Recep Tayyip Erdogan University
Anabilim Dalı

Peyzaj Mimarlığı Anabilim Dalı

Recep Tayyip Erdogan University

273

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

0%

DOI Oranı

Anabilim Dalı

50 Tez
DoktoraAçık ErişimTR

Kuzeydoğu Karadeniz bölgesi doğal odunsu taksonlarının peyzaj mimarlığı yönünden değerlendirilmesi üzerine araştırmalar

ÖZET Ülkemiz floristik zenginliğinin önemli bir bölümünü kapsayan Kuzeydoğu Karadeniz Bölgesinde gerçekleşen bu çalışmanın asıl materyalini odunsu formdaki doğal bitkiler oluşturmaktadır. Genellikle volkanik ve sokulum kayaçlarının hakim olduğu araştırma alanı, bol yağış nedeniyle PH derecesi düşük, bir toprak yapısı gösterir. Yağış, bulutluluk ve nem oranları bakımından ülkemizin en zengin bölgelerinden birisidir. Araştırma alanı, bitki coğrafyası açısından Euro-Siberian flora alanının Colchis kesiminde kalmaktadır. Pseudomaki, Orman, Step ve Alpin gibi dört ana vejetasyon tipinden oluşan Doğu Karadeniz Bölgesinin özellikle pseudomaki ve orman vejetayonunda çalışmalar yapılmıştır. Kentsel nitelikli yeşilalanlarda belirlemek 295 adet değişik odunsu takson içersinde, Cryptomeria japonica D.Don, Biota orientali3 End, Nerium oleander L., Rosaxhybrida, ve Lonicera periclymenum L. gibi odunsu taksonların en fazla kullanıldığı ortaya çıkmıştır. Araştırma alanında kullanıcılar genellikle herdemyeşil, çiçek güzelliği olan, meyvesinden faydalanılabilecek türler tercih etmektedirler. Çalılardan ise, daha çok çiçek güzelliği olan türler öncelikli olarak seçilmektedir. Kentsel mekanlardaki yeşilalanlar üzerinde yetkili olan kişilerin büyük bir çoğunluğu peyzaj projesi yaptırmamakta ve toprak analizine gerek duymamaktadır. Yeşilalanlar ile ilgili projelerin daha çok Peyzaj Mimarları ve Ziraat Mühendisleri tarafından yapıldığı belirlenmiştir. Araştırma alanında genellikle orman fidanları çoğunluk tadır. Bu fidanlıklar, Orman Bakanlığının isteği olan ve orman ağacı olarak kullanılacak türlere öncelik vermektedirler. Diğer kullanıcı toplumun istekleri dikkate alınmadan, daha çok üretim materyali kolay sağlanan ekzotik türler süs bitkisi olarak yetiştirilmektedir. Bu nedenle, çok zengin bir doğal bitkisi örtüsüne sahip araştırma alanında, önemli estetik güzelliği olmayan ekzotik türlere yer verilmektedir. Araştırma alanındaki doğal odunsu taksonlardan çiçek ve meyve güzelliği, sonbahar renklenmeleri vb. gibi estetik değerlerle çok yönlü fonksiyonel kullanım alanlarına sahip taksonlar belirlenmiş, Peyzaj Mimarisi açısından özellikleri belirtilerek, yöre halkının istediği özelliklere de uygun bitkilerin fidanlıklarda üretilmeleri için önerilerde bulunulmuştur. -VI-

Karadeniz bölgesiOdunsu taksonlarPeyzaj mimarlığı
Mustafa Var
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1992
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sosyo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj planlama açısından incelenmesi

ÖZET Trabzon-Rize arası karayolu ve yakın çevresinin doğal, sos- yo-kültürel ve görsel değerlerinin peyzaj gelişimindeki rolü ve peyzaj plânlaması açısından incelenmesi adlı bu araştırma ile kıyı karayolunun peyzaj özellikleri ve görsel yapısı incelenerek, yol ile ilgili mevcut sorunlar araştırılmıştır. Araştırma alanı, Ordu-Hopa arası devlet karayolunun Trabzon-Rize arasında kalan 77 km'lik yol güzergâhını ve yakın çevresinin tüm doğal ve kültürel peyzaj özelliklerini içerir. Buna göre karayolunun genel peyzaj tanıtımında doğal peyzaj faktörleri olarak; morfolojik yapı, jeolojik yapı, toprak yapısı, iklim ve hidrolojik durum ve bitki örtüsü, kültürel peyzaj faktörleri olarak yolun içinden geçtiği tarım alanları, kentsel ve kırsal yerleşim alanları, ormanlık alanlar, endüstriyel tesisler ve yolboyu tesisleri ve rekreasyonel alanlar incelenmiştir. Karayolu ve yakın çevresinin peyzaj yapısının belirlenmesin de; Canada Ministry of Natural Resources' in yapmış olduğu çalışmalardan yararlanarak yol güzergâhında görüş alanına giren alanlar, görsel yapı ve özelliklerin incelenmesi, yol boyu benzer özellik gösteren ünitelerin saptanması yapılmış, tüm bunlara da yanılarak sorunlar yerinde belirlenmiş ve yol güzergâhı bölümle re ayrılmıştır. Günümüzde karayolu plânlamalarında ulaşım mesafesinin yakın tutulması, yol yapım ve bakım giderlerinin minumuma indirilmesi gözönünde tutulurken; yol ve çevresinin görsel değerlerini orta ya çıkaracak, yolboyu seyahat edenlere çevreden mesajlar suna bilecek ve yol güzergâhının trafiğe açılımında çevre ekolojisiyle uyuşabilecek etkenler öncelikle belirlenmektedir. Bu amaçla, Varaştırma alanında yol boyu trafik güvenliğini sağlayıcı önlemler ile yol çevresindeki alanların düzenlenmesinde, yol çevre sinin estetik kalitesinin arttırılmasına yönelik öneriler bu araştırmada gösterilmektedir. Karayolu ve çevresi arasında uyumlu bir ilişkinin kurulmasında fonksiyonel ve estetik özellikleri gözönünde tutularak yapılacak bitkilendirmeler modern bir karayolunu trafik ve inşaat tekniği yönünden mükemmelleştirir. Yörenin bitki materyali yönünden zengin tür ve karışımları içermesi dolayısıyle bu bit kilerin karayolu çevresinde değerlendirme olanaklarını ön plana çıkartır. Bu açıdan yol yakın çevresinde kullanılması istenilen bitki türleri, yapılacak çalışmalarla belirlenmelidir. Ayrıca Trabzon-Rize karayolunun yalnız ulaşım işlevinden çok turizme ve rekreasyona yönelik olacak biçimde manzara yolu niteliğine de kavuşabilmesi için uzun süreli plânlama çalışmalarına gerek vardır. Bunu gerçekleştirmek için yol güzergâhı ve çevresinde bazı alanlarda yapılacak düzenlemelerle koruma, rekreasyon ve ulaşım zonlarmın ayrılarak yörede kentsel-kırsal nitelikli alanların bütünleşmesini sağlayan yol sistemini kurmak gerekir. VI

Kara yollarıPeyzajPeyzaj planlama+3
Cengiz Acar
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon kenti geleneksel konutlarında konut - bahçe ilişkisi üzerine bir inceleme

Araştırmanın amacı, sağlıklı ve uyumlu bir yaşantı için konut-bahçe ilişkisi nasıl düzenlenmelidir? ölçütler belirlene bilir mi? Kısaca; dış mekânlar bilinçli olarak nasıl oluşturulabilir? sorularına bahçeler ölçeğinde yanıt aramak, çözüm getirmektir. Bu çalışmada, konut yerleşim ve yeşilin yaşantımızdaki yerinin önemi ve evrimi belirtilerek günümüze doğru gelinmiştir. Birinci Bölüm 'de, problem tanıtılmakta ve konuya yaklaşım açıklanmaktadır. İkinci Bölüm1 de, tarihsel süreç içinde konut-bahçe ilişki sinin gelişimi ve biçimlendirme ilkeleri ele alınmakta, yeşil alanların önemi ve konut yerleşimindeki faktörü belirtilmektedir. Üçüncü Bölüm' de, araştırma yer almaktadır. Geleneksel bahçeli konutlar daha çok bahçeler esas alınarak, doğrudan tesbit ağırlıklı incelenmiştir. Bahçeli konutların kendilerine özgü bazı özellikleri üzerinde durulmuştur. Konut-bahçe tipleri gruplandırılmış ve şematize edilerek belirtilmiştir. Bahçeler de yeralan herbir eleman konut-bahçe ilişkisi açısından ele alınarak açıklanmıştır. Ayrıca bahçeli konut tipleri bitkiler açısından da incelenmiştir. Dördüncü Bölüm' de, sonuçlar ve öneriler yer almaktadır.

BahçelerDış mekanGeleneksel konut mimarisi+1
Reyhan Gedikli
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Trabzon ilinde turizm merkezi olarak ilan edilen yaylaların turizm açısından incelenmesi

TÜRKÇE ÖZET Günümüzde kum, güneş ve uygun yatak kapasitesi artık turizm için yeterli olmamaktadır. Tüm ülkelerde turizmin hızlı gelişmesiyle koruma altındaki alanlar bile yoğun baskı altında bulunmaktadırlar. Çevreye duyarlı ve yumuşak bir turizm -formu olan yeşil turizm; dağ turizmi, eko turizm, alternatif turizm, yayla turizm gibi çeşitli turizm -formlarını içermektedir. Doğu Karadeniz Bölgesi ülkemiz kalkınma plânlarında geçmişte turizm öncelikli yörelere girmediği için turizm yatırımları acısından oldukça geri durumdadır. Bununla birlikte; essiz doğal ve görsel güzellik, zengin ve karakteristik bir bitki örtüsü ve yerel kültürel zenginlik gibi diğer etkenler, bölgeye ülkenin diğer yörelerine oranla farklı bir orijinâllik vermektedir. Bu araştırma, Trabzon ili dahilindeki turizm merkezi ilân edilen yaylaların doğal ve sosyo-kültürel potansiyellerinin saptanarak, yeşil turizm acısından sahip oldukları bu potansiyellerin, yanlış uygulamalar yapılırsa özelliklerini kaybedecekleri yöre halkının kültürel yapısının gittikçe değişebileceği vurgulanmıştır. Son olarak da, yaylalardaki sorunlar gündeme getirilerek bu sorunlar çözümlendikten, uygun etüd ve plânlar hazırlandıktan sonra uygulamaya geçilmesi önerisi getirilmiştir. V

Dağ turizmiEkoturizmTrabzon+4
Hayati Özgür
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1993
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Çamlıhemşin-Elevit Vadisinin milli park olabilirliğinin araştırılması

Hızla ilerleyen teknoloji ve nüfus artışı, doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı arttırmış, bunun sonucu olarak, kaynaklar tüketilmiş veya tahrip edilmiştir. Turizm bile klasik (deniz, kum, güneş ) anlayışım değiştirip, doğa ağırlıklı alternatif turizme ağırlık vermeye başlamıştır. Oysa, bir ülkenin kalkınmasında en belirleyici faktör olan doğal kaynakların korunarak kullanılmasının ülke geleceğinin de teminatı olduğu düşüncesinden hareket eden yeni görüş, korumaya önem vermeye başlamıştır. Bu düşüncenin ana fikri; doğal kaynakların bulunduğu ortamda, bir bütün olarak korunması ve gelecek kuşaklara ulaştırılmasıdır. Bu yüzden kaynak değerleri yüksek alanlar, çeşitli kategorilere ayrılarak korunan alanlar yada koruma alanları olarak sınıflandırılmaktadır. Tüm korunan alanlar içinde en zengini, en değerlisi, gelecek için bir yatırım olan milli parklardır. Bu çalışma, bir alanın milli park olarak değerlendirilmesinde önerilen bir yöntemin, kaynak değerleri çok yüksek olan Elevit Vadisine uygulanmasını içermektedir. Yapılan arazi çalışmaları ve yöntem gereği yapılan istatistiksel denetlemeler sonucunda Elevit Vadisinin Milli Park Olabilirlik Yüzdesi (MPOY) 'Çok Yüksek' çıkmıştır. Anahtar Kelimeler : Milli Park Olabilirlik Yüzdesi (MPOY), Milli Park, Doğa parkı, Doğayı Koruma Alanı, Doğa Anıtı. VI

Doğa korumaElevit vadisiMilli parklar+1
Oğuz Kurdoğlu
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1994
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çoruh Havzası (Yusufeli kesimi) doğal ve kültürel kaynak değerlerinin turizm ve rekreasyon potansiyeli açısından değerlendirilmesi üzerine bir araştırma

Çoruh Nehri Yağış Havzası'nın oluşturduğu bölgenin Yusufeli kesimi, bakir peyzaj değerleri ile rekreasyonel ve doğa turizmi etkinliklerinin gerçekleştirilebileceği ayrıcalıklı potansiyel alanlardan birisidir. Bu araştırma ile bölgenin doğal ve kültürel değerleri ile rekreasyon ve turizm potansiyelleri incelenerek bölgedeki rekreasyon ve turizm alanları ile halkın genel rekreatif davranışları saptanmıştır. Bu ön etüdlerden elde edilen bilgilerin ışığında hazırlanan üç ayrı anket formu 1994 - 1995 yıllarında yerleşim alanları ile geçici yerleşim birimlerinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilmiş ve yerel halkın doğal peyzaj elemanlarını tercih durumları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu verilerden yararlanarak her peyzaj elemanı için katsayılar belirlenmiştir. Doğal peyzaj elemanlarının rekreasyona uygunluğunu saptamak için Kiemstedt (1967) tarafından ortaya atılan matematiksel bir değerlendirme yöntemi kullanılmıştır. Yöntem, Gülez (1979) tarafından Doğu Karadeniz Kıyı Şeridine uygulanmıştır. Gülez (1979)'m araştırmasında kullandığı kriterler dikkate alınarak yöntem, Çoruh Havzası'nın topografik koşullarına uygun olarak değişikliğe uğratılmış ve uygulamada kolaylık sağlaması açısından bazı öneriler getirilmiştir. Uygulama çalışması için 1/100.000 ölçekli topografik harita büyüklüğü alınmıştır. Harita üzerinde grid sistemine uyularak bir plan-kare bölümlenmesi yapılmıştır. Elde edilen ölçüm değerleri tabloda toplandıktan sonra anketlerle belirlenen katsayılarla değerlendirilerek her plan-kare için

Artvin-YusufeliPeyzajRekreasyon+3
Öner Demirel
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bitkilerin anlamsal boyutu: Farklı fonksiyondaki bina ve mekanlarla anılabilen bitkiler üzerine bir araştırma

ÖZET Bu çalışmanın amacı, anlaşılabilir, açık ve benimsenebilir yaşama çevreleri oluşturmada bitkilerin kullanılabilirliliğinin araştırılması, farklı fonksiyonlardaki bina yada mekanların kimliklerini ön plana çıkararak bitkisel tasarımlar için uygun anlatımsal değer taşıyan bitkilerin belirlenmesidir. Çalışmanın ilk bölümünde kuramsal kısmı oluşturan Göstergebilim'e ilişkin bilgiler verilmiş; ünlü kuramcılar ve kuramları tanıtılmıştır. Literatür taraması sonucu kuram kapsamında bir anlam boyutuna sahip bitki, mekan ve bitki/mekan özdeşmeleri saptanmıştır. Bu saptamalar sonucu elde edilen bilgiler doğrultusunda gerçekleştirilen uygulama çalışması sonucunda bitkilerin ve mekanların insanlar tarafından belirli kavramlarla tanımlandığı belirlenmiştir. Ayrıca yine uygulama çalışmasının bir sonucu olarak bazı bitkilerin bazı mekanlarla birlikte anılabileceği; o bitkilerin, o mekanları çağrıştırdığı saptanmıştır. Bu saptamaların düşük düzeylerde gerçekleşmiş olması insanlara ait edinilmiş kültürel birikimlerdeki farklılaşmalardan kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda çalışmada saptanan bitki/mekan özdeşmelerinin farklı kültürel birikimlerde farklı anlamlara gelebileceği kesindir. Bu sebeple çalışmada çok genel ve kesin değerlendirmeler belirlemeden saptanan bitki-mekan özdeşmelerinin, bina ya da mekanların anlamını ortaya çıkarabilecek çeşitli bitkisel düzenleme dizgelerinden bir tanesi olarak değerlendirilmesi önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Bitki, Mekan, Bitki-Mekan Özdeşleşmesi, Gösterge. V

Bitkisel tasarımMekan planlamasıYeşil alanlar
Arzu Kalın
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
DoktoraAçık ErişimTR

Trabzon ve yöresinde yetişen doğal bazı yerörtücü bitkilerin peyzaj mimarlığında değerlendirilmeleri üzerine bir araştırma

ÖZET Bitkisel obje ve kompozisyonların peyzaj mimarlığında vazgeçilmez nitelikte oluşu bir yörede yapılacak planlama çalışmalarında, yöre kimliğini ortaya koyan doğal bitki örtüsündeki farklı özellikteki türlerin değerlendirilmesine olanak sağlamaktadır. Bu araştırma, deniz seviyesinden yüksek dağlık kesimlerine kadar değişik yükselti zonlarında zengin bir bitki örtüsüne sahip Doğu Karadeniz Bölgesi'nin yöre bitki formasyonun birçok özelliklerini yansıtan Trabzon ve çevresinde yürütülmüştür. Doğal bitki örtüsü içerisinde yeralan ve peyzaj mimarlığında değerlendirilmesine yönelik, estetik ve işlevsel özellikleri ile dikkat çekici yerörtücü özelliği gösteren bitki taksonları araştırılmıştır. Araştırmada farklı yetişme ortamlarından (özellikle kayalık ortam, yol şevleri ve orman altı) 50 familyaya ait 349 adet bitki taksonu bulundukları ortam özellikleri ve bazı genel özellikleri (boy, form vb.) ile belirlenmiş, bitkilerin araştırma alanında doğal olarak oluşturdukları kompozisyonlar değerlendirilmiştir. Bitki türlerinin bu araştırmada sunumu Davis (1965-1988)'e göre, bitki kompozisyonlarının değerlendirilmesine yönelik temel dayanak Braun-Blanquet (1964) yöntemi esas alınarak yapılmıştır. Yöreye ait doğal yerörtücü bitki türlerinden değerlendirilebilir özellikte olanlarından 8 familyaya ait toplam 18 adet farklı çok yıllık bitki türü adaptasyon amacı ile deneme amaçlı seçilmiştir. Seçilen bitki türlerinin yerörtücü özellikleri, Trabzon koşullarında yetişme durumları ile işlevsel ve estetik açıdan yararlanma olanakları araştırılmıştır. Araştırma kapsamı içinde deneme amaçlı bitki türleri şunlardır: Hypericum pruinaîum, Hypericum orientate (GUTTIFERAE), Tanacetum armemım, Helichyrsum graveolens (COMPOSITAE), Minuartia circassica (CARYOPHYLLACEAE), Sibbaldia parviflora var. parviflora (ROSACEAE), Satureja spicigera, Teucrium chamaedrys var. trapezunticum, Thymus praecox subsp. caucasicus var. grossheimii, Thymus praecox subsp. caucasicus var. caucasicus (LABIATAE), Sedum spurium, Sedum gracile, Sedum tenellum, Sedum stoloniferum, Sedum pallidum var. bithynicum, Sempervivum minus var. minus (CRASSULACEAE), Helianthemum nummularium subsp. tomentosum (CISTACEAE), Alyssum murale subsp. murale var. murale (CRUCIFERAE). Anahtar Kelimeler : Peyzaj mimarlığı, yerörtücü bitki,adaptasyon, floristik kompozisyon VI

TrabzonYer örtücü bitkiler
Cengiz Acar
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Artvin Hatila Vadisi Milli Parkı doğal kaynak değerlerinin rekreasyonel niteliğinin incelenmesi

Artvin İl Sınırlan içindeki, Hatila Vadisi Milli Parkı' nın doğal ve kültürel kaynak değerlerinin rekreasyonel niteliklerinin incelendiği bu çalışma, birbirini bütünleyen başlıca iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada; alan ve ziyaretçilerden doğal peyzaj alanlarına yönelik veriler elde edilmeye çalışılmış, bu doğrultuda "Ormaniçi (Oİ)" ve "Kentiçi(Kİ)" olmak üzere kapsamlı anketler yapılmıştır. İkinci aşamada ise; elde edilen bu verilere dayanarak, bir yöntem çerçevesinde alanın rekreasyonel talebi saptanmıştır. Elde edilen tüm veriler ışığında Hatila Vadisi Milli Parkı için bir zonlama ve sirkülasyon sistemi oluşturularak alanın ihtiyacı olan -ileride hazırlanacak olan- "Gelişim Planı" için de bir takım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hatila Vadisi, Rekreasyonel Talep, Milli Park. VI

ArtvinAtila vadisiMilli parklar+1
Banu Çiçek Salihoğlu
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1997
00
DoktoraAçık ErişimTR

Çevre koruma ve sürdürülebilir kırsal rekreasyonel kullanım bağlamında atıklardan kaynaklanan çevresel bozulmalar ve çözüm önerileri üzerine bir araştırma

ÖZET Kırsal rekreasyon alanlarının (KRA) artan kullanılımıyla bozulması da hızla artmaktadır. KRA'nın en önemli parçasını oluşturan Milli Parkların rekreasyon amaçlı kullanımı ve kullanımla ortaya çıkan sorunlar hakkında araştırma yoktur. Bu araştırma, sorunları anlama, özelliklerini belirleme, sorunları çözmede yararlı bilgilere ulaşma ve mevcut bilgi birikimlerine yapıcı eleştirici bir yaklaşımla katkıda bulunma çabasıyla, bu eksikliği ortadan kaldırmada ilk adımı atmaktadır. Amaç, KRA'da atık konusunda durum analizi ve değerlendirmesiyle, hem bilgiye hem de insanın ve çevrenin bugününe ve geleceğine önem veren sürdürülebilir bir kırsal rekreasyon alanı peyzajının oluşumuna ve gelişmesine katkıda bulunmaktır. Araştırma alanı olarak seçilen Olimpos Beydağlan Milli Parkının Kındılçeşme Kamp Alanını rekreasyon için kullanan ziyaretçilerin, ticari amaçla kullanan özel teşebbüsün ve park yönetiminin katı atık davranışları anket, görüşme ve gözlemle belirlenmiştir. Aynı zamanda, planlama ve politikaların yapılmasında önemli olan, atık kaynaklan ve kompozisyonunun, uygulanan atık yönetimlerinin ve teknolojilerinin belirlenmesine gidilmiştir. Araştırma alanı olarak seçilen milli parkta elde edilen bulgular, milli parkta atıkla ilgili çevre sorunlarının varlığını; bu sorunların kaynağının endüstrilerin ürün yapım biçimi, ziyaretçilerin ve özel tesislerin kullanım şekilleri ve park peyzajının düzenlenişi ve yönetimiyle ilgili olduğunu göstermektedir. KRA peyzajı sadece proje tasarımı ve uygulaması ile sınırlanmayıp, KRA'nın, günlük kullanımı sırasında çevre peyzajının korunması açısından da sürekliliğinin sağlanması gerekir. Bu da zorunlu olarak, koruma kullanma kapsamında sürdürülebilir kalkınmaya yönelik bir katı atik politikasının uygulanmasını gerekli kılar. Anahtar Kelimeler: Katı Atık, Milli Park, Kırsal Rekreasyon, Çevre Davranışı, Çevre Koruma, Bütünleşik Atık Yönetimi, Çevre Bozulması, Atik Politikası, Sürdürülebilir Ekosistem Planlaması

EkosistemKatı atıklarMilli parklar+3
Nazmiye Ejder Erdoğan
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bina yakın çevresi ve konumsal düzenlerin farklı kültürlerde peyzaj tasarımına etkisi

Kentsel dış mekanların oluşumunda en önemli etken sınır elemanı olan ve o dış mekanı biçimlendiren yapılar ve mimari kütlelerdir. Bu yüzden peyzaj mimarlığının konusu olan dış mekan ve mimarlık meslek disiplininin konusu olan yapı her boyutta ilişki içindedir. Bina cephesindeki hareketler,plan formu, yapıdaki mimari elemanlar dış mekan tasarımını direkt olarak etkilemektedir. Tezin amacı belirlenen zaman aralığındaki dönemlere göre mimarideki farkhlaşımm dış mekan algısını ve tasarımım nasıl etkilediğinin ve iki ayrı kültürde bu farklılaşımın benzerliklerinin olup olmadığımnın tespit edilmesidir. Kütlelerde yapı fonksiyonlarının dış mekanın etkisindeki rolü ve boyutsal artışların nasıl olduğu tezin ana çıkış noktasını oluşturmaktadır Bu nedenle bu tezin 1. bölümünde genelde mekan tanımlan, izleyen bölümlerde doğu/batı farklılıklarının üzerinde süreklilik arz eden tipolojiler ve ender olanlar ayrımı getirerek ve morfolojik kaset tekniği kullanma yoluyla bir irdeleme yapılmış, doğu/batı peyzaj mimarlığı ilkelerindeki benzerlikler ve karşıtlıklar ortaya konulmuş, bunlara dayalı eleştirel yorumlar yapılmış ve ilkelerin güncelliği tartışılarak bir dizi sonuca varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kent İçi Açık Alan, Dış Mekan, Tarih, Mekan. VI

Dış mekanKentsel mekan
Özkan Özgü
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gürültü sorunu ve gürültünün azaltılmasında bitkisel materyalin kullanımı ile ilgili ölçüm yöntemleriyle yapılmış çalışmaların derlenmesi

Genellikle istenmeyen veya aşırı sesler olarak tanımlanan gürültü, dünyanın her ülkesinde sağlıklı yaşamın en büyük engeli haline gelmiştir. Gürültü, şehir yaşamının doğal ritmini bozar ve psikolojik sorunlar gibi sürekli işitme kaybına neden olabilir. Toplumları rahatsız eden gürültünün zararlı etkilerini tamamen gidermek ya da kabul edilebilir seviyeye indirmek için uzun yıllardan beri çalışmalar yapılmaktadır. Peyzaj Mimarlığı açısından, bu sorunun çözümünde bitkisel materyalin kullanılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bu araştırmanın amacı; gürültü sorununu ortaya koyarak, bu sorunun çözümünde bitkisel engellerin kullanımına öncelik veren çalışmaları, kullandıkları yöntemleri ve sonuçları nı araştıran çalışmalarla ilgili bir derleme yapmaktır. Bu kapsamda, gürültü sorununu tanımlamak için; önce ses bilgisi, sesi tanımlayan akustik parametreler ve ses ölçümsel büyüklükler açıklandı. Daha sonra, sesin açık alanda yayılmasında göz önüne alınması gereken faktörler incelendi ve işitme sistemi ile birlikte, en önemli gürültü kaynaklan ve gürültü analiz yöntemleri ortaya koyuldu. Daha sonraki aşamada bitkilerin gürültü azaltmaları ile ilgili yapılmış çalışmalardaki çalışma süreçleri ve sonuçları, literatür taraması sonucu ortaya koyularak tartışıldı. Bu araştırmanın, bitkilerin gürültü azaltma kapasitelerini belirlemek için yapılacak ölçüm çalışmalarında temel oluşturacağı ve konuda çalışma yapmak isteyenlere yardımcı alacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Gürültü Sorunu, Gürültünün Azaltılması, Bitkisel Materyal

BitkilerGürültüSes
Tuba Ustasüleyman
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kent mobilyalarının yer aldıkları mekanlara etkileri-Trabzon Kenti ölçeğinde- üzerine bir araştırma

Tez çalışması, Trabzon kentinde farklı özellikler içeren mekanlar (kent içi parkı, çocuk oyun alanı, tarihi doku, odak noktası, alışveriş alanı) seçilerek, bu mekanlarda yer alan kent mobilyalarının hem fonksiyonel hem de görsel açıdan çevreye kattıkları olumlu yada olumsuz etkilerin araştırılmasını kapsamaktadır. Çalışmanın kuramsal bölümünde kent mobilyası kavramı çeşitli kriterlere bağlı olarak sınıflandırılarak bilgiler verilmiştir. Uygulama bölümünde kent mobilyalarının yer aldıkları mekanlara etkilerinin incelenmesi amacı ile anket çalışması yapılmıştır. Anket çalışmasına bağlı olarak elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucunda kent mobilyalarının farklı örnek alanlar olarak seçilen mekanları nasıl etkiledikleri saptanarak, kent mobilyaları-mekan-kent öğeleri ilişkilerini daha olumlu hale getirebilecek öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kent Mobilyası, Donatı, Kentsel Mekan, Kent Öğeleri

Kentsel mekanMekanMobilya+1
Volkan Aksu
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentlerde kişi başına düşmesi gereken yeşil alan büyüklüğünün değerlendirilmesinde kullanılabilecek matematiksel bir model önerisi: Trabzon örneği

ÖZET Bu tez kapsamı içinde ele alınan araştırmanın konusu, toplumun sosyal ve ekonomik, kentin fiziksel çevre özelliklerinden yararlanarak kişi başına düşmesi gereken açık yeşil alan büyüklüğünün ne olması gerektiğine yönelik matematiksel bir modelin geliştirilmesidir. Böylece farklı sosyal ve ekonomik yapıya sahip kentlerde ya da yerleşmelerde toplumun istek ve eğilimlerine uygun kişi basma ne kadar açık yeşil alan düşmesi gerektiği konusuna yanıt bulunmaktadır. Geliştirilen matematiksel modelin uygulanması için Trabzon kenti, örnek çalışma alanı seçilmiştir. Trabzon'da kişi basma düşmesi gereken açık yeşil alan (mahalle parkı ) büyüklüğü hesaplanmıştır. Kentte, toplumun açık yeşil alan kullanım isteklerinin zaman içindeki değişime bağlı olarak alan kullanımım etkileyen etmenler belirlenmiştir. Yine Trabzon kentinde, toplumun davranışsal verilerine dayanarak mahalle parkının hangi etkinlikleri ve donatılan kapsaması, kullanım kapasitesinin ne kadar ve düzenlemesinin nasıl olması gerektiği hakkında çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Çalışma kapsamında birinci bölümde, konunun seçilme nedenleri ve amacından bahsedilerek, genelde dünyada yapılan çalışmalar açıklanmıştır. Devamında, Türkiye'deki açık yeşil alan standardının gelişimi belirtilmiştir. İkinci bölümde, araştırmada kullanılacak yöntem ortaya konmakta ve adım adım tanıtılmıştır. Geliştirilen yeni matematiksel modelle ilgili değişkenler belirtilmiştir. Örnek alanın seçim nedenleri ile kullanılan verilerin derlenmesi ve tanıtılmasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde, geliştirilen yeni matematiksel model çerçevesinde, elde edilen veriler test edilip, sonuçlan verilmiştir. Dördüncü bölümde, analiz sonuçlan irdelenerek yorum yapılmış, beşinci ve altıncı bölümlerde ise, geliştirilen matematiksel modelin kullanımı ile ilgili genel sonuçlarla birlikte örnek alana ilişkin sonuçlar verilmiş ve öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Açık yeşil alanlar, matematiksel model, rekreasyon, mahalle parkları VI

Kentsel yeşil alanlarMatematiksel modellemeTrabzon
Reyhan Gedikli
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1998
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Side-Manavgat kıyı kesimi alan kullanımlarının kıyı planlaması ve yönetimine yönelik değerlendirilmesi

Arzu Özlem Alpaslan
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2006
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Konut bahçesi tasarımında kullanıcı isteklerinin belirlenmesine yönelik iki ayrı kişilik kuramının uygunluğunun değerlendirilmesi

Peyzaj tasarımı, dış mekân alanlarını görsel, işlevsel ve duyusal açıdan zenginleştirmeyi hedefleyen çok yönlü bir disiplindir. Konut bahçeleri, bireylerin kişisel tercihleri doğrultusunda düzenlenen özel dış mekân alanlarıdır ve çeşitli kullanım alanlarını içermektedir. Konut bahçesi peyzaj kullanım tercihlerinde kullanıcı istek ve ihtiyaçları önem arz etmektedir. Bu bağlamda, kişilik özellikleri ile peyzaj kullanım tercihleri arasındaki ilişki, bireysel ve işlevsel alanların oluşturulmasına dair önemli bir araştırma alanını temsil etmektedir. Kişilik temelli tasarımlar, bireylerin yaşam alanlarını kendi benlikleriyle ifade etmelerine ve dış mekânları daha etkili bir şekilde kullanmalarına olanak tanımaktadır. Psikoloji, sosyoloji ve ilgili alanlardaki araştırmalar, kişilik özelliklerinin nasıl şekillendiğini ve bireyin yaşamında nasıl etkili olduğunu anlamaya yöneliktir. Kişilik temelli tasarımlarda kişilik analizi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışma kapsamında, tasarım disiplini açısından kişilik ve peyzaj kullanım tercihleri arasındaki bağlantıyı irdelemek ve kişilik analizinin yapılabilmesi için en çok tercih edilebilecek iki farklı kişilik kuramı üzerinde durulmuştur. Bu çalışmada yapay sinir ağları yardımı ile iki ayrı kişilik kuramı olan Büyük Beşli Kişilik Kuramı ve A Tipi ve B Tipi Kişilik Kuramı yardımıyla oluşturulan bir algoritma ortaya konulmuştur. Çalışma kapsamında çeşitli cinsiyet, yaş, meslek gruplarından oluşan katılımcılara anket çalışması gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara demografik özellikler, kişilik testleri ve kullanıcı tercihleri bölümlerinden oluşan sorular yöneltilmiştir. Anket katılımcılarının cevapları algoritma altlık ve kontrol verisi olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Çalışma sonucunda A tipi ve B tipi kişilik kuramımın Büyük Beşli Kişilik Kuramına göre daha verimli sonuçlar verdiği görülmüştür. Çalışmanın hipotezi olan daha az veriyle algoritma oluşturmanın mümkün olup olmadığı, test edilmiş ve 100, 200 ve 400 kişilik veri setleriyle oluşturulan algoritmalar arasında en yüksek başarı oranlarına 400 kişilik veri setlerinin sahip olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın diğer sonucu olan kullanım tercihlerinin kişilik kuramları bazında değerlendirildiğinde "Eğitim durumu", "Yaş" ve "Meslek" girdilerinin tasarım tercihleri ile yüksek korelasyon değerine sahip olduğu görülmektedir. Bu tez çalışması, kişilik temeline oturmuş bir tasarım yaklaşımı için öncü bir çalışma olarak değerlendirilebilir. Çalışma kapsamında geliştirilen algoritmaların başarısı ve başarısızlığı, gelecekteki peyzaj tasarım çalışmaları için önemli bir referans oluşturacak niteliktedir.

Nida Deniz Tosun
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya Beldibi-Demre arası kıyı peyzajları karakterlerinin tanımlanması

Dünyanın dört bir yanında uzanan kıyı şeritleri, doğanın benzersiz bir güzellik ve çeşitlilik sergilediği, aynı zamanda insanların tarih boyunca yerleşim yerleri olarak seçtiği önemli bölgelerdir. Deniz ve kara arasındaki bu geçiş noktaları, kıyı peyzajları olarak adlandırılır ve büyüleyici bir ekosistem ile insan faaliyetlerinin kucaklaştığı yerlerdir. Kıyı peyzajları, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarihsel ve kültürel önemleriyle de dikkat çeker. Antik liman kentlerinden günümüz tatil beldelerine kadar uzanan kıyı yerleşimleri, insanlığın denizle olan ilişkisini yansıtan yaşayan tarih kitaplarıdır. Bu çalışmada Antalya'nın doğal ve kültürel tarihi yanı sıra turizm açısından da önemli bir yere sahip Antalya'nın Beldibi-Demre arası öne çıkan peyzaj karakterleri değerlendirilmiştir. Antalya'nın Beldibi ile Demre arasındaki kıyı peyzajı, Akdeniz'in eşsiz güzelliklerini sergileyen bir bölgedir. Bu sahil şeridi, tarihî zenginlikleri, doğal güzellikleri ve kültürel mirası ile ön plana çıkmaktadır. Beldibi'nden başlayıp Demre'ye kadar olan kıyı şeridi boyunca eşsiz güzellikteki kumsallar, kumlu çakıllı plajlar, çakıllı plajlar, kıyı gerisi yerleşim ve turizm, tüm bunları çevreleyen yemyeşil ormanlar ve masmavi deniz öne çıkan karakter alanları bulunmaktadır. Antalya Beldibi-Demre arası kıyı bölgesi doğanın güzellikleriyle iç içe geçmiş, tarih ve kültürle harmanlanmış pek çok karakteri barındırmaktadır. Yapılan çalışma sonucu Antalya Beldibi-Demre arası 10 farklı peyzaj karakter tipi tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında 18 farklı örnekleme alanı üzerinde peyzaj karakter tiplerinin yerinde kontrolü yapılıp, oluşturulan peyzaj karakter formlarıyla yerinde peyzaj karakter analizi yapılmıştır. Yapılan arazi gezilerindeki 18 farklı örnekleme alanında kıyı boyunca 3 ana karakter tipinden oluştuğu gözlemlenmiştir. Bunlar; 4 numaralı peyzaj karakter tipi (Akarsu ve Kıyı Plaj Oluşukları Peyzaj Karakter Tipi), 5 numaralı peyzaj karakter tipi (Alüvyal Kıyı Ovaları ile Tarım Alanları Peyzaj Karakter Tipi) ve 10 numaralı peyzaj karakter tipinden (Kıyı Alanları ile Herdemyeşil-Karışık Ormanlar Peyzaj Karakter Tipi) oluştuğu gözlemlenmiştir.

Gamze Banoğlu
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Tarihsel peyzaj karakterizasyonu yaklaşımının antalya-serik bölgesi peyzajlarına uygulanması

Peyzaj karakteri bir peyzajı diğer peyzajlardan ayıran, farklı ve ayırt edilebilir özelliklerin tümüdür. Bu çalışmada Serik Bölgesinde doğal ve kültürel peyzajlarının ve peyzaj karakterinin analizinde TPK yönteminin uygulanması amaçlanmıştır. Kentsel ve kırsal peyzajlar yönünden çok çeşitlilik barındıran, ayırt edici peyzaj özellikleriyle zengin doğal ve kültürel yapısı, antik çağlardan beri farklı uygarlıklara tanıklık etmesi nedeniyle Serik Bölgesi seçilmiştir. Beş farklı zaman aralığında tarih derinliğinin incelendiği çalışma kapsamında öncelikle tarihsel ve coğrafik açıdan bölgeye özgü tarihsel peyzaj karakter alanları, baskın peyzaj deseni temelinde tarihsel peyzaj karakter tipleri belirlenmiş, TPK yaklaşımı temelinde tarihsel peyzaj karakter alan ve tipleri zaman derinliği ile değerlendirilmiş, son olarak da zaman derinliği üzerinden her bir peyzaj karakter tipinin tarihsel değişimler ortaya koyulmuştur. Tarihsel peyzaj karakter alanını zaman derinliği olan ve tarihsel dönem, olay ve değerler ile ayrılan ve coğrafik olarak bölgeye özgü karakterler içeren alanlarıyla Sillyon, Pednelissos, Aspendos, Harius Antik Kenti ve Çevresi Tarihsel Peyzaj Karakter Alan ile Serik Armudu Yayılışı Tarihsel Peyzaj Karakter Alanı olmak üzere 5 adet tarihsel peyzaj karakter alanı tanımlanmıştır. Benzer alan kullanımları, tarihi geçmişi ve alan örtüsü ile öne çıkan ve özellikle de tarihsel süreçleri benzerlik gösteren alanlar ile tarla sistemleri, teras sistemleri, doğal-yarı doğal alanlar, su yüzeyleri, yerleşim sistemleri, endüstri alanları, ulaşım, rekreasyon ve turizm olmak üzere 8 adet tarihsel peyzaj karakter tipi tespit edilmiştir. TPK yönteminin Serik örneğinde Akdeniz peyzajlarına uygulandığı yerel ve bölgesel peyzajlara tarihsel bakış katarak peyzaj mimarlığı disiplinindeki peyzaj planlama, tasarım, koruma, onarım ve yönetim süreçlerini destekleyecek ve bu süreçlerde önemli bir rol oynayacak bilgiler üretilmeye çalışıldığı bu çalışma sonuçları itibariyle Türkiye'deki peyzaj araştırmalarındaki tarihsel derinlik ve peyzaj değişimindeki zaman derinliğinin analizine katkı sunması beklenmektedir.

Abdurrahman Kanabakan
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Nano silikon ve hümik asit uygulamalarının Lolium perenne ve Festuca arundinacea serin iklim çim türlerinde tuz stresi ile ilişkilerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı biyostimulant olarak son yıllarda kullanımı yaygınlaşan nano silikon (NS) ve hümik asidin (H) Akdeniz ikliminde çim alanlarda sıklıkla kullanılan serin iklim çim türleri olan Festuca arundinacea "Bizem" ve Lolium perenne "Ringles" türlerinde tuz stresinin etkilerinin giderilmesinde kullanım olanakları ve etkilerinin belirlenmesidir. Çalışma kapsamında Kasım 2021-Temmuz 2022 ayları arasında, 2x2x4 (Tür x NaCl x Biyostimulant) (Tuz+ Biyostimulant-, Tuz+ NS 1.doz+, Tuz- NS 1.doz+, Tuz+ NS 2.doz+, Tuz- NS 2.doz+, Tuz- Biyostimulant- (Kontrol), Tuz+ H+, Tuz- H +) faktöriyel deneme desenine göre Akdeniz Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Süs Bitkileri Araştırma serasında gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre yüksek doz NS uygulamasının tuz stresi altındaki F. arundinacea ve L. perenne türünün kalite, renk, yaprak yanma oranı, klorofil içeriği ve haftalık biçim artıkları yaş ve kuru ağırlıkları açısından tuzun olumsuz etkilerini azaltıcı bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sürgün kuru ağırlıkları açısından F. arundinacea'de düşük doz, L. perenne'de yüksek doz NS uygulaması tuz stresinin olumsuz etkilerini gideren en iyi biyostimulant olduğunu göstermiştir. Kök kuru ağırlığı açısından ise türlerin, uygulamaların ve tür x uygulama interaksiyonunun istatistiki olarak önemli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Tüm parametreler açısından H uygulaması etkinliğinin NS uygulamasına göre yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, çalışılan türlerde NS uygulamasının tuz stresinin olumsuz etkilerini gidermede oldukça uygun bir yöntem olduğu sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda özellikle tuz stresi altındaki çim alanların yönetiminde NS kullanımının yaygınlaştırılması önerilmektedir.

Bitkisel hormonlarKamışsı yumakPeyzaj+4
Zeynep Benan Coşkunyel
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sel ve deprem bağlamında geçici afet barınma alanlarının mevcut durum değerlendirmesi: Antalya kenti

Doğal afetlerin yıkıcı etkisine karşı insan elinden bir şey gelmese de afetlerin yıkıcı etkisini azaltmak için kentlerin dirençliliğinin artmasına katkı sağlayacak yaklaşımlara ihtiyaç vardır. Kentsel açık ve yeşil alanlar, afet anında ve sonrasında kişilerin barınma, toplanma gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli görev üstlenirler. Bu tez çalışması, sel ve deprem bağlamında AFAD (Acil ve Afet Durum) tarafından Antalya için belirlenmiş olan geçici afet barınma alanlarının belirli kriterler ışığında değerlendirmesini, aynı zamanda doğal afetlere hazırlık ve zarar azaltmada öneme sahip kentsel açık ve yeşil alanların rolünü inceleyerek, geçici barınma alanlarının mevcut durumu incelenerek uygun olanlar için deprem parkı önerilmesini hedeflenmektedir. Doğal afetler arasından sel ve depremin seçilme nedenlerinin başında aşırı yağışlar ve geçirimsiz yüzeyler nedeniyle Antalya'da sellerin çok yaygın görülmesidir. Bu amaçla Antalya içerisindeki nüfusun ve kentsel dokunun yoğun olduğu beş merkez ilçe için depremde halka hizmet verebilecek açık ve yeşil alanlar nitelik ve nicelikleri analiz edilmesi ve daha sonra bu beş merkez ilçedeki yaşayan nüfusa yeterliliği ve ulaşılabilirliği irdelenecektir. Hızlı kentleşme ile geçici afet barınma alanlarının etkili bir şekilde yönetilmesine yönelik zorunluluk daha da artmıştır. Sonuçları itibariyle tez çalışması, Tüm bu yapılan analizeler ve veriler ışığında olası bir Antalya depreminde veya sel afeti durumunda sonrasında Antalya halkının rahatlıkla ulaşabileceği ve kullanabileceği kentsel açık ve yeşil alanlar üzerine öneriler getirilmesi hedeflememektedir.

Ayşe Kırkpınar
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

İklim değişikliğiyle mücadelede kurakçıl peyzajuygulamalarının yaygınlaştırılması için bir yöntemönerisi

21. yüzyılın en önemli çevre sorunlarından olan iklim değişikliği sonucunda, peyzaj mimarlığında suyu tasarruflu kullanan kurakçıl peyzaj yaklaşımı gündeme gelmiştir. Bu tez kapsamında iklim değişikliğinde ana etken olan karbon emisyonunu azaltarak biyokonforu artıracağı düşünülen kurakçıl peyzajın yaygınlaştırılması için bir yöntem önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma, iklim değişikliğinden en çok etkilenen iller arasında gösterilen Antalya'da yürütülmüştür. Öncelikle kentteki iki iklim istasyonundan alınan verilere göre kuraklık analizleri yapılmış ve çeşitli iklimsel özellikleri araştırılmıştır. Kentin son yıllarda yılın yaklaşık 7 ayını kurak ve yarı kurak geçirdiği bulgusuna ulaşılmıştır. Sonrasında, Döşemealtı ve Konyaaltı ilçelerinden klasik peyzaja göre tasarlanmış birer adet park seçilmiş ve öneri olarak kurakçıl peyzaj ve iklim dostu bir anlayışıyla yapısal ve bitkisel peyzaj projeleri yeniden tasarlanmıştır. Mevcut ve öneri peyzaj projelerinin, bitkisel ve yapısal bazda, nakliye, uygulama ve bakım kapsamında, personelden ve ekipmandan salınan karbon emisyonları hesaplanmış ve karşılaştırılmıştır. Ekipmandan salınan en yüksek karbon emisyonu, Döşemealtı'ndaki mevcut proje alanına şehir dışından malzemelerin nakliyesi sırasında gerçekleşmiş, şehir içinden nakliyesi yapılması düşünülen öneri projenin 73,167 katı olduğu saptanmıştır. Personelden salınan en fazla karbon emisyonu Konyaaltı'ndaki mevcut projenin uygulaması sırasında gerçekleştiği, öneri projenin 2,655 katı olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu konudaki en büyük etken, klasik yapısal tasarımlardaki geçirimsiz sert zemin döşeme ve donatı elemanlarıdır. Ayrıca halka ve ilgili uzmanlara anketler yapılmıştır. Halkın iklim değişikliği konusunda farkındalıkları olduğu, kurakçıl peyzaj başta olmak üzere uyum stratejilerine sıcak baktığı saptanmıştır. Uzmanlara delphi tekniğiyle yapılan anket, kurakçıl peyzajı yaygınlaştırılmasına yönelik çok yönlü bakış açısı geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Sonuç olarak, araştırma alanına ait iklimsel özellikler ve sosyo-ekonomik durumu ile iklim değişikliği, kurakçıl peyzaj ilkeleri ve diğer çevresel etkileri dikkate alan parkların çok yönlü düşünülerek tasarlanmasını vurgulayan, yapısal ve bitkisel peyzaj projelerinden (nakliye, uygulama ve bakım aşamalarında) salınan karbon miktarının (personel ve ekipmandan) hesaplandığı bir yöntem önerisi geliştirilmiştir. Ayrıca halk ve ilgili uzmanların görüşleri doğrultusunda kurakçıl peyzajın yaygınlaştırılması konusunda öneriler geliştirilmiştir.

Nefise Çetin
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yayılım bölgelerindeki kırsal alanlar için kavramsal peyzaj planlama modeli önerisinin geliştirilmesi; Antalya kenti örneği

Kentsel yayılma, kentsel alanların çevredeki kırsal veya gelişmemiş arazilere doğru kontrolsüz ve plansız bir şekilde genişlemesi olup, kent çevresindeki kırsal alanlar genellikle nüfus artışı, artan konut talebi ve ulaşım ağları ile genişleyen kentlerin baskısı altında hızlı değişime uğramaktadır. Tarımsal üretim, gıda güvenliği, geleneksel yaşam, doğa koruma başta olmak üzere çoklu fonksiyona sahip kırsal yayılım alanların yönetiminde doğru planlama araçlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tez çalışmasında Antalya kenti merkez ilçe sınırlarında yer alan kentsel yayılım alanlarındaki kırsal bölgelerin doğal, fiziksel ve sosyal/ekonomik/kültürel özellikleriyle birlikte değerlendirilip, kalkınma hedefleri ışığında kent ve kırın bir arada ele alındığı geçiş alanlarında bütüncül ve kavramsal bir Peyzaj Planlama Modeli önerisinin getirilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Antalya Aksu, Döşemealtı, Kepez, Konyaaltı, Muratpaşa ve Serik merkez ilçeleri 1984-2003-2022 yılları arasında ve 3 dönemde arazi kullanım (AK)/arazi örtüsü (AÖ) değişimleri ortaya koyulmuş, AK/AÖ değişiminde etkili olduğu belirlenen değişkenler yardımıyla AK/AÖ kullanımlarında gerçekleşecek 2041 yılı projeksiyonu ve kentleşmenin gelecekteki olası sonuçları tahmin edilmiş, bu projeksiyon üzerinden kentsel yayılım alanları içerisinde kalacak ve potansiyel değişim riski altında bulunan kırsal nitelikteki alanlar tespit edilmiş, kentsel yayılım içinde kalan kırsal nitelikteki Çakırlar, Çamlıbel, Gökçam ve Zümrüt mahalleleri için stratejiler geliştirilmiş ve kavramsal bir Peyzaj Planlama Modeli önerisi getirilmiştir. Çalışma sonuçları Antalya kenti özelinde alınan kararların kırsal nitelikli mahallelerde özellikle tarımsal alan ve doğal alanların kaybına sebep olduğunu ve biyofiziksel eşiklerin geri planda kaldığını göstermektedir. Bu bağlamda karmaşık olan kentsel yayılma kavramının nedenleri ve sonuçlarının üzerinden çok yönlü bir bakış açısıyla kentsel-kırsal dokunun mekandaki değişimi ve dağılımını gösteren birçok gösterge sunarak kentsel yayılmanın izlenmesi sağlanmıştır. Çalışma kapsamında önerilen Kavramsal Peyzaj Planlama Modeli'nin kent, yayılım bölgeleri ve kırsal bölgeyi birlikte ele alması ile elde edilen sonuçların planlama kararları verilirken önlem alınmasını sağlaması beklenmektedir.

AntalyaPeyzaj planlama
Sıla Balta
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Farklı yetiştirme ortamlarının ve IBA konsantrasyonlarının limon kekiği (satureja thymbra l.) çeliklerinin köklenme özellikleri üzerine olan etkilerinin belirlenmesi

Bu çalışma, Antalya'nın merkez ilçelerinden biri olan Konyaaltı ilçesinde bulunan Akdeniz Üniversitesi kampüsünde doğal popülasyonu bulunan Satureja thymbra (Limon kekiği) türünün çeliklerinin köklenme özellikleri üzerine farklı yetiştirme ortamlarının [Perlit+Torf (2:1 hacimsel), Torf+Kum (1:1 hacimsel), Perlit+Kum (1:1 hacimsel)] ve farklı IBA konsantrasyonlarının [0 (Kontrol), 3000 ppm ve 6000 ppm] etkilerinin belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Deneme tek dönemde, bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak kurulmuş ve her tekerrürde 25 adet olmak üzere toplam 675 adet çelik kullanılmıştır. Deneme sonucunda köklenme oranı (%), kök sayısı (adet), kök uzunluğu (cm), kök yaş ve kuru ağırlıkları (g), sürgün sayısı (adet), sürgün uzunluğu (cm), sürgün çapı(mm) ve sürgün yaş ve kuru ağırlıkları (g) belirlenmiştir. Çalışma sonucunda, en yüksek köklenme oranı (%58,66) ve en yüksek kök sayısı (6,28 adet) 3000 ppm IBA uygulanan ve Perlit+Torf ortamında köklendirilen çeliklerde tespit edilmiştir. Çeliklerin köklenme özellikleri üzerine, yetiştirme ortamlarının IBA uygulamalarına göre daha etkili olduğu saptanmıştır. Yetiştirme ortamlarının köklenme oranı, kök sayısı, kök uzunluğu, sürgün uzunluğu, sürgün çapı, kök kuru ağırlığı, sürgün kuru ağırlığı üzerine olan etkiler istatistiksel açıdan önemli bulunmuştur. Buna karşın IBA uygulamaları ise köklenme oranı, kök sayısı, sürgün uzunluğu üzerine istatistiksel açıdan önemli etkiler yaratmıştır. Yetiştirme ortamı ve IBA uygulamalarının karşılıklı interaksiyonunun kök uzunluğu, kök kuru ağırlığı ve sürgün kuru ağırlığı üzerinde istatistiksel açıdan önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir.

Bitki örtüsüDoğal çevreIBA
Nihansu Karaçöne
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yeşil alanlara erişilebilirliğin Antalya Muratpaşa örneğinde çok yönlü analizi

Kentler, arazi kullanımının ve insan etkisinin en fazla olduğu mekânlardır. Yeşil alanlar kent dokusu içerisinde diğer alan kullanımlarını yönlendiren, sınırlandıran, ayıran, işlevlendiren ve birleştiren organik sistemlerdir. Kentlerin düzenli, sağlıklı bir çevreye kavuşabilmesi ve kentlinin yaşam kalitesinin yükselmesi, yeşil alanların kent içindeki dağılımlarına, büyüklüklerine, işlevsel ve estetik niteliklerine bağlıdır. Bir kentsel yeşil alanın erişilebilir olma durumu, insanlar ve yeşil alanlar arasında geniş bir etkileşim yelpazesini içermektedir. Bu etkileşim, yeşil alanlara görsel erişimden başlayarak, bu alanlara belli bir konumdan ulaşım kolaylığını, bu alanlara özgürce girebilme ve bu alanlarda rahatsız edilmeden özgürce hareket etme eylemlerini kapsamaktadır. Yapılan bu çalışma ile Antalya ili Muratpaşa ilçesinden seçilen bir grup mahallede yer alan parkların erişilebilirliği ele alınmıştır. Ağ Analizi Yöntemi kullanılarak seçilen parkların 100 m, 200 m, 300 m, 400 m ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği'nin öngördüğü 500 m mesafesi dikkate alınarak erişilebilirlik haritaları oluşturulmuştur. Çalışmada ayrıca parkları aktif olarak kullanan mahalle sakinleriyle anket çalışması gerçekleştirilmiş, park kullanıcılarına yeşil alan tercihleri ve erişimle ilgili sorular yöneltilmiştir. Çalışma sonuçları kentsel yeşil alanlara erişilebilirlikle ilgili sorunları ortaya koymuştur. İmar mevzuatının öngördüğü erişilebilirlik standardının bile karşılanmadığı tespit edilmiştir. Başta yeşil alan planlaması ve tasarımı olmak üzere, kentsel yeşil alanlarla ilgili konularda yeni bir bakış açısına gereksinim bulunduğu; küresel iklim değişikliğinin kentler açısından bunu zorunlu kıldığı sonucuna varılmıştır.

ErişilebilirlikKentsel yeşil alanlar
Bensu Cüce
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Akdeniz bölgesi geleneksel su yapılarının kaş örnekleri ile incelenmesi

Su dünyadaki en önemli fiziksel bileşenlerden biridir. Yaşamın devamı için gerekli olan bu kaynağa ulaşmak tüm canlıların ilk hedefidir. Uygarlığın ve kentleşmenin ilk örnekleri daima verimli sulak alanların kenarında ortaya çıkmış ve basit su iletimi yapıları ile ilerlemiştir. Kentler büyüdükçe insanların suya olan ihtiyacı artmış, yeterli miktarda su bulmak bir problem haline gelmiştir. Bu problemle başa çıkmak gereksinimi su yapılarının inşa edilmesini sağlamıştır. Barajlar, kanallar, su kemerleri, tüneller, kuyular, çeşitli türde ve boyutta borular, çeşmeler, sarnıçlar gibi yapılar sayesinde suyun taşınımı, depolanması ve dağıtımı ile ihtiyaç duyulan temiz suya her daim erişim mümkün kılınmıştır. Günümüzün vazgeçilemez altyapı unsurlarından olan bu yapılar toplumların su yönetim kararlarını, iklimsel krizlerle başa çıkma yeteneklerini, su kullanımındaki sürdürülebilirlik prensiplerine katkılarını ve kırsal alanlarda geliştirilmiş örnekleri gösteren eserlerdir. Bu çalışma Antalya ili Kaş ilçesine bağlı köy yerleşimlerinde bulunan geleneksel su yapılarının (havuz, kuyu ve sarnıç) tarihî, mimarî ve işlevsel özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Kaş, Likya uygarlığından Osmanlı İmparatorluğu'na ve günümüze kadar uzanan süreçte, su kaynaklarının sınırlılığı nedeniyle farklı dönemlere özgü su yönetimi çözümleri geliştiren önemli bir bölge olmuştur. Bu bağlamda, geleneksel su yapıları, bölgenin hem fiziki hem de kültürel peyzajını şekillendiren temel unsurlar arasında yer almaktadır. Çalışma üç temel aşamadan oluşmaktadır: hazırlık ve literatür taraması, arazi çalışması ve veri toplama süreci ile verilerin analiz ve değerlendirilmesi. İlk aşamada, bölgenin tarihî, coğrafi ve kültürel bağlamını anlamaya yönelik kapsamlı bir literatür taraması gerçekleştirilmiş, geleneksel su yapılarının genel özellikleri ve Kaş ilçesindeki dağılımı belirlenmiştir. Arazi çalışması sırasında, yerinde gözlemler yapılmış; yapıların mevcut durumlarını belgelemek amacıyla görüşme formları doldurulmuş, fotoğraf çekimi, ölçümler ve rölöve çizimleri yapılmış bu yöntemlerle veri toplama işlemi sağlanmıştır. Elde edilen veriler, geleneksel su yapılarının tipolojik sınıflandırılması, mekânsal dağılımı ve işlevsel özelliklerinin değerlendirilmesi amacıyla analiz edilmiştir. Araştırma bulguları, Kaş ilçesindeki geleneksel su yapılarının bölgenin iklimsel koşullarına uyum sağlamak amacıyla tasarlandığını ve suyun sürdürülebilir kullanımını destekleyen önemli yapılar olduğunu ortaya koymuştur. Bu yapılar, teknik ve estetik açıdan dikkat çekici özelliklere sahip olmakla birlikte, modernleşme ve kentleşme süreciyle işlevlerini yitirme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Çalışma, bu yapıların kültürel ve tarihî miras olarak önemini vurgulamakla kalmayıp, aynı zamanda bu yapıların sürdürülebilirlik ve iklim değişikliği gibi çağdaş sorunlar bağlamında yeniden değerlendirilmesine yönelik bilimsel bir temel sunmaktadır.

Havva Özlem Çelmeli
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Korunan alanlarda erişilebilir turizm yaklaşımları: göreme milli parkı ve kapadokya kayalık sitleri

Geçtiğimiz on yıllarda engelli hakları hareketini kazanımları ile erişilebilirlik konusundaki farkındalık dünya genelinde artmıştır. Erişilebilirliğin insan hakkı olmasının yanında erişilebilir turizm pazarı büyüktür. Evrensel tasarım, farkındalık ve yatırım faktörleri, erişilebilir turizm pazarının artan talebini karşılamayı sağlamaktadır. Türkiye gibi turizmin önemli olduğu ülkelerde turizmin niteliğinin arttırılması da önemlidir. Bu araştırmanın amacı, korunan alanlarda erişilebilirliğinin önündeki tasarım ve planlama engellerinin belirlenmesi, erişilebilir turizmin ve korunan alanlardaki yaklaşımlarının ortaya konulmasıdır. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitleri, erozyon etkisiyle oluşmuş tarihi ve kültürel peyzajlardan oluşmaktadır. Bu alan, jeolojik yapısı ve kaya oyma yapıları ile turizm açısından büyük bir öneme sahip olmasına karşın planlama eksikliği nedeniyle aşırı turizm sorunu yaşamaktadır. Araştırma, toplanan nicel ve nitel verilerin analizini birleştiren karma bir yöntem yaklaşımını benimsemektedir. Nicel veriler, alanın erişilebilirliği ile ilgili ölçümleri, saha gözlemlerini, hava fotoğraflarını ve uydu görüntülerini; nitel veriler ise alanın planlanmasında bilimsel ve yönetimsel rol oynayan uzmanlarla yapılan görüşmeleri içermektedir. Bu araştırmanın özgün değeri, Kapadokya'nın erişilebilirliğinin önündeki tasarımsal engellerin yanında, planlama ölçeğindeki engellerin de göz önüne alınarak kapsamlı ve bütüncül bir değerlendirmesinde yatmaktadır. Araştırmanın bulgularına göre, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitlerindeki doğal ve kültürel miras alanları, hem topografik özellikler hem de mevcut altyapı eksiklikleri nedeniyle erişilebilirlik açısından kısıtlıdır. Fiziksel engelliler, bebek arabaları, yürüme zorluğu çeken bireyler ve yaşlılar için uygun olmayan koşullar öne çıkmaktadır. Sonuçlar, erişilebilir turizmin geliştirilmesinin dezavantajlı grupların bölgeden faydalanmasını sağlayacağını, aynı zamanda turizmin niteliğini geliştireceğini göstermektedir. Turizm altyapısında yapılacak iyileştirmelerin, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya Kayalık Sitleri'ni Türkiye'de diğer turistik bölgelere örnek teşkil eden bir model haline getirebileceği vurgulanmaktadır. Bölgenin erişilebilirliğini artırmak için öneriler, doğal ve kültürel değerlerin korunmasına öncelik verirken, ziyaretçi deneyimini iyileştiren sürdürülebilir çözümleri içermektedir. Bu bağlamda erişilebilir turizm yaklaşımları, tarihi peyzajların tanıtımını iyileştirirken, turistik mekanların erişilebilir hale getirilmesi turist sayısını ve turizm kalitesini artırmaktadır. Ancak bu süreçte koruma-kullanma dengesi gözetilmeli, bölgenin doğal ve kültürel değerleri korunarak daha geniş bir ziyaretçi kitlesine hitap eden sürdürülebilir çözümler geliştirilmelidir.

Ahmet Alperen Dikici
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Open and green areas in kircami application zoning plan analyzing within the scope of sustainability

This study focuses on the evaluation of open and green spaces within the Kırcami Implementation Zoning Plan located in the Muratpaşa district of Antalya, within the framework of sustainability. The thesis investigates how these areas should be preserved and planned in line with ecological, social, and economic sustainability goals aimed at enhancing urban quality of life. The research emphasizes the importance of sustainable landscape practices and proposes water-saving models particularly suited to arid climate conditions. It is stated that implementing sustainability components would contribute to the preservation of ecological balance. In the urban planning process, in addition to sustainability principles, the utilization of organic agricultural areas compatible with the natural structure and character of the region is included. It is also suggested that educational institutions could use these areas for agricultural education and to raise environmental awareness. By identifying the current state of these areas, the thesis explores how they should be planned in accordance with sustainability goals to improve urban life quality. It underlines the significance of sustainable landscape applications and stresses that planning should be carried out with necessary precautions to protect ecological balance. Furthermore, it highlights the importance of integrating landscape designs with agricultural zones during the urbanization of rural areas, and draws attention to the relevance of such approaches for similar regions in the future. KEYWORDS: Blue green infrastructure, Ecological balance, Kırcami, Open green space, Sustainability, Zoning plan,

Pınar Bilgin
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa birliği yeşil mutabakat çerçevesinde iklim değişikliği ile uyumlu kentler: Antalya kenti için çikarimlar

Kentler, iklim değişikliğinin her yıl artan olumsuz etkilerinin en yoğun hissedildiği mekânlar olarak, hem risklerin merkezinde hem de çözümün kilit aktörleri arasında yer almaktadır. Sera gazı emisyonlarının ve enerji tüketiminin büyük bir kısmında pay sahibi olan kentlerin, iklim değişikliğine uyumlu, sürdürülebilir ve kapsayıcı bir dönüşüm gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu kapsamda Avrupa Birliği, 2019 yılında yayımladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı ile 2050 yılına kadar iklim nötr olma hedefini ortaya koymuş; bu hedef, birçok ülke gibi Türkiye'yi de doğrudan ve dolaylı olarak etkilemiştir. Bu tez çalışmasının temel amacı, Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde iklim değişikliğine uyuma ilişkin geliştirilen politikaları inceleyerek Antalya kenti için stratejik öneriler geliştirmektir. Bu doğrultuda, konuya ilişkin literatür taraması yapılmış ve tematik analiz yöntemiyle Avrupa Yeşil Mutabakatı ve kapsadığı diğer ana strateji belgeleri çözümlenmiştir. Elde edilen temel odak alanlarına dayalı olarak Antalya Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (Sustainable Energy and Climate Action Plan - SECAP) değerlendirilmiş, Valensiya (İspanya) ve Talin (Estonya) kentlerine ait iklim eylem planları ortak bir çerçevede ele alınmıştır. Değerlendirme sonucunda, Antalya SECAP'ın bazı alanlarda Avrupa Yeşil Mutabakatı ile uyumlu stratejiler geliştirdiği, ancak özellikle uzun vadeli hedef eksikliği, ölçülebilir göstergelerin tanımlanmaması, doğa temelli çözümlerin sınırlı yer alması ve eylemlerin bütüncül bir planlama yaklaşımına dayanmaması gibi başlıklarda yetersiz kaldığı görülmüştür. Bu bağlamda, uzun vadeli ve gerçekçi hedefler belirlenmesi, performans göstergeleriyle desteklenen izleme ve değerlendirme mekanizmalarının geliştirilmesi, doğa temelli çözümler ve yeşil altyapının önceliklendirilmesi, disiplinlerarası kurumsal iş birliği yapılması ve toplum katılımının desteklenmesi gibi öneriler sunulmuştur. Tüm bu öneriler, yalnızca Antalya'nın değil, Türkiye'deki diğer kentlerin de Avrupa Yeşil Mutabakatı hedeflerine uygun biçimde iklim değişikliğine uyum kapasitesini güçlendirmesi açısından yol gösterici niteliktedir.

Sena Ağıl
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Yaş dostu mekân kriterlerinin mekân dizimi ve fraktal boyut yöntemleriyle analizi: antalya havalimanı

Yaşlılık, yalnızca biyolojik bir süreç değil; toplumsal cinsiyet, sınıf ve fizyoloji politikalarıyla örülü bir deneyim alanıdır. Yaşlanma olgusu bireysel değişimin yanı sıra; toplumsal, mekânsal ve tasarımsal dönüşümleri de beraberinde getirmektedir. Günümüzde yaşlı nüfusun küresel ölçekte hızla artış göstermesi; kent planlama, mimarlık ve peyzaj mimarlığı gibi meslek disiplinlerini, yaş dostu çevrelerin oluşturulması yönünde yeniden düşünmeye sevk etmektedir. Bu çalışmada, peyzaj mimarlığı meslek disiplinin temel hedeflerinden biri olan "yaşanabilir çevreler" kurgusunun, evrensel tasarım ilkeleriyle yeniden ele alınması ve erişilebilir mekânların yaratılması amaçlanmıştır. Çalışma aynı zamanda, büyük ölçekli mekânların yaş dostu dönüşüm süreçlerine katkı sunacak bilimsel ve uygulamalı veriler üretmeyi de hedeflemektedir. Bundan hareketle, Antalya Havalimanı materyal olarak tercih edilmiştir. Araştırma kapsamında, mekân dizimi ve fraktal boyut analizleri gibi nicel yöntemlerin; gözlem formları ve kullanıcı anketleri gibi verilerle desteklenmesiyle, yaşlı bireylerin mekânı nasıl deneyimlediğine dair çok boyutlu bir tablo ortaya koyulmuştur. Bu bağlamda araştırma, yalnızca havalimanının fiziksel yapısını değil, aynı zamanda bu yapının kullanıcı üzerindeki psikolojik ve sosyal etkilerini de ölçmüştür. Çalışmanın sonucunda; mevcut yapıda yaş dostu tasarım ilkelerinin uygulanması bağlamında, erişilebilirlik ve kullanılabilirlik bakımından önemli eksikliklerin bulunduğu saptanmıştır. Sonuç olarak, Antalya Havalimanı ölçeğinde, l0yalnızca mimari normlarla sınırlı kalmayan; kullanıcı ihtiyaçlarına duyarlı, esnek, erişilebilir, yaş dostu ve biyofilik planlama yaklaşımlarına dair kriterler oluşturulmuştur ve bu kriterlerin yansımalarını taşıyan tasarım fikirleri sunulmuştur.

Biyofilik tasarım
Seadet Özgü Tural
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoktoraAçık ErişimTR

Peyzaj karakter ve peyzaj fonksiyon analizleri ile antalya boğaçayı havzasında peyzaj koruma ve geliştirme stratejilerinin belirlenmesi

Dünya nüfusunun hızla artması, gıda ve hammadde ihtiyacını da artırmakta; bu durum doğal kaynaklar üzerinde büyük bir baskı oluşturarak sürdürülebilirliklerini tehlikeye sokmaktadır. Doğal ve kültürel peyzajlar maruz kaldıkları baskılar sonucunda niteliklerini kaybedebilirler. Bu nedenle peyzajların korunması ve geliştirilmesine yönelik stratejilerin geliştirilmesi önem taşımaktadır. Bu stratejilerin geliştirilmesinde peyzajların karakterleri ve üstlendikleri fonksiyonlar belirleyici olmaktadır. Bu çalışmada peyzaj karakterleri ve fonksiyonları havza ölçeğinde ele alınmaktadır. Antalya Boğaçayı Alt Havzası örneğinde gerçekleştirilen çalışmada havzanın peyzaj karakter tipleri belirlenmiş; havzayı temsil eden 15 peyzaj karakter tipi bağlamında peyzaj fonksiyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Arazinin ekosistem hizmetleri üretme kapasitesi açısından ele alınan 15 peyzaj fonksiyonu her peyzaj karakter tipi için ayrı ayrı hesaplanmıştır. Ayrıca çalışma alanı bütünü toplam fonksiyon açısından değerlendirilmiş ve tarım ürünleri fonksiyonu, ticari orman ürünleri fonksiyonu, rekreasyon ve turizm fonksiyonu, kalite parametreleri kullanılarak daha detaylı analiz edilmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar havzanın % 40'ının 15 peyzaj fonksiyonu açısından yüksek öneme sahip olduğunu göstermektedir. Yüksek öneme sahip bu alanların büyük bölümü tarımsal alanlar ile orman ve yarı doğal alanlardan oluşmaktadır. Boğaçayı dere yatağı da yüksek fonksiyon önemine sahip alanlar arasındadır. Net birincil üretimin (NBÜ) kalite parametresi olarak kullanıldığı tarım ürünleri fonksiyonu açısından havzanın % 8'inin; ticari orman ürünleri fonksiyonu açısından ise % 16'sının yüksek fonksiyon değerine sahip olduğu saptanmıştır. Shannon çeşitlilik indeksi ve orman yaması heterojenlik indeksinin kalite parametresi olarak kullanıldığı rekreasyon ve turizm fonksiyonu açısından havza için iki önem haritası hazırlanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler ışığında Boğaçayı Alt Havzası peyzajlarının korunması ve geliştirilmesi için önerilere yer verilmiştir.

Havva Gonca Kaynak Altıngüzgün
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Peyzaj tasarımı görselleştirmelerinde 3 boyutlu modelleme ile yapay zekâ araçlarının karşılaştırılması

Günümüzde peyzaj mimarlığı, yapay zekâ teknolojilerinin kullanımıyla önemli bir dönüşüm yaşamaktadır. Literatürde; büyük veri analitiği ve yapay zekâ odaklı çözümlerin, sürdürülebilir peyzaj tasarımında derinlemesine analizler ve yenilikçi yaklaşımlar sunarak sürdürülebilirliği nasıl güçlendirdiği vurgulanmaktadır. Yapay zekâ, günümüz tasarım yöntemlerinin karşılaştığı kısıtlamaların üstesinden gelmek için etkili bir araç olarak benimsenmiş ve peyzaj mimarlığı iş akışlarında dijitalleşme ve otomasyon için yeni imkânlar yaratmıştır. Bu gelişmeler, yapay zekânın mesleği yeniden şekillendirmede ve tasarım uygulamalarında yeniliği yönlendirmede oynadığı kilit rolü ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, peyzaj tasarımı görselleştirmelerinde 3 boyutlu modelleme araçları ile yapay zekâ tabanlı araçların etkinliği karşılaştırılmak üzere Antalya Atatürk Kültür Parkı örnek çalışma alanı olarak seçilmiştir. Çalışma alanı; peyzaj çeşitliliği, yoğun kullanıcı trafiği ve farklı mekânsal düzenlemeleriyle çeşitli modelleme ve yapay zekâ tekniklerinin karşılaştırılması için ideal bir ortam sunmaktadır. Araştırma süreci, literatür incelemesi ve arazi çalışmasıyla başlamıştır. Çalışma alanından çekilen 50 fotoğraf üzerine Blender ve Twinmotion ile Fooocus AI ve Adobe Photoshop Beta 2025 kullanılarak toplam 60 ek görsel üretilmiş ve üretim süreleri kaydedilmiştir. Ardından 15 uzmandan oluşan bir grup ile görüşmeler yapılarak değerlendirilen bu görseller arasından 20'si seçilmiştir. Ayrıca, demografik bilgileri ve görsellerin benzerliğini 5'li Likert ölçeğinde değerlendiren 400'den fazla katılımcıyla çevrimiçi bir anket gerçekleştirilmiştir. Anket verileri, Orange yazılımı kullanılarak verimlilik, maliyet ve zaman analizleri yapmak üzere işlenmiş ve farklı yazılım ile yapay zekâ araçlarının performans ve tercih oranları belirlenmiştir. Elde edilen bulgular, yapay zekâ tabanlı araçların yaratıcılık, sunum teknikleri, zaman yönetimi ve maliyet verimliliği açısından sağladığı avantajları ortaya koymakta; demografik özelliklerin tercihleri nasıl etkilediğini ve en uygun model parametrelerini tanımlamaktadır. Bu sonuçlar, peyzaj mimarlığında görsel sunumlar için en etkin teknolojilerin seçimine rehberlik edebilecektir. Sonuç olarak; görsel sunum teknikleri arasından Photoshop temelli yarı otomatik yapay zekâ destekli yöntemi tercih etmiş, günümüz koşulları açısından bu tekniğin görsel kalitesi, üretim hızı ve maliyet etkinliği açısından avantajları çalışma kapsamında ön plana çıkmıştır. Buna karşılık Blender ve Twinmotion ile oluşturulan görüntülerin yüksek detay ve gerçekçilik sunmalarına rağmen kullanım zorluğu ve zaman maaliyeti nedeniyle daha düşük tercih edileceği belirlenmiştir. Metin tabanlı yapay zekâ uygulamalarından Fooocus AI ise hızlı ve ekonomik çözümler sunmasına rağmen, görsel gerçeklilik açısından halen beklenen başarı sonuçlarına ulaşamamıştır.

Türkan Azeri
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Su ögelerinde derinlik değişkeni üzerine bir araştırma, Antalya kenti örneği

Geçmiş çağlardan günümüze kadar suyun insan hayatı için önemi göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür. Geçmişte en ilkel yaşam seviyesinde iken koloniler su kaynağına yakın yerlerde konumlanarak; beslenme, temizlik vb. ihtiyaçlarını karşılamayı hedeflemişlerdir. Tarihte kurulan ilk kentler su kenarına ya da suya ulaşımın en kolay olacağı noktaya kurulmuştur. Antik çağlarda suyun işlevsel kullanımının yanı sıra estetik kullanımı da fark edilmiştir. Bunun sonucu olarak kent meydanlarına havuzlar, çeşmeler ve su kanalları yapılmıştır. Kent hayatının gelişmesiyle su kullanım miktarı artmıştır. Su tükenebilen bir kaynaktır ve günümüzde birçok ülke bu sorunla karşılaşmıştır. Bu çalışmanın ana amacı; kamusal dış mekanlarda kullanılan su ögelerinin derinlik değişkenleri üzerinde, ekolojik, ekonomik, işlevsel, güvenlik ve estetik kriterler üzerinden bir değerlendirme yapılarak halihazır durum tespitinin yapılması ve çeşitli kullanımlar için uygun derinlik önerilerinin geliştirilebilmesidir. Bu amaçla konu ile ilgili literatür taramaları yapılmış, uzman kişiler ile görüşülmüş, Antalya kentinde halihazırda bulunan su ögeleri için arazi çalışmaları yapılmıştır. Sonuç olarak su ögesi tasarımlarında minimum olarak 15 cm derinlik değerinin kullanılması uygundur, bunula beraber su ögesi tasarımında kullanım amacına uygun olarak farklı derinliklerin kullanılabileceği ortaya konulmuş ve bu derinlik değerine ilişkin bir algoritma geliştirilmiştir.

AntalyaDerinlikSu+1
Şengül Yılmaz
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Lupinus varius'un peyzaj performansı ve dikim nöbetinde Zinnia elegans'a katkısı üzerinde araştırmalar

Bu çalışmada, doğal kaynaklı inokülasyon uygulaması ve ekim sıklıklarının, Lupinus varius L.'un peyzaj performansına etkileri ve L. varius ile dikim nöbeti uygulamasının Zinnia elegans Jacq.'ın büyüme ve çiçeklenme özelliklerine katkısı araştırılmıştır. İki aşamada gerçekleştirilen bu çalışmanın ilk aşamasında doğal kaynaklı inokülasyon uygulaması (inokülasyon uygulaması yapılan ve yapılmayan) ve ekim sıklıklarının (15x15 cm normal ekim, 20x20 cm normal ekim, 20x20 cm üçgen ekim), L. varius'un büyüme ve çiçeklenme özellikleri üzerine etkileri belirlenmiş ve uygulamaların peyzaj performansları tartılı derecelendirme yöntemi kullanılarak kıyaslanmıştır. İkinci aşamada, standart gübre uygulaması ve bu uygulamaya bir alternatif olarak değerlendirilebileceği düşünülen L. varius ile dikim nöbetinin Z. elegans'ın büyüme ve çiçeklenme özellikleri üzerine etkileri belirlenmiş; ayrıca peyzaj performanslarını karşılaştırmak amacıyla tartılı derecelendirme yöntemi kullanılmıştır. Sonuç olarak, doğal inokülasyon uygulamasının organik madde açısından fakir bir alanda yetişen L. varius'un peyzaj performansını arttırmadığı, toplam çiçek sayısının inokülasyon uygulanmayan (kontrol) bitkilerde 82.5 adet, inokülasyon uygulanan bitkilerde ise 60.4 adet olduğu saptanmıştır. L. varius'un mevsimlik çiçek olarak kullanımında en uygun ekim sıklığı, birim alana düşen çiçek sayısının da en yüksek olduğu (2255.32 çiçek/m2) 15x15 cm (normal ekim) olarak tespit edilmiştir. Dikim nöbeti ve gübre uygulamasının Z. elegans'ın peyzaj performası üzerinde önemli etkisinin (p≤0.01) olduğu tespit edilmiş ve en yüksek çiçek sayısının (60.06 adet) öncesinde inokülasyon yapılarak 15*15 cm ekim sıklığında L. varius yetiştirilmiş parsellere dikilen Z. elegans bitkilerinde görüldüğü belirlenmiştir. Ayrıca üre ile gübreleme uygulaması yapılan (20 g N/m2) Z. elegans bitkilerinde toplam çiçek sayısının 54.46 adet olduğu saptanmıştır.

DerecelendirmeEkim sıklığıKalıntı etki+1
Ayşe Durak
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Parklarda güvenlik algısının antalya kenti örneğinde incelenmesi ve uygun tasarım çözümlerinin geliştirilmesi

İlk insandan günümüze kadar insanoğlunun temel ihtiyaçlarından biri güvende olduğunu hissetme duygusudur. Güvenlik bireyin öncelikle kendisi için sonra yaşadığı çevre ve bağlı olduğu toplum için gereksinim duyduğu bir ihtiyaçtır. Doğal ya da kültürel, kırsal ya da kentsel tüm alanlarda bireylerin açık alanları tercih etme eğilimlerinde güvenlik algısı önemli bir bileşendir. Bu çalışmada, Antalya'daki kent parklarında meydana gelen suç olaylarının belirlenmesi, kent parklarının mevcut durumlarının güvenlik algısı bağlamında değerlendirilmesi, kullanıcıların güvenlik algısını etkileyen faktörlerin belirlenmesi, elde edilen bulguların dünyadaki diğer kültürlerden farklılık ve/veya benzerliklerinin araştırılması ve güvenlik algısını arttırmaya yönelik peyzaj tasarım yaklaşımlarının ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma sonucunda, Antalya'da en çok suç olaylarının meydana geldiği kent parkları ve bu suç olaylarının bazı özellikleri (tür ve zaman gibi) tespit edilmiş, uzman ve kullanıcı görüşleri doğrultusunda güvenlik algısı üzerinde etkili olan kişisel (suça şahit olma, çocukluk yılları, cinsiyet, yaş), fiziksel (aydınlatma, diğer insanların profili, polis/güvenlik destek durumu) ve sosyal bileşenler (parkta olaya şahit olma, söylenti duyma, suça elverişlilik) belirlenmiştir.

GüvenlikGüvenlik analiziKent parkları+2
Faik Şavklı
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kamusal mekânlarda kentsel peyzaj donatılarının öneminin Antalya Kaleiçi örneğinde irdelenmesi

Kentsel mekânlar tüm kentsel olayların gerçekleştiği, toplumun sosyo-ekonomik ve kültürel yapısına bağlı olarak şekillenen alanlardır. Kamusal mekânlar ise toplumdan herkesin ortak kullanım alanı olan, kamusal ihtiyaçların karşılandığı ve belli bir otoritenin denetiminde olan alanlardır. Kamusal alanların etkin özellikleri kent sağlığıyla yakından ilişkili olup, mekân kalitesi de doğrudan yaşam kalitesini etkilemektedir. Kullanıcı merkezli tasarlanan alanlarda mekânsal kalite analizine konu olabilecek birçok etken bulunmaktadır. Literatürde de öncelikli ve en önemli ölçütlerin işlevsellik, estetik, tasarım/biçim ve konfor olduğu ortaya konmuştur. Birçok araştırmacının benzer şekilde belirlemiş olduğu işlevsellik ölçütü, mekânın kalitesinin sağlanmasında bir gereklilik olarak görülmektedir. İşlevsellik özelliğinin yüksek olması bir mekânın kalitesini artırmakta ve kullanıcıya kullanım kolaylığı sağlamaktadır. Kullanıcıya sağladığı faydalar bakımından da kentsel peyzaj donatıları kamusal mekânların işlevselliğine katkı sağlayan en önemli parçalardan biri olarak görülmektedir. Kamusal mekânlar ve kentsel peyzaj donatıları arasındaki ilişki tasarım ilkeleri, işlevsellik ve yerleşim gibi birçok başlık altında ele alınmıştır. Mevcut çalışmalara ek olarak bu çalışma kamusal mekânlar ve kentsel peyzaj donatıları arasındaki ilişkiyi donatılarda kullanılan malzemeler bağlamında ele almıştır. Kaleiçi örneğinde de, kentsel peyzaj donatılarında kullanılan malzemelerin mekânla olan ilişkisini araştırmak çalışmanın özgünlüğünü oluşturmaktadır. Antalya Kaleiçi tarihi mimari bütünlüğü ve oluşturduğu atmosferle hem kent hem de ülke turizminde önemli bir yere sahiptir. Mekânsal algı bakımından da etkili bir kentsel kimliğe sahip olan Kaleiçi bölgesi eski yapılarıyla beraber, günümüze kadar ulaşan tarihi Akdeniz liman kentleri içerisinde de en değerlilerinden birisidir. Bu sebepten de sonradan alana yerleştirilen kentsel peyzaj donatılarının dayanıklı ve konforlu olması yanında tarihi dokuyla da uyumlu olması gerekmektedir. Bu kapsamda Kaleiçi bölgesinde 24 tipte 862 adet kentsel peyzaj donatısı incelenmiş ve mekân, donatı ve malzeme arasındaki ilişkiye bakılarak mekân kalitesine olan etkileri değerlendirilmiştir.

Antalya-KaleiçiKamusal mekanlarKentsel mobilya+2
Süleyman Aydoğmuş
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Sürdürülebilir ulaşımda bisiklet yolu ağı oluşturulması için bir yöntem önerisi: Denizli kenti örneği

Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkisinin tüm dünyada yaygın ve hızlı bir şekilde hissedilmesi sonucu sera gazı emisyonlarının azaltılması politikalarının sık gündeme gelmesine bağlı olarak bisiklet altyapısının geliştirilmesi ve bisiklet kullanımının özendirilmesine yönelik uygulamaların da arttırılması hedeflenmiştir. Gelişmiş ülkeler bisiklet kullanımının ulaşımda yaygınlaşmasına ek olarak alternatif ulaşım sistemleri geliştirirken, gelişmekte olan ülkelerin de buna katkı sağlamalarını istemektedirler. Bu çalışma kapsamında sürdürülebilir ulaşım alternatifi olarak görülen bisikletli ulaşımın yaygınlaştırılması temelinde, Denizli kent merkezinde bisiklet yolu ağı oluşturulması için çok yönlü değerlendirmeye olanak tanıyan bir yöntem önerisi gerçekleştirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaçla Merkezefendi ve Pamukkale ilçesi özelinde belirlenen alanda, alana yönelik doğal, kültürel ve sosyo-ekonomik yapı verileri temelinde, akademisyenler, kamu kurum yetkilileri, özel sektör çalışanları, bisiklet ile ilgili sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak faaliyet gösteren bireyler ile halkın görüşleri alınarak bütüncül planlama yaklaşımıyla bisiklet yolu ağı önerisi geliştirilmesi hedeflenmiştir. Çalışmada, farklı meslek disiplinlerinden oluşan uzman grubu ile Delphi tekniği ve 863 kişi ile yapılan kullanıcı anketlerinden elde edilen veriler kullanılarak Denizli'de bisiklet kullanımını etkileyen ölçütler belirlenmiştir. Kenti farklı açılardan değerlendirmeye olanak tanıyan bu ölçütler ile 30976 sayı ve 12 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Bisiklet Yolları Yönetmeliği"nin de irdelenmesi sonucu çok kriterli karar verme yöntemlerinden olan, ağırlıklı değerlendirme tekniği kullanılarak, Denizli kent merkezinde bulunan yolların bisiklet kullanımına uygunlukları değerlendirilmiştir. Çalışma alanı sınırları içerisinde değerlendirmeye alınan 423,87 km yolun, %22,32'sinin (94,65 km) bisiklet kullanımı açısından uygun olmadığı, %57,30'unun (242,89 km) az uygun, %15,48'inin (65,63 km) uygun ve %1,35'inin (5,74 km) ise çok uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yolların uygunlukları dikkate alınarak öneri bisiklet yolu ağı önerisi geliştirilmiştir. Kent merkezinde oluşturulan öneri bisiklet yolu ağının bütüncül ve güvenli olması dikkate alınmıştır. Bu bağlamda kent merkezinde 112,29 km yolun bisiklet kullanımı açısından önceliklendirilmesi önerilmiştir. Sonuç olarak Denizli kent merkezinde bisikletli ulaşımın geliştirilmesi için yapılan çalışmaların incelenmesi ve değerlendirilmesi, halkın bisiklet kullanımına yaklaşımlarının sorgulanması, bisiklet kullanıcılarının karşılaştığı sorunların tespit edilmesi ile bisiklet kullanıcı ve uzman görüşleri doğrultusunda Denizli kentinde bisiklet kullanımını etkileyen ölçütlerin belirlenmesi ve mevcut yolların bu ölçütler çerçevesinde bisiklet kullanımına uygunluklarının ortaya konulmasıyla öneri bisiklet yolu ağının geliştirilmesi ve kentte bisiklet kullanıcı görüşleri ve önerileri ile gözlem, inceleme ve araştırmalar sonucu bisiklet kullanımının özendirilmesi ve geliştirilmesi yönünde peyzaj planlama yaklaşımıyla birtakım öneriler ortaya konulmuştur.

BisikletBisiklet yollarıDelphi tekniği+4
Veysel Dağ
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Odunsu bitki taksonlarının ekolojik tolerans durumlarının bitkisel tasarım bağlamında değerlendirilmesi; Rize Çayeli ilçesi örneği

Bu çalışmada, Rize ili Çayeli ilçesinde bulunan kent içi yollar, parklar, çocuk oyun alanları ve meydanlarda bulunan odunsu bitki taksonlarının ekolojik tolerans durumlarının bitkisel tasarım üzerindeki önem derecelerinin değerlendirilmesini amaçlanmıştır. Araştırma alanında bulunan kent içi yollar, parklar, çocuk oyun alanları ve meydanlarda bulunan odunsu bitki taksonlarının yetişme istekleri incelendiğinde su tüketimlerinin az-orta ve orta derece olduğu, ışık isteklerinin güneş ve yarı gölge-güneş olduğu tespit edilmiştir. Taksonların ekolojik tolerans durumları incelendiğinde, büyük çoğunluğunun dona, hava kirliliğine ve rüzgara toleranslı olduğu belirlenmiştir. Örnek alanlardaki bitkisel tasarımlar tasarım ilkelerine göre değerlendirildiğinde, alanın ölçü özellikleri ile renk ve vurgu arasındaki ilişki istatiksel anlamda önemli bulunmuştur. Ayrıca doku ile tekrar arasındaki, form ile tekrar arasındaki ilişkiler ve form ile çeşitlilik arasındaki, renk ile çeşitlilik arasındaki ilişkiler istatiksel anlamda önemli bulunmuştur. Örnek alanlardaki bitkisel tasarımlar fonksiyonel katkılarına göre değerlendirildiğinde, odunsu bitki takson sayısı ile gölgeleme arasında ve vurgulama ile gölgeleme arasındaki ilişki istatiksel anlamda önemli bulunmuştur. Sürdürülebilir bitkisel tasarım alanlarının oluşturulması için tasarımda kullanılan odunsu bitki taksonlarının yetişme ortamına uygun, ekolojik toleransı yüksek bitki türlerinin seçilmesi tasarım ilke ve öğelerini destekleyerek alanlara fonksiyonel katkı sağlamada öneme sahip olduğu sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Bitkisel tasarım, ekolojik tolerans, kurakçıl peyzaj, tasarım ilkeleri

Bitki ekolojisiBitkisel tasarımKüresel ısınma+2
Gökçe Bayraktar
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya kenti mavi altyapı sisteminin belirlenmesi

İklim değişikliği ve küresel ısınma su döngüsüne ait süreçleri etkilemekte, bu durum özellikle kentsel alanlarda insan ve çevre sağlığı için olumsuz sonuçlara sebep olmaktadır. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığı gerçeği dikkate alındığında iklim değişikliğine uyum süreci kapsamında kentler için sürdürülebilir su yönetimi planlamasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu bağlamda son yıllarda mevcut su kaynaklarını ve su yapılarını kentsel planlama süreçlerine dahil etmek, kentsel alanları daha sürdürülebilir kılmak ve özellikle de kentleri iklim değişikliğine karşı dayanıklı hale getirebilmek için benimsenen çözümlerin başında mavi altyapı planlaması ve uygulamaları gelmektedir. Mavi altyapı; kent içerisindeki tüm ve su kaynakları ile bu kaynakların sürekliliğine dayanan bir sistemi ifade etmektedir. Çalışmada Antalya kent için mavi altyapı sisteminin analizi amaçlanmıştır. Bu kapsamda kentsel dokunun ve alan kullanımlarının en yoğun olduğu Kepez, Muratpaşa ve Konyaaltı ilçeleri ile Antalya kentinin kentleşme öncesi ve mevcut mavi altyapı unsurları belirlenmiştir. Kentin mevcut alan kullanımları ve toprak verileri temel alınarak yağmur ve yüzey suları için kent içindeki geçirimli, yarı geçirimli ve geçirimsiz alanlar tespit edilmiş; akış yönü, akış birikme analizleri ile drenaj hatları tanımlanmış; US SCS'ye ait curve number yöntemi ile yüzey akış değerleri hesaplanmıştır. Tüm bu analizler sonucunda çalışma alanı için mavi altyapının iyileştirilmesi adına 35.115 ha gri altyapı ile desteklenmesi gereken alan, 7.946 ha yeşil altyapı ile desteklenmesi gereken alan, 3.550 ha gri ve yeşil altyapı ile desteklenmesi gereken alan, 38.971 ha yeşil altyapı ile desteklenebilecek koruma alanı ve 11.703 ha korunması gereken alan önerilmiştir. Araştırma, peyzaj planlama ve su kaynakları planlanması arasındaki arayüz nitliğindeki mavi altyapı konusunda ülkemizde gerçekleştirilen ilk çalışmalardan biri olup, araştırma çıktılarının Antalya'da sıkça yaşanan ve ciddi kayıplar ile sonuçlanan seller ve taşkınlar için kent bütününde yağmur ve yüzey sularının yönetimine çözümlerin bulunması adına da ön gösterici bir nitelik taşıması beklenmektedir.

Alt yapıAntalyaYeşil alt yapı+1
Elif Parlak
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Antalya-Finike ilçesi doğal ve kültürel peyzaj değerleri kapsamında alternatif turizme yönelik rotaların belirlenmesi

Ekonomik, kültürel ve sosyal gelişim araçlarının başında gelen turizmin sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde uygulanabilmesi son dönemlerin önemli tartışma konularından biridir. Turizme uygun alanlarda kaynakların korunarak kullanılabilmesi için sürdürülebilirlik ilkesi çerçevesinde çözümler üretilmesinin gerekliliği ortak kanıdır. Bu süreç yerel kimliğin, doğal ve kültürel miras niteliği taşıyan peyzaj çeşitliliğinin bu çözümlere dahil edilmesi, paydaş katılımcılığın ve iş birliğinin sağlanması ve uygulanan turizm aktivitelerinin yerel ölçekte sosyal ve ekonomik gelişime katkıda bulunması gibi amaçları da kapsamalıdır. Bu çalışma yüksek turizm potansiyeline sahip Finike ilçesinde yürütülmüştür. Turizm sektörünün henüz yeterince gelişmediği ilçede sürdürülebilir bir turizm modeli oluşturulabilmesi amacıyla hâlihazırdaki turizm ürünlerine ek olarak alternatif turizm potansiyelleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma arazi gözlem çalışmaları, analiz ve değerlendirmeleri içeren yedi aşamalı bir süreçte gerçekleştirilmiş, Finike'nin doğal ve kültürel peyzaj özellikleri ile öne çıkan mevsimsel özelliklerine bağlı mevcut turizm kullanımları belirlenmiştir. Çalışma alanının alternatif turizm faaliyetlerine konu olabilecek potansiyelleri ve çeşitliliklerinin ortaya konulması amacı ile kaynak noktaları belirlenmiş ve bu noktalar için en uygun kullanım çeşitlilikleri araştırılmıştır. Burada mevcut durumun tespiti ve alternatif turizm çeşitliliğine yönelik ürünlerin belirlenmesi amacı ile kaynak noktalarından fotoğraflamalar yapılarak gözlem formları doldurulmuştur. Analizler sonucunda kaynak noktalarına ait mevsimsel özellikler de dikkate alınarak bisiklet, enduro ve yürüyüş ile yapılabilecek alternatif turizme yönelik 14 adet rota belirlenmiş ve her bir rotanın haritaları ve yükseklik profilleri oluşturulmuştur. Ayrıca belirlenen rotaların etkin bir şekilde kullanılmaları ve alternatif turizme katkı sağlamasına yönelik öneriler sunulmuştur.

Tuğba Tunç
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Phlomis chimerae boiss. bitkisinin morfolojik ve ekolojik özelliklerinin karakterizasyonu ve çoğaltım tekniklerinin belirlenmesi

Phlomis chimerae yoğun uçucu ve aromatik yağ (esanslar ve eterik yağlar) içeriğinden dolayı tıbbi ve aromatik türleri içerisinde bulunduran Ballıbabagiller (Lamiaceae) familyasına ait ve Antalya ilinde yayılış gösteren endemik bir türdür. Bu çalışmanın amacı; Phlomis chimerae (Lamiaceae) türünün süs bitkisi potansiyelini ve peyzajda kullanım olanaklarını ortaya koymak üzere popülasyonlar arasında morfolojik, ekolojik ve edafik özelliklerinin karakterizasyonunun gerçekleştirilmesi ve çoğaltım tekniklerinin belirlenmesidir. Elde edilen bulgulara göre, birçok morfolojik özellik açısından popülasyonlar arasında anlamlı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Oldukça dar bir yayılış alanına sahip olan türün popülasyonları arasında ele alınan morfolojik karakterler açısından varyasyona sahip olmasının türün sahip olduğu bir avantaj ve gelecekte yürütülebilecek ıslah çalışmalarının temelini oluşturan seleksiyon çalışmalarını destekleyecek nitelikte bir rezerv olduğu düşünülmektedir. Yaprak ve çiçek özelliklerine ilişkin sonuçları bir bütün olarak ele alındığında 9 lokasyon arasında Adrasan, Ulupınar ve Olimpos popülasyonlarına ait bireylerin daha iri çiçek başağına sahip olduğu belirlenmiştir. Popülasyonlar içinde en ince yaprak tekstürüne sahip bireylerin Alacasu ve ince çiçek yapısına sahip bireylerin Düzlerçamı lokasyonunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Özellikle UL2 ve OL5 bireyleri, diğer tüm bireylerden ele alınan morfolojik karakterler açısından ayrılmaktadır. Yetiştirme ortamının kil, fosfor ve potasyum miktarı arttıkça türün yayılış alanının genişlediği, bitki boyunun uzama eğiliminde olduğu elde edilen sonuçlar arasındadır. Tüm bu sonuçlar türün kültüre alınması/yetiştiriciliği için oldukça önemli, gerçekleştirilecek gübreleme programları için yol gösterici birer bilgi niteliğindedir. Popülasyonların sahip olduğu bu önemli çeşitlilik, ıslah çalışmalarında göz önünde bulundurulmalı, çeşitliliğin yüksek olduğu popülasyonların programlara dahil edilmesi önerilmektedir.

Merve Akgün
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ankara'daki kent meydanlarının kent estetiği ve fonksiyon açısından irdelenmesi

Çalışma alanı Ankara Ulus Meydanı, Kızılay Meydanı ve Anadolu (Tandoğan) Meydanları'dır. Yapılan çalışmada kent, meydan, kent meydanlarının araştırılması ve belirlenen ölçütlerle ortaya konması, tezin ana şemasını oluşturmaktadır. Çalışma kapsamında; Ulus, Kızılay ve Tandoğan Meydanları ve çevresi için tasarlanan planlardan faydalanarak gelişim ve değişimler saptanmıştır. Bu alanlar 'Mekânsal Kalite Parametreleri' yardımı ile analiz edilmiştir. Mekânsal kalite; tasarımda ayırt edilen, göze batan farklılıklar olarak ele alınmıştır (Rapoport 1977). Yapılan araştırma ve anket çalışmaları ile kent meydanları analiz edilip, geçmişten günümüze kent meydanlarındaki değişim ortaya koyulmuştur. Bu alanların kullanım sıklıkları, bilinirliği, tercih edilme sebepleri, konforu, kullanıcı statüleri ve odak noktaları ve kullanıcıların geçiş noktaları belirlenmiştir. Kent meydanlarını daha canlı, estetik, işlevsel ve kaliteli vakit geçirebilecekleri mekanlar haline getirmek bu tezin amaç çerçevesi içindedir. Anketler SPSS 20.0 (Statistical Package For Social Science) yazılımına kodlanarak girilmesinin sonrasında, işlevsel kalite, estetik kalite ve yapım kalitesi analizlerinin yardımı ile ankete katılan insanların genel profilleri ve anket sorularına verdikleri cevaplar analiz edilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak alınan değerler toplanarak, en yüksek değer mekânsal kalite bağlamında istenen özelliklere en yakın düzeni göstermektedir. Bulunan değerler ile kalite parametreleri ortaya konulmuştur ve kentin imgelerinin halk tarafından estetik değerleri, kalitesi ve işlevselliği belirlenmiştir.

AnkaraKent meydanıMeydanlar+1
Ezgi Ursavaş
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Turizm tesislerinde sürdürülebilirlik kapsamındaekolojik yaklaşımlı peyzaj tasarımları

Son yüzyılda, Dünya'da teknolojik gelişmelerin hızlı ve sürekli arttığı bir dönem olmuştur. Kentlerde sanayinin gelişmesi ile üretim merkezlerinde çalışmak üzere kırdan kente giderek artan göç, konut, ulaşım, ticari amaçlı kullanımlar, fosil yakıt tüketimi, yanlış arazi kullanımı, sera gazlarından kaynaklanan kirlilik, üretim ve tüketim baskıları bu alanları çevresel sorunların arttığı alanlar hâline getirmiştir. Bunun sonucunda, kentsel mekânlarda yeşil alanların azalması, doğal ve tarihi dokunun tahrip edilmesi yaşamı giderek zorlaştırmakta, insan ve doğa ilişkilerini koparmaktadır. Böylelikle kentlerde sıkışan insanların stres ve kaygı problemleri, bireyleri sosyal ve psikolojik açıdan olumsuz etkilemiştir. Bu olumsuz durumların giderek artması insanlarda kendine daha fazla vakit ayırma gibi ihtiyaçları arttırmış ve tatil ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bunun sonucunda, toplumlarda ekonomik ve sosyal etkiler doğuran turizm faaliyetleri, temel ihtiyaçlardan biri haline gelmeye başlamıştır. Fakat turizm tesislerinin sayısının artmasıyla çevreye verilen zararların da sayısında artış olduğu görülmüştür. Tüm bunlar kentlerde ve turizmde sürdürülebilirlik anlayışının benimsenmesine yol açmıştır. Turizm tesislerinde tam anlamıyla sürdürülebilirliğin sağlanması için uygulanacak olan peyzaj tasarımlarının ekolojik tasarım anlayışıyla hayata geçmesi doğru bir yaklaşım olarak görülmektedir. Bu amaçla çalışma alanı turizm tesisi olan Sueno Hotels Beach Side'nin peyzaj alanı seçilmiştir. Konu ile ilgili literatür araştırmaları ve çalışma alanının mevcut durumu incelenmiştir. Otel hakkında bilgi almak için sürdürülebilir turizmin çevresel, ekonomik ve sosyal boyutu ile ilgili otel Genel Müdürü ve Kalite Müdürü ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Çalışma alanının mevcut durumundan yola çıkılarak çalışma alanına uygun ekolojik peyzaj tasarımlarına karar verilip tasarım programlarından yararlanılarak öneri çalışmaları hazırlanmıştır.

Gülşah Bayrak Gümüş
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Kentsel yeşil alanlarda alan büyüklüğü, bitki örtüsü ve yüzey sıcaklıkları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi: Antalya kenti örneği

Kentleşme ile artan yapı malzemelerinin yüksek sıcaklık depolaması ve çevreye iletilmesi gibi etkenler nedeniyle iklim değişimi hızlanmaktadır. Bu durum, kentlerin kendine özgü bir kentsel iklim oluşturarak kentsel ısı adasına dönüşmesine, çevre ve insan sağlığını tehdit etmesine neden olmaktadır. Kentlerde ekosistem hizmetlerinin temel bileşeni olan yeşil alanlar ekolojik açıdan birçok katkı sağlamaktadır. Bu katkıların başında sıcaklıkların düzenlenmesi, sera etkisinin azaltılarak kentsel ısı adası oluşumunun azaltılması gibi iklimsel düzenlemeler gelmektedir. Bu etkiler yeşil alanın bitki yoğunluğu, alansal büyüklüğü vb. mekânsal birtakım özelliklerine bağlıdır. Antalya gibi sıcaklığın yüksek olduğu ve yılın uzun bir dönemine etki ettiği bir kentte gerçekleştirilen bu çalışmada, kentsel sıcaklıkları azaltmada ve hatta ısıtma etkisi de yaratarak iklim değişikliğinde önemli bir değişken olan bazı yeşil alanlar, mekânsal ve uzaktan algılama yöntemleri ile analiz edilmiştir. Kentleşmenin yoğun olduğu Konyaaltı, Muratpaşa ve Kepez ilçelerinde bulunan üç farklı büyüklük sınıfında değerlendirilen 9 aktif yeşil alan ve etki alanlarında; ayrıca 4 farklı çok büyük kentsel açık yeşil alanın çevresinde oluşturduğu iklimsel etkiler çeşitli değişkenlere bağlı olarak incelenmiştir. Araştırma kapsamında, yeşil alanların iklimsel özellikleri etkilemesinin belirlenmesi yöntemlerinden olan hareketli (mobil) ölçüm ve uzaktan algılama ile yüzey sıcaklıklarının belirlenmesi yapılarak incelenmiştir. Bu ölçümler ve analizler sonucunda elde edilen veriler, çeşitli istatistik analizlere dayanarak değerlendirilmiştir. Buna göre yeşil alanların etki alanlarında ortalama 3 oC serinletme etkisi yarattığı ve bu etkinin alan büyüklüğü arttıkça daha uzak mesafedeki etki alanına ulaştığı belirlenmiştir. Buna ek olarak alandaki bitki yoğunluğunun ve niteliğinin de bu etkiyi değiştirdiği saptanmıştır. Mevsimsel sıcaklık ortalamalarına göre yaz aylarında bitki örtüsü tek başına değerlendirildiğinde ağaç örtüsü (p=0,03) ve diğer bitki örtüsünün etkili olduğu (p=0,002) ve modelin %76'sını açıkladığı, alan büyüklüğü ile birlikte değerlendirildiğinde ise özellikle temmuz ayında diğer bitki örtüsü ve alan büyüklüğü birlikte modelin %80'ini açıkladığı belirlenmiştir (p=0,000). Benzer sonuç kış ayları ortalamasında da elde edilmiştir. Buna göre özellikle şubat ayında alan büyüklüğü ve diğer bitki örtüsü oranı, farklı ölçüm noktalarında anlamlı bir etki oluşturmuş (p=0,000) ve modelin %73'ünü açıkladığı belirlenmiştir. Yüzey sıcaklıkları analizlerine göre ise, sıcaklık ortalamaları 0-50m ve 50-100m etki alanı mesafesinde ayrılmaktadır. Bir alan dışında her alanın merkezinden uzaklaştıkça yüzey sıcaklık farkı oluştuğu, alansal büyüklük arttıkça mesafelere bağlı sıcaklık farkının kademeli olarak arttığı görülmüştür. Buna göre alan merkezleriyle olan sıcaklık farkının; 50m'de 1,15 oC; 100m'de 1,34 oC'ye; 200m'de 2,17 oC'ye kadar ulaştığı tespit edilmiştir.

Pınar Zeğerek Altunbey
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kıyı peyzajlarının kültürel ekosistem servisleri açısından değerlendirilmesi: Trabzon kent merkezi örneği

Kıyılar insanoğlu için son derece önemli alanlardır. Kıyıların bu önemi sosyal ve ekonomik açıdan sunmuş oldukları olanakların fazlalığından kaynaklanır. Bu nedenle dünyada çağlar boyunca kıyılara olan ilgi azalmamış aksine bir refah göstergesi gibi insanlar kıyılara yakın olma eğilimi göstermiştir. İnsanlar kıyılardan sağlamış oldukları faydaları çeşitli ekosistem servislerini kullanarak elde etmektedir. Bu servisler, tedarik edici, düzenleyici, destekleyici ve kültürel hizmetlerdir. Kıyı alanlarının kişilere sunmuş olduğu ekosistem servislerinin belirlenmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için koruma-kullanma ve yönetim konularına önem verilmelidir. Bu çalışmada Trabzon kenti kıyı alanlarından ekosistem servisleri tarafından sağlanan faydaların zamansal değişimi araştırılmıştır. Bu amaçla kent kıyılarının eski ve yeni durumu ekosistem servisleri açısından anket yöntemiyle araştırılmış ve karşılaştırılmıştır. Araştırmanın desteklenmesi amacı ile uzaktan algılama yöntemi kullanılarak arazi kullanım sınıflarının 1984 ile 2011 yılları arasındaki zamansal değişimi ortaya konmuştur. Çalışma sonucunda Trabzon merkez kıyılarında 30 yıl süresince meydana gelen değişimlere bağlı olarak ekosistem servislerinde azalmalar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kıyının kültürel ekosistem servisleri değerlendirildiğinde özellikle tarihi ve kültürel öğelerin önemli hizmetler sağladığı tespit edilmiştir. Kıyı ekosistemlerinin korunması ve sürdürülebilirliğinin sağlanması için önerilerde bulunulmuştur.

Elif Aktürk
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okulöncesi (4-6 yaş grubu) çocuk resimlerinde çevre algısı ve çocuk çevrelerinin sağlaması gereken özellikler

Kentlerdeki plansız yapılaşma sonucu güvenli açık alanların (park, oyun alanı, kent ormanı, meydan vb.) küçülmesi nedeniyle pek çok çocuk zamanını iç mekânda geçirmekte ve doğa ile çok sınırlı ilişki kurabilmektedir. Çocukların, giderek daha fazla televizyon izlemeleri ve bilgisayar oyunları oynamaları, onları sosyal ortamlardan izole etmektedir. Oysaki oyun, çocuğu yetişkinliğe hazırlayan en etkin yoldur. Çocuk oyun oynadıkça becerileri artmakta, yetenekleri ve kişiliği gelişmektedir. Çocukların gelişim sürecini hızlandırmak, çocukluk sürecinin kişilik oluşumuna ve gelişimine etkisini arttırmak için uygun oyunları, uygun çevrelerde deneyimlemesi gerekir. Çocuklar görsel algılama ile çevreden edindikleri bilgileri duyumları aracılığıyla zihinlerinde yeniden oluştururlar. Yaşamın ilk yıllarında algılama yoluyla oluşan deneyimler yaşam boyu sürecek olan davranış ve tutumları şekillendirmede önemli rol oynar. Bu nedenle, eğitim sisteminin temelinde yer alan anaokulu çağındaki çocukların çevre algısı çok önemlidir. Okul öncesi 4-6 yaş grubu çocuklar zamanlarının büyük bölümünü anaokullarında geçirmektedir. Anaokulu bahçeleri ve kentsel açık mekânlar, çocukların oyun ihtiyaçlarına bağlı olarak tasarlanmalıdır. Çocuk çevreleri için tasarım kriterleri oluşturabilmek çocukların kimlik gelişimi ve psikolojik ihtiyaçlarını bilmekle mümkün olabilir. Dolayısıyla, "anaokulu çağındaki 4-6 yaş grubu çocukların çevre algılarını" belirlemek çalışmanın hedefi olmuştur. Bu bağlamda, Kayseri ili örneğinde Şirin Kreş ve Gündüz Bakımevi ve Düşler Akademisi Kreş ve Gündüz Bakımevinde 43 çocuğa çevreleri ile ilgili resim yaptırılmıştır. Resimler incelendiğinde; çocukların daha çok yaşadıkları çevreyi ve çevrelerinde gördüklerini resmettikleri belirlenmiştir. Çocuklar resimlerinde canlı ve sıcak renklere yer vermiş, 6 yaşındaki çocuklar öğeleri somut biçimde çizerken, 4 ve 5 yaşındakiler daha soyut çizgilerle biçimlendirdiği belirlenmiştir. Analizler sonucunda çocukların resimlerinde 17 farklı doğal öğeye, 20 farklı yapay öğeye yer verdikleri görülmüştür.

Okul öncesi çocuklarÇevresel algıÇocuk resimleri
Leyla Deniz
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parklardaki çocuk oyun alanlarının kullanıcı görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi: Sivas kenti örneği

Gelişmiş ülkelerdeki kentsel yerleşim alanlarının çoğunda halkın kullanabileceği park ve bahçeler olmasına rağmen çocuklar aktif oyunlar yerine sanal oyunlar ile daha fazla zaman geçirmektedir. Bunun başlıca sebepleri arasında, mevcuttaki çocuk oyun alanı tasarım anlayışının çocukların oyun ihtiyaçlarına cevap vermediği ve oyun faaliyetlerinin sürekliliğine katkıda bulunmadığı düşünülmektedir. Benzer şekilde ülkemizde de çocukların büyük çoğunluğu parklardaki çocuk oyun alanlarında oyun oynamak yerine elektronik ortamdaki sanal oyunlar ile vakit geçirmektedir. Bu durum ise çocukların gerek fiziksel ve ruhsal gerekse de zihinsel gelişimleri üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çocukların parklardaki çocuk oyun alanlarında daha fazla zaman geçirmelerini sağlamak için parkların, çocukların ve ailelerinin ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda geliştirilmesi ve iyileştirilmesi gerekmektedir. Araştırmanın amacı, Sivas kentinde yer alan Azerbaycan Karabağ, Aksu, 27 Haziran, Oğuzlar ve Ethem Bey parklarındaki çocuk oyun alanlarının kullanımını etkileyen faktörlerin, kullanıcı isteklerinin ve mevcut duruma yönelik kullanıcı görüşlerinin belirlenmesidir. Bu kapsamda kentin farklı bölgelerinde yer alan beş farklı parkta, gönüllülük esasına dayalı ve tesadüfi olarak seçilen park kullanıcılarıyla gerçekleştirilen görüşmelerden elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Sonuç olarak katılımcılar, kentteki parklarda yer alan çocuk oyun alanlarının yeterince güvenli olmadığını ifade etmişlerdir. Ayrıca katılımcılar parklarda çağdaş çocuk oyun alanlarının tasarlanmasını ve çocuklarının bu alanlarda oyun oynamasını istediklerini belirtmişlerdir. ANAHTAR KELİMELER: Kent, Kullanıcı görüşleri, Park, Çocuk oyun alanı, Sivas.

Melike Kaya
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Doğa koruma yaklaşımlarında eğitime bağlı değişimlerin ortaokul öğrencileri örneğinde değerlendirilmesi

Günümüzde tüm dünyayı etkileyen yoğun çevre sorunları yaşanmakta olup, doğa koruma alanları özellikleri itibariyle bundan daha fazla etkilenmektedir. Buna insanların doğal alanlara ve bunların korunması konusundaki yaklaşımlarının yetersizliği de eklendiğinde, korunan doğal alanların zarar görmesi kaçınılmaz olmaktadır. Doğanın korunması ve gelecek nesillere yaşanılabilir bir dünyanın bırakılması için tüm bireylere çeşitli sorumluluklar düşmektedir. Doğal alanların korunması ve sorunlarının önlenmesi için erken yaşta verilen eğitimin önemli olduğu birçok araştırıcı tarafından bildirilmektedir. Araştırmanın amacı; ortaokul öğrencilerinin doğa koruma yaklaşımlarının belirlenmesi ve eğitime bağlı değişimlerinin değerlendirilmesidir. Doğa koruma eğitiminin küçük yaşlarda başlamasının önemini ortaya koymayı da amaçlayan bu çalışmanın hedef grubu ortaokul öğrencileridir. Çalışma Antalya ili kent merkezinde bulunan ortaokulların konumu, öğrenci başına düşen açık-kapalı alan miktarı, yapım yılı, öğretmen sayısı, öğrenci sayısı ve okul branş durumu gibi kriterlere göre değerlendirilmesinin ardından, Konyaaltı ilçesi Ayten Çağıran Ortaokulu seçilmiştir. Görüşme yoluyla sorgulamanın daha güvenli ve hızlı olması nedeniyle; Ayten Çağıran Ortaokulu'nda 709 öğrenciye doğa koruma konusunda bilgi düzeyi ve farkındalıklarının belirlenmesinde standart formlarla yerinde anket yöntemi uygulanmıştır. Uygulanan anket formaları değerlendirilerek eğitim sunumu hazırlanmış ve öğrencilere sunumu yapılmıştır. Sunum sonrası anket formu tekrar uygulanmıştır. Eğitim sunumu öncesi ve sonrası uygulanan anket formları SPSS programına veri girişi yapılarak oluşan farklıların görülebilmesi için analizler yapılmıştır.

Tuğba Keleş
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Epigaea gaultherioides (Boiss. & bal.) takht.'ın kültüre alınması ve peyzaj mimarlığında kullanım olanaklılıklarının belirlenmesi üzerine bir araştırma

Bu çalışmada, ülkemizdeki doğal türlerden olan Epigaea gaultherioides(Boiss. & Bal.)Takht.'ın Trabzon kenti koşullarındaki adaptasyon kabiliyeti, tohum ve çelik materyalleri ile üretim olanakları, peyzaj mimarlığı uygulamalarında kullanımı ile ilgili bilgi sunmak hedeflenmiştir. Bu amaçla üç adet çalışma yapılmıştır. Birinci çalışmada Epigaea gaultherioides'in farklı yükseltiden (1820m, 1960m) toplanan tohumlarının, sera koşullarında ve faklı yetiştirme ortamlarındaki çimlenme başarısı araştırılmıştır. Bu amaçla tohumlar Turba+Toprak+Kum (4:4:2), Turba+Toprak (7:3), Turba+Kum (7:3), Toprak+Kum (7:3) yetiştirme ortamı karışımlarında çimlenmeye bırakılmıştır. 60 günlük gözlemler sonunda ortamlarda çimlenme görülmemiştir. İkinci çalışmada farklı dozlarda uygulanan farklı büyüme hormonlarının Epigaea gaultherioides'in yarı odun çeliklerinin köklenmesine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla IBA, IAA, NAA büyüme hormonlarının 2000, 4000, 5000, 6000 ve 8000 ppm dozları ile muamele edilen çelikler sera koşullarındave perlit ortamında köklenmeye bırakılmıştır.Çeliklerde kallus oluşumu ve köklenme görülmemiştir. Üçüncü çalışmada, doğal yetişme ortamlarından alınan Epigaea gaultherioides bitkilerinin Trabzon kenti koşullarındaki adaptasyon kabiliyetleri araştırılmıştır. Bu amaçla Güneş ve Yarı Gölge yetiştirme alanlarındaki, Ortam Toprağı, Toprak, Toprak+Kum (7:3), Toprak+Turba (7:3) ve Toprak+Turba+Kum (4:4:2) yetiştirme ortamı karışımlarının yerleştirildiği kaplara aktarılan bitkilerin vejetasyon dönemi boyunca morfolojik gelişimleri gözlemlenmiştir. Çalışma sonunda Yarı Gölge yetiştirme alanındaki bitkilerin daha iyi gelişim gösterdiği tespit edilmiştir. En iyi sonuçlar Yarı Gölge yetiştirme alanındaki Toprak+Turba+Kum yetiştirme ortamında bulunan bitkilerde görülmüştür. Çalışmada Epigaea gaultherioides'in peyzaj mimarlığındaki estetik ve işlevsel amacıyla kullanılabileceği alanlar belirlenmiş ve bu alanlardaki kullanımları için öneriler sunulmuştur.

Uğur Kurt
Karadeniz Technical University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Parkların mikroiklimsel etkilerinin Aydın Kanza Parkı (Antalya) örneğinde incelenmesi

Dünya genelinde etkili olan küresel ısınmanın bir sonucu olarak kentlerde ısı adası etkisinin artışı, parkların ve yeşil alanların önemini daha da artırmaktadır. Kentsel yeşil alanlar sağladıkları mikro iklimsel etkilerle kentlerde yaşam kalitesine katkıda bulunurlar. Yapılan araştırmalar kent içindeki park alanlarının yaz aylarında kendisini çevreleyen kentsel yapılı çevreye göre daha serin olduğunu göstermektedir. Kentsel yeşil alanların sağladığı iklimsel konfor, sıcak iklime sahip bölgeler için daha da önem kazanmaktadır. Bu çalışmada, parkların sağladığı mikro iklimsel yararların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda Antalya kentinde yer alan Aydın Kanza Parkı ve yakın çevresinde bir yıl süresince sıcaklık, nem ve rüzgâr hızı ölçümleri yapılmıştır. Ölçümler Ocak 2019'dan itibaren bir yıl süreyle, ağaç altı, çim alan, sert zemin ve havuz çevresi olmak üzere park içindeki dört farklı alandan, haftada bir kez ve sabah (07:00-08:00), öğlen (13:00-14:00) ve akşam (20:00-21:00) saatlerinde olmak üzere günde üç kez, yerden yaklaşık 2 metre yükseklikten yapılmıştır. Bu amaçla Extech 45160 - Rüzgâr Hızı, Sıcaklık ve Nem Ölçüm Cihazı kullanılmıştır. Ölçümler, zaman serili temel deneme yaklaşımı içinde, üç yinelemeli bölünmüş parseller deneme desenine uygun olarak yapılmıştır. Ayrıca, parkın yakın çevresini serinletme etkisini belirlemek üzere, park sınırından itibaren 50. ve 100. metrelerde de ölçümler yapılmıştır. Bunlara ek olarak, Parkın mikro iklimsel etkilerinin artık görülmediği varsayılan, parka yaklaşık 300 m. uzaklıktaki bir açık otopark alanındaki kontrol noktasında da ölçümler yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, Aydın Kanza Parkı'nın yazın serinletme etkisine sahip olduğu buna ek olarak kışın ısıtma etkisini de ortaya koymuştur. Park, Antalya'da en soğuk ay olan Ocak ayında, öğle saatlerinde 3,2 oC daha sıcak, en sıcak ay olan Ağustos ayında öğle saatlerinde ise 3,6 oC daha serin bir ortam sağlayarak, kentlinin iklimsel konforuna katkıda bulunmaktadır.

Sümeyra Elma
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yaşlıların park kullanım tercihlerinin belirlenmesi, Antalya kenti örneği

Parklar toplumun her kesimine açık kamusal alanlardır. Buna ek olarak, parklar insanların eğlence ihtiyaçlarını karşılayan, çeşitli kullanımları karşılayan ve farklı kullanıcı gruplarına hitap eden peyzaj birimleri olarak tanımlanabilir. Parklar, kentsel yaşamdaki herkesin erişebildiği alanlardır. Dolayısıyla kentsel sağlığı "insanların yaşam standartlarının yükseltilmesi" ve "çevrenin kalitesi" açısından olumlu etkilemektedir. Parklar her yaş grubu için farklı fırsatlar içerir. Bu yaş gruplarından biri yaşlılardır. Yaşlılık üzerine yapılan çalışmalar, Türkiye'nin dünyada en hızlı yaşlanan ülkelerden biri olduğunu göstermektedir. Bu yüzden yaşlılıkla ilgili yapılan çalışmalar son yıllarda artış göstermektedir. Artış gösteren bu yaş grubunun ihtiyaçlarını karşılamak, sorunlarını çözmek ve dışarıya en az bağımlı olacağı şekilde hayatını sürdürmelerine katkı sağlamak " Yaşlı Dostu Kent" fikrinin temellerini oluşturmaktadır. Bu çalışmada Antalya kentinde yer alan parkların tasarım özellikleri, yaşlı bireylerin kullanımlarına uygunlukları açısından incelenmiştir. Çalışma kapsamında yaşlı bireylerin park kullanım tercihleri, parklardan beklentileri, parkta karşılaşmış oldukları sorunlar, seçilecek örnek parklarda, parkları kullanan yaşlı bireylerle anket yardımı ile ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca, çalışmanın sonuçları saha çalışmaları ile desteklenmiştir. Çalışma sonucunda yaşlı bireylerin istek, ihtiyaç ve beklentilerinin diğer yaş gruplarına göre farklılaştığı ve park kullanım şekillerinin yaş, eğitim ve cinsiyet gibi faktörlere göre değiştiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte, uygulayıcıların, tasarımcıların ve karar vericilerin yaşlı bireylerin istek ve ihtiyaçlarını dikkate alan bir tasarım yaklaşımına sahip olması gerektiği vurgulanmıştır.

AntalyaParklarYaşlılık
Gökçe Özkan
Akdeniz University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2020
00