Ondokuz Mayıs University
Discipline

Radyolojik Bilimler Anabilim Dalı

Ondokuz Mayıs University

3

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

3 Theses
Master'sOpen AccessTR

Manyetik nanopartikül-kitosan kompleksinin mikrodalga hipertermi karakterizasyonunun araştırılması

Manyetik Nanopartiküller (MNP)'lerin indüklenme yoluyla hipertermi uygulaması, klinikte tanı ve tedavi için alternatif yaklaşımlar sunmaktadır. Manyetik nanopartikül hipertermi (MNPH) uygulaması, sağlıklı dokuyu korurken hedeflenen kötü huylu hücrelerin seçici olarak ısınmasını sağlayabilmektedir. Bununla birlikte, MNP'lerin karakterizasyonlarını tespit edebilmek, maddeyi tanımlayabilmek için önemlidir. Bu tez çalışmasının amacı, sentezlenen C-MNP'nin madde karakterizasyonu ve sağlıklı meme ve tümör doku eşdeğeri doku üzerinde C-MNP'nin MW hipertermi termal etkinliğini araştırmaktır. Bu çalışma iki temel aşamada gerçekleştirildi. Çalışmanın ilk aşamasında, iyonik jelasyon ile nanopresipitasyon tekniği kullanılarak kitosan ile kaplanmış Fe3O4 nanopartikülleri (C-MNP) sentezlendi ve DLS, ZetaSizer, DSC, FTIR, XRD ve SEM cihazları ile madde karakterizasyon çalışmaları gerçekleştirildi. İkinci aşamada, termal karakterizasyon için, MW uygulaması termal kamera ile görüntülenerek sayısal veriler elde edildi ve Pico TC-08 Thermocouple cihazı ile de sıcaklık kaydı yapıldı. Elde edilen sayısal veriler istatistiksel analiz ile değerlendirildi. Gruplar, sağlıklı meme doku eşdeğeri, tümörlü doku eşdeğeri, Tümörlü Doku+MNP, tümörlü doku eşdeğeri+C-MNP olarak oluşturuldu ve aynı zaman süreci içerisinde MW'ya maruz bırakıldı. DLS sonuçlarına göre, Fe3O4 ve C-MNP nanopartiküllerinin boyutları sırasıyla, 571,5 ve 665,9 nm, Zeta potansiyelleri ise, 30,4 ve -15,6 mV olarak bulundu. C-MNP'lerin XRD analiz sonuçlarına göre, Fe3O4 nanopartiküllerine ait keskin pikler gözlenmedi. Ancak FTIR analizi sonuçlarına göre, yaklaşık 500-790 cm-1 civarında gözlemlenen pik Fe-O bağının titreşimine karşılık geldiği görüldü ve bu durum C-MNP'de Fe3O4 varlığını ispatladı. DSC analizi sonucunda, C-MNP'lerin, 97,14 °C'de erime noktasına karşılık gelen bir endotermik pik görüldü. C-MNP'lerin boyut analizleri sonuçları SEM ile incelendiğinde, C-MNP'lerin boyutu 24,87±11,5 nm olarak tespit edildi. Termal karakterizasyon sonuçlarına göre, Thermocouple cihazı ile yapılan sıcaklık ölçümlerindeki Sağlıklı Doku ve Tümörlü Doku ile diğer gruplar arasında yapılan karşılaştırmada istatistiksel anlamlılık bulundu (p=0.0015; p<0.0001). Termal kamera sonuçlarında ise gruplar arasındaki karşılaştırmada istatistiksel anlamlılık olduğu görüldü (p<0.0001). Sonuç olarak, C-MNP kompleksinin başarılı bir şekilde oluşturulduğu ve MW uygulamasıyla klinikte hipertermi tedavisi için uygun olduğu öngörüldü. Bu öngörünün desteklenmesi için hayvan çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

HipertermiKitosanManyetik nanopartiküller+2
Elif Elçin Etli
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Lumbar vertebraların bilgisayarlı tomografi görüntülerinden ölçülen yükseklik ve derinlik değerlerinin yapay zeka ile cinsiyet tayininde kullanılabilirliği

Cinsiyet tayini, kimlik tespitinde en önemli adımlardan biridir. Cinsiyet tayininde, güvenirliliği kanıtlanmış olan pelvis ve kafatası kemikleri sıklıkla kullanılır. Fakat bazen bu kemiklere olay yerinde ulaşılamayabilir. Bu gibi durumlarda vertebralar, sayıca çok olan ve daha iyi korunabilen kemikler olarak cinsiyet tahmininde kullanılmıştır. Bu çalışma ile, bilgisayarlı tomografiden elde edilen lumbar vertebra görüntüleri üzerinde işaret noktaları arasındaki uzunluk ve açı değerlerini hesaplayarak, makine öğrenme sınıflandırıcıları ile cinsiyet tahmini yapmayı amaçladık. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Radyoloji Ana Bilim Dalı arşivinden alınan, hiçbir anomalisi olmayan 20-40 yaş aralığında 50 kadın 50 erkek hastanın lumbar vertebra bilgisayarlı tomografi görüntüleri kullanıldı. Digital Imaging and Communications in Medicine (DİCOM) formatındaki görüntüler kişisel iş istasyonunda (Horos Project, Version 3.0) ortogonal düzleme getirildi. Makine öğrenmesi algoritmalarını kullanmak amacıyla geliştirilmiş olan Sekazu adlı programa yüklenen görüntüler üzerinde anatomik noktalar elle etiketlenerek uzunluk ve açı değerleri hesaplandı. 13 farklı makine öğrenme sınıflandırıcısı kullanılarak, doğruluk oranları hesaplandı. Bu hesaplamaların sonucuna göre L1-L5 vertebralarının cinsiyet tayininde doğruluk oranları sırasıyla %93, %90, %90, %87 ve %86 olarak bulundu. Bu veriler, K-Nearest Neighbors, Extra Tree, Random Forest, Decision Tree, Gaussian Bayes ve Linear Discrimant Classifier makine öğrenme sınıflandırıcıları ile bulundu. Elde edilen sonuçlara göre lumbar vertebra üzerinde etiketlenen noktalar ve makine öğrenmesi uygulaması sonucunda %86-%93 aralığında doğruluk oranları ile cinsiyet tahmini yapılabileceği bulundu. Cinsiyet tahmininde doğruluk oranı en yüksek vertebranın L1 olduğu sonucuna ulaşıldı. L1-L5 omurlarının herbiri için yapılan ölçümler sonucunda, parametrelerin bir çoğunda erkeklerden elde edilen ortalama değerlerin kadınlardan daha büyük ve istatistiksel olarak anlamlı olduğu tespit edilerek bel omurlarının cinsel dimorfik özellikte olduğu tespit edildi.

Açı ölçmeCinsiyet tayiniGörüntü işleme-bilgisayarlı+5
Aysun Karaca Yalçın
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kas etkinliğini değerlendirme yöntemlerine alternatif olarak termal kamera kullanımı ve termal görüntülerin iyileştirilmesi

Sarkopeni, yaşlılarda sık görülen ve yaşlılık nedeniyle yaşam boyunca meydana gelen olumsuz kas değişikliklerinden kaynaklanan bir kas hastalığıdır. Kronik hastalıklar, hareketsiz yaşam, yetersiz beslenme gibi nedenlere bağlı olarak erken yaşta görülebilmesine rağmen, öncelikle 65 yaş ve üstünde görülmektedir. Bu çalışmada sarkopenik bireylerde kas aktivitesinin değerlendirilmesinde kullanılan geleneksel yöntemlere alternatif olarak Termal Kamera Görüntüleme yöntemi ile tanıyı destekleyecek bir program geliştirilmesi amaçlanmıştır. Katılımcılar Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne başvuran 20 sarkopenik hasta ve 20 kontrol grubu gönüllüden oluşuyordu. Kriterleri karşılayan yatarak tedavi gören hastalar arasında sarkopeni olduğu belirlenenler "hasta grubu", dışlama kriterlerinde hastalığı olmayan sağlıklı bireyler ise "kontrol grubu" olarak kabul edildi. Tüm katılımcılara bazı sosyodemografik özellikleri ve günlük besin tüketim sıklığını içeren bir anket ve veri toplama formu uygulandı. Sarkopenik hastaların tanısında kullanılan geleneksel yöntemlerden el kavrama gücü (EKG) ve antropometrik ölçümler her iki gruba da uygulandı ve istatistiksel anlamlılık belirlendi. Tüm katılımcıların termal görüntüleri istirahatte ve ısı uygulamasından sonra üst ekstremite kaslarından elde edildi. Kontrol ve hasta grupları arasında istatistiksel anlamlılık düzeyleri belirlendi. Hasta ve kontrol grubu katılımcıların EKG ve antropometrik ölçüm sonuçları istatistiksel olarak farklı bulundu (p<0,001). Termal görüntülerin ölçümlerinin analizinden elde edilen verilerin görüntü kalite kontrol metrikleri ile değerlendirmeleri istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Her iki yöntemde de elde edilen istatistiksel farklılıklar sarkopeni tanısına destek olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak invaziv olmayan, iyonlaştırıcı radyasyonsuz, yüzey teması olmayan bir yöntem olmasının avantajları ile Termal Kamera Görüntüleme yönteminin tıp alanında geleneksel yöntemlere alternatif olarak kullanılabileceği öne sürülebilir.

AntropometriEl kavrama kuvvetiKas distrofileri+4
Rabia Hatice Kekeç
Ondokuz Mayıs University · Institute of Graduate Studies
2023
00