
7
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
AEL/Kışlaköy Açık maden İşletmesi batı nihai şevinin olasılığa dayalı duraylılık ve risk analizi
Kışlaköy açık ocağındaki Batı Nihai şevinin duraylılık analizi olasılık teorisi kullanılarak hesaplanmış ve olası iş güvenliği riskleri değerlendirilmiştir. Çalışmada EÜAŞ Genel Müdürlüğü tarafından çeşitli tarihlerde yürütülen jeoteknik çalışmalardan üretilen veriler kullanılmıştır. Şev duraylılığı hem deterministik hem de olasılıklı yöntemler kullanılarak incelenmiştir. Bu çalışma kapsamında, şev kaymasını tetikleyebilecek deprem, yer altı su seviyesindeki değişiklikler gibi mekanizmaların şev duraylılığı üzerindeki etkileri incelenmiştir. Sonuç olarak yer altı su seviyesindeki değişikliklerin ve sismik yüklerin şev duraylılığı üzerinde risk yaratabileceği görülmüş ve Bati Nihai Şevi'nin statik şartlarda güvenli olduğu anlaşılmıştır.
Türkiye'deki iş kazaları istatistiklerinin bazı Avrupa ülkeleri ile karşılaştırılması
İş sağlığı ve güvenliği kültürünün temelini insan hayatına verilen önem oluşturmaktadır. İş kazalarının %98'inin önlenebileceği bilinmektedir. Ülkeler, yasal düzenlemelerle iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli mevzuatı oluşturmaktadır. Özellikle 2012'de çıkarılan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Türkiye'deki en kapsamlı ilerleme kaydedilmiştir. Dolayısıyla daha tutarlı kayıtlar oluşturulmuştur. Bu çalışmada Türkiye'de son yıllarda gerçekleşen iş kazaları ile Avrupa ülkelerindeki iş kazaları karşılaştırılmıştır. Ölümlü iş kazaları sayıları kullanılarak değişim katsayıları bulunmuş ve yorumlanmıştır. Kümeleme ve çok boyutlu ölçekleme analizi ile incelenen ülkelerin 3 gruba ayrılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca, Türkiye'de 2013-2016 yıllarında gerçekleşen iş kazası kaynaklı ölümlerin özellikle sektörlere ve yaş aralıklarına bağlı olarak değişimi istatistiksel olarak araştırılmıştır. Ölümlü iş kazalarının olasılıkları Pareto 2 (Lomax) dağılımı ile modellenmiştir. Sonuçların, Türkiye'deki iş sağlığı ve güvenliği kültürünün gelişimine ışık tutacağı düşünülmektedir.
Kurumsal bir şirkette çalışanların iş güvenliği farkındalığının tespitine yönelik bir çalışma
Bu çalışmada, iş güvenliğini yasal olarak yürüten büyük ölçekli ve imalat sektöründe faaliyet gösteren bir işletme seçilmiş olup, işletme çalışanlarının iş güvenliği farkındalığı ve seçilmiş demografik özelliklere göre bu farkındalığın analizine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada öncelikle seçilen işletmenin iş güvenliği çalışmaları saha çalışması yoluyla detaylı olarak incelenmiştir. Bu inceleme sonunda çalışma kapsamında işletmenin çalışanlarına yönelik bir anket geliştirilmiştir. Anketin yapısı ve seçilen sorular farkındalığı ölçmeye yönelik olup verimli bir anket çalışması elde edebilmek için yeterli sayıda sorulara yer verilmiştir. Kurum içi iş güvenliği uzmanlarının uyguladığı müfredat, tatbikat ve denetleme verileri ve bunların yarattığı nitel ve nicel etkilerin yorumu anket sorularının geliştirilmesinde kullanılmıştır. Toplanan veriler istatistiksel yöntemler kullanılarak ortaya konulmuştur. Çalışanların demografik özelliklerine göre anket soruları tek tek incelenmiştir. Anket sorularına verilen cevaplardan elde edilen sonuçlara göre; çalışanların iş güvenliğine katkı sağladıkları, iş güvenliğini kazançtan daha ehemmiyetli gördükleri, yaptıkları işe hâkimiyetlerinin ve yaptıkları işin risklerinin farkında oldukları görülmüştür. Çalışanların iş güvenliği farkındalığının çalışanlarının demografik özelliklerine göre değişiklik gösterdiği tespit edilmiştir.
Süt fabrikalarında iş sağlığı ve güvenliği risk analizi: Uygulamaya ilişkin bir örnek
Bu çalışmada gıda sektöründeki bir işletmede iş sağlığı ve güvenliği kapsamında 5x5 matris tablosu kullanılarak risk analizi uygulaması yapılmıştır. Buna göre, gıda sektöründe çalışanların sağlığını tehdit eden ve edebilecek potansiyel risklerin, olasılığı, şiddeti ve risk ağırlığı hazırlanan risk analiz tablosu ve 5x5 matris tablosu kullanılarak belirlenmiştir. Gıda işletmesinde olası risklerin şiddetleri ve risk ağırlıklarına yönelik bilgiler elde edilerek, önleme faaliyetleri, işsağlığı ve güvenliğinde ilgili mevzuatla ilişkilendirilip alınabilecek önlemler açıklanmıştır.
Kanalizasyon işçilerinin meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımıyla ilgili çalışmaların incelenmesi
Ulusal ve uluslararası su ve kanalizasyon hizmetlerinin sürdürülebilmesinde etkin rol oynayan kanalizasyon işçilerinin farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Bu çalışmada daha önce 1966-2022 yılları arasında yapılmış ulusal ve uluslararası yayınlardaki meslek hastalıkları ve kişisel koruyucu donanımlarını konu alan makale ve tezler derlenmiştir. Araştırma evreninde 208 adet kaynak incelenmiştir. Araştırmada niteliksel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı kayıt taraması yöntemi kullanılarak oluşturulmuştur. 158 kaynak ulusal ve uluslararası makale ve tezlerden oluşmaktadır. Bunların oranı, ulusal alanda yayınlananlar %16 iken uluslararası alanda yayınlanan kaynaklar %84'ne olarak elde edilmiştir. Tez dağılımı ise %59 ulusal alan, %41 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Makale dağılımı ise %13 ulusal alan, %87 uluslararası alanda yayınlanmıştır. Çalışmanın bulgular kısmında geçmiş dönemde yaşanan meslek hastalıklarının sebebiyet veren mikroorganizmaların teknoloji ve insan farkındalığıyla ortadan kalktığı görülmektedir. Çalışanların çalışma ortamında mikroorganizmaların bulunduğunu bildiklerinde sağlıkları konusundaki farkındalıklarının önemli ölçüde arttığı gözlemlenmiştir. İSG eğitimleriyle; atık sudan kaçınma, yeterli ve uygun kişisel koruyucu donanım kullanma ve risklerin bilinmesiyle ilgili bilgiler sunulmuştur. Bu çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının, iş yeri hekimlerinin; ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluşların yol göstericisi olması ve bu alanda gerçekleşecek akademik çalışmalarda faydalı olması amaçlanmaktadır.
Poliüretan bazlı boyaların hazırlanması ve ses kaybı performanslarının matematiksel modellemesi
Gelişen endüstri ile beraber çalışanların karşılaştığı fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve psikososyal risk etmenleri de artmıştır. Fiziksel risk etmenlerinden kaynaklanan ses, özellikle insan ve makinenin birlikte çalıştığı sektörlerde karşılaşılan en yaygın tehlike kaynağıdır. Endüstriyel ses işitme kaybına ek olarak, fizyolojik bozukluklara, kas gerginliğine, kan basıncında artışa, kalp atışı ve kan dolaşımının değişmesine, solunumun hızlanmasına, dolaşım bozuklukları gibi rahatsızlıklara neden olur. İş sağlığı ve güvenliğinde gürültüden kaynaklı iş kazaları ve meslek hastalıkları yaşanmakta olup, çalışanların güvensiz davranış sergilemesine de sebebiyet vermektedir. Gürültüyü azaltmanın en etkili yollarından biri, çalışma alanlarında cam yünü, taş yünü, yumuşak poliüretan esaslı köpükler gibi ses emici özelliği olan malzemeler kullanarak yalıtımı sağlamak, yani gürültüyü kaynağında kontrol etmektir. Poliüretan ise, endüstriyel ekipmanların çoğunda yaygın olarak kullanılan iyi bilinen bir organik bağlayıcıdır. Bu çalışmada, farklı renklerdeki pigmentler ile üretilen poliüretan bazlı boyaların morfolojilerinin ve yapılarının ses iletim özelliği üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu amaca ulaşmak için, kırmızı, turuncu, sarı ve yeşil renkte ağırlıkça farklı pigment oranları içeren, %5, %7 ve %9 konsantrasyonlarda olmak üzere, boyalar hazırlanıp cam ve alüminyum yüzeylere çekilmiştir. Kaplı yüzeylerdeki ses iletim kaybı ölçümleri laboratuvar alanında tasarlanan mikrofon ve desibelmetreye sahip düzenek ile yapılmıştır. Ayrıca, yüzeylerin yüzey gerilim enerjileri, yüzey pürüzlülükleri, reflektans yüzdeleri, absorbans değerleri, geçirgenlik yüzdeleri, LAB renk kodları ölçülmüştür. Bu çalışma kapsamında, poliüretan boya ile kaplı yüzeylerde ses iletim kaybının ölçülmesine yardımcı olmak için matematiksel modelleme yapılmış ve yeni bir yöntem geliştirilmiştir. Çalışmada, fiziksel risk etmeni olan gürültünün kaynakta kontrol edilebilmesi ve iş sağlığı ve güvenliği literaturüne katkı sağlanması hedeflenmiştir.
Otobüs fabrikasında ergonomik koşul değerlendirmesi
Marmara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü İş Güvenliği tezli Yüksek Lisans Programı tez çalışmasında; bir otobüs fabrikasındaki, ergonomik koşulların gözlem ve deneyler sonucunda tespiti sağlandı. Fabrika ortamındaki ergonomik koşullara bağlı oluşabilecek riskler tespit edilmiştir. Çalışan sağlığının korumaya ve verimliliğini arttırmaya yönelik çalışma olması hedeflenmiştir. Bu doğrultuda; çeşitli gözlem ve deneyler sonucu elde edilen veriler değerlendirilerek ergonomik koşulların iyileştirilmesine yönelik çalışmalar yapılıp, öneriler sunulmuştur. Dolayısıyla, üretimin iyileştirilmesi, kalite artışı, çalışan bağlılığı ve güvenlik kültürünün önemi değerlendirilmiştir. Fiziksel Ortam İncelemesinde Uygulanan Araştırma Kriterleri: Çalışanın yükü taşıma ve/veya kaldırma işini yaparken hangi pozisyonlarda yaptığının incelenmesi. Çalışma ortamında fiziksel ortam değerlendirmesinde; termal konfor, kimyasal zararlar, gürültü, aydınlatma, titreşim gibi unsurların incelenmesi. Organizasyonel ve Yönetime Yönelik Ergonomi İncelemesinde Uygulanan Araştırma Kriterleri: İş planlamasına yönelik araştırma. Çalışma saatlerinin yeterliliğinin incelenmesi. Bilişsel Ergonomi İncelemesinde Uygulanacak Araştırma Kriterleri: Çalışanların kullandığı montaj hattı ekipmanları, makine, cihaz ve yazılımların kullanılabilirliklerinin incelenmesi. Yapılan ergonomik araştırmalardan elde edilen verilerin analiz ve değerlendirilmesi sonucu, çalışan sağlığının korunması, kalite ve üretimde verimlilik, çalışan bağlılığının ve güvenlik kültüründe artış sağlanması hedeflenmiştir.