
73
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Archived Theses
Sağlıklı bireylerde farklı gerimlerde uygulanan kinezyo bantlama tekniğinin basınç ağrı eşiği ve ağrı toleransı üzerine etkisi
Amaç: Bu çalışma kinezyo bantlamanın (KB) sağlıklı bireylerde farklı gerimlerde uygulanmasının basınç ağrı eşiği ve ağrı toleransına etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Yöntem: Randomize kontrollü ve çift kör bu çalışma, yaş ortalaması 21,04±2,0 yıl olan toplam 90 sağlıklı erkek olgu üzerinde gerçekleştirildi. Olguların demografik bilgileri kaydedildi. Olgular plasebo (%0 gerim-n=23), %50 gerim (n=24), %75 gerim (n=22) ve %100 gerim (n=21) grupları olarak dört gruba randomize olarak ayrıldı. Kinezyo bant dominanat taraf lateral epikondil bölgesini açıkta bırakacak şekilde, diamond shape tekniğine göre distalden proksimale uygulandı. Basınç ağrı eşiği ve ağrı toleransının ölçümüleri lateral epikondil üzerinden dijital algometre kulanılarak yapıldı. Ölçümler bantlama öncesi, bantlamadan hemen sonra ve bantlamadan 30 dk. sonra gerçekleştirildi. Bulgular: Çalışmanın sonuçları lateral epikondil bölgesine uygulanan kinezyo bantlamada kullanılan diamond shape tekniğinin basınç ağrı eşiği ve ağrı toleransına etki etmediğini göstermiştir (p>0.05). Tartışma: Çalışmanın sonuçları, sağlıklı bireylerde lateral epikondile farklı gerimlerde uygulanan kinezyo bantlamanın ağrı eşiği ve ağrı toleransı üzerine bir etkisi olmadığını göstermiştir. Anahtar Kelimeler: basınç ağrı eşiği, ağrı toleransı, kinezyo bantlama, algometre.
Bireysel ve takım sporları ile ilgilenen master sporcularda egzersiz bağımlılığının incelenmesi
Bu çalışma takım ve bireysel sporlarda müsabakalara katılan master (35 yaş üstü kadın ve erkek) sporcuların egzersiz bağımlılığı düzeylerini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Çalışmaya bireysel sporlarda atletizm ve oryantiring branşları oluştururken takım sporlarında ise futbol ve basketbol branşları ile ilgilenen katılımcılar oluşturmaktadır. Bu çalışmaya gönüllü olan en az 2 yıl ve haftada 2 gün düzenli olarak spor yapan master (35 yaş ve üstü) sporcular katılmıştır. Örneklem büyüklüğünü ise İstanbul, İzmir, Ankara ve Muğla ilerinde bulunan 35 yaş üstü kadın ve erkek sporcular oluşturmaktadır. İllerde bulunan sporculara "Kişisel Bilgi Formu", "Egzersiz Bağımlılığı Ölçeği-21" anketleri gerekli izinler alınarak internet (Facebook, whatsapp ve instagram) üzerinden anket formu gönderilip sporcuların online olarak anketi uygulaması istenilmiştir. Elde edilen verilere göre İstanbul, İzmir, Ankara ve Muğla ilerinde bulunan gruplardan 201 sporcu katılım sağlamıştır. Ölçme araçlarının uygulanması ile ilgili düzenlemelerin yapılması ve verilerin toplanması aşamasından sonra pandemi( covid-19) nedeniyle online anket uygulandığı için yanlış ya da eksik girilen veriler araştırma dışında tutularak analizleri yapılmıştır. Toplanan verilerin istatistiksel analizinde SPSS 19 paket program kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenmiş olup gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma gösterdiği için değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ve gruplar arası karşılaştırmada Tek Yönlü Anova testi uygulanmıştır. Çalışmaya 59 kadın 142 erkek birey katılım sağlamıştır. Katılım sağlayanların 68 atletizm 41 oryantiring 63 futbol ve 29 kişi basketbol branşların da katılım sağlamıştır. Bireylerin %33,83 ü atletizm %20,40 ı oryantiring %31,34 ü futbol %14,13 ü ise basketbol branşlarından katılım sağlamışlardır. Çalışma sonucunda; master sporcuların %73,6'nin asemptomatik, %25,05'nın semptomatik ve %1,4'sinin ise egzersiz bağımlısı olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Ayrıca bireylerin yapmış olduğu bireysel sporlar ve takım sporları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. (p>0,05). Ancak branşlar arası egzersiz bağlılıklarına baktığımızda basketbol ve futbol branşları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark tespit edilmiştir (p<0.05). Anahtar kelimeler: Bağımlılık, Egzersiz, Egzersiz bağımlılığı, Master sporcu, Spor
Kronik boyun ağrılı akademisyenlerde spinal mobilite ve boyun farkındalığı
Amaç: Bu çalışmanın amacı, kronik boyun ağrılı akademisyenlerde spinal mobilite, servikal lordoz, boyun farkındalığı, boyun özür düzeyi ve hareket korkusunu araştırmaktır. Yöntem: Tanımlayıcı çalışmamız, Türkiye'de bir üniversitenin fakülte ve yüksekokullarda görev yapan 74'ü kadın 32'si erkek, 25-57 yaş aralığında, 106 kronik boyun ağrılı akademisyenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Öncelikle katılımcılara tanımlayıcı bilgi formları verilerek kişisel bilgileri alınmıştır. Ardından Fremantle Boyun Farkındalık Anketi uygulanarak boyunlarını nasıl algıladıkları ve proprioseptif farkındalıkları değerlendirilmiştir. Kişilerin hareket ve yaralanma korkusu Tampa Kinezyofobi Ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Servikal lordoz flexible ruler ile değerlendirilmiştir. Spinal mobiliteyi değerlendirmek için gonyometrik ölçüm yapılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde bağımsız gruplarda t-testi ve tek yönlü ANOVA parametrik testleri kullanılmıştır. Sonuçlar: Katılımcıların boyun özür düzeylerinin hafif olduğu görülmektedir. Boyun farkındalığı hafif düzeyde azalmıştır. Akademisyenlerin kinezyofobisinin yüksek olduğu ve kinezyofobinin ağrı şiddeti ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Çalışmamızda artan yaş ile fleksiyon hariç servikal bölgenin tüm yönlerdeki hareket açıklığında anlamlı bir azalma olduğu bulunmuştur (p<0,05). Bireylerin servikal lordozunun normal kabul edilen aralıklarda yer aldığı ve ağrı şiddeti ile servikal lordoz arasında bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Servikal lordoz açısının cinsiyetten etkilenmediği ve yetişkin yaş grupları arasında önemli bir farklılık göstermediği bulunmuştur (p<0,05). Tartışma: Kronik boyun ağrısı, kadın akademisyenlerde daha yaygın görülmektedir. Şiddetli ağrı, boyun propriosepsiyon ve algısını etkileyerek farkındalığını azaltmaktadır. Hareket korkusu, ağrı şiddeti ile pozitif yönde ilişkilidir. Ağrı şiddeti ile servikal lordoz arasında ise ilişki olmadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kronik boyun ağrısı, boyun farkındalığı, spinal mobilite, servikal lordoz, akademisyen.
9-14 yaş grubu tenis sporcularında algılanan ebeveyn tutumları ile başarı motivasyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırma, 9-14 yaş grubundaki tenis sporcularının, ebeveyn tutumları ve spora özgü motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma genel tarama niteliğinde gerçekleştirilmiş ve örnekleme ulaşılmasında kolayda örnekleme yönteminden yararlanılmıştır. Muğla ilinde tenis sporcuları üzerinde yapılan araştırma örneklemini 188 sporcu oluşturmuştur. Araştırmada gerekli verilerin toplanması için nicel veri toplama tekniklerinden anket yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama formunda 14 soruluk kişisel bilgi formu, Wills (1982) "Spora Özgü Başarı Motivasyon Ölçeği" ve Lamborn, Mounts, Steinberg ve Dornbusch (1991) tarafından geliştirilen "Anne-Baba Tutum Ölçeği" Kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS V22.0 paket programında yapılmıştır. Araştırmada yer alan demografik değişkenler ile farklılıkların incelenmesi için ikili grupların karşılaştırılmasında t-testinden; çoklu grupların karşılaştırılmasında ise ANOVA testinden yararlanılmıştır. Araştırma değişkenleri arasındaki ilişkiyi incelemek için Pearson Korelasyon analizinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda; katılımcıların başarılı olmayı istedikleri, başarılı olmak için disiplinli bir çalışma gerektirdiğinin farkında oldukları ve sezon dışında da sporla ilgilendikleri görülmüştür. Spora özgü başarı motivasyonun yaş değişkeni ve milli sporcu olma durumuna göre üç boyutta da; öğrenim durumu ve spor yılına göre güç gösterme güdüsü ve başarısızlıktan kaçınma boyutunda; kardeş sayısına göre yalnızca başarısızlıktan kaçınma boyutunda; sosyo-ekonomik duruma göre başarıya yaklaşma güdüsü ve başarısızlıktan kaçınma boyutunda; anne-babanın müsabaka/antrenman izlemeye gelme durumuna göre güç gösterme güdüsü ve başarıya yaklaşma güdüsü boyutunda; anne-babanın sporda destekleme durumuna göre yalnızca güç gösterme boyutunda anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonucuna göre de, güç gösterme güdüsünün, anne-baba tutumlarının hepsiyle; başarıya yaklaşma güdüsü alt boyutu ile de anne baba tutumunun yalnızca psikolojik özerklik arasında pozitif yönlü ilişki bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Spor, Tenis, Sporda Motivasyon, Başarı Motivasyonu, Ebeveyn Tutumu
Farklı düzeylerdeki elit basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, farklı düzeylerdeki elit basketbolcuların beslenme alışkanlıkları ve bilgi düzeylerinin saptanması amacı ile tanımlayıcı araştırma olarak planlanıp yürütülmüştür. Araştırmanın örneklemini basketbolun en üst (1. ve 2.) liglerinde oynayan sporcular oluşturmuştur. Çalışmada Tanımlayıcı Bilgi Formu ile Beslenme Alışkanlıkları ve Bilgi Düzeyleri Anket Formu uygulanmıştır. Bu kapsamda sosyodemografik durumu, sporcu beslenmesi konusundaki bilgileri, beslenme alışkanlıkları sorgulanmıştır. Elde edilen veriler SPPS 22.0 paket programında yüzde ve frekans dağılımlarına bakılarak analiz edilecektir. İstatiksel hesaplamalarda SPSS (versiyon 22.0) programı kullanılmış̧ olup bulguların değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatiksel metotların yüzde (%), frekans dağılımı (f) kullanılmıştır. P değerinin 0,05'ten küçük olduğu durumlarda gruplar arası fark anlamlı kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde erkek basketbolcuların %100'ünün, kadın basketbolcuların %90,6'sının beslenmesine dikkat ettiği bulunmuştur. Erkek basketbolcu katılımcıların %66,7'si, kadın sporcuların %43,8 beslenme konusunda bilgilerini yeterli bulmuştur. Erkek katılımcıların %31,3'ü, kadın katılımcıların %28,1'i beslenme hakkında sahip olduğu bilgiyi antrenörlerden elde ettiği bulunmuştur. Araştırmaya katılan erkek sporcuların %85,4'ü, kadın sporcuların %75'inin sigara kullanmadıklarını bulunmuştur. Cinsiyetler arası farkın belirlenebilmesi için bağımsız t testi uygulaması yapılmıştır ve 4 tane beslenme alışkanlığı sorusunda anlamlı fark bulunmuştur (P≤0,05). Ligler arası farkın belirlenebilmesi için bağımsız t testi uygulaması yapılmıştır ve 2 tane beslenme alışkanlığı, 3 beslenme bilgisi sorusunda anlamlı fark bulunmuştur (P≤0,05). Sonuç olarak bu konu üzerinde daha çok araştırma yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kulüpler tarafından sporcuların ve antrenörlerin beslenme eğitimi ile desteklenmelerinin faydalı olacağı düşünülmektedir. Yapılan araştırmalar beslenme alışkanlığı ile sporda başarı arasında ilişki olduğu, bu yüzden spor kulüplerinde beslenme uzmanlarına yer verilmesi gerekmektedir.
Beden eğitimi öğretmenlerinin uzaktan eğitimde işlenen beden eğitimi ve spor derslerine bakış açılarının incelenmesi: Bir karma yöntem araştırması
Bu çalışmanın amacı; uygulama ağırlıklı bir ders olan beden eğitimi dersinin, uzaktan eğitimde işlenmesine yönelik beden eğitimi öğretmenlerinin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma triangülasyon (zenginleştirilmiş) modeli ile yapılmıştır. Araştırmadaki nicel veriler, uzaktan eğitime yönelik tutum ölçeği ile, nitel veriler ise yarı yapılandırılmış görüşmeler yolu ile elde edilmiştir. Araştırmaya nicel bölümde 81, nitel bölümde 9 olmak üzere toplam 90 beden eğitimi öğretmeni gönüllü olarak katılmıştır. Nicel verilerin analizinde, SPSS 20.0 paket programında tanımlayıcı istatistik yöntemleri, bağımsız gruplarda t-testi, tek yönlü Anova varyans analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde, betimsel ve içerik analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel veri sonuçlarına göre beden eğitimi öğretmenlerinin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Uzaktan eğitime yönelik tutumların yaş değişkenine göre incelenmesinde 23-29 yaş arası ile 40 yaş ve üzeri beden eğitimi öğretmenleri arasında 23-29 yaş grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Nitel verilerin analizi sonucunda, 3 kategori (uzaktan eğitim, uzaktan eğitimde beden eğitimi dersi, teknolojik yeterlik) 6 tema ve 14 alt temaya ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda uzaktan eğitim planlaması yapılırken beden eğitimi dersinin en önemli kazanımı olan aktif ve sağlıklı hayat teması ile uygulamaya yönelik kazanımlarının sağlanabilmesi için uzaktan+yüz yüze yapılacak şekilde planlanması, dersin uzaktan eğitimle yapılacak saatlerinde geri bildirim verilebilmesi ve sınıf yönetimi için öğrencilerin kamera açması, derste ölçme ve değerlendirme kriterlerinin iyi tanımlanması yoluyla öğrenci ve ailelerin hassasiyetlerinin artırılması ve beden eğitimi öğretmenlerinin güncel teknolojik gelişmeleri derslerine entegre edebilmeleri için uygulama ağırlıklı meslek içi eğitimlerle desteklenmesi önerilmektedir.
Diz yaşam kalitesi 26 maddelik ölçeğinin Türkçeye uyarlanması: Kültürel adaptasyon, güvenilirlik ve geçerlilik
Bu çalışmanın amacı "The Knee Quality of Life 26-item Questionnaire (KQoL-26)" ölçeğini Türkçeye çevirmek ve Türkçe versiyonunun (Diz Yaşam Kalitesi 26 Maddelik Ölçek: DYK-26) güvenilirlik ve geçerliliğini incelemektedir. Araştırmaya 40 yaş üzeri primer diz osteoartriti olan 182 gönüllü hasta dâhil edildi. DYK-26, Guillemin ve Beaton'un prosedürlerine göre çevrildi ve kültürel olarak uyarlandı. Ölçeğin anlaşılırlığı pilot çalışma ile test edildi (n=20). Bireylerin demografik ve klinik özellikleri kaydedildi. Bireylere DYK-26 ölçeğinin Türkçe versiyonu ile birlikte SF-36, KOOS ve WOMAC anketleri uygulandı. İlk değerlendirmeden 3 gün sonra, hastalardan DYK-26 ölçeğini tekrar doldurmaları istendi. Her iki testin toplam sonuçları arasındaki korelasyon sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) ile belirlendi. İç tutarlılık Cronbach's α katsayısı kullanılarak test edildi. Geçerlilik, DYK-26 ile SF-36, KOOS ve WOMAC skorları arasındaki Pearson korelasyon katsayısı hesaplanarak değerlendirildi. Katılımcıların yaş ortalamaları 59.96±8.47 yıl olup %72.5'i (n=132) kadındı. Ölçeğin genel iç tutarlılık katsayısı Cronbach α=0.965 olarak bulundu. Fiziksel fonksiyon, aktivite limitasyonları ve emosyonel fonksiyon alt bölümleri için Cronbach α değeri sırasıyla 0.945, 0.915, 0.903 olarak hesaplandı ve iç tutarlılığın yüksek olduğu belirlendi. ICC değerleri soru bazında 0.791-0.954 arasında; alt bölümlere ait ICC değerleri 0.948-0.963 arasında olduğu görüldü. Bu ölçekten alınan puanların SF-36 ve KOOS ile pozitif yönde, WOMAC ile negatif yönde ilişki olduğu saptandı (p<0.01). En yüksek ilişki SF-36 ve DYK-26 ölçeklerinin fiziksel fonksiyon alt bölümleri arasındaydı (r=0.901). DYK-26 ölçeği diz osteoartriti hastalarının diz ile ilişkili yaşam kalitesini değerlendirmede kullanılabilecek güvenilir ve geçerli Türkçe bir ölçektir
Spor örgütlerinde iç girişimcilik ve müşteri yönlü davranışlar geliştirmede içsel pazarlama algısı ve algılanan örgütsel desteğin aracılık rolü
Tezin amacı, aktif katılımcılara spor hizmet ve programları hazırlayıp sunan örgüt çalışanlarının iç girişimcilik ve müşteri yönlü davranışlar geliştirmelerindeki içsel pazarlama algısı ve algılanan örgütsel desteğin aracılık rolünün üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın evrenini, İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlı Gençlik ve Spor Müdürlüğü ve İstanbul Spor Etkinlikleri ve İşletmeciliği Ticaret AŞ (Spor İstanbul)'de çalışanlar; örneklemini ise basit rastgele örnekleme yöntemi ile belirlenen (n=583) gönüllü katılımcılar oluşturmaktadır. Katılımcılara tanımlayıcı form, iç girişimcilik davranışı, müşteri yönlü davranış, içsel pazarlama algısı ve algılanan örgütsel destek ölçekleri uygulanmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS 25.0 paket programında kaydedilmiş ve analizler bu program üzerinden yapılmıştır. İstatistiksel süreçte; Mann Whitney U, Kruskal Wallis-H, Spearman Korelasyon ve Regresyon analizleri kullanılmıştır. Bulgulardan elde edilen verilere göre çalışanların iç girişimcilik, müşteri yönlü davranış, içsel pazarlama algısı ve örgütsel destek algısısının iyi düzeyde olduğu görülmüştür. Çalışanların demografik özellikleri ile iç girişimcilik davranışı alt boyutları karşılaştırıldığında; cinsiyet ile yenilikçilik ve genel iç girişimcilik eğilimi, yaş ile yenilikçilik, eğitim düzeyi ile yenilikçilik, risk alma/üstlenme ve inisiyatif kullanma yetkinliği (öngörü), mesleki deneyim ile genel iç girişimcilik eğilimi, statü ile risk alma/üstlenme ve gelir düzeyi ile risk alma/üstlenme alt boyutlarında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gözlenmiştir. Çalışanların demografik özellikleri ile müşteri yönlü davranış ve alt boyutları karşılaştırıldığında; cinsiyet ve mesleki deneyim değişkenleri ile kişisel ilişki geliştirme boyutunda, eğitim düzeyi ile müşteri yönlü davranış genel skorunda, müşteri ihtiyaçlarını anlama, doğru hizmet ve hizmet hazırbulunuşluğu boyutlarında anlamlı bir farklılık vardır. Statüye göre müşteriye özel ilgi gösterme ve müşteriyle kişisel ilişki geliştirme, gelir düzeyi ile müşteri ihtiyaçlarını anlama ve hizmet hazırbulunuşluğu boyutlarında da anlamlı bir fark vardır. Ancak yaş ile müşteri yönlü davranış ve alt boyutları arasında anlamlı bir farklılık yoktur. İçsel pazarlama algısı ve alt boyutları ile eğitim düzeyi, mesleki tecrübe, statü ve gelir düzeyi değişkenleri arasında olduğu gibi cinsiyet ile içsel pazarlama genel skoru, iletişim ve bilgi paylaşımı, somut yararlar, soyut ve sosyal yararlar alt boyutlarında da anlamlı farklılık vardır. Ayrıca yaş ile içsel pazarlama algısı genel skoru, bireysel ihtiyaçlara yönelik yönetici ilgisi, soyut ve sosyal yararlar alt boyutlarında da anlamlı farklılık belirlenmiştir. Örgütsel destek algısı ile yaş, eğitim düzeyi, mesleki tecrübe, statü ve gelir düzeyi değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Fakat cinsiyet ile algılanan örgütsel destek arasında farklılık istatistiksel açıdan anlamlı değildir. İçsel pazarlama algısı ve alt boyutları ile iç girişimcilik davranışı ve alt boyutları arasında zayıf ve orta düzeyde olumlu yönde bir ilişki bulunduğu ve içsel pazarlama algısının iç girişimcilik davranışını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. İçsel pazarlama algısı alt boyutları ile müşteri yönlü davranış alt boyutları arasında zayıf ve orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki görüldüğü ve içsel pazarlama algısının müşteri yönlü davranışı olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Algılanan örgütsel destek düzeyi ile iç girişimcilik davranışı ve alt boyutları arasında zayıf ve orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki bulunduğu, algılanan örgütsel desteğin iç girişimcilik davranışını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Algılanan örgütsel destek düzeyi ile müşteri yönlü davranış ve alt boyutları arasında zayıf ve orta düzeyde pozitif yönde bir ilişki bulunduğu ve algılanan örgütsel desteğin müşteri yönlü davranışı olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
Sağlıklı bireylerde farklı yönlerde uygulanan kinezyo bantlamanın kas enduransına etkisi
Amaç: Bu çalışma biseps braki kasına farklı yönlerde uygulanan kinezyo bantlamanın sağlıklı bireylerde dinamik kas enduransına olan etkisini incelemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Randomize, kontrollü, çift kör ve çapraz tasarımlı bu çalışma, yaş ortalaması 21.63 ± 2.00 yıl olan 27 sağlıklı erkek olgu üzerinde gerçekleştirildi. İlk katılımda olguların, demografik ve kişisel bilgileri alındı ve 1 maksimum tekrar (1- MT) ile kas kuvveti bulundu. Bir hafta sonra yapılan ikinci katılımda kas enduransı değerlendirildi. Bir maksimum tekrar ve kas enduransı dirsek fleksiyon egzersiz pozisyonunda yapıldı. Bu değerlendirmelerden sonra 3 gruba randomize edilen 27 olgunun dominant taraf biseps braki kasına fasilitasyon bantlaması, inhibisyon bantlaması ve sham bantlama randomize edilen sıralama ile ardışık iki gün aralıklarla uygulandı. Bantlama uygulamalarından yarım saat sonra kas enduransı değerlendirildi. Uygulamalar arasındaki farklar tekrarlı ölçümlerde ANOVA ile analiz edildi. Sonuçlar: Üç farklı yönde uygulanan kinezyo bantlamanın bantlamasız duruma göre en fazla sham bantlamada en az inhibisyon bantlamasında olmak üzere kas enduransında anlamlı artış oluşturduğu (p<0.05), bantlama uygulamasının yönünden bağımsız olarak ardışık değerlendirmeler arasında da anlamlı fark olduğu bulundu (p<0.05). Ancak üç farklı yöndeki uygulamalar arasında anlamlı bir fark görülmedi (p> 0.05). Tartışma: Çalışmanın sonuçları, kinezyo bantlamanın sağlıklı bireylerde biseps braki kasının enduransını arttırdığını ve bu artışın uygulanan bantlamanın yönünden etkilenmediğini gösterdi.
Kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma,kick boks sporcularında 4 haftalık crossfit antrenmanlarının denge, çeviklik ve kuvvet parametreleri üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılacaktır.Çalışmada Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinde öğrenim gören aktif olarak lisanslı kick boks sporu ile uğraşan, herhangi bir sağlık sorunu olmayan ve gönüllü olarak katılacak 20-25 yaş arası 24 erkek sporcu yer alacaktır. Çalışmaya katılan sporcular rastgele örneklem yöntemi ile (12) deney ve(12) kontrol grubu olmak üzere 2 gruba ayrılacaktır. Deney grubuna kick boks antrenmalarına ek olarak 4 haftalık haftada 3 gün 60 dakika crossfit antrenmanı uygulatılacaktır. Kontrol grubu ise geleneksel kick boks ve kuvvet antrenmanlarına devam edecektir. Deney ve kontrol gruplarının fizikselözellikleri (yaş, boy, kilo ve vücut kitle endeksi), denge, kuvvet ve 505 çeviklik değişkenlerine ait tanımlayıcı veriler SPSS (version18.0) programı ile analiz edilecektir. Çalışmada anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak belirlenecek. Gruplar arası farklılıklar; normal dağılıma uygun olan değişkenler için Bağımsız Örneklem t-Testi ile, normal dağılıma uygun olmayanlar için Mann Whitney U Testi ile sınanacaktır. Antrenmanın etkisini değerlendirmek amacıyla denge, kuvvet ve 505 çeviklik ön test - son test arasındaki değişim baz alınacaktır. Elde edilecek bulgular analiz edilip yorumlandıktan sonra sonuç kısmına yazılacaktır. Elde edilecek sonuçların farklı spor branşlarında ki antrenörlere, bu alanda çalışma yapmak isteyen spor bilimcilere crossfit antrenman programını kullanmaları konusunda yol gösterici olacağı düşünülmektedir.