
5
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Orta Karadeniz Bölgesindeki lüfer balığının (Pomatomus saltatrix, Linnaeus, 1766) biyolojik özellikleri ile üreme özellikleri üzerine histolojik ve makroskobik tespitler
Bu çalışmada Orta Karadeniz Bölgesi'nde avlanan lüfer balığı (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766)'na ait biyolojik özellikler ile üreme özelliklerinin belirlenmesi, belirlenen bu özelliklerin histolojik ve makroskobik tespitler ile ortaya konması amaçlanmaktadır. Bu kapsamda 2015-2016, 2016-2017 ve 2017-2018 yılları av sezonu içerisinde avlanan 815 adet lüfer balığının (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766) biyometrik ölçümleri yapılmıştır. Üç avlanma sezonu süresince amatör balıkçıların ve ticari balıkçı gemilerinin avladıkları lüfer balığı (Pomatomus saltarix Linnaeus, 1766)'na ait örneklerde her bir birey için total boy, çatal boy, standart boy, toplam ağırlık, gonad ağırlığı, cinsiyet ve eşeysel olgunluk safhası, oosit çapı verileri; populasyon için ise boy-ağırlık ilişkisi, boy kompozisyonu, boy-boy ilişkisi, cinsiyet kompozisyonu değerleri hesaplanmıştır. Hesaplanan tüm parametreler cinsiyet ve zaman faktörlerine bağlı değişimler açısından istatistik olarak test edilmiştir. Örneklenen bireylerin total boyu 11,00±0,23-37,00±0,23 cm arasında ve vücut ağırlıkları 12,78±3,83-498,39±3,83 g arasında değişiklik göstermiştir. Dişi ve erkek oranları 2015-2016 sezonunda 0,88:1; 2016-2017 sezonunda 1,96:1; 2017-2018 sezonunda 2,80:1 olarak belirlenmiştir. Elde edilen histolojik bulgular ile makroskobik bulgular karşılaştırıldığında makroskobik olarak yumurtladığı değerlendirilen balıkların gonadlarından histolojik kesit alınarak incelendiğinde yumurtlama sonrası foliküllere rastlanılamamıştır. Çalışma kapsamında incelenen bireylerin % 46.87'si yasal avlanma boyunun altındaki bireylerden oluşmaktadır. Çalışma sonucu, yasal avlanma boyunun üzerinde olan bireylerin dahi cinsi olgunluğa ulaştıkları halde üreme şansı bulamadıklarını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Lüfer (Pomatomus saltatrix), Orta Karadeniz, Sinop, Populasyon Dinamiği
Doğal ve mekanik yöntemlerle kurutularak farklı şekillerde paketlenen hamsi balıklarında (Engraulis encrasicolus L., 1758) kalite değişimlerinin belirlenmesi
Bu çalışmada, hamsi balıkları doğal ve mekanik yöntemlerle kurutularak streç ve vakum paket ile paketlenmiştir. Buzdolabı koşullarında (+4±1ºC) muhafaza altına alınan balıkların kalite değişimlerini belirlemek amacıyla; kimyasal, mikrobiyolojik ve duyusal analizler yapılmış ve raf ömrü belirlenmiştir. Balıkçı tezgâhından satın alınan balıklar ayıklanıp temizlenmiş, kan, mukus ve pulların giderilmesi için %10 salamurada bekletilmiştir. Daha sonra tekrar yıkanan balıklar bir kap içerisinde, bir kat tuz bir kat balık olacak şekilde balıklar kuru tuzlanmış (temizlenmiş balık ağırlığının %10'u tuz) ve buzdolabında bir gece bekletilmiştir. Daha sonra akan musluk suyu altında yıkanan balıklar fazla tuzundan arındırılmış, sızdırılmış ve farklı şekillerde kurutulması için iki gruba ayrılmıştır (Doğal ve Mekanik kurutma). Doğal kurutma işleminde balıklar (%65 nem, 22ºC±2), askılar üzerine dizilmiş ve laboratuvar koşullarında 4 gün kurutulmuştur. Mekanik kurutma işleminde ise balıklar, kurutma dolabındaki tepsilere dizilmiş 45oC±2'de %30 nemde 32 saat boyunca kurutulmuştur. Balıklar bu aşamadan sonra tekrar iki gruba ayrılmıştır. Bir grup balık streç film ile kaplanmış diğer grup balık ise vakum paketle paketlenmiştir. Elde edilen kimyasal analiz sonuçlarına göre balıkların kurutulma işlemi sonrasında elde edilen TBA, TVB-N değerlerinin raf ömrü süresi boyunca artış gösterdiği tespit edilmiştir. Mikrobiyolojik verilere göre koliform grubu bakteriye çalışma boyunca rastlanmamıştır. TMAB analizinde, taze balıkta 1,97±0,05 logkob/g olan değer tuzlama sonrası 2,18±0,05 logkob/g değerini almış ve depolama süresi boyunca tüm gruplarda tespit edilebilir <10 kob/g değerin altında kalmıştır. Duyusal değerler açısından deneme sonunda mekanik kurutulan streç paketli hamsi balıkları 60.günde 2,00±0,35 puan alırken, Vakum paketliler ise 45. günde 2,20±0,25 puan almıştır. Doğal kurutmada vakum paketli grup ise 70. günde 2,30±0,12 puan alırken düşük puan alarak kalitesini kaybeden son grup depolamanın 80. günde, 2,10±0,32 puan ile doğal yöntemle kurutulan ve streç film ile paketlenen balık grubu olmuştur. Sonuç olarak hamsi balıkların mekanik yöntemle kurutulması sonucu raf ömrü 2 ay uzarken doğal yöntemle kurutulmasıyla raf ömrü 2,5 ay kadar uzamış ve tüketiciye balık tüketiminde alternatif oluşturmuştur.
Adana- İskenderun Körfezi, Yumurtalık Koyu'nda kaybolan fanyalı uzatma ağlarının av veriminin zamana göre değişiminin incelenmesi
İskenderun körfezinde yer alan Yumurtalık koyunda yürütülen bu çalışmada, kayıp monoflament uzatma ağlarının neden olduğu, çeşitli su canlılarının ölüm miktarı ve bunun zamana göre değişiminin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada, İskenderun bölgesindeki ticari balıkçıların yaygın olarak kullandığı özelliklerde 7 posta fanyalı uzatma ağı kullanılmıştır. Bu ağlardan 2 postası kayıp ağözelliği taşıması amacı ile, diğer 5 posta ağ ise av verimini kontrol ve karşılaştırma yapmak amaçlı ticari operasyonlar için kullanılmıştır. Bu çalışmada kayıp ağlar 96 günlük zaman diliminde 23 kez gözlenmiştir. Kayıp ağların gözlendiği zaman diliminde ve aynı günlerde aynı sayıda ticari operasyonlar yapılmıştır. Çalışmada kullanılan ticari ve deneysel ağlarla, 19 familyaya ait 31 tür ve 1576 adet birey yakalanmıştır. Yakalanan 31 türün 19?unu kemikli balıklar, 7?sini kabuklular, 3?ünü kıkırdaklı balıklar, 1?ini yumuşakçalar ve 1?inide sürüngenler oluşturmaktadır. Ticari ve kayıp ağlara yakalanan toplam kabuklu ve balık sayıları ortalamalarında zamana göre, balıklar kabuklulara oranla daha düzenli bir yakalanma göstermektedir. Ticari ve kayıp ağlarda kabuklu bireyleri, balık bireylerinden daha fazla miktarda yakalanmıştır. Çalışmada, her iki ağa yakalanan kabuklu ve balık türlerinin boy ortalamaları tespit edilmiştir. Ticari ve kayıp ağlara en çok yakalanan balık türleri ile kabuklu türlerinin boy ortalamaları arasında fark istatistiksel olarak karşılaştırılmışve bu türlerin boy ortalamaları arasında fark önemli bulunmamıştır (p>0,05). Çalışmada kullanılan ticari ve kayıp ağların, günlere göre yakalanan kabuklu ve balık sayıları ortalamaları istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Ticari ağlarda günlere göre yakalanan balık sayıları ortalamaları ile kayıp ağlarda günlere göre yakalanan balık sayıları ortalamaları arasında istatistiksel açıdan farkın önemli olmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Ticari ağlarda günlere göre yakalanan kabuklu sayıları ortalamaları ile kayıp ağlarda günlere göre yakalanan kabuklu sayıları ortalamaları arasında istatistiksel açıdan farkın önemli olmadığı (p>0,05) belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İskenderun Körfezi,Yumurtalık Koyu, kayıp av araçları, hayalet avcılık, monoflament uzatma ağı
Çıldır Gölü'ndeki kerevit (Astacus leptodactylus Eschscholtz, 1823) avcılığının sosyal, yapısal ve ekonomik yönden değerlendirilmesi
Bu çalışma Çıldır Gölü (Ardahan/Kars) kooperatif üyesi balıkçıların sosyo-ekonomik analizinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Balıkçıların tamamının bu kooperatiflere üye oldukları ve bunların dışında başka bir sivil toplum kuruluşuna üye olmadıkları belirlenmiştir. Balıkçıların yaşlarının 34 ile 74 arasında değiştiği, %100'ünün evli ve eşlerinin yaşlarının ise 20 ile 70 arasında olduğu tespit edilmiştir. Genellikle %74 oranı ile ilköğretim mezunu oldukları saptanmıştır. Balıkçıların %65.21'i meslekleriyle ilgili özel bir eğitim almıştır. Balıkçıların %17.4'ünün balıkçılık dışında herhangi bir geçim kaynaklarının olmadığı, geriye kalan %82.6'sının ise tarım, hayvancılık veya farklı alanlarda da faaliyet gösterdiği tespit edilmiştir. Genellikle 1 adet tekneye sahip oldukları, teknelerin çoğunluğunun 6 m boyunda ve demirden yapılmış oldukları belirlenmiştir. Aile bireylerinin % 43.47'sinin avcılık faaliyetlerine katıldığı görülmüştür. Teknelerin hepsinin mülkiyeti balıkçıların kendisine ait olup, %30.4'ü tekneyi ailelerin yardımı ile aldıklarını bildirmişlerdir. Balıkçıların kerevit avcılığında pinter ve balık avcılığında fanyalı ağları kullandıkları tespit edilmiştir. Balıkçılar AB ve kalkınma ajansı destekleri ile mazot ÖTV indirimlerinden faydalanmadıklarını beyan etmişlerdir. Balıkçıların %56.53'ü balıkçılıkdan elde edilen gelirin yeterli olmadığını ve ek iş olarak restaurant işletmeciliğinden %59.3 ile en fazla kazanç elde ettiklerini söylemişlerdir. Çıldır Gölü balıkçıları mesleklerinin ekonomik olarak yetersiz bulsalar dahi, %60.87 orana sahip 14 balıkçının, ek gelir kaynağı, alışkanlık, tutku/ hobi, babadan kalma meslek ve suya yakın olmaları nedenlerinden bir veya bir kaçının içinde barınması nedeni ile bu işi yapmaktan mutlu oldukları saptanmıştır.
Su ürünlerinde gıda güvenliği ve tüketimi konusunda Osmaniye ilindeki tüketicilerin bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma, Osmaniye ili merkez ilçesinde yaşayan insanların balık tüketim alışkanlıklarını ve tercihlerinin belirlemek, su ürünlerine gıda güvenliği açısından yaklaşım düzeylerini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. 2015 yılı içerisinde gerçekleştirilen çalışmanın materyalini, Osmaniye'de ikamet eden toplam 399 kişiye uygulanmış olan anketle elde edilen veriler oluşturmaktadır. Analiz sonuçlarına göre; Osmaniye ilinde ankete katılanlardan %78,4'ü balık tükettiğini belirtmiştir. Balık tüketim sıklığı en çok aylık tüketim şeklinde olup, kış aylarında yoğunlaşmıştır. İlde kişi başı yıllık balık tüketim miktarı 6,1 kg olarak saptanmış olup, bu oranın Türkiye ortalamasının altında kaldığı tespit edilmiştir. Katılımcıların %82,4'ü balığı taze olarak tükettikleri, tüketim şekli olarak da ızgara (%32,3) ve kızartma (%65,2) tercih ettikleri saptanmıştır. İşlenmiş su ürünleri tüketim oranının ise % 12,1 olduğu tespit edilmiştir. Katılımcıların %63,9'u deniz balığı olarak hamsiyi, %33,2'si tatlı su balığı olarak alabalığı tercih etmektedir. Katılımcılardan evli tüketicilerin %86,3'ünün, bekar tüketicilerin %13,7'sinin balık tükettiği görülmektedir. Balık tüketim oranının en çok %31,7 ile 32-38 yaş grubu arasında dağılım gösterdiği ve eğitim seviyesine göre ise %47,8'i ile ön lisans eğitim düzeyine sahip katılımcılar arasında olduğu görülmüştür. Tüketicilerin su ürünleri satın alırken gıda güvenirliği açısından daima son kullanma tarihine baktıkları tespit edilmiştir. Ayrıca gıda güvenliğiyle ilgili bilgileri en fazla radyo-televizyon programlarından edindikleri ortaya konmuştur. Çalışmaya katılan tüketicilerin çoğunluğu gıda güvenliğinin sağlanmasında en büyük görevin Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığında olduğunu belirtmişlerdir. Bu çalışma ile tüketicilerin gıda güvenliği konusunda bilinç düzeylerinin yüksek olduğu ortaya konulmuştur.