Kastamonu University
Discipline

Tourism Management

Kastamonu University

1,093

Archived Theses

6

DOIs Assigned

1%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Doğa sporları ve kültür sanat festivaline katılım sağlayan kişilerin deneyim ve memnuniyetlerinin incelenmesi; Samsun Bafra Kapıkaya festivali örneği

Festivaller geçmişten günümüze evrilerek birçok farklı içerikte ve özellikte düzenlenmeye devam etmektedir. Festivaller nesiller boyunca eğlence, anma, tanıtım gibi alanlarda, her zaman tercih edilen etkinlikler olmuştur. Günümüzde festivaller dünyanın hemen her beldesinde gerçekleştirilir hale gelmiştir. Gastronomi, kültür, müzik, film, teknoloji ve spor gibi farklı kategorilerde festivaller organize edilmektedir. Bu kategoriler de kendi içerisinde farklı kollara ayrılarak yapılanları oldukça fazladır. Bu araştırmanın amacı doğa sporları festivali örnekleminde deneyim ve memnuniyet ilişkisini incelemektir. Ayrıca katılımcıların deneyim ve memnuniyet düzeylerinin incelenerek doğa sporları festivallerinin iyileştirilmesi amacıyla gerekli verileri elde etmek çalışmanın diğer amacını oluşturmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemi benimsenmiş olup anket tekniğinden faydalanılmıştır. Festivale katılım sağlayan kişilerin tamamına ulaşmak mümkün olmadığından kolayda örnekleme yöntemine gidilmiştir. Çalışma 210 kadın ve 181 erkek olmak üzere 391 kişiye uygulanmıştır. Demografik, çoktan seçmeli, kapalı uçlu, açık uçlu, dereceli sorular ve festivaldeki deneyim, memnuniyet düzeyleri ile ilgili farklı içerikte 35 soru sorulmuş ve festival hakkında görüşleri alınmıştır. Elde edilen verilere regresyon analizi yapılarak deneyimin memnuniyet üzerinde etkisi incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda deneyimin memnuniyet üzerinde anlamlı ve pozitif etkisi olduğu tespit edilmiştir. Deneyimin memnuniyet üzerindeki etkisine ilişkin yapılan regresyon analizi sonuçlarında deneyimin alt boyutlarından olan katılımcı deneyimi, yenilik ve duyuşsal katılım boyutlarının memnuniyet üzerinde anlamlı bir etkisi olduğu sonucuna varılırken, deneyimin boyutlarından olan öğrenmenin deneyiminin memnuniyet üzerinde anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır. Ayrıca festivalde düzenlenen etkinlik sayısının artırılması gerektiği, festival alanında yöresel ürünlerin sunumunun az olduğu ve duş, lavabo gibi kişisel ihtiyaç alanlarının artırılması gerektiği dile getirilmiştir.

Öğrenme deneyimi
Mustafa Çakır
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hedonik ve fonksiyonel faydaya yönelik dijital mecra içeriklerinin turistik tüketicilerin satın alma karar sürecine etkisi Kastamonu örneği

Araştırmanın amacı dijital mecralarda kullanılan turizm reklam içeriklerinin turistik tüketicilerin karar alma sürecinde tüketicileri daha çok hangi fayda içeren reklam içerikleri satın alma karar sürecine etki etmektedir sorusunun cevabına ulaşmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu Kastamonu ili genelinde farklı yaş grupları ve farklı eğitim düzeylerine sahip 131 kadın ve 127 erkek olmak üzere rastgele seçilen toplam 258 kişi oluşturmaktadır. Araştırmanın çalışma grubu rastgele seçim yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmanın veri toplama aracını Turistik Tüketicilerin Satın Alma Karar Sürecini Etkileyen Hedonik Ve Fonksiyonel Faydalar Anketi oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından oluşturulan ankete pilot çalışma yapılmış ve pilot çalışmanın sonucunda crombach alpha güvenirlik katsayısı 0,775 olarak hesaplanmıştır. Araştırma da elde edilen veriler SPSS 26 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmanın bulgularından yola çıkılarak yapılan analizlerde cinsiyete bağlı t-testi sonucunda hedonik fayda yönlerinin kadınların satın alma karar süreci üzerinde daha fazla etkili olurken, fonksiyonel fayda yönlerinin ise erkek katılımcıların satın ama karar süreci üzerinde daha fazla etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca yaş grupları, eğitim durumları, meslek grupları ve gelir düzeyleri ile yapılan anova testi sonucunda hedonik ve fonksiyonel fayda yönleri ile yaş grupları, eğitim durumları,meslek grupları ve gelir düzeyleri arasında herhangi bir anlamlı ilişkinin bulunmadığı tespit edilmiştir.

Alpay Çıvgın
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğa turizmi deneyiminin memnuniyete etkisinde yenilik arayışı, algılanan risk ve destinasyon imajının rolü

Bu çalışmada turist deneyiminin memnuniyet üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu etkide yenilik arayışı, algılanan risk ve destinasyon imajının aracılık rolü incelenmiştir. Çalışmanın evrenini Küre Dağları Milli Parkı'nı ziyaret eden yerli turistler oluşturmaktadır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Çalışmanın nicel kısmı için tesadüfi olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme yöntemi, nitel kısmı için amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak nicel kısım için anket tekniğinden, nitel kısım için ise görüşme tekniğinden faydalanılmıştır. Çalışmanın verileri 01.07.2022-15.11.2022 tarihleri arasında toplanmıştır. Çalışmanın nicel bulguları, turist deneyiminin yenilik arayışı, algılanan risk, destinasyon imajı ve memnuniyet üzerinde anlamlı etkisi olduğunu ve destinasyon imajının memnuniyeti etkilediğini göstermiştir. Ayrıca turist deneyimi ve memnuniyet ilişkisinde algılanan risk ve destinasyon imajının aracılık etkisinin bulunduğu ancak yenilik arayışının bu ilişkide aracılık rolü olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmanın nitel bulguları, doğal alanları ziyaret eden turistlerin deneyimlerinde kaçış ve estetik boyutlarının olduğunu ortaya koymuştur. Yenilik arayışının turistlerin farklılık arayışı, yeni yerler görme, farklı insanlar tanıma isteğinden kaynaklandığı, ayrıca yerel ürünlerin turistler için önemli olduğu tespit edilmiştir. Risk algısı düşük olan turistlerin, destinasyonu daha önce ziyaret ettiği, ziyaretlerini tavsiye üzerine gerçekleştirdiği, destinasyona gelmeden önce araştırma yaptığı ve seyahat partnerinin destinasyon hakkında bilgili olduğu belirlenmiştir. Risk algısı yüksek turistlerin ise destinasyonu ilk kez ziyaret ettikleri, medyadaki olumsuz haberlerden etkilendikleri, doğada vahşi hayvanlarla karşılaşma ihtimalini düşündükleri ve parkurda olası acil durumlar için müdahalenin zor olduğu düşüncesini taşıdıkları görülmüştür. Olumlu destinasyon imajına sahip olan turistlerin bu algılarının, bu kanyonların diğer kanyonlara kıyasla eşsiz güzellikte olması, parkurların güvenli olması ve doğayla uyumlu bir şekilde inşa edilmesinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Olumsuz destinasyon imaja sahip olanların da bu algılarının bilgilendirici tabela eksikliği, tanıtım eksikliği, konaklama ve yiyecek içecek işletmelerinin yetersizliği ve parkurun bazı noktalarında bulunan deformasyonlardan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Doğal güzelliklerin korunması, yerel halkın samimiyeti ve parkurların yeterli uzunlukta olması turistlerin memnuniyetini sağladığı belirlenmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde nicel ve nitel bulgular birlikte değerlendirilerek teorik ve pratiğe yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Selda Yordam Dağıstan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu Cide ilçesinin turizm potansiyelinin incelenmesi

Turizm, ekonomiye olan katkısı ile son yıllarda gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin gelirlerinin arttırılmasında önemli bir sektör olarak ilgi çekmektedir. Bu nedenle daha fazla ziyaretçi çekebilmek ve sürdürülebilirliğin sağlanması için kaynakları koruyan bir yaklaşımı esas alan turistik ziyaretlerin, daha geniş bir dönemi kapsayacak şekilde planlanması ve çeşitlendirilmesi turizm gelirlerini etkileyebilmektedir. Bu bağlamda, bu çalışmada Kastamonu Cide İlçesinin mevcut turizm potansiyelinin ortaya konulması ve turizmin gelişimi için çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Bu çalışmada turizm kaynaklarının detaylı ve derinlemesine bir şekilde ele alınabilmesi için yorumlayıcı felsefenin bir ürünü olan nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışma Cide İlçesinin potansiyel yönlerinin ortaya konulmasına yönelik olduğu için bu kapsamda uzman görüşlerini ve deneyimlerini almak önemli bir husus olmuştur. Araştırma kapsamında ilçenin potansiyelinin belirlenmesi adına yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla veriler yüz yüze toplanmıştır. Görüşmeler neticesinde toplanan veriler nitel betimsel analizine tabi tutulmuştur. Çalışmadan elde edilen veriler neticesinde turizmin planlaması, turizm hizmet altyapısının geliştirilmesi, turizm pazarlamasına yönelik pazarlama altyapısı ile teknik yardım ve eğitim ihtiyaçlarına ilişkin tespitlere yer verilmiştir. Yapılan saha araştırmaları ve alınan cevaplar üzerinden Cide ilçesinin turizm çekiciliklerinin yeterli olduğu ancak altyapı imkânlarının yetersiz olduğu ve ilçenin turistik ürün olarak pazarlanamadığı ortaya konmuştur. Son olarak, araştırmada tanıtım ve reklam eksikliklerinin sebepleri ve mevcut kaynaklar belirlenmeye çalışılmıştır.

Kastamonu-CideTurizmTurizm arzı+2
Serhat Çalımlı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın bakış açısıyla Cittaslow (Sakin şehir) kavramı ve etkinliği: Yalvaç ve Eğirdir örnekleriyle karşılaştırmalı bir araştırma

Küreselleşme sayesinde meydana gelen aynılaşma olgusuna tepki olarak ortaya çıkan "yavaş hareketi" son yıllarda uluslararası alanda büyük ilgi görmektedir. "Yavaş hareketi" kavramından etkilenerek ortaya çıkan Cittaslow (Sakin Şehir), kentlerin yaşam kalitesini arttırmak için kurulan kentler birliğidir. Şehirler, bu birliğe üye olarak turizm potansiyellerini arttırmayı ve bu sayede ekonomik kalkınmayı hedeflemektedirler. Bu nedenle turistlik potansiyeli olan Türkiye gibi ülkelerde Cittaslow uygulamalarıyla sıklıkla karşılanmaya başlanmıştır. Bu çerçevede araştırmayla yerel halkın Cittaslow hareketine yönelik algılarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Cittaslow uygulamalarından öncelikle yerel halk etkilenmektedir. Bu nedenle yerel halkın Cittaslow algısının belirlenmesi, uygulamalardan kaynaklı olumlu ve olumsuz durumların belirlenmesine fayda sağlayabileceği gibi turizmin sürdürülmesine katkı sunup sunmadığının da işaretlerini verebilir. Böylece gelecekte uygulanması muhtemel politikalara da yol gösterebilir. Anket uygulamasının kullanıldığı ampirik incelemede Cittaslow kabul edilen Yalvaç ve Eğirdir araştırma alanı olarak belirlenmiştir. 20 Aralık 2018-30 Aralık 2018 tarihleri arasında Yalvaç ve Eğirdir halkıyla yüz yüze görüşmeler yapılmış ve 851 anket formunun doldurulması sağlanmıştır. Eksik ve hatalı bilgi taşıyanların ayıklanmasının ardından elde edilen veriler, istatiksel analizlere tabi tutulmuştur. Anket verileri, açıklayıcı faktör analizi ve farklılık analizleri ile değerlendirilmeye çalışılmıştır. Her iki Cittaslow kenti için ayrı ayrı elde edilen faktör analizi bulgularına göre beş boyut belirlenmiş ve bu boyutlar "yerel halkın desteği, hayat tatmini, refah ve ekonomiye etkisi, kültürel etki ve doğal çevreye etkisi" şeklinde adlandırılmıştır. Araştırma sonucunda Cittaslow algı düzeylerinin Yalvaç'ta orta, Eğirdir'de yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca Cittaslow olmanın Yalvaç ve Eğirdir'in değerlerini koruma noktasında katkı sağladığı ancak refah bakımından katkısının düşük olduğu anlaşılmıştır. Buna benzer araştırmaların farklı Cittaslow destinasyonlarında yürütülmesi zaman içerisinde Cittaslow'ların geliştirilmesine katkı sunabilir. Ayrıca bu araştırmanın bölge belediyeleri için yeni fikir ve faaliyetler gerçekleştirilmesi açısından turizm sektöründe yol gösterici olacağı, yeni strateji ve politika oluşturulmasında fayda sağlayacağı düşünülmektedir.

Isparta-EğirdirIsparta-YalvaçSakin turizm+2
Hümeyra Demir
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marka deneyimi, marka farkındalığı ve marka tatmini ilişkisi: Ankara'daki otel işletmeleri üzerine bir araştırma

Bu araştırmada marka farkındalığı, marka deneyimi ve marka tatmininin aralarındaki ilişkinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ele alınan marka farkındalığı, marka deneyimi ve marka tatmini ilişkisinin küreselleşen dünya üzerinde tüm sektörlerde ve turizm sektöründe de fark yaratmak adına büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Bu bağlamda çalışmanın alt problemleri şu şekilde ifade edilebilir: Marka farkındalığı, marka deneyimi ve marka tatmini ile ilişkili midir? Şehir otellerinde marka tatmini önemi nedir? Söz konusu otellerin müşterilerinin marka tatmini ve marka farkındalığı ilişkisine bakışları nasıldır? Çalışma amacına yönelik olarak seçilmiş olan beş farklı otelden 250 müşterinin katılımı ile Ekim Aralık 2023 tarihleri arasında araştırma yapılmıştır. Yüz yüze anket yöntemi ile veriler toplanmış SPSS 22 programı aracılığıyla değerlendirilmiş ve analizi yapılmıştır. Elde edilen sonuçlar marka farkındalığı, marka deneyimi ve marka tatmininin müşteri sadakati üzerinde anlamlı etkisi olduğunu göstermektedir. Araştırmada sözü geçen marka farkındalığı; tüketicilerin bir markayı tanıma ve hatırlama derecesiyle ilgilidir ve genellikle reklam ve pazarlama çabaları aracılığıyla artırılmaya çalışılır. Bu müşterilerin bir markayı rakiplerinden ayırt etmelerini sağlar ve genellikle satın alma tercihleri üzerinde önemli bir etkisi olduğu düşünülmektedir. Marka deneyimi ise, müşterilerin markayla olan tüm etkileşimlerinden elde ettikleri bütünsel izlenimleri kapsar. Bu, ürünün kendisinden, müşteri hizmetlerine, mağaza atmosferinden dijital etkileşimlere kadar geniş bir yelpazede deneyimler içerir. Marka tatmini, müşterilerin beklentilerinin karşılanması veya aşılması sonucunda oluşan olumlu duygusal durumdur ve tekrar tekrar o markayı tercih etme olasılığını artırır.

Ebru Ergin
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

2023 Kahramanmaraş Botanik EXPO Organizasyonunun şehre olan etkisinin turizm sektör paydaşlarınca değerlendirilmesi

Mega etkinlikler; ev sahibi ülke ve şehirlerin tarihi ve kültürel değerlerini tanıtmanın yanı sıra katılımcılar ile potansiyel müşterileri bir araya getiren büyük organizasyonlardır. Özellikle düzenlendiği şehrin gelişimi ve tanıtımı açısından önemli bir etkiye sahip olan Expo'lar, Olimpiyatlar ve Dünya Kupası'ndan sonra düzenlenen en büyük dev organizasyonlardır. Bahçecilik Expo'su üzerine bir organizasyon düzenleyecek olan Kahramanmaraş, tarım ve bahçecilik alanında yenilikçiliği desteklemeyi, yaşam kalitesini artırmayı, bu alanlardaki sorunlara çözüm arayışına aracılık yapmayı hedeflemektedir. Araştırma için 2023 Botanik Expo organizasyonunun seçimindeki temel etken, düzenlenecek mega etkinliğin Kahramanmaraş için önemli oranda kültürel, çevresel, mekânsal, politik ve sosyo-ekonomik etkiler doğurabilecek kadar büyük bir etkinlik olmasıdır. Bu araştırma ile 2023 yılında yapılması planlanan Expo organizasyonunun Kahramanmaraş'a olan etkisinin turizm sektör paydaşlarınca belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada 2023 Expo Kahramanmaraş öncesi kentte bulunan turizm sektörü paydaşları araştırmanın evren ve örneklemini oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında 392 sektör paydaşına anket uygulanmış, bu verilere keşfedici faktör analizi yapılmış ve sekiz boyutlu bir yapı elde edilmiştir. Uygulanan faktör analizi sonrası düzenlenecek mega etkinliğin Kahramanmaraş'a olan etkisi ile katılımcıların demografik özellikleri arasında bir farklılığın olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Elde edilen bulgular neticesinde turizm sektörü paydaşlarının, Botanik Expo Organizasyonunun kente olan etkisini olumlu yönde değerlendirdikleri ve bu değerlerin demografik ve tanıtıcı değişkenlere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiş, bir Dünya kenti olmayı amaçlayan Kahramanmaraş için 2023 Botanik Expo Organizasyonunun bir fırsat niteliğinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mega Etkinlikler, Fuar Turizmi, Botanik Expo, Kahramanmaraş

EtkinlikEtkinlik turizmiExpo+4
Mustafa Ümmet Güven
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Konaklama işletmelerinde Endüstri 4.0 kavramına ilişkin bilgi ve farkındalık düzeyinin belirlenmesi

Bilim ve teknoloji alanında yaşanan gelişmeler sanayi devrimlerinin oluşmasına neden olmuştur. 1750'li yıllardan itibaren 21. yüzyıla kadar üç sanayi devrimi yaşanmış ve her devrimin ekonomik, sosyal ve politik etkileri olmuştur. 2011 yılından bu yana literatüre giren dördüncü sanayi devriminin etkilerinin ekonomik, sosyal ve politik alanda olacağı öngörülmektedir. Endüstri 4.0; internet, dijitalleşme, otonom sistemler, robotik teknolojiler, yapay zekâ, mühendislik, yazılım ve yeni gelişen kuantum teknolojileri gibi farklı disiplinlerin kesişme noktasıdır. Bu araştırmanın amacı Gaziantep'te faaliyet gösteren 3, 4 ve 5 yıldızlı konaklama işletmelerinde çalışan bireylerin, Endüstri 4.0 farkındalık ve bilgi düzeyinin ölçülmesidir. Ayrıca bu araştırmada konaklama işletmelerinde Endüstri 4.0 kavramını oluşturan alt bileşenlerin kullanım düzeyi araştırılmıştır. Veriler, 293 otel çalışanından Şubat ve Mart 2020 tarihlerinde anket yoluyla ile elde edilmiş olup, istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Keşfedici faktör analizi yapılarak, farkındalık ölçeğinin 4 alt boyuttan oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Daha sonra katılımcıların demografik özelliklerinin farkındalık ve bilgi düzeyi arasında anlamlı farklılık olup olmadığının araştırılması için bağımsız örneklem t testi, tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Farkındalık düzeyinin bilgi düzeyi üzerindeki etkilerinin ve yönünün araştırılması için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Yapılan analizler neticesinde katılımcıların Endüstri 4.0 genel farkındalık düzeyinin "orta düzeyde" olduğu ve Endüstri 4.0 bilgi düzeyinin "düşük düzeyde" olduğu, Endüstri 4.0 alt bileşenlerinin otel işletmelerinde uygulama düzeyinin "çok düşük düzeyde" olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Tüm bunların yanı sıra yapılan korelasyon ve regresyon analizleri sonucunda, Endüstri 4.0 bilgi düzeyi ile Endüstri 4.0 farkındalık düzeyi arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ve Endüstri 4.0 bilgi düzeyi, Endüstri 4.0 farkındalık düzeyinin %17,3'ünü açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi düzeyiEndüstri 4.0Farkındalık+2
Yasemin Derdin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların mesleki tükenmişlik düzeylerinin işten ayrılma niyetine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Gaziantep'te faaliyet gösteren yiyecek-içecek işletmelerinde çalışanların mesleki tükenmişlik düzeyinin, işten ayrılma niyetine etkisini belirlemektir. Bu amaçla öncelikle alanyazın taraması yapılmıştır. Sonrasında yiyecek-içecek işletmelerinde çalışan 412 kişiye anket uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre katılımcıların mesleki tükenmişlik düzeyleri ile işten ayrılma niyetleri arasında doğrusal ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre duygusal tükenme boyutunda yüksek düzeyde; duyarsızlaşma ve kişisel başarısızlık boyutlarında zayıf düzeyde bir ilişki olduğu görülmüştür. Aynı zamanda katılımcıların duygusal tükenmişlik düzeylerinde meydana gelen artışın, işten ayrılma niyetlerini de artırdığı tespit edilmiştir. Bu etkiye, duygusal tükenme boyutunda en yüksek düzeyde, duyarsızlaşma boyutunda en düşük düzeyde rastlanmaktadır. Benzer şekilde, tükenmişlik seviyesi düşük düzeyde olan katılımcıların, işten ayrılma niyetlerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir.

TükenmişlikTükenmişlik düzeyiTükenmişlik sendromu+4
Mehmet Demir
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmesi çalışanlarında örgütsel stres kaynaklarının iş performansına etkisi: Kahramanmaraş'ta bir uygulama

Otel işletmeleri, doğası gereği emek yoğun ve insan gücünden beslenerek devam eden bir sektördür. Bu nedenle zor çalışma koşulları çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler bırakabilmektedir. Uzun çalışma saatleri, ağır iş yükü ve benzeri durumlar çalışanların zihinsel ve fiziksel sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. İnsan ilişkilerinin yoğun olduğu hizmet sektöründe stres faktörlerini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmadığından, turizm sektörü oldukça stresli bir meslek grubu alanı haline gelmektedir. Otel işletmelerinin eş zamanlı üretimi ve tüketimi nedeniyle, çalışan personel hızlı hareket etmeli ve farklı beklentileri ve talepleri karşılamalıdır. Beklentileri ve talepleri karşılama aşamasında, çalışanda stres yapıcı etkiler oluşabilmektedir. Şöyle ki çalışan personel aşırı seviyede kendini stres baskısı altında hissediyorsa kötü bir ruh haline bürünecek ve bu ruh hali de hem müşteri ile ilişkisine hem de hizmet kalitesine yansıyacaktır. Aşırı baskı altında hissetme, çalışanın işten ayrılmasında etkili olur, bu da otel işletmeleri tarafından istenmeyen bir durum olarak görülmektedir (Tekin, 2010: 21). Çünkü çalışanın işten ayrılması, işletmeler açısından doğrudan ya da dolaylı maliyetlere neden olacaktır. Bütün bu etkenler düşünüldüğünde stres faktörünün otel işletmeleri için kaçınılmaz bir tehlike unsuru olarak ortaya çıktığı ifade edilebilir (Yıldırım, 2010: 29). Çalışanların iş performansını etkileyen ana öğe işletme içerisinde karşılaşılan örgütsel strestir (Örücü vd., 2011: 2). İş ortamında yaşanılan örgütsel stres her zaman olumsuz değildir. Stresin olmadığı bir iş ortamı tekdüze çalışılan bir alan demektir. İşinde yoğunluk yaşamayan ve iş yerinde tekdüze bir ortamı olan çalışanın sağlıklı iş performansı göstermesi beklenemez. Belirli kademedeki stresin işletme üzerinde pozitif etkilerinin bulunduğu araştırmacılar tarafından belirtilmektedir (Yılmaz ve Ekici, 2003: 9). Bundan dolayı orta ya da yüksek seviyede stres yaşamak çalışanı tekdüzelikten uzaklaştırarak, çalışan üzerinde olumlu yönde etkiler oluşturacaktır (Yıldırım, 2010: 67).). Otel işletmelerinde stres dikkatlice yönetilmeli ki bundan hem işletme, hem de çalışanlar fayda sağlasın. Stres ve performans açısından dört farklı varsayımın olduğu bilinmekle birlikte bunlar kısaca; performans ve stres arasındaki ilişki birbirleriyle ters U şeklindedir, örgütsel stres iş performansını düşürebilmektedir, örgütsel stres iş performansını arttırabilmektedir ve örgütsel stresin iş performansı üzerinde hiçbir etkisi yoktur (Gökgöz, 2013: 60). Stres ve performans arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalarda dört farklı sonuç ortaya çıkabilmektedir (Yılmaz, 2006: 98; Ergül, 2012: 57; Gökgöz ve Altuğ, 2014: 521; Saltık, 2016: 53; Türkmen, 2016: 10; Özbozkurt ve Kırmızısaç, 2019: 290). Çünkü çalışanların iş yeri ortamı, iş ilişkileri, iş arkadaşları, misyon ve vizyonu, iş yerinden beklentileri, kişilik özellikleri ve iş yerinde karşılaşılan örgütsel stres kaynakları çalışanları farklı etkilemekte ve iş performanslarına farklı yansımaktadır (Gümüştekin ve Öztemiz, 2005: 283). Bu nedenle yapıcı veya olumlu örgütsel stres hem çalışan hem de otel için olumlu katkılar sunacaktır. Bu araştırmanın temel amacı Kahramanmaraş'ta faaliyette bulunan turizm işletme belgeli otel işletmesi çalışanlarında örgütsel stres kaynaklarının iş performansına etkisini araştırmaktır. Bu kapsamda 02.01.2020-15.04.2020 tarihleri arasında, Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren otel işletme çalışanlarına yönelik anket uygulaması yapılmıştır. Araştırmada otel çalışanlarının yaşadıkları örgütsel streslerin iş performanslarına etkisinin ne seviyede olduğu sorgulanmıştır. Hazırlanan anket formu; işin yapısı, fiziki şartlar, politik, işletme yapısı, işletme ilişkisi, vakit ve iş performansı olmak üzere yedi alt faktörden oluşmaktadır. Yapılan araştırmada nicel yöntemden faydalanılarak araştırmadan elde edilen verilerin standart sapma, aritmetik ortalama, frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve değişkenler arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla Kruskal Wallis H Testi ve Mann-Whitney U Testi yapılmıştır. Örgütsel stres faktörleri ile iş performansı arasında bir ilişkinin olup olmadığı için ise Spearmen Korelasyon Testi yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuca göre Kahramanmaraş'ta faaliyet gösteren turizm işletme belgeli otel işletmelerinde çalışanların örgütsel stres düzeylerinin orta veya yüksek, iş performanslarının ise yüksek seviyede olduğu, çalışanların iş performansları ile çalıştıkları otelin niteliğine göre anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Diğer yandan yaş, cinsiyet, medeni durum, çalışılan otelin niteliği, aylık ortalama gelir, çalışılan bölüm ve pozisyon, sektörde ve şu an ki otelde çalışılan süre değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilememiştir. Çalışmanın son kısmında ise elde edilen sonuçlar ışığında önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Otel İşletmeleri, Örgütsel Stres Kaynakları, İş Performansı, Kahramanmaraş

KahramanmaraşKonaklama işletmeleriOtel işletmeciliği+6
Ahmet Cuma
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Turist rehberlerinin kişilik özelliklerinin başarı ve mutluluğa etkisi

Bu araştırma, turist rehberlerinin kişilik özelliklerinin öznel kariyer başarısı ve mutluluk düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın evrenini, Türkiye'de turist rehberliği mesleğini eylemli olarak icra eden profesyonel turist rehberleri oluşturmuştur. Örneklem seçiminde, olasılığa dayalı olmayan örnekleme yöntemlerinden kolayda örnekleme tekniği tercih edilmiştir. Nicel araştırma deseninin benimsendiği çalışmada, veri toplama aracı olarak anket yöntemi kullanılmıştır. Dört bölümden oluşan anket formunda; Beş Faktör Kişilik Ölçeği, Öznel Kariyer Başarısı Ölçeği, Oxford Mutluluk Ölçeği ve kişisel bilgi formu yer almıştır. Anket uygulaması Şubat–Mart 2025 tarihleri arasında Google Forms üzerinden gerçekleştirilmiş ve toplam 442 eylemli turist rehberinden elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. İki gruplu karşılaştırmalarda bağımsız örneklem ttesti, ikiden fazla gruplu karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Kişilik özellikleri, mutluluk düzeyi ve öznel kariyer başarısı arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon analizi ile test edilmiş; aracılık etkileri Process analizi, nedensel etkiler ise regresyon analizi ile incelenmiştir. Araştırma bulguları, turist rehberlerinin dışa dönüklük, öz denetimlilik, deneyime açıklık ve yumuşak başlılık düzeylerinin yüksek; nevrotiklik düzeylerinin ise düşük olduğunu göstermiştir. Rehberlerin genel mutluluk düzeyleri orta-üst seviyede, öznel kariyer başarı algıları ise yüksek düzeyde bulunmuştur. Dışa dönüklük ve öz denetimlilik boyutlarının hem mutluluk hem de öznel kariyer başarısı ile anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler sergilediği belirlenmiştir. Demografik değişkenlere göre kadın rehberlerin "öz denetimlilik" ile "büyüme ve gelişme" boyutlarında erkeklere kıyasla daha yüksek puan aldığı; evli ve çocuk sahibi rehberlerin dışa dönüklük ve mutluluk düzeylerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar; turist rehberlerinin kişilik özelliklerinin mesleki performans, kariyer gelişimi ve psikolojik iyi oluş açısından belirleyici bir rol oynadığını ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, rehberlik mesleğine yönelik eğitim süreçlerinin, insan kaynakları politikalarının ve mesleki destek programlarının planlanmasında kişilik özelliklerinin sistematik biçimde dikkate alınması önerilmektedir. Bu araştırma, eylemli turist rehberlerinde kişilik özelliklerinin öznel kariyer başarısı ve mutlulukla ilişkisini bütüncül bir modelle ampirik olarak ortaya koyarak, literatürde ilk kez kişilik–başarı–mutluluk etkileşimini profesyonel düzeyde ölçülebilir hâle getirmiştir.

Elif Nur İrem Durmuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Teknoloji odaklı küresel vatandaşlık: Yeni bir ölçek geliştirme

Bu doktora tezi, teknoloji odaklı küresel vatandaşlık kavramına yönelik yeni bir ölçek geliştirme çalışmasını ele almaktadır. Süreç, Churchill'in (1979) ölçek geliştirme modeline dayalı sekiz adımda gerçekleştirilmiştir. Her adım, geçerlilik ve güvenilirliği sağlamaya yönelik detaylı analizlerle desteklenmiştir. Teknoloji odaklı küresel vatandaşlık kavramı, literatürdeki ilgili çalışmalar (ör. küresel vatandaşlık, teknoloji kullanımı, küresel farkındalık, teknoloji odaklılık) ve uzman görüşleri doğrultusunda yapılandırılmıştır. Kavramın alt boyutları; teknoloji kullanımı, farklı kültürleri anlama, dijital platformlar ve küreselleşme, sosyal medya kullanımı ve küresel vatandaşlık değerleri olarak belirlenmiştir. Literatürde yer alan mevcut ölçekler, teorik çerçeve ve uzman görüşleri dikkate alınarak, başlangıçta 27 maddelik bir ifade havuzu oluşturulmuştur. Maddeler, Likert tipi ölçek formatında hazırlanmış olup her bir madde, ölçülmek istenen yapıların farklı yönlerini kapsamayı hedeflemiştir. Uzman görüşleri doğrultusunda şekillendirilen ölçek, 22 madde ile pilot örneklem grubuna uygulanmıştır. Pilot uygulama verileri üzerinden yapılan analizler sonucunda Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ile faktör yükü 0.60'ın altında olan 2 madde ölçekten çıkarılmıştır. Bu analizler sonucunda, ölçek 20 maddeye indirgenmiştir. Sadeleştirme yapılan ölçek, Türkiye genelinde eylemli turist rehberi 408 kişilik bir nihai örneklem üzerinde uygulanmıştır. Ölçeğin faktör analizine uygunluğunu belirleyebilmek için KMO testi ve Bartlett's Küresellik testi uygulanmıştır. Bununla birlikte CR ve AVE değerleri de analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, veri setinin faktör analizi için uygun olduğunu göstermiştir. AFA sonucunda ölçek, toplam varyansın %81,92'sini açıklayan beş faktörlü (teknoloji kullanımı, farklı kültürleri anlama, dijital platformlar ve küreselleşme, sosyal medya kullanımı, küresel vatandaşlık) bir yapı ortaya koymuştur. Doğrulayıcı Faktör Analiz bulgularına ait uyum indeksleri, ölçeğin ölçüm modelinin güçlü bir yapıya sahip olduğunu ve geçerli olduğunu göstermiştir. Teknoloji Odaklı Küresel Vatandaşlık (TOKV) ölçeğinin geçerliliği, nomolojik ve yordayıcı geçerlilik kapsamında test edilmiştir. Bu kapsamda ölçeğin Kültürlerarası Farkındalık (KFO) değişkeni ile olan ilişkisi incelenmiştir. TOKV ile KFO arasında pozitif ve anlamlı bir korelasyon ilişkisi bulunmuştur. TOKV düzeyinin KFO düzeyleri üzerindeki etkisi yapısal eşitlik modelleme (SEM) yöntemiyle analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, TOKV'nin KFO üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkisi olduğunu ve modele ait iyi uyum indeksleri ile ortaya koymuştur.

Yakup Erdoğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Macera turizmi için yatırım alanlarının belirlenmesine yönelik bir model önerisi

Bu çalışmada, Kastamonu ilinde macera turizmine yönelik yatırım alanlarının Analitik Hiyerarşi Sistemi (AHS) ve Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) ile belirlenmesi ve haritalandırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Kastamonu ilinin macera turizmi potansiyelinin yüksek olduğu Daday, Azdavay, Cide ve Pınarbaşı ilçeleri uzman görüşleri ve alanyazın incelemeleri doğrultusunda belirlenmiş ve ilgili alanlarda yatırım alanları haritalandırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış olup olasılıksız örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Veri toplama aracı olarak uzmanlara uygulanan anket, görüşme formlarının yanında bölgenin haritalandırma verilerini içeren dokümanlardan yararlanılmıştır. 01.10.2023- 31.05.2024 tarihleri arasında veriler toplanmış olup uzmanlardan alınan görüşler ışığında macera turizmine uygun yatırım alanlarının belirlenmesinde önem arz eden beş kriter; teknik altyapı uygunluğu, maliyet, jeolojik/jeofiziksel tehlike, topoğrafya ve yola yakınlık olarak belirlenmiştir. AHS ile belirlenen kriterlerin ESRI ArcGIS programına girilmesi ile yapılan CBS ağırlıklı çakıştırma analizleri sonucunda Daday ilçesinde büyüklükleri 17.883 m² ile 118.671 m² arasında değişen 3 yatırım alanı, Azdavay ilçesinde büyüklükleri 4.765 m² ile 21.025 m² arasında değişen 3 yatırım alanı, Cide ilçesinde büyüklükleri 4.765 m² ile 8.179 m² arasında değişen 3 yatırım alanı ve Pınarbaşı ilçesinde büyüklükleri 4.765 m² ile 32.951 m² arasında değişen 3 adet yatırım alanı belirlenmiştir. İlgili alanlara kamping alanı, karavan park alanı, otel, rekreasyon alanı, motel, oberj gibi turizm tesisi yatırım önerileri getirilmiştir. Araştırmada daha sonra yapılacak çalışmalara, Kastamonu'daki yerel paydaşlara, turizm sektör katılımcılarına, kamuya, yerel halka hem teorik hem de pratik olarak uygulanabilecek çeşitli öneriler sunulmuştur. ANAHTAR KELİMELER: Macera Turizmi, Turizm Tesisi Yatırım Alanları, Analitik Hiyerarşi Süreci, Coğrafi Bilgi Sistemi. Ekim 2025, 182 Sayfa

Erdem Türk
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırgızistan'ın sağlık turizmi potansiyeli ve sürdürülebilir sağlık turizmi için bir model önerisi

Bu çalışmada Kırgızistan'ın sağlık turizm potansiyelinin belirlenmesi ve sürdürülebilir bir sağlık turizmi modeli önerilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda araştırmanının evrenini Kırgızistan sağlık turizmi paydaşları oluşturmuştur. Örneklemde ise olasılıksız örnekleme yöntemlerinden biri olan kartopu örneklemesi tekniğinden yararlanılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın ana verileri yapılandırılmış görüşme tekniğiyle 21 sağlık turizmi paydaşından elde edilirken ikincil veriler çalışmanın destekleyici verileri olmuştur. Çalışmada veriler 30.06.2023 – 30.10.2023 tarihleri arasında toplanmıştır. Veriler MAXQDA programı kullanılarak analiz edilmiş ve bir GZFT (Güçlü Yönler, Zayıf Yönler, Fırsatlar, Tehditler) analizi yapılmıştır. Çalışmada öne çıkan bulgular değerlendirildiğinde, Kırgızistan'ın sağlık turizmi arz unsurlarının sanatoryumlar, termal turizm, doğal kaynaklar, geleneksel tedaviler ve kültürel değerler olduğu, sağlık turizmi potansiyelinin termal turizm ve spa-wellness, medikal turizm, doğa temelli turizm, Issık Göl ve göçebe kültürü olduğu söylenebilir. Bununla birlikte Kırgızistan sağlık turizminin güçlü yönlerinde bozulmamış doğa, mevcut sağlık turizmi kaynakları, diğer doğal kaynaklar, gelişime açık yapı, personel potansiyeli ve iklim unsurlarının öne çıktığı görülürken zayıf yönlerinde gelişmemiş olması, hizmet kalitesinin yetersizliği, devlet desteğinin olmaması ve alt yapı eksikliği dikkat çekmektedir. Kırgızistan'ın sağlık turizmindeki fırsatlarında sağlık turizmi potansiyelinin olması, sağlık turizminde merkez olma potansiyeli, Kırgızistan'ın dağlık yapısı ve alternatif tıp potansiyeli öne çıkmaktadır. Tehdit olarak ise turizmin sürdürülebilir olarak gelişmemesi, çevre kirliliği, bilinçsizlik, siyasi istikrarsızlık, turist güvenliği ve hijyen gibi başlıklar öne çıkan unsurlar olarak tespit edilmiştir. Kırgızistan'ın sağlık turizmi gelişimini etkileyen en önemli faktörün ise hizmet kalitesi olduğu ortaya çıkmıştır. Kırgızistan'da geliştirilebilecek sağlık turizmi türleri ve aktivitelerinde termal turizm başlığı altında öne çıkanların, kımız tedavisi, kaplıca turizmi, tıbbi çamur tedavisi, klimatizm ve tuz mağaraları olduğu, medikal turizmde ise kardiyovasküler tedaviler, dental turizm, plastik cerrahi ve kozmetik cerrahi olduğu ve ayrıca sanatoryum ve kurotlarda sunulan hizmetlerin de geliştirilebilir olduğu tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda planlama, eğitim, yönetim, finans ve yatırım, pazarlama stratejileri ve denetim- kontrol olmak üzere 5 temadan oluşan Kırgızistan'da sürdürülebilir sağlık turizmi modeli ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte çalışmanın sonunda modele yönelik uygulama aşamaları ile uygulama süreci sunulmuş ve bulgular değerlendirilerek teorik ve pratiğe yönelik öneriler geliştirilmiştir.

KırgızistanSağlık turizmi
İbrahim Gündoğdu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Üç boyutlu baskı teknolojisi ile fonksiyonel ürün geliştirme ve tüketici eğilimi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada turistlerin 3B baskılı yiyeceklerin özelliklerine yönelik algılarının incelenmesi ve bu algıların değer, tutum ve davranışlar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca 3B baskılı yiyeceklerin özelliklerine yönelik algıların, algılanan değer üzerindeki etkisinin, gıda teknoloji neofobisinin düzenleyici rolüyle birlikte araştırılması bir diğer amaçtır. Araştırmanın teorik temelini Homer ve Kahle'nin (1988) Değer-Tutum-Davranış modeli oluşturmaktadır. Literatürde sıklıkla teorik modeller üzerinden yapılan tutum ve niyet analizlerine ek olarak, bu çalışmada bizzat 3B gıda ürünleri geliştirilmiş, duyusal analizler gerçekleştirilmiş ve tüketici tepkileri gerçek deneyim üzerinden ölçülmüştür. Araştırma kapsamında ilk aşamada, literatürde sıkça kullanılan teorik modellere ek olarak, fonksiyonel özellik taşıyan katkı maddesiz iki farklı 3B gıda ürünü (tavuklu ve sebzeli) geliştirilmiş, bu ürünler üzerinde besin değeri, mikrobiyolojik analiz, enstrümantal renk ölçümü ve duyusal değerlendirme gerçekleştirilmiştir. Geliştirilen ürünlerde Creality Ender 3 V2-Neo model FDM tipi 3B yazıcı kullanılmıştır. Besin değeri analizi sonuçlarında her iki ürünün farklı besin ihtiyaçlarına yönelik fonksiyonel nitelikler sunduğu belirlenmiştir. Mikrobiyolojik analiz sonuçlarında, ürünlerin mikrobiyolojik açıdan güvenli olduğu ve iki ürünün TS 5000-U kalite standardını karşıladığı ortaya konmuştur. Duyusal analiz sonucunda tavuklu 3B ürünün genel beğenisi yüksek; sebzeli ürünün ise iyiye yakın bulunmuştur. Araştırmanın nicel bölümünde ise Kapadokya bölgesinde 463 yerli ve yabancı turiste 29 Ocak–3 Şubat 2024 tarihleri arasında kolayda örnekleme yöntemiyle yüz yüze anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler, yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarında, 3B baskılı gıda özelliklerinin hem fayda değerini hem de hedonik değeri etkilediği belirlenmiştir. Fayda değeri ve hedonik değerin tutumu, tutumun da satın alma niyetini etkilediği ortaya konmuştur. Gıda teknoloji neofobisinin, 3B gıda özellikleri ile fayda değeri arasındaki ilişkide anlamlı bir düzenleyici etkisi bulunurken, hedonik değer ile ilişkide bu etki gözlenmemiştir. Elde edilen sonuçlar ışığında teorik ve pratiğe yönelik öneriler geliştirilmiştir.

Özge Çaylak Dönmez
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki dil okullarının eğitim turizmi kapsamında değerlendirilmesi

Turizm faaliyetlerinden biri olan özel ilgi turizmi, turistlerin boş vakitlerini değerlendirmek için ilgi alanlarına yönelik olarak yaptıkları etkinliklerdir. Bu etkinliklere merak duyan turistler, sevdikleri konuların kapsamına giren faaliyetleri gerek yurt içinde ve gerek yurt dışında yakından takip etmektedirler. Bu ilgi alanları içerisinde yer alan eğitim turizmine olan ilgi de eğitim seviyesinin artmasıyla popüler hale gelmiştir. Eğitim turizmine ilgisi olan kişiler kültürel ve eğitimsel etkinlikleri yakından takip etmektedirler. Özellikle eğitim almak, kendi kişisel gelişimlerine katkı sağlamak için birçok kursa katılmaktadırlar. Örneğin; resim, müzik, yoga, spor ve dil kursları bunlardan bazılarıdır. Bu kurslardan biri olan dil kurslarına olan talep giderek artmaktadır. Çünkü teknolojinin gelişmesiyle yeni yerlere keşifte artmıştır. İnsanlar artık sadece kendi ülkesindekilerle değil birçok ülkeden gelen insanlarla etkileşim halindedir. Bu sebepten insanlar hem bu insanlarla tanışmak hem de o ülkelere gidip kendilerini keşfetmek, o kültürü ve dili öğrenmek için farklı ülkelere giderler. İş veya eğitim amaçlı olan bu seyahatler sayesinde dil okullarına ilgi de artmıştır. Dünya da ve Türkiye'de çok sayıda dil kursları ve dil okulları bulunmaktadır. Dünyada en çok konuşulan dil olan İngilizce başta olmak üzere İspanyolca, Almanca, Fransızca, Çince, Flemenkçe ve Rusça gibi diller, dil okullarında ön plana çıkmıştır ve bu derslere yönelik eğitimler verilmektedir. Bu çalışmada Eğitim Turizmi kapsamında Dünyadaki ve Türkiye'deki en popüler dil kurs ve okullarının incelenmesi amaçlanmıştır. Eğitim turizmi ve dil okulları ile ilgili kavram çalışmasından sonra bulundukları ülkeler, kurucular, kurulduğu yıl, öğrettikleri diller, şubeleri hakkında bilgileri de bulgular kısmında tablo şeklinde verilmesi hedeflenmiştir. Araştırmada yöntem olarak örnek olay tarama modeli, desen olarak ise çoklu durum deseni kullanılmıştır. Türkiye'deki dil okullarına ilişkin veriler, betimleme yapmak amacıyla seçilmiş olup araştırma için gerekli bilgiler yerli ve yabancı pek çok ikincil kaynaklardan elde edilmiştir. Bu bağlamda ilgili alan yazın derinlemesine incelenmiştir. Web siteleri, gazete, dergi, afişler ve kitaplar incelenmiştir. Dünyadaki veTürkiye'deki öne çıkan dil okul/kursu ile bilgiler bulgular kısmında yer almıştır.

Nurdan Yıldırım
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Coğrafi işaretli yiyeceklerin glütensiz beslenme tarzına uygun geliştirilmesi ve tüketici niyetine etkisi

Bu araştırmada Batı Karadeniz bölgesindeki coğrafi işaretli yiyecekler kapsamında glütensiz muadil ürün çeşitlerinin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi hedeflenmiştir. Araştırma kapsamında ilk olarak glütensiz hale dönüştürülmesi için en fazla talep edilen ürünler belirlenmiştir. Sosyal medya (instagram) üzerinden yapılan araştırmada 322 glüten hassasiyeti taşıyan katılımcıya ulaşılmış ve anket tekniği kullanılarak yedi ayrı il için en fazla talep gören birer ürün belirlenmiştir. Glütensiz ürün geliştirme çalışmaları bu ürünler özelinde ikişer denemeyle test edilmiştir. Bu testler sonucunda glütensiz hale dönüştürülen yedi coğrafi işaretli üründen en iyi sonucu verenler Akçakoca mancarlı pide, Safranbolu kıtırı, Bartın gözlemesi, Bolu patatesli ekmeği olmuştur. Duyusal testlerden elde edilen sonuçlar doğrultusunda 12 Çölyak hastası ve Çölyak hastası ebeveynlerinin ürünlerle ilgili görüşlerine başvurulmuştur. Odak grup görüşmesi baz alınarak en beğenilen ürün olarak değerlendirilen glütensiz Safranbolu kıtırı ise araştırmanın son aşaması olan nicel bölüm için kurulan modeli ve değişkenleri belirlemiştir. Glüten içermeyen Safranbolu kıtırı için yapılan saha araştırmasında, duyusal deneyimin değiştirme niyeti üzerindeki etkisi incelenmiş; ayrıca, memnuniyet ve değiştirme maliyetinin bu etkiye aracılık rolü araştırılmıştır. Araştırma evrenini, Safranbolu'yu en az bir kez ziyaret etmiş turistler oluşturmuştur. Olasılıklı olmayan örnekleme yöntemlerinden amaçlı örnekleme yöntemiyle 700 kişiye ulaşılmıştır. 05.03-07.05.2024 tarihleri arasında toplanan veriler, glüten içermeyen Safranbolu kıtırına yönelik duyusal deneyimin memnuniyet üzerinde etkisi olduğunu, ancak değiştirme niyeti ve değiştirme maliyeti üzerinde bir etkisi olmadığını ortaya koymuştur. Memnuniyetin ve değiştirme maliyetinin değiştirme niyeti üzerinde etkisi olduğu saptanmıştır. Aracılık analizinde, duyusal deneyimin değiştirme niyeti üzerindeki etkisinde memnuniyetin aracılık rolü olduğu belirlenmiş, ancak memnuniyetin değiştirme niyeti üzerindeki etkisinde değiştirme maliyetinin aracı rolü oynamadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, elde edilen veriler doğrultusunda glüten içermeyen Safranbolu kıtırının yüksek pazar potansiyelinin yüksek olduğu ve ticari değer kazanabileceği sonucuna varılmıştır.

Demet Güner
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ön lisans düzeyinde turizm eğitimi alan öğrencilerin pratik eğitime ilişkin görüşlerinin uygulama oteli perspektifinden belirlenmesi

Turizm sektörü her geçen gün hızlı bir gelişim ve büyüme göstermektedir. Bununla birlikte önemli oranda istihdam olanaklarını da beraberinde getirmektedir. Dolayısıyla turizm sektörünün ihtiyacı olan nitelikli insan kaynağının turizm eğitimi almış kişilerden olması kaçınılmaz bir gerçektir. Turizm sektöründen en yüksek faydanın sağlanabilmesi ancak etkin ve kaliteli bir turizm eğitimi ile mümkündür. Bu araştırmanın temel amacı, Gaziantep Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu ile Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nda turizm eğitimi alan ön lisans öğrencilerinin uygulama oteli algılarının değerlendirilmesidir. Bu amacın gerçekleştirilebilmesi için 03.10.2019-07.10.2019 tarihleri arasında Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu'nda turizm eğitimi alan 147 ön lisans öğrencisine, 10.10.2019-15.10.2019 tarihleri arasında ise Gaziantep Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu'nda turizm eğitimi alan 259 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırma kapsamında öğrencilerin uygulama oteli algılarının belirlenmesi için hazırlanan anket formu, "Mesleki Deneyim Kazanma ve Mesleki Eğitim İmkânları" olmak üzere 2 boyuttan oluşmaktadır. Nicel yöntemin kullanıldığı bu araştırmada elde edilen verilerin aritmetik ortalama, standart sapma, frekans ve yüzde değerleri hesaplanmış ve değişkenler arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını belirlemek amacıyla Mann-Whitney U Testi ile Kruskal Wallis H Testi yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda, turizm eğitimi alan ön lisans öğrencilerinin uygulama oteline yönelik algılarının cinsiyet, sınıf, okunan bölüm ve program değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar gösterdiği tespit edilmiştir. Diğer taraftan mezun olunan lise, turizm sektöründe mesleki deneyim sahibi olma, uygulama otelinde çalışma durumu ve bağlı olunan üniversite değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Ayrıca araştırmaya katılan 406 ön lisans turizm öğrencisinin okudukları meslek yüksekokulunda uygulama otelinin olmasından memnuniyet duydukları ve turizm eğitimi veren her meslek yüksekokulunda da uygulama otelinin olması gerektiğini düşündükleri tespit edilmiştir.

Turizm eğitimiUygulama oteliÖnlisans eğitimi+1
Mehmet Esen
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İnanç merkezi ziyaretçilerin marka deneyimi, farkındalığı, etkileşimi, tatmini ve sadakatinin incelenmesi: Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri örneği

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'de inanç turizmi bağlamında önemli bir destinasyon olarak kabul edilen Kastamonu ilindeki Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri Külliyesi'ni ziyaret eden bireylerin marka deneyimi, marka tatmini ve marka sadakati düzeylerini analiz etmektir. Çalışma kapsamında ziyaretçilerin bu inanç merkezini tercih etme nedenleri; dini manevi motivasyonlar, kültürel unsurlar ve bireysel, duygusal gerekçeler bağlamında değerlendirilmiş ve bu tercihlerin marka algısı üzerindeki yansımaları çok boyutlu olarak incelenmiştir. Bununla birlikte, dijitalleşme sürecinde sosyal medya kullanımının, ziyaretçilerin kutsal mekânlara ilişkin deneyim paylaşım eğilimleri üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Araştırma, nicel araştırma yöntemine dayalı olarak yürütülmüş olup, veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Kastamonu'daki Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri Külliyesi'ni ziyaret eden toplam 209 katılımcıdan elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, ziyaretçilerin demografik ve davranışsal özelliklerine göre marka deneyimi, tatmini ve sadakati değişkenlerinde anlamlı farklılıklar olup olmadığı incelenmiştir. Elde edilen bulgular, ziyaretçilerin duygusal, duyusal, bilişsel ve ilişkisel deneyimlerinin, marka tatmini ve sadakati üzerinde pozitif ve anlamlı etkiler yarattığını göstermektedir. Ayrıca sosyal medya üzerinden yapılan dini içerikli paylaşımların, mekâna yönelik marka farkındalığını ve duygusal bağlılığı güçlendirdiği belirlenmiştir. Bu bağlamda çalışma, inanç merkezlerinin dijital çağda marka perspektifiyle ele alınmasına yönelik özgün bir çerçeve sunmakta ve literatürdeki önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Araştırmanın yalnızca belirli bir zaman diliminde ve Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli Hazretleri Külliyesi'ni ziyaret eden katılımcılarla sınırlı kalması, sonuçların genellenebilirliğini kısıtlayan bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla bu çalışma, belirli bir ziyaretçi profili ve mekânsal bağlamla sınırlı olup, farklı inanç merkezleri ya da daha geniş örneklemler için doğrudan genelleme yapılması uygun olmayabilir.

Esra Küçük
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

19 ve 20. yüzyıl Osmanlı saray mutfağında deniz ürünleri

Osmanlı Devleti, İstanbul'u başkent olarak ilan ettikten sonra deniz ile ilgili büyük bir hazineye kavuşmuştur. Deniz ürünleri konusunda bereketli bir coğrafyada bulunan Osmanlı Devleti, altı yüzyıl boyunca yeteri kadar boğazdan yararlanamamıştır. Busbecq'in tabiri ile boğazın balık akını öyle yoğundur ki, elinizle balık avlamanız mümkündür. Saray mutfağındaki deniz ürünleri çalışmalarını incelediğimizde ise deniz ürünlerinin özellikle de balığın ticari ve gelir boyutlarının ele alındığı fakat saray mutfağında tüketilen deniz ürünleriyle ilgili bir araştırmaya yer verilmediği görülmüştür. Buradan hareketle 19 ve 20. yüzyıl Osmanlı saray mutfağında tüketilen deniz ürünlerinin tespit edilmesi amacıyla tarihsel araştırma modeli kullanılmış, yaşayan kaynakların mevcut olmaması sebebiyle de doküman incelemesinden yararlanılmıştır. Araştırmanın konusu gereği Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi'nde yer alan birtakım yazmalar birincil kaynak olarak çözümlenen belgeleri içermektedir. Aynı zamanda konu ile bağlantılı olan diğer birincil ve ikincil kaynakların betimsel analiz ile çözümlenmesi ise bu araştırmanın veri analiz sürecini oluşturmaktadır. Elde edilen bulgular arasında; kılıç, torik, altıparmak, uskumru, kolyoz, çinakop, lüfer, istavrit, ateş, sardalya, kırlangıç, barbunya, tekir, karagöz, ispari, mezgit, gelincik, levrek, ispendek, izmarit, mercan, eşkina, kaya, gümüş, yılan, kefal, kalkan, pisi, vatoz, ıstakoz, karides, pavurya, midye, istiridye ve tarak olmak üzere toplam 35 tür deniz ürününün 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren saray mutfağında kullanılmaya başlandığı görülmektedir. Aynı zamanda imparatorluğun son iki yüzyılında kaleme alınmış yazma yemek kitaplarında yer alan 186 çeşit deniz ürünlü yemek tarifi; çorbalar, kebaplar, külbastılar, yahniler, tavalar, pilakiler, güveçler, dolmalar, pilavlar, taratorlar, salatalar, turşular ve deniz ürünleri ile yapılan diğer ürünler olmak üzere 13 başlık altında toplanmıştır.

Seher Çelik Yeşil
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sürdürülebilir destinasyon yönetimi kapsamında macera turizmi üzerine nitel bir değerlendirme

Bu çalışmanın amacı, Kastamonu'nun Daday, Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde sürdürülebilir destinasyon yönetimi çerçevesinde macera turizminin mevcut durumunu çok paydaşlı bir yaklaşımla incelemek ve elde edilen nitel bulgular doğrultusunda uygulanabilir stratejik öneriler geliştirmektir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseniyle yapılandırılmıştır. Çalışmaya katılanlar, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme tekniğiyle seçilmiş; yerel halk, turistler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör temsilcileri bu araştırmada görüşlerine başvurulan temel paydaşları oluşturmuştur. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla gerçekleştirilen yüz yüze derinlemesine görüşmeler yoluyla toplanmış; görüşme formu, alan yazın ve uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilmiştir. Toplanan veriler tematik analiz yöntemiyle çözümlenmiş; bölgenin macera turizmi potansiyeli ve mevcut yönetim yapısına ilişkin bulgular değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, turist deneyimlerinde doğayla bütünleşme, macera ve keşif unsurlarının ön planda olduğunu; ancak altyapı eksiklikleri, güvenlik sorunları ve profesyonel rehberlik yetersizliğinin deneyimi olumsuz etkilediğini göstermektedir. Yerel halkın turizm süreçlerine katılımının oldukça sınırlı olduğu; bu durumun hem yerel kalkınmayı zayıflattığı hem de turizme yönelik aidiyet duygusunu olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Araştırma sonucunda, doğal ve kültürel varlıkların korunması, turist deneyimlerinin niteliğinin artırılması ve yerel halkın sürece etkin katılımının sağlanmasını önceleyen, çok paydaşlı iş birliğine dayalı sürdürülebilir bir yönetişim yaklaşımına ihtiyaç duyulduğu ortaya konmuştur. Bu doğrultuda, bölgenin sosyo-kültürel, çevresel ve yönetsel özelliklerini dikkate alan ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir yaklaşıma dayanan bütüncül bir değerlendirme sunulmuştur.

Şenol Karabaltaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tükenmişlik ve duygusal emek ilişkisi: Akdeniz Bölgesinde görev yapan turist rehberleri üzerine bir araştırma

Turist rehberlerinin turizm sektöründeki diğer çalışanlara göre, farklı kültürlere ve karakterlere sahip turistlerle daha fazla iletişim halinde oldukları bilinmektedir. Nitekim çok sayıda turistin yer aldığı turları seyahat sırasında yönettikleri ve organize ettikleri düşünüldüğünde, turist rehberlerinin yoğun duysal emek harcadıklarını söylemek mümkündür. Dolayısıyla bu tez çalışmasının temel amacı, Akdeniz Bölgesinde Antalya Rehberler Odası'na bağlı olarak görev yapan turist rehberlerinin duygusal emek ve tükenmişlik düzeylerini inceleyerek, duygusal emek ve tükenmişlik kavramları arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Çalışmada Antalya Rehberler Odası'na kayıtlı 1289 eylemli turist rehberi olup bu rehberlerden ve 312 tanesi çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. 2019 Aralık, 2020 Ocak ve 2020 Şubat aylarında turist rehberleri ile yüz yüze görüşülerek anketlerin doldurulması sağlanarak veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 18 (Statistical Package for Social Sciences) paket programı ile analizi edilmiştir. Çalışmada ölçümün güvenilirliğini saptamak için Cronbach's Alpha Katsayısı hesaplanmıştır. Ayrıca ölçeklerin verilerinin faktör analizine uygunlukları kontrol için Örneklem Yeterliliği Testi (Kaiser-Meyer-Olkin) ve değişkenler arasındaki korelasyon seviyesini belirlemek için Barlett Küresellik Testi kullanılmıştır. Duygusal emek ile demografik değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla t testi ve Anova testi yapılmıştır. Öte yandan tükenmişlik ile demografik değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla ise Man Whitney u testi ve Kruskal Wallis testi uygulanmıştır. Son olarak duygusal emek ile tükenmişlik ölçekleri ve alt boyutları arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla korelasyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda profesyonel turist rehberlerinin duygusal emek düzeylerinin orta ve yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, tükenmişlik düzeylerinin düşük ve orta düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte duygusal emek ile tükenmişlik arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Turist rehberi, Duygusal emek, Tükenmişlik

Akdeniz bölgesiDuygusal emekTurist rehberi+2
Ozan Aydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kastamonu'nun bütünleşik tabiat turizmi seçenekleri: Glamping, orman banyosu, iklim terapisi ve dijital detoks

Günden güne gelişmekte olan turizm olayında önemli bir yer tutan tabiat turizmi, çekim gücü yüksek bir turizm çeşididir. Doğa ile iç içe olmak, eşsiz deneyimler kazanmak ve rahatlamak gibi amaçlarla tercih edilmektedir. Tabiat turizmi faaliyetlerinin bir parçası olarak glamping, orman banyosu, iklim terapisi ve dijital detoks gibi faliyetler turistler için bir motivasyon kaynağı oluşturmaktadır. Bu tür aktiviteler, insanlar için doğal çevrede dinlenme, enerji toplama, verimli yaşam alanları oluşturma ve zihinsel pozitif doygunluk hissi elde etme gibi birçok faydalı sonuca katkı sağlamaktadır. Kastamonu doğal mirası ve 693 bin hektarlık orman varlığı ile Türkiye'nin en geniş verimli ormanlarına ev sahipliği yapan iller arasında bulunmaktadır. Bu bağlamda tabiat turizmine olanak sağlayacak zengin doğal miras Kastamonu'daki tabiat turizmi potansiyelinin önemini ortaya koymaktadır. Tabiat turizmi içerisinde yeni nesil ürünler olarak öne çıkan glamping, orman banyosu, iklim terapisi ve dijital detoks faaliyetlerinin yüksek katma değer yaratmada oynayabileceği role koşut araştırma konusu olarak seçilmiştir. Bu bağlamda çalışma, Kastamonu'da glamping, orman banyosu, iklim terapisi ve dijital detoks faaliyetlerini geliştirmeyi; bu faaliyetler için uygun alanları belirlemeyi, seçilen alanları turistik cazibe merkezlerine dönüştürerek bütünleşik olarak sunmayı ve bu hususta bir model önererek özgün bir niş pazar oluşturmayı amaçlamaktadır. Ayrıca anılan turizm faaliyetlerine ilişkin mevcut durumun tespit edilip olumsuzluk yaratan ve yaratması olası durumlar için önlemlerin alınması ve paydaşlara duyurularak erken bir farkındalık yaratılması da hedeflenmiştir. Araştırma amaçlarına ulaşabilmek amacıyla öncelikle literatür taraması yapılmış elde edilen verilerin yardımı ile bir görüşme formu oluşurulmuştur. Yüz yüze yürütülen görüşmelerle veriler toplanmıştır. Elde edilen veriler nitel araştırma programı MAXQDA 20 kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, Kastamonu'nun glamping, orman banyosu, iklim terapisi ve dijital detoks olarak nitelenen yeni nesil tabiat turizmi potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu ve gelişim avantajına sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Kaan Berk Dalahmetoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Gastro turistlerin duygusal iştahları gastronomi turizmi motivasyonlarını etkiler mi?

Bu çalışmanın amacı, gastro turistlerin duygusal iştahlarının gastronomi turizmi seyahat motivasyonları üzerindeki etkisini incelemektir. Ayrıca kilodan memnuniyetin bu ilişkideki aracılık rolünün tespit edilebilmesi ve gastronomi turizmi motivasyonlarının tercih etme niyeti üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Araştırma, ilişkisel tarama modeli çerçevesinde planlanmış olup, Gaziantep ilini ziyaret eden gastro turistlerden elde edilen verilerle gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunu 393 gastro turist oluşturmaktadır. Veri toplama sürecinde Duygusal İştah Ölçeği, Gastronomi Turizmi Seyahat Motivasyonları Ölçeği, Tercih Etme Niyeti Ölçeği ve Demografik Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) yöntemi ile SmartPLS 4.0 yazılımı aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, olumlu duygusal iştahın gastronomi turizmi seyahat motivasyonları üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkisi olduğunu göstermektedir. Olumsuz duygusal iştahın gastronomi turizmi seyahat motivasyonları üzerindeki etkisi pozitif ve anlamlı bulunmamıştır. Kilodan memnuniyet durumunun duygusal iştah ile gastronomi turizmi seyahat motivasyonları arasındaki ilişkide aracılık rolü tespit edilmemiştir. Bununla birlikte, gastronomi turizmi seyahat motivasyonuna sahip gastro turistlerin tercih etme niyetlerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Gaziantep gibi gastronomi yönünden zengin destinasyonlar için olumlu duygu ve durumların yaşandığı alanlarda gastronomi turizmi tanıtım içerikleri etkili bir biçimde kullanabilir. Ayrıca sosyal medya kullanıcılarının olumlu duygu içeren paylaşımları algoritmalar tarafından kullanılabilir ve gastronomi turizmine yönelik içeriklerin keşfet alanlarında daha sık görünmesi sağlanabilir. Bu çalışma hem teorik hem de uygulamalı açıdan gastronomi turizmi literatürüne yenilikçi ve kapsamlı bir perspektif kazandırmakta olup, gelecek araştırmalarda farklı turist profilleri ve niteliksel yöntemlerle daha derinlemesine incelenmesi önerilmektedir.

Enes Güleç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı'na dahil olan Gaziantep ilindeki gastronomi girişimcilerinin kişilik özellikleri ve yenilikçiliğe bakış açıları üzerine bir araştırma

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) gastronomi, gıda ve kültür çalışmalarını tanımlamak, insanların yediklerine ve içtiklerine dair bilgi sahibi olabilmelerini ve kültürel çeşitliliği sağlamak adına 2004 yılında "Yaratıcı Şehirler Ağı (Creative Cities Network)" programını faaliyete geçirerek Gastronomi Şehirler Ağı'nın da içinde bulunduğu Tasarım, Zanaat ve Halk, Edebiyat, Müzik, Sinema/Film, Medya Şehirlerini 7 tema altında sınıflandırmıştır. Gastronominin Yaratıcı Şehirler Ağı kapsamında bir tema altında değerlendirilerek yöresel mutfakların kültürel birer miras olarak ulusal ve uluslararası düzeyde korunması gerektiği bilinci, yaşanan ekonomik ve kültürel gelişmelerle beraber giderek önem kazanmıştır. Bu kapsamda UNESCO'nun yayımlamış olduğu hedef ve maddelerinden biri olan; "Üye şehirlerin kamu, özel sektör ve sivil toplumun içinde bulundukları ortaklıklar sayesinde aynı platformda buluşturarak, yenilikçi fikirleri hayata geçirme yönünde girişimde bulunmaya teşvik etmek ve geliştirmek" ile bu bileşenleri ortak platformda buluşturabilecek; gerekli durumlarda risk ve sorumluluk almaktan çekinmeyen, aynı zamanda yenilikçi fikirleri hayata yansıtabilen lider ruhlu bireylerin varlığı önem kazanmıştır. UNESCO'nun Gastronomi Şehirleri arasına 2015 yılında dahil olan Gaziantep ilinin markalaşmasında ve sürdürülebilir kentsel kalkınmasında gastronomi girişimcileri aktif rol oynamaktadır. Bu kapsamda yapılan araştırmanın temel amacını, Gaziantep ilinin gastronomi turizminde markalaşmasında öncü role sahip olan gastronomi girişimcilerinin kişilik özelliği ve yenilikçiliğe bakış açılarının tespit edilerek, kişilik özellikleri ile yenilikçilik özellikleri arasında bir ilişki ve gastronomi girişimcilerinin kişilik özelliklerinin yenilikçiliğe bakış açılarına herhangi bir etkisi olup olmadığının ortaya konulması oluşturmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda geliştirilen anket formu, 2019 yılının Ağustos ve Ekim ayları arasında tesadüfi olmayan örneklem yönteminden kolayda örneklem yöntemi esas alınarak, Gaziantep ilinde hizmet veren yöresel ve turistik yiyecek-içecek işletmelerindeki 254 gastronomi girişimcisine uygulanmıştır. Yapılan araştırma sonucunda gastronomi girişimcilerinin kişilik özelliklerinin "Kararlılık", "Objektiflik" ve "Motivasyon" olmak üzere üç boyuttan oluştuğu tespit edilirken, yenilikçiliğe bakış açılarını oluşturan boyutların "Yenilikçi Düşünce", "Farklılık" ve "Etkileşim" olmak üzere üç boyuttan oluştuğu görülmüştür. Gastronomi girişimcilerinin kişilik özellikleri ile yenilikçiliğe bakış açıları arasında "düşük" düzeyde ilişki olduğu tespit edilmiştir. Yapılan regresyon analizleri sonucunda ise, gastronomi girişimcilerinin kişilik özellikleri yenilikçiliğe bakış açılarını pozitif yönde ve anlamlı etkilediği saptanmıştır.

GastronomiGaziantepGirişimciler+5
Metin Eroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm alanında lisans ve önlisans eğitimi veren kurumlarda etik iklimin kuruma güven üzerindeki etkisi

Etik iklim algısının kuruma güven üzerindeki etkisini belirlemeyi amaçlayan bu çalışma, Batı Karadeniz Üniversiteleri Birliği'ne üye üniversitelerin turizm bölümlerinde çalışan akademik personellere yönelik yapılmıştır. Bu kapsamda 7 üniversitede görev yapan 301 akademik personel araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırma verileri, nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği ile toplanmıştır. Veriler SPSS 18 programı ile analiz edilmiş olup, demografik özellikler, frekans analizi, değişkenler arası ilişkileri inceleyen ve farklılıkları inceleyen analiz teknikleri ile hipotezler test edilmiş ve araştırma sorularına cevap aranmıştır. Bu analizler sonucunda etik iklim algısının ve kuruma güven algısının araştırmaya katılanlar tarafından çalıştıkları kurum bazında olumlu olarak algılandığı ve etik illim algısının sosyal sorumluluk bilincine sahip olma boyutu dışında diğer tüm boyutların (Kurum Çıkarı, Kişisel Çıkar, Kişisel Ahlak, Takım Çıkarı) kuruma güveni şekillendirmede etkili olduğu sonucu bulunmuştur.Anahtar Sözcükler: Etik, Etik İklim, Güven, Kuruma Güven.

EtikEtik iklimEğitim kurumları+3
Mehmet Kadir Torun
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yeniden işlevlendirilen tarihi yapılarda sürdürülebilirliğe etki eden çekicilik faktörleri

Süreç içerisinde hızla gelişen bilim ve teknoloji, birçok konuda olduğu gibi bireylerin sosyal yaşantısını da büyük ölçüde etkilemektedir. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte bireylerin çalışma şartlarında, aile yapılarında, dünya görüşlerinde, inançlarında ve ihtiyaçlarında bir takım değişiklikler oluşmaya başlamıştır. Bu değişiklikler sonucunda birçok tarihi yapı işlevini kaybetmiş terk edilmiş ve atıl kalmıştır. Atıl kalan bu yapılar, turizmde sürdürülebilirliğin öneminin ortaya çıkmasıyla değer kazanmıştır. Bu doğrultuda yeniden işlevlendirme faaliyetleri gerçekleştirilerek kıt kaynakların korunması, kültürel sürekliliğin gerçekleştirilmesi ve yapıların çevresine sosyal, kültürel ve ekonomik katkı sağlaması amaçlanmıştır. Konuya ilişkin yapılan literatür taramasında tarihi yapıların sürdürülebilirliğini ancak yaşatılmaya devam ederek sağlayabileceği savunulmuştur. Bu bağlamda Kastamonu'da yer alan tarihi yapıların yaşatılması için tercih nedeni olmasını sağlayan çekicilik faktörlerinin neler olduğu sorgulanmıştır. Ayrıca bu faktörlerin katılımcıların demografik özellikleriyle anlamlı farklılıklar oluşturup oluşturmadığı anket tekniğiyle araştırılmıştır. İki bölümden oluşan anket, 2016 yılının Ekim ayında başlayarak 2017 yılının şubat ayına kadar Kastamonu'da otel olarak işlevlendirilmiş tarihi yapılarda konaklayan 405 misafire uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çekicilik faktörleriyle alakalı 17 ifadeye yer verilirken, ikinci bölümde katılımcıların demografik özelliklerini belirlemek amacıyla 9 soru sorulmuştur. Veriler SPSS 23 istatistik paket programıyla analiz edilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde "yüzde", "frekans" bağımsız iki değişken için "Spearman Korelasyon testi", bağımsız iki grup için "Mann Whitney U testi," bağımsız ikiden fazla grup için ise "Kruskal Wallis testi" kullanılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına göre katılımcıların konak otelleri tercih etmelerine etki eden faktörlerin kültür, yaşam tarzı, meslek ve ekonomik durum olduğu, bu faktörler arasında pozitif yönlü ilişki olduğu ve bu faktörlerin turistlerin bireysel özelliklerinden, cinsiyet, eğitim durumu ve toplam aylık gelire göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yeniden İşlevlendirme, Sürdürülebilirlik, Turizm, Turistik Çekicilik

KastamonuSürdürülebilir tasarımSürdürülebilir turizm+7
Ömer Saraç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu konaklarının turizme kazandırılması

Tarihi bir sokak, mahalle, kent ve sivil mimari yapılar turizm açısından bir değer teşkil eder. Kastamonu gibi bu yönden zengin şehirlerde yer alan tarihi konaklar; turizm için ülkemize gelen yerli veya yabancı misafirleri burada ağırlamada, ülkemizi ve geleneksel değerlerini sunmak açısından olağanüstü bir fırsattır. Konakların restorasyonlarının yapılarak turizme kazandırılması ile Kastamonu'ya daha da çok yerli ve yabancı misafir çekebilir. Bu noktada göz önünde bulundurulması gereken unsur, konakların yaşanabilen evler olmasıdır. Bir konak, içinde yaşayan birileri olmazsa yavaş yavaş çürür ve yıkılır. Yıkılan tek şey konağın kendisi değildir. Zira konaklar yaşadığı dönemin ruhunu tüm yönleriyle yaşatan, maneviyatla yaşayan ahşap yaşam alanlarıdır. Konakların yok olup gitmesi, restorasyon işlemleri için konak sahiplerinin yeterli bilince ve bilgiye sahip olmamaları, tarihi yapıların yok olup gitmesine ve turizme kazandırılamamasına yol açmaktadır. Araştırmanın amacı; Kastamonu şehrindeki konakların turizm potansiyelinin incelenmesi, yeniden işlevlendirme olanaklarının ayrıntılı bir şekilde ele alınarak Kastamonu konaklarının sahip olduğu bu potansiyelin nasıl turizme kazandırılabileceğidir. Araştırma yöntemi olarak, niteliksel (kalitatif) analiz yöntemlerinden biri olan odak grup görüşmesi yöntemi tercih edilmiştir. Odak grup kamu kurumlarından, özel sektör temsilcilerinden ve sivil toplum kuruluşlarından katılımcılardan oluşturulmuştur. Toplanan verilerin değerlendirilmesinde analitik genelleme yapılmıştır. Toplanan veriler, nitel veri analizi yaklaşımlarından betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Analiz sonucunda Kastamonu konaklarının turizme kazandırılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.

KastamonuKonaklarMimari eserler+7
Saim Akbaş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu çalışanlar üzerine bir araştırma

Bir ülkede turizmin gelişmesi seyahat sektöründe sunulan hizmetin kalitesi ile doğru orantılıdır. Turistlerin evinden ayrılıp geri dönünceye kadar geçen sürede yanlarında bulunan acente personelinin sunacakları hizmetin turistlerin aynı ülkeye tekrar gelip gelmeyecekleri konusundaki kararlarında etkisi yadsınamaz. Ancak çalışanların turisti memnun edebilmesi için öncelikle kendilerinin işlerinden memnun olmaları bunun için ise sorunlarının çözümlenmiş olması gerekmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; Türkiye'de seyahat sektöründe istihdam edilen yabancı uyruklu personel profilini ortaya çıkarmanın yanında sorunlarını, beklentilerini ve düşüncelerini belirlemektir. Araştırmada anket tekniği kullanılmış ve veriler istatistiki analizlere tabi tutulmuştur. Elde edilen bulgulara göre; Türkiye'ye çalışmak üzere gelen yabancılar arasında ilk sırayı % 35,2'lik bir oranla Rus vatandaşlarının ikinci sırayı ise Türk Cumhuriyetlerinden gelenlerin aldığı, Türkiye'yi tercih edenlerin % 40,3'ünün 26-30 yaş grubu arasında oldukları, % 75,2'inin lisans ve lisansüstü eğitim aldıkları katılımcıların % 80'nin turizm konusunda eğitimli oldukları, % 60'dan fazlasının en az 3 yıllık rehberlik tecrübelerinin olduğu, % 73,6'sının kendi ülkelerinde herhangi bir işlerinin olmadığı, % 60'ının Türkiye'ye 3 defadan fazla geldikleri, % 96'sının aylık 300 dolardan fazla kazandıkları, % 49,1'nin Türkiye'deki işlerini İnsan Kaynakları şirketleri aracılığıyla buldukları, % 98,4'ünün Türkçe bildikleri, % 35,7'sinin ise Türkçe ve anadilleri dışında ikinci bir dil olarak İngilizce konuşabildikleri, meslek seçiminde ve çalışmak için Türkiye'yi tercih etmelerinde etkili olan unsurlar arasında ilk sırada 'ailem' ikinci sırada 'yakın arkadaşlarım' seçeneklerinin yeraldığı, katılımcıların % 39'nun 'çalışma izni' olduğu, % 31,8'inin acenta ile sorun yaşadıkları, yaşanılan en önemli sorunun 'iş yoğunluğu' ve 'sosyal hakların gözetilmemesi' olduğu, en olumlu değerlendirmeler arasında iyi para kazandıklarına inandıkları, % 99'unun Türkiye'de bulunuyor olmaktan memnun oldukları, % 84,5'nin Türkiye'ye çalışmak için tekrar gelmeyi düşündükleri, Rus ve Kazak asıllı personelin eğitim düzeyi olarak diğerlerinden yüksek olduğu ve Türkiye'de bulunmaktan en fazla Kazakların memnun olduğu sonucu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Turizm, Seyahat Sektörü, Tur Acentesi, Sektör Çalışanları, Yabancı Uyruklu Personel

Seyahat acenteleriSeyahat işletmeleriTurizm işletmeciliği+4
Şule Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Otellerdeki satış faaliyetleri: Antalya otelleri üzerinde bir araştırma

Çağımızda otellerin satış faaliyetleri, ulusal ekonomiye önemli katkılarda bulunan ve döviz ve farklı meslekler gibi birçok ekonomik fırsat üreten dev bir olgu haline gelmiştir. Turizm ülkeleri otellerindeki bu faaliyetleri geliştirmek ve artırmak için yeni yöntemler uygulamaya büyük gereksinim duymaktadırlar. Araştırma Yöntemi: Çalışmanın uygulama bölümünü kapsayacak şekilde anket formları (50 başvuru formu) hazırlanmıştır. Çalışma planında sunulan soruları cevaplamayı amaçlayan anket formları, çalışma için gerekli olan doğru bilimsel sonuçların elde edilmesi amacıyla organize örneklem kullanılarak Antalya otellerinden 50 üst yöneticiye dağıtılmıştır. Sonuç: Otel endüstrisindeki satış departmanları, tüketiciler, teknoloji ve yerel ekonomideki değişikliklerle boğuşmaktadırlar. Teknolojideki ve davranışlardaki tüm bu değişiklikleri beraberinde getiren bu yeni ortamla birlikte, oteller teknoloji dünyasındaki bu yeni değişikliklere uymak ve müstakbel tüketicileri kendilerine çekmek ve bu değişikliklerden en iyi şekilde yararlanmak için alışılmadık yöntem ve planları benimsemeleri gerekmektedir.

Konaklama işletmeleriOtel işletmeciliğiOteller+3
Mohamed Alsaliheen Mohamed Arhaıam
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Profesyonel turist rehberlerinin eğitim-öğretim dönemlerinde aldıkları yabancı dil eğitiminin mesleki açıdan yeterliliği

Turizm aktiviteleri gün geçtikçe artmaktadır. Bu durum ülkelerin turizm faaliyetlerini arttırmasında ve geliştirmesinde rekabet duygusu yaratmaktadır. Bu rekabet, turizm aktiviteleri içerisinde yer alan, ülkelerinin turizm elçileri olarak bilinen turist rehberlerinin eğitimlerinin geliştirilmesini de kapsamaktadır. Bu doğrultuda araştırmanın amaçları arasında, turist rehberliği eğitimi alınan kurumlarda verilen yabancı dil eğitimlerinin, kokart alabilmek ve mesleği sürdürebilmek için yeterli olup olmadığı ölçmek yer almaktadır. Bu bağlamda Türkiye'deki turist rehberliği programlarının müfredatları incelenmiş ve müfredatta yer alan yabancı dilleri, saatleri ve hangi yıl verildiklerinin bilgileri sunulmuştur. Ayrıca dil yeterliliklerini ortaya çıkarmak için 13 turist rehberi odasına kayıtlı 384 eylemli profesyonel turist rehberlerine anket çalışması uygulanmıştır. Müfredat sonuçları kapsamında, üniversitelerin turist rehberliği programlarının açılmasında ve yürütülmesinde yabancı dil açısından, verildiği yabancı dilleri, saatleri ve yıllarında belirlenmiş herhangi bir ölçüt bulunamamıştır. Yapılan anket çalışmasının sonuçları kapsamında ise, genel olarak verilen yabancı dil eğitimlerinin yetersiz olduğu sonucu ortaya çıkmıştır. Ancak teorik olarak verilen yabancı dil eğitiminin pratik olarak verilen yabancı dil eğitimine kıyasla daha yeterli olduğu da çıkan sonuçlar arasında yer almıştır. Dolayısıyla üniversitelerdeki turist rehberliği programlarında verilen yabancı dil eğitimleri profesyonel turist rehberlerinin kokartlarını almaları için yeterli eğitimin verildiği ancak mesleğin yürütülmesinde gerekli pratik yabancı dil eğitiminin yeterli düzeyde verilmediği saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda turist rehberliği eğitimindeki sorunların düzeltilmesine yönelik öneriler sunulmuştur.

Mesleki yeterlilikTurist rehberiYabancı dil+1
Emrullah Cansu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel halkın gastronomi turizmine karşı farkındalık ve tutumu: Kastamonu örneği

Turizm etkinliklerinin ülke, bölge ve/ya turistik varış noktalarına sağlamış olduğu ekonomik kazanımlar önemli yapısal sorunların aşılmasında güvenilir bir çıkış noktası olarak kabul edilmektedir. Turizmin bu niteliği gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından olduğu kadar son yıllarda gelişmiş ülkelerin de ana gündeminde yer bulması sonucunu doğurmuştur. Bununla birlikte turizmden elde edilen ekonomik yararların en büyüklenebilmesi için turist kabul eden ülke, bölge ve/ya turistik varış noktasında yaşayan bireylerin turiste ve turizme yönelik olumlu bir tutum içerisinde olmaları gerektiğine inanılmaktadır. Bu bağlamda araştırmanın temel amacı Kastamonu'da henüz doğum aşamasında olan Gastronomi Turizmi'nin gelişmesinde etkin bir rol oynayacağı düşünülen Kastamonu Halkı'nın bu turizm çeşidine yönelik farkındalık ve tutumunun ortaya konmasıdır. Araştırma amacını gerçekleştirmek için ilgili yazın derinlemesine taranmış ve elde edilen ikincil verilerin yardımıyla bir ölçek geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçek Kastamonu Merkez İlçe'de yaşayan hane halkına kolayda, yargısal ve gönüllülük esaslarının temel alındığı bir yaklaşımla yüze yüze görüşmelerle uygulanmıştır. Kastamonu Merkez İlçe'de yaşayan 115,000 kişinin anakütlesini oluşturduğu araştırmada bu sayıyı temsile yeterli 384 kişiden veriler 2017 yılı boyunca toplanmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde Sosyal Bilimlerde yaygın olarak kullanılan bir istatistik paket programından yararlanılmıştır. Katılımcıların demografik özelliklerinin yanı sıra Gastronomi Turizmi'ne yönelik farkındalığı ölçen ifadeler/sorular sıklık, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapmalarla açıklanmıştır. Gastronomi Turizmi'ne yönelik tutumu ölçen ifadeler ise faktör analizi ile çözümlenmiştir. Faktör analizi sonucu dört boyut elde edilmiştir. Bu boyutlar arasındaki anlamlılığı incelemek için korelasyon analizi de yapılmıştır. Sonuç olarak Kastamonu Halkı'nın yöresine ait ürün ve yemekleri yeterince tanımadığı, bu ürünlerden pişirilen yemekleri beğeni düzeylerinin ise çok yüksek olmadığı ortaya konmuştur. Araştırma sonuçları ayrıca Kastamonu Halkı'nın Gastronomi Turizmi'ne yönelik farkındalıklarının zayıf, buna karşın turiste ve Gastronomi Turizmi'ne yönelik olumlu bir tutuma sahip olduklarını ortaya koymuştur. Anahtar kelimeler; Gastronomi Turizmi, Yerel Halk, Tutum, Kastamonu Yıl 2018, 103 sayfa Bilim Kodu…

GastronomiKastamonuMutfak turizmi+2
Sedat Öner
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Otel işletmelerinde halkla ilişkiler ve inovatif bir model önerisi

Turizm işletmeleri, geçici bir süre için yer değiştirme hareketinin doğurduğu seyahat ve konaklama ihtiyaçlarının ve buna bağlı diğer ihtiyaçların karşılanmasına yarayan mal ve hizmetlerin üretilmesini ve pazarlanmasını sağlayan ekonomik birimler olarak birçok alt birimi bünyesinde barındıran geniş çalışma alanına sahip işletmelerdir. Bu birimlerin her biri turizm işletmeleri için önem arz ederken son yıllarda varlığından sıkça söz ettiren halkla ilişkiler olgusu da turizm işletmelerinde yerini almaya başlamıştır. İki yönlü çabaya dayanan turizm faaliyetleri, ülkeyi dışarıda tanıtıp başka mekânlarda tatil yapmak isteyenler için çekicilik oluşturma ve gelecek turistlerin seçimlerinden memnun kalmalarını sağlamakla görevlidirler ki bu bakımdan halkla ilişkiler çalışmaları ile sıkı bir iletişim halindedirler. Halkla ilişkiler faaliyetleri, turizm olgusunun yaygınlaşmasında ve gelişmesinde önemli işlevleri üstlenen faaliyetler bütünüdür ki halkla ilişkiler kavramına ve faaliyet alanına yönelik birçok farklı görüş olsa da esas olan bu kavramın turizm işletmeleri için sanıldığından daha fazla önem arz etmektedir. Bu sosyal bilinç ne yazık ki otel işletmelerinde çoğu kez göz ardı edilmiş, halkla ilişkiler turizm işletmelerinde yalnızca satış arttırma, pazarlama ve tutundurma etkinliklerinin parçası olarak görülmüş turizm işletmelerinde halkla ilişkiler faaliyetlerine gereken önem verilmemiştir. Araştırmanın amacı; turizm işletmelerine yönelik halkla ilişkiler uygulamalarını ve bu uygulamaların ne derece önem arz ettiğini saptamak ve buradan yola çıkarak turizm işletmelerinde halkla ilişkiler uygulamalarına yönelik inovatif bir model önerisi sunmaktır. Araştırma yöntemi olarak araştırma amacı ve kapsamına uygun olan niceliksel araştırma modellerinden genel tarama modeli kullanılmış ve turizm işletmelerinde halkla ilişkiler uygulamalarına yönelik otel işletmeleri çalışanlarının oluşturduğu, 5'li Likert Ölçeğinde 5 bölümden oluşan 40 sorunun yer aldığı anket yöntemi ile verilerin toplanması amaçlanmıştır. Toplanan verilerin değerlendirilmesinde SPSS 18 programı kullanılmış, değişkenlere yönelik Faktör Analizi yapılarak elde edilen veriler ışığında demografik özellik üzerinde Bağımsız Örneklem (T) Testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) yöntemi kullanılmıştır.

Halkla ilişkilerKonaklama işletmeleriOtel işletmeciliği+3
Gizem Erdoğan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyon imajında yerel mutfağın önemi: Kastamonu ili örneği

Turizm alanında en çok kullanılan terimlerden biri haline gelen destinasyon kavramı, bir yerin sahip olduğu soyut ya da somut birçok özelliği içine alarak yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çeken bütünleşik bir ürün özelliğindedir. Özellikle son zamanlarda adından sıkça söz ettiren ve destinasyonun özelliklerden biri olan gastronomi turizmi, asıl amacı kültürlerin mutfak lezzetlerini anlamak olup bunun yanında yörelerin tarihi, kültürü, doğası vb. değerlerini de görüp deneyimlemelerini sağlayan bir turizm çeşididir. Öyle ki ziyaretçilerin destinasyonları tercih sebeplerindeki önemi gün geçtikçe artan gastronomi turizmi, 812 çeşit yemeğe sahip Kastamonu'da da etkisini göstermeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı Kastamonu'ya gelen yerli turistlerin Kastamonu Mutfağını değerlendirerek, yerel mutfağın Kastamonu ili destinasyonu imajındaki önemini ortaya koymaktır. Araştırmanın evrenini 2017 ve 2018 yıllarında Kastamonu'ya gelen ziyaretçiler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi, evrenden tesadüfî örneklem yoluyla seçilen 400 kişiden oluşmaktadır. Araştırma konusu ile ilgili literatür taraması ve anket çalışması yapılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre destinasyon seçiminde bölge mutfağının yeri tarihi yerler, doğal çevre, kültür/sanat, aile bağları, dinlenme gibi etkenlerden sonra gelmektedir. Bulgular ankete katılan ziyaretçilerin Kastamonu mutfağını beğendiklerini ve tekrar tercih edeceklerini göstermektedir. Anahtar kelimeler: Destinasyon, Destinasyon İmajı, Gastronomi Turizmi, Yerel Mutfak, Kastamonu Mutfağı.

DestinasyonGastronomiKastamonu+3
Nagihan Yüce
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu'da gastronomi turizmi kapsamında yöresel yemeklerden turistik ürün olarak yararlanılması

Gastronomi turizmi tüm dünyada ve Türkiye'de turizm türleri arasında önemi her geçen gün artmaya devam eden bir olgu olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye sahip olduğu zengin mutfağı ile bu turizm türünde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yerini almaktadır. Verimli topraklara sahip Anadolu coğrafyasının binlerce yıldır bünyesinde barındırdığı medeniyetler, her bir yöresinde sayısız lezzetin oluşmasına olanak sağlamıştır. Günümüzde bu lezzetler yöresel yemekler olarak daha çok tercih edilir duruma gelmiş ve turistlerin gittikleri yerlerde aradıkları en önemli ürünler haline dönüşmüştür. Gastronomi turizminde yöresel yemeklerin artan bu önemi, bu yemeklerin nasıl başarılı turistik ürünler olarak sunulabileceği sorusunu beraberinde getirmiştir. Bu noktadan hareketle bu tez çalışmasında gastronomi turizminde yöresel yemeklerden turistik ürün olarak nasıl yararlanabilineceğinin araştırılması ve ortaya koyulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yöresel yemekler açısından son derece zengin olan Kastamonu yöresinde nitel bir araştırma yürütülmüştür. Kastamonu turizm profesyonellerine yönelik olarak gerçekleştirilen bu araştırmanın örneklemine 25 kişi dahil edilmiştir. Araştırma sonucunda Kastamonu'da yöresel yemeklerden turistik ürün olarak yararlanabileceği ve turistik ürünlerin oluşturulmasındaki unsurların nasıl olması gerektiği bulgularına ulaşılmıştır.

GastronomiKastamonuMutfak turizmi+3
Nesrin Önal
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yöresel yemekler ne kadar yöresel? Kastamonu mutfağı için bir sorgulama

Miras, kuşaklar arası aktarılan önemli ve değerli birikimdir. Bir ülkenin yeni nesillere aktaracağı kültürel miraslarından biri de şüphesiz mutfak kültürüdür. Turizmin çeşitlendirilmesinde ve tüm yıla yayılmasında yöresel ürünler ve yöresel yemekler, Gastronomi Turizmi'ne yönelik tercihli bir talep yaratılmasında büyük bir rol oynamaktadır. Yöresel Yemekler çekicilik unsuru olmasının yanı sıra günümüzde artan yaşam standartlarına, yükselen bilinç düzeyine, doğal ve sağlıklı olmasına bağlı olarak da talep görmektedir. Amacı sadece karın doyurmak olmayan, kültürü tanıma, deneyimleme, arzu ettiği ürüne ve yemeğe ulaşabilme olan misafirler, karşılığını da cömertçe vermeye hazırdır. Ülkelerin, bölgelerin, illerin hatta ilçelerin turizm pastası payını arttırabilmek için yoğun çaba sarf ettiği bu alanda, yöresel ürünlerin ve yöresel yemeklerin önemli bir fark yaratacağı aşikârdır. Gerçek anlamda yöresinde üretilen yöresel ürünler ve bu ürünlerle hazırlanan Yöresel Yemekler orijinal tatları oluşturmakta ve aranılan damak tadını yaşatılmasını olanaklı kılmaktadır. Bu durum aynı zamanda yöresel üreticileri ve yöresel yemek sunan işletmeleri, tanınırlılığın yanında ekonomik anlamda da pozitif etkilemektedir. Derin tarihi ve kültürel birikimi ile çok çeşitli sayıda yöresel ürün ve yöresel yemeğe sahip Kastamonu Mutfak Kültürü de bu alanda büyük bir potansiyele ve öneme sahiptir. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Kastamonu Mutfağı'nı ve Mutfak Kültürü'nü oluşturan Yöresel Ürün ve Yöresel Yemeklerin neler olduğunun saptanması, bu ürün ve yemeklerin hangilerinde, ne oranda Yöresel Gıda kullanıldığının belirlenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılan tarama modelinde bir araştırmadır. Araştırma amaçlarına erişilebilmesi için öncelikle ilgili yazın derinlemesine taranmış, önceki çalışma deneyimlerinden faydalanılmıştır. Bunun yanı sıra yapılandırılmış görüşme formları ile yüz yüze görüşmeler yapılmış, elde edilen veriler betimleyici ve içerik analizi yöntemlerinin birlikte işe koşulduğu bir yaklaşımla çözümlenmiştir. Çalışma sonucunda, ilgili yazından elde edilen veriler ile bulgular uyuşmuş, yöresel ürünlerin ve yemeklerin büyük oranda korunduğu, tariflerde tartının çok kullanılmayıp göz kararı uygulama yapıldığı, tariflerin aile içi aktarımlarla korunduğu, Kastamonu Mutfağı'na ait birçok yöresel ürün ve Anadolu'nun birçok yerinde bilinmeyen Kastamonu Mutfağı'na ait yemekler olduğu bulgularına ulaşılmıştır.

KastamonuMutfak turizmiYemek kültürü+2
Metin Mızrak
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm eğitimi almakta olan lisans öğrencilerinin sektörel algı ve tutumları ile kariyer planları arasındaki ilişki: Kastamonu Üniversitesi örneği

Turizm dünyada hızla gelişen, ülkeler için hayati önem taşıyan yüksek gelir potansiyeline sahip bir sektördür. Globalleşen dünyada ülkeler, ekonomileri için bu derecede önemli olan turizm gelirlerinden en iyi şekilde yararlanmak için birbirleriyle yarış halindedirler. Ülkelerin turizm gelirlerini en üst düzeye çıkarabilmek için kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyeti sağlaması gerekmektedir. Bir hizmet sektörü olan turizmde insan unsuru ön plana çıkmaktadır. İnsan unsurunun ön plana çıktığı turizm sektöründe kaliteli hizmet ve müşteri memnuniyetini sağlamanın en önemli yolu nitelikli personelle mümkün olacaktır. Bu bağlamda çalışma lisans düzeyinde turizm eğitimi almakta olan turizm öğrencilerinin sektöre yönelik algı ve tutumlarıyla kariyer planları arasındaki ilişkinin ortaya konması amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın amacı doğrultusunda ilk olarak derinlemesine bir literatür taraması yapılmış ve araştırmanın teorik kısmı hazırlanmıştır. Bununla birlikte araştırma amacını gerçekleştirmek için ilgili yazında hazır olan bir ölçek seçilmiş ve araştırmanın veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Anket sonucunda elde edilen verilerin çözümlenmesinde Sosyal Bilimlerde yaygın olarak kullanılan bir istatistik paket programından yararlanılmıştır. Araştırmanın ana kütlesini 2017-2018 yılında Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi Turizm ve Otel İşletmeciliği Bölümü'nde eğitim gören 392 öğrenci oluşturmuştur. Öğrencilerin sektöre yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla elde edilen verilere faktör analizi uygulanmış ve 8 boyut elde edilmiştir. Bu boyutlar arasındaki anlamlılığı incelemek için korelasyon analizi de yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda turizm eğitimi almakta olan lisans öğrencilerinin turizm sektörünü kariyer olarak seçmeleri konusundaki en önemli boyut "kişi sektör uyumu" olarak tespit edilmiştir.

AlgıKariyer planlamaKastamonu+5
Tugay Çeçe
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kastamonu'ya gelen kayak turistlerinin coğrafi işaretli ürün algısı

Yöresel ürünlerin ve yerel değerlerin turizm ürüne dönüştürülmesi noktasında coğrafi işaretler, bölgelere turist çekmede önemli bir potansiyele sahiptir. Ülkemiz sahip olduğu konum, iklim kuşağı, toprak yapısı, doğal ve kültürel özellikleri ile çok zengin bir coğrafi ürün yelpazesine sahiptir. Coğrafi işaretler, günümüzün alternatif turizm arayışları çerçevesinde değişen turizm talebine cevap verebilecek yöresel ürünlerin turistlere sunulmasını ve aynı zamanda bu ürünlerin koruma altına alınmasını sağlamaktadır. Yöresel değerlere olan ilginin arttırılarak talep edilmesinde önemli bir yere sahip olan coğrafi işaretler, bu ürünlerin korunarak gelecek nesillere aktarılmasını sağlamakta ve böylece bölgesel kalkınma ve turizmle ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı da "Coğrafi İşaret" kavramı ile "Turizm" ilişkisini ortaya koymaktır. Ayrıca Kastamonu ilinin coğrafi işaretli ürünleri hakkında bilgi vermek ve coğrafi işaretlemenin Kastamonu'nun turizm tanıtımındaki etkisini ölçmektir. Bu amaçlar doğrultusunda çalışmada hem nitel hem de nicel araştırma yöntemleri içeren karma bir yöntem kullanılmıştır. Kastamonu'yu ziyaret eden kış turistlerine coğrafi işaret ve turizm ilişkisini ölçmek için anket uygulanmıştır ve aynı zamanda paydaşlarla görüşme gerçekleştirilmiştir. Anket verilerine uygulanan faktör analizi sonuçlarına göre en önemli boyut "Coğrafi işaretli ürünlerin niteliği" boyutu olmuştur. Anket sonuçları ve paydaşların görüşleri incelendiğinde coğrafi işaretlerin bölge ekonomisine katkı sağladığı, bölgenin turizm potansiyelini arttırdığı ve bölge için bir tanıtım aracı olarak kullanılabileceği ortaya çıkmıştır.

Coğrafi işaretlerKastamonuKayak+6
Senem Duman
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnanç turizmi destinasyonlarının yönetimi: Kastamonu Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli örneği

Kastamonu farklı turizm türlerinin yaşandığı bir şehirdir. Bu şehirde inanç turizmi ise diğer turizm türlerine göre potansiyeli daha yüksek yapıdadır. Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli ve Külliyesi bu potansiyel içerisinde şehirde en çok ziyaret edilen inanç destinasyonudur. Hazırda bulunan bu potansiyelin daha işlevsel ve sürdürülebilir şekilde geliştirilebilmesi için daha etkin bir destinasyon yönetimine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu aşamada dikkat edilmesi gereken husus, çok paydaşlı bir yapıyı bünyesinde bulunduran bu destinasyonun, anlamlı ve sistematik bir yapı içerisinde ele alınması gerekliliğidir. Araştırmanın amacı: Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli ve Külliyesinin Kastamonu'da oluşturduğu inanç turizmi potansiyelinin detaylı bir şekilde incelenmesi, bu potansiyele olumsuz etki yapan sorunların belirlenmesi ve odak grup görüşmesinden elde edilen değerlendirmeler ile bu sorunların çözümüne ilişkin önerilerin sunulmasıdır. Araştırma yöntemi olarak odak grup görüşmesi tercih edilmiştir. Görüşmede konuya ilişkin çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, özel sektör ve sivil toplum kuruluş temsilcileri yer almıştır. Görüşme sonunda elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Çözümleme neticesinde Hz. Pir Şeyh Şaban-ı Veli İnanç Turizmi Destinasyonu'nun daha etkili idaresine yönelik öneriler sunulmuştur.

DestinasyonKastamonuTurizm+4
Şenol Karabaltaoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turizm fakültesi öğrencilerinin Rusça öğrenmeye karşı tutumları

Turizm sektörü, gün geçtikçe gelişen ve ülkenin ekonomisine yüksek derecede katkı sağlayan bir aktivitedir. Bu sektörün sürdürülmesi ve ilerlemesi için yabancı dil bilgisinin oldukça gerekli olduğu kaçınılmaz bir gerçektir. Turizm eğitimi veren orta ve yükseköğretim kurumlarında yabancı dil seçenekleri her gün artmakta ve öğrenimi daha ağır basmaktadır. Bu dillerden biri de Rusça'dır. Eski Sovyet Birliğinin parçalanması sonrası da hâlâ 15 ülkede önemini yitirmeyen ve konuşulmakta olan Rusça, Türkiye Cumhuriyetine en çok turist gönderen Rusya Federasyonu'nun devlet dilidir. Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi de Rusça eğitimi vermektedir ve öğrenimine oldukça özen göstermektedir. Bu çalışma kapsamında Turizm Fakültesi öğrencilerinin genel yabancı dil öğrenimine karşı tutumlarının araştırılması hedeflenmiştir. Bu bağlamdan yola çıkarak, tam hedef noktası Rusça olarak belirlenmiştir. Çalışma; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencilerinin Rusça öğrenmeye karşı bilişsel, duyuşsal ve davranışsal tutumlarını ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Ayrıca, bu çalışmada katılımcıların cinsiyet, yaş, bölüm, sınıf ve haftalık Rusça öğrenmeye ayırdıkları süre gibi demografik bilgilerinin de araştırılması amaçlanmıştır. Bu araştırmanın bilgileri, nicel araştırma yöntemlerinden anket uygulaması tekniği ile elde edilmiştir. Çalışmanın örneklemini ise, Turizm Fakültesinde eğitim alan Turizm ve Otel İşletmeciliği ve Turizm Rehberliği bölümlerinden toplam 308 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın sonucunda ise Turizm Fakültesi öğrencilerinin Rusça ve yabancı dil öğrenmeye karşı tutumlarının oldukça olumlu görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu çalışmadan çıkan bir diğer sonuç ise, katılımcıların dil öğrenirken en çok istedikleri ve kendilerini en çok motive ettiren sebebin Rusça'yı çok iyi derecede konuşabilmek olduğu anlaşılmıştır. Verilеrin аnalizi için Fаktör Аnalizi kullanılmıştır. Verilerin analizi %95 güven düzeyi ile çalışılmıştır. Tüm bu istаtistiksеl işlеmler SPSS v22.0 prоgramı аracılığıyla gerçеkleştirilmiştir.

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriRusça+6
Shadiyam Gozhalımova
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aksaray ilinde kültürel bir değer olarak inanç turizmi potansiyelinin incelenmesi

İnsan, yaratılışından bu yana bir nesneye ya da bir varlığa inanmaya ihtiyaç duymuştur. Bu kapsamda "din" kavramının ortaya çıkması ve kişilerin farklı dinlere inanması dünya üzerinde aynı dine mensup insanların birbirleri ile sürekli etkileşim halinde olmasına imkan sağlamıştır. Dini açıdan sürekli etkileşim içerisinde bulunan insanların yapmış oldukları seyahatler, kültürel anlamda belirtilen alternatif turizm çeşitleri arasından inanç turizmi başlığı altında değerlendirilmektedir. Ülkemizde inanç turizmi kapsamında her yıl birçok ziyaretçiye ev sahipliği yapan ve bununla birlikte İslam Dini ve Hıristiyanlık Dinine ait bir çok kutsal mekan ve dini değerlere sahip olan illerden biri de Aksaray‟dır. Çalışmanın temel amacı Aksaray ilinin inanç turizmi kapsamında mevcut potansiyelinin belirlenmesi ve belirlenen bu potansiyelin arttırılmasına ilişkin önerilerin sunulmasıdır. Çalışma kapsamında nitel araştırma yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmanın literatür kısmında doküman analizi ve yöntem kısmında da yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Ayrıca elde edilen veriler betimsel ve içerik analiz teknikleri ile analiz edilmiştir. Bu kapsamda da Aksaray ilinde kamu ve özel sektörde çalışan üst düzey 20 yönetici ile birlikte 2 akademisyen ve 2 dernek başkanı olmak üzere 24 kişi ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular, tarihi, dini ve kültürel anlamda potansiyeli yüksek olan Aksaray ilinin, bu potansiyelden yeteri kadar yararlanamadığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Ayrıca Aksaray ilinin inanç turizmi kapsamında gelişiminin sağlaması için de öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kültür, İnanç, Turizm, İnanç Turizmi, Aksaray

AksarayKültürKültürel değerler+1
Yaşar Adak
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızistan'ın somut olmayan kültürel mirasının turistik ürün olarak pazarlanması

Bir halkın medeniyeti, dili, kültürü ve örf adeti o halkın kimliğini oluşturur. Belirli bir toplumun yıllarca kimliğini kaybetmemesi ve bir millet olarak hayatını sürdürebilmesi için öz ana dilini kullanarak, unutulmamasını sağladığı kadar, kültürünü ve örf adetlerini de sürdürerek yaşatması da oldukça önemli bir kuraldır. Turizm küreselleştikçe ülkelerin ekonomisinin en önemli konumunu almıştır. Teknoloji ve iletişim geliştikçe insanların dünyanın bir ucundan diğer ucuna gitme olasılığı daha da kolaylaşmış ve böylece dünya küçülmeye başlamıştır. Bu sebeple turizm sektörü de hızla gelişen ve dünya ekonomisinin önemli bir parçası konumuna gelmiştir. Son yıllarda insanlar farklı amaçlarla dünyayı dolaşmaktadır. Bunun içinden kültür turizmi öncelik olarak insanlar kendilerini geliştirme açısından, dünyayı tanımasında, halkların birbiriyle kaynaşmasında, aynı zamanda bir halkın kültürünü sürdürebilirliği, kendisini dünyaya tanıtması ve gelişmesi açısından çok önemli rol oynamaktadır. Bu çalışmada Kırgız geleneksel kültürü incelenerek, bu kültürün içinden somut olmayan kültürel miras unsurları turistik ürün olarak pazarlanabilecek ve bu turistik ürünler nasıl pazarlanabilecek sorunlarına çözüm arayarak, bir sonuca ulaşmak amaçlanmaktadır. Araştırmada niteliksel analiz yöntemlerinden biri nitel soru formu yöntemi tercih edilmiştir. Nitel soru formu katılımcıları özel sektörden ve sivil toplum kuruluşların temsilcilerinden oluşmuştur. Toplanan verilerin değerlendirilmesinde analitik genelleme yapılmıştır. Analiz sonucunda Kırgızistan'ın somut olmayan kültürel mirasının turistik ürün olarak değerlendirmesine yönelik bir takım öneriler sunulmuştur.

Kültürel mirasKırgızistanSomut olmayan kültürel miras+4
Darıgül Abdumamatova
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Algılanan destinasyon imajının tekrar ziyaret ve tavsiye üzerine etkisi: Ilgaz Dağı Milli Parkı örneği

Turizm sektörünün son zamanlarda gelişmesi ve insanların turizm faaliyetleri kapsamında farklı yerler görmek ve keşfetmek istedikleri görülmektedir. Bu istekler sonucunda insanların destinasyon seçimi konusunda daha seçici ve imaj açısından kendilerine daha uygun olanı tercih ettikleri de gözlemlenmektedir. Daha çok kış turizmi kapsamında önemli bir destinasyon olan Ilgaz Dağı Milli Parkı son zamanlarda turistler tarafından tercih edildiği görülmektedir. Bu çalışmada Ilgaz Dağı Milli Park'ını ziyaret eden turistlerin algıladıkları imajın tekrar ziyarete etkisi ve başka insanlara tavsiye etme arasında anlamlı bir fark olup olmadığını ortaya koymak amaçlanmıştır. Çalışmada yüz yüze görüşme tekniği yöntemi ile anket uygulanmış ve araştırma Ilgaz Dağı Milli Parkı'na gelen ziyaretçileri kapsamaktadır. Çalışma kapsamında frekans, t testi, anova ve korelasyon testleri yapılmıştır. Sonuçlar doğrultusunda Ilgaz Dağı Milli Park'ının algılan imajının yüksek oranda olumlu olduğu ortaya konmuştur. Araştırmada oluşturulan hipotezler sonucu, Ilgaz Dağı Milli Parkı'nı ziyaret eden bireylerin destinasyon imajı algıları ile destinasyonu tekrar ziyaret niyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu ortaya konulmuştur. Araştırmanın başka bir hipotezi olan Ilgaz Dağı Milli Parkı'nı ziyaret eden bireylerin destinasyon imaj algıları ile destinasyonu tavsiye niyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki olduğu bulunmuş ve hipotezler doğrulanarak kabul edilmiştir. Bu hipotezler sonucunda, Ilgaz Dağı Milli Parkı'nın algılanan destinasyon imajının, insanların tekrar ziyaret niyetlerini ve başkalarına tavsiye etme niyetlerini olumlu yönde etkilediğini ortaya koymuştur. Bu sonuçların gelecekte yapılacak olan çalışmalara da katkılar sağlayabileceği ifade edilebilir.

DestinasyonIlgaz Dağı Milli ParkıKış turizmi+5
Eda Tecimen
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Somut olmayan kültürel mirasın turizm alanında Değerlendirilmesi: Gazipaşa örneği

Günümüzde teknolojinin gelişmesi ile birlikte insanlar, kendi kültürlerinden uzaklaşarak kendilerine ait olmayan bir kültürün içinde bulmaya başlamışlardır. Fakat kültür bir toplumun kimliği ve benliğini oluşturmaktadır. Somut olmayan kültürel miraslar da toplumların kültürel kimliklerini oluşturmadaki en önemli yapı taşı görevini üstlenmektedirler. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte somut olmayan kültürel miraslar Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de giderek unutulmaya başlanmış ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya gelmişlerdir. UNESCO 2003 yılında Paris'te yapılan bir konferansta "Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesini" kabul etmiştir. Türkiye ise bu sözleşmeyi 2006 yılında kabul edilmiştir. Türkiye bu önemli gelişme ile somut olmayan kültürel mirasların korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması konusunda yeni bir döneme adım atmıştır. Somut olmayan kültürel mirasları gelecek kuşaklara aktarmanın yanında birde bu mirasları turizm alanında nasıl değerlendire biliriz? sorunun yanıtı aranmıştır. Nedeni ise her kültür öğesinin turizm sektöründe bir turistik ürün niteliği taşımasıdır. Somut olmayan kültürel miraslarda toplumların kültürlerinden meydana geldiği için turistik ürün olarak karşımıza çıkmaktadır. Her turistik üründe olduğu gibi dünyada insanların farklı kültürlere olan merakı da giderek artmıştır. Bu araştırmanın amacı; Antalya ilinin Gazipaşa ilçesindeki somut olmayan kültürel mirasların gün yüzüne çıkartarak gelecek kuşaklara aktarılması ve turizme kazandırılmasıdır. Böylece tüm dünyada olduğu gibi Gazipaşa'nın da kültür turizminden hak ettiği payı alması hedeflenmektedir. Araştırmanın yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmecilere ise yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler ise betimsel analiz tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Gazipaşa'nın somut olmayan kültürel miraslarının turizm alanında nasıl değerlendirileceği hakkında öneriler sunulmuştur.

Antalya-GazipaşaDestinasyonKültürel miras+4
Yusuf Özsoy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İpek Yolu'ndaki kültürel mirasın dünya turizmine katkıları: Kazakistan örneği

Bu çalışmada, Ulu İpek Yolu'nun Atlas Okyanus'undan Çin'e Avrupa ve Asya'yı geçen, sadece ortaçağ döneminde ki eski bir ticaret aracı olmadığı, Batı ve Doğu kültürleri arasında iletişim köprüsü olduğu belirlenmiş olup, günümüz dünyasında da ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan büyük önem arzettiği tespit edilmiştir. Bu ticaret yolunun barış eksenli olarak turizm açısından değerlendirilip değerlendirilemeyeceği incelenmiştir. Rotanın uzun kısmı Kazakistan ve Orta Asya'dan geçmiştir. Çalışmamızda, Ulu İpek Yolu'nun dünya uygarlığına ve kültürüne katkısı, onun içinde Türk-İslam medeniyetinin dünya medeniyetine ve insanlığa kazandırdığı çok zengin somut ve somut olmayan kültürel miraslar ele alınmıştır. Orta Asya'da Ulu İpek Yolu'nun Orta Çağ'da altın dönemlerini yaşamış olduğu tespit edilmiş; Kaşgarlı Mahmud, Biruni, İbn-i Sina, Farabi, Ali Kuşçu gibi aydınların da, Ulu İpek Yolu'nun Orta Asya'da kurduğu medeniyetin düşünce ve bilim meyveleri olduğu gözlemlenmiştir. Çin, Fars, Hindu, İslam medeniyetlerinin kavşağında yer alan Orta Asya'lı aydınlar, bütün bu kaynaklardan beslenerek eserlerini vermişlerdir. Avrasya'nın kıtalararası karayolu ticaret yollarının oluşup gelişmesi, büyük antik devletlerin kültürel mirasların meydana çıkarılması, mevcut ülkeler arasında güvenli barış çabaları gerektiren uzun vadeli siyasi, diplomatik ve ticari ilişkilerin kurulması günümüz Ulu İpek Yolu'nun temel meseleleriyle ilgilidir. Ulu İpek Yolu'nda yayılan medeniyet unsurları sadece ticaret ve yol sistemleriyle ilgili değildir. Kervanlar, kervansaraylar, pazarlar, çarşılar ve bu çerçevede gelişen şehirler Ulu İpek Yolu'nun sembolleri durumundadır. Bu kültürel değerlerin uluslararası turizme kazandırılması büyük önem arz etmektedir. Çalışmamızda; İpek Yolunun mevcut durumu, Ulu İpek Yolu uzmanlarının ve halkın görüşleriyle tespit ederek, Kazakistan turizmine yeni bir bakış açısı kazandırılabileceği düşünülmektedir.

KazakistanKültürel mirasOrta Asya+5
Karlygash Sartayeva
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Destinasyon imajınıın ve ziyaretçi memnuniyetinin destinasyon aidiyeti üzerine etkisi

Bu araştırmada destinasyon imajı, ziyaretçi memnuniyeti ve destinasyon aidiyeti arasındaki ilişkileri bütünleşik bir bakış açısıyla araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, ilgili alanyazın incelenmiş ve alanyazındaki çalışmalardan hareketle bir model geliştirilmiştir. Geliştirilen modeli test edebilmek için 15 Haziran-25 Ağustos 2018 tarihleri arasında Kırşehir ilinin Kaman ilçesini ziyaret eden ziyaretçiler arasından kolayda örnekleme yöntemi ile 716 ziyaretçiye yüz yüze anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22.0 ve Lisrel 8.72 For Windows paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler neticesinde destinasyon imajı faktörlerinden destinasyon markasının, ziyaretçi memnuniyeti ve destinasyon aidiyeti üzerine herhangi bir etkisin olmadığı, eğlence ile doğa ve kültür faktörlerinin ise ziyaretçi memnuniyeti ve destinasyon aidiyeti üzerine etkisinin olduğu tespit edilmiştir.

AidiyetDestinasyonKırşehir-Kaman+5
Mustafa Taylan Dağıstan
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Destinasyonda markalaşma olgusu: Şanlıurfa için bir model önerisi

Günümüz çetin rekabet koşullarında, destinasyonlar pastadan daha fazla pay alabilmek için farklılaşma yolunda önemli adımlar atmaktadır. Bu noktada, yapılabilecek en önemli atılımlardan biri de markalaşmadır. Şanlıurfa, özellikle inanç turizmi, kültür turizmi ve gastronomi turizmi türlerine ev sahipliği yapacak potansiyele sahip bir şehirdir. Ancak mevcut imkânlar, Şanlıurfa'nın bir turizm kenti olarak kabul görmesi için etkin kullanılmamaktadır. Bu araştırmanın amacı, Şanlıurfa İlinin destinasyonda markalaşabilmesi için turizm potansiyelini belirlemek, mevcut turistik imajını ölçmek, yerli ziyaretçilerin Şanlıurfa'ya yönelik algılarını tespit etmek ve bunlara bağlı olarak bir model önerisi sunmaktır. Bu araştırmada nicel yöntem ve betimsel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada anket tekniğinden yararlanılarak araştırma örnekleminden veri elde edilmiştir. Elde edilen veriler, sosyal bilimlerde sık kullanılan istatistiksel bir paket programı yardımıyla çözümlenmiştir. Bu kapsamda, sıklık analizi, faktör ve güvenirlik analizi, korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve ANOVA testleri uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda, marka kent algısının yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna ve aylık gelire göre farklılık göstermediği; Algılanan Kalite, Algılanan Değer, Destinasyon İmajı, Memnuniyet ve Marka Kent ölçeklerinde yer alan ifadelere verilen cevapların ortalamalarının yüksek olduğu belirlenmiştir. Son olarak, Şanlıurfa'nın destinasyonda markalaşması açısından fayda sağlayabilecek bir model önerisi ortaya konmuştur.

DestinasyonMarkalaşmaTurizm+3
Emrah Yaşarsoy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırgızistan'da turistik ürün çeşitlendirilmesi ve pazarlanması

Turizm sektörü gün geçtikçe gelişmekte ve dünya ekonomisine çok büyük katkıda bulunmaktadır. Turizmin gelişmesine katkıda bulunan turistik ürün yapısı hızla çeşitlenmekte ve pazarlanmaktadır. Bu çalışmada Kırgızistan'da turistik ürün yapısını çeşitlendirmek ve pazarlamak konusu ele alınmıştır. Kırgızistan doğa açısından çok büyük potansiyele sahip olmakla birlikte keşfedilmeye devam etmektedir. Günümüzde Kırgızistan turizm sektörü açısından büyük potansiyele sahip bir Orta Asya ülkesidir. Özellikle Dağ turizmi, Kış turizmi, Kültür turizmi, Yayla turizmi vb. turizm çeşitleri açısından çok zengin ve gelişmeye ihtiyaç duymaktadır. Bu araştırmanın amacı, nitel araştırmaya yer verilip görüşme yöntemiyle Kırgızistan'da turistik ürün çeşitlendirilmesi ve pazarlanmasına yönelik önceden yapılan çalışmaları inceleyerek, hangi turistik ürünleri çeşitlendirmek ve bu süreçte hangi yollara başvurmak daha sonra nelere dikkat edilmesi gerektiğinin belirlenmesidir. Bu araştırmada sonuç elde edebilmek için Kırgızistan'ın turizm sektöründe çalışan uzmanların görüşleri alınmış ve çözüm önerileri sunulmuştur.

KırgızistanPazarlamaTuristik ürünler+6
Gulaıym Katagan Kyzy
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

UNESCO geçici listesine alınan kasaba köyü Mahmutbey Camii ve Kastamonu turizmine yönelik değerlendirmeler

Geçmişten günümüze kadar gelmiş olan yeryüzü üzerindeki bütün kültürlerin ve medeniyetlerin ortak mirasını muhafaza etmeyi ve kuşaktan kuşağa devretmeyi hedefleyen UNESCO, üye devletlerin sahip olduğu kültürel, doğal ve karma niteliğe sahip varlıkları Geçici ve Kalıcı Listesi'ne alarak korumayı gaye edinmiştir. Bu tezin amacı, 15 Nisan 2014 tarihinde UNESCO Geçici Listesi'ne alınan Mahmutbey Camii'nin ve çevresinin bu süreçten turizm açısından hangi yönde etkilendiğini tespit etmektir. Araştırmanın evrenini UNESCO sürecinde bugüne kadar yer alan Kastamonu'daki ilgili paydaşlar, Mahmutbey Camii'ni ziyaret eden yerli ziyaretçiler ve Kasaba Köyü'nde yaşayan yerel halk oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise nitel yöntemde Kasıtlı Örnekleme Yöntemi tercih edilirken, nicel yöntemde Basit Tesadüfi Örnekleme Yöntemi tercih edilmiştir. Elde edilen ikincil veriler yardımıyla Mahmutbey Camii'nin Geçici Liste'ye alınma sürecine dâhil olan ilgili paydaşlara ve Kasaba Köyü yerel halkına görüşme formu hazırlanmıştır. Görüşmeler, İçerik ve Betimsel Analiz ile yorumlanmıştır. Mahmutbey Camii'ni ziyaret eden ziyaretçiler için ise anket formu oluşturulmuştur. Anketten elde edilen veriler istatistik programıyla analiz edilmiştir. Çalışmada ölçek puanlarının ilişkisi Pearson korelasyon testi ile, memnuniyet üzerine etki eden faktörler Regresyon testi ile, ölçek puanlarının demografik değişkenlere göre farklılık göstermesi ise bağımsız gruplar t ve ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Ayrıca ANOVA testi ile fark bulunan puanlar için gruplar arası çoklu karşılaştırma Tukey testi ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; Mahmutbey Camii'nin UNESCO Geçici Miras Listesi'nden UNESCO Miras Listesi'ne geçmesi için hiçbir çalışma yürütülmediği görülmektedir. Ziyaretçilere göre ise; Mahmutbey Camii'nin turizme kazandırılamamasındaki en büyük sıkıntının tanıtım eksikliği olduğu bulgulanmıştır. Kasaba Köyü Mahmutbey Camii'nin Geçici Liste'ye alınmasının yerel kalkınmaya etkisinin büyük olduğu düşünülmese de Kasaba Köyü'nde yaşayan yerel halkın yaşam kalitesini ve prestijini artırdığı görüşü hakimdir.

CamilerKastamonuKültürel miras+4
Elif Nur İrem Durmuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Turizmde yeni ürün geliştirme stratejileri: Kastamonu örneği

Turizm sektörü yoğun rekabete sahne olan dinamik bir sektördür. Öyle ki, bu sektörde sadece turizm işletmeleri değil, aynı zamanda ülkeler de birbirleriyle rekabet içerisindedir. Bu rekabette üstünlük sağlama amacını taşıyanlar, yeni ve alternatif turizm ürünlerini müşterilerine, sunmaya çalışmaktadırlar. Turizmde ürün çeşitliliğini sunarak daha fazla turist çekmek isteyen ülkeler, klasik güneş-deniz-kum turizminin dışında farklı turizm faaliyetlerini de gerçekleştirmektedirler. Kastamonu ili potansiyel olarak inanç turizminden, doğa turizmine varana dek çok farklı türden turizm faaliyetlerinin gerçekleştirilebileceği bir il konumundadır. Bu tez çalışmasının temel amacı, Kastamonu ilinin turizm potansiyelini incelemek, Kastamonu'daki mevcut turizm ürünlerinin geliştirilmesi için yapılması gerekenlere vurgu yapmak ve Kastamonu'daki turizmin geliştirilmesi için oluşturulması gereken stratejileri turizmcilerin gözüyle ele almaktır. Çalışmanın amacı doğrultusunda Kastamonu'daki 22 turizmci araştırmanın evrenini oluşturmaktadır. Araştırmada yöntem olarak nitel görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmaya katılanların vermiş olduğu bilgiler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Katılımcılardan elde edilen bilgiler değerlendirilerek bazı önerilerde bulunulmuştur. Yapılan analiz neticesinde, Kastamonu ilinde yeni turizm ürünü geliştirmekten ziyade, mevcut turizm ürünlerinin geliştirilmesinin daha doğru olacağı ve Kastamonu turizminin gelişimine gerek yerel halk ve yerel yönetimin, gerekse de devletin destek vermesinin şart olduğunu söylemek mümkündür.

KastamonuTuristik ürünlerTurizm+2
Özlem Alban
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00