Mimar Sinan Fine Arts University
Institute

Institute of Graduate Studies in Social Sciences

Mimar Sinan Fine Arts University

64

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Archived Theses

10 Theses
Master'sOpen AccessTR

Geç Dönem Çağatay Türkçesiyle Yazılmış Ferahü'l-Kalb (80b-112a) (Giriş-metin-dizin-tıpkıbasım)

Yüksek lisans tezi olarak hazırlanan bu çalışma, St. Petersburg Rusya Bilimler Akademisi Doğu Yazmaları Enstitüsünde B1015 numarada kayıtlı olan Ferah'ül-Kalb adlı eserin 80b-112a varaklarını kapsamaktadır. Çalıştığımız nüsha dışında eserin Özbekistan Bilimler Akademisinde 6211/1 numarada kayıtlı bir başka nüshası daha bulunmaktadır. Ferah'ül-Kalb'in üzerinde çalıştığımız St. Petersburg Rusya Bilimler Akademisi Doğu Yazmaları Enstitüsünde B1015 numarada kayıtlı olan bu nüshası, dijital bir kopya olduğu için eserin boyutları hakkında bilgi vermemektedir. Söz konusu nüsha yazılış tarihi, müellif ya da müstensih hakkında da bilgi vermemektedir. Araştırmalarımız neticesinde, eserin farklı kataloglarda geçen bilgilerine ulaşılmış ve bu bilgiler ışığında müellif, müstensih, yazılış yeri ve tarihi hakkındaki bilgileri tespit ve teyit imkanı doğmuştur. Buna göre Ferahü'l-Kalb, Abdî mahlaslı Abdurrahman bin Kurban Bek tarafından yazılmış bir eser olup 1863-64 yılında Sincan bölgesinde Muhammed Salih ibn Gurbat Sufi tarafından istinsah edilmiştir. Dinî-tasavvufî nitelikteki bu eser, Klasik Dönem Çağatay Türkçesi dil özellikleri ile birlikte lehçelerin oluşum sürecindeki mahalli özellikleri barındırması yönüyle tarafımızca Geç Dönem Çağatay Türkçesi dönemine dâhil edilmiştir. Çalışmamız Giriş, Metin, Dizin ve Tıpkıbasım bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde eser hakkında bilgi verilmiş; araştırmalarımız sonucunda ulaştığımız eserin müellifi, müstensihi, istinsah tarihi ve yeri hakkındaki tespitler aktarılmıştır. Eserin dil açısından değerlendirilmesi de bu bölümde yer almaktadır. Bu noktada eserdeki tüm yazım özelliklerini, ses ve biçim bilgisi özelliklerini sıralamak ve Çağatay Türkçesi grameri tekrarına düşmek yerine, eseri dâhil ettiğimiz Geç Dönem Çağatay Türkçesi dönemine işaret edecek yazım özellikleri ile ses ve biçim bilgisi özellikleri üzerinde durulmuştur. Metin bölümünde, Arap harfli metin çeviri yazı alfabesine aktarılmıştır. Dizin bölümünde, sözcüklerin metinde kullanılan anlamları verilerek kaynak dilleri belirtilmiştir. Tıpkıbasım bölümünde, eserin dijital kopyasının 80b-112a sayfalarının Arap harfli tıpkıbasımı verilmiştir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Ferahü'l-Kalb, Çağatay Türkçesi, Geç Dönem Çağatay Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesi

BiçimbilimDil bilgisiDil özellikleri+4
Yeşim Aydoğan
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat eğitimi kapsamında eğitim fakültesi güzel sanatlar ana bilim dalı lisans programlarına ilişkin akademisyen görüşleri

Bu araştırmanın amacı; Eğitim Fakültelerinin Müzik Öğretmenliği ve Resim-İş Öğretmenliği Ana Bilim Dallarının 2018 sonrası lisans programlarında yapılan değişiklikler ve değişen lisans programlara ilişkin öğretim üyelerinin görüşlerini ortaya koymaktır. Araştırmada derinlemesine görüş alabilmek için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya 13 farklı üniversitede görev yapan 39 öğretim üyesi oluşturmaktadır. Araştırma verileri araştırmacı tarafından hazırlanmış yarı yapılandırılmış görüşme formu ile yüz yüze görüşmeler yapılarak elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, akademisyenlerin 2018 yılında Alan Eğitimi derslerinin, sanat içerikli derslerin kredilerinin, saatlerinin, sanat eğitimi için gerekli derslerin çıkarılmasını uygun bulmadıkları, bu derslerin ana çalgı ve ana sanat atölye derslerine katkı sağladıkları, Müzik Öğretmeni ve Resim-İş Öğretmeni yetiştiren lisans programlarında gerekli olduklarını, yetkin sanat eğitimcileri yetiştirmek için hazırlanan lisans programlarının sanat eğitimi kavramıyla uyuşmadığı saptanmıştır. Katılımcılar, 2018 yılında değişen Müzik Öğretmenliği ve Resim-İş Öğretmenliği Lisans Programlarında; öğretmen yetiştirmeyi hedefleyen derslerin yeterli bulunulduğu ancak Meslek Bilgisi derslerinin saatlerinin artırılarak Alan Eğitimi derslerinin saatlerinin ve kredilerinin azaltılmasının, akademisyenlerin ders işleyişini etkilediğini, ders içeriklerini yetiştirmekte zorlandıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca her üniversitenin akademisyen mevcudunun aynı olmamasından kaynaklı Yüksek Öğretim Kurulu'nun açılmasını istediği dersler için akademisyenlerin yeterli sayıda olmadığını belirtmişlerdir. Müzik Öğretmenliği ve Resim-İş Öğretmenliği Lisans Programlarının sanat eğitimcisi yetiştirmeye uygun, ihtiyaç analizi yapılarak, akademisyenlerin görüşleri ve önerileri alınarak, üniversiteler arası standartlaşmayı sağlamak için, sanat eğitiminin amacına ve hedefine uygun yeniden lisans programı hazırlanılması önerilmiştir. Lisans Programında 21. yy.'a uygun zorunlu ve seçmeli derslere yer verilerek, ana çalgı/ana sanat, derslerinin saatlerinin ve kredilerinin düzenlenmesi gerektiği önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar Eğitimi, Müzik Eğitimi

AkademisyenlerEğitim programlarıGörsel sanatlar eğitimi+4
Gülşah Semiz
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Balatlar kazısı Geç Osmanlı Mezarlığından seramik ve porselen buluntular

Balatlar Kilisesi, Sinop il merkezinde yer almaktadır. Bu alanda arkeolojik kazılar 2010 yilinda Prof. Dr. Gülgün KÖROĞLU başkanıığında başlamıştır. Burada bulunan yapı topluluğundaki çalışmalar, bu arkeolojik alanın tarihi hakkında bilgiler sunmakta olup çalışmalar sonucu tarihinin Helenistik döneme (M.Ö 4. yüzyıl) kadar indiği anlaşılmıştır. Burada tespit edilen Helenistik döneme tarihlendirilen zemin üzerine Roma döneminde (MS 2-3 yüzyıl) hamam inșa edilmiş Bizans döneminde hamamın bazı bölümleri kiliseye çevrilmiștir (birinci evre: MS. 4. yüzyıl başlarında, ikinci evre: 6. yüzylın yarısı-7. yy, üçüncü evre 9.-13. yüzyıl). Balatlar yapı topluluğunun son devri Osmanlı ve Erken Cumhuriyet dönemlerini (17. yüzyıl-20. yüzyıl) kapsamakta olup, yapı kentte kalabilmiş az sayıdaki Hıristiyan Rum cemaat tarafindan ibadet mekânı ve mezarlık alanı olarak kullanılan bir yer haline dönüşmüştür. Bu çalışma kapsamında burada bulunan Türk döneminde üretilen ve ithal edilen 13-20. yüzyıl aralığındaki seramik ve porselen eserler değerlendirilmiştir. Tez kapsamında değerlendirilen eserlerin tipolojik sınıflandırılması yapılmış, buluntu alanıyla ilişkilendirilmiş ve benzer örnekleri tespit edilmiştir. Geç Osmanlı dönemi Rum-Ortodoks mezarlık alanında bulunan Geç dönem seramiklerinin büyük kısmı insutu olarak bulunmuş olması bu seramiklerin defin esnasında mezarlara bırakıldığının göstergesidir. Bu bağlamda bu kapların mezara neden brakılmış olabileceği hususu üizerinde düşünülerek Rum- Ortodokslarının mezar gelenekleri üzerinde araştırmalar yapılmış, çeşitli sonuçlar ulaşılmıştır. Ayrıca ithal porselenlerin yoğunluğu bir liman kenti olan Sinop'taki ticari faaliyetler hakkında da veriler sunmuştur.

Arkeolojik kazılarBalatlar KilisesiMezarlıklar+5
Deniz Demir
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Güncel sanatta Queer teori bağlamında cinselliğin ele alınış biçimleri

Türkiye'de güncel sanat ortamında cinsellik üzerine çalışmalar 1990'lı yılların sonu ve 2000'li yılların başında ilk örneklerini vermeye başlamıştır. Güncel sanat ortamında cinselliğin kendisine yer bulmaya başlamasıyla birlikte normatif dışı cinsellikler dahil her türlü cinsellik sanatın konuları arasına girmiştir. Bu dönemde homo erotizm üzerinden LGBT sanatının da ilk örnekleri ortaya çıkmıştır. 2000'li yıllarda Türkiye'de Queer teori akademi çevresinde tartışılmaya başlanmıştır. Queer teorinin akademik çevrelerce tartışılmaya başlandığı dönemden kısa bir süre sonra Queer teori güncel sanatta kendisine yer bulmaya başlamıştır. Özellikle 2010 sonrasında sanat üretimine başlayan yeni nesil sanatçılar Queer teoriyle yakından ilgilenerek çalışmalarında Queer beden ve cinselliği üzerinden Queer mefhumunu ele almaya başlamıştır. Bu çalışma Türkiye'de güncel sanat ortamında normatif dışı cinsellikler üzerine yapılmış çalışmalara odaklanırken bu çalışmaları Queer bakış açısından değerlendirerek Queer cinselliğiyle aralarındaki ilişkiyi incelemektedir. Güncel sanatta cinselliğin ele alınış biçimleri Queer teori bağlamında değerlendirilirken norm dışı cinselliklerin güncel sanattaki konumu ortaya konulmuştur. Bu çalışma kapsamında öncelikle Queer teorinin ortaya çıkışına odaklanarak detaylı bir şekilde açıklanmıştır. İkinci olarak LGBTİ+ Hareketinin Türkiye'deki tarihçesine odaklanarak hareketin Türkiye'deki mücadelesi incelenmiştir. Sonrasında Türkiye'de LGBTİ+ Hareketi ile Queer teori arasındaki ilişki ortaya konmuştur. Üçüncü olarak ise LGBT Sanatı'nın oluşumu ve Queer'in güncel sanattaki olasılıkları ele alınmıştır. Bu tez çalışmasının ana konusunu oluşturan dördüncü bölümde ise güncel sanatta cinselliğin ele alınış biçimleri normatif dışı cinsellikler üzerine eserler üreten sanatçıların çalışmaları üzerinden Queer bir bakış açısından değerlendirilmiştir. Sonuç olarak bu çalışma güncel sanatta; norm dışı cinsellikler, Queer cinselliği, LGBTİ+ ve Queer'in güncel sanattaki temsiliyeti ve bu temsiliyetin sınırlarını ortaya koymaktadır.

Mehmet Furkan Ede
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

2016-2018 Olağanüstü Hal döneminde protesto hakkının kullanımı

Bu çalışmada 20/07/16 ile 18/08/2018 tarihleri arasında kesintisiz olarak süren Olağanüstü Hal Döneminde siyasal katılım, düşünceyi ifade etme özgürlüğü veya herhangi bir amaçla bir araya gelen kişilerin kolektif olarak kullandığı bir hak olan protesto hakkının seyrine bakılmıştır. Bu seyre bakılırken kamu otoriteleri tarafından yurttaşların hak kullanımını düzenleyen zamansal ve mekansal kısıtlamalar ile yasaklar ana ekseni oluşturmuş ve belirtilen tarihler arasında polis tarafından müdahale edilen protestolar ele alınmıştır. OHAL dönemindeki siyasal rejim ile eylem repertuvarı arasındaki ilişkiyle birlikte iktidar tarafından bu repertuvarın karşısına konulan performans ve araçlar incelenmiştir. Protestolara ilişkin zamansal ve mekansal olarak müdahale biçimlerinin hangi durumlarda farklılaştığı, bunun hakkın kullanımına ilişkin ne gibi kısıtlar doğurduğu da çalışmanın amaçlarından biri olmuş, literatürdeki istisna hali tanımlama ve tartışmaları ile belirtilen zaman aralığı sosyolojik olarak analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Protesto Hakkı, Olağanüstü Hal, Toplumsal Hareketler, Eylem Repertuvarı

Pelin Oral
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Soğuk Savaş döneminde Demokratik Alman Cumhuriyeti'nden Türkiye'ye propaganda yayını yapan Bizim Radyo (1958-1989)

Bizim Radyo 1958 yılında Demokratik Alman Cumhuriyeti'nin Leipzig şehrinde Türkiye içinde illegal ilan edilmiş Türkiye Komünist Partisi'nin dış bürosu tarafından kuruldu. Gizli bir propaganda radyosu olan Bizim Radyo'nun temel amaçları arasında Türkiye'ye yönelik komünizm propagandası yapmak, anti-emperyalist yayınlara imza atmak ve sosyalist ülkelerdeki politik gelişmeleri Türkiye'deki dinleyicilerine aktarmak yer almaktadır. 1989 yılına kadar yayın hayatını sürdüren Bizim Radyo İsmail Bilen, Nazım Hikmet ve gazeteci Sertel ailesinin üyeleri Zekeriya Sertel, Sabiha Sertel ve Yıldız Sertel tarafından kurulmuştur. Daha sonra Zeki Baştımar, Aram Pehlivanyan, Hayk Açıkgöz ve eşi Anjel Açıkgöz, Bilal Şen ve Gün Benderli gibi isimlerin katılımı sonucunda genişleyen kadrosuyla yayın hayatına devam eden Bizim Radyo birçok konu hakkında propaganda yayınları yaptı. Bu konular arasında Türk-Sovyet dostluğu, Amerikan emperyalizmi karşıtlığı, Türkiye'deki işçi-köylü hareketleri, Batı Almanya'daki Türk işçiler, Türkiye'deki askeri darbeler ve ordu, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Merkezi Antlaşma Teşkilatı (CENTO), Amerika Birleşik Devletleri'ne hizmet ettiklerini düşündükleri Demokrat Parti, Adalet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi ve kendilerine ideolojik olarak daha yakın buldukları Türkiye İşçi Partisi gibi siyasi partiler, Türk dış politikasını ilgilendiren Kıbrıs ve Ortadoğu gibi meseleler ve Kürt hareketi yer almaktadır. Bizim Radyo, Soğuk Savaş'ın bitişini simgeleyen 1989 yılındaki Berlin Duvarı'nın yıkılmasının birkaç gün öncesinde yayın hayatını noktalamıştır. 31 yıllık yayın hayatına bakıldığında Bizim Radyo'nun propaganda yayınları Türkiye iç siyasetinde, Türk-Sovyet ilişkilerinde ve daha birçok konuda etki bırakmıştır. Ayrıca Türk-Sovyet ilişkilerinin gelişmeye başladığı 1960'ların ikinci yarısında Bizim Radyo'nun propaganda yayınları Türkiye tarafından sık sık Sovyetlere şikayet edilmişse de bu yayınlar iki ülke arasında büyük bir sorun yaratmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bizim Radyo, Propaganda, Soğuk Savaş, Türkiye Komünist Partisi, Gizli Radyolar, İsmail Bilen, Nazım Hikmet.

Oğuz Erdur
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İki savaş arasında Osmanlı idaresinde Bosna eyaleti (1739-1768)

Bu çalışma dört asrı aşkın Türk idaresi altında kalan Bosna eyaletinin 1739-1768 yılları arasındaki tarihî kesitine odaklanmaktadır. Osmanlı Devleti'nin Balkan yarımadasındaki en önemli eyaletlerinden birisi olan Bosna'da Osmanlı-Avusturya-Rus savaşının (1736-1739) ardından bir müddet sükûnet hâkim olsa da XVIII. yüzyıl ortalarına doğru büyük bir isyan patlak vermiştir. Bu çalışma sonuçları itibariyle söz konusu isyanın ortaya çıkmasında görevlerini suistimal eden yerel yönetici sınıfın ve kendilerini yeniçeri ilan eden bazı asilerin önemli rol oynadığını göstermiştir. Merkezî hükûmet ve yerel yönetici sınıf söz konusu isyanı bastırmakta oldukça güçlük çekmiş, eyaletteki mevcut yönetim işleyemez bir hâle gelmiştir. Bu nedenle isyan fasılalarla yaklaşık on yıl devam etmiştir. İsyanın bastırılmasından sonraki yıllarda ise Bosna'da devlet otoritesi yeniden sağlanmış ve eyalet nispeten daha huzurlu bir ortama kavuşmuştur. Ele alınan dönemde eyaletin Avusturya ve Venedik hudutlarında asayişi bozan çok sayıda olay yaşanmıştır. Bu sorunların çözümünde diplomatik yollar tercih edilmiş ve uzlaşmacı bir siyaset takip edilmiştir. Bosna valileri bu yıllarda Karadağ'da ortaya çıkan isyanlarla da ilgilenmek zorunda kalmışlardır. Bosna'dan bölgeye düzenlenen askerî operasyonlarla Karadağlı asiler itaat altına alınmışlarsa da askerî geri çekilişi fırsat bilen Karadağlılar her defasında yeniden isyan bayrağı açmışlardır. Bu çalışmada söz konusu döneme dair Bosna eyaletindeki sadece siyasi ve sosyal gelişmelere ışık tutulmamıştır. Aynı zamanda eyaletteki idari, askerî, dinî, kültürel ve iktisadi yapılar ile mimari alandaki faaliyetlere yönelik de fikir verici tespitlerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Osmanlı Devleti, Bosna, Hersek, Bosna eyaleti, Balkanlar, XVIII. yüzyıl.

18. yüzyılBalkanlarBosna+3
Uğur Koca
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İstanbul Arkeoloji Müzeleri Yenikapı, Sirkeci, Vezneciler Metro-Marmaray kazılarında bulunan Geç Antik dönem takı ve aksesuarlar

Bu tezde İstanbul Arkeoloji Müzeleri tarafından 2004-2015 yılları arasında Marmaray ve Metro projeleri kapsamında yapılmış, antik Theodosius Limanı sınırları içinde kalan günümüz Yenikapı; bir bölümü Prosphorion limanı sınırları içinde kalan günümüz Sirkeci ile Vezneciler kazılarında bulunan Geç Antik Dönem'e (4-7. yüzyıllar) tarihlenen takı ve aksesuarlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda her üç kazıdan ele geçen ilgili döneme ait altın ve bronz fibulalar, yarı değerli taşların da kullanıldığı altın, bronz, gümüş, yüzükler, altın ve değerli-yarı değerli taşlardan kolyeler, sarkaç ve amulet ile bronzdan bilezikler, altın ve pirinçten(?) küpeler ve bronz, gümüş-bronz ve gümüş-kemik kompozit iğneler, kontekstleri başta olmak üzere benzer örnekleriyle değerlendirilerek tarihlendirilmiş ve ait olduğu kültür, üretildiği atölye ya da yeterli veri sağlanmışsa coğrafi dağılımı, kullanmış olabilecek kişiler ve kullanım ya da üretim amaçları tespit edilmeye çalışılmıştır.

Gülbahar Baran Çelik
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Eyyûbîler Ve Memlûkler döneminde İskenderiye (1167-1517)

Bu tez Mısır'da yer alan İskenderiye şehrinin 1167-1517 yılları arasındaki tarihini incelemektedir. Çalışma, Eyyûbîlerin daha Mısır'da yönetime gelmeden şehirle gerçekleşen ilk temasıyla başlayıp Osmanlıların fethiyle sonra ermektedir. İskenderiye, tarih boyunca önemli bir şehir olmakla birlikte Haçlı seferleri döneminde kilit bir role bürünmüştür. Eyyûbîlerin tarih sahnesine çıkmalarından kısa bir süre sonra Haçlıların yönünü Mısır'a çevirmesi, şehrin stratejik önemini arttırmıştır. İskenderiye, sahilde bulunması sebebiyle her zaman tehdit altında olsa da Haçlılar döneminde bunu daha da yakından hissettirmiştir. Dolayısıyla Mısır yöneticileri için İskenderiye savunması ciddi bir devlet stratejisi haline gelmişti. Eyyûbîler döneminde Haçlıların yönünü Dimyât'a çevirmesiyle 1174 yılındaki Norman saldırısı dışında şehre karşı bir atak olmamıştır. Memlûkler döneminin ilk asrında devletin İskenderiye politikası değişmese de ilerleyen süreçte karşımıza zıt bir tablo çıkmaktadır. XIV. yüzyılda devletin yaşadığı rehavet ve iç çekişmeler şehir savunmasını zayıflatmıştır. Böylelikle İskenderiye 1365 Haçlı seferine hazırlıksız yakalanmıştır. Kıbrıs kralı Pierre de Lusignan önderliğindeki Haçlı ordusu tarafından kısa sürede düşen İskenderiye, oldukça büyük yıkım ve yağmaya uğramıştı. 1365 yılında gerçekleşen Haçlı seferi şehir tarihinde önemli gelişmelere yol açmıştır. İlk olarak İskenderiye, normal vilayet yönetiminden niyâbetü's-saltana yönetimine geçirilmiştir. Tesis edilen yeni sistemde şehrin yönetiminde daha rütbeli emîrler görevlendirilmiştir. Aynı zamanda şehrin askerî gücü de arttırılmıştır. İdarî sistemde İskenderiye'nin bu yüksek konumu, devlet yıkılana kadar devam etmiştir. 1365 Haçlı seferi aynı zamanda parlak bir çağ yaşadıktan sonra İskenderiye'nin gerilemeye başlamasında ilk aşamalardan biri olmuştur. Bu tarihten sonra başlayan gerileme XV. yüzyılda zirveye çıkmıştır. İskenderiye, sahip olduğu coğrafî konum ve bunun getirisi olan ticarî zenginlik ile Mısır'ın en önemli ikinci şehri olmuştur. Dolayısıyla burada güçlü bir idarî sistem tesis edilmiş ve birçok kamu görevlisi şehirde görev yapmıştır. Yine şehrin nüfusunun kalabalık olması burada güçlü bir adlî sistemin olmasını da gerektirmiştir. İskenderiye aynı zamanda kozmopolit bir şehirdi. Müslüman, Hristiyan ve Yahudi halk bir arada yaşamaktaydı. Bunların dışında şehirde geçici olarak bulunan yabancı tüccarlar mevcuttu. Bütün bunlar şehirde canlı bir sosyal yaşama yol açmıştır. İskenderiye bütün olumlu özelliklerine rağmen XV. yüzyılda hızla küçülmüştür. Sürekli tekrarlayan korsan saldırıları, sık sık kendini gösteren afetler, devlet yönetiminin ticarette uyguladığı sert poltika ve konulan ağır vergiler, İskenderiye'de nüfus kaybına yol açmıştır. Nüfusun azalması ise şehrin giderek tahrip olmasına sebep olmuştur. XV. yüzyıl sonlarında Ümit Burnu'nun Portekizlerce keşfi, İskenderiye'nin en önemli vasfı olan ticarete büyük zarar vermekle birlikte şehri daha da kötü bir duruma sokmuştur.

EyyubilerMemlüklerİskenderiye
Yunus Emre Aydın
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Doğu Roma İmparatoru Tıberıus Constantinus (574-582)

Doğu Roma İmparatoru Tiberius Constantinus, kısa süreli hükümdarlığına rağmen dikkate değer bir kişidir. Doğu Roma veya diğer tanımlama ile Bizans Tarihi içinde, İmparator Iustinianus'un 565 yılında ölümü ile İmparator Heraclius'un 610 yılında tahta çıkışı arasında geçen dönemde hüküm sürmüş imparatorlardan birisidir. 574-578 yılları arasında caesar olarak devlet yönetiminde yer almıştır. 578-582 yılları arasında ise augustus olarak tek başına imparatorluğu yönetmiştir. Onun hükümdarlığında, birçok önemli gelişme olmuştur. Toplum hayatından devlet yönetimine, ekonomik durumdan siyasi olaylara ve diplomatik diyaloglara kadar bunlar sıralanabilir. Ek olarak bütün bunlar, Doğu Roma İmparatorluğu Tarihi kadar Türk Tarihi, İran Tarihi, Avrupa Tarihi, bölgesel tarihçilik açısından da önemlidir. Ayrıca, onun yönetim anlayışı hem kendi dönemini hem de imparatorluğun sonraki dönemlerini etkilemiştir. İmparator II. Iustinus'tan tacı devralan Tiberius Constantinus'un ölümünden sonra İmparator Mauricius'un hükümdarlık dönemi başlamıştır. Bu çalışma, Doğu Roma İmparatoru Tiberius Constantinus'un hükümdarlık dönemini kapsamaktadır. Aynı zamanda biyografi çalışması olan bu tezde, Tiberius Constantinus'un hayatı ve hükümdarlık dönemi Doğu Roma Tarihi kaynaklarının yardımı ile incelenmiştir. İçeriğin oluşumunda, etimoloji, numismatik, hukuk gibi alanların yanı sıra, Roma Tarihi'nden de destek alınmıştır. Tez çalışmasının giriş kısmında, tezin amacı ve Doğu Roma Tarihi içerisinde tezin kapsamı açıklanmıştır. Ardından, yöntem ve kaynaklar belirtilmiştir. Kökeni, ailesi ve kariyeri, imparator olmadan önceki yaşamında yer almıştır. II. Iustinus'un hastalığı sonrasında tahta çıkma süreci ve sonrasında dahili konular, dış politika içerisinde Sâsânîler, Avarlar, Göktürkler ve Avrupa'daki Erken Ortaçağ krallıkları ile ilişkiler bu tezin ana bölümünde incelenmiştir.

Bizans İmparatorluğu
Metin Uslu
Mimar Sinan Fine Arts University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00