle, kontrol grubuna da geleneksel öğretimle işlenmiştir. Öğrencilerin söz konusu ünitedeki başarılarını ölçmek için öntest ve sontest olarak başarı testi uygulanmıştır. Ayrıca deney grubu öğrencilerine geliştirilen öğrenme nesneleri hakkındaki görüşlerini almak üzere öğrenme nesnesi değerlendirme anketi yapılmıştır. Başarı testi ile elde edilen bulgularla yapılan istatistiksel karşılaştırmalardan, tekrar kullanılabilir içerikle birlikte web tabanlı öğretimin, geleneksel öğretime göre öğrenci başarısını daha fazla arttırdığı görülmüştür. Ayrıca yapılan anketin sonucunda öğrencilerin web tabanlı eğitime çabuk uyum sağladığı ve bu uygulamanın diğer derslerde de gerçekleşmesini istedikleri ortaya çıkmıştır.Anahtar Sözcükler: Web tabanlı öğretim, Öğrenme nesnesi, Öğrenci algıları, Oluşturmacılık, Başarı testi, Tekrar kullanılabilirlik
PHP, SQL ve AJAX teknolojileri kullanarak Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu için bir sorgulama yazılımının geliştirilmesi
Bu çalışmada Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu'ndaki (HUB) veriler kullanılarak PHP, SQL ve AJAX teknoljileri ile bir herbaryum sorgulama programı geliştirilmiştir.Herbaryumlar özellikle botanik, ekolojik ve eczacılık çalışmaları için bir bilgi kaynağı oluşturmaktadır. Bu kaynağın sistemli bir şekilde bilgisayar ortamındaki bir veritabanına aktarımı ile veritabanlarının bize sağladığı hızlı sorgulama ve düzenli kayıt tutma imkanlarından faydalanabiliriz.Bu çalışmanın amacı HUB'daki verilerin veritabanına aktarılması ile hızlı, kullanışlı ve detaylı sorgulama yapılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada geliştirilen program, online ortam için tasarlanmış ve gelişmiş teknolojiler kullanmaktadır.ANAHTAR KELİMELER: HUB, Başkent, Hacettepe, herbaryum, sorgulama, arama motoru, dijital herbaryum, sanal herbaryum, botanik, bilişim sistemleri, PHP, SQL, AJAX
Çok değişkenli normallik testlerinden Zp ve Cp için bir JAVA programı ve uygulaması
Bu çalışmada öncelikle tek değişkenli basıklık ve çarpıklık katsayıları, tek değişkenli W, R, Z ve C testleri incelenmiştir. Bir sonraki adım olarak bu tek değişkenli testlerin çok değişkenli uyarlamaları incelenmiştir.Çok değişkenli normal dağılım testleri içerisinde Zp ve Cp testlerinin JAVA dilinde uygulaması yapılmıştır. Bu amaçla, bu iki test istatistiğinin dağılım yakınsamalarının doğruluğu simülasyon ile test edilmiştir. Simülasyon sonuçları geliştirilmiş olan yazılımın başarılı olduğu sonucuna ulaşılmasını sağlamıştır. Geliştirilen program ile daha önceden çok değişkenli normal dağılım hakkında bilgi sahibi olunan gerçek veri kümeleri ile karşılaştırıldığında tutarlı sonuçlar vermiştir.Bu çalışmada geliştirilmiş olan program, paket programlarda bulunmayan çok değişkenli normal dağılım testini başarılı bir şekilde gerçekleştirmektedir. Yapılan çalışmanın, veri kümelerine ilişkin çok değişkenli normal dağılım varsayımının test edilmesinde büyük kolaylık sağlayacağı düşünülmektedir.
Bilişim suçlarının sosyo-kültürel seviyelere göre algı analizi
Bu çalışmada, bilişim suçları algısının demografik faktörlere göre değişimi incelenmiştir. Farklı ülkelerin hukuk sistemlerine göre bilişim suçu sayılan fiilleri bireylerin ahlaki ve hukuksal düzlemde nasıl değerlendirdiklerini ölçmek çalışmanın temel amacıdır.Başkent Üniversitesi'nde eğitim veren altı fakültenin birer bölümündeki öğretim elemanı ve öğrencilere uygulanan anket araştırması, çalışmanın araştırma yöntemi olarak belirlenmiştir.Anketteki sorular; demografik bilgiler, teknoloji ilgisinin ölçülmesi, bir grup bilişim suçunun suç şiddeti açısından değerlendirilmesi ve bir grup fiilin ahlaki ve hukuksal açıdan değerlendirilmesi bölümlerinden oluşmaktadır.Anket sonuçları, demografik faktörler, eğitim alanı ve akademik konuma göre gruplanarak çapraz tablo analizleri uygulanmıştır.Çalışmanın bulguları, bilişim suçları konusundaki genel algı seviyesinin ve farklı nitelikteki gruplar arasındaki anlamlı farklılıkların belirlenmesini sağlamıştır.
Dernek ve yardım kuruluşları için web tabanlı bir gönüllü takip programı
Bu çalışmada Türk Kızılayı'nın kişisel ve kurumsal gönüllü verileri kullanılarak Visual Studio.NET 2008 C#, ASP.NET, AJAX ve Oracle veritabanı teknolojileri ile bir gönüllü takip programı geliştirilmiştir.Türk Kızılayı'nın Türkiye genelinde 652 şubesi ve bu şubelere bağlı milyonlarca gönüllüsü bulunmaktadır. Şube personeli, gönüllü takip programı vasıtasıyla gönüllü bilgilerini hem online hem de hızlı bir şekilde tek bir veritabanına giriş yapabilir. Ayrıca Şube personeli, gönüllüleri onaylayabilir, değerlendirebilir, iptal edebilir veya reddedebilir. Tüm gönüllü bilgileri veritabanında bulunacağından dolayı sağlıklı kayıtlara erişilebilir ve hızlı sorgulama işlemlerinden faydalanılabilir.Acil yardım durumlarında ve doğal afetlerde en önemli faktör yardıma muhtaç olan kişi veya kişilere zamanında ve gerekli ekipman ile ulaşmaktır. Çalışmanın amacı gönüllü takip yazılımı ile önemli bilgilere daha az zamanda ve etkin bir biçimde ulaşılmasıdır.ANAHTAR KELİMELER: Türk Kızılayı, gönüllü takibi, sorgulama, online, acil yardım, bilişim sistemleri, Visual Studio 2008, C#, ASP.NET, AJAX, OracleDanışman: Yrd. Doç. Dr. Güvenç ARSLAN, Başkent Üniversitesi, İstatistik ve Bilgisayar Bilimleri Bölümü.
E-dönüşüm sürecinde kişisel bilişim güvenliği davranışı ve farkındalığının analizi
Bu çalışmada e-dönüşüm sürecinde bilgi sistemlerini aktif olarak kullanan grupların bilişim güvenliğine yönelik risk içeren teknolojileri kullanımları, kendilerini risklerden ne şekilde korudukları, herhangi bir bilişim suçuna maruz kalıp kalmadıkları ya da olumsuz bir tecrübe yaşayıp yaşamadıkları ve bazı bilişim teknolojilerini ne derece tehlikeli algıladıkları araştırılmaya çalışılmıştır.Araştırma kapsamında geliştirilen ölçekler anket formu aracılığıyla Türkiye genelindeki Başkent Üniversitesi kurum ve kuruluşlarında çalışan akademik ve idari personel ile Başkent Üniversitesi öğrencilerine uygulanmıştır.Anket formu aracılığıyla katılımcılara ilişkin demografik veriler, katılımcıların internet kullanım alışkanlıklarına yönelik veriler, riskli davranış ölçeğine, korumacı davranış ölçeğine, suça maruziyet ölçeğine ve tehlike algısı ölçeğine ilişkin veriler toplanmıştır.Araştırma sonuçları, geliştirilen ölçekler bazında örneklemler arasında kullanım alışkanlıklarına göre anlamlı farklılıklar olduğunu göstermektedir.ANAHTAR SÖZCÜKLER: Kişisel Bilişim Güvenliği, Bilişim Güvenliği Farkındalığı, E- Dönüşüm
Yazılım mühendisliği projelerinde hata ölçümü, kök neden analizleri ve örnek bir vaka incelemesi
Yazılım projelerinde, müşteriye verilen son ürünün, müşteri isteklerine uygun olmasının yanında en az hata ile teslim edilmesi amaçlanmaktadır. Bu sebeple, müşteriye ürün teslim edilmeden önce düzeltilmek amacıyla bulunan hatalar süreç boyunca kayıt altına alınır. Böylece kayıt altına alınarak biriktirilen hatalar daha sonra incelenebilir.Bu çalışmada yazılım projelerinin doğası ve içeriklerine ve hata kavramına ayrıntılı bir şekilde değinilmiştir. Süreç boyunca hataların azaltılması ve ortadan kaldırılması için uygulanan tekniklere yer verilmiştir. Türkiye'nin önde gelen orta ölçekli yazılım şirketlerinden birinde örnek bir vaka incelemesi yapılmıştır. Kök neden analizi yöntemi ve bu yöntemi destekleyen Pareto ve sebep-sonuç grafikleri yardımıyla incelenmiştir. İnceleme esnasında uygulanan tüm aşamalar ve örnek vaka incelemesi ayrıntılı bir biçimde anlatılmıştır.
Kurumsal ve kurumiçi bulut yapılarının performans ölçümleri ve karşılaştırmalı değerlendirmeleri
Ekonomik krizlerin dolaylı bir sonucu olarak kurumlarda bütçe kesintileri sebebiyle az ancak etkili kaynak kullanımı önem kazanmış ve tüm iş gruplarının kendi içlerinde yeniden yapılaşması gerekliliğini ortaya koymuştur. Bilişim Sistemleri küresel düzeyde buna ilk tepkiyi 2000 yılların ortalarına doğru, Sanal Sistemler (Virtual Machine) denilmekte olan fiziksel IT sistemlerinin sanal ortamlara taşınması ve bir fiziksel sistemin üzerinde birçok sanal sistem kullandırılarak göstermiştir. Bu çözüm, gerek küresel ısınma sorunları nedeniyle elektrik gerekse işgücü ve donanım boyutlarında kurumların maliyet konularında tasarruf etmesini sağlamıştır. Günümüzde bilişim teknolojilerinde IasS (Infrastructure as a Service) olarak geçmekte olan Bulut teknolojileri, donanım, depolama ve sunucu kaynaklarının web arayüzleri üzerinden yönetilmesini sağlamak amaçlı yaygınlaşmaya başlamıştır. Bulut teknolojisinde kullanıma göre bir ücret ödenmesi, belli kullanım masraflarının olması ve bu maliyetlerin devamlı olması, kurumların özel ve gizli şirket bilgilerini kurum dışı sunucularda tutmak istememeleri, en önemlisi performans açısından yeterli seviyede olup olmadıkları konusundaki düşünceler, bu teknolojinin değerlendirilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu çalışmada Bulut teknolojilerinde dünyanın en önemli Bulut Hizmeti sağlayıcısı olan Amazon EC2, Flexiscale, ve Rakspace platformlarının performans değerlendirmelerinin sonuçlarıyla, yerel bulut platformunda yapılacak aynı test araçlarıyla performans testlerinin kıyaslanması ve yerel bulut teknolojisinin kurumların kullanımı için daha sağlıklı bir hizmet olarak gösterilmesi amaçlanmaktadır.
Sosyal ağ kullanım performansına göre üniversite değerlemesi: Twitter ve Türkiye üniversiteleri üzerine bir çalışma
Üniversitelerin sosyal ağlar üzerinden yapmakta oldukları her türlü bilgi paylaşımı takipçileri üzerinde bir etki oluşturmaktadır. Bu etki, o üniversiteye ait sosyal ağ hesabının takip edilmesinde önemli rol oynamaktadır. Takipçi sayısının artması ile birlikte, sosyal ağ hesabının takipçilerini paylaşıma yöneltmesi, hesabın etkisine zamanla artan değer katmaktadır. Hesabın sahip olduğu bu etki, hesabın kurumsal kimliğine uygun şekilde kullanılması durumunda değer kazanmaktadır. Bu tez kapsamında Türkiye?de bulunan üniversitelerin sosyal ağ kullanım performansına göre değerlendirilmesi ve bu değerlendirmeye dayanılarak sıralaması yapılmıştır. Üniversitelerin sıralaması yapılırken baz alınan sosyal ağ, üniversitenin kurumsal Twitter hesabıdır. Mevcut olan Twitter etki puanı ölçme yöntemlerini kullanmak yerine, üniversitelerin kurumsal kimliği göz önüne alınarak, üniversitelerin kurumsal Twitter hesaplarına etki puanı vermek ve üniversiteleri bu etki puanı ile sıralamak için yeni ölçek ve metrikler oluşturulmuştur. Belirlenen bu metrikler Twitter API?sinin her bir Twitter hesabı için sunmuş olduğu JSON notasyonu arasından PHP kullanılarak ayıklanmış ve oluşturulan ölçeklerde kullanılmıştır. Bu çalışmanın hedefi, elde edilen bulguların, üniversitelerin kurumsal Twitter hesaplarını daha etkin bir biçimde kullanmaları için bir altyapı oluşturmasıdır.
Bilişimde ontoloji kavramı ve istatistik ontolojisi
Günümüzde web sayfaları, kullanıcılarına yapısal olmayan, dinamik, dağınık ve hızla büyüyen bir veri yığını sunmaktadır. Bu yığın verilerin ne anlama geldiği ve birbirleri ile olan ilişkileri bilinmemektedir. Günümüzdeki web sayfaları bireylerin okuması için tasarlanmıştır. İçeriğindeki bilgilerin birbirleri ile olan anlamsal ilişkileri belirtilmemiş, sadece insanların kolaylıkla okuyabileceği şekilde düzenlenmiştir. Bu nedenle web sayfalarının içeriğini sadece insanlar anlamlandırabilmektedir. Bilgisayar programlarının web sayfalarını okuyup işlemesi ve anlamlandırması mümkün değildir. Bunu sağlamak için yeni bir yaklaşım gerekmektedir. Bu konuya ilk olarak Tim Berners Lee değinmiş ve anlamsal web kavramını öne sürerek çözüm önerisinde bulunmuştur. Anlamsal webde bilgiler bilgisayarların da anlayabileceği şekilde tanımlanmakta ve birbirleri ile olan anlamsal ilişkileri düzenli bir yapıda verilmektedir. Ontolojiler, anlamsal webde bilginin anlamlı paylaşılabilmesi için kullanılmaktadırlar. Ontolojiler sayesinde sınıflandırmanın ötesinde kavramlar arasında anlamsal ve mantıksal bağlantılar kurabilmek mümkün olacaktır. Bu çalışmada, bilişimdeki ontoloji kavramının tanıtılması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda kısaca web'in gelişiminden ve anlamsal web kavramından bahsedilmiş, daha sonra ontoloji kavramı açıklanmış ve istatistik ontolojisi oluşturulmuştur. Oluşturulan istatistik ontolojisi, kullanıcıların doğru istatistiksel testi seçmesine yardımcı olan bir web uygulamasında kullanılmıştır.
Hastane bilgi yönetim sistemlerinde iş zekası uygulaması
Hastaneler, içerisinde birçok uzmanlık alanını barındıran karmaşık yapıda organizasyonlardır. Hastanelerde bu karmaşık organizasyon yapısı içerisindeki iş süreçleri Hastane Bilgi Yönetim Sistemi (HBYS) olarak adlandırılan otomasyon yazılımları ile yürütmektedirler. İçerisinde birden çok yazılım ve veritabanı bulundurabilen, çok modüllü ve bütünleşik bir yapıda çalışan bu sistemlerde, karar destek amaçlı doğru veriye, zamanında ulaşabilmek önemli bir problem teşkil etmektedir. Bu problemlerin aşılmasında iş zekası çözümleri önemli rol oynamaktadır. İş zekası çözümleri, kullanıldıkları her sektörde olduğu gibi sağlık sektöründe de önemini gün geçtikçe artırmaktadır. Gerçekleştirilen çalışmada, hastanelerde iş zekası kullanımının yönetim karar destek sistemlerine getireceği kazanımlar konusunda yol göstermesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda iş zekası mimarisi tüm bileşenleri ile incelenerek işletmelere sağladığı faydalar konusunda bilgiler verilmiştir. Örnek olarak geliştirilen uygulamada, hastanelerde üst yönetimin ihtiyaç duyacağı bilgilere uygun yapıda bir veri ambarı modellemesinin yapılması, analizlerin hazırlanması, sunum katmanının oluşturulması ve hazırlanan analiz ve raporların kumanda tablosu üzerinde sunumunun yapılması işlemleri gerçekleştirilmiştir.
Yanık görüntülerinin çok değişkenli istatistiksel yöntemler ve derin öğrenme yaklaşımları ile analizi
Yanık uzmanlarının nadiren bulunduğu özellikle kırsal kesim acil servislerinde, yanık yarasının fotoğraflarının çekilmesi ve görüntülerin yanık uzmanları tarafından incelenebileceği tam teşekküllü bir sağlık merkezine gönderilmesi ile hastaya yapılacak ilk müdahaleye karar verilebilmektedir. Sunulan tezin amacı, yanık hastalarına ilişkin 105 adet dijital (2D) görüntüdeki sağlıklı ve yanık deriye ilişkin bölgelerin tespit edilebilmesidir. Tezde bu amaç doğrultusunda, iki tip yaklaşım önerilmiştir. Segmentasyon ve sınıflandırma olmak üzere iki aşamadan oluşan ilk yaklaşımda, literatürde yaygın olarak kullanılan 4 segmentasyon ve 10 sınıflandırma yönteminin performansı, değişen renk uzaylarına (CIE L*a*b*, HSV, YCbCr) ve sınıflandırıcı eğitiminde kullanılan öznitelik matrislerine (gri seviye histogram istatistikleri, Haralick öznitelikleri, ortalama parlaklık değerleri) göre değerlendirilmiştir. En iyi sınıflandırma performansı, CIE L*a*b* renk uzayının a* ve b* renk kanallarının FCM'de girdi verisi olarak kullanıldığı ve segmente edilmiş görüntüdeki her bir bölgenin ileriye doğru seçim sonrasında elde edilen 9 adet Haralick özniteliği kullanılarak eğitilmiş yapay sinir ağı modeli ile sınıflandırıldığı durumda elde edilmiştir. 5-katmanlı çapraz doğrulamada hesaplanan ortalama F-skoru %74.28 olarak bulunmuştur. Sunulan tezde kullanılan ikinci yaklaşımda, U-Net ve SegNet mimarileri, iki çeşit eğitim seti kullanılarak eğitilmiş ve 64x64 piksel boyutundaki bloklar ile eğitilen SegNet modeli 5-katmanlı çapraz doğrulama ortamında %80.5'lik bir ortalama F-skoru elde etmiştir.
Chat-bot kullanarak kural tabanlı hastalık tanısı tahmini
Teknolojinin hızla ilerlemesi günümüzde Yapay Zekânın gelişimine katkıda bulunmuştur. Bu gelişimle birlikte Yapay Zekânın kendini gösterdiği sektör sayısı artmıştır. Sağlık sektörü de bu sektörlerden biridir. Bilgi ve iletişim teknolojilerini kullanarak, kişinin sağlık hizmeti sağlayıcılarla aynı ortamda bulunmadan uzaktan muayene olmasına olanak sağlayan E-Sağlığın, hizmetlere uzaktan erişim sağlarken kullandığı birçok teknoloji vardır. Chatbot uygulamaları da bu teknolojilerden biridir. Yazılı ya da sözlü insan konuşmasını taklit eden chatbotlar, sağlık sektöründe, teşhis ve tedavi, önleyici tedbir, kullanılan ilaçlar hakkında bilgi, tedavi hatırlatıcı, hastalık süreci hakkında bilgi ve destek gibi bir çok alanda hizmet vermektedirler. Bu uygulamalar daha kısa sürede daha kaliteli hizmet almaya, bilgiye daha kolay ulaşmaya yardımcı olmanın yanında doktor-hasta ilişkisini de güçlendirmektedir. Bu çalışmada "semptom-tanı" sağlık verilerine dayanarak kural çıkarımı yapılmıştır. Çıkarılan kurallar çerçevesinde geliştirilen chatbot hastalık teşhisi konusunda eğitilmiştir.
Yanık yara görüntülerinin kümelenmesinde bulanık kümeleme yaklaşımlarının başarımlarının değerlendirilmesi
Dünya Sağlık Örgütü yanık yaralarının neden olduğu yıllık ölüm sayısının 265.000 olduğunu bildirmiştir. Bu rakam yanık yaralarının teşhisine yardımcı programlar geliştirmenin ne denli önemli olduğunu gözler önüne sermektedir. Başarılı bir yanık tedavisi için, yanık yüzey alanı gibi bazı hayati parametrelerin doğru belirlenmiş olması gerekmektedir. Bu tez kapsamında, yanık yara görüntülerinden yanık ve normal cilt bölgelerinin ayrımını yaparak yanık yüzdesini hesaplamayı amaçlayan sistemin ilk adımını sağlamak üzere optimum bulanık kümeleme yaklaşımının tanımlanması için bir yöntem önerilmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Yanık Ünitesi'nden 120 dijital görüntü (2D) toplanmıştır. Veri seti, 100 tanesi eğitim, 20 tanesi test görüntüsü olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tezde önerilen sistem, Öklid, Mahalanobis, Manhattan, Minkowski, Chebishev, Jaccard ve Kosinüs olmak üzere 7 farklı uzaklık ölçeği ile RGB, HSV ve LAB olmak üzere 3 farklı renk uzayı arasında yanık görüntüleri üzerinde en başarılı bulanık kümeleme yaklaşımını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Sistem, bulanık kümeleme geçerlilik indekslerini kullanarak eğitim setindeki görüntüler için en uygun küme sayısını bulmak üzere kapsamlı bir dizi deney gerçekleştirmektedir. Bunlara ek olarak görüntülerdeki gürültülerin olumsuz etkisini de ortadan kaldırabilmek için en iyi bulanıklaştırma filtresi de tespit edilmeye çalışılmaktadır. Deneysel sonuçlar önerilen sistemin yanık görüntülerini başarılı bir şekilde kümelediğini göstermektedir.
Toplu taşıma sistemleri için doğrusal optimizasyon yaklaşımları
Günümüzde sürekli artan nüfus kentiçi ulaşım için önemli bir sorundur. Bu sorunlar için en iyi çözüm seçeneği toplu taşımacılık sistemleridir. Genel olarak ulaşım sektöründe bir işletmenin amacı, zaman ve maliyet değerlerini en aza indirerek işletmenin karını en yüksek seviyede tutmaktır aynı zamanda halkın taleplerini karşılayacak şekilde uygun çözümlere de sahip olmaktır. Bu tez kapsamında, Trabzon ilindeki kent içi otobüs taşımacılığındaki sefer sayıları, Covid-19 döneminde yolcular için daha iyi ve daha güvenli bir hizmetin olması amacıyla iyileştirilmesi için modeller önerilmiştir. Bu çalışma kapsamında Trabzon ilinde Beşirli durağından seferlerine başlayan dört otobüs hattı incelenmiştir. Hatlara ait yolcu sayıları, sefer süreleri, toplam araç sayısı ve araçların kapasiteleri kullanılarak Doğrusal Hedef Programlama yöntemi ile modeller oluşturulmuş ve elde edilen sonuçlar mevcut durum ile kıyaslanarak değerlendirilmiştir. Tez kapsamında, Covid-19'un yaygın olduğu bir dönem olan Mart 2021-Nisan 2021 tarihlerindeki veriler kullanılmıştır. Sabah (07:00-09:00) saatlerinde her bir otobüs hattının geçtiği her bir duraktan inen ve binen yolcu sayılarının belirlenmesi için bir aylık sayım yapılmış, elde edilen veriler ile taşınan günlük ortalama yolcu sayıları hesaplanarak sistem kısıtları elde edilerek model oluşturulmuştur. Modellerin analizi sonucu mevcut sefer sayılarında ciddi oranda azalmalar olmuştur. Bu durum Covid-19 döneminde sağlık açısından oldukça önemli olmasının yanında gereksiz maliyet ve zaman kaybını da önleyecektir.
İkili lojistik regresyonda robust yöntemler
Bağımlı değişkenin kesikli olması durumunda uygulanan regresyon analizi yöntemine lojistik regresyon analizi denir. Lojistik regresyon analizinin amaçlarından biri sınıflandırma, diğeri ise en az değişkeni kullanarak en iyi uyuma sahip olacak şekilde bağımlı ve bağımsız değişkenler arasındaki ilişkiyi tanımlayabilen ve genel olarak kabul edilebilen bir model kurmaktır. Doğrusal regresyon analizinde olduğu gibi lojistik regresyon analizinde de çoklu iç ilişki ve aykırı değer problemleriyle karşılaşılabilmektedir. Bağımsız değişkenler arasında çoklu iç ilişkinin var olması durumunda elde edilen regresyon katsayıları gerçek değerlerini yansıtmayacaktır. Veri kümesinde aykırı değerler olması durumunda ise bu değerlerin belirlenmesi ve parametre tahminleri üzerinde etkilerinin incelenmesi gerekmektedir. Bu problemlerin çözümleri için literatürde ayrı ayrı tahmin ediciler önerilmiştir. Bu tez çalışmasında veri kümesinde hem çoklu iç ilişki hem de aykırı değer problemlerinin olması durumunda bu iki problemin birlikte çözümü için robust yanlı bir tahmin edici önerilmiştir. Önerilen bu tahmin edici literatürde mevcut olan diğer tahmin edicilerle hata kareler ortalaması (MSE) kriterine göre karşılaştırılmıştır. Gerçek veri uygulaması ile simülasyon çalışması desteklenmiştir. Ayrıca veri setinde bulunan aykırı değerler için literatürde mevcut olan yöntemler yardımıyla robust teşhis yöntemleri ve bu yöntemler için robust eşik değerler önerilmiştir.
Çok odaklı yaklaşımla esnek rastgele sayılar üretilmesi
Rastgele sayı üretimi istatistik ve veri biliminin en temel konularından birisidir. Rastgele sayılar istatistiksel simülasyonlar, makine öğrenmesi, eğitim, savunma sanayisi, bilgisayar oyunları gibi birçok alanda yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Bu çalışmada rastgele sayı üreteçlerini kullanarak değişken uyuşmazlığa sahip esnek rastgele sayı üretilmesinin algoritması geliştirilmiştir. Önerilen esnek rastgele sayıların formülasyonu ve momentlerinin formülasyonları hesaplanmıştır. Birçok uygulamada kullanılan yarı rastgele sayılar ile sözde rastgele sayılar arasında köprü oluşturacak bir yaklaşım olan esnek rastgele sayı üreteci geliştirilmiştir. Esnek rastgele sayıların geliştirilmesinde kullanılan esneklik parametresi [0,1] arasında bir değer alabilmektedir. Esneklik parametresinin 0 olması durumunda beklenen yarı rastgele sayılar, sıfıra yakın olması durumunda yarı rastgele sayılar, 1 olması durumunda ise sözde rastgele sayılar üretilmektedir. Beş farklı dağılımdan farklı örneklem boyutlarında üretilen esnek rastgele sayıların esneklik parametresi artıkça uyuşmazlık ölçüsünün düzgün bir şekilde arttığı yapılan simülasyonlarda gözlenmiştir. Simülasyonlarda üretilen tüm esnek rastgele sayılar üç farklı uyum iyiliğine testine tabii tutulmuştur. Esneklik parametresi azaldıkça hipotezin reddedilme yüzdesinin düştüğü ve hipotezin I. tip hatası azalır.
Yoğun bakım hastalarının fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları için yapay zekâ tabanlı bir karar destek sistemi
Günümüzde yapay zekâ sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere birçok alanda kullanılmaktadır. Sağlık hizmetleri alanında yapay zekâ kullanımı ile hastalar için en kısa sürede ve doğru teşhislerin koyularak tedavinin başlaması ve doğru tedavilerin yapılmasıyla sürecin en etkin şekilde ilerlemesi hedeflenmektedir. Yoğun bakım ünitelerinde çalışmakta olan sağlık personellerinin önemli bir bölümünü fizyoterapistler oluşturmaktadır. Bu çalışmada, yoğun bakım ünitelerinde yatmakta olan hastalara ait veriler kullanılarak fizyoterapistlerin daha etkin ve hızlı tedavi yöntemini seçmelerini sağlamak amacıyla hastalardan alınan verilerle yapılan analizler sonucunda bir karar destek sistemi oluşturulmuştur. KTÜ Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesi'nde yatmakta olan 56 hastaya ait veriler kullanılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda yüzde 85-95 düzeyinde performans elde edilmiştir. Geliştirilen bu sistemin sağlık alanında yapay zekâ uygulamalarına bir yenilik getirerek fizyoterapi ve rehabilitasyon alanında çalışan sağlık personellerine kolaylık getirmesi sağlanacaktır. Ayrıca bu sistemin geliştirilmesiyle birlikte diğer sağlık çalışanlarına da yardımcı olacağı düşünülmektedir.
Sağlık alanında gradyan temelli makine öğrenmesi yöntemleri ile triaj belirleme
Bu tez çalışmasında, makine öğrenimi algoritmalarının hastanın şikayetine göre ilgili branş hekimine yönlendirme süreçlerinde karar destek sistemlerine entegrasyonu incelenmiş ve hasta verilerini kullanarak hastaların hastane girişinde doğru bölüme yönlendirilmesini sağlayacak bir model geliştirilmiştir. Çalışmada, Özel Türkiye Hastanesi'nden elde edilen yaklaşık bir milyon anonimleştirilmiş hasta kaydı analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında Naive Bayes, Destek Vektör Makineleri, Yapay Sinir Ağları, Rastgele Orman, AdaBoost, Gradient Boosting, CatBoost, LightGBM ve XGBoost gibi çeşitli makine öğrenimi algoritmaları kullanılmış ve bu algoritmaların performansları karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlar, XGBoost algoritmasının %97 doğruluk oranı ile en yüksek performansı gösterdiğini ortaya koymuştur. Bu bulgu, XGBoost algoritması ile elde edilen modelin sağlık hizmetlerinde hastanın doğru bölüme karar vermesi hususunda oldukça etkili bir karar destek modeli olabileceğini göstermektedir. Veri işleme sürecinde, hasta şikayetleri gibi metin verileri TF-IDF yöntemleriyle sayısal forma dönüştürülmüş. Modelin başarısı, doğruluk metriği ile değerlendirilmiş ve sınıf bazında performans karışıklık matrisi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın sonuçları, triaj süreçlerinin otomatikleştirilmesi ve sağlık profesyonellerine destek sağlanması açısından önemli bir potansiyel ortaya koyduğu görülmüştür. Bu çalışma, yapay zekâ ve makine öğrenimi teknolojilerinin sağlık hizmetlerinde karar destek sistemleri olarak nasıl kullanılabileceğini göstermekte ve bu alandaki literatüre katkı sağlamayı amaçlamaktadır.
Bankacılık bakış açısıyla yapay zeka destekli haber analiz sistemi
Banka ve finans sektörleri, sürekli artan veri akışını yönetebilmek için yenilikçi çözümlere ihtiyaç duymaktadır. Bu doğrultuda geliştirilen sistem, ulusal ve yerel haber kaynaklarını düzenli olarak tarayarak firma istihbaratını otomatikleştirmektedir. Sistem, firmalarla ilgili haberleri tespit edip analiz ederek, metinlerde yer alan firmalara skor ataması yapmaktadır. Böylece, haber içeriğinin hangi firmaya ait olduğu firma ağırlık skoruna göre belirlenmektedir. Sistemin duygu analizi modelinde %86'lık bir başarı oranı elde edilmektedir. Bu model, haber içeriklerini pozitif, negatif ve nötr olarak sınıflandırmaktadır. Sistem analiz sonuçları incelendiğinde yerel ve ulusal haber kaynaklarının bankacılık açısından farklı kelimelere ağırlık verdiği tespit edilmiştir. Önerilen sistem, bankacılık perspektifinde önemli olan pozitif ve negatif kelimelere ve duygu analizi modeline dayalı olarak firmaların piyasadaki algısını ve kamuoyundaki duruşunu belirlemektedir. Bu sayede bankalar ve finans kuruluşları, risk yönetimi süreçlerine katkı sağlayacak stratejik bir firma istihbarat kaynağına sahip olmaktadır. Modüler yapıda tasarlanan sistem, gerçek zamanlı işlem kabiliyeti ile çalışmakta ve her modül bağımsız bir mikro servis olarak görev yapmaktadır. Bu özellikleri sayesinde, bankacılık sektörünün dinamik ihtiyaçlarına uyum sağlayarak, zamanında ve doğru firma istihbaratı sunarak ve karar alma süreçlerini desteklemektedir.
Çok değişkenli katlı lineer modeller altında parametre tahmini
İstatistikte, lineer modeller kavramı geniş bir yer tutar. Özellikle çok değişkenli lineer modellerde parametre tahminleri ve yorumları literatürde geniş bir uygulama alanı bulur. Bu konudaki çalışmalar, açıklayıcı bir değişken grubuyla tek bir bağımlı değişkeni açıklamaya odaklanır. Ancak, gerçek hayatta iki veya daha fazla bağımlı değişkeni aynı anda içeren problemlere de sıkça rastlanır. Bu tür durumlar, klasik çok değişkenli modellerin ötesine geçilerek daha genel yapılara ihtiyaç duyulduğunu göstermektedir. Bu tezde, kısıtlı çok değişkenli katlı lineer modeller ile bu modellerin aşırı parametreli versiyonu ele alınmaktadır. Bu modeller altında tüm bilinmeyen parametre matrislerinin En İyi Lineer Yansız Ön Tahmin Edici (BLUP) ve En İyi Lineer Yansız Tahmin Edici (BLUE)' lerini hesaplamak için analitik formüllerinin elde edilmesi hedeflenmiştir. Ancak, bilinmeyen parametre matrisi üzerindeki kısıtlar, ele alınan modeller altında bu işlemi zorlaştırmaktadır. Çalışmada, bu zorluğun üstesinden gelmek amacıyla, yeniden parametrelendirme yöntemi kullanılarak kısıtlar ortadan kaldırılmıştır. Böylece elde edilen yeni modeller için kuadratik matris optimizasyon teknikleri ile tüm bilinmeyen parametre matrislerinin BLUP/BLUE' ları için analitik formüllerin türetilmesi sağlanmıştır. Sonuç olarak BLUP/BLUE' lara yeni ve değerli özellik kazandırılmıştır.
Hava yolları uçuş ekibi ihtiyacının makine öğrenmesi ve zaman serisi modelleri ile tahmini
Covid-19 pandemisinden en çok etkilenen sektörlerin başında havayolu taşımacılığı gelmesine rağmen dünya ekonomisi açısından vazgeçilmez bir konumda bulunmaktadır. Son dönemlerde salgın hastalıklar ve terör olayları nedeniyle zaman zaman ekonomik krizler yaşanmıştır. Pandeminin etkisiyle dünyada çoğu havayolu şirketi küçülmeye gitmesine rağmen uzun vadede büyümesini sürdürmektedir. Pek çok havayolu şirketi için mevcut sefer sayıları ile pandemi öncesi sefer sayıları birbirine benzerlik göstermektedir. Pandeminin hayatımıza girmesiyle birlikte yolcu taşımacılığının yanı sıra havacılıkta kargo taşımacılığı da büyük önem kazanmıştır. Kargo seferlerine artan talep neticesinde uçak sefer sayılarında ki artış açıkça gözükmektedir. Tüm havayolu şirketleri için artan talepler karşısında uçucu ekip ihtiyacı temel sorun olmuştur. Havayolu şirketleri bu sorunu çözmek için çeşitli çalışmalar yürütmektir. Yapılan çalışma ile hava yolları için gelecek yıllarda oluşacak ekip ihtiyacı sayısını en etkin şekilde tahminlemesi hedeflenmektedir. Bu projenin amacı, aşağıdaki çıktıları doğru bir şekilde gerçekleştirmek için makine öğrenmesi yardımıyla bir karar destek sistemi kurarak milli bayrak taşıyıcı havayolu şirketi olan Türk Hava Yolları'nın gelecek yıllar için ekip ihtiyacını tespit etmektir. Ekip ihtiyacı sayısının tahmin edilmesi ile birlikte, gelecek yıllarda üretim saati, uçak sayısı ve destinasyon vb. değişkenler arttığında, uçuş operasyonlarının tam zamanlı ve eksiksiz olarak gerçekleştirilebilecek, yılın herhangi bir zamanında gelecek olan kargo, charter vb. ek gelir olan seferlerin sorunsuz bir şekilde icra edilebilecek, geçmişe dayalı olarak oluşturulan nöbetçi ekip sayılarının kullanım oranları incelenerek geleceğe yönelik daha optimal sayıda nöbet tahminleyerek hem gereksiz yere açılan nöbet maliyetinden tasarruf etmek hem de mevcut bulunan ekiplerin daha optimal kullanımını sağlanacaktır. Projede birbirini takip eden üç temel adımdan oluşacaktır. Bunlardan ilki Ekip Planlama Başkanlığı sistemlerinden veri elde etmektir. Şu an kullanılan planlama sistemi geçmişe dönük verileri raporlar halinde planlamacıya sunabilmektedir. Veri elde etmek herhangi bir paket programa ya da kütüphaneye ihtiyaç bulunmamaktadır. Diğer bir adım ise, veri analizidir. Bu adımda elde edilen veri üzerinde Python yazılım dili kullanılarak veri madenciliği işlemleri yapılacaktır. Bu işlemlerin sonucunda analize hazır hale gelecek olan veri üzerinde farklı makine öğrenmesi algoritmaları uygulanacaktır. Uygulanan algoritmalar sonucu elde edilen sonuçlardan en optimal sonucu veren algoritma seçilecektir. Projenin son adımı ise kullanıcılar için arayüz oluşturmak olacaktır. Proje tamamlandıktan sonra elde edilecek yazılım planlamacıların kullanımına sunulacaktır. İlgili kişiler yapacakları çalışmalar ile gelecek yıllar için gerekli ekip sayısını tahmin edecek ve bu hedef doğrultusunda yeni ekipler istihdam edilecek, mevcut ekiplere ihtiyaçlar dahilinde eğitimler planlanarak terfi edilmesi ve gerekli görülen ihtiyacın giderilmesi sağlanacaktır. Tezde yer alan veri seti ve analiz çıktıları, Türk Hava Yolları gizlilik politikaları ve etik prensipleri gereği değiştirilmiş, anonimleştirilmiş veya temsili şekilde sunulmuştur. Sunulan içerikler, tez çalışmasının bilimsel geçerliliğini etkilemeyecek şekilde hazırlanmıştır.
Sürü iha görüntülerinin birleştirilmesinde paralel optimizasyon algoritmalrı
Savunma sanayiinde ve sivil uygulamalarda İnsansız Hava Araçlarının (İHA) kullanımı, özellikle sürü İHA sistemlerinin gelişimi ile birlikte, görüntü mozaikleme ihtiyacını artırmıştır. Çalışmada, görüntülerin örtüşen bölgelerindeki benzerlik seviyesini ölçmek için Ortalama Kare Hata (MSE) ve Normalize Çapraz Korelasyon (NCC) amaç fonksiyonları olarak kullanılmıştır. Tezin ana katkısı, çoklu görüntülerin eşzamanlı birleştirilmesi problemine yöneliktir. Bu problem, her görüntü çifti için ayrı ve bağımsız bir arama uzayı gerektiren çoklu amaç (multi-objective) karakteristiği gösterir. Bu zorluğun üstesinden gelmek için, klasik algoritmaların çok sürülü versiyonları olan Çok Kovanlı Yapay Arı Koloni (MH-ABC) ve Çok Kavimli Yapay Çekirge Sürü (MT-ALSO) algoritmaları önerilmiş ve geliştirilmiştir. Önerilen çok sürülü algoritmalar, bir drone ile çekilmiş 9 adet gerçek ayçiçeği tarlası görüntüsünden oluşan karmaşık bir probleme uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, MH-ABC ve MT-ALSO algoritmalarının, çoklu ve paralel arama uzaylarına sahip bu tür karmaşık görüntü birleştirme problemlerini çözmede uygulanabilir ve etkili olduğunu kanıtlamış, parçalı görüntüleri başarıyla bir araya getirerek bütünleşik bir mozaik oluşturmuştur.