Malatya Turgut Özal University
Discipline

Finansal Ekonometri Anabilim Dalı

Malatya Turgut Özal University

7

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

7 Theses
Master'sOpen AccessTR

E-7 ülkelerinde yeşil finansın çevre kirliliği üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu çalışma, yeşil finansın çevresel kirlilik üzerindeki etkilerini E-7 ülkeleri için 2000–2023 dönemine ait yıllık gözlemler doğrultusunda araştırmayı amaçlamaktadır. Analizler ülkeler arası karşılıklı etkileşimleri ve yapısal farklılıkları dikkate alan ikinci nesil panel veri yöntemleri çerçevesinde gerçekleştirilmiştir. Bu doğrultuda çalışmada öncelikle yatay kesit bağımlılığı ve homojenlik testleri ile değişkenlerin durağanlık özelliklerini ortaya koyan CIPS panel birim kök testi ile sınanmıştır. Daha sonra uzun dönem ilişkilerin varlığı Gengenbach vd. (2016) eşbütünleşme testi ile araştırılmış ve uzun dönem katsayıları AMG (Augmented Mean Group) tahmincisi aracılığıyla elde edilmiştir. Ampirik bulgular, panel genelinde yeşil finansman artışlarının uzun dönemde karbon-dioksit (CO2) emisyonlarını azalttığını göstermekte ve yeşil finansın çevresel sürdürülebilirliği destekleyen bir araç olduğunu ortaya koymaktadır. Buna karşılık, kontrol değişkenleri olarak modele dâhil edilen kişi başına reel gayrisafi yurtiçi hasıla ile kişi başına enerji tüketiminin CO2 emisyonları üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı etkilere sahip olduğu belirlenmiştir. Bu sonuçlar, E-7 ülkelerinde ekonomik büyüme ve artan enerji talebinin çevresel baskıları sürdürdüğüne işaret etmektedir. Diğer taraftan, dış ticaret açıklığının CO2 emisyonları üzerindeki negatif ve istatistiksel olarak anlamlı etkisi, ekonomik küreselleşmenin çevresel verimlilik ve temiz teknolojilere erişim kanalıyla çevresel sürdürülebilirliği destekleyebileceğini göstermektedir. Ülke bazlı AMG tahminleri ise belirgin bir heterojenliğe işaret etmektedir. Enerji tüketimi değişkeni tüm ülkelerde CO2 emisyonları üzerinde pozitif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etki sergilemekte, bu durum fosil yakıtlara olan bağımlılığın çevresel bozulmanın temel belirleyicisi olmayı sürdürdüğünü göstermektedir. Yeşil finansman değişkeni açısından yalnızca Endonezya için istatistiksel olarak anlamlı ve negatif bir katsayı elde edilmiştir. Bu bulgu, yeşil finansman akımlarının Endonezya'da çevresel kaliteyi artırmada etkin rol oynadığını göstermektedir. Diğer E-7 ülkelerinde yeşil finansın etkisinin istatistiksel olarak anlamsız kalması, bu mekanizmaların etkinliğinin ülkeye özgü kurumsal ve yapısal faktörlere bağlı olabileceğine işaret etmektedir. Son olarak, ekonomik büyüme katsayısı ülke bazında istatistiksel olarak anlamsız bulunmuş, dış ticaret açıklığı değişkeni ise yalnızca Endonezya için CO2 emisyonlarını azaltıcı yönde anlamlı sonuç vermiştir.

Rabia Kuruçay
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Firmaların zombi olma potansiyelinin finansal göstergeler çerçevesinde analizi: BIST-50 Endeksi üzerine bir uygulama

Küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon, finansal krizler ve piyasalardaki belirsizlikler şirketlerin faaliyetlerini olumsuz etkilemekte; artan finansman maliyetleri, daralan talep ve yükselen üretim giderleri firmaların iş hacmini küçültmektedir. Devletler ve finansal kuruluşların sağladığı destekler ise finansal açıdan zayıf olmasına rağmen faaliyetlerini sürdüren "zombi şirketler" olgusunu daha görünür hale getirmektedir. Bu çalışmada, zombi şirket olgusu finansal göstergeler çerçevesinde incelenmiş ve BIST-50 endeksindeki firmalar üzerinden ampirik olarak analiz edilmiştir. Çalışmanın amacı, firmaların finansal göstergeleri aracılığıyla zombi olma potansiyellerini belirlemektir. Araştırmanın ampirik kısmında, BIST-50 firmalarının finansal verileri kullanılarak panel veri analizi yapılmış ve dinamik yapıyı dikkate almak amacıyla Genelleştirilmiş Momentler Yöntemi (GMM) uygulanmıştır. Bağımlı değişken olarak Altman Z skoru kullanılırken; toplam borç/öz sermaye, alacak devir hızı, net satışlar/kısa vadeli borçlar ve çeşitli borçluluk oranları bağımsız değişkenler olarak modele dâhil edilmiştir. Bulgular, zombi şirket olgusunun finansal göstergelerle güçlü ilişki içinde olduğunu göstermektedir. Özellikle yüksek borçluluk, düşük kârlılık ve yetersiz likidite düzeyleri firmaların zombi olma riskini artırmaktadır. Sonuç olarak, zombi şirketlerin finansal sürdürülebilirliği zayıflattığı ve ekonomik sistemde kaynak tahsis etkinliğini olumsuz etkilediği belirlenmiştir. Bu nedenle, zombi şirketlerin azaltılmasına yönelik finansal ve yapısal politikaların geliştirilmesi önem taşımaktadır.

Finansal analizİşletme performansı
Ömer Dayan
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal istikrarsızlığı etkileyen faktörlerin ekonometrik analizi

Finansal istikrarın sürdürülebilir büyüme ve ekonomik güven açısından kritik bir rol oynadığı dikkate alındığında, istikrarsızlığa neden olan faktörlerin belirlenmesi büyük önem taşımaktadır. Günümüzde finansal piyasalardaki dengesizlikler, ekonomik politikalara ve bireysel mutsuzluklara kadar yansıyabilmektedir. Dolayısıyla bir ülkenin ekonomik istikrarı, finansal piyasaların derinliği ile ilişkilidir. Bu çalışmanın amacı, finansal istikrarsızlık göstergelerinin makroekonomik değişkenler arasındaki etkileşimini analiz etmek ve söz konusu göstergelerin makroekonomik dengeler açısından önemini ortaya koymaktır. Çalışmada, 2008Q1–2025Q4 dönemine ait çeyreklik veriler kullanılarak, finansal istikrarsızlık göstergeleri ile makroekonomik değişkenler arasındaki ilişkiler, zaman serisi analizi kapsamında incelenmiştir. Analizde iki farklı model oluşturulmuştur. İlk modelde gayri safi yurtiçi hasıla büyüme oranı, bütçe dengesi, tüketici fiyat endeksi , üretici fiyat endeksi , tüketim ve tasarruf eğilimi, cari işlemler dengesi ve toplam yurtiçi kredi hacmi değişkenleri kullanılırken; ikinci modelde, söz konusu değişkenlere ek olarak, toplam yurtdışı kredi hacmi ve finansal sistemdeki toplam likitide değişkenleri analize dahil edilmiştir. Değişkenler arasındaki dinamik ilişkilerin belirlenmesi amacıyla Vektör Otoregresyon (VAR) modeli kurulmuş ve nedensellik ilişkilerinin tespit edilmesinde TodaYamamoto nedensellik testi kullanılmıştır. Çalışmada, para arzı (M2 ve M3), enflasyon göstergeleri (TÜFE ve ÜFE) ve finansal derinlik (DERİNLİK1, DERİNLİK2) değişkenlerinin ekonomik büyüme üzerinde belirleyici etkiler yarattığı tespit edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, para arzı değişkenlerinin bütçe dengesi, cari işlemler dengesi ve finansal derinlik üzerindeki etkileri, para politikasının aktarım mekanizmasının etkinliğine işaret etmektedir. Bulgular, finansal istikrar ile ekonomik büyüme arasında karşılıklı ve bütüncül bir ilişkinin varlığını ve politika yapıcılar açısından para politikası, maliye politikası ve makro ihtiyati politikaların koordineli şekilde yürütülmesinin önemini ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, finansal istikrarın sağlanmasında para politikası araçlarının etkin kullanımı, enflasyonun kontrol altında tutulması ve finansal piyasaların derinliğinin artırılması büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, politika yapıcıların finansal istikrarsızlık göstergelerini yakından izleyerek proaktif ve koordineli politikalar geliştirmesi gerekmektedir.

Ümmühan Özlem Günay
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2026
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iller ve bölgeler bazında konut balonunun varlığının araştırılması

Barınma ihtiyacı geçmişten günümüze kadar bireylerin temel ihtiyacı olarak tanımlanmaktadır. Bu ihtiyacın karşılanmasında en büyük aktör konutlardır. Konut arz ve talebindeki dengesizlikler konut fiyatlarında dalgalanmalara neden olmaktadır. Bu noktada konut balonları kavramı ön plana çıkmaktadır. Konut balonları konut fiyatlarının yapay olarak yükselmesini ifade etmektedir. Türkiye'de konut balonlarının varlığına ilişkin tartışmalar uzun bir süreci kapsamaktadır. Özellikle 6 Şubat 2023 depremi sonrasında Türkiye genelinde konut fiyatlarındaki artış akıllara "Konut balonu var mı?" sorusunu getirmektedir. Bu kapsamda çalışmada 2010 – 2024 dönemi için bölgeler bazında konut fiyat endeksleri, seçilmiş iller bazında konut birim fiyatları dikkate alınarak konut balonlarının varlığının araştırılması amaçlanmıştır. Konut fiyat endekslerinde ve konut birim fiyatlarında balonların var olup olmadığı sağ kuyruklu Augmented Dickey Fuller birim kök (RTADF), Eküs Augmented Dickey Fuller birim kök (SADF) ve Generelleştirilmiş Eküs Augmented Dickey Fuller birim kök (GSADF)) testleri ile araştırılmıştır. Bu testler ile konut balonların varlığının yanı sıra hangi dönemlerde balonların ortaya çıktığı konusunda fikir edinilebilinmektedir. Çalışma sonucunda, Türkiye'de hem iller bazında hem de bölgesel bazda konut balonlarının varlığı gözlemlenmiştir.

Sefa Sezer
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Tükiye'de finansal gelişme ve gelir eşitsizliği ilişkisinin incelenmesi

Ekonomilerin karşı karşıya olduğu temel sorunlardan biri gelir dağılımındaki eşitsizliktir. Gelir eşitsizliğinin azaltılması ve gelir dağılımında adaletin sağlanması, politika yapıcıların öncelikli görevleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda, politika yapıcıların, gelir eşitsizliğini azaltmaya yönelik etkili ve sürdürülebilir politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Bu tür politikaların oluşturulabilmesi için öncelikle gelir dağılımındaki bozulmaların doğru şekilde tespit edilmesi önem taşımaktadır. Gelir dağılımındaki sapmaların bölgesel ve sektörel düzeyde belirlenmesi, adil bir gelir dağılımı sağlamaya yönelik politika kararlarının sağlıklı biçimde şekillendirilmesine olanak tanımaktadır. Son yıllarda yapılan çeşitli araştırmalar, gelir eşitsizliğinin özellikle finansal gelişmişliğin düşük olduğu bölgelerde daha belirgin olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, finansal gelişmenin gelir eşitsizliği üzerinde belirleyici bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda, finansal sistemin yapısı, işleyişi ve gelişmişlik düzeyinin, gelir dağılımındaki eşitsizlikleri ne ölçüde etkilediğinin ortaya konulması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma, Türkiye'de finansal gelişmenin gelir eşitsizliği üzerindeki etkilerini 1987-2021 dönemi verileri ile analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın ampirik analiz süreci zaman serisi yöntemlerine dayanmaktadır. Bu kapsamda, öncelikle Lee ve Strazicich'in (LS, 2003) geliştirmiş olduğu yapısal kırılmalı birim kök testi uygulanmış, ardından ARDL sınır testi ile uzun dönemli ilişkiler incelenmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye'de finansal gelişmenin zamanla artmasına rağmen gelir eşitsizliğinde anlamlı bir azalma sağlanamadığını ortaya koymuştur. Analiz sonuçlarına göre; ekonomik politika belirsizliği, kişi başına düşen GSYİH ve küreselleşmede yaşanan artışların, gelir eşitsizliğini artırıcı yönde etkide bulunduğu belirlenmiştir.

Remzi Önel
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Belirsizliğin ülkelerin finansal risk, tasarruf, güven endeksi, finansal piyasalar üzerine etkisi: BRICS-T ülkeleri üzerine bir uygulama

Bu çalışmanın amacı belirsizliğin BRICS ülkeleri ve Türkiye'nin bazı makroekonomik değişkenleri ve finansal sistemi üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Dünyada belirsizliğin arttığı bir dönemde, finansal risk, tasarruf eğilimleri, güven endeksleri ve finansal piyasalar arasındaki ilişkilerin anlaşılması önem kazanmaktadır. Finansal piyasaları birbirine bağlı hale getiren etken küreselleşme olgusudur. Küreselleşen dünyada belirsizlik ortamı yatırımcıları da şirketleri de etkilemektedir. Küreselleşen dünyada ortaya çıkan belirsizlik dünya ülkelerinin ekonomik sonuçlarının oynak bir şekilde ortaya çıkmasına neden olmakta ve yatırımcıların veya şirketlerin güvenini negatif şekilde etkilemektedir. Böyle bir ortamda belirsizlik süreci büyük sorunlara yol açmaktadır, ancak bu olumsuz sonuçlar hep var olduğu gibi gelecekte de belki var olacaktır. Asıl olan belirsizlik sürecinin iyi yönetilmesidir. Belirsizlik süreci iyi yönetilebilirse sorunlar azaltılabilir, hatta ortadan kaldırılabilir. Bu çalışmada belirsizliğin ülkelerin finansal risk, tasarruf, güven endeksi ve finansal piyasalar üzerine etkisi BRICS-Türkiye örneği ile ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmanın dönemi 2008-2023 olup veriler yıllık kullanılmıştır. Bu çalışmada yöntem olarak Pedroni ve Kao Eşbütünleşme Testi; FMOLS ve DOLS Panel Katsayı Tahmincileri kullanılmıştır. Eşbütünleşme analizi sonucunda uzun dönemde değişkenler arasında eşbütünleşik ilişki olduğu görülmektedir. FMOLS katsayı tahmincisine göre; ülkeler için dünya belirsizlik endeksinin lnBorsa ve Tasarruf değişkenleri üzerinde ters yönlü, Özel Sektöre Yurt İçi Kredi/GSYİH, Kredi Risk Primi(CDS) ve kur değişkenleri üzerinde eş yönlü etkisinin olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır. DOLS katsayı tahmincisi sonuçları da FMOLS da benzer sonuçlar vermektedir. Bu bulgulara göre; ülkeler için dünya belirsizlik endeksinin lnBorsa ve Tasarruf değişkenleri üzerinde ters yönlü, Özel Sektöre Yurt İçi Kredi/GSYİH, Kredi Risk Primi(CDS) ve kur değişkenleri üzerinde eş yönlü etkisinin olduğu sonucu ortaya çıkmaktadır.

CDSDöviz riskiMakroekonomik belirsizlik+2
Mustafa Birişik
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kadınların işgücüne katılımlarını etkileyen faktörler: Ekonometrik bir analiz

Geçmişten günümüze erkeğin gerisinde işgücüne katılan kadın, işgücü piyasasında ücretsiz işçi statüsünde görünür olmuştur. Sanayi Devrimi'nde yaşanan teknolojik gelişmelerin getirdiği yeniliklerle birlikte kadın sadece hanesinde değil istihdama dadâhil olarak ülke ekonomisinin büyümesine katkı sağlamıştır. Bu çalışmada kadınların işgücüne katılımını etkileyen faktörler Türkiye özelinde araştırılmak istenmiştir. Çalışmanın veri seti1991-2022dönemi yıllık verilerinden oluşmaktadır. Çalışmada bağımlı değişken olarak kadınların işgücüne katılım oranı; bağımsız değişkenolarak; enflasyon oranı, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Oranı(GSYH), nüfus, doğurganlık hızı değişkenleri seçilerek,kadınlarınişgücüne katılımlarını etkileyen unsurlarbu değişkenler özelinde araştırılmak istenmiştir. Değişkenler arasında uzun dönemli ilişkinin varlığıARDLSınır Testi'nden yararlanılarak araştırılmıştır. Araştırma sonucundadeğişkenler arasında uzun dönemli ilişki bulunmuştur. Uzun dönem katsayıları incelendiğinde, uzun dönemde nüfus oranındaki artışın kadınların işgücüne katılım oranı üzerinde pozitif yönde bir etkisi olduğu; doğurganlık hızı, enflasyon oranı ve GSYH oranının ise kadınların işgücüne katılım oranı üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı gözlenmiştir. Ayrıca çalışmada değişkenler arasındaki nedensel bağ Toda-Yamamotonedensellik testi ile araştırılmıştır ve doğurganlıkhızının, enflasyon oranının, GSYH ve nüfus oranının birlikte, doğurganlıkhızına ve enflasyon oranına neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Zerrin Gürer
Malatya Turgut Özal University · Institute of Graduate Studies
2024
00