10

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Turkonalassus quercanus Keskin, Nabozhenko & Alpagut-Keskin, 2017 (Coleoptera: Tenebrionidae: Helopini) türünün Sitogenetik Analizi

Bu tez çalışması kapsamında, yakın zamanda oluşturulan Turkonalassus cinsine dahil edilmiş, Batı Anadolu'da dağılış gösteren endemik Turkonalassus quercanus türünün sitogenetik analizi gerçekleştirilmiştir. Kromozom preparatları, hem erkek, hem de dişi bireylerden elde edilmiştir. Kromozom formülü, Tenebrionidae'de atasal kabul edilen 2n=20 (9+Xyp) olarak belirlenmiştir. Karyotip ve idiogram dişi bireyden sağlanmıştır. Erkek cinsiyet kromozomları (Xyp) fotoğraflanmıştır. Metafaz I safhası Xyp kromozomlarıyla ilişkili NOR bölgeleri, gümüş boyama yardımıyla gösterilmiştir. AT'ce zengin kromozom bölgeleri, floresan DAPI boya uygulaması sonrası fotoğraflanmıştır.

Utku Çalışan
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki atla tedavi merkezleri ve bu merkezlerdeki atların özellikleri

Bu çalışma, Türkiye'deki atla tedavi merkezlerinin ve merkezlerdeki atların bazı özelliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, kamuya ait 16 ve özel sektöre ait 9 adet olmak üzere toplam 25 adet atla tedavi merkezinde yürütülmüştür. Çalışmanın materyalini, ilgili merkezlerdeki kişilerle yapılmış anketlerden ve yapılan değerlendirmelerden elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu çalışmada, 25 tedavi merkezinin ortalama 6.5 yıldır faaliyet gösterdikleri, bu merkezlerde en fazla Otizm (%84.0), Serebral Palsi (%64.0) ve Down Sendromunun (%60.0) tedavi edildiği, tedavi edilen hastaların en fazla 7-18 yaşındakiler olduğu, hastaların merkezlere en çok sosyal medya yoluyla yönlendirildiği saptanmıştır. İncelenen merkezlerin 12 tanesinde hem kapalı hem açık manejler bulunduğu, 20 adet merkezde tedavinin kum zeminde yapıldığı, merkezlerin %60.0'ında tedavi uygulamalarından ücret alınmadığı, ücret karşılığı tedavi uygulayan merkezlerde ise ücretin hasta veya hasta yakınları tarafından karşılandığı belirlenmiştir. Merkezlerdeki ortalama at sayısı 4±0,64 baş olup atların %96.0'sı yurt içinden temin edilmiştir. Atların % 47.1'si Pony-midilli, %35.3'ü melez, %31.0'i aygır, ve %19.0'u ise iğdiştir. Yaş ortalaması 13±0.6, canlı ağırlık ortalaması 372.0±14.63 kg olarak belirlenen tedavi atlarının seçimi sırasında en fazla mizaç ve cidago yüksekliğine önem verilmektedir. Atlarının %91.0'i sakin mizaçlıdır, merkezlerin %24.0'ünde tedavi atlarına herhangi bir eğitim verilmemekte, eğitim veren merkezlerde ise en fazla duyarsızlık eğitimi (%32.0) verilmektedir. Merkezlerde, atların tedavi amaçlı günlük çalışma süreleri ortalama 170±20.4 dk, atların gün içerisinde tedavi amaçlı en uzun çalışma süresi ise 480 dakikadır. Sonuç olarak, merkezlerin sahip oldukları atları ve fiziksel özellikleri bakımından yeterli sayılabilecek durumda olmalarına rağmen; tedavi ekibi ve tedavi güvenliği bakımından yetersiz oldukları, yapılan tedavi uygulamalarının ise genel olarak teknik ve bilimsel olmadığı belirlenmiştir.

Ünal Yılmaz
Fırat University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gökçeada ve Çanakkale civarında yaşayan Ophisops elegans Mènètriès 1832 (Sauria: Lacertidae) populasyonlarında yaş tayini

Bu çalışmada, Çanakkale (13 ??, 10 ??, 1 juv.) ve Gökçeada (14 ??, 11 ??, 1 juv.) Ophisops elegans populasyonlarında iskelet kronolojisi yöntemi ile yaş tayini yapılmıştır. Femur kemiklerinin enine kesiti incelenen toplam 50 (27 ??, 21 ??, 2 juv.) örnekte, Çanakkale populasyonunun median yaşı 3 (1-4), Gökçeada populasyonunun median yaşı 3 (1-6) olarak bulunmuştur. Örnekler arasında en büyük yaş Gökçeada populasyonundaki bir erkek bireyde 6 olarak hesaplanmıştır. Populasyonlar arasında B+G uzunlukları bakımından fark olmamakla birlikte ortalama B+G uzunluğu Çanakkale populasyonunda 45,90 mm (SD= 4,06) Gökçeada populasyonunda 43,53 mm (4,11) olarak bulunmuştur. Örneklerin tamamında yaş-boy arasındaki denklem B+G uzunluğu= 36,78 + (2,77 x yaş) olarak hesaplanmış, yapılan doğrusal regresyon analizi sonucunda yaş-boy arasında zayıf bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

Yaş tayiniÇanakkale-Gökçeada
Sultan Parlak
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çorum ili otsu bitkilerde tespit edilen örümcekler (Ordo: araneae) üzerine araştırmalar

Bu çalışmada Çorum ili otsu bitkilerindeki örümcek popülasyonları araştırılmıştır. Örnekler 2015-2018 yıllarında Haziran-Ağustos ayları arasında elle, aspirator ile ve atrap kullanılarak toplanmış ve % 96'lık etil alkole alınarak -20 ˚C'de muhafaza edilmiştir. Örümcekler çoğunlukla Astaraceae üzerinden yakalanmıştır. Çalışmayla 16 familyaya ait 503 örnek toplanmış ve 29 cinste 37 tür belirlenmiştir. Dişi erkek oranı 1, 94:1, ergin yavru oranı 1, 19:1 olarak hesaplanmıştır. Çorum ilinden daha önce örümcekler takımına ait bir kayıt bildirilmediğinden dolayı tüm türler yeni kayıttır. Daha önce ülkemizden kaydı verilmiş olan türler yeni lokaliteler ile desteklenmiştir.

Burcu Tabur
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Pardosa (Araneae: Lycosidae) cinsi örümceklerde DNA barkod çalışmaları

Bu çalışmada, Gaziantep iline ait 9 ilçeden toplanan Pardosa cinsi (Şahinbey, Şehitkâmil, Nizip, Oğuzeli, Karkamış, Yavuzeli, Araban, Nurdağı, İslahiye) (Araneae: Lycosidae) örümcekleri morfolojik ve moleküler yönden araştırılmıştır. 2014 yılı Şubat-Eylül ayları arasında yakalanan 78 örnek incelenmiştir. Örümceklerin morfolojik çalışmaları neticesinde sadece erginleri içeren 4 tür (Pardosa proxima (C.L.Koch, 1847), P. tatarica (Thorell, 1875) , P. italica Tongiorgi, 1966, P birmanica Simon, 1884 ) elde edilmiştir. Pardosa örümcekleri, yavru ve erginleri dâhil mitokondriyal gen bölgesi olan sitokrom c oksidaz I (COI) genin 'barkod'kısmı ile moleküler çalışmalar gerçekleştirilmiş ve aynı türler elde edilmiştir. Morfolojik veriler moleküler veriler ile uyuşmuştur. Çalışma neticesinde Pardosa birmanica Türkiye örümcek envanteri için yeni bir kayıt olarak belirlenmiştir. Bu çalışma ile Türkiye'de ilk kez örümcekler, morfolojilerinin yanısıra DNA barkotlanması açısından da araştırılmıştır

Aynur Erbaş
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sağmal ineklerde yaz aylarında duş ve fan uygulamasının süt verimi, kompozisyonu ve fizyolojik parametreler üzerine etkileri

Bu çalışmada duş, fan ve duş+fan uygulamalarının Siyah-Alaca süt ineklerinin yem tüketimi, süt verimi, süt kompozisyonu ve bazı fizyolojik parametreler (deri sıcaklığı,rektal sıcaklık ve solunum sayısı) üzerine etkileri konusunda 2 deneme yürütülmüştür. Denemeler Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Döner Sermaye İşletmesi Süt Sığırcılığı Tesislerinde 2012 yılı Temmuz ve Ağustos aylarında yapılmıştır. Her deneme toplam 3 hafta sürmüş ve ilk 10 gün adaptasyon dönemi olarak kabul edilmiştir. Birinci denemede duş başlıklarının, debisi 0.3 L/dakika ikinci denemede ise 0.5 L/dakika?dır. Her iki denemede de, gruplar, duş ve fan uygulanmayan (Kontrol), fan ile serinletilen (Fan), duş ile serinletilen (Duş) ve duş+fan ile serinletilen (Duş+Fan) şeklinde düzenlenmiştir. Deneme I?de duş. fan ve interaksiyon etkileri yem farkı (YF) ve VKPD değerleri üzerine etkileri önemli (P<0.05) olarak tespit edilirken, diğer parametreler üzerine ise önemsiz (P>0.05) bulunmuştur. Ancak YF üzerine fan ve duş+fanın interaksiyon etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilmiştir. Deneme II?de SVE üzerine duşun etkisi önemli (P<0.05) bulunmasına karşın diğer parametreler üzerine duş. fan ve interaksiyon etkileri önemli bulunmamıştır (P>0.05). Deneme I çalışmada rektal sıcaklık, solunum sayısı ve deri sıcaklığı için yapılan analizler sonucu gruplar arası fark bakımından akşam saatlerinde ölçülen rektal sıcaklık değerlerinde duş etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilirken deri sıcaklığında ise akşam saatlerinde ölçülen değerlerde duş, fan ve interaksiyon etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edilmiştir. Deneme II?de ölçümün yapıldığı akşam saatlerinde rektal sıcaklık üzerine duşun etkisi önemli (P<0.05) bulunmuştur. Solunum sayısı için akşam saatlerinde yapılan ölçümlerde duşun etkisi önemli (P<0.05) olarak tespit edimiştir. Her iki deneme döneminde de sonuçlarına göre süt verim ve kompozisyonu açısından fark olmamasına rağmen hayvanların fizyolojik parametre ölçüm sonuçlarının yüksek olması ve muamele grupları bölmelerinde tespit edilen SNİ eşik değerlerininde stres eşik değeleri üzerinde olması hayvanlarda hafif ve orta şiddette sıcaklık stresi oluşmuştur. Süt verim düzeylerinin yüksek verim düzeyinde olmaması etkilerin önemli çıkmamasında bir neden olarak düşünülebilir. Ayrıca, çalışmanın kullanılan duş ve fan çalışma sürelerinin uzatılması ve kapasitelerinin artırlmasıyla birlikte gece serinletmenin yapılasının faydalı olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: süt sığırı, sıcaklık stresi, serinletme, fizyolojik parametreler

Cihan Çakmakçı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Yozgat ilinde meyve sinekleri (Diptera:Tephritidae) faunası ve sistematiği üzerine araştırmalar

Bu çalışmanın temel amacı Yozgat ilinde yayılış gösteren meyve sineği türlerini belirlemektir. Çalışma da, Yozgat ili içerisinden 2015-2018 yılları arasında toplam 983 meyve sineği örneği toplanmıştır. Örnekler muhtemel konukçu bitkiler üzerinden atrap ile toplanmış ve etil asetatlı öldürme şişelerinde öldürülmüştür. Elde edile ergin meyve sinekler laboratuvara getirilerek peraparasyonları yapılmış ve tür teşhisi için hazır hale getirilmiştir. Teşhis işlemleri sonucunda Tephritidae familyasından 3 alt familya (Myopitinae, Tephritinae ve Terellinae) içerisinden 12 cins ve toplam 38 tür tespit edilmiştir. Yozgat ilinden tespit edilen meyve sineği türleri için altfamilya, cins ve tür teşhis anahtarları hazırlanmıştır. Ayrıcaher bir tür için morfolojik tanımlamalar yapılmış ve türlerinergin, kanat ve aculeus fotoğrafları sunulmuştur. Bu çalışmanın sonuçları daha sonra yapılacak çalışmalara önemli bir kaynak oluşturacaktır.

Mehmet Torbalı
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirilen Spirulina platensis'in yumurtacı tavuk rasyonlarında yem katkı maddesi olarak kullanımının performans, kalite ve kan parametreleri üzerine etkileri

Mevcut çalışma iki aşamada yürütülmüştür. Denemenin birinci aşamasında Spirulina platensis kurutulmuş yumurtacı tavuk gübresinde yetiştirildikten sonra ikinci aşamada yumurtacı tavuk rasyonlarına ilave edilmiştir. Sekiz haftalık deneme, 38 haftalık yaştaki her birinde 18 hayvan bulunan 4 yumurtacı tavuk grubundan oluşmuştur. Yem katkı maddesi olarak Spirulina, grupların rasyonlarına %0, %0.5, %1 ve %2 oranlarında ilave edilmiştir. Canlı hayvan denemesinde rasyona Spirulina ilavesinin canlı ağırlık, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranlarında gruplar arasındaki fark istatistiki olarak önemsiz bulunmuştur (p>0.05). İstatistiki açıdan yumurta veriminde 4. haftada (p<0.05), yumurta kalitesinde, sarı genişliği (p<0.01), sarı indeksi (p<0.05), renk skor L ve a değerlerinde (p<.0001) önemli derecede fark gözlenmiştir. Spirulina ilavesinin yumurta sarısı kolesterol seviyesi üzerine etkisi olmazken yağ asit kompozisyonuna bakıldığında stearik asit, linoleik asit, omega-6 ve çoklu doymamış yağ asitleri etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta sarısı antioksidan düzeyi 1 ve 6. haftalarda etkilenmiştir (p<0.05). Yumurta raf ömrüne en olumlu etkinin rasyona %1 Spirulina unu ilave edilen muamele grubunda olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Kan parametrelerine etkisi gözlenmemiştir (p>0.05).

Meltem Tufan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Beyler baraj gölü (Kastamonu-Devrekani) Trichoptera (insecta) faunası

Beyler baraj gölünün Trichoptera faunasının taksonomik kompozisyonu, biyoçeşitliliği ve bolluğunun tespit edilebilmesi için 2016 ve 2017 yılları Haziran-Eylül ayları arasında 5 istasyonda örnekleme yapılmıştır. Bu çalışmada 24 erişkin, 673 larva ve 11 pupa toplanmış ve 5 familyanın (Glossosomatidae, Psychomyiidae, Hydropsychidae, Limnephilidae, Leptoceridae) 9 cinsine ait toplam 15 takson tespit edilmiştir. Trichopterlerin en yüksek çeşitliliği ve bolluğu 1. istasyonda bulunurken, en düşük çeşitlilik ve bolluk 5. istasyonda bulunmuştur. Ayrıca, Trichoptera taksonlarının bolluğu ve çeşitliliği Haziran ayında en yüksek ve Eylül ayında en düşük olarak belirlenmiştir. Tespit edilen türlerden Agapetus nimbulus McLachlan, 1879 (Glossosomatidae) ve Anabolia nervosa Curtis, 1834 (Limnephilidae) Türkiye Trichoptera faunası için yeni kayıttır. Bunlara ek olarak 5 trichopter türü de Kastamonu Trichoptera faunası için yeni kayıttır. Bu çalışma sonucunda Türkiye'de bulunan Trichoptera takson sayısı 484'e, Kastamonu'da bulunan Trichoptera taksonu sayısı ise 76'ya yükselmiştir.

Fatih Güneş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessEN

Suprakiyazmatik nukleus ile leptin hormonu arasındaki etkileşim ve puberte üzerine etkileri

In the first study, hamsters were SCN lesioned, exposed to different feeding regimes, adrenalectomized and implanted with cortisol implants and leptin levels were examined. The results showed that the diurnal rhythm of leptin hormone release is directly regulated by the SCN. In the second study, animals were SCN lesioned, pinealectomized and melatonin infused. Infusions suppressed the leptin levels independently from the duration of the infusion (p<0,05). In the third study, five experiments were performed. In the first four experiment, animals were injected, subcutaneously infused, and intracerebroventrically infused with leptin at CT 10. Leptin hormone phase advanced the locomotor activity (p<0,05). In the fifth experiment, hamsterswere SCN lesioned and received timed leptin infusions. Infusions restored the arrhythmic locomotor activity of the SCN lesioned animals. In the fourth study, two experiments were performed. In the first, female hamsters were paired and injected with leptin, insulin, melatonin and saline. After weaning, the prepubertal hamsters were examined for their body, testes, adipose, epididymis and seminal vesicle weights. All parameters were heavier in hamsters borned to leptin injected mothers (p<0,01). In the second experiment, pregnant hamsters were injected with leptin. After parturition, the newborn pups were decapitated and their brains were examined for their weight, volume and the number of the neurons. Leptin accelerated the development of the brains. In the fifth study, photoperiodic control of leptin rhythm was investigated in hamsters with intact or pinealectomized groups. The leptin levels were the lowest in lipectomy group at the first week however leptin levels were similar to each other in lipectomy and leptin injected groups at the eighth week of the experiment.Key words: SCN, leptin, rhythm, feeding, adrenalectomy, lipectomy, maternal transfer

Alper Karataş
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies in Science
2005
00