
352
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Çoklu Zekâ Kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin Türkçe dersine ilişkin tutum ve okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalışmada, çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları ve derse ilişkin tutumları üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemi, araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutum ise bağımlı değişkenlerini oluşturmaktadır. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana İli Seyhan ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunun üç dersliğinde okuyan toplam 115 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 12 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2005?2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, deney ve birinci kontrol grubunda araştırmacı tarafından yürütülürken, ikinci kontrol grubunda sınıf öğretmenleri tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, ÇZK destekli kubaşık öğrenme yönteminin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Başarı Testi? deney ve kontrol gruplarına öntest-sontest olarak, ?Türkçe Dersi Tutum Ölçeği? işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca ?Teele Çoklu Zekâ Envanteri? araştırmanın başında öğrencilerin zekâ alanlarını belirlemek, ?kişisel bilgiler formu? çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ?Grup Çalışmalarını Değerlendirme Formu? kullanılmıştır.Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Grup çalışmalarını değerlendirme ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi ve tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken; kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı aşağıdaki gibi özetlenebilir.Öğrenciler, çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemi sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, derse daha çok katılma isteği duyduklarını söylemişlerdir. Ayrıca, bu yöntemin, başarılarını arttırdığını; arkadaşlarıyla daha iyi kaynaşmalarını sağladığını; dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte çalışmayı öğrettiğini ifade etmişlerdir.
Proje tabanlı öğrenme yaklaşımına dayalı fen bilgisi öğretiminin akademik başarı ve tutuma etkisi
Bu araştırmanın temel amacı, İlköğretim yedinci sınıf Fen Bilgisi dersi ?Ya Basınç Olmasaydı?? ünitesinde, proje tabanlı öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve fen bilgisi dersine karşı olan tutumlarına etkisini incelemektir.Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılında, Adana ili Pozantı ilçesi'ndeki Atatürk İlköğretim Okulu'na devam etmekte olan 7.sınıf öğrencileri ile yürütülmüştür. Araştırmaya deney ve kontrol gruplarında 32'şer olmak üzere toplam 64 öğrenci katılmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu deneysel modelde yapılmıştır.Proje tabanlı öğrenme yaklaşımının öğrencilerin akademik başarılarına ve fen bilgisine karşı tutumlarına etkilerini incelemek amacıyla bir deney, bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney ve kontrol grupları yansız olarak seçilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencileri farklı değişkenler açısından( cinsiyetleri, karne notları ve sayıları) eşitlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, kişisel bilgiler formu, akademik başarı testi ve tutum ölçeği kullanılmıştır.Araştırma süresince başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen verilerin, aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, t-testi, kovaryans analizleri yapılmıştır. İstatistiki işlemler SPSS 11,5 paket programıyla çözümlenmiştir. Elde edilen verilerin yorumlanmasında .05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda, proje tabanlı öğrenme yaklaşımının uygulandığı deney grubu öğrencileri ile geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubunu öğrencilerinin ?Fen Bilgisi Dersi Başarı Testi? ve ?Fen Bilgisi Dersi Tutum Ölçeği? son test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir farkın olduğu görülmüştür.Elde edilen sonuçlar ışığında proje tabanlı öğrenme yaklaşımı ile öğretimin öğrencilerin akademik başarılarını ve fen bilgisi dersine karşı olan tutumlarını olumlu şekilde değiştirmiş olduğu söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretimi, Proje Tabanlı Öğrenme, Akademik Başarı, Fen Bilgisi Tutumu
Öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasındaki ilişki
Bu araştırmada ilköğretimde okuyan beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ve algıladıkları sınıf atmosferinin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim görülen sınıfların mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferinin arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında okuyan beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfi olarak seçilen toplam 500 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada Başal (2003) tarafından geliştirilen ?Çocukların Sınıf İçi Etkinlik Düzeylerini Belirleme Ölçeği? ile Şendur (1999) tarafından geliştirilen ?Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından öğrencilerin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim gördükleri sınıfın mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyini içeren sorulardan oluşan bir ?Kişisel Bilgi Formu? hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Algılanan sınıf atmosferi, sınıf içi etkinlik düzeyi, etkinlik.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inanç düzeyleri, öğrenme stilleri ve fen bilgisi öğretimine yönelik tutumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Bu araştırma fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimine yönelik öz-yeterlik inançları, tutumları ve öğrenme stilleri arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacı ile yapılmıştır. Araştırma Ankara ili içerisinde yer alan 3 devlet üniversitesindeki 1., 2., 3. ve 4. sınıf toplam 902 (660 kız, 242 erkek) fen bilgisi öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir.Veriler 2007-2008 eğitim öğretim yılı güz yarı yılında Enochs ve Rings (1990) tarafından geliştirilen, Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilen fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inancı ölçeği, Thompson ve Shringley (1986) tarafından geliştirilen, Özkan, Tekkaya ve Çakıroğlu (2002) tarafından Türkçeye çevrilen fen bilgisi öğretimi tutum ölçeği ve Kolb (1984) tarafından geliştiren, Aşkar ve Akkoyunlu (1993) tarafından Türkçeye çevrilen öğrenme stilleri envanteri kullanılarak toplanmıştır.Araştırma sonuçları, fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik ölçeğinin kişisel öz-yeterlik ve sonuç beklentisi alt boyutlarında inançlarının iyi seviyede olduğunu göstermiştir.Ayrıca analiz sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimine yönelik pozitif tutum geliştirdiklerini ve farklı öğrenme stillerine sahip olduklarını göstermiştir. Bunlara ek olarak fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumları ve öğrenme stilleri ile fen bilgisi öğretmen adaylarının fen bilgisi öğretimi öz-yeterlik inançlarındaki değişimleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca fen bilgisi öğretmen adaylarının fen öğretimine yönelik tutumunda öğrenme stillerine göre öğretmen adaylarının öz-yeterlik inançlarına paralel olarak farklılaştığı sonucuna ulaşılmşıtır.
Bilgisayar laboratuarı olan ilköğretim okullarındaki öğretmenlerin bilgisayar destekli öğretim uygulaması hakkındaki görüşlerinin değerlendirilmesi (Adana ili örneklemi)
Bu araştırma, bilgisayar laboratuarı olan ilköğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilköğretim kurumlarında başlattığı ?Bilgisayar Destekli Öğretim? uygulaması hakkındaki görüşleri arasında fark olup olmadığının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2006-2007 öğretim yılında Adana Merkez ilçelerinden tesadüfi yolla seçilen 30 ilköğretim okulunda yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemi, Adana Merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında görev yapan 291 öğretmenden oluşmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinin belirlenmesinde daha önce benzer bir çalışma için hazırlanan bir anket uygulanmıştır. Anketten elde edilen bulguların karşılaştırılmasında frekans dağılımları ile X2 (kaykare) tekniği ve varyans analizi yapılmıştır.Çalışmalardan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir:Öğretmenler, BDÖ için bilgisayar eğitiminin gerekli olduğunu ve BDÖ'in ilköğretimde fen ve teknoloji dersleri içinde başlatılması gerektiğini belirtmektedirler. Esnek ve rahat eğitim-öğretim ortamı sağlayan BDÖ'in başarılı sonuçlar verebilmesi bunu uygulayan öğretmenlerin eğitim ve tutumuna bağlı olduğu ve bu nedenle çeşitli kurslarla bilgisayar eğitimi alan öğretmenlerin, BDÖ uygulamaları konusunda da eğitilmeleri gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Eğitimi, Bilgisayar Destekli Öğretim.
İlköğretim 6. sınıf fen ve teknoloji dersi ?maddenin tanecikli yapısı? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli ve bilgisayar temelli öğretim yöntemlerinin, akademik başarı ve kalıcılığa etkisi
Bu araştırma ilköğretim altıncı sınıf fen ve teknoloji dersi ?maddenin tanecikli yapısı? ünitesinin öğretiminde, bilgisayar destekli ve bilgisayar temelli öğretim yöntemlerinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisini sınamak amacıyla yapılmıştır.Araştırma Adana ili merkez Seyhan ilçesindeki bir devlet ilköğretim okulunda öğrenim görmekte olan toplam 78 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri 2005-2006 öğretim yılı birinci döneminde, yaklaşık olarak on altı saatlik bir sürede toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak, ilköğretim 6. sınıf Fen ve Teknoloji dersinin ?Maddenin Tanecikli Yapısı? ünitesi ile ilgili kazanımlar doğrultusunda, araştırmacı tarafından hazırlanan Fen ve Teknoloji akademik başarı testi, deneysel işlem öncesinde öntest, deneysel işlem sonrasında sontest ve uygulamadan dört hafta sonra da kalıcılık testi olarak kullanılmıştır. Araştırma deneysel desenlerden iki deney gruplu deneysel desene göre düzenlenmiştir.Araştırma sonuçlarına göre; hem bilgisayar destekli hem de bilgisayar temelli öğretim yönteminin, öğrencilerin akademik başarılarını ve kalıcılıklarını olumlu yönde etkilediği görülmüştür. Her iki yöntem birbiri ile karşılaştırıldığında akademik başarı ve kalıcılığı artırmada, bilgisayar temelli öğretim yönteminin, bilgisayar destekli öğretim yönteminden daha etkili olduğu belirlenmiştir.
Eski ve yeni ilköğretim sosyal bilgiler dersi öğretim programı ve ders kitaplarında tarih konularının karşılaştırılması
Bu araştırmada, İlköğretim sosyal bilgiler dersi eski ve yeni öğretim programı ve ders kitaplarında (6 ve 7. sınıf) tarih konularının metot ve içerik yönünden karşılaştırılması yapılarak, benzerlikler ve farklılıkların ortaya konulmasına çalışılmıştır. Bu sebeple çalışma her iki öğretim programı ve ders kitapları üzerinde yoğunlaşmıştır.Literatür incelemesi niteliği taşıyan bu çalışma; giriş, kuramsal açıklamalar ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorum, sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur.Bu araştırmanın amaç ve alt amaçlarına ulaşmak için yayınlar ve konuyla ilgili araştırmalar taranmış; elde edilen bulgular çerçevesinde eski (1998) ve yeni (2004) öğretim programları ve belirlenen ders kitaplarındaki tarih konuları metot ve içerik yönünden karşılaştırılmıştır. araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:Araştırma sonucunda; sosyal bilgiler eski öğretim program ve ders kitaplarında tarih konularının içeriğinin yüklü ve öğrencinin ihtiyacından uzak olduğu, eski program ve ders kitaplarında tarih konularının siyasi ve askeri tarih üzerinde yoğunlaştığı, konuların sunumunda kronolojiye aykırı hareket edildiği, konuların sunumundaki üslubun tek düze ve öğrencini seviyesine uygun olmayan bilimsel tarih özelliği taşıdığı, bu durumun da öğretmeni merkeze alıp öğrenciyi pasif hale getirdiği, eski ders kitaplarında kullanılan görsel malzemelerin pedagojik olarak yetersiz olduğu ve özensiz olarak seçildiği, sosyal bilgiler yeni öğretim programı ve ders kitaplarında tarih ünite ve konularının içeriğinin hafifletildiği, yeni öğretim programı ders kitaplarında konu içeriklerinin ilgi çekici örneklerle sunulduğu ve tarih öğretiminde sözlü tarih ve yerel tarih yöntemlerine yer verildiği, yeni ders kitaplarında bulunan görsel malzemenin daha özenli seçildiği ve ünite değerlendirme kısmının daha işlevsel hale geldiği belirlenmiştir.Anahtar Sözcükler: Sosyal Bilgiler, Ders kitapları, Tarih konuları, Öğretim Programı.
1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellkleri
Bu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı DevletiÖZET1908?1913 ARASI DÖNEMDE OSMANLI DEVLETİ'NDE KURULAN YATILI OKULLAR ve ÖZELLİKLERİÖzlem YAKTIYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Ana Bilim DalıDanışman: Doç. Dr. Bülent ÇUKUROVAEylül, 2008, 101 sayfaBu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı DevletiÖZET1908?1913 ARASI DÖNEMDE OSMANLI DEVLETİ'NDE KURULAN YATILI OKULLAR ve ÖZELLİKLERİÖzlem YAKTIYüksek Lisans Tezi, İlköğretim Ana Bilim DalıDanışman: Doç. Dr. Bülent ÇUKUROVAEylül, 2008, 94 sayfaBu çalışmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde varlık gösteren yatılı okullar ve özellikleri betimlenmeye çalışılmıştır. Osmanlı Devleti'nde eğitim alanındaki yenilik çabaları Tanzimat dönemi ile başlamış, 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile getirilen düzenleyici kanunlarla da denetim altına alınmaya çalışılmıştır. Özellikle II. Meşrutiyet döneminde devletin çöküşünün ancak eğitim yolu ile nitelikli insanlar yetiştirerek önlenebileceği anlaşılmış ve kâğıt üzerinde de olsa eğitim alanında birtakım düzenleyici kanunlar hazırlanmıştır. Bu süreçte devleti yıkıcı amaçlar taşıyan yabancı devlet ya da gayrimüslim azınlıkların kullandıkları kurum çoğunlukla yatılı okullar olmuştur. Bu nedenle, yabancı ve azınlıklar özellikle Anadolu'nun merkezden uzak, eğitim kurumlarının fazla bulunmadığı yerlerinde yatılı okullar açmak suretiyle ideolojilerini yaymaya çalışmışlardır. Bu araştırmada 1908?1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri betimsel olarak ortaya konulmuştur.Çalışma, Tanzimat döneminden itibaren Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde gerek Müslim gerekse Gayrimüslim ve yabancıların özel ya da yatılı okul açmasına izin veren kanun ve düzenlemelerin sunulması ile başlamaktadır. Literatür taramasıyla, II. Meşrutiyet döneminde varlık gösteren okulların açılmasını düzenleyen kanunlar, bu kanunlara yapılan ekleme ve çıkarmalar, Tanzimat, Islahat ve Meşrutiyet dönemlerinde eğitim alanında yapılan düzenlemelerle ilgili bilgi verilmiştir. Taramanın genel amacı, 1908?1913 arası dönemde kurulan yatılı okulların açılmasına zemin oluşturan kanunların Tanzimat döneminden itibaren olmak üzere temelini önceki dönemlerden almış olmasıdır. Tanzimat döneminden itibaren eğitim alanında yapılan düzenlemeler incelenmiş, buna bağlı olarak ?1908-1913 arası dönemde Osmanlı Devleti'nde kurulan yatılı okullar ve özellikleri? bu döneme ait eğitim salnameleri, bu alanda yapılan araştırmalar kullanılarak, bu dönemdeki yatılı okulların özellikleri betimlenmiştir.Araştırma sonucunda Osmanlı Devleti'ne bağlı olarak kurulan yatılı okulların ülke içerisindeki dağılımının düzenli olmadığı; Tanzimat ve özellikle 1869 Maarif-i Umumiye Nizamnamesi ile yaygınlaşan yabancılara ait yatılı okulların daha çok merkezden uzak yerlerde kuruldukları ve misyonerlik faaliyetleriyle siyasi propagandaların da kurulmalarında etkili olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Yatılı okullar, Yabancı ve Azınlık Okulları, Osmanlı Devleti
Öğrenme stratejileri öğretiminin ve ders işlenişinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve kalıcığa etkisi
Araştırmanın amacı; ilköğretim beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrenme stratejileri öğretiminin ve bu stratejilerin ders işlenişinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisini araştırmaktır.Araştırma deneysel araştırma modellerinden ön test-son test kontrol gruplu desene göre tasarlanmıştır. Araştırma 109 beşinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Veriler ? Öğrenme Stratejileri Anketi? , ?Sosyal Bilgiler Akademik Başarı Testleri ? ve ? Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği? ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemden önce öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmış, sontestten üç hafta sonra da akademik başarının kalıcılığına bakılmıştır. Deneysel işlem olarak öncelikle öğrenme stratejileri öğretimi yapılmış ve ünitelerin öğretiminde öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanmaları için ortam oluşturulmuştur.Öğrenme stratejileri verileri frekans ve yüzde olarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin akademik başarı ve tutum ölçeği öntest, sontest, kalıcılık puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına kovaryans analizi (ANCOVA) ile bakılmıştır.Verilerin analizi sonucunda öğrenme stratejileri öğretiminin öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanma düzeylerini, akademik başarısını arttırdığı ve derse yönelik tutumlarına olumlu katkı sağladığı belirlenirken, öğrenilenlerin kalıcılığında anlamlı bir fark yaratmadığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme stratejileri ve öğretimi, sosyal bilgiler, akademik başarı, tutum.
İlköğretim beşinci sınıf Türkçe dersi öğretim programında yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin, ilköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesi ve bu görüşler doğrultusunda görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına ilişkin öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerileri ile ilgili görüşlerini tespit etmek amacı ile tarama modelinde betimsel bir çalışma yapılmış, bu çalışmada nitel ve nicel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel örneklemini belirlemek amacıyla, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında, Adana ilinin merkez ilçelerinde (Seyhan ve Yüreğir) bulunan ilköğretim okulları sosyo ekonomik düzeylerine (alt, orta, üst) göre sınıflandırılmış ve oransız kümeleme yöntemi ile bu okullar arasından 47 ilköğretim okulu seçilmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini seçilen 47 ilköğretim okulunda görev yapan tüm beşinci sınıf öğretmenleri (150) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel çalışma grubunu oluşturmak için, anket uygulanan ve alt, orta, üst sosyo ekonomik düzeye göre sınıflandırılan 47 ilköğretim okulundan amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilirlik durum örneklemesine göre yedi ilköğretim okulu seçilmiş ve seçilen ilköğretim okullarında görev yapan gönüllü on öğretmen ile görüşme yapılmıştır.Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Anket formu, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmaya katılan öğretmenlere ilişkin kişisel bilgiler ile ilgili ifadeleri içeren altı soru, ikinci bölümde, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına (kazanımlar, etkinlikler, yöntem ve teknikler, araç- gereçler, ölçme ve değerlendirme) ilişkin ifadeleri içeren 27 soru bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına yönelik öğretmenlerin genel görüşlerini saptamaya yönelik ifadeler içeren 21 soru bulunmaktadır.Araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, 12 sorudan oluşmaktadır. Görüşme formu; görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımlarına, öğrencilerin bu becerileri kazanabilmelerine yönelik yapılan çalışmalara, görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin öğrencilerde, Türkçe dersinde ve sınıf ortamında oluşturduğu değişikliklere ve Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda bu becerilere yönelik yapılan açıklamaların yeterliliğine ilişkin sorulardan oluşmaktadır.Araştırmada toplanan nicel verilerin analizinde; öğretmenlerin kişisel bilgilerinin, görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımının ve bu süreçte karşılaşılan durumların tanımlanmasında frekans, yüzde ve aritmetik ortalama teknikleri kullanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamında uygun paket programlarla çözümlenmiştir. Araştırmada nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin çoğunluğu öğrencilerin görsel okuma ve görsel sunu becerilerini kazanmaktan zevk aldığını, bu becerilerin Türkçe dersine olan ilgiyi artırdığını, bilgilerin kalıcılığını sağladığını ve öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmesine katkıda bulunduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin tamamına yakını görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin, öğrencilerin kendine olan güvenini artırdığını, ifade becerilerini geliştirdiğini, çevrede görülen görselleri sorgulama, eleştirme ve yorumlama becerisi kazandırdığını düşünmektedir. Görsel okuma ve görsel sunu becerilerine yönelik yapılan etkinlikler sırasında öğretmenler, öğrenciler arasında bulunan sosyo ekonomik farklılıklar nedeniyle en çok ölçme değerlendirme ve araç-gereç temini çalışmalarında güçlükle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenler kendilerini görsel okuma ve görsel sunu becerileri konusunda yeterli görmediklerini ancak bu becerilerin kazanılmasının gerekli olduğunu ifade etmişler ve bu becerilere yönelik bilgilendirilmelerinin gerekli olduğunu vurgulamışlardır.Anahtar Kavramlar: Görsel Okuma, Görsel Sunu, Öğretmen Görüşler